Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin!

Bu nedir? | Nasıl kullanılır? | Nasıl okumalı/anlamalı? | Sıkça Sorulan Sorular | Yenilikler | İletişim

...D ve ...T
harfi ile biten sözcüklerde

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!

(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)



EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Ocak - 03 Şubat 2023 arasında... ]

[03 Şubat 2023]
Bugün itibariyle yapılmış olan eklemeler aşağıdaki gibidir.
[ 06 Ocak - 03 Şubat 2023 arasında... ]
( 0 yeni ekleme, 0 katkı(bilgi/açıklama) )


- AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Ayırd edici. İLE/VE Nitelendirici. )

( Sıfatı, ad yapabiliriz fakat adı, sıfat yapmamalı ya da titiz davranılmalıdır. )

( NAME vs./and CAPACITY )


- ÂKIBET ile HADD ile NİHÂYET


- BID'/BID'A ile BIDÂA/T

( Geceden bir bölüm. İLE Anapara, sermaya. | Bilgi. )


- (B)İLİM İÇİN GEREKENLER:
GURBET ve/||/<> SABIR ve/||/<> KILAVUZ/ÜSTAD ve/||/<> FAKR-U ZARÛRET


- BİREŞİM/TEVHÎD ve/<> HİZMET

( Hüvviyete/Allah'a bağlamak. VE Herkese ve her şeye. )


- BÎ-ZÂD[Fars.] ile Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT

( Azıksız, zahiresiz. İLE Kendi. )


- BU'UD değil/yerine/= BOYUT


- CEDÎD ile BİD'AT

( Yeni. İLE Sonradan ortaya çıkan. )


- DERBENT[Fars. < DERBEND] ile DERBENT

( Geçit. | Sınırda bulunan küçük kale. İLE Konya iline bağlı ilçelerden biri. )


- ELİF:
İBTİDÂ ile/ve/||/<> İSTİVÂ ile/ve/||/<> İNFİRÂD[< FERD] ile/ve/||/<> İNKITÂ ile/ve/||/<> İSTİĞNÂ ile/ve/||/<> ÜLFET


- FİKS/FIXED[İng.] değil/yerine/= SABİT


- GARK ve/> VECD ve/> MEVT


- HADD ile HAKİKAT


- HADD ile NİHÂYET ile 'ÂKIBET


- HASED ile GABT


- HİND ile HİNT

( Yabancı kişi. )


- İRŞÂD ile VELÂYET

( Vefatla sonlanır. İLE Vefatla bile sonlanmaz. )


- İSTİ'DÂD[Ar.] değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET


- İSTİ'DÂD ile/ve KÂBİLİYET


- KADD ile KATT

( Uzunlamasına kesmek. İLE Enine kesmek. )


- KUR'AN-I KERÎM:
TEVHİD ile/ve/<> HAŞR/ÂHİRET ile/ve/<> NÜBÜVVET ile/ve/<> İBÂDET ve ADÂLET


- LSD ile DMT


- M-RNA MESSENGER RİBONUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= HABERCİ RİBONÜKLEİK ASIT


- MÂNÂ ile/ve/> MAHMUL ile/ve/> HADD ile/ve/> RÂBITA ile/ve/> İLLET


- MÜCEDDİD[< CEDÎD] ile YENİLEYEN, YENİLEYİCİ, YENİ BİR ŞEKİL VE SÛRET VEREN | DÎNE YENİ BİR VECHE VEREN ZÂT

( YENİLEYEN, YENİLEYİCİ, YENİ BİR ŞEKİL VE SÛRET VEREN | DÎNE YENİ BİR VECHE VEREN ZAT )


- MÜRİT ve TİRİT[Fars. < TERİD] ve KÖR YİĞİT

( Üçünden de gerekli. )

( ... VE Yemek suyuna kızartılmış ya da bayat ekmek konularak yapılan yemek. | Yemeğin suyu. | Yaşlı ve zayıf kişi. VE ... )


- RETREAD vs. RETREAT

( Lastik kaplamak, kaplanmış lastik. İLE Geri çekilmek, ricat. )


- RİJİT/RIGID[İng.] değil/yerine/= SERT


- RNA/RIBONUCLEIC ACID[İng.] değil/yerine/= RİBONÜKLEİK ASIT


- SAMED ve/||/<> SOMUT


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> HEINZ KOHUT

( Birbirlerine sadece selâm verecek kadar görüşmüşler. )


- ŞÜHÛD ile VÜCUT


- TAKLÎD ile TENHÎT


- TEVHÎD ve/< ADÂLET ve/< MUHABBET


- TEVHİD ve SÜKÛNET

( Tevhîd, sükûnettir. )


- TEZAD ile KONTRAST

( OPPOSITION vs. CONTRAST )


- UWB/ULTRA-WIDEBAND[İng.] değil/yerine/= ULTRA GENİŞ BANT


- VECD ile ŞEHVET


- VELED ile SIBT


- ZÜHD ile FERÂGAT


- ZÜHD ve KANAAT


- ZÜHD ile UZLET


- !DEDİKODU/GIYBET ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/TENKİD

( )


- ÂBİD ile ABÎD

( İbâdet eden. İLE Kulluk[ubûdiyyet]. )


- A'DÂD[< ADED] ile A'DÂD[< ADAD, ADUD] ile A'DAD

( Sayılar. İLE Sâidler, bâzular, kollar. | Havuz kenarındaki büyük ve düş taşlar, duvarlar. İLE Kolu ince, kısa kollu kişi. )


- ADUD ile ADÛD

( Kol, pazı. | Yardımcı, arka. İLE Isırımlı, bir lokma. | Acıklı, ıstırap verici. | Zâlim. )


- AHED ve/<> AHMED

( Mim, eti/gövdeyi simgeler. )


- AKD ile AHD


- AKD ile ŞİBH AKD

( Sözleşme (yapmak.) İLE Sözleşme benzeri.[Fr. QUASI-CONTRAT] )


- AMİNO ASİT ile PEPTİD

( Proteinlerin yapı taşları niteliğindeki organik asit. | Bir ya da birçok amin ve asit işlevi içeren bileşikler. İLE İki ya da daha çok amino asitten oluşan protein bileşiği. )

( AMİNO-[Fr.]: Organik bileşiklerde bir amin görevi bulunduğunu gösteren ön ek. )

( AMINO ACID vs. PEPTIDE )


- AT ile/ve/<> AD


- BİLGİ:
MEŞHÛD ile/ve/||/<> MERSÛD

( Görünebilir. İLE/VE/||/<> Gözlemlenebilir. )


- BİRLEŞME/VAHDANİYET ile BİLEŞME/SENTEZ ile BİREŞME/TEVHİD

( Mekanik. İLE Kimyasal. İLE Organik. )

( (SYNTACTIC) COMPOUNDING vs. (LEXICAL) COMPOUNDING vs. UNITY )


- BULUT ile GERD

( ... İLE Toz bulutu. )


- CEHÂLET ve/> RED

( Cahilin reddi/inkârı, ne kadar hızlı ve uzunsa o kadar cahildir. )


- CEMÂAT[< CEM] ile CEMÂÂT[çoğ. CEMÂAT] ile CEMÂD

( İnsan topluluğu. | İmamın arkasında namaz kılanlar. İLE İnsan toplulukları. | İmamın arkasında namaz kılanlar. | Bir mezhepten olan topluca halk. | Yeniçeri teşkilâtında birkaç odadan oluşan bölüm. İLE Taş gibi cansız olan şey. )


- CÜLMÛD ile CÜLMÜD

( Kaya. İLE Sesi güçlü olan kişi. )


- FAKAT ile FAKD ile FAKÎD

( Yalnız, ancak, lâkin, ama, şu da var ki. İLE Yokluk, bulunmama. İLE Nadir bulunan.[nesne] )


- GABT ile HASED


- GAYRET ile/ve/> TEVHİD


- HAD ile HADD

( Sınır. İLE Küllî varlığın müşâhedesine erdiren bir yol. )


- HAKÎKAT ile HADD


- HAMD ve/<>/>/< AHAD


- HAMD:
HAMÎD ile/ve/||/<>/> AHMED ile/ve/||/<>/> MUHAMMED

( Tevrat. İLE/VE/||/<>/> İncil. İLE/VE/||/<>/> Kur'ân-ı Kerîm. )


- HAMD İLE AMD

( Yüceltme. İLE Niyet, kast, karar. )


- HAMÎD ve MECÎD


- HAT ile HAD


- HİDÂYET ile İRŞÂD


- HUMÛD ile HÜMÛD


- HÜRMET ve HADD


- İBÂDET ve/||/<>/>/< SADED


- İBÂDET ve/<> TEVHİD

( Hizmet. VE/<> Birlik. )


- İCÂD ile ÎCÂD

( Pencere ve kapı üstlerinde bulunan kemer. İLE Meydana getirme/getirilme. | Yeniden bir şey çıkarma. | Yeni bir fikri, yeni bir konuyu zihinde bulma. )


- İKTİSÂD[Ar. < KASD] ile İHTİSÂD

( Aşırı gitmeme/davranmama. | Tutum, tutma. | Biriktirme, artırma. | Ekonomi. İLE Biçme, biçilme. )


- İMÂD ile İ'MÂD

( Direk, sütun. İLE Direk dikme. )


- İMAN ile/ve/<> HİCRET ile/ve/<> CEHD


- İRFÂD ile İRFÂD

( Yardım etme, bir şey verme. İLE Herhangi bir çocuk. )


- İSTİB'ÂD[< BU'D] ile İSTİ'BÂD

( Uzaksama, uzak görme, olasılık vermeme. İLE ... )


- İSTİDÂD ile İSTİ'DÂD

( Doğrulma. | Alışma. İLE Bir şeyin kabulüne, kazanılmasına olan doğal eğilim, beceri. | Akıllılık. | Anlayışlılık. | Becerisi olan kişi. )


- İSTİDÂD-I SÂİD ile İSTİDÂD-I YED

( Bileğin alışması. İLE Elin alışması. )


- İSTİ'NÂD[< İNÂD] ile İSTİNÂD

( İnat etme, direnme. İLE Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )


- İSTİŞHÂD ile İSTİŞHÂD

( Tanık getirme, tanık gösterme. | Şehit olma. İLE Edebî bir düşüncenin sağlamlığını kanıtlamak için, değerli yapıtlardan örnek gösterme. )


- İT ile İD

( Köpek. İLE Dürtü, bilinçaltı.[İd-egp-süper ego] )


- İ'TİDÂD[< ADD] ile İ'TİDÂD

( Sayma, iddet çekme. | Nazlanma. | Gururlanma. İLE Bir şeyi kol üzerine alma. | Yardım isteme. )


- KANÂ'AT ile KASD


- KASİD[< KASD | çoğ. KASİDÂN]["ka" uzun okunur] ile KÂSİD[< KESÂD] ile KASÎD

( Kasdeden, tasarlayan, kıyan. | Postacı, haberci, tatar, ulak. İLE Sürümsüz, geçmez, aranmaz. İLE Kasîde. )


- KEBÂD ile KEBBÂD

( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )


- [Ar.] KEBÂD ile KEBBÂD/KÜBBÂD

( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )


- KELİME-İ TEVHÎD ve/||/<> KUR'ÂN-I MECÎD


- KIZIL MESCİD ile KIZIL MESCİD

( Eyüp, Kalenderhane Sokağı'ndadır. İLE Fatih-Draman'da, Tercüman Yunus Sokağı'ndadır. )

( 1581'de, Kiremitçi Süleyman Çelebi tarafından. [Kiremitçi Süleyman Çelebi adıyla da bilinir.] İLE Hüseyin Ağa tarafından. [Hüseyin Ağa Mescidi adıyla da bilinir.] )


- KUVVET/KUDRET ile/ve İSTÎDÂD

( İki uca da açık olan. İLE/VE Birinde kararlılık. )


- KÜBÂD ile KÜBBÂD

( Karaciğer yangısı/iltihabı. İLE Ağaç kavununu andıran, iri ve yumuşak bir limon. )


- KÜSÛD ile KÜSÛD

( Kesad. İLE Çekilme, amaca ulaşmadan geri dönme. [RİC'AT] )


- LED:
EDGE-LIT ile FULL-ARRAY ile RGB ile OLED ile QLED


- MÂ-BA'D ile/ve MAK'AD


- MÂBED ile/ve/değil/<> MİTOLOJİK MÂBED

( Fiziksel ve mekânsal. İLE/VE/DEĞİL/<> Zihinsel ve içsel merkezli. )

( İntisâb/inisiyasyon, içsel mâbedin oluşturulmasını başlatır/sağlar. )

( Mâbed, ferâgat ahlâkıyla kurulur. )


- MADDE > MEVCUD > VUCUD


- MAHSÛD[< HASED] ile MAHSÛD

( Kıskanılan, hased olunan/edilen. İLE Ekini biçilmiş, hasad edilmiş. | Biçilmiş ekin. )


- MEFRAT ile MEFRED

( Pek/çok büyük. İLE Kocaman, iri, büyük. )


- METEOR/İT ile ASTEROID

( Geceleri gökyüzünde ateş küresi ya da akan yıldız şeklinde görülen madde. [Yeryüzüne çarpanlarına göktaşı/meteoroit denir] İLE ... )


- MEVCÛD ve/||/<>/> İCÂD

( Varolanlar olmadan, türetme[/icâd] olmaz. )

( İnsan. VE/||/<>/> Ürettikleri/üretilenler. )


- MEVT-İ EBYED ile/ve MEVT-İ AHMER ile/ve MEVT-İ AHTER ile/ve MEVT-İ ESVED

( BEYAZ ÖLÜM ile/ve KIRMIZI ÖLÜM ile/ve YEŞİL ÖLÜM ile/ve SİYAH ÖLÜM )

( Yeme-içmeyi tutmak/kesmek. İLE/VE Şehveti tutmak/kesmek. İLE/VE Dış görünüşe önem vermemek. [hem başkalarının, hem de kendinin] İLE/VE Halkın arasına karışmak. [TERK-İ TERK] )


- MİAD ile MÎÂD

( Mîdeler, kursaklar. İLE Belirtilen [yıpranma süresi] zaman ya da yer. | Bir şeyin yapılması için tanınan süre. )


- MİLÂD ile/ve/||/<> MİYÂD


- Mİ'ZÂD/Mİ'ZED ile MÎZÂD

( Ağaç budama bıçağı. | Kolçak, pazvant. İLE Sevinç, neşe/sürûr. )


- MUHADDED ile MUHADDED

( Sınırı çizilmiş, sınırlanmış, tahdîd edilmiş. İLE Derisi buruşmuş olan. )


- MUVAHHİD ile ÜMMET-İ MUHAMMED


- MÜCELLED[< CİLD] ile MÜCEMMED[< CÜMÜD] ile MÜCENNED

( Ciltlenmiş, teclîd olunmuş. İLE Dondurulmuş. İLE Sıralanmış asker. )


- MÜCERRED[< TECRİBE] ile MÜCERRİD

( Soyulmuş, çıplak, tecrîd edilmiş. | Tek, yalnız. | Karışık ve katışık olmayan. | [dilb./felsefe] Yalın, soyut. | Eski yazıda noktasız harflerle yazılmış manzûme ya da mensûre. | Bekâr. | Yalnız, ancak, fakat. İLE Ayıran, tecrîd eden. | Yalıtkan. )


- MÜFRED ile MÜFRED

( Yalın. İLE Tekil. )


- MÜRŞİD ile/ve HURŞİD

( Aydınlatan [kişi]. İLE/VE Güneş. )

( Kişiye kişiyi gösteriyorsa. Ayna. İLE/VE Kişiye başka bir şeyi gösteriyorsa. )

( BİR MÜRŞİD BUL, OL ONA KUL )


- MÜR(Ş)İD ile/ve İÇTEKİ MÜR(Ş)İD

( İrşâd eden, aydınlatan. )

( Dıştaki Mürşit'e götüren içteki Mürşit'tir. )

( Dıştaki Mürşit talimat verir, içteki Mürşit güç gönderir; atik ve dikkatli uygulama Mürit'e düşer. )

( Mürşit'in rolü sadece öğretmek, direktif ve cesâret vermektir. )

( Bir mürşidin gerçek rolü, müritlerinin zihinlerindeki ve gönüllerindeki cehaleti kovmaktır. )

( Mürşit'in işi, kendi deneyimi ve başarısı sayesinde size cesâret vermektir. )

( Mürşit yalnızca cesâret verebilir. )

( Mürşit, talebi doğurandır / talep edilmeyi sağlar. )

( Bilincinize vâki olan her şey sizin Mürşit'inizdir. )

( Bilincin ötesindeki Saf Farkındalık en yüce Mürşit'tir. )

( Mürit içtenlikli değilse ona bir Mürit denilemez. Mürşit, tepeden tırnağa sevgi ve özveri değilse, ona bir Mürşit denilemez. )

( Mürit bir kez anladığında, o anlayışı doğrulayan eylemi yerine getirmek de ona düşer. )

( Mürit ve kişinin iç gerçeği aslında birdir ve aynı hedefe doğru birlikte çalışır - zihnin kurtarılması ve esenliği. )

( Mürit tüm düzeylerde kendi evinde gibidir ve onun enerjisi ve sabrı tükenmek bilmez. )

( Kişinin müritliği sözel düzeyde değil, fakat onun varlığının sessiz derinliklerindedir. )

( Tüm evren sizin Mürşit'inizdir. )

( Asla Mürşit-siz değilsiniz. )

( Allah, gövdeyi ve zihni verir, Mürşit ise onları kullanma yolunu gösterir. Fakat kaynağa geri dönüş, o sizin işinizdir. )

( Mürşit sadece gökyüzünü işaret edebilir, yıldızları görmek sizin işinizdir. )

( Mürşit ve mürit tek bir şeylerdir; tıpkı mum ve alevi gibi. )

( Ebedi Mürşit yolun kendidir. Hedefin yol olduğunu ve sizin de her zaman yolda olduğunuzu, hedefe varmak için değil, fakat onun güzelliğinin ve bilgeliğinin tadına varmak için yolda olduğunuzu bir kez idrak ederseniz; hayat bir görev, bitirilmesi gereken bir iş olmaktan çıkar, doğal ve sade bir hal alır, başlıbaşına bir vecit hali olur. )

( Mürşit'in kim olduğu önemli değildir - onların hepsi sizin iyiliğinizi isterler. Önemli[öncelikli] olan, mürittir - onun dürüstlüğü, ciddiyeti ve içtenliği. )

( Doğru Mürit daima doğru Mürşit'i bulacaktır. )

( Reşit olmayınca mürşit olunamaz. )

( Anlamıyorsak kalbimizi, görmüyorsak gözümüzü, teslim ederiz bilene. )

( Sarhoşluk, ilham iledir. İlham, mürşid sözüdür. )


- MÜSTEZÂD ile/ve/||/<>/> SERBEST MÜSTEZÂD


- MÜTEÂDDİD[< ADED] MÜTEÂDİD

( Çoğalan, çok, birkaç, türlü türlü, taaddüd eden. İLE Kol kola dokunan, taâdut eden. )


- MÜTESÂİD[< SUÛD] ile MÜTESA'İD

( Yukarı çıkan, yükselen, ağan, suûd eden. İLE Yukarı çıkan, yükselen. )


- NİHÂVEND ile NİHÂVEND

( Makam. İLE İran'ın batısında bulunan şehir. )


- [Fars.] NİHÂVEND ile NİHÂVEND

( İran'ın batısında bulunan ünlü bir şehir. İLE Türk müziğinde bir makam. )


- NİYET ile KASIT/AMD

( INTENTION vs. PURPOSE )


- [Fars.] PESEND ile/ve/||/<> -PESEND

( Beğenme, seçme. | Bir çeşit iğne işi. | Esmerleşmiş/mat altın. | Mushaflarla yazmaların ilk sayfalarıyla sure ya da bahis başlarında boya ile perdâh edilerek altınla karışık yapılmış olan biçimler. İLE Beğenen, beğenmiş.[MÜŞKÜL-PESEND: Güç beğenir. | HOD-PESEND: Kendini beğenmiş.] )


- REŞİD / MÜRŞİD

( Reşid olmadan, mürşid olunmaz. )


- REŞİD ve/||/<>/> MÜRŞİD


- RUBAİ MÜCERRED ile/ve RUBAİ MEZİD

( 1 BAB ile/ve 1 BAB [2, 15, 50, 70] )

( FETHÜ ZAMMİN, FETHİ KESRİN, FETHÂTEN, KESRU FETHİN, ZAMMU ZAMMİN, KESRATEN )

( EZBERLEYİNİZ!!! )


- RÜŞD ile REŞED


- SAMED ile SEYYİD


- SEDÎD[< SEDÂD] ile SEDÎD ile ŞEDÎD

( Doğru, hak. İLE [anatomide] Kapak. İLE Yeğin, şiddetli. )


- SER-BEST ile/ve SER-ÂZÂD

( Başıboş, kayıtsız. | İstediği gibi hareket eden. | Sıkılmayan. | Engelsiz. İLE/VE Serbest, hür, başıboş. | Rahat, dertsiz. )


- SEYYIAT-I SUBÛD ile SEYYIAT-I VÜCÛD


- SİNOD ile SENSİNOD

( Diyakosluk'ta din işlerini konuşmak üzere toplanan kilise meclisi. İLE Eski Rus kilisesi büyük meclisi. )


- SUCÛD ile/ve/||/<> VUCÛD

( Dışsal bağ. İLE/VE/||/<> İçsel bağ. )


- SULTAN ABDÜLMECİD ile HALİFE ABDÜLMECİD

( 1839-1861 ile 1922-1924 )


- SU'ÛD ile İS'ÂD


- SÜLÂSİ MÜCERRED ile/ve SÜLÂSİ MEZİD

( 6 BAB ile/ve 3 BAB[1 harf] | 5 BAB[2 harf] | 4 BAB[3 harf] )


- ŞÂHİD ile MÜŞÂHİD


- ŞEHVET ile/ve İFRAT/İFRÂD


- ŞİDDET ile CELED


- T ile D


- TAKLİT ile TEVÂCÜD


- TAKLİT ve/<>/= TEZAD


- TÂRİD[< TARD] ile TARÎD

( Kovan, tardeden. İLE Kovulmuş, çıkartılmış, matrûd. )


- "TAT" değil TAD


- TEVÂCÜD ile/ve/sonra/||/<>/> VECD


- TEVHÎD ile/ve/<> İTTİHÂD


- TEVİL-İ GARİB ile TEVİL-İ BAİD ile TEVİL-İ MÜSTEBÂD

( Yakın yorum. İLE Uzak yorum. İLE Zoraki yorum. )


- TEZAD ile TAHDE TEZAD


- TEZAD ile TAHT-EL-TEZAD


- TEZVÎD ile/ve/||/<> TEZEVVÜD

( Yol için yiyecek/azık verme, azıklandırma. İLE/VE/||/<> Yol için yanına yiyecek/azık alma. )


- VAAD ile TAAHHÜT/D


- VÂCİB-ÜL VUCUD ve/||/<>/> VAHDET-İ VÜCUD

( Var oluşu gerekli olan. | Allah. VE/||/<>/> Varlığın tek oluşu. | Tasavvuf. )


- VA'D ile 'AHD


- VAHDET ile/ve/<> TEVHÎD

( Olgu/durum. İLE/VE/<> İlke/kavram. )

( Durum. İLE/VE/<> Eylem. )

( ... İLE/VE/<> Kendinden memnun olmak. )

( TEVHÎD'E GEL, TEVHÎD'E
ZİKR ET! HAKK'I, HER YERDE )

( İnsan - İnsan ilişkisi. İLE/VE/<> İnsan - Tanrı ilişkisi. )


- VAHDET-EL VÜCÛD ile/ve/||/>/< VAHDET-EL MEVCÛD

( Çeşitlilik. İLE/VE/||/>/< Aynılaşma. )


- VAHDET-İ ŞUHÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ KUSÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ MEVCÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ VUCÛD


- VAHDET-İ VUCUD ile VAHDET-İ ŞÜHÛD


- VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve VAHDET el-VÜCÛD


- VAHDET-İ VÜCÛD ile VAHDET-İ VÜCÛD


- VÂHİD ile/ve ÂHİD/AHÂD

( Bir, ikincisi düşünülemeyen. Sıfat. İLE/VE Tek. Zât. )


- VÂHİD ile EHAD


- VÂHİD ile FERD


- VÂHİD ile MÜNFERİD


- VÂHİD ile VAHÎD ile FERÎD


- VAHİDİYETTE KESRET ile KESRETTE VAHİDİYET ile KESRETTE VAHİD

( Kesreti saklayamazsın fakat birliği/tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )

( Asıl tevhid, kesretten sonraki tevhiddir. )

( İş, bu kesreti tevhid etmektedir. )

( Kesreti saklayamazsın fakat birliği, tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )


- VECD ile/ve VÜCÛD

( 12. İLE/ve Sevilenin sevene ikramı. / Bulmak. Zatın kendini kendinde bulması. )

( Zatın sıfatları açısından kendini kendinde bulması. )


- VEFD ile VEFD

( Elçiler, temsilciler. İLE Gelme, varma, ulaşma, erişme. | Özel bir iş ile birinin yanına gitme, elçi gibi gönderilen insan topluluğu. )


- ZÂT ile/ve/<> MEVCUD


- ZÜMRÜT ile ZEBERCED

( ... İLE Zümrütten daha açık yeşil olan ve zümrüt kadar değeri olmayan bir süs taşı. )


- ZÜMRÜT ile ZEBERCED

( ... İLE Zümrütten daha açık yeşil olan fakat zümrüt kadar değeri olmayan bir süs taşı. )

Bugün[ 03 Şubat 2023 ]
itibariyle 405 başlık/FaRk ile birlikte,
483 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.

(1/2)


- !TAHKİR ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD

( Bir kaçıştır.[kendinden, utancından, küçüklüğünden] İLE/DEĞİL/YERİNE Bilmeyi zorunlu kılar. )


- 'ILM/İLM ile TAKLÎD


- 'ILM ile İ'TİKÂD


- (B)İLİM İÇİN GEREKENLER:
GURBET ve/||/<> SABIR ve/||/<> KILAVUZ/ÜSTAD ve/||/<> FAKR-U ZARÛRET


- [Ar.] KEBÂD ile KEBBÂD/KÜBBÂD

( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )


- [Fars.] MEH-ŞÎD ile MEH-TÂB

( Ay. | Ayışığı. İLE Ayışığı. )


- [Fars.] PESEND ile/ve/||/<> -PESEND

( Beğenme, seçme. | Bir çeşit iğne işi. | Esmerleşmiş/mat altın. | Mushaflarla yazmaların ilk sayfalarıyla sure ya da bahis başlarında boya ile perdâh edilerek altınla karışık yapılmış olan biçimler. İLE Beğenen, beğenmiş.[MÜŞKÜL-PESEND: Güç beğenir. | HOD-PESEND: Kendini beğenmiş.] )


- A'DÂD[< ADED] ile A'DÂD[< ADAD, ADUD] ile A'DAD

( Sayılar. İLE Sâidler, bâzular, kollar. | Havuz kenarındaki büyük ve düş taşlar, duvarlar. İLE Kolu ince, kısa kollu kişi. )


- ÂBÂD[< EBED] ile ÂBÂD[Fars.] ile Â'BÂD[< ABD] ile ÂBÂT[< İBT, IBIT]

( Sonsuz gelecek zaman. İLE Mâmur, bayındır. | Şen, rahat. | Çokluk bildirir. [ŞEMS-ÂBÂD: Güneşi bol olan yer.] İLE Köleler. İLE Koltuk altları. )


- ÂBİD[çoğ. EVÂBİD] ile ÂBÎD[Fars.] ile ABÎD[< ABD] ile ÂBİD[< İBÂDET]

( Mesel, yanıltmaç. İLE Kıvılcım. İLE Kullar, köleler. İLE İbâdet eden, tapınan. [çoğ. ÂBİDÎN] )


- ABÎD ile HAVEL


- ABSÜRD değil/yerine/= SAÇMA


- ADUD ile ADÛD

( Kol, pazı. | Yardımcı, arka. İLE Isırımlı, bir lokma. | Acıklı, ıstırap verici. | Zâlim. )


- AH ile/ve/> AMAN ile/ve/> YETİŞ[MEDED]

( 66 ile/ve/> 92 )

( ALLAH ile/ve/> HZ. MUHAMMED ile/ve/> HZ. ALİ )

( Allah, din ile, mezhep ile bulunmaz, aşk ile bulunur. )

( Bazıları Allah'ı aramaya Hicaz'a giderler. Aklı yetenler, Allah'ı aramak için bir adım atarlarsa kâfir olur. )

( AH diyene, AMAN edilir. )

( Allah'tan, AH edersin; AMAN'ı, Hz. Muhammed'den dile. )


- AHAD ile ÂHÂD[< AHAD] ile AHADD[< HADD]

( Bir. [sayı] | Kişi, kimse. İLE Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. İLE [daha/çok/pek] Keskin. )


- AHD-İ ATİK ile/ve/||/<>/> AHD-İ CEDÎD

( Tevrat. İLE/VE/||/<>/> İncil. )


- AHD ile MÎSÂK


- AHED ve/<> AHMED

( Mim, eti/gövdeyi simgeler. )


- AHFÂD[Ar. < HAFÎD] ile AHFAZ

( Torunlar. | Yardımcılar, hizmetkârlar. İLE Alçak ve çukur yer. | Alçakgönüllü kişi. )


- AHİD[AHD]

( DEVİR, ZAMAN, GÜN | AND, YEMİN | SÖZ, SÖZLEŞME, SÖZ VERME )


- AHLÂK ile/ve/<> HADD

( Ahlâk, haddini bilmektir. )

( Başkasından nefret edeceğimize, kendi ahlâkımızdan nefret edelim. )

( MORALS vs./and/<> BORDER
Morals is to know the border. )


- AKD/AKİD ile/ve/||/<> ÂKİD[çoğ. AKADE]

( Bağ, bağlama, düğümle(n)me, bağlanma. | Sözleşme, kararlaştırma. | Kurma, düzme. | Nikâh. | Düzyazıyı, koşuğa çevirme. İLE/VE/||/<> Sözleşmenin/nikâhın tarafları, sözleşen kişi/ler. | Çeviriyi yapan. )


- AKD ile AHD


- AKD ile KASEM


- ÂKIBET ile HADD ile NİHÂYET


- AKİB ile VELED


- ALİ ŞİR NEVÂÎ ve BİHZAD


- ÂNİD ile ANÎD[< İNÂD]

( İnat eden, inatçı. İLE Çok inatçı. )


- ANLAM ile/ve/<> TAD

( Bir şeyin anlamı olmazsa, tadı/lezzeti de olmaz. )

( MEANING vs./and/<> EFFECT )


- ANTLAŞMA/AHİT/MİSAK ve UYUŞMA/AHENK

( PACT/TREATY and HARMONY )


- ASELBENT[Ar. ASEL + Fars. BEND] ile/ve/||/<>

( Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir reçine türü. )


- AYDINLANMA ile/ve MİLÂD


- AYIP ile/ve < TEZAD


- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)


- BEDEN ile CESED


- BEDR-İ BÜLEND ile BEDR-İ KÂMİL ile BEDR-İ MÜNÎR

( Ayın ondördü. İLE Ayın öndördüncü gecesi. İLE Parlak dolunay. )

( BEDR: Dolunay, ayın ondördüncü gecesi. )


- BEKÂR ile/değil MÜCERRED


- BERMUTAT[Fars. BER + Ar. MUTÂD] değil/yerine/= ALIŞILAGELEN BİÇİMDE, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ


- BERR-İ ATÎK ile/ve BERR-İ CEDÎD

( Eski karalar/topraklar. [Asya, Avrupa, Afrika] İLE/VE Yeni karalar/topraklar. [Amerika, Avustralya] )


- BÎ-ZÂD[Fars.] ile Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT

( Azıksız, zahiresiz. İLE Kendi. )


- BÎ-ZÂD[Fars.] ile/ve/<> BİZÂZ

( Azıksız, zahiresiz. İLE/VE/<> Yetersizlik/kifâyetsizlik, perişanlık, pejmürdelik.[BEZÂZET, BÜZÛZET] )


- BİAT ile BÎ-ADD[Fars.]

( Kabul ve onay uygulaması. İLE Sayısız. )


- BİDA' ile BİD'AT[< BİDA'] ile BİDÂD ile BÎ-DÂD/GÜRDÂS[Fars.]

( Sonradan meydana çıkan şeyler. İLE Sonradan meydana çıkan şey. | Peygamber zamanından sonra dinde meydana çıkarılan şey. İLE Hisse, bedel verme. | Arkadaşlar arasında nöbetle satın alma. İLE Zulüm, işkence. | Zâlim.[Ar. GAŞÛM] )


- BİH ile BÎH[Fars.] ile BÎD[Fars.]

( O, onu, ona, ondan, onunla. İLE İyi, yeğ. | Ayva. İLE Kök, asıl, temel. | Kaynak. )


- BOĞAZ ile ARGIT/DAĞ BOĞAZI/DERBENT[Fars.]


- BU'D ile BÛD[Fars.]

( Uzaklık. | Aralık. | Boyut. İLE Varlık. )


- BU'UD değil/yerine/= BOYUT


- BÜRD ile BÜRD[Fars.]

( Bir çeşit çubuklu kumaş, aba. İLE Bilmece, bulmaca, muammâ. )


- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM/TEVHİD


- CAHD ile CÂHİD[< CAHD] ile CÂHİD[< CEHD]


- CAHD ile İNKÂR


- CAHD ile KEZİB


- CED/CEDD ile CED'

( Dede, büyükbaba. Annenin/babanın babası. İLE ... )


- CEDÎD ile BİD'AT

( Yeni. İLE Sonradan ortaya çıkan. )


- CEDVEL/HARK[Ar.] ile CETVEL

( Su yolu, su akacak yarık. İLE Ölçüm aracı/tablosu. )


- CEHÂLET ve/> RED

( Cahilin reddi/inkârı, ne kadar hızlı ve uzunsa o kadar cahildir. )


- CELLAT[Ar. < CELLAD] değil/yerine/= ÖLDÜRMEN


- CEMÂAT[< CEM] ile CEMÂÂT[çoğ. CEMÂAT] ile CEMÂD

( İnsan topluluğu. | İmamın arkasında namaz kılanlar. İLE İnsan toplulukları. | İmamın arkasında namaz kılanlar. | Bir mezhepten olan topluca halk. | Yeniçeri teşkilâtında birkaç odadan oluşan bölüm. İLE Taş gibi cansız olan şey. )


- CESET/CESED ile/ve/değil/||/<>/> CENÂZE

( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan için. )


- CESET = CESED[Fars.] = CETHE/T, NAŞ/NAAŞ[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]


- CEVÂD[< CÛD] ile CEVÂDD[< CADDE]

( Cömert, eli açık. İLE Büyük, işlek yollar, caddeler. )


- CÜLMÛD ile CÜLMÜD

( Kaya. İLE Sesi güçlü olan kişi. )


- ÇAP ile/ve HAD


- ÇEKİM (MURAD)


- DÂİM ile SERMED


- DAMAT[Fars. < DAMAD] değil/yerine/= GÜVEY


- DEHR ile EBED


- DERBENT[Fars. < DERBEND] ile DERBENT

( Geçit. | Sınırda bulunan küçük kale. İLE Konya iline bağlı ilçelerden biri. )


- DERT[Fars. < DERD] ile TASA

( Dert icat etmek zorunda değiliz! )

( Üzüntü. | Hastalık. | Ağrı. | Sorun, kaygı. | Ur. İLE Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. | Tatmin edici olmayan ya da tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici düşünce ve duygu. )

( ... ile TÂSE )

( We need not invent trouble. )



(1/2)

FaRkLaR'ın devamı için burayı tıklayınız...
( Click here to see further differences!... )




Bu sayfa 01 Ocak 2023 itibariyle 20 kez incelenmiş/okunmuştur.