..T ile biten sözcükler

- DERS ile/ve/||/<>/> SOHBET

( Bilgi paylaşımı. İLE/VE/||/<>/> Hal paylaşımı. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Bilincin bilenmesi. )
( Kim kendinden geçerse sohbet orada başlar. )
( Sohbet için göz, kulak, dil ve akıl birliği olması gerekir -olmazsa olmazıdır- fakat kalbe ulaşmazsa birlik olmaz. )

- DERT ile/ve ADANMA

- DERT ve/<> DERMAN

( DERMAN ARARDIM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ

BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )
( SÖYLEMEM KİMSEYE DERDİMİ,
DERMANIM OLMASIN DİYE! )
( Derdini bilen, dermanını bulmuş demektir. )
( Derdine derman olmayacak ortamda derdini konuşmak edepsizliktir! )
( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...

I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )

- DERT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DERS

- DERT ile KONU

- DERT ile MERAM

- DERT ile/ve MUHABBET

- DERT ile/ve/yerine NEŞE

( Paylaştıkça, azalır. İLE/VE Paylaştıkça, artar. )

- DERT ile/ve/= NİTELİK

( Baki olan bir dert edin! Bu fâni dünyada. )
( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! )
( Söylemem derdimi hemderde bile! )
( Allah derdinizi artırsın! )

- DERT ile SIKINTI

( Kendinize zulm etmek için yollar icat etmeyin! )

- DERT ile SORUN

- DERT[Fars. < DERD] ile TASA

( Dert icat etmek zorunda değiliz! )
( Üzüntü. | Hastalık. | Ağrı. | Sorun, kaygı. | Ur. İLE Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. | Tatmin edici olmayan ya da tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici düşünce ve duygu. )

- DERT ile/değil/yerine UĞRAŞ

- DERVİŞ:
DÜNYA
ve/||/<> İKİYÜZLÜLÜK ve/||/<> VARLIK ve/||/<> YALAN ve/||/<> KÖSNÜ/ŞEHVET

( DERVİŞ: DAL ve/||/<> RA ve/||/<> VAV ve/||/<> YE ve/||/<> ŞIN )

- DERVİŞ = MURABUT[Ar.]

( ... = Kuzey Afrika'da, dervişlere verilen ad. )

- DERVİŞ ile UPASAKA[Hint]

( Sûfî, mutasavvıf, mürid. | Aranıldığı yerde, aranıldığında bulunan. İLE Bazı belirli kurallara göre yaşayan, sıradan bir insan. [Bir tür Derviş, Fakir] )

- DESERT vs. DESSERT

- DESERT :/yerine ÇÖL

- HOLE MOBILITY[İng.] / MOBILITÉ DES TROUS[Fr.] / LÖCHERBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK DEVİNİRLİĞİ/HAREKETLİLİĞİ

- DESİKANT ile DESİKASYON ile DESİKATÖR

( Kuru tutan, nem alıcı. İLE Kuru tutma. İLE Kurutucu. )

- DESIRE vs. THOUGHT

- DESPOT[Fr.] değil/yerine/= BUYURGAN

- [ne yazık ki]
DESPOT[Fr. < DESPOTE | Yun. < DESPOTES(: Efendi.)]
ile/ve/<> DESPOT[Yun.] ile/ve/<> DİKTATÖR[Lat. < DICTATOR] ile/ve/<> FAŞİST[İt. < FASCIO(: Demet, birlik.)] ile/ve/<> TİRAN[Yun. < TYRANNOS]

( Hiçbir koşul ya da yasaya bağlı olmadığı/olamayacağı, sınırlandırılamayacağı zannı ve/ya da iddiasıyla davranır.[Güçlerini keyfi kullanır, yasalara uymaz, topluma karşı acımasızdır.] İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> "Yasaya" "bağlı" görünümünde, ölçüsüz, kişisel ve keyfî davranır. | Dizgeli/sistematik bir baskıcı "yönetim biçimi" uygular.[Genellikle acil durum ya da kriz dönemlerinde ortaya çıkar, siyasi muhalefeti bastırır, kişisel çıkarları için gücü kullanır.] İLE/VE/<> Faşizme bağlı olarak yönetir. Güçlü bir merkezi hükümete, şiddete ve milliyetçiliğe inanır, genellikle sivil özgürlükleri sınırlar. İLE/VE/<> Daha zalim ve baskıcı bir yöneticidir. Mutlak güce ve sınırsız yetkiye sahip olduğunu varsayar, topluma kıygı/zulüm uygular. )
( Bir ülkeyi, zora ve baskıya dayanarak "mutlakiyetçilikle" "yöneten" kişi. İLE/VE/<> Ortadoks Rumlar'ın, din başkanlarına verilen ad. İLE/VE/<> Her dediğini ve dilediğini yaptırmak isteyen kişi. İLE/VE/<> Tüm siyasal yetkileri kendinde toplamış kişi. | Zorba. İLE/VE/<> Eski Yunan'da, siyasal erki, tek başına elinde tutan kişi. | Siyasal erki, zorla ele geçiren, onu kötüye kullanan kişi. | Acımasız, gaddar. )
( İdi Amin[Uganda], Caligula[Roma İmparatorluğu] İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Adolf Hitler[Nazi Almanyası], Joseph Stalin[Sovyetler Birliği] İLE/VE/<> Benito Mussolini[İtalya] ve Francisco Franco[İspanya] İLE/VE/<> Antik Yunan'daki bazı "önderler" ve modern çağda Saddam Hüseyin[Irak], Pol Pot [Kamboçya], Robert Mugabe[Zimbabwe] tiran olarak tanımlanabilir. )
( İSTİBDAT: Uyruklarına hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız tek erklik/monarşi, despotluk. )

- DESPOTİZM[Fr. < DESPOTISME] değil/yerine/= DESPOTLUK, İSTİBDAT

- DEST

( EL )

- SUPPORT[Fr.] ile/değil/yerine/= DESTEK ÇUBUĞU

- SUPPORTING ELECTROLYTE[İng.] / ÉLECTROLYTE SUPPORT[Fr.] / LEITSÄTZE[Alm.] ile/değil/yerine/= DESTEK ELEKTROLİTİ

- SUPPORT[İng.] ile/değil/yerine/= DESTEK

- DESTRIAU-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DESTRAU ETKİSİ

- DESTRIAU EFFECT[İng.] / EFFET DESTRIAU[Fr.] ile/değil/yerine/= DESTRİAU ETKİSİ


- DETAŞMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= AYRILMA

- DETAY[İng./Fr. < DETAIL]/TEFERRUAT[Ar.] değil/yerine/= AYRINTI/LAR

- DETECT :/yerine TESPİT ETMEK

- DETERGENT[Fr.] / REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DETERJAN

- DETERMINAN/DETERMINANT[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİCİ

- DETERMİNAN/T ile DETERMİNASYON ile DETERMİNE ile DETERMİNE ETMEK

( Belirleyen, belirleyici. İLE Belirlenim, belirleme, belirleyicilik. İLE Belirlenmiş, belirli. İLE Belirlemek. )

- DETERMİNANT ile/||/<> İZ (TRACE)

( Determinant matrisin tersinirliğini, iz ise köşegen elemanları toplamını verir )
( Formül: det(A) ≠ 0 ⟺ A tersinir\ntr(A) = Σaᵢᵢ = Σλᵢ (özdeğerler) )

- DETERMİNANT ile/||/<> TRACE

( Determinant hacim çarpan İLE trace köşegen toplamı. )
( Formül: det(A) İLE tr(A) )

- DETERMİNİST[Fr. < ] değil/yerine/= BELİRLENİMCİ

- DETERMİNİST ile DETERMİNİZM ile DETERMİNASYON


- DETRACT vs. DISTRACT

- DEVÂT[Ar.] ile/ve/=/||/<> DEVÎT[Ar.]

( Divit. Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik ucları olan bir kalem türü. )

- DEVE ve AT

- DEVE ile/ve/değil HALAT

- DEVE ile/ve MUT

( 20 Teneke. İLE/VE 20 Kile. 50 şiniklik[8 kilo] tahıl ölçeği. )
( ... İLE/VE MÜDD: Mut, kara mut, batman türünden bir ölçek. )

- DEVELOPER ile DEVELOPMENT ile DEVELOPMENTAL

( Geliştirici. İLE Gelişim. İLE Gelişimsel. )

- DEVELOPMENT :/yerine GELİŞME

- DEVİM/HAREKET ile/ve/değil DEĞİŞİM

- DEVİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/SÜKÛN[Ar.] ile/ve/||/<> BİRLEŞME/İCTİMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> AYRILMA/İNFİRAK[Ar.]

- DEVİM/HAREKET ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞÜM


- DEVİM/HAREKET ile/ve/||/<>/> GELİŞİM

- DEVİM = MOTION[İng.] = MOUVEMENT[Fr.] = BEWEGUNG[Alm.] = MOTUS[Lat.]

- DEVİM/HAREKET ile/ve/||/<>/> SÜREÇ

- DYNAMIC FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE FLIESSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNBİLİM/DİNAMİK AKIŞKANLIK

- DYNAMIC SIMILARITY[İng.] / SIMILARITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE ÄHNLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BENZERLİK

- DYNAMIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À RÉACTION[Fr.] / DYNAMISCHER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DEVRESİ

- DYNAMIC SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DUYARLILIK

- MEBHAS-ÜL HAREKÂT[Osm.] / DYNAMIQUE[Fr.] / BEWEGUNGSLEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK

- KUDRET-İ HAREKÂT[Osm.] / KINETIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM ENERJİSİ/KİNETİK ENERJİ

- DEVİNİM = HAREKET = MOVE, MOTION, MOVEMENT[İng.] = MOUVEMENT[Fr.] = BEWEGUNG[Alm.] = MOTUS[Lat.] = KINESIS[Yun.] = MOVIMIENTO[İsp.]


- DEVİR ile NÖBET

- DEVLET:
TÜZE/HUKUK
ile/ve/||/<> İKTİSAT ile/ve/||/<> SİYASET

- DEVLET ile/ve/<> BAHÇE

- DEVLET değil/yerine/= GENERK

- DEVLET ile HÜKÜMET

- DEVLET[Ar.] ile MÜLK[Ar.]

- DEVLET ve ÖMÜR

- DEVLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÜZE/HUKUK

( "Yüce". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< En yüce. )

- DEVLET ile/ve/||/<> VATANDAŞ

( Sadece yükümlülükleri vardır. [Hak sahipliği söz konusu değildir.] İLE/VE/||/<> Hakları ve yükümlülükleri vardır. )

- DEVLET ile/ve/||/<> YÖNETİM/İDÂRE


- DEVLETLEŞTİRMEK ile DEVLETLEŞTİRİLMEK ile DEVLET ile DEVLETLİ ile DEVLETÇİ/LİK ile DEVLET BABA ile DEVLET DİLİ ile DEVLET KUŞU ile DEVLET ADAMI ile DEVLET SIRRI ile DEVLET BAKANI ile DEVLET KAPISI ile DEVLET NİŞANI ile DEVLET BANKASI ile DEVLET BAŞKANI ile DEVLET DÜŞKÜNÜ ile DEVLET TAHVİLİ ile DEVLETLER ARASI ile DEVLET SANATÇISI

- DEVİR/DEVR ile/değil/yerine BEREKET

- DEVRAN ile/ve/||/<> SEYRAN ile/ve/||/<> HAYRET ile/ve/||/<> MERAK ile/ve/||/<> İLİM

- CIRCUIT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEVRE

- DEVREDİLEN ile HEYET

- DEVRİK ANTİKLİNAL ile DEVRİK KANAT ile DEVRİK KATMAN ile DEVRİK KIVRIM ile DEVRİK SENKLİNAL ile DEVRİK (STRATİGRAFİK) İSTİF

( Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı antiklinal. İLE Kıvrımlanma sürecinde, eğim açısı 90 dereceyi aşarak devrik konum kazanan bir istif ya da katmanlardan oluşan, öteki kanat ve kıvrım eksen düzlemi ile aynı yönde eğimli olan kıvrım kanadı. İLE Çökel kayaçlarda istiflenme kuramına uymayan, daha yaşlı olan alt yüzeyi üstte, daha genç olan üst yüzeyinin altta olacak biçimde ters yüz olmuş katman. İLE Kıvrımlanma sürecinde, kanatlarından biri, eğim açısının 90 dereceyi aşmasıyla devrik konum kazanan ve dolayısıyla iki kanadı ve eksen düzlemi aynı yönde eğimli olan jeolojik kıvrım. İLE Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı senklinal. İLE Üst üstelik ilkesine göre yatay olarak çökelmiş ancak sonraki jeolojik süreçlerde aynı yönde artarak 90 dereceyi aşan bir eğim açısı kazanmış, yaşlı üstte, genç altta olacak biçimde ters yüz olmuş istif. )

- DEYLAMİT ile DEYLAMİTLER

- DEZENFEKTAN/DISINFECTANT[İng.] değil/yerine/= BULAŞSAVAR

- DFT ile/||/<> HARTREE-FOCK

( DFT elektron yoğunluğu, HF dalga fonksiyonu. )
( Formül: ρ(r) İLE Ψ )

- D-HİDROKSİLASETALDEHİT ile D-HİDROKSİASETOFENON

( Aldehit öbeğina sahip bir ketoz. İLE Keton öbeğina sahip bir ketoz. )

- DIABETES[İng.] değil/yerine/= DİYABET

( Anormal derecede yüksek kan şekeri düzeylerinin gözlemlendiği kalıtsal metabolik bir hastalık. İlerleyen safhalarda; katarakt yüzünden körlük, sinir hasarı, ampütasyona sebep veren ayak ve bacaklarda kangren, kalp hastalıkları ve böbrek yetmezliği. Tip 1 diyabet; pankreasdan salgılanan insülinin azalması. Tip 2 diyabet; vücuttaki gözelerin insüline direnç kazanması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DIACETONE ACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİASETON AKRİLAMİT

- DİASPOR ile/||/<> AMETİST

( Işık altında renk değiştiren bir mineral. İLE/||/<> Mor renkte bir kuvars türü. )

- DİASPOR ile/||/<> KYANİT

( Işık altında renk değiştiren bir mineral. İLE/||/<> Mavi renkli ve sertliği değişken bir mineral. )

- DİCLE ile FIRAT

- DIELEKTRISCHE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK AĞDARLILIK

- DIELEKTRISCHE ANFALLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ALINGANLIK

- DIELEKTRISCHE FESTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DAYANIKLILIK

- PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHER VERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYBI/KAYIP

- DIET :/yerine DİYET


- DIPHENYLTHIOCARBAZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİFENİLTİYOKARBAZİT

- PERMÉABILITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GEÇİRGENLİK

- DIFFERENCE vs. PROFIT

- DIFFERENT :/yerine FARKLI

- DIFFICULT :/yerine ZOR

- DIFFUSION CURRENT[İng.] / COURANT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON AKIMI, İD

- DIFFUSION GRADIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON EĞİMİ

- GRADIENT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON GRADYANI

- DİFÜZYON İLE OSMOZ İLE AKTİF TRANSPORT ile/||/<> HÜCRE TRANSPORTU

( Madde geçiş mekanizmaları. )
( Formül: 3Na⁺ out İLE 2K⁺ in )

- DIFFUSION COEFFICIENT[İng.] / DIFFUSION COEFFICIENT, COEFFICIENT DE LA DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON KATSAYISI, D (POLAROGRAFİK)


- DİGİT- ile/||/<> DACTYL-/-DACTYLİA/DACTYLO-

( Parmak. İLE/||/<> Parmak, genellikle el parmakları. )

- DİKİT ile/ve/<> SARKIT

( Mağaraların tabanında, yukarıdan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla oluşan kolonlardan her biri. İLE/VE/<> Mağaraların tavanında oluşan, genel olarak koni biçiminde olan, kalker birikintisi, damlataş. )

- DİKKAT (HIYATÂT)

- DİKKAT ile CAUTİONARY ile DİKKATLİ ile DİKKATLE

- DİKKAT ile DİKKATLİ/LİK ile DİKKATSİZ/LİK ile DİKKATLİCE ile DİKKATSİZCE ile DİKKAT TOPLAŞIMI

- DİKKAT değil/yerine/= GÖZEÇ

- DİKKAT ile/ve/<> MEDİTATİF DİKKAT ile/ve/<> KONTEMPLATİF DİKKAT

( Odaklanma. İLE/VE Özenli ve düzenli odaklanma. İLE/VE Dikkat etmeden dikkat/odaklanma. )
( Bilinçli yetersizlik. İLE/VE Bilinçli yeterlilik. İLE/VE Bilinçsiz Yeterlilik.
[ BİLİNÇSİZ YETERLİLİK

              ^

BİLİNÇLİ YETERLİLİK

              ^

BİLİNÇLİ YETERSİZLİK

              ^

BİLİNÇSİZ YETERSİZLİK ] )
( Focusing. WITH/AND/||/<>/> Careful and orderly focusing. WITH/AND/||/<>/> Attention without attention/focusing.
Conscious incapacity. WITH/AND/||/<>/> Conscious sufficiency. WITH/AND/||/<>/> Unconscious sufficiency.

[ UNCONSCIOUS SUFFICIENCY

              ^

CONSCIOUS SUFFICIENCY

              ^

CONSCIOUS INCAPACITY

              ^

UNCONSCIOUS INCAPACITY ] )

- DİKKAT ile/ve/||/<>/>/< ÖNEMSEME

- DİKKAT/Lİ ile/ve/||/<>/> ÖZEN/Lİ

- DİKKAT ile ÖZENLİ


- DİKKAT ile/ve/||/<>/> RİKKAT( ile/ve/||/<>/> ZARÂFET ile/ve/||/<>/> MELÂHAT)

( Zihinde. İLE/VE/||/<>/> Kalpte. İLE/VE/||/<>/> Eylemde. İLE/VE/||/<>/> Yüzde. )
( İlgi, özen. İLE/VE/||/<> İncelik. | Merhamet, acıma. İLE/VE/||/<>/> Aklı, kötü düşüncelerden, kuruntu/vehm ve kuşku/şüphe/zanlardan arındırmak. İLE/VE/||/<>/> Güzellik, yüz güzelliği. )
( [özellikle] Kullandığımız sözcüklerde. İLE/VE/||/<> Kurduğumuz tümcelerde. İLE/VE/||/<>/> Davranışlarımızda. İLE/VE/||/<>/> Bakış ve duruşumuzda. )

- dil.[Lat. < DILUE] değil/yerine/= SULANDIR, SEYRELT

- DİL FELSEFESİ'NDE:
NAHİV
ile/ve/||/<> MANTIK ile/ve/||/<> BELÂGAT ile/ve/||/<> USUL-Ü FIKIH

- DİL ve/<> MANEVİYAT

- DİL ve NİYET

- DİL ve

- DİL ve/||/<> SANAT ve/||/<> AHLÂK

( Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek üzere, işaret ya da sözcüklerle yaşadıkları anlaşma. VE/||/<> Kişinin, hem kendine, hem de hemcinslerine yönelik 'iyilik' ülküsüne yaklaşma çabası ile hak-ödev bağlantısı çerçevesinde kurduğu ilişkiler manzumesini ve bunları belirleyen kurallar düzeni. VE/||/<> Yarar kaygısından git gide uzaklaşıp 'güzellik' değerlendirişine, elden geldiğince uygun ürün ortaya koymanın anlamını dışavurmanın yolu yordamıdır. )
( Dilde, mucize olmaz. )

- DİLBİLGİSİ/VERİ/BİLGİ/INPUT ile/ve/||/<>/> MANTIK/ANLAYIŞ/İŞLEM ile/ve/||/<>/> SÖZ SÖYLEME SANATI/BİLGELİK/ÇIKIŞ

( Klasik. İLE/VE/||/<>/> İçrek[ezoterik]. İLE/VE/||/<>/> Modern. )

- DILIGENCE vs. TO BE INTELLIGENT

- DİLÜE ile DİLÜE ETMEK ile DİLÜENT ile DİLÜSYON

( Seyreltik, seyreltilmiş. İLE Seyreltmek, yoğunluğunu azaltmak. İLE Seyreltici. İLE Seyreltme. )

- DIMENSION :/yerine BOYUT

- DİMYAT ile Dimyat

( Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. İLE Mısır'da bir Akdeniz limanı ve Dimyat ili'nin başkenti. [Nil deltasında, Kahire'nin 300 km. kuzeyindedir.] )
( Dimyat'a, pirince giderken, eldeki bulgurdan olmak. )

- DİN:
İMAN
ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK

- DİN:
İMAN/İTİKÂT
ile/ve İBÂDET ile/ve MUAMELÂT

- DİN:
SAMİMİYET
ve/||/<> YALANSIZLIK

- DİN ile/ve HAYAT

- DİN ile/ve/değil/||/<> MEZHEB/MEZHEP ile/ve/değil/||/<> TARİKAT

( Bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her birine verilen ad.["DOKTRİN" olarak da adlandırılır] | Yol. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aynı dinin içinde bazı yorum ve uygulama farklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri. | Bir şeyhe bağlı kişiler için konulmuş olan manevi, ahlâkî ve toplumsal kuralların tümü ve bu kurallara göre örgütlenmiş kurum. | Yol. )

- DÎN[Ar.] ile ŞERÎ'AT[Ar.]

- DİN ile/ve ŞERİAT

- DİN ile SİYASET


- DİN ile/ve/=/<> ÜMİT

- DYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK DENGE

- DİNAMİKLEŞTİRİCİ ile DİNAMİT

- DİNAMİTLEMEK ile DİNAMİTLENMEK ile DİNAMİT ile DİNAMİTÇİ/LİK ile DİNAMİT LOKUMU

- MİKYÂS-İ KUVVET[Osm.] / DYNAMOMETER[İng.] / DYNAMOMÈTRE[Fr.] / DYNAMOMETER, KRAFTMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOMETRE

- NAYET değil YANET

- DİNAYET değil DİYÂNET

- DİNC[Azr.] = SAKİN, RAHAT[Tr.]

- DİN-İ İSLÂM ile/ve/<> DİN-İ FITRAT ile/ve/<> HAKK DİN

( Hz. Muhammed. İLE/VE/<> Hz. İbrahim. İLE/VE/<> Hz. Musa. )

- DİNLE! ve dinlet!


- DYNODE[İng.] / DYNODE[Fr.] / DYNODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNOT

- DIOPSIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİOPSİT

- DİOPSİT ile/||/<> HİDDENİT

( Genellikle yeşil renkte bulunur. İLE/||/<> Yeşil ila sarı renkte bir spoddumen. )

- DİP ile ALT

- DIPEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİPEPTİT

- DİPLOMA ile DİPLOMASİ ile DİPLOMAT ile DİPLOMATİK

- DİPLOMAT ile BÜROKRAT

( Uluslararası konularda ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kişi. İLE Devlet dairesinde çalışan kişi. )
( Türkiye'de Bürokrat: "Devletin her türlü nimetine tâlip, her türlü külfetinden uzak kişi." )

- DİPNOT ile DİPNOT VERME

- DİPNOT ile PARANTEZ

- DIPOLE MOMENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİPOL MOMENT


- DIPROTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DİPROTİK ASİT

- DIRAC MOMENT[İng.] / DIRAC-MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC MOMENTİ

- DIRAFT[İng. < DRAFT] değil/yerine/= TASLAK

- DİRAYET ile DİRAYETLİ/LİK ile DİRAYETSİZ/LİK

- DİRÂYET[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]

- DIRECT vs. INDIRECT

- DIRECT :/yerine YÖNLENDİRMEK, DOĞRUDAN

- DIRECTION :/yerine YÖN, TALİMAT

- DİRECTİONAL DERİVATİVE ile/||/<> GRADİENT

( Directional yön türevi, gradient ∇f vektör alan. )
( Formül: Specific direction İLE vector field )

- DİREKT/DİRECT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN


- DİREKT ile DİREK

- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUCA

- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUDAN

- DİREKT değil/yerine/= DOLAYSIZ/DOĞRUDAN/ARACISIZ

- DİREKTİF/TÂLİMAT değil/yerine/= YÖNERGE/BUYURU

- MUKÂVEMET[Osm.] / RESISTANCE, RESISTOR, STRENGTH[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / WIDERSTAND, ENDFESTIGKEIT[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ, DAYANIM

- DİRENÇLİ DANIŞAN ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZ/BECERİKSİZ SAĞALTIMCI[TERAPİST]

( Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Vardır. )

- DİRENME (İSTİLÂD)

- DİREŞİM/SEBÂT ile/ve/<> DAYANÇ/SABIR

- DIRT :/yerine KİR


- DİŞ = TOOTH[İng.] = DENT[Fr.] = ZAHN[Alm.] = DENTE[İt.] = DIENTE[İsp.]

- DISACCHARIDE[İng.] değil/yerine/= DİSAKKARİT

( İki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesi ile oluşan şekerdir. Monosakkaritler gibi suda çözünürler ve basit şekerlerdir. Maltoz (malt şekeri), sakkaroz (çay şekeri) ve laktoz (süt şekeri) disakkaritlere örnek verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DISASTER :/yerine FELAKET

- DİŞBUDAK/ZÜMRÜT ile DİŞOTU

( Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç. İLE Dişotugillerden, kurak ve çorak yerlerde yetişen, otsu bir bitki. )

- DISCOVER vs. INVENT

- DİSFAZİ ile DİSFONİ ile DİSFEMİ/REKÂKET[Ar.]

( Söz yitimi, konuşma bozukluğu. İLE Ses bozukluğu. İLE Tutukluk/kekemelik/pepemelik. )

- DIŞKI ile/ve/||/<>/> DIŞKI FOSİLİ(KOPROLİT)

- DİSKRET ile/||/<> DİSKRİMİNAN ile/||/<> DİSOSİYASYON

( Ayrı, farklı. İLE/VE/|| Ayırt edici. İLE/VE/|| Ayrışma. | Uyumsuzluk. )

- DİSKRET ile/||/<> SÜREKLİ

( Diskret matematik ayrık yapıları İLE sürekli matematik sürekli yapıları inceler )
( Cauchy tarafından 1821 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1857) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Limit teorisi, analiz) )

- DİSKRİMINAN/DISCRIMINANT[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDICİ


- DİSKRİMİNANT ile/||/<> KÖK

( Diskriminant kök durumunu İLE kök çözümü verir )
( Formül: Δ=b²-4ac İLE x değerleri )

- DİSKRİMİNANT ile/||/<> KÖKLER TOPLAMI

( Diskriminant köklerin varlığını belirlerken İLE kökler toplamı Vieta formülüyle bulunur )
( Formül: Δ = b² - 4ac\nx₁ + x₂ = -b/a\nx₁ · x₂ = c/a )

- DİSPERSION CORRECTİON ile/||/<> STANDARD DFT

( D3 dispersiyon düzeltme vdW, standart eksik. )
( Formül: DFT-D3 İLE pure DFT )

- DISPOSABLE[İng.] değil/yerine/= TEK KULLANIMLIK / KULLAN AT

- DİSPOSİBLE değil/yerine/= KULLAN AT

- DISTANT :/yerine UZAK

- DISTINCT :/yerine FARKLI

- DISTINCTIVE vs. DISTINCT

- DISTRICT :/yerine İLÇE

- DİVALAN/DİVALENT[İng.] değil/yerine/= İKİ DEĞERLİKLİ


- DİVAN DÜZYAZILARINDA:
TEZKİRE
ile/ve TARİH ile/ve SEFARETNAME ile/ve SEYAHATNAME ile/ve SİYASETNAME ile/ve MÜNAZARA ile/ve MÜNŞEAT ile/ve EVLİYÂ TEZKİRESİ ile/ve KISAS-I ENBİYÂ

- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE
ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )
( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )

- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD
ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER

( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan yapıtlar. İLE/VE/
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan yapıtlar. İLE/VE/
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü yapıtlar. İLE/VE/
Hz. Muhammed'in yaşamını anlatan yapıtlar. )

- DİVAN ile/ve KÜLLİYAT

- DİVÂN-I MUHASEBAT[Ar.] değil/yerine/= SAYIŞTAY

- DİVİM ile/ve GİDİŞAT

- DIVISION vs. PART

- DIVISION vs. UNIT

- DİYA[Fr. < DIAPOSITIVE] değil/yerine/= SLAYT

- DİYABET ile/ve/||/<> ALZHEIMER

( Washington Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışma, kan şekerindeki yükselmenin, Alzheimer hastalarında rastlanılan amyloid beta kaynaklı plak oluşumunu da tetiklediğini ortaya çıkardı. Böylece, diyabet ile Alzheimer arasında doğrudan bir bağ olduğu kesinleşti.

Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

- DİYABET ile DİYABET BİLİMİ ile DİYABET UZMANI

- DİYABET ile DİYABETİK

- DİYABET ile/||/<> DİYABETİK

( Şeker hastalığı. İLE/||/<> Şeker hastalığıyla ilgili. )

- Dİ(Y)ABET ile Dİ(Y)ABETİK

( Şeker sayrılığı. İLE Şeker sayrılığı [ile ilgili], şeker sayrısı. )

- DİYABET ile/||/<> PREDİYABET

( Kan şekeri seviyelerinin sürekli yüksek olması ile ilişkili bir metabolik sayrılık. İLE/||/<> Kan şekeri seviyelerinin normalden yüksek ancak diyabet tanısı koyulacak kadar yüksek olmaması. )

- Dİ(Y)ALİZ ile Dİ(Y)ALİZAT ile Dİ(Y)ALİZÖR

( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzücü. )

- DIAMAGNETIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE ANFÄLLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK ALINGANLIK

- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ

- DİYANET ile DİYANET İŞLERİ

- DİYÂNET >< HIYÂNET/İHÂNET


- DİYEBİLMEK ile DİYE ile DİYET ile DİYEZ ile DİYETLİ ile DİYETSİZ ile DİYET UZMANI

- DİYET yerine BESİDÜZEN

- Dİ(Y)ET ile Dİ(Y)ETETİK ile Dİ(Y)ETİSYEN

( Besidüzeni, beslenme. İLE Besinbilim, besinbilim [ile ilgili]. İLE Beslenme uzmanı. )

- DİYET ile/ve/değil REJİM[Fr.]/PERHİZ[Fars.]

( ... İLE/VE/DEĞİL Yönetme, düzenleme biçimi, düzen. | Perhiz. | Bir devletin yönetim biçimi. | Akarsu debisinin, yıl boyunca gösterdiği değişikliklerin tümü. )

- DİYOT İLE TRANSİSTÖR İLE MOSFET ile/||/<> YARI İLETKEN AYGITLAR

( Temel elektronik devre elemanları. )
( Formül: I_c = βI_b (transistör) )

- DIODE LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-LOGIK SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT MANTIK DEVRESİ

- DIODE TRANSISTOR LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE-TRANSISTEUR LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-TRANZISTOR-LOGIK-SCHALTUNG, DTL-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT TRANSİSTÖR MANTIK DEVRESİ

- DIODE[İng.] / DIODE[Fr.] / DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT

- DİZE/MISRA / KOŞA/BEYİT ile/ve/||/<>/> TÜMCE/CÜMLE