Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(98/120)
- SİNISTER LEFT[İng.] değil/yerine/= SOL | SOLDAKİ
- SINK :/yerine BATMAK, LAVABO
- SİNNEN[Ar. < SENE] ile SİNNÎ[Fars.]
( Yaşça, yaş bakımından. İLE Dişe ait, dişle ilgili. )
- SİNN-İ İNHİTÂT değil/yerine/= ÇÖKKÜNLÜK DÖNEMİ
- SİNSİN ile HALK OYUNU
( Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin, davul, zurna eşliğinde oynadıkları halk oyunu. )
- SİNTERİNG İLE SLİP CASTING İLE SOL-GEL ile/||/<> SERAMİK ÜRETİM
( Seramik işleme yöntemleri. )
( Formül: ρ/ρₒ = 1 - (1-ρᵢ/ρₒ)exp(-kt) )
- ŞART-İ CEYB[Osm.] / SINE CONDITION[İng.] / CONDITION DU SINUS[Fr.] / SINUSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS KOŞULU
- SINE GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À SINUS[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSLÜ GALVANOMETRE
- ŞİBH-İ CEYBÎ[Osm.] / SINUSFÖRMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜZOİDAL
- SIP ile/||/<> SIPA
( Tay[iki yaşına girmiş]. İLE/||/<> Eşek yavrusu[bir yaşında]. )
- SIPA[Abazaca < SPAU: Çocuk.]/KODOK ile/ve KULUN/KOLON
( Eşek yavrusu. İLE/VE Altı aylığa kadar olan at ve eşek yavrusu. )
( HAR-KÜRRE ile/ve ... )
- SİPARİŞ ile EMİR
- SİPER ile/değil/||/<> ÇARKIFELEK
( ... İLE/DEĞİL/||/<> Kale kuşatmalarında kullanılan bir tür siper. )
- Şİ'R[Ar. çoğ. EŞ'ÂR] ile ŞÎR[Ar.]
( Anlama. | Şiir, edebî değeri olan nazımlı ve uyaklı söz. İLE Arslan. | Süt. | Yiğit, yürekli. )
- SIR:
GİZLİ ile/değil DİLE GEL(E)MEYEN
- SIR İLE SEIR İLE NETWORK ile/||/<> EPİDEMİYOLOJİ MODELLERİ
( Hastalık yayılımı matematiği. )
( Formül: R₀ = βS₀/γ )
- SIR:
"ÜSTÜ ÖRTÜLEN" değil PAYLAŞIL(A)MAYAN
- SIR ile/değil/yerine/>< AKIL
- SIR ve/<> BİRİKMİŞ EMEK
- SIR ile/ve/<> "KOKU"
- SIR ile/||/<> SIRALTI TEKNİĞİ ile/||/<> SLİP TEKNİĞİ ile/||/<> PERDAH TEKNİĞİ/LÜSTER ile/||/<> RENKLİ SIR TEKNİĞİ ile/||/<> KARBOTİ
( Keramikler üzerinde koruyucu, cam benzeri tabaka. İLE/||/<> Keramik boyalarının bisküvi halindeki keramikler üzerine boyanarak üstlerine sır çekilmesi, boyaların sır altında kalması ile oluşan teknik. İLE/||/<> İlk dönem Osmanlı keramiklerinde hamur kırmızıdır. İşte bu kırmızı rengi kapanak, beyaz ve düzgün bir yüzey elde etmek için keramikler astarlanır. Slip tekniğinde de esas olan bu astardır. Bu teknikte süsleme astarla yapılır. Burada astar, normaldeki halinden daha koyudur. Kırmızı hamurlu kap üzerine, istenen motiflere göre fırça ile astarla süsleme yapılır ve istenen renk, saydam sırlanır. İLE/||/<> Perdah tekniği çini ve keramik alanında bir sır üstü çalışmasıdır. Kap istenen renkte sırla sırlanıp fırınlandıktan sonra perdah adı verilen madde ile istenen örnekler yapılır ve az hararetli, dumanlı bir fırında tekrar fırınlanır. Bu fırınlamadan sonra, kap madeni bir parlaklık kazanır. İLE/||/<> Osmanlılar tarafından uygulanan bir çini tekniği. Bu teknikte boya sır altındadır. Sırın kendisi renklidir. İlk olarak, levha üzerine sınır birbirine karışmasını önleyen, kontur oluşturan bir madde ile sınırlar belirlenir. Daha sonra, istenen renkler sırasıyla boya gibi kullanılarak levha renklendirilir. En son fırın işlemiyle renkler ve yüzey tarafında içinden kaynaklanan bir mermerleşme karışması sağlanır. İLE/||/<> Keramiklerin süslenmesinde kullanılan bir teknik. Doğrudan kabın üzerine yapılan ya da ikinci hamuru yapıştırmak yoluyla bir takım kabartma figürlerin işlenmesi. )
- SIRA SIRA (DİZMEK/DİZİLME)
( SAFF SAFF )
- ŞIRA[Fars. < ŞİRE] ile/||/<>/> GÜNBALI
( Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. @@ Güneş altında bırakılarak koyulaştırılmış üzüm şırası. )
- ŞIRA/ŞÎRE[Fars.] ile/||/<>/> HARDALİYE[Ar.]
( Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. @@ İçine hardal katılarak yapılan üzüm şırası. )
- ŞİRÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂL[Ar.]
- RANK[İng.] / RANG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRA
- SIRA ile SIRA
( Sınıflarda kullanılan, oturup yazı yazacak biçimde yapılan, arka arkaya ya da yan yana dizilen uzun masa/lar. | Tahtadan oturak. @@ Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. )
- ŞİRÂ'[Ar.] ile ŞİRÂ'/Şİ'RÂ'[Ar.] ile Şİ'RÂ'[Ar.] ile ŞIRA/ŞÎRE[Fars.]
( Satın alma/alınma. @@ Yelken, gemi yelkeni. @@ İki yıldızın adı. @@ Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. )
- SİRÂC[Ar.] değil/yerine/= IŞIK, KANDİL, MUM, GÜNEŞ
- SIRADAN BİRİ ile/yerine/değil HERHANGİ BİRİ
- ORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRADAN IŞIN
- SIRADAN KİŞİ ile/değil AYDINLANAN KİŞİ
( Aydınlandığını sanır. İLE/DEĞİL Sıradan olduğunu anlar. )
- SIRADAN KİŞİ değil/yerine ETİK VE ESTETİK KİŞİ
( ... DEĞİL/YERİNE Bilgeliğin, etiğe; sanatın da estetiğe dönüştürmesiyle. )
- SIRADANLAŞMAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< "UYUM SAĞLAMAK/GÖSTERMEK"
- SIRALAMAK ile DİZİ BİLDİRİMİ
( ARRAY vs. ARRAY DECLARATION )
( آريه ile اعلان اريه )
( آريه ile اعلان اريه )
- SIRALAYIVERMEK ile SIRALAYICI HARF
- ÖLÜM:
"SIRALI" ile/ve/değil/||/<>/< SIRASIZ
- ŞIRA/LIK ile ŞIRAK ile ŞIRACI/LIK ile ŞIRALI ile ŞIRASIZ ile ŞIRAK ŞIRAK ile ŞIRALIK ÜZÜM
- SIRAT ile/ve/değil EŞİK
- ŞİRB[Ar.] ile ...
( Su hissesi, suya ait hak. Ekin ya da hayvan sulama nöbeti. )
- SIRÇA[Tr. < SIRIÇGA]/CAM[Fars. < KUPA] ile/ve/||/<>/> AYNA[Ar.]
( Cam, camdan yapılmış. İLE/VE/||/<>/> Camın sırlanmışı. )
- SIRÇA SARAY = ÇİNİLİ KÖŞK
( Arkeoloji Müzesi karşısındadır. )
( 1472'de, Fatih Sultan Mehmet tarafından Mimar Atik Sinan'a yaptırılmıştır. [İçi dışı altı köşeli, firuze renkli çinilerle süslü bir köşktür.] )
- SIRÇA ile SIRÇA KÖŞK
- SIRÇALI KÖŞK değil SIRÇA KÖŞK
- SIRDAŞ ile KENDİNDEN EMİN ile KENDİNDEN EMİN ile GİZLİCE ile GÜVENLE
( CONFIDANT vs. CONFIDENCE vs. CONFIDENT vs. CONFIDENTIALLY vs. CONFIDENTLY )
( محرم راز ile هم رائ ile همراز ile محرم اسرار ile سرنگهدار ile رازدار ile اطمينان ile اعتماد ile وثوق ile استظهار ile دلگرمي ile دلگرم ile بطور محرمانه ile متوکلاً )
( MAHRAM RAZ ile NPAM RAYE ile CPEHMARAZ ile MAHRAM ESRAR ile SARANGEIDAR ile RAZDAR ile ETMYNAN ile ETEMAD ile VOSOQ ile ESTEZEHAR ile DELGARAMY ile DELGARAM ile BETOR MOHARMANEH ile MOTOKLAN )
- SIRF VARLIK(ENE) ile/ve MUTLAK VARLIK ile/ve MUKAYYET VARLIK
( Deneyimi olanaklı kılan Mutlak'tır. Onu gerçektleştiren ise Öz Varlık'tır. )
- SIRF ile/ve HAKİKAT
( ONLY/MERE/SHEER vs./and TRUTH )
- SIRF ile SAF
( MERE/SHEER vs. PURE )
- SIRF/AN[Ar. < SİRF + Fars. -EN/AN: olarak.] ile/ve/||/<>/> TÜMEL/KÜLLÎ
( Yalnız, ancak, sâdece. | Baştan aşağı, büsbütün, tümüyle, tamamı ile. | Katışıksız, sâde, hâlis, saf, sâfî. @@ Belirli bir küme içinde olan ögelerin hepsini içine alan. | Tüm kapsamıyla alınmış olan [önerme]. )
( ONLY/MERE/SHEER vs./and/> UNIVERSAL )
- SIRIK DOMATES ile YER DOMATESİ ile YEŞİL DOMATES ile KAVATA ile OVAL ile ELİKA ile SALKİTO
( Salatalık. İLE Yemeklik. İLE Turşuluk. İLE Dolmalık. [Kızarmayan domates] )
( LYCOPERSICON ESCULENTUM )
- SIRILSIKLAM ile SIRILSIKLAM ÂŞIK
- ŞIRINGA[İng. < SYRINGE]/ENJEKTÖR değil/yerine/= İĞNE
- ŞİRİN/LİK ile/ve CANA YAKIN/LIK
- GÖKBÖRİ/KÖPEKYILDIZI/SİRİUS[Fr., Alm., Rusça]/SOTHIS[Mısır]/SEIRIOS[Yun.]/İŞVARA[Hintçe]/ŞİRA[Ar.]:
A ile/ve/||/<> B
- ŞİRK/ZINDIKLIK ile/ve/değil/yerine TEVHİD
( Herşeyi hem birbirinden ayrı, hem de birbirinin aynısı görmek. )
( O'nu bilen, başka ne bilir ki, şirk'e düşe? )
- ŞİRK ile ...
( ALLAH'A ORTAK KOŞMAK [bkz. İŞRÂK] | İLHÂD | Kendini beğendirme isteği. )
- ŞİRK[Ar.] değil/yerine/= EŞKOŞMAK
- ŞİRK ile GAFLET
- ŞİRK ile İKİLİK
( POLYTHEISM vs. DUALITY )
- ŞİRK ile/ve/> İŞRAK
- ŞİRK ile/değil KÂMİL KÜFÜR
- ŞİRK ile/ve/||/<> KİBİR
( Tanrı'ya, başka bir şeyi/birini ortak koşmak. İLE/VE/||/<> Tanrı'ya, kendini ortak koşmak. )
- ŞİRK ile ÖRTÜLÜ/GİZLİ ŞİRK
- SİRK ile SİR AĞDA
- ŞİRK ile ŞİRKTEN SONRAKİ GÜNAHLAR
- ŞİRK ile/ve ZINDIKLIK
( Herşeyi birbirinden ayrı tutmak ve toplamamak. İLE/VE Herşeyi toplayıp birbirinden ayırmamak. )
- SİRKELENMEK ile SİRKELEŞMEK ile SİRKE/LİK ile SİRKEN ile SİRKECİ/LİK ile SİRKELİ ile SİRKE RUHU ile SİRKE SİNEĞİ
- ŞİRKET HİSSESİ değil/yerine/= ORTAKLIK PAYI
- ŞİRKET SANI/UNVANI[Ar.] ile/ve/<> MARKA
- ŞİRKETLER, HİZMETLERİNDE:
UCUZ İSE ile/ya da/<> HIZLI İSE ile/ya da/<> NİTELİKLİ İSE
( Niteliksiz ve hızlıdır. İLE/YA DA/<> Ucuz ve niteliksizdir. İLE/YA DA/<> Pahalı ve yavaştır. )
( Dünyada, hiçbir şirket, bir işi, hem ucuz, hem hızlı, hem de nitelikli yapamaz. )
- CIRCULATION PUMP[İng.] / ZIRKULATIONS PUMPE, UMWALZPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİRKÜLASYON POMPASI
- ŞIRLAĞAN/ŞIRLANYAĞI = SUSAM YAĞI
- SIRP ile/ve BOŞNAK
( Müslüman olmayan Slavlar. İLE/VE Müslüman olan Slavlar. )
- SIRSIKLAM ile SIRSIKLAM ÂŞIK
- SIRT ÇEVİRMEK değil YÜZ ÇEVİRMEK ya da SIRTINI DÖNMEK
- SIRT DESTEĞİ ile GERİ ile ARKA SOKAK ile İLERİ GERİ ile SIRT OLUŞUMU ile ARKASI ile GERİ ÇEKİLMEK ile YEDEKLE ile ARKA BAHÇE
( BACK REST vs. BACK vs. BACK ALLEY vs. BACK AND FORTH vs. BACK FORMATION vs. BACK OF vs. BACK OUT vs. BACK UP vs. BACK YARD )
( کول ile خلف ile ظهر ile عقبي ile عقب ile پشتانداختن ile پشت ile پس کوچه ile پس و پيش ile لغت سازي ile پس ile زه زدن ile دبه کردن ile دبه در آوردن ile تکيه گاه ile بعقب بردن ile بعقب رفتن ile پشتي کردن ile حياط )
( کول ile خلف ile ZANPAR ile AGHABY ile AGHAB ile پشتانداختن ile POSHT ile PES KUCHEH ile PES VE PEYSH ile LAGHAT SAZY ile PES ile ZAH ZADAN ile DABEH KARDAN ile DABEH DAR AVARDAN ile TAKYYEH GAH ile BAGHAB BARDAN ile BAGHAB RAFTAN ile POSHTY KARDAN ile HEYAT )
- SIRT İLE MTOR İLE AMPK ile/||/<> YAŞLANMA YOLAKLARI
( Ömür uzunluğunu düzenleyen sinyal yolları. )
( Formül: CR → SIRT↑ mTOR↓ )
- SIRT SIRTA
- SIRT ile BALIKSIRTI
( Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. | İnsanda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm. | Kesici araçların kesmeyen kenarı. | Dağların ya da tepelerin üst bölümü. | İnsanın üstü. | Bir şeyin üstü, üst bölümü. | Dikilmiş ya da ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İLE Balık iskeleti biçiminde birbirine paralel ve çapraz çizgili kumaş deseni. | Suların toplanmaması için ortası şişkin bir biçimde yapılan yol. | Orta bölümü yüksek olup yanlara doğru alçalan bir biçimde. )
- SIRT/EĞİN ile YAĞIR
( ... İLE Sırt, arka, iki kürek kemiği arası. | Atın omuzları arasındaki yer. | Kel. )
- SIRTI PEK/LİK ile SIRTI SIRA ile SIRTI YUFKA
- SIRTLAN/YELELİKURT/ANDIK/ANDUK ile YABAN KÖPEĞİ
( 4 modern türleri bulunmaktadır. İLE ... )
( Sırtlanların, köpeklerle bir akrabalığı yoktur. [En yakın akrabaları misk kedileridir.] )
( Aslanlarınkinden iki kat büyüklükte kalpleri vardır. İLE ... )
( 5 kilometre boyunca saatte 55 kilometre hızla koşabilirler. İLE ... )
( Sırtlanlar çok miktarda ve çok hızlı yerler. [Gövde ağırlıklarının 3 katı kadar] İLE ... )
( Hedefteki avı kaçmaktan vazgeçene kadar kilometrelerce takip ederler. Kurban pes ettiği anda, karnına ve bacaklarına saldırırlar. İLE ... )
( Av hayvanı ölümlerinin 1/4'ünden sorumlulardır. [Çok sayıdaki bölgede, avladıkları hayvanlar, aslanların en büyük besin kaynağıdır.] İLE ... )
( Tek rakipleri aslanlardır. [Aralarında sürekli bir savaş hali bulunur.][İkisi de birbirinden yemek çalarlar fakat yaygın inancın aksine, daha çok aslanlar sırtlanların leşlerinden aşırırlar.]Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır. İLE ... )
( Midelerindeki konsantre hidroklorik asit sayesinde deri ve kemikleri de sindirebilirler. [Kalsiyumun etkisiyle dışkıları beyaz renktedir.] İLE ... )
( Yavruları çiftler halinde doğar. [Yavrulardan birinin egemenlik kurmak için ikizini öldürdüğü sıkça görülmektedir.] İLE ... )
( Dişillerin önderlik ettiği topluluklar halinde yaşarlar. İLE ... )
( Bir ailedeki sırtlan sayısı 80'e kadar çıkabilir.[Fakat avlanmak için küçük gruplara bölünürler.] İLE ... )
( Yaşlanmış aslanlar sürünün dışında kaldıklarından dolayı sırtlanlar tarafından parçalanırlar.] )
( BEHDEL[Ar.]: Sırtlan yavrusu. )
( Etiyopya'nın Harar bölgesinde yaşayan bir hayvansever, her akşam, yüzlerce sırtlanı, tek tek adıyla çağırarak kendi eliyle beslemektedir.[Tebrik ve teşekkür ediyoruz!] )
( ZAB', ZABU'/DABU'[çoğ. ZIBÂ/DİBÂ'], ARCÂ/ARFÂ ile ... )
( KEFTAR ile ... )
( HYENA vs. WILD DOG )
( HYANENA cum CANIS AUREUS )
- SIRTLAN ile BENEKLİ DİŞİ SIRTLAN
( ... İLE Erilin penisine denk gelecek büyüklükte klitorisleri bulunur. )
( ... cum CROCUTA CROCUTA )
- SİS ile SİS FARI ile SİS BOMBASI ile SİS LAMBASI ile SİS PERDESİ
- BOTTLE-BLOWING MACHINE[İng.] / SOUFFLANTE POUR BOUTEILLES[Fr.] / FLASCHENBLASMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞİŞE ÜFLEME MAKİNASI
- ŞİŞE değil/yerine/= KÜÇÜK ŞİŞE/FLAKON
- ŞİŞE ile POTKAL[İt.]
( ... İLE Kaza ya da başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan, içinde mektup olan şişe. )
- ŞİŞE ile/ve/değil/yerine/<> SAĞRAK/KADEH
- ŞİŞE[Fars. :Cam.] ile ŞİŞE
( İçerisine sıvı konulan, cam ya da plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap. | Bu kabın aldığı miktarda olan. | Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. İLE Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta. )
- ŞİŞE ile ŞİŞE KAPAĞI ile ŞİŞE AÇACAĞI ile DARBOĞAZ
( BOTTLE vs. BOTTLE CAP vs. BOTTLE OPENER vs. BOTTLENECK )
( بطري ile شيشه ile دربطري ريختن ile در بطري ile دربازکن ile تنگنا )
( BETRY ile SHYSHEH ile DARBETRY RYKHTAN ile DAR BETRY ile DARBAZKON ile TANGNA )
- ŞİŞE ile SÜBEK
( ... İLE Bazı yerlerde, beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesi ya da sidiği bir kaba akıtacak boru. )
- ŞİŞE ile/||/<> SÜRAHİ
- ŞİŞEK ile/ve ÖVEÇ
( İki yaşını geçmemiş, doğurmamış koyun. İLE/VE İki-üç yaşındaki eril koyun. )
- ŞİŞMAN OLAN BEYNİMİZ ile/değil ŞİŞMAN OLAN, BEYNİMİZ/ZİHNİMİZ
( Beynin, temelde ve her koşulda şişman olduğunu "düşünmek/iddia etmek". İLE/DEĞİL Şişmanlığın, gövdede değil beyinde/zihinde olması/olmayabilmesi [uyarısı]. )
- ŞİŞMAN OLAN BEYNİNİZ ile/değil ŞİŞMAN OLAN, BEYNİNİZ
- ŞİŞMANLIK(OBEZİTE) <>/> KÖTÜRÜMLÜK(FELÇ)
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- ŞİŞMANOĞLU, MEHMET AKİF (İST. 1963) :
( Yeniköy'de ikamet etmektedir. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldu. Aynı zamanda İ.Ü. İşletme İktisadı Enstitüsü Uluslar arası İşletmecilik Programını İngilizce olarak tamamladı. 1987'de demir - çelik sektöründe iş hayatına atıldı, halen aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirketin ortağıdır. Siyasete Adalet Kalkınma Partisi'nin (AKP) kurulması ile bu parti saflarında başladı. İstanbul İl Yönetim Kurulu Kurucu Üyesidir. Altı yıl İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği, İl Başkan Yardımcılığı, Sarıyer İlçesi Sorumluluğu görevlerinde bulundu. 2007 genel seçimlerinde İstanbul 2. Bölgeden Milletvekili aday adayı oldu. 29 Mart 2009 yerel seçimlerde AKP den Sarıyer Belediye Başkanlığına adaylığını koydu fakat seçilemedi. )
- ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )
- ŞİST[Fr. < Yun.] ile YAPRAKTAŞ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Molozla karışık tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. İLE İçinde mıka parçacıkları bulunan, değişime uğramış şist. )
- SİSTEM KODU "0" ile KOD
( Tüm dünyada ve Türkiye'de belirlenmiş olan "0" bir kod olarak belirtilmez/yazılmaz! Şehirlerarası "0" ve/ya da uluslararası "00" aramalarda tuşlanma gerekliliği bilinen/bilinmesi gereken bir sistem kodudur. Şehirin ve ülkenin kodu ise belirtilebilir olan/belirtilmesi gerekendir. 0212, 0216, 0312, 0535 denmez! Sadece kod söylenir! 212. 212 22 22 gibi. )
- SYSTEMATIC NAME[İng.] / SYSTEMATISCHE NAME[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTEMATİK İSİM
- ŞİSTLEŞMEK ile ŞİST ile ŞİSTLİ/LİK
- SIT vs. SEAT
- SİT ile SİTE ile SİT ALANI
- SİTÂRE[Ar. < SETR | çoğ. SETÂİR] ile SİTÂRE[Fars. çoğ. SİTÂREGÂN]
( Örtünülecek, perdelenecek şey. İLE Yıldız. | Taih, kader, baht. )
- SITASYON/CITATION[İng.] değil/yerine/= GÖNDERME, ATIF
- SITE :/yerine ALAN, SİTE
- SİTE[Fr. < Yun.] ile POLİS[Fr. < Yun.]
( Daha çok, belirli meslek bireyi için yapılmış ya da belirli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu. | İlkçağda, kendi yasalarıyla yönetilen, bir ya da birkaç kentten oluşan devlet. | Kent. İLE Kent. | Kent düzenini sağlayan yetkilendirilmiş güç. )
- SITMA/MALARYA[İt.] ile/ve DANG
( Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar. )
( Anofel türü sivrisineğin kesmesiyle insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık. İLE ... )
( HUMMA, TEKATTU': Bir sıtma nöbetinin düzenli aralıklara ayrılması. İLE ... )
( TEB ile/ve ... )
- SITOGENETİK/CYTOGENETICS[İng.] değil/yerine/= GÖZE GENETİK BİLİMİ
- SITOGENEZ/CYTOGENESIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE GELİŞİMİ
- SITOLİZ/CYTOLYSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE ERİMESİ
- SITOLOJİ/CYTOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMİ
- SİTOLOJİ ile HİSTOLOJİ
( Gözelerin yapısını ve işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE Dokuların yapısını ve işlevlerini inceleyen bilim dalı. )
- SITOLOJİK/CYTOLOGIC[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL
- SITOLOJİK TETKİK/CYTOLOGIC EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL INCELEME
- SITOMETRİ/CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖZE ÖLÇÜMÜ
- SITOPLAZMA/CYTOPLASM[İng.] değil/yerine/= GÖZE SIVISI
- CITRIC ACID[İng.] / ACIDE CITRIQUE[Fr.] / ZITRONEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİTRİK ASİT
- SİTTE-İ SEVİR[Ar.] değil/yerine/= ÖKÜZSOĞUĞU
( Nisan'ın 15'inden sonra olan fırtınanın adı. )
- SİTTİN SENE["SİKTİN SENE" değil!] ile Fİ TARİHİNDE
( 60 yıl. | Sonu gelmeyecek kadar uzun zaman. )
- SITUATION vs. FACT
- SITUS İNVERSUS[İng.] değil/yerine/= TERS KONUM
- SIVAMAK ile SIVANMAK ile SIVATMAK ile SIVAŞMAK ile SIVALAMAK ile SIVAZLAMAK ile SIVAZLANMAK ile SIVAZLATMAK ile SIVAŞTIRMAK ile SIVANABİLMEK ile SIVA ile SIVACI/LIK ile SIVALI ile SIVACI KUŞU ile SIVACI KUŞUGİLLER
- ŞİVE[Fars.]/AKSAN[Fr./İng. < ACCENT] değil/yerine/= VURGU/ÖZÜN/AĞIZ
- ŞİVE[Fars.] değil/yerine/= AĞIZ
( Naz, eda. | Söyleyiş, yerli ya da yabancı konuşma tarzındaki söyleyiş özelliklerinin bıraktığı genel izlenim. )
- ŞİVE ile ŞİVELİ ile ŞİVESİZ/LİK
- SİVİ[İng. < CV] değil/yerine/= ÖZGEÇMİŞ
- LIQUID DROP MODEL[İng.] / MODÈLE DE LA GOUTTE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGES TRÖPFCHENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI DAMLASI ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- LIQUID HELIUM[İng.] / HÉLIUM LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE MODIFIKATION DES HELIUMS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI HELYUM
- LIQUID-SOLID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-KATI KROMATOGRAFİSİ
- LIQUID CATHODE[İng.] / CATHODE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI KATOT
- BİLLUR-İ SEYYALE[Osm.] / LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI KRİSTAL
- LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI LAZER
- POMPE DE CIRCULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SIVI POMPASI
- SIVI SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KATI SABUN
( pH dengesi daha değişkendir.[Yapımında, potasyum hidroksit kullanıldığından.][Yapısını bozmadan içine çok daha fazla ek madde konulabildiğinden, katı sabuna oranla içindeki bazı nesnelerden dolayı elleri daha çok yıpratabilir.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Raf süresi daha uzundur.[Eriyebilmesinden dolayı.] )
( Çevreye duyarlılık için katı sabun yeğlenmelidir.[Sıvı sabunlar, katı sabunlara oranla %25 oranında daha fazla karbon ayak izi bırakır. )
( Ev ortamında katı sabun kullanılabilir fakat hastahane, okul, alışveriş merkezleri gibi ortak ve kalabalık ortamlarda katı sabun kullanılmamalıdır. )
- SOLVATION[İng.] / SOLVATISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SARILIM/SARILMIŞ
- SOLVATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SİVİ SARILIM
- LIQUID SILEX[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI SİLEKS
- LIQUID-LIQUID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-SIVI KROMATOGRAFİSİ
- DELK-İ MÂYÎ[Osm.] / LIQUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SÜRTÜNMESİ
- CELLS WITHOUT LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI OLMAYAN GÖZELER/HÜCRELER
- LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI
- SIVI YAĞ ile/ve/yerine ZEYTİNYAĞI/SELÎT[Ar.]
- SIVI ile/ve/değil/||/<>/< AKIŞKAN/LIK
- SIVI ile AKIŞKANLIK ile SIVILAR
( FLUID vs. FLUIDITY vs. FLUIDS )
( سيال ile مايع ile نرم وآبکي ile طلاقت لسان ile سياليت ile سلاست بيان ile مايعات )
( سيال ile MAYE ile NARAM VAABKY ile TALAGHT LESAN ile سياليت ile SALAST BEYAN ile MAYAT )
- LIQUID[İng.] / LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI
- LIQUEFIED PETROLEUM GAS, LPG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI, LPG, LPG
- SİVİLCE ile ERGENLİK SİVİLCESİ/ERGENCE/AKNE[Yun.] ile SİVİLCEMSİ/AKNEİFORM
( SİVİLCE TERİMLERİ
ANDROJEN
Temel erkeklik hormonu; ancak daha düşük düzeyde bayanlarda da bulunur.
BEYAZ NOKTA
Cilt yüzeyinde görülen bazen beyazımsı, bazen de ciltle aynı renkte küçük pütürler, kapalı komedon olarak geçer.
FOLİKÜL
Ciltte bulunan, kıl kökünü barındıran, yağ bezinin bir kanal aracılığı ile içine açıldığı ve kendisi de bir gözenekle cilt yüzeyine açılan anatomik yapı. Bu gözenekler cildin hemen hemen tamamında bulunur. Salgılanan yağlı sebum gözenekler aracılığıyla cildin yüzeyine atılır.
HORMON
Gövdede değişik salgı bezlerinden salgılanan ve tüm gövde işlevlerini düzenleyen kimyasal nesneler.
KOMEDON
Siyah nokta ve pütürlerin genel adı.
LEZYON
Hekimler tarafından çeşitli oluşumları anlatmak için kullanılan bir terim.
MİKROKOMEDON
Gözle görülemeyen sadece büyüteç yardımıyla görülebilen, gözenekleri tıkamış tıkaçlar. Bunlar genelde, zaman içinde siyah ve/veya beyaz noktalara ve daha sonra da sivilcelere yol açarlar.
NODÜLER AKNE
Genellikle dışarı açılıp akmayan ama ele gelen bir sertlik biçiminde olan, iri, bir kısmı, üzerine basıldığıda ağrı veren büyük lezyonlar. Kist, nodüle benzer özellikleri de olan ama sonuçta farklı bir lezyondur. Bu durumdaki akneler düzelince genellikle iz ya da leke bırakır.
Bu terim genellikle, akne yapma riski olan kozmetik ürünlerin, akneye yol açmadıklarını anlatmak amacıyla kullanılır. P. ACNES
Bir bakteri adı. Bu bakteri normalde de cildimizde bulunur. Ancak, gözenekler tıkandığıda dışarı atılamayan yağlı sebum maddesi içinde aşırı miktarlarda çoğalarak akneye yol açabilir.
PAPÜL
Küçük, çevresine göre kabarık, ancak iltihaplı beyaz "baş"ı olmayan kırmızı sivilceler.
PÜSTÜL
Çevresi kırmızı, çok büyük olmayan ama ortasında beyaz uç olan, irinli sivilceler.
SEBASE BEZ
Deriye yağını veren nesneyi salgılayan küçük bezler, yağ bezleri.
SEBUM
Yağ bezleri(sebase bezler) tarafından salgılanan yağdan zengin bir madde. Özellikle gençlik yıllarının başlarında çok fazla salgılandığı bilinmektedir. SİYAH NOKTA
Cilt yüzeyinde görülen siyah küçük noktacıklar. Bulunduğu yerdeki gözeneklerin tıkanmış olduğu anlaşılır. Açık komedon olarak bilinir.
)
( BECE, BİSRE [BİSR: Gövdesi sivilceli kişi.], BESR/BESERE[çoğ. BESÛR] ile ...
TEBESSÜR: Sivilce çıkması. )
( PERÛŞ ile ... )
( PIMPLE vs. ACNE )
- SIVINMAK ile SIVIŞMAK ile SIVINDIRMAK ile SIVIŞABİLMEK ile SIVILAŞTIRMAK ile SIVIKLAŞTIRMAK ile SIVI ile SIVIK ile SIVI YAĞ
- SİVRİ UÇLU ile SİVRİLEŞME
( ACUMINATE vs. ACUMINATION )
( نوک دار ile عمل تيزکردن )
( NOK DAR ile AMEL TYZAKARDAN )
- SİVRİ ile/ve SERT
- SİVRİSİNEK ile ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ
( ... İLE Zika virüsünü taşıyan sivrisinek. )
- SİVRİSİNEK ile/ve GÖLE/K
- SİVRİSİNEK ile SARI HUMMA SİVRİSİNEĞİ
( ... İLE Aedes aegypti, sarı humma sivrisineği, dang humması, chikungunya, Zika humması, Mayaro ve sarı humma virüsleri ve öteki sayrılıkları yayan bir sivrisinektir. )
( ... cum AEDES AEGYPTI )
- SİVRİSİNEK ile İVEZ/ÜVEZ
( BAÛZA/BAUZ ile GUBEYRÂ )
( CULEX OR ANOPHELES cum SORBUS )
- SIX :/yerine ALTI
- SİYA[İt.]
( Kürekleri tersine kullanarak, sandalı, geriye yürütme. )
- SİYAH AKREP ile SARI AKREP
( ... İLE Siyah akreplerden çok daha zehirlilerdir. [Dişilleri, erillerden daha zehirlidir.] )
( ... İLE Tek bir iğne darbesinde daha az zehir salgılar fakat Sarı Kobra yılanının zehrinden 3 kat daha güçlüdür. )
( ... İLE Sahra Çölü'nde yaşamaktalardır. )
( Dünyada 1200'den fazla akrep türü vardır. )
( 400 milyon yıldır varolmaktalardır. [100'den fazlası sadece Afrika'da yaşar.] )
( İnsanda, geliştirilen tedaviler ile akrep sokmalarının sadece %3'ü ölümle sonuçlanmaktadır. [Çoğunlukla çocuklarda görülmektedir. Gövde küçüldükçe zehrin etkisi artar.] )
( [Ege bölgesinde] KUYRUKLU: Akrep. )
( SCORPION[İng.]/SCORPIO[Lat.] )
- RAYONNEMENT DE CORPS NOIR[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM İSİMLERİ
- BLACK-BODY TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DU CORROPS NOIR[Fr.] / SCHWARZTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM SICAKLIĞI
- BLACK LEAD[İng.] / GRAPHITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH KURŞUN, GRAFİT
- SİYAH PUMA değil PANTER
( Panter deyince akla gelen "Siyah Puma"dır fakat böyle bir hayvan bulunmamıştır. )
- TELLURO NOIR[Fr.] / TELLURGLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH TELLÜRYUM
- SİYÂH[Fars.] değil/yerine/= KARA
- SİYAH[Fars.] değil/yerine/= KARA
- SİYAHLANMAK ile SİYAHLATMAK ile SİYAHLAŞMAK ile SİYAHLAŞTIRMAK ile SİYA ile SİYAH/LIK ile SİYAK ile SİYASAL/LIK ile SİYA SİYA ile SİYAH IRK ile SİYAH BEYAZ ile SİYAH NOKTA ile SİYAM İKİZİ ile SİYAM KEDİSİ ile SİYASAL PARTİ ile SİYAM İKİZLERİ
- SİYASET ve İLM-İ SİYASE/T
- SİYÂSETNAME ile/ve/değil/||/<>/< NASİHATNAME
- SİYASETNAMELERDE:
SULTAN OLMAK ile/ve/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK
- KÜFÜR:
[ne yazık ki]
SİYASETTE değil/yerine/>< GECE ve TOPRAK ve DENİZ ve DOST
( Hakikati örter. DEĞİL/YERİNE/>< Dünyayı örter. VE Tohumu örter. VE Dibini örter. VE Dostun, ayıbını örter. )
( KÜFR: Bir şeyin üzerini örtmek. )
- SİYASİ KRİZ ile/ve EKONOMİK(İKTİSADİ) KRİZ ile/ve KÜLTÜREL KRİZ
- SİYER/SİRE[< SÎRET] ile TERCEME (NEFSEHU/Lİ-NEFSEHİ)
( AHLÂK VE YÜKSEK VASIFLAR | HZ. MUHAMMED'İN YAŞAMINDAN BAHSEDEN KİTAP )
- SİZ (DE) HÂLÂ ÇOK GÜZELSİNİZ değil SİZ (DE) HER ZAMAN ÇOK GÜZELSİNİZ
- SİZDEN OLMAYAN ile/ve/<>/= SİZDEN OLAN
- SİZE KATILIYORUM" ile/değil SÖYLEDİĞİNİZE/DÜŞÜNCENİZE KATILIYORUM
- SIZE :/yerine BOYUT
- SİZİ KESEYİM/KESİYORUM değil SÖZÜNÜZÜ KESEYİM/KESİYORUM
- SİZİ SEVEN BİRİNİN UYARISI/İKAZI ile/>< SİZİ SEVMEYEN BİRİNİN İLTİFATI
- SIZILMAK ile SIZIRMAK ile SIZI ile SIZIŞ ile SIZICI ile SIZILI ile SIZISIZ ile SIZIM SIZIM ile SIZICI ÜNSÜZ
- (SİZİN/ONUN) İÇİN ... ile/değil (SİZİN/ONUN) AÇINIZDAN/AÇISINDAN ...
- Sınırsızlığı hissetmek için SUS!!!
- Sır olduğu için SUS!!!
- SKA/SEREBRAL KAN AKIMI CEREBRAL BLOOD FLOW[İng.] değil/yerine/= BEYİN KAN AKIMI
- SKANDAL[Fr. < SCANDALE] ile/||/<> KRİZ
- SKELEROG değil/yerine/= DOKU SERTLEŞMESİ
( Doku sertleşmesi. )
- SKGS/HEALTH PROTECTION ENHANCEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA GELİŞTİRME DÜZENİ
- SKİ ile SKİF
- SKIN :/yerine CİLT, DERİ
- SKOR/SCORE[İng.] değil/yerine/= SAYI
- SKOR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SPOR
- SKRS/HEALTH CODING REFERENCE SERVER[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KODLAMA REFERANS SUNUCUSU
- SL/SUBLINGUAL[İng.] değil/yerine/= DİL ALTI
- SLATER'S RULE[İng.] / RÈGLE DE SLATER[Fr.] / SLATER-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SLATER KURALI
- SLAVE :/yerine KÖLE
- SLAYT SHOW değil/yerine/= SAYDAMLA GÖSTERİ
- SLIDE vs. SKID
- SLIP :/yerine KAYMAK, SLİP
- SLOW :/yerine YAVAŞ
- SLOW değil/yerine/= YAVAŞ
- SMALL WORLD İLE SCALE FREE İLE RANDOM ile/||/<> NETWORK MODELLER
( Gerçek dünya ağ yapıları. )
( Formül: P(k) ∝ k⁻ᵞ )
- SMART GRİD ile/||/<> KLASİK ŞEBEKE
( Smart çift yönlü optimizasyon, klasik tek yön dağıtım. )
( Formül: IoT sensör İLE analog )
- SMELL :/yerine KOKU, KOKLAMAK
- SMİR/SMEAR[İng.] değil/yerine/= YAYMA
- SMOKİN ile FRAG
( İkisi de siyah(çok nadir beyaz ve/ya da tonları), papyon takmak gerekir. Kuyruğu olan Frag'dır. Çok özel davetlerde(resepsiyon)/kutlamalarda kullanılır. )
- SMS/SHORT MESSAGE SERVICE[İng.] değil/yerine/= KISA İLETİ HİZMETİ
- SMTP/SİMPLE MAIL TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= BASIT POSTA AKTARIM PROTOKOLÜ (ELEKTRONİK POSTA GÖNDERMEDE)
- SN/SERIAL NUMBER[İng.] değil/yerine/= DİZİ NUMARASI
- SNAP :/yerine ŞİPŞAK ÇEKMEK
- SNELL KAVÂNİNİ[Osm.] / SNELL'S LAWS[İng.] / LOIS DE SNELL[Fr.] / SNELLSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SNELL YASALARI
- SNOB/İZM değil/yerine/= ZÜPPE/LİK
- SNOM İLE STED İLE PALM İLE STORM ile/||/<> SÜPER ÇÖZÜNÜRLÜK
( Kırınım limitini aşan mikroskopi. )
( Formül: Δx ~ λ/(2NA√(1+I/Is)) )
- SNOP[İng.]/KÜSTAH[Fars. < GUSTÂH] değil/yerine/= ZÜPPE/DANDİ[Fr. DANDY]/DIDON[Fr. < DIS DONC]
( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )
- SNOW :/yerine KAR
- SOBA[Macarca SZOBA] ile ŞÖMİNE[Fr. CHEMINEE]
( İçinde, kömür, odun ya da gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı. İLE Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla ya da taştan yapılmış, bacası olan yer, ocak. )
- SOBA ile/değil KUZİNE[İt. < CUSINA]
( ... İLE/DEĞİL Hem ısıtmaya, hem de üzerinde ya da içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. | Gemilerde yemek pişirilen yer. )
- SOBA[Macarca < SZOBA] ile SOPA
( İçinde kömür, odun, gaz yakılan ya da elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı. İLE Kalın değnek. | Dayak. )
- SOBELEMEK ile SOBE
- SODA LIME[İng.] / VERRE DE CHAUX SODÉE[Fr.] / NATRONKALKGLAS, SOLINGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA-KİREÇ CAMI
- SODA CRYSTALLIZED, WASHING SODA, SAL SODA[İng.] / CHAUX SÉDÉE[Fr.] / NATRONKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SODA KİRECİ
- SODA ASH[İng.] ile/değil/yerine/= SODA KÜLÜ
- SODA[İt. < Ar.] ile/değil/yerine MADEN SUYU
( Ekşi Sözlük'teki açıklamaları için burayı tıklayınız... )
( [ruhsatını] Tarım Bakanlığı verir. İLE Sağlık Bakanlığı verir. )
- SODA ile SODALI
- SODDY-FAJANS RULE[İng.] / RÈGLE DE SODDY-FAJANS[Fr.] / SODDY-FAJANSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SODDY-FAJANS KURALI
- SODIUM-LINE REVERSAL[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ EVRİĞİ
- INVERSION DE RAIE DU SODIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİ TERSİNMESİ
- NATRIUMLINIENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM ÇİZGİLERİNİN TERS DÖNMESİ
- SODIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE SODIUM, CARBONATE NEUTRE DE SODIUM CRISTALLISE[Fr.] / NATRIUM CARBONAT, SODA[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KARBONAT, SODA
- MİLH[Osm.] / SODIUM CHLORIDE, SALT[İng.] / CHLORURE DE SODIUM, SEL[Fr.] / NATRIUMCHLORID, SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM KLORÜR, TUZ
- SODIUM-SULFUR BATTERY[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM-KÜKÜRT PİLİ
- SODIUM PUMP[İng.] / NATRIUM PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SODYUM POMPASI
- SOF ile SOFA ile SOFU/LUK ile SOFALI ile SOFUCA ile SOFASIZ
- SOFA/SEQUENTIAL ORGAN FAILURE ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK ÖRGEN YETMEZLİĞİ DEĞERLENDİRME
- ŞOFBEN[Fr. CHAUFFE-BAIN][" ŞOHBEN" değil!] ile TERMOSİFON[Fr. THERMOSIPHON]
( Gaz ya da elektrikle çalışarak, hızlıca sıcak su sağlayan araç. İLE Sıcak su elde edilen, bir kazan ve içindeki borulardan oluşmuş araç. )
- SOFÎ ile ...
( SÂFİYETE ERMİŞ, ZÂHİRDE KÖLE, BÂTINDA HÜR OLAN )
- ŞOFÖR/LÜK ile ŞOFÖR AĞZI ile ŞOFÖR OKULU ile ŞOFÖR KOLTUĞU ile ŞOFÖR MAHALLİ ile ŞOFÖR MUAVİNİ
- SOFRA/LIK ile SOFRACI ile SOFRA BAŞI ile SOFRA BEZİ ile SOFRA TUZU ile SOFRA DUASI ile SOFRA TAKIMI ile SOFRA ÖRTÜSÜ ile SOFRA TAHTASI
- SOFT[İng.] değil/yerine YUMUŞAK
- SOFT :/yerine YUMUŞAK
- SOFU[Ar. < Yun.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MOLLA[Ar.]
( Dinin buyruk ve yasaklarına tümüyle uyan kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Büyük kadı. | Medrese öğrencisi. | Büyük bilgin. )
- SOGİ ile/ve GO
( Japon satrancı. İLE/VE Çin satrancı. )
( Japanese chess. WITH/AND Chinese chess. )
(1996'dan beri)