Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(58/120)
- İSTİNYE TERSANESİ SPOR KULÜBÜ :
( Bu kulüp 1977'de, İstinye'deki Tersanenin takımı olarak; Bayram Camcı, Kaya Alp, Mehmet Güven, Ertan Çekiç, Engin Dönmez, Mehmet Arı, Mehmet Soylu, Süleyman Çelikel ve Ali Güney tarafından kuruldu. Futbol ve voleybol dalında faaliyet gösterdi. Tersane İstinye'den kaldırıldıktan kulüp kapandı. )
- ISTIRAP/B ile AZAB
( ... ile İKAB["ka" uzun okunur] )
- İŞTİRAK HİSSESİ[Ar.] değil/yerine/= KATILIM PAYI
- İŞTİRÂK[Ar. < ŞİRKET] ile/ve/<>/< İŞTİYÂK[Ar. < ŞEVK]
( Ortaklık, ortak olma, paydaşlık. | Bir işte yer alma, paydaşlık etme. | Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım. | İktisadi devlet teşekküllerinin ya da kamu iktisadi kuruluşlarının ya da bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. | Bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında sürekli bir bağ yaratan, doğrudan ya da dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. İLE/VE/<>/< Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )
- ISTIRAP ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE
( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )
- ISTIRAP VERİCİ OLAN:
"KİM OLMADIĞIMIZ" değil KİM OLAMADIĞIMIZ
- ISTIRAP ile ARUF[Ar.]
( ... İLE Uzun süre ıstırap çeken. )
- ISTIRAP ile/ve/> ÇİLE
( ... İLE/VE/> Kemalâta erdiren ıstırap. )
- ISTIRAP ile ÖLÜM ACISI
( AGONY vs. AGONY OF DEATH )
( سکرات مرگ ile رنج ile نزع ile احتضار )
( SEKRAT MORG ile RANJ ile نزع ile EHTEZAR )
- İSTİRCÂ'[Ar. < RECÂ] ile İSTİRCÂ'[Ar. < RÜCÛ]
( Rica etme, yalvarma, dileme. İLE Bir cenâze görüldüğü zaman belirli bir âyeti okuma. [innâ li-llâh ve innâ ileyhi râciûn: Şüphe yok ki biz, Allah'ın kuluyuz, ve yine şüphe yok ki ona dönücüleriz] | Geri dönme, tepme. )
- İSTİRDAT[Ar.] değil/yerine/= KURTARMA, GERİ ALMA
- İSTİRİDYE ile/ve/||/<>/> İNCİ İSTİRİDYESİ/KABUĞU
( SADEF/SEDEF )
- İSTİS'ÂL[Ar. < SUÂL] ile İSTÎSÂL[Ar. < ASL] ile İSTİSHÂL[Ar. < SEHL]
( Soruşturma. İLE Kökünden koparıp çıkarma/çıkarılma, kökünü kurutma. | Bir urun çıkarılması. İLE Kolay sayma/görme. )
- İSTİŞÂRE HEYETİ/ŞURA değil/yerine/= DANIŞMA KURULU/DANIŞ
- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)] değil/yerine/= DÜŞÜNCE SORMA, DANIŞMA
- İSTİSÂRE[Ar.] ile İSTİŞÂRE[Ar. < ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)]
( Tozutma, toz savurma. | Fitnecilik, fesatçılık etme. İLE Fikir sorma, danışma. )
- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT] ile TEÂTÎ[< ATÂ]
- İSTİŞFÂ'[Ar. < ŞİFÂ] ile İSTİŞFÂ'[Ar. < ŞEFÂAT]
( Şifa talebetme, hastalığa ilâç arama, derdine derman arama. İLE Şefâat isteme, birinin aracılığını dileme. )
- İSTİSHÂL[Ar. < SEHL] ile İSTİSHÂR[Ar.]
( Kolay sayma/görme. İLE Alay etme, eğlenme. )
- [ne yazık ki]
!İSTİSHÂR değil/yerine/= !ALAY ETME, EĞLENME
- İSTİŞMAM[< ŞEMM]:
KOKLAMA, KOKU ALMA | KARÎNE İLE ANLAMA, HİSSETME -<
- İSTİSMÂR ile/ve/değil FEDÂ
- İSTİSMAR ile/ve RİYÂ
- İSTİSMÂR[Ar. < SEMERE] ile/ve/<>/değil SÛ-İ İSTİ'MÂL[Ar. < AMEL | çoğ. İSTİ'MÂLÂT]
(
)
( İşletme, yararlanma. | Sömürme. İLE/VE/<>/DEĞİL Kötü/yersiz/yolsuz kullanma. )
- İSTİSNA OLMAK" değil/yerine/>< İNSAN/KİŞİ/ADAM OLMAK
( [istiyorsan] "Egemen olmak." DEĞİL/YERİNE Özgür olmak. )
- İSTİVÂ'[Ar. < SEVÂ] ile İSTİ'FÂ'[Ar. < AFV] ile İŞTİFÂ'[Ar.]
( Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması. | Düz olma, düzlük. | Kaplama, örtme. | Ortada ve tam bir derecede bulunma. | Mevlevî sikkesinin tam ortasına gelmek üzere önden arkaya doğru çekilen iki parmak eninde yeşil çuha. İLE Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE İyi olma, şifâ bulma. )
- İSTİYÂK[Ar.] ile İŞTİYÂK[Ar. < ŞEVK]
( Misvak kullanma. İLE Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )
- İŞTİYÂK[< ŞEVK] değil/yerine/= ÖZLEM, HASRET | YOĞUN İSTEK/ARZU
- İSTİZÂA[Ar. < ZİYÂ] ile İSTÎZÂH[Ar. < VUZUH | çoğ. İSTÎZÂHÂT]
( Aydınlanma, ışıklanma, ziyâlanma. İLE Bir şeyin açık olarak bildirilmesini isteme, açıklama isteme. | Gensoru.[mecliste] )
- İSTİZAN[Ar.] değil/yerine/= YETKİ/İZİN İSTEME
- İSTİ'ZÂR[Ar. < ÖZR] ile İSTİZHÂR[Ar. < ZAHR]
( Bağışlamasını isteme, af/özür dileme. İLE Dayanma, güvenme, arka verme. | Yardım isteme, arka/zâhir olmasını isteme. )
- İSTİZLÂL[Ar. < ZİLL] ile İSTİZLÂL[Ar. < ZILL]
( Bayağı/aşağılık görme/görülme, zelil görme. İLE Gölgelenme, gölge altına girme. | Gölgede oturma. | Sığınma. )
- İSTOP değil/yerine STOP değil/yerine DURMA/DURDU
- İŞVE[Ar.] ile/ve CİLVE[Ar.]
( Güzelin, gönül aldatan/çelen, naz ve edâsı. İLE/VE Kırıtma. | Görünüş, tecelli. )
( TEBÂÜL: Karı-koca cilvesi. )
- İŞVE ile İŞVELİ/LİK
- İŞVEREN İŞÇİ
( EMPLOYER
WORKER )
- İSVİÇRE-BELLINZONA'DA, ÜÇ KALE:
CASTELGRANDE ile/ve/||/<> MONTEBELLO ile/ve/||/<> SASSO CORBARO
- İŞYAR, HÜSEYİN (RİZE, 1956) :
( Sarıyer altyapısından yetişti ve 1974'te profesyonel takım kadrosuna alındı. Beş sezon (1974 - 1979) içinde 35 lig, 36 amatör lig, 3 kupa, 3 turnuva maçı olmak üzere 77 resmi ve ayrıca 31 özel maçla birlikte toplam olarak 108 kez lacivert - beyazlı formayı giydi. Lig maçlarında 2, amatör lig maçlarında 20, turnuva maçlarında 2 olmak üzere resmi maçlarda 24 ve özel maçlarda attığı 9 golle birlikte takımı adına 33 gol kaydetti. )
- İŞYERİNE, ÖZELLİKLE EVE YENİ GELMİŞ EŞİNİZE/BİRİNE GİRER GİRMEZ BİRŞEY SÖYLEMEK ile/yerine 5-10 DAKİKA SONRA SÖYLEMEK
- İT ile İT ELLİ ile İT CANLI ile İT KOPUK ile İT ÜZÜMÜ ile İT DALAŞI ile İT HIYARI
- İTA ile İTAP ile İTA EMRİ ile İTA AMİRİ
- İTAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RIZÂ
- İTAAT/KÂR ile/ve/||/<> BİAT/KÂR
( Aç kalarak/bırakarak. İLE/VE/||/<> Bilgisiz kalarak/bırakarak. )
- İTAATKÂR/MUTÎ[Ar. < TÂAT] değil/yerine ESLEK
( Başkasının buyruk ya da dileklerini yerine getiren, yumuşak başlı. )
- İT'ÂB[< TAAB] ile İTÂB ile İTÂB
( Yorma, yorulma, zahmet verme. İLE Azarlama, tersleme, paylama. | Darılma. İLE Kolsuz, yakasız kadın gömleği, dekolte gömlek. )
- ÎTÂB[Ar.] ile İTÂB[Ar.] ile İT'ÂB[Ar. < TAAB]
( Kolsuz, yakasız bayan gömleği, dekolte gömlek. İLE Azarlama, tersleme, paylama, darılma. İLE Yorma/yorulma, zahmet verme. )
- ITÂB[Ar.] ile LEVM[Ar.]
- ÎTÂD[Ar.] ile İTÂD[Ar. < ATÂ]
( Kazık çakma. İLE Süt sağarken ineğin ayağına geçirilen ip. )
- ITÂM[Ar.] ile IT'ÂM/İT'ÂM[Ar. < TAAM]
( İşeme tutulması/zorluğu. İLE Yemek yedirme/verme. )
- İT'ÂM[Ar.] ile İT'ÂM[Ar.] ile İTHÂM[Ar.]
( İkiz doğurma. İLE Yemek yedirme/verme/verilme. İLE Suçlama. )
- İTAP[Ar.] ile AZAR, PAPARA, SAPARTA, ZILGIT[< ZIL yansıma sesine GIT eki ile]
( Paylama, azarlama. İLE Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama. )
- İTÂT[Ar.] ile İTÂAT[Ar. < TAV]
( Düşmanlık, zıtlık. İLE Boyun eğme, dinleme, alınan emre göre davranma. )
- İTE KAKA (İLERLEMEK)
- İTEBİLMEK ile İTEKLEMEK ile İTE KAKA
- ITEM :/yerine MADDE, EŞYA
- Temelde olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!
- [ne yazık ki]
!İTEN ile/||/<> !TUTMAYAN
- [ne yazık ki]
İTEN ile/ve/değil/||/<>/< TUTMAYAN
- İTFA[Ar.] ile/değil/yerine BORÇ ÖDEME
( ... İLE Söndürme. | Sönüm. | Bir borcu, azar azar ödeyerek kapatma, sönüm. )
- İTFA değil/yerine/= SÖNÜM
- İTFAİYE DEPARTMANI ile ATEŞ ile ATEŞ MERMİLERİ ile ATEŞ YİYEN ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN GÖREVLİSİ ile ATEŞ ETMEK ile YANGINDAN KORUNMA ile İTFAİYE İSTASYONU ile ATEŞ TAPINAĞI ile ATEŞE TAPAN ile ATEŞLİ SİLAH ile ATEŞ TOPU ile ATEŞ KUTUSU ile ATEŞ BÖCEĞİ ile İTFAİYECİ ile YANMAZ ile YANGINLAR ile OCAK BAŞI ile YAKACAK ODUN
( FIRE DEPARTMENT vs. FIRE vs. FIRE BULLETS vs. FIRE EATER vs. FIRE EXTINCTION vs. FIRE EXTINGUISHING vs. FIRE GUARD vs. FIRE OFF vs. FIRE PROTECTION vs. FIRE STATION vs. FIRE TEMPLE vs. FIRE WORSHIPPER vs. FIREARM vs. FIREBALL vs. FIREBOX vs. FIREFLY vs. FIREMAN vs. FIREPROOF vs. FIRES vs. FIRESIDE vs. FIREWOOD )
( تيراندازي کردن ile تير انداختن ile نار ile بر کنار کردن ile شليک کردن ile نيران ile آتش سوزي ile از مقام انداختن ile حريق ile آتش ile تير اندازي کردن ile آتش نشاني ile آتشنشاني ile اداره آتش نشاني ile شعبده باز ile خفگي آتش ile اطفاء حريق ile آتشبان ile در کردن ile استحکامات تدافعي ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile آتشخانه ile آتشگاه ile آتشکده ile آتش پرست ile اسلحه گرم ile شهاب روشن ile گلوله انفجاري ile آتشدان ile مجمر ile شب تاب ile کرم شب افروز ile کرم شو تاب ile سوخت گير ile سوخت انداز ile ضد آتش ile نسوز کردن ile ناسوز ile نسوختني ile شرر ile پاي بخاري ile زندگي خانگي ile هيزم ile حطب )
( TYRANDAZY KARDAN ile TYR ANDAKHTAN ile نار ile BAR KONAR KARDAN ile SHELYK KARDAN ile نيران ile ATASH SOZY ile AZ MOGHAM ANDAKHTAN ile HARYGH ile ATASH ile TYR ANDAZY KARDAN ile ATASH NESHANY ile ATASHNESHANY ile EDAREH ATASH NESHANY ile SHABDEH BAZ ile KHAFGY ATASH ile اطفاء حريق ile ATASHABAN ile DAR KARDAN ile ESTAHKAMAT TADAFEY ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile ATASHKHANEH ile ATASHGAH ile ATASHKODEH ile ATASH PAREST ile ESLEHEH GARAM ile SHEHAB ROSHEN ile GOLOLEH ENFEJARY ile ATASHODAN ile مجمر ile SHAB TAB ile KARAM SHAB AFRUZ ile KARAM SHO TAB ile SOKHT GYR ile SOKHT ANDAZ ile ZED ATASH ile NESOZ KARDAN ile NASOZ ile نسوختني ile SHRAR ile PAY BAKHARY ile ZANDEGY KHANGY ile YEHYZAM ile حطب )
- İTHAF ile/değil ATIF
- İTHAL ile İTHAL MALI
- İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"
- İTİBAR[Ar. < UBÛR | çoğ. İTİBÂRÂT] ile İHTİBÂR[Ar. < HABER]
( Saygı gösterme. | Önem verme. | Onur/şeref, haysiyet. | Bir şeyin, gerçek değil kararlaştırılan değeri. | İbret alma. | [ticaret] Söz ya da imzanın değeri. [İng./Fr. CREDIT] | Değer. İLE [bir kimseyi] Yoklama, deneme, sınama. )
- İTİBAREN ile HAKKINDA ile YUKARIDAN ile HER YERDEN ile ARKADAN ile HER KÖŞEDEN ile İÇERİDEN ile BUNDAN SONRA ile O ANDAN İTİBAREN ile YÖNÜNDEN ile ORTASINDAN ile ORTASINDAN ile ÇOK ESKİ ZAMANLARDAN BERİ ile ZAMAN ZAMAN ile NEREDEN
( FROM vs. FROM ABOUT vs. FROM ABOVE vs. FROM ALL OVER vs. FROM BEHIND vs. FROM EVERY CORNER vs. FROM INSIDE vs. FROM NOW ON vs. FROM THAT TIME ON vs. FROM THE DIRECTION OF vs. FROM THE MIDDLE vs. FROM THE MIDDLE OF vs. FROM TIME IMMEMORIAL vs. FROM TIME TO TIME vs. FROM WHERE )
( از سوي ile از ile از روي ile از حدود ile از سراسر ile از پس ile از گوشه و کنار ile از داخل ile از اين پس ile از آن پس ile از آن به بعد ile از جانب ile از وسط ile از عهد دقيانوس ile بوقت و بيوقت ile از کجا )
( AZ SOY ile AZ ile AZ ROY ile AZ HADUD ile AZ SARASAR ile AZ PES ile AZ GUSHEH VE KONAR ile AZ DAKHAL ile AZ AYNE PES ile AZ AN PES ile AZ AN BAH BAD ile AZ JANAB ile AZ VAST ile AZ EAD DAGHYANOS ile بوقت و بيوقت ile AZ KOJA )
- İTİKAD ile/ve/||/<>/> AMEL
- İTİLÂ[Ar. < ULÜVV] ile/ve/<> RÜCÛ[Ar.]
( Yükselme, yukarı rütbelere erişme. İLE/VE/<> Dönme, geri dönme. | Vazgeçme, sözünden dönme, sözünü geri alma. )
- İTİLMEK ile İTİŞMEK ile İTİŞTİRMEK ile İTİ ile İTİŞ ile İTİŞ KAKIŞ
- İ'TİMÂD[Ar.] ile KEVN[Ar.]
- İTİNÂ[Ar.] değil/yerine/= ÖZEN
- İTİP ile/ve/||/<> KAKMAK
( Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. | Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak ya da kapamak. | Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. | Sürüklemek, sevk etmek. | Bir nesne ile belirli bir yakınlıktaki başka bir nesneyi kendinden uzaklaşmaya zorlamak, "çekme"nin karşıtı. İLE/VE/||/<> İtmek, vurmak. | Kakma yapmak. | Vurarak dar bir yere sokmak. )
- ITIR ile ITIR
( Güzel koku. İLE Sardunyagillerden, yaprakları güzel kokulu, çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. )
( ... cum GERENIUM ODOTRATISSIUM )
- ITIR ile ITIRLI ile ITIR ÇİÇEĞİ ile ITIR YAPRAĞI
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK AÇIK SÖYLEMEK
- İTİRAF ile İFŞÂ
- İTİRAZ (ETMEK) değil/yerine/= KARŞIÇIKI / KARŞI ÇIKMAK
- İTİRAZ (ETMEK) ile/ve/<>/değil/yerine SORU (SORMAK)
- İTİŞ-KAKIŞ
- İTİZAL ile/ve/||/<> RIFZ
- İTKİ ile İÇGÜDÜ
( IMPULSION vs. INSTINCT )
- İTKİ = İLCÂ = IMPULSE, APPETITE[İng.] = IMPULSION, APPÉTIT[Fr.] = IMPULS, TRIEBE[Alm.] = IMPULSIO, APPETITUS[Lat.] = IMPULSO[İsp.]
- İMPULSE[İng.] / DARBE[Osm.] / IMPULSION[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= İTKİ
- İTKİ ile/ve/||/<> TUTKU
- ITLÂ'[Ar.] ile ITLÂ'[Ar. < TULÛ] ile ITRÂ'[Ar. < TARÂVET]
( Havalı şeylere heves etme. | Bir şeyin üstüne bir şey sürme. İLE Bildirme, haberli kılma. İLE Abartılı, aşırı derecede övme. )
- İTLE DALAŞMAK ile/değil/yerine/>< YAMACI DOLANMAK
- İTME KURAMSİ (TARIM) ile/||/<> ÇEKME KURAMSİ (TARIM)
( İtme kuramı nüfus baskısı tarımı zorladı İLE çekme kuramı gıda bollağu tarımı çekici yaptı. İtme kuramı Boserup İLE çekme kuramı Braidwood tarafından savunuldu. Göbeklitepe çekme kuramıni İLE sosyal-dini ihtiyaç tarımı tetikledi destekler. )
- İTME ile/ve/||/<> DÜRTME ile/ve/||/<> TETİKLEME
- PUSH, REPULSION[İng.] / RÉPULSION[Fr.] / ABSTOSSUNG, ANTRIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= İTME
- İTME ile YÖNLENDİRME
( TO PUSH vs. TO ORIENTATE )
- İTMEK ile ÇARK ile ETKİLEYİCİ
( IMPEL vs. IMPELLER vs. IMPELLING )
( بر آن داشتن ile مجبور ساختن ile وادار کننده ile سوق )
( BAR AN DASHTAN ile MAJBOR SAKHTAN ile VADAR KONANDEH ile SOGH )
- İTMÎNÂN değil/yerine/= KESİN OLARAK BİLME | EMİN OLMA | BİRİNE İNANMA, GÜVENME )
- ITRÂ'[Ar.] ile MEDH[Ar.]
- ITRÎ ve/||/<> ZAHARYA(S)
( [Türk Mûsikîsi'nin ...] Süleymaniye Camisi. VE/||/<> SultanAhmet Camisi. )
( [vefat] 1711 ve/||/<> 1790? )
- İTS/PHARMACEUTICAL TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ
- ITS :/yerine ONUN (CANSIZ/HAYVAN)
- İTTİBÂ[Ar. < TEBA] değil/yerine/= UYMA, ARDISIRA GİTME, TÂBÎ OLMA
- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK
- İTTİSAF[Ar. < VASF] ve/< URÛZ[Ar. < ARZ]
( Nitelenme. VE ... )
- IU/INTERNATIONAL UNIT[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM
- IUPAC[Alm.] ile/değil/yerine/= IUPAC INTERNATİONAL UNİON OF PURE AND APPLİED CHEMİSTRY
- IUPAC[Fr.] ile/değil/yerine/= IUPAC: INTERNATİONAL UNİON OF PURE AND APPLİED CHEMİSTRY
- IUPAC: INTERNATIONAL UNION OF PURE AND APPLIED CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= IUPAC: ULUSLARARASI SAF VE UYGULAMALI KİMYA DERNEĞİ
- Uzun uzadıya anlatmasan da olur. Beklenildiği kadarını anlat ve KONUŞ!!! -ve
- IVAN PAVLOV ve/||/<> BIANCHI ve/||/<> SANTIAGO RAMON Y CAJAL ve/||/<> ALOIS ALZHEIMER ve/||/<> HANS BERGER
- IVAZ[Ar.] ile BEDEL[Ar.]
- İVÂZ[Ar.] ile ÎVÂZ[Ar.]
( Karşılık, karşılık olarak verilen şey, bedel. İLE Hazırlanmış, koşulmuş, düzülmüş. )
- İVAZ ile İVAZLI/LIK ile İVAZSIZ/LIK ile İVAZSIZCA
- IVAZ[Ar.] ile SEMEN[Ar.]
- İVAZ/AVAZ değil/yerine/= KARŞILIK, BEDEL
- İVAZLI AKİT değil/yerine/= KARŞILIKLI BAĞIT
- İVAZSIZ-GARAZSIZ
- İVECEN/İVEĞEN/EVECEN/ACUL ile İVEDÎ/MÜSTACEL ile İVİNTİ ile İVME
( Çabuk davranma alışkanlığında olan. İLE Çabuk davranma zorunluluğu. | Çabuk yapılan, acil. İLE Çabukluk, hız/sürat. İLE Devinen bir nesnenin, küçük bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin, bu zamana oranı. )
- İVEĞEN LENFOBLASTİK LÖSEMİ ile/||/<> SÜREĞEN LENFOSİTİK LÖSEMİ
( Kemik iliğinde olağandışı lenfoblastların hızlı çoğalması ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Olgun lenfositlerin yavaş birikimi ile ilişkili bir kanser türü. )
- İVEĞEN PANKREATİT ile/||/<> SÜREĞEN PANKREATİT
( Pankreasın ani yangılanması. İLE/||/<> Pankreasın uzun süreli yangılanması ve kalıcı hasar. )
- IVIK/IWIK/IWIQ ile CEYLAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sıklıkla kayalık arazilerde ve çöllerde görülen dişil ceylan. İLE ... )
- İVİNTİ ile İVİNTİ YERİ
- IVIR ZIVIR/KIVIR ZIVIR
- Vıdı-vıdı konuşma! Zorlamadan KONUŞ!!!
- Vır-vır konuşma! Biraz ara ver öyle KONUŞ!!!
- İVME ile/ve/||/<>/> HIZLANMA
( Bir nesnenin hızının birim zamanda değişim oranı. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnenin hızının artması durumu. )
- TACİL, TESRÎ[Osm.] / ACCELERATION[İng.] / BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İVME
- IVUS/İNTRAVASKÜLER ULTRASONOGRAFİ INTRAVASCULAR ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DAMAR İÇİ ULTRASONOGRAFİ
- İVYS/RELATIONAL DATABASE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLİŞKİSEL VERITABANI YÖNETİM DÜZENİ
- İYİ BİR İNSAN" değil İYİ BİRİ / İYİ BİR KİŞİ/BİREY/ŞAHIS[Ar. < ŞAHS]/FERT[Fars. < FERD]
- İYİ BİR YÖNETİCİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK
( AKIL ve/<> ADÂLET ve/<> SİYASET ve/<> DOĞRULUK ve/<> AHLAK BİLGİ
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<
ADÂLET DAİRESİ
)
- İYİ HEKİM ile/ve/||/<>/> USTA HEKİM
( Hastalığı iyileştirir. İLE/VE/||/<>/> Hastayı iyileştirir. )
- İYİ İŞ ve/||/<>/>/< USTA
- İYİ KİŞİ ile/ve/||/<>/> BİLGELİK
- İYİ-KÖTÜ (BİR ŞEYLER YAPMAK)
- İYİ OLMAK ile/ve/değil ADAM OLMAK/OLABİLMEK
( Ne yaptıklarımızla/yapabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. İLE/VE/DEĞİL Ne yapmadıklarımızla/yapmayabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. )
( Koşulları çeşitlidir. İLE/VE/DEĞİL Koşulları belirlidir. )
( Yorum/değer ve değerlendirmelere göre değişebilir. İLE/VE/DEĞİL Yorum gerektirmeyecek kadar sabit ve ortaktır. )
( Her zaman ve her koşulda kişi ve çevresi için iyi olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Her zaman ve her koşulda iyidir/gereklidir. )
( Bazen, bazı artıları ya da eksileri olabilir. İLE/VE/DEĞİL Çok büyük oranda olumludur. )
( Herkes için geçerli olabilir fakat yeterli değildir/olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Herşeyde geçerli ve yeterlidir. )
( Her türlü noktaya/konuma ulaşılabilir belki fakat adam olamadıktan sonra hiçbir anlamı/değeri kalmayacaktır. ["Vali olmuşsun fakat adam olamamışsın!" öyküsü] )
- İYİ OLMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK
- İYİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÂDİL OLMAK
- İYİ OYNAYAN/LAR ile/değil/yerine/>< İYİ OLAN/LAR
- İYİ ile/ve/<>/> DAHA İYİ ile/ve/<>/> EN İYİ
( İnanırsak. İLE/VE/<>/> Sabredersek. İLE/VE/<>/> Vazgeçmezsek. )
- İYİ ile/ve ETKİLİ
( İyilik yapmaya başlamadan önce yapılması gereken, kötülük yapmayı bırakmaktır. )
( İyi olanı yapmakta yavaş davranan kişinin aklı kötülükteki zevke dalar. )
( İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin. )
( İyilik, ahlâktan kötülük çıktıktan sonra gelir. )
( İyiyi murad edenler memnun olacaktır, kötüyü murad edenler lâyıkını bulacaktır. )
( Ceasing to do evil precedes beginning to do good. )
( GOOD vs./and EFFECTIVE )
- İYİ = HAYIR = GOOD[İng.] = BIEN[Fr.] = GUT[Alm.] = BONUS[Lat.] = AGATHOS[Yun.] = BUENO/NA[İsp.]
- İYİ ile İNCE KETEN ile İNCE İPEK ile İNCELİK ile PARA CEZALARI ile İNCE EĞİRME ile İNCELİK
( FINE vs. FINE LINEN vs. FINE SILK vs. FINENESS vs. FINES vs. FINESPUN vs. FINESSE )
( غرامت ile لطيف ile جريمه دادن ile خوش ile فاخر ile جريمه ile مستظرف ile جريمه کردن ile قصب ile ديبا ile لطايف ile جرائم ile نازک رشته ile زيرکي بکار بردن ile نکته بيني )
( GHARAMET ile لطيف ile JARYMAH DADAN ile KHOSH ile FAKHAR ile JARYMAH ile MOSTAZARF ile JARYMAH KARDAN ile GHSAB ile DYBA ile لطايف ile JARAEM ile NAZAK RASHTEH ile ZYRAKY BEKAR BARDAN ile NEKTEH BEYNEY )
- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL
( GOOD vs. GOOD BEHAVIOR vs. GOOD BYE vs. GOOD CHARACTER vs. GOOD DEED vs. GOOD FELLOW vs. GOOD FOR YOU vs. GOOD FORTUNE vs. GOOD HEALTH vs. GOOD INTENTION vs. GOOD LOOKING vs. GOOD LUCK vs. GOOD MANAGEMENT vs. GOOD NATURE vs. GOOD NATURED vs. GOOD NEWS vs. GOOD OMEN vs. GOOD PERSONALITY vs. GOOD QUALITY vs. GOOD TEMPERED vs. GOOD UNDERSTANDING vs. GOOD WILL vs. GOOD WRITING vs. GOODNESS vs. GOODS )
( نيکو ile نيک ile معتبر ile خوب ile ثواب ile ارجمند ile سليم ile مستطاب ile خوب سيرت ile حسنه ile طيب ile موجه ile محموله ile مال منقول ile نکو ile فره ile حسن اخلاق ile سفربخير ile مرحمت شما زياد ile حسن خلق ile طيبت ile صالحه ile هم پياله ile دستخوش ile خوش اقبالي ile صحت ile تندر ستي ile خوش قلبي ile نيکخواهي ile خوش نما ile نيک منظر ile خوش منظر ile نيک اختري ile خجستگي ile نيک بختي ile حسن خوب ile اداره خوب ile خوشخويي ile خوش خلقي ile خوش جنس ile خوش طينت ile خوش منش ile نيک سرشت ile خوش فطرت ile خوشخو ile نيکو سرشت ile نيک نهاد ile خوش نهاد ile نويد ile نبيد ile شگون ile مروآ ile با شخصيت ile مرغوبيت ile خوش اخلاق ile حسن تفاهم ile انشاء روان ile نيکمردي ile نيکي ile خوبي ile نکويي ile صلاح ile نيکويي ile مرسوله ile بساط ile امتعه ile اجناس ile متاع ile کالا ile اموال ile مالالتجاره )
( NEYKO ile NEYK ile MOTABAR ile KHOB ile SAVAB ile ERJAMAND ile سليم ile MOSTATAB ile KHOB SYRAT ile HASNEH ile طيب ile MOJEH ile MAHMOLEH ile MAL MONAGHOL ile NEKO ile FAREH ile HASAN AKHLAGH ile سفربخير ile MARAHMAT SHMA ZYAD ile HASAN KHALGH ile طيبت ile SALEHEH ile NPAM PEYALEH ile DASTEKHOSH ile KHOSH EQBALY ile SAHAT ile تندر ستي ile KHOSH GHALABY ile NEYKEKHAHY ile KHOSH NAMA ile NEYK MONAZAR ile KHOSH MONAZAR ile نيک اختري ile KHJASTGY ile نيک بختي ile HASAN KHOB ile EDAREH KHOB ile خوشخويي ile KHOSH KHALGHY ile KHOSH JENS ile KHOSH TYNAT ile KHOSH MONASH ile NEYK SARSHT ile KHOSH FETRAT ile KHOSHKHO ile NEYKO SARSHT ile NEYK NEHAD ile KHOSH NEHAD ile NOYD ile نبيد ile SHGON ile مروآ ile BA SHKHSYT ile MORGHUBYT ile KHOSH AKHLAGH ile HASAN TAFANPAM ile ENSHA RAVAN ile نيکمردي ile NEYKY ile KHOBY ile نکويي ile SALAH ile نيکويي ile MORSOLEH ile BESAT ile EMTAAH ile AJENAS ile METAE ile KALA ile AMVAL ile MALALTEJAREH )
- İYİ ile İYİ GÜN ile İYİ HAL ile İYİ KÖTÜ ile İYİ HUYLU/LUK ile İYİ NİYET ile İYİ KALPLİ/LİK ile İYİ NİYETLİ/LİK ile İYİ YÜREKLİ/LİK ile İYİ GÜN DOSTU ile İYİ HAL BELGESİ
- İYİ-KÖTÜ AYRIMI YAPMAK/TELKİN ETMEK değil/yerine (SADECE) NE OLMADIĞINI BELİRTME (ÇABASI)
- İYİLEŞME/ŞİFA:
SARIMSAK ve/||/+/hem de/<> SARILSAK
- İYİLEŞME ve/||/<>/< EMEK
- İYİLEŞMEK ile/ve/değil/||/<>/< (DAHA) İYİ HİSSETMEK
( Kişiler, çoğunlukla, psikoloğa/psikiyatriste, iyileşmeye değil "(daha) iyi hissetmek" üzere giderler. )
- İYİLEŞTİRİCİLER/DENGELEYİCİLER:
GÜNEŞ ile/ve/||/<> DİNLENME ile/ve/||/<> HAREKET/SPOR ile/ve/||/<> BESLENME ile/ve/||/<> ÖZGÜVEN ile/ve/||/<> ARKADAŞLAR
- İYİLİĞE GEREKSİNİMİ OLANLAR ile/ve/||/<> İYİLİK YAPMAYA GEREKSİNİMİ OLANLAR
( )
( The Last Bookstore (Son Kitapçı) adlı şu kısa belgesel, Los Angeles'ta bulunan 'Son Kitapçı' adlı kitapçının sahibi ve işletmecisi Josh Spencer'ın yaşamına odaklanıyor. Belgesel, Spencer'ın bir baba, koca, küçük işletme sahibi ve paraplejik olarak yaşamını gözler önüne sererken, fiziksel kitaplardan vazgeçemeyenler için bir çekim merkezi haline gelen dükkanının da öyküsünü anlatmış oluyor.
http://lastbookstorela.com
)
( Çok sevgili arkadaşım,
Ramazan Baş’ın (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı),
koronavirüs nedeniyle yaşamını kaybettiğini öğrendik.
Çok çok üzüldüm/üzüldük.
Ne yazacağımı ve ne kadar yazacağımı bilemiyorum. Ben/biz de tüm Türkiye de en başta engelliler olmak üzere yakın bir dostumuzu kaybetmenin çok büyük üzüntüsü içinde...
Türkiye de, dünya da çok büyük bir değerini, başarısını, çok önemli bir gönüllüsünü çok erken kaybetti. Hepimizin başı[yarası] sağılsın[iyileşsin].
Çok sevgili Ramazan Baş'la 2006 yılında, her ayın ilk Çarşamba'sı
gezi anıları ve sunumlarımızı paylaşmak üzere buluştuğumuz Gezginler Derneği toplantımıza katılmasıyla tanıştık. Onu ve yanındakileri tekerlekli sandalyesiyle sahnede görünce çok mutlu olmuştum.
Dernek başkanımız Orhan Kural ve yönetim kurulu üyeleri, düşünce, öneri, istek ve beklentilerini dinlemek üzere yılda bir kez de tüm gezgin üyelerimizi davet ediyorduk. 2000'den beri katılabildiğim bu toplantıların birinde gezi ve gezginlik dışında dernek olarak daha etkin, topluma da yararlı çalışma ve dayanışmalarımızın olması gerektiğine değinmiştim. Her ne kadar gezme olanağı buluyorsak da engellilerin bu olanağa pek de sahip olmadığına, hepimizin çeşitli nedenlerle her an bir kaza geçirerek engelli kalabileceğine, gücümüz ve olanaklarımız yerindeyken engellilerin sorunlarına çok daha fazla katkı ve destek vermemiz gerektiğini paylaşmıştım. Bu konudaki ilk adımımızın da engelli dernekleriyle olan ilişki ve işbirliğiyle gerçekleşebileceğine de değinmiştim.
2006'daki toplantılarımızın birinde bu düşünce ve dileklerimin ekonomik gücü yerinde olan kişilerin/gezginlerin önüne daha yakından ulaşabildiğini görmekten, az da olsa bir katkım olması ve aracı olabilmekten çok mutlu oldum.
(Kendimi değil bu tür düşünce, adım, aracılık ve çabaların önemini pekiştirme ve yayılması dileğiyle bu deneyimimi paylaşıyorum.)
Ben de kendi olanaklarım içinde daha fazla neler yapabileceğimi düşünerek Ramazan Baş ile daveti üzerine Ataköy'deki dernek merkezine gitmeye başladım. İnternet ve bilgisayarla ilgili olanaklarımı seferber ederek birkaç yıl derneğin web sitesiyle ilgili çalışmalar yürüttüm. Sevgili Ramazan Baş, tüm çalışanlar, gönüllüler ve engelliler ile daha yakından iletişim ve paylaşım fırsatı bularak tekerlekli sandalye dağıtımı başta olmak üzere çoğu etkinliğin mutfağında yer almaya çalıştım.
Derneğin başarılarından çoğunuzun haberdar olduğunu bildiğim her süreç ve ayrıntıda çeşitli gereksinimleri olan engelliler için çok önemli olanaklar sağlandı. Boynundan aşağısı felç kalmış, çoğunlukla yattığı yerden hizmet vermeye çalışan sevgili Ramazan Baş'ın, en başta annesi olmak üzere çevresindeki tüm dostların, üstün, özverili emek, çaba ve başarılarıyla dolu yaşamında, yazmak ve paylaşmakla bitmeyecek Türkiye ve dünya çapında örnek hizmet ve katkıları için ne kadar teşekkür etsek azdır. Yıllarca dernek çalışmalarına ve engellilere sürekli destek veren binlerce tanınmış/tanınmamış gönüllü, siyasetçi, sanatçı ve sporcuya da ayrıca çok teşekkür ederim/z...
Tüm emek, çaba, katkı, aracılık ve çalışmalarından dolayı tekrar tekrar milyonlarca minnet ve teşekkür ediyorum/z çok sevgili Ramazan Baş. Her zaman, hepimizleydin, her zaman da öyle olacaksın. Yaşamımız, gönlümüz ve zihnimizdeki yerin apayrı!
(Dileklerimiz, tek başına bazı sorunların gelişmesi, değişmesi ve
düzelmesi için yeterli olmuyor biliyorsunuz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hem doğrudan, hem de dolaylı olarak gereksinimi çok fazla olan birey ve derneklere her türlü maddi ve manevi yardımı sürekli kılarak gerçekleşiyor. Eğer bugüne kadar katkı ve desteğiniz olmuş ya olamamışsa da bundan sonra daha fazla olabileceğini de tekrar ve sürekli anımsayalım istiyorum. Bu doğrultuda da TOFD'ye cep telefonu üzerinden aylık 10 TL.'lik düzenli bağışına siz de katılabilirsiniz. Ayrıca, plastik şişelerin kapaklarını biriktirerek ve dernek merkezine ulaşmasını sağlayarak da destekte bulunabiliyoruz. Tüm ayrıntılarını TOFD.org.tr adresinden görebilir ve takip edebilirsiniz. Şimdiden tüm katkı ve desteklerinizden dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum/z...)
Ancak bu kadarıyla sınırlandırabildiğim, ne kadar yazsam ve anlatsam da onu tanı(t)maya yetmeyecek sevgili Ramazan Baş'ı, kısmen de olsa daha yakından tanıyabilmeniz için aşağıdaki bağlantıdan
TEDx konuşmasını kesinlikle izlemenizi rica ediyorum...
İYİLİĞE GEREKSİNİMİ OLANLAR ile/ve/||/<>
İYİLİK YAPMAYA GEREKSİNİMİ OLANLAR
Mutluluğun Anahtarı; Köprü Olmak | Ramazan Baş
youtube.com/watch?v=wA4wK6Kby2Q
instagram.com/TOFDgenelmerkez
instagram.com/ramazanbastofd
instagram.com/semracetinkaya__
(Sürekli erişim ve paylaşım adresleri...
FaRkLaR.net/sozluk/fark/37462
instagram.com/p/CODS7iwAJcg )
- İYİLİK:
BAŞKASINA YAPTIĞIMIZ ile/ve/||/<> BİZE YAPILAN
( Unutalım! İLE/VE/||/<> Unutmayalım! )
- İYİLİK EDENİN GÖREVİ ve/||/<> İYİLİK GÖRENİN GÖREVİ
( İyiliğini unutmak. VE/||/<> İyilik edeni unutmamak. )
- İYİLİK YAPAR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/>< İYİLİK YAPIP GÖRÜNMEMEK
- İYİLİK YAPMAK ÜZERE/İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK/YAPARAK
- İYİLİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> CESÂRET ile/ve/||/<> VEFÂ
( Kötülüğe karşın. İLE/VE/||/<> Yanlışa karşın. İLE/VE/||/<> Zorluğa karşın. İLE/VE/||/<> Mesafeye karşın. )
- İYİLİK ve/||/<>/>/< KAMU YARARI
- İYİLİK değil OLDUĞU/GEREKTİĞİ BİÇİMDE/GİBİ
- İYİLİKTE:
[ne yazık ki]
!"NEDEN ARAYIŞI" ve/<> !"ÖDÜL BEKLENTİSİ"
( Herhangi bir nedeni de olmaz/olmamalıdır ve hiçbir ödül beklentisi de oluşmamalıdır. İyilik, neden-sonuç ilişkisinin tamamen dışındadır ve ancak dışındaysa iyiliktir. )
- İYİMSER/LİK VE/VEYA ANLAYIŞLI/LIK değil/yerine GERÇEKÇİLİK VE/VEYA (İSABETLİ) ÖNGÖRÜ
- IODIC ACID[İng.] / ACIDE IODIQUE[Fr.] / JODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODİK ASİT
- IODOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İYODOASETİK ASİT
- ION CURRENT[İng.] / COURANT D'ION[Fr.] / IONENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON AKIMI
- ION-ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE IONO-ACOUSTIQUE[Fr.] / IONENAKTUSISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON-AKUSTİK DALGASI
- ION IMPLANTATION[İng.] / IMPLANTATION IONIQUE[Fr.] / IONEN-EINFALLZUNG, IONENIMPLANTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON AŞILAMA
- IONENATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON ATMOSFERİ
- IONENBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON BAĞI
- ION SPOT[İng.] / TACHE IONIQUE[Fr.] / IONENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON BENEĞİ
- ION PAIR[İng.] / PAIRE D'IONS[Fr.] / IONENPAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON ÇİFTİ
- ION DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İYON DEDEKTÖRÜ
- ION EXCHANGER[İng.] / IONENAUSTAUSCHER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRİCİ
- ION EXCHANGE CHROMATOGRAPHY[İng.] / IONENAUSTAUSCH CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRME KROMATOGRAFİSİ
- ION EXCHANGE[İng.] / ÉCHANGES D'IONS[Fr.] / IONENAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRME
- IONENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DENGESİ
- ION EXCLUSION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= İYON DIŞLAMA KROMATOGRAFİSİ
- ION EXCLUSION[İng.] / EXCLUSION D'IONS[Fr.] / IONENAUSSCHUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DIŞLAMA
- IONENBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON HAREKETLİLİĞİ
- ION ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR D'ION[Fr.] / IONENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON HIZLANDIRICISI
- IONENLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON İLETKENLİĞİ
- İYON/ION[İng.] değil/yerine/= YÜKÜN
- ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS[Fr.] / IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KAYNAĞI
- IONENKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KRİSTALİ
- ION CHROMATOGRAPHY[İng.] / IONEN CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KROMATOGRAFİSİ
- IONIC ATMOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= İYON KÜRESİ
- ION LASER[İng.] / LASER À IONS[Fr.] / IONENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON LAZERİ
- ION PUMP[İng.] / POMPE À IONS[Fr.] / IONENPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON POMPASI
- ION SCATTERING SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= İYON SAÇILIM SPEKTROSKOPİSİ
- ION TRAP[İng.] / PIÈGE À IONS[Fr.] / IONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON TUZAĞI
- IONENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON YARI İLETKEN
- ION DENSITY[İng.] / DENSITÉ IONIQUE[Fr.] / IONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON YOĞUNLUĞU
- İYON ile/||/<> ATOM
( İyon yüklü İLE atom nötr parçacıktır )
( Formül: Na⁺ İLE Na )
- ION[İng.] / ION[Fr.] / ION[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON
- İYON ile/||/<> RADİKAL
( Elektron kazanmış ya da kaybetmiş atom ya da molekül. İLE/||/<> Eşlenmemiş tek bir elektrona sahip dengeli ve sürekli olmayan atom ya da moleküller. )
- İYON[İng. < Yun.] değil/yerine/= YÜKÜN
( Bir ya da daha çok elektron kazanmış ya da yitirmiş bir atom ya da atom grubundan oluşmuş, elektrik yüklü parçacık. )
- İYON değil/yerine/= YÜKÜN
- IONIC BOND[İng.] / IONISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK BAĞ, İYONİK BAĞ
- BANDE IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK BANT
- İYONİK KATI ile/||/<> MOLEKÜLER KATI
( İyonik iyonlardan, moleküler moleküllerden oluşur )
( Formül: NaCl İLE buz )
- İYONİK SIVI ile/||/<> EUTEKTİK ÇÖZÜCÜ
( İyonik sıvı sadece iyonlardan oluşan sıvıyken, eutektik çözücü düşük erime noktalı karışımdır )
( Formül: T_m < 100°C )
- IONIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK YARIİLETKEN
- IONIZATION DEGREE[İng.] / IONISIERUNGS GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA DERECESİ
- HEAT OF IONIZATION[İng.] / CHALEUR DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSWÄRME, IONISIERUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ISISI
- IONIZED ATOM[İng.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMIŞ ATOM
- İYONLAŞTIRMAK ile İYON ile İYONLANMA ile İYONLAŞMA ile İYON YUVARI
- IONOMER RESIN[İng.] / IONOMERES HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONOMER REÇİNE
- IODINE-131[İng.] / JOD-131[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT-131
- IODINE TEST[İng.] / JODPROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT DENEYİ
- IODINE PENTOXIDE[İng.] / JOD PENTAOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT PENTAOKSİT
- IODINE NUMBER[İng.] / INDICE D'IODE[Fr.] / JODZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT SAYISI
- IODINE CYANIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İYOT SİYANÜR
- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT
- İYOT[Fr. < Yun.] ile/ve/<> İYODÜR[Fr.]
( Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, doğada deniz suyunda, sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimsi esmer renkte, katı bir öğe. [simgesi: I] İLE/VE/<> İyotun, bir öğe ya da bir bileşikle verdiği bileşim. )
- İYOT ile/ve/<> İYOTLAMA
( ... İLE/VE/<> İçme sularındaki mikropların, iyot etkisiyle giderilmesi. | Organik bir bileşikte, hidrojenin, iyotla yer değiştirmesi. )
- İYOT ile İYOTLU ile İYOTLAMA ile İYOTLU TUZ
- İZ-İZ'AN
- İZ ile YARA İZİ
( NEDBE[Ar.], SCAR[İng.] )
- İZÂ'[Ar.] ile ÎZÂ'[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar. < ZIYÂ]
( Sıra, hizâ. İLE İyiliğe karşı iyilik etme. | Kedere, mihnete uğratma. | Korkma. İLE Açığa vurma. İLE Kaybetme, zâyi etme. )
- IZA[Ar.] ile IZÂA[Ar.]
( Öğüt, vaız, nasîhat. İLE Kaybetme, mahvetme, edilme. )
- İZAÇ[Ar.] değil/yerine/= BUNALTMA
( Bunaltma, tedirgin etme. )
- İZÂFÎ ve FÂNİ
( Eğer tüm göreceli ve geçici veriler, sonsal hedef yapılırsa, putperestlik kaçınılmazdır. )
- İZÂFÎ[Ar.] yerine GÖRELİ
- İZÂH değil/yerine/= AÇIKLAMA
- İZAH ve/<> HİZA
- İZAH ile İZAHLI
- İZAHI OLMAYAN > MİZAH
( Açıklaması[izâhı] olmayan durumların, mizahı olur. )
- İZAHI yoksa/> MİZAHI
( Açıklması/izahı olmayanın, mizahı/gülmecesi olur. )
- İZALE [< ZEVAL] değil/yerine/= GİDERME, GİDERİLME; YOK ETME
- İZÂM[Ar. < AZÎM] ile İ'ZÂM[Ar. < AZM] ile İ'ZÂM[Ar.]
( Büyükler, ulular. | Kemikler. İLE Büyütme/büyütülme. | Gereğinden fazla önem verme. İLE Yollama, gönderme. )
- İZAM ile İZAM
( Birini, gönderme, yollama. İLE Olduğundan büyük gösterme, büyütme, abartma. )
- İZ'ÂN değil/yerine/= ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ, AKIL | SÖZ DİNLEME | TERBİYE, EDEP
- İZÂN ve/<> FERÂSET
- İZ'ÂN[Ar.] ile ÎZÂN[Ar.]
( Anlayış, kavrayış, akıl. | Söz dinleme, boyun eğme, itâat. | Terbiye, edep. İLE Bildirme/bildirilme. | Ezan okuma. )
- İZAN ile İZANLI ile İZANSIZ/LIK ile İZANSIZCA
- ÉCOULEMENT ISENTROPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZANTROPİK AKIŞ
- İZÂR[Ar.] ile İZÂR[Ar.] ile İZÂR[Ar.]
( Belden aşağıya özgü örtü, peştemal.[Fars. FÛTA] İLE Yanak.[Fars. RUH] İLE Suyun dibi.[Ar. GAVR] )
- IZBANDUT[< İt. < Cerm.] -ile
( Görünüşü ve davranışı, korku veren, iriyarı adam. )
- IZDIRÂR[Ar.] ile İLCÂ'[Ar.]
( Zorunda bırakmak/kalmak. İLE Zorlamak. )
- ISENTROPISCHE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZENTROPİK AKIŞ
- GRID CURRENT[İng.] / COURANT DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA AKIMI
- GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GRILLE[Fr.] / GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA GERİLİMİ
- GRID CHARACTERISTICS[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA KARAKTERİSTİKLERİ
- SCREEN FACTOR OF A GRID[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA PERDELEME ÇARPANI
- İZHÂB[Ar.] ile MAHK[Ar.]
- IZHÂR[Ar.] ile İFŞÂ[Ar.]
- İZİN İSTEMEK ile/ve/değil/yerine OLUR ALMA, BİLGİ VERME (GEREKLİLİĞİ)
- İZİN VERMEK(/"VERİRSENİZ) ile/değil/yerine UYGUN GÖRMEK(/"GÖRÜRSENİZ)
( [not] TO ALLOW vs./but TO SEE FIT
TO SEE FIT instead of TO ALLOW )
- İZİN (VERMEK) ile/ve/değil/yerine FIRSAT (VERMEK)
( Kendine kapı açıldığı halde içeri girmeyen, kovulmayı (da) hak eder. )
( TO GIVE PERMISSION vs. TO GIVE AN OPPORTUNITY
TO GIVE AN OPPORTUNITY instead of TO GIVE PERMISSION )
- İZİN VERMEK ile "GÖZ YUMMAK"
- İZİN VERMEK ile/ve GÖZ YUMMAK
- İZİN VERMEK ile "HOŞ GÖRMEK"
- İZİN VERMEK ile/ve/değil SÖZ VERMEK
- İZİN VERMEK ile ZAMANA İZİN VER ile İZİN VERİLEBİLİR ile İZİN VERİLEN EYLEMLER ile ÖDENEK
( ALLOW vs. ALLOW TIME vs. ALLOWABLE vs. ALLOWABLE ACTS vs. ALLOWANCE )
( جيز شمردن ile اذن دادن ile اجازه دادن ile اختيار دادن ile گذاردن ile راه دادن ile رخصت دادن ile روا داشتن ile جيز دانستن ile امان دادن ile مجاز ile جيز ile مباحات ile فوقالعاده ile مدد معاش ile خرجي ile فوقالعاده دادن )
( JYZ SHMARDAN ile EZN DADAN ile EJAZEH DADAN ile AKHTYAR DADAN ile GOZARDAN ile RAH DADAN ile RAKHAST DADAN ile RAVA DASHTAN ile JYZ DANSTAN ile EMAN DADAN ile MOJAZ ile جيز ile MOBAHAT ile FOGHALEADEH ile مدد معاش ile خرجي ile FOGHALEADEH DADAN )
- İZİN VERMEMEK ile/ve ENGEL OLMAK
- İZİN VERME(ME)K ile "SAYGI" GÖSTERME(ME)K
( NOT TO ALLOW vs. DISRESPECTFULNESS )
(1996'dan beri)