Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(23/120)


- CCTA/CORONARY COMPUTERIZED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY, CORONARY COMPUTED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY değil/yerine/= KORONER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ ANJIOGRAFİ


- CD (SÜRÜCÜ) ile/||/<>/> DVD (SÜRÜCÜ) ile/||/<>/> BLUE-RAY (SÜRÜCÜ)

( ... İLE/||/<>/> kırmızı lazere maruz kalmaktadır. İLE/||/<>/> Mavi ve mor lazerler kullanılmaktadır. )

( 650 MB ile sınırlıdır. İLE/||/<>/> 4.7 GB ile sınırlıdır. İLE/||/<>/> 5 GB ile 100 GB arasında veri kaydedilebilir. )


- CDNA ile/||/<> GENOMİK DNA

( cDNA mRNA kopyası intron yok, genomik tüm DNA. )

( Formül: Coding İLE complete DNA )


- CDSS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ


- CDW İLE SDW İLE PDW İLE FFLO ile/||/<> EGZOTİK DÜZENLER

( Alışılmadık elektron düzenleri. )

( Formül: Δ(r) ~ cos(Q·r) )


- CE ile/||/<> PAGE

( CE kapiler elektroforez otomasyon İLE PAGE jel manuel. )

( Formül: Kapiler İLE jel )


- CEASE vs. PAUSE vs. STOP


- CE'BE[Ar.] ile CEBE[Ar.]

( Göbek bölgesi. İLE Zincirden ya da halkadan örme zırh. )


- CEBE ile/ve/||/<> CEVŞEN

( Tek parça olmayan, kalın meşin savaş giysisi. İLE/VE/||/<> Göğüs ve sırt tarafları ile kolların dirseğe kadar olan ve kolçak denilen bölümleri tek parça çelik levhalardan ve öteki bölümleri örme kafesli çelik telden yapılmış savaş giysisi. | Demir tabakalardan/halkalardan yapılan yensiz savaş giysisi.[Ar. AL-KARKAL] )


- CEBE[< Fars.] değil/yerine/= ZIRH, SİLAH


- CEBELLEŞMEK ile CEBE ile CEBEL ile CEBECİ ile CEBELİ


- CEBERÛT[Ar.] ile CİRİYYE[Ar.] ile KİBR[Ar.]


- CEBİN ile CEBİR ile CEBİRSEL ile CEBİ DELİK ile CEBİRSEL DEYİM ile CEBİRSEL İFADE ile CEBİRSEL FORMÜL


- CEBÎN[Ar.] değil/yerine/= KORKAK, YÜREKSİZ | ALÇAK | ALIN


- CEBİR ile CEBİRSEL ile CEBİR DİLİ

( ALGEBRA vs. ALGEBRAIC vs. ALGEBRAIC LANGUAGE )

( جبر ile جبر و مقابله ile جبري ile زبان جبري )

( JABAR ile JABAR VE MOGHABLEH ile JABARY ile ZABAN JABARY )


- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İng., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]


- CEBİRSEL İNŞÂ ile/ve/||/<> GEOMETRİK İNŞÂ


- CEBL[Ar.] ile CEBR[Ar.]

( Yoktan yaratma. İLE Zor, zorlama. | Düzeltme, tamir etme. | Matematik, cebir. )


- CEB(İ)R[Ar.] değil/yerine/= ZOR, ZORLAMA | DÜZELTME, TAMİR ETME


- CEBR ile/ve/değil/yerine/<>/< CEZB

( Dışsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçsel. )


- [ne yazık ki]
CEBR ve/||/<> HİLE


- CEBR ile/ve/<> RAHMET


- CEBRÎ İCRA değil/yerine/= GÜCERLE TÜZRE


- CEBR/İCBAR/MECBUR ile HÜKÜM[/HÜKM]/MAHKUM


- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )

( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )


- ÇEÇ ile ÇEÇE


- CEC-/CECİ-/CECO-/CAEC-/CAECİ-/CAECO- ile/||/<> TYPHL-/TYPHLO-

( Kör, çekumla ilgili. İLE/||/<> Çekumla ilgili, körlükle ilgili. )


- CED/CEDD[Ar.] ile CED'[Ar.]

( Dede, büyükbaba. Annenin/babanın babası. İLE ... )


- CEDDE[Ar. < CEDDÂT] ile/ve/> CEDD[Ar. < ECDÂD]

( Babaanne. İLE/VE Dede, büyük baba. )


- CEDİ ile CEDİT


- CEDİD MEHMED EFENDİ (KABASAKAL) MEDRESESİ ile/ve ABDURRAHMAN ŞÂMİ (SAHABE) KABRİ

( Yeşil Ev yanındalardır. [Sultanahmet'te] )

( Eski Rıfai Tekkesi de aynı yerde bulunmaktadır. )

( Hürrem Sultan Hamamı da yanındadır. )


- CEDVEL/HARK[Ar.] ile CETVEL

( Su yolu, su akacak yarık. İLE Ölçüm aracı/tablosu. )


- CEFA ile CEFALI


- CEFR[Ar.] ile CEFR/CİFR[Ar.]

( Geniş kuyu. İLE Güyâ bilinmezden/gaipten haber veren bir ilim. )


- CEHADEHU[Ar.] ile CEHADE[Ar.] ile BİHİ[Ar.]


- CEHÂLET ve/<> BAĞNAZLIK ve/<> ÖFKE ve/<> YEGİNLİK/ŞİDDET


- CEHÂLET ile İLİM

( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )

( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )

( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )

( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

( İlim taliplerine melekler kanatlarını serer. )


- CEHÂLET["CAHÂLET" değil!] ile/ve/yerine/değil İLİM

( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )

( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )

( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )

( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )

( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

( There is nothing that can help the world more than your putting an end to ignorance. )

( [not] IGNORANCE vs./and/but KNOWLEDGE
KNOWLEDGE instead of IGNORANCE )


- CEHÂLET >< İMAN

( İkisi birarada olmaz. )


- CEHÂLET ve/>/ve/< KABA GÜÇ ve/>/ve/< BAĞNAZLIK


- CEHÂLET ile SIDKİYET(SÂDIK OLMA)


- CEHÂLET ile/ve ŞİRK


- CEHÂLET ile/ve TEVEKKÜLDEN UZAK OLMAK


- CEHÂLET ile UZAK OLMAK

( IGNORANCE vs. TO BE FAR )

( VU MING ile/ve ... )


- CEHD değil/yerine/= ÇALIŞMA, ÇABALAMA


- CEHD ile/ve/||/<> GAYRET


- CEHEL SUTUN = KIRK SÜTUN


- CEHENNEM ile FENA HALDE BÜKÜLMÜŞ

( HELL vs. HELL BENT )

( درک ile دوزخ ile هاويه ile جهنم ile سقر ile عالم اسفل ile عالم اموات ile منحرف شده )

( DARK ile DOZKH ile هاويه ile JOHONAM ile SAGHAR ile ALAM ESFEL ile ALAM AMVAT ile MONHERF SHODEH )


- CEHENNEMLEŞMEK ile CEHENNEM/LİK ile CEHENNEMİ ile CEHENNEM TAŞI ile CEHENNEM AZABI ile CEHENNEM HAYATI ile CEHENNEM KÜTÜĞÜ ile CEHENNEM SICAĞI ile CEHENNEM ZEBANİSİ


- CEHL ile/||/<>/< CEHL-İ BASİT ile/||/<>/< CEHL-İ MÜREKKEB ile/||/<>/< CEHL-İ MİK'AB[KÜP] ile/||/<>/< CEHL-İ MURABBÂ, TAKLİT

( Bir şeyi mutlak olarak bilmemek.
İLE/||/<>/<
Bilmemek. Bilmediğini bilmek.
İLE/||/<>/<
Bilmemek. Bilmediğini bilmemek. [Olgu ve olaya uygun olmayan kesin inanç.]
İLE/||/<>/<
Bilmemek. Bilmediğini bilmemek fakat bildiğini iddia etmek. ["Bildiğinin" ya da bildiğini varsaydığının, yanlışının, en doğru/kesin olduğunu iddia etmek.]
İLE/||/<>/<
Ötekinin iddiasını/sözünü delilsiz/kanıtsız kabul etmek. )

( ... İLE/VE Tek boyutlu. İLE/VE İki boyutlu. İLE/VE Üç boyutlu. İLE/VE Dört boyutlu. )

( [Felsefe'de] BEBGAİYYE[Ar.]/PSITTACISME[Fr.]: Papağanlık. )

( Sadece bir iyi vardır, bilgi; sadece bir kötü vardır, cehalet. )

( TÂC MÂRİFET TÂCIDIR, SANMA GAYRI TÂC OLA
TAKLİT İLE TOK OLAN, HAKİKATTE AC OLA )

( )

( Anlayanlar(those who get it) <> Anlayıp da anlamamış gibi yapanlar(those who get it do not get it) <> Anlamayanlar(those who do not get it)
-----------------------------------------------------

Anlayanlar(those who get it) <> Anlayıp, anlaşılacak hiçbir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who get it but realise there is nothing to get) <> Anlaşılacak bir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who realise there is nothing to get)
----------------------------------------------------

Anlamayanlar(those who get it) <> Anlamayıp, anlaşılacak hiçbir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who do not get it and realise there is nothing to get) <> Anlaşılacak bir şey olmadığı gerçeğini görenler(those who realise there is nothing to get)
-----------------------------------------------------

Karmakarışık durumda olanlar/hiçbir nasibi ol(a)mayanlar(those who are very confused) )

( O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini;
çocuktur, onu eğitin/yetiştirin.

O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini;
cahildir, ondan uzakça durun.

O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini;
(belki) uykudadır, onu uyandırın.

O ki, biliyor ama biliyor bildiğini;
bilge kişidir, onu izleyin. )


- CEHL[Ar.] ile CEHR[Ar.]

( Bilmezlik, cehâlet. İLE Yüksek sesle söyleme. )

( CEHL: Köyde/çölde kaybolmuş deve yavrusu. )


- CEHL >< HİLM


- CEHL[Ar.] ile HUMK[Ar.]


- CEHL-İ BASİT ile CEHL-İ MÜREKKEB

( Bilmediğini bilen. İLE Bilmediğini bilmeyen. )

( Şekk. İLE Eş-şekk. )

( O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin. O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzakça durun. O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; (belki) uykudadır, onu uyandırın. O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin. )


- CEHL-İ MÜREKKEB ile/ve ECHEL-Ü CÜHELÂ

( Bilmediğini bilmemek. İLE/VE Bilmediği halde bildiğini doğru kabul etmek ve iddia etmek. )

( TECHÎL (ETMEK): Cahile cahilliğini söylemek. )


- CEHR[Ar.] ile I'LÂN[Ar.]


- CEHR[Ar.] ile IZHÂR[Ar.]


- CEHR[Ar.] ile KEŞF[Ar.]


- ÇEKELEMEK ile ÇEK ile ÇEKİ ile ÇEKİCİ/LİK ile ÇEK VALF ile ÇEK VANA


- HOOD[İng.] / SCHUTZHAUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKEROCAK


- ÇEKİ-DÜZEN (VERMEK)


- ÇEKİ ile ÇEKER

( Tartı. | 250 kg.'a eşit olan, odun, kireç gibi ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan bir ağırlık ölçüsü. | Üzüntü, sıkıntı. İLE Bir tartma aygıtının kaldırabildiği ağırlık miktarı. )


- ÇEKİÇ (KEMİĞİ) ile/ve ÖRS (KEMİĞİ) ile/ve ÜZENGİ (KEMİĞİ) ile/ve ORTA KULAK KEMİKLERİ

( AZM-İ MITRAKA ile/ve AZM-İ SENEDÂNÎ ile/ve AZM-İ RİKÂBÎ ile/ve ... )

( image

image )

(

)

( MALLEUS vs./and ANVIL/INCUS vs./and STIRRUP/STIR BONE/STAPES vs./and OSSICLE )


- ÇEKİCİ ile TEMYİZ BAŞVURUSUNDA BULUNAN KİŞİ ile ÇEKİCİ

( APPEAL vs. APPEALLEE vs. APPEALLING )

( فرجام ile استيناف ile جذابيت ile پژوهش خوانده ile پژوهش خواهي )

( FARJAM ile ESTYNAF ile JOZABYT ile PAJOOSH KHANDEH ile PAJOOSH KHAHY )


- ÇEKİÇLEMEK ile ÇEKİÇLENMEK ile ÇEKİÇLETMEK ile ÇEKİÇLENEBİLMEK ile ÇEKİÇLETEBİLMEK ile ÇEKİÇLEYEBİLMEK ile ÇEKİÇ ile ÇEKİÇ ATMA ile ÇEKİÇ KEMİĞİ ile ÇEKİÇ MAKİNESİ


- HAMMER MILL[İng.] / BROYEUR À MARTEAUX[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİÇLİ KIRICI


- ÇEKİM GÜCÜ ile/ve/||/<> ELEKTROMANYETİK GÜÇ

( Kütleler arasındaki çekim gücü. İLE/VE/||/<> Elektrik yükleri ve manyetik alanlar arasındaki güç. )


- ÇEKİM GÜCÜ ve/||/<>/>< MERKEZKAÇ GÜCÜ

( Güneşle aralarındaki eşik ve denge, gezegenler ve gezegenlerin hızıdır. )


- ÇEKİM ile/ve/||/<> İTİM

( Göksel/semâvî. İLE/VE/||/<> Yersel/arzî. )


- ÇEKİMLEMEK ile ÇEKİMLENMEK ile ÇEKİMLENEBİLMEK ile ÇEKİMLEYEBİLMEK ile ÇEKİM ile ÇEKİMCİ ile ÇEKİMLİ ile ÇEKİMSİZ/LİK ile ÇEKİM EKİ ile ÇEKİMLİ FİİL ile ÇEKİM SENARYOSU


- BINDING ENERGY[İng.] / BAND D'ÉNERGIE, ÉNERGIE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSENERGIE, ZUSAMMENHANGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BAĞLAMA/BAĞLANMA ENERJİSİ, BAĞLAMA ENERJİSİ


- NUCLEAR SPIN[İng.] / SPIN NUCLÉAIRE, ROTATION DU NOYAU[Fr.] / KERNSPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DÖNÜSÜ/SPİNİ


- NUCLEAR RECOIL[İng.] / RECUL NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK GERİ TEPMESİ


- NÜVE[Osm.] / NUCLEUS[İng.] / NUCLEUS, NOYAU[Fr.] / KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK, KOR, ÖZ


- NUCLEAR MASS[İng.] / MASSE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KÜTLESİ


- NUCLEAR PILE[İng.] / PILE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PİLİ


- PARTIE AVOL DU CYCLEDE COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAKIT DEPOLANMASI


- CHARGE OF NUCLEUS[İng.] / CHARGE DU NUCLÉUS[Fr.] / KERNLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YÜKÜ


- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEK BAĞLANMA ENERJİSİ / BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BOZULMA MODU / BOZULMA ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ

( Temel olarak proton ve nötronlardan oluşan, yükü +Ze olan, etrafında elektronların döndüğü ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan çok yoğun merkezî kısmı. | Bir düzenek sargısının ortasında bulunan, manyetik çekirdek ya da kor olarak da bilinen manyetik nesne. )

( NUCLEUS, CORE VS. ... VS. ... VS. NUCLEAR JiSSiON )

( LE NUCLéUS / LE NOYAU AVEC ... AVEC ... AVEC LA FiSSiON NUCLéAR )

( KERN MiT ... MiT ... MiT KERNSPALTUNG )

( NüVE )


- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]

( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )


- ÇEKİRDEKLENMEK ile ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEKLİ ile ÇEKİRDEKÇİ/LİK ile ÇEKİRDEKSEL ile ÇEKİRDEKSİZ ile ÇEKİRDEK AİLE ile ÇEKİRDEK KAHVE ile ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM


- ÇEKİRGE ile CADI ÇEKİRGESİ

( ... İLE Dünyanın, en uzun böceğidir. [25 cm.] )


- ÇEKİRGE ile ÇEKİRGE KUŞU ile ÇEKİRGE ŞALVAR ile ÇEKİRGE ÖTLEĞENİ


- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM


- TENSILE TEST[İng.] / ESSAI DE TRACTION[Fr.] / ZUGVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DENEYİ


- ÇEKMECE/KUTU = KOYACAK

( İçine öteberi koymaya yarayan nesne. )


- ÇEKMEK ile ÇEKMEN ile ÇEKMECE ile ÇEKMELİ ile ÇEKMELİK ile ÇEKME KAT ile ÇEKMECELİ ile ÇEKME KAPI ile ÇEKMECESİZ ile ÇEKME DEMİR ile ÇEKME HALATI ile ÇEKMELİ VAGON


- PLUMB LINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL TELİ


- CELAL ile CELAL ABAD ile CELAL TALEBANİ

( JALAL vs. JALAL ABAD vs. JALAL TALEBANI )

( جلال ile جلال آباد ile جلال طالباني )

( JALAL ile JALAL ABAD ile جلال طالباني )


- CELB (ETMEK) ile/ve/||/<> CEZB (ETMEK)

( Kendi üzerine çekmek. | Getirtmek, davet etmek, çağırtmak. İLE/VE/||/<> Kendine çekmek. | Etkileyerek kendine bağlamak. )


- CELP/CELB[Ar.] ile ÇAĞRI

( MESSAGE vs. SUMMON )


- CELB-İ MENÂFİ değil/yerine/>< DEF-İ MEFÂSID

( Yanlışları önlemek ve işlememek; çıkarları, iyilikleri getirmek ve işlemekten öncelik kazanır. )

( Def-i mefâsıd, celb-i menâfiden evlâdır. )


- ÇELEBİ ALİ PAŞA CAMİİ :

( Sultan II. Osman döneminde (1618 - 1622) Kaptan - ı Derya ve Sadrazam Güzelce Ali Paşa tarafından yaptırılan bu camiye Çelebi Ali Paşa Camii de deniliyordu. Bu cami 1958'de yol yapım çalışmaları sırasında yıkıldı. )


- ÇELEBİÇ, SEAD (VİSEGRAD, YUGOSLAVYA, 1956) :

( Yugoslavya'nın Banya Lca Baroc kulübünden transfer edildi (1982). Beş sezon (1982 - 1987) tescilli kaldı. 134 Lig, 12 Kupa, 2 turnuva olmak üzere 148 resmi ve 28 özel maçla birlikte toplam olarak 176 kez Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 49, Kupa maçlarında 5 ve özel maçlarında 11 olmak üzere toplam olarak takımına 65 gol kazandırdı. Futbolu Sarıyer'de bıraktı. )


- CELEBRITY :/yerine ÜNLÜ


- CELÎ[Ar.] -ile

( Hat sanatında, iri ve büyük yazı. | Kalın ve okunaklı, her çeşit yazı. )


- CELİ ile CELİL ile CELİ YAZI


- ÇELİK YAPI ile (DEMİRLİ) BETON YAPI(KARKAS[Fr. < CARCASSE]


- ÇELİK, TEKİN (KARS, 1962) :

( Zeytinburnuspor'dan transfer edildi (1987). Dört Sezon (1987 - 19919 tescilli kaldı. Bu süre içinde 58 Lig ve 7 Kupa maçı olmak üzere 65 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte 111 maçta forma giydi. Takımına lig maçlarında 1 gol kazandırdı. )


- ÇELİK ile/ve/||/<> ÇELİK YÜNÜ


- ÇELİKLEMEK ile ÇELİK ÇOMAK ile ÇELİKLEŞMEK ile ÇELİKLEŞTİRMEK ile ÇELİKLEŞEBİLMEK ile ÇELİK ile ÇELİKLİ ile ÇELİKSİZ ile ÇELİK KAPI ile ÇELİK KASA ile ÇELİK HALAT ile ÇELİK METRE ile ÇELİK YELEK ile ÇELİK BAŞLIK ile ÇELİK KALEMİ ile ÇELİK MACUNU ile ÇELİK PAMUĞU ile ÇELİK ÇEMBER


- ÇELİŞİK OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÇELİŞİK GÖRÜNEN


- CELL :/yerine HÜCRE


- CELP ile CELP KAĞIDI


- CELSIUS DEGREE[İng.] / DEGRÉ CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS DERECESİ


- CEM ETMEK ile BİRLEŞTİRMEK / İLÂÇ HAZIRLAMAK

( İLÂÇ HAZIRLAMAK )


- CEM[Ar.] ile CEM'[Ar. çoğ. CUMÛ] ile CEMM[Ar.]

( Hükümdar, şah. | Şark söylencesinde/mitolojisinde şarap ve içkinin mucidi. | Süleyman Peygbamber'in takma adı. İLE Toplanma, yığma. | Birden fazla kişi, hayvan ve eşyayı gösteren ad. | Çoğul. [Ar. dilb.] İLE Büyük sayı, çokluk, kalabalık. )


- CEM ile CEMİ ile CEM AYİNİ


- CEM'[Ar.] ile HAŞR[Ar.]


- CEM'[Ar.] ile KÜLL[Ar.]


- CEM ile/||/<> TEFRÎK ile/||/<> DARB ile/||/<> TANSÎF

( Toplama işlemi. İLE/||/<> Çıkarma işlemi. İLE/||/<> Çarpma işlemi. İLE/||/<> Yarıya bölme işlemi. )


- CEMÂ'AT[Ar.] ile BEVŞ[Ar.]


- CEMÂ'AT[Ar.] ile FEVC[Ar.] ile SÜLLE[Ar.] ile ZÜMRE[Ar.] ile HİZB[Ar.]


- CEMÂ'AT[Ar.] ile MELE'[Ar.]


- CEMÂL GÖRMEK ve/||/<> KEMÂL BULMAK ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK


- CEMÂL:
İNSAN YÜZÜ ile/ve/değil/||/<>/< İNSAN SÖZÜ


- CEMAL PAŞA (MİDİLLİ/YUNANİSTAN, 1872 - 1922) :

( Boyacıköylü'dür/Sarıyer). Osmanlı Devleti'nin asker ve siyaset adamlarındandır. İttihat Terakki Fırkası'nın önemli üç paşasından biridir (Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa). İttihat Terakki İkinci Meşutiyet'i olayını takiben iktidara gelince kurulan kabineye "Üç Paşalar" iktidarı denildi. Balkan Savaşlarına, Sarıkamış Harekâtına, Birinci İkinci Kanal harekâtına katıldı. Kanal Harekâtı sırasında sert tutumu, aydın Araplara karşı sert davranması ile dikkat çekti. Her iki Kanal harekâtı da üst üste yenilgiler alınması üzerine önve Birinci Ferikliğe yükseltildi (Org.) sonra da yeni kurulan Suriye, Filistin, Hicaz ve Yemen Asir Bölgesi Komutanlığına getirildi. Aslına bu geri hizmetti. Yerine ise Alman Von Falkenhein getirildi yeni kurulan Yıldırım Orduları Grubunun komutanı oldu. İttihat Terakki Fırkası Hükümetlerinde Nafia (Bayındırlık) ve Bahriye (Donanma) Bakanlığı gibi siyasi görevlerde bulundu. 1917'de İttihat terakki Fırkası'nın Merkezi Umumi azalığına seçildi. Birinci Dünya Savaşı yenilgisi üzerine Talat Paşa Hükümeti istifa ettikten sonra 1 - 2 Kasım 1918'de İttihat terakki yedi önemli ismi ile birlikte bir Alman denizaltısı ile Odessa'ya kaçtılar. Buradan Almanya'ya giderek çalışmalarını devam ettirdiler. Bilahare değişik yerlere gittiler. İstanbul'daki Sıkıyönetim tarafından Osmanlıda yaşayan Arap unsurlarının isyanına neden olduğu için gıyabında idama mahkûm edildi (05.07.1919). Tiflis'e geçen ve burada çalışmalarına devam eden Cemal paşa 21.0.1922'de Tiflis'de arabasının içinde Ermeni bir komitacı tarafından öldürüldü. )


- CEMÂL[Ar.] ile BAHÂ'[Ar.]


- CEMÂL ile/ve/değil CEMÂL'İNİN NÛRU


- CEMÂL[Ar.] ile NEBL[Ar.]


- CEMÂL[Ar.] ile SERV[Ar.]


- CEMİ ile/ve/||/<> KESİR ile/ve/||/<> MEBZUL[Ar. < BEZL] ile/ve/||/<> CÜMLE

( Toplam. İLE/VE/||/<> Çok. İLE/VE/||/<> Bol, çok, ucuz. | Tıka basa. İLE/VE/||/<> Ne var, ne yok ise hepsi. | O andaki hepsi. )


- CEMÎ[Ar.] ile/ve/||/<> KÜLLÎ[Ar.]


- CEMM[Ar.] ile KESÎR[Ar.]


- ÇEN ÇEN (ÇENE ÇALMAK, GEREKSİZ/FAZLA KONUŞMAK)


- CENÂB-I[: Taraf, yön. < Hazret. ] HAKK ile ALLÂH-Ü TEÂLÂ (olarak tanımlamak)


- CENÂH ile/||/<> CENÂB ile/||/<> ZIMN

( Yan taraf. İLE/||/<> Evin yan tarafı, avlu (hürmet bildirilen sıfat olarak da kullanılır). İLE/||/<> İç taraf. )


- ÇENE:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ

( Ya dişil, ya eril. İLE/VE/<> Hem dişil, hem eril; ne dişil, ne eril. )

( Gövde[beden/vücut]. İLE/VE/<> Baş. )


- JAW OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇENE YAĞI


- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]

( Çene çukuru. )


- ÇENE ile ÇİNCE

( CHIN vs. CHINESE )

( ذقن ile چانه ile پوز ile زنخدان ile زبان چيني ile چيني )

( ذقن ile CHANEH ile POZ ile ZANAKHODAN ile ZABAN CHYNEY ile CHYNEY )


- ÇENE ile GABGAB/SAKAK

( Çene altı, gıdı. )


- ÇENELEŞMEK ile ÇENE ile ÇENEK ile ÇENET ile ÇENELİ/LİK ile ÇENEKLİ ile ÇENESİZ/LİK ile ÇENETLİ ile ÇENEKSİZ ile ÇENE KAVAFI ile ÇENE YARIŞI ile ÇENE ÇUKURU ile ÇENE YARIŞTIRMA


- ÇENEYİ "ÇALIŞTIRMAK" değil/yerine ELİNİ "ÇALIŞTIRMAK"


- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN


- ÇENG ve FLÜT


- ÇENGELKÖY'DE:
AYVA ve/||/<> ŞEFTALİ ve/||/<> SALATALIK)


- ÇENGELLEMEK ile ÇENGELLENMEK ile ÇENGEL ile ÇENGELLİ ile ÇENGEL ATIŞ ile ÇENGEL İĞNESİ ile ÇENGEL SAKIZI ile ÇENGELLİ İĞNE ile ÇENGEL ÇENELİLER


- ÇENGİ/LİK ile ÇENGİ KOLU ile ÇENGİ TAKIMI


- CENKLEŞMEK ile CENK ile CENKÇİ/LİK


- CENK/NÂME ile/değil ÇENG/NÂME


- CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU[< Soğdca]

( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE/>< Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. )

( CENNET: Kuyu. )

( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. )

( Cennet, kişinin kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. )

( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. )

( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. )

( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. )

( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. )

( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. )

( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. )

( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. )

( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. )

( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. )

( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. )

( Sevdiklerinin biraradalığı. İLE/VE/>< Vicdan azâbı. )

( ... İLE/VE/>< En "lezzetli." )

( ... İLE/VE/>< Dumansız ateş. )

( ... İLE/VE/>< Saygı ve sevginin bittiği yer. )

( CENNET: Bugünkü "hırslarının", geleceğe yansıtılması. )

( Dünyayı cehenneme çeviren, birilerinin, dünyayı cennete çevirmeye çalışmasıdır. )

( ... ile/ve NÎRÂN, DÂR-ÜS-SAÎR | SİCN/SİCCÎN, SAÎR, SAKAR )

( ... ile/ve DÛZAH )

( HEAVEN vs./and HELL )

( TIAN ile/ve ... )


- CENNETLEŞMEK ile CENNET/LİK ile CENNET KUŞU ile CENNET TAAMI ile CENNET ÖKÜZÜ ile CENNET BALIĞI ile CENNET BİBERİ ile CENNET KUŞUGİLLER ile CENNET BALIĞIGİLLER


- -CENOSİS ile/||/<> -RHEA/-RRHEA/-RRHOEA/-RRHOEA ile/||/<> -RHAGE/-RRHAGE/-RRHAGİA/-RRHAGY ile/||/<> LOCHİO-

( Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, sızıntı. İLE/||/<> İleri derecede, aşırı akıntı. İLE/||/<> Çocuk doğumundan sonraki akıntı ile ilgili, puerperal. )


- CENT OKULU :

( Tarabya'da Dost Okulları adı ile eğitim veren okul, bilahare el değiştirerek Cent Okulları adını aldı. Ana Okul, İlköğretim Okulu ve Lise olarak 1991/1992 öğretim ve eğitim döneminde hizmete başladı. İlkokul 1997/1998 döneminde İlköğretime dönüştürüldü. )


- CEP, AYCAN (RİZE, 1936 - 2012) :

( Denizci olarak bir süre çalıştıktan sonra, Minibüs İşletmeciliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )


- ÇEPEL, PROF. DR. NECMETTİN (BURSA, 1928) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1950'de mezun oldu. Bir süre orman teşkilatında çalıştıktan sonra açılan sınavını kazanarak 1953'te Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsünde asistan oldu. 1958'de "Kayın, Meşe, Karaçam ve Göknar Ağaçlarının Asimilasyon Organlarında Bazı Önemli Bitki Besin Maddelerinin Mevsimlik Değişim Üzerine Araştırmalar" korulu tezi ile "Üniversite Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1963'te ""Orman Topraklarının Rutubet Ekonomisi Üzerine Araştırmalar ve Belgrad Ormanı'nın Bazı Karaçam. Kayın. Meşe, Meşçerelerinde İntersepsiyon, Gövdeden Akış ve Toprak Rutubet Miktarlarının Sistematik Ölçmelerle Tespiti" tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını kazandı. 1971'de ""Antalya Orman Başmüdürlüğü Bölgesinde Yapılan Ağaçlandırmalarda Karşılaşılan Bazı Ekolojik Problemler Üzerine Araştırmalar" adlı çalışması ile Profesörlüğe yükseltildi. 1978'de Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsü Başkanlığı görevini üstlendi. Bu görevini emekli olduğu 1995 yılına kadar devam ed tercüme makale, 25 adedi bilimsel bildiridir. Kitaplarından 10'u ders kitabı, 3 ‘ü yardımcı ders kitabı, 6 adedi araştırma, 8 adedi çeşitli konularda yazılmış kitaplar, 4 adedi de yabancı dilden tercüme edilmiş kitaptır. )


- CEPTEKİ PARA ile/ve ALACAK

( THE MONEY IN THE POCKET vs./and THE CREDIT )


- ÇER-ÇÖP ile İNCİ

( Denizin üstünde. İLE Denizin dibinde. )


- CER'[Ar.] ile CER/R[Ar.] ile CER[Ar.]

( Suyu, yudum yudum içme. İLE Çekme, sürükleme.| Arapça'da, ait olduğu ismi, meksûr[kesreli=esreli] okutan harf ya da edat.[harf-i cerr] | Para, eşyâ vb. çekme. İLE Yarık, çatlak, özellikle yarılmış yer. )


- CER ile CERH ile CER HOCASI


- CER-/CERO- ile/||/<> TYR-/TYRO-

( Mumsu yapıda. İLE/||/<> Peynir ya da peynirimsi. )


- ÇERÇEVE ile/ve EREK


- ÇERÇEVE ile SÖVE/SÖĞE ile SÖVE[Fr. SEUIL]

( ... İLE Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. | Eşik. | Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. İLE Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları. )


- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> ZARF


- CEREYAN değil/yerine/= AKIM


- ÇERH[Fars. < ÇARH/ÇERYH]/FELEK[Ar.] değil/yerine/= ÇARK


- CERH[Ar.] ile KESB[Ar.]


- ÇERİ -ile

( Asker. )


- ÇERİ ile ÇER ÇÖP


- CERÎ/CERY[Ar.] ile CERÎ'[Ar. < CÜR'ET]

( Cereyan. İLE Yiğit, cesur, gözü pek, yürekli. )


- CERÎB-üt-TAÂM -ile

( Dört kâfiz arpa ve buğday alan bir ölçek. )


- CERN'DEKİ ALGILAYICILAR/DEDEKTÖRLER/PRELIMINERY:
CMS / ATLAS

( Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi, ısın. | Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )


- ÇERT ile ÇERT ÇÜRT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Parça. İLE Herhangi bir şeyin parçaları ya da kırıntıları. )


- CERTAINTY vs. STERN(NESS)


- CESÂRET:
DEVAM EDEBİLME GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/< HİÇ GÜCÜMÜZ KALMADIĞINDA, DEVAM EDEBİLMEK


- CESARET ETMEK değil/yerine/= GÖZE ALMAK


- CESÂRET ile/değil KABA/LIK


- CESÂRET ile/ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR]

( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşar. )

( COURAGE vs./and/||/<>/> RISK )


- CESET/NAAŞ[Ar. < NA'Ş] değil/yerine/= ÖLÜYİN/GÖVRE


- CESET = CESED[Ar., Fars.] = CETHE/T, NAŞ/NAAŞ[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]


- ÇEŞİT/LEME / ÇEŞİT/Lİ/LİK ve/<> EŞİT/LEME / EŞİT/LİK


- ÇEŞM -ile

( GÖZ )


- ÇEŞME ile ÇEŞME BAŞI


- CESUR ile ASLAN GİBİ CESUR ile CESURCA

( DARING vs. DARING AS A LION vs. DARINGLY )

( شهامت ile جسور ile متهور ile جسارت آميز ile شير زهره ile جسارتا )

( SHEHAMET ile JASOR ile متهور ile JASART AMYZ ile SHYR ZAHAREH ile JASARTA )


- ÇETE[Bulg.] ile/değil/yerine/||/<>/< ÖRGÜT

( Yasa dışı işler yapmak ya da etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. | Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ortak bir amacı ya da işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların ya da kişilerin oluşturduğu birlik. | Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü. )


- ÇETELEŞMEK ile ÇETELEŞTİRMEK ile ÇETE ile ÇETECİ/LİK ile ÇETE SAVAŞI


- ÇETE/ÇETERE" değil ÇETELE

( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttuğu ağaç dalı. )


- ÇETÜK[Oğuz] ile KEDİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dişi kedi. İLE ... )


- CEVÂBÎ[Ar.] ile CEVÂBÎ[Ar. < CÂBÎ]

( Yanıt/cevap, karşılık. İLE Tahsildarlar, câbîler. )


- CEVÂD[Ar.] ile NEDÂ[Ar.]


- CEVÂD[Ar.] ile VÂSİ'[Ar.]


- CEV'ÂN, CÂYİ'[Ar.] ile CEVÂN/CÜVÂN/CİVÂN[Ar.]

( Ac, acıkmış, midesi boş. İLE Genç, taze, delikanlı. )


- CEVÂRÎ[Ar.] ile CEVÂRİH/CÂRİHA[Ar. < CERH]

( Hizmetçi kızlar, halayıklar. İLE Yırtıcı kuş ya da hayvanlar. )


- CEVAZ BAHŞ değil/yerine/= OLUR VEREN


- CEVAZ değil/yerine/= OLUR


- CEVHER ve ARAZ ile/ve/değil/||/<>/> ZÂT ve SIFAT

( Nesnede/cisimde. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )


- CEVHER ile/ve ARAZ

( [Fıkıh'ta] AYN ile/ve MENFAAT )


- CEVHER-İ FERD(ATOM) ile CEVHER-İ FERDÎ


- CEVÎ[Fars.] -ile

( Bir arpa ölçüsündeki ağırlık. )


- ÇEVİRMEK ile ÇEVİRTMEK ile ÇEVİRTİLMEK ile ÇEVİREBİLMEK ile ÇEVİRİVERMEK ile ÇEVİRTTİRMEK ile ÇEVİRTEBİLMEK ile ÇEVİRİ ile ÇEVİRİCİ/LİK ile ÇEVİR SESİ ile ÇEVİRİ DİLİ ile ÇEVİRİ YAZI ile ÇEVİR SİNYALİ ile ÇEVİRİCİ DİLİ


- ÇEVİRMEN / KAPIOĞLANI

( ... İLE Kapı çuhadarı yamağı. | Elçiliklerde, çevirmen yardımcısı. )


- CEVİZ/BADEM ve/<> ÇİĞE

( ... VE/<> Ceviz ya da badem içi. )


- CEVR[Ar.] ile ZULM[Ar.]


- ÇEVRE İÇİN YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK


- ÇEVRE ile/||/<> ALAN

( Çevre kenar toplamı İLE alan iç bölge ölçüsüdür )

( Formül: 1D ölçü İLE 2D ölçü )


- ÇEVRE = MUHİT[Ar. < HAVT] = ENVIRONMENT[İng.] = MILIEU[Fr.] = MITTEL, MILIEU[Alm.] = MEDIO AMBIENTE[İsp.]


- [ne yazık ki]
"ÇEVREDEKİLER İÇİN" AŞK ÜZERİNE YANLIŞ "SÖZLER":
GENÇLİKTE ile OLGUNLUKTA/YAŞLILIKTA

( "Henüz yaşın erken". İLE "Bu yaştan sonra". )


- ÇEVREMDEKİ ON(10) KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE YAPARIM/ALIRIM değil/yerine ÇEVREMDEKİ ON(10) KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE KENDİMİ YAPAR/ALIR BULUYORUM


- ÇEVRİLMEK ile ÇEVRELEMEK ile ÇEVRİLEMEK ile ÇEVRELENMEK ile ÇEVRELEYEBİLMEK ile ÇEVRE/LİK ile ÇEVRİ ile ÇEVRECİ/LİK ile ÇEVRİLİ ile ÇEVRESEL/LİK ile ÇEVRE AÇI ile ÇEVRE YOLU ile ÇEVRE TEKER ile ÇEVRE BİLİMCİ ile ÇEVRE SAĞLIĞI ile ÇEVRE BİLİMSEL ile ÇEVRE FELAKETİ ile ÇEVRE BİLİMLERİ ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ


- ÇEVRİM ile ÇEVRİMLİ ile ÇEVRİMSEL/LİK ile ÇEVRİM İÇİ ile ÇEVRİM DIŞI


- ÇEYİZ ile DÜRÜ

( ... İLE Dürülmüş şey. | Armağan. | Gelin çeyizi. | Düğüne çağrılanlara, düğün sahibince verilen armağan. )


- CEZA


- CEZA:
AMAÇ değil/yerine/>< ARAÇ

( [bkz.] CESARE BECCARIA[15 Mart 1738 - 28 Kasım 1794] )


- CEZÂ:
ÂRIZÎ ile/ve/||/<> İSTİSNAÎ


- CEZA EVİNDE KALMA SÜRESİNİN ARTIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/< CEZANIN ARTIRILMASI


- CEZA:
GELECEĞE YÖNELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEÇMİŞE DÖNÜK


- CEZÂ:
HAD ve/||/<> KISAS ve/||/<> ERŞ ve/||/<> TÂZİR

( Beş amaç/makâsıd-ı hamse. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> İctihad yoluyladır.[Had ve kefâret cezası konulmamışlar için] )


- CEZA:
MUTLAK ile/ve/||/<> NİSBÎ ile/ve/||/<> KARMA

( Kesinlik ve karşılık. İLE/VE/||/<> Önleyici. İLE/VE/||/<> Hem önleyici, hem de karşılık. )


- CEZA SAHASI değil/yerine/= KIZIT ALANI


- CEZA:
SUÇ İŞLEDİĞİNDEN DOLAYI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUÇ İŞLENMEMESİ İÇİN


- CEZA TÜZESİ(HUKUKU) ile/ve/değil ÖZGÜRLÜKLERİN TÜZESİ(HUKUKU)


- CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve İCRÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve CEZÂ USÛLÜNDE ile/ve DÜŞMAN CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA

( Güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eder. [TCK 502] İLE/VE Güneşin batmasından doğmasına kadar süren zaman. [İc. İf. K. 51] İLE/VE Nisan ayı başından 30 Eylül'e kadar saat 21.00'den sabahın 04.00'üne; 01 Ekim'den 31 Mart'a kadar saat 21.00'den sabahın 06.00'sına kadar devam eden süre. [CMUK 96] )


- CEZA YARGILAMASINDA:
CEZA KARARNAMESİ ile/değil/yerine/||/<>/> BASİT YARGILAMA USÛLÜ

( )

( )

( )


- CEZÂ ile AZAP

( ... İLE Sıkıntı, ıstırap. | Lezzet. )


- CEZA ile BEDEL

( PENALTY vs. WORTH )


- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<> CEFÂ


- CEZÂ'[Ar.] ile CEZÂ'[Ar.]

( Sabırsızlıkla sızlanma. İLE İyi ya da kötü karşılık, azap. )


- CEZÂ ile/ve DİSİPLİN

( Karşılık. İLE/VE Öğrenme. )

( Ceza aynı hatayı yinelemeyi önlemelidir sadece. )

( Cezalandıran ya da cezalandırılan siz olabilirsiniz ama, cezanın suça uygun olmasına özen gösterin. )

( PUNISHMENT vs./and DISCIPLINE )


- CEZA değil ERİŞEMEME


- CEZÂ ile/değil KARŞILIK

( Kötülüğü cezalandırmayan, yapılmasını emreden gibidir. )


- CEZA değil/yerine/= KIZIT


- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< LÜTÛF


- CEZÂ[Ar.] ile MUKÂBELE[Ar.]


- CEZÂ ile/ve/=/||/<>/>/< RAHMET

( Hem suçlu, hem de mağdur için. )


- CEZA ile/ve YAPTIRIM

( PUNISHMENT vs./and SANCTION )

( FALE PUİ PUİ: Cezaevi. )


- CEZAÎ ŞART değil/yerine/= KIZITSAL KOŞUL


- CEZALANMAK ile CEZALANDIRMAK ile CEZA ile CEZAİ ile CEZALI ile CEZASIZ/LIK ile CEZASIZCA ile CEZA ALANI ile CEZA ATIŞI ile CEZA REİSİ ile CEZA HUKUKU ile CEZA SAHASI ile CEZA VURUŞU


- CEZAYİRLİ HASAN PAŞA MEYDAN PARKI :

( Çayırbaşı Mahallesindedir. 1.100,00 m²lik bir alan üzerindedir. 1.025 m² yeşil alanı bulunmaktadır. Üzerinde Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın bir heykeli bulunmaktadır. )


- CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA ile "CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA"LAR

( Sadrazam ve Kaptan-ı Derya. İLE ... )


- CEZÎL[Ar.] ile CEZL[Ar.]

( Peltek ve bozuk olmayan söz/sözcük. İLE Tomruk, kalın odun. | Çetrefil olmayıp, dürüst, doğru olan. [sözler/sözcükler için kullanılır] )


- CEZM -ile

( BİR SÖZCÜĞÜN SONUNDAKİ HARF YA DA HAREKEYİ DÜŞÜRME | KESİN KARAR, NİYET )


- CFC ile/||/<> HCFC

( CFC tam halojenli yasak İLE HCFC H içerir geçiş. )

( Formül: ODP yüksek İLE düşük )


- CHAİN RULE ile/||/<> PRODUCT RULE

( Chain bileşik fonksiyon, product çarpım fonksiyon. )

( Formül: Composition İLE product )


- CHANCE vs. LUCK


- CHANCE :/yerine ŞANS


- CHANCE vs./and HOPE


- CHA-NO-YU ile/||/<> TATAMİ ile/||/<> ZENDO ile/||/<> SARİ

( Geleneksel Japon çay töreni. @@ Japonya'da yer döşemesi olarak kullanılan bir tür hasır. @@ Zen manastırlarında toplu meditasyon yapmak için ayrılmış olan salon. @@ Budist rahiplerin giydiği sarı renkli elbise. )


- CHARGE :/yerine ÜCRET, ŞARJ


- CHATGPT ile/ve/||/<> GEMINI(GOOGLE) ile/ve/||/<> COPILOT(MICROSOFT) ile/ve/||/<> DEEPSEEK


- CHATGPT'de:
01[SIFIR BİR] değil o1[O BİR]


- CHEAP :/yerine UCUZ


- CHEF :/yerine ŞEF, AŞÇI


- CHEMICAL İLE ION İLE NUCLEAR ile/||/<> ROKET İTKİ SİSTEMLERİ

( Uzay aracı tahrik teknolojileri. )

( Formül: Isp = ve/g₀ )


- CHETANA ile/||/<> SAMVİD ile/||/<> SATİ

( Bilinç, iç uyanış. @@ Gerçek farkındalık. @@ Farkındalık. )


- CHİ-SQUARE TEST ile/||/<> FİSHER EXACT TEST

( Chi-square asimptotik, Fisher exact küçük örnek. )

( Formül: Asymptotic İLE exact small sample )


- CHİL-/CHİLO-/CHEİL-/-CHEİLİA/CHEİLO-/-CHİLİA ile/||/<> CHİR-/CHİRO-/CHEİR-/CHEİRO-/CHEİRİA-/-CHİRİA- ile/||/<> MANİ-/MANU- ile/||/<> ONYCH-/-ONYCHİA/ONYCHO-

( Dudaklarla ilgili. İLE/||/<> Ellerle ilgili, el. İLE/||/<> El, elle ilgili. İLE/||/<> Tırnak, pençe, tırnakların durumu. )


- CHIP :/yerine CİPS, ÇİP


- CHIP ile/||/<> RIP

( ChIP kromatin protein İLE RIP RNA protein. )

( Formül: Chromatin İLE RNA immunoprecipitation )


- CHİT ile CHİTTA

( Evrensel Bilinç. İLE Zihin. Bireysel bilinç. Chitta, maddesel olmayan fakat madde tarafından etkilenen bilinç doğasındadır. O her birinin, bilinç ve maddenin ürünü olarak tarif edilebilir. Chitta, zihnin tüm düzeylerini kapsar, en alt düzey manas'tır. )