Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(107/120)


- (THE AWARE OF) FAST ALTERATION vs. (THE AWARE OF) SLOW ALTERATION


- [not] THE BEAUTIFUL vs. WHICH/WHAT I WOULD LIKE TO


- [not] THE LOVE/HATE OF HISTORY vs. INFORMATION/KNOWLEDGE OF HISTORY


- THE MOST vs. UNIQUE


- THE PERSON DOES NOT TO TALK BY/IN THE WISDOM vs. THE PERSON DOES NOT TO TALK IN IGNORANCE


- (not THE REST) THE REST OF


- THE SELF OF ... vs. THE REASON OF ...


- THE TRUMAN SHOW ve/<>/> ASCENSION

( Film.[Jim Carrey] VE/<> Dizi.[3 bölüm] )


- THEM :/yerine ONLARI, ONLARA


- THEME :/yerine TEMA


- THEN :/yerine SONRA, O ZAMAN


- THEY :/yerine ONLAR


- THIN :/yerine İNCE


- THIRTY :/yerine OTUZ


- THIS vs. THAT


- THIS vs. THAT vs. IT


- THIS vs. THIS EXIST TOO


- THIS :/yerine BU


- BASIC SLAG[İng.] / SCOIRE BASIQUE, SCORIE THOMAS[Fr.] / THOMASCHEL, BASISCHE SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMAS CÜRUFU


- THOMSON'S ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON ATOM MODELİ


- THOUGHT ECHO/ÉCHO DE LA PENSÉE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE YANKILANMASI


- THOUGHTLESSNESS vs. NOT ABLE TO THINK


- TRAK/THRAK TANRILARI ile/ve YUNAN TANRILARI


- THRESHOLD[İng.] değil/yerine/= EŞİK DEĞER


- THUS :/yerine BÖYLECE


- T'I ve/ile YUNG ve/ile ...

( Madde ve görev. T'I evrensel zihin, madde, biçimsiz, maddi olmayan, algılanamayan. YUNG ise onun görevi. )


- TIA/TRANSIENT İSCHEMIC ATTACK TRANSIENT[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK ATAK, GEÇİCİ YETERSİZ KANLANMA ATAĞI


- TIBÂ[Ar. < TAB] ile TIBÂA[Ar.]

( Yaradılışlar, âdetler. İLE Kılıç yapma zanaatı. | Kitap vs. basma işi. )


- TIBBİ ile TIBBİ ATIK


- TİBET MANDALASI ile/ve/||/<> HİNT MANDALASI

( )


- TİCARET ile/ve/||/<> TÜZE


- TİCARETLE KAZANILAN PARA (-NIN RİSK EDİLMESİ) ile EMEKLE KAZANILAN PARA (-NIN RİSK EDİLMESİ)


- TİCARETTE:
PARA ARTIRMAK değil/yerine ÜRÜN ARTIRMAK


- TİCARİLEŞMEK ile TİCARİ ile TİCARİ DAVA ile TİCARİ ATAŞE ile TİCARİ UNVAN ile TİCARİ TÜKETİM


- TİDU = MARDİN


- TIFIL[Ar. < TIFL | çoğ. ETFÂL] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇOCUK


- TİFO[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KARAHUMMA

( Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı. )


- TİFO ile/||/<> KOLERA

( Salmonella typhi bakterisinin neden olduğu, ateş ve karın ağrısı ile ilişkili bir bulaş. İLE/||/<> Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, şiddetli sürgün ve dehidrasyon ile ilişkili bir bulaş. )


- TİG/DİAGNOSTIC-RELATED GROUPS[İng.] değil/yerine/= TANI İLİŞKİLİ ÖBEKLER


- TIGHT :/yerine SIKI


- TÎHÛ[Fars.] ile ...

( Çil kuşu. )


- TİK ile TİKE ile TİK TAK ile TİK AĞACI ile TİKE KEBABI


- TIKA-BASA (YEMEK, DOLDURMAK)


- TIKAMAK ile TIK ile TIĞ ile TIKALI ile TIK TIK ile TIKA BASA


- TİKEL = CÜZ'Î = PARTICULAR[İng., İsp.] = PARTICULIER[Fr.] = PARTIKULAR[Alm.] = PARTICULARIS[Lat.]


- TIKINMA/K ile/değil/yerine YEME/K

( Eline geçen yiyeceği oburca yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE Yemek yemek. )


- TIK[TEK TIK] ile TIK TIK [ÇİFT TIK]


- TİLKİ ile BENGAL/HİNT TİLKİSİ

( )

( ... cum VULPES BENGALENSIS )

( ... vs. BENGAL/INDIAN FOX )


- TILT TABLE TEST[İng.] değil/yerine/= EĞİMLİ MASA TESTİ


- TILT[İng.] değil/yerine/= EĞİM


- TİM[İng. < TEAM] değil/yerine/= BİRLİK, TAKIM

( Güvenlik güçlerinde belirli bir iş ya da hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik, takım. )


- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK


- TIME CRYSTAL ile/||/<> SPACE CRYSTAL

( Time crystal zamanda periyodik yapı gösterirken İLE space crystal uzayda periyodik atom dizilimi gösterir )

( Formül: Temporal periodicity )


- TIME vs. HISTORY


- TIME vs. PERIOD


- TIME SERIES ANALYSIS ile/||/<> CROSS-SECTIONAL ANALYSİS

( Time series analysis zamana bağlı veri dizilerini incelerken İLE cross-sectional analysis belirli zamandaki gözlem kesitini inceler )

( Formül: ARIMA model )


- TIME :/yerine ZAMAN


- TİMSAH ile/ve GAVYAL/HİNT GAVYALİ

( )


- TİMSAH ile/ve TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA

( Isırma güçleri: 1134 kg. / 2500 lbs. İLE/VE 453 kg. / 1004 lbs. )


- TİMSAH'IN:
ILIK YUMURTASI ile/ve SOĞUK YUMURTASI

( Eril timsah. İLE Dişil timsah. )


- TİMSAHLARIN:
BOYU ile/ve/değil/<> ENİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Papua Yeni Gine'de, timsahlar, boyları ile değil enleri ile ölçülüyor. )


- TİMUR) LENK -ile

( TOPAL (TİMUR) )


- TİMURCUOĞLU, NAİL U. (TRABZON, 1970) :

( Kartal S.K. den transfer edildi ve 5 sezon (1997 - 2002) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 136 lig, 5 kupa, 2 turnuva olmak üzere 143 resmi ve 48 özel maçla birlikte toplam olarak 191 maçta oynadı. Lig maçlarında 65, kupa maçlarında 1, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 19 olmak üzere toplam olarak takımına 86 gol kazandırdı. )


- TİN:
DUYARLILIK ile/ve/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/ve/||/<> İRÂDE


- TİN[Azr.] = KÖŞE[Tr.]


- TÎN ve/||/+/<> MÂRİC

( Toprak ve su. VE/||/+/<> Ateş ve hava. )


- TİN/AN = SPIRIT[İng.] = ESPRIT[Fr.] = GEIST[Alm.] = SPIRITUS[Lat.] = PNEUMA, NOUS[Yun.] = ALIENTO[İsp.]


- TIN ile TINI ile TIN TIN


- TİNDEN DOĞMUŞ OLAN ile/ve/||/<>/> YENİDEN DOĞMUŞ OLAN


- TINGIR ile TINGIRTI ile TINI ile TINLAMA

( Metal bir nesnenin sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkardığı ses. | Parasız, züğürt. | Boş. | Para. İLE Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı. İLE Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği. | Bir nesnenin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir nesnenin aynı yükseklikte çıkan sesinden ayırt ettiren özellik, tınnet. | Söyleniş biçimi, vurgusu. İLE "Tın" sesinin biraz sürüp gitmesi, çınlaması. )


- TINI değil/yerine/= SOLUK


- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN


- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN

( SPIRITUAL FIELD vs. AESTHETIC FIELD )


- TINY :/yerine UFACIK


- TYPE I BIAS[İng.] değil/yerine/= BİRINCİ TÜR YANLILIK


- TYPE II BIAS[İng.] değil/yerine/= İKINCİ TÜR YANLILIK


- TIP:
İYİ ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> KÖTÜ

( Önler. İLE/VE/||/<> Hastalık/sorun, belirmeden, yok eder. İLE/VE/||/<> Tedavi eder. )


- TIP:
ORTODOKS ile/ve/||/<>/< ÇİN ile/ve/||/<>/< HİNT(AYURVEDA)


- TIP vs. SIDE


- TIP ile/ve/||/<> ADLÎ TIP


- TIPA TIP (AYNI OLMAK)

( Benzemek. )


- TIPA ile BUNGALOV

( BUNG vs. BUNGALOW )

( در پوش ile دريچه مجرا ile بنگله )

( DAR PUSH ile DARYCHEH MOJRA ile BANGELEH )


- TIPALAMAK ile TIPALANMAK ile TIP ile TIPA ile TIPALI ile TIP TIP ile TIPASIZ ile TIPI TIPINA


- TIPA/TAPA[İt. < TAPPO] değil/yerine/= TIKAÇ

( Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta ya da plastikten tıkaç. | Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık. İLE Herhangi bir şeyin delik ya da ağzını tıkamaya yarayan nesne. )


- TIPI TIPINA (BENZEMEK)


- TİPİLEMEK ile TİP ile TİPİ ile TİPO ile TİPİLİ ile TİPOCU/LUK


- TIPTA, 4P: PREDİKTİF ve/||/<> PREVANSİYON ve/||/<> PERSONALISED ve/||/<> PROAKTİF


- TIRAK ile -TIRAK/TRAK[Fr. < TRAC] ile TRAKA[İt.] ile TRAKE[TRACHÉE < Lat. < Yun.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE < Yun.] ile TRAKTÖR[Fr. TRACTEUR < Lat.] ile TRAKUNYA[Yun. DRANKONTION]

( Çarpan ya da kırılan bir şeyin çıkardığı tok ses. İLE Benzer/yaklaşık.[mavimsi / kırmızımsı vb.] | Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, kaygıya ve/ya da korkuya kapılması, rolünü unutması. İLE Yelkenli teknelerde bir mandar aracılığıyla çekilerek direğe çıkıp bakım ve onarım yapılan oturaklı sepet. İLE Soluk borusu. | Eklem bacaklılarda bulunan solunum kanalı. İLE Fazla miktarda feldispat, çok az kuvarz içeren, kırılınca pürüzlü bir yüzeye sâhip olan açık renkli volkan taşı. İLE Tekerlekleri arâzi ve sürülmüş tarla gibi yumuşak zeminde dönebilen/devinebilen, genellikle çift sürmede kullanılan, arkasına römork takılarak kamyon görevi gören motorlu taşıt. İLE Çarpan balık. )


- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ


- TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA

( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )


- THYRATRON GATE[İng.] / THYRATRON-GATTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİRATRON KAPISI


- TİRB[Ar.] ile/ve/||/<> ZEMÎL[Ar.] ile/ve/||/<> SEMÎR[Ar.] ile/ve/||/<> SAHİB[Ar.] ile/ve/||/<> REFÎK[Ar.] ile/ve/||/<> HİLL[Ar.] ile/ve/||/<> NECİY[Ar.]

( Bizimle aynı yaşta olan. İLE/VE/||/<> İş arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Oturduğumuz yerde bize arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Bizimle geceleri konuşan. İLE/VE/||/<> Uzun süre bizimle arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Yolculuk arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Bizi kalbine yerleştiren. İLE/VE/||/<> Sırdaş. )


- TİRBUŞON[Fr. < TIRE-BOUCHON] değil/yerine/= BURGU

( Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. | Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir araç. | Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici araç. | Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. )


- -(TİRE) ile -(EKSİ)


- TİRE ile/değil İLÂ


- TIRE :/yerine LASTİK, YORMAK


- TİRE[Ar.] ile Tire[Ar.] ile TIRE[Fr. < TIRET] ile TIRE[İng. < TIRE]

( Dikişte kullanılan pamuk ipliği. | Pamuk ipliğinden yapılmış olan. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kısa çizgi. | Uzun çizgi. İLE Tekerlek çemberi ya da lastiği. )

( ... vs. ... vs. HYPEN )


- TIRED OF vs. TIRED WITH (not TIRED FROM)


- TİRELEMEK ile TİRE ile TİR TİR


- TİREMEK = AĞIRLIĞINI KARŞILAYABİLMEK


- TİRENDAZ[Fars.] değil/yerine/= OK ATAN | BECERİKLİ | ÖZENLİ


- TIRI-VIRI


- TİRLİN[Fr. < TIRE-LIGNE]

( Mürekkeple çizgi çizmeye yarayan, türlü kalınlıklarda gereç. | Mürekkebin daha çabuk kurumasını sağlayan nesne. )


- TIRNAKLAMAK ile TIRNAKLANMAK ile TIRNAKLATMAK ile TIRNAK/LIK ile TIRNAKLI ile TIRNAKÇI/LIK ile TIRNAK YERİ ile TIRNAK DERİSİ ile TIRNAK KEMİĞİ ile TIRNAK MAKASI ile TIRNAK İŞARETİ ile TIRNAK BESLEYİCİSİ


- TİROİT[Fr./İng. < THRYOIDE] değil/yerine/= KALKAN BEZİ

( Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez. )


- TİROİT ile TİROİT BEZİ


- TIRPAN ile/ve/||/<>/> YABA/ATKI

( Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. İLE/VE/||/<>/> Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı. | Ekin demetlerini, yükseğe atmaya yarayan araç. )


- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI


- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI


- TIRTIL ile SEMER SIRTLI TIRTIL

( )


- TİŞE ile ...

( Kazma, keser. )


- TISS/THERAPEUTIC INTERVENTION SCORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= TERAPÖTİK GİRİŞİMSEL PUANLAMA DÜZENİ | GİRİŞİM PUANLAMA DÜZENİ


- TISSUE :/yerine DOKU, KÂĞIT MENDİL


- TİŞYE/PARŞÖMEN ( < BERGAMA-PERGAMENT ):
Ak deri.

( Koyun, keçi, özellikle dana derisinden bir tür yazı kağıdı. )


- TITICACA GÖLÜ[GÜNEYBATI]:
"HUINAMARCA GÖLÜ" ile/ve/<> "PEQUENO GÖLÜ"

( Bolivya'lıların, gölün güneybatısında kalan, kendi taraflarında bulunan %40'lık bölümüne verdikleri ad. VE/<> Bolivya tarafındaki, gölün bu aynı küçük bölümüne, Peru'luların verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )


- TITICACA GÖLÜ:
GÜNEYBATI ile/ve/<> KUZEYBATI

( %40'nın bulunduğu Bolivya'daki bölümü. İLE/VE/<> %60'ının bulunduğu Peru'daki bölümü. [Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )

( Dünyanın en yüksek [3810 m.] gölüdür ve Maracaibo Gölü'nden sonra, Güney Amerika'nın ikinci büyük gölüdür. [8287 km²] )

( Ortalama derinliği, 122 - 183 m. arasında değişmektedir. [Bolivya kıyısına doğru derinlik birden artmaktadır.][Soto Adası açıklarında 280 m.'yi bulmaktadır.] )

( Gölün suyu, berrak ve az tuzludur. )

( Yüzeyde 14 °C olan ortalama su ısısı, 20 m. derinlikte 11 °C'ye düşmektedir. )

( Sadece dört çeşit [ufak cins] balık bulunmaktadır. )

( Göl üzerinde, yoğun nüfuslu 41 ada bulunmaktadır.[Buralarda yaşayan yerli halk, çoğunlukla dış dünyadan kopuk, ellerindekilerle yetinmektedir.] )

( Bolivya sınırları içinde bulunan adalarında yaşayan yerli halk, eski bir yerli dili olan Aymara dilini kullanmaktadır. İLE/VE/<> Peru'da bulunan bölümünde, İnka'lardan kalma Quechua dili konuşulmaktadır. )


- TITICACA GÖLÜ[KUZEYBATI]:
"CHUCUITO GÖLÜ" ile/ve/<> "GRANDE GÖLÜ"

( Bolivya'lıların, gölün kuzeybatısında ve Peru tarafında bulunan %60'lık bölümüne verdikleri ad. İLE/VE/<> Peru'luların, gölün kendi tarafında bulunan bölüme verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )


- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN


- TITLE vs. NOUN/PROPOSITIONAL PHRASE


- TİTREMEK ile TİTR


- VIBRATION MODE[İng.] / MODE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSMODE, VIBRATIONSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KİPİ


- TİVİ değil/yerine TE-VE TV


- TİYATRO:
OYUNU, GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ve/||/<> GERÇEĞİ, OYUNLAŞTIRMAK İÇİN


- TİYATRO ile/>< ANTİTİYATRO[Fr.]

( ... İLE/>< Klasik tiyatro kurallarının dışına çıkan tiyatro türü. )


- TİYATRO ve/=/||/<> HALK SAĞLIĞI


- TIYNET[Ar. < TİNET]["TİYNİYET" değil!] = YARADILIŞ, MİZÂC, MAYA


- THIRST, THIO-[İng.] / THIO-[Fr.] / THIO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYO-


- TİYO değil TÜYO


- TİZ[Fars.] değil/yerine/= İNCE, KESKİN (SES)


- Tıkanıklık için SUS!!!


- TM için DİNLE!!!


- TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE"


- TO BACK vs. THE BACK


- [not] TO BE ASSERTIVE vs. TO MAKE AN EFFORT


- TO BE CARRIED AWAY vs. SENSATION


- TO BE HABBITED vs./and NOT TO FEEL


- [not] TO BE PART OF vs. TO BE EXTENSION

( TO BE EXTENSION instead of TO BE PART OF )


- [not] TO BE SILENT vs./and ABLE TO BE SILENT


- TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE)


- TO BE/GET USED TO vs. TO BE EASY/CONVENIENT FOR


- TO BE/GET USED TO vs./and TO BE INURED TO


- TO BELIEVE vs. TO GET BASE

( TO BELIEVE instead of TO GET BASE )


- TO BELIEVE vs. WANT TO BELIEVE


- TO BELIEVE vs./and TO JOIN


- TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED


- TO BREAKT INTO PIECES vs./and EXPLANATION


- TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and TO SHARE


- [not] TO CARRY ON MEMORY vs. TO KNOW


- TO CEASE/STOP vs./and TO SLOW DOWN


- TO CHANGE vs. TO GET (NOT) (ABLE TO) CHANGE


- [not] "TO CHEAT" vs. NOT ABLE TO EXPLAIN


- TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs. TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS


- TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE


- TO CONFUSE vs. TO CALL


- TO CONFUSE vs. TO LOSE


- TO CONFUSE vs. TO ROLL UP


- TO CONFUSE vs. TO TIDY UP


- TO CONSTITUTE to(with) TO SHAPE


- TO CONTINUE vs. TO LIVE


- [not] TO DENY vs. NOT TO SUBMIT


- [not] TO DENY vs./and TO TURN AWAY FROM


- TO DESCRIBE vs. TO PLAN


- TO DISTORT vs. TO REFLECT BACK


- TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT


- [not] TO ENCOURAGE vs./and (ONLY) EXPLAINING


- [not] TO EXCEED vs./and TO GET USED TO


- TO EXCLUDE vs. TO PRETEND NOT TO SEE/TO TURN A BLIND EYE


- TO FIND STRANGE vs. TO REGARD AS A STRANGER


- TO FIT WELL vs. HARMONIZE


- TO FORGET vs. NOT TO KNOW


- [not] TO FORGET vs. PASSING FAST


- TO GET IMPRESS vs. TO TAKE


- [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT


- TO GIVE COLOR vs./and TO COMPLETE


- TO GIVE PERMISSION vs. TO GIVE AN OPPORTUNITY


- TO GIVE vs. TO GIVE AS A GIFT


- [not] TO GIVE vs. TO GIVE IN RIGHT TIME


- TO GIVE vs. TO TAKE


- TO GIVE UP vs. TO POSTPONE/DELAY


- TO GIVE UP vs. TO PREFER


- TO GIVE vs./and TO GIVE UP


- [not] TO GIVE/TAKE WEIGHT instead TO CONTROL THE WEIGHT UP/DOWN


- TO GIVE/TO TAKE vs. SHARING


- TO GROW vs. TO DEVELOP


- TO HASTEN vs. TO GROW IMPATIENT


- TO HIDE vs. TO SAVE


- TO HOPE vs. TO GUESS


- TO INTERFERE/MEDDLE vs. TO NOSE INTO


- TO INVOLVE vs. TO TALK ABOUT/ON


- TO KISS vs. SNOGGING


- TO KNOW and TO DEFINE and TO UNDERSTAND


- TO KNOW vs. AWARENESS

( tu now vit eveyr-nıs )


- TO KNOW THE WAY vs. TO BE ON THE WAY/TO PROGRESS


- TO KNOW vs. TO BE


- TO KNOW vs./and TO BELIEVE


- TO KNOW vs./and TO KNOW THE HISTORY OF YOU KNOW/KNOWLEDGE


- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST


- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST/OVER


- TO LIVE THE PERSONAL LIFE vs. TO LIVE IN THE PERSONAL LIFE


- TO LOCATE vs. TO FIT WELL


- TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT


- TO MAKE DEEPEN vs. TO FEED


- TO MAKE DEEPEN vs. TO FIT WELL


- TO MAKE DIFFICULTIES vs. TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR


- TO MAKE NONEXISTENCE TO THE EXISTENCE vs. TO MAKE NONEXISTENCE TO THE NONEXISTENCE


- [not] TO MAKE OBJECT THE SELF > DISCOVER THE SELF

( KENDİNİ OBJE KILMAK değil KENDİNİ KEŞFETMEK )


- TO MAKE ONE'S OWN vs. TO GET ACCUSTOMED


- TO MAKE WAY FOR vs. TO CAUSE


- TO MEET vs. TO HARMONIZE


- TO NOT (ABLE TO) THINK DEEP/INTENSIVE/WIDE vs. IGNORANCE/THOUGHTLESSNESS


- TO OBSERVE vs. TO SCAN


- TO OPEN vs. OPENING


- TO OPEN vs. TO WIDEN


- [not] TO PASS THE DAY instead LIVE THE DAY


- TO PROTECT/SAVE vs. TO WATCH FOR/TO PROTECT


- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE


- TO RECOGNIZE THE SELF vs. TO KNOW THE SELF


- TO SALUTE vs./and LOVE


- TO SAVE vs. TO CLAIM


- TO SAVE vs. TO REDEEM


- TO SAVE UP vs. MOVEMENT

( MOVEMENT instead of TO SAVE UP )


- TO SAY DIRECTLY vs. TO SAY/TALK FRANKLY/OPENLY


- TO SEARCH FOR EXPECTATION vs. TO ASK [JUST TO UNDERSTAND]

( TO ASK [JUST TO UNDERSTAND] instead of TO SEARCH FOR EXPECTATION )


- [not] TO SEE WORTHLESS/LITTLE vs. TO (HAD) BEEN FARAWAY


- [not] TO SEEK FOR NON-BEINGS vs. TO SEE(K)/FIND BEINGS


- [not] "TO SHOW OFF" vs. TO SHARE


- TO SHOW vs. TO PRESENT


- [not] TO SHOW vs./and TO LIVE/VALUE


- TO SKIP vs. TO PASS OVER


- TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF


- TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE


- TO TALK AT LENGTH vs. "TO PROLONG"


- [not] TO TALK FRANKLY vs./and EXPRESS IN DETAIL


- [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS


- TO TALK vs. TO TALK IN NECESSITY

( TO TALK IN NECESSITY instead of TO TALK )


- [not] TO TALK vs./and TO PROVE


- [not] TO TALK/WRITE vs./and/also TO DO(/MAKE)/TO APPLY


- TO THINK and MANAGE TO NOT VAIN/WASTE TALKING


- TO vs. TILL/UNTIL


- TO TRANSFER/TRANSMIT vs. TO SEND


- TO TURN INSIDE OUT vs. TO REPLACE


- TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE SAID vs. TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE MEANT TO SAY


- TO UNITE vs. TO COME TOGETHER


- TO VISUALIZE LIKE HOW/WHAT YOU ARE vs. TO BE LIKE HOW/WHAT YOU ARE


- TO WIDEN vs./and TO BECOME SPACIOUS, TO FEEL RELIEVED


- TO WORK vs. TO PRODUCE


- TOE :/yerine AYAK PARMAĞI


- TOGA:
Bol ve kıvrımlı Roma giysisi. -ve


- TOGAY, EROL (İST. 1950 - 2012) :

( Rumelihisar Spor Kulübünde futbola başladı. Buradan Vefa'ya, bu kulüpten de Altay'a transfer oldu. Altay'da çok başarılı grafik çizdi ve 1978 yılında Fenerbahçe'ye geçti. Defans oyuncusu olarak çok başarılı oldu ve 1 kez U - 21 ve 14 kez de A Milli takım formasını giydi. Bir süre antrenör ve teknik direktörlük olarak görev yaptı. 1991 yılında Guus Hiddink'in ayrılması üzerine bir süre Fenerbahçe teknik direktörlüğü yaptı ve hastalığı nedeniyle genç yaşta sahalardan uzaklaştı. )


- TOHUM, BEZİR = BEZR = GRAINE