Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 24.780 başlık/FaRk ile birlikte,
24.780 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(37/101)


- ... GİBİLERİNDEN ile/ve/<> ...MIŞÇASINA


- GİBOZİTE/GIBBOSITY[İng.] değil/yerine/= HÖRGÜÇLENME


- GICIKLAMAK ile GICIKLANMAK ile GICIK/LIK ile GICIKÇA


- GICIR/LIK ile GICIR GICIR ile GICIRI BÜKME


- GICIRTI ile GICIRTILI ile GICIRTISIZ


- GIDA GÜVENCESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GIDA EGEMENLİĞİ


- GIDA GÜVENLİĞİ ile/ve/değil GIDA GÜVENCESİ

( TECEDDÜ'[Ar.]: Kötü besinden ya da besin yetersizliğinden dolayı gözdeki meşîme tabakasının arkadan yarılması. )

( [not] FOOD SECURITY vs./and FOOD SAFETY )


- GIDAKLAMA ile GIDAKLAMA

( CACKLE vs. CACKLING )

( نعيب کردن ile قات قات کردن ile غد غد کردن ile غار غار ile غات غات ile غد غد ile نعيب )

( NEYBE KARDAN ile GHAT GHAT KARDAN ile GHAD GHAD KARDAN ile GHAR GHAR ile غات غات ile غد غد ile نعيب )


- GIDAKLAMAK ile GIDAKLAMA

( CLUCK vs. CLUCKING )

( مرغ قپ ile مرغ کرچ ile غد غد کردن ile قدقد کردن ile غد غد )

( MORGH GHAP ile MORGH KARCH ile GHAD GHAD KARDAN ile GHODAGHAD KARDAN ile غد غد )


- Gideceğin yeri söyleme! SUS!!!


- GİDERİNİ, GELİRİNE GÖRE AYARLAMAK/DÜŞÜREBİLMEK ile/ve/||/<>/> GELİRİNİ, GİDERİNE GÖRE AYARLAMAK/YÜKSELTEBİLMEK


- GİDERMEK ile KARŞILAMAK


- GIFTED :/yerine YETENEKLİ


- GIGAHERTZ[İng.] / GIGAHERTZ[Fr.] / GIGAHERTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GİGAHERTZ


- GINA ile DOYGUNLUK


- GİNE ile BEÇTAVUĞU ile KOBAY

( GUINEA vs. GUINEA HEN vs. GUINEA PIG )

( گينه ile مرغ شاخدار ile بوقلمونماده ile خوکچه هندي )

( GYNAH ile MORGH SHAKHODAR ile BOGHALMONEMADEH ile KHOKCHEH NPANDY )


- GİRD değil/yerine/= TOPLANMAK, TOPARLANMAK, BİRİKMEK


- EDDY VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ TURBULENTE[Fr.] / WIRBELVISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRDAP AĞDALILIĞI


- EDDY, VORTEX, WHIRLPOOL[İng.] / TOURBILLON[Fr.] / STRUDEL, WIRBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRDAP


- GİRDİRMEK ile GİRDİ


- GİRİNTİ ile GİRİNTİ ile GİRİNTİLİ ile GİRİNTİ ile SENET

( INDENT vs. INDENTATION vs. INDENTED vs. INDENTION vs. INDENTURE )

( تو گذاشتن ile بر جسته کردن ile دندانهگذاري ile تضريس ile تورفتگي ile تو رفتگي ile تورفته ile تو گذاري ile عقب بردگي ile دوبل کردن ile دوتاسازي ile عهد نامه )

( TO GOZASHTAN ile BAR JASTEH KARDAN ile DANDANETGOZARY ile تضريس ile TOREFTAGY ile TO RAFTAGY ile TOREFTEH ile TO GOZARY ile AGHAB BARDEGY ile DOBEL KARDAN ile DOTASAZY ile EAD NAMEH )


- GİRİNTİ ile GİRİNTİLİ ile GİRİNTİSİZ ile GİRİNTİLİ ÇIKINTILI ile GİRİNTİSİZ ÇIKINTISIZ


- INPUT ADMITTANCE[İng.] / ADMITTANCE DE L'ENTRÉE[Fr.] / INPUT-ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ ADMİTANSI


- INPUT IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE D'ENTRÉE[Fr.] / INPUT-IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ EMPEDANSI


- GİRİŞİM/GİRİŞMEK ile KALKIŞMAK


- INTERFERENCES[İng.] / INTERFÉRENCE[Fr.] / EINNMISCHUNGEN, STÖRUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞİM/LER


- INTERFERENCE FRINGES[İng.] / FRANGES D'INTERFÉRENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= GİRİŞİM SAÇAKLARI


- INTERFERENCE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'INTERFÉRENCE[Fr.] / EINNMISCHUNG SPEKTRUM, INTERFERENZ SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞİM TAYFI/SPEKTRUMU


- GİRİŞİM ile ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS ile TEŞEBBÜS

( ATTEMPT vs. ATTEMPT TO KILL vs. ATTEMPTING )

( کوشش ile سعي ile سوءقصد ile مبادرت )

( کوشش ile SAEY ile SUEQSAD ile MOBADRAT )


- GİRİŞİMCİ ile/ve/değil/||/< "SUÇLU"


- GİRİŞMEK ile GİRİŞİLMEK ile GİRİŞEBİLMEK ile GİRİŞ/LİK ile GİRİŞ KATI ile GİRİŞ KARTI ile GİRİŞ İŞLEMİ ile GİRİŞ KAPISI ile GİRİŞ ÜCRETİ


- GİRİŞMEK ile YELTENMEK


- GIR/LA ile/ve/=/||/<> PEK ÇOK, ALABİLDİĞİNE ÇOK, DOLU

( Söz, lakırtı. | Yalan, uydurma. )


- GİTME/Sİ ile/değil/yerine UZAKLAŞMA/SI


- GIYABİ ile GIYABİ HÜKÜM ile GIYABİ TUTUKLAMA


- GIYABINDA değil/yerine/= KENDİ YOKKEN


- GİYDİKÇE AÇILIR ile/ve/||/<> UZADIKÇA ŞEKİL ALIR ile/ve/||/<> ZAMANLA UNUTURSUN

( Tezgâhtarın "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> Kuaförün "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> "Arkadaşın" kayıtsızlığı. )


- GİYDİRMEK ile GİYDİRİLMEK ile GİYDİREBİLMEK ile GİYDİRİCİ/LİK


- GİYİM ile GİYİMLİ ile GİYİM KUŞAM ile GİYİM GÖSTERİSİ ile GİYİMLİ KUŞAMLI


- GİYSİ/LİK ile GİYSİLİ ile GİYSİSİZ/LİK ile GİYSİ DOLABI


- GİZEMCİLİK(MİSTİSİZM) ile/ve TASAVVUF


- GİZLEMEK ile GİZLENMEK ile GİZLETMEK ile GİZLENİLMEK ile GİZLENEBİLMEK ile GİZLEYEBİLMEK


- GİZLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TERSİYLE GÖSTERMEK


- GİZLENMİŞ ile GİZLİ SIR

( HIDDEN vs. HIDDEN SECRET )

( مستور ile غايب ile آشکار نشده ile نهان ile مظمر ile نهاني ile مستتر ile مکنون ile مختفي ile خفي ile مضمر ile نهفته ile مخفي ile مکتوم ile پنهان ile درپرده ile آبشت )

( MOSTOR ile GHAYBE ile ASHKAR NESHODEH ile NEYAN ile مظمر ile نهاني ile MOSTETR ile MOKNON ile مختفي ile خفي ile مضمر ile NAOFTEH ile MOKHOFY ile MOKTOM ile PANEYAN ile DARPARDEH ile ABSHT )


- GİZLEYEREK AÇMAK ile/ve AÇARAK GİZLEMEK


- GİZLİ/LİK ile GİZLİCE ile GİZLİ OY ile GİZLİ DİL ile GİZLİ DİN ile GİZLİ YAMA ile GİZLİCİLİK ile GİZLİ CELSE ile GİZLİ SITMA ile GİZLİ ŞEKER ile GİZLİ DERNEK ile GİZLİ OTURUM ile GİZLİ REKLAM ile GİZLİ SERVİS ile GİZLİ CEMİYET ile GİZLİ DURUŞMA ile GİZLİ KAPAKLI


- GİZLİ/LİK ile/ve/değil/<> GÖRÜLMESİ/DUYULMASI/BİLİNMESİ İSTENİLMEYEN


- GİZLİLİK ile/ve PİŞMANLIK


- GLADSTONE-DALE LAW[İng.] / LOI DE GLADSTONE-DALE[Fr.] / GLADSTONE-DALE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GLADSTONE-DALE YASASI


- GLADYATÖR ile MEMNUN ile MEMNUN EL ile SEVİNDİRMEK ile MEMNUNİYETLE ile SEVİNÇ

( GLADIOUS vs. GLAD vs. GLAD HAND vs. GLADDEN vs. GLADLY vs. GLADNESS )

( شادمان ile شاد ile خشنود ile درود گرم ile خوشحال کردن ile شاد شدن ile سيف الغراب ile بخشنودي ile خشنودي )

( SHADMAN ile SHAD ile KHSHNOD ile DORUD GARAM ile KHOSHHAL KARDAN ile SHAD SHODAN ile سيف الغراب ile BAKHSHNODY ile KHSHNODY )


- GLAUBERITE[İng.] / GLAUBERITÉ[Fr.] / GLAUBERIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GLAUBERİT


- GLİKOLİZ İLE GLUKONEOGENEZ İLE GLİKOJENEZ ile/||/<> KARBONHİDRAT METABOLİZMASI

( Şeker metabolizma yolakları. )

( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 C₃H₃O₃ )


- GLİKOLİZ İLE KREBS İLE ETC ile/||/<> ENERJİ METABOLİZMASI

( Gözesel solunum üç ana aşaması. )

( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + ATP )


- GLİKOLİZ ile/||/<> GLUKONEOGENEZ

( Glikoliz glukoz yıkımı İLE glukoneogenez glukoz sentezi )

( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 Piruvat + 2 ATP )


- GLİKOZİT[Fr. < Yun.] ile/ve/<> GLİKOZÜRİ[Fr. < Yun.]

( Çoğu bitkide bulunan glikoz bileşiklerinin genel adı. İLE/VE/<> Sidikte, şekerli bir maddenin, özellikle glikozun bulunması durumu. )


- GLYCEROL DISTEARATE, GLYCERYL-1, 3-DISTEARATE[İng.] ile/değil/yerine/= GLİSERİL DİSTEARAT


- GLİYA/GLIA[İng.] değil/yerine/= SİNİR DESTEK GÖZESİ


- GLOBALLEŞMEK ile GLOBALLEŞTİRMEK ile GLOBAL/LİK


- GLOBÜLER/GLOBULAR[İng.] değil/yerine/= YUVARIMSI


- GLOMERÜLONEFRİT ile/||/<> NEFROTİK SENDROM

( Böbrek glomerüllerinin yangılanması. İLE/||/<> Böbreklerde protein kaybı ve ödem. )


- GLOMERÜLUS ile/||/<> TÜBÜL

( Glomerülus süzgeç İLE tübül geri emilim/salgı. )

( Formül: Filtration İLE reabsorption )


- GLOTOGONİ ile/ve ETİMOLOJİ

( Dilin kökeni. İLE/VE Sözcüklerin/kavramların kökenini inceleyen bilim dalı. )

( NOMOTHETES: Dilin ilk yaratıcısı olarak kabul edilen. )

( Türk dilinin kökenbilim sözlüğünün eksiksiz olarak ortaya konulması, önceleyin Türk düşüncesinin kaynağını, gelişim aşamalarını, içeriğini bilmeyi gerektirir. Türk insanı, hangi koşullar altında doğaya yönelmiş, hangi ilkelere göre yaşamını biçimlendirmiş, hangi kurallara dayanarak çevresini kuşatan nesnel var olanları adlandırmıştır? Bu soruların yanıtını felsefe ışığından yararlanamayan bir bilginin, bir uzmanın bulması olanaksızdır. Bir sözcüğün Türkçe olduğunu söyleyebilmek için önce o sözcüğün içeriğini bilmek, o içerikle Türk kişininın düşünsel eğilimlerini açıklamak temel koşuldur.

Bir sözcüğün yapısına, ses düzenine bakarak Türkçe olup olmadığını söylemek kolaydır. Güç olan, sözcüğün kavrama dönüşürken oluşan içeriğini açıklamaktır.

Türkçe'nin Balkan dilleriyle ilişkisi vardır. Ancak, bu ilişki, çok dar bir alana değindir. Türk dilinin kökeninin araştırırken, Balkanlar'a, çok sonralara giden kimi sözcükleri (Türkçe sayılanları) örnek almak, onları kesin kanıt diye göstermek yanıltıcıdır.)

"Türk" sözcüğünün yeni olmasından, ilk kez VIII. yüzyılda Orkun Yazıtları'nda görülmesinden, sonra bu adı alana ulusun tarihi boyunca belirli bir yerde değil de çok dağınık ülkelerde, birbirinden uzak bölgelerde yaşamasından kaynaklanır. Kimi tarihçilere göre Türk topluluğu, Orta Asya'da M.Ö. 3000 dolaylarında vardı, düzenli bir yaşama biçimi, uyumlu bir topluluk içinde var oluşunu sürdüyordu. Ancak, böylesine eskilere giden görüşlere karşın, elimizde bulunan yazılı kaynaklar, yazıyla saptanan belgeler "Türk" sözcüğünü VIII. yüzyıldan öteye götüremiyor pek.

Türk dili üzerinde çalışan bilginlerin ortaya attığı değişik görüşlere göre, Türk dilinin kaynağı Orta Asya'dır.

Günümüzde Asya Türkçesi, Anadolu Türkçesi (tüm komşu ağızlarla bütünlük içinde) diyebileceğimiz iki büyük öbek vardır.

Türkçe'nin kökenbilimi üzerinde çalışırken, iki ilke benimsiyoruz.
1- Doğal var olanların çıkardığı seslerden kurulu sözcükler (Türkçe sözcükler)
2- Başka dillerden Türkçe'ye geçerek değişen ya da olduğu gibi kalan sözcükler
(yabancı kaynaklı sözcükler)

Üzerinde durulması gereken konu Türk dilinin yapısıdır. Araştırıcılar, Türk dilinin Ural-Altay dilleri öbeğinden olduğunu öne sürerler. Bu dil öbeğinin başlıca özelliği, sözcük köklerinin çekimle değişmemesi, tüm çekimlerin köke getirilen eklerle sürdürülmesidir. Oysa Hind-Avrupa dillerinde, sözcük kökleri çekimle değişir, başka bir biçime girer. Durum Arapça'nın içinde bulunduğu dillerde de öyledir.

 

TÜRK DİLİNİN ETİMOLOJİ SÖZLÜĞÜ
İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU - SOSYAL YAYINLARI )

( "Kökenin Kökeni" başlıklı yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GLUTAMAT İLE GABA İLE GLİSİN ile/||/<> TEMEL NÖROTRANSMİTERLER

( Beyindeki ana uyarıcı ve baskılayıcı ileticiler. )

( Formül: E/I dengesi )


- GLYCOLYSIS ile/||/<> KREBS ile/||/<> ETC ile/||/<> METABOLİK YOLAKLAR

( Enerji üretim sistemleri. )

( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O )


- GMS LİSANSI(MADA) ile/ve/||/<> GMS SERTİFİKASI

( Markalara verilen, Google uygulamalarını kullanma iznidir. [Markalar içindir.] İLE/VE/||/<> Belirli bir cihazın, Google'ın performans gereksinimlerini karşıladığını ve Google Apps'i düzgün bir biçimde çalıştırdığını doğrular. [Telefonlar içindir.] )


- GNOSTİSİZM ile/ve HERMETİZM


- not GOAL vs. INTENTION


- GÖBEK DELİĞİNİN:
ALTI ile/ve/değil/<> ÜSTÜ

( Ya eril, ya da dişil. İLE/VE/<>/DEĞİL Hem eril, hem de dişil. )

( ARZ ile/ve/<>/değil KÜRSÎ [ve ARŞ] )


- GÖBEKLENMEK ile GÖBEK ile GÖBEKLİ/LİK ile GÖBEKSİZ ile GÖBEK ADI ile GÖBEK OTU ile GÖBEKLİCE ile GÖBEK BAĞI ile GÖBEK TAŞI ile GÖBEK DANSI ile GÖBEK ODUNU ile GÖBEK HAVASI


- GÖBEKLİTEPE T ŞEKİLLİ DİKİLİTAŞLAR ile/||/<> STONEHENGE MEGALİTLER

( Göbeklitepe T dikilitaşları MÖ 9600 İLE Stonehenge MÖ 3000 yapıldı. Göbeklitepe 6000 yıl daha eski İLE iki yapı arasında 6 bin yıllık fark var. Göbeklitepe avcı-toplayıcılar İLE Stonehenge tarımcılar inşa etti. İki yapı da astronomik gözlem içerir. )

( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )


- GÖBEKLİTEPE ile/||/<> ÇATALHÖYÜK

( Göbeklitepe MÖ 9600 tapınak yapısı İLE Çatalhöyük MÖ 7500 yerleşim merkezidir. Göbeklitepe avcı-toplayıcı toplum İLE Çatalhöyük tarımsal toplum ürünüdür. Göbeklitepe din-tapınak önce İLE Çatalhöyük yerleşim sonra geldi hipotezini destekler. Klaus Schmidt Göbeklitepe'de 20 yıl kazı yaptı. )

( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )


- MIGRATION[İng.] ile/değil/yerine/= GÖÇ, MİGRASYON


- GÖÇ TERİMLERİ ile/ve/||/<> İLTİCA TERİMLERİ


- GÖÇEBİLMEK ile GÖÇEBELEŞMEK ile GÖÇEBE/LİK


- GÖÇERMEK ile GÖÇERTMEK ile GÖÇER/LİK ile GÖÇERİ


- MIGRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖÇME


- GÖÇMEK(RIHLET)(BURADAN SIRLANMAK)


- GÖÇMEN RANÇ (BİNİCİLİK) TESİSLERİ :

( Zekeriyaköy'de Göçmen çiftliği içinde olup ilgililere binicilik eğitimli verilmekte, harasında at yarışları için tay yetiştirilmektedir. )


- GÖÇMEN ile SIĞINMACI


- GÖÇÜK ile DİŞ ile DİŞ KORONA ile DİŞ CERRAHI ile DİŞ AMELİYATI ile EZİK ile DİŞLİ ile DİŞLİ ile DİŞÇİ ile DİŞ HEKİMLİĞİ

( DENT vs. DENTAL vs. DENTAL CORONA vs. DENTAL SURGEON vs. DENTAL SURGERY vs. DENTED vs. DENTICULATE vs. DENTICULATED vs. DENTIST vs. DENTISTRY )

( تو رفتن ile جاي ضربت ile دندانه کردن ile فرورفتگي ile تو رفتگي ile دنداني ile تاج دندان ile جراح دندان ile جراحي دندان ile لب پريده ile گنکره دار ile دندانپزشک ile دندانساز ile دندان ساز ile دندانپزشکي ile دندانسازي ile دندان سازي )

( TO RAFTAN ile JAY ZARBAT ile DANDANEH KARDAN ile FARVARAFTAGY ile TO RAFTAGY ile DANDANY ile TAJ DANDAN ile JARAH DANDAN ile JARAHY DANDAN ile LAB PARYDAH ile GONKEREH DAR ile DANDANPEZESHK ile DANDANSAZ ile DANDAN SAZ ile DANDANPEZESHKY ile DANDANSAZY ile DANDAN SAZY )


- GÖÇÜRMEK ile GÖÇÜRTMEK ile GÖÇÜRÜLMEK ile GÖÇÜRÜCÜ


- GÖDEN ile GÖDEN BAĞIRSAĞI


- GÖĞÜS ile GÖĞÜS BOŞLUĞUNA AİT OLAN

( KASS, SADR ile ... )

( SÎNE ile ... )

( CHEST vs. PECTORAL )

( STETHOS[< STETESKOP (René-Théophile-Hyacinthe Laennec)] ile ... )


- GÖĞÜSLEMEK ile GÖĞÜSLENMEK ile GÖĞÜSLEŞMEK ile GÖĞÜSLEYEBİLMEK ile GÖĞÜS/LÜK ile GÖĞÜSLÜ ile GÖĞÜS ETİ ile GÖĞÜSLÜCE ile GÖĞÜS SESİ ile GÖĞÜS GÖĞÜSE ile GÖĞÜS İNGİNİ ile GÖĞÜS KAFESİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ile GÖĞÜS KOVUĞU ile GÖĞÜS ÇUKURU ile GÖĞÜS BOŞLUĞU ile GÖĞÜS DARLIĞI ile GÖĞÜS TAHTASI ile GÖĞÜS ÇAPRAZI ile GÖĞÜS CERRAHİSİ ile GÖĞÜS HASTALIĞI


- GÖĞÜSLER değil GÖĞÜS/MEME

( CÂM-I ŞÎR: Sütlü meme. )

( SADR değil SEDY/SEDYÜN )

( [not] CHEST but BREAST )


- GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ ile/ve GÖK HARİTASI, YILDIZ UZAKLIKLARINI ÖLÇME

( URANOGRAPHY vs. URANOMETRY )


- GÖK DALIŞINDA:
UÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞMEK (YATAY DÜŞÜŞ)


- GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile/değil HAVAİ FİŞEK

( Yağmurun izlediği gök gürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )


- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI


- GÖKADALAR/GALAKSİLER'DE:
SIRIUS ile/ve/< POLLUX ile/ve/< ARCTURUS ile/ve/< RIGEL ile/ve/< ALDEBARAN ile/ve/< BETELGEUSE ile/ve/< ANTARES

( GALAXIES: SIRIUS vs./and/< POLLUX vs./and/< ARCTURUS vs./and/< RIGEL vs./and/< ALDEBARAN vs./and/< BETELGEUSE vs./and/< ANTARES )


- GÖKBİLİM/ASTRONOMİ ile/ve GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ

( SEYDİ ALİ REİS: İlk, Türkçe nazarî astronomi kitabının yazarı. [HÜLÂSAT-I HEY'E] )

( ASTRONOMY vs. URANOGRAPHY )


- GÖKBİLİM = ASTRONOMY[İng.] = ASTRONOMIE[Fr., Alm.] = ASTRONOMIA[İt.] = ASTRONOMÍA[İsp.]


- GÖKEKSENİ ile GÖKEŞLEĞİ

( İki ucu, sonsuza uzatılmış olarak düşünülen yer ekseni. | Günlük devinmede, yıldızların çevresindeki eksen. İLE Gökeksenine, yer merkezinde dik olan düzlemin, gökküresiyle arakesiti. )


- GÖKKUZGUN ile GÖKKUZGUNLAR


- GÖKKUZGUNLAR ile/ve/<> GÖKKUZGUNUMSULAR ile/ve/<> GÖKKUZGUNGİLLER

( Kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımına giren bir alttakım. İLE Gökkuzgunları, ağaçkakanları, çobanaldatanları, sağanları içine alan, kuşlar sınıfından bir takım. İLE En iyi bilinen türü, gökkuzgun olan gökkuzugunumsular takımının, gökkuzgunlar alttakımına giren bir aile. )


- GÖKTÜRK ile GÖKTÜRKÇE ile GÖKTÜRK HARFLERİ


- GÖL OLMAYA ÇALIŞALIM!

( Yaşlı bir usta, çırağının sürekli herşeyden şikâyet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderir.

Yaşamındaki herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyler.

Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başlar. "Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye yanıt verdi.

Usta, kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce, az ilerideki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:
- "Tadı nasıl?"
- "Ferahlatıcı" diye yanıt verir genç çırak.
- "Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam.
- "Hayır" diye yanıtlar çırağı.

Bunun üzerine, yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturur ve şöyle der:
- "Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey, ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir.
Onun için sen de artık bardak olmayı bırak,

Göl olmaya çalış!" )


- GÖL VE IRMAK BALIKLARI:
SOMON(SALMON) ile ALABALIK(TROUT)


- GÖL ile GÖLE ile GÖL ALASI ile GÖL AYAĞI ile GÖL BİLİMİ ile GÖL BİLİMSEL ile GÖL KESTANESİ


- GOLDBACH ile/||/<> TWIN PRIME ile/||/<> COLLATZ ile/||/<> ÜNLÜ KONJEKTÜRLER

( Çözülmemiş sayı kuramı problemleri. )

( Formül: 6 = 3+3 İLE 8 = 3+5 )


- GOLF TOPU:
PÜRÜZSÜZ değil GİRİNTİLİ

( )


- GÖLGE ile/ve/||/<> DUVARA YASLANMIŞ GÖVDE


- GÖLGE ile/ve/||/<> YARI GÖLGE

( ... İLE Bir ışık kaynağı önüne konulan, saydam olmayan bir cismin gerisindeki ekran üzerine vuran gölgesinin çevresinde görülen, çok koyu karanlık olmayan bölümü. )

( Güneş tutulması, ancak Ay'ın yeni ay evresinde gerçekleşir. Ay, Dünya ile Güneş arasından geçerken ve üçü düz bir çizgide olduklarında, Ay, Dünya'ya iki tür gölge düşürür. Daha küçük, daha koyu gölgeye Umbra; daha açık, daha büyük gölgeye ise Penumbra denilir. )

( )

( "Güneş Tutulmaları" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

( )

( UMBRA vs./and/||/<> PENUMBRA )


- GÖLGEBALIĞI ile TAŞLEVREĞİ/MİNAKOP

( Alabalıkgillerden, uzunluğu 20-50 cm., sırt yüzgeci büyük, tatlı su balığı. İLE Gölgebalığıgillerden, büyük, Atlantik, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir balık. )

( THYMALLUS THYMALLUS cum UMBRINA CIRHOSA )


- GÖLGELEMEK ile GÖLGELENMEK ile GÖLGELENDİRMEK ile GÖLGELEYEBİLMEK ile GÖLGE/LİK ile GÖLGELİ ile GÖLGESİZ/LİK ile GÖLGE OLAY ile GÖLGE OYUNU ile GÖLGE BALIĞI ile GÖLGE OLAYCI/LIK ile GÖLGELİ RESİM ile GÖLGE TİYATROSU ile GÖLGE BALIĞIGİLLER


- GÖLGELEMEK ile/ve/||/<> KAPATMAK


- GÖLGESİ YOKTU:
SAF NURDU ile/ve/değil GÖVDESİNE TAPMAZDI


- GOLGİ AYGITI ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM

( Golgi paketleme-salgı, ER sentez-taşıma )

( Formül: Cis-trans yüzler (Golgi) İLE RER ve SER tipleri )


- GOLGİ CİSİMCİĞİ değil/yerine/= SALGI AYGITI


- GÖLLEMEK ile GÖLLENMEK ile GÖLLEŞMEK


- GÖLLER MAHALLESİ :

( Kilyos'ta Çukurdeniz'in üst kısmı ile Kilyos kalesinin kuzey tarafındaki yerleşim bölgesi. )


- GÖMLEK/LİK ile GÖMLEKLİ ile GÖMLEKÇİ/LİK ile GÖMLEKSİZ ile GÖMLEKLİLER


- GÖMÜLMEK ile GÖMÜLEMEK ile GÖMÜLEBİLMEK ile GÖMÜLÜVERMEK ile GÖMÜ ile GÖMÜK ile GÖMÜT/LÜK ile GÖMÜŞ ile GÖMÜCÜ/LÜK ile GÖMÜLÜ


- GÖMÜLMEK değil TOPRAĞA SIRLANMAK


- GÖMÜLMEK değil TOPRAĞA SIRLANMAK


- GÖMÜLÜ ile GÖĞSÜNÜ KABARTMAK

( EMBOWED vs. EMBOWER )

( کماني شکل ile درداربست جادادن )

( KAMANY SHEKL ile DARDARBAST JADADAN )


- GÖNDERME" ile/ve/<> ANIMSATMA


- GÖNDERMEK ile GÖNDERTMEK ile GÖNDERİLMEK ile GÖNDEREBİLMEK ile GÖNDERİVERMEK ile GÖNDER ile GÖNDERİ ile GÖNDERLİ ile GÖNDERİCİ


- GÖNDERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÖNLENDİRMEK


- GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I ile/ve/||/<> AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I


- GÖNÜL KOYMAMALI!


- GÖNÜL YAPMAK ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK


- GÖNÜL ile/ve/||/<>/> GÖRÜNMEYEN GÖNÜL

( Kişi/nin. İLE/VE/||/<>/> Toplum/un. )


- GÖNÜLLÜ ile/ve/değil/<> KATILIMCI


- GONIOMETER[İng.] / GONIOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GONYOMETRE


- GOOD vs. EFFECTIVE


- GÖRDÜĞÜM KADARIYLA ile/ve/||/<> BÜYÜK/AZ OLASILIKLA


- GÖRDÜĞÜNÜ "SEVMEK" ile/değil/yerine/>< SEVDİĞİNİ GÖRMEK


- GÖRDÜĞÜNÜ ve/||/<> GÖRMEDİĞİNİ

( Ört! VE/||/<> Söyleme! )


- ... GÖRDÜKSE/GÖRDÜMSE/GÖRDÜNSE değil ... GÖRDÜYSEK/GÖRDÜYSEM/GÖRDÜYSEN


- GÖRDÜRMEK ile GÖRDÜRTMEK ile GÖRDÜREBİLMEK


- GÖRECE/Lİ/LİK" ile/ve/değil GÖRELİ/LİK


- RELATIVISME[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖRECİLİK


- ADÂLET:
"GÖRELİ" değil DAYANIŞMALI


- ZERRE-İ İZÂFÎ[Osm.] / RELATIVISTIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHES TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ PARÇACIK/TANECİK


- [ne yazık ki]
GÖRELİ YOKSULLUK ile/ve/||/<> MUTLAK YOKSULLUK ile/ve/||/<> İNSANİ YOKSULLUK


- GÖRELİ ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL


- RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİLİK KURAMI


- GÖRELİLİK ile ÇOĞULCULUK


- GÖRELİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< GÖREVLİLİK


- İZÂFİYET[Osm.] / RELATIVITY[İng.] / RELATIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖRELİLİK


- GÖRELİLİK = İZAFİYET = RELATIVITY[İng.] = RELATIVITÉ[Fr.] = RELATIVITÄT[Alm.]


- GÖRELİ/LİK ile/ve/||/<> YARARCI/LIK


- GÖRELİLİK ile/ve YASALI GÖRELİLİK


- GÖRELİLİK(İZÂFİYET) ile KUVANTUM


- GÖRENEDİR GÖRENE, KÖRE NEDİR KÖRE NE? ile/ve ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ


- GÖRENEK ile GÖRENEKLİ ile GÖRENEKÇİ/LİK ile GÖRENEKSEL ile GÖRENEKSİZ/LİK


- GÖREV/İMİZ:
"SİYASET" değil TESİS-İ ADÂLET


- GÖRGÜLENMEK ile GÖRGÜ ile GÖRGÜL ile GÖRGÜCÜ/LÜK ile GÖRGÜLÜ ile GÖRGÜSÜZ/LÜK ile GÖRGÜLÜCE ile GÖRGÜSÜZCE ile GÖRGÜ TANIĞI ile GÖRGÜ FUKARASI ile GÖRGÜ KURALLARI


- GORİL[Fr. GORILLE] ile ORANGUTAN[< (Malayca), ORANG: İnsan. UTAN: Orman.]

( Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşar. Maymunların en iri ve en güçlü olanıdır. İLE Sumatra ve Borneo'da yaşar. İnsana benzer. )

( Dişilleri ve genç olanları ağaçlarda, eriller ve gümüşsırt(silverback) denilenleri yerde uyumayı tercih eder. )

( Goriller, yüzemez. )

( ... İLE Yavrularının annesini/bölgesini terk etmesi belirli donanımları edinmesiyle ya da edinmeleri için en az 9 yıl gerektirir. [200 çeşit meyveyi/otu ayırd edebilmelilerdir] )

( ... İLE 50 yıl kadar yaşayabilirler. )

( 48 kromozomları vardır. [İnsandan 2 fazla] )

( Goril ile Orangutan )

( ... İLE Erilleri, dişillerine oranla, 2 kat daha iridir. )

( GURİLLÂ ile ... )

( GORILLA vs. ORANGUTAN, ORANG-OUTANG
)

( TROGLODYTES/GORILLA GORILLA cum PONGO PYGMAEUS, SIMIA SATYRUS )


- GÖRKEM:
BAKILANDA ile/ve/değil/||/<>/< BAKIŞTA


- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK

( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )


- GÖRME >< ŞİZOFRENİ

( Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor. )


- GÖRMEDİĞİM, SADECE ARKAMIN OLUĞU KALDI" ile/ve/||/<> "SİKİLMEDİK, SADECE KULAĞIMIN ARKASI KALDI"


- GÖRMEMEK ile/ve/değil "KATLANMAK"


- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve YUTTURMAK


- GÖRMEYE DEĞER değil GÖRÜLMEYE DEĞER


- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ

( IGNOR vs. IGNORANCE vs. IGNORANT vs. IGNORANT PEOPLE vs. IGNORANTLY vs. IGNORANTS vs. IGNORED )

( ناديده گرفتن ile ناداني ile ناشناسي ile جاهليت ile بيدانشي ile جهالت ile بي خبري ile جهل ile جاهل ile نادان ile جهول ile بيانش ile بيعلم ile بي معرفت ile لايعلم ile تيره دل ile بي مايه ile جهلا ile جاهلانه ile جهال ile ازقلم افتاده )

( NADYDAH GARAFTAN ile NADANY ile NASHENASY ile JAOLYT ile بيدانشي ile JACPEHELT ile BEY KHBARY ile JOHAL ile JAOL ile NADAN ile جهول ile BEYENSH ile بيعلم ile BEY MARAFT ile لايعلم ile TYRAH DEL ile BEY MAYYEH ile جهلا ile JAOLANEH ile جهال ile AZGHALAM AFTADEH )


- GÖRMEZLİKTEN GELMEK ile/değil GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK


- GÖRMÜŞLÜK ile GÖRMÜŞ GEÇİRMİŞ/LİK ile GÖRMÜŞLÜK HİSSİ ile GÖRMÜŞLÜK DUYGUSU


- GÖRSEL/LİK ile DIŞSAL/LIK

( DIŞSALLIĞI İLE ALGINDA, İÇSELLİĞİ İLE AKLINDA )

( VISUAL/NESS vs. EXTERIOR/NESS )


- GÖRÜ AKSİYONLARI ile/ve/||/<> ALGI ÖNGÖRÜLERİ ile/ve/||/<> DENEYİM ANALOJİLERİ ile/ve/||/<> AMPİRİK DENEYİMİN POSTULATLARI[genel]


- GÖRÜLME SIKLIĞI ile OLAY ile TESADÜFEN

( INCIDENCE vs. INCIDENT vs. INCIDENTALLY )

( شيوع مرض ile بروز ile اتفاق ile روي داد ile واقعه ile ماجرايي ile ماجرا ile ضمنا )

( شيوع مرض ile BORUZ ile ETEFAGH ile ROY DAD ile VAGHEH ile MAJERAYY ile MAJERA ile ZAMNA )


- GÖRÜLME/GÖRÜLÜYOR ile KABUL ETMEK/EDİLİYOR


- GÖRÜLMEK ile GÖRÜNMEK ile GÖRÜŞMEK ile GÖRÜŞÜLMEK ile GÖRÜLEBİLMEK ile GÖRÜNEBİLMEK ile GÖRÜNÜVERMEK ile GÖRÜŞEBİLMEK ile GÖRÜ ile GÖRÜM/LÜK ile GÖRÜŞ ile GÖRÜCÜ/LÜK ile GÖRÜMCE/LİK ile GÖRÜŞLÜ/LÜK ile GÖRÜŞSÜZ/LÜK ile GÖRÜŞ AÇISI ile GÖRÜŞ SAHİBİ ile GÖRÜŞ BİRLİĞİ ile GÖRÜŞ AYRILIĞI


- GÖRÜNEN/BİLİNEN/DUYULAN ile/ve/yerine GÖRÜNENİN/BİLİNENİN/DUYULANIN ÖTESİ


- APPARENT EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNEN GENLEŞME


- GÖRÜNEN UYUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖRÜNMEYEN UYUM


- GÖRÜNGÜ BİLİM/FENOMENOLOJİ ile YORUMBİLİM/HERMENEUTİK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Metinlerin ve anlamların yorumlanması üzerine odaklanan felsefi yaklaşım. )


- GÖRÜNGÜ BİLİMİ/FENOMENOLOJİ ile VAROLUŞÇULUK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Bireyin özgürlüğünü, sorumluluğunu ve varoluşsal anlamını vurgulayan felsefi yaklaşım. )


- IMAGE TRANSFER COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ AKTARIM KATSAYISI


- IMAGE TRANSFER CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT DE L'IMAGE[Fr.] / BILDES ÜBERTRAGUNG KONSTANTE, BILDÜBERGANGSKOEFFIZIENT/BILDÜBERGANGSKONSTANTTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ AKTARIM SABİTİ


- GÖRÜNTÜ/FOTOĞRAF:
ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TASARLAMAK


- IMAGE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE IMAGE[Fr.] / BILDIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ EMPEDANSI


- CONSTANTE DE PHASE DE L'IMAGE[Fr.] / BILDPHASE-KONSTANTE/BILDPHASENKONSISTENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ FAZ SABİTİ


- FARAZÎ TEVETTÜR[Osm.] / FICTITIOUS POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL FICTIF, POTENTIEL IMAGE[Fr.] / EINGEBILDETES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ POTANSİYEL


- FICTITIOUS CHARGE[İng.] / CHARGE FACTICE, CHARGE IMAGINAIRE[Fr.] / EINGEBILDETE-AUFLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ YÜK


- GÖRÜNTÜLEMEK ile GÖRÜNTÜLENMEK ile GÖRÜNTÜLETMEK ile GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK ile GÖRÜNTÜ/LÜK ile GÖRÜNTÜLÜ ile GÖRÜNTÜSEL ile GÖRÜNTÜSÜZ


- GÖRÜNTÜSEL YANSITICI ile/ve/||/<> SAYMACA UZLAŞIMSAL GÖSTERGELER


- GÖRÜNTÜSÜ ile/ve/değil/yerine İŞLEVSELLİĞİ

( [Beynin] Sağ yarımküresi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sol yarımküresi. )


- GÖRÜNÜM ile GÖRÜNÜMLÜ


- VISIBLE REGION[İng.] / RÉGION VISIBLE[Fr.] / SICHTBARE REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR BÖLGE


- APPARENT MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE APPARENTE[Fr.] / SCHEINBARE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR BÜYÜKLÜK


- MASSE AJOUTÉE APPARENTE[Fr.] / SCHEINBARE ZUSATZMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR EK KÜTLE


- EXPANSION APPARENTE[Fr.] / SCHEINBARE EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR GENLEŞME


- PUISSANCE APPARENTE[Fr.] / SCHEINBARE LEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR GÜÇ


- SCHEINBARE LICHTSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR IŞIK YEĞİNLİĞİ


- VISIBLE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT VISIBLE[Fr.] / SICHTBARE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR IŞINIM


- FORCE APPARENTE[Fr.] / SCHEINBARE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR KUVVET


- PUISSANCE APPARENTE D'UNE BOUGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR MUM GÜCÜ


- GÖRÜNÜRDE değil GÖRÜNÜŞTE


- GÖRÜNÜRLÜK ile/ve/<> SAYDAMLIK


- GÖRÜNÜŞ ile GÖRÜNÜŞLÜ


- [ne yazık ki]
GÖRÜNÜŞTE ile/ve/||/<> SÖZDE


- GÖRÜŞ ile/ve/||/<>/< GÖRMÜŞ/LÜK


- GÖRÜŞME/EYLEME:
"UYGUN OLDUĞUN(UZ)DA ..."
ile/ve/değil/yerine/<>/>
"UYGUN OLURSAN(IZ) ..."


- GÖSTERGE ile GÖSTERGE ile BELİRTMEK ile BELİRTİLEN ile GÖSTEREN ile GÖSTERGE ile GÖSTERGE NİTELİĞİNDE ile GÖSTERGE

( INDICAN vs. INDICANT vs. INDICATE vs. INDICATED vs. INDICATING vs. INDICATION vs. INDICATIVE vs. INDICATOR )

( ماده سازنده نيل ile نشان دهنده ile حکايت داشتن ile حاک بودن ile دلالت داشتن ile حاکي بودن ile مشار ile مشعر ile وجنه ile اشارت ile اشاره ile اشارهکننده ile اخباري ile حاکي ile دال بر ile مشعر بر ile شاخص ile دفتر نماينده ile فشار سنج ile انديکاتور ile اشاره نما )

( MADEH SAZANDEH NEYLE ile NESHAN DAHANDEH ile HOKAYT DASHTAN ile HAK BODAN ile DELALT DASHTAN ile HAKY BODAN ile MOSHAR ile MOSHER ile وجنه ile ESHART ile ESHAREH ile ESHARECKONANDEH ile AKHABARY ile HAKY ile DAL BAR ile MOSHER BAR ile SHAKHS ile DAFTAR NAMAYNADEH ile FESHAR SANJ ile ANDYKATOR ile ESHAREH NAMA )


- GÖSTERGE ile GÖSTERGEÇ ile GÖSTERGE BİLİMİ


- GÖSTERİ İLE SİMÜLASYON İLE HANDS-ON ile/||/<> FİZİK ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

( Etkili fizik eğitimi yaklaşımları. )

( Formül: Active learning )


- GÖSTERİMİ OLAN ile GÖSTERİMİ OLMAYAN


- GÖSTERİMİ OLAN ile GÖSTERİMİ OLMAYAN


- GÖSTERMEK ile GÖSTERTMEK ile GÖSTERİLMEK ile GÖSTEREBİLMEK ile GÖSTERİVERMEK ile GÖSTERİ ile GÖSTERİCİ/LİK ile GÖSTERİ ADAMI ile GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ


- GÖSTERMEK ile/ve KANITLAMAK

( TO SHOW vs./and TO PROVE )


- GÖSTERMEK ile ORTAYA KOYMAK

( TO SHOW vs. TO PUT FORWARD, TO EXPOSE )


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRTEREK GÖSTERMEK

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Sanat. )


- GÖSTERMEK ile RESİMLİ ile İLLÜSTRASYON ile AÇIKLAYICI ile İLLÜSTRATÖR

( ILLUSTRATE vs. ILLUSTRATED vs. ILLUSTRATION vs. ILLUSTRATIVE vs. ILLUSTRATOR )

( با تصوير نشان دادن ile بامثال روشنساختن ile مصور کردن ile مصور ile عکسا دار ile نمايش ile روشنگر ile توضيح دهنده ile ترسيمي )

( BA TASOOYR NESHAN DADAN ile BAMSAL ROSHENSAKHTAN ile MOSUR KARDAN ile MOSUR ile AKSA DAR ile NAMAYSH ile ROSHANGAR ile TOZYHE DAHANDEH ile ترسيمي )


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/<> SİMGELERLE/ÖYKÜLERLE/MASALLARLA ANLATMAK


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine SUNMAK

( [not] TO SHOW vs./and/but TO PRESENT
TO PRESENT instead of TO SHOW )


- GÖSTERMEK ile/ve/||/<> TANITMAK


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine YAŞAMAK

( [not] TO SHOW vs./and/but TO LIVE/VALUE
TO LIVE/VALUE instead of TO SHOW )


- GÖSTERME/LİK ile GÖSTERMECİ/LİK ile GÖSTERME HAKKI ile GÖSTERME ZARFI ile GÖSTERME SIFATI ile GÖSTERME ZAMİRİ ile GÖSTERME PARMAĞI ile GÖSTERME HASTALIĞI


- GÖTÜ KALKMAK ile/ve/değil/yerine KANI BİTLENMEK


- GÖTÜN GÖTÜN (UZAKLAŞMAK/KAÇMAK)


- GÖTÜRMEK ile GÖTÜRTMEK ile GÖTÜRÜLMEK ile GÖTÜREBİLMEK ile GÖTÜRÜ ile GÖTÜRÜ İŞ ile GÖTÜRÜ TUR ile GÖTÜRÜ PAZARLIK


- GÖTÜRÜM ile GÖTÜRÜMLÜ ile GÖTÜRÜMSÜZ


- GÖVDE AMELİYATI ile/ve/||/<> MANEVİ AMELİYAT

( [Kişinin] Uyut(ul)ması gerekir. İLE/VE/||/<> Uyan(dırıl)ması gerekir. )


- GÖVDEDEN DOĞMAK/DOĞAN ile/ve TOPLUMDAN DOĞMAK/DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞMAK/DOĞAN


- GÖVDELENMEK ile GÖVDE ile GÖVDELİ/LİK ile GÖVDESEL ile GÖVDESİZ/LİK ile GÖVDE GÖSTERİSİ


- GÖVDEMİZİ ...:
(YETERİNCE) KULLANMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/=/||/<>/> KÖTÜYE KULLANMAK


- GÖZ KAPAKLARI YANGISI(İLTİHABI) ile/ve GÖZYAŞI YANGISI(İLTİHABI)

( BLEFARİT ile/ve DAKRİYORİSSİT )


- GÖZ KIRPMAK/KIPMAK ile GÖZ KIRPIŞTIRMAK/KIPIŞTIRMAK

( TWINKLE )


- GÖZ TANSİYONUNDA:
AÇIK AÇILI ile KAPALI AÇILI


- GÖZ UYGARLIĞI ile/ve/<> SÖZ UYGARLIĞI

( Dışa bakar. İLE/VE/<> İçe bakar. )


- GÖZ ile GÖZ ALICI ile GÖZ TEMİZLEYİCİ ile GÖZ TEMİZLEME ile GÖZ MUAYENESİ ile GÖZ AÇICI ile GÖZ AĞRISI ile GÖZ YUVASI

( EYE vs. EYE CATCHER vs. EYE CLEANER vs. EYE CLEANING vs. EYE EXAM vs. EYE OPENER vs. EYE PAIN vs. EYE SOCKET )

( ديده ile سوراخ سوزن ile عين ile چشم ile جالب نظر ile چشمشوي ile معاينه چسم ile چشم بازکن ile رمد ile کاسه چشم )

( DYDAH ile SORAKH SOZAN ile EYNE ile CHESHAM ile JALEB NAZAR ile CHESHMASHOY ile MOAYNAH CHASM ile CHESHAM BAZKON ile رمد ile KASEH CHESHAM )


- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI

( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )

( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )

( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )

( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )

( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )

( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )

( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )

( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )

( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )

( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )

( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )

( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )

( Tanrı heykellerinin gözbebeği yoktur. )

( AYN, MEDMA'[çoğ. MEDÂMİ'] ile/ve ... ile/ve HADEKA, İNSÂN-ÜL-AYN, MANZAR[< NAZAR], MANZAR-I ÇEŞM, NOKTA-İ BÎNİŞ, BÜ-BÜ', MUKLE ile/ve MEDÂR-ÜL-AYN ile/ve ...

RÂFİ'[< REF]: Gözkapağı gibi bazı örgenleri yukarı kaldırmaya yarayan kas/adale, sinir.
TARFE: Gözkapağının bir kere açılıp kapanması. )

( DÎDE, ÇEŞM ile/ve ... ile/ve MERDÜM, MERDÜME, BÎNEK, DÎDE ile/ve ... ile/ve BÂM-I ÇEŞM[üstteki], BERG-İ ÇEŞM[BERG: Yaprak.]

BÂDÂM: Sevgilinin bademi andıran gözü. | Badem. )

( EYE vs./and EYE BALL vs./and PUPIL/APPLE OF THE EYE vs./and ORBIT/EYE HOLE vs./and EYE LID )


- GÖZBEBEĞİ ve/||/<> SARIBENEK

( .. VE/||/<> Gözde, ağ tabakanın ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, sarı renkli duygun nokta. )


- GÖZDE:
SİYANOLAB ile/ve/||/<> KLOROLAB ile/ve/||/<> ERITOLAB

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GÖZDEKİ AĞ TABAKANIN EN DUYARLI NOKTASI -ile

( ŞELEL )


- GÖZDEN GEÇİRMEK ile/ve/||/<> GÖZLEMLEMEK


- GÖZDEN GEÇİRMEK ile İRDELEMEK


- CONSTANTE D'UNE CELLULE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE SABİTİ


- GÖZE ZARI İLE SİTOPLAZMA İLE ÇEKİRDEK İLE MİTOKONDRİ İLE ER İLE GOLGİ ile/||/<> TEMEL GÖZE ORGANELLERİ

( Ökaryotik gözenin altı temel organeli ve işlevleri. )

( Formül: ATP: ADP + Pi + enerji )


- SINTERED GLASS CRUCIBLE[İng.] ile/değil/yerine/= GÖZENEKLİ CAM KRÖZE


- SPONGY PLATINUM[İng.] / MOUSSE DE PLATINE[Fr.] / GÖZENEKLI PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZENEKLİ PLATİN


- Gözeterek KONUŞ!!!


- GÖZETİM:
DENETLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAKINDAN TAKİP ETMEK


- MAKİNE ÖĞRENMESİ:
GÖZETİMSİZ ile/ve/değil/||/<>/< GÖZETİMLİ


- GÖZETLEME KULESİ :

( Garipçe köyün batı tarafında ve en yüksek tepenin üzerindedir. Kale tipindedir ve kim tarafından hangi tarihte yaptırıldığı hakkında bir bilgi yoktur. )


- GÖZETMEK ile GÖZETİLMEK ile GÖZETLEMEK ile GÖZETLENMEK ile GÖZETLETMEK ile GÖZETTİRMEK ile GÖZETEBİLMEK ile GÖZETLEYEBİLMEK ile GÖZETİCİ/LİK ile GÖZETLEME DELİĞİ


- GÖZETMEK ile GÖZETLEMEK


- GÖZKAPAĞI ile PTOZ

( Üst gözkapağının sarkması. )


- GÖZLEM İLE HİPOTEZ İLE DENEY İLE KURAM İLE YASA İLE PARADİGMA ile/||/<> BİLİMSEL YÖNTEM

( Bilimsel bilgi üretiminin altı temel aşaması. )

( Formül: Gözlem → Hipotez → Test → Sonuç )


- GÖZLEM MANZARASI ve/<>/değil/yerine ALGI MANZARASI


- GÖZLEMEK ile/değil GÖZLEMLEMEK


- GÖZLEMEK ile GÖZLENMEK ile GÖZLETMEK ile GÖZLEMLEMEK ile GÖZLENEBİLMEK ile GÖZLEYEBİLMEK ile GÖZLEMLEYEBİLMEK ile GÖZLEM ile GÖZLEMCİ/LİK


- GÖZLEMLEMEK ile/ve/<> İNCELEMEK

( TO OBSERVE vs./and/<> RESEARCH )


- GÖZLEMLEMEK ile TARAMAK

( TO OBSERVE vs. TO SCAN )


- GÖZLEMLEMEK ile/ve/||/<> YAKALAMAK


- GÖZLENEBİLİYOR değil GÖZLEMLENEBİLİYOR


- KÜYOR değil GÖNÜYOR