Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 24.780 başlık/FaRk ile birlikte,
24.780 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(21/101)


- CUSHİNG ile/||/<> ADDİSON

( Gövdede aşırı kortizol üretimi. İLE/||/<> Gövdede yetersiz kortizol üretimi. )


- CW COMPLEX ile/||/<> SİMPLİCİAL COMPLEX

( CW cell ekleme, simplicial simplex yapıştırma. )

( Formül: Cell attachment İLE simplex gluing )


- CW İLE PULSED İLE Q-SWİTCHED İLE MODE-LOCKED ile/||/<> LAZER MODLARI

( Lazer çıkış karakteristikleri. )

( Formül: Δt·Δν ≥ 0.44 )


- CYCLOTOMİC POLYNOMIAL ile/||/<> MINIMAL POLYNOMIAL

( Cyclotomic n-inci birlik kök, minimal en küçük derece. )

( Formül: Unity roots İLE algebraic element )


- CYCLOTRON RESONANCE ile/||/<> ELECTRON SPİN RESONANCE

( Cyclotron resonance manyetik alanda elektron orbital hareketiyken, ESR elektron spin manyetik momentinin rezonansıdır )

( Formül: ωc = eB/m )


- D SHAPE ELECTRODE[İng.] / DEE, D-FORME ELEKTRODE, D-FÖRMIGE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= D BİÇİMLİ ELEKTROT


- D-LINES[İng.] / RAIES D[Fr.] / D-ZEILEN, D-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= D ÇİZGİLERİ


- D-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON D[Fr.] / D-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= D ELEKTRONU


- d. in.p. aeq.[Lat. < DIVIDE IN PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARA BÖLÜNÜZ


- ...DA KALMA ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAMA


- ...'DA OLMAMDAN/OLUŞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM) ile/ve/değil ...'DA OLDUĞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM)


- DADANMAK ile DADANDIRMAK ile DADANABİLMEK ile DADAY ile DADAŞ/LIK ile DADACI/LIK ile DADAİST ile DADAİZM


- DAĞ ile/||/<> GÖKKUŞAĞI DAĞI/VINICUNCA

( ... İLE/||/<> Peru'da. )


- DAĞCI/LIK ile DAĞCIL


- DAĞDAĞA ile DAĞDAĞALI ile DAĞDAĞASIZ


- VERTEILUNGSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM GÜRÜLTÜSÜ


- DISTRIBUTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KATSAYISI


- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)


- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ


- COEFFICIENT DE DISTRIBUTION[Fr.] / TEILUNGS VERHÄLTNIS, TEILUNGSKOEFFIZIENT, VERTEILUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA ORANI, DAĞILMA KATSAYISI


- DAĞILMA/SI ile/ve/<> UZAKLAŞMA/SI


- DIFFUSE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUS[Fr.] / DIFFUSE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK IŞINIM


- DIFFUSE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DIFFUSE[Fr.] / DIFFUSE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSIMA


- RÉFLECTEUR DIFFUS[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSITICI


- DAĞINIK/LIK ile DAĞINIKÇA ile DAĞINIK IŞIK ile DAĞINIK GÖZENEK


- PUISSANCE DISPERSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITICI GÜÇ


- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER

( DISTRIBUTARY vs. DISTRIBUTE vs. DISTRIBUTED vs. DISTRIBUTION vs. DISTRIBUTIVE vs. DISTRIBUTOR vs. DISTRICT vs. DISTRICT GOVERNING vs. DISTRICT GOVERNOR vs. DISTRICT MANAGER vs. DISTRICTS )

( پخش کننده ile شعبهرود ile انشعابي ile پخش شدن ile تقسيم کردن ile غرماء کردن ile توزيع کردن ile تقسيمشده ile مقسوم ile پخش ile توزيع ile تقسيم ile سرشکني ile توزيعي ile دلکو ile مقسم ile پخشگر ile محله ile بخشداري ile بخشدار ile بخش دار ile رئيس بخش ile نواحي )

( POKHSH KONANDEH ile شعبهرود ile انشعابي ile POKHSH SHODAN ile TAQSYM KARDAN ile GHARMA KARDAN ile TOZYE KARDAN ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile POKHSH ile TOZYE ile TAQSYM ile SARSHKANY ile TOZYEY ile DELKO ile MOGHASM ile POKHSHGAR ile MAHLEH ile BAKHSHODARY ile BAKHSHODAR ile BAKHSH DAR ile REYS BAKHSH ile NAVAHY )


- DISPERSIVE MEDIUM[İng.] / MILIEU DISPERSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITKAN ORTAM


- DAĞLAMAK ile DAĞLANMAK ile DAĞLATMAK ile DAĞLANIVERMEK ile DAĞLAYABİLMEK ile DAĞLAYIVERMEK ile DAĞLAR ANASI


- DAĞLI/LIK ile DAĞLIK ile DAĞLIÇ


- DAH ile DAHA ile DAHİ/LİK ile DAHİCE ile DAHİLİ ile DAHA BİR ile DAHA DAHA ile DAHİLİ HARP ile DAHİLİ DENİZ ile DAHİLİ NİZAMNAME ile DAHİLİ TALİMATNAME


- DAHA ÇOK İNANAN:
CAMİLERDE ve/değil/||/<> HASTAHANELERDE


- DAHA ÇOK SARILMA:
DÜĞÜNLERDE ve/değil/||/<> OTOGARLARDA


- DAHA/EN) KORKUNÇ/VAHİM OLAN:
SOKAKTAKİ KARGAŞA ile/değil DİLDEKİ KARMAŞA

( Yaşamdaki en korkunç "durum" ya da deneyim, birini çok sevmektir.
[Sevgi kadar değerli bir duygunun nesi, nasıl korkunç olabilir? O sevgimizin yoğunluğunun o kişiyi kendimizden kaçırma olasılığının artırması ve ölümünün duyulmasından dolayı her an için geçerli ve etkisi yüksek olan çok korkutucu bir durumdur.] )


- [DAHA SONRA] "... UZUN UZUN TARTIŞIRIZ" değil/yerine [DAHA SONRA] "... AYRINTILARIYLA KONUŞURUZ"


- DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME

( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. )


- DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ[Yun] değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ


- DAİM/LİK ile DAİMA ile DAİMİ/LİK


- DA'IY/MÜTEBENNÂ[< BENÎ] -ile

( Evlâtlık, evlât edinilen çocuk. (TEBENNÎ[< BENÎ] ile ABCDEF ( Evlât edinme. )


- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE/DVORAK ile F KLAVYE ile E KLAVYE ile Q KLAVYE

( Klavyede, harflerin bulunduğu sol üst köşeye göre ad alırlar. )

( Hiyeroglif klavyesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )

( Marcin Wichary'nin, "Sadece Türkçe bir daktiloya bakarak diller hakkında öğrendiklerim" yazısı için burayı tıklayınız... )

(

ile

)

( What I learned about languages just by looking at a Turkish typewriter )

( İHSAN SITKI YENER KİMDİR?

Liseyi, 1942 yılında, İzmir Ticaret Lisesi'nde bitirdi. Ortaokul yıllarında, daktiloda on parmak yazı yazmaya başlayan İhsan Sıtkı Yener, 1940'lı yıllardan itibaren standart klavye konusunda çalışmaya başladı.

Yüksek öğrenimini, 1946 yılında, İstanbul'da Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde tamamladı. Aynı yıl, Sultanahmet Lisesi'nde daktilografi öğretmenliği yaptı. Yüksek Lisans için ABD'ye giderek New York Üniversitesi'nde “Ölçme ve Değerlendirme” konusunda yüksek lisans yaptı ve aynı yıl doktorasını tamamladı.

Yener, 1946 yılında öğretmenliğe başladığı sırada, Türk dilinin özelliklerine göre yapılmış bir daktilo icat etme çalışmalarına başladı. "On parmak için ideal Türk Klavyesi"ni, 1955 yılında kabul ettirdi ve 1974 yılında tüm daktiloların F klavye olmasını sağladı. )

( Ümit Kıvanç'ın, "F klavye, Türkiye'de yapılmış tek düzgün iştir" yazısı için burayı tıklayınız... )

( )

( Bilgisayarınızda klavyeler tanımlanmışsa "Alt + Shift" komutu ile direkt olarak geçiş yapabilirsiniz. Aynı klavyeyi ister F, ister Q olsun, hem F, hem Q olarak kullanabilirsiniz. )

( F klavyenin mucidi İhsan Sıtkı Yener, yaşamını kaybetti - 02 Eylül 2016 )

( )

( )

( Q klavyeyi oluşturan: Christopher Latham Sholes (1867) )

( "Neden Q (QWERTY) Klavye Kullanmaktan Vazgeçemiyoruz?" yazısı için burayı tıklayınız... )


- DAL ile DALLANMIŞ

( BOUGH vs. BOUGHED )

( شانه حيوان ile شاخهدار )

( SHANEH HEYVAN ile SHAKHEEDAR )


- DAL ile ŞUBE ADRESİ ile DALLANMAK ile ŞUBELER ile BRANŞ ile BRANŞSAL ile DALLANMA ile DALSIZ ile DALCIK ile DALLANMA NOKTASI ile DALLI

( BRANCH vs. BRANCH ADDRESS vs. BRANCH OFF vs. BRANCHES vs. BRANCHIA vs. BRANCHIDAL vs. BRANCHING vs. BRANCHLESS vs. BRANCHLET vs. BRANCHPOINT vs. BRANCHY )

( شعبه ile انشعاب ile برزه ile غصن ile شاخ ile شاخه ile نشاني انشعاب ile منشعب شدن ile فروع ile شعب ile گوشک ماهي ile برانشي ile شاخه شاخه ile منشعب ile متفرع ile بي شاخه ile شاخهکوچک ile شاخچه ile نقطه انشعاب ile پرشاخه )

( SHABEH ile ENSHOAB ile BARZEH ile غصن ile SHAKH ile SHAKHEH ile NESHANY ENSHOAB ile MONASHAB SHODAN ile FORU ile SHAB ile GUSHK MAHY ile برانشي ile SHAKHEH SHAKHEH ile MONASHAB ile MOTEFARE ile BEY SHAKHEH ile SHAKHESKUCHAK ile SHAKHCHEH ile NAGHTEH ENSHOAB ile PORSHAKHEH )


- DAL ile/ve/||/<>/> TAÇ UTANGAÇLIĞI

( ... İLE/VE/||/<>/> Ağaç dallarının birbirine dokunamaması. )


- IMMERSION[İng.] / IMMERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DALDIRMA


- DALDIRMAK ile/ve/<> BATIRMAK


- DALDIRMAK ile DALDIRTMAK ile DALDIRILMAK ile DALDIRABİLMEK ile DALDIRIVERMEK


- D'ALEMBERTSCHES PARADOXON, D'ALEMBERTS PARADOX[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT ÇATIŞKISI/PARADOKSU


- d'ALEMBERT İLKESİ ile/ve/<> d'ALEMBERT AÇMAZI/PARADOKSU

( m kütleli bir nesne üzerine etkiyen birden fazla dış kuvvetler, cisme, a ivmesi kazandırdığında, uygulanan kuvvetlerin vektörel toplamının F büyüklüğü, ma'ya eşittir. Eğer -ma; etkin kuvvet ya da iç kuvvet olarak kabul edilirse, bu kuvvetlerle sistemin iç kuvvetlerinin toplamı eşittir ve F - ma = 0 ile gösterilir. İLE/VE/<> İlk hızı sıfır ya da düzgün hareket eden, ağdalı olmayan ve sıkıştırılamaz çok büyük kütleli bir akışkan içinde bir doğru boyunca sabit hızla hareket eden bir cisme hiçbir kuvvet etkimez. )

( 1752 )


- D'ALEMBERT'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE D'ALEMBERT[Fr.] / D'ALEMBERT-PRINZIP/GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT İLKESİ


- DALEMBERT İLKESİ ile/||/<> NEWTON YASALARI

( DAlembert dinamiği statiğe çevirir (F-ma)=0, Newton F=ma. )

( Formül: (F - ma) = 0 denge )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- D'ALEMBERT'S PARADOX[İng.] / PARADOXE DE D'ALEMBERT[Fr.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT PARADOKSU


- WAVE EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'ONDE[Fr.] / WELLENGLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA DENKLEMLERİ


- WAVE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE D'ONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA EMPEDANSI


- DALGA FONKSİYONU ile/||/<> OLASILIK YOĞUNLUĞU

( Dalga fonksiyonu ψ sistemin durumu İLE |ψ|² bulunma olasılık yoğunluğudur. )

( Formül: ψ(x ilet) İLE P = |ψ|² )


- WAVE MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE L'ONDE, MOUVEMENT ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA HAREKETİ


- DALGA İŞLEVİ İLE OLASILIK YOĞUNLUĞU İLE BEKLENEN DEĞER ile/||/<> KUANTUM ÖLÇÜMLER

( Dalga işlevi sistemin durumunu, karesi olasılık yoğunluğunu, integrali beklenen değeri verir. )

( Formül: ∫|ψ|²dx = 1 İLE = ∫ψ*xψ dx )


- DALGA İŞLEVU ile/||/<> OLASILIK YOĞUNLUĞU

( Dalga işlevu sistemin kuantum durumunu, karesi olasılık yoğunluğunu verir )

( Formül: iℏ∂ψ/∂t = Ĥψ (Schrödinger denklemi)\nP = |ψ|²dV (Olasılık) )


- WAVE MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA MEKANİĞİ


- WAVEMETER[İng.] / ONDEMÈTRE[Fr.] / WELLENMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ÖLÇER


- WAVE INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE L'ONDE[Fr.] / WELLENINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ŞİDDETİ


- DALGA-PARÇACIK İKİLİĞİ ile/||/<> BELİRSİZLİK İLKESİ

( İkilik çift doğa, belirsizlik ölçüm limitidir )

( Formül: λ=h/p İLE ΔxΔp≥ħ/2 )

( Louis de Broglie tarafından 1924 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1987) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Madde dalgaları) (Nobel: 1929) )


- DALGA ile/ve/||/<> CHICAMA DALGALARI

( Dünyada yasa ile korunan ilk dalgadır. Bir kilometre boyunca yapı yetkisi verilmemektedir. Peru'dadır. )

( )


- DALGALANMA ile/ve ÇALKALANMA


- DALGALI/ALTERNATİF AKIM ile DOĞRU AKIM ile KUVVETLİ AKIM ile ZAYIF AKIM

( Belirli ve eşit zaman aralıkları ile yeğinliği aynı değer ve yönde olarak değişen elektrik akımı. İLE İletken bir devre üzerinde, hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı. İLE Aydınlatmada ve makinelerin çalıştırılmasında kullanılan akım. İLE Yapıda, zil, telefon, anten, yangın ihbar düzeni gibi iletişim aygıtlarını işletmekte yararlanılan akım. )


- DALGI/GAFLET ile/ve/||/<> HADSİZLİK


- DALGIÇKUŞLARI ile/ve/<> DALGIÇKUŞU

( Gagaları bir kılıfla örtülü, kanatları ve kuyruğu kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan bazı kuşları içine alan kuşlar takımı. İLE/VE/<> Dalgıçkuşlarından, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir hayvan. )

( ... cum/et/<> COLYMBUS GLACIALIS )


- DALGIN ile DALGIN ile DALGINLIK

( ABSENT-MINDED vs. ABSENTMINDED vs. ABSENTMINDEDNESS )

( کم حافظه ile بي حواس ile حواسپرت ile حواس پرتي )

( KAM HAFEZEH ile BEY HAVAS ile HAVASPERT ile HAVAS PORTY )


- DALGIN/LIK ile/ve/||/<> DURGUN/LUK


- DALITZ PLOT[İng.] / DIAGRAMME DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-DIAGRAMM, DALITZ-GRAPHIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİZENEĞİ/GRAFİĞİ


- DALLAMA ile/||/<> ANDAVALLI[Yun.]

( Aptal, enayi. İLE/||/<> Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz kişi. )


- DALLAMAK ile DALLANMAK ile DALLANDIRMAK ile DALLANABİLMEK ile DALLANIVERMEK ile DALLANDIRILMAK


- DALLANDIRIP BUDAKLANDIRMAK


- BRANCHING[İng.] / BRANCHEMENT[Fr.] / VERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA, DALLANMIŞ ZİNCİR


- BRANCHING FRACTION[İng.] / FRACTION DE BRANCHEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMA KESRİ


- BRANCHING RATIO[İng.] / VERZWEIGUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA ORANI


- BRANCHED ALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ ALKAN


- DALLANMIŞ BAŞAK, PANİKULA = SÜNBÜLE-İ MÜTEFERRİ'A = PANICULE


- VERZWEIGTE KOHLEN WASSERSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ HİDROKARBONLAR


- BRANCHED CARBON CHAIN[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ KARBON ZİNCİRİ


- CARBON DE CHAINE BRANCHÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMİŞ KARBON ZİNCİRİ


- DAL-TAŞAK (GEZMEK, DOLAŞMAK, ORTALIKTA GEZİNMEK)


- DAMAKSILLAŞTIRMA/İMÂLE ile/||/<> ART DAMAKSALLAŞTIRMA ile/||/<> EKLEMLEME NOKTASI/ÇIKAK ile/||/<> GENİZSİL/GUNNE ile/||/<> SALÂBET

( İki ses arasından, asıl seslere katılmayacak bir ses çıkarma. | Bir sesin eklemlenme bölgesini art damaktan ön damağa kaydırma. [iki ses arasından, asıl seslere katılamayacak bir ses çıkarma]. İLE/||/<> Yumuşak damak bölgesinde, sert damağın art uç noktasıyla küçük dil arasında oluşturulan ses. İLE/||/<> Sesler oluşturulurken eklemleyicilerin birbirine yaklaşması ya da değmesi sonucu ses yolunun daraldığı ya da tıkandığı yer. İLE/||/<> Geniz yoluyla[nazal] çıkarılan ses. İLE/||/<> Sertlik. )


- DAMAR ile ATARDAMAR

( VESSEL vs. ARTERY )

( IRK ile ŞİRYÂN )


- DAMATZADE MEHMET MURAT EFENDİ ÇEŞMESİ :

( Büyükdere Çayırbaşı Aralığı Sokağındaki bu çeşme meydan çeşmesidir (H.1170, M.1756).. Çeşmeyi ilk yaptıran Sultan Selim'de tekkesi ve kütüphanesi bulunan Reis - ül Ülema Mehmet Murat Efendidir. Kovalızade Mustafa Efendi ise H.1341 (1925) de çeşmeyi onarmıştır. Çeşmenin iki kitabesi var. Birinci kitabede şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat Damadzade/ Mehmet Murad Efendi ruhiycün" (1170) (1754). İkinci kitabede de şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat bani - i sâni Rize eşrafından/ Kovalızade Hacı Mustafa Efendinin ruhiycün fatiha 1341 (1925)". )


- DAMGALAYICI ile DAMGALAMA

( IMPRINTER vs. IMPRINTING )

( جاي نشان ile جاي نشاني )

( JAY NESHAN ile JAY NESHANY )


- MA-İ MUKATTAR[Osm.] / DISTILLED WATER[İng.] / EAU DISTILLÉ[Fr.] / DESTILLIERTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITIK SU


- MUKADDER[Osm.] / DISTILLATE[İng.] / DISTILLAT[Fr.] / DISTILLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA ÜRÜNÜ


- DAMITMA ile/||/<> SAFLAŞTIRMA

( Damıtma yöntemleri ve saflaştırma teknikleri )

( Cabir bin Hayyan tarafından 790 yılında keşfedildi/formüle edildi. (721-815) (Ülke: İran) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Kimyanın babası, damıtma, kristalizasyon, asit keşfi) )


- DAMITMAK ile DAMITMA ile DAMITILMIŞ ile DAMITILMIŞ SU ile DAMITICI ile İÇKİ FABRİKASI

( DISTILL vs. DISTILLATION vs. DISTILLED vs. DISTILLED WATER vs. DISTILLER vs. DISTILLERY )

( تقطير کردن ile عرق گرفتن از ile عصارهگيري ile تقطير ile شيرهکشي ile عرقکشي ile مقطر ile چکيده ile آب مقطر ile عرق کش ile تقطير کننده ile شيرک چي ile شيرک خانه ile رسومات )

( TAGHATYR KARDAN ile ARAGH GARAFTAN AZ ile ASAREAGYRY ile TAGHATYR ile SHYRECKESHY ile ARAGHAKESHY ile MOGHATAR ile CHAKYDAH ile AB MOGHATAR ile ARAGH KESH ile TAGHATYR KONANDEH ile شيرک چي ile SHYRAK KHANEH ile RESOMAT )


- DAMKORUĞU ile/ve/<> DAMKORUĞUGİLLER

( Damkoruğugillerden, bir ya da çok yıllık türleri olan, ılık iklimlerde yetişen, otsu bir bitki. İLE/VE/<> İkiçeneklilerden, örnek bitkisi damkoruğu olan bir bitki ailesi. )

( SEDUM cum/et/<> ... )


- DAMLAMAK ile DAMLATMAK ile DAMLATILMAK ile DAMLATABİLMEK ile DAMLATIVERMEK ile DAMLAYABİLMEK ile DAMLAYIVERMEK ile DAMLA/LIK ile DAMLA TAŞ ile DAMLA TAŞI ile DAMLA DAMLA ile DAMLA SAKIZI ile DAMLA HASTALIĞI


- DROPPING MERCURY ELECTRODE[İng.] / DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU


- DAMPER ile DAMPERLİ ile DAMPERSİZ


- ...DAN DOLAYI ile ... SAYESİNDE


- HOŞLAŞMAM/AK değil ...'DAN (PEK/HİÇ) HOŞLANMAM/HOŞLANMIYORUM


- ...'DA/N:
"NE ANLADIĞIN" ile/ve/değil "NE BEKLEDİĞİN"


- ...DAN SONRA:
GÖRÜŞÜRÜZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖRÜŞELİM


- DANAAYAĞI ile DANABURNU ile DANAKIRANOTU

( Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki. İLE Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kökkurdu. | Aslanağzı çiçeği. İLE Salepgillerden, bataklık yerlerde yetişen bir bitki. )

( ARUM cum GRYILOTALPA cum EPIPACTIS )


- DANDİKLEŞMEK ile DANDİK/LİK


- DANGEROUS vs. RISKY


- DANGER/OUS :/yerine TEHLİKE/Lİ


- DANIŞIK/LIK ile DANIŞIKLI ile DANIŞIKLI DÖVÜŞ


- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA

( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )


- DANIŞMAN ile/ve/değil/||/<>/< DANIŞILAN


- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!

( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )


- DANTEL ile DANTELLİ ile DANTELSİZ ile DANTEL AĞACI


- DAR GÖRÜŞLÜ ile YALITMAK ile YALITIM ile İZOLASYON ile YALITKAN

( INSULAR vs. INSULATE vs. INSULATING vs. INSULATION vs. INSULATOR )

( جزيرهاي ile غير آزاد ile روپوش دار کردن ile عايق دار کردن ile عايق کردن ile عايق ile ماده عايق ile عايق گذاري ile نارسانا ile بندآور ile مقره ile عايق کننده )

( JAZYRAYAAY ile غير آزاد ile ROPOSH DAR KARDAN ile AYGH DAR KARDAN ile AYGH KARDAN ile AYGH ile MADEH AYGH ile AYGH GOZARY ile NARSANA ile بندآور ile MOGHAREH ile AYGH KONANDEH )


- DAR KAFALILIKTAN BIKTIM"

( "DAR KAFALILIKTAN BIKTIM"

1964 yılında, ABD'de bir öğretmen dergisinde, Alexander Cassandra imzalı bir yazı yayımlanır:

Bir fizik hocası ile öğrencisi, sınav sorusuna verilen yanıt hakkında antlaşmazlığa düşerler ve deneyimli öğretmen, Cassandra'nın hakemliğine başvururlar.

Soru şöyledir:

"Bir binanın yüksekliğini, bir barometrenin yardımı ile nasıl bulursunuz?"

Öğrenci de bu soruya yanıt olarak, "Barometreye bir ip bağlar, binanın çatısından aşağı sarkıtır ve barometrenin yere değdiği noktada ipi ölçerim" yazar.

Tabii ki, öğretmenin beklediği yanıt bu olmasa da binanın yüksekliğinin bu yöntemle ölçülebilirliği de ortadadır.

Cassandra, tartışmayı uzatmamak için öğrenciden hemen o anda bu soruyu başka bir yanıt ile yanıtlamasını ister.

Öğrenci, bu kez:

"Ama bir tek yanıt yok, pek çok yöntem var" diye yanıt verir.

Casandra, "Peki" der. "Düşünebildiğin kadar yanıt ver o zaman. Ama olanaklıysa yanıtların en az birinden fizik çalışmış olduğunu anlayalım."

Öğrencinin ilk yanıtı şöyle olur:

"Barometreyi çatıdan aşağı bırakırsınız ve bir kronometre ile kaç salisede yere çarptığını hesaplayıp x=1/2 x g x t2 formülü ile yüksekliği bulursunuz." Beklenilen yanıt bu olmasa da yanıt, fizik bilgisi içermektedir.

Öğrenci, yanıtlarını sıralamayı sürdürür: “Güneşli bir günde, barometreyi dik tutup gölgesini ölçersiniz ve sonra da binanın gölgesini ölçüp orantıyı barometrenin yüksekliği ile çarparsınız”

Bu yanıt da doğrudur.

Öğrencinin üçüncü yanıtı da şu olur: "Merdivenleri çıkarken, duvar boyunca barometrenin yüksekliğini defalarca işaretleyerek çıkar ve işaret sayısı ile barometrenin yüksekliğini çarparsınız"

Bu da doğrudur elbette ama dördüncü yanıt öğretmenlerin küçük dillerini yutmalarına neden olur; çünkü yanıttan öğrencinin fiziği çok iyi bildiği anlaşılmaktadır:

"Küçük bir ipe bağladığınız barometreyi önce yerde sonra da çatıda sallar ipin uzunluğu ve sallanma periyodları arasındaki farklarla Newton'un g katsayısını hesaplar, iki g katsayısı arasındaki farktan binanın yüksekliğini hesaplayabileceğiniz oranı bulursunuz"

Söylenilecek bir şey kalmamıştır, öğrencinin sınıfı geçtiği açıktır.

Öğrenci, yarattığı etki ile gülümser ve der ki: “Ama bence yapılacak daha doğru şey, kapıcıya gidip barometreyi hediye edip karşılığında binanın yüksekliğini söylemesini istemekten ibarettir.”

Hep beraber gülmeye başladılar.

Cassandra, hayranlıkla sorar öğrenciye:

"Peki, öğretmeninin senden beklediği yanıtı da biliyor musun?"

Öğrenci, alaylı bakışlarla yanıt verir:

"Evet, çatıda ve yerde hava basıncını ölçerek aradaki farktan hesaplamamız gerekiyor yazmamı bekliyordu"

Cassandra merakla şu soruyu sorar: "Peki madem istenilen yanıtı biliyordun, neden yazmadın?" Öğrenci, omuzlarını silkerek şöyle der:

"Çünkü dar kafalılıktan bıktım."

Yaşamı, tek bilinmeyenli bir denklem gibi ele almak, altı boş kulağa hoş sloganlarla konuşup zamana göre kendini geliştirmeyen, saplantı slogan hükümlere göre yaşamak ve mevzî alıp dayatmaya çalışmak kolaycılığı hiçkimseyi ve de toplumları bir yere götürmez.

Yaşamda, soruların pek çoğunun tek bir yanıtı yoktur.

Başarının, çalışmaktan önce geldiği tek yer sözlüktür. )


- DARALMA ile/ve/||/<> SIKILAŞMA

( CONTRACTION vs. ... )


- DARALMAK ile DARALTMAK ile DARALTILMAK ile DARALABİLMEK ile DARALTTIRMAK ile DARALIVERMEK ile DARALTABİLMEK ile DARALTIVERMEK


- DARALTILABİLMEK ile DARALTI ile DARALTIŞ ile DARALTICI


- DARALTMA ile İNDİRGEME

( TO NARROW vs. REDUCTION )


- FORME D'IMPULSION[Fr.] / PULSFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE BİÇİMİ


- FORMATEUR D'IMPULSIONS[Fr.] / PULSFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE BİÇİMLENDİRİCİ


- PULSE DECAY TIME[İng.] / TEMPS DE DESCENTE D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE DÜŞME SÜRESİ


- PULSE STRETCHER[İng.] ile/değil/yerine/= DARBE GENİŞLETİCİ


- DARBE GENİŞLİĞİ ile DARBE GENLİĞİ

( Darbenin düşmeye başladığı an ile yükselme zamanının sonu arasındaki zaman farkı. İLE Bir darbenin, tam değeri, sayısal bir değer verildiğinde belirlenebilen tepe, ortalama, etkin, anî vb. değerleri ya da bunlardan biri. )

( PULSE WIDTH vs. PULSE AMPLITUDE )

( L'ÉTENDUE DU POULS avec L'AMPLITUDE DU POULS )

( PULSESBREITE mit IMPULSAMPLITUDE )


- PULSE WIDTH[İng.] / ÉTENDUE D'IMPULSION, LARGEUR D'IMPULSION[Fr.] / PULSBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENİŞLİĞİ


- PULSE AMPLITUDE[İng.] / AMPLITUDE DU POULS[Fr.] / IMPULSAMPLITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENLİĞİ


- PULSE AMPLITUDE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSIONS EN AMPLITUDE[Fr.] / PULSAMPLITUDENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENLİK KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- PULSE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSION[Fr.] / PULSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- PULSE CODE MODULATION[İng.] / MODULATION PAR IMPULSIONS CODÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE KOD KİPLEMESİ


- PULSE CODE[İng.] / CODE D'IMPULSION[Fr.] / PULSCODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE KODU


- DARBE TAYFI[Osm.] / PULSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'IMPULSIONS[Fr.] / PULSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE TAYFI/SPEKTRUMU


- PULSE HEIGHT[İng.] / HAUTEUR D'IMPULSION[Fr.] / PULSHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSEKLİĞİ


- PULSE HEIGHT ANALYZER[İng.] / PULSHÖHENANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSEKLİK ÇÖZÜMLEYİCİSİ/ANALİZÖRÜ


- PULSE RISE TIME[İng.] / TEMPS DE MONTÉE D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELME SÜRESİ


- PULSE AMPLIFIER[İng.] / AMPLIFICATEUR DE L'IMPULSION, AMPLIFICATEUR D'IMPULSIONS[Fr.] / IMPULSVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELTECİ


- PULSE-TIME MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSIONS DANS LE TEMPS[Fr.] / PULSZEITMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE ZAMAN KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- DARBE ile ETKİLENDİ ile ÇARPMA

( IMPACT vs. IMPACTED vs. IMPACTION )

( اثابت ile اصابت کردن ile اثر شديد ile تماس ile بهم فشردن ile بهم چسبيده ile گير افتادگي ile بهم فشردگي )

( ASABAT ile ESABAT KARDAN ile ASAR SHODYD ile TAMAS ile BACPAM FESHARDAN ile BACPAM CHASBYDAH ile GYR AFTADEGY ile BACPAM FESHARDEGY )


- PULSATING CURRENT[İng.] / COURANT PUISÉ[Fr.] / PULSIERENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ AKIM


- RÉGÉNÉRATION D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBENİN YENİLENMESİ


- DARBETMEK ile DARBELEMEK ile DARBE ile DARBECİ/LİK


- DARCY-WEISBACH EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE DARCY-WEISBACH[Fr.] / DARCY-WEISBACH-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DARCY-WEİSBACH DENKLEMİ


- DARGINLAŞMAK ile DARGIN/LIK


- DARGIN/LIK ile/ve/<> DURGUN/LUK


- DARGIN/LIK ile/ve KIRGIN/LIK


- DARILMA ile DARILMACA


- DARILMAK ile DARILTMAK ile DARILABİLMEK ile DARILIVERMEK


- DARLAŞMAK ile DARLAŞTIRMAK ile DARLAŞABİLMEK ile DARLAŞTIRILMAK


- DARMA DUMAN (OLMAK, HİSSETMEK)


- DARMADAĞIN (OLMAK)


- COINAGE METALS[İng.] ile/değil/yerine/= DARPHANE METALLERİ


- DÂR-ÜL ACEZE ile/||/<> DÂR-ÜL BEDÂYİ ile/||/<> DÂR-ÜL ELHAN ile/||/<> DÂR-ÜL FÜNÛN ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMAT ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMİN ile/||/<> DARÜŞŞAFAKA ile/||/<> DARÜŞŞİFA

( Düşkünler evi.[1895] İLE/||/<> İstanbul Belediyesi'ne ait ilk tiyatro.[1913] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk müzik okulu.[1917] İLE/||/<> Üniversite, fenler evi.[1845] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk kız öğretmen okulu.[1869] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te kurulan erkek öğretmen okulu.[1848] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te, Abdülaziz'in desteğiyle kurulan yoksul, öksüz ve yetimlere ait yatılı lise. İLE/||/<> Sağlık yurdu. )


- DARUMA ile/||/<> NAGARJUNA ile/||/<> ASVAGOŞA ile/||/<> VASUBANDHU

( Zen'in kurucusu ve pirler dizisinin 28.'si. Çin'deki birinci pir. @@ Hintli Budist filozof (M.Ö. 200). Zen geleneğinde 14. Pîr. Madhyamika Okulu'nun kurucusu. @@ Hintli Budist şair ve filozof (M.Ö. 100). Zen geleneğinde 12. Pîr. @@ Yogachara doktrininin kurucusu olan Hintli Budist filozof (280-360). )


- DÂRÜSSAÂDE ile/ve DÂRÜSSAÂDE

( İstanbul'un "Mutluluk Evi" anlamına gelen eski bir adı. İLE/VE Topkapı Sarayı'nda, Dârüssaâde ağalarının [Sultanların özel işlerine bakan] oturduğu daire. "Saadet Yeri ve Saray" anlamına gelmektedir. )


- DARÜŞŞAFAKA MAHALLESİ :

( Darüşşafaka ilçenin yeni ve en modern mahallelerinden biridir. 2003'te Çamlıtepe (Derbent) mahallesinden ayrılarak yeni bir mahalle olarak kuruldu. Darüşşafaka mahallesi, İstinye, Poligon, Çamlıtepe (Derbent), Pınar Mahallesi ve Büyükdere Caddesinden sınır alır. Mahalle ismini sınırları içinde bulunan Darüşşafaka okulundan aldı. Bu mahalle sitelerin kurulması ile meydana gelen bir mahalle olarak dikkat çeker. Mahallenin en eski yerleşim bölgesi dere içi mevkiindeki gecekonduların bulunduğu mahaldir. Gecekonduların yer aldığı mahallin dışındaki yerler sitelerle kaplıdır. Mahallede 44 site bulunuyor. Dairesi sayısı ise 2972'dir. )


- DARÜŞŞİFA:
FATİH ile/ve/||/<> HASEKİ ile/ve/||/<> SÜLEYMANİYE ile/ve/||/<> ATİK VÂLİDE SULTAN ile/ve/||/<> SULTAN AHMED ile/ve/||/<> TOPKAPI SARAYI ENDERUN


- DARWINIAN EVRİM ile/||/<> LAMARCKIAN EVRİM

( Darwin doğal seçilim, Lamarck kazanılmış özellik. )

( Formül: Seçilim İLE kalıtım )

( Jacques Charles tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1809-1882) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Evrim teorisi, doğal seçilim) )


- DARWIN/İZM ile/değil SPENCER/İZM


- DATA vs. INFORMATION vs. KNOWLEDGE vs. AWARENESS/WISDOM


- DATA INTEGRITY[İng.] değil/yerine/= VERİ BÜTÜNLÜĞÜ


- DATA WAREHOUSE[İng.] değil/yerine/= VERİ SAKLAĞI


- DATÇA'DA:
OVABÜKÜ ve/||/<> HAYITBÜKÜ ve/||/<> PALAMUTBÜKÜ


- DAVA ile KASA BIÇAĞI ile VAKA ÇALIŞMASI ile VAKALAR

( CASE vs. CASE KNIFE vs. CASE STUDY vs. CASES )

( جعبه ile غلاف ile محفظه ile قضيه ile مورد ile مطلب ile حالت ile پرونده ile چاقوي بزرگ ile بررسي موردي ile مراتب ile مواردي ile موارد ile قضايا )

( JABEH ile GHLAF ile MOHFEZEH ile GHZYYEH ile MOORD ile MOTLAB ile HALT ile PRONDEH ile CHAGHOY BOZORG ile BARRESY MOORDY ile MARATAB ile MOVARDY ile MOVARD ile قضايا )


- DAVALAŞMAK ile DAV ile DAVA/LIK ile DAVACI/LIK ile DAVALI/LIK ile DAVA ADAMI ile DAVA VEKİLİ ile DAVA ARKADAŞI ile DAVA VEKİLLİĞİ


- DAVİSSON-GERMER TECRÜBESİ[Osm.] / DAVISSON-GERMER EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTATION DE DAVISSON-GERMER[Fr.] / DAVISSON-GERMER-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAVİSSON-GERMER DENEYİ


- DAVLUMBAZ/TAVLUMBAZ/DAVLUNBAZ[Ar. TABL + Fars. -BÂZ]/KÜLÂH[Fars. < KULAH: Şapka.] değil/yerine/= TÜMSEK/ÇIKINTI

( Mutfak duvarlarında ocak, fırın vb.nin dumanını toplayıp bacaya vermeye yarayan emici ile donatılmış, piramidimsi biçimde çıkıntı. | Ocağın üzerinde, eşya koymaya yarayan raf. | Üzeri oymalı, işlemeli, birkaç gözü olan bir çeşit dolap. | Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak. | Otomobillerin tekerleklerini örten yarım daire biçimindeki kapak. | Kaptan köşkü, gemilerdeki yönetim yeri. | Aralık, antre. | Gözenek. | Yüksek. )


- DAVRANIM(CONDUCT) BOZUKLUĞU ile/ve ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU

( 18 yaş altındakilerin olumsuz davranış/tutumlarında tanımlanan. İLE/VE 18 yaş üstündekilerin olumsuz davranış/tutumlarında tanımlanan. )


- DAVRANIŞ = BEHAVIOUR[İng.] = COMPORTEMENT[Fr.] = VERHALTEN[Alm.] = COMPORTARSE[İsp.]


- DAVRANIŞ ile DAVRANIŞSAL ile DAVRANIŞÇILIK ile DAVRANIŞ BİLGİSİ ile DAVRANIŞ BOZUKLUĞU


- DAVRANIŞ ile/ve/<> KURTARICI DAVRANIŞ


- DAVRANMAK ile ARABULUCU OLARAK HAREKET ETMEK ile DİKKATSİZCE HAREKET ETMEK ile DİKKATLİ DAVRAN ile İHTİYATLI DAVRANMAK ile ÇEKİNGEN DAVRANMAK ile DELİ GİBİ DAVRANMAK ile ALDATICI DAVRANMAK ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE DAVRANMAK ile APTALCA DAVRANMAK ile NAZİK DAVRAN ile SERT DAVRANMAK ile TEDBİRSİZCE DAVRANMAK ile ALÇAKÇA DAVRANMAK ile BECERİKSİZCE DAVRANMAK ile AHLAKSIZCA DAVRANMAK ile CİMRİ DAVRANMAK ile HAREKETE GEÇMEK ile APTALCA DAVRANMAK

( ACT vs. ACT AS MEDIATOR vs. ACT CARELESSLY vs. ACT CAUTIOUSLY vs. ACT CONSERVATIVELY vs. ACT COYLY vs. ACT CRAZY vs. ACT DECEITFULLY vs. ACT DISHONESTLY vs. ACT FOOLISHLY vs. ACT GENTLY vs. ACT HARSHLY vs. ACT IMPRUDENTLY vs. ACT IN A DASTARDLY WAY vs. ACT INEXPERTLY vs. ACT LEWDLY vs. ACT MISERLY vs. ACT OUT vs. ACT STUPIDLY )

( پرده ile يفا کردن ile اقدام کردن ile اقدام به عمل آوردن ile روح دادن ile واسطه شدن ile سهل انگاري کردن ile مدارا کردن ile محافظه کاري کردن ile ناز کردن ile غر دادن ile خل بازي در آوردن ile خل گري کردن ile نادرستي کردن ile احمقانه رفتار کردن ile مليمت کردن ile درشتي کردن ile خشونت کردن ile دست از پا خطا کردن ile ناجوانمردي کردن ile ناشيگري کردن ile هرزه گي کردن ile خست ورزيدن ile تقليد کردن ile حماقت کردن ile خريت کردن )

( PARDEH ile YFA KARDAN ile EGDAM KARDAN ile EGDAM BAH AMEL AVARDAN ile RUH DADAN ile VASETEH SHODAN ile SONPAL ENGARY KARDAN ile MADARA KARDAN ile MOHAFEZEH KARY KARDAN ile NAZ KARDAN ile GHAR DADAN ile KHAL BAZY DAR AVARDAN ile KHAL GARY KARDAN ile NADRESTY KARDAN ile AHMAGHANEH RAFTAR KARDAN ile MOLYMAT KARDAN ile DARSHTY KARDAN ile KHSHOONT KARDAN ile DAST AZ PA KHATA KARDAN ile NAJAVANMARDY KARDAN ile NASHYGARY KARDAN ile NPARZEH GY KARDAN ile KHAST VARZYDAN ile TAGHALYD KARDAN ile HAMAGHT KARDAN ile KHARYT KARDAN )


- DAVRANMAK ile DAVRANILMAK ile DAVRANDIRMAK ile DAVRANABİLMEK


- DAVRANMAK ile KİNCİ DAVRANMAK

( BEHAVE vs. BEHAVE SPITEFULLY )

( رفتار کردن ile ادب نگاهداشتن ile درست رفتار کردن ile سلوک کردن ile غرض راني کردن )

( RAFTAR KARDAN ile ADAB NEGAHODASHTAN ile DAREST RAFTAR KARDAN ile SELOK KARDAN ile GHARZ RANY KARDAN )


- DAVUL" ile/değil/yerine "SİVRİSİNEK"

( Anlamayana. İLE/DEĞİL/YERİNE Anlayana. )

( Az. İLE/DEĞİL/YERİNE Saz. )


- DAYAK YEMEKTEN:
KORKMAK ile/ve/değil/<> KENDİNE YEDİREMEMEK


- DAYALI ile/ve/değil/||/<>/< DAYANIKLI


- DAYALOĞLU, AHMET :

( Zekeriyaköylü'dür. 1954 - 1960 yılları arasında muhtarlık yaptı. )


- DAYALOĞLU, MUSTAFA (1878 - 1953) :

( Zekeriyaköy'lüdür. Kirazlıbahçe mesiresinin kurucusu ve sahibidir. 1930 - 1934 yılları arasında Zekeriyaköy muhtarlığı yaptı. )


- DAYALOĞLU, ŞERAFETTİN :

( Zekeriyaköy'lüdür. 1968 - 1973 yılları arasında muhtar olarak görev yaptı. )


- DAYAMAK ile DAYANMAK ile DAYATMAK ile DAYAKLAMAK ile DAYANILMAK ile DAYATILMAK ile DAYAKLANMAK ile DAYANDIRMAK ile DAYATTIRMAK ile DAYANABİLMEK ile DAYATABİLMEK ile DAYATIVERMEK ile DAYAYABİLMEK ile DAYAYIVERMEK ile DAYAK/LIK ile DAYALI ile DAYAKLI ile DAYAKSIZ ile DAYAK ARSIZI ile DAYAK DÜŞKÜNÜ ile DAYAK KAÇKINI ile DAYALI DÖŞELİ ile DAYAMSIZ DÖŞEMSİZ


- DAYANAK ile DAYANAKÇA


- DAYAN(AMA)MAK" ile "KALDIR(AMA)MAK


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DİNGİNLİK

( PATIENCE vs./and/<> INERTIA )


- DAYANÇ/SABIR ve DOĞRU (ZAM)ANLAMA

( PATIENCE and TIMING )


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> DAYANIKLILIK

( PATIENCE vs./and/<> ENDURANCE )

( ... cum/et/<> FORTITUDO )


- DAYANIKLI TÜKETİM ARACI ile/ve/||/<> DAYANIKSIZ TÜKETİM ARACI


- DAYANIKLI ile DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI

( DURABLE vs. DURABLE GOODS )

( شلاق خور ile پردوام ile باودام ile لگد خور ile کالاهاي ديرپاي )

( SHALAGH KHOR ile پردوام ile BAVDAM ile LEGAD KHOR ile KALANPANAY DYREPAY )


- DAYANIKLI/LIK ile/ve/||/<> AĞIRBAŞLI/LIK

( METÂNET ile/ve/||/<> VAKAR )


- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA

( ENDURANCE vs./and/<> SOLIDARITY )


- DAYANIKLILIK ile DAYANMAK ile DAYANIKLI

( ENDURANCE vs. ENDURE vs. ENDURING )

( دوام ile تاب ile طاقت ile مداومت ile پرطاقتي ile بردباري کردن ile مداومت بامري دادن ile مداومت کردن ile دوام آوردن ile پايدار ile با دوام )

( DAVAM ile TAB ile طاقت ile MADAVMAT ile پرطاقتي ile BARDBARY KARDAN ile MADAVMAT BAMERY DADAN ile MADAVMAT KARDAN ile DAVAM AVARDAN ile PAYDAR ile BA DAVAM )


- DAYANIKLILIK = FORTITUDE[İng.] = FORCE D'ÂME[Fr.] = GEISTESKRAFT[Alm.] = FORTITUDO[Lat.]


- DAYANIKLILIK ve/||/<> GÖNÜL FERAHLIĞI ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> SABIR

( Daha yüksek bir terbiye yoktur. VE/||/<> Daha büyük bir mutluluk yoktur. VE/||/<> Daha kutsal bir görev yoktur. VE/||/<> Daha etkili bir güç yoktur. )


- DAYANIKLI/LIK ile SAĞLAM/LIK

( ENDURANCE vs. STRENGTH )

( FORTITUDO cum ... )


- DAYANIKSIZLAŞMAK ile DAYANIKLI/LIK ile DAYANIKLIK ile DAYANIKSIZ/LIK


- DAYANILMAZLAŞMAK ile DAYANILMA ile DAYANILMAZ/LIK


- DAYANIŞMA:
MEKANİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ORGANİK


- DAYANIŞMA ile DAYANIŞMACI/LIK ile DAYANIŞMALI


- DAYANIŞMA ile/ve/<> GÜVEN

( Kişiler, kendilerine değil birbiriyle dayanışma içindelerse güven duyabilir ve yansıtabilir. [özellikle de eşler ve ortaklar!] )

( Aslanlar [ve birçok güçlü görünen hayvan] bile tek başına yeterli güçte değildir. Ancak birlikte ve dayanışmayla ayakta kalırlar. )

( Loncaları inceleyiniz. )

( SOLIDARITY vs./and/<> TRUST/CONFIDENCE )


- DAYANMA:
AÇLIĞA ile/ve/||/<>/> SUSUZLUĞA ile/ve/||/<>/> HAVASIZLIĞA

( 60 gün. İLE/VE/||/<>/> 6 gün. İLE/VE/||/<>/> 6 dk. )


- DAYANMAK ile/ve/değil/||/<>/< ODAKLANMAK


- DAYANMAK ile YASLANMAK

( TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST )


- DAYANTI = UKNUM = HYPOSTASIS[İng.] = HYPOSTASE[Fr.] = HYPOSTASE[Alm.] = HYPOSTASIS[Yun.]


- DAYATILAN ile/değil/yerine BENİMSETİLEN


- DAYATMA ile/ve/</değil "BİLDİĞİNİ OKUMA"


- DAYATMA değil/yerine/>< DAYANIŞMA


- DAYATMA değil/yerine ESİNLENME

( [not] TO INSIST but TO BE INSPIRED
TO BE INSPIRED instead of TO INSIST )


- DAYATMA ile/ve/değil/yerine SINIRLAMA


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/>/< YAYGINLIK


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/< YÖNLENDİRME


- DAYATMA/CI "ÇÖZÜMLER" ile/değil/yerine/>< GERÇEK/SAĞLAM ÇÖZÜMLER


- [ne yazık ki]
DAYATMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANDIRMAK


- DAYILANMA/DAYILIK ile/ve/değil/||/<>/< SAYGISIZLIK


- DBB/PHYSICIAN INFORMATION BANK[İng.] değil/yerine/= DOKTOR BİLGİ BANKASI


- DBSCAN/DENSITY-BASED SPATIAL CLUSTERING OF APPLICATIONS WİTH NOİSE[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLUĞA DAYALI UZAMSAL KÜMELEME


- DE BROGLIE WAVES[İng.] / ONDES DE DE BROGLIE[Fr.] / DE-BROGLIE-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE DALGALARI


- DE BROGLIE EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE DE BROGLIE[Fr.] / DE-BROGLIE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE DENKLEMİ


- DE BROGLIE HYPOTHESIS[İng.] / DE BROGLIE HYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE HİPOTEZİ


- DE FACTO[İng.] değil/yerine/= GERÇEKTE, UYGULAMADA


- DE NOVO İLE REFERANS TABANLI İLE HİBRİT ile/||/<> GENOM BİRLEŞTİRME

( DNA dizileme verilerinden genom oluşturma. )

( Formül: N50: Median contig uzunluğu )


- DE RHAM COHOMOLOGY ile/||/<> ČECH COHOMOLOGY

( de Rham diferansiyel form, Čech örtü intersection. )

( Formül: Differential forms İLE cover intersections )


- DEBDEBE ile DEBDEBELİ ile DEBDEBESİZ


- DEBDEBELİ/HAŞMETLİ/İHTİŞAMLI/MUHTEŞEM/ŞAŞAALI/ŞATAFATLI/HACCAL/TANTANALI/LÜKS değil/yerine/= GÖRKLÜ/GÖRKEMLİ/GÖSTERİŞLİ/IŞIGÖRKLÜ/İRİGÖRKLÜ


- DEBİ ile DEBİL/LİK


- DEBİL ile DEBİLİTAN ile DEBİLİTE

( Bitkin, halsiz, güçsüz. İLE Bitkinleştirici, güçsüzleştirici. İLE Bitkinlik, halsizlik, güçsüzlük. )


- DEBİLİTE değil/yerine/= DÜŞKÜNLÜK | GERİ ZEKÂLILIK


- DEBRİDMAN ile DEBULKİNG

( Yara temizliği/kazıması. İLE Kitle/oylum azaltıcı. )


- DEBRİDMAN değil/yerine/= ÖLÜ DOKU TEMİZLİĞİ, KAZIMA


- DEBYE İLE LARMOR İLE CYCLOTRON ile/||/<> PLAZMA ÖLÇEKLERİ

( Plazmadaki karakteristik uzunluk ve frekanslar. )

( Formül: λD = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE İLE LARMOR İLE PLAZMA ile/||/<> KARAKTERİSTİK UZUNLUKLAR

( Plazmadaki temel uzunluk ölçekleri. )

( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE KÂİDESİ[Osm.] / DEBYE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE İLKESİ


- DEBYE-JAUNCEY SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DEBYE-JAUNCEY[Fr.] / DEBYE-JAUNCEYSCHES ZERTSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-JAUNCEY SAÇILMASI


- DEBYESCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞALARIN KURAMI


- DEBYE THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-SPEZIFISCHEHITZEKAPAZITÄTTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI


- DEBYE SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISISI


- DEBYE-POTENTIAL/E[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELİ


- DEBYE FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE SIKLIĞI


- DEBYE-HÜCKEL İLE PİTZER İLE DAVİES ile/||/<> İYONİK KUVVET KURAMLERİ

( Elektrolit çözeltilerinin aktivite katsayısı modelleri. )

( Formül: log γ± = -A|z+z-|√I )


- DEBYE-HÜCKEL ile/||/<> PİTZER DENKLEMLERİ

( D-H seyreltik <0.01M basit, Pitzer yoğun çözeltiler. )

( Formül: I^(1/2) İLE kompleks )


- DECISION and DIRECTIVE and OPINION and RECOMMENDATION and REGULATION and RESOLUTION

( Karar. VE Yönerge. VE Görüş. VE Tavsiye kararı. VE Tüzük. VE İlke kararı. )


- DECISIVENESS vs. OBSTINACY


- DECLINE vs. OBJECT vs. REFUSE vs. REJECT vs. RESIST vs. REPUDIATE


- DECLINE :/yerine AZALMAK, REDDETMEK


- DECORATION vs. ADORNMENT


- DETECTOR EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DU DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR-LEISTUNGSFÄHIGKEIT, DETEKTORWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR VERİMİ


- DEDEKTÖR[İng.] değil/yerine/= EYBULUR/ARARBULUR


- DEDE/NİNE
ile/ve/||/<>/>
ANNE/BABA
ile/ve/||/<>/>
ABLA/AĞABEY
ile/ve/||/<>/>
BEN
ile/ve/||/<>/>
ERKEK/KIZ KARDEŞ

( )

( SOFU/SOBO to/||/<>/> HAHA/ÇİÇİ to/||/<>/> ANİ/ANE to/||/<>/> WATAŞİ to/||/<>/> OTOTO/İMOTO )


- DEDİKODU/GIYBET:
SÖZLE ile/ve HAREKETLE ile/ve DİNLEYEREK


- DEDİKODU/KOĞUCULUK/FİSKOS/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"

( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

( NEMÎME ile/ve ... )

( GOSSIP vs./and BACKBITE )


- DEDİKODU ile DEDİKODUCU/LUK ile DEDİKODULU ile DEDİKODUSUZ ile DEDİKODU KUMKUMASI


- DEDİKODU ile/ve GEVEZELİK


- DEDİRMEK ile DEDİRTMEK ile DEDİRTEBİLMEK


- DE(EEEEEE)RMİŞİM yerine ATLIYORUM!


- DEF ile DEFA ile DEFİ ile DEFO ile DEFOLU ile DEFOSUZ ile DEFALARCA ile DEFLASYON


- DEFALARCA DEFALARCA değil DEFALARCA

( Fazla tekrarın, ne anlatım niteliği, ne mantığı, ne işlevi, ne de gerekliliği vardır! )


- DEFEKASYON değil/yerine/= DIŞKILAMA


- DEFEKTİF/DEFECTIVE[İng.] değil/yerine/= KUSURLU


- DEFENCE vs. DEFENCE OF IGNORANTS


- DEFENDANT :/yerine SANIK