| T... |

- TÜKETİM ile/ve/değil/yerine/||/<> PAYLAŞIM

- TÜKETİM ve/ SIKILMA ve/ TÜKETİM

- TÜKETME ÇABASI yerine ANLAMA ÇABASI

- TÜKETMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")İÇİNİ BOŞALTMAK(")

- TÜKETMEK ile KULLANMAK

- TÜKETMEK ile TAMAMLAMAK

- TÜKETMEK ile TÜKETTİRMEK ile TÜKETEBİLMEK ile TÜKETİCİ/LİK ile TÜKETİCİ SAYACI

- TÜKETMEK ile YOK ETMEK

- TÜKETMEK ile YOK ETMEK

- TÜKKAN değil DÜKKÂN


- TÜKÜRMEK ile TÜKÜRÜLMEK ile TÜKÜREBİLMEK

- TÜKÜRMEK ile ÜFÜRMEK

- TÜKÜRÜK ile/ve BALGAM

( TAKAŞŞU'/TEKAŞŞU'[Ar. < KAŞ]: Balgam çıkarma. )
( TEKAŞŞU'-İ DEM[Ar.]: Kan tükürme. )
( [İt./İsp.] SALIVA con/y/e ... )

- TÜKÜRÜK ve/<> PTİYALİN[Fr. < Yun.]

( ... VE/<> Nişastanın sindirilmesine yarayan, tükürükte bulunan bir enzim. )

- TÜKÜRÜKLEMEK ile TÜKÜRÜKLENMEK ile TÜKÜRÜK ile TÜKÜRÜK OTU ile TÜKÜRÜK BEZLERİ ile TÜKÜRÜK HOKKASI

- TÛL | BOYLAM ile/||/<> BOYLAM

( Bir küre üzerindeki herhangi bir noktadan geçen öğlenin başlangıç öğleninden açısal uzaklığı Seçilen temel düzleme göre ad alır Coğrafya boylamı tutulma boylamı gökada boylamı şekil B 44 Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen öğlen çemberi ile başöğlen çemberi arasındaki yay parçasının açısal değeri Yeryuvarının ucaylarından geçen düzlemlerle ara kesit çemberlerinin başlangıç olarak alınan biriyle olan açısal aralığı astronomi coğrafya )

- TÛL | BOYLAM ile/||/<> ENLEM

( Bir küre üzerindeki herhangi bir noktadan geçen öğlenin başlangıç öğleninden açısal uzaklığı. Seçilen temel düzleme göre ad alır: Coğrafya boylamı, tutulma boylamı, gökada boylamı (bk. şekil B. 44) @@ Yeryuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen öğlen çemberi ile başöğlen çemberi arasındaki yay parçasının açısal değeri. @@ Yeryuvarının ucaylarından geçen düzlemlerle ara kesit çemberlerinin, başlangıç olarak alınan biriyle olan açısal aralığı. @@ (astronomi, coğrafya) @@ @@ (…) )

- TÜL | SÜZEK ile/||/<> SÜZEK

( Sinema Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı süsgü Süt sağma sırasında süt içine pislik girmemesi için kullanılan tel süzgeç ya da astar Kemalpaşa İzmir süsgü Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta )

- TÜL | SÜZEK ile/||/<> SÜZGEÇ

( Sinema Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. @@ [süsgü] Süt sağma sırasında, süt içine pislik girmemesi için kullanılan tel süzgeç ya da astar. (*Kemalpaşa -İzmir) [süsgü] : (Yukarıdinek *Şarkikaraağaç -Isparta) )

- TUL | TÛL | UZUNLUK ile/||/<> UZUNLUK

( Sinema Bir filmin uzunluk birimiyle metre ya da ayak belirtilen boyu boy Bir doğru üzerinde bulunan bir noktalar kümesinin kapsamı matematik fizik )

- TÛL ile/||/<> TÛLEN

( Uzunluk. İLE/||/<> Uzunluğu. )

- TÜL ile TÜLÜ

- TUL ile TULU ile TUL DERECESİ

- TÛLÂ[Ar.] ile TULÂ'[Ar.]

( Daha(pek/çok/en) uzun. İLE Ense kökü. )

- TULÂNİ ile/||/<> LONGITUDINAL[Fr.] ile/||/<> BOYUNA

( fizik )

- TULÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= UZUNLAMASINA

- TÛLÂNÎ değil/yerine/= UZUNLUĞUNA

- TÜLBENT[Fars. < DULBEND] ile/||/<> ...

( pamuktan ince ve seyrek dokunmuş hafif ve yumuşak bez bu bezden yapılmış başörtüsü dulband a turban tiara hat )

- TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] değil/yerine/= YAZMA

( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )

- TÜLBENT ile TÜLBENTÇİ/LİK


- TÛLE EMEL ile HIRS-I PÎR

- TÜLEK = TÜY DÖKÜMÜ

- TÜLEME ile/||/<> ...

( Dönülen demirin yassılaşman Yenidoğan Beyşehir Konya )

- TUL-İ MEVÇ, MEVCE TULÜ, MEVCE BOYU, DALGA BOYU ile/||/<> WAVELENGTH[İng.] ile/||/<> LONGUEUR D'ONDE[Fr.] ile/||/<> WELLENLÄNGE[Alm.] ile/||/<> DALGA UZUNLUĞU

( Sinema TV 1 Bir dalganın eşit evreli noktaları arasındaki uzunluk Dalga uzunluğu dalga deviniminin hızının yinelenimine bölünmesiyle bulunur Buna göre dalga uzunluğu yinelenimle ters orantılıdır Dalga uzunluğu arttıkça yinelenim azalır yinelenim yükseldikçe dalga uzunluğu azalır TV 2 Bir elektromıknatıs dalganın birbirini izleyen iki uç noktasının metreyle belirtilen uzunluğu 3 Bir verici dalgalığın ürettiği birbirini izleyen iki elektromıknatıs dalga arasındaki uzunluk )

- TUL-İ MEVC | TUL-Ü NEVÇ | DALGA BOYU ile/||/<> DALGA BOYU

( Devirsel bir dalganın yayılma doğrultusunda salınımı aynı evrede olan ve birbirini izleyen iki noktası arasındaki uzaklık Dalganın ardışık iki eş evreli noktası arasında kaynaktan çapsal olarak ölçülen uzaklık Yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu yerine göre birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar ulaşabilen yatay uzaklık Dalganın ardı ardına iki eş evreli noktası arasındaki uzaklık Bir dalganın eşit evreli ardışık noktaları arasındaki uzaklık fizik )

- TULLE DEMUHÛ[Ar.] ile UHDİRE DEMUHÛ[Ar.]

- TULLE[Fr. < TULLE] ile/||/<> TÜL ile/||/<> TÜL[Fr. < TULLE]

( Çoğu kez düşçül oyunlarda sahnedeki görüntüye uçuculuk gerçek dışı düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde Tiyatro dekorunda kullanılan ince gözenekli pamuk ya da ipek dokuma )

- TULPA(/YONTRA) ile HÜDDAM

- TULÜ | DOĞMA ile/||/<> DOĞMAK

( Güneş Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması Doğma eylemi )

- TÛL-U NAMÜTENÂHİ ile VÜS'-U NAMÜTENÂHİ

( Sonsuz uzunluk. İLE Sonsuz küresel genişlik. )

- TÜLÜ ile/||/<> ...

( Halının kaba türü Yenikent Aksaray Niğde )

- TULÛ'[Ar.] ile BUZÛĞ[Ar.] ile ŞURÛK[Ar.]

- TULUAT[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA

- TULUAT ile TULUATÇI/LIK ile TULUAT TİYATROSU

- TULUK ile/||/<> TULUK

( Su taşıma aracı Yukarıbozkaya Kadirli Adana II tulum I 1 Yağ yapmak amacıyla içine yoğurt saklanan patiska torba Yayla inönü Eskişehir 2 Yayık Yeşilköy Gelendost Isparta tulum I Zeyve Söğüt Bilecik )

- TULUK ile TULUK ile TULUK ile TULUK

( Tulum. İLE Tombul, şişman. İLE Hayvanın sidiktorbası. İLE Yanak. | Şakak. )

- TULUM ile/||/<> TULUK

( I tuluk II 2 II Uzun giysi Küplüce Gümüşhacıköy Amasya tarım Su taşıma aracı Yukarıbozkaya Kadirli Adana II tulum I 1 Yağ yapmak amacıyla içine yoğurt saklanan patiska torba Yayla inönü Eskişehir 2 Yayık Yeşilköy Gelendost Isparta tulum I Zeyve Söğüt Bilecik )

- TULUM ile TULUMCU/LUK ile TULUMLULAR

- TULUMBA[İt. < TROMBA] ile/||/<> ...

( 1 Tüfekte iğnenin bulunduğu yer Kovalca Bozüyük Bilecik 2 Bağ ve meyve ağaçlarını ilaçlamakta kullanılan araç Kemalpaşa İzmir İtal tromba pump Fransızcada trompe olarak kullanılır Türkçede başlangıçta turumba olarak kullanıldığı anlaşılıyor Sonradan bu biçim tulumbaya çevrilmiştir Bu biçimin oluşmasında Türkçe tulum sözünün analojik baskısından söz edilebilir mi bilmiyoruz Doerfer tromba ile tulum arasında contamination olasılığı üzerinde durmuştur Farsça tūlumba Arapça ṭūlunba Rumca τουλούμπα gibi dillere Türkçeden geçmiştir )

- TULUMBA[İt. < TROMBA] ile TULUMBA

( Sıvıları alçak yerlerden çekmeye ya da yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç. | Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye ya da herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç. | Bağ ve meyve ağaçlarını ilaçlamakta kullanılan araç. İLE Tüfekte, iğnenin bulunduğu yer. )

- TULUMBA ile TULUMBACI/LIK ile TULUMBA KOLU ile TULUMBA TATLISI

- TULUMBACI ile/||/<> BİR AYAKKABI TÜRÜ. (AZLANAPA -KÜTAHYA)

( Bir ayakkabı türü Azlanapa Kütahya )

- TULUMCU ile/||/<> TULUMCU

( Körm O Eski Türk şenliklerinde düzeni sağlayan görevli Bu görevli deri don ve külah giyer elinde keçi derisinden bir tulum taşırdı Tulumu su ya da hava ile şişirir gösteri alanının içine taşmış olanlara tulumu ile vurarak uyarırdı Eski şenliklerde bir yandan soytarılık yaparken bir yandan ellerindeki havayla şişirilmiş tulumlarla oyun alanına taşanları hizaya sokan şenlik alanını düzenleyen ve gerektiğinde tulumuna su doldurup şenlik alanını sulayan önemli bir şenlik görevlisi )

- TULUM'DA:
TULUM ZURNA
ile/ve TRAKYA TULUM(BORULU TULUM [Kırklareli])

- TULUMLULAR ile/||/<> TULUMLULAR

( Ascidiacea askidion küçük tulum Kordalılar Chordata alyfilumunun gömelkliler Tunicata dalının bir sınıfı Kendilerini bir yere bağlayarak yaşarlar Solungaç yarıkları çoktur Gelişmelerinde başkalaşma vardır Ya tek yaşarlar ya da koloniler yaparlar Tulumlu Ascidia siyona Ciona iyi bilinen cinsleridir zooloji Kordalılar Chordata alt filumunun gömlekliler Tunicata dalından kendilerini bir yere bağlayarak yaşayan solungaç yarıkları çok fazla olan gelişmelerinde başkalaşım görülen tek ya da koloniler hâlinde yaşayan tulumlu Ascidia ve siyona Ciona cinsleri iyi bilinen bir sınıf Kordalılar Chordata alt filumunun gömlekliler Tunicata dalından kendilerini bir yere bağlayarak yaşayan solungaç yarıkları çok fazla olan gelişmelerinde başkalaşım görülen tek veya koloniler halinde yaşayan bir sınıf )

- TÜLÜN, YUSUF (TEKİRDAĞ/ÇERKEZKÖY, 1953)

( İstanbul Yeni Levent lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı. Siyasete Refah Partisi saflarında başladı. Üç dönem Refah Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı, Refah Partisi İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1991 Kısmı Ara Seçimde Bağcılar ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Meclis Üyeliğine seçildi. Aynı zamanda Bağcılar Belediye Başkan yardımcılığı yaptı. 27 Mart 1994 Yerel Seçimlerinde Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi. Belediye Başkanlığı görevi bittikten sonra bir süre İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Saraylar ve Müzeler Müdürlüğü bünyesinde görev yaptıktan sonra 2004'te ikinci kez Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi (2004 - 2009). Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1998/1999) Kulüp başkanı olarak görev yaptı. )

- TULUP ile/||/<> ...

( Davar kırkma aracı Akbaş Güdül Ankara Yerel ağızlarda dulup biçimi de kullanılır Eski kaynaklarda da tulup dulup yumak kelep çile olarak geçer R τουλούπα Knӓuel Wollballen auf dem Spinnrocken Rumcadan veya Türkçeden Bulgarcaya da tulùp olarak geçmiştir Türkçede eğrilmek için temizlenmiş taranmış yumak biçimindeki yüne sümek sömek adı da verilir sümek )

- TULYA KURTULAN ATLI SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ

( Gümüşdere Köyünde bulunan bu dernek faaliyetleri arasında atıcılık ve binicilik eğitimi verilmektedir. )

- TULYA KURTULAN BİNİCİLİK AKADEMİSİ (THE PONY CLUP)

( Gümüşdere Köyü sınırları içindeki bu kuruluş üyelerine binicilik eğitimi vermektedir. )

- TULYUM[Tm]

( Atom numarası 69, atom ağırlığı 168,9, yoğunluğu 9,3 olan, yaklaşık 1500 °C'de eriyen nadir bir öğe. )

- THULIUM[İng.] / THULIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TULYUM

- TÜM BAŞLILAR ile/||/<> TÜM BAŞLILAR

( holos tüm kephale baş Balıklar Pisces sınıfının keski solungaçlılar Elasmobranchii alt sınıfından iskeletleri kıkırdaktan oluşmuş solungaç yarıkları bir deri kıvrımı ile örtülmüş bir takım ya da yeni sınıflandırmalara göre bir sınıf Kıkırdaklı balıklar Chondrichthyes sınıfından iskeletleri kıkırdaktan oluşmuş solungaç yarıkları bir deri kıvrımıyla örtülmüş bir alt sınıf )

- Tüm bildiklerin boş! SUS!!!

- Tüm (bu) sözler boş! SUS!!!

- TÜM DÜŞÜNCELERİN, ...:
BAŞLADIĞI/KAYNAĞI
ve/||/<> DURDUĞU/SONLANDIĞI

( Akıl. VE/||/<> Akıl. )

- TÜM HER ŞEY" değil TÜMÜ YA DA HER ŞEY

- PYROMÈTRE À RADIATION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜM IŞINIM PİROMETRESİ

- TÜM KİRPİKLİLER ile/||/<> TÜM KİRPİKLİLER

( holos tüm thrix tüy Bir hücrelilerin Protozoa kirpikliler Ciliata sınıfının gerçek kirpikliler Euciliata alt sınıfından vücuttan kısa ve eş yapılı kirpiklerle tüm olarak örtülü türleri içine alan bir takım Bir hücrelilerin Protozoa kirpikliler Ciliata sınıfının gerçek kirpikliler Euciliata alt sınıfından tüm vücudu kısa ve eş yapılı kirpiklerle örtülü türleri içine alan bir takım )

- Tüm konuşulanlar boş! SUS!!!

- TÜM METALLER ile/ve CIVA

( Erir. | Katı halden başlar. İLE/VE Buharlaşır. | Sıvı halden başlar. )
( ... İLE/VE Buzdan buhara [tek] geçen/geçebilen. )

- TÜM NESNE/ŞEY VE/YA DA KAVRAMLARIN/DEĞERLERİN ADI ile/ve/> İNSAN/KİŞİ ADI/ADLARI

- Tüm okudukların boş! SUS!!!

- TÜM ÜLKELER ile/ve/değil AFRİKA

( 6400 km. İLE/VE/DEĞİL 7200 km. )
( )
( )

- TÜM VAROLAN/LAR (BİRİCİK!)

- Tüm yazılanlar boş! SUS!!!

- TÜM ile/değil/yerine AĞIRLIKLI

- TÛM ile/||/<> AIL[Fr.] ile/||/<> ALLIUM SATIVUM[Lat.] ile/||/<> SARMISAK

( botanik tarım )

- TÜM ile AYRINCASIZ/İSTİSNASIZ[Ar.]

- TÜM ile/ve/<> HER

( Her biri, öbürünün parçasıdır. )

- TÜM ile TÜM SAYI ile TÜM TANRICI/LIK ile TÜM BAŞLILAR ile TÜM BAŞKALAŞMA ile TÜM KİRPİKLİLER


- TU'M ile TU'ME[çoğ. TUAM] ile TUHME

( Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. İLE Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. | Lokma. İLE Mide dolgunluğu, hazımsızlık.[İMTİLÂ-İ MİDE] )

- TÜMAMİRAL ile PATRONA[İt.]

( ... İLE Tümamirale yakın eski bir deniz subaylığı aşaması. )

- TUMAN ile/||/<> ...

( 1 Don Yayla İnönü Eskişehir Eşmeyazı Kırçiçeği Susuz Kars Saçıkaralı ve Sarıkeçili boyları Gökmenler Çatak Gedikli Kızılağaç Saimbeyli Adana 2 Şalvar Yayla inönü Eskişehir Gökmenler Çatak Gedikli Kızılağaç Saimbeyli Adana Az tuman don tunbān short breeches drawers wrestlers leathern breeches Farsçada tubbān short sailors breeches olarak da geçer Kürtçede tȗman don olarak kullanılır Arapça tubbān Farsçadan alınmıştır Dozy Noms 9394 Tietzeye göre ZBalk 18 194 257 kökeni meçhuldür Ligeti MNy 31 284 Türkçe duman don biçimini man ekiyle yapılmış bir türev olarak vermiş işaretiyle Türkçe duvaç ein weites Oberkleid die Decke biçimiyle birleştirmiştir )

- TUMBA[İt. < TOMBO] ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA ile TUMBA

( Altüst etme, altüst olma. | Çocuk dilinde, yatağa atlama. İLE Toprak atmaya yarayan araba, el arabası. İLE Pancar. İLE Kabarık yatak vb. şeyler. İLE Dağ üstlerindeki tepecikler. )

- TÜMCE AYRIŞTIRMA ile ...

( SENTENCE PARSING )

- TÜMCE ile/ve İBÂRE

( ... İLE/VE Birkaç tümceden oluşan söz. )

- TÜMCE ile İÇTÜMCE

( ... İLE Bir tümce içinde, tümleç gibi kullanılan iç tümce.[Örnek: Bakan, "Aylıklar, yılbaşından önce verilecektir." dedi.] )

- TÜMCE ile KESİK TÜMCE

- TÜMCE ile ÖNERME(KAZİYYE)

( Doğru ya da yanlış yansıtan tümceye "kaziyye"(Önerme/Hükm/Kada) denir.
Kaziyye, felsefecilere göre 3, mantıkçılara göre 4 unsurdan meydana gelir.
Fârâbî'ye göre iki çeşit kaziyye vardır;
* Yüklemli önerme(el kazıyyetü'l-hamliyye) [-Konu(mevzû), -Yüklem(mahmûl)]
* Şartlı önerme(el-kazıyyetü'ş-şartıyye) (iki yüklemli önermenin bir "şart edatı" ile bağlanması )

- TÜMCE ile TÜMCE BİLGİSİ


- TÜMCE ile TÜMCECİK

- TÜMCE ile YALIN TÜMCE

- TÜMCE ile/ve/||/<> YAN TÜMCE

( ... İLE/VE/||/<> Çekimli bir eylemden sonra kullanılan, ki bağlacı, dilek kipi ya da koşul birleşik eylemiyle kurularak, temel tümceye bağlanan tümce. )

- TÜMCE/CÜMLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM

- TÜMCELERDE...

- NOKTA KOYMAK:
TÜMCENİN SONUNDA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİRCİKTE

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> AŞKINSAL/TRANSANDANTAL TÜMDENGELİM

- TÜMDENGELİM ile BAĞNAZLIK

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> GENELDEN ÖZELE

- TÜMDENGELİM = TÂLİL = DEDUCTION[İng.] = DÉDUCTION[Fr.] = DEDUKTION[Alm.] = DEDUCTIO[Lat.]


- TÜMDENGELİM ile/||/<> TÜMEVARIM

( Tümdengelim genelden özele gidiş İLE tümevarım özelden genele gidişe dayanır. Tümdengelim mantıksal zorunluluk İLE tümevarım olasılık sağlar. Tümdengelim geçerliyse sonuç kesin İLE tümevarım sonuç muhtemeldir. )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<> TÜMEVARIM[< TEMSİL]

( Analiz. İLE/VE/||/<> Sentez. )
( Matematik. İLE/VE/||/<> Fizik. )
( Tam. İLE/VE/||/<> Eksikli. )
( TA'LİL[< İLLET]: İlletlendirme, neden/sebep gösterme
İLE/VE/||/
İSTİKRÂ[< KIRAAT]: TOPLAMAK | [KIRAAT: Harfleri toplamak.] )
( İlletlendirme, [Ta'lil].
İLE/VE/||/
Genelleme, [İstikra][-Tam, -Eksik(Nakıs)]
[İLE/VE/||/
Bir cüzziden başka bir cüzziye geçiş.(Hüküm -> Hüküm, İllet -> İllet)(Kıyas-ı Fıkhî)(Analoji)] )
( [Mantıkçılar] Uğraşır. İLE/VE/||/<> Uğraşmaz. )
( )

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> YANLIŞLANABİLİRLİK

- TÜMDENGELİMSEL ile/ve/||/<> TÜMEVARIMSAL ile/ve/||/<> GERİÇIKARIMSAL

( Bütünden, parçaya. İLE/VE/||/<> Parçadan, bütüne. İLE/VE/||/<> Parçadan, parçaya. )

- BİLİNÇ:
TÜMEL
ile/ve/<> TİKEL

- TÜMEL:
ÇOKLUKTAN ÖNCE
ile/ve/||/<>/> ÇOKLUKTA ile/ve/||/<>/> ÇOKLUKTAN SONRA

- TÜMEL KAVRAM ile/||/<> TİKEL KAVRAM

( Kapsamına aldığı bütün nesneleri gösteren kavram bütün insanlar bütün aslanlar Karşıtı tikel kavram )

- TÜMEL OLUMLU ==> TİKEL OLUMLU ile TÜMEL OLUMSUZ ==> TÜMEL OLUMSUZ ile TİKEL OLUMLU ==> TİKEL OLUMLU

( Her insan canlıdır. Bir kısım canlı insandır.) İLE
( Hiçbir insan taş değildir. Hiçbir taş insan değildir. ) İLE
( Bir kısım insan canlıdır. Bir kısım canlı insandır. )

- TÜMEL OLUMLU x TİKEL OLUMSUZ ile TÜMEL OLUMSUZ x TİKEL OLUMLU

( Her insan canlıdır. ------------ Bir kısım insan canlı değildir. İLE
Hiçbir insan canlı değildir. ------------ Bir kısım insan canlıdır. )

- RÉFLEXION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMEL YANSIMA


- TÜMEL ile ALLAH

( Allah'a atfedilen/ler, her yerde bulunur. )

- TÜMEL ile ÇOĞUL

- TÜMEL ile/ve/<> KAVRAM

- TÜMEL = KÜLLİ = UNIVERSAL[İng., Alm., İsp.] = UNIVERSEL[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.] =

- TÜMEL ile/ve SOYUT

- TÜMEL ile TOPLAM

( KÜLLÎ ile KÜLL )

- TÜMEL ile/ve/||/<> TÜMDENGELİM

- TÜMEL ile/ve/<> TÜMEL

( Varlık. İLE/VE/<> Tür. )
( Bil(ebil)mek, tümeli bil(ebil)mektir. )

- TÜMEL ile TÜMELLER ile TÜMEL KAVRAM ile TÜMEL ÖNERME

- TÜMELİ DÜŞÜNMEK ile/ve/||/=/<>/> TÜMELDE KENDİNİ DÜŞÜNMEK


- TÜMELLER ile/ve/değil ARI KAVRAMLAR

- TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK

- TÜMEL/LİK ve/||/<> ÖZSEL/LİK

- TÜMELLİK ile/ve ZORUNLULUK

- TÜMEN ile TÜMEN TÜMEN

- TÜMER, BEDİİ (İST. 1929)

( Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra Müfettiş olarak İş Bankasında uzun yıllar çalıştı. Daha sonra Anadolu Sigorta Genel Müdürü olarak görev yaptı. Anadolu Hayat Sigorta yönetim kurulu başkanı olarak da vazife gördü. Sarıyer Spor Kulübü'nde üç dönem Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- TÜMEVARIM ve/||/<> EKSİK BELİRLENİM

- TÜMEVARIM ile/değil/ne yazık ki GENELLEME

- TÜMEVARIM ile/ve/değil GİZLİ TÜMDENGELİM

- TÜMEVARIM = İSTİKRÂ = INDUCTION[İng., Fr.] = INDUKTION[Alm.] = INDUCTIO[Lat.] = EPAGOGE[Yun.]


- TÜMEVARIM ile/||/<> TÜMDENGELİM

( Tümevarım özelden genele İLE tümdengelim genelden özele )
( Formül: P(1) ∧ [P(k)→P(k+1)] ⇒ ∀n P(n) )

- TÜMEY ile/||/<> ...

( 40 Bir açının Tümey i onun değerini 90 den çıkarmakla bulunur Misal 40 lik bir açının tümeyini bulmak için onu 90 den çıkarırız 90 40 50 Bu 50 lik açı 40 lik açının tümeyidir )

- TÜMLEMEK ile TÜMLENMEK ile TÜMLER ile TÜMLEÇ ile TÜMLER AÇI

- TÜMLER AÇI ile/||/<> BÜTÜNLER AÇI

( Tümler 90°, bütünler 180° tamamlar )
( Formül: α+β=90° İLE α+β=180° )

- CIRCUIT INTÉGRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞİK DEVRE

- TÜMLEŞİK ile/||/<> TÜMLEŞİK

- INTEGRATING CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= TÜMLEŞTİREN DEVRE

- TÜMLEYİCİ ile ...

( COMPLEMRENTIZER )

- TÜMLÜK:
"TÜREV"
değil İLKE

- TUMOR SUPPRESSOR GENES[İng.] değil/yerine/= TÜMÖR BASKILAYICI GENLER

( Hücre döngüsü kontrol noktalarını düzenleyen ve apoptozis sürecini başlatan genlerdir. Tümör baskılayıcı genler tarafından kodlanan proteinler DNA hasarına ya da dış çevreden gelen büyümeyi baskılayan sinyallere yanıt olarak göze döngüsü sürecini durdurabilmektedir. Bu genler mutasyona uğradıklarında ya da inaktive olduklarında işlevlerini kaybederler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TÜMÖR["TİMÖR" değil!]/TUMOR/TUMOUR[İng.]/TUMEUR[Fr.]/ŞİŞ[Azr.]/TUMOR[Fars.]/ISIK[Kazak.] değil/yerine/= UR/ŞİŞLİK

- TÜMÖRAL/TUMORAL[İng.] değil/yerine/= URA BENZER

- TÜMÖRLENMEK ile TÜMÖRLEŞMEK ile TÜMÖR

- TUMP[ERM.] ile/||/<> ...

( Sulama arkların kenarma çekilen toprak Gürün Sivas tumb bank mole )

- ÂYÎNE-İ MUHADDEB, MİRÂT-İ MUHADDEB[Osm.] / CONVEX MIRROR[İng.] / MIROIR CONVEXE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜMSEK AYNA

- TÜMSEK ile PERİPİRAMİDİ

( Küçük tepe, tüm, tümbek. | Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik. İLE Bir taş yığını ile bunun altında kalmış topraktan oluşan, piramit biçiminde tümsek. )

- TÜMSEKLEŞMEK ile TÜMSEK ile TÜMSEKLİ

- TÜMTANRICILIK = VÜCUDİYE = PANTHEISM[İng.] = PANTHÉISME[Fr.] = PANTHEISMUS[Alm.] = PAN:HERŞEY, HEP, TÜM. THEOS:TANRI[Yun.]

- TUMTURAK ile/||/<> TUMTURAK[Fars. < ṬUMṬURÂK]

( Kulağa hoş gelsin ya da okuyan ve dinleyeni etkilesin diye pek gerekli olmayan tantanalı yabancı sözcükler kullanma Gösterişleme gösterişleme tumturak )

- TUMTURAK ile TUMTURAKLI/LIK


- TUMTURAK/LI[Fars.] ile/ve/değil/yerine (BİRAZCIK) UZUN / GÖSTERİŞ/Lİ

( Gösteriş, debdebe. | Gerekli olmadığı hâlde kulağa hoş gelen, gösterişli sözcükler kullanma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

- TÜMÜ ile HER YERDE ile BÜTÜN GÜN BOYUNCA ile TÜM HAYAT BOYU ile BÜTÜN GECE BOYUNCA ile HEPSİ DIŞARI ile BAŞTAN ile HEPSİ AKRABA ile HEPSİ ile HEP BİRLİKTE

- TÜMÜ ile TAMAMI

- TÜMÜYLE HAZ >< TÜMÜYLE "KÂR"/ÇIKAR

( Tümüyle haz, "kâr"dan/çıkardan vazgeçmeyi; tümüyle "kâr"/çıkar, hazdan vazgeçmeyi gerektirir. Dolayısıyla, hem haz, hem de yarar, ne haz, ne de "kâr"; dengelisi olarak da, biraz haz, biraz da "kâr" üzerinden düşünülebilir, hareket edilebilir fakat [0-1 biçiminde "ya / ya da" ile] biri birine, yeğlenemez ve/ya da üzerine inşâ olunamaz/olunmamalıdır! )

- TÜMÜYLE/BÜTÜNÜYLE ile/değil/yerine BÜYÜK ÖLÇÜDE

- TUN[Fars. < TŪN] ile/||/<> ...

( fırın kapağı fırın üstü fırın kapağı fırın üstü tūn the stove of a bath tūn tūn the stove of a bath tūn )

- TÜN ile/||/<> GECE / GECE

( gece gece Dilimizde dün olarak kullanılır Ancak eski tün biçimi tünemek kuşlar evcil kanatlılar uyumak için bir dala veya sırığa konmak tünek dünek geceleyecek yatacak yer yatak ev ve kümes gibi türevlerde kalmıştır Ağızlarda dünemek barınmak biçimi de kullanılır Dilimizde dün olarak kullanılır Ancak eski tün biçimi tünemek kuşlar evcil kanatlılar uyumak için bir dala veya sırığa konmak tünek dünek geceleyecek yatacak yer yatak ev ve kümes gibi türevlerde kalmıştır Ağızlarda dünemek barınmak biçimi de kullanılır )

- TUN[Fars.] değil/yerine/= GİZLİ YER, KÖŞE BUCAK

- TUNA, MEHMET (İST. 1954 - 2017)

( Lise öğrenimini takiben turizm işletmecisi olarak iş hayına atıldı. Etiler Şamdan'ın sahibi ve Memos Gece Kulübünün ortaklarındandır, Anadolu Kulübü, Büyük Kulüp, Levent Tenis Kulübü ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıyer Spor Kulübünde 4 dönem (1983 - 1987) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )

- BRONZ[Osm.] / BRONZE[İng.] / BRONZE[Fr.] / BRONZE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNÇ


- TUNCAY ARTUN İMKB DOĞANLAR İLKÖĞRETİM OKULU

( Doğanevler İlkokulu 1975'te öğretim ve eğitime başladı. 1993'te ilköğretime dönüştürüldü. Okul binası yeterli omayınca1995'te İMKB tarafından yeni bir okul yapıldı. Okulun adı da İMKB Doğanevler İlköğretim Okulu oldu. 1997'de İMKB Başkanı Tuncay Artun'un ölmesi üzerine okulun ismi Tuncay Artun İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İKMB) Doğanevler İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )

- TUNCAY ARTUN PARKI

( Reşitpaşa Mahallesindedir. 1.010,05 m²'lik bir alan üzerindedir. 379,50 m²'lik yeşil alanı, 98,23 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )

- TUNCAY'LA ile TUNCA'YLA

- TUNCELİ ile TUNCELİLİ/LİK

- TUNCER, KENAN (GÜMÜŞHANE, 1955)

( Lise tahsili yaptı. Tuncerler Maden Sanayi Ltd. Şti.'nde iş hayatına atıldı. Hürriyet Spor Kulübü'nde, Gümüşhane Doğanspor'da yönetici olarak görev yaptı. Ayrıca Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak vazife aldı. )

- TUNÇLAMAK ile TUNÇLAŞMAK ile TUNÇLAŞTIRMAK ile TUN ile TUNÇ ile TUN TUN ile TUNÇ KAFİYE ile TUNÇ BİLEKLİ

- TUNDRA ile TUNDRA İKLİMİ

- TÜNEK ile/||/<> TÜNEK

( tarım Tavukların geceleri uyuduğu dinlendiği bölme )

- TÜNEKLEMEK ile TÜNEK

- TUNNEL DIODE, ESAKI DIODE[İng.] / DIODE ESAKI (TUNNEL), DIODE DU TUNNEL[Fr.] / ESAKI DIODE, TUNNELDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL DİYOTU


- TUNNEL EFFECT[İng.] / EFFET TUNNEL[Fr.] / TUNNELEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜNEL ETKİSİ

- TÜNEL ile/ve FÜNİKİLER

( Beyoğlu - Karaköy arasında. İLE/VE Taksim - Kabataş arasında. )

- TÜNEL[İng./Fr. < TUNNEL] değil/yerine/= İÇGEÇİT/İÇYOL

- TÜNEMEK ile TÜN

- TUNER[İng.] ile/||/<> AYARLAYICI

- TUNGSTEN FILAMENT LAMB[İng.] / WOLFRAM FILAMENT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN FİLAMENT LAMBA

- TUNGSTEN-HALOGEN LAMB[İng.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN-HALOJEN LAMBA

- TUNGSTEN[İng.] / TUNGSTEN[Fr.] / TUNGSTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TUNGSTEN

- TUNGSTÈNE, VOLFRAM[Fr.] ile/||/<> TUNGSTEN[Fr. < TUNGSTÈNE]

( kimya )

- TUNGUZ ile TUNGUZCA


- TUNİK ile/değil AO DAV

( ... İLE/DEĞİL Vietnam'da, kadınların giydiği yüksek yakalı, bol pantolon üzerine giyilen, dizlere kadar inen, derin yırtmaçlı, zevk ve zarafet örneği bir tunik. )

- TUNİK ile/||/<> TUNİK[Fr. < TUNIQUE]

( Antik tragedyada oyuncuların giydikleri uzun kollu ayaklara dek uzanan ve göğüs hizasında kemeri olan giysi Dansçıların giydikleri gömleğe verilen ad 1 Bir yapıyı saran kılıf 2 Ergin tunikatların vücudunu çevreleyen tunisin denilen ve selüloza benzeyen bir polisakarit kapsayan bazen jelâtinimsi bazen de katı sert ve ağır olan kalın kılıf )

- TUNİKA/LAYER[İng.] değil/yerine/= KATMAN

- TÜNİNK[İng. < TUNNING] değil/yerine/= EŞ TİTREME / İNCE AYAR

- TÜNMEK ile/ve/||/<>/> TÜNEK

( Kuşların, kanatlı evcil hayvanların, uyumak için bir dala ya da sırığa konması. | Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak. İLE/VE/||/<>/> Kuş, tavuk, horoz vb.nin üzerinde tünedikleri dal ya da sırık. )

- TUNNEL :/yerine TÜNEL

- TUNNEL[İng.] ile/||/<> TUNNEL[Fr.] ile/||/<> TUNNEL[Alm.] ile/||/<> TÜNEL[Fr. < TUNNEL]

( Şose demiryolu gibi ulaşım yollarına geçit sağlamak amacıyla çok kez dağlık yörelerde yapılan yeraltı geçenekleri )

- TÜP BEBEK ile/değil/yerine/> AŞILAMA

( )

- TÜP BİÇİMİNDE/TÜPSÜ KOROLLA = TÜVEYC-İ ÜNBÛBÎ = COROLLE TUBULÉE, COROLLE TUBULEUSE

- TÜP BOYNU, LAMBA BOYNU ile/||/<> BOYUN

( TV Almaç ışıtacının koni biçimindeki bölümünden sonra gelen ve tarayıcı demetin oluşmasını sağlayan artıuç elektron topu Wenhelt borusunun yer aldığı ince bir boruyu andıran bölümü Genç dağlık kümelerde dorukları birbirinden ayıran yüksek ve kimileri ulaşıma elverişli olmayan geçitler Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge biyoloji zooloji coğrafya Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge 1 Baş ve gövdeyi birleştiren kısım 2 Birçok sestod da skoleksle strobila arasında halkalanmanın olmadığı kısım boyun Az boyun boyun muyın muyın moyın moyun Hal bōyan moyın moyın moyun moy mōy moyun măy Eski Türkçeden başlayarak kullanılır boyın Orta Türkçede boyın biçimi geçer Eski Kıpçakçada boyun olarak kullanılır Türkçe boy kökünden geldiği açıktır boy boń n eki Räsänen LTS 207 V 80a boŋ moŋ biçiminden yola çıkmıştır RónaTas ChuvSt 139 boyun moyun un boń kökünden çıktığını dile getirmiştir Türkçe boyun biçimindeki n eki bilimsel yayınlarda sıklıkla açıklanmıştır Németh KCsA 3 109 bu yolda birtakım örnekler saymıştır Bu örnekler arasında boyun boy türevi de göze çarpar Doerfer TMEN 652 n ekinin burun taban bıkın karın erin alın yağrın yelin gibi birtakım organ adlarında kullanıldığını açıklamıştır Doerfer örnek olarak boyun türevini de vermiştir Son olarak Doerfer KhalMat 295 boyunun etimolojisi üzerinde durmuştur Diyalektlerde boyun yanında geçen moyun biçimi benzeşme assimilation yoluyla oluşmuştur )

- TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / ROHR, RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜP, LAMBA

- TÜP MİDE AMELİYATI ile MİDE BALONU

( Midenin yemek borusu ve on iki parmak bağırsağının birleştiği noktadan kesilerek midenin yaklaşık yüzde 80'inin çıkarılması ve tüp durumuna getirilmesi. İLE Ameliyatsız biçimde uygulanır. Endoskopiyle mideye yerleştirildikten sonra şişirilir. [Hatta endoskopiye gerek kalmadan kapsül olarak suyla yutulan mide balonu da yapılabilir.][Tüp mide ameliyatına göre daha basit bir işlemdir.] )

- TÜP[Fr./İng. < TUBE] ile FALLOP TÜPÜ/BORUSU

( Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru. | İçine krem, diş macunu, ilaç vb. nesneler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik ya da metal boru. | Akışkan nesnelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap. İLE Döl yatağının üst köşesinden yumurtalığa kadar uzanan, yaklaşık 10 santimetre uzunluğundaki boru. )

- TÜP ile KARNİ[Fr. < CORNUE]

( ... İLE Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap/tüp. )

- TÜP ile KARTUŞ[Fr. < CARTOUCHE]/HARTUÇ

( ... İLE Merminin arkasından namluya sürülen bezden ya da kartondan barut kesesi. | Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp. | Resim yazıda kralın adını ötekilerden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve.

4. isim, bilişim Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. )

- TÜP ile TÜP GAZ ile TÜP BEBEK ile TÜP GEÇİT

- TUPAMAROS ve/<> SOL DÜŞÜNCE

( 60'lı yıllarda, güç koşullarda yaşayan Uruguay'lı köylülerin, sendikalaşma hareketi olarak başlayıp, kentlerdeki sol düşünce ile birleşen örgüt. VE/<> ... )

- TUPITUARANI ile ...

( Brezilya'da kullanılan yerli dili. )

- MEYVE FİDANI:
TÜPLÜ
ile AÇIK KÖKLÜ

( On iki ay boyunca sürekli olarak ekilebilmektedir. İLE Ekim ayının başlangıcından Mart ayının sonuna kadar ekilebilmektedir. )
( Açık köklü fidanlara göre daha kısadır.[Buna neden olan durum poşet içinde olmasıdır. Daha sonra ilerleyen zamanlarda iki fidan çeşidinin de aynı boyutta olduğu görülecektir.] İLE Tüplü meyve fidanlarına göre boy olarak daha uzundur. )
( ... İLE Daha hızlı gelişim göstermektedir. )

- TÜPLÜ ile TÜPLÜK


- TÜPSÜ ÇİÇEKLER, KAPİTULUMUN ORTASINDAKİ TÜPSÜ ÇİÇEKLER = EZHÂR-I ÜNBÛBÎYE = FLEURS TUBULÉES, FLEURS TUBULEUSES

- TUR ATMA ile/ve/değil/||/<>/> DÖNME

( Etraf(ın)da. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Merkezde. )
( Dışarıda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İçeride. )
( Kendinden. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Kendin(d)e. )

- SPECIES MOLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= TÜR MOLARİTESİ

- TÜR, NEVİ = NEV' = ESPÈCE

- TÜR | ŞEKİL | UYARLAMA | SÜRÜM | DÖNME | VERSİYON ile/||/<> VERSİYON ile/||/<> VERSİYON[Fr. < VERSION]

( Çevirme )

- TUR[Fr. < TOUR] değil/yerine/= DOLAŞMA

- TÜR, GÜRBÜZ (İST. 1936)

( Vefa'dan transfer edildi ve beş sezon (1957 - 1962) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 72 lig, 1 kupa olmak üzere 73 resmi ve 13 özel maçla birlikte toplam olarak 86 maçta oynadı. Lig maçlarında 10 ve özel maçlarda 6 olmak üzere takımına 16 gol kazandırdı. Almanya'ya giderek Sarıyer'den ayrıldı. )

- TÜR ile/||/<> ALT TÜR

( Üreme yalıtımı. İLE Coğrafi çeşit. )
( Formül: Reproductive isolation İLE geographic variety )
(

Tür ve Alt Tür Arasındaki FaRkLaR

Biyolojik Sınıflandırma Düzeni (Taksonomi)

Âlem → Şube → Sınıf → Takım → Familya → Cins → TÜRALT TÜR
Özellik Tür (Species) Alt Tür (Subspecies)
Tanım Kendi aralarında üreyip verimli döl verebilen canlı öbekleri Aynı türe ait, coğrafi ya da morfolojik olarak farklılaşmış popülasyonlar
Bilimsel Adlandırma Binomial (İki isim):
Cins + tür
Örnek: Homo sapiens
Trinomial (Üç isim):
Cins + tür + alt tür
Örnek: Homo sapiens sapiens
Taksonomi Seviyesi Ana taksonomi birimi Türün altında bir kategori
ÜREME VE GENETİK
Üreme Uyumluluğu • Tür içi: Tam uyumluluk
• Türler arası: Genelde üreme yok
• Eğer olursa: Kısır döl (örn: katır)
• Alt türler arası: Tam uyumluluk.
• Verimli döller
• Hiçbir üreme engeli yok
Genetik Farklılık Türler arası:
• < %2-10+ DNA farklılığı
• Kromozom sayısı farklı olabilir
Alt türler arası:
• %2 DNA farklılığı
• Aynı kromozom sayısı
İzolasyon Tipi • Üreme yalıtımı(prezigotik/postzigotik)
• Davranışsal yalıtım
• Mekanik yalıtım
• Genelde coğrafi izolasyon
• Ekolojik farklılaşma
• Üreme engeli yok
ÖRNEKLER
Kaplan Örneği
Tür: Panthera tigris
(Tüm kaplanlar aynı tür)
P. tigris tigris (Bengal)
P. tigris altaica (Sibirya)
P. tigris sumatrae (Sumatra)
Kurt-Köpek Örneği
Tür: Canis lupus
(Kurt türü - köpek dahil)
C. lupus lupus (Avrupa kurdu)
C. lupus familiaris (Köpek)
C. lupus dingo (Dingo)
İnsan Örneği
Tür: Homo sapiens
(Modern insan türü)
H. sapiens sapiens (Biz)
H. s. neanderthalensis
(† = Soyu tükenmiş)
EVRİMSEL SÜREÇ
Evrim Süreci
Ortak Ata Coğrafi İzolasyon Alt Tür Oluşumu Genetik Farklılaşma Yeni Tür
AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLER
Temel Özellikler • Üreme izolasyonu var
• Büyük morfolojik farklar
• Farklı ekolojik nişler
• Davranış farklılıkları belirgin
• Üreme izolasyonu yok
• Küçük morfolojik farklar
• Benzer ekolojik nişler
• Temel davranışlar aynı
Coğrafi Dağılım • Geniş ya da dar olabilir
• Farklı habitatlar
• Simpatrik ya da allopatrik
• Genelde belirli bölgelerde
• Benzer habitat tercihleri
• Çoğunlukla allopatrik
Önemli: Dikkat:
• İnsan "ırkları", biyolojik alt tür değildir. (Sadece genetik çeşitliliktir.)
• Bazı alt tür sınıflandırmaları bilim bireyleri arasında tartışmalıdır.
• Evcil hayvanların çoğu yabani atalarının alt türü olarak kabul edilir.
)

- TÜR ile AŞAĞILARA KARŞI NAZİK ile ANAOKULU ile NAZİKÇE ile NEZAKET ile AŞAĞILIKLARA KARŞI NEZAKET ile İYİLİKLER ile ÇEŞİTLER

- TÜR ile AŞAMA


- TÜR ile BÖLÜM

( Bir tür olan şey, zorunlu olarak bir bölümdür fakat bir bölümün aynı zamanda bir tür olması zorunlu değildir. )

- TUR değil/yerine/= DOLAŞI

- TÜR ile FERD

- TÜR ile İŞLEV

- TÜR = NEVİ = SPECIES[İng., Lat.] = ESPÈCE[Fr.] = ART[Alm.] = EIDOS[Yun.] = ESPECIE[İsp.]

- NEVÎ[Osm.] / SPECIES[İng.] / ESPECIÉ[Fr.] / ART, SORTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜR

- TÜR ile NİTELİK

- TÜR ile/||/<> POPÜLASYON

( Tür üreme yeteneği olan grup İLE popülasyon aynı türün yerel grubudur )
( Formül: Homo sapiens İLE yerel grup )

- TÜR ile TİP

- TUR[İng./Fr.] ile TURNE[Fr.]

( Dolaşma. | Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılan iş. | Başladığı noktada biten, bir ya da daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılan yolculuk. İLE Bulunduğu yerden başka yerlere gösteri yapmak amacıyla giden tiyatro, gösteri ya da müzik sanatçılarının gezisi. )

- TÜRA'[Ar. < TUR'A] ile TÜR'A[Ar. çoğ. TURA', TÜRÜÂT]

( Suyun taştığı yerler. | Kanallar. İLE Suyun taştığı yer. | Kanal. )

- TURA ile/||/<> ...

( on taneden oluşan tabaklanmış deri bağlamı oyunlarda kullanılan düğümlenmiş mendil ipten veya deriden örülen kamçı halat gibi örülmüş iplik çilesi Yerel ağızlarda yünü veya kılı alınmış ham deri olarak kullanılan tulanın tola turadan başka bir şey olmadığı anlaşılıyor Dar bir çevrede geçen tula da ip olarak düşündürücüdür Türkmencede kamçı kırbaç olarak kullanılan dürre de göz önünde tutulmaya değer bir biçimdir Kökenini bilmiyoruz )

- TURA ile/||/<> ...

( kadınların başlarına taktıkları küçük altın dizisi ṭurra Stirnlocke )

- TURA ile/||/<> ...

( tuğra metal paranın resimli yüzü tuğra tuğra )

- TURA ile/||/<> TURA

( I Düz ve toprak damlı evlerde giriş kısmını yağmur sularından korumak amacıyla kapıların üst yanma çekilen siperlik Senirkent Isparta Yeşilova Burdur II Öküz kılından yapılan küçük top Yeşilköy Gelendost Isparta III Çocuk oyunlarında kullanılan düğümlenmiş mendil Afşar Gelendost Celiptaş Yalvaç Isparta Saçıkaralı ve Sarıkeçili boyları Gaziantep Adana )

- TURA ile TURA ile TUĞRA

( Metal paranın resimli yüzü. | Halat gibi örülmüş iplik çilesi. | Kıvrılarak sıkıştırılmış iplik çilesi. | Bazı oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil. | Ucu düğümlenmiş bir mendil aracılığıyla yanan ya da yanılanların ebe tarafından cezalandırıldığı bir tür çocuk oyunu. İLE Ev duvarlarını dış etkenlerden korumak için üzerlerine çakılan tahta perde. | Bahçe kapısını korumak için beşik örtüsü biçiminde tahtadan yapılan örtü. | Kadınların başlarına taktığı küçük altın dizisi. | Çatı. | Çatı arası. | Odalardan başka evdeki öteki bölümler. | Sergen. | Düğünlerde oynanan bir çeşit oyun. | Karşı. | Topuz. İLE Osmanlı sultanlarının imza yerine kullandığı, özel bir biçimi olan simgeleşmiş im. )

- TÜRÂB[< ETRİBE, TİRBÂN]:
TOPRAK

- TÜRÂB ile/||/<> TOPRAK

( Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı Başka yerlerden taşınıp biriktirilen ya da yerli kayaların fiziksel kimyasal ve dirimsel yollarla dağılıp çözülmeleriyle oluşan türleri kalınlığı sürekliliği ve tarım bakımından değerleriyle ayrımlı yüzeysel örtü Bir halı türü Yağcılar Yalvaç Isparta yer jeoloji tarım Kimyasal fiziksel ve biyolojik faktörler etkisiyle oluşmuş organik ve mineral maddelerin değişim ve karışımından meydana gelmiş olan litosferin gevşek kısmı Az torpag toprak Türkmenler topur biçimini de kullanırlar bir gısım topur bir avuç toprak tuprak tuprak topırak topırak topurak Ağızlarda topur olarak da geçer tuprok dovurak 1 toprak 2 toz 3 çamur toburax tăpra Eski çağlardan başlayarak kullanılır Uygurcada toprak biçimi geçer Orta Türkçede toprak olarak kullanılır Eski Kıpçakçada da toprak biçimi geçer topur a k küçültme eki Topur kökü çağdaş diyalektlerde toprak olarak saklanmıştır Clausona göre ED 443a 444a topra kurumak kökünden k ekiyle yapılmıştır Ligeti MNy 34 7576 toprakı Ana Altayca yoluyla toz biçimine bağlamıştır Ona göre Ana Türkçeye toprak ve toz olarak geçmişlerdir toz Moğolcaya geç çağlarda toprak olarak geçmiştir Kara Hamilton Arm 114 Daha sonra Ligeti I OK 266 VJa 3 1971 24 ResAltL 104 Türkçe toprak biçimini Moğolca tobrağ toburağ toğurağ biçimleriyle karşılaştırmıştır Doerfere göre TMEN 948 Türkçe top kökünden rak ekiyle kurulmuş bir türevdir Ramstedt NyK 42 71 Türkçe toprak sözünü Moğolca towusun toz biçimiyle birleştirmiş daha sonra KWb 404b Moğolca tobrağın Türkçe topraktan geldiğini yazmış Moğolca toğuraġ biçimini de Türkçe toprak sözüyle karşılaştırmıştır KWb 405a Poppe Lautlehre 47 Moğolca toğosun towārsun topārsun toz biçimlerini saymıştır )