| T... |

- TAHTA ile TALAZLIK

( ... İLE Dalga serpintilerini önlemek için kayıkların küpeştesine, baştan kıça doğru yerleştirilen tahta. )

- TAHTA ile TIRIZ

( ... İLE Ensiz ya da kaplamalık tahta. )

- TAHTA ile TOYAKA

( ... İLE Bükerek germek için iki kat edilmiş bir ipin ucuna geçirilen tahta parçası. )

- TAHTABOŞ[Fars. < TAHTEPÛŞ] = TARAÇA[İt. < TERRAZZA] = TERAS[Fr. < TERRASSE]

( Teras. = Teras. | Toprak ya da başka malzemeyle elde edilen, bir duvarla desteklenen yüksek düzlük. | Seki. = Bir yapının damında, çevresi, üstü açık yer, ayazlık, taraça. | Damın, genellikle çamaşır sermeye yarayan ve üstü çinko ile döşeli bulunan düz bölümü, tahtaboş. | Seki. )

- TAHTACI ile TAHTACI

( Orman işletmelerinin izni doğrultusunda ağaçları işleyen, budayan, doğrayan kişi. İLE Özellikle Toroslarda yaşayan Aleviler'e verilen ad. )

- TAHTAKALE[Ar. < TAHT el-KALÂ] ile ...

( Kalenin/surun altı. )

- TAHTAKURDU ile TAHTAKURUSU

( Tahtadan yapılma eşyayı kemirerek delik deşik eden kın kanatlı böcek. İLE Yarım kanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, vücudu oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyen, kan emerek beslenen, pis kokulu böcek, tahta biti. )

- TAHTAKURUSU ile TAHTA BÖCEĞİ/ANOBİUM[Lat.]

( Yarımkanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, gövdesi oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyerek insan kanıyla beslenen, pis kokulu böcek. İLE Değişik türleri olan anabium, kesik ya da ölmüş ağaçta yaşar ve çürümeye yol açar. "ANOBIUM STRIATUM", ahşap mobilyada, yuvarlak delikler açar. "XESTOBIUM RUFOVILOLSUM", tahtaya başıyla vurarak ahşap evlerde duyulan karakteristik bir ses çıkarır. )

- TAHTALAŞMAK ile TAHT ile TAHTA ile TAHTACI/LIK ile TAHTALI ile TAHTA BİTİ ile TAHTA GÖĞÜS ile TAHTA KAŞIK ile TAHTA KURDU ile TAHTA PAMUK ile TAHTA PERDE ile TAHTA GÖĞÜSLÜ ile TAHTALI GÜVERCİN

- TAHTÂNÎ ile/||/<> TAHTEL-ARZ ile/||/<> SATIH

( Binanın alt bölümü. İLE/||/<> Yer altı. İLE/||/<> Yüzey, bir nesnenin dış yüzü. )

- TAHTE ile TAHTE[Fars.] ile TAHTE[Fars.]

( Alt, altta, altında. İLE Tahta. İLE Yağmalanmış, talanlanmış. )

- TAHTEREVALLİ[Ar.]/ÇÖĞÜNCEK değil/yerine/= TAHTIREVAN[Fars.]

( İki ucuna, birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta ya da metal araç. İLE Omuzda götürülen, üstü örtülü, insan taşınan araç. )

- TAHTEŞŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇALTI

- TAHTTAN ÇEKİLMEK ile TAHTTAN ÇEKİLME

- TAHVÎF[Ar.] ile İNZÂR[Ar.]

- TAHVİL ETMEK değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRMEK

- TAHVİL[Ar.] değil/yerine/= ÇEVRİL

- TAHVÎL[Ar.] ile TEMVÎL[Ar.]

- TAHYÎL[Ar. < HAYÂL | çoğ. TAHYÎLÂT] ile TAHYÎR[Ar. < HAYR | çoğ. TAHYÎRÂT]

( Akla/fikre getirme/getirilme. İLE Birini, iki şey arasından birini tercih etmek durumunda bırakma, istediğini tercih etmeyi teklif etme. )

- TAHYİL ile YAKÎN

( Câzim değil sabit değil vakıaya mutabık değil. İLE Câzim, sâbit, vakıaya mutabık. )

- TAHZÎB[Ar. < HİZB] ile TAHZÎB[Ar. < HİZAB]

( Takım takım toplama. İLE Saç/sakal boyama. )

- TAHZÎL[Ar.] ile TAHSÎL[Ar. < HUSÛL] ile TAHZÎR[Ar.]

( Alçaltma, bayağılaştırma. İLE Ele geçme/geçirilme, hâsıl etme. | Vergi toplama. | İlim öğrenme. İLE ... )

- TAHZÎN[Ar. < HÜZN] ile TAHZÎN[Ar.] ile TAHSÎN[Ar.]

( Kederlendirme, tasalandırma. | Hazin hazin Kur'an-ı Kerîm okuma. İLE Hazinede saklama. İLE ... )

- TAHZÎR[Ar.] ile TAHZÎR[Ar.] ile TAHZÎR[Ar. < HAZER | çoğ. TAHZÎRÂT]

( Hazırlama. | İlâç hazırlama. | Yeşillendirme, yeşil renk verme. İLE Önleme, men etme. İLE Sakındırma. | Men etme. )

- TÂÎ[Ar.] ile Tâî[Ar.]

( T harfine ait, T ile ilgili. İLE Tayy boyundan olan, Tayy boyuna ait, onunla ilgili. )

- TÂİB[Ar. < TEVBE] ile TAYYİB/E[Ar.]

- TÂİF[E][< TAVÂF] ile ...

( BÖLÜK, TAKIM, GÜRUH, FIRKA | TAVÂF EDEN, ETRAFINI DOLAŞAN, DÖNEN | TAYFA, GEMİ İŞÇİSİ | KAVİM, KABÎLE | ARABİSTAN'DA MEKKE YAKININDA BİR ŞEHİR )

- TAIL[İng.] ile ...

( Kuyruk. )

- TAIL :/yerine KUYRUK

- TÂİL[Ar.] ile TÂİR[Ar. < TAYERÂN]

( Yarar. İLE Uçucu, uçan. | Kuş. )

- TÂİR[< TAYERÂN]:
Uçucu, uçan. | Kuş.

- TAK TAK (VURMAK)

- TAK TUK (GÜRÜLTÜ YAPMAK)

- TAK ile TAK

( Tahta vb. bir şeye vurulduğunda ya da silah patlayınca çıkan tok ve sert ses. İLE Millî bayramlarda ya da önemli bir olayı anmak için düzenlenen şenliklerde, geçit yapılacak caddelere geçici olarak kurulan, yazılar ve çiçeklerle süslenen kemer. )

- TÂK[Ar. çoğ. TÂKAT, ETVÂK, TÎKAN] ile TÂK[Ar.]

( Bina kemeri. | Yarım daire biçiminde kapı ve pencere üstü. | Kubbe, künbet. İLE Asma, üzüm kütüğü. )

- TAK ile TAKA ile TAKT ile TAKI ile TAKACI/LIK ile TAKILI ile TAK TAK ile TAK TUK

- TÂK ile/||/<> VETR ile/||/<> KAVS

( Kemer. İLE/||/<> Kiriş. İLE/||/<> Yay. )

- TAKA-TUKA değil/yerine/= GÜRÜLTÜ-PATIRTI

( Gürültü patırtı. | Basımevlerinde, kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz. )

- TÂKA[Ar.] ile TÂKA/TÂKAT[Ar. < TÂK] ile TAKA[Ar.]

( Kubbeli mahfe. | Pencere. İLE Güç, kuvvet. | Taklar. | Güçler, tâkatler. İLE Duvarın içindeki kapaksız dolap. | Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi. | Bozuk, zor çalışan ya da eski kara taşıtları için kullanılan bir söz. )

- TÂKA ile/ve VASİSTAS[Alm.]

( Tavana yakın ufak pencere. İLE/VE Pencere ya da kapının üst yanında bulunan ve havanın değişimine yarayan, üstten açılır kapanır bölüm. )

- TAKADDÜM[Ar.] değil/yerine/= ÖNCELİK

- TAKALLÜB[< KALB] ile ...

( DÖNME, BİR YANDAN BİR YANA ÇEVRİLME | DEĞİŞME, BAŞKA KALIBA GİRME )

- TAKALLÜS (ETMEK) değil/yerine/= KASILMA/KASILIŞ

- TAKALLÜS[Ar.] değil/yerine/= KASILMA

- TAKANAK değil/yerine/= ALACAK/BORÇ | İLİŞKİ

- TAKARRÜP[Ar.] değil/yerine/= YAKINLAŞMA/YAKLAŞMA/YANAŞMA

- TAKARRÜR[Ar.] değil/yerine/= KARAR VERME

( Bir yerde karar kılma, yerleşme. | Karar verilme. )

- TAKAS[Ar.]/CLEARING[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞTOKUŞ/DEĞİŞİM

- TAKAS ile TAKAS EDİLMİŞ

- TAKAŞŞU'/TEKAŞŞU'[Ar. < KAŞ] ile TAKAŞŞUR[Ar. < KIŞR]

( Balgam çıkarma. İLE Kabuklanma, kabuk atma. )

- TÂKAT değil/yerine/= GÜÇ

- TAKAT ile TAKATLİ ile TAKATSİZ/LİK ile TAKAT SINIRI

- TAKATTUR[Ar. < KATR, KUTÛR, KATARAN] ile TAKATUR/TEKATUR[Ar. < KATRE]["ka" uzun okunur]

( Damlama, damla damla akma. İLE ... )

- TAKATUKA ile TAKATUKACI/LIK

- TAKAV ile AT NALI | NALBANT

- TAKAYYÜD[< KAYD] ile TEKAÜD[< KUUD]

( Bağlanma, bağlı olma; Çalışma, çabalama, uğraşma, üstüne düşme; Dikkatli davranma. İLE Karşılıklı oturma; Emekliye ayrılma, emeklilik. )

- TAKAYYUH/TEKAYYUH[Ar. < KAYH] ile TAKAYYÜ'[Ar.]

( İrinlenme. İLE Kusar gibi olup kusamama. )

- TAKAYYÜT[Ar.] değil/yerine/= BAĞLI OLMA

( Bağlı olma, bağlanma. | Üstüne düşme, özen gösterme. )

- TAKBİH[Ar.] değil/yerine/= KINAMA

( Çirkin görme, beğenmeme. | Kınama. )

- TÂK-DÂNE[Fars.] ile ...

( Üzüm çekirdeği. )

- TAKDİM-TEHİR[Ar.]/METATEZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= GÖÇÜŞME

( Bir sözcük ya da rakamlar içinde, birbirini izleyen iki sesbirimin/rakamın yer değiştirmesi. [Türkçe'de, daha çok, r ya da l ünsüzünün bulunduğu sözcüklerde, birinci hecenin başındaki ses, birbirinin yerine geçer. Kibrit > kirbit, çömlek > çölmek] )

- TAKDİM-TEHİR değil/yerine/= ÖNCELEME-SONRALAMA

- TAKDİM ile TAKDİMCİ/LİK ile TAKDİM TEHİR

- TAKDİM[Ar.] değil/yerine/= TANITMA

( Bir şeyi, karşılıksız olarak birine verme, sunma. | Tanıtma, tanıştırma. | Öne alma, önceye alma. )

- TAKDİR EDİLEMEZ ile TAKDİRSİZ ile UYGUNSUZ ile UYGUNSUZLUK

- TAKDİR EDİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAŞILMAK

- TAKDİR ETMEK ile/ve/<> SEVME(ME)K

( Sevmeyebilirsiniz fakat takdir edebilirsiniz![/etmelisinizdir!] )

- TAKDİR (HAKKI) değil/yerine/= DEĞERLEM (ÜLEVİ/DEĞERLEM YETKİSİ)

- TAKDİR ile/ve DEĞERLENDİRME

- TAKDİR ile/ve DESTEK


- TAKDİR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERİBİLDİRİM

- TAKDİR ile/ve KUDRET ile/ve MAKDUR ile/ve KADER

- [önce] TAKDİR[Ar.] ve/sonra/||/<>/> TAKDİM[Ar.]

- TAKDİR ile TAKDİR HAKKI ile TAKDİR YETKİSİ

- BAŞARI GÖSTERGESİ:
TAKDİR (İLE)
ile/ve/değil/yerine/< TAKLİT (İLE)

- TAKDİR ile/ve/<> TALTİF

- TAKDİR ile/ve/||/<> TASARRUF

- TAKDİR ile/ve TAYİN

- TAKDİR ile/ve/||/<> TEBRİK ile/ve/||/<> TALTİF

- TAKDİR ile/ve/değil/< TEDBİR[< DÜBÛR/DÜBR]

( Tedbir, takdirin parçasıdır. )

- TAKDİR ile/ve/<> TEŞHİS

- TAKDİRE ŞAYAN ile AMİRAL ile AMİRALLİK ile HAYRANLIK ile BEĞENMEK ile HAYRAN

- TAKDİRE ŞÂYÂN değil/yerine/= ÖVGÜYE DEĞER

- TAKDİR-İ İLÂHÎ ile/değil/ne yazık ki TAKDİR-İ "İDÂRÎ/SİYÂSÎ"

- TAKDÎR-İ SEMEN ile/ve/||/<> TAYÎN-İ SEMEN

( Değer biçme. İLE/VE/||/<> Değerini belirtme. )

- TAKDİS[Ar.] değil/yerine/= KUTSAMAK

- TAHKİR >< TAKDİS ile/değil/yerine/<>/< TAKDİR

( ... >< Sadece, Allah içindir. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/< ... )

- TAKE vs. GET

- TAKE :/yerine ALMAK

- TAKEOMETRE[Fr. < Yun.]

( Düzenlenmiş arazinin yüz ölçümünü bulup planını yapmaya yarayan alet. )

- TAKEOMETRE ile ...

( Harita alma işinde kullanılan ölçü aleti. )

- TAKI:
SAHTE
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERÇEK

( Varsıl taksa bile "gerçek". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yoksul taksa bile "sahte". )

- TAKÎ değil/yerine/= DOĞRULUK İLKESİ

- TAKÎ[Ar.] ile MUTTAKÎ[Ar.] ile MÜ'MİN[Ar.]

- TAKI ile PANDANTİF[Fr.]

( ... İLE İnce bir zincirle boyna takılan değerli takı. )

- TAKI ile TAKI

( Çoğunlukla evlenen ya da nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. | Kadınların ziynet eşyası, asım takım. İLE Adın, başka bir sözcük ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. | Tümceler ile sözcükler arasında ilişki kurmaya yarayan sözcükler. )

- TAKİBAT değil/yerine/= KOVUŞTURMA

- TAKİBEN[Ar.] ile TAKRİBEN[Ar.]

- TAKİFİLAKSİ/TACHYPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ GELİŞİMİ

- TAKIK ile/değil/yerine ÂŞIK


- TAKILI ile ÇAKILI

- TAKILMA ile/ve TIKANMA ile/ve TUTUKLUK | ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİLEM

- TAKILMA ile/ve/||/<> BÜYÜTME

( image )

- TAKILMA ile/ve/||/<> KAFAYI BOZMA

- TAKILMA ile/değil/yerine YOĞUNLAŞMA

- TAKILMAK ile/ve/değil/yerine BAĞLANMAK

- TAKILMAK" ile "KİLİTLENMEK"

- TAKILMAK ile/||/<> SARDIRMAK

- TAKILMAK ile/ve SATAŞMAK

- TAKILMAK ile/ve SENDELEMEK


- TAKILMAK ile TAKILIVERMEK

- TAKILMAK ile UNUTMAK

- TAKILMA(MA)K ile/değil/yerine ÜSTÜNDE DUR(MA)MAK/ÖNEMSEMEK

( Takılmayan[bilen], "takılma" demez;
ancak ve ne yazık ki takılan[bilmeyen], "takılma" der. )

- TAKIM, ORDO = FIRKA = ORDRE

- TAKIM TAKIM

- TAKIM-TAKLAVAT

( Anlamını, bilenler bilir. )

- TAKIM ile EKİP ile TİM

- TAKIM ile TAKIM ERKİ ile TAKIM OYUNU ile TAKIM TAKIM ile TAKIM ELBİSE ile TAKIM TAKLAVAT

- TAKİM[Ar.] ile TAKİMETRE[Fr. TACHYMETRE]

( Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma. | Mikrobundan arıtma. İLE Hareket durumundaki bir nesnenin hızını ölçmeye yarayan aygıt. )

- TAKIM ile/değil TULUM


- TAKIMERKİ = OLIGARCHY[İng.] = OLIGARCHIE[Fr., Alm.] = OLIGARKHIA < OLIGOI:BİRKAÇ KİŞİ, ARKHEIN:EGEMEN OLMA[Yun.]

- TAKIMYILDIZI:
GÜNEY
ile/ve/||/<> KUZEY

- TAKIMYILDIZI ile/<> GÜNEYBALIĞI

( ... İLE/<> Güney yarımkürede, bir takımyıldızı adı. )

- TAKIMYILDIZI ile ŞAŞKINLIK

- TAKİN/KEÇİ ANTİLOBU ile ALTIN TAKİN

( image

image )
( Afrika antilobunun boynuzlarına, Mus geyiğinin burnuna, ayının kuyruğuna ve bir bizonun gövdesine sahip iri, kaslı, toynaklı hayvan, keçi ve antiloba benzeyen özelliklerinden dolayı yer yer "keçi antilobu" olarak da adlandırılır. )

- TAKINAK ile TAKINAKLI ile TAKINAKSIZ ile TAKINAKLI DAVRANIŞ

- TAKINILDI ile/değil TAKILINDI

- TAKINMAK ile TAKINABİLMEK

- TAKINTI ile/değil/yerine ALERJİ

- TAKINTI ile/ve/değil BÂTIL İNANÇ


- TAKINTI ile/ve/<> BEKLENTİ

- TAKINTI ile/ve/değil/yerine BİLGİ

- TAKINTI ile/değil/yerine ÇALIŞMA VE ÜRETME (GEREKLİLİĞİ)

- TAKINTI ile/değil DONANIM

- TAKINTI ile/ve/değil/yerine DÜŞKÜNLÜK

- TAKINTI ile/değil/yerine GEREKENİ/GEREĞİNİ YAPMAK

- TAKINTI ile/değil/yerine İLKELİLİK

- TAKINTI" ile/değil KARARLILIK/İSTİKRAR

- TAKINTI ile/değil RAHATLIK

- TAKINTI ile/ve SAPLANTI

( Takıntı, var olmayan ikiliği her yerde görmekte direnen zihninizdedir. )
( MONOMANİ: Zihnin tek bir şeye takılıp kalması biçimindeki akıl dengesizliği. )
( The catch is in your mind, which insists on seeing duality where there is none. )

- TAKINTI ile TAKINAK

( Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum ya da sorun. | Bütünlemeye kalınan ders. | Küçük, önemsiz borç. | Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük. | İlişki kurulan kişi. İLE Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce. )

- TAKINTI ile TAKINTILI/LIK ile TAKINTISIZ/LIK

- TAKINTI" ile/değil/yerine TUTARLI OLMA (ÇABASI)

- TAKINTI ile TUTKU

( Geçmişin büyük kişileri, sadece yolu gösterir. Çaba göstermesi ve bu yolda yürümesi gereken kişi, kendimiziz. Derin derin düşünelim ve bu yolu izleyerek, tutkulardan ve yanılgılardan kurtulalım. )

- TAKINTI ile/değil YETKİNLİK

- TAKINTILI TUTKU ile/değil/yerine UYUMLU TUTKU

- TAKINTI OBSESYON ile/ve/> SİNİRCE TAASSUB NEVROZ ile/ve/> ÇILDIRI/PSİKOZ

- TAKİP ETMEK ile DENETLEMEK

- TAKİP ETMEK ile DEVAM ETMEK

- TAKİP ETMEK ile/yerine/değil İÇİNDE (PARÇASI) OLMAK


- TAKİP ETMEK değil/yerine/= İZLEMLEMEK

- TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİPÇİ ile TAKİPÇİLER ile TAKİP ETME

- TAKIP TAKIŞTIRMAK

- TAKİP ile BASIMLAMA

( ... İLE Bazı kuşların yumurtadan ilk çıktığı anda çevresinde hareket eden ilk nesneye bağlanıp sürekli o nesneyi izlemelerine verilen ad. )

- TAKİP değil/yerine/= İZLEM

- TAKİP değil/yerine/= İZLEM

- TAKİP ile TAKİPÇİ/LİK ile TAKİPSİZ/LİK ile TAKİPSİZLİK KARARI

- TAKİPÇİ ile SAVUNUCU

- TAKİPÇİ ile/ve TAKLİTÇİ

- TAKIPNE ile BRADIPNE

( Solunum sayısının artması. İLE Solunum sayısının azalması. )

- TAKİPSİZLİK ile/ve/||/<>/> BERAAT

- TAKIR TAKIR (BOŞ/DEVRİLMEK/SAYDIRMAK)

( Yoklukta. )

- TAKIR TAKIR ile TAKIR TUKUR

- TAKIR-TUKUR

- TAKIR TUKUR

- TAKİR ile ...

( Çöldeki sert kil tabakası. )

- TAKIRDAMAK ile TAKIRDATMAK

- TAKIRDAMAK ile TAKIRDAYAN

- TAKIRTI ile PATIRTI

( Bir şeyin çıkardığı, kuru ve sert ses. İLE Pat pat çıkan sesin adı. | Herhangi bir biçimde ya da ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü. | Gürültülü çatışma, arbede. )

- TAKIRTI ile TAKIRTILI ile TAKIRTISIZ


- TAKIŞMAK ile TAKIŞTIRMAK

- TAKİYYE ile/değil RİYÂ

- TAKIYYE[Ar.] ile TAKIYYE[Ar.]

( Sakınma, çekinme. | Birinin, bağlı olduğu mezhebi gizlemesi. İLE Takke. )

- Takılmadan KONUŞ!!!

- TAKKADAK değil/yerine/= ÇABUCAK

- TAKKE ile KİPPA

( İslâm'da. İLE Yahudi takkesi. )

- TAKKE ile TAKKELİ ile TAKKESİZ

- TAKLA = CUMBALAK

( ... İLE Halk dilinde. )

- TAKLA ile TAKLACI/LIK ile TAKLA BÖCEĞİ ile TAKLA BÖCEKLERİ ile TAKLACI GÜVERCİN

- TAKLA/K ile/ve/||/<> PERENDE[Fars.]

( Elleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp gövdeyi üstten aşırtarak öne ya da arkaya yapılan dönme hareketi. | Otomobil, kamyon vb. devrilip yuvarlanma. | Uçak, güvercin vb.nin uzunlamasına ya da yanlamasına dönme hareketi. İLE/VE/||/<> Havada çark gibi dönerek atılan takla. )

- TAKLAMAKAN

( "GİDERSİN AMA ASLA DÖNEMEZSİN" [Uygur dilinde] )

- TAKLAYA GELMEK ile TUFAYA DÜŞMEK

- TAKLİD[Ar.] ile/değil/yerine TAKYİD[Ar.]

- TAKLÎD[Ar.] ile TENHÎT[Ar.]

- TAKLİD[Ar.] ve/<>/= TEZAD[Ar.]

- TAKLÎD[Ar.] ile ZANN[Ar.]

- TAKLÎDEN[Ar.] ile TAKLÎDÎ[Ar.]

( Tıpkısını, benzerini yaparak. | Gülünç tarafını belirterek. İLE Taklitle yapılan.[SAVT-İ TAKLÎDÎ | Fr. ONOMATOPÉE] )

- TAKLİDÎ "İMAN" ile/değil/yerine TAHKİKÎ İMAN

- TAKLİDİ ile TAKLİDİ KELİME

- TAKLİP[Ar.] değil/yerine/= DÖNDÜRME, ÇEVİRME

( Döndürme, çevirme. | Bir şeyin biçim ve kalıbını değiştirme. )

- TAKLİT ETMEK ile/ve/değil/yerine DEVAM ETTİRMEK

- TAKLİT ETMEK ile/yerine DİKKATE ALMAK

- TAKLİT ETMEK ile/ve/değil/yerine/<> ÖRNEK ALMAK

- TAKLİT ETMEK değil/yerine/= ÖYKÜNMEK

- TAKLİT ETMEK ile TAKLİT ile TAKLİT ile TAKLİTLER ile TAKLİTÇİ ile TAKLİTÇİ

- Taklit etmemek için DİNLE!!!

- Taklit etmemek için SUS!!!

- SANAT:
TAKLİT (İLE)
ile/ve/||/<> TEMSİL (İLE)

- TAKLİT[İng. MIMIC] ile/||/<> MİMİKRİ[İng. MIMICRY]

( Bir canlı türünün başka bir canlı türünü morfolojik ya da davranışsal olarak taklit etmesi. Sesiidae ailesinden Podosesia syringae türü kül güveleri, sıradan eşekarılarını fiziksel olarak taklit edecek biçimde evrimleşmiş. Ancak bir iğnesi bulunmaz. Eşekarısı iğnesinden daha önce başı belaya girmiş bir avcı tür, aynı zamanda kül güvelerinden de uzak durur. Böylece güve, sadece taklit ederek, fazla bir enerji harcamadan avlanmaktan kurtulabilir. @@ Bazı hayvan ve bitki türlerinin başka hayvan, bitki türlerine ve içinde yaşadıkları doğal ortamdaki objelere benzemesi, bir canlı türünün başka bir canlı türünü morfolojik ya da davranışsal olarak taklit etmesi. Sesiidae ailesinden Podosesia syringae türü kül güveleri, sıradan eşekarılarını fiziksel olarak taklit edecek biçimde evrimleşmiştir ancak bir iğnesi bulunmaz. Eşekarısı iğnesinden daha önce başı belaya girmiş bir avcı tür, aynı zamanda kül güvelerinden de uzak durur. Böylece güve, sadece taklit ederek, fazla bir enerji harcamadan avlanmaktan kurtulabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TAKLİT:
(SADECE/BİR) DAVRANIŞ
ile/ve/değil/||/<>/< KİMLİĞİNİ BULMA (ÇABASI)


- TAKLİT ile ÂDET

- TAKLİT ile/ve/||/<> AKTARIM ile/ve/||/<> KALIT/MİRAS

- TAKLİT[Ar. < TAKLİD] ile/değil/yerine/>< ASIL[Ar. < ASL]

( Bir şeyin en ileri zıddı, taklididir. )
( Belirli bir örneğe benzemeye ya da benzetmeye çalışma, öykünme. | Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme. | Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir şeyin kendi, örnek, kopya karşıtı. | Kök, köken, kaynak. | Gerçeklik. | Soy, nesep. | Gerçek, esas. | Bir şeyin temelini oluşturan, ana. | Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. | Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. | Gerçekten, gerçek olarak. )

- TAKLİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYNALAMA

- TAKLİT ile/yerine HAKÂ

- TAKLİT ile/değil/yerine HAYRANLIK

- TAKLİT ile/ve/<> İTAAT

- TAKLİT ile ÖZDEŞLEŞME

- TAKLİT ile SADÂKAT

- TAKLİT[Ar.] ile/ve/<> TAGŞÎŞ[Ar.]


- TAKLİT ile/ve/değil TAKİP

- TAKLİT ile TAKLİTÇİ/LİK ile TAKLİT MOBİLYA

- TAKLİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TEKRAR

- TAKLİT ile TEVÂCÜD

- TAKLİT ile/yerine YARATIM

- TAKMA AD/MAHLAS/MÜSTEÂR[Ar. < ÂRİYYET]/NICK NAME[İng.] ile/ve AYANÎ

( ... İLE/VE Divan Şiiri'nde takma ad. )

- TAKMA KAFANA! ile/değil/yerine HIZLI GEÇ!

- TAKMAK ile TAKMA AD ile TAKMA DİŞ ile TAKMA KOL ile TAKMA SAÇ ile TAKMAZLIK ile TAKMA AYAK ile TAKMA İSİM ile TAKMA BACAK ile TAKMA KİRPİK

- TAKMAMALI!

- TAKNÎ[Ar.]/KODİFİKASYON[İng. < CODIFICATION] değil/yerine/= YASALAŞTIRMA


- TAKOZ ile/değil BAT

( ... İLE/DEĞİL Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden, ucu sivri, bir çeşit takoz. )

- TAKOZ[Yun.]/KISKI ile KAMA

- TAKOZLAMAK ile TAKOZ

- TAKRÎBEN ile TAKRÎBÎ

( Aşağı yukarı, yaklaşık olarak. İLE Yaklaşık. )

- TAKRİBÎ/TAKRÎBEN değil/yerine/= YAKLAŞIK

- TAKRÎBÎ ile/değil/yerine/>< TAHKÎKÎ

- TAKRİR değil/yerine/= ÖNERGE

- TAKRÎZ[Ar. < KARZ] ile TAKRÎZ[Ar.]

( Ödünç verme. | Bir kitabın başına konulmak üzere tanınmış bir kişiden istenilen takdim ve takdir yazısı. İLE Bir kitabı tenkid etme. )

- TAKSA ile TAKSALI ile TAKSA PULU

- TAKSA[Lat.] değil/yerine/= ÜCRET

( Pulu yapıştırılmadan ya da eksik yapıştırılarak gönderilen mektup için alıcının cezalı olarak ödediği posta ücreti. )

- TAKSİ ALDIM değil/yerine/= BİNİTE BİNDİM

- TAKSİ[Fr. TAXI] ile TAKSİ[Fr. < Yun. TAXIE]

( Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil. İLE Göçüm. )

- TAKSİ ile TAKSİCİ

- TAKSİARHON MİHAİL KİLİSESİ

( İstinye'deki bu kiliseyi Bizans İmparatoru Büyük Kostantin I. 324 - 337 tarihleri arasında yaptırdı. "Baş Melek" Arhistratigos Mihail'in anısına yaptırılan kilise, 1820'de Rus gemiciler tarafından yeniden inşâ edilmeye başlanmışsa da kilise ancak 1938 yılında tamamlanabildi. )

- TAKSİM ETMEK[Osm.] / TO DIVIDE[İng.] / TEILEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TAKSİM ETMEK

- taksîm[< kısm] ile/ve/değil/<> Taksim

( [mat.] Bölme, parçalara ayırma. | Bölüm. | Bölü. İLE/VE/DEĞİL/<> İstanbul'un ve Gezi Parkı'mızın merkezi, değerlerimizin simgesi. [Her yer Taksim! Her yer diriliş!] )

- TAKSİM ile/ve BEYOĞLU

- TAKSİM değil/yerine/= BÖLME

- TAKSÎM ile SAVAK

( Akarsuların ayrıldığı yer. İLE Değirmen suyunu başka yöne akıtmak için yapılan düzen. | Bir barajın fazla suyunu akıtmak için yapılan düzen. )

- TAKSİM[Ar.] ile/ve/||/<>/> SEBİL[Ar.]


- TAKSÎM ile/ve/||/<>/> TAKSİT

- TAKSİM ile/ve/||/<>/> TASNİF ile/ve/||/<>/> TAKDİM

( Böl[ümle]mek. İLE/VE/||/<>/> Sınıflandırmak. İLE/VE/||/<>/> Sunmak. )

- TAKSİM ile/ve/||/<>/> TASNİF ile/ve/||/<>/> TERTİP

( Tüm tasnifler, aklîdir. Çünkü, doğada, tasnif[sınıflandırma] diye bir şey yoktur/olmaz. )

- TAKSÎM'DE:
AKLÎ
ile/ve İSTİKRAÎ

- TAKSİMETRE[Fr.] değil/yerine/= SAYAÇ

( Taksilerde, ödenecek ücreti gösteren sayaç. )

- TAKSİMETRE değil/yerine/= YOLSAYAÇ