| A... |

- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK
ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK

( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )

- UC ile/değil AGLET

( ... İLE/DEĞİL Ayakkabı bağcıklarının ucunda bulunan bant. )

- UÇAR AYAKTA DURUR

- ÜÇLÜ TEKRARLAMA[İng. TRINUCLEOTIDE REPEAT] ile/||/<> ATAKSİ[İng. ATAXIA] ile/||/<> HUNTİNGTON HASTALIĞI[İng. HUNTINGTON DISEASE] ile/||/<> METİLASYON[İng. METHYLATION]

( Gendeki nükleotitlerden bir üçlünün sayısının artmasıdır.Bir mutasyon, özellikle merkezi sinir sistemi bozukluklarında ortaya çıkan, bu üçlü nükleotit grubunun sayısının artışındandır. Örnekler myotonik distrfi dahil, Huntington hastalığı, Friedreich'in ataksisi ve frajil-X sendromu. Ayrıca polistik over sendromunda, androjen reseptörü geni CAG tekrarlarının sayısında artışa sahiptir. Büyüme daha fazla olabilir verici anne ve babaya bağlı olarak (myotonik distrofi bir anne ve Huntington hastası bir baba) burada aile kökeni ve genetik beklenti gözlemlenebilir. Üçlülerin sayısının artışı hastalığa neden olan genlerin metilasyonunu tetikleyebilir. @@ Kasların nasıl çalıştığını koordine etme konusunda yaşanan sorunlardır. Garip, ağır ya da sakar hareketlere yol açar. Neden gerçekleştiğine bağlı olarak ataksinin etkilerini tedavi etmek ya da tersine çevirmek mümkündür. @@ İnsanlarda en gecikmiş başlangıçlı ve en değişken yaşlı hastalık. Otozomal baskındır. Serebral korteks (beyin korteksi)'in ön loblarını etkiler. On yıldan uzun süreyle artarak devam eden göze ölümü gözükür. Hücre ölümünün kötüye gidişi; kontol edilemeyen hareketler, zihinsel kötüleme ve sonunda ölüm gözükür. Genellikle 30-50 yaşları arasında ilk semptomlar görünür. @@ DNA zincirindeki bazı nükleotitlere metil (CH3) gurubu eklenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÜÇLÜ ile/ve DÖRTLÜ ile/ve BEŞLİ ile/ve ALTILI

( SÜLÂSÎ ile/ve RUBÂÎ ile/ve HUMÂSÎ ile/ve SÜDÂSÎ )

- ÜÇLÜLÜK:
ANA BÖLÜMLERDE
ile/ve/||/<> ARA BÖLÜMLERDE

- UÇMAK için/ve/||/<>/>/< AŞAĞI ÇEKENLERİ/SIRTINDAKİLERİ BIRAKMAK

- ESSENTIAL OIL[İng.] / HUILE ESSENTIELLES, HUILE VOLATILES[Fr.] / ÄTHERISCHE ÖLE[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU YAĞ

- UÇUCU ile/ve/<> KAPATICI ile/ve/<> AKICI ile/ve/<> YAKICI

( Hava. İLE/VE/<> Toprak. İLE/VE/<> Su. İLE/VE/<> Ateş. )

- UFUK AÇILMASI ile AYDINLANMA


- UFUK ve/<> AN

- ... UĞRUNA" değil/yerine ... AMACIYLA

- UĞURBÖCEĞİ'NDE:
(KIN) KANAT
ile/ve/||/<>/> ALT KANAT[ELYTRA]

- UHUVVET ile ADÂLET

( KARDEŞLİK | DOSTLUK, BAĞLILIK )

- UKALÂLIK ile "AHKÂM KESMEK"

- ULA ile/||/<>/> BALA ile/||/<>/> ASAF ile/||/<>/> DEVLET KETHÜDASI ile/||/<>/> ELÇİ

( ... İLE/||/<>/> Ula ile vezirlik arasında yüksek bir sivil aşama. İLE/||/<>/> Vezir. İLE/||/<>/> İçişleri Bakanlığı'nın[Dahiliye Nazırlığı] ilk dönemlerdeki adı. İLE/||/<>/> Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kişi. )

- ÜLSERATİF KOLİT TÜRLERİNDE:
ÜLSERATİF PROKTİT
ile PROKTOSİGMOİDİT ile SOL TARAFLI KOLİT ile PANKOLİT ile AKUT ŞİDDETLİ ÜLSERATİF KOLİT

( Ülseratif kolitin en hafif biçimidir. Enflamasyon, anüse(rektum) en yakın bölgeyle sınırlıdır ve rektal kanama ile kendini gösterir. İLE Yalnızca kalın bağırsağın son bölümü(rektum ve sigmoid kolon) tutuludur. Belirtiler arasında, kanlı ishal, karın krampları, ağrı ve tuvalete çıkma gereksinimi duyulmasına karşın yapamama sayılabilir. İLE İltihaplanma, kalın bağırsağın dalağa kadar olan sol kısmına doğru uzanır. Kanlı ishal, kilo kaybı, abdominal kramp ve sol tarafta ağrı ile kendini gösterir. İLE Sıklıkla tüm kalın bağırsağı etkiler ve şiddetli olabilen kanlı ishal, karın krampları ve ağrı, yorgunluk ve önemli kilo kaybına neden olur. İLE Bu nadir kolit biçimi, tüm kolonu etkiler ve şiddetli ağrı ve ishal, kanama, ateş ve yemek yiyememeye neden olur. )
( )
( Ülseratif kolit, sindirim sisteminde uzun süreli iltihaplanma ve ülserlere (yaralara) neden olan bir bağırsak hastalığıdır. Kalın bağırsak (kolon) ve rektumun iç yüzünü döşeyen mukozayı etkiler. Gövdeyi güçsüz düşüren hatta ölüme neden olan komplikasyonlara neden olabilir. Belirtiler genellikle zamanla gelişir ve hastalığın tutulum yeri ve şiddetine göre değişir. )
( )

- ULTRA değil/yerine/= AŞIRI

- ULUSAL STANDARTLAR ile/ve ULUSLARARASI STANDARTLAR ile/ve AVRUPA STANDARTLARI

( British Standards | Published Documents İLE/VE
ISO Standartları | IEC Standartları | Kamuya Açık Özellikler - Publicly Available Specification (ISO/PAS, IEC/PAS)
Teknik Spesifikasyonlar - Technical Specification (ISO/TS, IEC/TS)
Teknik Raporlar - Technical Report (ISO/TR, IEC/TR) İLE/VE
CEN | CENELEC | ETSI | ECISS | AECMA )

- ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ ile AF


- ULUSLARARASI ANTLAŞMALAR ve/||/<>/> ANAYASA

- ULUSLARARASI TÜZEDE:
BENTHAM
ile KELSEN ile AUSTIN

- ULVİ | ÜST >< ALT

- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS

( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )

- ÜMİT ETMEMEK ile/ve ALAY ETMEK

( Ümidi olmayanın ve alay edenin nasibi kesiktir. )

- ÜMİT ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ALDANMA

- UMÛMÎ ile/ve/||/<> ALENÎ

( Genel. İLE/VE/||/<> Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. )

- UN ile ARAROT[İng. < ARROWROOT]

( ... İLE Sıcak iklimlerde yetişen, maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un. )

- UNCLE :/yerine AMCA, DAYI

- UNDER :/yerine ALTINDA


- UNDERSTAND :/yerine ANLAMAK

- UNDERSTANDING :/yerine ANLAYIŞ

- ÜNİVERSİTE ile AKADEMİ

- UNLARDA:
BUĞDAY
ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]

( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )
( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )

- UNUSUAL :/yerine ALIŞILMADIK

- UNUTMA ile/ve AKLINA GELMEME(Sİ)

- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER

( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".

- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )
( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:

1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.

2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.

3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.

Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )
(

Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )
( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )

- UNUTMABENİ ile/||/<> İNCİTMEBENİ/DOKUNMABANA ile/||/<> ALBENİ ile/||/<> BEN-İ ÂDEM

( İki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir süs bitkisi. @@ Kanser. @@ Çekicilik. @@ İnsan. )

- UNUTMAK(UNUTKANLIK) ile/değil ZİHNİN(AKLIN/"KAFANIN") YOĞUN/BİR YER(LER)DE OLMASI

- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK

( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )
( Mutlu eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Güçlü kılar. )

- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK

( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )

- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK

- UNUTMAK ile "ATLAMAK"

- UNUTTUM yerine ANIMSAYAMADIM(/HATIRLAYAMADIM)

- UNUTTURMA! değil/yerine ANIMSATIR MISIN!

- UNUTULMA HAKKI ile/ve/||/<> AF

- UNUTUR(UZ) ile ANIMSAR(IZ) ile ÖĞRENİR(İZ)

( Anlatılırsa/k. İLE Eğitilirse/k. İLE Deneyimletilirse/k. )

- SAN/UNVAN ve/||/<> ALTES[Fr. < ALTESSE]

( ... VE/||/<> Prens ve prenseslere verilen onur unvanı. | Bu unvanı taşıyan kişi. )

- UPREGULATION/UPREGULATION[İng.] değil/yerine/= ARTARAK DÜZENLENİM

- UPUYGUN = MUTABIK = ADEQUAT[İng.] = ADÉQUAT[Fr.] = ADÄQUAT[Alm.] = ADEQUATUS[Lat.] = ADECUADO/DA[İsp.]


- URAL ile/ve/||/<> TÜRK

(

Ural ve Türk Dillerin Sınıflandırması

  • Ural Dilleri
    • Fin-Ugor
      • Fince
      • Estonca
      • Macarca
    • Samoyedik
      • Neenetsçe
      • Enetsçe
      • Ngansanca
  • Altay Dilleri
    (Kuramsal bir aile olup Türkçe, Moğolca, Tunguzca, Korece ve Japonca’yı içerdiği iddia edilmiştir ancak bu bağlantılar kanıtlanamamıştır.)
    (Sümerce, Elamca, Etrüskçe gibi dillerin Altay ya da Ural dilleriyle ilişkilendirilmesi sadece spekülatif kuramlarla desteklenmiş, genel kabul görmemiştir.)
    • Türk Dilleri
      (Türk dilleri, ayrı bir aile olarak kabul edilir.)
      • Oğuz
        • Türkçe
        • Azerice
        • Türkmence
      • Kıpçak
        • Kazakça
        • Kırgızca
        • Tatarca
      • Karluk
        • Özbekçe
        • Uygurca
      • Öteki
        • Çuvaşça
        • Yakutça
    • Moğol Dilleri
      • Moğolca
      • Buryatça
      • Kalmakça
    • Tunguz Dilleri
      • Mançuca
      • Evenkice
    • Tartışmalı
      • Korece
      • Japonca
)

- ÜRDÜN ile/ve/<> AMMAN

( ... İLE/VE/<> Ürdün'ün başkenti. )
( ... İLE/VE/<> Tarihi, 5500 yıl önceye uzanan Amman [eski adıyla Rabbat Ammon], Filistin'de uzun süre yarı göçebe yaşayan bir Sami halkı olan Amman Oğulları'nın, M.Ö. XII. yy.'da, Maab'ın kuzeyinde, yedi tepe üstünde kurdukları krallığın da başkentiydi. Sonraları, Asur, Bâbil ve Pers egemenliği altına girmiştir. Ardından da İskender ve Roma devirlerini yaşamıştır. 2000 yıl önce, Philedelphia olarak da adlandırılmıştır. )

- ÜREME ÖRGENLERİ = ÂLÂT-I TENASÜLÎYE = ORGANES DE LA REPRODUCTION

- ÜREME[İng. REPRODUCTION] ile/||/<> ADAPTİF DAVRANIŞ[İng. ADAPTIVE BEHAVIOR] ile/||/<> ALELOPATİ[İng. ALLELOPATHY] ile/||/<> ANİZOGAMİ[İng. ANISOGAMY] ile/||/<> ANJİYOSPERM[İng. ANGIOSPERM] ile/||/<> ÇİÇEK[İng. FLOWER] ile/||/<> EŞEYLİ ÜREME[İng. SEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> GAMET ile/||/<> HYPOTRİCH

( Canlı organizmalardan kendilerine benzeyen başka canlılar oluşması; çoğalma. Üreme sadece canlılarda görülen, cansız cisimlerde bulunmayan bir niteliktir.Canlılarda görülen çeşitli üreme yolları başlıca "eşeysiz üreme" ve "eşeyli üreme" adını alan 2 ana öbekte toplanır. @@ Bir hayvanın belirli bir durum ya da çevreye uymasını sağlayan ve hayvanın uzun dönem yaşamkalımını ve üremesini destekleyen herhangi bir davranış. @@ Bir canlının salgıladığı kimyasallardan ötürü başka canlı üzerinde özellikle büyüme, hayatta kalma ve üreme açılarından olumlu ya da olumsuz etkilere neden olmasıdır. Genellikle bitkilerde, alglerde, bakterilerde, resiflerde ve mantarlarda görülür. Bu etkiye neden olan kimyasallara alelokimyasallar denir. Bunlar arasında karbonhidratlar, lipitler, alkaloidler, azot içerikli bileşikler, flavonoid fenolikler başta olmak üzere bazı diğer fenolikler ve terpenoidler bulunur. @@ Bir cinsiyetin diğerinden daha büyük eşey gözesi (yumurta ya da sperm) ürettiği eşeyli üreme şeklidir. Heterogami olarak da bilinir. @@ Üreme organları çiçeklerinde bulunan ve en yakın tarihte evrimleşmiş bitki grubudur. Ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz. @@ Tohumlu bitkilerde eşeysel üreme organlarını bulunduran yapıdır. Tam çiçek ve eksik çiçek olmak üzere iki çeşit çiçek vardır. @@ Mayotik bölünmenin ürünü olan cinsiyet gözelerinin (gamet) birleşmesini gerektiren üreme türü. Her yavru, mayoz sırasındaki bağımsız kromozom dağılımı nedeniyle benzersiz bir genetik kompozisyona sahiptir. @@ Eşeyli üremede öncül eşey gözelerinin mayoz bölünmesi sonucunda oluşan özelleşmiş haploit gözedir. Eşeyli üremede sperm ve yumurtanın birleşmesi yeni bir bireyin gelişimini başlatır. @@ Eşeyli üreyen ya da bölünerek çoğalan Ciliate takımına ait bir protozoa. Eşeyli üremesi konjugasyon ya da gamet füzyonu dolayısıyla olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÜRETİCİLER ile/ve TÜKETİCİLER ile/ve AYRIŞTIRICILAR

( Otoburlar. İLE/VE Etoburlar. İLE/VE Küçük omurgasızlar/böcekler. )

- ÜRTİKER ile/||/<> ANJİYOÖDEM

( Deride kaşıntılı, kabarık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deri altı dokularında şişlik ile ilişkili bir alerjik tepkime. )

- US/AKIL/LOGOS:
KİŞİDE
ve AİLEDE ve TOPLUMDA

( KINALIZÂDE - AHLÂK-I ALÂİ kitabını okumanızı salık veririz. )

- US = AKIL = REASON[İng.] = RAISON[Fr.] = VERNUNFT[Alm.] = RATIO[Lat.] = RAZON[İsp.]

- UŞAK[< URŞAK] ile AYVAZ

( Hizmet eden erkek. | Çocuk. İLE Büyük konaklarda, mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak. | Koca, erkek, eş. | Karşılık, bedel. )

- USÇULUK = AKLİYE = RATIONALISM[İng.] = RATIONALISME[Fr.] = RATIONALISMUS[Alm.] = RATIO[Lat.]


- UPPER ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE SUPÉRIEUR[Fr.] / OBERE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ATMOSFER

- ÜST SEVİYE ile ALT KATMAN

- ÜST SINIF ile ORTA SINIF ile ALT SINIF

( Yaşar. İLE Yakınır. İLE Şükreder. )
( Paraya tapar. İLE Öndere tapar. İLE Tanrı'ya tapar. )

- ÜST-AŞAĞI ile/||/<> ALT-YUKARI

( Üst-aşağı litografi aşındırma İLE alt-yukarı kendiliğinden düzenlenme. )
( Formül: Top-down İLE bottom-up )

- ÜST ile/ve AYRI

- USTA ile/||/<> ARMADIR[İsp.]

( ... İLE/||/<> Gemilerdeki her türlü donanımı yapan usta. )

- USTACA ile USTALIK ile AÇIK SÖZLÜ

- USTALIK ile/ve ANLAYIŞ

- EXPONENTIAL ASSEMBLY[İng.] / ASSEMBLAGE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SİSTEM

- ÜSSÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / EXPONENTIAL ATTENUATION, EXPONENTIAL EXTINCTION[İng.] / ATTÉNUATION EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIELLE SCHWÄCHUNG, EXPONENTIALLÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL ZAYIFLAMA


- ÜSTESİNDEN GELMEK ile ALTINDAN KALKMAK

- ÜSTÜNDE DURMAK ile ALTINI ÇİZMEK ile PEŞİNDEN KOŞMAK

- ÜSTÜNLÜK ile AYRICALIK

- USTURLAP ile ASTROLOG ile ASTROLOJİK ile ASTROLOJİ

- USÛL ile/ve ARUZ ile/ve MAKAM ile/ve EDEB

- UTANMA ile/ve/değil/||/<>/< AĞRINA GİTMESİ

- UTANMAK/UTANGAÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK

- UYAK/KÂFİYE ile/ve AYAK SUNMAK

( Şiirde. İLE/VE Halk şiirinde uyak. )

- UYANIK ile AYIK

- UYANIK/LIK ile/ve/||/<>/> AYDIN/LANMIŞ/LIK


- UYANIK/LIK ile/ve AYIK/LIK

- UYANMAK ile/ve/||/<> AYDINLANMAK ile/ve/||/<> YAKALAMAK

- UYARICI ile/ve/||/<> "AYAR VERMEK"

- ÎKAZ[Osm.] / EXCITATION[İng.] / EXCITATION[Fr.] / ANREGUNG, EREGENZ, ERREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UYAR(IL)MA

- EXCITED STATE[İng.] / ANGEREGTER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM

- EXCITED ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE EXCITÉ[Fr.] / ANGEREGTES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ ENERJİ DÜZEYİ

- STIMULATED EMISSION[İng.] / ÉMISSION STIMULÉE[Fr.] / ANGEREGTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ YAYIN

- ADAPTATION[İng.] / ADAPTATION, ANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARLAMA

- ADAPTER[İng.] / ADAPTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARLAYICI

- EXCITATION ANODE[İng.] / ANODE DE L'EXCITATION[Fr.] / ERREGERANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ANODU


- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI

- EXCITATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ENERJİSİ

- UYDU TELEFONU ile/ve/||/<> "AKILLI TELEFON"

- UYDULAR ile/ve ACE UYDUSU

( ... İLE/VE Güneşten gelen/gelebilecek etkilerin/zararların bilgisini dünyaya ileten, dünyaya en uzak mesafede bulunan tek uydu. )

- UYDURMA ile/||/<> ABARTI

- ÜYE/LİK ile/ve ABONE/LİK

- UYGARLIK ve/||/<>/< ADÂLET

( Ayakta durabilmek için. VE/||/<>/< Sürdürülebilirlik için. )

- UYGUN OLMAK" ile/ve/değil/||/<>/< AİT OLMAK

( Bir yere "uygun olmak", oraya ait olduğumuz anlamına gelmez. )
( )

- UYGUN ile/ve ANIK/HAZIR[Ar.]

( Hazır olmak, olgun olmaktır. )
( Hazıra, Hızır gerekmez. )
( Hazır, huzurdadır. )
( ÂMÂDE[Fars.]: Hazır, hazırlanmış. )

- UYGUR HARFLERİYLE YAZILMIŞ ARAPÇA METİN ile/ve ARAP HARFLERİYLE YAZILMIŞ UYGURCA METİN


- UYMAK ile/ve/||/<>/< AYAK UYDURMAK

- UYMAMAK ile AYKIRI OLMAK

- UYUM BAŞARISI[İng. FITNESS] ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ[İng. KIN SELECTION] ile/||/<> DİREKT UYUM BAŞARISI[İng. DIRECT FITNESS] ile/||/<> DOLAYLI UYUM BAŞARISI[İng. INDIRECT FITNESS] ile/||/<> EBEVEYN YATIRIM TEORİSİ[İng. PARENTAL INVESTMENT THEORY] ile/||/<> KAPSAYICI UYUM BAŞARISI[İng. INCLUSIVE FITNESS]

( Bir türün gelecek nesillere ne kadar gen aktardığını gösteren ya da gelecek nesillere aktaracağı gen performansının ölçülmesinde kullanılan, ömür boyu eşeysel başarıyı ve hayatta kalma becerisini gösteren terimdir. @@ Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil, aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimledikleri seçilim tipidir. Akrabaların hayatta kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendisi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir. @@ Yavru üretebilme becerisiyle ilişkili olan uyum başarısıdır. Hayatta kalabilmeye ve üremeye doğrudan katkı sağlayan her özellik, direkt uyum başarısını arttırmaktadır. @@ Bir bireyin akrabalarının üreme başarısındaki artıştan ötürü, kendisine benzer genlerin nesiller içerisindeki başarısının artmasına bağlı olarak, ilgilenilen bireyin uyum başarısının artmasıdır.Bir birey (F) düşünün. Bireyin annesi (A), babası (B), kuzeni (K) olsun. Bireyin anne ve babasıyla paylaştığı genlerin benzerliği oldukça yüksektir (0.5 olarak ifade edilir). Kuzeni ile paylaştığı genler de önemli düzeydedir (0.25 olarak ifade edilir). Bu akrabaların evrimsel süreç içerisindeki başarılarının yüksek olması, dolaylı olarak bireyin kendi evrimsel uyum başarısını da arttırmaktadır. Çünkü akrabaları başarılı olup üredikçe, kendisinde bulunan genleri de aktarabilmektedirler. @@ Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji en önemli ebeveyn yatırımlarıdır. Ebeveynler, bu teori sayesinde anlaşıldığı gibi, aslında yavrularına "karşılıksız" bir sevgi beslemezler ve "karşılıksız" olarak bakımda bulunmazlar. Evrimsel açıdan bu emeklerinin karşılığı, kendi genlerini büyük oranda taşıyan yavrularının hayatta kalıp, kendilerindeki genleri yaymalarıyla, uyum başarısının dolaylı olarak artması biçiminde döner. @@ En basit tanımıyla direkt uyum başarısı, bireyin üreme ve hayatta kalma başarısı ile dolaylı uyum başarısının (bireyin akrabalarının üreme başarısından kaynaklı evrimsel başarısıdır) toplamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- UYUM SAĞLAMAK ile UYARLANABİLİR ile ADAPTASYON ile UYARLANMIŞ ile ADAPTÖR ile ADAPTASYON ile UYARLANABİLİR ile ADAPTÖR

- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]

- UYUMLULUK ile/ve AKLİMATİZASYON

( ... İLE/VE Çevresel etmendeki bir değişime, fizyolojik olarak kendini uyumlandırma. )

- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR"
ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR

- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN

- UZAM = HAYYİZ = EXTENSION, EXTENT[İng.] = ÉTENDUE, EXTENSION[Fr.] = AUSDEHNUNG[Alm.] = EXTENSIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]


- UZAMLI ŞEY = EXTENDED THING[İng.] = CHOSE ÉTENDUE[Fr.] = AUSGEDEHNTE DING[Alm.] = RES EXTENSA[Lat.]

- UZATMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< "AÇMAK"

- UZATMAK" ile/değil AYRINTILARIN DÜŞÜNÜLME/KONUŞULMA GEREĞİ

- UZATMAK ile/değil AYRINTIYA GİRMEK

- UZAY ile/ve/||/<> ALT UZAY

- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve/yerine ALTINI ÇİZMEK

- ÜZERİNE ALMA ile ALINMA

- ÜZERİNE BASA BASA ile/yerine ALTINI ÇİZEREK

- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl

- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA


- UZMAN ile AZMAN

- ÜZÜM ile AYIÜZÜMÜ

( ... İLE Fundagillerden, küçük taneli yemişler veren, tüylü bir bitki. [Lat. ARBUTUS UVA-URSI] )

- (UZUN SÜRELİ) BELLEKTE:
ANISAL
ile/ve/||/<> ANLAMSAL ile/ve/||/<> İŞLEMSEL

- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK

( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )

- VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI

( Belirli hastalıklara neden olan patojenlere karşı bağışıklık kazandıran tıbbi araç. Latince "inek" anlamına gelen "vacca" sözcüğünden türemiştir. Aşı, 1796 yılında sığır çiçeği lezyonlarının insanda çiçek hastalığını engellediğini fark eden İngiliz doktor, Edward Jenner tarafından icat edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VA'D[Ar.] ile 'AHD[Ar.]

- VÂHİD ile/ve/||/<>/> ÂHİD/AHÂD

( Bir. İkincisi düşünülemeyen. Sıfat. İLE/VE/||/<>/> Tek. Zât. )

- VAJRA ile/||/<> VARNA ile/||/<> ANİTYA

( Elmas ya da adamantin. Nihai yok edilemez ve gerçek anlamlarında kullanılır. @@ Dört temel kast. Aynı zamanda "renk" anlamına gelmektedir. @@ Geçicilik, değişkenlik; Theravada Budizmi'nde varoluşun üç özelliğinden biri. )

- VAKÂR[Ar.] değil/yerine/= AĞIRBAŞLILIK, TEMKİNLİLİK

- VAKIF TEMELLERİ/AMAÇLARI:
HAYRAT
ile/ve/||/<> AKARAT ile/ve/||/<> VAKIF

( Düşünsel/fikrî temel. İLE/VE/||/<> Amaç/gaye aracı/vasıtası. İLE/VE/||/<> Yaşamsallık/hayatiyet ve hukuksallık. )

- VÂKIF ile/ve ÂGÂH

( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. )

- VÂKIF ile/ve ÂGÂH

( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. )
( Bilen bilir bizi, bilmeyen ne bilir bizi. )

- VAKİT ile/ve AKİT

- VAKSİN/VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI

- VAKSİNASYON/VACCINATION[İng.] değil/yerine/= AŞILAMA

- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA

- ACCÉLÉRATEUR DE LA PARTICULE DE VAN DE GRAAFF[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF TANECİK HIZLANDIRICISI

- VANTRİLOK[Fr. VENTRE]/ABÂB[Ar.] ile ...

( Karnından konuşan. )

- VAR OLAN ile/ve/||/<>/> ANLAM/BİLGİ ile/ve/||/<>/> VARLIK

- VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK
ile/ve/||/<>/>
ALGILAMAK ya da ALGILAYAN OLMAK

( Nesne. VE/||/<>/> Tin. )
( George Berkeley )

- VARLIK BİLGİSİ ile/ve/= ALLAH'IN BİLGİSİ

- VARLIK/AD "OLUŞTURUCULUK/VERİCİLİK" ile/ve/değil/||/<>/> AKIL

- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU

( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın Ahlâk Tasavvuru olmaz. )

- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU

( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın, Ahlâk Tasavvuru olmaz. )
( Ahlâk, kendimiz ve başkalarıyla kurduğumuz ilişkiler bütünüdür. )
( Ahlâk: İnsanla/kişilerle ilgili bilgileri birleştirmek. )
( Ahlâk: Ödev sorumluluğu. )
( )

- VARLIK ile/ve/||/<> ÂLEM

- VARLIK ile ARA-VARLIK(NOUS)

- VARLIK ile ARAÇ/ENSTRÜMAN

- VARLIKBİLİM ile/ve ARKETİPLER

- VAROLANLAR ile/ve ARA-VAROLAN/LAR(NOUS)

( Önce gerçek varlığınıza dönün ve sevginin yüreğinden harekete geçin. )

- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK ile AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK

( RÂZİYE ile/ve MARZİYE )

- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞLUK ile/ve/<>/>/< AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞLUK

( RÂZİYE ile/ve/<>/>/< MARZİYE )

- VARYANS ile/||/<> ANALİZİ

( ANOVA (varyans analizi) yöntemi )
( Ronald Fisher tarafından 1918 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )

- VARYOLASYON (ÇİN) ile/||/<> AŞILAMA (JENNER)

( Çinliler 10. yüzyılda varyolasyon yaptı İLE Jenner 1796da modern aşıyı geliştirdi. )
( Song Hanedanlığı Hekimleri tarafından 1000 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- VAŞAK ile AVRASYA VAŞAĞI

- VÂSITA[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ/TAŞIT

- VASITA ile TAŞIT ile ARAÇ

- VATANINI SEVMEK ve/||/<> ALLAH'I SEVMEK

- VAZGEÇMEK ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- VAZOSPAZM/VASOSPASM[İng.] değil/yerine/= ANİ DAMAR KASILMASI

- AND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ET[Fr.] / UND-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VE DEVRESİ


- VE ile/ve +(ARTI)

- VEBÂ/COCOLIZTLI[Aztek dili]:
HIYARCIKLI/BUBONİK
ile/ve/||/<> AKCİĞER/PNÖMONİK ile/ve/||/<> PULMONER/SEPTİSEMİK

( )

- VECHE yerine AÇI

- VEGAN YAŞAMDA/BİLİNÇTE:
| "AZALTMACILIK" ya da "AŞAMACILIK" |
değil/yerine/>< 6 İLKE

( )

- VEHICLE :/yerine ARAÇ

- VEHİM ile AKIL

( Vehmin "işlevi", kişiyi kaygılandırmak, aklın görevi ise uyarmaktır. )
( Akıldan istedim delâlet, akıl verdi dalâlet. )

- VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN

- VEKTÖR UZAYI ile/||/<> AFİN UZAY

( Vektör orijin var toplama, afin nokta farkı vektör. )
( Formül: Origin İLE point differences )

- VENÜS KITALARI: ISHTAR ile AFRODİT(APHRODITE)

- VENÜS:
SABAH TANRISI
ile/ve AKŞAM TANRISI

( Aşk. İLE/VE Savaş. )

- VEREM[Ar.]/SİLL[Ar.]/ÇIBAN/AKARSU ile AKARCA/FİSTÜL[Fr.]

( ... İLE Kemik veremi. | Sürekli işleyen çıban. | Küçük akarsu. | Kaplıca. )

- VEREN EL, ALAN ELDEN ÜSTÜNDÜR" değil ALAN EL, VEREN ELDEN ÜSTÜNDÜR/ÜSTTEDİR

- VERİ/BİLGİ:
DUYU
ile/ve/||/<>/> AKIL
(
ile/ve/||/<>/> HABER-İ SÂDIK)

- VERİMLİLİK ile/ve/||/<>/< ÖNCELİK ile/ve/||/<>/< AMAÇ

- VERİNCE, ALMAYI BEKLEMEK değil/yerine ALINCA, VERMEYİ BECERMEK

- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞI BAKAR ŞEKİLDE UZATMAK
yerine AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR ŞEKİLDE) UZATMAK

- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞIYA BAKAR BİÇİMDE UZATMAK
yerine/değil AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR BİÇİMDE) UZATMAK

- VERİTABANI ile/||/<> ALGORİTMA

( Veritabanı veri depolama İLE algoritma işlem yöntemi. )
( Formül: Storage İLE processing method )

- VERITAS ile ALETHIA

( Latince. İLE Yunanca. )
( Hakikat ve doğruluk. )
( Gizil olanağın/gücün açığa/ortaya çıkarılması. | Açığa çıkış sürecinin bilinmesi. )

- VERMEK ile ALMAK


- VERTİCAL ANGLES ile/||/<> ADJACENT ANGLES

( Vertical karşılıklı eşit, adjacent yan yana. )
( Formül: Opposite equal İLE side by side )

- VESAİT[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ

- VESİLE OLMAK değil/yerine/= ARACI OLMAK

- VEZİR[Ar.] ile/=/||/<> ÂSAF[Ar.]

( Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kişi. İLE/=/||/<> Doğu edebiyatlarında vezirin eş anlamlısı olarak kullanılır. Süleyman peygamberin ünlü veziri~İsrailoğulları soyundan gelen Âsaf b. Berhıya'dan kalmadır. )

- VIA :/yerine ARACILIĞIYLA

- VİCDAN ile AKIL

( Değerlere dayanır. İLE Kurallara dayanır. )

- VİCDÂNÎ DİN ve/+/||/<> AHLÂKSIZLIK

- VİCDANSIZ FİKİR/FİKİRSİZ VİCDAN yerine AKIL

- VİDA ile AĞAÇ VİDASI

( ... İLE Ahşap malzemeyi bağlamak için kullanılan, kalın konik gövdeli, büyük adımlı, milinin başa doğru bölümü yivsiz olan vida. )

- VİGİZM[İng. WHIGGISM] ile/ve/||/<> ANAKRONİZM/ANACHRONISM[İng.]

( Bugünün kavramlarını/olgularını, geçmişe taşımak. | Zamanın, gelenek ve ahlâk anlayışına uymayan tutum. | Olay tarihinde yanılma. @@ Geçmişi, bugünün kavramlarını verecek biçimde düzenlemek. | Tarihî gelişimi, günümüzdeki herhangi bir kavramı ortaya çıkaracak biçimde örgütlemek. )

- VİJNANA ile/||/<> ANTAHKARANA ile/||/<> SKANDHA

( Bilinç. Yargı yeteneğinin yardımıyla kavrayıp anlama. @@ Psişe, zihin. Zihin kolektif anlamda zekâ, ego ve zihni içerir. @@ Kişiliğin bir kısmı. Şekil, his, düşünce, oluşma, bilinç. )

- VINYL ACETATE[İng.] / ACETATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ASETAT/ASETET

- VİNİL ile/||/<> ALLİL

( Vinil çift bağa bitişik İLE allil bir karbon ötededir )
( Formül: CH₂=CH- İLE CH₂=CH-CH₂- )

- VİRMAN[İng. < VIREMENT] değil/yerine/= AKTARIM

- VİRÜS[İng. VIRUS] ile/||/<> ASEPTİK[İng. ASEPTIC] ile/||/<> BAKTERİYOFAJ[İng. BACTERIOPHAGE] ile/||/<> ELEKTRON MİKROSKOBU[İng. ELECTRON MICROSCOPE] ile/||/<> ENDOJEN RETROVİRÜS[İng. ENDOGENOUS RETROVIRUS] ile/||/<> RETROVİRÜS[İng. RETROVIRUS]

( Bakteri ya da ökaryotik bir gözeye nüfuz ederek enfekte eden varlık. Virüsler otonom replikasyonda acizdir ve başka bir konak gözenin translasyon sistemini kullanmak zorundadır. Nükleik asit ve protein tabakası oluştururlar. Bir virüsün genetik metaryali DNA ya da RNA olabilir. Eğer bu RNA ise, viral nükleik asit tarafından kodlanmış ters transkriptaz enzimiyle önce DNA'ya dönüştürülmek zorundadır. Bunlara retrovirüs denir. Virüsler, cansız varlıklardır; ancak "canlılığın eşiğinde" olarak sayılırlar. @@ Mikropsuz. Zararlı bakteriler, virüsler ya da diğer mikroorganizmaların neden olduğu kontaminasyondan uzak olma durumu. @@ Bir bakteriyi enfekte eden virüs. @@ Elektron demetlerini görüntü elde etmek için kullanan mikroskoplardır. Işık mikroskobundan daha iyi çözünürlük sağlar çünkü elektronların dalga boyu 0,004 nanometredir, yani görünür ışığın dalga boyundan yaklaşık 100.000 kat daha kısadır. Işık mikroskobuyla görülemeyecek kadar küçük olan virüsler ve gözenin bazı iç yapıları elektron mikroskobuyla incelenir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan iki farklı elektron mikroskobu vardır: geçirimli elektron mikroskobu (TEM) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM). @@ Virüsler, DNA ve RNA virüsleri olmak üzere iki kısımda incelenirler. Virüslerin kendilerini kopyalama mekanizmaları olmadığı için diğer canlıların kopyalama mekanizmalarını kullanırlar. RNA virüsleri (retrovirüsler) bir gözeye girdiklerinde, özel enzimleriyle, önce RNA’larından DNA oluştururlar. Oluşan DNA, normal göze sistemleriyle RNA üretir ve yeni virüsleri oluşturur. Retrovirüslerin çoğu normal gözelere girerler; ancak bazı retrovirüsler, üreme gözelerinin DNA’sına girebilir. Bunlara endojen retrovirüsler (ERV) denir. ERV’ler üreme gözesinin DNA’sına girdiği için sonraki nesillere aynı biçimde aktarılır. @@ Genomu ters transkripsiyon yoluyla DNA üretebilecek olan RNA virüsleridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VİSKÖZ/VISCOUS[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZ

- VİSKOZİTE/VISCOSITY[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZLIK

- VO2MAX İLE LACTATE İLE POWER ile/||/<> ATLETİK PERFORMANS

( Spor fizyolojisi parametreleri. )
( Formül: P = Force × Velocity )

- VOLT ile/ve/||/<> AMPER[< AMPÈRE (Fizikçi)] ile/ve/||/<> OHM/OM

( Elektrikte kullanılan potansiyel farkı (gerilim) birimi. İLE/VE/||/<> Elektrik akımında yeğinlik/şiddet birimi. İLE/VE/||/<> Elektrik direnci. )
( )

- VOLT ile/ve/||/<> AMPER[< AMPÈRE (Fizikçi)] ile/ve/||/<> WATT

( İtme gücü. | Elektrikte kullanılan potansiyel fark(gerilimin) ve/ya da elektromotor gücün birimi.[Bir ohmluk direnç üzerinden, bir amperlik elektrik akımı geçmesi durumunda direncin iki ucu arasındaki gerilim bir volttur.][simgesi: V][Alessandro Volta'nın adına ithafen kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır.(İngiliz Kraliyet Cemiyeti - 1881)] @@ Elektriğin miktarı. @@ Tüketilen güç. | Saniyede bir julluk iş yapan bir motorun enerji dönüşümü oranını ölçen uluslararası standart güç birimi.[Buhar makinesi mucidi James Watt'a[1736-1819] ithafen SI birim sisteminde güç birimi olarak kabul edilmiştir.] )
( 1 exawatt [EW] = 1.0E+18 watt [W]

1 petawatt [PW] = 1.0E+15 watt [W]

1 terawatt [TW] = 1000000000000 watt [W]

1 gigawatt [GW] = 1000000000 watt [W]

1 megawatt [MW] = 1000000 watt [W]

1 kilowatt [kW] = 1000 watt [W]

1 hectowatt [hW] = 100 watt [W]

1 dekawatt [daW] = 10 watt [W]

1 deciwatt [dW] = 0.1 watt [W]

1 centiwatt [cW] = 0.01 watt [W]

1 milliwatt [mW] = 0.001 watt [W]

1 microwatt [µW] = 1.0E-6 watt [W]

1 nanowatt [nW] = 1.0E-9 watt [W]

1 picowatt [pW] = 1.0E-12 watt [W]

1 femtowatt [fW] = 1.0E-15 watt [W]

1 attowatt [aW] = 1.0E-18 watt [W]

1 horsepower [hp, hp (UK)] = 745.6998715823 watt [W]

1 horsepower (550 ft*lbf/s) = 745.6998715823 watt [W]

1 horsepower (metric) = 735.49875 watt [W]

1 horsepower (boiler) = 9809.5000000002 watt [W]

1 horsepower (electric) = 746 watt [W]

1 horsepower (water) = 746.043 watt [W]

1 pferdestarke (ps) = 735.49875 watt [W]

1 Btu (IT)/hour [Btu/h] = 0.2930710702 watt [W]

1 Btu (IT)/minute [Btu/min] = 17.5842642103 watt [W]

1 Btu (IT)/second [Btu/s] = 1055.05585262 watt [W]

1 Btu (th)/hour [Btu (th)/h] = 0.292875 watt [W]

1 Btu (th)/minute = 17.5724999996 watt [W]

1 Btu (th)/second [Btu (th)/s] = 1054.3499999744 watt [W]

1 MBtu (IT)/hour [MBtu/h] = 293071.07017222 watt [W]

1 MBH = 293.0710701722 watt [W]

1 ton (refrigeration) = 3516.8528420667 watt [W]

1 kilocalorie (IT)/hour [kcal/h] = 1.163 watt [W]

1 kilocalorie (IT)/minute = 69.78 watt [W]

1 kilocalorie (IT)/second = 4186.8 watt [W]

1 kilocalorie (th)/hour = 1.1622222222 watt [W]

1 kilocalorie (th)/minute = 69.7333333333 watt [W]

1 kilocalorie (th)/second = 4184 watt [W]

1 calorie (IT)/hour [cal/h] = 0.001163 watt [W]

1 calorie (IT)/minute [cal/min] = 0.06978 watt [W]

1 calorie (IT)/second [cal/s] = 4.1868 watt [W]

1 calorie (th)/hour [cal (th)/h] = 0.0011622222 watt [W]

1 calorie (th)/minute = 0.0697333333 watt [W]

1 calorie (th)/second = 4.184 watt [W]

1 foot pound-force/hour = 0.0003766161 watt [W]

1 foot pound-force/minute = 0.0225969658 watt [W]

1 foot pound-force/second = 1.3558179483 watt [W]

1 pound-foot/hour [lbf*ft/h] = 0.0003766161 watt [W]

1 pound-foot/minute = 0.0225969658 watt [W]

1 pound-foot/second = 1.3558179483 watt [W]

1 erg/second [erg/s] = 1.0E-7 watt [W]

1 kilovolt ampere [kV*A] = 1000 watt [W]

1 volt ampere [V*A] = 1 watt [W]

1 newton meter/second = 1 watt [W]

1 joule/second [J/s] = 1 watt [W]

1 exajoule/second [EJ/s] = 1.0E+18 watt [W]

1 petajoule/second [PJ/s] = 1.0E+15 watt [W]

1 terajoule/second [TJ/s] = 1000000000000 watt [W]

1 gigajoule/second [GJ/s] = 1000000000 watt [W]

1 megajoule/second [MJ/s] = 1000000 watt [W]

1 kilojoule/second [kJ/s] = 1000 watt [W]

1 hectojoule/second [hJ/s] = 100 watt [W]

1 dekajoule/second [daJ/s] = 10 watt [W]

1 decijoule/second [dJ/s] = 0.1 watt [W]

1 centijoule/second [cJ/s] = 0.01 watt [W]

1 millijoule/second [mJ/s] = 0.001 watt [W]

1 microjoule/second [µJ/s] = 1.0E-6 watt [W]

1 nanojoule/second [nJ/s] = 1.0E-9 watt [W]

1 picojoule/second [pJ/s] = 1.0E-12 watt [W]

1 femtojoule/second [fJ/s] = 1.0E-15 watt [W]

1 attojoule/second [aJ/s] = 1.0E-18 watt [W]

1 joule/hour [J/h] = 0.0002777778 watt [W]

1 joule/minute [J/min] = 0.0166666667 watt [W]

1 kilojoule/hour [kJ/h] = 0.2777777778 watt [W]

1 kilojoule/minute [kJ/min] = 16.6666666667 watt [W] )
(
Elektrik Birimleri

VOLT ile AMPER ile WATT arasındaki FaRkLaR...

Bir elektrik devresinin üç temel büyüklüğü: iten neden, akan şey ve ortaya çıkan sonuç. Tanımları, aralarındaki bağıntı ve farkları.

01 Yalın Özet

En kolay kavrama yolu su benzetmesidir: bir borudaki suyu düşünelim...

V
Basınç
Suyu iten güç. Devrede yükleri harekete geçiren itme gücü.
A
Debi
Borudan akan suyun miktarı. Devrede gerçekten akan şey.
W
İş Gücü
Basınç ile debinin birlikte ürettiği iş / güç.
WATT = VOLT × AMPER

Kısacası: volt iter, amper akar, watt ise bu ikisinin sonucunda ne kadar iş yapıldığını söyler.

02 Teknik Tanımlar

V
Volt
Gerilim — potansiyel farkı
1 coulomb'luk yük iki nokta arasında taşınırken 1 joule iş yapılıyorsa, o iki nokta arasındaki potansiyel farkı 1 volttur.
1 V = 1 J/C = 1 W/A · türetilmiş birim
Alessandro Volta (1745–1827)
A
Amper
Akım — yük akışı
Bir iletken kesitinden saniyede 1 coulomb yük geçiyorsa akım 1 amperdir. SI'nin yedi temel biriminden biridir; 2019'dan beri temel yük e üzerinden tanımlanır.
1 A = 1 C/s · SI temel birimi
André-Marie Ampère (1775–1836)
W
Watt
Güç — enerji aktarım hızı
Birim zamanda aktarılan veya dönüştürülen enerji miktarıdır. Elektrik devresinde gerilim ile akımın çarpımına eşittir.
1 W = 1 J/s = 1 V × 1 A · türetilmiş birim
James Watt (1736–1819)

03 Aralarındaki İlişki

Üç birimi birbirine bağlayan merkezî bağıntı, güç eşitliğidir:

P = V × I
Güç (W) = Gerilim (V) × Akım (A) — üç büyüklüğün doğrudan bağlantısı.

Bu bağıntı Ohm yasasıyla (V = I · R) birleştirilince genişler ve direnci de işin içine katar:

P = I² · R
P = V² / R
Aynı bağıntıdan ters çözümler: V = P / I  ve  I = P / V. Üç büyüklükten ikisi bilindiğinde üçüncüsü her zaman hesaplanır.

04 Karşılaştırma

Özellik Volt (V) Amper (A) Watt (W)
Ölçtüğü büyüklük Potansiyel farkı (gerilim) Elektrik akımı Güç
SI'deki yeri Türetilmiş birim Temel birim Türetilmiş birim
Temel tanım 1 J / C 1 C / s 1 J / s
Devredeki rolü İtici neden Akan şey Sonuç (enerji hızı)
Su benzetmesi Basınç Debi Teslim edilen güç
Boyut analizi kg·m²·s⁻³·A⁻¹ A kg·m²·s⁻³
Adlandırma Alessandro Volta André-Marie Ampère James Watt

05 Temel FaRkLaR

Aralarındaki ayrım, devredeki rollerinde yatar — biri neden, biri olay, biri sonuçtur:

VOLTneden
Yükleri harekete geçiren itici potansiyel farkıdır. Tek başına bir "akış" değildir; akım olmasa bile iki nokta arasında gerilim bulunabilir — örneğin devreye bağlı olmayan bir pilin uçlarında.
AMPERolay
Yükün gerçek akışıdır. Üç birim arasında SI temel birimi olan tek birimdir; volt ile watt ondan türetilir. Akım, ancak kapalı bir devrede ve bir gerilim altında oluşur.
WATTsonuç
Gerilim ile akımın birlikte ortaya çıkardığı enerji aktarım hızıdır. Volt ya da amper tek başına watt vermez; güç ancak ikisi birlikte var olduğunda oluşur.

Boyut analizi de bu farkı doğrular: üçü de ayrı fiziksel büyüklüklerdir ve doğrudan birbirine çevrilemez.

06 Uygulamalı Örnek

Çekilen akımın hesabı

230 V'luk şebekeye bağlı, 100 W gücünde bir aygıt ne kadar akım çeker?

I = P / V = 100 W / 230 V
I ≈ 0,43 A

Aynı 100 W'lık aygıt 12 V'luk bir kaynaktan beslenseydi, I = 100 / 12 ≈ 8,3 A çekerdi — düşük gerilim, aynı güç için daha yüksek akım demektir.

)

- VOLTAJ ile/ve/||/<> AKIM

( Elektriksel potansiyel farkı. İLE/VE/||/<> Bir iletkenden geçen elektrik yükü miktarı. )

- ANALYSE VOLUMÉTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= VOLUMETRİK ÇÖZÜMLEME

- VURGU ile DAYANAKÇA ile ATIF/İTHAF

- VURGULAMAK ile/ve ALTINI ÇİZMEK

- VYAKTA >< AVYAKTA

( Tezahür halindeki madde, tekâmül etmiş doğa. @@ Tezahür etmemiş, meknuz. )

- VYAKTA ile VYAKTİ ile VYAKTİTVA ile AVYAKTA

( Tezahür halindeki madde, tekâmül etmiş doğa. İLE Kişi, dış benlik. İLE Kişilik, gövde ile özdeşleşmişlik. İLE Tezahür etmemiş, meknuz. )

- WABP:
WERNICKE
ve/||/<> ANGULER GIRUS ve/||/<> BROCHA ve/||/<> PREFRONTAL KORTEKS

- WBC/WHITE BLOOD CELL, LEUKOCYTE[İng.] değil/yerine/= AKYUVAR

- WEBER KATSAYILARI'NDA:
GÖRME/PARLAKLIK
ile/ve KİNESTEZİ ile/ve ACI [ısıyla ortaya çıkan] ile/ve İŞİTME [orta frekanslar] ile/ve BASINÇ [deri] ile/ve KOKU ile/ve TAD [tuz]

( 1/60 ile/ve 1/50 ile/ve 1/30 ile/ve 1/10 ile/ve 1/7 ile/ve 1/4 ile/ve 1/3 )

- WEIGHT :/yerine AĞIRLIK


- WEIGHT[İng.] değil/yerine/= AĞIRLIK

( Bir cisme etki eden yerçekimi kuvvetinin büyüklüğüdür. Bu yüzden ağırlık sözcüğü yerçekimi için de kullanılır. "W" ile gösterilir. Dinamometre ile ölçülür. Yerçekimi kuvvetinin büyüklüğü, kütle ile yerçekimi ivmesinin büyüklüğü (g=9,8m/s2) çarpılarak bulunabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- WILHELM VON HUMBOLDT ve/||/<> ALEXANDER VON HUMBOLDT

( 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 VE/||/<> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 )
( )