| A... |

- ALTIPLANO ve/<> VALLES ve/<> ORIENTE

( Bolivya'nın, üç yerleşim bölgesi.[Dünyanın en yüksek yerleşim alanı.][3600 - 3800 m.] )

- ALTIŞAR ile ALTIŞARLI

- 6 yönden(/şeş cihetten) KONUŞ!!!

- Altına-Üstüne bak da KONUŞ!!!

- ALTJERİNGA = DÜŞLER ZAMANI

- SUBCULTURE[İng.] / SOUS-CULTURE[Fr.] / ZWEITKULTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTKÜLTÜR

- ALTLI ÜSTLÜ

- ALTLI ile ALTLIK ile ALTLI ÜSTLÜ

- 60 TABANLI SAYIDA:
DEĞER
ve/= ŞEKİL/LER

( )

- ALTMIŞ ile/||/<> ...

( altı kere on elli dokuzdan sonra gelen sayının adı Az altmış altmış altmış altımış Kırgızcada altmış biçimi kullanılmaz Ancak cetimiş biçimi yanında cetmiş biçimi de geçer alpıs Kazakçada t düşmüş altmış biçimindeki m sesi de pye çevrilmiştir Kazakça cetpis yetmiş biçiminde de m sesi pye dönüşmüştür alpıs åltmiş utmăl Çuvaşçada altmışın sonundaki ş sesi lye çevrilmiştir Çuvaşça śitmĕl Türkçe yetmiş örneğinde olduğu gibi Eski yazıtlardan başlayarak kullanılır altmış Orta Türkçede altmış olarak geçer Eski Kıpçakçada da altmış biçimi kullanılır Sibirya diyalektlerinde ve Sarı Uygurcada altmış yerine altı on adı geçer Alt altan Tel alton alton alton aldan SUyg alton alta uon Altmış ve yetmişin on 10 sayı adıyla yapılmış adları altı on yeti on eski diyalektlerde kullanılmaz Bunun gibi çağdaş diyalektlerde de altmış ve yetmişin onlu adlarına ancak dar bir alanda rastlanır Buna karşılık seksen ve doksanın onla yapılmış biçimleri sekiz on tokuz on eski ve yeni diyalektlerde ortak olarak kullanılır Türkçe seksen doksan Bu verilere göre altmış ve yetmiş adının mış ve miş ekiyle yapılmış bir türev olmadığı altı ve yeti ve mış miş sözlerinin birleşmesi sonunda oluştuğu anlaşılıyor Bu birleşik adın ikinci bölümünde geçen mış miş sözünün seksen sekiz on ve doksan tokuz on sayı adlarında kullanılan on gibi 10 değerini bildirdiği açıktır Ancak altmış ve yetmiş adında geçen mış miş sözüne eski ve yeni diyalektlerde rastlanmadığına tanık oluyoruz Buna karşılık Ural dillerinin bir kolunda on olarak kullanılan mıs sözü göz önünde tutulabilir Bu söz Macarca harminc xarmmisz otuz adında saklanmıştır harm három üç mis on Türkçede yalnız altmış ve yetmiş sayı adlarında kalan ve Ural dillerinin ancak bir kolunda kullanılan mış mıs on sözünün üçüncü bir dilden alındığı anlaşılıyor yetmiş Karaçay ve Balkar diyalektlerinde altmış yerine üç cıyırma bla on üç yirmi ile on adı kullanılır Räsänen Şiraliev Arm 16 )

- ALTMIŞ ile/||/<> ALTI

( 'altı kere on, elli dokuzdan sonra gelen sayının adı' @@ ~ Az altmış. -Tkm altmış. -TatK altmış. -Krg altımış. Kırgızcada altmış biçimi kullanılmaz. Ancak cetimiş biçimi yanında cetmiş biçimi de geçer. -Kzk alpıs. Kazakçada -t- düşmüş, altmış biçimindeki -m- sesi de -p-'ye çevrilmiştir. Kazakça cetpis 'yetmiş' biçiminde de -m- sesi -p-'ye dönüşmüştür. -Nog alpıs. -Özb åltmiş. -Çuv utmăl. Çuvaşçada altmış'ın sonundaki -ş sesi -l'ye çevrilmiştir. Çuvaşça śitmĕl ( )

- ALTMIŞAR ile ALTMIŞARLI

- 69 ile 69 ile 69 ile 69

( Rakam/sayı. İLE Yengeç burcu. İLE Oral. İLE ... )

- 60'LARDA

- ALTMIŞLI ile/||/<> ...

( İlmiye aşamalarından sahni seman ile musılaı Süleymaniye arasında bir derece )

- ALTO[İt. < ALTO] ile/||/<> SOPRANO

( En kalın ve tok tonlu kadın sesi. @@ Pes uzamda kalın kadın sesi. )

- ALTO[İt.] ile ALTO[İt.]

( Çocuk ve kadın seleninde peslik. İLE Keman çeşidi. )

- ALTO ile/||/<> ALTO[İt. < ALTO]

( En kalın ve tok tonlu kadın sesi Pes uzamda kalın kadın sesi )

- ALTOBASO[İt.] değil/yerine/= YELKENİN ALT KENARI

- ALTRUİSM İLE KİN SELECTİON İLE RECİPROCAL ile/||/<> SOSYAL EVRİM

( İşbirliği evrimi. )
( Formül: Inclusive fitness )

- ALTRUISM[İng.] değil/yerine/= ÖZGECİLİK

( Direk bir fayda sağlamadan, hatta bazı durumlarda zarar görerek, başkalarına yardım etmek.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ALTSANMA ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN" ile/ve/||/<> "GEMİSİNİ KURTARAN, KAPTAN"

- ALTTA (KALMAK) ile/değil AŞAĞIDA (BEKLEMEK)

- ALTTAN ALMAK ile/ve/||/<> GÖĞSÜNDE YUMUŞATMAK

- ALTTAN ALMAK ile/ve İDARE ETMEK

- ALTUN, HASAN

( Ticaretle uğraşıyordu. Rumelikavağı'nda iki dönem muhtarlık yaptı. )

- ALTUN, TOLGA (...)

( Uşakspor'dan transfer edildi (2006/2007) bir sezon oynadıktan sonra ayrıldı. 2010/2011 sezonunda bu kez Beykoz'dan transfer edildi ve bir sezon daha lacivert beyazlı formayı giydi. İki sezonda Sarıyer'in 74 lig ve 15 özel maç olmak üzere 89 müsabakasında yer aldı ve lig maçlarında 7 özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 9 gol kazandırdı. )

- ALTÜST (ETMEK, OLMAK)

- ALTÜST ile ALTÜST BÖREĞİ


- ... değil ALTYAPI

- ALTYAPI ile ALTYAPISAL

- ALTYAPI ile/ve/||/<> SÜREÇ

- ALTYAPI ile/değil ÜSTYAPI

( Üstyapıyı biçimlendirir. İLE/DEĞİL Altyapıyı değiştirir. )

- ALUMEL[Fr.] değil/yerine/= ALÜMİNYUM, MANGANEZ VE SİLİSYUM İÇEREN NİKEL ALAŞIMI

- ALÜMİN[Fr. < ALUMINE] ile ALÜMİNYUM[Fr. < ALUMINIUM]

( Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit. [Al2O3] İLE Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir öğe. [simgesi: Al] )

- ALÜMİN ile ALÜMİNLİ

- ALUMINA[İng.] / ALUMINE, OXYDE D'ALUMINIUM[Fr.] / TONERDE, ALUMINIUMOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNA, ALÜMİNYUM OKSİT

- ALUMİNA ile ALUMİNAT ile ALUMİNİT ile ALUNİT

- ALUMINATE[İng.] / ALUMINATE[Fr.] / ALUMINAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNAT


- ALUMINE[Fr.] ile/||/<> ALÜMİN[Fr. < ALUMINE]

( kimya )

- ALUMINITE[İng.] / ALUMINITE[Fr.] / ALUMINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNİT

- ALUMINIUM SULPHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= ALUMİNİUM SÜLFÜR

- ALUMINOSILICATE[İng.] / ALUMINIUMSILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNOSİLİKATLAR

- ALUMINOTHERMIC PROCESS[İng.] / ALUMINOTHERMIE[Fr.] / ALUMINOTHERMIE, TERMITVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNOTERMİ

- ALUMINIUM ALLOYS[İng.] / ALUMINIUMLEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM ALAŞIMLARI

- ALÜMİNYUM[Fr. < ALUMINIUM] ile ALPAKS[Fr. < ALPAX]

( Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir öğe. [simgesi: Al] İLE Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı. )

- ALUMINIUM AMMONIUM SULPHATE, AMMONIUM ALUM[İng.] / SULFATE DOUBLE D'ALUMINIUM ET D'AMMONIUM[Fr.] / ALUMINIUMAMMONIUM-SULPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM AMONYUM SÜLFAT

- ALUMINIUM ACETATE[İng.] / ACETATE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINYUMACETAT, ESSIGSÄURE TONERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM ASETAT

- ALUMINIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM BROMÜR


- ALUMINIUM EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM EŞDEĞERİ

- ALUMINIUM FLUORIDE[İng.] / ALUMINIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM FLORÜR

- ALÜMİNYUM FOSFAT ile PEGANİT[Fr.]

( ... İLE Hidratlı, doğal alüminyum fosfat. )

- ALUMINIUM HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYDE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM HİDROKSİT

- ALUMINIUM CARBIDE[İng.] / CARBURE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMCARBID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM KARBÜR

- ALUMINIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMCHLORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM KLORÜR

- ALUMINIUM NITRATE[İng.] / NITRATE D' ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMNITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM NİTRAT

- ALUMINIUM BRONZE[İng.] / ALUMINIUMBRONZE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM PİRİNCİ

- VERRE ALUMINOSILICATE[Fr.] / ALUMINIUMSILIKATGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM SİLİKAT CAMI

- ALUMINIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMSULFAT, TONERDESULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM SÜLFAT


- SULFIDE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM SÜLFÜR

- ALUMINIUM[İng.] / ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM

- ALÜMİNYUM ile/||/<> ALÜMİNYUM[Fr. < ALUMINIUM]

( kimya Atom numarası 13 atom ağırlığı 26 98 olan gümüş parlaklığında beyaz 660 Cde eriyen hafif element Al Alüminyum yakıt çubuğu yapımında kullanılır Parlak açık gri renkli ısı ve elektrik iletkenliği ile yenim direnci yüksek bir metal A A 26 98 A N 13 Ö A 2 7 E S 658 7 C )

- ALÜMİNYUM ile ALÜMİNYUM TAŞI

- ALÜMİNYUM ile/değil GALYUM

( ... İLE/DEĞİL Çok seyrek bulunan, alüminyumu andıran, yoğunluğu 5.9, atom ağırlığı 69.72 olan, 29.8 °C'de ergiyen öğe. [simgesi: Ga] )

- ALÜMİNYUM ile/değil/yerine KARBON

- ALÜMİNYUMLU ile ALÜMİNYUM

- ALÜN[Fr.] değil/yerine/= ŞAP[Ar. < ŞABB]

- ALUMITE, AMONTONE, NEUTRAL ALUM[İng.] / ALUNITE[Fr.] / ALUNIT, ALAUNSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUNİT

- ALÜVYON ile ALÜVYON


- ALÜVYON ile/||/<> LIĞ

( lığ lığ Su kaynaklarındaki balçık ve kil benzeri çok ince taneciklerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın Akarsuların yatağı boyunca taşkın zamanlarında kapladığı alanlarda deltalarda göllerde ve dağ eteklerindeki yığınlarda çökelttiği kil kum çakıl gibi tortul maddeler Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil kil gibi çok ince taneli öğelerle kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın alüvyon Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer Azeri ağızlarında lığ balçık olarak kullanılır Tietzeye göre Gr 1 230 169 Rumcadan alınmıştır R λίγδα Schmutz Dankoff ALT 202 Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir Eren TD 1995 1 4041 1995 2 868 Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer Azeri ağızlarında lığ balçık olarak kullanılır Tietzeye göre Gr 1 230 169 Rumcadan alınmıştır R λίγδα Schmutz Dankoff ALT 202 Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir Eren TD 1995 1 4041 1995 2 868 )

- MİL[Yun.]/ALÜVYON[Fr.]["ALİVYON" değil!] değil LIĞ/BALÇIK

- ALÜVYON ile/||/<> LIĞ | LIĞ

( bk. lığ. @@ bk. lığ. @@ Su kaynaklarındaki balçık ve kil benzeri çok ince taneciklerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın.@@Akarsuların, yatağı boyunca taşkın zamanlarında kapladığı alanlarda, deltalarda, göllerde ve dağ eteklerindeki yığınlarda çökelttiği kil, kum, çakıl gibi tortul maddeler. @@ Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. @@ bk. alüvyon. @@ @@ Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır. Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer. Azeri ağızlarında lığ 'balçık' olarak kullanılır. Tietze'ye göre (Gr [1] 230/169) Rumcadan alınmıştır (R λίγδα 'Schmutz'). Dankoff (ALT 202) Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir. bk. Eren: TD 1995/1: 40-41; 1995/2: 868. || Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır. Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer. Azeri ağızlarında lığ 'balçık' olarak kullanılır. Tietze'ye göre (Gr [1] 230/169) Rumcadan alınmıştır (R λίγδα 'Schmutz'). Dankoff (ALT 202) Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir. bk. Eren: TD 1995/1: 40-41; 1995/2: 868. )

- ALVE- ile/||/<> ALVEOL-/ALVEO-

( Kanal, kavite. İLE/||/<> Alveolusla ilgili, küçük kavitelerle ilgili. )

- ALVEOL/ALVEOLUS[İng.] değil/yerine/= HAVA KESECİĞİ | DİŞ YUVASI

- ALVEOLAR ile/||/<> BRONŞİAL

( Alveolar gaz değişimi İLE bronşial hava taşıma. )
( Formül: Exchange İLE conduction )

- ALVEOL[US] ile/||/<> ALVEOLUS DENTİS

( Hava keseciği, petek, kovuk, çukur. İLE/||/<> Diş yuvası. )

- ALVEO-PALATAL[İng.] ile/||/<> ALVÉO-PALATALE[Fr.] ile/||/<> ALVEO-PALATAL[Alm.] ile/||/<> DİŞ-DAMAK ÜNSÜZÜ | DİŞ-ETİ ÜNSÜZÜ

( Dil tacının diş yuvaları ile öndamak arasındaki bölgeye dokunması ile boğumlanan ünsüz türü c ç j ş gibi Bunlardan c ç patlayıcı j ş sızıcı diş damak ünsüzleridir ayrıca dişeti ünsüzü )

- ALWAYS :/yerine HER ZAMAN

- ALYA" ile/değil AYLA/HÂLE[Ar.]


- ALYAN ile ALYANS ile ALYAN ANAHTARI

- ALYANS[Fr. < ALLIANCE] değil/yerine/= NİŞAN YÜZÜĞÜ

- ALYANS[Fr. < ALLIANCE] değil/yerine/= NİŞAN YÜZÜĞÜ

- ALZHEIMER ile/ve/||/<> BINSWANGER BELİRGESİ/SENDROMU

- ALZHEIMER ile KORSAKOFF SENDROMU

- ALZHEIMER ile/ve/||/<> PARKINSON

( 4 gen[1, 1, 14, 19, 21] + 7 gen. )
( ... İLE/VE/||/<> Beyinde dopamin üreten bölgedeki göze kaybı nedeniyle bu nesnenin az salınımı sonucu oluşur. )

- A.-G. (KONUŞMASI/SOHBETİ/"MUHABBETİ")

- AM[Ar.] ile ÂM[Ar. çoğ. A'VÂM] ile AMM[Ar. çoğ. AMMÂT] ile ÂMM[Ar. < UMÛM] ile HAMM[Ar.] ile HAM[Ar.]

( Sevgi. | İstek, istemek, istenilen. | Dişillik örgeni, vajina. İLE Yıl, sene. İLE Amca. İLE Genel/umûmî, herkese ait. İLE Şiddetli hararet. )

- A.M. ile/ve P.M.

- AM :/yerine SABAH


- ÂM[Ar.] ile SENE[Ar.]

- ÂMÂ | KÖR[Fars. < KŪR] ile/||/<> KÖRLÜK

( Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. @@ bk. sürme. )

- ÂMÂ | KÖR ile/||/<> KÖR[Fars. < KŪR]

( Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü onda birden aşağı olan bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse sürme )

- AMA NİYE? değil NİYE?

- AMA ÖYLE ile/ve/||/<>/> AMA BÖYLE

- (AMA) YİNE DE ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/> NEYSE Kİ ...

- AMA[Ar. < AMMA] ile AMA

( Bağlaç. İLE Dişilik örgenine ... )

- AMÂ[Ar.] ile A'MÂ[Ar.] ile AMA/AMMA[Ar.]

( Körlük, görmezlik, manevi körlük, bilgisizlik. | Yağmur bulutları. | Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. İLE Kör. | Bilgisiz/cahil. İLE Bağlaç, fakat. )

- AMA ile ANCAK

- ... AMA ... ile/değil/yerine ... DOLAYISIYLA ...


- ... AMA ... ile/ve/<> KEŞKE ...

( Onu kaybettirir. İLE/VE/<> Kendini yok ettirir. )

- ÂMÂ ile KÖR

( Köre renk, sağıra ahenk olmaz! )

- AMABİLE[İt.] ile SEVİMLİ ÇALINACAK

( Bir parçanın, sevimli ve cana yakın çalınacağını anlatır. )

- AMAÇ:
AYRICALIK
değil/yerine HİZMET

- AMAÇ:
BİRLİK
ve/<> BÜTÜNLÜK

- AMAÇ/HEDEF:
"DAĞIN DORUĞUNDA"
değil DAĞIN ARDINDA

( Dorukta olursa gözünde büyür fakat ardında olursa o "zorlu süreç", aşılabilecek yola dönüşür dinleyen için. )

- KONU:
AMAÇ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM/INDA

- AMAÇ ile/= AMAÇ
[<

( Amaç. İLE Saban, pulluk. )

- AMAÇ ile/ve/||/<> AMAÇLILIK

- AMAÇ ile/ve/değil/yerine ARAÇ

( Amaç, aracın/araçların devrede oluş süreçlerinin tamamlanmış olduğu sonuç. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Araç, amaca/sonuca yönelik çabanın içinde kullanılanların/ uygulananların her bir ayrı işlev parçası ve/ya da bütünü. )

- AMAÇ ve/||/<>/> BİLİM

( Anlam doğar. VE/||/~> Açıklama sunar. )

- AMAÇ ve COŞKU

- AMAÇ ve/||/<>/> DEĞER

- AMAÇ ile/ve DİN

- AMAÇ ile/ve/değil/<> GEREKSİNİM

- AMAÇ ile/ve/||/<> İŞLEV

- AMAÇ ile KALECİ ile KALE ÇİZGİSİ ile HEDEF ODAKLI ile KALE DİREĞİ ile KALECİ ile HEDEFLER

- AMAÇ ile/değil KASIT

- AMAÇ ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA/KEMÂL

- AMAÇ ile/ve SONUÇ


- AMAÇ ile/ve/||/<>/>/< UMUT

- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/< US/AKIL

- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/< YEĞLENİLİRLİK/TERCİH EDİLİRLİK

- AMAÇ ile/ve/değil/||/<>/> YÖNELİM

- AMAÇ ile/ve YÖNTEM

( YÖNTEM ARAYIŞLARI - SARTRE kitabını okumanızı salık veririz. )

- AMAÇ/AMACI ile/ve/değil/yerine/||/<> NEDEN/İ

- AMAÇLAMAK ile AMAÇLANMAK ile AMAÇLAŞTIRMAK ile AMA ile AMAL ile AMAN ile AMAÇ ile AMAÇLI/LIK ile AMANSIZ/LIK ile AMAÇSIZ/LIK ile AMANSIZCA ile AMAÇ DIŞI ile AMAÇSIZCA ile AMAN ZAMAN ile AMANSIZ HASTALIK

- AMAÇLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< YELTENMEK

- İLKE/LER:
AMAÇSAL
ile/ve/||/<> SÜREÇSEL ile/ve/||/<> SONUÇSAL

- AMAÇSIZ ile AMAÇSIZLIK


- AMADİNDA

( Afrika müziğine özgü, ağaç gövdelerinden yapılan bir tür ksilofon. )

- Ama/fakat demeden DİNLE!!!

- Ama/fakat demeden SUS!!!

- SYSTÈME D'AMAGAT[Fr.] ile/değil/yerine/= AMAGAT BİRİM SİSTEMİ

- AMAGAT DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME D'AMAGAT[Fr.] / AMAGAT-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT DİYAGRAMI

- AMAGAT-LEDUC RULE[İng.] / RÈGLE D'AMAGAT-LEDUC[Fr.] / AMAGAT-LEDUCSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT-LEDUC KURALI

- AMAGAT VOLUME UNIT[İng.] / UNITÉ DE VOLUME D'AMAGAT[Fr.] / AMAGATSCHE VOLUMENEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT OYLUM/HACİM BİRİMİ

- AMAGAT SYSTEM[İng.] / AMAGATSCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT SİSTEMİ

- AMAGAT DENSITY UNIT[İng.] / UNITÉ DE DENSITÉ D'AMAGAT[Fr.] / AMAGAT-DICHTEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT YOĞUNLUK BİRİMİ

- ÂMÂ-İ MUTLAK ile/<> ÂMÂ-İ İZÂFÎ

( HİCÂB-I CELÂL: Mutlak körlük. )

- ÂMÂK[Ar. < MAAK/MAUK] ile A'MÂK[Ar. < UMK]

( Göz pınarları. İLE Derinlikler. )
( A'MÂK-I HAYAL adlı kitabı okumanızı salık veririz... )

- ÂMÂL[< EMEL]

( ÜMİTLER, DİLEKLER, İSTEKLER )

- AMALGAM[Fr. < AMALGAME] değil/yerine/= MALGAMA

- MALGAMA[Osm.] / AMALGAM[İng.] / AMALGAME[Fr.] / AMALGAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMALGAM, CIVALI ALAŞIM, CIVA ALAŞIMI

- AMALGAM ile/||/<> CIVALI ALAŞIM

( cıvalı alaşım Daha az oranda diğer maddeleri de içermekle birlikte temelde gümüş ve civanın bir alaşımı olan ve mekanik olarak diş oyuklarını doldurmada kullanılan dolgu malzemesi )

- AMALGAME[Fr.] ile/||/<> MALGAMA[Lat.]

( kimya )

- AMALGAMATION[İng.] / AMALGAMATION[Fr.] / AMALGAMIERUNG, AMALGAMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AMALGAMLAMA

- AMAL-İ ERBAA[Ar.] değil/yerine/= DÖRT İŞLEM

- ÂMAL-İ ERBAA ile/||/<> QUATRES OPÉRATIONS (LES)[Fr.] ile/||/<> DÖRT İŞLEM

( matematik )

- ÂMÂLIK | KÖRLÜK ile/||/<> KÖRLÜK

( 1 Tıp yönünden gözün ışık karşısında bütünüyle duyuşuz olması durumu 2 Görüş gücünün onda birden az olması durumu Görme yeteneğinin kaybı veya yokluğu Gözde veya beyindeki bir değişime bağlı olarak biçimlenir )

- A'MÂL-ÜL-MA'DEN ile METALURJİ

( Metalurji. )

- AMAM/ADOPTION MODEL FOR ANALYTICS MATURITY[İng.] değil/yerine/= ANALITİK OLGUNLUK BENIMSEME MODELİ

- Aman diyeyim SUS!!!

- AMAN ile ANAM

- AMAN ile/ve MEDED

( Hz. Muhammed. İLE/VE Hz. Ali. )

- AMANITA CAESAREA[Lat.] ile/||/<> İMPARATOR MANTARI

( Amanitaceae familyasından yenen bir mantar türü Altın yumurta mantarı )

- AMANITA MUSCARINA[Lat.] ile/||/<> ÇAYIR MANTARI

( Güzel görünüşlü göze çarpıcı kırmızı veya turuncu renkli şapka derisi üzerinde beyaz renkte yumuşak lekeler olan sapı konakçık içinde şapka derisinin altında bulunan ve sapın şapkaya yakın kısmında yaka bulunan Haziran Kasım ayları arasında tek veya 1520 lik gruplar hâlinde yetişen yapısında muskarin skopalamin bufotenin gibi etken maddeler içeren bir mantar türü deli mantarı zehirli mantar )

- Amansız KONUŞ!!!

- AMANT[Fr.] değil/yerine/= ÂŞIK

- AMARİLİS[Fr.] değil/yerine/= GÜZEL HANIM ÇİÇEĞİ/ÇOBAN ÇİÇEĞİ/NERGİS ZAMBAĞI


- AMAROKS FUGAKS/AMAUROSIS FUGAX[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ KÖRLÜK

- AMAROZ[Fr.] değil/yerine/= BAKAR KÖRLÜK

- AMARULA ile SARHOŞLUK

( Meyvesinde alkol oluşan/bulunan ağaç/meyve. )
( )

- AMASYA KÖPRÜLERİ'Nİ

- AMASYA ile AMASRA

( Orta Karadeniz'de. [Çorum - Merzifon - Amasya] İLE Batı Karadeniz'de. [Zonguldak - Bartın - Amasra] )

- AMASYA ile AMASYALI/LIK ile AMASYA ELMASI

- AMATEUR[Fr.] ile/||/<> ÖZENGEN

( Herhangi bir sanat dalında salt eğilim ve isteği için çalışan kişi )

- AMATÖR TUTUM ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- AMATÖR ile AMATÖRCE ile AMATÖRLÜK

- AMATÖR ile AZ ANLAYAN


- AMATÖR değil/yerine/= ÖZENGEN/İSTEGEN

- AMATÖR ile/ve/= PES ETMEMİŞ AMATÖR/PROFESYONEL

- AMATÖR/LÜK ile AMATÖRCE

- AMATÖR/LÜK ile PROFESYONEL/LİK

( Genel kabul ile tanımlanan. )
( Sanatta, tam tersi! )

- AMA/UMA ile/ve LAMA

( Japon Buda rahipleri. İLE/VE Tibet Buda rahipleri. )

- AMAUROSIS[İng.] ile/||/<> BAKAR KÖRLÜK

( Gözde herhangi bir patolojik değişim olmaksızın beyinde omurilikte veya göz sinirindeki değişimlere bağlı olarak biçimlenen görme kaybı amarozis kara su illeti parlak körlük hlk kara körlük )

- ÂMÂ-YI ELVAN | ADEM-İ TEMYÜZ-ÜL-ELVAN | RENK KÖRLÜĞÜ | AKROMATOPSİ ile/||/<> AKROMATOPSİ ile/||/<> RENK KÖRLÜĞÜ

( renk körlüğü renk körlüğü renk körlüğü Kırmızı ve yeşil renkleri ayırt etme gücünden yoksun olma durumu Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu karşılık akromatopsi a sız khroma renk opsis görme Renklerin tanınıp farkedimesinde tüm olarak ya da kısmen olan yeteneksizlik zooloji İnsanda renklerin ayırt edilemediği kırmızının yeşil yeşilin kırmızı pembenin gri grinin pembe görüldüğü X kromozomuna bağlı çekinik genlerle kontrol edilen kalıtsal bir hastalık Daltonizm Dalton hastalığı akromatopsi renk körlüğü )

- AMAZING :/yerine ŞAŞIRTICI

- AMAZON IRMAĞI ve/||/<> ORNACO IRMAĞI

- AMAZON[Fr. < Lat.] ile AMAZON ["AMOZON" değil!]

( Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. | Kadınların giydiği giysi. | Memesiz. İLE Güney Amerika'daki dünyanın en geniş ormanı ve ırmağının adı. )

- AMAZON ile AMAZONLAR

- AMAZON ile/ve/<> GOOGLE ile/ve/<> FACEBOOK ile/ve/<> MICROSOFT ile/ve/<> APPLE ile/ve/<> ORACLE

( )

- AMAZONİT ile/||/<> KRİZOKOL/KRİSOKOL

( Yeşil mavi renkte bir feldspat. İLE/||/<> Mavi-yeşil renkte bir bakır silikat minerali. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 6-6.5 İLE/||/<> 2-4
Işık Kırma İndisi: 1.52-1.53 İLE/||/<> 1.57-1.60
Rengi: Yeşil mavi İLE/||/<> Mavi-yeşil
Molekül yapısı: KAlSi³O8 İLE/||/<> (Cu,Al)²H²Si²O5(OH)4·nH²O )

- AMBALAJ | SARMAÇ ile/||/<> SARMAÇ

( işleyim Sarmalama işleminden sonra bir üretim malının oluşturduğu paket sargı balya vb )

- AMBALAJ ile/ve/değil EŞİK

- AMBALAJLAMA ile/||/<> AMBALAJLAMA

( İçerme koruma ve kısmen bilgi verme işlevlerini yerine getirmek amacıyla gıdaların koruyucu malzeme ambalaj kapları kullanarak değişik materyallerle sarılmaları ve veya kaplara yerleştirilmeleri işlemi İçerme koruma ve kısmen bilgi verme işlevlerini yerine getirmek amacıyla gıdaların koruyucu malzeme ve ambalaj kapları kullanarak kâğıt plastik gibi değişik maddelerle sarılmaları ve veya kaplara yerleştirilmeleri işlemi )

- AMBALAJLAMAK ile AMBALAJLANMAK ile AMBALAJ ile AMBALAJCI/LIK ile AMBALAJLI ile AMBALAJSIZ/LIK

- AMBALE[Fr. < EMBALLÉ] değil/yerine/= AŞIRI YÜKLEME SONUCU ULAŞAN DÜŞÜNEMEME, BUNALIM

- AMBAR DEPO | KORUNCAK ile/||/<> KORUNCAK

( İşletmelerde malların alımı birikimi korunması dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer antrepo )

- AMBAR ile SARPIN

( ... İLE Tahıl kuyusu, zahire ambarı. )

- AMBAR ile YARIM AMBAR

( Yapı yerinde kum, çakıl gibi maddeleri ölçmekte kullanılan, kenarları 75 cm. olan küp biçiminde ölçek. Eni, boyu, 1'er m., yüksekliği 42 cm. olan ambarlar da kullanılmaktadır. | Bu ölçeğin hacmi, 0,422 m³, 2,5 ambar yaklaşık 1 m³'tür. | Depo. İLE Kenarları 60 cm. olan küp biçiminde ambar. )

- AMBAR/ARABA ile KOÇU[Macarca < KOCSI]

( ... İLE Süslü bir tür gezme arabası. | Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş tahıl/zahire ambarı. )

- AMBARGO | YASAKLAMA ile/||/<> YASAKLAMAK

( 1 Devletçe yabancı gemilerin kendi barınaklarına girip çıkmalarını yasaklama 2 Devletçe yabancılara ilişkin tecim işleri üzerinde yapılan yasaklama Herhangi bir tiyatro yapıtını öndenetim ya da sıkıdenetim tarafından yasaklamak )

- AMBARGO[Fr. < EMBARGO] ile SANSÜR[Fr. < CENSURE]

( Bir nesnenin serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. | Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim. | Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. | Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. İLE Her türlü yayının, sinema ve tiyatro yapıtının hükûmetçe önceden denetlenmesi ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim. )

- AMBARLAMAK ile AMBARLANMAK ile AMBARLATMAK ile AMBAR ile AMBARCI/LIK ile AMBAR MEMURU

- AMBARLAR ile AMBARLI

( Cevizlibağ - Zeytinburnu'nda. İLE Avcılar'da. )

- AMBER AĞACI ile/ve/||/<>/> AMBER ÇİÇEĞİ

( Baklagillerden, akasya cinsi, kışın yaprağını döken boylu bir çalı ya da birkaç metre boylanabilen dikenli küçük bir ağaç. İLE/VE/||/<>/> Amber ağacının toparlak, fındık büyüklüğünde, altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği. )

- AMBER ile AMBER AĞACI ile AMBER BALIĞI ile AMBER ÇİÇEĞİ

- AMBER[İng.] ile/||/<> AMBRÉ[Fr.] ile/||/<> AMBER[Alm.] ile/||/<> AMBER[Fars. < ʿANBER]

( mRNAdaki üç bitirme kodonundan UAG kodonu )

- AMBER[İng.] ile/||/<> AMBRE[Fr.] ile/||/<> BERNSTEIN[Alm.] ile/||/<> KEHRİBAR[Fars. < KEHRUBÂ]

( Taşıllaşmış bir çeşit bitkisel reçine Halk ağızlarında kehlibar olarak da geçer Eskiden daha çok kehriba kehruba biçimi kullanılırdı kāhrubā kahrubā yellow amber kāh kah saman rubā kapan çeken Türkçe kehribar kehlibar biçiminin sonundaki r ünsüzü sonradan türemiştir Türkçeden Bulgarca kexlibār ve Sırpça ćilibar gibi Balkan dillerine de geçmiştir BER 2 348 Skok EtRj l 358 )

- AMBERBARİS[Lat.] ile SARIÇALI/KADINTUZLUĞU/ÇOBANTUZLUĞU

( Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. )

- AMBİ-/AMBO- ile/||/<> AMPH- ile/||/<> -AMBİ ile/||/<> BASİ-/BASİO-/BASO- ile/||/<> -DROME ile/||/<> MARG-

( İkisi, iki yanda, iki yönlü/taraflı [ambidekster: İki elini de kullanabilen kişi]. İLE/||/<> İkisi, iki yanda, hakkında, çevresinde, çift, ikili. İLE/||/<> Yürüme, yer değiştirme. İLE/||/<> Tabanla ilgili, alt kısımla ilgili, bazionla ilgili, yürüme. İLE/||/<> Gidiş, seyir. İLE/||/<> Kenar. )

- AMBİDENTAT ile/||/<> KÖPRÜ LİGAND

( Ambidentat iki farklı atom SCN⁻, köprü iki metal μ-Cl. )
( Formül: Linkage İLE bridging )

- AMBIGUOUS vs. DIM vs. OBSCURE vs. UNLUCID VAGUE

- AMBİSYON[Fr.] değil/yerine/= ŞAN, ÜN, VARSILLIK DÜŞKÜNLÜĞÜ

- AMBİVALAN BAĞLANMA/AMBIVALENT ATTACHMENT[İng.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ BAĞLANMA

- AMBİVALANS/AMBIVALENCE[İng.] değil/yerine/= İKİRCİKLİLİK

- AMBİYANS[Fr. < AMBIANCE] değil/yerine/= HAVA

- AMBLEM[Fr. < EMBLÈME] ile/||/<> ALÂMETİFARİKA

( alâmetifarika )

- AMBLEM[Fr. < EMBLÈME] değil/yerine/= BELİRTKE


- AMBLEM ile LOGO

( Çizgi ve resimle yapılan işaretler. İLE Bir ürünün, şirketin ya da hizmetin adının, harf ve resimsel öğeler kullanılarak simgeleştirilmesidir. )

- AMBLEM ile SEMBOLİZE ETMEK

- AMBLEM[Fr. < EMBLEME] değil/yerine/= SİMGE, BELİRTGE/BELİRTKE

- AMBLYGONITE[İng.] / AMBYGONITE[Fr.] / AMBLYGONIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMBLİGONİT

- AMBLİYOPİ[Fr.] ile AMETROPİ[Fr.]

( Görme gücünde azalma, görme yitimi. İLE Gözdeki kırılma hatası. )

- AMBOLALİ[Fr.] değil/yerine/= BİR KONUŞMA SIRASINDA SÖYLENİLENLERLE HİÇBİR BAĞLANTISI OLMAYAN SÖZCÜKLERİN SIK SIK ORTAYA ATILMASI SAYRILIĞI

- AMBOLİ[Fr.] ile/ve/||/<> EMBOLİZM[Fr.]

( Yabancı bir nesne kütlesinin damarları tıkayarak kan akımını engellemesi. İLE/VE/||/<> Bir damarın kan pıhtısıyla tıkanması. )

- AMBU/ARTIFICIAL MANUAL BREATHING UNIT[İng.] değil/yerine/= KESE-MASKE SOLUTMA BİRİMİ

- AMBULANCE[İng.] ile/||/<> AMBULANCE[Fr. < AMBULANCE] ile/||/<> AMBULANS[Fr. < AMBULANCE]

( Cankurtaran )

- AMBULANCE değil AMBULANS


- AMBULANCE[İng.] ile/||/<> CANKURTARAN

( Hastayı veya yaralıyı hastaneye nakleden taşıt ambulans )

- AMBULANS[Fr. < AMBULANCE] değil/yerine/= CANKURTARAN

- AMBULANS SİRENİ ile POLİS SİRENİ ile İTFAİYE SİRENİ

- AMBULANS ile GEZMEK

- AMBULANS[Fr./İng. < AMBULANCE] değil HASTA TAŞIMA/NAKİL ARACI / CANKURTARAN

- AMBULATUVAR/AMBULATORY[İng.] değil/yerine/= AYAKTAN | GÜNÜBİRLİK

- AMCA ile/ve BABA

( [Biyolojik açıdan] Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Testislerinde oluşan spermler aracılığıyla dünyaya gelinen kişi. )

- AMCA ile/ve/< DAYI[< TAGAY]

( Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi. )

- AMCA-DAYI/EMMİ-DAYI

- AMCA/LIK ile AMCA KIZI ile AMCA OĞLU


- AMDI ile/= ŞİMDİ
[<

( Şu an. )

- AMD/KAST ile/ne yazık ki ŞİBH-İ AMD/KAST/ŞİBH-ÜL-HATÂ

( Niyet, kasıt, karar. İLE Birini kasten öldürme.[âlât-ı cârihadan olmayan bir şeyle] )

- AMEBA[İng.] ile/||/<> AMIBE[Fr.] ile/||/<> WECHSELTIERCHEN, PROTEUS[Alm.] ile/||/<> AMİP

( Amoeba Kökayaklılar Rhizopoda sınıfının Amipler Amoebozoa takımından bir cins Proteus tatlı sularda özgür yaşayan küçük bir amip türüdür )

- AMEBAS[İng.] ile/||/<> AMIBIENS[Fr.] ile/||/<> AMÖBOZOOEÉN[Alm.] ile/||/<> AMİPLER

( Amoebozoa Amoibe değişme zoon hayvan Birgözeli hayvanların Kökayaklılar Rhizopoda sınıfından bir takım Bir ya da bazen çok çekirdekli yalancı ayakları lop ya da yaprak biçiminde olan çıplak ya da kendi saldıkları bir kabukla örtülü özgür olarak tatlı su ve denizlerde asılak olarak insanların bağırsağında yaşayan küçük hayvanlar Amip Amoeba ve dizanteri amibi Entamoeba hystolytica iyi bilinirler )

- AMEL

( NİYETİN TEZAHÜR ETMİŞ HALİ )

- AMEL:
ADÂLET
ve/değil/||/<>/> İSTİKÂMET

- Âmel et ve KONUŞ!!!

- AMEL ile AMELE/LİK ile AMELİ ile AMELE PAZARI ile AMELE TABURU ile AMELE YANIĞI

- AMEL[Ar.] ile CA'L[Ar.]

- AMEL ile/ve EMEK

( Dünyalık için. İLE/VE Ahiret için. )

- AMEL ile FİİL

( Sıfatla birlikte kullanılır. İLE Hareketin dışına çıkmak. )
( İnsan amel eder. İLE Allah'ın fiili vardır. )