- BAŞKA ALTERNATİF değil ALTERNATİF (ya da BAŞKA ÇÖZÜM)
- BAŞKA (BİR) ALTERNATİF/İ (ÇÖZÜM/Ü) değil ALTERNATİF (ÇÖZÜM)
- BAŞKA (OLABİLİR/OLMAMALI):
"İÇİMİZDEKİ SAZLAR" ile/ve/||/<>/>< AĞZIMIZDAN ÇIKAN SÖZLER
( Duygular. İLE/VE/||/<>/>< Düşünceler. )
- BAŞKAN ile ASBAŞKAN
( ... İLE İkinci başkan. )
- BAŞKASINA SÖYLEDİĞİN/SÖYLEYEBİLDİĞİN ile ANCAK/SADECE KENDİNE SÖYLEYEBİLECEĞİN
- BAŞKASIYLA PAYLAŞTIĞIN/PAYLAŞABİLDİĞİN ile ANCAK/SADECE KENDİN YAŞAYABİLECEĞİN
- BASKI (YAPMAK) ile AĞIRLIK (KOYMAK)
- BASKIN GEN ile/ve/||/<> ALTGIN GEN
- BAŞLAMAK ile KONUŞMAYA BAŞLA ile İYİLEŞMEYE BAŞLA ile SÖYLEMEYE BAŞLA ile KONUŞMAYA BAŞLA ile KONUŞMAYA BAŞLA ile BAŞLANGIÇ ile ACEMİ ile BAŞLANGIÇ
- INITIAL NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE INITIAL[Fr.] / ANFANGSNUKLEARSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ ÇEKİRDEK/NÜKLEER IŞINIMI/IŞINI
- BAŞLANGIÇ MİT/LERİ ile/ve KURULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTARICI MİT/LER ile/ve SON/KIYÂMET MİT/LERİ ile/ve YENİDEN DİRİLİŞ MİT/LERİ ile/ve GELECEK/ESKATOLOJİ MİT/LERİ ile/ve ÜTOPYA/CENNET MİT/LERİ ile/ve BAŞLANGIÇ/KOZMOGONİ MİT/LERİ ile/ve NEDENSELLİK/ETYOLOJİ MİT/LERİ ile/ve AHLÂK MİT/LERİ ile/ve PSİŞİK MİT/LER
- INITIAL INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSRÜCKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ TERS GERİLİMİ
- BAŞLAT(RESET) ile AÇMA-KAPAMA(POWER)
- BAŞLI BAŞINA ile/ve AYRI AYRI
- BATARYA[İng. BATTERY] ile/||/<> ANOT[İng. ANODE] ile/||/<> ELEKTROLİT[İng. ELECTROLYTE] ile/||/<> ELEKTROT[İng. ELECTRODE] ile/||/<> KİMYASAL ENERJİ[İng. CHEMICAL ENERGY]
( Kimyasal enerjiyi doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren cihaz. Her bataryanın bir adet katot adı verilen pozitif yüklü plakası ve bir adet anot adı verilen negatif yüklü plakası vardır. Bu elektrotlar, iyonların elektrotlar arasında geçişine izin veren bir elektrolit ile ayrılır. Enerji dönüşümü sırasında elektrokimyasal indirgenme-yükseltgenme (redoks) tepkimesi yoluyla elektronların bir elektrik devresi aracılığıyla bir malzemeden diğerine aktarılması sağlanır. @@ Yükseltgenme tepkimesinin meydana geldiği noktadır. Genel olarak bir anotta, elektrik potansiyeli nedeniyle negatif iyonlar ya da anyonlar reaksiyona girme ve elektron verme eğilimindedir. @@ Elektrolit, bir çözücüde pozitif ve negatif iyonları ayrıştırarak elektriksel iletkenliğe sahip olan ortamdır. Elektrolitlerin ölçüm birimi "Miliekivalan (mEq)"dır. Vücudumuzda kanda ve gözelerde bulunan elektrolitler vücut sıvılarını düzenleme görevi görürler. @@ Bir devrenin metalik olmayan bir parçasıyla (örneğin yarı iletken, elektrolit, vakum ya da hava) temas kurmak için kullanılan bir elektrik iletkenidir. Elektrotlar, pil tipine bağlı olarak çeşitli malzemelerden oluşabilen pillerin temel parçalarıdır. @@ Kimyasal enerji, bileşikleri oluşturan atomlar arası kimyasal bağlarda depolanan enerjidir. Kimyasal enerji, bir kimyasal tepkime sırasında ısı olarak açığa çıkabilir; bu tür tepkimeler, kimya biliminde "ekzotermik reaksiyon" olarak adlandırılır. Gıdalarda bulunan kimyasal enerji vücut tarafından mekanik enerjiye ve ısıya dönüştürülür. Veya pillerdeki kimyasal enerji elektrik enerjisine dönüştürülebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- BATIYOR ama ACITMIYOR
( Senin sevdân! )
- BAYAĞI ORİKS/ORYX ile AFRİKA ORİKSİ ile ARABİSTAN ORİKSİ
( Çöllerde ve kurak düzlüklerde sürüler halinde yaşayan iri antiloplar. )
( ... İLE ... İLE Soluduğu havadaki nem ile su gereksinimini karşılayabilir. Gövde sıcaklığını gece ve gündüze göre ayarlayabilir. Bu sayede terlemeyi engeller. İki yıl boyunca hiç su içmeden yaşayabilir. )
- BAYGIN ile/değil/yerine/>< AYGIN
- BAYILMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> AYILMAK
- BAYKUŞ ile ALACA BAYKUŞ
- BAYKUŞ (PUHU KUŞU) ile ARUSEK
( Eril baykuş. İLE Dişil baykuş. )
( Baykuşların 14 boyun omurları vardır. [Memelilerin iki katı.] )
( Kafalarını 360 derece çeviremezler fakat 270 dereceye kadar çevirebilirler. )
( Bilgeliğin ve güzel sanatların simgesi. | Sanatın yaratıcısı. İLE/VE ... )
(

ile ... )
( Orman, dağ ve kayalıklarda yaşarlar. İLE ... )
( Uzunluğu 65 cm. olan ve sırtı koyu kahverengi bir kuş. İLE ... )
(

)
- BAYRAK ile ZAYIF ile BAYRAKÇI ile AMİRAL GEMİSİ ile KALDIRIM TAŞI
- BAYRAM:
ÂRİF OLMAYANLARA ile/ve/değil/||/<>/< ÂRİFLERE
( Seyran. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bayram. )
- AYDAKİ KAYALAR:
BAZALT ile/ve/değil/||/<>/< ANORTOZİT
( Siyah, volkanik kayalardır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İlk oluşan, en yaşlı temel kayalar. )
( 2.5 - 3 milyar yıl önce. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< 4.5 milyar yıl önce. )
(
| Özellikler |
BAZALT |
ANORTOZİT |
| Kimyasal Bileşim |
Fe, Ti, Mg, Si |
Ca, Si, Al |
| Renk |
Siyah |
Beyaz veya açık renkli |
| Köken |
Volkanik kayalar |
İlk oluşan, en yaşlı temel kayalar |
| Yaş |
2.5 - 3 milyar yıl önce |
4.5 milyar yıl önce |
| Yoğunluk |
Yüksek |
Düşük |
| Kristal Yapı |
İnce taneli |
Büyük kristalli |
| Oluşum Süreci |
Hızlı soğuma |
Yavaş soğuma |
)
(
| Properties |
BASALT |
ANORTHOSITE |
| Chemical Composition |
Fe, Ti, Mg, Si |
Ca, Si, Al |
| Color |
Black |
White or light-colored |
| Origin |
Volcanic rocks |
First formed, oldest primary rocks |
| Age |
2.5 - 3 billion years ago |
4.5 billion years ago |
| Density |
High |
Low |
| Crystal Structure |
Fine-grained |
Large-crystalline |
| Formation Process |
Rapid cooling |
Slow cooling |
)
- BAZEN[Ar.] değil/yerine/= ARA SIRA, ARADA BİR
- (BAZI) "ATASÖZÜ" değil/yerine AT, O SÖZÜ!
( "Kızını dövmeyen, dizini döver." DEĞİL/YERİNE ... )
- BAZI DEĞERLERİ/İLKELERİ:
"ALMIŞ/ALMAMIŞ" OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> ANLAMIŞ OLMAK
- BEAR :/yerine AYI
- BEBEK/ÇOCUK ile APALAK
( ... İLE Tombul, gürbüz, iri bebek ya da küçük çocuk. )
- BEBEK/ÇOCUK GELİŞİMİNDE:
BAĞLANMA ile/ve/||/<>/> AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> KİMLİK KAZANIMI
( 0 - 18 ay. İLE/VE/||/<>/> 18 - 36 ay. İLE/VE/||/<>/> 36 - 72 ay. )
- BEBEK/LİK EVRELERİ/NDE:
OTİSTİK ile/ve/> SİMBİYOTİK ile/ve/> AYRIŞMA VE BİREYLEŞME
( 0-2 ay. İLE/VE/> 2-5 ay. İLE/VE/> 6-30 ay. İLE/VE/> 30 ay sonrası. )
- BEHÇET PULMONER ARTER ANEVRİZMASI ile/||/<> ATEROSKLEROTİK ANEVRİZMA
( Behçet anevrizması inflamatuvar İLE aterosklerotik anevrizma dejeneratiftir. Behçet anevrizması pulmoner arter tutar İLE aterosklerotik aorta ve periferik arterleri tutar. Behçet anevrizması rüptür riski yüksek İLE immünsüpresif tedavi gerektirir. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- BEHENIC ACID[İng.] / ACIDE BÊHÉNIQUE[Fr.] / N-DEKONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEHENİK ASİT
- BEHIND :/yerine ARKASINDA
- BEKÇİ ile ASES ile ASESBAŞI
( Bir şeyi ya da bir yeri bekleyip korumakla görevli kişi. İLE Gece bekçisi. | Osmanlı döneminde, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. İLE Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı. )
- BEKLENTİ İÇİNDE SORMAK ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORMAK
( Doğru biçimde anlamak için -inceleyin, araştırın. )
( Anlamak için öteki kişilere güvenmek, iyileşmek için doktorlara güvenmeye benzer. Onlardan, sadece var oldukları ve doğru oldukları zaman yararlanabiliriz. Yok olmuşlarsa ya da yanlışlarsa şanssızız demektir. Fakat bunun yerine, eğer tüm yaşamı, bildiklerimizi nasıl anlayacağımızı öğrenmeye harcarsak, içsel olarak kendini bilme sürekli bizimle birlikte olur, yanlış olduğu zaman ise hemen hemen her zaman işe yarayana kadar onu değiştirebiliriz. )
- [ne yazık ki]
BEKLENTİ ile/ve/değil/yerine/> ANLAMDAN/DEĞERDEN UZAK DÜŞMEK
- BEKLENTİ ile/yerine ARAYIŞ
( Beklenti içinde olmamak esastır. )
( Anılardan ve beklentilerden doğan tahminler ve plânlarla avunmamalı. )
- BELÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞK
( Bin. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir. )
- BELAGAT ile ANLAMLI
- BELİRGİN ile AYRIM ile AYIRT EDİCİ ile FARKLILIK ile SEÇKİN ile SEÇKİN SEMBOL
- BELİRGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> AÇIĞA ÇIKARMA
- BELİRLEMEK ile "AYARLAMAK"
- BELİRLENEBİLİR ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK ile BELİRLEYİCİ ile BELİRLEMEK ile AZİMLİ ile BELİRLEYİCİ ile DETERMİNİZM
- BELİRSİZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARA DURUMLAR
- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> ARADA KALMAK
- ALÂMET[Osm.] / SYMPTOM[İng.] / SYNAPSE, AUSSCHWITZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRTİ
- BELİRTMEK ile/ve "ALTINI ÇİZMEK"
- BELİT/AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]
- BELKİ ile/değil/yerine ACABA
- BELLEĞİN AŞAMALARI'NDA:
KODLAMA ile/ve/> DEPOLAMA ile/ve/> ARA-BUL-GERİYE GETİR
( Belleğe yerleştirilir. > Bellekte tutulur. > Bellekten çağrılır. )
- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> AMNEZİ[İng. AMNESIA] ile/||/<> BİLİŞSEL YETİLER[İng. COGNITIVE FACULTIES] ile/||/<> DOĞUŞTAN GELEN BAĞIŞIKLIK[İng. INNATE IMMUNITY] ile/||/<> FRONTAL LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> ÖN LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> PAPEZ HALKASI[İng. PAPEZ CIRCUIT]
( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya olanak sağlayan yetenektir. @@ Beyinde meydana gelen hasarın bir sonucu olarak ortaya çıkan hafıza kaybı. Kazalardan sonra ortaya çıkabildiği gibi bastırma türünde bir savunma mekanizması ile de ortaya çıkabilir. @@ Bilişsel yetiler, doğru inançların bilgiye dönüşmesi için, epistemik güven ve değer içeren unsurlardır. Bu yetilere hafıza, algı, dikkat, farkındalık, kavrayış, odaklanma, sezgi ve muhakeme örnek verilebilir. Sosa gibi erdem epistemologları için en değerli bilişsel yetilerden biri entelektüel erdemdir. Ona göre kişi sahip olduğu erdem gibi yetiler yoluyla bilgiye ulaşabilir. @@ Yok sayılabilecek kadar düşük hafızaya sahip, daha önceden varolan ve özgül olmayan savunma sistemi. Genetik kökenli olması açısından ebeveynlerden yavrulara aktarılır. @@ Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Ön lob ya da alın lobu da denir. @@ Frontal Lob da denir. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Özünde, kişiliğimizin ve iletişim yeteneğimizin "kontrol paneli"dir. Lobdaki her alan belirli bir işlevden (örn: motor, konuşma, yürütme işlevi) ve davranıştan sorumludur. Frontal lob ile beynin diğer kısımları arasındaki kapsamlı bağlantı ağı, frontal lob işlevlerini ve işlev bozukluklarını anlamayı zorlaştırır. @@ Duyguların deneyimlenmesi, etiketlenmesi ve ifade edilmesinde Papez halkası rol oynar. Ön talamik çekirdekler, lateral dorsal çekirdek ve medial dorsal çekirdekten oluşan ve uzaysal oryantasyon ve epizodik hafıza için merkez görevi gören limbik talamus, Papez halkasına bağlıdır. Papez halkası Alzheimer, Parkinson, Korsakoff sendromu, semantik bunama ve global amnezi ile ilişkilendirilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> ARA-BUL-GERİYE GETİR[İng. SEARCH-FIND-RETRIEVE] ile/||/<> BELLEĞE YARDIMCI TEKNİKLER[İng. MNEMONIC TECHNIQUES] ile/||/<> BELLEK GENİŞLİĞİ[İng. MEMORY SPAN] ile/||/<> EPİSTEMİK MANTIK[İng. EPISTEMIC LOGIC]
( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya yarayan yetenektir. @@ Bellekte depolanmış olan bir bilgiye ulaşıp onu hatırlama işlemidir. @@ Bildiğimiz materyallerle yeni öğrenmekte olduğumuz materyali ilişki içine sokarak bellekte daha iyi tutmaya yardımcı olan tekniklerdir. @@ Bir tek takdimden sonra bireyin tekrar edebildiği maddelerin (harf, sayı, kelime) sayısıdır. Ortalama bellek genişliğinin 5-9 arasında olduğu kabul edilmektedir.İ @@ Önermesel bilgi söz konusu olduğu zaman, bilgi ile ilgili önemli bir ayrım dikkati çeker. Bu ayrım Bertrand Russell tarafından yapılmıştır. Russell şeylerin bilgisi ve şeyler hakkında bilgi arasında bir ayrım yapar. İlki, herhangi bir nesne ya da kişiyi tanıma anlamında bilgiye, ikincisi ise, doğrunun elde edilmesi anlamında bilgiye işaret eder. Şeylerin bilgisi söz konusu olduğunda, bilginin nesnesi şeylerin kendisi ya da varlığın doğrudan kendisidir. Öznenin doğrudan farkında olduğu, tanıdığı şeyler buraya dâhil edilir. Duyu verileri, bellek aracılığıyla hatırlanan şeyler, içgözlem aracılığıyla doğrudan fark edilen zihinsel durumlar ve kavrama ile farkında olunan tümeller söz konusu nesneleri oluşturur. Bu türden bir bilgi, dolayımsız bir bilgidir ve bu dolayımsızlık durumu aklın hiçbir neden ya da gerekçeye başvurmadan doğruyu kavraması olarak düşünülmelidir. Şeyler hakkında bilgi söz konusu olduğunda ise, bilginin nesnesi doğru ve yanlış yüklemlerin taşıyıcısı olan önermelerdir. Dolayısıyla bu bağlamda herhangi bir şeyi bilmek demek, o şey hakkındaki belirli bir önermenin doğru olduğunu bilmek anlamına gelir. Bu anlamda, Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu bilmek demek, bunu ifade eden “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır” önermesini bilmek demektir. Cümleler aracılığıyla ifade edilen bu tür önermeler bilginin nesnesini oluşturur. Epistemik mantık, Hintikka’ya dayandırılır. Özellikle onun Knowledge and Belief metnine atıfta bulunulur. En genel anlamda bilgi hakkındaki tartışılanları formalize etme girişimleri içeriğini oluşturur. “S’ p’yi bilir.”, “S, p’yi bilmez.”, “S, p’ye inanır.”
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK
- BELLEK ile/ve/<> ALGI
( KUVVE-İ ZÂKİRE ile/ve/<> İDRAK )
( Algı bir örgütlemedir. )
- BELONG :/yerine AİT OLMAK
- BELONGING[İng.] değil/yerine/= AİDİYET
( "Bir kişiye, bir topluma ya da bir aileye mensup olma" anlamında kullanılabilir. Arapça kökenli bir kelime olup "ait olma, ilgi, ilişkinlik" anlamını taşımaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- BELOW :/yerine AŞAĞIDA
- BEMBEYAZ APAK
( ... İLE Bembeyaz. | Çok ak bir biçimde. )
- BEN OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/> AİT OLMA GEREKSİNİMİ
( En temel/öncelikli gereksinimler. )
- BEN ... ile/ve/değil/yerine ADIM ...
- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]
- BENEATH :/yerine ALTINDA
- BENEK ile AK BENEK
( ... İLE Gözün saydam tabakasında bir yara ya da çıban sonucunda oluşmuş, görmeyi derece derece azaltan beyaz benek. )
- BENGİ ZAMAN ile/ve ARDIŞIK ZAMAN ile/ve DÖNGÜSEL/ÇEVRİMSEL ZAMAN
( Olguları verir. İLE/VE Tarihsel olguları verir. İLE/VE Kendini tekrarlayan olguları verir. Üretim birimleri sürecini gösterir.[doğa, mevsimler, ekip-biçme.] )
( Kıpı/an/şimdi. İLE/VE Geçmiş-Şimdi-Gelecek. İLE/VE ... )
( Kairos. İLE/VE Kronos. İLE/VE ... )
- BENİMSEMEK ve/||/<> ANIMSAMAK
- BENLİK ile ZİHİN:
YER/MEKÂN ile/ve/||/<> AKTÖRE/AHLÂK ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> TÜZE/HUKUK
( [Gövdede yeri ...]
Yoktur. @@ Vardır. )
( [Aktöre/de / Ahlâk/ta ...]
Konu edilmez. @@ Konusudur. )
( [Tutum ...] Kabul ya da reddetmek. @@ Mantıklı/ölçülü söz söylemek. )
( [Tüze/hukuk ...] Uygulanır. @@ Uygulanmaz. )
( Benlik, zihin değildir. )
- BEN/LİK >< ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
( NEFS >< TEVÂZÛ )
- BENZALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE BENZOÏQUE[Fr.] / BENZALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZALDEHİT
- BENZEMEK ile/ve ANDIRMAK
- BENZENE DISULFONIC ACID[İng.] / ACIDE M-BENZÈNE DISULFONIQUE[Fr.] / M-BENZOLDISULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN DİSÜLFONİK ASİT
- BENZENE MONOSULPHONIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE MONOSULFONIQUE[Fr.] / BENZOL MONOSÜLFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT
- BENZENE SULPHINIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE- SULFONIQUE[Fr.] / BENZEN SÜLFON SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN SÜLFİNİK ASİT
- BENZEN ile/ve/||/<>/> ANİLİN[Fr. < ANILINE]
( ... İLE/VE/||/<>/> Benzenden türeyen bir amin. )
- BENZER ile AKIL
- BENZER/LİK ile/değil AYRIM/LAR
( Belirleyici olan/olması gereken benzerlik değil ayrımlardır! )
- BENZEŞME ve AYRIŞMA
- ANALOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETME/BENZEŞİM
- BENZYL ALCOHOL[İng.] / ALCOOL BENZYLIQUE[Fr.] / BENZYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL ALKOL
- ACETATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLASETAT
- BENZILIC ACID[İng.] / ACIDE BENZILIQUE[Fr.] / BENZILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLİK ASİT
- BENZOIC ACID[İng.] / ACID BENZOIQUE[Fr.] / BENZOESÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİK ASİT
- BEREKETLİ HİLAL ile/||/<> ANADOLU PLATOSU
( Bereketli Hilal tarımın doğuş yeri İLE Anadolu platosu yayılma bölgesidir. Bereketli Hilal vahşi tahıl İLE Anadolu evcilleştirilmiş tahıl içerir. Göbeklitepe Bereketli Hilal'da İLE Neolitik Devrimin merkezi olabilir. )
( V. Gordon Childe tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1957) (Ülke: Avustralya/İngiltere) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Neolitik Devrim kavramını ortaya attı, kentsel devrim teorisi, kültürel evrim yaklaşımı) )
- BEREKETLİ[Ar.] değil/yerine/= ARTAĞAN
( Mutluluk, meymenet, saadet. | Nimette bolluk ve iyilik. )
- BERYLLIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM ASETAT
- BERMUTAT[Fars. BER + Ar. MUTÂD] değil/yerine/= ALIŞILAGELEN BİÇİMDE, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ
- BERNOULLİ İLE PASCAL İLE ARŞİMET ile/||/<> AKIŞKAN STATİĞİ PRENSİPLERİ
( Sıvıların temel davranış ilkeleri. )
( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )
( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- BERNOULLİ İLE VENTURİ İLE PİTOT ile/||/<> AKIŞ DİNAMİĞİ
( Akışkan hareket yasaları. )
( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )
( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- BEŞ İNCELİK/LETÂİF-İ HAMSE[Ar.]:
KALB ile/ve/||/<>/> RUH ile/ve/||/<>/> SIR ile/ve/||/<>/> HAFÎ ile/ve/||/<>/> AHFÂ
- 5 PARMAKLI EL ile 6 PARMAKLI EL
- BEŞ VAKİT:
SABAH ve/ ÖĞLE ve/ İKİNDİ ve/ AKŞAM ve/ YATSI
- BEŞER ile/değil/yerine/>< ÂDEM
( [Kendi sorumluluğunu] Al(a)mayan/alamamış. İLE Alan/almış. )
- BESIDES :/yerine AYRICA
- BESLENME:
"CANIN SIKILDIKÇA" değil/yerine/>< ACIKTIKÇA
- BETWEEN :/yerine ARASINDA
- BEYÂN ETMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK
- BEYÂN(/Î) ile/ve/değil/||/<> Â'YÂN/İYÂN/IYÂN(/Î)
- BEYAZ[Ar.] değil/yerine/= AK, AKÇA
- AGENT DE BLANCHIMENT[Fr.] / BLEICHMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZLATICI
- BEYİN ile/ve/||/<> AKIL
( Donanım/ekran. İLE/VE/||/<> Yazılım[işletim sistemi, program]. )
- BEYİN ile/ve/||/<> ARAKNOİD
( ... İLE/VE/||/<> Beynin üzerini örten ince zar. )
- BEYİN ile AYRIK BEYİN
- BEYİN ile/||/<> OMURİLİK ile/||/<> KALP ile/||/<> KARACİĞER ile/||/<> BÖBREK ile/||/<> AKCİĞER ile/||/<> PANKREAS ile/||/<> YAŞAMSAL ÖRGENLER
( İnsan vücudundaki yedi temel yaşamsal organ ve işlevleri. )
( Formül: GFR = 120 mL/dk )
- BEZELYE ile ARAKA
( [Bazı kültürlerde] En dış kabuğuyla birlikte yenene verilen ad. İLE
Bezelyenin tanelerine verilen ad. | İri taneli bezelye. )
- BEZEME ile/||/<> ARABESK[Fr.]
( ... İLE/||/<> Plastik sanatlarda geometrik görünüşte biçimlerden oluşan bezeme çizgileri, girişik bezeme. | Bir müzik türü. )
- BEZLERDE:
EKRİN ile/ve/||/<> HOLOKRİN ile/ve/||/<> APOKRİN ile/ve/||/<> SERÖMÜKÖZ ile/ve/||/<> MÜKÖZ ile/ve/||/<> SERÖZ
- BHOGA ile/||/<> KALPANA ile/||/<> ANUBHAVA
( Dünyevi sevinçler ve kederler deneyimi. @@ İmgeleme, hayal, fantezi. @@ Direkt idrak, deneyimleme. Bir eylemin sonunda edinilen deneyim. )
- BIAS İLE EXPLAINABILITY ile/||/<> PRIVACY ile/||/<> AI GÜVENİLİRLİĞİ
( Yapay zeka sistemlerinin etik boyutları. )
( Formül: Fairness metrics )
- BİBER[Yun.] ile ARNAVUT BİBERİ
( Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki. | Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. | Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. İLE Acı kırmızı biber. )
- BİBERDE:
ÇARLİSTON ile ACI ÇARLİSTON ile İNCE SİVRİ ile KALIN SİVRİ ile KIL SİVRİ ile KILÇIK SİVRİ ile DOLMA ile KAPYA ile ÜÇBURUN ile KIRMIZI ŞİLİ ile YEŞİL ŞİLİ ile MACAR ÇARLİ ile MACAR DOLMA ile JELAPENO ile KAMPARİ ile SARI KALİFORNİYA ile KIRMIZI KALİFORNİYA ile CİN
- BIÇAK ile/||/<> AKVA
( ... İLE/||/<> Osmanlı'da ileri gelenlerin kullandığı bir bıçak türü. )
- BİÇİM ile NASIR OLUŞTURMAK ile APSE OLUŞTURMAK ile BİR İZLENİM OLUŞTURMAK ile KORKUNÇ BİÇİM ile RESMİ ile BİÇİMSEL MANTIK ile FORMALİTELER ile FORMALİTE ile RESMEN ile FORMASYON ile ÖNCEKİ ile ESKİ SOVYETLER BİRLİĞİ ile ESKİDEN ile FORMİK KOL ile RESMİ EVRAK
- BİFURASYON ile/||/<> ANASTOMOZ
( Bir damar ya da tüpün iki dala ayrılması. İLE/||/<> İki damar ya da tüpün cerrahi olarak birleştirilmesi. )
- BILDIRCININ "BEYLİĞİ" ile/ve/||/<>/> ARPA BİÇİMİ
( Bıldırcının beyliği, arpa biçimine kadardır. )
- BİLDİRİLMİŞ TANRI ile AKLEDİLMİŞ TANRI
- BİLEMEK ile DÜRÜST ile AÇIKÇASI ile DÜRÜSTLÜK
- BİLEMEM ile ALLAH BİLİR
- BİLEN/DÜŞÜNEN İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS] ile/ve/değil/||/<>/> AKILLI/BİLGE İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS SAPİENS]
( "Homo sapiens sapiens" terimi, modern insan türünü belirtmek için kullanılan bir alt tür adıdır. "Homo sapiens", insanın tür adıdır ancak bilim dünyası tarafından modern insan alt türü olarak "Homo sapiens sapiens" olarak sınıflandırılmıştır.
Bu terim, insan türünün daha özel bir alt öbeğini vurgulamak için kullanılır. İlk "Homo sapiens" türü, yaklaşık 200.000 yıl önce ortaya çıktı. Ancak "Homo sapiens sapiens", yaklaşık 50.000 ila 70.000 yıl önce ortaya çıkan ve günümüzdeki insan türünü tanımlayan daha özel bir alt türdür. Bu terim, Homo sapiens'in en yaygın ve günümüzde yaşayan alt türünü belirtmek için kullanılır. )
- ADESE-İ MÜREKKEB[Osm.] / COMPOUND LENS[İng.] / LENTILLE COMPOSÉE[Fr.] / COMPOUNDLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MERCEK
- BİLET ile AKBİL
- BİLET[Fr. < BILLET] ile/||/<> APEKS[Lat. < APEX]
( Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme ya da bir şans oyununa katılma olanağını veren belge. İLE/||/<> Tarihi değiştirilemez özel bir gidiş-geliş bilet türü. )
- BİLGE ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ
( Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. VE/||/<> Kimseden daha iyi olmadığımızı sürekli anımsayabilecek kadar. )
- BİLGE/ÂRİF ile BİLİM İNSANI/ÂLİM ile AYDINLANMIŞ ile CAHİL ile AHMAK
( İzler/seyreder. İLE Söz söyler, konuşur. İLE Susar. İLE İnat eder. İLE Laklak eder. )
( Âlimler, mesafe/menzil alır; cahiller, yolun başında birinin gelip kendini götürmesini bekler. )
( Cahilin kalbi, dudağında; âlimin/ârifin ağzı/dili, kalbindedir. )
( Âlimin sözü incidir; cahilin sözü, günde, bin can incitir. )
( Asıl güneş, âşıkların, âriflerin kalplerinden, gözlerinden doğan güneştir. )
( Bilen/bilge kişi konuşur, çünkü söyleyebileceği bir şeyleri vardır. Cahil kişi konuşur, çünkü "bir şeyler söylemek zorundadır". )
( Wise people talk, because they have something to say; fools talks, because they "have to say something". )
( [hatasını gösterdiğimizde] Teşekkür eder. İLE Anlayışla kabul eder ve gülümser. İLE Yararlanır. İLE Küfür/hakaret eder. İLE ... bile görmez. )
( Akıllı, şakadan bile öğüt alır; ahmak, her öğüdü, şaka sanar. )
( Ancak yaşadıklarına/deneyimleyebildiklerine hükm eder. İLE Yaşamadıklarına da hükm eder ya da etmeye çabalar. İLE ... İLE ... İLE ... )
( Bilenle ya da bilmeyenle tartışılabilir. Fakat bildiğini sananla tartışmak, ahmaklıktır. )
- BİLGELİK ve ANLAMA, ANLAMLANDIRMA
( Bilgeliğin dudakları, anlamayanların kulaklarına kapalıdır. )
- BİLGELİK ile/ve/||/<> AYDINLANMA
( Başkalarının bilgisi. İLE/VE/||/<> Kendini tanıma. )
- BİLGİ:
BETİMLEYEREK ile/ve/||/<>/< AŞİNALIKLA
- BİLGİ ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞI GELİŞTİR(EBİL)MEK
- OLGUN/LUK:
BİLGİ İTİBARİYLE
ve/||/<>
BİLGELİK İTİBARİYLE
ve/||/<>
DURUM/KOŞULLAR İTİBARİYLE
ve/||/<>
AYDINLATMA İTİBARİYLE
- BİLGİ SORUNU ile/ve/<>/değil/yerine AYDINLANMA SORUNU
- BİLGİ (VAROLANI) ile/ve/değil/yerine ANLAM (VAROLANI)
( Taşınan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özümsenen. )
- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK
- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK
- BİLGİ ile/ve ANIMSAMA
- BİLGİ ile/ve/<> ANIMSAMA
( Anımsamayı bilgi sanıyorsunuz. Gerçek bilgi her zaman taze, yeni ve beklenmediktir. )
- BİLGİLENME ile/ve/> AİDİYET
- BİLGİN (OLMAK) ile/ve/değil/||/<>/> AKILLI (OLMAK)
( Başkalarının bilgisiyle (de) olabiliriz. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Ancak, kendi aklımızla olabiliriz. )
- BİLGİNİN BİLİNCİ ile/ve ÂDETLERDEKİ ÖZÜ AÇIĞA ÇIKARACAK BİLİNÇ
- BİLGİNİN VE ÜNİVERSİTENİN ÖNCELİKLİ İŞLEVLERİNDE:
ARAŞTIRMA ve/||/<>/> AKTARIM
- BİLGİSİZLİK:
BİLMEMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/+/||/<>/< ANLAMAYA DİRENMEK
- [ne yazık ki]
BİLGİSİZ/LİK / CEHÂLET ve/||/<> ACIMASIZ/LIK
- BİLİM/KİŞİ/İNSAN:
EŞİKLER ve/||/<> ARALIK
- BİLİM[İng. SCIENCE] ile/||/<> ADEN- ile/||/<> AERODİNAMİK[İng. AERODYNAMICS] ile/||/<> ALOMETRİ[İng. ALLOMETRY] ile/||/<> ALOPATRİK MODEL[İng. ALLOPATRIC MODEL] ile/||/<> ANATOMİ[İng. ANATOMY] ile/||/<> ETOLOJİ[İng. ETHOLOGY] ile/||/<> FİZYOLOJİ[İng. PHYSIOLOGY]
( Evrendeki doğal olguları deney ve gözlemlerden elde edilen verilerle sistematik bir biçimde inceleyerek açıklamaya çalışan entelektüel ve pratik disiplin. Natüralist bir metodoloji ile doğru bilgiye ulaşmayı amaçlar. Bu alandaki araştırmacılara "bilim insanı" denir. Fizik, kimya, biyoloji ve jeoloji gibi çeşitli dalları bulunur. Bu alanda elde edilen bilgiler zaman içinde güncel veriler ışığında değişebilir, genişletilebilir ya da çürütülebilir. @@ "Bez" anlamına gelen bir ön ektir. Örneğin, "adenoloji" sözcüğü "bez bilimi" anlamına gelmektedir. @@ Hareket halinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkileri inceleyen bilim dalıdır. Genellikle akışkanların ve spesifik olarak gazların hareketini inceler. @@ Vücut büyüklüğünün vücudun şekline, anatomiye, fizyolojiye ve davranışa bağlı olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Çoğu zaman, bir canlının gelişimi sırasında farklı parçalarının ya da boyutlarının farklı büyüme miktarı göstermesi için kullanılsa da sadece asimetrik büyüme analizini içermez. Bir organizmanın vücut biçimi, gelişim süresince farklı parçalarının oransal büyüme hızına bağlıdır. Vücudun kendine özgü şeklini almasını sağlayan bu orantılı büyümeye alometrik büyüme denir. Örneğin baş; insanın gelişimi sırasında vücuda oranla daha yavaş, bacaklar ise daha hızlı gelişmektedir. @@ Bir popülasyonun izole olduğunda seçilimin ve sürüklenmenin izolasyonun iki yanındaki popülasyonlara bağımsız olarak etki etmesi yoluyla türleşmenin gerçekleştiğini ileri süren hipotezdir. Günümüzde bilimsel gerçek olarak görülmektedir. @@ Canlıların vücut yapısını ve düzenlerini tanımlayan ve inceleyen bilim dalıdır. @@ Hayvan davranışlarını inceleyen zooloji alt dalıdır. Davranışçılık akımından farklı olarak, hayvanların doğal ortamlarında gözlenmesi gerektiği ekolüne sahiptirler; ancak artık ikisini de kapsayıcı bir çatı olarak görülmektedir. Etoloji, özellikle evrim, nöroanatomi ve ekoloji gibi bazı bilim dallarıyla sıkı işbirliği içinde yürütülen, laboratuvar ve alan çalışmalarını kapsar. Etolojinin amacı belirli bir hayvan grubunu değil, onların davranışlarını incelemektir ve çoğu kez tek bir davranış kalıbının, örneğin saldırganlığın değişik hayvanlarda nasıl ortaya çıktığını araştırır. Nöroetoloji olarak ayrılmış, sinirbilimin daha aktif dahil olduğu bir dalı bulunur. Özellikle etoloji üzerinde çalışan zoologlara etolog adı verilir.Modern etolojinin 1930 senesinde Hollandalı Nikolaas Tinbergen ile Avusturyalı etologlar Konrad Lorenz ve Karl von Frisch'in çalışmalarıyla başladığı kabul edilmektedir. Üçlü, yaptıkları çalışmalardan ötürü 1973 Nobel Fizyoloji Ödülü'nü paylaşmışlardır. @@ Canlı organizmaları ve sistemlerinin parçalarının işlevlerini inceleyen bilim dalıdır. Organizmaların, organ sistemlerinin, organların, gözelerin ve biyomoleküllerin canlı sistemi içinde işlevlerini nasıl yerine getirdiklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini kapsar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- BİLİM ile/ve AÇIKLAMA
- BİLİM ile/ve AHLÂK ile/ve DİN
( KANT'IN ÜÇ SORUSUNDA:
NE BİLEBİLİRİM? ile/ve
NE YAPMALIYIM? ile/ve
NEYİ ÜMİT EDEBİLİRİM? )
- BİLİM ile AKSİYOMATİK ZEMİN
- (B)İLİM ve/||/<> ZİKİR ve/||/<> AŞK
( Aklın gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Sözün gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Gönlün gereği/terbiyesi/zekâtı. )
- BİLİMBİREYİ BENZETMELERİNDE:
"KARINCA" ile/ve "ÖRÜMCEK" ile/ve "ARI"
( Toplar ve istif eder. / Bazı bilimkişileri için geçerlidir. İLE/VE
Örer ve bekler. / Bazı bilimkişileri, kurgular ve bekler. İLE/VE
Toplar, özümser ve sunar. / Bazı bilimkişileri, olguları toplar, kuram içinde üretir ve sunar. )
( FRANCIS BACON - NOVUM ORGANON )
- BİLİMDE ve ADÂLETTE
( Doğrulanabilirlik değil yanlışlanabilirlik esastır. VE Şüpheden, sanık yararlanır. )
- BİLİMİN GELİŞİMİNDE:
AKADEMİLER ve ARAŞTIRMA MERKEZLERİ ve MÜZELER(KÜLLİYE)
- [ne yazık ki]
(B)İLİMLE (B)İLGİLENENLERE:
"OKUMUYOR" ile/ve/||/<> "ÇALIŞMIYOR" ile/ve/||/<> "AÇGÖZLÜ" ile/ve/||/<> "İDEALSİZ"
( [ne yazık ki] Uğraşmayana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Meşgul olana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Hem (b)ilimle, hem ticaretle uğraşanlara "dedikleri". İLE/VE/||/<> Ne (b)ilimle, ne de ticaretle uğraşanlara "dedikleri".[Bu dedikodulara kulağımızı tıkamayı öğrendiğimiz oranda başarıyı elde ederiz.] )
- BİLİMSEL/İLMÎ (ÇALIŞMA) ile AKADEMİK (ÇALIŞMA)
( AKADEMİK: Bir akademide söylenilebilecek kadar çok sanatlı ve bilgince olan. )
( KAÇ SAAT ÇALIŞIYORSUN?
Seksen yaşını aşmış bir akademisyenin, odasındaki duvarda fotoğrafı asılı duran hocası ile arasında geçen bir konuşma, belki de başarısının sırrını, başka bir deyişle ilmin görkeminin sırrını veriyordu:
"Günde kaç saat çalışıyorsun?"
Vereceği rakamın etkisinden emin olan akademisyen, ikirciksiz şöyle der:
"Onyedi saat hocam!"
Yüzünü ekşiten hocası,
"Günde onyedi saat çalışarak âlim olamazsın!"
diye karşılık verince şaşıran akademisyen:
"Peki hocam! Âlim olmam için günde kaç saat çalışmam gerekiyor?" diye sorar.
Hocası'nın yanıtı ilginç, bir o kadar da çarpıcıdır:
"Benim hocam günde 26 saat çalışırdı;
ben ancak 25 saat çalışabiliyorum;
senin de âlim olmak için günde en az 24 saat çalışman gerek!" )
- BİLİMSEL YAYINCILIK ile AKADEMİK DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.]
( Bilimsel bulguların yazılı olarak yayınlanması ve paylaşılması süreci. İLE Bilimsel araştırmalarda dürüst ve etik davranmayı gerektirir. )
- BİLİNÇ TİPİ ile/ve ALGI DÜZENEĞİ
- BİLİNÇ ve/<> ADÂLET
( Kişide. VE/<> Toplumda. )
- BİLİNÇ ve/<> AMAÇ ve/<> EYLEM/ETKİNLİK
- BİLİNÇ ile/ve/<> AMAÇ/LILIK
( Kişi, amacı kadardır. )
- BİLİNÇ ile/ve ANLAYIŞ
- BİLİNCE AÇIK ve/||/<> ANLAŞILIR
- BİLİNÇSİZLİK ile BİLİNÇSİZ ile ARDIŞIK OLMAYAN ile ÖNEMSİZ ile ÖNEMSİZ ile DÜŞÜNCESİZ ile DÜŞÜNCESİZLİK ile TUTARSIZ ile TUTARSIZLIK ile TUTARSIZLIK ile TESELLİ EDİLEMEZ ile AHENKSİZLİK ile GÖZE ÇARPMAYAN ile TUTARSIZLIK ile TUTARSIZ
- BİLİYORSUN(UZ)DUR ... ile/ve/değil/yerine ANIMSIYORSUN(UZ)DUR ...
- BİLME YETİSİ ile/ve ARZULAMA YETİSİ ile/ve HOŞLANMA/MA YETİSİ
- BİLME YÖNTEMİ ile/ve/||/<> ANLATIM YÖNTEMİ
- BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA
( Yapabilmek. VE/> Varolmak. VE/> ... )
( ... VE/> Kişiye, tarihe, topluma, kültüre ait her şeye bakarak, kişiden hareketle kişiye/kişilere bakarak kavrama yöntemi. VE/> ... )
( Bilen kişi, varolanı savunur; cahil kişi, cesur olur. )
- BİLMEK ile/ve/||/<> KENDİNİ BİLMEK ile/ve/||/<> BAŞKASINI BİLMEK
( Başkalarının hatalarını, yaptıklarını ya da yapmadıklarını değil kendi hatalarımızı, kendi yaptıklarımızı ve yapmadıklarımızı düşünelim. )
( Bir süre için başkalarını kendi hallerine bırakalım ve kendimizi inceleyelim. )
( Leave others alone for some time and examine ourselves. )
- BİLMEK ve/<>/> ÂKIBET/SON
( Yeterli ve yetkin bilgiyle. VE/<>/> Değiştirilebilir. )
- BİLMEK ile/ve/<> ANIMSAMAK
( Bilmek, anımsamaktır. )
- BİLMEK ile/ve/<> ANLAM
( Gözyaşı kaynağının ne olduğu sorusu ve yanıtı. İLE/VE/<>
Gözyaşının düşünce ve duygulalarla bağlantılarının ne olduğu sorusu ve yanıtı. )
- BİLMEK ile/ve ANLAŞILIR KILABİLMEYİ BİLMEK
- BİLMEK ile/ve/değil/yerine ANLAŞILIR KILABİLMEYİ BİLMEK
- BİLMEK ile/ve/||/<>/> ANLAYABİLMEK ile/ve/||/<>/> (BİRİNE) ANLATABİLMEK ile/ve/||/<>/> (ÇOCUĞA) YALIN ANLATABİLMEK
- BİL(E)(ME)MEK/BİLEBİLMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< AYIR(A)(MA)MAK/AYIRABİLMEK
- BİLMEK ile/ve/<>/= AYIRMAK/AYIRABİLMEK
- BİLMEK ve/<> TANIMLAMAK ve/<> ANLAMAK
- BİLME(ME)K ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK(/TEVÂZÛ)
( Alçakgönüllülükten başarı doğar, üstün kişi sonuna dek yılmadan devam eder. )
( Alçakgönüllülüğü elden bırakmayın. )
( Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir. )
( Alçakgönüllü yaşama biçimleri olanlar, başarıya ulaşır. )
( Ancak olgun kişinin alçakgönüllülüğü alçakgönüllülüktür. )
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Kaynak ve meziyetlerin açığa vurulması yerine sadelikle alçakgönüllülük salık verilir. )
( Dağ, alçakgönüllülüğü simgeler. )
( Fazla alçakgönüllülük gösterme, gerçek sanarlar. )
( Kişinin, bilgiden yana nasibi yoksa, zihni/gönlü, alçakgönüllülüğe râzı olmaz. )
( Fazla alçakgönüllüğün sonu, ortalama/vasat kişilerden öğüt/nasihat dinlemektir. )
- BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/> ANLATAMAMAK
- BİLMEYE ÇALIŞMAK ile/ve/yerine/değil ANLAMAYA ÇALIŞMAK
- BINOMIAL ile/||/<> ADLANDIRMA
( İkili adlendirme sistemi )
( Carl Linnaeus tarafından 1753 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1778) (Ülke: İsveç) (Alan: Biyoloji, Takstonomi) (Önemli katkıları: Biyolojik sınıflandırma sistemi) )
- BİOPSİ ile AMELİYAT
- BİR ANLAMI DA ŞUDUR ile/ve ANLAMLARINDAN BİRİ (DE) ŞUDUR
- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE:
(BEN) "ANLAMADIM" ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"
- BİR GÜN(DE) ile AYNI GÜN(DE)
- BİR İŞİ:
BİLEN ile AZ BİLEN ile BİLMEYEN ile YAPAMAYAN
( Yapar. İLE Akıl verir. İLE Eleştirir. İLE Çamur atar. )
- BİR KONUNUN:
ANLAŞILAMAMASI ile/ve/değil ANLATILAMAMASI
( Bir konunun/olgunun anlaşılması ya da anlaşılmaması, daha çok, ilgi ve gereksinimle doğru orantılıdır. )
- BİR/KAÇ KONUYU/SORUNU:
AÇMAK/AÇMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/> AŞMAK/AŞMAYA ÇALIŞMAK
- BİR LOKMA, BİR HIRKA ile/ve/||/<> AZICIK AŞIM, AĞRISIZ BAŞIM
- 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ile ASAL SAYILAR
( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. )
( ... İLE ... İLE Kendinden ve birden başka hiçbir tamsayıya bölünemeyen sayılar.[2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, ...][Matematikçilerden başka kimsenin anlamadığı nedenlerden dolayı 1 rakamı, asal sayı olarak kabul edilmez.] )
( ... İLE ... İLE 1 ile 100 arasında yirmibeş asal sayı varken, 100 ile 200 arasında yirmibir asal sayı vardır. 1 ile 1.000.000 arasında 78498 asal sayı varken, 10 milyon ile 11 milyon arasında 61938 asal sayı vardır. )
- BİR ŞEY "YEME/ATIŞTIRMA" "İSTEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ACIKMAK