| A... |

- ANLASAN ile ANLARSAN

- ANLAŞARAK, ANTLAŞMAK ile/ve/||/<> ANTLAŞARAK, ANLAŞMAK

- Anlaşarak KONUŞ!!!

- ANLAŞILABİLİR/LİK ile/ve/||/<>/< YALIN/LIK

- ANLAŞIL(A)MAZLIK ile/değil BİLMEMEK, BİLMEK İSTEMEMEK

- ANLAŞILAN/ANLAŞILIR/DOBRA[Bulg.] ile/ve/||/<>/> AŞILAN/AŞILIR

- ANLAŞILMA "BEKLENTİSİ" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK

- ANLAŞILMA ile ANLAŞILMAZ/LIK

- ANLAŞILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAYA ÇABALAMAK

( Gereksinim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gereken. )

- ANLAŞILMAMAK ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEMEK


- ANLAŞILMAMAK ile/ve/<>/değil/yerine/en azından YANLIŞ ANLAŞILMAMAK

- ANLAŞILMAMAK/ANLAŞILAMAMAK ile/ve/> YANLIŞ ANLAŞILMAK

( Kişiyi, en çok zorlayan, en ağrına giden şey anlaşıl(a)mamaktır. İLE/VE/> Anlaşılamamaktan daha zoru da vardır, o da yanlış anlaşılmış olmaktır. )
( Bir bitki için, güneşe yönelememek ve bir üst hareket eden canlı zincirine katılamamak, onlara "hizmet edememek";
bir aslana kediymişcesine yaklaşmak, pireyi yürütmek ne kadar ağır bir durumsa!... )

- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE

- ... ANLAŞILMAZ! ile/değil/yerine HERKES, KABI KADARINI ALIR

- ANLAŞILMAZ ile/değil ÖRTÜK

- Anlaşılmak için KONUŞ!!!

- ANLAŞMA ile ANLAŞMALI ile ANLAŞMASIZ/LIK ile ANLAŞMAZLIK ile ANLAŞMALI İFLAS

- ANLAŞMA ile/ve/değil/<> ANTLAŞMA

( Anlama durumunun, kişilerin birbirinin dediklerini, konusu geçen noktayı ve içeriğini/kapsamını/ayrıntılarını duymuş, bilmiş, anlamış ve belirli bir yönde düşünce, duygu ve amaç bakımından birleşmiş olmayı belirtmektedir. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahidleşme[toplulukta/toplumda] ve/ya da muahede[iki kişinin], karşılıklı olarak bağlayıcılık özelliğiyle/koşullarıyla sözleşmesi, yeminleşmesi. )

- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE

- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME


- Anla-ş-mak için KONUŞ!!!

- Anlaşmak için SUS!!!

- ANLAŞMAK ile/ve/||/<> İYİ GEÇİNMEK

- ANLAŞMAK ile UĞRAŞMAK ile ANLAŞMA ile SATICI ile BAYİLİK ile UĞRAŞMAK ile PİRİNÇ TİCARETİ

- ANLAŞMAK ile UZLAŞMACI

- ANLAŞMALI!

- ANLAŞMAZLIK ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ

- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN

- Anlatabilmek için SUS!!!

- ANLATABİLMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK


- ANLATAMAMAK ile/ve İNANDIRAMAMAK

- ANLATAMAYACAĞINDAN(< BİLMEDİĞİNDEN) DOLAYI ANLATAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/< "ANLATMAM/ANLATMAYACAĞIM" KARARI NEDENİYLE ANLAT(A)MAMAK

- ANLAT(A)MAZSAK:
ÖĞRENEMEYİZ
ile/ve/||/<>/> ÖĞRETEMEYİZ

- Anlatanı DİNLE!!!

- Anlatarak KONUŞ!!!

- ANLATILABİLMEK ile ANLATI ile ANLATIM ile ANLATIŞ ile ANLATIMCI/LIK ile ANLATIMLI ile ANLATISAL/LIK ile ANLATIMSAL/LIK ile ANLATIM TONU ile ANLATIM BİLİMİ ile ANLATIM BİLİMSEL

- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA
ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )

- ANLATIM:
HZ. DAVUD'A
ile HZ. MUSA'YA

( Yol-Yordam-Yöntem. İLE ... )
( Yakarışlarla. İLE Yasalarla. )

- ANLATIM ile/ve/<> AKTARIM

- ANLATIMDA:
BİRAZ SONRA
değil DAHA SONRA


- ANLATIMDA:
"DÜNKÜ"
değil "BİR GÜN ÖNCEKİ"

- ANLATIMDA:
"İKİLEME GİRMEK"
ile/değil İKİLEME DÜŞMEK

- ANLATIMDA:
ÜLKE ADI
ile/yerine/değil KENT/ŞEHİR ADI

- ANLATIMDA:
...'YI "BİLİYORSUNUZ"
değil/yerine ...'YI BİLDİĞİNİZİ VARSAYIYORUM

- ANLATIMI/NI/SÖZÜ:
KISA "KESMEK"
değil KISA TUTMAK

- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA
değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA

- Anlatılanı DİNLE!!!

- ANLATMAĞA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM değil ANLATMAYA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM

- Anlatmak için DİNLE!!!

- Anlatmak için SUS!!!


- ANLATMAK ile/ve/değil/||/<>/> ANIMSA(T)MAK

- ANLATMAK ile/ve/<> ANLAMAK

- ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME

( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )

- ANLATMAK ile/ve "GEVEZELİK"

- ANLATMAK değil NAKL ETMEK

- ANLATMAK ile/yerine NAKLETMEK

- ANLATMAK değil NAKLETMEK

- ANLATMAK ile/ve/<> ÖĞRENMEK ÜZERE/İÇİN ANLATMAK

- ANLATMAK ile/ve ÖYLE/ŞÖYLE/BÖYLE ANLATMAK

- ANLATMAK ile/ve PAYLAŞMAK


- ANLATMAN" ile/değil ANLATIMIN

- METİN:
ANLATMAYA BAĞLI
ile/ve/||/<> GÖSTERMEYE BAĞLI

- ANLATTIĞIMIZ ZAMAN OLAY OLUR değil ANLATSAK OLAY OLUR

- ANLAYABİLMEK ve/||/<>/</> ANLATABİLMEK

( Bir şeyi anlayabilmenin en iyi yolu, onu, en iyi biçimde anlatabilmeye çalışmaktır. )

- ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE

- ANLAYAMAMA ile/ve/||/<> YORUMLAYAMAMA

- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> AÇIKLAYAMAMAK

- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> ANLAM VEREMEMEK

- [hem] ANLA(YA)MAMAK ile/ve/<>/değil/hem de KABUL ETMEMEK/EDEMEMEK

- ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil KABULLEN(E)MEMEK


- ANLA(YAMA)MAK ile/ve KAVRA(YAMA)MAK

( Anlayana, sivrisinek, saz; anlamayana, davul-zurna, az!
Anlayana, davul-zurna, saz; anlamayana, sazı soksan, az! )
( "Karga'nın Bülbül'ü, Bülbül'ün Karga'yı anlaması fakat aradakilerin anlayamaması" )

- ANLAYAMAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YETERİ KADAR) İLGİLENEMEMEK

- ANLAYAN ile/ve UYGULAYAN ile/ve ÖNEMSEMEK

- ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ ile/ve/<> BİR TÜMCE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARK ETMEZ, SÖZDEN ANLAMAYANA

- ANLAYANA ile/ve MERAKLILARINA!

- Anlayarak KONUŞ!!!

- ANLAYICI ile/ve ANLAMLANDIRICI

- ANLAYIŞ ile/ve DEĞİŞİM

- ANLAYIŞ ile/ve HOŞGÖRÜ

- ANLAYIŞ ile/ve OLUŞ


- ANLAYIŞ ile/ve/<> TANIM

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine YAKINLIK

( Herkese ve her şeye gösterme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Her zaman, herkese ve her şeye göster! )

- ANLAYIŞ ile/ve/||/<> YAKLAŞIM

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK

- ANLAYIŞ ile/ve/değil/||/<>/> YORUM

- ANLAYIŞ ile/ve ZEVK

- ANLAYIŞLI (OLMAK) ile/değil/yerine ANLAYAN (OLMAK)

- ANLAYIŞLI ile/ve/değil FEDÂKÂR

- ANLAYIŞLI/LIK ile BİLGİLİ/LİK / BİLGİSİZ/LİK

- ANLAYIŞSIZLAŞMAK ile ANLAYIŞ ile ANLAYIŞLI/LIK ile ANLAYIŞSIZ/LIK ile ANLAYIŞSIZCA


- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK

- Anlayış için SUS!!!

- Anlayışlı ol ve KONUŞ!!!

- ANLI-ŞANLI

- ANLI ŞANLI

- INSTANTANEOUS ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE INSTANTANÉE[Fr.] / BLITZSCHNELLER AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK AKUSTİK BASINÇ

- AUGENBLICKLICHE DREHACHSE, MOMENTANDREHACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK DÖNME EKSENİ

- INSTANTANEOUS AXIS[İng.] ile/değil/yerine/= ANLIK EKSEN

- INSTANTANEOUS FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE INSTANTANÉE[Fr.] / AUGENBLICKSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK FREKANS

- PROMPT NEUTRON FRACTION[İng.] / FRACTION DE NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPT-NEUTRONEN-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRON KESRİ


- INSTANTANEOUS NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRONLAR

- INSTANTANEOUS REACTIVE DEVICE[İng.] / APPAREIL RÉACTIF INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICHE REAKTIVGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK TEPKİLİ AYGIT

- ANLIK/ZİHİN > US/AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK (BİLİNCİ)

- ANLIK/ZİHİN ile/ve/||/<> ACUN/DÜNYA / GALAKSİ

- ANLIK ile/ve ANLAK

( [Tasarımsal] Us. İLE/VE Zekâ. | Açıklık, göz önü, karşı. | Bazı hayvanların yatıp yuvarlandığı tozlu yer. )

- ANLIK ile ANLIKÇI/LIK ile ANLI ŞANLI

- INSTANTANEOUS[İng.] / INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICH, MOMENTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK

- ANLIK ile/ve/<> TAMLIK

- ANLIK = ZİHİN = MIND[İng.] = MENS[Lat.]

- ANLIK(TA)/ZEKÂ(DA):
ALDANMAMAK
ile/ve/||/<>/> ALDATABİLMEK


- ANLIK/ZİHİN:
SABİT
ile/değil/yerine/>< GELİŞİME AÇIK/YAKIN

( "Zeki görünme isteğinde olur." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Öğrenme isteğine sahip olur. )
( Zorluklardan kaçınır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zorluklara kucak açar.
Engellerde, kolaylıkla vazgeçer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Terslikler karşısında sağlam durur.
Çabayı, yararsız görür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çabayı, ustalığa giden yol olarak görür.
Yararlı olumsuz geribildirimleri "gereksiz görür." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Eleştirilerden öğrenir. )

- ANLI/M/IZ değil ALNI/M/IZ

- Anlıyorsan SUS!!!

- ANMA GÜNÜ ile/yerine/değil ANLAMA GÜNÜ

- ANMA ile/ve TEKRAR

- ANMAK ile ANMA ile HATIRA

- ANMAK ile ANMALIK ile ANMA TÖRENİ ile ANMA GERİLİM

- ANMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK

- ANN/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞI

- ANNE/ANA ile/ve/<>/> OĞUL

( ... @@ [anneden] Doğan.["erkek (çocuk)" demek değil!] )

- ANNE/BABA ile ÜVEY ANNE/BABA

- TRAVMALAR:
ANNE KARNINDA
ile/ve/||/<> BEBEKLİKTE ile/ve/||/<> ÇOCUKLUKTA ile/ve/||/<> GENÇLİKTE ile/ve/||/<> YETİŞKİNLİKTE

- ANNE ve/||/<> KIZ ile/ve/||/<> ABLA ve/||/<> KARDEŞ

- ANNE(/ANA) OLMAK ile/yerine ANNE(/ANA) KALMAK

- ANNE SÜTÜ:
ERİL BEBEK İÇİN
ile/ve/||/<> DİŞİL BEBEK İÇİN

( Daha zengin ve enerji yoğun. İLE/VE/||/<> Potasyum ve kalsiyumca daha zengin. )

- ANNE SÜTÜ ile/ve/=/||/<>/> BİLİNÇ IRMAĞI

- ANNE SÜTÜ ve/=/<> ŞEFKÂT

- ANNE SÜTÜ ile/ve/||/<>/> TİRLE[Fr. < TIRE-LAIT]

( ... İLE/VE/||/<>/> Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç. )

- ANNE ve/||/<>/+ BABA ve/||/<>/> ÇOCUK

( ... ve/||/<>/+ ... ve/||/<>/> Sonuç. )

- ANNE ile/ve/<>/< ANNEANNE


- ANNE ile/ve/ya da/||/<> BAKICI

- ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB

( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )

- ANNE ile/<> SÜTANNE/SÜTNİNE

- ANNE ve/||/<> YAVRUSU

( Ayrı kaldıkları takdirde, hangisi tamdır? Yan yana geldiklerinde hangisi fazladır? )

- ANNEANNE ile "ANNE" ANNEANNE ("ANNE" OLAN ANNEANNE)

( Bu durum, daha çok, anneannelerin yetiştirdiği çocuklar için geçerlidir. )

- ANNE/BABA ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> TORUN ile/ve/||/<>/> TORLAK

( )
( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Torun çocuğu. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Ceviz [kabuğu]. İLE/VE/||/<>/> Ceviz içi. İLE/VE/||/<>/> ... )

- ANNE/BABA-ÇOCUK ve/<> İMAM-CEMAAT

( Ebeveynlerle çocukların bazı durum ve ilişkilerinde, ebeveynlerin bazı yanlışları/hataları, "imam-cemaat" ilişkisindeki gibi dengesiz, abartılı ve uclarda olabilir. )

- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİ ile/ve/değil/< ANNE-BEBEK İLİŞKİSİ

- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİNDE:
[ne yazık ki]
İHMÂL (EDEN)
ile/ve/ya da/||/<> İŞGÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İSTİSMÂR (EDEN)

( [Sağaltıcıya/terapiste ve sürece] Uyum gösterir. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. )

- ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN
ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE

( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "BABADAN" DOĞAN

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞAN

( Kendinden doğan, kendinden kurtulan kişi, insandır. )
( Kanın ve kaygının ötesine geçmeyen, insan değildir. )

- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "MÜRŞİTTEN" DOĞAN

- ANNELERİN/BABALARIN EN BÜYÜK KORKUSU ile/ve/<> ENGELLİ ANNELERİNİN/BABALARININ EN BÜYÜK KORKUSU

( Çocuklarının ölmesi. İLE/VE/<> Çocuklarından önce ölmek. )

- ANNELİK:
"DOĞURMAK" (İLE)
ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK/HİZMET (İLE)

- ANNELİK ile/ve/||/<> BİRİCİKLİK GEREKSİNİMİ

- ANNELİK/TEN" ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/TEN

- ANNENİ:
İNCİTME!
ve/||/<> AZARLAMA!

- ANNENİN:
GÜNDÜZ SÜTÜ
ile/ve GECE SÜTÜ

- ANNIVERSARY :/yerine YILDÖNÜMÜ


- ANNOUNCE :/yerine DUYURMAK

- ANNOUNCEMENT vs. ADVERTISEMENT

- ANNUAL :/yerine YILLIK

- ANNUİTE[Fr.] değil/yerine/= SÜREKLİ GELİR | BİR BORCUN DÖRT YIL İÇİNDE FAİZİYLE BİRLİKTE ÖDENMESİ GEREKEN TUTARI

- ANNÜLE[Fr.] değil/yerine/= VAZGEÇMEK

- ANODİN[Fr.] ile ANTALJİK[Fr.]

( Ağrı kesici ilaç. İLE Ağrı kesici. )

- ANOFTALMİ[Fr.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN GÖZ YOKSUNLUĞU

- ANOİT ile SİNİR BOZUCU

- ANOKSEMİ ile HİPOKSEMİ

( Kanda oksijen(O2) yokluğu. İLE Kanda oksijen(O2) azalması. )

- ANOKSİ ile/||/<> ANOKSEMİ

( Oksijensizlik. İLE/||/<> Kan oksijensizliği. )

- ANOKSİ[Yun.] ile HİPOKSİ[Yun.]

( Kanda/dokuda oksijen(O2) yokluğu. İLE Oksijenin(O2) dokuda azalması, yeterince bulunmaması. )

- ANOKSİ değil/yerine/= OKSİJENSİZLİK

- ANOMAL[Fr.] ile ANORMAL[Fr./İng.]

( Düzensiz, yolsuz. İLE Yerleşmiş düzene, alışkanlık ve kurallara aykırı/lık. )

- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= AYKIRILIK/BOZUKLUK/SAPAKLIK

( Belirli bir ölçüye, belirli kurala uymama durumu. | Sayrılık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu. )

- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= SAPAKLIK

- ANOMALİ/ANOMALY[İng.] değil/yerine/= SAPAKLIK

- ANOMALİ ile/||/<> ANORMAL/LİK

( Sapaklık. İLE Olağandışı/lık, doğal olmayan. )

- ANOMİ ile HİÇÇİLİK/NİHİLİZM

- ANOMİ/ANOMIA[İng.] değil/yerine/= SÖZCÜK BULAMAMA | DEĞER YOKSULLUĞU

- ANONA[İsp.] değil/yerine/= EKVATORDA YETİŞEN BİR MEYVE AĞACI


- ANONİM ile ANONİM ile ANONİMLİK ile ANONİM

- ANONİMLEŞMEK ile ANONİMLEŞTİRMEK ile ANONİM/LİK ile ANONİM ŞİRKET ile ANONİM ORTAKLIK

- ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= SESLİ DUYURU

- ANONSÖR[Fr. < ANNONCEUR] değil/yerine/= SUNUCU

- ANOPSİ/ANOPSIA[İng.] değil/yerine/= GÖRMEZLİK

- ANOPSİ[Fr.] değil/yerine/= YUKARI ŞAŞILIK

( Göz küresinin yukarı kayması biçiminde beliren şaşılık. )

- ANORAK[Fr.] değil/yerine/= BAŞLIKLI KISA CEKET

- ANOREKSİ[İng. ANOREXIA] ile/||/<> ANORMAL PSİKOLOJİ[İng. ABNORMAL PSYCHOLOGY]

( Anormal derecede düşük vücut ağırlığı, kilo alma korkusu ve vücut ağırlığının çarpık bir algısı ile karakterize edilmiş bir yeme bozukluğu hastalığıdır. Anoreksi hastası insanlar, kilolarını ve vücut şekillerini kontrol edebilmek için ekstrem yollara başvurular. @@ Toplum tarafından genel kabul görmüş normlardan büyük ölçüde farklılaşan, kabul edilemeyecek türden davranışları tanımlayan, araştıran ve anlamaya çalışan psikoloji dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ANOREKSİYA NERVOZA ile/||/<> BULİMİYA NERVOZA

( Kilo alma korkusu ile aşırı kilo kaybı ve yeme sınırlaması ile ilişkili bir yeme bozukluğu. İLE/||/<> Aşırı yeme atakları ve ardından kilo almayı önlemek için kusma ya da laksatif kullanımı ile ilişkili bir yeme bozukluğu. )

- ANOREKSİYA ile/ve/||/<>/> KAŞEKSİA[Fr. < CACHEXIE]

( İştahsızlık. İLE/VE/||/<>/> Kötü beslenme, süreğen ya da kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu. )

- YİYESİZLİK/ANOREKSİ/YA ile PAROREKSİA ile HİPOROREKSİA

- ANOREKSİYA ile PELLEGRA

( İştahsızlık. İLE Vitaminsizlikten kaynaklanan hastalık. )

- ANORGANİK[Fr. < ANORGANIQUE] değil/yerine/= İNORGANİK

- ANORKİDİ[Fr.] değil/yerine/= BİR CANLIDA ERBEZLERİNİN BULUNMAMASI

- ANOMALOUS VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ANORMALE[Fr.] / ANORMALE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL AĞDALILIK

- ANOMALOUS DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANORMALE[Fr.] / ANORMALE DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL DAĞILIM

- ABNORMAL GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE LUMINESCENTE ANORMALE[Fr.] / ANORMALE GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL IŞILDAMALI/IŞILTILI BOŞALMA

- ANORMAL ile ANOMALİ

- ANORMAL ile ANORMALLİK ile ANORMALLİK

- ANORMAL[İng.]/A(B)NORMALİTE ile İLGİNÇ | AÇIK/ŞEFFAF/DÜRÜST | DÜZGÜSÜZ | OLAĞANDIŞILIK | BOZUKLUK


- ANORMALLEŞMEK ile ANORMALLEŞTİRMEK ile ANORMAL/LİK

- ANORŞİDİ

( Doğuştan erbezlerinde eksiklik. )

- ANOSMİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANOSMATİK[Fr.]

( Koku yitimi. İLE/VE/||/<> Beynin koku alma bölümü az gelişmiş olan. )

- ANOSMİ ile/||/<> HİPEROSMİ

( Koku alma duyusunun kaybı. İLE/||/<> Koku alma duyusunun aşırı hassas olması. )

- ANOSOGNOZİ ile/ve/<> YARISAL BOŞLAMA(İHMAL)

( Anosognozi, daha çok felçli bireylerde görülen, gövdesinin kötürüm bölümünün, kötürüm olduğunun farkında olmamaya ya da buna inanmamaya neden olan bir sinir sayrılığıdır(hastalığıdır). [Anosognozik bir kötürüm sayrının(hastanın), elinin önüne bir kalem koyup bunu kaldırmasını isterseniz, "yorgunum" ya da "kalem gereksinimim yok" gibi yanıtlar alırsınız. Eli felçli olduğundan dolayı, alamayacağının farkında bile değildir. Bazı ileri örnekler de, körken, hâlâ görebildiğini sanabilir. Beynin sağ tarafındaki bir bozulma, bu sayrılığa yol açıyor.] İLE/VE/<> Bu beyin bozulumu sayrılığını yaşayanlar, kendilerinin ve çevrelerinin sadece yarısını algılayabiliyor. [ Sayrı, erkekse, yüzünün sadece bir yarısını traş eder. Öteki yarısının farkında bile değildir. Bir tabak yemek verseniz, sadece yarısını yiyip, yemeğin çok az olduğundan yakınırlar. Çevrelerinin ve gövdelerinin sadece yüzde ellisini algılarlar. ] )

- CEREYÂN-İ KUTB-İ MÜSBƏT[Osm.] / ANODE CURRENT[İng.] / COURANT ANODIQUE[Fr.] / ANODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AKIMI

- ANOT[Fr. < ANODE] değil/yerine/= ARTI UÇ

- ANODE CORROSION EFFECT[İng.] / EFFET DE CORROSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENABNUTZUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AŞINMA ETKİSİ

- ANODE REGION[İng.] / DOMAINE ANODIQUE[Fr.] / ANODENGEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT BÖLGESİ

- ANODE PULSE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENIMPULSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DARBE KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- ANODE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR D'ANODE[Fr.] / ANODENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DEDEKTÖRÜ

- ANODE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ANODIQUE[Fr.] / INNENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DİRENCİ

- ANODE SATURATION[İng.] / SATURATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DOYMASI

- ANODE FALL[İng.] / CHUTE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DÜŞÜŞÜ/DÜŞÜMÜ

- ANODE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ANODIQUE[Fr.] / ANODENIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT EMPEDANSI

- ANODE EFFECT[İng.] / EFFET ANODIQUE[Fr.] / ANODENEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT ETKİSİ

- ANODE VOLTAGE[İng.] / TENSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT GERİLİMİ

- ANOT İLE KATOT İLE ELEKTROLİT ile/||/<> ELEKTROKİMYASAL BİLEŞENLER

( Elektrokimyasal hücrenin temel parçaları. )
( Formül: Anot: Zn → Zn²⁺ + 2e⁻ )

- ANODE GLOW SPACE[İng.] / DOMAINE LUMINEUX ANODIQUE[Fr.] / ANODENGLIMMLICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT IŞIKLI BÖLGESİ

- ANODE RAYS[İng.] / ANODENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT IŞINLARI


- ANODE DARK SPACE[İng.] / DOMAINE SOMBRE ANODIQUE[Fr.] / ANODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KARANLIK BÖLGESİ

- ANODE DISSIPATION[İng.] / DISSIPATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENVERLUSTLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KAYBI

- ANODE CRITICAL VOLTAGE[İng.] / ANODENKRITISCHE SPANNUNG, KRITISCHE ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KRİTİK GERİLİMİ

- ANODE NEUTRALIZATION[İng.] / ANODENNEUTRALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT NÖTRLEŞMESİ

- ANODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT ANODIQUE[Fr.] / ANODISCHE LEISTUNGSFÄHIGKEIT, ANODISCHE NUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT VERİMİ

- NEUTRALISATION D'ANODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANOT YANSIZLAŞTIRMASI

- ANODE LOAD[İng.] / CHARGE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENLADUNG, ANODENLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT YÜKÜ

- ANOT ile ANOT BAŞLIĞI ile ANOT KABLOSU

- ANOT ile/||/<> KATOT

( Anotta oksitlenme İLE katotta indirgenme olur )
( Formül: Oksidasyon İLE redüksiyon )

- ARTI UC/ANOT[Fr. < ANODE] ile/ve/||/<>/>< EKSİ UC/KATOT[Fr. < CATHODE] ile/ve/||/<>/>< ANTİKATOT[Fr. < ANTICATHODE]

( Redoks tepkimelerinde, yükseltgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Katot'un tersi olarak tanımlanabilecek, artılığı ve eksiliği duruma göre değişen iletken uc. Elektroliz tepkimesinde, anot artı ucta olur. İLE/VE/||/<>/>< İndirgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Anot'un antisi olarak tanımlanabilecek, pozitifliği ve negatifliği duruma göre değişen iletken uctur. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot, eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot, artı yüklü olur. Katot, bir elektrokimyasal hücrede, indirgenmenin meydana geldiği elektrottur. Bir elektrolizde, Hidrojen'in de açığa çıkmasını önlemek için kullanılır. Eksi uc ya da Negatif yüklü elektrot anlamını taşır. Devreden akım geçirmesi için dış etkiye gerek yoksa, katot eksi uc olur. Galvanizli olan kimyasal pil reaksiyonunda ise katot artı yüklü olur. Katot, daha çok, sıvı ve gazlar üzerinden akım iletilen düzenlerde negatif elektrottur. Elektron tüplerinde ya da lambalarda, ısıtılarak elektron yayan eleman ve elektroliz düzenlerinde bataryanın negatif kutbunun bağlandığı elektrot, katot adını alır. Elektronlar bu elektrot sayesinde sisteme girer. Elektron tüplerinde ve gazlı deşarj lambalarında kullanılan katotlar, soğuk ve sıcak (termoiyonik) olmak üzere iki bölümde incelenebilir. İLE/VE/||/<>/>< Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genellikle metal yaprak. )
( Elektronların çıktığı elektrot. İLE/VE/||/<>/>< Elektronların girdiği elektrot. İLE/VE/||/<>/>< X-ışını tüplerinde elektronların hedef aldığı elektrot. )

- KUTB-İ MÜSBET[Osm.] / ANODE[İng.] / ANODE/ANTIGEL[Fr.] / ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT

- ANOTHER vs. DIFFERENT

- ANOTHER :/yerine BAŞKA

- ANOVA ile/||/<> REGRESSION

( ANOVA grup ortalama karşılaştırma İLE regression ilişki modelleme. )
( Formül: Group comparison İLE relationship modeling )

- ANOZMİ/ANOSMIA[İng.] değil/yerine/= KOKU ALAMAMA

- ANOZOGNOZİ/ANOSOGNOSIA[İng.] değil/yerine/= HASTALIĞINI BILMEZLİK

- ANRAJE[Fr.] değil/yerine/= KUDURMUŞ

- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] değil/yerine/= TOPLULUK

- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] değil/yerine/= ESKİ SOVYETLER'DE VE TÜRK CUMHURİYETLERİNDE, MÜZİK VE OYUN TOPLULUKLARI | TOPLULUK, BÜTÜNLÜK

( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )

- ANŞANTE/ANJANTE[Fr.] değil/yerine/= BÜYÜLENMİŞ, HAYRAN


- ANSCHAUUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> VORSTELLUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> DENKEN[Alm.]

( Sanat. @@ Din. @@ Felsefe. )
( Beti, görü. @@ Tasarım. @@ Kavram. )

- ANŞEF[Fr.] değil/yerine/= BAŞ, BİRİNCİ

- ANSEFAL[Fr.] >< ANANSEFAL[Fr.]

( Beyin ve yardımcı örgenleri, tüm beyin. >< Beyinden yoksun, ucube. )

- ANSEFALİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANSEFALOZ[Fr.] ile/ve/||/<> ANSEFALİPATİ[Fr.]

( Beyin yangısı. İLE/VE/||/<> Bir yangı olmaksızın kafanın şişmesi. İLE/VE/||/<> Beyinle ilgili her türlü sayrılık. )

- ANSEFALİT[Fr.] ile NEVRİT[Fr.]

( Beyin dokusu yangısı/iltihabı/lezyonu. İLE Sinir yangısı. )