KİŞİLER (SCIENTISTS)

- ANIMSAMAK ile/ve/||/<>/> ÖĞRENMEK

( Günlük konuşmada kullandığımız ve düşüncemizdeki gibi gerçekleşmeyen öğrenme işlevi ve sürecinin, öğrenme çeşitlerini bilmenin de kaygının nedeni/kaynağı ve sürecinde, kaygı duygu-durum bozukluklarında, hem doğru tanımlamak, hem de tersine çevirmek üzere ne kadar işe yarayacağını anımsamak durumundayız.

Bilindiği üzere, psikoloji araştırma ve deneylerinde, hayvanlardan ve özellikle de çeşitli nedenlerden dolayı sıçanlardan da yararlanılır. Kişinin, zihinsel ve bu doğrultuda, davranışsal ve tutumsal çözümlemelerinde, anımsamanın ve öğrenmenin sürecini de sıçanlar üzerinden şöyle ilginç bir deneyle anla(t)ma olanağımız bulunuyor.

Anımsama ile Öğrenme arasındaki farkları değerlendirebileceğimiz en verimli örnek ve deney ise Su Labirenti'dir.[Water Mase]

Sıçanın, sıçrayarak dışarı çıkamayacağı, ancak yüzerek bir çıkışa ulaşabileceğini düşündüren, 50 - 60 cm. derinliğindeki ve birkaç metre çaptaki, görüş mesafesi sıfır olan, boyalı bir suyla dolu havuzu, yüzeyinde, dörde böldüğümüzü varsayalım.

Havuzun bir çeyreğinde bulunan ve su üzerinde, sıçanı, batmadan taşıyabilecek bir mantarın çaprazındaki bir noktadan da sıçanı havuza bıraktığımızda, havuzun tamamında, suyun içinde ve herhangi bir yerinde yüzerken mantarı keşfetmesi ve üzerine çıkması, sıçan için bir çıkış kapısı ve bir kayıt olarak yerini almıştır.

Sıçan, yine aynı havuzun bambaşka bir noktasından tekrar havuza bırakıldığında, aynı çeyrekte bulunan mantarın, birkaç saniye daha hızlı keşfedilmeye başlandığı gözlemlenmektedir. Bu süreç ve tekrar sayısı arttıkça, sıçan, havuzun neresinden suya bırakılırsa bırakılsın, sürenin kısalmasıyla ve doğrudan bulunduğu çeyreğe ve noktaya yüzme biçiminde bir sonuca ulaşmaktadır. Bu durum, sıçanın, mantarın bulunduğu çeyreği ve yeri, öğrenmiş olması değil anımsaması ile ifade edilmektedir.

İkinci aşamada, mantar, havuzun içinden alınır ve sıçan, tekrar farklı çeyreklerden havuza bırakılır. Hangi çeyrekten ve kaç kere suya bırakılırsa bırakılsın, doğrudan, mantarın bulunduğu aynı çeyreğe yüzmekte ve mantarın bulunduğu noktanın etrafında yüzmektedir. Bu daha kapsamlı durum, süreç ve sonuç ise öğrenme ile ifade edilmektedir.

Kaygının ortadan kaldırılması için bilginin yanı sıra, zihnin işleyişinin de bilinmesi, çok belirleyici ve kolaylaştırıcı bir katkı sağlamaktadır. )
(
Konu Açıklama
Morris Su Labirenti/Morris Water Mase Hayvanların öğrenme, bellek ve uzamsal becerilerini değerlendirmek için kullanılan bir davranışsal testtir.
1981 yılında Richard G. Morris tarafından geliştirilmiştir.
Nörobilim ve davranışsal bilimler için standart bir araçtır ve özellikle mekânsal bellek ile ilgili beyin bölgelerinin [örneğin, hipokampus] işlevlerini anlamada önemli bir rol oynar.
Yapı - Büyük, dairesel bir su havuzu.
- Havuzun içinde, su yüzeyinin hemen altında gizli bir platform.
- Su bulanıktır, böylece platform görerek değil dokunarak bulunur.
Amaç - Hayvanın gizli platforma ulaşmasını sağlamak.
- Mekânsal öğrenme ve belleği test etmek.
Kullanım Alanları - Mekânsal öğrenme ve belleği değerlendirmesi.
- Nörolojik bozuklukların incelenmesi (ör. Alzheimer, stres).
- İlaç etkilerinin test edilmesi.
Testin Çalışma Aşamaları Eğitim aşaması: Hayvan platformun yerini öğrenene kadar tankta birkaç kez test edilir.
Test aşaması: Platform kaldırılır veya yeni bir yere yerleştirilir; hayvanın önceki bilgileri kullanma becerisi değerlendirilir.
Ölçülen Parametreler - Platforma ulaşma süresi.
- İzlenen yolun uzunluğu.
- Platform çevresinde geçirilen süre (platform kaldırıldığında).
Avantajlar - Öğrenme ve belleği niceliksel olarak değerlendirme olanağı sağlar.
- Hayvanın doğal yüzme davranışlarını kullanır.
Dezavantajlar - Hayvanlar için suya maruz kalmak stres yaratabilir.
- Uygun araçlar ve teknik bilgi gerektirir.
- Görme engelli hayvanlar için uygun değildir.


Konu Açıklama
Öğrenme ve Anımsama ile İlişkisi Morris su labirenti, mekânsal öğrenme ve uzun süreli belleği ölçmek için kullanılır.

- Anımsama (Hafıza): Test aşamasında platform kaldırıldığında, hayvanın geçmiş deneyimlerini kullanarak platformun konumunu anımsama becerisi ölçülür.
- Öğrenme Süreci: Hayvan, tekrar edilen denemelerle platformun yerini öğrenir ve bu süreç hipokampal işlevleri yansıtır.
- Nörolojik Bozukluklar: Alzheimer, travmatik beyin hasarı gibi durumlarda öğrenme ve bellek bozulmaları bu test ile tespit edilebilir.
Depresyon ile İlişkisi Depresyon, öğrenme, bellek ve bilişsel süreçlerde bozulmalara neden olabilir.

- Stres ve Depresyonun Etkileri: Kronik stres ve depresyon, hipokampus oylumunda azalmaya ve bellek-öğrenme işlevlerinde bozulmaya yol açar.
- HPA Aksı ve Kortizol: Depresyonda artan kortizol düzeyleri hipokampal plastisiteyi olumsuz etkiler, bu da labirent performansının düşmesine neden olur.
- Antidepresan Tedaviler: Antidepresanlar hipokampus üzerindeki nöroplastik etkileri yoluyla bellek ve öğrenmeyi iyileştirebilir. Bu, test performansının artmasıyla gözlenebilir.
)

- ANTİK YUNAN'DA:
HELEN DÖNEMİ
ile/ve/<> HELENİSTİK DÖNEM ile/ve/<> ROMA DÖNEMİ

( M.Ö. VI. - IV. yy. İLE/VE/<> M.Ö. IV. - I. yy. İLE/VE/<> M.S. I. - V. yy. )
( )

- ANTOINE LAVOISIER ve/||/<>/> DIMITRIY MENDELEYEV

( 26 Ağustos 1743 - 08 Mayıs 1794 ve/||/<>/> 08 Şubat 1834 - 02 Şubat 1907 )

- APOLLONIUS ve/||/<> HIPPARKUS ve/||/<> BATLAMYUS ve/||/<> İBN ŞATIR ve/||/<> NASREDDİN TUSİ

- ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE IMMANUEL KANT ile/ve ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE KUTBUTTİN RÂZÎ VE IMMANUEL KANT

- ARİSTO ile/ve/||/<>/> EINSTEIN

- ARİSTOTELES ve/||/<> DEMOKRİTOS

- ARİTMETİK ile/ve/||/<> LOGARİTMA[Yun.]

( ... İLE/VE/||/<> Büyük çarpmaları, bölmeleri, kök ve kuvvet alışlarını yapabilmek için bulunan bir yol. Biri geometrik, öbürü aritmetik olarak kurulan iki sayı dizisinden, aritmetik olanın her sayısı, karşılaştığı geometrik sayının logaritmasıdır. [1=0 | 10=1 | 100=2 | 1000=3 | 10.000=4 vb.] )
( ... İLE/VE/||/<> Çok büyük ve çok küçük olan sayılarla yapılacak işlemlerde kullanılır.
[Uzay bilimlerinde, bileşik faiz ve koordinat hesaplamalarında, deprem ve ses şiddetinin hesaplamalarında, kimyada pH hesabında, matematiksel konumu belirli olan iki nokta arasındaki uzaklığın hesaplanmasında ve bakterilerin çoğalma hızının hesaplanmasında kullanılır.]
[İlk kez, John Napier tarafından kullanılmıştır.] )

- ARNO PENZIAS ve/||/<> ROBERT WILSON

- ARCHIMEDES' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES İLKESİ


- ARCHIMEDES NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES SAYISI

- ARCHIMEDES' LAW[İng.] / LOI D'ARCHIMÈDE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES YASASI

- ARŞİMET(ARCHIMEDES):
KATISI
ile/ve/||/<> SAYISI ile/ve/||/<> YASASI

( Hepsinin aynı tipte ve çok yüzlü açılarının eşit olması gerekmediği halde, yüzlerinin hepsi de düzenli çokgenler olan 13 olası katıdan biri. İLE/VE/||/<> Yerçekim gücünün ağdalılık gücüne oranını veren, boyutsuz sayılar öbeğinden biri. İLE/VE/||/<> Bir sıvı içine daldırılmış olan bir nesne, batan bölümünün hacmi kadar sıvının ağırlığına eşit bir güçle yukarı doğru itilir. )

- ULTRAPARAMAGNETISM[İng.] / ULTRAPARAMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI PARAMANYETİZMA

- AŞKTA:
AKLINA GELİR
diye AKLIN/IN BAŞINDAN GİTMESİ

- ATOMPARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM PARAMANYETİZMASI

- ATOMCU KELÂM ile/ve İBN-İ SÎNÂ'CI KELÂM

- ATOMIC PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARAMANYETİZMA

- AUGUST COMTE ve/||/<>/> GEORGE SARTON ve/||/<>/> AYDIN SAYILI

- AVOGADRO'S HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-HYPOTESE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO HİPOTEZİ


- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ

- AVOGADRO GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI/KANUNU

- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI

- AYAZ ile/ve/||/<> BOĞAZ

( Lokman Hekim, 32 temel hastalık belirlemiş. 16'sının, soğuktan; 16'sının da "yeme-içme"den kaynaklandığını görmüş. Üşütmemeyi ve çok yememeyi yeğlemeliyiz. )

- AYDAKİ 3 DORUK:
ULUĞ BEY
ve/<> KOPERNIK ve/<> GALILEO

( Uluğ Bey, kurduğu sektans sistemi ile 1180 yıldızın konumunu ve bir yılın 365 gün olduğunu, Kopernik'ten 60, Galileo'dan 200 yıl önce, hemen hemen doğru olarak hesaplamıştır. )

- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK

( Gottfried Leibniz İLE/VE/||/<> Werner Heisenberg )

- AYNŞTAYN ile AYNŞTAYNİYUM

( Avagadro sayısıyla foton enerjisinin çarpımına eşit olan ve fotokimyada kullanılan bir ışık enerjisi birimi. İLE İlk kez, 1952'de, hidrojen bombası denemesinde keşfedilen, artık hızlandırıcılarda üretilen, aktinitler ailesinden, atom numarası 99, kütle numarası 244'ten 254'e kadar değişmekle birlikte, nötronlarla bombardımanı sonucunda, 15 nötronun peşi peşine U²38; çekirdeğine girmesinin ardından, 6.63MeV enerjili alfalar yayan, 20 gün yarılanma süreli, 253 kütle numaralı izotopu ve daha sonra Pu²39;'un termik nötronlarla bombardımanında, 1.1MeV enerjili betalar[Β¯] yayan, 36 saat yarılanma süreli, 200Μg-300Μg kadar 254 kütle numaralı radyoizotopları elde edilen yapay öğe. Simgesi: Es )

- EINSTEINIUM[İng.] / EINSTEINIUM[Fr.] / EINSTEINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYNŞTAYNYUM

- B KAT SAYISI[EINSTEIN KAT SAYILARI] ile B KAYNAĞI

( Atom ya da moleküllerin elektronik seviyeleri arasındaki geçiş olasılığını ve soğurma kat sayısı bulunduğu takdirde, ışıma kat sayısının da kendiliğinden bulunabileceğini gösteren Anm, Bmn, ve Bnm kat sayıları. Bir n durumundaki atomlar v frekanslı bir elektromanyetik ışınıma maruz kaldıklarında, hv enerjili bir foton soğurarak daha yüksek bir m enerji seviyesine geçiş yapabilirler. Bu geçişi yapan atomların sayısı; Bnm Nn.u(v) ile verilir. Burada, u(v), v frekanslı ışının enerji yoğunluğu, Nn; n durumundaki atomların sayısı, Bnm; soğurma için Einstein kat sayısıdır. Benzer biçimde, m durumundaki atomlar da ışınla etkileşebilir ve foton yayarak n durumuna geçiş yapabilirler. Bu değişimi yapan atomların sayısı, BnmNmu(v) ile verilir. m durumundaki atomlar da kendiliğinden, bir foton yayınıyla n durumuna geçiş yapabilir. Bu geçişi yapan atomların sayısı da AnmNmu(v) ile verilir. Bu kat sayılar arasında Bnm/Bmn = gm/gn bağıntısı vardır. Burada, gm ve gn; m ve n durumlarının istatistik ağırlıklarıdır. Isıl denge durumunda Bmn = Bnm ve Anm = 8 πv³/c³ Bnm = 8 πv³/c³Bnm dir.
İLE
Elektron tüplerinde anot için yüksek gerilim, ekran ızgara için de güç kaynağı. )

- BACON ile BACON


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile AYAR/GAUGE SİMETRİLERİ

- BALIK ÖLÇÜSÜ[ARCHIMEDES]:
YÜKSEKLİK
ve/||/<> UZUNLUK ORANI

( Bir çemberin merkezinin, ötekinin çevresine değmesiyle oluşan balık biçimi. )
( 153.265: 3'ün kareköküne ve eşkenar üçgenin orantısına yakın tam sayı. )

- BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ ile BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ

( Kadıköy'de. İLE Avcılar'da. )

- BECQUEREL EFFECT[İng.] / EFFET BECQUEREL[Fr.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL ETKİSİ

- RAYONS DE BECQUEREL[Fr.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL İSİMLERİ

- BECQUEREL RAYS[İng.] / BECQUEREL-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL IŞINLARI

- BEE ile/değil BE ile/değil B

( Arı. İLE/DEĞİL Olmak. İLE/DEĞİL Yazaç. )

- BEER-LAMBERT LAW[İng.] / LOI DE BEER-LAMBERT[Fr.] / BEER-LAMBERT-GESETZT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEER-LAMBERT YASASI

- BECQUEREL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL ETKİSİ

- BECQUEREL-STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL IŞINLARI


- BECQUEREL[İng.] / BECQUEREL[Fr.] / BECQUEREL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL

- BENJAMIN ile BENJAMIN

( Walter Benjamin İLE Benjamin Franklin )
( 15 Temmuz 1892 - 26 Eylül 1940 İLE 17 Ocak 1706 - 17 Nisan 1790 )
( Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısı. İLE Yayıncı, yazar, mucit, felsefeci, biliminsanı ve siyasetçi. )

- BERGMAN ile/ve/||/<> BORGMAN

( Einstein'in, Amerika'ya giderken yanında olmasını istediği iki matematikçi. )

- BERNOULLI EFFECT[İng.] / EFFET BERNOULLI[Fr.] / BEERNOULLI-EFFEKT, BERNOULLI-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ ETKİSİ

- BERNOULLİ-EULER KANÛNU[Osm.] / BERNOULLI-EULER LAW[İng.] / LOI DE BERNOULLI-EULER[Fr.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ-EULER YASASI/KANUNU

- BERNOULLI-EULER GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ EULER YASSASI

- BERNOULLİ NAZARİYESİ[Osm.] / BERNOULLI THEORY[İng.] / THÉORIE DE BERNOULLI[Fr.] / BERNOULLISCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ KURAMI

- BİLGE/ÂRİF ile BİLİM İNSANI/ÂLİM ile AYDINLANMIŞ ile CAHİL ile AHMAK

( İzler/seyreder. İLE Söz söyler, konuşur. İLE Susar. İLE İnat eder. İLE Laklak eder. )
( Âlimler, mesafe/menzil alır; cahiller, yolun başında birinin gelip kendini götürmesini bekler. )
( Cahilin kalbi, dudağında; âlimin/ârifin ağzı/dili, kalbindedir. )
( Âlimin sözü incidir; cahilin sözü, günde, bin can incitir. )
( Asıl güneş, âşıkların, âriflerin kalplerinden, gözlerinden doğan güneştir. )
( Bilen/bilge kişi konuşur, çünkü söyleyebileceği bir şeyleri vardır. Cahil kişi konuşur, çünkü "bir şeyler söylemek zorundadır". )
( Wise people talk, because they have something to say; fools talks, because they "have to say something". )
( [hatasını gösterdiğimizde] Teşekkür eder. İLE Anlayışla kabul eder ve gülümser. İLE Yararlanır. İLE Küfür/hakaret eder. İLE ... bile görmez. )
( Akıllı, şakadan bile öğüt alır; ahmak, her öğüdü, şaka sanar. )
( Ancak yaşadıklarına/deneyimleyebildiklerine hükm eder. İLE Yaşamadıklarına da hükm eder ya da etmeye çabalar. İLE ... İLE ... İLE ... )
( Bilenle ya da bilmeyenle tartışılabilir. Fakat bildiğini sananla tartışmak, ahmaklıktır. )

- BİLGİDE/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE,
DÜŞÜNCEDE/UYGULAMADA/YAŞAMDA:
DOĞRULANABİLİRLİK
ile/ve/değil/||/<>/< YANLIŞLANABİLİRLİK

( Karl Popper )

- BİLİM KİŞİSİ:
BİLİR
ve/||/<>/> KANITLAR ve/||/<>/> DİKKAT EDİLMESİNİ İSTER

( Sanmaz. VE/||/<>/> İnandırmaya çalışmaz. VE/||/<>/> Güvenilmeyi beklemez. )

- BİLİM TARİHİ'NDE:
J.J SÉDILLOT
ve/||/<> L.A SÉDILLOT

( Baba. VE/||/<> Oğul. )

- BİLİM TERİMİ/KAVRAMINDA:
1924
ve/<>/< 1837

( Kuvantum kuramının ortaya çıkmasıyla, artık, bilim, önü açık, önceden kestirilemeyen bir düşünme tarzı olarak görülmeye başlamıştır. [Burada, büyük oranda, kast edilen, doğa bilimleri, özellikle de fiziktir.] VE/<>/< "Deneysel Bilimlerin Tarihi"(Bilimsel History of Experimental Science) [William Whewels] kitabının yayımlanmasıyla, science[bugünkü anlamdaki bilim] terimi, tarihsel gelişimi de dikkate alınarak artık ayrı bir bilme yöntemi, tarzı olarak tanımlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. )

- BİLİM ile/ve AHLÂK ile/ve DİN

( KANT'IN ÜÇ SORUSUNDA:
NE BİLEBİLİRİM? ile/ve
NE YAPMALIYIM? ile/ve
NEYİ ÜMİT EDEBİLİRİM? )

- BİLİM ve/||/<>/> BİLİMİN BİLİMİ

( )

- BİLİMSEL/İLMÎ (ÇALIŞMA) ile AKADEMİK (ÇALIŞMA)

( AKADEMİK: Bir akademide söylenilebilecek kadar çok sanatlı ve bilgince olan. )
( KAÇ SAAT ÇALIŞIYORSUN?

Seksen yaşını aşmış bir akademisyenin, odasındaki duvarda fotoğrafı asılı duran hocası ile arasında geçen bir konuşma, belki de başarısının sırrını, başka bir deyişle ilmin görkeminin sırrını veriyordu:

"Günde kaç saat çalışıyorsun?"

Vereceği rakamın etkisinden emin olan akademisyen, ikirciksiz şöyle der:
"Onyedi saat hocam!"

Yüzünü ekşiten hocası,
"Günde onyedi saat çalışarak âlim olamazsın!"
diye karşılık verince şaşıran akademisyen:

"Peki hocam! Âlim olmam için günde kaç saat çalışmam gerekiyor?" diye sorar.

Hocası'nın yanıtı ilginç, bir o kadar da çarpıcıdır:

"Benim hocam günde 26 saat çalışırdı;
ben ancak 25 saat çalışabiliyorum;

senin de âlim olmak için günde en az 24 saat çalışman gerek!" )

- BİLİMSEL DEVRİM:
KOPERNİK
ve/<> BRAHE ve/<> KEPLER ve/<> GALILEO ve/<> NEWTON

( KOPERNİK: "Modern astronominin ilk temsilcisi" DEĞİL Antik evren anlayışının son temsilcisi. )
( KEPLER YASALARI (EPITOME | 1618 - 1621) )

- BİLMEK/BİLİNEBİLECEK OLAN ile/:/ve/||/<>/< "BİR ŞEY KIPIRDIYOR"

- BIOT-FOURIER EQUATION[İng.] / BIOT-FOURIERE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-FOURİER DENKLEMİ

- BIOT-SAVART LAW[İng.] / LOI DE BIOT-SAVART[Fr.] / BIOT-SAVARTCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-SAVART YASASI

- BIOT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE BIOT[Fr.] / BIOT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT SAYISI


- BIOT'S LAW[İng.] / LOI DE BIOT[Fr.] / BIOT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT YASASI

- BOHR KURAMI ile (BOHR) BREIT WIGNER ile (BOHR) SOMMERFELD KURAMI/ATOM MODELİ ile BOHR VAN LEEUWEN KURAMI ile BOHR WHEELER KURAMI ile BOHR MANYETONU ile (BOHR) KARŞILIKLILIK/UYUMLULUK İLKESİ/KURAMI

( Bir atomda, elektronların, çekirdek etrafında, belirli ve kesikli dairesel yörüngelerde hareket ettiğini ve elektromanyetik ışın soğurulması ve yayınlanmasının, ancak, elektronun izinli enerji düzeyleri arasındaki geçişe karşılık geldiğini ileri süren atom modeli kuramı.
İLE
Breit Wigner formülünden üretilen, çekirdek tepkimeleriyle ilgili kuram.
İLE
Elektronların, Rutherford ve Bohr atom modellerinde ileri sürdüğü gibi, dairesel yörüngelerde değil eliptik yörüngelerde hareket ettiği varsayımına göre yer vektörü ¯r ve 0 açısına bağlı olarak, nr ve nθ radyal ve azimütal kuvantum sayıları olmak üzere [ƒpθ dθ = nθh → pθ = nθh ve ƒpr dr = nrh → pr = nrh] iki yeni kuvantlaştırma koşulu ileri süren model. [Burada, p: momentum; h: Dirac sabitidir.]
İLE
Manyetizmanın, bir kuvantum olayı olduğu ve klasik fizik sınırları içinde kalınarak anlaşılamayacağını ileri süren kuram.
İLE
Sıvı damlası modeline göre, yüzey geriliminden dolayı sıkıştırılamaz ve düzgün yüklü olduğunu varsayarak, çekirdeğin bölünmeye karşı kararlılığını hesaba katan kuram.
İLE
Elektronun manyetik momentinin, yörüngesel açısal momentumunun en yüksek değeri L = l.h ve l = 1 için μβ = e . h / 4Πm = 9.274 x 10¯24 A . m² ile verilen değeri. [Burada, h: Planck sabiti; e: elektron yükü ve m: kütlesidir.]
İLE
Mikroskobik sistemleri açıklayan kuvantum mekaniği ilkeleri, makroskobik sistemlere uygulandığında da zorunlu olarak aynı sonuçları verir. | Toplam değerleri Q1 ve Q2 olan yük dağılımlarının, uzayın herhangi bir noktasında oluşturdukları potansiyeller, sırasıyla, U1 ve U2 ise Q1 x U2 = Q2xU1 'dir. | Sınır yüzeyleriyle çevrili bir akışkan sisteminde, yüzeylere dik v1 ve v2 hız bileşenlerinden kaynaklanan basınçlar, sırasıyla P1, P2 ise tüm yüzeyler üzerinden Σv1x P2 - v2 x P1 = 0 'dır. )

- BOHR NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR[Fr.] / BOHRSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR KURAMI

- BOHR MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON DE BOHR[Fr.] / BOHRSCHEN MAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR MANYETONU

- BOHR-VAN LEEUWEN NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR-VAN LEEUWEN THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR-VAN LEEUWEN[Fr.] / BOHR-VAN LEEUWEN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR-VAN LEEUWEN KURAMI

- BOHR-WHEELER NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR-WHEELER THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR-WHEELER[Fr.] / BOHR-WHEELERSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR-WHEELER KURAMI

- BOHR NİSF-İ KUTRU[Osm.] / BOHR RADIUS[İng.] / BOHRSCHER RADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR YARIÇAPI

- BOHR YARIÇAPI ile BOHR YÖRÜNGESİ

( [Bohr kuramında] Hidrojen atomunun temel seviye[taban enerji seviyesi] yörüngesinin yarıçapı. İLE Bir hidrojen atomunda, çekirdeğin çekim alanında dolanan bir elektronun izlediği kapalı yörünge. )

- BOHR MEDÂRI[Osm.] / BOHR ORBIT[İng.] / ORBITE DE BOHR[Fr.] / BOHRSCHE BAHN, BOHRSCHER ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR YÖRÜNGESİ

- BOLTZMANN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANN-DISTRIBUTION, BOLTZMANNSCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN DAĞILIMI


- BOLTZMANN ENTROPY HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'ENTROPIE DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANNSCHE ENTROPIEHYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN ENTROPİ HİPOTEZİ

- BOLTZMANN'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANNSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN FORMÜLÜ

- BOLTZMANN H THEOREM[İng.] / THÉORÈME H DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANNSCHE H-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN H KURAMI/TEOREMİ

- BOLTZMANN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE BOLTZMANN[Fr.] / BOLTZMANN-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN SABİTİ

- BOLTZMANN-TRANSPORT-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN TAŞIMA DENKLEMİ

- BOLTZMANN TRANSPORT EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE TRANSPORT DE BOLTZMANN[Fr.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN TAŞINIM DENKLEMİ

- BOLTZMANN-VLASOV EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE BOLTZMANN-VLASOV[Fr.] / BOLTZMANN-VLASOV-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN-VLASOV DENKLEMLERİ

- BORN-HABER CYCLE[İng.] / CYCLE DE BORN-HABER[Fr.] / BORN-HABER-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-HABER ÇEVRİMİ

- BORN-İNFELD NAZARİYESİ[Osm.] / BORN-INFELD THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-INFELD[Fr.] / BORN-INFELD-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-INFELD KURAMI

- BORN-MAYER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN-MAYER[Fr.] / BORN-MAYER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-MAYER YÖNTEMİ


- BORN-OPPENHEIMER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN-OPPENHEIMER[Fr.] ile/değil/yerine/= BORN-OPPENHEİMER YÖNTEMİ

- BORN-VON KÁRMÁN THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-VON KÁRMÁN[Fr.] ile/değil/yerine/= BORN-VON KÁRMÁN KURAMI

- BORN METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN[Fr.] / BORN-METHODE, BORN-OPPENHEIMER-METHODE, BORN-VON KÁRMÁN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN YÖNTEMİ

- BOSE-EINSTEIN STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE BOSE-EINSTEIN[Fr.] / BOSE-EINSTEIN-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BOSE-EİNSTEİN İSTATİSTİĞİ

- BOSE-EİNSTEİN TEKÂSÜFÜ[Osm.] / BOSE-EINSTEIN CONDENSATION[İng.] / CONDENSATION DE BOSE-EINSTEIN[Fr.] / BOSE-EINSTEIN KONDENSIEREN, BOSE-EINSTEIN-KONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BOSE-EİNSTEİN YOĞUNLAŞMASI

- BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞMASI ile/ve/||/<>/> SIVI ile/ve/||/<>/> KATI ile/ve/||/<>/> GAZ ile/ve/||/<>/> PLAZMA

( SU: Parçacıklardan daha da yüksek miktarda enerji çıkardığımızda, olanaklı minimum enerji seviyesi.[Tüm parçacıkların hepsi bir bütün gibi, tamamen aynı yöne doğru "büyük bir dalga" halinde hareket eder.][Mutlak sıfır derecesine çok çok yakın derecelerde soğutulan atom topluluğudur.[mutlak sıfır = 0 Kelvin ya da −273,15°C'dir]. Mutlak sıfır civarında, parçacıklar, aynı enerji seviyesine düşerek kümeleşmeye başlarlar. Kafasına buyruk ve bireysel hareket eden parçacıklar yoktur; hepsi "aynı" kimliğe bürünmüşlerdir ve bir küme durumunda "tek bir atommuşçasına" hareket etmeye başlar.] İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> 0 derecede.[Buz] İLE/VE/||/<>/> 100 derecede.[Buhar] İLE/VE/||/<>/> Nesnenin aşırı ısınması sonucu, iyonların ve elektronların serbestçe dolaşabildiği durum. )
( )
( )
( )
( )

- BOUGUER-LAMBERT LAW[İng.] / LOI DE BOUGUER-LAMBERT[Fr.] / BOUGUER-LAMBERT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BOUGUER-LAMBERT YASASI

- LAW OF BOYLE-MARIOTTE[İng.] / LOI DE BOYLE-MARIOTTE[Fr.] / BOYLE-MARIOTTESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYLE-MARİOTTE YASASI

- BOYLE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE BOYLE[Fr.] / BOYLESCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYLE SICAKLIĞI

- LOI DE BOYLE[Fr.] / BOYLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYLE YASASI/KANUNU


- BOYLE'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= BOYLE YASASI

- BOZON/LAR ile/ve/||/<> FERMİYON/LAR

( Tam spinli. İLE/VE/||/<> Yarım spinli. )
( İşlenebilir, içine girilebilir/nüfûz edilebilir. İLE/VE/||/<> İşlenemez, içine girilemez/nüfûz edilemez. )
( Birleşerek. İLE/VE/||/<> Dışlayıcı. )
( Glüyon.[kuvvet/alan] İLE/VE/||/<> Elektron. )
( Sürekli nicelik. İLE/VE/||/<> Süreksiz nicelik. )
( Özdeşmiş gibi davranma. İLE/VE/||/<> Özdeş değilmiş gibi davranma. )
( Korunum ilkelerinin yazım olanaksızlığı. İLE/VE/||/<> Korunum ilkelerinin yazım olanaklılığı. )
( Güç taşıyıcı parçacıklar [fotonlar]. İLE/VE/||/<> Nesneyi oluşturan parçacıklar. [elektronlar, protonlar] )

- BRACHISTOCHRONE EĞRİSİNDE:
EN KISA YOL
ile/ve/değil/||/<>/< EN KISA ZAMAN

- BRAGG KLEEMAN KURALI/YASASI ile BRAGG PIERCE YASASI

( bkz. 36819 İLE Bir öğenin X ışınları için atomik soğurma katsayısı, öğenin atom numarası ve X ışınlarının dalga boyuna bağlıdır. )

- BRAGG (KLEEMAN):
KURALI
ile/ve/||/<> YASASI/DENKLEMİ ile/ve/||/<> KIRINIMI/YANSIMASI

( Bir öğenin alfa tanecikleri için durdurma gücünün atom ağırlığının kareköküyle ters orantılı olduğunu ifade eden deneysel kural. İLE/VE/||/<> Bir kristal düzlemine çarptığında, farklı düzlemlerden yansıyan, yüksek şiddetli paralel X ışınları demetleri arasındaki yapısal girişim, yol uzunluğundaki fark dalga boyunun tam katlarına eşit olduğu zaman 2d.sin0 = n.λ [Bragg denklemi] ile oluşur. Burada, d; kristal düzlemleri arasındaki mesafe, 0, ışın demetinin gelme ve yansıma açısı [Bragg açısı], λ, X ışınlarının dalga boyu ve n; bir tam sayıdır. Bu, Bravais Yasası olarak da bilir.
[Ek: Bragg, ilk çalışmayı X ışınlarıyla yaptığından dolayı, tanımda sadece X ışınlarından bahsedilmesine karşın, tüm elektromanyetik ışın, yüklü tanecikler ve nötronlarla da aynı desenler oluşmaktadır.] İLE/VE/||/<> Bir kristal atomlarından tüm elektromanyetik ışınlar, yüklü tanecikler ve nötronların sadece Bragg açısında yapısal girişim oluşturduğu saçılma ya da kırınım. )

- BREWSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BREVSTER

- BREWSTER'S ANGLE[İng.] / BREWSTER-WINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BREWSTER AÇISI

- BREWSTER'S WINDOW[İng.] / FENÊTRE DE BREWSTER[Fr.] / BREWSTER-FENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BREWSTER PENCERESİ

- BREWSTER'S LAW[İng.] / LOI DE BREWSTER[Fr.] / BREWSTER-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BREWSTER YASASI

- BREWSTER[İng.] / BREWSTER[Fr.] ile/değil/yerine/= BREWSTER


- BUNSEN-EISKALORIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN BUZ KALORİMETRESİ

- BUNSEN ICE CALORIMETER[İng.] / CALORIMÈTRE À LA GLACE DE BUNSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BUNSEN BUZLU ISIÖLÇERİ/KALORİMETRESİ

- BUNSEN-KIRCHHOFF LAW[İng.] / LOI DE BUNSEN-KIRCHHOFF[Fr.] / BUNSEN-KIRCHOFFSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN-KİRCHHOFF YASASI

- BUNSEN BURNER[İng.] / BUNSENBRENNER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN OCAĞI

- BUNSEN CELL[İng.] / PILE DE BUNSEN[Fr.] / BUNSEN-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN PİLİ

- BEC BUNSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BURZEN OCAĞI

- BUZULLAR İÇİN İLK TÜRK TEMSİLCİ: ONUR SABRİ DURAK

( İTÜ Denizcilik Fakültesi öğretim görevlisi Onur Sabri Durak[Dr.], Antarktik Antlaşmalar Sekretaryası'nda Türkiye’yi temsil eden ilk biliminsanı olarak göreve başladı...[10 Ocak 2017] [devamı için burayı tıklayınız...] )

- C, C, COULOMB[İng.] ile/değil/yerine/= C, C (KARBON), KULON, C

- ÇALIŞMAYA ALIŞMAK ile/ve/||/<>/> ALIŞMAYA ÇALIŞMAK

( Okulda. İLE/VE/||/<> Yaşamda. )

- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)

( )

- CÂMİ ve/||/<> MÂNİ

( [SÖZÜN] Her bir sözcüğünü/parçası(nı)/ferdi(ni)[efrâdı/nı]. VE/||/<> Yabancı/dışta olanları/nı.[ağyârı/nı] )
( Tanımdaki/ifadedeki gereklilik kuralı: Parçalarını bulunduran, dışındakilere engel olan. [Efrâdını câmi, ağyarını mâni.] )

- CÂMİ ile/değil MOLLA CÂMÎ

- CANLILARI İNCELEME (B)İLİMİ ile/ve İNSANIN OTOPSİSİNİN (B)İLİMİ

( Çeşitli yöntemlerle. İLE/VE Göz, yüz, göbek deliği ve kasık bölgesi yarılmaz. )
( Sultan Abdülmecid zamanında, 1841 yılında, Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin çabalarıyla, Avusturya Hastahanesi'nde, Avusturya'dan getirtilen, Charles Ambrois Bernard'ın öncülüğünde, insan cesetlerine ilk diseksiyon(teşrih) yapılmıştır. )

- CARL LINNAEUS ve/<>/> GEORGES CUVIER

( 23 Mayıs 1707 - 10 Ocak 1778 VE/<>/> 23 Ağustos 1769 - 13 Mayıs 1832 )

- CARNOT ÇEVRİMİ ve/||/<> İDEAL ÇEVRİM

- CARNOT-CLAUSIUS EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CARNOT-CLAUSIUS[Fr.] / CARNOT-CLAUSIUSSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT-CLAUSİUS DENKLEMİ

- CARNOT ENGINE[İng.] / MACHINE DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-NUTZLEISTUNG, CARNOTSCHE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT MAKİNESİ

- CARNOT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-NUMMER, CARNOT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT SAYISI

- CARNOTSCHE PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT SÜRECİ

- CARNOT'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-LEHRSATZ, CARNOT-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT TEOREMİ


- CARNOT EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT VERİMİ

- CASSEGRAIN ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE CASSEGRAIN[Fr.] / CASSEGRAIN-ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ANTENİ

- CASSEGRAIN FOCUS[İng.] / CASSEGRAIN-FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ODAĞI

- FOYER DE CASSEGRAIN[Fr.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ODAK NOKTASI

- CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE CASSEGRAIN[Fr.] / CASSEGRAINSCHES TELESKOP, CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN TELESKOBU

- CAUCHY SAYISI = HOOKE SAYISI

( Sıkıştırılabilir akış incelemelerinde kullanılan, akışkanın yoğunluğuyla hızının karesinin çarpımının, hacmine oranına eşit, boyutsuz bir sayı. )

- CELCIUS ile/=/||/<> FAHRENHEIT ile/=/||/<> KELVIN

( °C = 1 ile/=/||/<>  °C x 1.8 + 32 ile/=/||/<> °C + 273.15 )
( 100 °C ile/=/||/<> 212 °F ile/=/||/<> 373 K [Suyun kaynama noktası]

0 °C ile/=/||/<> 32 °F ile/=/||/<> 273 K [Suyun donma noktası]

-78 °C ile/=/||/<> -109 °F ile/=/||/<> 195 K [Karbondioksitin donma noktası]

-183 °C ile/=/||/<> -298 °F ile/=/||/<> 90 K [Oksijenin donma noktası]

-196 °C ile/=/||/<> -321 °F ile/=/||/<> 77 K [Azotun donma noktası]

-273 °C ile/=/||/<> -460 °F ile/=/||/<> 0 K [Mutlak sıfır noktası] )
( image )
( 1 Celsius [°C] = 274.15 kelvin [K]

1 Fahrenheit [°F] = 255.9277777778 kelvin [K]

1 Rankine [°R] = 0.5555555556 kelvin [K]

1 Reaumur [°r] = 274.4 kelvin [K] )

- CELSIUS DERECESİ ile/ve/<> CELSIUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ

( Sıcaklık aralığı ya da farkının, 1 kelvin'e ve Celsius ölçeğindeki sıcaklık aralığının 1/100'üne eşit sıcaklık birimi. [simgesi: °C] İLE/VE/<> Normal koşullarda, suyun donma sıcaklığını 0 derece ve kaynama sıcaklığını da 100 derece kabul eden ve kelvin olarak mutlak sıcaklığa, °C = °T-273.15 ile bağlı olan ölçek. )

- CHARLES DARWIN

- CHARLES DARWIN ve/<>/> ALFRED RUSSELL WALLACE

( 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 ve/<> 08 Ocak 1823 - 07 Kasım 1913 )

- CHARLES' LAW[İng.] / LOI DE CHARLES[Fr.] / CHARLESSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CHARLES YASASI

- ÇİÇEK AŞISI ve/||/<>/< EDWARD JENNER

- ÇİÇEK ile ATATÜRK ÇİÇEĞİ/NOEL YILDIZI/POINSETTIA

( Joel Roberts Poinsett'i de araştırmanızı salık veririz... )

- CIMON ve/||/<> PERO

( )
( Barok tarzının önde gelen adlarından Paul Rubens'in, 1635'te yaptığı bu tablo, Rusya'nın St. Petersburg kentinde bulunan Hermitage Müzesi'nde sergileniyor.

Elleri bağlanmış yaşlı adam Cimon, dönemin iktidarı tarafından itirafa zorlanmak için açlığa mahkum edilmiş. Yeni doğum yapan kızı Pero, büyük zorluklarla gardiyanlara rüşvet vererek babasını ziyaret eder ve kendi sütüyle babasını açlıktan ve ölümden korumak için emzirir.

Kızın yüzündeki kaygı, kapıya baktığı açıkça görülen duruşu, babasının omzunu şefkatle kavrayışı, güçlü duruşu ve cesareti yansıtmış. Babanın, kızının memesini emerken yüzünde oluşan o çaresizliğini, ellerini koyuş biçimi ve gövde dili ile kabullenişini harika yansıtmış ressam.

Nasıl bakarsak o'yuz, o kadarız.
Ne okursak o'yuz, o kadarız.
Ne anlarsak o'yuz, o kadarız.
Ne yersek o'yuz, o kadarız.
Bakış açımız, bizi anlatır; baktığımız şey değil.

Sanatın gücü, işte budur. )

- ÇİZGİ ile WALLACE ÇİZGİSİ

( ... İLE Malay takımadalarındaki Asya ve Avustralya faunalarını birbirinden ayırır.[Adaların birbirine çok yakın olmasına karşın çizginin iki tarafındaki hayvanlar, evrimsel geçmişini yansıtan farkları yansıtır.] )

- CLAPEYRON'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAPEYRON[Fr.] / CLAPEYRONISCHES THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAPEYRON KURAMI/TEOREMİ

- CLAUSIUS RANGE[İng.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS ARALIĞI

- CLAUSIUS-CLAPEYRON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS CLAPEYRON BAĞINTISI

- CLAUSIUS-CLAPEYRON EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-CLAPEYRON[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON DENKLEMİ

- CLAUSIUS-CLAPEYRON'S EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-CLAPEYRON GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON EŞİTLİĞİ


- CLAUSIUS EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS DENKLEMLERİ

- CLAUSIUS-ENTFERNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS EMİNİ

- CLAUSIUS-REICHWEITE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS ERİMİ

- CLAUSIUS EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE CLAUSIUS[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS HAL DENKLEMİ

- CLAUSIUSSCHE ZUSTANDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS HALİ DENKLEMİ

- CLAUSIUS THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS KURAMI/TEOREMİ

- CLAUSIUS-MOSSOTTI EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-MOSSOTTI[Fr.] / CLAUSIUS-MOSSOTTISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ DENKLEMİ

- CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ-LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ

- CLAUSIUS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-NUMMER, CLAUSIUS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS SAYISI

- CLAUSIUS VIRIAL THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU VIRIEL DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-VIRIALTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS VİRİAL KURAMI/TEOREMİ


- CLAUSIUS LAW[İng.] / LOI DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS YASASI

- CLAUSIUS[İng.] / CLAUSIUS[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS

- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW
ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY

( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )

- ÇOK KATLI PAZARLAMANIN YAPISI VE İŞLEYİŞİ ile PİRAMİT ŞEMA ORGANİZASYONLARININ YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

- COLOMB ile COULOMB

- COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WELLENL+A893NGE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON DALGA BOYU

- COMPTON ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON ELEKTRONU

- COMPTON INCOHERENT SCATTERING[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON EŞEVRESİZ SAÇILMASI

- COMPTON-RÜCKSTOSSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇIILMA TANECİĞİ

- PARTICULE DE RECUL COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇILMA PARÇACIĞI


- COMPTON RECOIL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPME PARÇACIĞI

- COMPTON RECOIL[İng.] / RECUL COMPTON[Fr.] / COMPTON-RÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPMESİ

- COMPTON SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT COMPTON[Fr.] / COMPTON-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KAYMASI

- COMPTON EDGE[İng.] / BORD DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-KANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KENARI

- COMPTON RULE[İng.] / RÈGLE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KURALI

- COMPTON EFFECT[İng.] / EFFET COMPTON[Fr.] / COMPTON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON OLAYI

- COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON[Fr.] / COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SAÇILMASI

- COMPTON ABSORPTION[İng.] / COMPTON-ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SOĞURMASI

- COMPTON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON TESİR KESİTİ

- COMPTONMETER[İng.] / COMPTONMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTONÖLÇER


- COPERNIC ile/ve/değil İBN ŞÂTIR

- CORIOLIS PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS DEĞİŞTİRGESİ/PARAMETRESİ

- CORIOLIS EFFECT[İng.] / EFFET CORIOLIS[Fr.] / CORIOLISSCHE EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS ETKİSİ

- CORIOLIS OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLISSCHER OPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS İŞLEMCİSİ

- CORIOLIS ACCELERATION[İng.] / CORIOLISSCHE BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS İVMESİ

- CORIOLIS FORCE[İng.] / FORCE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS KUVVETİ

- CORIOLIS RESONANCE INTERACTIONS[İng.] / INTERACTIONS DE RÉSONANCE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-RESONANZWECHELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS REZONANS ETKİLEŞİMLERİ/ETKİLEŞMELERİ

- COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAIN[Fr.] / COUDÉ-NEWTON-CASEGRAINSCHES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAİN TELESKOBU

- COULOMB FIELD[İng.] / CHAMP DE COULOMB[Fr.] / COULOMBSCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ALANI

- COULOMB ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ANZIEHUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ÇEKİMİ


- COULOMB BARRIER[İng.] / BARRIÈRE DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-BARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ENGELİ

- COULOMB INTERACTION[İng.] / INTERACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ETKİLEŞMESİ

- COULOMB REPULSION[İng.] / RÉPULSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ABSTOSSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB İTMESİ

- COULOMB'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KURAMI/TEOREMİ

- COULOMB FORCE[İng.] / FORCE DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KUVVETİ

- COULOMB POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB POTANSİYELİ

- DISPERSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB SAÇILMASI

- COULOMB FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-FRIKTION, COULOMB-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB SÜRTÜNMESİ

- COULOMB EXCITATION[İng.] / EXCITATION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ERREGUNG, COULOMB-ANREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB UYAR(IL)MASI

- COULOMB KANÛNU[Osm.] / COULOMB'S LAW[İng.] / LOI DE COULOMB[Fr.] / COULOMBSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB YASASI/KANUNU


- COULOMB ile/||/<> GAUSS ile/||/<> AMPERE ile/||/<> FARADAY ile/||/<> MAXWELL ile/||/<> EM TEMEL YASALARI

( Elektromanyetizmanın temel yasalarını bulan bilim insanları ve katkıları. )
( Formül: ∇×E = -∂B/∂t )
( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- CURIE POINT[İng.] / POINT DE CURIE[Fr.] / CURIE-PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE NOKTASI

- CURIE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE CURIE[Fr.] / CURIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SABİTİ

- CURIE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE CURIE[Fr.] / CURIE-TEMPERATURCALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ

- CURIE BALANCE[İng.] / BALANCE DE CURIE[Fr.] / CURIE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE TERAZİSİ

- CURIE-WEISS LAW[İng.] / LOI DE CURIE-WEISS[Fr.] / CURIE-WEISSHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE-WEİSS YASASI

- CURIE'S LAW[İng.] / LOI DE CURIE[Fr.] / CURIE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE YASASI

- CURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE

- DAHA ÇOK OLANI ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK

- DAHİ ile DÂHİ

( Bile. İLE Yaratıcı gücü olan kişi. )

- DAİRESEL YÖRÜNGE ile/ve/||/<>/> ELİPTİK YÖRÜNGE

( Aristoteles. İLE/VE/||/<>/> Kepler. )

- d'ALEMBERT İLKESİ ile/ve/<> d'ALEMBERT AÇMAZI/PARADOKSU

( m kütleli bir nesne üzerine etkiyen birden fazla dış kuvvetler, cisme, a ivmesi kazandırdığında, uygulanan kuvvetlerin vektörel toplamının F büyüklüğü, ma'ya eşittir. Eğer -ma; etkin kuvvet ya da iç kuvvet olarak kabul edilirse, bu kuvvetlerle sistemin iç kuvvetlerinin toplamı eşittir ve F - ma = 0 ile gösterilir. İLE/VE/<> İlk hızı sıfır ya da düzgün hareket eden, ağdalı olmayan ve sıkıştırılamaz çok büyük kütleli bir akışkan içinde bir doğru boyunca sabit hızla hareket eden bir cisme hiçbir kuvvet etkimez. )
( 1752 )

- DALTON TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHE TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON SICAKLIK ÖLÇEĞİ

- DALTON'S LAW[İng.] / LOI DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON YASASI

- DALTON[İng.] ile/değil/yerine/= DALTON

- DARWIN ile/ve/||/<>/> MİTHAT EFENDİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kitaplarının ilk Türkçe çevirilerini yapan. )

- DARWIN/İZM ile/değil SPENCER/İZM

- DAS CAPITAL:
1867
ile/ve/||/<>/> 1873

( I. basım. İLE/VE/||/<>/> II. basım. )

- DEBYE RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE DURULMA SÜRESİ

- DEBYE TESÎRİ[Osm.] / DEBYE EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ETKİSİ


- DEBYE-FALKENHAGEN EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-FALKENHAGEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-FALKENHAGEN ETKİSİ

- FRÉQUENCE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE FREKANSI

- DEBYE-HUCKEL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL EŞİTLİĞİ

- DEBYE-HÜCKEL NAZARİYESİ[Osm.] / THÉORIE DE DEBYE-HÜCKEL[Fr.] / DEBYE-HÜCKEL-THEORIE, DEBYE-HÜCKELSCHES-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL KURAMI

- DEBYE-HUCKEL LIMITING LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL SINIR YASASI

- DEBYE KÂİDESİ[Osm.] / DEBYE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE İLKESİ

- DEBYE-WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ISISI

- DEBYE-JAUNCEY SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DEBYE-JAUNCEY[Fr.] / DEBYE-JAUNCEYSCHES ZERTSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-JAUNCEY SAÇILMASI

- DEBYE FORCE[İng.] / FORCE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE KUVVETİ

- DEBYESCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞALARIN KURAMI


- DEBYE THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-SPEZIFISCHEHITZEKAPAZITÄTTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI

- DEBYE SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISISI

- DEBYE-POTENTIAL/E[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELİ

- DEBYE POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELLERİ

- DEBYE-SCHERRER RING[İng.] / ANNEAU DE DEBYE-SCHERRER[Fr.] / DEBYE-SCHERRER/SCHES RING[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SCHERRER HALKASI

- DEBYE-SCHERRER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE DEBYE-SCHERRER[Fr.] / DEBYE-SCHERRER/SCHES-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SCHERRER YÖNTEMİ

- DEBYE-SEARS EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-SEARS[Fr.] / DEBYE-SEARS/SCHES-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ETKİSİ

- DEBYE-SEARS ULTRASONIC CELL[İng.] / CELLULE ULTRASONIQUE DE DEBYE-SEARS[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ULTRASONİK GÖZESİ/HÜCRESİ

- DEBYE-SEARSSCHES-ULTRASCHALLZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE SEARS ULTRASONİK GÖZESİ

- DEBYE FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE SIKLIĞI


- DEBYE-T³ LAW[İng.] / LOI EN T³ DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-T³-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE T³ YASASI

- DEBYE LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE UZUNLUĞU

- DEBYE-WALLER FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DEBYE-WALLER[Fr.] / DEBYE-WALLER/SCHES-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-WALLER ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- DEBYE, D[İng.] / DEBYE[Fr.] / DEBYE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE

- DEMEDİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENİLMEDİ

( Karl Marx, "Din, halk için afyondur" demedi!
Adam Smith, "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" demedi!
Thomas Hobbes, "Birey, bireyin kurdudur" demedi!
Niccolò Machiavelli, "Her şey mübahtır" demedi!
İbn Haldun, "Coğrafya, kaderdir" demedi!!! )

- DEMOKRİTOS ATOMCULUĞU ile/ve/||/<> PLATON KOZMOLOJİSİ

( Fiziğin, Pisagor'cu süreksiz nicelik üzerinden, Zaman Paradoksları'na göre yeniden kuruluşu. İLE/VE/||/<> ... )

- DENK ÖBEKLER/SONSAL SINIFLAMALAR/KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE
ile/ve/<>/> FARABÎ'DE ile/ve/<>/> KANT'TA

( * TÖZ/CEVHER
* NİCELİK/KEMMİYET
* NİTELİK/KEYFİYET
* GÖRELİLİK/İZÂFET
* MEKÂN
* ZAMAN
* KONUM
* MÜLKİYET
* FİİL
* İNFİAL

ile/ve/<>/>

* TÖZ/CEVHER [ALİ]
* GÖRELİLİK/İZÂFET
* NİCELİK/KEMMİYET [KISA]
* NİTELİK/KEYFİYET [SARIŞIN]
* ZAMAN/METÂ [BUGÜN]
* YER/EYN [ÇARŞIDA]
* DURUM/KONUM(VAZ'I) [AYAKTA DURUYOR]
* SAHİP/MÂLİK OLMA(LE) [AHMET'İN KALEMİ]
* ETKİNLİK(EN YEF'AL) [BÜKÜYOR]
* EDİLGİNLİK(EN YENFA'AL) [BÜKÜLÜYOR]

ile/ve/<>/>

* NİCELİK: BİRLİK | ÇOKLUK | TÜMEL
* NİTELİK: GERÇEKLİK | YOKSUNLUK | SINIRLILIK
* BAĞINTI: NESNE VE ÖZELLİĞİ | NEDEN VE ETKİ | TOPLULUK
* MODALİTE: OLASILIK | VARLIK | ZORUNLULUK )

- DEPREMDE:
ÇÖKMEK
ile/ve/||/<> KAPANMAK ile/ve/||/<> TUTUNMAK

(



)

- DERTLİ ile/ve/||/<>/> YAZAR ile/ve/||/<>/> ÂŞIK ile/ve/||/<>/> ÂRİF

( Yalın anlatan. @@ İyi anlatan. @@ Durumuyla/hâliyle anlatan. @@ Gülümsemesiyle örten. )

- DESCARTES ile/ve/||/<>/< VIETE

( ... İLE/VE/||/<>/< Descartes'in hocası. )

- HOLE TRAP[İng.] / PIÈGE À TROUS[Fr.] / BOHRUNG-FALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK TUZAĞI

- DILTHEY ve/<> GADAMER

- DIRAC AÇISI ile/ve FERMI-DIRAC İSTATİSTİĞİ ile/ve DRAKE DENKLEMİ

- OHMMETER[İng.] / OHMMÈTRE[Fr.] / OHMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ ÖLÇER, OHMMETRE

- DIŞA BAKAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇE BAKAN

( Düş görür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Uyanır/uyandırır. )

- DISCORIDES

( İlk bitkibilim kitabı.[Ayasofya kütüphanesindedir.] )

- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ

- DİZİLİM/SÖZDİZİMİ ile/ve/||/<>/> ANLAM(BİLİM)

( Biçimsel yapı kuralları. @@ Anlamsal yorumlama kuralları. )
( Noam Chomsky tarafından, 1957 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
( Simgelerin dizilişi. İLE/VE Simgelerin anlamı. )
( Programlama dillerinde derleme. @@ Programı çalıştırma aşamasında önemlidir. )

- DNA ve/||/<>/> DİZİLEME YÖNTEMLERİ

(

DNA Dizileme Yöntemleri

Yöntem İlke Nasıl Çalışır? Artıları Eksileri
Sanger Dizileme
(1977)(Frederick Sanger ve takımı)
Zincir sonlandırma yöntemi; dideoksinükleotidlerin kullanımı ile DNA sentezinin durdurulması.
  • Tek zincirli bir DNA molekülü çoğaltılır.
  • DNA polimeraz enzimi, nükleotidleri diziyi tamamlamak için ekler.
  • Dideoksinükleotidler (ddNTPs), DNA sentezini durdurur ve farklı uzunluklarda DNA parçaları oluşur.
  • Parçalar jel elektroforezi ya da kapiler elektroforez ile ayrıştırılır.
  • Parçaların boyutuna göre dizilim belirlenir.
  • Yüksek doğruluk.
  • Uzun okuma uzunluğu (~800-1000 baz çifti).
  • Küçük ölçekli projeler için ideal.
  • Yavaş ve maliyetli.
  • Büyük ölçekli genom projelerine uygun değil.
Illumina Dizileme Reversible terminator yöntemi; flüoresan işaretli nükleotidlerin eklenmesi ve kamera ile sinyal kaydı.
  • DNA küçük parçalara bölünür ve adaptörler eklenir.
  • Parçalar cam yüzeyde çoğaltılır (klonal amplifikasyon).
  • Flüoresan işaretli nükleotidler sırayla eklenir ve her adımda kamera ile sinyal kaydedilir.
  • Yüksek doğruluk.
  • Yüksek veri çıktısı.
  • Genom ölçekli dizileme için uygun.
  • Kısa okuma uzunluğu (~150-300 baz çifti).
  • Veri çözümlemesi için güçlü yazılımlar gerekir.
PacBio (SMRT) Dizileme Tek molekül üzerinden gerçek zamanlı dizileme; flüoresan işaretli nükleotidlerin polimeraz etkinliğiyle izlenmesi.
  • DNA polimeraz, DNA'yı doğal ortamında kopyalar.
  • Flüoresan işaretli nükleotidler kullanılır.
  • Okuma, polimeraz etkinliğinin anında kaydedilmesiyle yapılır.
  • Uzun okuma uzunluğu (~10-15 kilobaz ya da daha fazla).
  • Epigenetik modifikasyonların doğrudan tespiti.
  • Yüksek hata oranı (biyoinformatik düzeltme gereklidir).
  • Maliyetlidir.
Oxford Nanopore Dizileme DNA'nın nanoporlardan geçirilmesi sırasında elektriksel sinyal değişikliklerinin kaydedilmesi.
  • DNA molekülü nanopordan geçerken her baz farklı bir elektrik sinyali üretir.
  • Sinyaller çözümlenerek dizilim oluşturulur.
  • Çok uzun okuma uzunlukları (milyon baz çiftine kadar).
  • Taşınabilir araçlarla hızlı dizileme.
  • Gerçek zamanlı çözümleme olanağı.
  • Daha düşük doğruluk (öğrenme algoritmaları ile düzeltilir).
  • Yüksek başlangıç maliyeti.

Sanger Dizileme ve Yeni Kuşak Dizileme Karşılaştırması

Özellik Sanger Dizileme Yeni Kuşak Dizileme (NGS)
Hız Yavaş Çok hızlı
Doğruluk Yüksek Yüksek (bazı platformlarda daha düşük olabilir)
Okuma Uzunluğu ~800-1000 baz çifti ~150-15.000+ baz çifti (platforma bağlı)
Kapasite Küçük ölçekli projeler için uygun Tüm genom projeleri için uygun
Maliyet Büyük projeler için daha yüksek maliyet Büyük projelerde daha düşük maliyet
Kullanım Alanı Gen doğrulama, küçük gen bölgeleri Genomik çözümleme, transkriptom, epigenom
)

- LINEAR STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER WIRKUNG VON STARK[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL STARK ETKİSİ