(B)İLİM ve BİLGELİK [/İRFAN/HİKMET/WISDOM/GNOSIS]

- NE DEDİĞİ(Nİ ANLAMAK) ile NE DEMİŞ OLABİLECEĞİ(Nİ ANLAMAK)

- [ne] EMİR ve/ne de ÖĞÜT

( Alma! )

- NE HALİN/İZ VARSA GÖR/ÜN! ile/değil/yerine/||/<>/< NE HALİN/İZ VARSA GÜL/ÜN!

( "Gülmek, yaşamın en güzel eylemidir! Sizi bundan alıkoyan her ne varsa on(lar)dan vazgeçin!" )

- NE İÇİNDE? ile HANGİ YOLLA? ile NE İÇİN?

- [ne] İNCİNME ile/ve/||/<>/ne de GÜCENME

- NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK

( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )

- NE KADAR GERÇEKTİR? ile/değil NASIL BİR GERÇEK?

- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARÂFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ

- [ne] KARDAŞ, [ne de] ARKADAŞ ile/değil/sadece HALDAŞ

( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )

- [ne] KUSURSUZ KİŞİ ne de KİŞİDE/İNSANDA KUSUR

( Seveceksen, öylece sev! Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. )
( Kusursuz olsaydık, başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya o kadar meraklı olmazdık. )

- NE OLDU? ile/ve NASIL OLDU? ile/ve NEDEN OLDU?

- NE OLDUĞU/N ile/ve/<>/değil/yerine NE OLMADIĞI/N

( Bize ancak ne olmadığımız söylenilebilir. )
( Ne olmadığımızı bilme yoluyla gerçek kimliğimizi tanırız. )
( By knowing what we are not, we come to know ourselves.
The way back to ourselves is through refusal and rejection.
Can only tell us what we are not.
By knowing what we are not, we come to know ourselves. )
( Aslımıza geri dönüş yolu, reddetme ve geri çevirmeden geçer. )

- NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ > NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ(") ile/ve/değil/önce/||/<>/< NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ > NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ

- NE OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ YOK değil ADINI, NE KOYDUĞUMUZUN BİR ÖNEMİ YOK/OLMAYABİLİR

- NE OLDUM! ile/değil/yerine NE OLACAĞIM?

- NE ÖLÜMDEN KORKMAK ... ile/ve/||/<> NE DE DÜŞÜNMEK, ÖLÜMÜ

- NE ...:
ÖTELEMEK
ve/ne de/||/<> ERTELEMEK ve/ne de/||/<> ENGELLEMEK

- NE SORUSUZ YANIT ile/ve/||/<> NE DE YANITSIZ SORU

- [ne] "VARLIĞA YERİNİRİM" ne de "YOKLUĞA ERİNİRİM"

( Ancak, yokluğu birebir, kendin deneyimle(yebil)dikten sonra söyleyebilirsin/söylemelisin! )

- [ne] YAP! "EMRİ" ile/ve/||/<>/ne de YAPMA! "ENGELİ"


- NE YAPACAĞINI BİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> BİLDİĞİNİ, YAPMAK/UYGULAMAK

- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYABİLECEĞİNİ/YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!

( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )
( Bilme sanatı, neyi gözardı edeceğini bilmektir. )
( )

- NE YAPARSAK/YAZARSAK YAPALIM/YAZALIM,
HİÇBİR KONUDA:
ACELE ETME(YELİM)!
ve/||/<>/> ÖZEN GÖSTER(ELİM)!

( )

- NE YAPARSAN YAP değil SEN BİLİRSİN

- NE YAPMAYABİLECEĞİNİ BİLMELİ!

( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )

- [ne yazık ki]
ANLATILANLARI/SÖYLENİLENLERİ:
"BEĞENMEMEK"
ve/||/<>/> KİŞİLERİ İTHAM ETMEK

- [ne yazık ki]
ATSAN
ile/ve/||/<> SATSAN

( Atılmaz. İLE/VE/||/<> Satılmaz. )

- [ne yazık ki]
GÜCE TAPMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜCE BAKMAK

- [ne] "YERELCİLİK" ne de SALT "EVRENSELCİLİK"

- [ne] YİĞİDİ ÖLDÜRMEK ne de HAKKINI YEMEK


- NE? ve/||/<>/>/< NASIL? ve/||/<>/>/< NEDEN? ve/||/<>/>/< NİÇİN?

( Hangi şey? VE/||/<>/>/< Ne asıl? VE/||/<>/>/< Ne'den? VE/||/<>/>/< Ne için? )
( Evren/doğa/nesne/insan. VE/||/<>/>/< Bilim. VE/||/<>/>/< Felsefe/Sanat. VE/||/<>/>/< Sanat/Felsefe. )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( "What is?" question is metaphysical question. )
( Cosmos/nature/matter/human. VS./AND/||/<>/>/< Science. VS./AND/||/<>/>/< Philosophy/Art. VS./AND/||/<>/>/< Art/Philosophy. )

- NEBÎ ve/||/<> PÎR ve/||/<> VELÎ
ve/||/<>
EDEB ve/||/<> AHLÂK ve/||/<> ZANAAT

- NEDEN:
400
değil 4YÜZSÜZ(/LÜK)

- NEDEN/AÇIKLAMA:
ŞU
ile/ve/<> ŞÖYLE

- NEDEN ARAMADIN?" ile/değil/yerine/||/<>/< YOĞUNDUN SANIRIM

- NEDEN/ETKEN - ETKİ ile NEDEN - TEPKİ

( Cansızlarda. İLE Canlılarda. )

- NEDEN-ETKİ ile/ve/değil EYLEM-AMAÇ

- Neden ve nasılsız SUSuyorum!

- NEDEN?(NE'DEN?) ile NASIL?(NE ASIL?)["NASI" değil!]

( Bilimin sorularıdır. )
( Önemli[öncelikli] olan, neyi yaşadığınız değil nasıl yaşadığınızdır. )

- NEDEN OLMA ile/ve/değil/yerine/||/<> ZEMİN HAZIRLAMA


- NEDEN OLMAK ile SAĞLAMAK

( Olumsuz durumlarda kullanılır. İLE Olumlu durumlar için kullanılır. )

- NEDEN OLMAK ile SAĞLAMAK

- NEDEN OLMAK ile "YOL AÇMAK"

- NEDEN OLMAK ile YOL AÇMAK

- NEDEN/SEBEP/MÜSEBBİB ile VESİLE

- NEDEN ile BAĞLANTI

- NEDEN ile BAHÂNE[Fars.]

( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )

- NEDEN ile HİKMET

- NEDEN ile/değil İLLET

( ... İLE/DEĞİL Varoluş nedeni. )

- NEDEN = İLLET, SEBEP = CAUSE, REASON[İng.] = CAUSE, RAISON[Fr.] = URSACHE, GRUND[Alm.] = CAUSA, RATIO[Lat.] = CAUSA, RAZON[İsp.]


- NEDEN ile KANIT

( Tek kanıtınız kendinizsiniz. )

- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ

( Hiçbir şey, kendinin nedeni olamaz. )

- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ

- NEDEN ile/ve "MADEN"

- NEDEN? ile/ve/<> NASIL?

( Bilimin sorularıdır. )
( Nedeni olan, nasıla katlanır. )

- NEDEN ile/ve/||/<>/> NEDEN ÖBEĞİ/GRUBU

- NEDEN? ile/ve/değil/yerine/||/<>/> NEREDEN?

- NEDEN? ile NİÇİN?

( Ne'den? İLE Ne için? )

- NEDEN? ile/<> NİÇİN?

( Ne'den? İLE Ne için? )
( Hangi şey? VE Ne asıl? VE Ne'den? VE Ne için? )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )
( ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT )
( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )
( Çocuk sorusu. İLE/VE Yetişkin sorusu. )
( "Ne?", doğa yasalarıyla bilinebilir. Ya "Kim?" )
( Felsefe ve din alanının sorularıdır. )
( Ne'den? İLE Ne için? )

- NEDEN ile/ve ÖZGÜR NEDEN


- NEDEN ile SAİK

- NEDEN ile TETİKLEYİCİ

( Her şey kendi kendinin nedenidir. )

- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ

( Her biri bir ötekinin nedenidir. )

- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ

- NEDENİN YOKLUĞU ve/||/<>/> YOKLUĞUN NEDENİ

- NEDENİNİ GÖRÜP:
GÖZARDI EDEN / KAYITSIZ KALAN(LARDAN OLMAK)
ile/değil/yerine GÖRDÜKLERİNDEN HOŞLANMAYANLARDAN OLMAK

- ... NEDENİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... GEREĞİNCE

- ... NEDENİYLE ile ... SONUCUNDA

- NEDENLENMEMİŞ, ZORUNLU VAROLAN ile/ve/<> NEDENLENMİŞ, ZORUNLU VAROLAN

- NEDENLERDEN BİRİNCİSİ ile/ve/değil/yerine NEDENLERDEN BİRİ


- NEDENLERİN BİLİMİ ile/ve NEDENLERİN NEDENİNİN BİLİMİ

( Bilim. İLE/VE Metafizik. )

- NEDENLİ DÜŞÜNMEK ve/=/||/<>/> DERİN DÜŞÜNMEK

- NEDENSELLİK (ANLAYIŞI) ile YASA (ANLAYIŞI)

- NEDENSELLİK ile/değil ARDIŞIKLIK

- NEDENSELLİK ile BİTİŞKENLİK

- NEDENSELLİK ile/ve/<>/değil/yerine BÜTÜNSELLİK

- NEDENSELLİK ile/ve/değil/yerine DÖNGÜSELLİK

- NEDENSELLİK ile/ve/değil EŞZAMANLILIK

- NEDEN/SEL/LİK ile/ve GEREKÇE/Lİ/LİK

( [durumdan/olaydan] Önce. İLE/VE Sonra. )

- NEDENSELLİK = İLLİYET = CAUSALITY[İng.] = CAUSALITÉ[Fr.] = KAUSALITÄT[Alm.] = CAUSALITAS[Lat.]


- NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> ORANSAL/LIK

- NEDENSELLİK ile/ve YETER NEDEN

- Nedensiz DİNLE!!!

- NEDENSİZ/SEBEPSİZ ile/değil BİR ANDA

- Nedensiz SUS!!!

- NEDEN-SONUÇ ile İLLET-MÂLÛL

- NEFES NEFESE değil/yerine/= SOLUK SOLUĞA

- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS

- NEFRET ile/değil/yerine/>< SEVGİ

( 3 DEREKE[Cehâletle orantılı olarak] ile/değil/yerine/>< 3 DERECE )
( Kendinden. Yanındakilerden. Onu sevenlerden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini. Yanındakileri de. Onu sevenleri de. )
( Eden uzaklaşır. >< Yakınlaştırır. )
( Düşmanlarımızdan nefret etmemek gerek. Bu, algılama ve yargılama yetimizi sınırlar. )
( Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir. )
( Ürküp kaçma. | Tiksinme, iğrenme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )
( NEFRET-İ TECEDDÜD: Yenilik kaygısı. )

- NEFS:
(BENİ/SENİ/ONU) İDARE ETMEK İÇİN
değil/yerine İDARE EDİLMEK İÇİN


- NEFS TERBİYELERİ/AYDINLANMA
(İŞRÂK/ENLIGHTENMENT)/İLİMDE GELİŞME ÖNKOŞULLARI
(EN AZ ÜÇÜ UYGULANMALI)

( * GILLET-İ TAAM(AZ YEMEK)[Az yemek, az uyumaktan daha önemlidir.]
* GILLET-İ MENÂM(AZ UYKU)
* GILLET-İ KELÂM(AZ KONUŞMA)
* UZLET-İ ANİL ENAM(HALKTAN UZAKLAŞMA)
* ZİKR-İ MÜDAM(ZİKİRDE DAİM OLMA)
* FİKR-İ TAMAM(DÜŞÜNCEYİ OLGUNLAŞTIRMA) )
( Hakikati arayın, bulmak için de nefsinizi öldürün! )
( Nefsin beraat ettiremeyeceği suç yoktur. [Yani dikkat etmek ve nefse kanmamak gerekir! )

- NEFS:
VAZGEÇMEK
değil TERBİYE ETMEK

- NEFS ile/değil/yerine NEFES

( Bilmeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilene. )

- NEFSÂNÎ SOHBET ile RAHMÂNÎ SOHBET

- NEFSANİYE/T ile ŞEYTANİYE/T

( [Kötülüğü] Kendine yapan. İLE Başkalarına yapan. )

- NEFSİ:
"TEMİZE ÇIKARMA KAYGISI"
ile/değil/yerine/>< TEZKİYE ETME ÇABASI

- NEFSÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÖNTEMSEL

- NEFSİ/Nİ "ÖLDÜRMEK" değil NEFSİ/Nİ TERBİYE ETMEK

- NEFSİNİ:
"SİLEN"
değil/yerine/>< BİLEN

- NEFS'ÜL EMR:
İRFÂNÎ VE KELÂMÎ
ile/ve KOZMOLOJİK VE METAFİZİK ile/ve ONTOLOJİK VE MANTIK


- NEHY (ETMEK) ile/ve/||/<>/> MEN (ETMEK)

- NE-LİK ile/ve NİTELİK ile/ve İLİŞKİLERİ

- NE'LİK(SİZ) ile/ve NİTELİK(SİZ)

- NEME" değil NEYİME LÂZIM?

- NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET

- NEREDE/NE ZAMAN/NASIL:
"DÜŞTÜĞÜMÜZ"
değil "SENDELEDİĞİMİZ"

- NEREDEN GELDİĞİNİ:
BİLMEYEN
ile/değil/yerine/>< BİLEN

( [nereye gideceğini] Bilmez. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilir. )

- NEREYE GELDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ

- NEREYE? ile NEREYE KADAR?

- NERGİSZAMBAĞI = GÜZELHATUNÇİÇEĞİ

( Soğanla üretilen, iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. )

- NEŞE ve/||/<> COŞKU

- NEŞE ve/<>/< GÜVEN

- NEŞE >< HASTALIK ya da KURUNTU

( Neşeli olmayan kişiden, iki türlü kuşkulanılır. Ya hastadır ya da o kişinin, başkalarına bildirmek istemediği bir kuruntusu vardır. [ATATÜRK] )

- NEŞE = NEŞVE = MERRIMENT, CHEERFULNESS[İng.] = GAIETÉ[Fr.] = HEITERKEIT[Alm.] = HILARITAS[Lat.]

- NESEB değil/yerine EDEB ve/||/<> MAL değil/yerine AMEL ve/||/<> CEMÎ-İ DÜNYA değil/yerine İLİM

( Edeb, yeğdir nesebden;
amel, yeğdir maldan;
ilim, yeğdir cemî'-i dünyadan. )

- NESNE AKTARIMI ile/değil/yerine KENDİLİK AKTARIMI

- NESNE:
BİLİMDE
ile/ve/<> SANATTA

( Dışarıdan, içeri yönelik. İLE/VE/<> İçeriden, dışarı yönelik. )

- NESNE İKİLİĞİ ile HAREKET İKİLİĞİ

- NESNE/KAVRAM ile/ve/> OLAY ile/ve/> OLGU

( Çıraklık. İLE/VE/> Kalfalık. İLE/VE/> Ustalık. )
( Duyusal. İLE/VE/> Tasarımsal. İLE/VE/> Düşünsel. )
( Kağıt, yazı değildir; fakat o, yazıyı taşır. )

- NESNE ile/ve/<> HAREKET


- NESNE ile/ve/değil/yerine/<>/>< KAVRAM

( Yıkılabilen ve yıkanabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Yıkılamayan ve yıkanamayan. )

- NESNE ile/ve TANIM ile/ve KAVRAM

- NESNEL KAVRAM/LAR ile/ve/<> BİLGİ İÇEREN KAVRAM/LAR

( Açıklanırlar. İLE/VE/<> Anlamlandırılırlar. )

- NESNEL ÜRÜNLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNSEL "ÜRÜNLER"

- NESNE/LER ile/ve/||/<>/> KİŞİ/LER

( Aldığın yere bırakılmalı. İLE/VE/||/<>/> Hak ettiği yerde bırakılmalı/tutulmalı. )

- NESNELERİ TANIMAK ile/ve/||/<> KENDİNİ TANIMAK

( Onları aydınlatmak. İLE/VE/||/<> Aydınlanmak. )

- NESNEL/OBJEKTİF DUYGULAR ile/ve PAY ALMA/KATILMA DUYGULARI ile/ve DURUM (İÇERİKSİZ) DUYGULARI

- NESNENİN "GÜZELLİĞİ" ve/||/<>/> YETKİN/LİK

( Kendini oluşturan bölümlerle birlikte, göstermiş olduğu uyumdur. VE/||/<>/> Bir şeyin, kendi kavramıyla uygunluğu. )
( Doğa, en yüce uyum ve yetkinliktir. )

- NESNENİN (T)ÖZÜ ve/||/<> İNSANIN (T)ÖZÜ ve/||/<> TİNİN (T)ÖZÜ

( Çekim, zorunluluk. VE/||/<> Özgürlük. VE/||/<> Eylem. )

- NESNENİN/MALIN/PARANIN:
YOKLUĞU
ile/>< VARLIĞI

( Paylaşılması kolaydır. İLE/>< Paylaşılması zordur. )

- NESNESİZ ile/ve/||/<> DÜŞÜNCESİZ

( Nesnesiz ve düşüncesiz, kültür olanağı yoktur.
)

- NETLEŞTİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< AYRIŞTIRMAK

- NETLEŞTİRMEK ile/ve/<> YÜZLEŞ(TİR)MEK ile/ve/<> YORUMLAMAK

( Psikoterapi yöntem ve süreçleri. )

- Neyi, nasıl ve ne zaman söyleyeceğini bilmediğin için SUS!!!

- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ?
ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?

( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )

- NEYİN ARANILMASI GEREKTİĞİ ile/ve/değil/yerine NEREDE ARANILMASI GEREKTİĞİ

- NEZÂFET ile/ve/||/<> NEZÂHET[< NEZH(NEZİH)] ile/ve/||/<> NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak]

( Temizlik, paklık. İLE/VE/||/<> Ahlâk temizliği. | İncelik. İLE/VE/||/<> Kişilere saygılı ve incelikle davranma. )

- NEZÂKET:
BAŞKASINI RAHATSIZ ETMEMEK
değil BAŞKASI İÇİN RAHATSIZLIK DUYMAK

- NEZÂKET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak] ile/ve/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU'/TADA'DU'[< Dİ'DA]

( Özüne varmanın ilk adımı, alçakgönüllülüktür. )

- NEZÂKET >< AZÂMET

( Nezâket, azâmetten korkar. )

- NEZÂKET ile CESÂRET

- NEZÂKET ile/ve/<> EDEB

- NEZÂKET ile/ve EHLİYET

- İNCELİK/NEZÂKET[Ar.] ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ[Ar.]

( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )

- NEZÂKET ile/ve/<> KÜLTÜR

- NEZÂKET ile/ve NEDÂRET

- NEZÂRET ile/ve/||/<> BASÎRET

- [ne yazık ki]
NİCE KİŞİLER
ile NİCE GİYSİLER

( [ne yazık ki] Görürüz, üstünde giysi olmayan. İLE Görürüz, içinde insan olmayan. )

- NİCELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİTELİK

( Bölünebilir olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bölünemez olan. )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )
( ARITHMOS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EIDOS )

- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ

- NİCELİKSEL VAROLAN ile/ve/değil/||/<> NİTELİKSEL VAROLAN

( Cansızlar, bitkiler ve hayvanlar. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan. )

- NİÇİN? ile/ve/değil/yerine/önce/||/<>/>/< NASIL?

( Ne için? İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Ne asıl? )
( Niçin'i olan, nasıl'a [biraz/bazen] "katlanabilir". )
( Sokrates öncesi > Sokrates > Platon > Aristoteles. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Aristoteles > Descartes > Newton > Kant > Hegel ve sonrası. )

- NİKMET ile/> HİKMET

- NİMET ve MUHABBET

( Kalıba. VE Ruha. )

- ...'NIN(BEKLEMENİN/DÜŞÜNMENİN VB.):
"ÂLEMİ" YOK!
değil GEREĞİ YOK!

- ...'NIN ...:
"BİTECEĞİ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRMEYEBİLECEĞİ

- ...'NIN "İSTEDİĞİ" / "BEKLEDİĞİ" ile/değil/yerine/>< DAVET ETTİĞİ

- ...'NIN KENDİ ile ...'NIN NEDENİ

( Nedenler sayısızdır, tek neden fikri bir yanılsamadır. )
( Her bir şeyin sayısız nedeni vardır. )
( Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir. )
( For everything there are innumerable causes. )
( Causes are numberless; the idea of a sole cause is an illusion.
You get a letter that makes you laugh or cry. It is not the postman who does it. )

- ...NIN NEDENİ ile/ve/değil/yerine ...NIN İLİŞKİSİ


- ...'NIN:
"ONURU"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLURU

- ... NIN ÂLEMİ YOK ile ...NIN GEREĞİ YOK

- [NİTELİĞİN GÖSTERGESİNDE]
DOST
ile ÂŞIK

( Kavgada belirli olur. İLE Vedâda belirli olur. )

- NİTELİK ile/ve ANLAM

- NİTELİK ile AYIRT EDİCİ NİTELİK

- NİTELİK ile/ve DENGE

- NİTELİK ile/ve DERİNLİK

- NİTELİK ile/ve DOZ

- NİTELİK ve/<>/> FELSEFE

- NİTELİK ile/ve GEÇERLİLİK


- NİTELİK ile/ve İKİLİ NİTELİK

- NİTELİK ile KAPASİTE

- NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK

( Sıfat. İLE/VE/DEĞİL Ad. )
( Siz, sadece kendinizsinizdir. )
( Adjective. VS./AND Name. )

- NİTELİK = KEYFİYET = QUALITY[İng.] = QUALITÉ[Fr.] = QUALITÄT, BESCHAFFENHEIT[Alm.] = QUALITAS[Lat.] = POIOTES[Yun.] = CALIDAD[İsp.]

- NİTELİK ile/ve KUDRET

- NİTELİK NİCELİK

- NİCELİK ile/ve/||/<>/> NİTELİK ile/ve/||/<>/> ÖLÇÜ

( Bölünebilir olan. İLE/VE/||/<>/> Bölünemez olan. İLE/VE/||/<>/> ... )
( "Kaç?" sorusunun yanıtıdır. İLE/VE/||/<>/> "Nasıl?"[Ne asıl? < KEYFE] sorusunun yanıtıdır. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Nicelik olmadan, nitelik olmaz! Nitelik olmadan da nicelik! )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )

- NİTELİK ile ÖZELLİK

- NİTELİK ile SINIR

- NİTELİK ile SIRADÜZEN


- NİTELİK/LER ile/ve BOYUT

- Nitelikli soru sorabilmek için DİNLE!!!

- Nitelikli soru sorabilmek için SUS!!!

- Nitelikli soru sorarak KONUŞ!!!

- NİTELİKLİ/KAPSAMLI YANIT ve/||/<>/>/< NİTELİKLİ SORU

- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI
ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI :) :) :) ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ

( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. :) İLE/VE/||/<> Saygı ve Sevgi. )

- NİTELİKLİ ile NİTELİKSEL

- NİTELİKLİ ile/ve/<>/değil SEÇKİN

- NİYE KONUŞUYORUZ? değil NEYİ KONUŞUYORUZ?

( Konuşmak/konuşabilmek esas ve önceliklidir. Bazı şeyler gerçekleşmeden, olumsuzlukları ve yetersizliklerin yaşanmasına fırsat vermemek üzere, konuşabilmek, doğadaki en güçlü ve olanaklı yetimizdir. Konuşmanın, "niye"si, "gereksizliği" vs. olmaz! )

- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ


- NİYET DİLLERİ ile/ve/<> GERÇEK DİLLER

( Amaca bağlandıkları zaman anlam oluşur. İLE/VE/<> Anlam, doğrudan üzerinde/içinde aranır/bulunur. )
( Arâmî, Âsır, Keldânî, Süryânî, İbrânî ve giderek Arâbî dillerin yapısı "niyet dili"dir.
Bu kavram "niyete bağlı", "anlam/mânâ dili" niteliğini taşımaktadır.
Niyet dillerinde yazı dili yalnızca ünsüzlerle kurulur ve okunurken ünlendirilir.
Yunanca Hermes olarak kodlandırılmış olan sözcük aslen "HRM" olarak kodlanmakta ve "Hiram" diye ünlendirildiğinde "Nurlanmış" anlamına gelmektedir. )

- NİYET:
YOKSA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VARSA

( "Bahane/mazeret", çoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hiçbir bahane/mazeret, yoktur. )

- NİYET ile ...

( NİYET, MERAM | FİİL VE HAREKET | DÜNYA LEZZETLERİNİ TERK EDEREK İBADETLE ALLAH'A YÖNELMEK )

- NİYET ve/<>/= ABDEST

- NİYET ve/> ÂKIBET

- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK

- NİYET ile/ve AMEL

( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE
Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. )
( Önce Niyet, sonra Amel. )
( Niyet hayır, akıbet hayır. )
( Niyet bâtın, amel zâhirdir. )
( Müminin niyeti amelinden üstündür. )
( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. )