TIP (MEDICINE)
- SİVRİSİNEK ile ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ
- SİVRİSİNEK ile/ve/değil/yerine/||/<> BATAKLIK
- SİYANOZ/CYANOSIS[İng.] değil/yerine/= MORARMA
- SİYASET ve/||/<> DİYANET ve/||/<> TABÂBET
Bilgisizlerin en iyi ya da en çok "bildiği" ve [bol bol, boş boş ve ağırlıklı/öncelikli olarak] konuştuğu[nu varsaydığı] konular. )
- SİYATİK[Fr. < Yun.] ile ...
- SİZE KATILIYORUM" ile/değil SÖYLEDİĞİNİZE/DÜŞÜNCENİZE KATILIYORUM
Çeşitli fizyolojik[sıcak, açlık/susuzluk, yorgunluk gibi] ve/ya da psikolojik nedenlerle dayanma gücünü kaybetmek, kendinden geçmek. )
- SIZMAK ile/ve/değil/||/<>/< UYUYAKALMAK
- ŞİZOFRENİ[İng. SCHIZOPHRENIA] ile/||/<> EKOPRAKSİ[İng. ECHOPRAXIA] ile/||/<> ELEKTROKONVÜLSİF TERAPİ (EKT)[İng. ELECTROCONVULSIVE THERAPY] ile/||/<> HALÜSİNASYON[İng. HALLUCINATION] ile/||/<> KATATONİ[İng. CATATONIA]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ŞİZOFRENİ ile ŞİZOİD/ŞİZOFRENİK
- SJÖGREN BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> DÜZENLİ LUPUS ERİTEMATOZUS
- SKA/SEREBRAL KAN AKIMI CEREBRAL BLOOD FLOW[İng.] değil/yerine/= BEYİN KAN AKIMI
- SKALA/SCALE[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEK
- SKALER[İng. SCALAR] ile/||/<> DİVERJANS[İng. DIVERGENCE] ile/||/<> ÖZ ISI[İng. SPECIFIC HEAT] ile/||/<> SÜRAT[İng. SPEED]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SKELEROG değil/yerine/= DOKU SERTLEŞMESİ
- SKGS/HEALTH PROTECTION ENHANCEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA GELİŞTİRME DÜZENİ
- SKLERODERMA ile/||/<> LUPUS
- SKLERODERMA ile/||/<> LUPUS
- SKLEROZ/SCLEROSIS[İng.] değil/yerine/= SERTLEŞME | SERTLİK
- SKLEROZ[Fr. < Yun.] ile MULTIPLE SKLEROZ(MS)/ÇOKLU SERTLEŞİM
- SKOPİ/SCOPY[İng.] değil/yerine/= GÖREÇLEME
- SKOR/SCORE[İng.] değil/yerine/= SAYI
- SKORLAMA/SCORING[İng.] değil/yerine/= SAYILAMA | PUANLAMA | DEĞERLENDİRME
- SKRS/HEALTH CODING REFERENCE SERVER[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KODLAMA REFERANS SUNUCUSU
- SKUAMÖZ/SQUAMOUS[İng.] değil/yerine/= YASSI
- SL/SUBLINGUAL[İng.] değil/yerine/= DİL ALTI
- SLAYT/SLİDE[İng.] değil/yerine/= SAYDAM, YANSI
- SMA1 ile SMA2 ile SMA3 ile SMA4
- SMART CONTRACTS[İng.] değil/yerine/= AKILLI SÖZLEŞMELER
- SMİR/SMEAR[İng.] değil/yerine/= YAYMA
- SMS/SHORT MESSAGE SERVICE[İng.] değil/yerine/= KISA İLETİ HİZMETİ
- SMTP/SİMPLE MAIL TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= BASIT POSTA AKTARIM PROTOKOLÜ (ELEKTRONİK POSTA GÖNDERMEDE)
- SN/SERIAL NUMBER[İng.] değil/yerine/= DİZİ NUMARASI
- SNARE[İng.] değil/yerine/= KAPAN
- SNOMED/CT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE CLINICAL TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMİNOLOJİSİ KLINİK TERİMLERİ
- SNOMED/RT SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE REFERENCE TERMS[İng.] değil/yerine/= SİSTEMATİK TIP TERMINOLOJİSİ BAŞVURU TERİMLERİ
- SNOMED/SYSTEMATIZED NOMENCLATURE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= DÜZENLİ TIP TERMINOLOJİSİ
- SOFA/SEQUENTIAL ORGAN FAILURE ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK ÖRGEN YETMEZLİĞİ DEĞERLENDİRME
- ŞOFAJ | ISITMA ile/||/<> MALARYA | SITMA
- ABSORBED DOSE[İng.] / ENERGIEDOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞRULAN DOZ
- SOĞUK ALGINLIĞI ile/değil BAHAR ALERJİSİ
- SOĞUK ALGINLIĞI ile MEVSİMSEL GRİP ile DOMUZ GRİBİ(H1N1)
- SU:
SOĞUK ile/ve/değil/yerine/||/<> SICAK
)- SOĞUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOLUK
- SOĞUKTA/SERİNLİKTE GİYİNMEK:
GEREKSİNİM ile/ve/değil/||/<>/< TEDBİR
- DOSE ABSORBÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURULAN DOZ
- ŞOKLAR:
KALP KÖKENLİ[KARDİYOJENİK] ile/ve/||/<> SIVI EKSİKLİĞİ[HİPOVOLEMİK] ile/ve/||/<> ZEHİRLENME[TOKSİK] ile/ve/||/<> ALERJİ[ANAFLAKTİK]
- Kaygı, huzursuzluk, baş dönmesi.
- Bilinç seviyesinde azalma.
- Kan basıncında düşme.
- Hızlı ve zayıf nabız.
- Hızlı ve yüzeysel solunum.
- Deride soğukluk, solukluk ve nemlilik.
- Dudak çevresinde solukluk ya da morarma.
- Susuzluk. )
- Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır.
- Hava yolunun açıklığı sağlanır, olabildiğince temiz hava soluması sağlanır.
- Varsa, kanama hemen durdurulur, şok duruşu verilir.
- Hasta/yaralı, sıcak tutulur, hareket ettirilmez.
- Sağlık kuruluşuna gönderilmesi sağlanır[112].
- Hasta/yaralının kaygı ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır. )
- Hasta/yaralı, düz olarak sırt üstü yatırılır.
- Hastanın/yaralının bacakları 30 cm. kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur.[Çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb.]
- Üzeri örtülerek ısıtılır.
- Yardım gelinceye kadar hastanın/yaralının yanında kalınır.
- Belirli aralıklarla [2–3 dakikada bir] yaşam bulguları değerlendirilir.
)- SOLIT/SOLİD[İng.] değil/yerine/= KATI, KATILIK
- SOLITER/SOLITARY[İng.] değil/yerine/= TEK
- SOLMAK ile/değil/yerine/||/>< OLMAK
- SOLÜBILITE/SOLUBILITY[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLEBİLİRLİK
- SOLUCAN ile MEDİNEKURDU
- SOLUK "ALAMAMAK" ile/ve/değil/||/<>/< ORTAMDAKİ (BELİRLİ/BELİRSİZ) KOKUDAN RAHATSIZ OLMAK
- SOLUK ALMA/İNHALASYON[İng. < INHALATION] ile/ve/değil/< SOLUK VERME/EKSHALASYON[İng. < EXHALATION]
- SOLUK BORUSU/TRAKE[Fr. < TRACHEE] ile/ve/||/<> YEMEK BORUSU/ÖZAFAGUS/GULLET
- SOLUK DARLIĞI/SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ/YELPİK/DİSPNE[Fr.]//DYSPNEA[İng.]/ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.]
- SOLUK DELİĞİ ile/ve/<> SOLUK YOLU
- SOLUK "MEKİĞİ" ve/||/<>/> KAZA VE KADER "MAKASI"
- SOLUK SAYISI ile/ve/||/<> NABIZ SAYISI
18 - 24[bebekte] | 16 - 22[çocukta] | 12 - 20[yetişkinde]
İLE/VE/||/
100 - 140[bebekte] | 100 - 120[çocukta] | 60 - 100[yetişkinde] )
- SOLUK ile İLK SOLUK(GASPING)
Solunum için serbest molekül O2 gereklidir. Oksijen difüzyonla, deri solungaçla hava delikleri ve akciğerlerle sağlanır.
Gögüs-akciğer ilişkisi söz konusudur. Göğüs kasları kasılmasıyla, solunum meydana gelir. Solunum, 1) Dış solunum(havadan O2'nin, hücrelere taşınması), 2) İç solunum(hücre çevresindeki O2'i alıp, CO2'i vermesi). Normal solunum 12-15 dakikadır. 500-600 cm3 hava alınır ve verilir. Gövde O2 kullanımı 250 cm3/dakikadır. Buna karşılık dakikada 200 cm3 CO2 verilir.
Akciğerlerde olanlar:
1- Yeterli hava akciğerlere girmelidir.(Ventilasyon=havalanma) 2- Hacim akciğere girdikten sonra dağılım eşit olmalıdır. 3- Diffuzyon kapillerler düzeyine yeterli olmalıdır. 4- Dolaşımın yeterli olması gereklidir. 5- Bazı mekanik faktörler = Akciğere giren hava bir dirençle karşılaşır. 6- Akciğgerlerde elastik ve elastik olmayan yapılar da vardır.
Akciğerlerin solunum fonksiyonundan başka koruma rolü de vardır. Havayı ısıtır, nemlendirir. Bronchial sekresyonda immunglobulin(ıgA) vardır. Ayrıca bazı direnç maddeleri vardır. Akciğerlerde alveoler makrofajlar(PAMS) vardır, Lizozomal enzimler ortama yayılıp iltihaba neden olabilir, sigara sonucu vs. fibröz dokular gelişebilir.
Tonsil ve adenoidler vardır, lenfoid oldukça zengindir.
Bronchial konstriksiyonlar sonucu istenmeyen maddeler alınmaz. öksürük de bir koruma yöntemidir. Akciğerlerde bulunan kirpiksi yapılar dakikada 16 mm. harekete sahiplerdir ve madde ilerletirler. Bazı hastalıklarda bu bozulur. Akciğerlerin endokrin ve metabolik fonksiyonlari da vardır. ğSürfaktan, histamin, adrenalin, APUD(Amine Precursor Uptake Decarbocilation) hücreler... vs.
Sentezlenerek kullanılan madde sürfaktandır.
Sentezlenen, depo edilip kana verilen maddelerse: Prostoglandin, Histamin, Kallikrein'dir.
Kandan alınan maddeler= Prostoglandinler, bradikinin, adenin nükleetit, serotonin, norepinefrin, asetil kolin'dir.
Aktive edilen= Angiotensini
Akciğerler, kalp, timus, büyük damar vs. göğüs boşluğunu doldurur.
Primer lobul; respiratuar bronchiolden sonraki kısma denir. Esas solunum yeri burasıdır. Primer lobul ve terminal bronşcuklar, sekonder lobulü yapar.
OSS bağlı Parasempatik lifler, vazokonstriksiyon yapar. Adrenalin ise vazodilatasyon yaptırır. Akciğer epitel ile döşelidir. Tip 1 döşeyici yassı epitel, kirpikli bol stoplazmalıdır. Tip 2 ise inklüzyon nesnecikleri içerir ve sürfaktan yapar.
Boyle-Mariotte Kanunu= P1 - V1 = P2 . V2
Gay-Lussac(Charles) Kanunu= V ( ) T
Dalton Kanunu= Her gazın bir kısmi basıncı vardır.
Henry Kanunu= Sıvılarda erimiş gaz miktarı, Parsiyel basıncıyla doğru orantılıdır.
1 cm3 sıvının 76u mmHg basıncında absorbe ettiği gaz miktarına sıvının absorbsiyon katsayısı denir.
Avagadro Kanunu= Aynı basınç(P) ve aynı sıcaklıkta(T) aynı molekül sayısı(n) = aynı hacim(V)dir.
İdeal Gaz Kanunu= PV = nRt
Akciğer Ventilasyonu: Akciğer içi havayı hacim ve kapasite olarak Spirimetre ölçer. 4 önemli hacim ve 4 kapasite vardır.
Hacim, Akciğerlerde bulunan havadır. Kapasite birkaç hacmin beraber anlatılmasıdır. Hava hacimleri: (Tidal)
1) Solunum hacmi: Bir seferde alınıp verilen hava hacmidir. Yaklaşık 500-600 m3'dür.
2) İnspirasyon yedek hacmi: Normal ekspirasyondan sonra verilen havadır. Yaklaşık 3000 cm3'dür.
3) Ekspirasyon yedek hacmi: Normal ekspirasyondan sonra verilen havadır. Yaklaşık 1000 cm3'dür.
4) Rezidüel hacim(artık hacim): Akciğerlerden çıkarılamayan hacimdir. Yaklaşık 1200 cm3'dür. Kollaps havası 700 cm3 AC sıkarak çıkarılır.
Minimal hava 500 cm3'dür. Hiç çıkmaz. Bunun 700 cm3'ü kollaps havasıdır. Akciğerler sıkılarak ancak çıkarılabilir. 500 cm3'ü ise minimal havadır. Hiçbir biçimde çıkarılamaz.
1) İnspriasyon kapasitesi: Solunum hacmi + inspirasyon yedek hacimdir. Yaklaşık 3500 cm3'tür.
2) Fonksionel rezidüel kapasite: Ekspirasyon yedek hacmi + Rezidiüel hacmidir. Yaklaşık hacmi 2200 cm3'tür.
3) Vital kapasite: İnspirasyon yedek hacmi + Ekspirasyon yedek hacmi 2200 cm3'tür.
4) Zamanlı vital kapasite: Zorunlu Ekspirasyon hacmi de denir.
FEV= Force, Ekpiratory, Volume
1. sn. %83 vital kapasite
2. sn. %94
3. sn. %97
1. sn.de %63 vs. ise - Astım'dır.
Yatar pozisyonda vital kapasite azdır. Ayakta ise fazladır.
5) Total kapasite: Akciğerlerdeki tüum havayı içerir. Yaklaşık 6000 cm3'dür. Bayanlarda ve baylarda farklıdır. Bayanlarda %25 daha azdır. Baylarda giderek hepsi azalır, ancak elastik hacim arttığı için rezidüel hacim artar.
Zorlu ekspirasyon orta akim hızı= 0.25 - 0.75 sn.de ölçülür.
Solunum sisteminde iki ölü boşluk vardır.
1) Anatomik ölü boşluk= Terminal bronşcuklara kadar olan kısım gaz alışverişine katılmaz. Yaklaşık 150cm3 bir hacim kaplar.
2) Fizyolojik ölü boşluk= Total ölü boşluk + alveolar ölü boşluktur. Kanla temasa gele alveollerde havalanma olmayabilir.
Solunum dakika hacmi= (Pulmoner ventilasyon) Dakikada alınan hava hacmidir. Yaklaşık 6000 cm3=6 lt.dir.
Alveolar ventilasyon= Solunum hacmi - ölüboşluk hacmi= 500 - 150= 350 cm3'tür.
Maksimum istemli ventilasyon(Maksimal solunum kapasitesi): Kişinin alabileceği hava miktarıdır. Normalin yaklaşık 25 katıdır.
Rezidüel hacim: Denge sağlanması açısıdan önemlidir. Soluk tutulduğunda bu hava kullanılır.
Spirometreyle ölçülmeyen hacimler; Rezidual hacim, fonksiyonel rezidüel kapasite, total kapasitedir.
(TANIMLAR)
Eupne : Normal solunum.
Apne : Solunum durması.
Hipoventilasyon : Bir dakikada akciğerlere giren hava miktariinın azalması.
Hiperventilasyon : Bir dakikada akciğerlere giren hava miktarının artması.
Hiperne : Solunum derinliğinin artması.
Hipopne : Solunum derinliğinin azalması.(Yüzeysel Solunum)
Takipne : Solunum sayısının artması.
Bradipne : Solunum sayısının azalması.
Anoksi : Dokuda O2 yokluğu.
Hipoksi : Dokuda O2 azalması.
Anoksemi : Kanda O2 yokluğu.
Hipoksemi : Kanda O2 azalması.
Hiperkapni : Kanda ve dokuda CO2 artmasıdır.
Akapni : Kanda ve dokuda CO2 yokluğu.
Hipokapni : Kanda ve dokuda CO2 azalması.
(Hipoventilasyon)
Hipoventilasyon : Bir dakikada akciğerlere giren hava miktarının azalmasıdır.
1) Merkezi etki ile solunum merkezi depresyonu : Anestezi, morfin, serebral travmalarda, barbitüratlar.
2) Nöral iletim ve kesinti: Çocuk felci, nöromusküler blokta,(Kürar vs.) diastanyogravis, botilismus, nikotin zehirlenmesi.
3) Solunum yolu hastalıkları ve myopati(solunum kaslarında).
4) Toraks hareketlerinde sınırlama: Deformite, kifoz, lordoz, skolyoz.
5) Akciğer hareketlerinin sınırlanması= Pleural sıvı, Pnömotoraks vs.
6) Akciğer hastalıkları fonksiyonel olarak akciğer dokusunda azalma yapar. Tümörler, atelektazi, aşırı kollaps, alanı azaltır. Akciğer doku genişlemesinde, akciğer konjesyonunda(aşırı kanlanma) Restriktif tip akciğer hastalıklarında ve obstrüktif tip akciğer hastalıklarında fonksiyonel akciğer dokusu azalır.
(Hiperventilasyon)
Bir dakikada akciğerlere giren hava miktarının artmasıdır.
1) Anksiyete, sinirlilik solunumu artırır.
2) M.S.S. lezyonları: Menenjik, ansefalit vs.
3) Hormon ve ilaçlar: Antiepileptikler, progesteron, analjezikler, analeptik ilaçlar, yüksek dozda salisilatlar.
4) Metabolizma artması: (Fazla O2 alınsın diye) özellikle metabolik azidozda.
5) Pulmoner reflekslerden kaynaklanan etki: Hipotansiyon sonucu görülür.
6) Mekanik olarak.
7) Hipoksi durumunda.
4 çesit hipoksi görülür:
1) Hipoksik hipoksi: Arterial pO2 azalır.
2) Anemik hipoksi: Arterial pO2 yeterli, ancak kansızlık olduğundan O2 taşınması azalır.
3) Stagnant(istemik) hipoksi: Dokuya az kan gider. pO2, eritrosit sayısı normaldir. Doku kanlanması azalır, havuzlanma olur. Kapillerde havuzlanma vs. olur. Kan akışı yeterli hızda değildir.
4) Histotoksik hipoksi: Herşey normaldir. Ancak hücre duzeyinde solunum olmaz.(Siyanür zehirlenmesi vb. gibi)
Hipoksi önce beyni etkiler, başağrısı vs. olur.
Atmosfer ve alveoler hava alışverişi:
Akış basıncı farkından dolayı olabilir. Atmosfer basıncı genelde sabit kalacağından, alveoldeki basınç değişmelidir. Eğer V= hacim artar, P= basınç azalırsa atmosfere göre akciğer hacmini diafragma hareketleri ve inter kostal kaslar etkiler. İnterkostal kaslar, göğüs ön arka çapını, diafragma ise uzunlamasına çapı genişletir.
(İnspirasyon)
İnspirasyon: İnspirasyonda diafragma hareketi %75 etkindir. İnspirasyonda diafragma normalde 1,5-7,5 cm. arasında hareket eder. İntraplevral sıvı birikmesi durumunda, diafragma hareketi sınırlanır.
İnspirasyon aktif bir harekettir.
Eskpirasyon: Pasif oluşur. Kasılmış adale gevşer. Aşırı hareket vb. durumlarda aktif olabilir.
İnspirasyon kasları:
- Diafragma
- m. serratusanteriörler
- m. sternocleidcmastoideus'lar
- m. levator scapular
- m. scalenus'lar
- omurga kaldırıcıları
- m. intercostalis externuslar
Ekspirasyon kasları:
- Karın kasları(m. rectus abdominis vs.)
- m. intercostalis interni'ler
- m. serratuus posteriör inferiör
- m. pectoralisler, serratus lateralisler solunuma yardımcı kaslardır.
Ayrıca lanynx'in abductor kasları rima glottis'i açar, adductor kasları ise kapatır.
(Ortopnea)
Ortopnea: Ayakta ya da dik duruş halinde rahat soluk alınırken, dik duruş dışındaki herhangi bir pozisyonda soluk alırken güçlük çekilmesidir. Burada hasta ense kasları ile kafa ve omuzunu sabitleştirerek göğsünü iyice genişletir.
İntraalveoler basınç her zaman intraplevral basınca göre yüksektir. İntraplevral basınç (-), intraalveoler basınç ise (+)'tir. Elastik yapısından dolayı akciğer gerilmeden sonra büzülmeye yatkındır. Alveol sıvısının bir yüzey gerilimi vardır. Bu durum kollabe olmaya eğilim yaratır. İntraplevral sıvı çok azdır. İçteki alveoler sıvı ve hava basıncı durumu dengeliyor. Alveol yüzeyde bulunan sürfaktan, (dipalmitoil fosfatidil kolin) yüzey gerilimini azaltan bir maddedir. Hava ve su molekülleri arasına girip etkileşimi azaltır. Buna intikollaptik madde de denir.
Tip 2 pnömositlerden, ekzositozla alveol yüzeyine salgılanır. Bir kısmı alveoler makrofajlarca uzaklaştırılabilir. Pulmoner ödem, alveollerin sıvıyla dolmasıdır. Yüzey gerilimi aynı zamanda kapillerden sıvı dolmasına da yol açar. Sürfaktan bunu da engeller. Sürfaktan yokluğunda, Hyalen Membran Hastalığı ya da Respiratuar Distress Sendromu meydana gelir.
Tiroid hormonları, sürfaktan yapımını artırır.
Sürfaktan yapımı, bronşial obstrüksiyonlarda, sigara içenlerde ve %100 oksijen solunmasında azalır.
İntraplevral basınç yaklaşık -4 mmHg'dir. Derin inspirasyonda intraplevral (-) basınç artar. İntraplevral basınç akciğerlerin genişlemesi için daha da negatifleşir. (-14 mmHg.) Göğüste açılan bir delikten plevral kaviteye giren hava akciğer kollapsına neden olur. Buna Pnömotoraks denir. Hava içeri girip çıkamaz, böyle bir yara olursa "Açık pneumotorax" denir. Ventil Pnömotoraks da hava çıkamaz, yaşamsaş tehlike artar(subap etkisi vardır). İntraplevral boşlukta, kan olmasına "Hemotoraks", sıvı olmasına "Hidrotoraks", lenf sıvısı olmasına da "Silotoraks" denir. Atelektazi'de ise alveoller tamamen büzüşmüştür, o kısım havalanmaz, bu kısımda damarlar da büzüşür, bu kısma kan gitmez ve zarar minimuma iner.
Komplians akciğerin elastik yapısı akciğerin genişleyebilme yeteneği olarak tanımlanır. Belirli bir basınçta belirli bir hacim genişlemesi olur.
C= ^V/^P'dir. C= Komplians. Akciğer C=0.2 lt./cm. H2O Akciğer ve Toraks C=0.13 lt./cm. H2O'dur.
Bazı olaylar kompliansı= C'yi azaltır. Amfizemde, belirli bir basınçta ^V çok fazladır. Dolayısıyla kompliansta artar. Amfizemde elastikiyet azalmıştır.
Elastikiyet azalmış ise az bir basınçla çabuk genişler.
Fibröz doku hastalıklarında aşırı kanlanma vs.'de kalp yetmezliğinde akciğerler sertleşir.
(Solunum işi)
Solunum işi: Elastik kuvvete karşı komplians işi, Doku direnci işi, Akciğer ve göğüs duvarı viskozitesine karşı, Hava yollarına karşı direnç işidir. Hava direnci akan moleküllerin ilişkisiyle, hava yolu uzunluğuyla doğru, borunun r= yarı çapının 4. kuvvetiyle ters orantılıdır.
Normalde iş, enerjisinin %2-3'ü harcanır. Egzersizlerde değişebilir.
Alveol hava bileşimi atmosferden farklıdır. Akciğerlere giren hava nemlenir, her seferinde havanın 1/7'si yenileşir. Geriye kalan, rezidüel hava yapar. PO2 47 mmHg.'dır. PO2 nemli havada daha azdır. Eksirasyon havası, inspirasyon havasından farklıdır. Ekspirasyon havasında CO2, fazla olmalıdır. Ancak ölü boşluklarda dilüe olmuştur.
Akciğerlerde, normalde gazların yarısı 17 sn.de atılır. İki katına çıkan ventilasyon sonucu 9 sn.de yarıya inen ventilasyonla ise 34 sn.de atılır.
Ekspirasyon havasındaki CO2 düzeyi, alveoler düzeydeki CO2'ten düşüktür. Ekspirasyon havasındaki O2 ise alveollerdekinden fazladır.
Alveoler O2 = 104 mmHg., CO2 = 40 mmHg.'dir. Alveol ventilasyon 4.2 lt./dk.'dır.
(Ventilasyon)
Ventilasyon-Perfüzyon bozukluğundan oluşacak bozukluklar: Havalanma bozukluğu olursa oran düşer.
VA/Q
VA= alveolün aldığı hava
Q= Kan akımı
Akciğerlerin tepesinde hava daha azdır. Kan akımı da aynı biçimde tabana doğru gittikçe artar. Kan akım artışı daha keskindir.
Tepede ventilasyon kan akımından daha fazla görülür, oran yüksektir. Tabanda ise tam tersi, oran düşüktür.
Hava akımı artar, kan akımı az ise gövde oranını sabit tutmak için Histamin, Parasempatik aktivasyon ve CO2 azalması hava yolunda daralma, Epinefrin, Sempatik aktivasyon CO2 artması ise hava yolu genişlemesine neden olur.
Düşük O2, Yüksek H+ arteriolde konstrüksiyon, Yüksek O2, düşük H+ arteriolde dilatasyon yapar.
Hava akımı fazla, kan akımı azsa oran fazladır. Bu durumda lokal PO2 artar, H+ iyonu konsantrasyonu azalır. Bu da pulmoner damar düz kaslarının konstrüksiyonuna neden olarak vasküler direnç meydana getirir. Hava akımı ve kan akımı artar.
(Atmosfer)
Atmosfer değişimlerinde karşılaşılacak sorunlar:
3000-4000 m,:
Baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, dispne, taşikardi ....... ölüm ...... Hipoksi etkilerine ısı, accelerasyon(anfular, lineer) descelerasyon vardır. Uzayda lineer accelerasyon önemlidir.
Yükseklerde P azalır. 47 mmHg su buharı basıncıdır, burada kesim ölüm olur. Basınç azalırsa, yanısıra PO2'de azalır.
Az yükseklerde azalan PO2'nin karşılanması için ventilasyon artırır. Ventilasyon çok artınca CO2 çıkarımı artar. Alveollerdeki CO2 24 mm.ye düşer. Kandan geçecek CO2 akveolü doldurur. O2'ne yer kalmaz.
O2 saturasyonunda %50'ye kadar düşmede şuurda bozukluk olmaz.
Hipoksi etkileri: 1) Görmede güçlük oluşur. Basil denen gece görme reseptörleri hipoksiden etkilenir. 2) 8000 feetten yukarıda hiperventilasyon olur. Ventilasyon %65 kadar artar. 3) 12000 feette uyuklama hali, zihinsel yorgunluk, anormal davranışlar olur. 4) 15000 feette muhakeme faaliyeti, motor yetenekleri azalır. Çok yüksekte ani ölüm olmaz. Çünkü yedek O2 deposu vardır.
Adaptasyon:
1) Hiperventilasyon Hiperpne(derinlik artar).
2) Polistemi.
3) Kapiller proliferasyon CO artırılır. Dolaşıma açık kalma süresi ve miktarlar artar.
4) Diffüzyon kapasitesi artar. Çünkü akciğerlerde temas yüzeyi artmıştır.
5) Enzimlerde artış olur. Oksidatif enzimler daha etkilidir, az O2'de bile etkililerdir. Kromozomal değişikler sonucu bile olabilir.
Her 10 m.'de bir 1 atmosfer basınç artar. Caisson Hastalığı'nın(vurgun) da. Azot lipide etkilidir, beyni harap eder.
Yüksek O2'de yüksek basınçta CO2 taşınmasında aksaklık olur, oksidatif enzim konsantrasyonu da artar.
(Suni Solunum)
İtme, çekme, basınç, ağızdan ağıza solunum metodları:
İtme-çekmede inspirium ve ekspirium hareketleri yaptırılır.
Basınç metodunda ekspirium aktif, inspirium ise pasiftir.
1) Holger-Nielsen İtme-Çekme Metodu: 500-1600 cm3 hava gönderilir. 10-12 dak. yüzüstü yatırılıp kollar yukarı kaldırılır, pectoralis gerilir, goğüs kafesi genişler(inspirium). Göğüs duvarına iyice bastırılır(ekspirium). Sırtüstü yatırmak gerekirse silvester metodu kullanılır. Kollar arkaya uzatılır(inspirium). Kollar göğüs üstüne konup, bastırılır(ekspirium).
2) Sarpey-Safer Basınç Metodu:
Belden kaburga altlarından bastırılır(ekspirium). Bırakılınca inspirium kendinden olur. Böylece 400-600 cm3 hava girer, çocuksa başaşağı 45o yukarı, pozisyonda olmalıdır.
3) Ağızdan ağıza solunumda el ense arkasına konur. Bir elle burun kapatılır.
FİZYOLOJİ DERS NOTLARI
( DR. OKTAY BANLI / STJ. DR. AHMET ÜNAL - HACETTEPE - METAY )
)
BEBEĞiN SOLUK ALMAYA BAŞLAMASI:
Uterus içindeyken çocuğun hava yolları, akciğer alveolleri bir sıvı ile doludur(80-100 cc.). Bu sıvı amniyos sıvısı değildir. Alveolleri duvarından sızan plazma ultrafiltratı olarak kabul olunmaktadır. Son üç ayda oluşur ve alveollerin açılma ve gelişmesini sağlar. Vagus etkisi altında bir sphincter işlevi yapan larynx zaman zama açılır, hava yollarını dolduran suyun bir bölümü dışarı çıkar. Bu su ya yutulur, yutulamayan bölümü de amniyos suyuna karışır.
Çocuk doğumda kemik pelvisi geçerken büyük bir baskı altında sıkışır. Hava yollarını dolduran suyun 1/3'ü (özellikle üst hava yollarındaki su) ağız ve burundan dışarıya atılır.
Doğumla beraber, toraks baskıdan kurtulur, kendi elastik gücüyle açılır ve göğüs içinde ortaya çıkan negatif basınçla dışarıdan havanın trakeaya kadar girmesi sağlanır(7-42 ml.).
Yine toraksın genişlemesine bağlı olarak, lenf kanalları, kapillerler, venalar da açılır. Hava yollarından dışarı atılamayan suyun bir bölümü de, vegatif basıncın açtığı perivasküler lenfatiklere ve kapillerlere emilir(rezorbe olur). Alveollere kadar hava yollarında su kalmaz. Akciğerlerin tüm alanlarında rezorpsiyonun tamamlanması birkaç gün sürebilir.
Doğumla beraber vagus dominansının yerini sempatik tonus alır. Larenks ve pulmoner arter dallarındaki vazospazm çözülür. Kan, açılan ve direnci birden düşen pulmoner arterlere yönelerek, akciğerlerin açılmasına katkıda bulunur.
Alveolleri dolduran sıvı rezorbe olurken, alveol epitellerinin salgıladığı ve sürfaktan adı verilen maddeler alveollerin iç yüzünde ince bir film halinde rezorbe olmadan kalırlar. Fosfolipid-protein yapılı bu maddelerin işlevi, alveol içi yüzeysel gerilimi nötralize etmektir. Soluk verme sonunda, alveollerin tamamen boşalma ve duvarlarının kollabe olmasını(atelektazi) önlerler. Bu maddelere antiatelektazik maddeler adı da verilmiştir.
Solunum başlayınca oksijen alınması ve karbondioksit verilmesinin normal akışı, alveollerin açık kalmasına bağlıdır. Elastik bir organ olan akciğer şişirildikten sonra kendi haline bırakılırsa yine eski durumlarına dönerler. Soluk alırken, toraks kasları ve diafragma kasılarak göğüs kafesi genişler, ortaya çıkan negatif basınca uyarak akciğerler de açılırlar. Kasların kasılması geçince kendi elastik güçleriyle ve pasif olarak küçülürler ve soluk verilmiş olur. Eğer sürfaktan maddeler yüzeysel gerilimi önlerlerse, alveoller kapanmaz, rezidüel ve fonksiyonel bir hava kitlesi geri kalır. Sürfaktan maddeler, insan akciğerinde 20. - 24. gebelik haftalarından sonra ortaya çıkar ve giderek miktarları artar. En büyük bölümü lecithin'dir. Alveol epitellerinin(iki tip kuboid alveol epitelleri) yaptığı bu maddeler zaman zaman alveol içerisine salgılanır, bir taraftan da oksijen karşısında harcanır, fakat sürekli olarak yapım ve salgılanmaları devam eder ve açık kapatılır. Sürfaktanlar azaldıkça alveol iç yüzeylerinin gerilimi artar.
28-30 haftalık gebelikten sonra, sürfaktanlar, işlevsel ve yeterli bir düzeye ulaşır. Ayrıca 35. haftadan sonra daha etkin sürfaktanlar da yapılmaya başlar. Çünkü sentezi iki ayrı enzim sistemi aracılığı ile iki ayrı yoldan yapılmaktadır.
DÜZENLİ SOLUK ALMALARIN BAŞLAMASI:
Solunumun neden başladığı tam olarak aydınlatılmamıştır. Bilinenler, koyun ve maymunlarda yapılan denemelere ve klinik gözlemlere dayanmaktadır.
Daha doğumdan önce uterus içinde solunum hareketlerinin varlıği bilinmektedir. Üst solunum yollarını dolduran sıvının yoğunluk ve viskozitesi yüksek olduğu için, soluk alma hareketleri larenksten öteye geçmemektedir.
Solunum yollarını dolduran sıvının 1/3'ünün göğüsün sıkışmasıyla doğum kanalını geçerken ağız ve burundan dışarıya atıldığı, doğumla baskıdan kurtulan goğüs kafesi açılınca, ilk havanın (7-42 ml.) trakeaya kadar girdiğine yukarıda değinmiştik, geri kalan sıvının perivasküler lenfatik ve kapillere emildiği de anlatılmıştı.
İlk inspirium'la giren hava, yarı kapalı glottis'e çarparak gürültü ile ve bebeğin bağirmasıyla tekrar dışarı atılır. Bu sırada göğüs içinde (40 - 80 cm. su) basınç yükselir. Birkaç dakikada akciğerlerin tam açılması ve normal rezidual kapasite (3/4) sağlanır. İlk güçlü bağırmalar akciğerlerin tam açılmasına yardım eder.
İlk soluk almayı çözen etkenler değişiktir. Bunlar:
Hipoksi, asidoz, kordonda kan dolaşımının durması(bağlanma, pensle sıkıştırma vb.) çevrenin ısı farkıdır.
a) Doğuma yakın çocukta hafif birhipoksi ve asidoz başlar. Anne çocuk arasındaki oksijen ve karbondioksit alışverışi biraz zorlaşır. Asidoz respiratuvar tiptedir. Tek başına hipoksi ve asidozun solunumu başlattığı söylenemez.
b) Kordonda sirkülasyonun durmasının soluk almayı başlatmada önemli rolü vardır. Kordon pense edilir edilmez, aniden hemodinamik koşullarda köklü bir değişme başlar. Vagus tonusu yerini sempatik tonusa bırakır. Kan basıncı yükselir. Aortadaki baroseptörler uyarılır ve ilk soluk alma çabası(gasping) başlar ve düzenli soluk almalar izler.
c) Çevrenin düşük ısı derecesi de, çok güçlü bir uyarı yapar, soluk almaların yerleşmesine yardım eder (çocuk doğar doğmaz gövde yüzeyinden buharlaşma ile 600 kalori yitirmektedir).
Yukarıda incelenen değişik etkilerle başlayan soluk almalarla, akciğer açılır ve pulmoner alandaki damar yatağının direnci düşer, akciğerlerde kan dolaşımı yerleşir. Sağlam bir çocukta birkaç güçlü bağırma ve derin soluk alma, akciğerlerin tam açılmasına yeterlidir, açılma genellikle 5-15 dakika içinde tüm akciğer alanlarını kapsar. )
- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]
- SOLUK ile SOLUK VERMEK
Repetition will stabilise your breath. )
- SOLUNUM DÜZENİNİN YAPISI ile SOLUNUM DÜZENİNİN İŞLEVLERİ
- SOLUNUM[İng. RESPIRATION] ile/||/<> BERİBERİ[İng. THIAMINE DEFICIENCY] ile/||/<> HEMERİTRİN[İng. HEMERYTHRIN] ile/||/<> KARBONİK ANHİDRAZ[İng. CARBONIC ANHYDRASE] ile/||/<> KREBS DÖNGÜSÜ[İng. KREBS CYCLE] ile/||/<> TCA DÖNGÜSÜ[İng. TCA CYCLE]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SOLUNUMDA:
TAM TIKANMA ile/ve/||/<> KISMÎ TIKANMA
Öksürür, soluk alabilir, konuşabilir.[Bu durumda, hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.] İLE/VE/||/<> Soluk alamaz. Acı çeker, ellerini boynuna götürür. Konuşamaz.
Rengi morarır.[Bu durumda karına bası[Heimlich Manevrası] uygulanır. )
[Yetişkinlerde]
- Hasta, ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir.
- Hastanın yanında ya da arkasında durulur.
- Bir elle göğsü desteklenerek öne eğilmesi sağlanır.
- Öteki elin topuğu ile hızla 5 kez sırtına süpürür tarzda vurmak.
- Tıkanıklık açılmadıysa.
- Arkadan sarılarak gövdesi kavranır.
- Bir elin baş parmağı midenin üst bölümüne, göğüs kemiği altına gelecek biçimde yumruk yaparak konur.
- Öteki el ile yumruk yapılan el kavranır.
- Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır.
- Bu hareket, 5-7 kez yabancı nesne çıkıncaya kadar tekrarlanır.
- Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir.
- Tıbbî yardım istenir[112].
VE
[Bebeklerde]
- Bebek, ilk yardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır.
- Başparmak ve öteki parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü durumda öne doğru eğilir.
- Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir durumda tutulur.
- 5 kez el bileğinin içiyle bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur.
- Öteki kolun üzerine başı, elle kavranarak sırtüstü çevrilir.
- Yabancı nesnenin çıkıp çıkmadığına bakılır.
- Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü biçimde tutulur.
- 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt bölümünden, karnın üs bölümüne baskı uygulanır.
- Yabancı nesne çıkana kadar devam edilir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
- SOLUNUM/KALP DURMASINDA:
0 - 1 dk. ile/ve/||/<>/> 0 - 4 dk. ile/ve/||/<>/> 4 - 6 dk. ile/ve/||/<>/> 6 - 10 dk. ile/ve/||/<>/> 10 dk. ve üzerinde
Kalp duyarlılığı. İLE/VE/||/<>/> Beyinde hasar olasılığı azdır. İLE/VE/||/<>/> 4 ilâ 6 dakikada hücreler ölmeye başlar. Beyinde hasar olasılığı artar. İLE/VE/||/<>/> Beyinde hasar olasılığı yüksektir. İLE/VE/||/<>/> 10 dakika ve üzerinde (beyin) ölümü gerçekleşir.[Soğuk ortamda bu süre uzar.] )
)[Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması oluşur.] İLE/VE/||/<>/> Kalp Durması: Bilinci kapalı kişide, büyük arterlerden nabız alınamaması durumudur. Kalp durmasına en kısa sürede müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağından dolayı beyin hasarı oluşur. Kişide solunum olmaması, bilincin kapalı olması, hiç hareket etmemesi ve uyaranlara yanıt vermemesi, kalp durmasının belirtisidir. )
- solüsyon/sol.[Lat. < SOLUTIO] değil/yerine/= ERİYİK
- SOLÜSYON/SOLUTION[İng.] değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- solv.[Lat. < SOLVE] değil/yerine/= ÇÖZ, ERİT
- SOLVENT[İng.] ile/ve/||/<> SOLÜSYON
- SOMA ile/||/<> BARR CİSİMCİĞİ[İng. BARR BODY] ile/||/<> DİPLOİD ile/||/<> NOSİSEPTİF[İng. NOCICEPTIVE] ile/||/<> SİNKARYON[İng. SYNKARYON]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SOMA ile SOMA[Yun.]
- SOMAK/SUMAK[Ar.] ile SOMAK
- SOMATİK/BEDENSEL/SOMATIC[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL
- SOMATİZASYON/BEDENSELLEŞTİRME/SOMATIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDESELLEŞTİRME
- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] değil/yerine/= UYURGEZERLİK
- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] ile ...
- SOMNOGRAFİ/SOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGELEMESİ
- SOMNOLANS/SOMNOLENCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYKU EĞİLIMİ
- SOMURMAK/SOĞURMAK ile/||/<> SÖMÜRMEK
- SONÂDET | ÂDET KESİMİ | MENOPOZ[Fr. < MÉNOPAUSE] ile/||/<> ŞEKER HASTALIĞI
- SONDA/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI
- SONDA[Fr.] ile SONDA[Fr.]
- SONİKATÖR ULTRASONİK HOMOJENİZATÖR/ULTRASONIC HOMOGENİZER[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ BAĞDAŞTIRICI
- SONOGRAM[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖRÜNTÜ
- SÖR[Fr. SOEUR] ile "SÖR"[İng.]
- SORUN/LAR:
DİNLEMEMEKTEN ile/ve/değil/||/<>/< DUYMAK FAKAT (DUYDUĞUNA) UYMAMAKTAN
- SORUNLARIN:
OLUŞMASI ile/ve/değil/||/<>/< ORTAYA ÇIKMASI
- SOSYALİZASYON/SOCIALIZATION[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSALLAŞMA
- SOSYOMETRİ/SOCIOMETRY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL DAVRANIŞ ÖLÇÜMÜ
- SOY/HEALTH LITERACY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI
- SÖZÜNDEN ÇIKIL(A)MAYANLAR:
SU ile/ve/<> EKMEK ile/ve/<> ÖLÜM
- sp.[Lat. < SPIRITUS] değil/yerine/= ALKOL
- SPA/SALUS PER AQUA, HEALTH FROM WATER[İng.] değil/yerine/= SUDAN GELEN SAĞLIK
- SPACER[İng.] değil/yerine/= ARACI TÜP
- SPARSA değil/yerine/= DOKUNMA
- SEREBRAL PALSİ:
SPASTİK ile/||/<> DİSKİNETİK ile/||/<> ATAKSİK
- SPASYAL DEZORYANTASYON/SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU
- SPASYAL/SPATIAL[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL | MEKANSAL
- SPAZM/SPASM[İng.] değil/yerine/= KASILIM
- SPAZMODİK/SPASMODIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMLI
- SPAZMOLITİK/SPASMOLYTIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMÇÖZER
- SPAZMOLİZ/SPASMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KASILIM ÇÖZÜLMESİ
- SPB/SEREBRAL PERFÜZYON BASINCI/ CEREBRAL PERFUSION PRESSURE[İng.] değil/yerine/= BEYİN KANLANMA BASINCI
- SPECIFIC GRAVITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK
- SPECT/TEK FOTON EMISYON BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ/SINGLE PHOTON EMISSION COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= TEK FOTON SAÇILIMLI BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM
- SPEKTRAL/SPECTRAL[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜSEL
- SPEKTROFOTOMETRİ/SPECTROPHOTOMETRY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL IŞIL ÖLÇÜMÜ
- SPEKTROSKOPİ/SPECTROSCOPY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL GÖRÜNTÜLEME
- SPEKÜLATİF[Fr., İng. SPECULATIVE] değil/yerine/= KURGUSAL | SAPTIRICI
- SPERM ile/ve/<> BELSUYU/ERSUYU
Belsuyu/ersuyu, erilin/penisin boşaldığı(ejakülasyon) anda fışkırarak çıkan, koyu, süt rengine yakın [yapışkan, kopmadan uzayan(lüzûcî[Ar.])] sıvı/mâyi'[Ar.]/sekresyondur[gövde sıvılarının genel adı]. )
- SPERM ile/||/<> DIŞ DÖLLENME[İng. EXTERNAL FERTILIZATION] ile/||/<> EPİGENEZ[İng. EPIGENESIS] ile/||/<> GAMETOFİT[İng. GAMETOPHYTE] ile/||/<> HARDY-WEİNBERG KURALI[İng. HARDY-WEINBERG PRINCIPLE]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SPESIFIK/SPECİFIC[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL
- SPESİFİKASYON/SPECIFICATION[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLEME | ÖZGÜL ÖZELLİK
- SPESIFISITE/SPECİFICITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLÜK
- SPESİMEN/SPECIMEN[İng.] değil/yerine/= PARÇA ÖRNEK
- SPİNA BİFİDA ile/||/<> ANENSEFALİ
- SPINAL[İng.] değil/yerine/= OMURGAYLA İLGILİ | DİKENSİ
- SPINOZ/SPINOUS[İng.] değil/yerine/= DİKENSİ (ÇIKINTI)
- SPIRAL[İng.] değil/yerine/= SARMAL
- SPIROMETRİ/SPIROMETRY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ÖLÇÜMÜ
- SPLINTER[İng.] değil/yerine/= KIYMIKSI
- SPLIT[İng.] değil/yerine/= YARILMA | ÇİFTLENME | INCE DİLIM
- SPONJİYÖZ/SPONGIOUS[İng.] değil/yerine/= SÜNGERİMSİ
- SPORADİK[İng. SPORADIC] ile/||/<> SPOROFİT[İng. SPOROPHYTE]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SPORADİK/SPORADIC[İng.] değil/yerine/= TEK TÜK
- SPS/HEALTH PROFILE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK PROFİL DÜZENİ
- SPUR[İng.] değil/yerine/= MAHMUZ | MAHMUZSU
- SQL/STRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIŞ SORGU DİLİ
- SRT/STEROTAKTİK RADYOTERAPİ STEREOTACTIC RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK IŞIN SAĞALTIMI
- ss.[Lat. < SEMıS] değil/yerine/= YARI, YARIM
- SSD/SOLİD STATE DISK[İng.] değil/yerine/= KATI HAL SÜRÜCÜSÜ
- SSL/SECURE SOCKET LAYER[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİ SOKET KATMANI
- STABIL/STABLE[İng.] ile/değil/yerine/||/=/<> KARARLI | DEĞİŞMEZ | DENGELİ | SABİT
- STABILITE/STABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGELİLİK
- STABİLİZASYON/STABILIZATION[İng.] değil/yerine/= DENGELEME
- STABİLİZATÖR/STABILIZER[İng.] değil/yerine/= DENGELEYEN
- STABILOMETRE/STABILOMETER[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇER
- STABILOMETRİ/STABILOMETRY[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇÜMÜ
- STAGE[İng.] değil/yerine/= EVRE
- STAI/STATE-TRAIT ANXIETY INVENTORY[İng.] değil/yerine/= DURUM-SÜREKLİ KAYGI DÖKÜMÜ
- -STALSİS ile/||/<> -STASİS/-STASİA ile/||/<> SPAS- ile/||/<> SPASMO- ile/||/<> MİO-/MEİO-
- STAND-BY[İng.] değil/yerine/= HAZIRDA
- STANDARDİZASYON/STANDARDIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜNLEME
- STANDART/STANDARD[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜNLÜ
- STANDSTILL[İng.] değil/yerine/= DURAKLAMA
- STAPLER[İng.] değil/yerine/= TEL ZIMBA, BASARDİKER
- STARE MESTO ile/ve/<> NOVE MESTO
- STARTLE HASTALIĞI/STARTLE DISEASE[İng.] değil/yerine/= İRKİLME SAYRILIĞI
- stat.[Lat. < STATIM] değil/yerine/= HEMEN, DERHAL
- STATİK/STATIC[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN
- STAZ/STASIS[İng.] değil/yerine/= DURGUNLUK
- STEM/CELL[İng.] değil/yerine/= KÖK GÖZE
- STEM/SCIENCE, TECHNOLOGY, ENGINEERING, MATHEMATICS[İng.] değil/yerine/= FEN, TEKNOLOJİ, MÜHENDISLİK, MATEMATİK
- STENDHAL SYNDROME[İng.] değil/yerine/= STENDHAL SENDROMU
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STENOZ/STENOSIS[İng.] değil/yerine/= DARLIK
- STENT[İng.] değil/yerine/= KAFESÇİK
- STERE-/STEREO- ile/||/<> DUR-
- STEREOSCOPY ile ...
- STEREOTİP/STEREOTYPE[İng.] değil/yerine/= KALIP
- STEREOTİPİK/STEREOTYPIC[İng.] değil/yerine/= BASMAKALIP
- STERİLİZASYON/STERILIZATION[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRMA | KISIRLAŞTIRMA
- STERİLİZATÖR/STERİLİZATOR[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRGAÇ
- STERİL/İZE[Fr.]/STERILE/STERILIZED[İng.]/ değil/yerine/= KISIR (KADIN) | MİKROPTAN ARINMIŞ, MİKROPSUZLAŞ(TIRIL)MIŞ, MİKROPSUZ | KISIR /ARINIK
- STETH-/STETHO- ile/||/<> THEL-/THELO- ile/||/<> THORAC-/THORACO- ile/||/<> MAST-/-MASTİA/MASTO-
- STHENO- ile/||/<> -TONİA/TONO-/-TONY
- STİGMATİZASYON/STİGMATIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMGALAMA
- STILE[İng.] değil/yerine/= KILAVUZ ÇUBUK
- STILOİT/STYLOID[İng.] değil/yerine/= ÇİVİMSİ
- STIMÜLAN/STIMULANT[İng.] değil/yerine/= UYARICI
- STIMÜLASYON/STIMULATION[İng.] değil/yerine/= UYARIM
- STIMÜLATÖR/STIMULATOR[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UYARICI ARAÇ
- STİMÜLÜS/STIMULUS[İng.] değil/yerine/= UYARI, UYARAN
- STOCHASTIC REGRESSORS[İng.] değil/yerine/= MODEL BAĞIMLI DEĞİŞKENİN AÇIKLAYICI DEĞİŞKEN ETKİSİNDE OLDUĞUNU RASSAL REGRESYON MODELİ
- STOCKHOLM SYNDROME[İng.] değil/yerine/= STOCKHOLM SENDROMU
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STOKASTİK[İng.] değil/yerine/= REGRESÖR MODEL
- STOMA[İng.] değil/yerine/= YAPAY AĞIZ
- STRABISMUS[İng.] değil/yerine/= ŞAŞILIK
- STRAGNANT HİPOKSİ/STRAGNANT HYPOXIA[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN HİPOKSİ
- STRANGÜLE/STRANGULATED[İng.] değil/yerine/= BOĞULMUŞ
- STRATİFİKASYON/STRAFICATION[İng.] değil/yerine/= KATMANLAMA
- STRES/STRESS[İng.] değil/yerine/= GERİLİM
- STRİKTU¨R/STRICTURE[İng.] değil/yerine/= DARALMA
- STRIP[İng.] değil/yerine/= ŞERIT
- STRİYA STRETCH MARK[İng.] değil/yerine/= STRİA DERİ ÇATLAĞI
- STROK/STROKE[İng.] değil/yerine/= İNME, VURUM
- STROMA[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU
- STRUCTURED INTERVIEW[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIS¸ GÖRÜS¸ME
- STRÜKTÜR ANALİZ/STRUCTURE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YAPI ÇÖZÜMLEMESİ
- STRÜKTÜR/STRUCTURE[İng.] değil/yerine/= YAPI
- STUNNING[İng.] değil/yerine/= AFALLAMA
- STUPOR[İng.] değil/yerine/= STUPOR
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SU ÇİÇEĞİ ile/ve/değil/||/<>/> MAYMUN ÇİÇEĞİ
- SU EKSİKLİĞİ:
KANDA ile/ve/<> OMURLARDA ile/ve/<> KEMİKLERDE ile/ve/<>
AKCİĞERDE ile/ve/<> PANKREASTA ile/ve/<>
MİDEDE ile/ve/<> BAĞIRSAKLARDA ile/ve/<> GÖZEDE
- SU TOPLAMASI KABARCIĞINDA:
VEZİKÜL ile/||/<>/> BÜL(BÜLLÖZ LEZYON)
- SU ile ÖZSU/USÂRE[Ar.]
- SOĞUK SU ile/ve/||/<>/> SICAK SU
İkinci dünya savaşı yıllarında yıl boyu soğuk suyla yıkanırdım. Soğuk suyla yıkanınca temizlenebilmek için küçük bir sabuna gerek var. Ama bol miktarda sıcak su olunca sabun hemen hemen tümüyle gereksiz. Atalarımız binlerce yıl sabundan habersiz yaşamışlar. Benim canımı sıkan sabun için harcanacak para değil ama onun derimize, ırmaklara ve göllerimize verdiği zarar. Çok önemli olduğu için bilimsel bulgulardan söz etmek istiyorum;
Birkaç yıldan beri bedenin deri üzerine çıkardığı yağın bitkisel yağların bileşimindeki başlıca öğe olan doyurulmamış yağ asitleri olduğu biliniyor. Bu yağ asitleri de birçok bakterinin ya da mantarın neden olduğu deri hastalıklarının oluşumunu engellemektedir.
( Mary J. Marples, "Life on the Human Skin" Scientific American, Ocak 1969 )
Hemen hemen tüm sabunlar alkali`dir ve derinin koruyucu yağ
asitlerini nötr duruma getirir. Günümüzün insanları çok fazla sabun
kulanıyorlar, bunu yalnız beden temizliği için de yapmıyorlar.
Her türlü temizlik tozu ya da suyunu gereğinden çok kullanıyorlar.
Tüm bu temizlik maddeleri de nehirlerimizi ve göllerimizi kirletiyor.
Ben onbeş-onaltı yaşlarındayken bilmediğim için çok fazla
sabun kullanırdım. Bu yüzden de derim bugünküne oranla daha kolay
iltihaplanıyordu. Şimdi zorda kalmadıkça, örneğin bir tarafıma
gres yağı bulaşmadıkça sabun kullanmıyorum. Hergün!!! sabunsuz
sıcak suyla yıkanarak ya da duş yaparak son derece temiz kalabileceğimi
keşfettim. Bu nedenle de yıllardan beri derimle ilgili hiçbir
sorunum olmadı. Hatta şampuanların çoğu alkali ya da asit olma
açısından nötr oldukları halde omuzlarıma kadar inen uzun saçlarıma
şampuan değdirmeden yirmi seneden beri onları temiz ve sağlıklı
tuttum. Bunu da sıcak duşun altında ellerimle iyice ovuşturarak
yaptım.
Yatak çarşaflarını ve çamaşırlarımı yıkamakta da ekoloji
açısından doğru olan bir yöntem buldum. Ancak çamaşırlarım ya da
çarşaflarım lekelendiği ve o lekeleri çıkarmak için deterjan kullanmaya
gerek olduğu zaman az miktarda toz çamaşır sabunu kullanıyorum.
Genelde tüm çarşafları, havluları ve iç çamaşılarımı büyük bir
kaba koyup ocağın üstünde kaynatıyorum. Sonra hepsini güzelce
sıkıp asıyorum. Bu yöntem çamaşırları mikroplardan arındırmakla
kalmıyor çamaşırları kirlerinden de arındırıyor. Büyük annelerimizin
sabunlar ve deterjanlar bu kadar yaygınlaşmadan önce çamaşır
yıkama yöntemleri de böyle değil miydi?
Kaynatma yöntemi bekar, yardımcısı olmayan insanlar için en
iyi yöntemdir. Yemek pişirirken ve yemek yerken bir yandan da
gömleklerimi kaynatırım. Böylece de çamaşırların yanmaması için
bir gözüm de ocakta olur. Bu yolla hem zaman kazanıyorum hem de
herkesin kullandığına oranla çok az deterjan kullanmış oluyorum.
Hem de çamaşır makinesi almam ya da çamaşırlarımı yıkamak için
otomatik çamaşır makineleriyle, herkesin çamaşır yıkadığı
çamaşırhanelere gitmem gerekmiyor.
Jolan Chang`ın
SEVİŞEN ÇİFTLERE TAOCU SEVİŞME
adlı kitabından
(Çeviri: İlhan Güngören)
)
- SUÂT[çoğ. ES'İLE, SUÂLÂT] ile SUÂT[Ar.]/SÜRFE[Fars.]
- SUÂT-İ DÎKÎ ile SUÂT-İ KELBÎ
- SUBAKUT/SUBACUTE[İng.] değil/yerine/= AZ IVEGEN
- SUBATLANTİK ÇAĞI[İng. SUBATLANTIC AGE] ile/||/<> HOLOSEN[İng. HOLOCENE] ile/||/<> HOLOSEN EPOKU[İng. HOLOCENE EPOCH]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SUBCONSCIOUS[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ ALTI
- ŞUBE[İng. PHYLUM] ile/||/<> DENİZ KESTANESİ[İng. SEA URCHIN] ile/||/<> FİLUM ile/||/<> İLKEL KORDALILAR[İng. PRIMITIVE CHORDATES] ile/||/<> OMURGASIZLAR[İng. INVERTEBRATE] ile/||/<> SÜNGERLER[İng. SPONGES]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SUBKLINİK/SUBCLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLINİK BELİRTISİZ
- SÜBLIMASYON/SUBLIMATION[İng.] değil/yerine/= YÜCELTME
- SUBSTİTÜSYON/SUBSTİTUTION[İng.] değil/yerine/= YERINE KOYMA
- SUBSTRAT/SUBSTRATE[İng.] değil/yerine/= ETKİLENEN NESNE | ORTAM
- SUBTİP/SUBTYPE[İng.] değil/yerine/= ALT TİP
- SUBTOTAL[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN
- SUBTRAKSİYON/SUBTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇIKARMA
- SUCTION[İng.] değil/yerine/= EMME
- SUDA ERİYEN VİTAMİNLER ile YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER
- SUDG[Ar. çoğ. ASDÂG] ile ŞAKAKLARDAN SARKAN SAÇLAR
- SUFL/MURMUR[İng.] değil/yerine/= ÜFÜRÜM
- SUJE/SUBJECT[İng.] değil/yerine/= ÖZNE/KİŞİ/ŞAHIS | DENEK
- SUJE[Fr.]/KOBAY[Fr. < COBAYE] değil/yerine/= KONU | ÖZNE | DENEK
- SÜJESTIBİLİTE/SUGGESTIBILITY[İng.] değil/yerine/= TELKINE YATKINLIK
- SÜJESTİYON/SUGGESTION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE AŞILAMA, TELKIN
- SÜKÛN:
HUSÛL ile/ve/||/<> ZEVÂL ile/ve/||/<> ZUBUT
(1996'dan beri)