İngilizcesi yerine Türkçe'si Varken...

- SUPPRESSOR[İng.] / SUPPRESSEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= BASTIRICI

- BOG IRON ORE[İng.] ile/değil/yerine/= BATAKLIK DEMİR CEVHERİ

- MARSH GAS[İng.] / SUMPFGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BATAKLIK GAZI

- BATARYA[İng. BATTERY] ile/||/<> ANOT[İng. ANODE] ile/||/<> ELEKTROLİT[İng. ELECTROLYTE] ile/||/<> ELEKTROT[İng. ELECTRODE] ile/||/<> KİMYASAL ENERJİ[İng. CHEMICAL ENERGY]

( Kimyasal enerjiyi doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren cihaz. Her bataryanın bir adet katot adı verilen pozitif yüklü plakası ve bir adet anot adı verilen negatif yüklü plakası vardır. Bu elektrotlar, iyonların elektrotlar arasında geçişine izin veren bir elektrolit ile ayrılır. Enerji dönüşümü sırasında elektrokimyasal indirgenme-yükseltgenme (redoks) tepkimesi yoluyla elektronların bir elektrik devresi aracılığıyla bir malzemeden diğerine aktarılması sağlanır. @@ Yükseltgenme tepkimesinin meydana geldiği noktadır. Genel olarak bir anotta, elektrik potansiyeli nedeniyle negatif iyonlar ya da anyonlar reaksiyona girme ve elektron verme eğilimindedir. @@ Elektrolit, bir çözücüde pozitif ve negatif iyonları ayrıştırarak elektriksel iletkenliğe sahip olan ortamdır. Elektrolitlerin ölçüm birimi "Miliekivalan (mEq)"dır. Vücudumuzda kanda ve gözelerde bulunan elektrolitler vücut sıvılarını düzenleme görevi görürler. @@ Bir devrenin metalik olmayan bir parçasıyla (örneğin yarı iletken, elektrolit, vakum ya da hava) temas kurmak için kullanılan bir elektrik iletkenidir. Elektrotlar, pil tipine bağlı olarak çeşitli malzemelerden oluşabilen pillerin temel parçalarıdır. @@ Kimyasal enerji, bileşikleri oluşturan atomlar arası kimyasal bağlarda depolanan enerjidir. Kimyasal enerji, bir kimyasal tepkime sırasında ısı olarak açığa çıkabilir; bu tür tepkimeler, kimya biliminde "ekzotermik reaksiyon" olarak adlandırılır. Gıdalarda bulunan kimyasal enerji vücut tarafından mekanik enerjiye ve ısıya dönüştürülür. Veya pillerdeki kimyasal enerji elektrik enerjisine dönüştürülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BATARYA[Osm.] / BATTERY, CELL[İng.] / BATTERIE, PILE[Fr.] / BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BATARYA, PİL

- BATEMAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE BATEMAN[Fr.] / BATEMAN-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BATEMAN DENKLEMLERİ

- BATEMAN PRINCIPLE[İng.] değil/yerine/= BATEMAN PRENSİBİ

( Bu prensibe göre dişi bireyler yavru oluşumunda erkeklerden daha fazla enerji harcarlar. Bundan dolayı kadınların erkeklerle yarışında mecburi bir kısıtlama vardır. Yani erkekler enerjilerini daha farklı yerlere ayırabilirken,dişiler yavru bakımına daha fazla enerji ayırdıkları için farklı yerlere kısıtlı enerji ayırmak zorunda kalırlar. İngiliz genetikçi Angus John Bateman tarafından ifade edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BATERİ[İng. < BATTERY] değil/yerine/= PİL

- BATHONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= BATHONYAN EPOKU

( Günümüzden 168.300.000 ile 166.100.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BATI/LI(coğrafya) = KEDİN, KURIYAKI = WEST/ERN[İng.] = OUEST, OCCIDENT/AL[Fr.] = DER WESTEN/WESTLICH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = OCCIDENS/OCCIDENTEM[Lat.] = HE DÜZIS/PROS HELION DÜZIN[Yun.] = el-ĞARB/ĞARBÎ[Ar.] = BÂKHTER/Î[Fars.] = HET WESTEN/WESTELIJK[Felm.]


- BATI/LI(uygarlık) = GARB/Î = OCCIDENT/AL[İng., Fr.] = DAS ABENDLAND/ABENDLÄNDISCH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = VESPER, OCCIDENS, TERRÆ OCCIDENTEM VERSUS SITÆ[Lat.] = HE PROS HELIOU DÜSMAS[Yun.] = el-MAĞRİB[Ar.] = GARBÎ[Fars.] = HET AVONDLAND/S[Felm.]

- BÂTINÎ/LİK = ESOTERIC/ISM[İng.] = ÉSOTÉRIQUE/ÉSOTÉRISME[Fr.] = ESOTERISCH/ESOTERISMUS[Alm.] = ESOTERISMO[İt., İsp.] = ESOTERICUS[Lat.] = ESOTERIKOS[Yun.] = BÂTİNİ/YYE, SİRRİ/YYE[Ar.] = BÂTİNÎ/GERÎ[Fars.] = ESOTERISCH/ESOTERISME[Felm.]

- BAUDOUIN REACTION[İng.] / RÉACTION DE BAUDOUIN[Fr.] / BAUDOVIN-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BAUDOUİN TEPKİMESİ

- BAYER PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ DE BAYER[Fr.] / BAYER-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAYER İŞLEMİ

- BASE DISSOCIATION CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= BAZ AYRIŞMA SABİTİ, KB

- BASE, ALKALI[İng.] / BASE, ALCALI[Fr.] / BASE, ALKALI[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZ

- BAZ[İng.] değil/yerine/= BAZ

( Suda çözününce dışarıya hidroksil (OH) iyonu veren bileşiktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BÂZ[Fars.] ile BÂZ[Fars.] ile -BÂZ[Fars.] ile BAZ[Fr./İng. < BASE]

( Bir kulaç boyu. | Karış. İLE Doğan. Yırtıcı kuş. | Açık. | Ayırma. Temyiz etme. | İniş. İLE Yeniden, tekrar oynatan, oynayan, geri ve arka tarafa doğru ... gibi anlamlara gelir. [Sözcüğün sonuna ya da baş tarafına getirilerek kullanılan bir "ek"tir.] İLE Temel. | Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan nesne.

)

- BAZ[İng./Fr. < BASE]/ALKALİ[Fr. < ALCALI] değil/yerine/= TABAN | ACIT

- BASALTE[İng.] / BASALTE[Fr.] / BASALT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZALT, BAZAL


- BASIC ANHYDRIDE[İng.] / BASIC ANHYDRIDE[Fr.] / BASISCHES ANHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZİK ANHİDRİT

- BISMUTH SUBNITRATE[İng.] / SOUS-NITRATE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTH SUBNITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZİK BİZMUT NİTRAT

- BASIC DYE[İng.] / BASIC PEINTURE[Fr.] / BASISCHER FARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZİK BOYA

- BASIC FLUX[İng.] / BASICHER SCHMELZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZİK ERİTİŞ NESNESİ

- BASIC LEAD CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE PLOMB BASIQUE[Fr.] / BASICHES BLEICARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZİK KURŞUN KARBONAT

- BASIC LEAD CHROMATE[İng.] / BASICHES BLEICHROMAT, BASISCHES BLEICHROMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZİK KURŞUN KROMAT

- ... BAZLI[< İng. BASE] değil/yerine/= TEMELLİ

- BEAUFORT SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE BEAUFORT[Fr.] / BEAUFORTSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= BEAUFORT ÖLÇEĞİ

- BECKMANN REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= BECKMANN DÜZENLENMESİ

- BECKMANN THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DE BECKMANN[Fr.] / BECKMANN-THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BECKMANN SICAKLIKÖLÇERİ/TERMOMETRESİ


- BECQUEREL EFFECT[İng.] / EFFET BECQUEREL[Fr.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL ETKİSİ

- BECQUEREL RAYS[İng.] / BECQUEREL-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL IŞINLARI

- BECQUEREL[İng.] değil/yerine/= BEKEREL

( Radyoaktivitenin birimlerinden birisi.[1] Herhangi bir radyoaktif maddenin bir saniyede gösterdiği bozunma sayısı olarak tanımlanır. Adını Fransız fizikçi Antoine Henri Becquerel'den alır. Curie birimi cinsinden 1 Bekerel, 2.7*10-11 Ci'ye eşittir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BEER-LAMBERT LAW[İng.] / LOI DE BEER-LAMBERT[Fr.] / BEER-LAMBERT-GESETZT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEER-LAMBERT YASASI

- BEER'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= BEER YASASI

- INSTRUMENTAL DEVIATIONS FROM BEER'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= BEER YASASINDAN/KANUNUNDAN ARAÇSAL SAPMALAR

- BEHAVIORISM[İng.] değil/yerine/= DAVRANIŞÇILIK

( Davranışları inceleyen psikoloji dalıdır. Amerikan psikologu John Watson (1878-1958), pozitivizm ve pragmatizmi psikolojiye uygulayarak, psikolojinin bir davranışlar bilimi (etoloji dalı) olduğunu ileri sürmüştür. Pozitivist ve pragmatist görüşe uygun olarak nesnel bir psikoloji elde etmek istiyorsak, içsel değerler olan duyguları ve düşünceleri değil, dışsal değerler olan davranışları incelemeliyiz. Davranışçılık, aklı, bilinci, duyuyu ve soyaçekimi yadsımakta ve sadece olgucu bir alanda gözlemler yapmakla yetinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BEHENIC ACID[İng.] / ACIDE BÊHÉNIQUE[Fr.] / N-DEKONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEHENİK ASİT

- BEHERGLAS[Osm.] / BEAKER[İng.] / BECHERE[Fr.] / BECHERGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BEHER

- BEILBY LAYER[İng.] / COUCHE DE BEILBY[Fr.] / BELBYE-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEİLBY TABAKASI


- BECQUEREL[İng.] / BECQUEREL[Fr.] / BECQUEREL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL

- KIYMET-İ MEMUL[Osm.] / EXPECTED VALUE[İng.] / VALEUR D'ESPÉRANCE[Fr.] / ERWARTUNGSWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKLENEN DEĞER

- BEL[İng.] / BEL[Fr.] / BEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEL

- İŞÂRET[Osm.] / SIGNAL[İng.] / SIGNAL[Fr.] / SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BELGİT, SİNYAL

- BELİRLE(N)ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]

- DETERMINATE ERROR, SYSTEMATIC ERROR[İng.] / BESTIMMTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRLİ HATA, SİSTEMATİK HATA

- RANDOM ERROR[İng.] / ZUFÄLLIGE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZ HATA

- UNCERTAINTY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'INDÉTERMINATION[Fr.] / UNBESTIMMTHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRSİZLİK İLKESİ

- ALÂMET[Osm.] / SYMPTOM[İng.] / SYNAPSE, AUSSCHWITZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BELİRTİ

- BELİT(AKSİYOM) = MÜTEARİFE = AXIOM[İng.] = AXIOME[Fr.] = AXIOM[Alm.] = AXIOMA[Yun.] = AXIOMA[İsp.]

( Kendiliğinden, apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme. İLE Bir gücün, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. | İnsan etkinliğinin ya da iradesinin açığa çıkması. | Hareket, iş. | Anamalın, belirli bir bölümü. | Hisse senedi. | Bir oyuncunun, sahne üzerindeki hareketi. | Oyunun temasını geliştiren, başlıca olay, öykü, gelişim. )

- BELİT/AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]

- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> AMNEZİ[İng. AMNESIA] ile/||/<> BİLİŞSEL YETİLER[İng. COGNITIVE FACULTIES] ile/||/<> DOĞUŞTAN GELEN BAĞIŞIKLIK[İng. INNATE IMMUNITY] ile/||/<> FRONTAL LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> ÖN LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> PAPEZ HALKASI[İng. PAPEZ CIRCUIT]

( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya olanak sağlayan yetenektir. @@ Beyinde meydana gelen hasarın bir sonucu olarak ortaya çıkan hafıza kaybı. Kazalardan sonra ortaya çıkabildiği gibi bastırma türünde bir savunma mekanizması ile de ortaya çıkabilir. @@ Bilişsel yetiler, doğru inançların bilgiye dönüşmesi için, epistemik güven ve değer içeren unsurlardır. Bu yetilere hafıza, algı, dikkat, farkındalık, kavrayış, odaklanma, sezgi ve muhakeme örnek verilebilir. Sosa gibi erdem epistemologları için en değerli bilişsel yetilerden biri entelektüel erdemdir. Ona göre kişi sahip olduğu erdem gibi yetiler yoluyla bilgiye ulaşabilir. @@ Yok sayılabilecek kadar düşük hafızaya sahip, daha önceden varolan ve özgül olmayan savunma sistemi. Genetik kökenli olması açısından ebeveynlerden yavrulara aktarılır. @@ Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Ön lob ya da alın lobu da denir. @@ Frontal Lob da denir. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Özünde, kişiliğimizin ve iletişim yeteneğimizin "kontrol paneli"dir. Lobdaki her alan belirli bir işlevden (örn: motor, konuşma, yürütme işlevi) ve davranıştan sorumludur. Frontal lob ile beynin diğer kısımları arasındaki kapsamlı bağlantı ağı, frontal lob işlevlerini ve işlev bozukluklarını anlamayı zorlaştırır. @@ Duyguların deneyimlenmesi, etiketlenmesi ve ifade edilmesinde Papez halkası rol oynar. Ön talamik çekirdekler, lateral dorsal çekirdek ve medial dorsal çekirdekten oluşan ve uzaysal oryantasyon ve epizodik hafıza için merkez görevi gören limbik talamus, Papez halkasına bağlıdır. Papez halkası Alzheimer, Parkinson, Korsakoff sendromu, semantik bunama ve global amnezi ile ilişkilendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> ARA-BUL-GERİYE GETİR[İng. SEARCH-FIND-RETRIEVE] ile/||/<> BELLEĞE YARDIMCI TEKNİKLER[İng. MNEMONIC TECHNIQUES] ile/||/<> BELLEK GENİŞLİĞİ[İng. MEMORY SPAN] ile/||/<> EPİSTEMİK MANTIK[İng. EPISTEMIC LOGIC]

( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya yarayan yetenektir. @@ Bellekte depolanmış olan bir bilgiye ulaşıp onu hatırlama işlemidir. @@ Bildiğimiz materyallerle yeni öğrenmekte olduğumuz materyali ilişki içine sokarak bellekte daha iyi tutmaya yardımcı olan tekniklerdir. @@ Bir tek takdimden sonra bireyin tekrar edebildiği maddelerin (harf, sayı, kelime) sayısıdır. Ortalama bellek genişliğinin 5-9 arasında olduğu kabul edilmektedir.İ @@ Önermesel bilgi söz konusu olduğu zaman, bilgi ile ilgili önemli bir ayrım dikkati çeker. Bu ayrım Bertrand Russell tarafından yapılmıştır. Russell şeylerin bilgisi ve şeyler hakkında bilgi arasında bir ayrım yapar. İlki, herhangi bir nesne ya da kişiyi tanıma anlamında bilgiye, ikincisi ise, doğrunun elde edilmesi anlamında bilgiye işaret eder. Şeylerin bilgisi söz konusu olduğunda, bilginin nesnesi şeylerin kendisi ya da varlığın doğrudan kendisidir. Öznenin doğrudan farkında olduğu, tanıdığı şeyler buraya dâhil edilir. Duyu verileri, bellek aracılığıyla hatırlanan şeyler, içgözlem aracılığıyla doğrudan fark edilen zihinsel durumlar ve kavrama ile farkında olunan tümeller söz konusu nesneleri oluşturur. Bu türden bir bilgi, dolayımsız bir bilgidir ve bu dolayımsızlık durumu aklın hiçbir neden ya da gerekçeye başvurmadan doğruyu kavraması olarak düşünülmelidir. Şeyler hakkında bilgi söz konusu olduğunda ise, bilginin nesnesi doğru ve yanlış yüklemlerin taşıyıcısı olan önermelerdir. Dolayısıyla bu bağlamda herhangi bir şeyi bilmek demek, o şey hakkındaki belirli bir önermenin doğru olduğunu bilmek anlamına gelir. Bu anlamda, Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu bilmek demek, bunu ifade eden “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır” önermesini bilmek demektir. Cümleler aracılığıyla ifade edilen bu tür önermeler bilginin nesnesini oluşturur. Epistemik mantık, Hintikka’ya dayandırılır. Özellikle onun Knowledge and Belief metnine atıfta bulunulur. En genel anlamda bilgi hakkındaki tartışılanları formalize etme girişimleri içeriğini oluşturur. “S’ p’yi bilir.”, “S, p’yi bilmez.”, “S, p’ye inanır.”

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BELLEK = HÂFIZA = MEMORY[İng.] = MÉMOIRE[Fr.] = GEDÄCHTNIS[Alm.] = MEMORIA[dissil/f.]/RECUERDO[eril/m.][İsp.]

- BELONGING[İng.] değil/yerine/= AİDİYET

( "Bir kişiye, bir topluma ya da bir aileye mensup olma" anlamında kullanılabilir. Arapça kökenli bir kelime olup "ait olma, ilgi, ilişkinlik" anlamını taşımaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]

- BEN = ZÂT = I[İng.] = das SOSEIN[Alm.] = TO TI ESTIN, TO TI ÈN EINAI[Yun.] = ESSENTIA[Ortaçağ Lat.]

- BENEDICKS EFFECT[İng.] / EFFET BENEDICKS[Fr.] ile/değil/yerine/= BENEDİCKS ETKİSİ

- BENEDICT SOLUTION/SOLUTION DE BENEDICT[İng.] / SOLUTION DE BENEDICT[Fr.] / BENEDICT-LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEDİCT ÇÖZELTİSİ

- SPOT DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION DE LA TACHE[Fr.] / FLECKVERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK BOZULMASI


- LEKE[Osm.] / SPOT[İng.] / TACHE[Fr.] / FLECK[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK

- İYİCİL/BENIGN[İng.] ile/||/<> KÖTÜCÜL/HABİS[Ar.]/MALIGN/MALIGNANT[İng.]

( İyi huylu ve genellikle zararsız tümörler. İLE/||/<> Kötü huylu ve yayılma potansiyeli olan tümörler. )

- BENZALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE BENZOÏQUE[Fr.] / BENZALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZALDEHİT

- BENZANILIDE[İng.] / BENZANILIDE[Fr.] / BENZANILID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZANİLİT

- BENZEDRINE[İng.] / BENZADRINE[Fr.] ile/değil/yerine/= BENZEDRİN

- BENZENE DISULFONIC ACID[İng.] / ACIDE M-BENZÈNE DISULFONIQUE[Fr.] / M-BENZOLDISULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN DİSÜLFONİK ASİT

- BENZENE HEXACHLORIDE[İng.] / HEXAKLORURE DE BENZENE[Fr.] / BENZOLHEXACLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN HEKAZKLORÜR

- BENZENE MONOSULPHONIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE MONOSULFONIQUE[Fr.] / BENZOL MONOSÜLFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT

- BENZENE SULPHINIC ACID[İng.] / ACIDE BENZÈNE- SULFONIQUE[Fr.] / BENZEN SÜLFON SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN SÜLFİNİK ASİT

- BENZENE[İng.] / BENZOLE[Fr.] / BENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZEN


- TEŞBİH[Osm.] / SIMULATION[İng.] / SIMULATION[Fr.] / SIMULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETİM

- BENZIDINE[İng.] / BENZIDINE[Fr.] / BENZIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİDİN

- BENZHYDROL[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİDROL

- BENZYL ALCOHOL[İng.] / ALCOOL BENZYLIQUE[Fr.] / BENZYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL ALKOL

- BENZYL CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL KLORÜR

- BENZYL CINNAMATE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİL SİNAMAT

- BENZYL THIOCYANATE[İng.] / THIOCYANATE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLTHIOCYANAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL TİYOSİYANAT

- BENZIL[İng.] / BENZILE[Fr.] / BENZIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİL

- BENZYLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZİLAMİN

- BENZYL BENZOATE[İng.] / BENZYLBENZOATE[Fr.] / BENZYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLBENZOAT


- BENZYL BROMIDE[İng.] / BROMURE DE BENZYLE[Fr.] / BENZYLBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLBROMÜR

- BENZILIC ACID[İng.] / ACIDE BENZILIQUE[Fr.] / BENZILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİLİK ASİT

- BENZINE[İng.] / BENZINE[Fr.] / BENZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZİN

- BENZOPHENONE[İng.] / BENZOPHÉNONE[Fr.] / BENZOPHENON[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOFENON

- BENZOIC ACID[İng.] / ACID BENZOIQUE[Fr.] / BENZOESÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİK ASİT

- BENZOYL PEROXIDE[İng.] / BENZOYLPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİL PEROKSİT

- BENZOYLATION[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOİLASYON

- BENZOIN CONDENSATION[İng.] / BENZOIN CONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİN KONDENZASYONU

- BENZOINOXIME[İng.] / BENZOINOXIM[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOİNOKSİM

- BENZOQUINONE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOKİNON


- BENZONITRILE[İng.] / BENZONITRILE[Fr.] / BENZONITRIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZONİTRİL

- BENZOPURPURINE 4B[İng.] / BENZOPURPURIN 4B[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZOPURPURİN 4B (OZAMİN 4B)

- BENZOTHIOCARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= BENZOTRİOKLORÜR

- BERBERINE[İng.] / BERBÉRINE[Fr.] / BERBERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BERBERİN

- BERGMANN'S RULE[İng.] değil/yerine/= BERGMANN YASASI

( Şekil olarak benzer iki gövdeden daha büyüğünün hacim başına daha düşük yüzey alanına sahip olduğunu ve bu nedenle kütle başına ısı kaybının daha az olduğunu; böylece büyük gövdelilerin daha soğuk iklimlerde, küçük gövdelilerin ise daha sıcak iklimlerde bulunma eğiliminde olduğunu ifade eden kural. Alman biyolog Carl Bergmann tarafından ileri sürülmüştür. Genelde sıcakkanlı hayvanlarla sınırlandırılsa da, modern bilimde soğukkanlı hayvanlar için de geçerli olabileceği görülmüştür.Sıcakkanlı bir hayvan olan insan türünün, kutuplara yakın yerlerde yaşayan Inuit, Aleut ve Sami kabileleri, orta enlemlerde yaşayan insanlara göre ortalama bazında daha ağırdırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BERIBERI[İng.] / BERIBÉRI[Fr.] / REISESERKRANKKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİBERİ

- BERYLLIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM ASETAT

- BERYLLIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM BROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM BROMÜR

- BERYLLIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMSDEDEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM DEDEKTÖRÜ

- BERYLLIUM CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KARBONAT


- BERYLLIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KLORÜR

- BERYLLIUM[İng.] / BÉRYLLIUM, GLUCINIUM[Fr.] / BERYLLIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM

- BERKELIUM[İng.] / BERKELIUM[Fr.] / BERKELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BERKELYUM/BERKELİUM

- BERLIN BLUE[İng.] / BLUE DE PRUSSE[Fr.] / BERLINER BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BERLİN MAVİSİ

- BERNOULLI EFFECT[İng.] / EFFET BERNOULLI[Fr.] / BEERNOULLI-EFFEKT, BERNOULLI-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ ETKİSİ

- BERNOULLİ-EULER KANÛNU[Osm.] / BERNOULLI-EULER LAW[İng.] / LOI DE BERNOULLI-EULER[Fr.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ-EULER YASASI/KANUNU

- BERNOULLİ NAZARİYESİ[Osm.] / BERNOULLI THEORY[İng.] / THÉORIE DE BERNOULLI[Fr.] / BERNOULLISCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ KURAMI

- BERRIASIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= BERRİASYAN EPOKU

( Günümüzden 145.000.000 ile 139.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BERTHELOT'S EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE BERTHELOT[Fr.] / BERTHELOTSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT HAL DENKLEMİ

- BERTHELOT-THOMSEN PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE BERTHELOT-THOMSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT-THOMSEN İLKESİ


- BERTRAND LENS[İng.] / LENTILLE DE BERTRAND[Fr.] / BERTRAND-LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTRAND MERCEĞİ

- BESİN KÜTLELERİ[İng. FOOD BODIES] ile/||/<> BESİN ZİNCİRİ[İng. FOOD CHAIN] ile/||/<> BESİYERİ[İng. CULTURE MEDIUM]

( Karbonhidrat, lipit ve proteinden oluşan ve mutualist avcılara besin olarak sunulan yoğun, çok gözeli yapılar. @@ Canlı organizmaların beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin gösterildiği bir tablodur. @@ Mikroorganizmaları laboratuvar ortamında büyütmek için kullanılan besin solüsyonu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- FOOD[İng.] / NAHRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BESİN

- BREEDING RATIO[İng.] / RAPPORT DE SURGÉNÉRATION[Fr.] / BRUTVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BESLEME ORANI

- BESLENME = NUTRITION[İng.] = NOURRIR[Fr.] = VERPFLEGEN[Alm.] = NUTRIRE[İt.] = NUTRIR[İsp.]

- QUINTUPLE POINT[İng.] / FÜNFFACHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEŞLİ NOKTA

- PENTAVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= BESØGELSERİKLİ

- BESSEL FUNCTIONS[İng.] / BESSELSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEL İŞLEVLERİ

- BESSEMER CONVERTER[İng.] / BESSEMER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEMER DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- BETA DECAY, BETA DISINTEGRATION[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA[Fr.] / BETAZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA BOZUNUMU


- BETA FACTOR[İng.] / FACTEUR BÊTA[Fr.] ile/değil/yerine/= BETA FAKTÖRÜ

- BETA ŞUALARI[Osm.] / BETA RAYS[İng.] / BETA-STRAHL, BETASTRAHLEN[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= BETA IŞINLARI

- BETA OXIDATION[İng.] / OXYDATION BETA[Fr.] / BETAOXYDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA OKSİDASYONU

- BETA PARTICLE, SS-PARTICLE[İng.] / PARTICULE BÊTA[Fr.] / BETA PARTICULE[Fr.] / BETA-TEILCHEN, Β TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA PARÇACIĞI/TANECİĞİ

- BETA SPECTRUM[İng.] / BETA-SPEKTRUM, BETASTRAHL SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFI/SPEKTRUMU

- BETA SPECTROMETER[İng.] / SPECTRE BÊTA[Fr.] / BETASPEKTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ

- BETAINE[İng.] / BÉTAUNE[Fr.] / BETAINE[Alm.] ile/değil/yerine/= BETAİN

- BETATRON[İng.] / BÉTATRON[Fr.] / BETATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BETATRON

- BETHE LAW[İng.] / LOI DE BETHE[Fr.] / BETHE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BETHE YASASI

- BETİK = KİTAP = BOOK[İng.] = LIVRE[Fr.] = BUCH[Alm.] = LIBRO[İt., İsp.]


- BETİM, BETİMLEME = TASVİR, TAVSİF = DESCRIPTION[İng., Fr.] = BESCHREIBUNG[Alm.] = DESCRIPTIO[Lat.] = DESCRIPCIÓN[İsp.]

- CONCRETE[İng.] / BÉTON[Fr.] / BETON[Alm.] ile/değil/yerine/= BETON

- WHITE PHOSPHORUS[İng.] / WEISSER PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZ FOSFOR

- BLEACHING METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= BEYAZLAMA YÖNTEMİ

- BLEACHING[İng.] / BLANCHIMENT[Fr.] / BLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZLATMA

- HORSEPOWER[İng.] / PUISSANCE EN CHEVAUX[Fr.] / PFERDESTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYGİR GÜCÜ

- BEYİN OMURİLİK SIVISI[İng. BRAIN SPINAL CORD FLUID] ile/||/<> SUBARAKNOİD ARALIK[İng. SUBARACNOID SPACE]

( Beyin ve omurilik etrafında bulunan şeffaf bir sıvıdır. Beyin ventriküllerinde üretilir ve beyinle omurilik arasında dolaşarak bu dokuları darbelere karşı korur, besin ve oksijen taşır, metabolik atıkları uzaklaştırır ve bağışıklık gözelerini taşır. @@ Beyin ve omurilik etrafında bulunan bir boşluktur ve beyin omurilik sıvısının dolaştığı alanı ifade eder. BOS, ventriküllerden çıkarak subaraknoid aralığa ulaşır ve beyinle omurilik etrafında dolaşır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BEYİN = BRAIN[İng.] = CERVEAU[Fr.] = DAS GEHIRN[Alm.] = CERVELLO[İt.] = CEREBRO[İsp.] = CEREBRUM[Lat.] = HO EGKEFALOS[Yun.] = MUKH[Ar.] = MAĞZ[Fars.] = HET HERSENEN[Felm.]

- BEYZİK[İng. < BASIC] değil/yerine/= TEMEL

- BİBLİYOGRAFYA[İng.] değil/yerine/= KAYNAKÇA


- TAGAYYÛR[Osm.] / DEFORMATION[İng.] / DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATION, VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM BOZULMASI/DEĞİŞTİRME

- DEFORMATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME EĞRİSİ

- DEFORMATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATIONSSENERGIE, UMFORMUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME ENERJİSİ

- DEFORMATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATIONSPOTENTIAL, DEFORMATIONSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME POTANSİYELİ

- ŞEKİL[Osm.] / FORMAT[İng.] / FORME[Fr.] / FORM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM

- BİÇİM = SÛRET = FORM[İng.] = FORME[Fr.] = FORM[Alm.] = FORMA[Lat.] = MORPHE, EIDOS[Yun.] = FORMA[İsp.]

- BICARBONATES[İng.] / BICARBONATES[Fr.] / BICARBONATE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİKARBONATLAR

- MÜREKKİB[Osm.] / COMPONENT, CONSTITUENT[İng.] / COMPOSANT[Fr.] / KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞEN

- COMPOUND NUCLEUS[İng.] / NOYAU COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK ÇEKİRDEK

- COMPOUND MACHINE[İng.] / MACHINE COMPOUND[Fr.] / COMPOUNDMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MAKİNE


- ADESE-İ MÜREKKEB[Osm.] / COMPOUND LENS[İng.] / LENTILLE COMPOSÉE[Fr.] / COMPOUNDLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MERCEK

- COMPOUND MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE COMPOSÉ[Fr.] / COMPOUNDMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MİKROSKOP

- COMPOUND PENDULUM[İng.] / PENDULE COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK SARKAÇ

- MÜREKKEB, TERKİB[Osm.] / COMPOSITE, COMPOUND[İng.] / COMPOSÉ[Fr.] / COMPOUND[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK

- TERKİP[Osm.] / SYNTHESIS, SYNTHESIZE, COMPOSITION[İng.] / COMPOSITION, SYNTHÉSE[Fr.] / SYNTHESE, SYNTHESIEREN, ZUSAMMENSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİM, SENTEZ/LEMEK

- KUVVE-İ MUHASSALA[Osm.] / RESULTANT FORCE[İng.] / FORCE RÉSULTANTE[Fr.] / RESULTIERENDE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE KUVVET

- RESULTANT VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉSULTANT[Fr.] / RESULTIERENDER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE VEKTÖR

- BİLGELİK = HİKMET = WISDOM[İng.] = PRAJNA/MOKSHA[Sansk.]

- BİLGİ = KNOWLEDGE, COGNITION[İng.] = CONNAISSANCE[Fr.] = die ERKENNTNIS, die KENNTNIS[Alm.] = COGNITIO[Lat.] = HË GNÕSIS[Yun.] = CONOCIMIENTO[İsp.]

- BİLGİLİK = KAMUS = ENCYCLOPEDIA[İng.] = ENCYLOPÉDIE[Fr.] = ENZYKLOPÄDIE[Alm.] = ENCICLOPEDIA[İsp.]


- HARDWARE[İng.] ile/değil/yerine/= BİLGİSAYAR DONANIMI

- COMPUTER[İng.] / ORDINATEUR[Fr.] / COMPUTER, DATENVERARBEITUNGSANLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLGİSAYAR

- BİLGİSAYAR = COMPUTER[İng., İt.] = ORDINATEUR[Fr.] = COMPUTER/KOMPUTER[Alm.] = COMPUTADOR[İsp.]

- COMPUTERIZED TOMOGRAPHY EQUIPMENT[İng.] / ÉQUIPEMENT DE TOMOGRAPHIE AUTOMATISÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ AYGITI/CİHAZI

- BİLİM[İng. SCIENCE] ile/||/<> ADEN- ile/||/<> AERODİNAMİK[İng. AERODYNAMICS] ile/||/<> ALOMETRİ[İng. ALLOMETRY] ile/||/<> ALOPATRİK MODEL[İng. ALLOPATRIC MODEL] ile/||/<> ANATOMİ[İng. ANATOMY] ile/||/<> ETOLOJİ[İng. ETHOLOGY] ile/||/<> FİZYOLOJİ[İng. PHYSIOLOGY]

( Evrendeki doğal olguları deney ve gözlemlerden elde edilen verilerle sistematik bir biçimde inceleyerek açıklamaya çalışan entelektüel ve pratik disiplin. Natüralist bir metodoloji ile doğru bilgiye ulaşmayı amaçlar. Bu alandaki araştırmacılara "bilim insanı" denir. Fizik, kimya, biyoloji ve jeoloji gibi çeşitli dalları bulunur. Bu alanda elde edilen bilgiler zaman içinde güncel veriler ışığında değişebilir, genişletilebilir ya da çürütülebilir. @@ "Bez" anlamına gelen bir ön ektir. Örneğin, "adenoloji" sözcüğü "bez bilimi" anlamına gelmektedir. @@ Hareket halinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkileri inceleyen bilim dalıdır. Genellikle akışkanların ve spesifik olarak gazların hareketini inceler. @@ Vücut büyüklüğünün vücudun şekline, anatomiye, fizyolojiye ve davranışa bağlı olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Çoğu zaman, bir canlının gelişimi sırasında farklı parçalarının ya da boyutlarının farklı büyüme miktarı göstermesi için kullanılsa da sadece asimetrik büyüme analizini içermez. Bir organizmanın vücut biçimi, gelişim süresince farklı parçalarının oransal büyüme hızına bağlıdır. Vücudun kendine özgü şeklini almasını sağlayan bu orantılı büyümeye alometrik büyüme denir. Örneğin baş; insanın gelişimi sırasında vücuda oranla daha yavaş, bacaklar ise daha hızlı gelişmektedir. @@ Bir popülasyonun izole olduğunda seçilimin ve sürüklenmenin izolasyonun iki yanındaki popülasyonlara bağımsız olarak etki etmesi yoluyla türleşmenin gerçekleştiğini ileri süren hipotezdir. Günümüzde bilimsel gerçek olarak görülmektedir. @@ Canlıların vücut yapısını ve düzenlerini tanımlayan ve inceleyen bilim dalıdır. @@ Hayvan davranışlarını inceleyen zooloji alt dalıdır. Davranışçılık akımından farklı olarak, hayvanların doğal ortamlarında gözlenmesi gerektiği ekolüne sahiptirler; ancak artık ikisini de kapsayıcı bir çatı olarak görülmektedir. Etoloji, özellikle evrim, nöroanatomi ve ekoloji gibi bazı bilim dallarıyla sıkı işbirliği içinde yürütülen, laboratuvar ve alan çalışmalarını kapsar. Etolojinin amacı belirli bir hayvan grubunu değil, onların davranışlarını incelemektir ve çoğu kez tek bir davranış kalıbının, örneğin saldırganlığın değişik hayvanlarda nasıl ortaya çıktığını araştırır. Nöroetoloji olarak ayrılmış, sinirbilimin daha aktif dahil olduğu bir dalı bulunur. Özellikle etoloji üzerinde çalışan zoologlara etolog adı verilir.Modern etolojinin 1930 senesinde Hollandalı Nikolaas Tinbergen ile Avusturyalı etologlar Konrad Lorenz ve Karl von Frisch'in çalışmalarıyla başladığı kabul edilmektedir. Üçlü, yaptıkları çalışmalardan ötürü 1973 Nobel Fizyoloji Ödülü'nü paylaşmışlardır. @@ Canlı organizmaları ve sistemlerinin parçalarının işlevlerini inceleyen bilim dalıdır. Organizmaların, organ sistemlerinin, organların, gözelerin ve biyomoleküllerin canlı sistemi içinde işlevlerini nasıl yerine getirdiklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- İLİM[Osm.] / SCIENCE[İng.] / SCIENCE[Fr.] / WISSENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLİM

- BİLİM = İLİM = SCIENCE[İng., Fr.] = WISSENSCHAFT[Alm.] = SCIENZA[İt.] = CIENCIA[İsp.]

- BİLİMTEY = MEDRESE = UNIVERSITY[İng.] = UNIVERSITÉ[Fr.] = UNIVERSITÄT[Alm.] = UNIVERSITÀ[İt.] = UNIVERSIDAD[İsp.]

- BİLİNÇ = ŞUUR = CONSCIOUSNESS[İng.] = CONSCIENCE[Fr.] = BEWUSSTSEIN[Alm.] = CONSCIENTIA[Lat.] = SYNEIDESIS[Yun.] = CONCIENCIA[İsp.]

- BILIRUBIN[İng.] / BILIRUBINE[Fr.] / BILIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLİRUBİN


- BILIVERDIN[İng.] / BILIVERDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLİVERDİN

- BILLET SPLIT LENS[İng.] / LENTILLE À FENTE DE BILLET[Fr.] / BILLET-SPALTLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLLET YARIK MERCEĞİ

- ENDİREKT/İNDİREKT/INDIRECT[İng.]/BİLVÂSITA[Ar.] değil/yerine/= DOLAYLI

- BINISTOR[İng.] / BINISTEUR[Fr.] / BINISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNİSTOR

- BINOCULAR[İng.] / BINOCULARICE[Fr.] / BEIDÄUGIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNOKÜLER

- BINOMIAL DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION BINOMIALE[Fr.] / BINOMIALE-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNOM DAĞILIMI

- BIOSPHERE[İng.] değil/yerine/= CANLIKÜRE

( Dünya üzerindeki bütün ekosistemlerin toplamıdır. Kendi kendini idare eden, Dünya üzerindeki canlılığın olduğu her bölgenin toplamı olarak da düşünülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BIOT-FOURIER EQUATION[İng.] / BIOT-FOURIERE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-FOURİER DENKLEMİ

- BIOT-SAVART LAW[İng.] / LOI DE BIOT-SAVART[Fr.] / BIOT-SAVARTCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-SAVART YASASI

- BIOT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE BIOT[Fr.] / BIOT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT SAYISI


- BIOT'S LAW[İng.] / LOI DE BIOT[Fr.] / BIOT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT YASASI

- BIPEDAL[İng.] değil/yerine/= İKİ AYAKLI

( İnsan gibi, ayakları üzerinde dik duran ve yürüyen, iki ayaklı postür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BİPOLAR BOZUKLUK[İng. BIPOLAR DISORDER] ile/||/<> BİPOLAR ile/||/<> PSİKOZ[İng. PSYCHOSIS]

( Hastanın duygudurumunun sürekli olarak değişmesine sebep olan ruhsal bozukluk. Bipolar bozukluk hastaları birbirlerinin zıttı olan manik ve depresif dönemlere girerler. @@ İki uçlu - iki kutuplu olma durumudur. @@ Gerçeklikten kopma hali. Kişinin gerçek olmayan inanışlara sahip olması, gerçek dışı şeyler görmesi ya da duyması durumudur. Psikoz olan kişiler gerçeklerle, gerçek olmayanları ayırt etmekte zorlanırlar. Bir hastalık değil, hastalığın sonucudur. Bipolar bozukluk ya da şizofreniye sahip insanlar psikoz sanrıları yaşayabilirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BIRD NEST[İng.] değil/yerine/= KUŞ YUVASI

( Kuşların barındığı, yumurtalarını bıraktığı, kuluçkaya yattığı ve yumurtadan çıkan yavruların gelişimini gerçekleştirebildiği oluşuma kuş yuvası denir. Kuşların yuva yapmalarındaki en önemli etmenlerden birisi yavruların yumurtadan çıktıkları dönemlerde savunmasız olmasıdır. Her kuş yuva yapmayı tercih etmez. Örneğin guguk kuşu yumurtasını saz kamışçını ve dağbülbülü gibi türlerin yuvasına bırakır ve bu biçimde yavrularının bakımını bir ötücü kuşa devreder. Bu tarz davranışa "kuluçka parazitliği" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BUILD-UP FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ACCUMULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİKİM FAKTÖRÜ

- ACCUMULATED DOSE[İng.] / DOSE ACCUMULÉE[Fr.] / AKKUMULIERENDE DOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİKMİŞ DOZ

- UNIT CELL[İng.] / CELLULE DE L'UNITÉ[Fr.] / MASSEINHEIT ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM GÖZE/HÜCRE

- UNIT POLE[İng.] / PÔLE UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM KUTUP

- UNIT VECTOR[İng.] / VECTEUR UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM VEKTÖR

- VAHİT/VAHİD[Osm.] / UNIT[İng.] / EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM


- FIRST CLASS CURRENT[İng.] / COURANT DE PREMIÈRE CLASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF AKIM

- ELECTRODE OF THE FIRST KIND[İng.] / ERSTARREN, GEFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF ELEKTROT

- TYPE I SUPERCONDUCTOR[İng.] / TYP-I-SUPRALEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TİP SÜPER İLETKEN

- PRIMARY BATTERY[İng.] / BATTERIE PREMIÈRE[Fr.] / PRIMÄRBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL BATARYA

- PRIMARY FISSION PRODUCTS[İng.] / PRODUITS DE FISSION PRIMAIRES[Fr.] / PRIMÄRE SPALTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL BÖLÜNME VERİMİ/ÜRÜNLERİ

- PRIMARY DOSE LIMITS[İng.] / LIMITES DE DOSE PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRDOSISGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL DOZ SINIRLARI

- PRIMARY ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS PRIMAIRES[Fr.] / PRIMÄRELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL ELEKTRONLAR

- PRIMARY RADIATION BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM DEMETİ

- PRIMARY RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRE STRAHLUNG, PRIMÄRSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM

- PRIMARY PROTECTIVE SHIELDING[İng.] / CUIRASSE PROTECTRICE PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL KORUYUCU PERDELEME/ZIRH


- PRIMARY CELL[İng.] / PILE PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL PİL

- ELVÂN-İ ASLÎ[Osm.] / PRIMARY COLORS[İng.] / COULEURS PRIMAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL RENKLER

- PRIMARY EMISSION[İng.] / ÉMISSION PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄREMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL SALIM/YAYIM

- UNIFIED FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE DU CHAMP UNIFIÉ[Fr.] / EINHEITLICHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK ALAN KURAMI

- COMPOUND VESSELS[İng.] / VASES COMMUNICANTS[Fr.] / KOMMUNIZIERENDE GEFÄSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK KAPLAR

- HYPHENATED METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK YÖNTEMLER, İKİLİ YÖNTEMLER

- COMBINATION[İng.] / COMBINATION[Fr.] / VERBINDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞME

- BİRLEŞME/KONJÜGASYON/CONJUGATION[İng.] ile/ve/||/<> DÖNÜŞÜM/TRANSFORMASYON

( Bakteriler arasında doğrudan genetik nesne aktarımı. İLE/VE/||/<> Bakterilerin, çevresel DNA'yı alması. )

- BİRLİK DİRENCİ[İng. ASSOCIATIONAL RESISTANCE] ile/||/<> BİRLİK HASSASLIĞI[İng. ASSOCIATIONAL SUSCEPTIBILITY]

( Bir bitkinin farklı bir bitki türüyle yakın konumsal birlik içinde bulunması nedeniyle edindiği savunma faydaları. @@ Bir bitkinin farklı bir bitki türüyle yakın konumsal birlik içinde bulunması sonucunda daha fazla otçulluğa maruz kalması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]


- COPRECIPITATION[İng.] / KOPREZIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLİKTE ÇÖKME

- BURMESE LAQUER[İng.] / BIRMANISCHE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRMAN VERNİĞİ

- BISEXUAL[İng.] değil/yerine/= BİSEKSÜEL

( Duygusal ve cinsel olarak hem kendi cinsine hem de karşı cinse ilgi duyan bireylere verilen ad.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BISPHENOL[İng.] / DIPHÉNOL (BISPHENOL)[Fr.] / BIPHENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİSFENOL

- BISMARCK BROWN[İng.] / BISMARCK BRAUN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİSMARK KAHVERENGİSİ

- BISTOURY[İng.] değil/yerine/= BİSTÜRİ

( Genelde laboratuvarda kullanılan bir tür bıçak.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BISULPHITE[İng.] / BISULFITE[Fr.] / BISÜLFIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİSÜLFİT

- END POINT[İng.] ile/değil/yerine/= BİTİŞ NOKTASI, DÖNÜM NOKTASI

- HERBICIDES, WEEDICIDES[İng.] / HERBICIDES[Fr.] / HERBIZIDE, UNKRAUTBEKÄMPFUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTKİ ÖLDÜRÜCÜLER

- NEBAT[Osm.] / PLANT[İng.] / PFANZZE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTKİ


- BİTKİ = PLANT[İng.] = PLANTE[Fr.] = GEWÄCHS[Alm.] = PIANTA[İt.] = MATA[İsp.]

- BİTKİBİLİM = BOTANY[İng.] = BOTANIQUE[Fr.] = BOTANIK[Alm.] = BOTANICA[İt.] = BOTÁNICA[İsp.]

- BITHIONOL[İng.] ile/değil/yerine/= BİTONOL

- BITARTRATE[İng.] ile/değil/yerine/= BİTTARTARAT

- BITUMEN[İng.] / BITUME[Fr.] / BITUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTUM

- BIURET[İng.] ile/değil/yerine/= BİÜRET

- BİYODİZEL[İng. BIODIESEL] ile/||/<> BİYOİNFORMATİK[İng. BIOINFORMATICS]

( Organik yağların alkol ve baz ile karıştırılarak dizel yakıta dönüştürülmesi sonucu elde edilen bir biyoyakıt. Hurma yağı ve soya fasulyesi biyodizel üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. @@ Biyolojik bilginin, bilgisayar ile toplanması, yönetilmesi ve analiz edilmesi ile ilgilenen biyoloji disiplini.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BIOCONVERSION[İng.] / BIOCONVERSION[Fr.] / BIOKONVERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYODÖNÜŞÜM

- BIOENERGETICS[İng.] / BIOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / BIOENERGETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOENERJİ BİLİMİ

- BIOPHYSICS[İng.] / BIOPHYSIQUE[Fr.] / BIOPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOFİZİK


- BIOGENESIS[İng.] ile/değil/yerine/= BİYOGENEZ

- BIOGEOCHEMICAL CYCLE[İng.] / CYCLE BIOGEOCHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİYOJEOKİMYASAL ÇEVRİM

- HAYATÎ KİMYA[Osm.] / BIOCHEMISTRY[İng.] / BIOCHIMIE[Fr.] / BIOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYA

- BIOCHEMIST[İng.] / BIOCHIMISTE[Fr.] / BIOCHEMIKER[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYACI

- BIOCHEMICAL OXYGEN DEMAND[İng.] / DEMANDE BIOCHIMIQUE D'OXYGÈNE[Fr.] / BIOCHEMISCHER SAUERSTOFFVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYASAL OKSİJEN GEREKSİNİMİ/İHTİYACI

- BİYOKÜTLE[İng. BIOMASS] ile/||/<> HABİTAT ile/||/<> PELET[İng. PELLET]

( Belli bir habitatta bulunan organizmaların toplam kütlesidir. @@ Grup olarak ya da yalnız yaşayan canlıların doğal yaşam alanlarıdır. @@ Bazı canlı türlerinin beslendikten sonra sindirilemeyen kısımlarının bir kütle halinde midesinden ağız yoluyla dışarıya atılmasıyla meydana gelen biyokütledir (kusmuk).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BIOMASS[İng.] / BIOMASSE[Fr.] / BIOMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKÜTLE

- BİYOLOJİ[İng. BIOLOGY] ile/||/<> ABSİSİK ASİT[İng. ABSCISIC ACID] ile/||/<> ALTRÜİZM[İng. ALTRUISM] ile/||/<> ANALOG[İng. ANALOGY] ile/||/<> ANDROJENİ[İng. ANDROGYNY]

( Canlıları inceleyen bir doğa bilimi disiplinidir. Dünya'da bulunan çok çeşitli yaşam nedeniyle çok geniş bir alandır, bu nedenle biyologlar, çalışmalarında belirli alanlara odaklanır. Bu alanlar ya yaşam ölçeğine göre ya da incelenen organizma türlerine göre sınıflandırılır. @@ Bitkilerin büyüme, gelişme ve stres yanıtlarının regülasyonunda önemli rolleri olan bir bitki hormonudur. Tohum ve tomurcuk dormansisi, filizlenme, stomaların kapanması, yaprakların biyolojik yaşlanması, ozmotik regülasyon, büyümenin inhibisyonu gibi birçok fizyolojik durumda rol alır. @@ Biyolojide; doğrudan kendisine faydası olmasa bile diğer bireyin esenliğini arttıran, kendi esenliğini azaltan davranışlar sergilemektir. Özgecilik de denir. @@ Biyolojide, görünüş olarak benzer ancak köken olarak farklı yapılar için kullanılan terim. Örneğin midye ve balıklarda solungaçlar köken olarak tamamen farklıdır ancak görünüş ve işlev bakımından benzerdir. @@ Erkeksi ve kadınsı görülen özelliklerinin karışımına verilen addır. Biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ya da cinsel kimlik ile ilgili olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BIOLOGY[İng.] / BIOLOGIE[Fr.] / BIOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİ

- BİYOLOJİ[İng. < BIOLOGY] değil/yerine/= DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM


- BIOASSAY[İng.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK DENEYLER

- BIODEGRADABLE SUBSTANCE[İng.] / SUBSTANCE BIODÉGRADABLE[Fr.] / BIOLOGISCHER ABBAUBARER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK PARÇALANABİLİR NESNE

- BIOLOGICAL CLASSIFICATION[İng.] / CLASSIFICATION BIOLOGIQUE[Fr.] / BIOLOGISCHES KLASSIFIKATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK SINIFLANDIRMA

- BIOLOGICAL HALF LIFE[İng.] / DEMI-VIE BIOLOGIQUE[Fr.] / BIOLOGISCHE HALBWERTSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK YARI ÖMÜR/YARILANMA SÜRESİ

- BIOLOGICAL SHIELD[İng.] / CUIRASSE BIOLOGIQUE[Fr.] / BIOLOGISCHER ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK ZIRH

- BIOLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= BİYOLÜMİNESANS

- BİYOM ile/||/<> BİYOSFER[İng. BIOSPHERE]

( Çevrebilim terimi olarak biyom; biyosfer içerisindeki bitki örtüsü ve iklim özelliklerinin aynı olduğu geniş bölümlerdir. Genelde ekosistem ile eş anlamlı kullanılır.Tatlı su balıklarının yaşadığı bazı biyomlar büyük göller, büyük nehir deltaları, ılıman kıyı nehirleri, tropikal ve subtropikal kıyı nehirleri, okyanus adaları, vb. ekosistemlerdir. @@ Okyanuslar ve atmosfer de dahil olmak üzere, canlıların yaşadığı yeryüzü katmanıdır. Biyosferin sınırları, yukarıda atmosferin üst kısmı ile aşağıda yaşamın bulunmadığı ilk kaya katmanı arasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BIOMETRY[İng.] / BIOMÉTRIE[Fr.] / BIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOMETRİ, BİYOMETRE

- BIOMETRIC[İng.] ile/değil/yerine/= BİYOMETRİK

- BIOMINERALIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= BİYOMİNERALİZASYON