İngilizcesi yerine Türkçe'si Varken...

- STATIONARY PHASE[İng.] ile/değil/yerine/= DURGUN FAZ

- REST MASS ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE MASSE AU REPOS[Fr.] / RUHEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN KÜTLE ENERJİSİ

- REST MASS[İng.] / MASSE AU REPOS[Fr.] / RUHEMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN KÜTLE

- REST POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE REPOS[Fr.] / RUHEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN POTANSİYEL

- REST DENSITY[İng.] / DENSITÉ AU REPOS[Fr.] / RUHEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN YOĞUNLUK

- STATIC CHARGE[İng.] / CHARGE STATIQUE[Fr.] / RUHELADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN YÜK

- DURITE[İng.] ile/değil/yerine/= DURİT

- DÜRTÜ = DRIVE, IMPULSE[İng.] = IMPULSION[Fr.] = TRIEB[Alm.] = IMPETUS[Lat.]

- RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DURULMA SÜRESİ

- RELAXATION[İng.] / ENTSHIEDENHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DURULMA


- CHANGE OF STATE[İng.] / CHANGEMENT DE ÉTAT[Fr.] / ZUSTANDSÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM DEĞİŞİMİ

- STATE EQUATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= DURUM DENKLEMLERİ

- FUNCTION OF STATE[İng.] / FONCTION D'ÉTAT[Fr.] / ZUSTANDSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM İŞLEVİ/FONKSİYONU

- ŞUÂ-İ HÂL[Osm.] / STATE VECTOR[İng.] / VECTEUR D'ÉTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM VEKTÖRÜ

- DENSITY OF STATES[İng.] / DENSITÉ D'ÉTATS[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM YOĞUNLUĞU

- HÂL-İ MUVAKKAT[Osm.] / STATE[İng.] / ÉTAT[Fr.] / ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM

- DURUM = VAZİYET = SITUATION[İng., Fr., Alm.] = SITUS[Lat.] = SITUACION[İsp.]

- VERTICAL POLARIZATION WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞEY KUTUPLANMA DALGASI

- ŞAKULÎ[Osm.] / VERTICAL[İng.] / SENKRECHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞEY

- DÜŞLEM = HAYAL = FANTASY[İng.] = FANTAISIE[Fr.] = EINBILDUNG, PHANTASIE[Alm.] = PHANTASIA[Lat., Yun.] = FANTASÍA[İsp.]


- LOW ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES BASSES ÉNERGIES[Fr.] / NIEDRIGENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİ FİZİĞİ

- LOW ENERGY ELECTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE BASSE ÉNERGIE[Fr.] / NIEDRIGENERGIE-ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI

- LOW ENERGY N-P SCATTERING[İng.] / DISPERSION N-P À BASSE ÉNERGIE[Fr.] / NIEDRIGENERGIE-N-P-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİLİ N-P SAÇILMASI

- LOW ENERGY P-P SCATTERING[İng.] / DISPERSION P-P À BASSE ÉNERGIE[Fr.] / NIEDRIGENERGIE-P-P-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİLİ P-P SAÇILMASI

- LOW SPIN COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK SPİN KOMPLEKSİ

- DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]

- DÜŞÜNCE = FİKİR = THOUGHT[İng.] = PENSÉE[Fr.] = GEDANKE[Alm.] = PENSAMIENTO[İsp.]

- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]

- SENSITIVE VOLUME[İng.] / VOLUME SENSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DUYARLI HACİM

- DUYARLILIK = HASSASİYET = SENSIBILITY[İng.] = SENSIBILITÉ[Fr.] = SENSIBILITÄT, SINNLICHKEIT[Alm.] = SENSIBILIDAD[İsp.]


- SENSITIVENESS, SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ[Fr.] / EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYARLILIK

- SENSITIZED PHOTODEGRADATION[İng.] ile/değil/yerine/= DUYARLILILAŞTIRILMIŞ FOTOBOZUNMA

- DUYGU = HİS = FEELING, SENTIMENT, (EMOTION)[İng.] = SENTIMENT[Fr.] = GEFÜHL[Alm.] = SENTIMIENTO[İsp.]

- DUYGUDAŞLIK = TECAZÜP = SYMPATHY[İng.] = SYMPATHIE[Fr., Alm.] = SYMPATHEIA[Yun.] = SIMPETIA[İsp.]

- DUYGULANIM = TEESSÜR = AFFECTION[İng., Fr.] = AFFEKT, AFFEKTION[Alm.] = CARIÑO[İsp.]

- DUYGUSAL = HİSSÎ = SENTIMENTAL[İng., Fr.] = SENTIMENTAL, EMPFINDSAM[Alm.]

- DUYU VERİSİ[İng. SENSE-DATUM] ile/||/<> KANITÇILIK[İng. EVIDENTIALISM]

( Zihnimizin dışındaki nesneler, olaylar ve olguların zihnimize ilişkin süreci duyu verileri ile mümkündür. İnsan zihni, dış dünyaya dair nesnelere duyarlıdır, duyu organlarımız yoluyla elde ettiğimiz belirli türden veriler (koku, ses vb) bilişsel bir süreç eşliğinde zihnimizde işlenir. İşte bu süreci başlatan unsurlara (koku, ses vb) duyu verisi denir. @@ W.K. Clifford’a göre “yetersiz delile dayanarak herhangi bir şeye inanmak her zaman, her yerde ve herkes için yanlıştır. ” Delilciliğin en açık ve katı ifadelerden biri olarak bu gösterilebilir. Delilciler sahip olduğumuz inançların bir delile dayanmadığı sürece yersiz ve güvenilmez olduğunu iddia ederler. Bazı radikal delilciler için bu deliller duyu verisine dayanan empirik verilere ilişkin delilerdir. Diğer yandan delilciliğin en açık farmülasyonu şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DUYU = HASSE = SENSE[İng.] = SENS[Fr.] = SINN/E[Alm.] = SENSUS[Lat.] = SENTIDO[İsp.]

- SENSATION LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= DUYUM DÜZEYİ

- DUYUM/SAMA = İHSAS = SENSATION[İng., Fr.] = EMPFINDUNG[Alm.] = SENSACION[İsp.] = SENTIO[Lat.]


- ORGANOLEPTIC TEST[İng.] / ORGANOLEPTISCHE PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYUSAL DENEY

- DUYUSAL["SENSÜEL" değil!] = HİSSÎ = SENSITIVE[İng.] = SENSITIF[Fr.] = SENSITIV, EMPFINDLICH[Alm.] = SENSITIVO[İsp.]

- DÜZ BASKI/OFSET[İng.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİJİTAL BASKI

( Kalıp izlerini, önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye dayanan, çift kopyalı baskı yöntemi. )

- LINEAR CHAINED ALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZ ZİNCİRLİ ALKAN

- DÜZEN = NİZAM = ORDER[İng.] = ORDRE[Fr.] = ORDNUNG[Alm.] = ORDEN[İsp.] = ORDO[Lat.]

- DÜZENLEYİCİ GENLER[İng. REGULATORY GENES] ile/||/<> DÜZENLİLİĞİN SEÇİLİMİ[İng. SELECTION OF REGULATORY]

( Başka genlerin görevini başlatan ya da sonlandıran genler. İnsanlarda ve diğer organizmalarda bu genler bazı kimyasalların salınma zamanını kontrol ediyor. Döllenmeden biraz sonra bu genler vücut parçalarının zamanlı oluşumunu kontrol ediyorlar. Aynı zamanda yaşlandıkça vücudumuzda oluşan değişiklikler bu genlerin sorumluluğunda. Düzenleyici genler aynı zamanda homeotik gen de denir. @@ Bir popülasyon içindeki genetik çeşitliliğin belirli bir yönde düzenlenmesi süreci. Düzenliliğin seçilimi, genetik özelliklerle canlının görünüşünü düzenlendiği ve bu düzenlemeler yoluyla da canlının bazı avantajlar sağladığı bir süreçtir. Bu durum, genellikle popülasyonun belirli çevresel koşullara uyum sağlamasıyla ortaya çıkmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR[Fr.] / REGULATOR, REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ

- DÜZGÜ = KAİDE, NUMUNE = NORME[İng., Fr.] = NORM[Alm.] = NORMA[Lat.]

- UNIFORM FIELD[İng.] / CHAMP UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN ALAN

- UNIFORM CIRCULAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT CIRCULAIRE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET


- UNIFORM LINEAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT RECTILIGNE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET

- UNIFORM PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGE EBENE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DÜZLEM DALGA

- OCTAHEDRAL[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN SEKİZ YÜZLÜ

- REGULAR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION RÉGULIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN YANSIMA

- ÂYÎNE-İ MÜSTEVÎ[Osm.] / PLANE MIRROR[İng.] / MIROIR PLAN[Fr.] / FLACHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM AYNA

- PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE[Fr.] / EBENE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM DALGA

- PLANAR CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZLEMSEL KROMATOGRAFİ

- DVM/SUPPORT VECTOR MACHINES[İng.] değil/yerine/= DESTEK VEKTÖR MAKİNELERİ

- DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= DİSLEKSİ

( Çoğunlukla okuma, yazma ve heceleme ile ilgili sorunlara sebep olan yaygın bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksi belirli bir öğrenme güçlüğüdür, yani okuma ve yazma gibi öğrenme için kullanılan belirli yeteneklerde sorunlara neden olur. Disleksi, günlük olarak zorluklar çıkarabilen, yaşam boyu süren bir sorundur. Belirtileri arasında "d" ve "b" ya da "p" ve "q" gibi birbirine benzer harfleri birbirine karıştırmak; okuma zorluğu; imla zorluğu; yabancı dil öğrenme zorluğu; geç konuşma; harfleri, sayıları ve renkleri adlandırma ya da hatırlama zorluğu ve okuma içeren faaliyetlerden kaçınmak bulunur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DYSMENORRHEA[İng.] değil/yerine/= DİSMENORE

( Âdet(regl) döneminde hissedilen şiddetli sancılar ya da ağrılı âdet dönemi. Günlük etkinlikleri engelleyecek derecede şiddetli sancılar için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DYSPNEA[İng.] değil/yerine/= DİSPNE

( Nefes darlığı olarak da bilinen yeterince hava alamama, göğüste sıkışma ya da nefes alırken zorlanma olarak tanımlanan tıbbi bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DYSTONIA[İng.] değil/yerine/= DİSTONİ

( Kasların istemsiz olarak kasılmasına neden olan bir hareket bozukluğudur. Distoni, vücudunuzun bir bölümünü (fokal distoni), iki ya da daha fazla bitişik bölümünü (segmental distoni) ya da vücudunuzun tüm bölümlerini (genel distoni) etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- E-BEND[İng.] / E-BIEGUNG, E-BOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= E BÜKME/BÜKÜ

- E-CELL[İng.] / PILE E[Fr.] / E-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= E-GÖZESİ/HÜCRESİ, E PİLİ

- E-HEALTH ELECTRONIC HEALTH[İng.] değil/yerine/= E-SAĞLIK, ELEKTRONİK SAĞLIK

- E/M RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= E/M ORANI

- E-ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= E-ORBİTAL

- E-CORE[İng.] ile/değil/yerine/= E ÖZDEK

- E-REÇETE/E-PRESCRIBING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK REÇETELEME

- E-SAĞLIK/E-HEALTH[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK


- E-SAYRI/E-PATIENT ELECTRONIC PATIENT[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BİLGİLENMİŞ SAYRI

- EARNSHAW NAZARİYESİ[Osm.] / EARNSHAW THEORY[İng.] / THÉORIE D'EARNSHAW[Fr.] / EARNSHAW-THEOREM, EARNSHAWSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EARNSHAW KURAMI

- EBONITE[İng.] / ÉBONITE[Fr.] / EBONIT, HARTGUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= EBONİT

- EBULLIOSCOPY[İng.] / ÉBULLIOSCOPIE[Fr.] / EBULLIOSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EBULYOSKOPİ

- EBYS/ELECTRONIC DOCUMENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM DÜZENİ

- EC50/EFFECTIVE CONCENTRATION OF %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ YOĞUNLUĞUN %50'Sİ

- ECC/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM

- ECKERT NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ECKERT[Fr.] / ECKERT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ECKERT SAYISI

- ECOGENETICS[İng.] değil/yerine/= EKOGENETİK

( Ekogenetik, genetik yapının organizmaların her türlü çevresel maddeye nasıl tepki vereceğini araştıran genetik bir dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ECOLOGICAL GENETICS[İng.] değil/yerine/= EKOLOJİK GENETİK

( Ekolojik boyutta organizmanın uyum başarısını çalışan, organizmanın hayatta kalma başarısını ve üremesini inceleyen, genetik biliminin bir dalıdır. Sahadaki çalışmalar, evrimsel değişikliklerin daha çabuk gözlemlenebilmesi nedeniyle genellikle böcek türleri ve kısa nesil süresi olan canlılar ile yapılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI

- EDA/EXPLANATORY DATA ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= KEŞİFSEL VERİ ÇÖZÜMLEMESİ

- EDDY CURRENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY AKIMLARI

- EDDY DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY DİFÜZYONU

- PASSIVE COMPONENT[İng.] ile/değil/yerine/= EDİLGİN BİLEŞEN

- EDİLGİN = MÜNFAİL = PASSIVE[İng.] = PASSIF[Fr.] = PASSIV[Alm.] = PASSIVUS[Lat.] = PASIVO[İsp.]

- EDİLGİNLİK, TUTKU = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.]

- EDİM = FİİL, AMEL = ACT[İng.] = ACTE[Fr.] = AKT[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ACTO[İsp.]

- EDİMSEL/LİK = BİLFİİL = ACTUAL/ITY[İng.] = ACTUEL/ITÉ[Fr.] = AKTUELL, WIRKLICHKEIT[Alm.] = ACTUALITAS[Lat.] = EFECTIVO[İsp.]

- EDISON BATTERY[İng.] / BATTERIE D'EDISON[Fr.] ile/değil/yerine/= EDİSON BATARYASI


- EDTA, ETHYLENEDIAMINETETRAACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= EDTA, ETİLENDİAMİNTETRAASETİK ASİT, EDTA

- EEG/ELEKTROENSEFALOGRAM ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ

( )

- EF/EJEKSİYON FRAKSİYONU EJECTION FRACTION[İng.] değil/yerine/= FIRLATMA YÜZDESİ

- EFEKTİF[İng. < EFFECTIVE/EFFECTIF(Fr.)] değil/yerine/= ETKİLİ

- EFERENT/EFFERENT[İng.] değil/yerine/= GÖTÜRGEN

- EFFERVESCENT[İng.] ile/değil/yerine/= EFERVESAN

- EFFECTIVE HALF-LIFE[İng.] değil/yerine/= ETKİN YARI ÖMÜR

( Radyoaktif maddenin vücutta etkili olduğu süre.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EFOR[İng.] SARF ETMEK değil/yerine/= ÇABA TÜKETMEK

- EFOR TESTİ[İng.] değil/yerine/= GÜÇ SINAMASI

- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]

( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )

- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM

- EĞİLİM = TEMAYÜL = INCLINATION[İng., Fr.] = NEIGUNG, ZUNEIGUNG[Alm.] = PROPENSIO, INCLINATIO[Lat.] = INCLINACIÓN[İsp.]

- BENDING MOMENT[İng.] / MOMENT FLÉCHISSANT[Fr.] / BIEGNUNGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİLME MOMENTİ

- GRADIENT COUPLING[İng.] ile/değil/yerine/= EĞİM EŞLEMESİ

- MEYELÂN, MEYİL[Osm.] / GRADIENT, INCLINATION, SLOPE OF A CALIBRATION, LINE[İng.] / INCLINAISON[Fr.] / GRADIENT, NEIGUNG, STEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM, M

- EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]

- EGO[İng.] değil/yerine/= BENLİK

- EGODİSTONİK/EGODYSTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMSUZ

- EGOSANTRİK/EGOCENTRIC[İng.] değil/yerine/= BENMERKEZLİ/BENMERKEZCİ

- EGOSİNTONİK/EGOSYNTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMLU


- MÜNHANİ[Osm.] / CURVE[İng.] / KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞRİ

- EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU

- EXOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= EGZOSFER

- EHK/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI

- EHR/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI

- EHRENFEST'S EQUATION[İng.] / EHRENFEST/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST DENKLEMİ

- EHRENFEST NAZARİYESİ[Osm.] / EHRENFEST'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-THEOREM/THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST KURAMI

- EHRENFEST'S LAW[İng.] / LOI D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST YASASI

- EHRS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI DÜZENİ

- EHS/ELECTRONIC HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK DÜZENİ


- EHS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI DÜZENİ

- EINSTEIN VISCOSITY EQUATION[İng.] / EINSTEIN/SCHE VISKOSITÄTSGLEICHUNG, EINSTEIN-VISKOSITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN AĞDALILIK DENKLEMİ

- EINSTEIN'S FIELD EQUATIONS[İng.] / ÉQUATION DU CHAMP D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FELDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ALAN DENKLEMLERİ

- EINSTEIN RELATION[İng.] / RELATION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-BEZIEHUNG, EINSTEIN-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN BAĞINTISI

- EINSTEIN-BOHR EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EINSTEIN-BOHR[Fr.] / EINSTEIN-BOHR/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-BOHR DENKLEMİ

- EINSTEIN-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS ETKİSİ

- EINSTEIN-DE HAAS METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS YÖNTEMİ

- EINSTEIN-DE SITTER MODEL[İng.] / MODÈLE D'EINSTEIN-DE SITTER[Fr.] / EINSTEIN-DE-SITTER-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE SİTTER ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- EINSTEIN DIFFUSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-DIFFUSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN DİFÜZYON DENKLEMİ

- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ


- EINSTEIN'S PHOTOELECTRIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION PHOTOÉLECTRIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-PHOTOELEKTRISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FOTOELEKTRİK DENKLEMİ

- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI

- EINSTEIN COEFFICIENTS[İng.] / COEFFICIENTS D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KATSAYILARI

- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI

- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI

- EINSTEIN-PLANCK LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN-PLANCK[Fr.] / EINSTEIN-PLANCK/SCHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-PLANCK YASASI

- EINSTEIN-ROSEN WAVES[İng.] / ONDES D'EINSTEIN-ROSEN[Fr.] / EINSTEIN-ROSEN-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-ROSEN DALGALARI

- EINSTEIN'S NUMBER[İng.] / NOMBRE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SAYISI

- EINSTEIN'S FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIĞI

- EINSTEIN'S FREQUENCY CONDITION[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIK KOŞULU


- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI

- EINTHOVEN GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'EINTHOVEN[Fr.] / EINTHOVEN-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNTHOVEN GALVANOMETRESİ

- EKDİSOZOAN[İng. ECDYSOZOA] ile/||/<> EKDİZİS[İng. ECDYSIS]

( Ağız-önce (protostom) canlıların deri değiştirme ile bilinen koludur. @@ Kabuk ya da deri değiştirmenin bilimsel literatürdeki adıdır. Dıştaki kütikula tabakasının dökülmesi demektir. Bu sayede sert yapılı dış iskelet bırakılır. Böceklerde ve kabuklularda görülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKG/ELECTROCARDIOGRAM ELEKTROKARDİYOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ

- EKİLİBRİYUM/EQUİLİBRIUM[İng.] değil/yerine/= EŞİTLENME

- EKİP/TEAM[İng.] değil/yerine/= TAKIM

- EKİPMAN/EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= DONANIM

- EKİVALAN/EQUİVALENT[İng.] değil/yerine/= EŞDEĞERLİLİK

- ARTICULATION, JUNCTION[İng.] / JONCTION, JOINTURE[Fr.] / ANSCHLUSS, GELENKVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM, BİRLEŞME YERİ

- JUNCTION DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR À JONCTION[Fr.] / ANSCHLUSSDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM DEDEKTÖRÜ


- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU

- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU

- JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION[Fr.] / SPERRSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM TRANSİSTÖRÜ

- EKLEME[İng. SPLICING] ile/||/<> ABELL KATALOĞU[İng. ABELL CATALOGUE] ile/||/<> BÖLGEYE ÖZGÜ MUTAGENEZ[İng. SITE-DIRECTED MUTAGENESIS] ile/||/<> H MADDESİ[İng. H SUBSTANCE] ile/||/<> KARNİTİN[İng. CARNITINE]

( Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır. @@ 1958 yılında Amerikalı astronom George Ogden Abell tarafından yayınlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğudur. Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için; içinde en az 50 gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu kriterler daima uygulanmamıştır. Örneğin, kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı 50'nin altında pek çok küme bulunmaktadır. @@ Belirli bir gende spesifik silinmeleri, eklemeleri ya da yer değiştirmeleri in vitro biçimde oluşturmak için rekombinant DNA teknolojisinin kullanımıdır. Bu teknik sayesinde herhangi bir konumda istenen herhangi bir amino aside sahip olan proteinlerin üretimi sağlanır. @@ Kırmızı kan gözelerinin yüzeyinde bulunan, A ve/veya B antijenlerinin eklenebildiği karbonhidrat yapı. Bir ekleme yapılmaması halinde kan öbeği O olur. @@ Karnitin; neredeyse tüm canlılarda var olan, biyoyararlanım açısından %10'u geçmeyen, suda kolay çözünen, oda sıcaklığında renksiz ve beyaz bir toz hâlinde bulunan bir amonyum bileşiğidir. Yağ asitlerini enerjiye dönüştürmek için oksitlenmek üzere mitokondriye taşımakta, metabolik atıkları gözelerden uzaklaştırmakta ve enerji metabolizmasını desteklemekte önemli bir role sahiptir. Toksisitesi düşüktür ve suda çözünürlüğü yüksek bir dipolar iyondur. Karnitin iki hâlden biri olarak bulunur: D-Karnitin ve L-Karnitin. Her iki form da canlılar üzerinde aktif role sahiptir ancak sadece L-Karnitin hayvanlarda doğal olarak bulunur. D-Karnitin, L-Karnitin’in aktivitesini inhibe ettiği için toksik etkiye sahiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKLENEBİLİR PARÇALAR[İng. ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLENEMEZ PARÇALAR[İng. NON-ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLEYİCİ GENETİK VARYASYON[İng. ADDITIVE GENETIC VARIATION]

( Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçebilen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçemeyen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Genlerin ekleyici etkilerinden ötürü bir popülasyon içerisindeki bireylerin özelliklerinin birbirinden farklı olmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKMO/ECMO EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENLENME/EXTRACORPOREAL MEMBRANE OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI OKSİJENLENME

- EKO/ECHO ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= EKOKARDİYOGRAFİ

- EKOJENİK/ECHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YANKILAYAN

- EKOKARDİYOGRAFİ/ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ DALGALARLA YÜREK GÖRÜNTÜLENMESİ

- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]

( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKOLOJİ/ECOLOGY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRE BİLİMİ

- ECOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= EKOLOJİ

- EKOPRAKSİ/ECHOPRAXIA[İng.] değil/yerine/= YANSILAMA

- EKSANTRİK/ECCENTRIC[İng.] değil/yerine/= AYRIKSI | MERKEZ DIŞI

- ECCENTRIC[İng.] / NICHT ZENTRAL, EXZENTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSANTRİK

- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]

( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN

- AXIAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AÇI

- AXIAL FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AXIAL[Fr.] / AXIALFLUSS, AXIALSTRÖMEN, AXIALSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSENEL AKIŞ

- AXIAL PLANE[İng.] / PLAN AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL DÜZLEM


- AXIAL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ELEMAN

- AXIAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ORAN

- NEGATIVE PRINCIPAL PLANES[İng.] / PLANS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL DÜZLEMLER

- NEGATIVE PRINCIPAL POINTS[İng.] / POINTS PRINCIPAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ASAL NOKTALAR

- NEGATIVE PRESSURE[İng.] / PRESSION NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ BASINÇ

- NEGATIVE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DİRENÇ

- NEGATIVE NODAL POINTS[İng.] / POINTS NODAUX NÉGATIFS[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ DÜĞÜM NOKTALARI

- NEGATIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE NEGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ ELEKTRİK YÜKÜ

- NEGATIVE IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİ EMPEDANS

- NEGATIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION NÉGATIVE[Fr.] / GEGENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ GERİ BESLEME


- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ

- NEGATIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON BOŞLUĞU

- NEGATIVE ION[İng.] / ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON

- GAYR-İ MUNTAZAM BİLLUR[Osm.] / NEGATIVE CRYSTAL[İng.] / CRISTAL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ KRİSTAL

- NÂKUS[Osm.] / MINUS, NEGATIVE[İng.] / MOINS, NÉGATIF, NÉGATIVE[Fr.] / MINUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİ, OLUMSUZ

- NEGATIVE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ POTANSİYEL

- NEGATIVE TEMPERATURE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TEMPÉRATURE NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ SICAKLIK KATSAYISI

- ELECTRON FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK AKIŞI

- ELECTRON ACCEPTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALICISI

- ELECTRON SUBSHELLS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ALT KABUKLARI


- ELECTRON-HOLE PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK ÇİFTİ

- ELECTRON-HOLE DROPLETS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-BOŞLUK DAMLALARI

- ELECTRON CLOUD[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK BULUTU

- ELECTRON NUCLEAR DOUBLE RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI

- ELECTRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇİFTİ

- ELECTRON MULTIPLIER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICI

- ELECTRON MULTIPLIER PHOTOTUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOĞALTICILI FOTOTÜP

- ELECTRON MULTIPLICITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÇOKLULUĞU

- ELECTRON DISTRIBUTION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIM EĞRİSİ

- ELECTRON DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIMI


- ELECTRON-BEAM ION SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ İYON KAYNAĞI

- ELECTRON-BEAM FUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ KAYNAŞMASI

- ELECTRON-BEAM LASER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ LAZERİ

- ELECTRON BEAM PUMPING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ POMPALAMA

- ELECTRON-BEAM GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ ÜRETECİ

- ELECTRON BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ

- ELECTRON BUNCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETLEME

- ELECTRON CONCENTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DERİŞİMİ

- ELECTRON MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEVİNİRLİĞİ

- ELECTRON LINEAR ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DOĞRUSAL HIZLANDIRICI


- ELECTRON SPIN RESONANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ/ELEKTRON SPİNİ REZONANSI

- ELECTRON SPIN DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜ YOĞUNLUĞU

- ELECTRON SPIN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜSÜ/ELEKTRON SPİNİ

- ELECTRON CONFIGURATION[İng.] / DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON DÜZENLENİŞİ/DAĞILIMI

- ELECTRON AFFINITY[İng.] / AFFINITÉ D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENAFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON İLGİSİ

- ELECTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENREIFENFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON YAKALAMA

- ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK, ELEKTRONLAR

- ELECTRON GAS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GAZI

- ELECTRON TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GEÇİŞİ

- ELECTRON CONDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK İLETİMİ


- ELECTRON SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KABUĞU

- ELECTRON DIFFRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KIRINIMI

- ELECTRON MASS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KÜTLESİ

- ELECTRON LEPTON NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK LEPTON SAYISI

- ELECTRON PARAMAGNETISM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MANYETİLLİĞİ

- ELECTRON LENS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MERCEĞİ

- ELECTRON MICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK MİKROSKOBU

- ELECTRON OPTICS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK OPTİĞİ

- ELECTRON SPECIFIC CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK ÖZGÜL YÜKÜ

- ELECTRON-POSITRON PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON ÇİFTİ


- ELECTRON-POSITRON STORAGE RING[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK-POZİTRON DEPOLAMA HALKASI

- ELECTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SALIMI

- ELECTRON TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SICAKLIĞI

- ELECTRON CYCLOTRON WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SİKLOTRON DALGASI

- ELECTRON GUN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TABANCASI

- ELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TAYF BİLGİSİ

- ELECTRON TELESCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TELESKOBU

- ELECTRON COLLECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TOPLAYICI

- ELECTRON TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TÜPÜ

- ELECTRON TRAP[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TUZAĞI


- ELECTRON PROBE MICROANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK UCUYLA MİKROÇÖZÜMLEME

- ELECTRON DONOR[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK VERİCİSİ

- ELECTRON RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YARIÇAPI

- ELECTRON DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK YOĞUNLUĞU

- ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKBİLİM/ELEKTRONİK

- ELECTRONIC ENERGY LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKSEL ENERJİ DÜZEYİ

- ELECTRONIC ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİKSEL SOĞURMA TAYFI

- ELECTROPOSITIVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU POTANSİYEL

- ELECTROPOSITIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU

- ELECTRONEGATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMSUZ