İngilizcesi yerine Türkçe'si Varken...

- HOLE TRAP[İng.] / PIÈGE À TROUS[Fr.] / BOHRUNG-FALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK TUZAĞI

- DESICCATOR[İng.] / DESSICCATEUR[Fr.] / EXPONENTIELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DESİKATÖR

- SUPPORTING ELECTROLYTE[İng.] / ÉLECTROLYTE SUPPORT[Fr.] / LEITSÄTZE[Alm.] ile/değil/yerine/= DESTEK ELEKTROLİTİ

- SUPPORT COATED OPEN TUBULAR (SCOT) COLUMNS[İng.] ile/değil/yerine/= DESTEK KAPLI AÇIK BORUSAL KOLONLAR

- SUPPORT[İng.] ile/değil/yerine/= DESTEK

- DESTRIAU EFFECT[İng.] / EFFET DESTRIAU[Fr.] ile/değil/yerine/= DESTRİAU ETKİSİ

- DESTROYER[Fr. < DESTROYER < ING.] değil/yerine/= MUHRİP

- DESTRÜKSİYON/DESTRUCTION[İng.] değil/yerine/= YIKIM

- DESTRÜKTİF/DESTRUCTIVE[İng.] değil/yerine/= YIKICI

- DETAŞMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= AYRILMA


- DETAY[İng./Fr. < DETAIL]/TEFERRUAT[Ar.] değil/yerine/= AYRINTI/LAR

- DETERMINAN/DETERMINANT[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİCİ

- DETERMİNASYON/DETERMINATION[İng.] değil/yerine/= BELİRLEME

- DETERMİNİZM/DETERMINISM[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİMCİLİK

- DETERMİNİZM[İng. DETERMINISM] ile/||/<> GEREKİRCİLİK[İng. DETERMINISM]

( Gerekircilik. Nesne ve olgular arasındaki zorunlu bağlantıyı dile getiren bilimsel görüştür. Determinizm, nesnel ve evrensel nedenselliğe dayanır. @@ Determinizm. Nesne ve olgular arasındaki zorunlu bağlantıyı dile getiren bilimsel görüştür. Determinizm, nesnel ve evrensel nedenselliğe dayanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DETOKSİFİKASYON/DETOXIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARINDIRMA

- DETOKSİFİKASYON[İng. DETOXIFICATION] ile/||/<> DETOKSİFİYE[İng. DETOXIFY]

( Zehirli kimyasalların etkisini azaltma ya da yok etme sürecidir. Alternatif tıp yöntemi olarak kullanıldığı gibi, aynı zamanda göze içinde gerçekleştirilebilen de bir yöntemdir. @@ Zehirli etkisi giderilmiş yapılar için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- GIANT PULSE LASER[İng.] / LASER À IMPULSIONS GÉANTES[Fr.] / RIESENIMPULSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEV DARBELİ LAZER

- DEVALÜASYON/DEVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERSİZLEŞTİRME

- DEVARDA'S ALLOY[İng.] / DEVARDA LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVARDA ALAŞIMI


- DEVİM = MOTION[İng.] = MOUVEMENT[Fr.] = BEWEGUNG[Alm.] = MOTUS[Lat.]

- DYNAMIC FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE FLIESSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNBİLİM/DİNAMİK AKIŞKANLIK

- DYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNBİLİM

- DYNAMIC SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHES SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BAKIŞIM/SİMETRİ

- DYNAMIC PRESSURE[İng.] / PRESSION DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BASINÇ

- DYNAMIC SIMILARITY[İng.] / SIMILARITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE ÄHNLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BENZERLİK

- DYNAMIC ANALOGY[İng.] / ANALOGIQUE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHES ANALOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK BENZETME/BENZEŞİMİ

- DYNAMIC VARIABLE[İng.] / VARIABLE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE VARIABLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DEĞİŞKEN

- DYNAMIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À RÉACTION[Fr.] / DYNAMISCHER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DEVRESİ

- DYNAMIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DİRENÇ


- DYNAMIC SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DUYARLILIK

- DYNAMIC REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DÜZENLEYİCİ

- DYNAMIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK EMPEDANS

- DYNAMIC CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK KARAKTERİSTİĞİ

- DYNAMIC METER[İng.] / MÈTRE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE METER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK METRE

- KINEMATICS[İng.] / CINÉMATIQUE[Fr.] / KINEMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM BİLGİSİ, KİNEMATİK

- KUDRET-İ HAREKÂT[Osm.] / KINETIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM ENERJİSİ/KİNETİK ENERJİ

- KINETIC THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM KURAMI

- DEVİNİM = HAREKET = MOVE, MOTION, MOVEMENT[İng.] = MOUVEMENT[Fr.] = BEWEGUNG[Alm.] = MOTUS[Lat.] = KINESIS[Yun.] = MOVIMIENTO[İsp.]

- KINEMATIC VISCOSITY[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL AĞDALILIK


- KINEMATIC FLUIDITY[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL AKIŞKANLIK

- KINETIC PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL BASINÇ

- KINETIC MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL DEVİNİRLİK

- KINETIC STRESS[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL GERİLİM

- KINETIC REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL TEPKİ

- MOMENTUM WAVE FUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK DALGA İŞLEVİ

- MOMENTUM CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK KORUNUMU

- MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK

- PRECESSION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNME

- DEVONIAN PERIOD[İng.] değil/yerine/= DEVONİYEN DÖNEMİ

( Fenerozoik Devir içinde bir (410-360 Mya) jeolojik dönem.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DEVRİM = İNKILÂP = REVOLUTION[İng.] = RÉVOLUTION[Fr.] = REVOLUTION UMWÄLZUNG[Alm.] = REVOLUCION[İsp.]

- DEWAR VESSEL[İng.] / VASE DEWAR[Fr.] / DEWAR-GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEWAR KABI

- DEZENFEKSİYON/DISINFECTION[İng.] değil/yerine/= BULAŞ SAVMA

- DEZENFEKTAN/DISINFECTANT[İng.] değil/yerine/= BULAŞSAVAR

- DEZENTEGRASYON/DISİNTEGRATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALANMA | BENLİK DAĞILMA

- DEZORYANTASYON/DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= YÖNELIM BOZUKLUĞU

- DF/DOCUMENT FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= BELGE SIKLIĞI

- DG/DIRECT RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DİREKT GRAFİ, DOĞRUDAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME

- Dİ/DIABETES INSIPIDUS[İng.] değil/yerine/= ŞEKERSİZ ŞEKER HASTALIĞI

- DIABETES MELLITUS[İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTALIĞI


- DIABETES[İng.] değil/yerine/= DİYABET

( Anormal derecede yüksek kan şekeri düzeylerinin gözlemlendiği kalıtsal metabolik bir hastalık. İlerleyen safhalarda; katarakt yüzünden körlük, sinir hasarı, ampütasyona sebep veren ayak ve bacaklarda kangren, kalp hastalıkları ve böbrek yetmezliği. Tip 1 diyabet; pankreasdan salgılanan insülinin azalması. Tip 2 diyabet; vücuttaki gözelerin insüline direnç kazanması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- RELATION OF DIAGONAL[İng.] ile/değil/yerine/= DİAGONAL İLİŞKİLER

- DIAM/DIGITAL IMAGING ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL GÖRÜNTÜLEME BENIMSEME MODELİ

- DIAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= DİAMİN

- DIACETYLMORPHINE[İng.] / DIACETYLMORPHINE[Fr.] / DIACETYLMORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASETİL MORFİN

- DIACETYL[İng.] ile/değil/yerine/= DİASETİL

- DIACETONE ACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİASETON AKRİLAMİT

- DIASTEREOMERS[İng.] / DIASTERREMEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASTEREOMERLER

- DİASTOLIC BLOOD PRESSURE[İng.] değil/yerine/= GEVŞEM KAN BASINCI

- DIATOMACEOUS EARTH[İng.] ile/değil/yerine/= DİATOME TOPRAĞI


- BIBASIC[İng.] / BIBASIQUE[Fr.] / ZWEIBASISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİBAZİK

- DIBORANE[İng.] ile/değil/yerine/= DİBORAN

- DICHOTOMY[İng.] değil/yerine/= DİKOTOMİ

( Genellikle birbiriyle çelişkili kısımlar, kategoriler ya da fikirlere olmak üzere, ikiye bölünme demektir. Bir değişkenin ancak birbirinin zıddı iki değer alabilmesidir. Cinsiyetin kadın ya da erkek olmak üzere iki kategoriye ayrılabilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DICKE RADIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= DİCKE IŞINIMÖLÇERİ

- DICOM/DIGITAL IMAGING AND COMMUNICATIONS IN MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIPTA SAYISAL GÖRÜNTÜLEME VE İLETİŞİM

- DIETERICI EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE DIETERICI[Fr.] / DIETERICISCHES ZUSTANDES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİETERİCİ HAL DENKLEMİ

- DİFAZİK/DİPHASİC[İng.] değil/yerine/= İKİ EVRELİ

- DIPHENYLTHIOCARBAZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİFENİLTİYOKARBAZİT

- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMA

- DİFERANSİYE/DIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMIŞ


- DIFFERENTIAL PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL PULS POLAROGRAFİSİ

- DIFFERENTIAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL YÖNTEMLER (KİNETİK)

- DIFFERENTIAL FITNESS[İng.] değil/yerine/= DİFERANSİYEL BAŞARI

( Belirli fenotipe sahip bireylerin ortalama hayatta kalma ve eş bulma becerisinin, diğer fenotiptekilere göre farklılığıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DIFFRACTION[İng.] değil/yerine/= KIRINIM

( Kırınım; ışık, ses, elektromanyetik dalgaların ya da su dalgalarının, onları doğrusal yollarından saptıracak engellerden geçmesiyle oluşur. Herhangi bir dalga kırınıma uğrayabilir. Işığın kırınmasının teleskop ve kameralarda önemli olduğu durumlar vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DİFRAKSİYON[Fr./İng. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM

( Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi. )

- DİFÜZ/DIFFUSE[İng.] değil/yerine/= YAYGIN

- DIFFUSION CURRENT[İng.] / COURANT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON AKIMI, İD

- DIFFUSION CLOUD CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DU NUAGE DIFFUSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON BULUT ODASI

- DIFFUSION KERNEL[İng.] / GERME DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON ÇEKİRDEĞİ

- DIFFUSION GRADIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON EĞİMİ


- DIFFUSION VELOCITY[İng.] / VITESSE DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON HIZI

- DIFFUSION COEFFICIENT[İng.] / DIFFUSION COEFFICIENT, COEFFICIENT DE LA DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON KATSAYISI, D (POLAROGRAFİK)

- DIFFUSION NUMBER[İng.] / NOMBRE DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON SAYISI

- DIFFUSION CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE LA DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON SIĞASI

- DIFFUSED-BASE TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TABANLI TRANSİSTÖR

- DIFFUSION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ

- DIFFUSION LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON UZUNLUĞU

- DIFFUSED EMITTER-COLLECTOR TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON YAYICI-TOPLA-YICILI TRANSİSTÖR

- NÜFÛZ[Osm.] / DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON

- DIFFUSED JUNCTION RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM DOĞRULTUCU


- DIFFUSED JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM TRANSİSTÖR

- DIFFUSED JUNCTION[İng.] / JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE-VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM

- DIGITAL SIGNATURE[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL İMZA

- DIGITAL[İng.] değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA | PARMAKSI

- DİJITALİZASYON/DIGITALIZATION[İng.] değil/yerine/= SAYISALLAŞTIRMA

- ORTHOGONAL ANTENNAS[İng.] ile/değil/yerine/= DİK ANTENLER

- ORTHOGONAL MATRIX[İng.] / MATRICE ORTHOGONALE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİK MATRİS

- ORTHOGONAL[İng.] ile/değil/yerine/= DİK

- ORTHONORMAL VECTORS[İng.] ile/değil/yerine/= DİKEY BİRİM VEKTÖRLER

- DİKOTOMİ/[İng. DICHOTOMY] değil/yerine/= İKİLİK | İKİLEM/Lİ / İKİLEMSEL


- DİKROTİK/DICROTIC[İng.] değil/yerine/= ÇİFT VURULU

- SÖYLEYİŞ/DİKSİYON[Fr./İng. < DICTION] ile/ve/değil/||/<> SESLENDİRİŞ/ARTİKÜLASYON[Fr./İng. < ARTICULATION]

- DIKW/DATA-INFORMATION-KNOWLEGDE-WISDOM HIERARCHY[İng.] değil/yerine/= VERİ-BİLİ-BİLGİ-BİLGELİK SIRADÜZENİ

- DİL = LANGUAGE[İng.] = LANGUE[Fr.] = SPRACHE[Alm.] = LINGUA[İt.] = LENGUA[İsp.]

- DİL = TONGUE[İng.]

- DİLATASYON/DİLATATION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME

- DİLATE/DİLATED[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEMIŞ

- DİLATÖR/DİLATORY[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETEN

- DILAURYL ETHER[İng.] / ÉTHER DILAURYLIQUE[Fr.] / DILAURYLÄTHER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİLAURİL ETER

- DİLUE/DİLUTED[İng.] değil/yerine/= SEYRELTİK


- DİLÜSYON/DİLUTION[İng.] değil/yerine/= SEYRELTME

- DIMER[İng.] / DIMERE[Fr.] / DIMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİMER

- DIMETHYLGLYOXIME[İng.] ile/değil/yerine/= DİMETİLGLİKOKSİM

- DYNE[İng.] / DYNE[Fr.] / DYN[Alm.] ile/değil/yerine/= DIN

- DYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK DENGE

- DİNAMİK/DYNAMIC[İng.] değil/yerine/= DEVİNGEN

- DYNAMIC METHODS[İng.] / DYNAMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK YÖNTEMLER

- DYNAMO[İng.] / DYNAMO[Fr.] ile/değil/yerine/= DİNAMO

- DYNAMOELECTRIC AMPLIFIER GENERATOR[İng.] / AMPLIFICATEUR DYNAMOÉLECTRIQUE[Fr.] / DYNAMOELECTRICVERSCHÄRKERGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOELEKTRİK YÜKSELTEÇLİ ÜRETEÇ

- DYNAMOELECTRIC[İng.] / DYNAMOÉLECTRIQUE[Fr.] / DYNAMOELECTRIC[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOELEKTRİK


- MİKYÂS-İ KUVVET[Osm.] / DYNAMOMETER[İng.] / DYNAMOMÈTRE[Fr.] / DYNAMOMETER, KRAFTMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOMETRE

- DYNAMOSTATIC[İng.] / DYNAMOSTATIQUE[Fr.] / DYNAMOSTATIK, DYNAMOSTATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOSTATİK

- DYNATRON OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR À DYNATRON[Fr.] / DYNATRON-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNATRON SALINGACI/OSİLATÖRÜ

- DYNATRON[İng.] / DYNATRON[Fr.] / DYNATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNATRON

- DYNODE[İng.] / DYNODE[Fr.] / DYNODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNOT

- DINEUTRON[İng.] / DINEUTRON[Fr.] / DINEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNÖTRON

- DIOECIOUS[İng.] değil/yerine/= İKİEVCİKLİ

( Erkek ve dişi üreme fonksiyonlarının ayrı bireylerde oluştuğu canlılardır. Genelde bitkilerin ayırt edilmesinde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DIOXANE[İng.] / DIOXANE[Fr.] / DIOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİOKSAN

- DIOL[İng.] ile/değil/yerine/= DİOL

- DIOPSIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİOPSİT


- DIPEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİPEPTİT

- DİPFRİZ[İng. < DEEP FREEZE] değil/yerine DONDURAÇ / DERİN DONDURUCU

- DİPLEJİ/DİPLEGIA[İng.] değil/yerine/= İKİ TARAFLI FELÇ

- DİPLOPİ/DİPLOPIA[İng.] değil/yerine/= ÇİFT GÖRME

- DIPOLE-DIPOLE INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= DİPOL-DİPOL ETKİLEŞMESİ

- DIPOLE MOMENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİPOL MOMENT

- DIPOLE[İng.] / DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİPOL

- DIPROPYL KETONE[İng.] / BUTYRON[Fr.] / BUTYRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİPROPİL KETON

- DIPROTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DİPROTİK ASİT

- DIRAC WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- DIRAC EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC DENKLEMİ

- DIRAC GAMMA ALGEBRA[İng.] / DIRAC-GAMMAALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC GAMA CEBİRİ

- DIRAC QUANTIZATION[İng.] / QUANTIFICATION DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-QUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC KUANTALAMASI

- DIRAC THEORY[İng.] / THÉORIE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC KURAMI

- DIRAC MATRIX[İng.] / MATRICE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-MATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC MATRİSİ

- DIRAC MOMENT[İng.] / DIRAC-MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC MOMENTİ

- DIRAC PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC PARÇACIĞI

- DIRAC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-MONOPOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC TEK KUTBU

- DIRAFT[İng. < DRAFT] değil/yerine/= TASLAK

- DIRECTIONAL SELECTION[İng.] değil/yerine/= YÖNLÜ SEÇİLİM

( Bu tip seçilim türünde, bir popülasyonun belirli bir özelliği artış ya da azalış yönünde bir seyir izler. Popülasyonun ortalama özellik değerlerinde düzenli bir değişime neden olabilir.Bir popülasyonda küçük vücuda sahip olmak direk uyum başarısını arttırıyorsa, her nesilde daha küçük bireyler seçilecek, evrim belirli bir yöne doğru ilerleyecektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DİREK/MAN / DİREKT OLARAK/DIRECT[İng.] ile/||/<>/> DOĞRUDAN/DOLAYSIZ/ARACISIZ

- DİREKSİYONEL/DİRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ

- MUKÂVEMET[Osm.] / RESISTANCE, RESISTOR, STRENGTH[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / WIDERSTAND, ENDFESTIGKEIT[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ, DAYANIM

- RESISTANCE DROP[İng.] / WIDERSTANDSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ

- RESISTANCE (ELECTRICAL)[İng.] / WIEDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ (ELEKTRİKSEL)

- OHMMETER[İng.] / OHMMÈTRE[Fr.] / OHMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ ÖLÇER, OHMMETRE

- RESISTANCE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION D'IMPÉDANCE[Fr.] / WIDERSTANDSREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ YANSIMASI

- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM = BIOLOGY[İng.] = BIOLOGIE[Fr.] = BIOLOGIE[Alm.] = BIOLOGIA[İt.] = BIOLOGÍA[İsp.]

- DİŞ = TOOTH[İng.] = DENT[Fr.] = ZAHN[Alm.] = DENTE[İt.] = DIENTE[İsp.]

- EXOERGIC COLLISION[İng.] / COLLISION EXOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / EXOERGER STOSS, EXOERGICZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK ÇARPIŞMA


- DİSABİLİTE/DISABILITY[İng.] değil/yerine/= ENGELLİLİK | YETİ YİTIMİ

- DISACCHARIDE[İng.] değil/yerine/= DİSAKKARİT

( İki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesi ile oluşan şekerdir. Monosakkaritler gibi suda çözünürler ve basit şekerlerdir. Maltoz (malt şekeri), sakkaroz (çay şekeri) ve laktoz (süt şekeri) disakkaritlere örnek verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DISACCHARIDES[İng.] ile/değil/yerine/= DİSAKKARİTLER

- EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION[Fr.] / AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP, AUSSERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞ(AR)LAMA İLKESİ

- DIŞAVURUM = İFADE = EXPRESSION[İng., Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = EXPRESIÓN[İsp.]

- DISCRIMINATIVE BEHAVIOR[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDİCİ DAVRANIŞ

( Algılamada, iki uyarıcı arasındaki farkı algılayabilme yetisidir. Koşullamada, iki uyarıcıya farklı farklı tepkilerde bulunabilmektir. Sosyal psikolojide; önyargılı davranarak, ırk ya da din ayırımında olduğu gibi, aynı sosyal durumda bireylere farklı davranmaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DİSDİYADOKİNEZİ/DYSDİADOCHOKINESIA[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM BOZUKLUĞU

- DİSEKİLİBRİUM/DYSEQUILIBRIUM[İng.] değil/yerine/= DENGESİZLEŞME

- DİSEMİNASYON/DISSEMINATION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA

- DİSFONKSİYON/DYSFUNCTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEV BOZUKLUĞU


- DİSGRAFİ/DYSGRAPHIA[İng.] değil/yerine/= YAZI-ÇİZİ BOZUKLUĞU

- DİSGUZİ/DYSGEUSIA[İng.] değil/yerine/= TAT ALMA BOZUKLUĞU

- DIŞKI[İng. FECES] ile/||/<> KLOAK[İng. CLOACA] ile/||/<> KOPROLİT[İng. COPROLITE]

( Genellikle anüs yoluyla vücuttan atılan sindirim artıklarıdır. Doğada çok önemli görevleri vardır. Dışkının oluşmasında besinler ağızdan alınarak vücutta işlenir. Besin içindeki gerekli kimyasallar kullanılır diğerleri ise atılır. Genelde iki biçimde atılabilir @@ Bazı canlı gruplarında bulunan, son bağırsağın dışarıya açıldığı dışkının ve idrarın atıldığı, eşeysel üremenin sağlandığı 3 kısımdan oluşan bir vücut açıklığıdır. Kuşların büyük bir çoğunluğunda penis bulunmaz ya da körelmiştir. Penis bulunmayan kuşlarda üreme kloak ile sağlanır. Kuşların (Aves), sürüngenlerin (Reptilia) ve amfibilerin (Amphibia) ezici çoğunluğunda kloak bulunur. @@ Koprolit, fosilleşmiş dışkıları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Genellikle paleontologlar ve paleoekologlar tarafından incelenir. Koprolitler; bir hayvanın dışkısı, çamur ya da kum gibi tortularda korunduğunda ve daha sonra fosilleşme süreci boyunca zamanla sertleştiğinde oluşur. Eski hayvanların diyetleri, davranışları ve yaşadıkları çevre hakkında değerli bilgiler sağlayabildikleri bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DİSKİNEZİ/DYSKINESIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIM BOZUKLUĞU

- DİSKONEKSİYON/DISCONNECTION[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTI KESİLMESİ

- DİSKORDANS/DISCORDANCE[İng.] değil/yerine/= UYUMSUZLUK

- DİSKRİMINAN/DISCRIMINANT[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDICİ

- DİSLEKSİ/DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= OKUMA BOZUKLUĞU

- DİSLOKASYON/DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= ÇIKIK

- DISMETRİ/DYSMETRIA[İng.] değil/yerine/= UZAKLIK KESTİRİMSİZLİĞİ


- DISMORFİK/DISMORPHİC[İng.] değil/yerine/= BOZUK BİÇİMLİ

- DISODIUM EDTA[İng.] ile/değil/yerine/= DİSODYUM EDTA

- DISORDER[İng.] değil/yerine/= BOZUKLUK

- DİSOSİYASYON/DISSOCIATION[İng.] değil/yerine/= AYRIŞMA | RUHSAL ÇÖZÜLME

- DISPOSABLE SOMA THEORY[İng.] değil/yerine/= TEK KULLANIMLIK SOMA TEORİSİ

( 1977'de, Thomas Kirkwood adlı bir istatistikçi tarafından ortaya atılan, organizmaların yalnızca üreme faaliyetleri ile organizmanın üreme-olmayan yönlerinin korunması (soma) arasında bölünmesi gereken sınırlı miktarda enerjiye sahip olduğunu açıkladığı teorisi. Bu teori, bir organizmanın üreme yeteneğini kazandığı yaştan sonraki ek ömrün evrimsel değerinin düştüğü fikrine dayanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DISPOSABLE[İng.] değil/yerine/= TEK KULLANIMLIK / KULLAN AT

- DİSPRAKSİ/DYSPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL BECERİ BOZUKLUĞU

- DİSPROPORSİYON/DISPROPORTION[İng.] değil/yerine/= ORANTISIZLIK

- DYSPROSIUM SALTS[İng.] ile/değil/yerine/= DİSPROSİUM TUZLARI

- DİSPROSODİ/DYSPROSODIA[İng.] değil/yerine/= SÖZ EZGISİ BOZUKLUĞU


- DİSRAFİ/DISRAPHY[İng.] değil/yerine/= BİTİŞİM BOZUKLUĞU

- DIŞRAK = HARİCİ = EXOTERIC[İng.] = ÉXOTÉRIQUE[Fr.] = EXOTERISCH[Alm.]

- DİSRITMİ/DYSRHYTHMIA[İng.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU

- DISRUPTIVE SELECTION[İng.] değil/yerine/= DALLANAN SEÇİLİM

( Bir popülasyondaki genler, en uçtan diğer en uçtaki genleri seçer. Bu durumda popülasyondaki ortalama özellikteki genler silinir. Örneğin; bir böcek popülasyonunda iki farklı ağaç türü varsa, açık renkli böcekler açık renkli ağaçlarda, kapalı renkli böcekler ise kapalı renkli ağaçlarda yaşar. Ortalama renkli, yani açık ve kapalı renk arasındaki böcekler, zamanla popülasyondan silinir. Bu sayede en açık ve en kapalı renkteki böcekler seçilir ve evrim o yönde ilerler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DISSECTION[İng.] değil/yerine/= DİSEKSİYON

( Herhangi bir organizmanın iç yapısını ve anatomisini incelemek üzere dış yapısının açılmasına verilen isimdir. İnsanlar için yapılan otopside ve hayvanlar için yapılan nekropside ölüm nedeninin tespit edilmesinde kullanılır. Biyoloji, anatomi ve tıp gibi alanların öğrencileri ise eğitim alırken diseksiyon eğitimi alırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DISSOCIATIVE IDENTITY DISORDER[İng.] değil/yerine/= DİSSOSİYATİF KİMLİK BOZUKLUĞU

( Eskiden Çoklu Kişilik Bozukluğu olarak da bilinen kişinin farklı kimliklere sahip olmasına neden olan zihinsel bozukluk. Nadir bir hastalık olmasıyla beraber genellikle çocukluk travmaları nedeniyle ortaya çıkar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DISTAL[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK

- DİSTİLASYON/DISTILLATION[İng.] değil/yerine/= DAMITMA

- DİSTİLE/DISTILLED[İng.] değil/yerine/= DAMITIK

- DİSTRES/DISTRESS[İng.] değil/yerine/= SIKINTI | ZORLANMA


- DİSTRİBÜSYON/DISTRIBUTION[İng.] değil/yerine/= DAĞILIM

- DİSTRİBÜTÖR["DİSPÜTÖR" değil!][İng. DISTRIBUTOR][Fr. DISTRIBUTEUR] değil/yerine/= DAĞITICI/DAĞITIM

- DİSTROFİ/DYSTROPHY[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞIM, YOZLAŞMA

- DISULFIDE LINK[İng.] ile/değil/yerine/= DİSÜLFÜR BAĞI

- DIURNAL[İng.] değil/yerine/= DİURNAL

( Günlük, yevmi, her günkü; gündüze ait, gündüz olan anlamına gelir. Biyolojide ise sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan anlamındadır ve genellikle gündüz yaşayan hayvanlar için kullanılır. Botanik biliminde ise günlük bir devir gösteren, gündüz açılık gece kapanan, bir günlük çiçekler için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DİURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜN BOYU

- DIURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜNDÜZCÜ

( Günlük, yevmi, her günkü; gündüze ait, gündüz olan anlamına gelir. Biyolojide ise sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan anlamındadır ve genellikle gündüz yaşayan hayvanlar için kullanılır. Botanik biliminde ise günlük bir devir gösteren, gündüz açılık gece kapanan, bir günlük çiçekler için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DİVALAN/DİVALENT[İng.] değil/yerine/= İKİ DEĞERLİKLİ

- DİVERJANS/DIVERGENCE[İng.] değil/yerine/= IRAKSAMA, | AYRIKLAŞMA

- DİYABET/DİABETES MELLITUS[DM][İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTALIĞI


- DİYABETİK/DİABETIC[İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTASI | ŞEKER HASTALIĞI (İLİŞKİLİ)

- DİYABETOJENİK/DİABETOGENIC[İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTALIĞI YAPAN

- DİYADOKINEZİ/DİADOCHOKINESIS[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM

- DIAPHRAGM[İng.] / DIAPHRAGME[Fr.] / BLENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAFRAM

- DİYAGNOSTİK/DİAGNOSTIC[İng.] değil/yerine/= TANISAL

- DİYAGNOZ/DİAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= TANI

- DİYALİZ/DIALYSIS[İng.] değil/yerine/= ARITIM, SÜZDÜRÜM

- DIALYSIS[İng.] / DIALYSE[Fr.] / DIALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYALİZ

- DIAMAGNETIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE ANFÄLLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK ALINGANLIK

- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- DIAMAGNETIC[İng.] / DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK

- DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME[Fr.] / DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİZMA

- TUNING FORK[İng.] / DIAPASON[Fr.] / STIMMGABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAPAZON

- DİYASTAZ/DİASTASIS[İng.] değil/yerine/= YAVAŞ DOLUŞ | AYRILIM

- DİYASTOL/DİASTOLE[İng.] değil/yerine/= YÜREK KASI GEVŞEMESİ

- DİYASTOLİK[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI

- DİYATERMİ/DİATHERMY[İng.] değil/yerine/= ISI UYGULAMASI

- DIATHERMY[İng.] / DIATHERMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYATERMİ

- DİYATEZ/DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL YATKINLIK

- KIESELGUR[İng.] / DIATOMITE, KIESELGUR[Fr.] / DIATOMITEN ERDE, KIESELGUR, DIATOMIT, DIATOMEERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYATOM TOPRAĞI, KİZELGUR


- DIOPTER[İng.] / DIOPTRIE[Fr.] / DIOPTRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOPTRİ

- DIOPTRICS[İng.] / DIOPTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYOPTRİK

- DİYOT[İng. DIODE] ile/||/<> ZENER DİYOT[İng. ZENER DIODE]

( Elektrik akımının yalnızca bir yönde akmasına izin veren bir elektronik bileşendir. Devre şemalarında, bir diyot, bir tepe noktası boyunca bir çizgi bulunan bir üçgenle temsil edilir. Ayrıca diyodun uçları pozitif (+) ve negatif (-) işaretleri ile belirtilir. Diyodun "+" ucu anot, "-" ucuna katot denir. Diyot çeşitleri arasında şunlar bulunur: @@ Belirli bir gerilim değerine kadar akım geçirmeyen diyotlardır. Silikon yapılıdır ve P ile N tipi yarı iletken malzemelerden oluşmaktadır. Devreye doğru bağlandıklarında normal bir diyot görevi görürler. Ters bağlandıklarında ise zener gerilimine (kırılma gerilimi) kadar akım geçirmezler. Elektronik elemanları korumak ve gerilimi sabitlemek gibi amaçlarla kullanılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DIODE FORWARD VOLTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= DİYOT DOĞRU YÖN GERİLİMİ

- DIODE GATE[İng.] / PORTE À DIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYOT KAPISI

- DIODE CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE LA DIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYOT KARAKTERİSTİĞİ

- DIODE BRIDGE[İng.] / PONT À DIODES[Fr.] / DIODENBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT KÖPRÜSÜ

- DIODE THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DIODE[Fr.] / DIODENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT KURAMI

- DIODE LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-LOGIK SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT MANTIK DEVRESİ

- DIODE ARRAY DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİYOT SERİ DEDEKTÖR