İngilizcesi yerine Türkçe'si Varken...

- SÂHA-İ MÎZÂBÎ[Osm.] / SOLENOIDAL FIELD[İng.] / CHAMP SOLÉNOIDAL[Fr.] / SOLENOIDFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD ALAN

- MÎZÂBİYE[Osm.] / SOLENOID[İng.] / SOLÉNOÏDE[Fr.] / SOLENOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD

- SOLIT/SOLİD[İng.] değil/yerine/= KATI, KATILIK

- SOLITER/SOLITARY[İng.] değil/yerine/= TEK

- SOLÜBILITE/SOLUBILITY[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLEBİLİRLİK

- SOLUK DARLIĞI/SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ/YELPİK/DİSPNE[Fr.]//DYSPNEA[İng.]/ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.]

( Balgamlı öksürükle ortaya çıkan, süreğen göğüs sayrılığı. )

- SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]

- SOLUNUM[İng. RESPIRATION] ile/||/<> BERİBERİ[İng. THIAMINE DEFICIENCY] ile/||/<> HEMERİTRİN[İng. HEMERYTHRIN] ile/||/<> KARBONİK ANHİDRAZ[İng. CARBONIC ANHYDRASE] ile/||/<> KREBS DÖNGÜSÜ[İng. KREBS CYCLE] ile/||/<> TCA DÖNGÜSÜ[İng. TCA CYCLE]

( Solunum, biyolojik olarak birçok anlama gelebilir: solunum sistemini, gözesel solunumu, fizyolojik solunumu (nefes alıp verme), solunum tiplerini vb. anlamları akla getirir. @@ B1 vitamini yönünden eksik beslenenlerde görülen hastalık türü. Yetişkinlerde bilinen iki türü vardır, dokularda sıvı birikerek ödeme neden olan "ödemli beriberi" ve aşırı zayıflama yapan "kuru beriberi". İki türde de kalp ve solunumla ilgili sorunlar ortaya çıkar. Genellikle Asya'da popüler olan rafine(cilalı) pirincin çok tüketilmesinden ya da B1 vitamini açısından zengin olmayan gıdaların çok sık diyetlerde yer edinmesiyle oluşan hastalıktır. @@ Molekülünde "hem grubu" bulunmayan fakat demir bulunan, bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti. @@ Kırmızı kan gözelerinde, mide mukozasında, pankreas gözelerinde ve böbrek tübüllerinde bulunan bir enzimdir. Yavaş bir reaksiyon olan karbondioksitin (CO2), bikarbonat (HCO3-) ve hidrojen (H+) iyonlarına dönüşümünü katalizler. Karbonik anhidraz enzimi, kanda CO2 taşınımını etkileyerek solunumda önemli bir rol oynar. Aynı zamanda midede hidroklorik asidin (HCl) oluşmasında görev alır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (ayrıca Krebs döngüsü olarak da bilinir) hayvan ve bitki gözelerinde mitokondri içinde gerçekleşir. Aerobik gözesel solunuma katılan önemli bir metabolik yolaktır. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha sonra CO2 ile okside edilir ardından asetil CoA'ya dönüştürülür. Son ürünleri ise, NADH ve FADH2 azaltıcı gücü olan oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (Krebs döngüsü olarak da bilinir). Hayvan ve bitki gözelerinin mitokondrilerinde gerçekleşen aerobik gözesel solunum (enerji üretimi) ile ilgili önemli bir metabolik yol. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha asetil CoA'ya dönüştürülür ve daha sonra CO2'ye okside edilir. Son ürünler, NADH ve FADH2'nin indirgeme gücü, oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOLÜSYON[Fr., İng. SOLUTION] değil/yerine/= ÇÖZELTİ

- SOLÜSYON/SOLUTION[İng.] değil/yerine/= ÇÖZELTİ


- SOLVATE[İng.] / SOLVATE[Fr.] / SOLVAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAT

- SOLVATED ELECTRON[İng.] ile/değil/yerine/= SOLVATİZE ELEKTRON

- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ

- SOLVENT[İng.] ile/ve/||/<> SOLÜSYON

( Çözücü. İLE/VE/||/<> Çözelti. | Eriyik. | Çözüm. )

- SOLVOLYSIS[İng.] / SOLVOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVOLİZ

- SOMA ile/||/<> BARR CİSİMCİĞİ[İng. BARR BODY] ile/||/<> DİPLOİD ile/||/<> NOSİSEPTİF[İng. NOCICEPTIVE] ile/||/<> SİNKARYON[İng. SYNKARYON]

( Üreme haricindeki biyolojik işlevleri gerçekleştiren beden bölümleri. @@ Keşfi yapan Murray Barr'dan adını alan, somatik memeli dişi gözelerindeki inaktif X kromozomudur. Normalde sadece dişi gözelerde görülür. Dozaj telafisi (dosage compentastion) denilen sürecin sonucudur. @@ Normalde somatik gözelerde bulunan tam kromozom sayısıdır. İnsanlar için bu sayı 46'dır. @@ Doku zedelenmesinden kaynaklanan ağrıdır ve koruyucu işleve sahiptir. En sık görülen örnekler arasında eklem ağrısı, bel ağrısı ya da spor yaralanmaları ve ameliyat sonrası ağrı gibi somatik ağrılar bulunmaktadır. @@ Somatik ya da gametik gözelerin çekirdeklerinin birleşmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOMATİK/BEDENSEL/SOMATIC[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL

- SOMATIC CELL[İng.] ile/değil/yerine/= SOMATİK GÖZE/HÜCRE

- SOMATİK HİPERMUTASYON[İng. SOMATIC HYPERMUTATION] ile/||/<> SOMATİK REKOMBİNASYON[İng. SOMATIC RECOMBINATION] ile/||/<> SOMATİK SANRI[İng. SOMATIC DELUSION]

( B gözelerinin antikor üretmek için kullandıkları genleri mutasyona uğratmasına izin veren bir süreç. B gözelerinin antijenlere daha iyi bağlanabilen antikorlar üretmesini sağlar yani antikorların antijen spesifisitesini artırır. @@ Üreme gözeleri haricinde, vücut gözelerinde oluşan genetik düzenlemelerdir. T Hücresi reseptörleri ve immunoglobulinlerdeki aşırı miktardaki çeşitliliği sağlamaktadır. @@ Kişinin, bedeninde bir sorun olduğuna inanmasına sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, kanser olduğunu ya da bedeninde bazı eksik parçalar olduğunu düşünebilir. Sanrıya sahip olan kişinin bedeninde herhangi bir sorun olmamasına ve tıbbi testlerin durumu doğrulamasına karşın kişi, bedeninde bir sorun olduğuna inanmaya devam eder.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOMATIC MUTATION[İng.] / MUTATION SOMATIQUE[Fr.] / SOMATISCHE MUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMATİK MUTASYON


- SOMATİZASYON/BEDENSELLEŞTİRME/SOMATIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDESELLEŞTİRME

- SOMMERFELD ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- SOMMERFELD LAW OF DOUBLET[İng.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD İKİLİ YASASI

- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] değil/yerine/= UYURGEZERLİK

- SOMNIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SOMNİFOBİ

( Uyku korkusu olarak bilinen terim. Klinofobi ve hipnofobi de denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOMNOGRAFİ/SOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGELEMESİ

- SOMNOLANS/SOMNOLENCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYKU EĞİLIMİ

- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]

- TERMINAL VELOCITY[İng.] / ENDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SON HIZ

- SONE[İng.] / SONE[Fr.] / SONE[Alm.] ile/değil/yerine/= SON


- SONAR (SOUND NAVIGATION AND RANGING)[İng.] değil/yerine/= SONAR (SESLE YÖN BULMA VE MENZİL BELİRLEME)

( Su altındaki nesnelerin yerini belirlemek ve mesafeleri ölçmek için ses dalgalarını kullanan bir teknoloji. Ses dalgalarının gönderilip, nesnelerden yansıyarak geri dönme süresi ölçülerek mesafe hesaplanır. Denizaltı navigasyonu, su altı haritalama ve balık bulma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SONAR[İng.] / SONAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SONAR

- SONATA[İng.] değil/yerine/= SENATA

( Günümüzde var olan canlıların en eski ortak atasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SONDA/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI

- QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNDÜRME

- SONİKATÖR ULTRASONİK HOMOJENİZATÖR/ULTRASONIC HOMOGENİZER[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ BAĞDAŞTIRICI

- FINITE[İng.] / FINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONLU

- SONLU = FINITE[İng.] = FINI[Fr.] = ENDLICH[Alm.] = FINITA[Lat.]

- CAUSTIC LIME, SLAKED LIME[İng.] / CHAUX ÉTEINTE[Fr.] / GELÖSCHTER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNMÜŞ KİREÇ

- SONOGRAM[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖRÜNTÜ


- DENKÖBEK/SONSAL SINIFLAMA = CATEGORY[İng.] = CATEGORIE[Fr.] = KATEGORIE[Alm.] = PRAEDICAMENTUM[Lat.] = KATEGORIA[Yun.] = CATEGORÍA[İsp.]

- INFINITE[İng.] / INFINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONSUZ

- SONSUZ = NAMÜTENAHİ = INFINITE[İng.] = INFINI[Fr.] = UNENDLICH[Alm.] = INFINITUS, INFINITA[Lat.] = INFINITO/TA[İsp.]

- SHUNT CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SHUNT[Fr.] / SHUNTCHARAKTERISTISCHER MOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT KARAKTERİSTİKLİ MOTOR

- SHUNT-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SHUNT[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MAKİNE

- SHUNT[İng.] / SHUNT[Fr.] / SHUNT[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT, YATAK

- SHUNTING[İng.] / SHUNTAGE[Fr.] / SHUNTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNTLEME

- SONUÇ = NETİCE = CONCLUSION[İng., Fr.] = SCHLUSS, SCHLUSSATZ, KONKLUSION[Alm.] = CONCLUSIO[Lat.] = CONCLUSIÓN[İsp.]

- DAMPING COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME KATSAYISI

- DAMPING, QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME


- EXTINCTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME KATSAYISI

- EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME

- DAMPED WAVE[İng.] / ONDE AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ DALGA

- DAMPED HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE AMORTI[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ HARMONİK HAREKET

- DAMPING OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFESCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ SALINIM

- SONURGU = COROLLARY[İng.] = COROLLAIRE[Fr.] = ZUSATZ[Alm.] = COROLLARIUM[Lat.]

- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT

- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL

- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ

- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU


- SÖRKIL[İng. < CIRCLE] değil/yerine/= DÖNGÜ

- SORMAK = ASK[İng.] = DEMANDER[Fr.] = FRAGEN[Alm.] = DOMANDARE[İt.] = PREGUNTAR[İsp.]

- SORU = QUESTION[İng.] = QUESTION[Fr.] = FRAGE[Alm.] = QUESTIONE[İt.] = CUESTIÓN[İsp.]

- SORUMLULUK = MESÛLİYET = RESPONSIBILITY[İng.] = RESPONSABILITÉ[Fr.] = VERANTWORTUNG[Alm.]

- SORUN = MESELE = PROBLEM[İng., Alm.] = PROBLEME[Fr.] = PROBLEMA < PRO:ÖNE. BALLEIN:ATMAK[Yun.] = PROBLEMA[İsp.]

- SORUNSAL = İHTİMALİ = PROBLEMATIC[İng.] = PRBOLÉMATIQUE[Fr.] = PROBLEMATISCH[Alm.] = PROBLEMATIKOS[Yun.]

- SOSYAL[İng. < SOCIAL < SOCIETY] değil/yerine/= TOPLUMSAL

- SOSYALİZASYON/SOCIALIZATION[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSALLAŞMA

- SOSYOMETRİ/SOCIOMETRY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL DAVRANIŞ ÖLÇÜMÜ

- SOURCE FORGETFULNESS[İng.] değil/yerine/= KAYNAK UNUTKANLIĞI

( Edindiğimiz bir bilgiyi ne zaman, nerede, nasıl koşullar altında edindiğimizi unuturken, bilgiyi hatırlama durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ŞOV[İng. < SHOW] değil/yerine/= GÖSTERİ

- NOBLE GAS[İng.] / GAZ-NOBLE, GAZ INERTES[Fr.] / EDELGASE, INERTGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY GAZ

- SOY/HEALTH LITERACY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI

- NOBLE METAL[İng.] / MÉTAUX NOBLE[Fr.] / EDELMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY METAL

- SOY[İng.] değil/yerine/= SOY

( Belli bir ortak atadan evrimleşen ata ve torun türlerden oluşan gruptur. Bir türün evrimsel geçmişindeki akrabalarını belirtmek için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOYA BEAN OIL[İng.] / HUILE DE SOYA[Fr.] / SOJABOHNENÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ YAĞI

- SOYBEAN[İng.] / SOYABOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ

- SOY-İÇİ ÜREME (AKRABA EVLİLİĞİ)[İng. INBREEDING] ile/||/<> SOY-İÇİ ÜREME KRİZİ[İng. INBREEDING DEPRESSION]

( Arasında kan bağı olan bireylerin döl meydana getirmesi. En uç noktası hermafroditlerin kendini döllemesidir. @@ Akrabalar arası üreme dolayısıyla bu yolla oluşan döllerin hayatta kalma şansındaki azalma.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SÖYLENCE = ÜSTURE = MYTHE[İng., Fr.] = MYTHOS[Alm., Yun.] = MITO[İsp.]

- SÖYLENCEBİLİM = İLM-İ ESATİR = MYTHOLOGY[İng.] = MYTHOLOGIE[Fr., Alm.] = MYTHOLOGIA[Yun.] = MITOLOGIA[İsp.]


- SOYUT = MÜCERRET = ABSTRACT[İng.] = ABSTRAIT[Fr.] = ABSTRAKT[Alm.] = ABSTRACTUM[Lat.] = ABSTRACTO/TA[İsp.]

- SÖZ = PHRASE[İng.] = EXPRESSION[Fr.] = ÄUßERUNG[Alm.] = ESPRESSIONE[İt.] = EXPRESIÓN[İsp.]

- SÖZLEŞME = MUKÂVELE[Ar.] = CONTRACT[İng.] = CONTRAT[Fr.] = VERTRAG[Alm.] = CONTRAER[İsp.]

- SÖZLÜK = LÛGAT/KAMUS = DICTIONARY[İng.] = DICTIONNAIRE[Fr.] = WÖRTERBUCH[Alm.] = DIZIONARIO[İt.] = DICCIONARIO[İsp.]

- SPA/SALUS PER AQUA, HEALTH FROM WATER[İng.] değil/yerine/= SUDAN GELEN SAĞLIK

- SPACER[İng.] değil/yerine/= ARACI TÜP

- SPAR VARNISH, BARYTES LAKE[İng.] / VERNIS IMPERMÉABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR CİLASI

- SPAR[İng.] / SPATH[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR

- SPASYAL DEZORYANTASYON/SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU

- SPASYAL/SPATIAL[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL | MEKANSAL


- SPATULA[İng.] / SPATULE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPATÜL

- SPAZM/SPASM[İng.] değil/yerine/= KASILIM

- SPAZMODİK/SPASMODIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMLI

- SPAZMOLITİK/SPASMOLYTIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMÇÖZER

- SPAZMOLİZ/SPASMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KASILIM ÇÖZÜLMESİ

- SPB/SEREBRAL PERFÜZYON BASINCI/ CEREBRAL PERFUSION PRESSURE[İng.] değil/yerine/= BEYİN KANLANMA BASINCI

- SPECIALIST PLANTS[İng.] değil/yerine/= ÖZELCİ BİTKİLER

( Dar bir kaynak tabanına sahip organizma. Özelci otçullar tek bir ya da birkaç bitkinin savunmasına karşı iyi bir adaptasyon geliştirir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPECIES[İng.] değil/yerine/= TÜR

( Biyolojik sınıflandırmanın en küçük taksonomik birimidir. Kesin sınırlarla çizilmiş bir tanımı bulunmamaktadır ve birden fazla tanımı yapılmaktadır. En yaygın olan "üremeye dayalı biyolojik tür tanımına" göre birbiriyle çiftleşebilen ve verimli döller verebilen canlılar, aynı türe aittir. Ancak bu tanım cinsiyete sahip olmayan tek gözeli canlılar ve alakasız türlerin kolaylıkla çiftleşebildiği bitkiler için kullanılamamaktadır. Bu yüzden, evrimsel farklılıklara, genetik, morfolojik, ekolojik, davranışsal analizlerin sonucunda türlerin belirlenmesine dayanan ve daha kapsamlı olan filogenetik tür tanımı yaygın olarak kabul görmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPECIFIC GRAVITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK

- SPECT/TEK FOTON EMISYON BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ/SINGLE PHOTON EMISSION COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= TEK FOTON SAÇILIMLI BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM


- SPECTRAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

- SPECTRAL INTERFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTRAL GİRİŞİM

- SPEKTRAL/SPECTRAL[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜSEL

- SPECTROFLUOROMETER, SPECTROPHOTOMETER[İng.] / SPECTROPHOTOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROFOTOMETRE

- SPEKTROFOTOMETRİ/SPECTROPHOTOMETRY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL IŞIL ÖLÇÜMÜ

- SPECTROGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROGRAM

- SPECTROCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROKİMYA

- SPECTROCHEMICAL SERIES[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROKİMYASAL SERİ

- SPECTROMETER[İng.] / SPEKTROMETRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPEKTROMETRE

- SPEKTROSKOPİ[İng. SPECTROSCOPY] ile/||/<> ANALİTİK KİMYA[İng. ANALYTICAL CHEMISTRY]

( Işık ve maddenin etkileşimini inceleyen bilim dalı. Maddenin özelliklerini; ışık, ses, soğrulan ve salınan parçacıklar aracılığı ile inceler ve yorum yapar. Yaygın olarak tayf bilimi olarak da bilinmektedir. Moleküler biyoloji ve analitik kimyada maddelerin ışık aracılığı ile tanımlanmasında kullanılmaktadır. Astronomi ve astronomiye bağlı dallar, kimya ve fizik gibi alanları ile beraber çalışmakta ve sık kullanılmaktadır. @@ Maddenin kimyasal bileşenlerini, madde içerisindeki miktarlarını nicel ve nitel olarak inceleyen bilim dalıdır. Analitik kimya ile yiyeceklerin besin içeriği, kan tahlili, idrar tahlili, suyun içerisindeki minerallerin miktarları, sertlik derecesi ve pH değeri hesaplanabilir. Cevherlerdeki mineral türlerinin de tespiti yapılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPEKTROSKOPİ/SPECTROSCOPY[İng.] değil/yerine/= İZGESEL GÖRÜNTÜLEME

- SPECTROSCOPIC ENTROPY[İng.] ile/değil/yerine/= SPEKTROSKOPİK ENTROPİ

- SPEKÜLASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= KURGU

- SPEKÜLATİF[Fr., İng. SPECULATIVE] değil/yerine/= KURGUSAL | SAPTIRICI

- SPEKÜLATİF[İng.] değil/yerine/= TARTIŞILIR

- SPERM ile/||/<> DIŞ DÖLLENME[İng. EXTERNAL FERTILIZATION] ile/||/<> EPİGENEZ[İng. EPIGENESIS] ile/||/<> GAMETOFİT[İng. GAMETOPHYTE] ile/||/<> HARDY-WEİNBERG KURALI[İng. HARDY-WEINBERG PRINCIPLE]

( Erkek üreme gözesi, gamet. @@ Döllenme olayının dişinin vücudunun dışında gerçekleştiği döllenme biçimi. İç döllenmenin zıttıdır. Bu döllenme biçiminde dişi ve erkek bireyler gametlerini suya bırakır ve spermler yumurtaları vücut dışında dölller. Bu üreme biçimi birçok amfibi türünde ve mercanlarda görülebilir. @@ Organizmanın yumurta ve spermdeki ham maddelerden tamamen yeni olarak geliştiğini ileri süren ve canlının gelişmesi üzerine ileri sürülen bir teoridir. Sıralı oluş olarak da bilinir. @@ Döl almaşında haploid nesle denir. Gametofit haploid gametleri (yumurta ve sperm) üretir. Eğrelti otunun yaşam döngüsü @@ Gen frekanslarının hesaplanması için İngiliz matematikçisi Harold Hardy ve Alman Wilhelm Weinberg'in 1908 yılında geliştirdiği formül, kararlı popülasyonlar için geçerlidir. Bu kararlılıktan kasıt seçilim, göç, cinsel seçilim ve mutasyon etkilerinin göz ardı edilmesi ve popülasyonun sonsuz büyüklükte olduğunun varsayılmasıdır. Bu ideal durum, gerçek hayatta neredeyse hiç görülmez, çünkü bu kuvvetlerin hepsi, farklı şekillerde canlılar üzerine her an etki eder. Bu teorik dengeye göre, p baskın karakteri, q çekinik karekteri temsil etmek üzere bir karakterden sorumlu allellerin toplamı 1'e eşittir. Popülasyonda bireylerin frekansı p ve q alellerini taşıyan sperm ile yine aynı alelleri taşıyan yumurtanın döllenmesi sonucu bulunur. Yani p2+2pq+q2=1 olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPERM[İng.] ile/değil/yerine/= SPERM

- SPESIFIK/SPECİFIC[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL

- SPESİFİK[İng. < SPECIFIC] değil/yerine/= ÖZGÜL

- SPESİFİKASYON/SPECIFICATION[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLEME | ÖZGÜL ÖZELLİK


- SPESIFISITE/SPECİFICITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLÜK

- SPESİMEN/SPECIMEN[İng.] değil/yerine/= PARÇA ÖRNEK

- SPIN WAVE[İng.] / ONDE DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN DALGASI

- SPIN STATE[İng.] / ÉTAT DE SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN DURUMU

- SPIN LABELLING[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN ETİKETLEME

- SPIN TEMPERATURE[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN SICAKLIĞI

- SPIN-SPIN RELAXATION[İng.] / RELAXATION SPIN-SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİN SPİN DURULMASI

- SPIN TRAPPING[İng.] ile/değil/yerine/= SPİN TUZAKLAMA

- SPINAL[İng.] değil/yerine/= OMURGAYLA İLGILİ | DİKENSİ

- SPINEL[İng.] / CANDITE, SPINELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPİNEL


- SPINESCENCE[İng.] değil/yerine/= DİKENLİ YAPILAR

( Diken gibi sivri, çatal ucuna benzer uzantılar için genel bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPINOZ/SPINOUS[İng.] değil/yerine/= DİKENSİ (ÇIKINTI)

- SPIRAL[İng.] değil/yerine/= SARMAL

- SPIRANS[İng.] ile/değil/yerine/= SPİRANLAR

- SPIRO[İng.] ile/değil/yerine/= SPİRO-

- SPIROMETRİ/SPIROMETRY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ÖLÇÜMÜ

- SPLINTER[İng.] değil/yerine/= KIYMIKSI

- SPLIT[İng.] değil/yerine/= YARILMA | ÇİFTLENME | INCE DİLIM

- SPLITTING[İng.] değil/yerine/= AYIRMA/AYRIŞTIRMA

- SPODUMENE, TRIPHANE[İng.] / SPODUMÈNE, TRIPHANE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPODUMEN


- SPONJİYÖZ/SPONGIOUS[İng.] değil/yerine/= SÜNGERİMSİ

- SPONSOR[İng.] ile SAKMAN/DESTEKÇİ/REKLÂM VEREN/DÜŞ ORTAĞI

- SPOR ile/||/<> FÜZYON[İng. FUSION] ile/||/<> MİKROZOOSPOR[İng. MICROZOOSPORES] ile/||/<> MONOSPOR[İng. MONOSPORE] ile/||/<> POLEN TANELERİ[İng. POLLEN GRAINS]

( Bazı şartlarda üremeyi sağlayan ya da yeni göze yavrulayan küçük organdır. Eşeyli ya da eşeysiz olabilir. Genellikle başka bir göze ile füzyon olmadan filizlenir. Bitkilerde cinsel sporlar mayoz tarafından üretilen haploid gözelerde bulunmaktadır. Zor şartlara dayanıklı olduğu için, gelişim göstermeden, uygun şartlar oluşana kadar uzun zaman bekleyebilir. @@ Çekirdek tepkimesi olarak da bilinen Füzyon, bir ya da birden fazla hafif elementin (atom numarası küçük olan elementler) uygun ısı düzeyinde birleşerek ağır bir elementin oluşması olayına verilen addır. Füzyon gerçekleşirken çok büyük bir enerji açığa çıkar. Bu işlemle oluşturulabilecek en ağır element Demir (Fe) elementidir. @@ Küçük, hareketli bir spor. @@ Basit ya da bölünmemiş spor. @@ Tohumlu bitkilerin mikrosporlarıdır. Çiçekli bitkilerde bulunan küçük granüler erkek gözeleri vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPORE[İng.] / SPORE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPOR

- SPOR = SPORT[İng., Fr., Alm., İt.] = DEPORTE[İsp.]

- SPORADİK[İng. SPORADIC] ile/||/<> SPOROFİT[İng. SPOROPHYTE]

( (Genel) Düzensiz aralıklarla ya da sadece birkaç yerde meydana gelen, dağınık ya da izole. (Tıpta) Bazı hastalık ya da enfeksiyonların ani ve öngörülemeyen bir biçimde ortaya çıkması. @@ Döl almaşı ile spor üreten bitki nesli. Bir sporofit, gametofit ile gerçekleştirilen cinsel birleşme esnasında oluşur. Yüksek bitkilerde görülür. Alt bitkilerde (örn. yosun) gametofit baskındır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SPORADİK/SPORADIC[İng.] değil/yerine/= TEK TÜK

- SPREY[İng. SPRAY] değil/yerine/= PÜSKÜRTÜCÜ

( Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı. | Püskürtücü. )

- SPS/HEALTH PROFILE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK PROFİL DÜZENİ

- SPUR[İng.] değil/yerine/= MAHMUZ | MAHMUZSU


- SQL/STRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIŞ SORGU DİLİ

- SRT/STEROTAKTİK RADYOTERAPİ STEREOTACTIC RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK IŞIN SAĞALTIMI

- SS-CHLOROPROPIONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= SS-KLOROPROPİONİTRİL

- SS-LACTAM ANTIBIOTICS[İng.] ile/değil/yerine/= SS-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ

- SSD/SOLİD STATE DISK[İng.] değil/yerine/= KATI HAL SÜRÜCÜSÜ

- SSL/SECURE SOCKET LAYER[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİ SOKET KATMANI

- SSOP: SEQUENCE-SPECIFIC OLIGONUCLEOTIDE PROBE[İng.] değil/yerine/= SÖOP: SIRAYA ÖZGÜ OLİGONÜKLEOTİD PROBU

( Polimeraz zincir reaksiyonu ve SSP ile birlikte, amplifikasyon sonrasında, klasik MHC genlerinin tiplerinin belirlenmesi için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ST ELMO'S FIRE[İng.] ile/değil/yerine/= ST ELMO KIVILCIMI

- STABIL/STABLE[İng.] ile/değil/yerine/||/=/<> KARARLI | DEĞİŞMEZ | DENGELİ | SABİT

- STABILITE/STABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGELİLİK


- STABİLİZASYON/STABILIZATION[İng.] değil/yerine/= DENGELEME

- STABİLİZATÖR/STABILIZER[İng.] değil/yerine/= DENGELEYEN

- STABILIZING SELECTION[İng.] değil/yerine/= DENGELEYİCİ SEÇİLİM

( Doğal seçilimdeki doğal sapmalar aşırı bir boyut ve ortalama kazanırsa bunu dengeleyen mekanizma. Temel olarak, çan eğrisi biçiminde oluşan çeşitliliğin, iki ekstrem ucunun dezavantajlı olduğu durumlarda görülen seçilim tipi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STABILOMETRE/STABILOMETER[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇER

- STABILOMETRİ/STABILOMETRY[İng.] değil/yerine/= DENGE ÖLÇÜMÜ

- STAGE[İng.] değil/yerine/= EVRE

- STAI/STATE-TRAIT ANXIETY INVENTORY[İng.] değil/yerine/= DURUM-SÜREKLİ KAYGI DÖKÜMÜ

- STAJ[Fr./İng. STAGE] değil/yerine/= ÇIRAKLIK

( Herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi. | Birinin, meslek bilgisini artırmak için bir kurumun bir ya da birçok bölümünde çalışarak geçirdiği dönem. )

- STAND-BY[İng.] değil/yerine/= HAZIRDA

- STANDARD ERROR[İng.] değil/yerine/= STANDART HATA

( Bir fenotipin, popülasyon içinde ortalama bulunma miktarı gibi tahmin edilmiş bir değerin, şans faktörüne bağlı olarak muhtemel hata büyüklüğüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STANDARDİZASYON/STANDARDIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜNLEME

- STANDARD ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= STANDART ATMOSFER

- STANDARD ILLUMINANT[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART AYDINLATICI

- STANDARD ADDITION METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART EKLEME YÖNTEMİ

- STANDARD ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / TENSION STANDARD D'UNE ÉLECTRODE[Fr.] / NORMALPOTENTIAL EINER ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART ELEKTROT POTANSİYELİ

- STANDART CELL[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART GÖZE/HÜCRE

- STANDARD STATE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART HAL

- STANDARD ERROR[İng.] / ERREUR TYPE[Fr.] / STANDARDFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HATA

- STANDART HYDROGEN ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE STANDARD À HYDROGÈNE[Fr.] / NORMALWASSERSTOFFELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART HİDROJEN ELEKTRODU

- STANDARD SOURCE[İng.] / STANDARDQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART KAYNAK


- STANDARD CONDITION[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART KOŞULLAR

- KIYAS NESNESİ[Osm.] / STANDARD SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART NESNE

- STANDARD REFERENCE MATERIALS (SRM)[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART REFERANS NESNELER (SRM)

- STANDARD DEVIATION[İng.] / DÉVIATION NORMALE[Fr.] / NORMALER ABWEICHUNG, STANDARTABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STANDART SAPMA

- STANDARD TEMPERATURE AND PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= STANDART SICAKLIK VE BASINÇ

- STANDART/STANDARD[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜNLÜ

- STANDARD[İng.] / STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= STANDART

- STANDSTILL[İng.] değil/yerine/= DURAKLAMA

- STANHOPE LENS[İng.] / LENTILLE DE STANHOPE[Fr.] / STANHOPE-LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= STANHOPE MERCEĞİ

- STANNANE, TIN HYDRIDE[İng.] / HYDRURE D'ÉTAIN[Fr.] / ZINNHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= STANNAN, KALAY TETRA HİDRÜR


- STANNATE[İng.] ile/değil/yerine/= STANNAT

- STANT[İng.] değil/yerine/= SERGİLİK

- STANTON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STANTON[Fr.] / STANTON-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STANTON SAYISI

- STAPLER[İng.] değil/yerine/= TEL ZIMBA, BASARDİKER

- STAR"[İng.] değil/yerine/= "YILDIZ"

- STARK-EINSTEIN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE STARK-EINSTEIN[Fr.] / STARK-EINSTEINSCHES ÄQUIVALENZGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK EİNSTEİN EŞDEĞERLİK YASASI/DENKLEMİ

- STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK[Fr.] / STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK ETKİSİ

- STARK-LUNELUND EFFECT[İng.] / EFFET STARK-LUNELUND[Fr.] / STARK-LUNELUND-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= STARK-LUNELUND ETKİSİ

- STARTLE HASTALIĞI/STARTLE DISEASE[İng.] değil/yerine/= İRKİLME SAYRILIĞI

- STASIS[İng.] değil/yerine/= DURAĞANLIK

( Değişimin olmaması halidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STAT[İng.] / STAT[Fr.] / STAT[Alm.] ile/değil/yerine/= STAT

- STATAMPERE[İng.] / STATAMPÈRE[Fr.] / STATAMPERE[Alm.] ile/değil/yerine/= STATAMPER

- STATC[İng.] / STATCOULOMB[Fr.] ile/değil/yerine/= STATC

- STATFARAD[İng.] / STATFARAD[Fr.] / STATFARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= STATFARAD

- STATHENRY[İng.] / STATHENRY[Fr.] / STATHERNIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STATHENRY

- STATIC CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE STATIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTIK, STATISCHE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= STATİK KARAKTERİSTİK

- STATİK/STATIC[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN

- STATICS[İng.] / STATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= STATİK

- STATISTICAL INDEPENDENCE[İng.] değil/yerine/= İSTATİSTİKİ BAĞIMSIZLIK

( Veri noktaları arasında ilişkinin olmaması durumudur. Bir diğer deyişle, bir veri noktasının diğerlerini etkilemiyor olmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STATOHM[İng.] / STATOHM[Fr.] / STATHM[Alm.] ile/değil/yerine/= STATOHM


- STATOR[İng.] / STATOR[Fr.] / STÄNDER, STATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= STATOR

- STATTESLA[İng.] / STATTESLA[Fr.] / STATTESLA[Alm.] ile/değil/yerine/= STATTESLA

- STATVOLT[İng.] / STATVOLT[Fr.] / STATVOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= STATVOLT

- STATWEBER[İng.] / STATWEBER[Fr.] / STATWEBER[Alm.] ile/değil/yerine/= STATWEBER

- STAZ/STASIS[İng.] değil/yerine/= DURGUNLUK

- STEARATE[İng.] / STÉARATE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEARAT

- STERARIC ACID[İng.] / ACIDE STÉARIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEARİK ASİT

- STEARYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= STEARİL ALKOL

- STEARIN[İng.] / STÉARINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEARİN

- STEFAN BOLTZMANN LAW[İng.] / LOI DE STEFAN-BOLTZMANN[Fr.] / STEFAN-BOLTZMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN-BOLTZMANN YASASI


- STEFAN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STEFAN[Fr.] / STEFANSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN SABİTİ

- STEFAN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STEFAN[Fr.] / STEFANSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN SAYISI

- STEPHANITE, BRITTLE SILVER ORE[İng.] / STÉPHANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEFANİT

- STEINMETZ LAW[İng.] / LOI DE STEINMETZ[Fr.] / STEINMETZSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STEİNMETZ YASASI

- STELLARATOR[İng.] / STELLARATOR[Fr.] / STELLARATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= STELLARATOR

- STEM/CELL[İng.] değil/yerine/= KÖK GÖZE

- STEM/SCIENCE, TECHNOLOGY, ENGINEERING, MATHEMATICS[İng.] değil/yerine/= FEN, TEKNOLOJİ, MÜHENDISLİK, MATEMATİK

- STENDHAL SYNDROME[İng.] değil/yerine/= STENDHAL SENDROMU

( Stendhal Sendromu ya da Florence (Floransa) Sendromu, kişi için kişisel önem taşıyan bir deneyim yaşayınca, özellikle sanatla alakalı, hızlı kalp atışlarına, baş dönmesine, bayılmaya, kafa karışıklığına hatta sanrılara sebep olan psikosomatik bir rahatsızlıktır. Aynı tanım muazzam bir doğal güzellikle karşılaşıldığında verilen benzer tepkiler için de kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STENOZ/STENOSIS[İng.] değil/yerine/= DARLIK

- STENT[İng.] değil/yerine/= KAFESÇİK


- SİTEP/STEP[İng.] değil/yerine/= ADIM

- STEP/STEPPE[Fr., Rus.] ile STEP[İng.]

( Bozkır. İLE Basketbolda, hatalı yürüme. | Basamak ve adımlarla yapılan spor etkinliği. )

- STER, STEREO-[İng.] / STÉRÉO[Fr.] / STEREO-[Alm.] ile/değil/yerine/= STER-, STERO-

- STERADIAN[İng.] / STÉRADIAN[Fr.] / STERADIANT[Alm.] ile/değil/yerine/= STERADYAN

- STEREOSELECTIVE REACTION[İng.] / STEREOSELECTIVE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREO SEÇİCİ TEPKİME

- STEREOGNOSIS[İng.] değil/yerine/= STEREOGNOZİ

( Gözler kapalı iken sadece dokunma ile cisimleri tanıma duyusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STEREOISOMER[İng.] / STÉREOISOMÈRE[Fr.] / STEREOISOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOİZOMER

- STEREOREGULAR POLYMER[İng.] / POLYMÈRE STÉRÉOSPECIFIQUES[Fr.] / REGELMÄSSIGE STEREOPOLYMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOREGÜLER POLİMER

- STEREOSPECIFIC POLYMERIZATION[İng.] / POLYMÉRISATION STÉRÉOSPECIFIQUES[Fr.] / STEREOSPEZIFISCHE POLYMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOSPESİFİK POLİMERLEŞME

- STEREOTİP/STEREOTYPE[İng.] değil/yerine/= KALIP


- STEREOTİPİK/STEREOTYPIC[İng.] değil/yerine/= BASMAKALIP

- STERIC HINDRANCE[İng.] / EMPÊCHEMENT STÉRIQUE[Fr.] / RÄUMLICHE BEHINDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STERİK ENGEL

- STERILE[İng.] / STÉRILE[Fr.] / STERIL, KEIMFREI[Alm.] ile/değil/yerine/= STERİL

- STERİLİZASYON/STERILIZATION[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRMA | KISIRLAŞTIRMA

- STERILISATION[İng.] ile/değil/yerine/= STERİLİZASYON

- STERİLİZATÖR/STERİLİZATOR[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRGAÇ

- STERİL/İZE[Fr.]/STERILE/STERILIZED[İng.]/ değil/yerine/= KISIR (KADIN) | MİKROPTAN ARINMIŞ, MİKROPSUZLAŞ(TIRIL)MIŞ, MİKROPSUZ | KISIR /ARINIK

- STERN-GERLACH EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE STERN-GERLACH[Fr.] / STERN-GERLACH-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STERN-GERLACH DENEYİ

- STEROID HORMONES[İng.] değil/yerine/= STREOİT HORMONLAR

( Steroid hormon, steroid olarak bilinen kimyasal bileşik sınıfına ait herhangi bir hormon grubu. Üç "steroid salgı bezi" (adrenal korteks, testisler ve yumurtalıklar) ve plasenta tarafından gebelik sırasında salgılanırlar. Tüm steroid hormonları kolestrolden türemiştir. Kan aracılığı ile hedef organların gözelerine taşınırlar ve burada çeşitli fizyolojik fonksiyonların düzenlenmesini sağlarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- STEROIDS[İng.] / STÉROÏDES[Fr.] ile/değil/yerine/= STEROİTLER