TÜRKÇE'Sİ VARKEN ...


 



Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



AÇIKLAMALAR/ÖNSÖZ
[Mutlaka okuyunuz!!!]

- Bazı sözcüklerin, hem sözlüklerdeki karşılığına yer verilmekte, bazılarına da özellikle yer vermeyip psikolojik, felsefi, bilimsel, sanatsal, göreceli, uygulayımsal, belirli bir sınırlılık ve yaklaşımlardan yararlanılarak parantezler açılmıştır.

- Bu çalışmada, başlıkların altlarındaki bilgilere/açıklamalara (parantezlere), kişilerin, kendilerinin düşünmelerine fırsat verebilme amacıyla ve özellikle pek fazla yer verilmemektedir. Zihinlerce/kişilerce uygun bulunmayabilecek bilgiler/parantezler, gözardı edilebilir.
[ Kavramların yanında bulunan ( ) parantezler, ek bilgi ya da açıklama olarak, [ ] köşeli parantezler ise ayrıntı/teknik bilgi vermek üzere kullanılmıştır. ]

- Çoğu sözcüğe, özellikle ve belirli bir yaklaşımla yer verilmemiştir. Hayır! / Evet!

- Bu çalışmada, çoğu sözcüğün/kavramın altında, bazılarında “açıklama/ları” bulunmakta, bazılarında da -özellikle ve çeşitli nedenlerden dolayı- bulunmamaktadır.

- Bazı başlıkların altına, veri/bilgi girmemizin çeşitli nedenlerinden biri ise ulaşım/erişim kolaylığı sağlamak üzere, hazır veri/bilgi karşılıklarını sunmak üzeredir! [Dolayısıyla sizin de FaRkLaR Kılavuzu'na destek olabilmek amacıyla üyeliğinizi şimdi başlatmanızı dileriz! Teşekkür ederiz!] )

- Bu çalışmanın, sadece sözlük olarak algılanmamasını ve kullanılmamasını da sağlamak amacıyla ve özellikle “:”[iki nokta üst üste] ya da “...dır!” şeklinde belirtilmemiştir!

- Bu çalışmada, başlıkların [kavram ya da olguların], ne olduklarından çok, ne olmadıklarına işaret etme çabası güdülmektedir. [ Bir DEĞİL’leme çalışması olarak değerlendirilmelidir! ]

- Bu çalışmada bulunan tüm karşılaştırmaların, tanımlan(a)mayan, sözcük olarak karşılığı/adı tam olarak oluşturul(a)mamış, fakat zihinlerimizde karşılığı bulunan/bulunabilen “3.” anlamları ve/veya ara anlamları düşünülebilir.

- Bu kılavuz/sözlük, dil(d)e/kavramlar(d)a/sözcükler(d)e ilginizin daha da artması ve sözlük/ahit kullanımını artırmayı amaçlamaktadır.

- İngilizce’ye ve öteki dillere yer verme nedenimiz, öteki dillerle karşılaştırmalı yaklaşımla belirli bir bilince sahip olmanıza, aracı olabilmektir.

- Çoğu sözcüğün, zaman içinde, kökenbilimsel(etimolojik) derinliklerine ve öteki dillerdeki karşılıklarına da yer verilecektir. (Bu konuda her türlü destek ^v(ve/veya) katkınızı görmekten mutluluk duyarız!)

- Bu kılavuzdaki bilgiler, SDP(Sinir Dili Programlası)(NLP) üzerine de kılavuzluk edebilir.

- Bu kılavuz, soru sorma/sorgulama, yoğun/derin düşünme aracı/vesilesi olarak kullanılabilir.

- Bu kılavuz/sözlük üzerine olan tüm katkı/destek/uyarı/yorum ve önerilerinizi görmek ve değerlendirmekten mutluluk duyarız! Ayrıca burayı tıklayarak, dille ve buradaki içerikle ilgilenebileceğini düşündüğünüz kişilere tavsiye edebilirsiniz.



"... ile/ve/değil/yerine ..."
[bağlaçların kullanımı/okunuşu...]

- Kavramların aralarında kullanılan/bulunan
"... ile/ve/değil/yerine ..."
bağlaçları, ilgili satırı 2/3/4 kez ve ayrı ayrı şekilde okumanız ve satırları tekrarlamamak içindir.
( - UCLAR ile FARKLAR [karıştırılmamalı!]
- UCLAR ve FARKLAR [ayrı olmalarının yanısıra birlikte de düşünülebilir/kullanılabilir!]
- UCLAR değil FARKLAR [dır!]
- UCLAR yerine FARKLAR [düşünülmeli/kullanılmalıdır!] )



... ile ...
[ÖNCESİ | SONRASI]

- Sözcükleri dizerken ya da "... ile" öncesiyle "ile ..." sonrası arasında bir öncelik/fark/özellik/tercih/vurgu yoktur. Her ikisini de kesinlikle birbirine karıştırmamak, her ikisinin de derinliğine/önemine ve ciddiyetine yer/destek verilmesi gerekmektedir.

- Belirlemelerin/karşılaştırmaların daha da oturması/derinleşmesi için, "ile"den sonraki sözcüğün yanına tekrar "ile"den önceki sözcüğü düşünerek/koyarak değerlendiriniz.
( "- BÜTÜN ile TÜM" ise "- BÜTÜN ile TÜM (ile BÜTÜN)" gibi. )



EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Mayıs 2020 - 07 Ağustos 2020 arasında... ]


 

Bugün [07 Ağustos 2020] itibariyle
Türkçe bölümüne yapılmış olan eklemeler, aşağıdaki gibidir.
[ 06 Mayıs 2020 - 07 Ağustos 2020 arasında... ]
( 89 yeni ekleme, 60 katkı )


- KUVÖZ[Fr. < COUVEUSE] değil/yerine/= YAŞANAK
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 19:36 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜT ile KÜT ile KÜT
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 19:22 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55846 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kısa ve kalınca. | Keskin olmayan. İLE Tahta vb. katı şeylere vurulduğunda çıkan ses. İLE Smaç. )

- KÜŞADE[Fars. < GUŞÂDE] değil/yerine/= AÇIK, AÇILMIŞ
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 19:17 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜRKAS[Fr. < CURCAS] değil/yerine/= HİNT FISTIĞI
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 18:14 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55840 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sütleğengillerden, meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. )

- KÜPEŞTE[Yun.]/PARAPET[İt. < PARAPETTO] değil/yerine/= KORKULUK
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 16:00 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55832 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )

- KÜMÜLÜS değil/yerine/= KÜME BULUT
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 15:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üst bölümleri bembeyaz ve küme durumunda, tabanı da çoğu kez yatay ve esmer bulut. )

- KÜLÜSTÜR[Yun.] değil/yerine/= YIPRANMIŞ, ESKİ, BAKIMSIZ
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 15:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 15:14 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜBİK[Fr. < CUBIQUE] değil/yerine/= KÜP BİÇİMLİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 14:23 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55813 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Küp ve kesme biçiminde olan. | Kübizm akımına uyularak yapılan. | Küp biçiminde olan. )

- KUZİN[Fr. < COUSINE] değil/yerine/= KIZ YEĞEN
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 13:58 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55808 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GLAYÖL[Fr. < GLAIEUL] değil/yerine/= KUZGUNKILICI
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 13:55 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55807 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Süsengillerden, uzun, ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. )

- DİNAMOMETRE değil/yerine/= KUVVETÖLÇER
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 13:05 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55801 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güçleri/kuvvetleri ölçmeye yarayan araç. )

- KURYE[Fr. < COURRIER] değil/yerine/= TAŞIYICI
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 12:17 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55790 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kişi. | Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kişi. | Uçakla gönderilen mektup, koli ya da havale. | Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. )

- KURUL/HEYET[Ar.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL]/ASAMBLE[ASSEMBLEE] ile KURULTAY/KONGRE[Fr. < CONGRES]
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Ağustos | 11:55 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir işi yapmak, yönetmek ya da bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk. İLE Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. | Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belirli sürelerle ya da gerektikçe yaptığı genel toplantı. | Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis. )

- KONSTRÜKTİVİZM[Fr. < CONSTRUCTIVISME] değil/yerine/= KURMACILIK
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 22:10 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55772 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Resim ve heykelde, yapıtı, geometrik öğeleri ile kurmayı temel alan anlayış. )

- KURÂDA[Ar.] değil/yerine/= İŞE YARAMAZ, YIPRANMIŞ/ESKİMİŞ/BOZULMUŞ, CILIZ
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 21:34 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KURABİYE[Ar. < QUREYBİYYE] değil/yerine/= ÇÖREK
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 21:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şekerli ya da tuzlu küçük çörek. )

- KUNT/KUND[Fars.] değil/yerine/= DAYANIKLI, SAĞLAM, KALIN, AĞIR
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 21:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55759 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUVARSİT[Fr. < QUARTZITE] değil/yerine/= KUM TAŞI
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 20:53 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55754 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kum tanelerinin kaynaşmasıyla oluşmuş bir tür tortul kayaç, kuvarsit. )

- KUİNTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 17:21 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55733 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KROS[İng. < CROSS] değil/yerine/= DOĞADA KOŞU
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 16:29 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55720 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılan koşu. )

- KROMOTROPİZM[Fr. < CHROMOTROPISME] değil/yerine/= CANLI YÖNELİMİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 16:24 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55718 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Canlı bir var olanın, belirli renkte bir nesneye doğru yönelme hareketi. )

- KROMATİK değil/yerine/= RENKSER
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 15:55 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55715 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Renkser. | Kromozomlarla ilgili. | Yarım tonlardan oluşan ses dizisi. )

- KRİYOSKOPİ[Fr. < CRYOSCOPIE] değil/yerine/= TUZLU ERİYİK DONMASI BİLİMİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 15:35 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55713 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu. )

- KRİSTALOİT[Fr. < CRISTALLOIDE] değil/yerine/= BİLLURSU
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 15:28 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55712 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KRİSTAL[Fr. < CRISTAL] değil/yerine/= BİLLUR
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 15:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55711 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KRETON[Fr. < CRETONNE] değil/yerine/= KETEN/BASMA
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 12:32 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55706 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir tür keten, patiska ya da basma. )

- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 31 Temmuz | 12:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )

- KRATER[Fr. < CRATERE] değil/yerine/= YANARDAĞ AĞZI
[Eklenme Tarih ve Saati: 27 Temmuz | 17:11 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55696 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUTUR[Ar.]/DİYAGONAL[Fr. < DIAGONALE] değil/yerine/= KÖŞEGEN
[Eklenme Tarih ve Saati: 27 Temmuz | 16:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55686 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir çokgende ardışık olmayan ya da çok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi. )

- KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]
[Eklenme Tarih ve Saati: 27 Temmuz | 12:15 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55645 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )

- KOSTİK[Fr. < CAUSTIQUE] değil/yerine/= DOKU YAKAN
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 20:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran. )

- KORTE[İt. < CORTE]/FLÖRT[Fr./İng. < FLIRT] değil/yerine/= ÂŞIKTAŞLIK
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 19:25 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55616 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. | Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek. | Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. )

- KORT[İng. < COURT]/SAHA[Ar.] değil/yerine/= ALAN
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 19:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55615 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tenis oynanılan alan. | Adliye Sarayı. )

- SARGAÇ/KORSA/KORSE[Fr. < CORSET] ile KORSAJ[Fr. < CORSAGE]
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 19:13 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55614 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. | Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda gövdeyi düzgün tutmaya yarayan nesne. İLE Küçük, kısa sargaç. )

- KORNER[İng. < CORNER] değil/yerine/= KÖŞE | KÖŞE ATIŞI
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 18:48 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55610 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KORNEA[Lat.] değil/yerine/= SAYDAM TABAKA
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 18:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55609 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KORELASYON[Fr. < CORRELATION] değil/yerine/= BAĞINTI
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 18:38 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55607 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )

- DİASPORA[Fr.] değil/yerine/= KOPUNTU
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 16:57 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir ulusun ya da inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. | Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. | Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları. | Kopmuş parça. )

- KOORDİNE[Fr. < COORDINNE] değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 16:32 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55597 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KONVANSİYON[Fr./İng. < CONVENTION] değil/yerine/= ANTLAŞMA
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 16:21 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55596 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Antlaşma. | Bir anayasa yapmak ya da bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü geçici meclis. )

- YAĞIZ/ESMER[Ar.] ile KUMRAL ile KONUR
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 16:16 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55594 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Siyaha çalan buğday rengi. | Kurşuni renk. | Bu renkte olan. | Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan kişi. İLE Koyu sarı ya da açık kestane rengi. | Teni ve saçları sarıya çalan açık buğday rengi olan kişi. İLE Açık kestane renginde olan. )

- KONTRAT[Fr. < CONTRAT] değil/yerine/= SÖZLEŞME
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 15:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEMAS[Ar.]/KONTAK[Fr./İng. < CONTACT] değil/yerine/= DEĞME/DOKUNMA, BAĞLANTI
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 15:05 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55587 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması. | Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek. | Bağlantı, ilgi. | Akıl sağlığı yerinde olmayan, dengesiz. )

- KONSORSİYUM[Fr. < CONSORTIUM] değil/yerine/= ŞİRKETLER BİRLİĞİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 14:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55586 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KONSOLİDE[Fr. < CONSOLIDE] değil/yerine/= VADESİ UZATILAN BORÇ
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 14:37 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KONSOL[Fr. < CONSOLE] değil/yerine/= DOLAP
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 14:34 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55583 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. | Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, öteki bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi. )

- KONSEY[Fr. < CONSEIL] değil/yerine/= KURUL
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 14:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55582 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KONKUR[Fr. < CONCOURS] değil/yerine/= YARIŞMA
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 14:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55579 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KON(N)EKTÖR[Fr. < CONNECTEUR] değil/yerine/= BAĞLAYICI
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 13:47 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Demir yollarında fren kumanda kollarını dingilin üzerine bağlayan ve iki ucunda da kumanda kolunun girmesine uygun deliği bulunan parça ya da düzen. )

- KONDİSYON[Fr./ing. < CONDITION]/ŞART[Ar.] değil/yerine/= KOŞUL
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 12:54 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55570 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KOMÜTATÖR[Fr. < COMMUTATEUR] değil/yerine/= ANAHTAR
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 10:17 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BASI/KOMPRES[Fr. < COMPRESSE] ile SIKMAÇ/KOMPRESÖR[Fr. < COMPRESSE]
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 10:13 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55562 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaraların bakımında ya da başka bir amaçla kullanılan katlı bez. İLE Bir akışkanı ya da gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan araç. | Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. | Sert nesneleri kırmak ve delmek için kullanılan makine. )

- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= ARACI
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 10:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aracı. | Çok zengin kişi. | Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı. )

- KOMPLİMAN[Fr. < COMPLIMENT]/İLTİFAT[Ar.] değil/yerine/= İNCELİK
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 10:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55560 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. | Koltuklama. )

- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT
[Eklenme Tarih ve Saati: 20 Temmuz | 09:56 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55559 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )

- ARAŞTIRICI ile/değil/||/<> ARACI/UZMAN/HAFİYE[Ar.] ile/değil/||/<> CASUS
[Eklenme Tarih ve Saati: 17 Temmuz | 19:08 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55541 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜNKAD[Ar.] değil/yerine/= BOYUN EĞEN
[Eklenme Tarih ve Saati: 16 Temmuz | 17:14 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KOLİT[Fr. < COLITE] değil/yerine/= KALIN BAĞIRSAK YANGISI
[Eklenme Tarih ve Saati: 13 Temmuz | 09:52 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55530 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KOLİK[Fr. < COLIQUE] değil/yerine/= SANCI
[Eklenme Tarih ve Saati: 13 Temmuz | 09:48 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55529 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bağırsak, böbrek gibi içi boş organlarda, aralıklı duyulan güçlü sancı. )

- RÜÇHAN HAKKI ile YASAL ÖNCELİK HAKKI
[Eklenme Tarih ve Saati: 08 Temmuz | 14:43 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55504 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KOKART[Fr. < COCARDE] değil/yerine/= SİMGE
[Eklenme Tarih ve Saati: 07 Temmuz | 15:41 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55495 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Asker şapkalarına takılan ve rengi uluslara göre değişen simge/işaret. | Belirli bir topluluğa özgü olan simge/işaret. )

- KLOSTROFOBİ[Fr./ing. < Yun.] değil/yerine/= KAPALI YER KORKUSU
[Eklenme Tarih ve Saati: 06 Temmuz | 15:50 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55480 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK
[Eklenme Tarih ve Saati: 06 Temmuz | 15:45 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )

- KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM
[Eklenme Tarih ve Saati: 06 Temmuz | 14:18 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55472 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GALETA[İt. < GALLETTA] değil/yerine/= KIRIKKIRAK
[Eklenme Tarih ve Saati: 06 Temmuz | 10:04 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çubuk biçiminde gevrek peksimet. )

- KİKLOTRON[Yun. ] değil/yerine/= HIZLANDIRICI
[Eklenme Tarih ve Saati: 02 Temmuz | 15:28 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Atom araştırmalarında, elektriklenmiş cisimlere yüksek hız veren bir aygıt. )

- KİFAFLANMAK[Ar.] değil/yerine/= AZLA YETİNMEK
[Eklenme Tarih ve Saati: 02 Temmuz | 12:19 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elde ne varsa onunla, çok az yiyecekle karın doyurmak, çok az şeyle yetinmek. )

- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 02 Temmuz | 11:25 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55413 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )

- KIYICI ile KIYICI/GADDAR ile KIYICI
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Temmuz | 14:31 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55398 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıyma işini yapan kişi. İLE Gaddar. İLE Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kişi. )

- MAĞDUR/İYET[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN/LIK
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Temmuz | 14:24 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55397 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !ZULÜM/GADİR[Ar.] ile !KIYGI/KIYIN
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Temmuz | 14:23 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55396 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KITİPİYOZ[Yun.] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI, KÖTÜ
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Temmuz | 13:00 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55389 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIT[Ar. < KAHT] ile AZ/YETERSİZ
[Eklenme Tarih ve Saati: 01 Temmuz | 12:27 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55385 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIRMIZI[Ar.] değil/yerine/= AL
[Eklenme Tarih ve Saati: 30 Haziran | 15:11 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55369 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİFRAKSİYON[Fr./İng. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM
[Eklenme Tarih ve Saati: 30 Haziran | 12:00 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55358 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi. )

- KEŞŞÂF[Ar.] değil/yerine/= İZCİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 15:14 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55312 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEŞİDE[Fars.] değil/yerine/= ÇEKİLİŞ
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 15:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55311 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekme. | Arap harfli yazıda bazı harflerin baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma. )

- MARON[Fr. < MARRON] değil/yerine/= KESTANE RENGİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 14:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55309 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KESAT[Ar. < KESÂD] değil/yerine/= DURGUNLUK, YOKLUK, KITLIK
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 12:53 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55300 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KERRAT[Ar.] (CETVELİ) değil/yerine/= ÇARPMA/ÇARPIM (TABLOSU)
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 12:35 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55297 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KERRAKE/KERÂKE[Ar.] değil/yerine/= ÜSTLÜK
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 12:33 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55296 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnce softan hafif ve dar bir üstlük. )

- KENTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 11:26 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KENGEL/KENGER[Fars.] = EŞEK DİKENİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 22 Haziran | 11:21 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birleşikgillerden, yaprakları dikenli yaban bir bitki. )

- ARKEOLOJİ değil/yerine/= KAZI BİLİMİ
[Eklenme Tarih ve Saati: 18 Mayıs | 19:07 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tarih öncesi ve eski çağlardan kalma yapıtları, tarih ve sanat açısından inceleyen bilim. )

- ADDETMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYMAK
[Eklenme Tarih ve Saati: 07 Mayıs | 11:55 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK
[Eklenme Tarih ve Saati: 06 Mayıs | 19:09 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )

- KAYNAK/REFERANS[İng. < REFERENCE] ile/ve/||/<>/> KAYNAKÇA
[Eklenme Tarih ve Saati: 06 Mayıs | 18:40 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Araştırma ve incelemede yararlanılan belge. | Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı ya da yapıtların tümü. İLE/VE/||/<>/> Belirli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan ya da en iyilerini seçen yapıt. )

 

 



 

 


 

 

( Bugün [07 Ağustos 2020] itibariyle
Türkçe bölümünde,
3108 başlık/FaRk yer almaktadır.
)





-!DESPOT[Fr.] değil/yerine/= !BUYURGAN



-!MENFÛR[Ar. < NEFRET] değil/yerine/= İĞRENÇ



-!MONARŞİ[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= TEKERKLİK

( Siyasal yetkenin, genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet yönetimi. )


-!TALAN[Fars.]/İHTİKÂR[Ar.]/ÇAPUL/PLAÇKA[< Arnavutça] değil/yerine/= !YAĞMA/VURGUN



-!TELİN[Ar.] değil/yerine/= !KARGIMA, KARGIŞ

( !Kargıma, lânet okuma, lânetleme. )


-!TERÖR[Fr.]/!TEDHİŞ[Ar.] değil/yerine/= !YILDIRI



-!ZULÜM/GADİR[Ar.] ile !KIYGI/KIYIN



-... İCABI yerine ... GEREĞİ



-"... BÂBINDA" ile/değil/yerine ... BAĞLAMINDA



-"... BAZLI"[< İng. BASE] değil/yerine/= TEMELLİ



-"... VAZİYETTE" yerine "... DURUMDA"



-"ALİVYON" değil ALÜVYON/LIĞ



-"AMBULANCE" değil AMBULANS



-"AMPİRİK/EMPİRİK" değil/yerine/= DENEYSEL



-"ANA" değil/yerine/= ONA



-"ANCHORMAN" değil/yerine/= ANA HABER SUNUCUSU



-"APLİKASYON" değil/yerine/= UYGULAMA



-"ATMOSFER" değil/yerine/= ORTAM



-"CİMNASTİK/JİMLASTİK" değil JİMNASTİK[Fr.] değil ESNETİM



-"DATABEYZ"[İng. DATABASE] değil/yerine/= VERİTABANI



-"DİREK/MAN" değil DOĞRUDAN



-"DİZAYN EDİLMİŞTİR" değil/yerine/= TASARLANMIŞTIR



-"DOMİNE ETMEK" değil/yerine/= YÖNLENDİRMEK



-"EDİT ETMEK" değil/yerine/= DÜZENLEMEK



-"ELİMİNE (ETMEK)"[Fr.] değil/yerine/= ELEMEK/AYIKLAMAK



-"ES" değil/yerine/= DURAKLAMA



-"FANATİK" değil/yerine/= "BAĞNAZ/TUTKUN"



-"FENÂLAŞMAK" değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇMEK



-"HADİ BAY" değil/yerine/= UĞURLAR OLSUN, HOŞÇAKAL, SAĞLICAKLA



-"HARBİDEN" yerine "GERÇEKTEN"



-"HOMOJENLEŞME" değil/yerine/= BENZEŞME/BAĞDAŞIK



-"HURRA"[İng.] değil/yerine/= YAŞA!



-"HÜMANİZM/HÜMANİST" değil/yerine/= İNSANCIL

( Bilgelik/hikmet/irfan ile hak arayışı. )


-"İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK



-"KANBUR" değil KAMBUR



-"KIZILDERİLİ" değil/yerine AMERİKA(N) YERLİSİ/ESKİ HİNTLİLER/OLD INDIANS



-"KONTEKS/T" değil/yerine/= BAĞLAM



-"LANSE"[Fr.] (ETMEK) değil ÖNE SÜRMEK



-"MALUMUNUZ" ... ile/ve/değil/yerine/<> ANIMSARSANIZ ...



-"MALUMUNUZ" ... ile/ve/değil/yerine/<> BİLDİĞİNİZ GİBİ



-"MATCHLEŞME" değil/yerine/= EŞLEŞME/"ÖRTÜŞME"



-"MÜMKÜN OLAMAZ" değil/yerine/= OLANAKSIZ



-"NO ADMITTANCE | GİRİLMEZ" değil/yerine GİRİLMEZ (NO ADMITTANCE)

( Önce/üstte Türkçe'si, sonra/altında İngilizce'si. )


-"OSMANLICA" değil OSMANLI TÜRKÇESİ



-"OTOMATİKMAN/OTOMATİK OLARAK" ile/ve DOĞRUDAN/"DOĞAL OLARAK"



-"PROTEST" (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)



-"SAÇI KEL" değil KAFASI KEL



-"SEKONDER/PRİMER ..." değil/yerine/= İKİNCİL/BİRİNCİL ...



-"SEKSÎ" ile/ve KIŞKIRTICI



-"SELFİ(E)" değil/yerine GÖRÇEK



-"SOFTVEYR"[İng. < SOFTWARE] değil/yerine/= YAZILIM



-"SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK" değil/yerine/= ARAMA YAPMAK



-"STAR"[İng.] değil/yerine/= "YILDIZ"



-"START ALMAK/ALDIRMAK / VERMEK" değil/yerine/= BAŞLAMAK/BAŞLATMAK



-"STRES OLDUM" değil/yerine GERİLDİM



-"TBT" değil/yerine/= HGG

( "Throw Back Thursday" DEĞİL/YERİNE/= Hey Gidi Günler. )


-"TEŞVİK-İ MESAİ" değil TEŞRİK-İ MESAİ/İŞBİRLİĞİ



-"TOTAL OLARAK" değil TOPLAM OLARAK



-"YETERSİZ BAKİYE" değil/yerine/= YETERSİZ TUTAR



-"YURO" yerine "AVRO"



-(BUL)DOZER değil/yerine/= YOLDÜZLER



-(DİYELEKTİK değil/değil/yerine/= DİYALEKTİK) değil/değil/yerine/= EYTİŞİM(SEL)



-[ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)" değil ME, CE(KARE)



-[gökbilim] FAKÜL[Fr.] değil/yerine/= BENEK



-[ne yazık ki]
!ELİT/İST değil/yerine/= SEÇKİN/Cİ



-[ne yazık ki]
!FAHİŞ/FUHUŞ ile/ve/||/<> !MURABAHA/TEFECİLİK

( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. İLE/VE/||/<> Bir malı, çok fazla kârla satma. | Yasanın izin verdiği sınırdan aşkın faiz alma. )


-[ne yazık ki]
!GENOSİT değil/yerine/= SOYKIRIM



-[ne yazık ki]
!İRTİKÂB ile/değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET[Ar. < RİŞVET] YEME

( Bekleme, gözleme. | Kötü bir iş işleme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Yaptırılmak istenilen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için birine mal ya da para olarak sağlanan çıkar. )


-[ne yazık ki]
!İRTİKÂB ile/değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET[Ar. < RİŞVET] YEME

( MÜRTEKİP[Ar.]: Kötü, uygunsuz işler çeviren. | Rüşvet yiyen/yiyici. )


-[ne yazık ki]
!İSTİHZÂ'/SARAKA[argo] değil/yerine/= !ALAY ETME [bkz. İSTİSHÂR]



-[ne yazık ki]
!İSTİSHÂR değil/yerine/= !ALAY ETME, EĞLENME



-[ne yazık ki]
!MUHTELİS[Ar.] değil/yerine/= ÇALAN

( Beylik mal ya da parayı zimmetine geçiren, çalan. )


-[ne yazık ki]
!MÜFSİT[Ar.]/MÜZEVİR[Ar.] değil/yerine/= ARABOZUCU



-[ne yazık ki]
!MÜPTELA[Ar. < BELÂ] değil/yerine/= BAĞIMLI | DÜŞKÜN, TUTULMUŞ



-[ne yazık ki]
!MÜSKİRAT[Ar. < SEKR] değil/yerine/= SARHOŞ EDEN ŞEYLER



-[ne yazık ki]
!MÜSTEHZÎ değil/yerine/= ALAYCI



-[ne yazık ki]
!MÜSTEMLEKE[Ar.] değil/yerine/= SÖMÜRGE



-[ne yazık ki]
!MÜTECÂVİZ[Ar.] değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN



-[ne yazık ki]
!SAVAŞ ve/||/<>/>/< !YILDIRMA/TERÖR[Fr.]



-[ne yazık ki]
KARGAŞA ile VURTUT

( ... İLE Silah kullanılan kargaşa. | Uzun uzun çekişerek, sıkı pazarlık ederek. )


-[ne yazık ki]
MELÂNET[Ar. < LA'N] değil/yerine/= BÜYÜK KÖTÜLÜK



-[ne yazık ki]
MUHTEKİR[Ar.]/SPEKÜLATÖR[Fr.] değil/yerine/= VURGUNCU



-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olan, zaman ve uzay ile sınırlıdır ve koşulların ürettiğidir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Bir an gerçek gibi görünmek, sahte olanın doğasıdır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanı yıkamazsınız, çünkü onu durmadan yaratıyorsunuz. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahtenin sahteliği anlaşıldığında, o, kendi kendine erir gider. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanı sahte olarak görmek ve sahte olanı terk etmek, gerçeği getirecektir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olduğunu gördüğünüz her ne ise o eriyip kaybolur. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın zamana gereksinimi olduğunu ve zamana gereksinimi olanın sahte olduğunu bir kez anlarsanız, zaman ötesi ve hep şimdi'de olan Gerçek'e yakınlaşmış olursunuz. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Gerçeğin görülmesini o kadar zorlaştıran, sahte olana tutunup ondan kopamamaktır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanı fark edip onu reddetmek, gerçeğe giden yolu açar. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin, sahte olan tarafından kör edilmişken, doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın keşfedilip terk edilmesi, gerçek olanın zihne girişini sağlar. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın yıkımı, şiddet değildir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( Sahte olan "Ben-im" duygusu değil, fakat kendinizi ne sandığınızdır. )


-[ne yazık ki]
SAHTE[Fars.] değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE

( The false is limited in time and space and is produced by circumstances.
It is the nature of the false that it appears real for a moment.
You cannot destroy the false, for you are creating it all the time.
To see the false as false and abandon the false brings reality into being.
It is the discarding the false that opens the way to the true.
What you see as false, dissolves.
Once you understand that the false needs time and what needs time is false, you are nearer the Reality, which is timeless, ever in the now.
It is the clinging to the false that makes the true so difficult to see.
Reality is common to all. Only the false is personal.
The false dissolves when it is discovered.
The discovery and abandonment of the false remove what prevents the real entering the mind.
The destruction of the false is not violence.
Renunciation of the false is liberating and energizing.
It is not the "I am" that is false, but what you take yourself to be. )


-[ne yazık ki]
TEZYÎF[Ar. < ZEYF] değil/yerine/= DEĞERSİZ GÖSTERME | ALAY ETME



-ABAKÜS değil/yerine/= SAYIBONCUĞU (ÇÖRKÜ)



-ABLUKA değil/yerine/= KUŞATMA



-ABONELİK değil/yerine/= SÜRDÜRÜMCÜ OLMAK



-ABONMAN/ABONE değil/yerine/= SÜRDÜRÜM/CÜ



-ABSÜRD yerine SAÇMA



-AÇIKLAMA ile/ve/değil BETİMLEME/TASVİR[Ar.]



-AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Ayırd edici. İLE/VE Nitelendirici. )


-AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Sıfatı, ad yapabiliriz fakat adı, sıfat yapmamalı ya da titiz davranılmalıdır. )


-ADALE[Ar.] değil/yerine/= KAS



-ADÂLET/HUKUK değil/yerine/= TÜZE



-ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]

( Toplumla olan ilişkide. İLE/VE/||/=/<>/< Kişide. )


-ADÂLET ile/ve/||/=/<>/< DENGE, ÖLÇÜLÜLÜK/İTİDÂL[< ADL]

( İçte. İLE/VE/||/=/<>/< Dışta. )


-ADAPTASYON değil/yerine UYARLAMA



-ADAPTÖR değil/yerine UYARLAYICI/UYARLAÇ



-ADÂVET/MUGALAZA[Ar.] değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK



-ADDETMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYMAK



-ÂDETÂ değil/yerine/= NEREDEYSE



-ADMIN[İng.] değil/yerine/= YÖNETİCİ



-ADRES[İng. ADDRESS] değil/yerine/= BULUNAK



-AFİYET OLSUN değil/yerine/= YARASIN



-AGAMİ değil/yerine/= BORAZANKUŞU

( Güney Amerika'da yaşarlar. )


-AĞIRBAŞLILIK/AYIKLIK = SOBRIETY[İng.] = SOBRIÉTÉ[Fr.] = NÜCHTERNHEIT[Alm.] = SOBRIEATAS[Lat.]



-AĞIRSIKLET değil/yerine/= BAŞAĞIRLIK



-AHENK(ARMONİ) değil/yerine/= UYUŞUM



-AHLÂK değil/yerine/= AKTÖRE



-AİDAT değil/yerine/= ÖDENTİ



-AİT ile/yerine İLGİLİ/İLİŞKİN

( Neye, nereye ait olduğumuz, kendi duygularımız ve kanı-mızla ilgilidir. )


-AİT ile/yerine İLGİLİ/İLİŞKİN

( Akıllı kişi, hiçbir şeyi kendine ait saymaz. )


-AİT ile/yerine İLGİLİ/İLİŞKİN

( Hiçkimseye ait olmadan, herkesindir! )


-AİT ile/yerine İLGİLİ/İLİŞKİN

( Kim anlıyor ve/ya da zevk ediyorsa, onundur! )


-AJANDA değil/yerine/= ANDAÇ



-AJİTASYON değil/yerine/= KIŞKIRTMA



-AKADEMİSYEN değil/yerine/= BİLİMCİ



-AKİS değil/yerine/= EVİRTİM



-AKL-I SELÎM değil/yerine/= SAĞDUYU



-AKRAN[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜR/TAYDAŞ[halkta]

( Yaşça yakın, yaşıt, boydaş, taydaş. | Öğrenmiş, alışmış. | Alışılmış, yadırganmaz olmuş, menus. | Takım, fırka, zümre. )


-AKS-ÜL-AMEL değil/yerine/= TEPKİ



-AKS değil/yerine/= DİNGİL



-AKSAN değil/yerine/= VURGU



-AKSELEROMETRE değil/yerine/= İVMEÖLÇER



-AKSESUAR değil/yerine/= DONATIMLIK



-AKSİLİK değil/yerine/= TERSLİK



-AKSİNE/BİL-AKİS[Ar.] değil/yerine/= TERSİNE



-AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]



-AKSİYOM[Fr.] değil/yerine/= BELİT



-AKTİVİTE değil/yerine/= ETKİNLİK



-AKTÜEL yerine GÜNCEL



-AKUSTİK değil/yerine/= YANKILANIM | YANKIBİLİM



-ALÂKA[Ar.] değil/yerine/= İLGİ, İLİŞKİ, İLİNTİ



-ALALEKSER değil/yerine/= ÇOĞUNLUKLA



-ALARM değil/yerine/= UYARI/AYTAR



-ÂLÂYİŞ değil/yerine/= DEPDEBE, TANTANA, GÖSTERİŞ (BU ANLAMI UYDURMA OLMAKLA BİRLİKTE YAYGINDIR)



-ALENEN yerine AÇIKÇA



-ALENGİRLİ değil/yerine/= GÖSTERİŞLİ



-ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= YALAZ(A)/YALIM



-ALEYHTAR değil/yerine/= KARŞITÇI

( Bir işe, davranışa ya da düşünceye karşı çıkan, karşı olan. )


-ALFABE yerine ABECE



-ALG değil/yerine/= SU YOSUNU



-ALMANAK değil/yerine/= YILLIK



-ALOGAMİ[Fr.] değil/yerine/= TOZLAŞMA/TOZLANMA

( Eril örgenlerdeki çiçek tozunun, rüzgâr ya da böceklerin aracılığıyla çiçeklerin tepeciğine konması, döllenme. | Polen tanelerinin rüzgâr, böcek, su gibi etkenlerle dişi üreme gözelerine ulaşması. | Sporlaşma. )


-ALTİMETRE değil/yerine/= YÜKSEKLİKÖLÇER



-ALTRUİZM değil/yerine/= ÖZGECİLİK | BEN DÜŞMANLIĞI



-ALÜVYON[Fr. ALLUVION] değil/yerine/= LIĞ



-AMATÖR değil/yerine/= ÖZENGEN



-AMBLEM değil/yerine/= BELİRTKE



-AMBLEM değil/yerine/= SİMGE, BELİR(TK)GE



-AMORTİSMAN değil/yerine/= YIPRANMA PAYI



-AMPLİFİKATÖR değil/yerine/= YÜKSELTEÇ

( Alçak ya da yüksek frekanslı akımların, yararlı etkilerini artırmaya yarayan araç. )


-ÂMÛT[Fars.] değil/yerine/= KUŞ YUVASI

( Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde bulunan kuş yuvası. )


-ANAHTAR[Yun.] değil/yerine/= AÇKI/AÇAR



-ANALİST değil/yerine/= ÇÖZÜMLEYİCİ



-ANALİZ[İng.] yerine ÇÖZÜMLEME



-ANAMNEZ değil/yerine/= ÖYKÜ ALMA



-ANANE[Ar.] değil/yerine/= GELENEK



-ANDROJİNİ/HÜNSÂ(ERSELİK)/HERMAFRODİT/MİZVÂCE

( Bir bireyde, hem erile, hem dişile özgü özelliklerin bulunması durumu. )


-ANGAJMAN değil/yerine/= BAĞLANTI



-ANGARYA değil/yerine/= YÜKLENTİ



-ANIMSAMA = TAHATTÜR = REMINISCENCE[İng.] = RÉMINISCENCE/RAPPELER[Fr.] = ANAMNESIS/ERINNERN[Alm.] = RECORDOR[Lat.] = ANAMNESIS[Yun.]



-ANKET[Fr. < Lat. INQUIRERE] değil/yerine/= SORMACA/SORUŞTURMA



-ANLAK = ZEKÂ = INTELLECT/INTELLIGENCE[İng.] = ENTENDEMENT/INTELLIGENCE[Fr.] = VERSTAND/INTELLIGENZ[Alm.] = INTELLECTUS/INTELLIGENITIA[Lat.] = INTELIGENCIA[İsp.]



-ANONS değil/yerine/= DUYURU



-ANTANT[Fr.] (KALMAK) | yerine ANTLAŞMAK



-ANTİPATİK değil/yerine/= SEVİMSİZ, İTİCİ, SOĞUK



-ANYON değil/yerine/= EKSİN



-APHELION değil/yerine/= GÜNÖTE



-APOGEE değil/yerine/= YERÖTE



-APOSTERİORİ değil/yerine/= SONSAL



-APOSTROF değil/yerine/= KESME (İMİ)



-APRİORİ değil/yerine/= İLKSEL



-ARAŞTIRICI ile/değil/||/<> ARACI/UZMAN/HAFİYE[Ar.] ile/değil/||/<> CASUS



-ARAZİ[Ar.] değil/yerine/= YEREY

( Yeryüzünden bir parça. | Yerkabuğunun oluşumu bakımından ele alınan herhangi bir parçası. )


-ARCTIC değil/yerine/= KUZEY YERUCU



-AREOMETRE[Yun. ARAIOS: Sulu, az koyu. | METRON: Ölçü.] değil/yerine/= SIVIÖLÇER

( Bir sıvının, özgül ağırlığını ölçmeye yarayan aygıt. )


-ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]



-ARGÜMAN[İng. ARGUMENT] değil/yerine/= (İKNA EDİCİ, YETERLİ/YETKİN) KANIT | SAV



-ARİFE değil/yerine/= ÖNGÜN



-ARK/KANAL değil/yerine/= SU YOLU



-ARKEOLOJİ değil/yerine/= KAZI BİLİMİ

( Tarih öncesi ve eski çağlardan kalma yapıtları, tarih ve sanat açısından inceleyen bilim. )


-ARSENİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SIÇANOTU

( Atom numarası 33 ve atom ağırlığı 74.91, yoğunluğu 5.7 olan, atmosfer basıncı altında, 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde, basit öğe. Simgesi: As )


-ARŞİV değil/yerine/= BELGELİK



-ARTİKÜLASYON[Fr., İng. ARTICULATION] değil/yerine/= BOĞUMLANMA



-ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK

( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma/sahip olma durumuyla/"nesnesiyle". )


-ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK

( Psikolojinin alanı/konusu. İLE/DEĞİL/YERİNE Hukukun alanı/konusu. )


-ASALAK ile PARAZİTOLOJİ[İng. PARASITOLOGY | Fr. PARASITOLOGIE][Osm. Ar. TUFEYLİYYÂT]

( Asalakları inceleyen bilim dalı. )


-ASIR değil/yerine/= YÜZYIL



-ASİSTAN değil/yerine/= YARDIMCI



-ASİT değil/yerine/= EKŞİT



-ASPİRATÖR değil/yerine EMMEÇ



-ASTRONOMİ değil/yerine/= UZAYBİLİM



-ASTRONOMİK değil/yerine/= ABARTILI



-ASUMAN[Fars.] değil/yerine/= GÖKYÜZÜ



-ÂŞ[Fars.] değil/yerine/= YEMEK

( Muharrem ayında pişirilen aşure. )


-AŞAĞILIK KOMPLEKSİ değil/yerine/= ALTSANMA



-AŞINIM/KOROZYON/CORROSION[İng.] ile/ve TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ/ENTROPY[İng.]

( Tersinemezlik, nesnel zamanı kurar. )


-AŞK[Ar.] değil/yerine/= SEVİ



-AŞKINLIK ile/ve/> GÖREVDEŞLİK/SİNERJİ



-ATÂLET[Ar.] değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM



-ATELYE/ATÖLYE değil/yerine İŞLİK

( Zanaatçıların ya da resim, yontu gibi sanatlarla uğraşanların çalıştıkları yer. | Gömlek. )


-ÂTIFET[Ar. çoğ. AVÂTIF] değil/yerine/= KARŞILIK BEKLEMEDEN GÖSTERİLEN SEVGİ, İYİLİKSEVERLİK



-ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] değil/yerine/= DÖLYATAĞI



-AVANS değil/yerine/= ÖNDELİK



-AVÂRIZ değil/yerine/= YER BİÇİMLERİ



-AVDET (ETMEK)[Ar.] değil/yerine/= GERİ GELME, DÖNME, DÖNÜŞ



-AVERAJ değil/yerine/= ORTALAMA SAYI FARKI



-AYİN değil/yerine/= TÖREN



-AYKIRI değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK



-AYNA değil/yerine/= GÖZGÜ



-AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] ile BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.]



-AYSBERG değil/yerine/= BUZDAĞI



-ÂZÂDE, HÜR, SERBEST değil/yerine/= ÖZGÜR



-AZAP[Ar. < AZAB < İZB: Tat, lezzet.] değil/yerine/= EZİNÇ

( Şiddetli acı ya da sıkıntı. )


-AZÎMET değil/yerine/= GİTME, GİDİŞ



-BA'S[Ar.] değil/yerine/= GÖNDERME, GÖNDERİLME | DİRİLTME | PEYGAMBERLİK



-BÂB[Ar.] değil/yerine/= BÖLÜM, KONU BAŞLIĞI | KAPI

( Kapı, sığınılacak yer, başvurulacak yer. )


-BÂB[Ar.] değil/yerine/= BÖLÜM, KONU BAŞLIĞI | KAPI

( Bir kitabın bölümlerinden her biri. )


-BÂB[Ar.] değil/yerine/= BÖLÜM, KONU BAŞLIĞI | KAPI

( İş, husus, madde. )


-BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI

( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )


-BAKTERİ değil/yerine/= BOZGAN



-BALANS[Fr., İng.] değil/yerine/= DENGE



-BÂLİĞ değil/yerine/= ERİN



-BÂM[Fars.]/KÜMBET[Fars. < GUNBED]/SAKAF[Ar.]/KUBBE[Ar.] değil/yerine/= ÇATI, DAM



-BARAKA ile/ve SIĞINAK/PENÂH[Fars.]/MELCE'[Ar. < MELÂCİ]

( ... İLE/VE Sığınılacak, iltica edilecek yer. | Hâmî. )


-BÂRİ[Fars.] değil/yerine/= EN AZINDAN / HİÇ OLMAZSA



-BARİYER[< İng. BARRIER] değil/yerine/= ÖNLEÇ/ENGEL



-BÂRİZ değil/yerine/= BELİRGİN



-BARKOD değil/yerine/= TANITKI



-BAROMETRE[< Fr. < Yun.] değil/yerine/= BASINÇÖLÇER



-BASI/KOMPRES[Fr. < COMPRESSE] ile SIKMAÇ/KOMPRESÖR[Fr. < COMPRESSE]

( Yaraların bakımında ya da başka bir amaçla kullanılan katlı bez. İLE Bir akışkanı ya da gazı, gereken basınca göre sıkıştırmaya yarayan araç. | Yol yapımında, dökülen çakılları, kumları bastırıp sıkıştırmak için kullanılan ağır silindirli araç. | Sert nesneleri kırmak ve delmek için kullanılan makine. )


-BASÎRET[Ar.] değil/yerine/= SAĞGÖRÜ

( Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği. | Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü. )


-BASKETBOL değil/yerine/= SEPETTOPU



-BÂSÛR[Ar. çoğ. BEVÂSÎR] değil/yerine/= MAYASIL

( Kalınbağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen iltihaplanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden makattan kan ya da irin gelmesi. )


-BAŞLU değil/yerine/= YARALI



-BÂTINÎ >< ZÂHİRÎ değil/yerine/= İÇREK >< DIŞRAK



-BAZ değil/yerine/= TABAN | ACIT



-BE-HEME-HÂL değil/yerine/= MUTLAKA, ELBETTE

( MUTLAKA, ELBETTE )


-BED-BAHT değil/yerine/= MUTSUZ



-BEDAVA[Fars.] değil/yerine/= ÜCRETSİZ



-BEDBAHT[Fars.] değil/yerine/= MUTSUZ



-BEDEN değil/yerine/= GÖVDE



-BEDİÎ değil/yerine/= GÜZEL, GÜZELLİK



-BELEDİYE[Ar.] değil/yerine/= URAY



-BELİT(AKSİYOM) = MÜTEARİFE = AXIOM[İng.] = AXIOME[Fr.] = AXIOM[Alm.] = AXIOMA[Yun.] = AXIOMA[İsp.]

( Kendiliğinden, apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme. İLE Bir gücün, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. | İnsan etkinliğinin ya da iradesinin açığa çıkması. | Hareket, iş. | Anamalın, belirli bir bölümü. | Hisse senedi. | Bir oyuncunun, sahne üzerindeki hareketi. | Oyunun temasını geliştiren, başlıca olay, öykü, gelişim. )


-BELLEK = HÂFIZA = MEMORY[İng.] = MÉMOIRE[Fr.] = GEDÄCHTNIS[Alm.] = MEMORIA[dissil/f.]/RECUERDO[eril/m.][İsp.]



-BEND değil/yerine/= YASA ALTMADDESİ



-BENİ/SENİ/ONU:
"ENTERESE ETMEZ" değil
(FAZLA/YETERİNCE) İLGİLENDİRMİYOR



-BERÂRÎ[< Ar. BERRİYYE] ile ÇÖLLER, SAHRALAR

( Çöller, sahralar. )


-BERRÎ[Ar.] değil/yerine/= KARASAL



-BESLENME = TAGADDİ, TAĞDİYE, İGTİDÂ'[< GIDÂ] = NUTRITION



-BETEL/KİFAS[İbr.] | PETRUS[Lat.] ile TEMELTAŞI

( BETEL/KİFAS[İbr.] | PETRUS[Lat.] )


-BEYÂNAT değil/yerine/= DEMEÇ



-BEYÂNNAME değil/yerine/= BİLDİRİ/BİLDİRGE



-BEYHÛDE değil/yerine/= BOŞUNA



-BEYİN değil/yerine EMİK



-BÎ-GÂNE değil/yerine/= KAYITSIZ, İLGİSİZ



-Bİ-NİŞAN değil/yerine/= NİŞANSIZ



-Bİ'L KUVVE[Ar.]/POTANSİYEL[Fr., İng. POTENTIAL] = GİZİL GÜÇ



-BİBERON değil/yerine/= EMZİK



-BİBLİYOGRAFYA[İng.] değil/yerine/= KAYNAKÇA



-BİÇİM = SÛRET = FORM[İng.] = FORME[Fr.] = FORM[Alm.] = FORMA[Lat.] = MORPHE, EIDOS[Yun.] = FORMA[İsp.]



-BİDÂYET[Ar.] değil/yerine/= BAŞLAMA, BAŞLANGIÇ



-BİLGİLİK = KAMUS = ENCYCLOPEDIA[İng.] = ENCYLOPÉDIE[Fr.] = ENZYKLOPÄDIE[Alm.] = ENCICLOPEDIA[İsp.]



-BİLGİSAYAR = COMPUTER[İng., İt.] = ORDINATEUR[Fr.] = COMPUTER/KOMPUTER[Alm.] = COMPUTADOR[İsp.]



-BİLİM İNSANI değil/yerine/= BİLİMCİ



-BİLİMCİ ile/ve/<>/> ÖKE ile/ve/<>/> BİLGER ile/ve/<>/> BİLGEN ile/ve/<>/> BİLMEN ile/ve/<>/> YETİLBEY ile/ve/<>/> BİLİMBEY

( Biliminsanı, akademisyen. İLE/VE/<>/> Doktor. İLE/VE/<>/> Yardımcı doçent. İLE/VE/<>/> Doçent. İLE/VE/<>/> Profesör. İLE/VE/<>/> Dekan. İLE/VE/<>/> Rektör. )


-BİLİMTEY = MEDRESE = UNIVERSITY[İng.] = UNIVERSITÉ[Fr.] = UNIVERSITÄT[Alm.] = UNIVERSITÀ[İt.] = UNIVERSIDAD[İsp.]



-BİSİKLET/VELESPİT[Fr.] değil/yerine/= ÇİFTTEKER



-BİŞNEV[Fars.] değil/yerine/= DİNLE!



-BİTEVİYE/MÜTEMADİYEN[Ar.] değil/yerine/= ARALIKSIZ, SÜREKLİ



-BİYOLOJİ değil/yerine/= DİRİMBİLİM



-BİYOLOJİK değil/yerine/= DİRİMSEL



-BODYGUARD değil/yerine/= KORUMA



-BOĞMAÇ/TURNİKE[İng. < TOURNIQUET] ile TURNİKE[Fr. < TOURNIQUET]

( Kan akıntısını durdurmak için kanama noktasının gerisine yapılan sıkı sargı. İLE Kişilerin teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uclarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç. )


-BOLD değil/yerine/= KOYU



-BONKÖR değil/yerine/= ELİAÇIK

( NE OLUR!
Arada bir, bonkör/insan ol! )


-BORDÜR değil/yerine/= KENARTAŞI



-BOTANİK değil/yerine/= BİTKİBİLİM



-BRANŞ değil/yerine/= DAL/KOL



-BRANŞ değil/yerine/= KOL



-BRİFİNG değil/yerine/= ÖZETLEM



-BRONZ[Fr.] değil/yerine/= TUNÇ

( Genellikle %1-10 kalay ve %90-99 bakırdan oluşan bir alaşım. [Günümüzde, kalay içermeyen alaşımlar için de bronz adı kullanılmaktadır. Alüminyum/manganez/berilyum bronzu gibi.] )


-BRÜLÖR[Fr.] değil/yerine/= YAKMAÇ

( Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten aygıt. )


-BRÜT değil/yerine/= KESİNTİSİZ



-BUHÂR değil/yerine/= BUĞU



-BUKET değil/yerine/= DEMET



-BUKLE(T)[Fr.] değil/yerine/= LÜLE[Fars.]

( ... YERİNE Bükülmüş, dürülmüş şey. | Bir akarsu ölçü birimi. | Saç kıvrımı. | Su akan, musluksuz boru. )


-BURKA/BÜRKA'[Ar.] değil/yerine/= YAŞMAK

( Peçe, tül, yaşmak, yüzörtüsü. )


-BUTON değil/yerine/= DÜĞME



-BUY-I GÜL[Fars.] değil/yerine/= GÜL YAĞI



-BÜNYÂD değil/yerine/= TEMEL | BİNÂ, İNŞAA, YAPI



-CADDE değil/yerine/= ANAYOL



-CÂİZ[Ar. < CEVAZ] değil/yerine/= UYGUN / OLABİLİR, OLUR



-CAMİDE:
HARİM/MUHAVVATA değil/yerine/= DIŞ AVLU



-CANCERS değil/yerine/= YENGEÇ BURCU



-CAPRICORN değil/yerine/= OĞLAK BURCU



-CAZİBE değil/yerine/= ALIMLILIK



-CAZİP değil/yerine/= ÇEKİM



-CEB(İ)R[Ar.] değil/yerine/= ZOR, ZORLAMA | DÜZELTME, TAMİR ETME



-CEBE[< Fars.] değil/yerine/= ZIRH, SİLAH



-CEBÎN[Ar.] değil/yerine/= KORKAK, YÜREKSİZ | ALÇAK | ALIN



-CEHD değil/yerine/= ÇALIŞMA, ÇABALAMA



-CEHENNEM değil/yerine/= TAMU[< Soğdca]



-CEKET yerine/değil YEN



-CELEP değil/yerine/= İÇOĞLANI

( Saraylarda, çeşitli devlet hizmeti için aday olarak yetiştirilen gençlere verilen ad. )


-CELESTIAL değil/yerine/= GÖK,GÖKÇE, GÖK İLE İLGİLİ



-CELSE[Ar.] değil/yerine/= DURUŞMA/OTURUM



-CENİN değil/yerine/= DÖLÜT/DÖL



-CEREYAN değil/yerine/= AKIM



-CEVHER değil/yerine/= TÖZ



-CİHAZ[Ar.] değil/yerine/= AYGIT

( Aygıt, alet, takım. | Çeyiz, kadının evlenirken birlikte getirdiği eşyalar. )


-CİKLET[İng.] değil/yerine/= SAKIZ



-CİLT değil/yerine/= DERİ



-CİMRİ/PİNTİ/MIHSIÇTI[argo] değil/yerine/= KISMIK

( Aşırı derecede tutumlu. )


-CİNSEL/LİK yerine EŞEYSEL/LİK



-COGNITIVE ATTENTIONAL SYNDROME[CAS] değil/yerine/= BİLİŞSEL DİKKAT SENDROMU[BDS]



-CÜMLE yerine TÜMCE



-CÜMLETEN yerine HERKESE



-CV[SİVİ] değil/yerine/= ÖZGEÇMİŞ



-ÇAĞLAYAN ile/değil/yerine/= ÇAVLAN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/= Çağlayanın/şelâlenin büyüğü. )


-ÇARE değil/yerine/= ÇÖZGE



-ÇEKAP/CHECK-UP[İng.] yerine SAĞLIK TARAMASI



-ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]



-ÇİLE değil/yerine/= SIKINTI



-ÇİP[İng. CHIP] değil/yerine/= YONGA



-ÇİVİ ile/ve EKSER/ENSER/MIH[Fars.]/MİSMÂR[Ar.]

( ... İLE Büyük çivi. )


-ÇÖZÜMLEME = TAHLİL[Ar.] = ANALYSIS[İng.] = ANALYSE[Fr.] = ANALYSE[Alm.] = ANALYSIS < ANALYEIN[Yun.] = ANALIZAR[İsp.]



-ÇÖZÜMSÜZ ÇATIŞKI = TESAVİ-İ NAKİZEYN = ANTINOMY[İng.] = ANTINOMIE[Fr.] = ANTINOMIE[Alm.] = ANTI-NOMIA[Yun.]



-DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ



-DÂG[Fars.] değil/yerine/= YANIK YARASI



-DÂHİLÎ değil/yerine/= İÇSEL



-DAİMA yerine SÜREKLİ



-DAİREVİ değil/yerine/= DAİRESEL

( ... DEĞİL/YERİNE/= Daire ile ilgili. | Daire biçiminde olan. )


-DALGI/GAFLET ile/ve YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET

( Tembih ile giderilir. İLE/VE Tâlim ile giderilir. )


-DALGIR[Fars. MENEVŞE | Ar. HARE]

( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. )


-DATA[İng.] değil/yerine/= VERİ



-DAVETİYE değil/yerine/= ÇAĞRI KÂĞIDI, OKUNTU



-DEFANS değil/yerine/= SAVUNMA



-DEFAULT yerine VARSAYILAN



-DEFORMASYON değil/yerine BİÇİM BOZULMASI



-DEJENERASYON değil/yerine/= YOZLAŞMA



-DEJENERASYON değil/yerine/= YOZLAŞMA



-DEJENERE değil/yerine/= YOZ

( Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan. | Kaba, adi, bayağı. | Yozlaşmış. | Kısır. )


-DEKAN değil/yerine/= YETİLBEY



-DEKLARASYON değil/yerine/= BİLDİRİM



-DELİL değil/yerine/= TUTAMAK



-DEMOKRASİ değil/yerine/= ELERKİ



-DENİZ OTOBÜSLERİNDE:
AUTHORISED PERSONNEL ONLY yerine ANCAK YETKİLİ KİŞİ GİREBİLİR



-DEPARTMAN değil/yerine/= BÖLÜM



-DEPLAZMOLİZ değil/yerine/= SU ALMA/YUTMA



-DEPO değil/yerine/= YIĞ



-DEPOZİT değil/yerine/= GÜVENCE AKÇESİ



-DEPRESYON değil/yerine/= BUNALIM, ÇÖKÜNTÜ



-DER-UHDE[Fars.] değil/yerine/= ÜSTÜNE ALMA, YÜKLENME



-DERS[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENCE



-DEŞİFRE değil/yerine/= GİZİ ÇÖZÜLMÜŞ



-DETAY[İng./Fr. < DETAIL]/TEFERRUAT[Ar.] değil/yerine/= AYRINTI/LAR



-DEVAMLI değil/yerine/= SÜREKLİ



-DEVİR/DEVRE değil/yerine/= ÇEVRİM

( ... DEĞİL/YERİNE/= Sürekli ve düzenli değişme, devir. | Bir elektrik akımının, iletken üzerinde aldığı yol, devre. )


-DEVİR değil/yerine/= ÇAĞ/DÖNEM



-DEVRİYE değil/yerine GEZGE



-DİASPORA[Fr.] değil/yerine/= KOPUNTU

( Herhangi bir ulusun ya da inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. | Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. | Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları. | Kopmuş parça. )


-DİBÂCE[Ar.] değil/yerine/= BAŞLANGIÇ, ÖNSÖZ



-DİDAKTİK değil/yerine/= ÖĞRETİCİ



-DİFRAKSİYON[Fr./İng. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM

( Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi. )


-DİFTERİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KUŞPALAZI

( Çoğunlukla çocuklarda görülen, boğaz, yutak çeperine yerleşen mikropların yol açtığı bulaşıcı hastalık. )


-DİFÜZYON ile YAYINIM



-DİĞER değil/yerine/= ÖTEKİ/ÖTE/ÖBÜR/BAŞKA



-DİJİTAL değil/yerine/= SAYISAL



-DİKOTOMİ/[İng. DICHOTOMY] değil/yerine/= İKİLİK | İKİLEM/Lİ / İKİLEMSEL



-DİL SÜRÇMESİ/LÂĞZ[Ar.] ile GAF



-DİL-HÛN[Fars.] değil/yerine/= İÇİ KAN AĞLAYAN



-DİNAMOMETRE değil/yerine/= KUVVETÖLÇER

( Güçleri/kuvvetleri ölçmeye yarayan araç. )


-DİNERKİ(TEOKRASİ) ile/ve/<> DİNERKÇİLİK(KLERİKALİZM)

( (")Siyasal erkin, Tanrı'nın "temsilcileri oldukları"na inanılan "din adamları"nın elinde bulunduğu, "toplumsal", "siyasal" "düzen."(") İLE/VE/<> (")Dinin ve din kurumlarının, toplum yaşamının türlü kesimlerindeki yerini güçlendirmeyi amaçlayan, "toplumsal" ve "ekonomik" akım.(") )


-DİNLENMEK ile/ve/||/<>/< ANA DİLİNDE DİNLENMEK



-DİPFRİZ değil/yerine DONDURAÇ / DERİN DONDURUCU



-DİREKSİYON/GİDON ile/değil YÖNELTEÇ

( ... İLE/DEĞİL Bisiklette. )


-DİREKSİYON/GİDON ile/değil YÖNELTEÇ

( )


-DİREKSİYON değil/yerine/= YÖNELTEÇ



-DİREKTİF/TÂLİMAT değil/yerine/= YÖNERGE/BUYURU



-DİSKUR değil/yerine/= SÖYLEM



-DİSTRİBÜTÖR değil/yerine/= DAĞITICI/DAĞITIM



-DİVÂN-I MUHASEBAT değil/yerine/= SAYIŞTAY



-DİYALEKT değil/yerine/= LEHÇE



-DOÇENT değil/yerine/= BİLGEN



-DOGMA değil/yerine/= İNAK



-DOKTOR değil/yerine/= ÖKE



-DOKTRİN değil/yerine/= ÖĞRETİ



-DOKÜMAN["DÖKÜMAN" da değil!] değil/yerine/= BELGE



-DOMİNANT değil/yerine/= BAŞAT/BASKIN



-DONE[Fr.] değil/yerine/= VERİ



-DOZAJ değil/yerine DÜZEM

( Bir bileşiğe ya da bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi. )


-DREN değil/yerine/= AKAÇ

( Birikmiş suları akıtmaya yarayan boru, oluk ve benzeri araç. | Temel düzeyindeki suları toplayıp yapıların uzağına akıtan, yeraltı su borusu. )


-DRIVER yerine SÜRÜCÜ



-DUAL değil/yerine/= İKİL



-DUALİTE değil/yerine/= EŞLEKLİK



-DUALİZM değil/yerine/= İKİCİLİK



-DUBLAJCI[Fr.] değil/yerine/= SÖZLENDİRİCİ



-DÜNYA[Ar.] değil/yerine/= YERYÜZÜ / ACUN / YERTİNÇ



-DÜSTÛR değil/yerine/= KURAL

( KANUN, KAİDE, KURAL )


-DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜLL[< EMEL]

( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )


-DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜLL[< EMEL]

( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı, iyice, etraflıca düşünme, idrak. )


-DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜLL[< EMEL]

( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )


-DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜLL[< EMEL]

( Kişiyi kurtaracak ilâçlar, aşk ve düşünmektir. )


-E-MAIL yerine E-POSTA



-EARTH değil/yerine/= YERYUVARI



-EBEDİ değil/yerine/= SONSUZ



-ECLIPTIC değil/yerine/= TUTULUM DÜZLEMİ



-EDAT/ZARF/ADPOSITION(PREPOSITION / POSTPOSITION) değil/yerine/= İLGEÇ/BELİRTEÇ [dilbilgisinde]



-EDEBİYAT ile YAZIN



-EDİSYON/EDİT yerine DÜZENLEME



-EDİTÖR[Fr. EDITEUR] değil/yerine/= YAYIMCI, DÜZENLEYİCİ



-EFLATUN[Ar. < Yun.] değil/yerine/= BUVALDUR



-EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME



-EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE



-EGOİST/HODBİN[Fars.] değil/yerine/= BENCİL



-EGZAMA[Yun.] değil/yerine/= MAYASIL

( Birdenbire ortaya çıkarak gelişen kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri sayrılığı. )


-EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU



-EGZOTİK[Fr.] değil/yerine/= YABANCIL

( Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş. )


-EHEMMİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖNEM, DEĞERLİLİK



-EHLİHİBRE/EHLİVUKÛF/EKSPER değil/yerine/= BİLİRKİŞİ



-EKALLİYET[Ar.] değil/yerine AZINLIK



-EKİNOKS/EQUINOX değil/yerine/= ILIM, GÜN TÜN EŞİTLİĞİ



-EKLEKTİK değil/yerine/= DERLENMİŞ



-EKO/AKSİSEDÂ/İNİKÂS değil/yerine/= YANKI



-EKREM[Ar.]/CÖMERT[Fars. CEVÂN+MERD] ile (EN) ELİAÇIK

( EN KERÎM, EN CÖMERT )


-EKSEN/MİHVER[Ar. çoğ. MAHÂVİR] değil/yerine/= ORTAY

( Konuşulan, tartışılan ya da düşünülen bir konunun en önemli noktası. | Durduğu yerde dönmekte olan bir şeyin, dolayında döndüğü varsayılan doğru çizgi. | Üzerinde pozitif bir yön varsayılan sonsuz çizgi. | Dingil. )


-EKSEN/MİHVER[Ar.] ile/<> ORTAY

( Bir cismi, iki eşit parçaya bölen, gerçek ya da sanal çizgi. | Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. | Dingil. İLE/<> [mat.] Bir düzlem şeklin aynı yöndeki koşut tüm kirişlerini eşit parçalara bölen çizgi. | Bir uzayı, bir yüzeyi, iki eşit parçaya bölen çizgi/düzlem. )


-EKSİBE[Ar.] değil/yerine/= KUMUL



-EKSKAVATÖR[Fr.] değil/yerine KAZARATAR/KAZMAÇ



-EKSTREM değil/yerine/= UC/AŞIRI



-EKZİSTANSİYALİZM değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK



-EL-MÛZEC / UMMÛZEC[Ar.] ile ÖRNEK

( Örnek. )


-ELBİSE/URBA[İt.] değil/yerine/= GİYECEK/GİYSİ



-ELÇİ/HABERCİ değil/yerine/= ULAK



-ELECTROMAGNETICS değil/yerine/= KIVILKAPAR



-ELİM[Ar.] değil/yerine ACINACAK/ACIKLI



-ELİPS değil/yerine/= SÖBÜ



-ELLIPSOID değil/yerine/= SÖBÜR, SÖBÜK



-ELLIPTICAL değil/yerine/= SÖBÜCÜL



-ELZEM[Ar.] değil/yerine VAZGEÇİLMEZ



-EMEL/GAYE değil/yerine/= İSTEK/ÜMİT/UMUT/ÜLKÜ



-EMİN değil/yerine/= GÜVENLİ



-EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT

( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )


-EMİR değil/yerine/= BUYRUK/BUYURU



-EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK



-EMPATİ yerine EŞDUYUM



-EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK



-ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL

( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )


-ENDOCENTRIC COMPOUND[İng.] değil/yerine/= İÇMERKEZLİ BİLEŞİK



-ENDOKRİN değil/yerine/= İÇSALGI

( Gövdedeki salgıbezlerinin, doğrudan doğruya kana karışacak yolda çıkardıkları salgı. )


-ENDOPLAZMİK RETİKULUM değil/yerine/= İÇ KANSIVISI AĞI/TOPAĞI



-ENERJİK değil/yerine/= ERKİN



-ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ

( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )


-ENKAZ[Ar.] değil/yerine/= YIKINTI/ÇÖKÜNTÜ/KALINTI



-ENSTRÜMAN[Fr.] değil/yerine/= ÇALGI/MÜZİK ALETİ



-ENTELLEKTÜEL ile/ve/değil/yerine AYDIN

( [Bilgiyi/düşünceyi] Tüketen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Üreten. )


-ENTERESAN değil/yerine/= İLGİNÇ



-ENTERNASYONAL değil/yerine/= ULUSLARARASI



-ENZİM değil/yerine/= ÖZGEN



-EPİGRAF değil/yerine/= TANIMLIK



-EPİLOG değil/yerine/= SONDEYİŞ



-EQUIPOTENTIAL değil/yerine/= EŞGİZİLGÜÇ



-EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME



-ERGON/OMİK değil/yerine/= İŞLEV/SEL



-ERGONOMİ değil/yerine/= İŞBİLİMİ

( Kişinin, işine uymasını, amaca göre çalışmasını düzenleyen, inceleme ve araştırmaların tümü. )


-ERGONOMİK değil/yerine/= KULLANIŞLI, ELVERİŞLİ



-EROZYON/İTİKAL[Ar.] değil/yerine/= AŞINMA



-ESÂRET[Ar.]/YÛG[Fars.] değil/yerine/= TUTSAKLIK/BOYUNDURUK(/YÜK)



-ESER değil/yerine/= YAPIT; İZ



-ESÎR[Ar.] değil/yerine/= TUTSAK



-ESKİZ değil/yerine/= TASLAK



-ESPİYONAJ değil/yerine/= CASUSLUK



-ESTETİK değil/yerine/= GÜZELDUYU



-EŞEKKULAĞI değil/yerine KARAKAFES



-EŞEKOTU değil/yerine EVLİYAOTU



-EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]



-EŞYA değil/yerine/= BUYUM, TÜYEK, ARIBERİ)



-ETİKET değil/yerine/= EDERCE



-ETİKET değil/yerine/= YARLIK



-ETKİ = ESER, TESİR = EFFECT[İng.] = EFFET[Fr.] = WIRKUNG, EFFEKT[Alm.] = EFFECTUS[Lat.] = EFECTO[İsp.]



-EVLÂT değil/yerine/= ÇOCUKLAR



-EVRİM ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON

( Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı ötekilerden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim. İLE Genetik yapıda, kendiliğinden ya da bir dış etken aracılığı ile ortaya çıkan değişiklik. | Doğada ve toplumda, niteliksel değişmelerin, yavaş yavaş değil birdenbire olması, bir şeyin, ortam ve koşullarını bulduğunda, birdenbire nitelik değiştirmesi. )


-EVRİM ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON

( 1500 milyon yıl ilâ 2 milyar yıl gerekir. )


-EVRİM ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON

( )


-EYR KONDİŞIN/AIR CONDITION değil/yerine/= ISI DENGELER



-EZBER değil/yerine/= BELLEME



-EZELİ değil/yerine/= BİTİMSİZ



-FAALİYET yerine ETKİNLİK



-FABL değil/yerine/= ÖYKÜNCE



-FABRİKA değil/yerine/= ÜRETİMLİK



-FAGOSİT değil/yerine/= YUTARGÖZE

( Organik ya da inorganik cisimcikleri içine alıp sindirebilen kan gözesi. )


-FAGOSİTOZ değil/yerine/= YUTMA



-FAHRî değil/yerine/= ONURSAL



-FAIR-PLAY değil/yerine/= DÜRÜST OYUN



-FAİZ değil/yerine/= ÜREM



-FAİZ değil/yerine/= ÜREM



-FAKİR[Ar.] değil/yerine/= YOKSUL



-FAKS değil/yerine/= BELGEÇ, BELGEGEÇER



-FAKSİYON değil/yerine/= KURUMLAR

( KURUMLAR )


-FAKTÖR[İng.] değil/yerine/= ETKEN/ETMEN



-FANATİZM değil/yerine/= BAĞNAZLIK



-FANTEZİ değil/yerine/= DÜŞLEM



-FARBA/FARBALA[Fr.] değil/yerine FIRFIR



-FASİT DAİRE değil/yerine/= KISIR DÖNGÜ



-FÂŞ değil/yerine/= MEYDANA ÇIKMA, DUYULMA, AÇIĞA VURMA



-FATURA değil/yerine/= YASAL ÖDENDİ BELGESİ



-FAVORİ değil/yerine/= GÖZDE



-FAYDA(LI) değil/yerine/= YARAR(LI)



-FAZ değil/yerine/= EVRE



-FÂZIL değil/yerine/= ERDEMLİ KİŞİ



-FAZîLET değil/yerine/= ERDEM



-FEATURE OF EARTH değil/yerine/= TOPAN



-FEDAKÂRLIK değil/yerine/= ÖZVERİ

( Temiz ve özverili bir hayat yaşayın, bu yeter. )


-FEDAKÂRLIK değil/yerine/= ÖZVERİ

( Live a clean, selfless life, that is all. )


-FEDERASYON[Fr./İng. < FEDERATION] değil/yerine/= ÜSTBİRLİK



-FELÇ/C[Ar.] değil/yerine/= İNME



-FER-İ TÂLÎ değil/yerine/= SÜRGÜN

( Bitkinin dibinden süren filiz. )


-FERÂGAT ile VAZGEÇME, EL ÇEKME, ÖZVERİ

( VAZGEÇME, EL ÇEKME, ÖZVERİ )


-FERÂSET[Ar. < FERES[Çok hızlı giden at.]] değil/yerine/= SEZGİ/SEZİ

( ZEKÂNIN İNCELMİŞ VE HIZLANMIŞI | EDEB'İN KALBE İNİŞİ | ANLAYIŞTA ÖNE GEÇME | ZEKÂNIN GÖVDEYİ KONTROL ALTINA ALMIŞ ŞEKLİ. (AKIL-ZEKÂ-FERASET) [AYNI ŞEYİN DEĞİŞİK MERTEBELERDE ALDIĞI ADLAR] )


-FERDÎ değil/yerine/= BİREYSEL/KİŞİSEL



-FERMAN[Fars.] değil/yerine/= YARLIK/BUYRUK



-FERMANTASYON[Fr.]/TAHAMMÜR[Ar.] değil/yerine/= MAYALANMA

( Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimlerin etkisiyle uğradığı değişiklik. | Sıvı ya da hamur durumunda bulunan organik maddelerin, kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması durumu. )


-FERYAT[Fars.]/SAYHA[Ar.]/VAVEYLA[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRMA



-FESTİVAL değil/değil/yerine/= ŞENLİK/ŞÖLEN



-FEVERÂN[Fars.] ile KAYNAMA | FIŞKIRMA

( KAYNAMA, GALEYAN ETME | FIŞKIRMA )


-FEVK[Ar.] değil/yerine/= ÜST / YUKARI



-FIKRA değil/yerine/= BÖLÜMCE



-FILAGELLA değil/yerine/= KAMÇI



-FİBRİL değil/yerine/= İPLİKÇİK



-FİGAN değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRIŞ; İNLEME



-FİİL değil/yerine/= EDİM



-FİİL değil/yerine/= EYLEM/EDİM; YÜKLEM



-FİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNCE



-FİKRÎ değil/yerine/= DÜŞÜNSEL



-FİKS değil/yerine/= DURAĞAN/DEĞİŞMEZ, SABİT



-FİLAMENT değil/yerine/= İPLİK, İP



-FİLİM değil/yerine/= ÇELKİ (ÜZERİNE GÖRÜNTÜ ÇEKİLMİŞ ÇEL)



-FİLM değil/yerine/= ÇEL, YARGAK,(ZAR GİBİ İNCE) | ÇELKİ (ÜZERİNE GÖRÜNTÜ ÇEKİLMİŞ ÇEL)



-FİLOLOJİ değil/yerine/= ÖRÜBİLİM



-FİLTRE[Fr. < Lat.] değil/yerine/= ELEK/SÜZGEÇ/SÜZEK



-FİNAL değil/yerine/= SON, BİTİM



-FİNAL değil/yerine/= SON/LAMA



-FİRE değil/yerine/= EKSİNTİ



-FİZİBİLİTE değil/yerine/= YAPILABİLİRLİK/UYGULANABİLİRLİK



-FLAMA[İt.] değil/yerine/= BAYRAK



-FOKUS[İng. < FOCUS] değil/yerine/= ODAKLANMA



-FOLDIR/FOLDER değil/yerine/= DİZEÇ, KOVLUK, ÖZDÜK



-FOLKLOR değil/yerine/= HALKBİLİM



-FONEM ile MORFEM

( Sesbirim, harf. İLE Biçimbirim, hece. )


-FONETİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLGİSİ | SESÇİL



-FONKSİYON[İng. FUNCTION] değil/yerine/= İŞLEV



-FONOLİT değil/yerine/= SESLİTAŞ

( Vurulduğunda, çınlama sesi veren, gri ya da yeşil renkli, ortoklazlı yanardağ kayası. )


-FONOLOJİ[Fr., İng. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLİM



-FORM değil/yerine/= BİÇİM



-FORMA değil/yerine/= KALIP, | ÜLGÜ



-FORMASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= YETİŞİM



-FOSİLBİLİM değil/yerine/= TAŞILBİLİM



-FOSİLLEŞME değil/yerine/= TAŞILLAŞMA



-FOTOĞRAF değil/yerine/= EKİZ



-FOTOKOPİ ÇEKMEK değil/yerine/= EŞLEMLEMEK, GÖÇÜRTMEK



-FÖRST KLAS/FIRST CLASS değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF, SEÇKİN YER, BAŞTAPKI



-FÖRST LEYDİ/FIRST LADY değil/yerine/= BAŞBAYAN



-FRAGMAN/TAL yerine PARÇA GÖRÜNTÜ/LER



-FREKANS[Fr.] değil/yerine/= SIKLIK

( Birim zamandaki titreşim sayısı. )


-FUAYE[Fr. < FOYER] değil/yerine/= DİNLENMELİK



-FUEL-OIL[İng.] değil/yerine/= YAĞYAKIT



-FULL değil/yerine/= DOLU



-FULTAYM değil/yerine/= TÜM GÜN/TÜM SÜRE



-FUZÛLÎ:
BOŞUNA değil/değil/= ERDEMLİ/FAZİLETLİ



-FUZÛLÎ değil/yerine/= GEREKSİZ/YERSİZ/BOŞUNA



-GAG[Fr.] değil/yerine GÜLÜT



-GAİB[< GAYB,GIYÂB] ile/değil/yerine/= KAYIP

( Göze konu ol(a)mayan. | Hazır olmayan, yok olan, kayıp. | Görünmeyen [hakikat ile bilinir]. | Belirsiz, bilinmeyen, gayb-ı izâfî, gayb-ı mutlak. | Üçüncü kişi, O. )


-GAİLE[Ar.] değil/yerine/= UĞRAŞ

( DERT, SIKINTI, KEDER | FELÂKET, MUSÎBET | UĞRAŞTIRICI VE SIKINTILI İŞ | SAVAŞ, MUHÂREBE )


-GALAKSİ değil/yerine GÖKADA



-GALETA[İt. < GALLETTA] değil/yerine/= KIRIKKIRAK

( Çubuk biçiminde gevrek peksimet. )


-GALİBİYET[Ar.] değil/yerine/= YENGİ

( Yenmek, utku, zafer. )


-GALİP[Ar.] değil/yerine/= BASKIN/YENEN/KAZANAN/UTKAN



-GALSAME[Ar.] değil/yerine/= SOLUNGAÇ



-GALVANOMETRE değil/yerine AKIMÖLÇER



-GAMBOT[İng. < GUN-BOAT] değil/yerine/= TOPÇEKER / SAVAŞ GEMİSİ

( Ağır top taşıyan küçük savaş gemisi. | Top çeken araç. )


-GAMGÎN değil/yerine/= GAMLANAN



-GARAZ değil/yerine/= HEDEF, GAYE, MEYİL, İSTEK



-GARDROP değil/yerine/= GİYSİLİK



-GARİP değil/yerine/= ELGİN



-GAYE değil/yerine/= AMAÇ/EREK



-GAYRET değil/yerine/= ÇABA



-GAYRİ İHTİYARİ ile KENDİLİĞİNDEN



-GAYTA[Ar.] ile/değil/yerine GAYDA[Bulgarca]/TULUM

( İnsan dışkısı. İLE/DEĞİL Müzik aleti.[Trakya'lı, Bulgar, Makedon ve İskoçlar'ın ulusal çalgısı.] )


-GAYÛR[< GAYRET] değil/yerine/= GAYRETLİ, ÇOK ÇALIŞKAN | DAYANIKLI [GAYYÛR değil!]



-GAZAB değil/yerine/= ÖFKE, HİDDET, KIZGINLIK



-GAZETE değil/yerine/= ÇAĞIM



-GAZETECİ değil/yerine/= ÇAĞIMCI, BİLDİRİCİ



-GENE değil/yerine/= YİNE



-GENETİK[Alm./İng.] değil/yerine/= KALITIMBİLİM

( Kalıtım bilimi.| Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. | Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili. )


-GEOİD değil/yerine/= YERGİN, YERİMSİ



-GEOMETRİ değil/yerine/= UZAMBİLİM



-GERDEL[Yun.] ile/değil/yerine KOVA

( Gemilerde, temizlik işlerinde kullanılan, saç ya da pirinç çemberli tahta kova. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


-GETR[Fr.] değil/yerine/= TOZLUK

( Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş vs.'den yapılmış nesne. )


-GEZEGEN = SEYYARE[Ar.] = PLANET[İng.] = PLANÈTE[Fr.] = PLANET[Alm.] = PIANETA[İt.] = PLANETA[İsp.]



-GINÂ değil/yerine/= USANÇ

( GINA: Zenginlik, bolluk. | Usanç, bıkkınlık. | Şarkı, türkü, nağme, ezgi, ırlama. )


-GINÂÎ[Ar.]/LİRİK[Fr.] değil/yerine/= KOŞUK

( LİRİK: Coşkun, esinle dolu. | Eski Yunan yazısında, lir eşliğinde söylenilen. Koşuk. | Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren yazın. )


-GIPTA değil/yerine/= İMRENME



-GİRİZGÂH değil/yerine/= GİRİŞ



-GİRYÂN[Fars.] ile/değil/yerine/= AĞLAYAN



-GİZEM = SIR = MYSTERY[İng.] = MYSTÈRE[Fr.] = MYSTERIUM, GEHEIMNIS[Alm.] = MYSTERION[Yun.] = MISTERIO[İsp.]



-GLAYÖL[Fr. < GLAIEUL] değil/yerine/= KUZGUNKILICI

( Süsengillerden, uzun, ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. )


-GLOBE değil/yerine/= YUVAR



-GLOKOM[Fr.] değil/yerine KARASU

( Ağır akan su. | Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren, körlüğe neden olabilen bir göz sayrılığı. )


-GOLGİ CİSİMCİĞİ değil/yerine/= SALGI AYGITI



-GÖÇÜ/KAYŞA/HEYELAN[Ar.] ile AŞINMA/AŞINIM/İTİKÂL[Ar.]/EROZYON[Fr. < ÉROSION]

( Toprak kayması. İLE Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı/durumu. | Değer ya da saygınlık kaybetme. )


-GÖREV = VAZİFE, ÜFULE = FUNCTION[İng.] = FONCTION[Fr.] = FUNKTION[Alm.] = FUNCTIO[Lat.] = FUNCIÓN[İsp.]



-GRAFİK değil/yerine/= ÇİZGE



-GRAMER[İng.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ



-GRAVİTİ/GRAVITY değil/yerine/= YERÇEKİMİ



-GRUP/GRUBU yerine ÖBEK/ÖBEĞİ, KÜME



-GÛYÂ değil/yerine/= SÖZDE/SANKİ/SÖZÜMONA



-GÜFTÂR-I ŞİRİN[Fars.] değil/yerine/= "TATLI" SÖZ



-GÜFTÂR[Fars.] ile SÖZ

( SÖZ )


-GÜFTE değil/yerine/= YAZAN, YAZIM



-GÜLDESTE[Fars.]/ANTOLOJİ[Fr. < Yun. ANTHOS: Çiçek. | LEGEIN: Seçmek.] değil/yerine/= SEÇKİ



-GÜLDÜRÜ/KOMEDİ[Fr.] ile GÜLMECE/MİZAH[Ar.]

( Gövdeyle ilgili, gövde üzerine. İLE Zihin/akıl yürütmeyi gerektiren. )


-GÜLDÜRÜ/KOMEDİ[Fr.] ile GÜLMECE/MİZAH[Ar.]

( Gördüğü üzerinden ve doğrudan. İLE Olumsuz olanı, olumluya çevirme. )


-GÜLDÜRÜ/KOMEDİ[Fr.] ile GÜLMECE/MİZAH[Ar.]

( GARGANTUA - Francois RABELAIS )


-GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]



-GÜZEL/LİK >< ÇİRKİN/LİK



-GÜZİDE[Fars.] değil/yerine/= SEÇKİN



-GÜZÎDE değil/yerine/= SEÇİLMİŞ, SEÇKİN, BEĞENİLMİŞ



-HABBE[Ar.] değil/yerine/= EVİN

( Tahıl tanesi. | Su kabarcığı. | Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tiplerinin, "Yemek yemek" anlamında kullandığı söz. )


-HACİM/CİRİM[Ar.] değil/yerine/= OYLUM

( Bir nesnenin, uzayda doldurduğu boşluk. | İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. | [resimde] Derinlik, üç boyutluluk etkisi. | [mimarlıkta] Yer/mekân. )


-HACKER değil/yerine/= BİLGİSAYAR KORSANI



-HADDE değil/yerine/= SÜZGEÇ, İMBİK



-HÂDİSE değil/yerine/= OLAY; DURUM



-HÂFIZA değil/yerine/= BELLEK



-HAFÎD[Ar. çoğ. AHFÂD]/NEVE[Fars.] değil/yerine/= TORUN



-HAİL[Ar.] değil/yerine ENGEL



-HAİLE[Ar.] ile/değil/yerine ÜZÜCÜ/AĞLATICI

( Çok acıklı olay. | Koşuk biçiminde yazılmış ağlatı. İLE ... )


-HÂKİM değil/yerine/= YARGIÇ



-HAKKÂK değil/yerine/= OYMACI

( Oyma/hak işleri yapan zanaatkâr. )


-HÂLÂ değil/yerine/= ŞİMDİYE DEK



-HALÂVET değil/yerine SEVİMLİLİK/ŞİRİNLİK/TATLILIK



-HÂLBUKİ değil/yerine/= OYSA



-HALEF değil/yerine/= ARDIL



-HÂLEN değil/yerine/= ŞİMDİ/ŞİMDİLİK



-HÂLET değil/yerine DURUM



-HALİ[Ar.] değil/yerine BOŞ/ISSIZ



-HÂLİKIYET değil/yerine/= YARATICILIK

( HÂLİKLİK, YARATICILIK )


-HALİTA[Ar.] değil/yerine KARMA/ALAŞIM[kimya]

( Birkaç şeyin karışımından oluşan. )


-HALK[Ar.] değil/yerine/= AYMAK, TOPLUM

( Toplum olabilmek, ancak, ortak bir düzen sağlayarak olanaklıdır. )


-HALK ile/değil/yerine/= TOPLUM/KAMU



-HALÜSİNASYON değil/yerine/= VARSANI



-HÂM değil/yerine/= ÇİĞ/OLMAMIŞ/OLGUNLAŞMAMIŞ



-HAMAK değil/yerine/= AĞYATAK



-HAMAL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÇÜ



-HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]

( ... İLE/VE Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam. )


-HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]

( KAPLI: Kaplanmış olan. | Altındakini göstermeyecek kadar çok olan. | Kabı olan. )


-HAMAM[Ar.] değil/yerine/= YUNAK



-HAMİLE/GEBE yerine YÜKLÜ



-HAMİLE değil/yerine/= GEBE



-HAMİYET değil/yerine KORUMA

( Bir kişinin, yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. )


-HAMLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÜFLEÇ/KAMIŞÇIK

( Kuyumcuların, bir ucunu aleve yakın tutup öbür ucunu üfleyerek alevi, altın ve gümüşün yumuşatmak istedikleri noktasına yönelttikleri eğri boru. )


-HAMLAÇ[Ar.] değil/yerine ÜFLEÇ

( ... İLE Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç. | Laboratuvarlarda, yüksek ısı elde edilen araç. | Kirli havayı dışarı atan ya da temiz hava veren aygıt, aspiratör, vantilatör. )


-HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK

( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )


-HANEDÂN değil/yerine/= SOY



-HANÜMAN[Fars.] değil/yerine EV/BARK/OCAK



-HARABE değil/yerine/= ÖREN/YIKI

( Eski yapı ya da kent kalıntısı. )


-HARÂRET[Ar.] değil/yerine/= ISI



-HARÂRET değil/yerine/= SICAKLIK; ISI; SUSUZLUK



-HARCAMA değil/yerine/= GİDER



-HARCIRAH[Ar., Fars.] değil/yerine YOLLUK



-HARE[Ar.]/MENEVİŞ[Fars.] değil/yerine/= DALGIR

( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. | Terementi ağacının tohumu. )


-HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE



-HARF değil/yerine/= TANIK, KIMSA



-HARF yerine YAZAÇ



-HARİÇ değil/yerine/= DIŞINDA



-HARMANİ/YE, PELERİN değil/yerine ÜST GİYSİSİ

( Gövdeyi saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir çeşit üst giysisi. )


-HARNUP/HARRUP[Ar.] değil/yerine KEÇİBOYNUZU



-HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ

( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )


-HASRET değil/yerine/= ÖZLEM

( (")İnsan("), (")bireyler(") içinde, birey'e özlem duyarak yaşar. )


-HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK



-HASSAS/SANTİMANTAL[Fr.] değil/yerine/= DUYARLI



-HASSAS değil/yerine/= DUYARLI



-HASSAS değil/yerine/= DUYARLI



-HASSASİYET değil/yerine/= DUYARLILIK



-HASSATEN[Ar.] değil/yerine AYRICA, ÖZELLİKLE



-HASTA/LIK değil/yerine/= SAYRI/LIK



-HAŞARI değil/yerine YARAMAZ

( Çok yaramaz çocuk. | Huysuz, azgın hayvan. )


-HAŞERE değil/yerine/= BÖCEK



-HAŞİV[Ar.] değil/yerine DOLDURMA

( Doldurma. | Yazıyı ya da konuşmayı gereksiz ayrıntılarla uzatma. )


-HAŞMET[Ar.] yerine GÖRKEM



-HAŞR Ü NEŞR değil/yerine/= TOPLANMA VE DAĞILMA



-HATÂ değil/yerine/= YANLIŞ



-HATIRLAMAK ile/değil/yerine/= ANIMSAMAK



-HAVA/AMBİYANS değil/yerine/= ORTAM



-HAVA değil/yerine/= GÜNZEL, | EZGİ



-HAVAİ değil/yerine/= YELEME

( Ciddi olmayan, ciddi işlerle uğraşmayan, ciddi işler yapmayan. )


-HAVF/FOBİ değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA

( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )


-HÂVÎ değil/yerine/= İÇİNE ALAN, İÇERME, KAPSAYAN



-HAYA/HUSYE/BEYZE/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK



-HAYÂ değil/yerine/= UTANMA, SIKILMA | NÂMUS, EDEP | GÜNAHTAN ÇEKİNMEK



-HAYÂ değil/yerine/= UTANMA/UTANÇ



-HAYÂL değil/yerine/= DÜŞ(LEM)/SAYIK



-HAYÂT değil/yerine/= YAŞAM



-HAYATÎ/SURVIVAL[İng.] değil/yerine YAŞAMSAL



-HAYRET değil/yerine/= ŞAŞMA, ŞAŞA KALMA



-HAYSİY(Y)ET değil/yerine/= ONUR



-HAYSİYET değil/yerine/= ONUR



-HAZFETMEK[Ar.] değil/yerine GİDERMEK/KALDIRMAK



-HAZIM değil/yerine/= SİNDİRİM/SİNDİRME



-HECCAV[Ar.] değil/yerine YERGİCİ



-HECE[Ar.] yerine SESLEM



-HECE ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OCAK



-HEDEF değil/yerine/= EREK/AMAÇ



-HEDİYE[Ar.]/PEŞKEŞ[Fars.] değil/yerine/= ARMAĞAN



-HEKİM/HEKİMLİK değil/yerine/= OTACI/OTACILIK



-HELKE ile/değil/yerine BAKRAÇ

( Bakraç, kova. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar. )


-HEMATİT[Fr. < HÉMATITE] değil/yerine/= KAN TAŞI

( Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit. )


-HEMATOLOJİ değil/yerine/= KAN BİLİMİ

( Kan üzerinde incelemeler yapan bilim. )


-HEMFİKİR değil/yerine/= OYDAŞ



-HENDEK değil/yerine/= ÇUKUR



-HER HALÜKÂRDA değil/yerine/= HER DURUMDA



-HERC Ü MERC değil/yerine/= ALTÜST, KARMAKARIŞIK, ALLAK BULLAK, DARMADAĞINIK



-HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ

( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )


-HEYELAN[Ar.][HEYALAN değil!] değil/yerine/= GÖÇÜ/KAYŞA

( Toprak kayması. )


-HEYET[Ar.] değil/yerine/= KURUL



-HEYKEL[Ar.] değil/yerine/= YONTU/YAPIT



-HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ



-HİCİV/HİCV[Ar. < (aslı) HECV] değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA[Ar. TÂRÎZ]

( Birini, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı/şiir ya da söylenmiş söz. İLE "Taşlamak." | Sert madenleri aşındırıcı bir taşla parlatma ve yerine uymasını sağlama. | Alaylı halk şiiri. | Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, târîz. | Hakâret. )


-HİCİV/HİCV[Ar. < (aslı) HECV] değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA[Ar. TÂRÎZ]

( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )


-HİCRÂN değil/yerine/= AYRILIK [bkz. FIRAK, FÜRKAT, İFTİRÂK] | UNUTULMAZ ACI, KEDER, İÇ ACISI



-HİDROLOJİ değil/yerine/= SUBİLİM



-HİDROMETRE değil/yerine/= SU ÖLÇER



-HİGROTROPİZM değil/yerine/= NEME YÖNELİM

( Canlıların, zorunlu olarak havanın nemine göre yönelmesi ve yer değiştirmesi. )


-HİLÂL değil/yerine/= YENİAY/AYÇA



-HİNDİBA değil/yerine/= GÜNEĞİK



-HİPOPOTAM değil/yerine/= SUAYGIRI



-HİSS[Ar. çoğ. AHSÂS] değil/yerine/= GÜÇLÜ DUYGU, DUYMA GÜCÜ



-HİSSE SENEDİ ile PAY BELGİTİ



-HİSSEDAR değil/yerine/= PAYDAŞ



-HİSSİY(Y)ÂT[Ar.] değil/yerine/= DUYGULAR, SEZİŞLER



-HİTÂBE değil/yerine/= SÖYLEV



-HİTÂM değil/yerine/= SON, NİHÂYET | BİTME, TÜKENME | MÜHÜRÜN, BASILDIĞI KÂĞITTA KALAN İZİ



-HİZB değil/yerine/= CEMAAT, TÂİFE, TARAFTAR



-HİZB değil/yerine/= KISIM, BÖLÜK



-HOBİ değil/yerine DÜŞKÜ



-HOCA değil/yerine/= ÖĞRETMEN



-HOL[İng. HALL]/SOFA[Ar.] değil/yerine/= ...

( Evlerde, oda kapılarının açıldığı genişçe yer. )


-HOLDİNG değil/yerine/= ÜSTORTAKLIK



-HOMONİM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SESTEŞ/EŞSESLİ/EŞADLI



-HORİZON değil/yerine/= YATAY, ÇEVREN



-HORMON değil/yerine/= İÇSALGI, SALGI



-HOŞGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANCE[İng.] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]



-HUDUT değil/yerine/= SINIR



-HULÂSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZET [bkz. ZÜBDE] | KISACA )



-HULÛS değil/yerine/= SAFLIK, GÖNÜL TEMİZLİĞİ, SAMİMİYET



-HUMAR[Ar.] ile/değil/yerine SERSEMLİK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İçki ya da uyku sersemliği. )


-HURÛŞ değil/yerine/= COŞMA, TAŞMA, ŞAMATA, TELÂŞ, GÜRÜLTÜ



-HUY değil/yerine/= ALIŞKI



-HÜCRE değil/yerine/= GÖZE



-HÜCRE değil/yerine/= YUVAR, GÖZE



-HÜKÜMDAR ile/değil/yerine/=/<> İLHAN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/=/<> Bir ilhanlığın başında bulunan hükümdar/imparator. | İran Moğollarında hükümdarın sanı. )


-HÜKÜMRAN[Fars.] değil/yerine/= EGEMEN



-HÜNER değil/yerine/= BECERİ



-HÜSNÜYUSUF değil/yerine/= GUGUÇİÇEĞİ

( Karanfilgillerden, bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen bir bitki. )


-HÜSRAN[Ar.] değil/yerine/= BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI



-IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK

( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )


-INCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= İÇLEYİCİ



-IONOSPHERE değil/yerine/= YÜKÜNYUVAR



-IRAK ile/yerine UZAK



-IRK değil/yerine/= SOY



-IRSİ/YET[Ar.] değil/yerine/= KALITIM/SAL



-ISKONTO[İt.]/TENZİLÂT[Ar.] değil/yerine/= İNDİRİM



-ISLÂH değil/yerine/= DÜZELTME/İYİLEŞTİRME



-ISRÂR değil/yerine/= DİRENME; ÜSTELEME



-ISTIFÂ' değil/yerine/= AYIKLAMA, AYIKLANMA | BİR ŞEYİN HÂLİSİNİ, TEMİZİNİ SEÇİP ALMA | SEÇME, SEÇKİNLİK



-ISTILAH[< SULH] değil/yerine/= TERİM, İLİM SÖZÜ, TÂBİR



-İBRE değil/yerine/= GÖSTERGE/İĞNE



-İCAP/îCÂB değil/yerine/= GEREK/GEREKLİLİK



-İCAT/ÎCÂD değil/yerine/= BULGU; BULUŞ/YARATMA; TÜRETİ



-İCBÂR/CEBRETME değil/yerine/= ZORLAMA/ZORLANMA



-İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME



-İCRAAT değil/yerine/= İŞ YAPMA; UYGULAMALAR



-İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL



-İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA



-İÇGÜDÜ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]



-İÇTİHAT, İÇTİHÂD değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ

( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )


-İÇTİMA/İNİKAT değil/yerine/= TOPLANMA/TOPLANTI

( Toplanma, toplantı. | Askerlerin, silahlı ve donatılı olarak toplanmaları. | [gökbilim] Kavuşum. )


-İDÂRE değil/yerine/= YÖNETİM/YÖNETME



-İDDİÂ değil/yerine/= SAV



-İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA

( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )


-İDEAL değil/yerine/= DÜŞÜNSEL



-İDEOLOJİ değil/yerine/= ÖĞRETİ



-İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA



-İDMÂN değil/yerine/= ALIŞTIRMA



-İDRAK değil/yerine/= ALIMLAMA



-İDRÂR değil/yerine/= SİDİK



-İFÂ[< VEFÂ] değil/yerine/= YERİNE GETİRME | BİR İŞİ YAPMA | İŞ GÖRME



-İFRAĞ[Ar.] değil/yerine BOŞALTIM

( Bir şeyi, başka bir biçime çevirme. | Boşaltım. DEĞİL/YERİNE ... )


-İFTİHÂR/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ/ÖVÜNÇ



-İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME



-İĞTİNAM[Ar.] değil/yerine/= YAĞMA



-İHÂTA değil/yerine/= KAVRAYIŞ/ANLAYIŞ

( Bir şeyin etrafını çevirme, sarma, kuşatma. | Tam kavrayış, anlayış, geniş bilgi. )


-İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA



-İHTÂR değil/yerine/= UYARI/UYARMA



-İHTİFÂL[Ar.] değil/yerine/= ANMA TÖRENİ



-İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME



-ÎHTİLÂF-ÜL MENZAR/PARALAKS değil/yerine/= IRAKLIK



-İHTİMÂL değil/yerine/= OLASILIK



-İHTİMÂM değil/yerine/= ÖZEN



-İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU



-İHTİSÂR[Ar. < HASR]/İKTİSÂR/SIMPLIFICATION[Fr., İng.] ile KISALTMA

( Kısaltma tekniği. )


-İHTİŞÂM değil/yerine/= GÖRKEM/GÖZALICILIK



-İHTİVA(EDEN) değil/yerine/= İÇERME/İÇEREN



-İHTİVÂ değil/yerine/= KAPSAMA



-İHTİYÂR ile/değil/yerine/=/<>/> YAŞLI



-İHTİYARLAMA ile/değil/yerine YAŞLANMA



-İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] değil/yerine/= TİTREŞİM



-İKÂME ETME değil/yerine/= ORNATMA

( Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. | [kimya] Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan, bir atom ya da bir kök yerine bir başka atom ya da kökün geçmesi. | [mat.] Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi. )


-ÎKÂZ[Ar.] değil/yerine/= UYARI



-İKTİDAR değil/yerine/= ERK



-İKTİFA'[Ar. < KİFÂYET] değil/yerine/= YETİNME



-İKTİSÂB[< KESB] değil/yerine/= KAZANMA, EDİNME



-İLÂM değil/yerine/= YARGI BELGESİ



-İLAN değil/yerine/= DUYURU



-İLÂVE (ETMEK) değil/yerine/= EK/KATKI, ULAMA



-İLHÂM değil/yerine/= ESİN(LENME)/İÇE DOĞMA



-İLLEGAL değil/yerine/= YASADIŞI



-İLLÜZYON değil/yerine/= YANILSAMA



-İLTİHAP değil/yerine/= YANGI



-İLÜZYON değil/yerine GÖZBAĞI



-İMAJ değil/yerine/= İMGE/GÖRÜNTÜ



-İMÂL(ÂT) değil/yerine/= YAPIM(İŞLERİ)



-İMÂR değil/yerine/= BAYINDIRLIK



-İMKÂN değil/yerine/= OLANAK



-İMLÂ ile/değil/yerine/= YAZIM



-İMPULS değil/yerine/= UYARIM/UYARAN



-İMTİDÂD[< MEDD] değil/yerine/= UZAMA, UZANMA; UZUN SÜRME | UZAY | MADDE (RES EXTENSA)



-İMTİHÂN[< MEHN] değil/yerine/= DENEME, SINAMA | SINAV



-İMTİHAN değil/yerine/= SINAV



-İMTİNÂ değil/yerine/= KAÇINMA/SAKINMA/ÇEKİNME



-İMTİYÂZ değil/yerine/= AYRICALIK



-İMTİZÂC[< MEZC] ile KARIŞABİLME | BİRBİRİNİ TUTMA, UYGUNLUK | UYUM SAĞLAMAK, İYİ GEÇİNME



-İNDEKS değil/yerine/= DİZİN



-İNDÜKSİYON/INDUCTION değil/yerine/= İRGİTİM



-İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA



-İNFİLÂK değil/yerine/= PATLAMA



-İNHİMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIMLILIK

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE/VE/||/<>/> ... )


-İNİSİYATİF değil/yerine/= ÖNCE(Cİ)LİK



-İNKILÂP değil/değil/yerine/=/= DEVRİM



-İNKITÂ[Ar.] ile KESİLME, ARASI KESİLME, TÜKENME, BİTME

( KESİLME; ARASI KESİLME )


-İNKİŞÂF[< KEŞF] değil/yerine/= AÇILMA | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ

( AÇILMA | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ )


-İNŞİKÂK[< ŞAKK] değil/yerine/= YARILMA, ÇATLAMA | İKİYE AYRILMA



-İNTÂ[Ar.] değil/yerine/= ÇOK TERLEMEK | KUSMAK



-İNTERAKTİF yerine ETKİLEŞİMLİ



-İNTIBÂ[Ar.] değil/yerine/= İZLENİM



-İNTİSÂF değil/yerine/= ZAMAN, YARIYI BULMA



-İNTİŞÂR[< NEŞR] değil/yerine/= YAYILMA, DAĞILMA | ÜREME



-İRONİ[Fr. IRONIE] değil/yerine/= ALAYSILAMA



-İRTİBATLANDIRARAK yerine BAĞLANTILANDIRARAK



-İRTİCALEN değil/yerine/= DOĞAÇLAMA



-ÎSÂR değil/yerine/= SEÇME



-İSHAL[< SEHL]/AMEL/LİNET[Ar.] değil/yerine SÜRGÜN/ÖTÜRÜK



-İSİM değil/yerine/= AD



-İSNÂD[çoğ. İSNÂDÂT] değil/yerine/= DAYANDIRMA



-İSPAT değil/yerine/= TANITLAMA



-İSSİ değil/yerine/= SAHİBİ



-İSTASYON[İng. < STATION] değil/yerine/= DURAK



-İSTATİSTİK değil/yerine/= SAYIMBİLİM



-İSTİ'DÂD[Ar.] değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET



-İSTİARE değil/yerine EĞRETİLEME



-İSTİCVÂB[< CEVÂB] değil/yerine/= SORUP YANIT ALMA, YANIT ALMA AMACIYLA SÖYLETME | SORGU



-İSTİFSÂR[Ar. < FESR] değil/yerine/= SORGULAMA

( Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma. )


-İSTİHDAF[< HEDEF] ile HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME

( HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME )


-İSTİHDAM değil/yerine/= İŞLENDİRME



-İSTİKÂMET[Ar.] değil/yerine/= YÖN, DOĞRULTU



-İSTİKLÂL[Ar.] değil/yerine/= BAĞIMSIZLIK



-İSTİMDÂT[Ar. < MEDED] değil/yerine/= YARDIM İSTEME



-İSTİMLÂK değil/yerine/= KAMULAŞTIRMA



-İSTİMTÂ'[< TEMETTÜ] ile İSTİMTÂR

( Yararlanma, kazanç. İLE Yağmur isteme, yağmur duasına çıkma. )


-İSTİNCÂ' değil/yerine/= PİSLİKTEN/NECASETTEN TEMİZLENME



-İSTİRÂHAT[Ar.] değil/yerine/= DİNLENME



-İSTİRHÂM[< RUHM] değil/yerine/= YALVARMA



-İSTİSKAL[< SIKLET] değil/yerine/= SOĞUK DAVRANMA

( Ağır görme, huzurundan hoşlanmama. | Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belirginleştirme. Yüz vermeme, kovarcasına davranma, kovma. )


-İSTİSNA değil/yerine/= AYRINCA



-İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)] değil/yerine/= FİKİR SORMA, DANIŞMA



-İSTİŞARE değil/yerine/= DANIŞMA



-İSTİZAH[Ar.] değil/yerine/= GENSORU

( Herhangi bir konuda, açıklayıcı bilgi isteme, bir sorunun açıklanmasını isteme. )


-İŞARET değil/yerine/= İM/BELİRTİ/İZ; SİM



-İŞİTME KESESİ/OTOSİST[Fr. < Yun.] ile İŞİTME TAŞI/OTOLİT[Fr. < Yun.]

( Suda yaşayan bazı omurgasız hayvanlarda, işitme taşını içinde bulunduran, akışkan sıvılı örgen. İLE Omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda, denge örgeni olan iç kulakta bulunan, kalker parçacıkları. )


-İŞTAH değil/yerine/= İSTEK



-İŞTİKÂK[Ar.] ile TÜREME | [Edebiyatta, aynı kökten türemiş olan sözcükleri bir arada bulundurma sanatı.]



-İŞTİRÂK[< ŞİRKET] değil/yerine/= ORTAK OLMA, ORTAKLIK | KATILIM



-İŞTİRAK[Ar.] yerine ORTAKLIK, KATILMAK/KATILIM



-İŞTİYÂK[< ŞEVK] değil/yerine/= ÖZLEM, HASRET | YOĞUN İSTEK/ARZU



-İTAATKÂR/MUTÎ[Ar. < TÂAT] değil/yerine ESLEK

( Başkasının buyruk ya da dileklerini yerine getiren, yumuşak başlı. )


-İTAP[Ar.] ile AZAR, PAPARA, SAPARTA, ZILGIT[< ZIL yansıma sesine GIT eki ile]

( Paylama, azarlama. İLE Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama. )


-İTFA[Ar.] ile/değil/yerine BORÇ ÖDEME

( ... İLE Söndürme. | Sönüm. | Bir borcu, azar azar ödeyerek kapatma, sönüm. )


-İTİBAR ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI GÖSTERMEK



-İTİBÂR/LI değil/yerine/= SAYGIN/LIK



-İTİMAT değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ



-İTİNÂ[Ar.] değil/yerine/= ÖZEN



-İTMÎNÂN değil/yerine/= KESİN OLARAK BİLME | EMİN OLMA | BİRİNE İNANMA, GÜVENME )



-İTTİBÂ değil/yerine/= TÂBÎ OLMA, UYMA, ARDISIRA GİTME



-İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK



-İTTİHÂZ[< AHZ] değil/yerine/= EDİNME, EDİNİLME | KABUL ETME | SAYMA, SAYGI DUYMA



-İTTİZAL[Ar.] değil/yerine/= BİTİŞME, DOKUNMA/DEĞME



-İVAZ/AVAZ değil/yerine/= KARŞILIK, BEDEL



-İVEDİ/MÜSTACEL değil/yerine EVGİN

( Öncelikle yapılması gereken. )


-İYİMSERLİK = NİKBİNLİK = OPTIMISM[İng.] = OPTIMISME[Fr.] = OPTIMISMUS[Alm.]



-İYON[İng. < Yun.] değil/yerine/= YÜKÜN

( Bir ya da daha çok elektron kazanmış ya da yitirmiş bir atom ya da atom grubundan oluşmuş, elektrik yüklü parçacık. )


-İZ'ÂN değil/yerine/= ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ, AKIL | SÖZ DİNLEME | TERBİYE, EDEP



-İZABE[Ar.] değil/yerine/= ERGİTME

( Madenleri ergitme, sıvı duruma getirme. )


-İZABE değil/yerine/= ERİTME



-İZAÇ[Ar.] değil/yerine/= BUNALTMA

( Bunaltma, tedirgin etme. )


-İZÂFÎ yerine GÖRELİ



-İZÂH değil/yerine/= AÇIKLAMA



-İZALE [< ZEVAL] değil/yerine/= GİDERME, GİDERİLME; YOK ETME



-İZDİHAM[Ar.] değil/yerine/= İNSAN YIĞILMASI/YIĞILIŞMA



-İZDİVAÇ[Ar.] değil/yerine/= EVLENME



-İZOBAR[Yun. ISOS: Eşit. | BAROS: Basınç.] değil/yerine/= EŞBASINÇ



-İZOBAR değil/yerine EŞBASINÇ



-İZOHİPS[Yun. ISOS: Eşit. | HYPSOS: Yükseklik.] değil/yerine/= EŞYÜKSELTİ



-İZOLASYON[Fr./İng.]/TECRİT[Ar.] değil/yerine/= YALITIM

( Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için, iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma. )


-İZOMORF değil/yerine/= EŞBİÇİM

( Başka bir şeyin biçim ya da yapı bakımından aynısı olan şey. )


-İZOTERM[Yun. ISOS: Eşit. | THERMOS: Sıcak.] değil/yerine/= EŞSICAK



-İZOTOP[Fr. < Yun. ISOS: Eşit. | TOPOS: Yer.] değil/yerine/= EŞYER

( Yalnız atomlarının kitleleri yönünden birbirinden farklı olan, aynı kimyasal öğe. )


-JENERASYON değil/yerine/= NESİL



-JENERATÖR[Fr.] değil/yerine/= ÜRETEÇ



-JEODEZİ[Fr.] değil/yerine/= YERÖLÇÜM



-JÜRİ[Fr. < İng.] değil/yerine/= KURUL

( Seçiciler kurulu, seçici kurul. | Yargıcılar kurulu. )


-KABÂHAT ile/değil/yerine/= SUÇ

( Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. | Hafif hapis, para cezası ya da meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç. İLE Törelere, ahlâk kurallarına aykırı davranış. | Yasalara aykırı davranış. )


-KÂBİLİY(Y)ET değil/yerine/= YETENEK



-KABİLİYET[Ar.] değil/yerine/= YETENEK/BECERİ



-KABİN[Fr. < CABINE] değil/yerine/= BÖLÜM

( Küçük, özel bölme. | Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde, küçük bölme. | Uçakta, yolcuların oturduğu bölüm. | Plajda, soyunma yeri. )


-KABLELMİLAT değil/yerine/= MİLÂTTAN ÖNCE



-KABZ değil/yerine/= PEKLİK



-KADİRŞİNAS[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DEĞERBİLİR



-KADRAJ[Fr. CADRAGE] değil/yerine/= ÇERÇEVEYE ALMAK

( Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )


-KADÜK[Fr. < CADUC] değil/yerine/= DEĞERİNİ/ÖNEMİNİ YİTİRMİŞ, GEÇERLİLİĞİ KALMAMIŞ, ESKİMİŞ



-KAFA/KELLE[Fars.] değil/yerine/= BAŞ



-KÂFFE/Sİ[Ar.] değil/yerine/= TÜMÜ, HEPSİ, TAMAMI



-KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ



-KÂFİLE[Ar.] değil/yerine/= TOPLULUK



-KÂFİYE değil/yerine/= UYAK



-KÂGİR/KÂRGİR[Fars.] değil/yerine/= TAŞ YA DA TUĞLADAN YAPILAN YAPI



-KÂHİL[< KÜHÛLET | çoğ. KEVÂHİL] ile KAHİR[< KAHR]["ka" uzun okunur] ile KAHR

( Olgun, orta yaşlı, erişkin, kühûlet sahibi, 30 - 50 yaş arasında bulunan. | Hareketi ağır, çabasız, tembel, durgun, râkid. İLE Zorlayan, kahreden. | Üstün gelen, ezen/ezici. | Yok eden, ortadan kaldıran. İLE Zorlama, zorla bir iş gördürme. | Batırma, ezme, üstün gelerek mahvetme. | Çok üzüntü duyma, çok kederlenme. )


-KAHVERENGİ[Ar.] değil/yerine/= KULA



-KAİDE[Ar.] değil/yerine/= KURAL



-KÂİNAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= EVREN

( Ay altı [olan/lar(/kâin)]. İLE/VE/<> Ay üstü. )


-KAKAFONİ[Fr.]/TENÂFÜR[Ar.] değil/yerine/= KAKIŞMA, DÜRTÜŞME, İTİŞME



-KALIT/MİRAS[Ar.] ile/ve/||/<> METRUKÂT[Ar.]

( Ölen kişiden kalanlar. İLE/VE/||/<> Ölen birinin bıraktığı şeyler. )


-KALOMEL[Yun.] değil/yerine/= TATLISÜLÜMEN

( Civa bileşimlerinden, hekimlikte kullanılan, zehirli bir madde. )


-KALOMEL[Yun.] değil/yerine/= TATLISÜLÜMEN

( Cıva birleşimlerinden, hekimlikte kullanılan zehirli bir madde. )


-KALORİ[Lat. < CALERE] değil/yerine/= ISIN

( Bir kilogram suyun sıcaklığını, bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı. Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir nesnenin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )


-KALP değil/yerine/= GÖNÜL/YÜREK



-KALSEDON/KALKEDON TAŞI değil/yerine/= KADIKÖY TAŞI

( Genellikle mavi renkte bulunan bir taş. )


-KALTABAN[Fars.] değil/yerine/= NAMUSSUZ | ŞARLATAN, YALANCI, HİLECİ



-KAM' değil/yerine/= EZME, KIRMA; ZAPTETME



-KAMANÇO[İt. < CANGIA] değil/yerine/= YÜKLEME, AKTARMA, ELDEN ELE GEÇİRME



-KAMBİYO[İt. < CAMBIO] değil/yerine/= ÇAPRAZ PARA DEĞİŞ-TOKUŞU

( İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. | Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi ya da bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılan işlemin bedeli. | Bu işlemin yapıldığı yer. )


-KAMER BALIĞI değil/yerine/= AY BALIĞI



-KAMİNETO[İt. < CAMINETTO] değil/yerine/= KÜÇÜK İSPİRTO OCAĞI



-KAMPANA[İt. CAMPANA] ile/değil/yerine/= ÇAN

( Çan. | Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması. İLE/DEĞİL/YERİNE/= İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran, madenden araç. )


-KAMPÜS[Fr./İng.] değil/yerine/= YERLEŞKE



-KAMUFLAJ[Fr./İng. < CAMOUFLAGE] değil/yerine/= GİZLEME/ÖRTME



-KAMUFLE ETMEK değil/yerine/= ALALAMAK



-KAN NAKLİ değil/yerine/= KAN AKTARIMI



-KANAATKÂR değil/yerine/= YETİNGEN

( Kazandığı ile meşgul olup, başkasının kazandığı ile meşgul olmamak. )


-KANAL değil/yerine/= ARK



-KANAVA[İt. < CANOVACCIO] değil/yerine/= TASLAK

( Kaneviçe. | Bir şekil, resim, plan ya da eserin sonradan üzerinde işlenecek olan basit şekli, taslak. )


-KANSER[Fr./İng. CANCER] değil/yerine/= DOKUNMA BANA / İNCİTME BENİ

( Bir organ ya da dokudaki gözelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla ya da uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık. )


-KANTAR[Ar. < KİNTÂR]/BASKÜL[Fr. < BASCULE] değil/yerine/= TARTI (ARACI)

( Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. | Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aracı, el kantarı. | 56,452 kilogram ağırlığında ya da kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. )


-KANTON[Fr. < CANTON] değil/yerine/= BÖLGE

( İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri. )


-KANUN-U ESÂSÎ değil/yerine/= ANAYASA



-KANUN-U ESASÎ değil/yerine/= ANAYASA

( Anayasa, teşkîlât-ı esâsiye kānûnu. )


-KANUN değil/yerine/= YASA



-KAPARİ[Yun.] değil/yerine/= GEBRE OTU



-KAPARO[İt. < CAPARRA] değil/yerine/= ÖNDELİK



-KAPASİTE[Fr./İng. CAPACITY] değil/yerine/= SIĞA/YETENEK/YETİ

( Bir kondansatörün, elektrik yığma sınırı. )


-KAPASİTE[Fr./İng. CAPACITY] değil/yerine/= SIĞA/YETENEK/YETİ

( Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. | Belli bir alana sığabilecek kişi ya da nesne sayısı. | Bir işletmenin üretim miktarı. | Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. | Anlama, kavrama yeteneği. )


-KAPELA[İt.] değil/yerine/= ŞAPKA



-KÂR değil/yerine/= KAZANÇ/YARAR



-KARAKTER[Fr., İng.]/SECİYE[Ar.] değil/yerine/= ÖZYAPI/IRA



-KARBONADO[İsp. < CARBONADO] değil/yerine/= KARAELMAS

( Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas. | Maden kömürü. )


-KARGO[Fr. < CARGO] değil/yerine/= YÜK



-KARÎ[Ar.] değil/yerine/= OKUYUCU/OKUR



-KARÎHA değil/yerine/= DÜŞÜNME YETİSİ/GÜCÜ

( Kişide, kendiliğinde açığa çıkan düşünce ve amaç. | Doğa/tabiat. )


-KARİKATÜR[Fr. < CARICATURE] değil/yerine/= DÜŞÜNÇİZİ



-KARİKATÜRİST ile/ve/değil/yerine ÇİZER



-KARNE[Fr. < CARNET] değil/yerine/= BELGE

( Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. | Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge. )


-KARŞITLIK = TEZAT, ZIDDİYET = CONTRARIÉTÉ[Fr.] = GEGENSATZ[Alm.] = CONTRARIETAS[Lat.]



-KARYOLA[İt.] değil/yerine/= SEKİ/SEDİR

( Üzerine yatak yapılıp yatılan tahta ya da metal sedir. | El arabası. )


-KASABA değil/yerine/= İLÇE



-KÂSE[Fars.] değil/yerine/= TAS

( Cam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanak. | Kalp. )


-KASEM/YEMİN[Ar.] değil/yerine/= ANT



-KASINMA ile KASINÇ/KRAMP[Fr. < CRAMPE]

( Kasılıp kalmak. | Büyüklenmek, kibirlenmek, kendini beğenmek. İLE Bir ya da birkaç kasın istem dışı, ağrılı ve geçici olarak kasılması. )


-KASKO[İt. < CASCO] değil/yerine/= GÜVENCELİK



-KAŞKOL[Fr. < CACHE-COL] değil/yerine/= BOYUN ATKISI



-KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK



-KATALİZ/ÖR[Fr. < CATALYSE/UR] değil/yerine/= TEZGEN

( Kimyasal tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini molekül yapısını değiştirmeden sağlayan, katalitik etkiye yol açan nesne. )


-KATALİZ/ÖR[Fr. < CATALYSE/UR] değil/yerine/= TEZGEN

( KATALİZ: Bir nesnenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini sağlayan etkisi. )


-KATARAKT[Fr. < CATARACTE] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU



-KATEGORİ[Fr. < CATÉGORIE | İng. CATEGORY < Yun.] değil/yerine/= ULAM

( Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi ya da benzerlik bulunanların tamamı. )


-KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI



-KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )


-KAVÂİD[Ar.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ



-KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK



-KAVİS[Ar.] değil/yerine EĞMEÇ

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )


-KAYNAK/REFERANS[İng. < REFERENCE] ile/ve/||/<>/> KAYNAKÇA

( Araştırma ve incelemede yararlanılan belge. | Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı ya da yapıtların tümü. İLE/VE/||/<>/> Belirli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan ya da en iyilerini seçen yapıt. )


-KAZARA değil/yerine/= KAZAYLA/İSTEMEDEN



-KELİME ile/yerine/= SÖZCÜK



-KEM-TER değil/yerine/= AŞAĞIDAN BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK

( AŞAĞIDAN BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK )


-KEMER değil/yerine/= KAYIŞ



-KENAR değil/yerine/= KIYI



-KENGEL/KENGER[Fars.] = EŞEK DİKENİ

( Birleşikgillerden, yaprakları dikenli yaban bir bitki. )


-KENTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ



-KERATA[Yun.] yerine ÇEKECEK

( Karısı tarafından aldatılan erkek. | Sevgi ile söylenilen sitem sözü. | Ayakkabı çekeceği. )


-KERE değil/yerine/= KEZ



-KERRAKE/KERÂKE[Ar.] değil/yerine/= ÜSTLÜK

( İnce softan hafif ve dar bir üstlük. )


-KERRAT[Ar.] (CETVELİ) değil/yerine/= ÇARPMA/ÇARPIM (TABLOSU)



-KESAT[Ar. < KESÂD] değil/yerine/= DURGUNLUK, YOKLUK, KITLIK



-KEŞİDE[Fars.] değil/yerine/= ÇEKİLİŞ

( Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekme. | Arap harfli yazıda bazı harflerin baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma. )


-KEŞİF değil/yerine/= BULUŞ



-KEŞŞÂF[Ar.] değil/yerine/= İZCİ



-KETÛM[< KETM]:
SIR SAKLAYAN, AĞZI SIKI



-KEVGİR değil/yerine/= SÜZGEÇ



-KEYFÎ/LİK değil/yerine/= OLUMSAL/LIK



-KEYFî değil/yerine/= İSTEĞE BAĞLI



-KEYLÜS/KİLÜS[Ar. < Yun.] değil/yerine/= AKKAN

( Bağırsaktan gelen, içinde yağ damlacıkları bulunan kan. )


-KEZÂ/KEZÂLİK[Ar.] ile NİTEKİM/AYNI BİÇİMDE



-KIBLE ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/> AMAÇ

( Güney ile güneybatı [Güneybatı ile güney arası]. [Türkiye'ye göre!] [Güney anlamına da kullanılır.] | Mekke'de Kâbe'nin batı köşesi ile altınok (Mizp) arasının doğrultusu. | Kabul etmek. | Güneyden esen rüzgâr. | Darlıkta başvurulan kapı. )


-KIRAN ile KIRAN ile KIRAN/ÂFET[Ar.] ile KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT] ile KIRÂN[Fars.]

( Kırma işini yapan kişi. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. İLE Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi. İLE 1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.] )


-KIRMIZI[Ar.] değil/yerine/= AL



-KISTAS[Ar.]/KRİTER[Fr. < CRITERE] değil/yerine/= ÖLÇÜT/ÖLÇEK



-KIT[Ar. < KAHT] ile AZ/YETERSİZ



-KITÂ değil/yerine/= ANAKARA; BİRLİK



-KITİPİYOZ[Yun.] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI, KÖTÜ



-KIVILCIM/ŞERÂRE[Ar.] ile/değil UÇKUN

( ... İLE Ateşten fırlayan kıvılcım. )


-KIYÂFET/KİSVE/LİBAS/KOSTÜM değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK



-KIYAS(LAMA)/TASMİM[Ar.] değil/yerine/= TASIM(LAMA)



-KIYICI ile KIYICI/GADDAR ile KIYICI

( Kıyma işini yapan kişi. İLE Gaddar. İLE Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kişi. )


-KIYMET(Lİ) değil/yerine/= DEĞER(Lİ)



-KİBÂR[< KEBÎR] değil/yerine/= İNCE/TAYLAN/KOSTAK

( Zarif, kibar, nazik, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. | Yiğit, kabadayı, yürekli. | Büyükler, ulular. )


-KİBRİT[Ar.] değil/yerine/= KAV

( Ağaçların gövdesinde ya da dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi nesne. )


-KİFAFLANMAK[Ar.] değil/yerine/= AZLA YETİNMEK

( Elde ne varsa onunla, çok az yiyecekle karın doyurmak, çok az şeyle yetinmek. )


-KİFÂYET değil/yerine/= YETERLİ(Lİ)K



-KİFÂYET ile YETİŞME, ELVERME | YETERLİK | İKTİDAR, YARARLIK

( YETİŞME, ELVERME | YETERLİK | İKTİDAR, YARARLIK )


-KİKLOTRON[Yun. ] değil/yerine/= HIZLANDIRICI

( ... İLE Atom araştırmalarında, elektriklenmiş cisimlere yüksek hız veren bir aygıt. )


-KİNAYE değil/yerine/= İMLEME



-KİREÇ TAŞI/KİLS[Ar.]/KALKER[Fr.] ile SİPOLİN[Fr. < İt.] ile KARST[Alm.]

( Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. İLE Katmanlarında iç içe daireler bulunan, billurlu bir kalker türü. İLE Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan, kireç taşı ve dolomit bölgesi. )


-KİTLE değil/yerine/= TOPLULUK



-KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP

( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )


-KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM



-KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER

( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )


-KLİŞE[Fr. < CLICHE] değil/yerine/= KALIP/BASMAKALIP

( Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, biçim, yazı çıkarılmış metal levha. | Basmakalıp söz, görüş vb. )


-KLİŞE değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK



-KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK

( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )


-KLOROFİL değil/yerine/= YEŞERMİK, YEŞİLİZ



-KLOSTROFOBİ[Fr./ing. < Yun.] değil/yerine/= KAPALI YER KORKUSU



-KOCAMAN ALKIŞ değil/yerine/= BÜYÜK ALKIŞ



-KOGNİTİF[İng. < COGNITIVE] değil/yerine/= BİLİŞSEL



-KOKART[Fr. < COCARDE] değil/yerine/= SİMGE

( Asker şapkalarına takılan ve rengi uluslara göre değişen simge/işaret. | Belirli bir topluluğa özgü olan simge/işaret. )


-KOKTEYL[İng. < COCKTAIL] değil/yerine/= YİYİMLİK-İÇİMLİK | KARIŞIM



-KOL SENTIR/CALL CENTER değil/yerine/= ÇAĞRI MERKEZİ



-KOLEJ değil/yerine/= ÖZEL OKUL | BİLGİTEY



-KOLEKSİYON[Fr./İng.] değil/yerine/= DERLEM



-KOLEKTİF değil/yerine/= ORTAK(LAŞA)



-KOLEKTÖR[Fr. < COLLECTEUR] değil/yerine/= TOPLAÇ

( Atık suların akmasını sağlayan boru. | Elektrik dinamolarında, hareketli bölümün üzerindeki iletken devrelerde oluşan akımı toplayıp tek bir devreye veren araç. )


-KOLİK[Fr. < COLIQUE] değil/yerine/= SANCI

( Bağırsak, böbrek gibi içi boş organlarda, aralıklı duyulan güçlü sancı. )


-KOLİT[Fr. < COLITE] değil/yerine/= KALIN BAĞIRSAK YANGISI



-KOLLOİDAL değil/yerine/= TUTKALSI



-KOLONİ değil/yerine/= YABANCI TOPLULUĞU/SÖMÜRGE/GÖÇMEN



-KOLYE[Fr. < COLLIER] değil/yerine GERDANLIK

( Çoğu değerli taş ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı. )


-KOMBİNEZON[Fr. COMBINAISON]/KOMBİNASYON[İng. COMBINATION] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME | BİRLEŞTİRME

( Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler, düzenleme. | Birleştirme. )


-KOMİSYONCU/SİMSAR[Ar.] değil/yerine/= ARACI



-KOMİTE değil/yerine/= KURUL



-KOMPETAN[Fr. < COMPETENT] değil/yerine/= UZMAN



-KOMPLEKS ile KARMAŞA/KARMAŞIK



-KOMPLEKSLİ değil/yerine/= ALINGAN



-KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUE] yerine KARMAŞIK



-KOMPLİMAN[Fr. < COMPLIMENT]/İLTİFAT[Ar.] değil/yerine/= İNCELİK

( Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. | Koltuklama. )


-KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= ARACI

( Aracı. | Çok zengin kişi. | Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı. )


-KOMÜNİKASYON değil/yerine/= İLETİŞİM



-KOMÜTATÖR[Fr. < COMMUTATEUR] değil/yerine/= ANAHTAR



-KON(N)EKTÖR[Fr. < CONNECTEUR] değil/yerine/= BAĞLAYICI

( Demir yollarında fren kumanda kollarını dingilin üzerine bağlayan ve iki ucunda da kumanda kolunun girmesine uygun deliği bulunan parça ya da düzen. )


-KONDANSATÖR[Fr.] değil/yerine/= YOĞUNLAÇ

( İçinde, akımsız elektrik yükü biriktirilen aygıt. )


-KONDİSYON[Fr./ing. < CONDITION]/ŞART[Ar.] değil/yerine/= KOŞUL



-KONDÜKTÖR değil/yerine/= KILAVUZ



-KONFERANS değil/yerine/= KONUŞMA



-KONFOR değil/yerine/= GÖNENCE



-KONGLOMERA[Fr. < CONGLOMERAT] değil/yerine/= YIĞIŞIM



-KONGRE[Fr. < CONGRES] değil/yerine/= KURULTAY



-KONGRÜENS değil/yerine/= EŞLEŞİM



-KONİK/CONIC değil/yerine/= SÜĞÜRÜ,



-KONJONKTÜR değil/yerine/= TOPLU DURUM/GEÇERLİ DURUM



-KONKUR[Fr. < CONCOURS] değil/yerine/= YARIŞMA



-KONSENSUS değil/yerine/= UZLAŞIM



-KONSEPT[İng. < CONCEPT] değil/yerine/= KAVRAM



-KONSER SALONU değil/yerine/= DİNLETEY



-KONSER değil/yerine/= DİNLETİ



-KONSER değil/yerine/= DİNLETİ



-KONSERSİYUM değil/yerine/= YARDIM YÜRÜTÜM BİRLİĞİ



-KONSEY[Fr. < CONSEIL] değil/yerine/= KURUL



-KONSOL[Fr. < CONSOLE] değil/yerine/= DOLAP

( Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. | Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, öteki bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi. )


-KONSOLİDASYON[İng. < CONSOLIDATION] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞTIRMA | BÜTÜNLEŞME

( Borçlanmaların uzun süreli(vadeli) borç durumuna getirilmesi. )


-KONSOLİDE[Fr. < CONSOLIDE] değil/yerine/= VADESİ UZATILAN BORÇ



-KONSORSİYUM[Fr. < CONSORTIUM] değil/yerine/= ŞİRKETLER BİRLİĞİ



-KONSTRÜKTİVİZM[Fr. < CONSTRUCTIVISME] değil/yerine/= KURMACILIK

( Resim ve heykelde, yapıtı, geometrik öğeleri ile kurmayı temel alan anlayış. )


-KONSÜLTASYON[Fr./İng. < CONSULTATION]/KONSULTO[İt. < CONSULTO] değil/yerine/= DANIŞIM/DANIŞMA



-KONTENJAN[Fr. < CONTINGENT] değil/yerine/= AYRILAN YER

( Bir yükümlülük ya da yararlanma işinde, o işin kapsamına girenlerin oluşturduğu belirli sayıdaki topluluk. | Bir kuruluşun ya da bir kimsenin seçip almakta yararlanabileceği sayı miktarı. | Bir malın, alım satım ya da dağıtım işinde, ilgililerin her birine düşen pay oranı. )


-KONTÖR yerine SAYAÇ



-KONTRAT[Fr. < CONTRAT] değil/yerine/= SÖZLEŞME



-KONTROLÖR[Fr. < CONTROLEUR] değil/yerine/= DENETÇİ



-KONVANSİYEL değil/yerine/= ALIŞILMIŞ



-KONVANSİYON[Fr./İng. < CONVENTION] değil/yerine/= ANTLAŞMA

( Antlaşma. | Bir anayasa yapmak ya da bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü geçici meclis. )


-KONVEKSİYON değil/yerine/= ISIYAYIM

( Devinen nesnelerle belirli nicelikte ısının taşınması olayı, iletim. )


-KONVEKTÖR değil/yerine/= ISIYAYAR

( Bir akışkanda, ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan aygıt. )


-KOORDİNASYON[İng./Fr.] değil/yerine/= DÜZENLEME/EŞGÜDÜM



-KOORDİNATÖR değil/yerine/= EŞGÜDÜMCÜ



-KOORDİNE[Fr. < COORDINNE] değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ



-KOPYA değil/yerine EŞLEM



-KOPYA değil/yerine/= EŞLEME



-KORELASYON[Fr. < CORRELATION] değil/yerine/= BAĞINTI

( Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )


-KORİDOR değil/yerine/= ARALIK/GEÇENEK



-KORİDOR değil/yerine GEÇENEK



-KORİST değil/yerine/= KÜMEKÇİ



-KORKU ile/ve/> ÜRKÜ/PANİK[Yun.]



-KORNEA[Lat.] değil/yerine/= SAYDAM TABAKA



-KORNER[İng. < CORNER] değil/yerine/= KÖŞE | KÖŞE ATIŞI



-KORO değil/yerine/= KÜMEK



-KORT[İng. < COURT]/SAHA[Ar.] değil/yerine/= ALAN

( Tenis oynanılan alan. | Adliye Sarayı. )


-KORTE[İt. < CORTE]/FLÖRT[Fr./İng. < FLIRT] değil/yerine/= ÂŞIKTAŞLIK

( Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. | Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek. | Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. )


-KORTEJ[Fr. < CORTEGE]/MAİYET[Ar.] değil/yerine/= TÖREN ALAYI

( Bir devlet büyüğünün yanında bulunan kişiler. | Alay. )


-KOSTİK[Fr. < CAUSTIQUE] değil/yerine/= DOKU YAKAN

( Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran. )


-KOTON[Fr./İng. < COTON] değil/yerine/= PAMUK(LU)



-KOTRA[Fr. < COTRE] değil/yerine/= YELKENLİ

( Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli. | Irmak ve göl ağızlarında kurulan ve ince kazıklarla kamışlardan yapılma dalyan. )


-KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]

( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )


-KOYUT = MEVZUA = POSTULATE[İng.] = POSTULAT[Fr., Alm.] = POSTULATUM[Lat.]



-KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL



-KOZMOS değil/yerine/= EVREN



-KRAMP[Fr. < CRAMPE] değil/yerine/= KASILMA/KASINÇ



-KRATER[Fr. < CRATERE] değil/yerine/= YANARDAĞ AĞZI



-KREASYON[Fr./İng. < CREATION] değil/yerine/= YARATI/YARATMA

( Özel bir yetenekten yararlanılarak ortaya konulmuş şey. )


-KREATİF değil/yerine/= YARATICI



-KREATÖR[Fr./İng. < CREATOR] değil/yerine/= YARATICI



-KREBS DÖNGÜSÜ değil/yerine/= ÜRETİM DÖNGÜSÜ



-KREŞ değil/yerine/= YUVA



-KREŞANDO değil/yerine/= GİDEREK ARTAN



-KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ

( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )


-KRETON[Fr. < CRETONNE] değil/yerine/= KETEN/BASMA

( Bir tür keten, patiska ya da basma. )


-KRİKO[İt. < CRICCO] değil/yerine/= KALDIRICI

( Ağır bir yükün kaldırılmasını ya da alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan araç. )


-KRİSTAL[Fr. < CRISTAL] değil/yerine/= BİLLUR



-KRİSTALOİT[Fr. < CRISTALLOIDE] değil/yerine/= BİLLURSU



-KRİTİK[Fr./İng. < CRITIQUE] değil/yerine/= ELEŞTİRİ



-KRİYOSKOPİ[Fr. < CRYOSCOPIE] değil/yerine/= TUZLU ERİYİK DONMASI BİLİMİ

( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu. )


-KRİZ değil/yerine/= BUNALIM



-KRİZANTEM[Fr. < CHRYSANTHÈME] değil/yerine/= KASIMPATI



-KROKİ[Fr. < CROQUIS] değil/yerine/= TASLAK



-KROMATİK değil/yerine/= RENKSER

( Renkser. | Kromozomlarla ilgili. | Yarım tonlardan oluşan ses dizisi. )


-KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHERE] değil/yerine/= RENK YUVARI

( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )


-KROMOTROPİZM[Fr. < CHROMOTROPISME] değil/yerine/= CANLI YÖNELİMİ

( Canlı bir var olanın, belirli renkte bir nesneye doğru yönelme hareketi. )


-KROMOZOM değil/yerine/= SOYAKTARAN



-KRONOLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ZAMANDİZİN



-KRONOLOJİ değil/yerine/= SÜREDİZİM



-KRONOMETRE[Fr. < CHRONOMETRE] değil/yerine/= SÜREÖLÇER



-KROS[İng. < CROSS] değil/yerine/= DOĞADA KOŞU

( Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılan koşu. )


-KUİNTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ



-KUNT/KUND[Fars.] değil/yerine/= DAYANIKLI, SAĞLAM, KALIN, AĞIR



-KURABİYE[Ar. < QUREYBİYYE] değil/yerine/= ÇÖREK

( Şekerli ya da tuzlu küçük çörek. )


-KURÂDA[Ar.] değil/yerine/= İŞE YARAMAZ, YIPRANMIŞ/ESKİMİŞ/BOZULMUŞ, CILIZ



-KURBAN BAYRAMI değil/yerine/= YAKINLIK BAYRAMI



-KURS[Fr. < COURS] değil/yerine/= ÖĞRETİ/ÖĞRENEK



-KURS[Fr.] değil/yerine/= ÖĞRENEK



-KURUL/HEYET[Ar.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL]/ASAMBLE[ASSEMBLEE] ile KURULTAY/KONGRE[Fr. < CONGRES]

( Bir işi yapmak, yönetmek ya da bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk. İLE Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. | Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belirli sürelerle ya da gerektikçe yaptığı genel toplantı. | Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis. )


-KURYE[Fr. < COURRIER] değil/yerine/= TAŞIYICI

( Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kişi. | Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kişi. | Uçakla gönderilen mektup, koli ya da havale. | Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. )


-KUŞKUCULUK = HİSBANİYE, REYBİYE = SCEPTICISM[İng.] = SCEPTICISME[Fr.] = SKEPTIZISMUS[Alm.] = SKEPTESTHAI[Yun.]



-KUTUP değil/yerine/= UC



-KUTUR[Ar.]/DİYAGONAL[Fr. < DIAGONALE] değil/yerine/= KÖŞEGEN

( Bir çokgende ardışık olmayan ya da çok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi. )


-KUVARSİT[Fr. < QUARTZITE] değil/yerine/= KUM TAŞI

( Kum tanelerinin kaynaşmasıyla oluşmuş bir tür tortul kayaç, kuvarsit. )


-KUVÖZ[Fr. < COUVEUSE] değil/yerine/= YAŞANAK



-KUVVETLE MUHTEMEL değil/yerine/= BÜYÜK OLASILIKLA



-KUZEY YERUCU/ANTARTIC değil/yerine/= GÜNEY YERUCU



-KUZİN[Fr. < COUSINE] değil/yerine/= KIZ YEĞEN



-KÜBİK[Fr. < CUBIQUE] değil/yerine/= KÜP BİÇİMLİ

( Küp ve kesme biçiminde olan. | Kübizm akımına uyularak yapılan. | Küp biçiminde olan. )


-KÜFE[Ar.] değil/yerine/= SEPET

( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | [argo] Kaba et, kıç. | Bir küfenin alabileceği miktar. )


-KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK



-KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE



-KÜLOT değil/yerine/= DON



-KÜLT[Fr. < Lat.] değil/yerine/= TAPINÇ/TAPMA | DİN | DİNSEL TÖREN



-KÜLTÜR değil/yerine/= EKİN, ÖZGEN



-KÜLTÜREL değil/yerine/= EKİNSEL



-KÜLÜSTÜR[Yun.] değil/yerine/= YIPRANMIŞ, ESKİ, BAKIMSIZ



-KÜMÜLÜS değil/yerine/= KÜME BULUT

( Üst bölümleri bembeyaz ve küme durumunda, tabanı da çoğu kez yatay ve esmer bulut. )


-KÜPEŞTE[Yun.]/PARAPET[İt. < PARAPETTO] değil/yerine/= KORKULUK

( Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )


-KÜRE/MÜDEVVER[Ar. < DEVR] ile/ve YUVARLAK/DEĞİRMİ

( Bir noktaya eşit uzaklıkta. İLE/VE Bir daireye eşit. )


-KÜRKAS[Fr. < CURCAS] değil/yerine/= HİNT FISTIĞI

( Sütleğengillerden, meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. )


-KÜRSÜ[Ar. < KÜRSÎ] değil/yerine/= SEKİ

( Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer. | Ana bilim dalı. | Sandalye. | Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm. )


-KÜSKÜT[Fr. CUSCUTE] değil/yerine/= ŞEYTANSAÇI/BAĞBOĞAN

( Çit sarmaşığıgillerden, ince uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz, asalak bir bitki. )


-KÜŞADE[Fars. < GUŞÂDE] değil/yerine/= AÇIK, AÇILMIŞ



-KÜT ile KÜT ile KÜT

( Kısa ve kalınca. | Keskin olmayan. İLE Tahta vb. katı şeylere vurulduğunda çıkan ses. İLE Smaç. )


-LÂ EDRÎ ile ANONİM/YAZARI BİLİNMEYEN



-LÂ-YETEZELZEL[Ar.] değil/yerine/= SARSILMAZ | GÜVENİLİR



-LÂF(Z) değil/yerine/= SÖZ



-LAGÜN[Fr.] değil/yerine/= DENİZKULAĞI



-LÂHİKE/LÂHİKA[Ar. çoğ. LEVÂHİK] değil/yerine/= EK



-LÂİNLEŞMİŞ değil/yerine/= KOVULMUŞ, NEFRET KAZANMIŞ, İSTENİLMEYEN



-LÂKAP(/B) değil/yerine/= TAKMA AD | UNVAN



-LAKONİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= DEYİM

( Kısa, özlü söz. )


-LAMBA[Yun.] değil/yerine/= IŞITAÇ



-LAMBA değil/yerine/= IŞITIN

( Ateş, ampül vb.'den gelen ışık. )


-LANSE ETME değil/yerine/= TANITMA



-LANSMAN yerine TANITIM/SUNUM



-LÂÜBÂLİ/LİK değil/yerine/= YILIŞIK/LIK



-LÂYIK değil/yerine/= YARAŞIK, YAKIŞIR



-LÂZIM/LÜZÛM(LU) değil/yerine/= GEREK(Lİ)



-LEGAL değil/yerine/= YASAL



-LEHİM[Ar.] ile PÜRMÜZ ile/değil/yerine KAYNAK

( Ergime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı. | Bu alaşımla yapılan işlem. İLE Genellikle metalleri lehimlemede kullanılan, güçlü alev çıkaran, benzin ya da gazla çalışan araç. İLE/DEĞİL/YERİNE İki metal ya da yapay parçayı, ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırarak yapıştırma. )


-LEJAND değil/yerine/= ALTYAZI



-LEKTÖR[Fr.] değil/yerine/= OKUTMAN



-LENS[İng.] değil/yerine/= MERCEK

( İçinden geçen koşut ışınları, düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran, camdan ya da ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim. )


-LEZYON[Fr.] değil/yerine/= DOKU BOZUKLUĞU



-LİDER değil/yerine/= ÖNDER



-LİF değil/yerine/=/değil/yerine/= TELÇİK değil/yerine/=/değil/yerine/= KILCIK



-LİG[Fr.,] değil/yerine/= KÜME



-LİMİT değil/yerine/= SINIR



-LİNET[Ar.] değil/yerine/= SÜRGÜN



-LİNGUİSTİK değil/yerine/= DİL(SEL)



-LİNK[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTI



-LİNOTİP[İng.] değil/yerine/= DİZGİ MAKİNESİ

( Basımevinde, harfleri dizen ve satırları, blok durumunda döken makine. )


-LİPOPROTEİNLER değil/yerine/= YAĞLI ÖNBESİ



-LİSÂN değil/yerine/= DİL



-LİSE[Fr.] değil/yerine/= BİLGİTEY



-LİSTE[İng. < LIST] yerine DİZİN/DİZELGE/DÖKÜM



-LİTERATÜR değil/yerine/= YAZINCA



-LİTOLOJİ[Fr., İng.] değil/yerine/= TAŞBİLİM



-LİTOSFER değil/yerine/= TAŞYUVARI/TAŞKÜRE



-LİZOZOM değil/yerine/= SİNDİRGEN



-LOB değil/yerine/= BÖLÜM



-LOBİ değil/yerine/= DALAN

( Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk. | Otel, tiyatro gibi yerlerde, girişe yakın, geniş yer. | Bazı çıkar gruplarının temsilcilerinden oluşan topluluk. )


-LOBUT[Ar.] değil/yerine SOPA

( Kalın, kısa ve düzgün sopa. | Kol gücünü geliştirmek için kullanılan jimnastik aracı. [gürgenden] )


-LOĞ/YUVAK/YUVGU/YUVGUZ ile/değil/yerine/= SİLİNDİR[Fr. < Yun.]/ÜSTÜVANE[Ar.]

( Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine koşut iki yüzeyin sınırladığı cisim. | Metalleri inceltmek, kumaşları parçalatmak, kâğıt üzerine baskı yapmak gibi işler için sanayide kullanılan merdane. | Motorlu taşıtların motorunda, pistona güçlü bir itiş sağlamak ve gaz karışımının yandığı ya da patladığı yer. | Yollarda, toprak damlarda, yeri bastırmak ya da tarlalarda, toprakları ezmek için gezdirilen taş silindir. )


-LOJMAN[Fr. LOGEMENT] değil/yerine/= KURUM KONUTU

( Bir kuruluş ya da iş yerindeki çalışanlara, parasız ya da az bir kira karşılığında verilen konut. )


-LOKAL değil/yerine/= YEREL



-LÛGAT[Ar.] değil/yerine/= SÖZLÜK



-MAALESEF[Ar.]["MALESEF" değil!]/DERDÂ[Fars.] değil/yerine/= NE YAZIK Kİ



-MAAŞ/MAHİYE[Fars., Ar.] değil/yerine/= AYLIK



-MÂBED/MÂBET[Ar.] değil/yerine/= TAPINAK



-MACERA[Ar.]/SERGÜZEŞT[Fars.]/AVANTÜR[Fr.] değil/yerine/= SERÜVEN



-MAÇ[İng. MATCH] değil/yerine/= KARŞILAŞMA/EŞLEŞME



-MADDE/(î) değil/yerine/= ÖZDEK/(SEL)



-MAFSAL[Ar.] değil/yerine/= EKLEM



-MAGMA[Yun.] değil/yerine/= ISI/SICAK YUVARI

( Yerin içinde, sıvı ya da hamur kıvamında, uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik. )


-MAGNETOSPHERE değil/yerine/= KAPARYUVAR



-MAGNETOTELLURICS değil/yerine/= KAPARBALKI



-MAĞARA[Ar.] değil/yerine/= İN

( Bir yamaca ya da kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu. | Karst bölgelerinde, kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yeraltı kovukları. )


-MAĞDUR[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN

( Haksızlığa uğramış kişi. )


-MAĞDUR/İYET[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN/LIK



-MAĞLUP/MAĞLUBİYET değil/yerine/= YENİK/YENİLEN/YENİLGİ/SIMAK

( Bir savaşta, yarışmada kaybetme, yenilme. | Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme. )


-MAĞRUR[Ar.] değil/yerine/= GURURLU



-MAHAL/MEVZİ[Ar.] değil/yerine/= YER/YÖRE



-MAHALLİ[Ar.] değil/yerine/= YÖRESEL/YEREL



-MAHÂRET değil/yerine/= BECERİ



-MAHCUBİYET[Ar.] değil/yerine/= UTANGAÇLIK/SIKILGANLIK



-MAHCUR[Ar.] değil/yerine/= KISITLI



-MAHDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLANMIŞ



-MAHFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUNCAK



-MAHFİL-İ KAZÂ değil/yerine/= ADÂLET MEYDANI



-MAHFUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLANMIŞ/KORUNMUŞ

( MAHFUZEN: Gözaltında olarak. )


-MAHİR[Ar.] değil/yerine/= USTA/BECERİKLİ

( MÂHİRÂNE[Ar., Fars.]: Becerikli bir biçimde, becerikli olarak, ustaca. )


-MAHİYET değil/yerine/= ÖZLÜK

( Bir şeyin durumu. | Kişi. )


-MAHKÛK[Ar.] değil/yerine/= KAZILMIŞ



-MAHLÛK[Ar.] değil/yerine/= YARATIK



-MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= HALLOLMUŞ/ÇÖZÜLMÜŞ | ERİYİK



-MAHLUT[Ar.] değil/yerine/= KATIŞIK | KARIŞIM



-MAHMUZ[Ar.] değil/yerine/= ÇIKINTI

( Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. | Eski tür savaş gemilerinde, su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı. | Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. )


-MAHPUS[Ar.] değil/yerine/= KAPATILMIŞ

( Kapatılmış, hapsedilmiş. | Bir çeşit tavla oyunu. )


-MAHREK[Ar.] değil/yerine/= YÖRÜNGE

( Yürüyen bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. | Bir gökcisminin, devinme süresince aldığı yol. )


-MAHREM değil/yerine/= İÇREK, GİZLİ



-MAHRUKAT[Ar.] değil/yerine/= YAKIT/YAKACAK



-MAHRUM[Ar.] değil/yerine/= YOKSUN



-MAHRUT[Ar.] değil/yerine/= KONİ



-MAHÛLE[Ar.] değil/yerine/= DUL

( Kocası ölmüş kadın. İLE Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kadın ya da erkek. )


-MAİ[Ar.] değil/yerine/= MAVİ



-MAİN[Ar.] değil/yerine/= KARE/EŞKENAR DÖRTGEN



-MAİŞETİ TEMİN değil/yerine/= GEÇİMİNİ SAĞLAMAK



-MAJÖR[Fr.] değil/yerine/= BÜYÜK/ÖNEMLİ

( Büyük, önemli. | Bir makam, bir akort ya da bir aralığın oluşma biçimi. | Büyük önerme. )


-MAKALE değil/yerine/= YAZI



-MAKAM/MANSIP/MESNET/MEVKİ değil/yerine/= ORUN



-MAKBUZ değil/yerine/= ÖDENDİ BELGESİ



-MAKSAT[Ar.] değil/yerine/= AMAÇ



-MAKSİMUM değil/yerine/= SONSINIR / EN FAZLA



-MALAKİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BAKIRTAŞI

( Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat. )


-MALAKOLOJİ ile/ve/||/<> HELMİNTOLOJİ[Fr. < Yun.]

( Yumuşakçalar bilimi. İLE/VE/||/<> Kurtbilim. )


-MALÛL[Ar.] değil/yerine/= SÖKEL/SAKAT | GÜÇSÜZ



-MÂLÛM değil/yerine/= BİLİNEN



-MALZEME[Ar.] değil/yerine/= GEREÇ



-MÂNÂ değil/yerine/= ANLAM



-MANCA[İt.] değil/yerine/= YİYECEK



-MANCANA[İt.] değil/yerine/= FIÇI

( Gemilerde, içme suyu konulan, büyük, yassı fıçı. )


-MANEVRA[Fr.] değil/yerine/= DÖNÜŞ/HAREKET

( Bir aygıtın işleyişini düzenleme, yönetme eylemi ya da biçimi. | Geminin bir yere yanaşmak ya da bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. | Lokomotifin, katar katmak ya da katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hasa geçmesi. | Hareket, gidiş-geliş. | Asker birliklerini, savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi, tatbikat. | İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. )


-MÂNİ değil/yerine/= ENGEL



-MANİFATURA[İt. < Lat.] değil/yerine/= KUMAŞ/DOKUMA

( Fabrika yapımı her türlü kumaş ve bez gibi dokumalar. )


-MANİFESTO[İt. < Lat.] değil/yerine/= BİLDİRİ



-MANİKA[İt. < MANICA] değil/yerine/= BACA[Fars. < BÂCE]

( Gemilerde, ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca. )


-MANİKÜR[Fr.] değil/yerine/= EL/TIRNAK BAKIMI



-MANİVELA[İt.] değil/yerine/= KALDIRAÇ

( Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol. | Kaldıraç. )


-MANOMETRE[Fr. < Yun. MANOS: Seyrek, yumuşak. | METRON: Ölçü.] değil/yerine/= BASIÖLÇER



-MANSİYON[Fr.] değil/yerine/= ÖZENDİRME ÖDÜLÜ

( Bir yarışmada, konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlite, anılmaya değer bulunan kişiye ya da yapıta verilen derece. )


-MARJ[Fr.] değil/yerine/= PAY

( Ticari bir işlemde zarar tehlikesine karşı ayrılan pay. | Yazılmış ya da basılı bir kâğıdın kenarında bırakılmış boşluk. )


-MARJİNAL değil/yerine/= AYKIRI



-MARKER değil/yerine/= BELİRTİCİ



-MARKETİNG yerine PAZARLAMA



-MARN[Fr.] değil/yerine/= PEKMEZTOPRAĞI

( Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç. | Üzüm şırasının tortularını çöktürmek için kullanılan, kil ile karışık kireçli toprak. )


-MARN[Fr.] değil/yerine/= PEKMEZTOPRAĞI

( MARNLAMAK: Kireci az olan toprağın içine marn katarak daha iyi duruma getirmek. )


-MARON[Fr. < MARRON] değil/yerine/= KESTANE RENGİ



-MARŞ[Fr. < Cerm.] değil/yerine/= ÇIĞIRI



-MAS[Ar.] değil/yerine/= SOĞURMA/EMME



-MASAJ[Fr.] ile/değil/yerine/||/<> OVMAK



-MASKE değil/yerine/= YAPAY YÜZ

( Boyalı karton, kumaş, plastikten yapılmış olan, tanınmamak için kullanılan yapma yüz. | Korunmak için özel olarak yapılmış, yüze geçirilen şey. | Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. | Gerçek duyguları ya da bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen, aldatıcı görünüş, davranış. | Kişinin oynadığı rol ya da hem kendine, hem de çevresine yönelik takındığı davranış. )


-MASKOT[Fr.] değil/yerine/= "UĞURLU" EŞYA

( Uğur getireceğine inanılan şey. | Uğur sayılan kişi ya da hayvan. )


-MASRAF[Ar.] değil/yerine/= GİDER



-MASTER değil/yerine/= UNGAN



-MAŞRAPA[< MEŞÂRİB)(aslı MİŞREBE] ile KAP

( Metal, toprak vb.'den yapılmış, ağzı açık, kulplu, küçük kap. [bkz. MEŞREB, MEŞREBE] )


-MAŞRIK[Ar. < ŞARK] ile DOĞU

( DOĞU, GÜNEŞİN DOĞDUĞU TARAF )


-MATBAA[Ar.] değil/yerine/= BASIMEVİ



-MÂTEM[Ar.] değil/yerine/= YAS



-MATERYAL değil/yerine/= GEREÇ



-MATRAH[Ar.] değil/yerine/= TEMEL ALINAN DEĞER

( Bir verginin miktarını belirtmek için temel olarak alınan değer. )


-MATRİARKAL[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ANAERKİL



-MATÛF[Ar. < ATF] değil/yerine/= YÖNELTİLMİŞ

( Bir yöne eğilmiş. | Yöneltilmiş. )


-MATÛH[Ar. < ATEH] değil/yerine/= BUNAMIŞ/BUNAK



-MATUH[Ar.] değil/yerine/= BUNAK



-MÂVERÂ[Ar.] değil/yerine/= ÖTE

( Ard, geri, bir şeyin ötesinde, arkasında bulunan. | Türk müziğinin eski bir mürekkep makamı.[Biri, devr-i kebir, öteki, fahte usûlünde, iki tane müellifi belirli olmayan peşrev ile bir tane, yine müellifi bilinmeyen saz semaisi, bu makama örnektir.] )


-MAYA[Hintçe]/İLÜZYON[İng. < ILLUSION]/DOXA[Yun.] değil/yerine/= YANILSAMA



-MAYISTRA[İt.] ile/değil/yerine RÜZGÂR/YELKEN

( Grandi direğinin en alt sereni ve bu serene çekilen yelken. | Kuzeybatı rüzgârı. İLE ... )


-MAYSTRO/MAESTRO değil/yerine/= UNGAN

( Besteci. | Orkestra şefi. )


-MAYTAP[Fars.] değil/yerine/= HAVAİ FİŞEK

( Yandığında renkli ve parlak ışıklar saçan, şenlik gecelerinde yakılan havai fişek. )


-MAZBATA[Ar.] değil/yerine/= TUTANAK



-MAZERET değil/yerine/= ÖZÜR



-MÂZÎ değil/yerine/= GEÇMİŞ



-MAZNÛN[Ar. < ZANN] değil/yerine/= SANIK



-MAZOŞİST/MAZOŞİZM[Fr., İng.] değil/yerine/= ÖZEZER/LİK



-MAZRÛF[< ZARF] değil/yerine/= ZARFLANMIŞ, ZARFA KONMUŞ | KALIPLI, KILIFLI | ZARFLI KÂĞIT



-ME'YÛS[< YE'S]/NEVMÎD[Fars. < NÂ-ÜMÎD] değil/yerine/= ÜMİTSİZ



-MEBLAĞ[Ar.] yerine TUTAR



-MEBÛS[Ar.] değil/yerine/= SAYLAV/MİLLETVEKİLİ



-MEBZÛL[Ar. < BEZL] değil/yerine/= BOL/ÇOK



-MECAZ değil/yerine/= DEĞİŞMECE



-MECBÛR(İYET) değil/yerine/= YÜKÜMLÜ/LÜK, ZORUNLU/LUK



-MECHÛL[Ar. < CEHL] değil/yerine/= BİLİNMEYEN[BELİRSİZ değil!]



-MECMÂ[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK

( Bir şeyin biriktiği yer. | Bir şeyin, bir yerde çokça birikmesi, tecemmu, tahaşşüt. | Birgözeli bitkilerin biraraya gelerek oluşturdukları küme. )


-MECRÛH[Ar. < CERH] değil/yerine/= YARALI/İNCİNMİŞ

( Yaralanmış. | İnandırıcı sözlerle çürütülmüş düşünce/dâvâ. )


-MEDÂR[Ar.< DEVR] değil/yerine/= DÖNENCE | DAYANAK



-MEDCEZİR[Ar.] değil/yerine/= GEL-GİT



-MEDENÎ(YET) değil/yerine/= UYGAR/LIK



-MEDET[Ar.] değil/yerine/= YARDIM



-MEDİYASTİN[Fr.] değil/yerine/= GÖĞÜS

( Göğsün, yanlardan akciğerle, önden göğüs kemiği, arkadan omurga ile sınırlanan orta bölgesi. )


-MEDLÛL[Ar.] değil/yerine/= ANLAM



-MEDYUN[Ar. < DEYN] değil/yerine/= BORÇLU/VERECEKLİ



-MEFKÛRE[Ar.]/IDEAL[İng., Alm., İsp.]/IDÉAL[Fr.] değil/yerine/= ÜLKÜ



-MEFKÛREVİ[Ar.]/IDEAL[İng., Alm., İsp.]/IDÉAL[Fr.] değil/yerine/= ÜLKÜSEL



-MEFRUŞAT[Ar.] değil/yerine/= DÖŞEME

( Ev döşemek için gerekli eşya. )


-MEFSÛH[Ar.] değil/yerine/= KALDIRILMIŞ/DAĞITILMIŞ/BOZULMUŞ



-MEFTÛH[< FETH] değil/yerine/= AÇILMIŞ, AÇIK, FETHEDİLMİŞ | ELE GEÇİRİLMİŞ



-MEFÛL[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ

( Yapılmış, işlenmiş. | Bir eylemin etkisinde olan. | Tümleç. )


-MEH/KAMER(AKMÂR)[Ar.] değil/yerine/= AY



-MEHÂBET[Ar. < HEYBET] ile ULULUK, KORKUNÇLUK, AZÂMET; BÜYÜK GÖRÜNME



-MEHDÎ[Ar. < HEDY] değil/yerine/= DOĞRU YOLU TUTAN, HİDÂYETE EREN/ERDİREN



-MEHL/MEHİL[Ar.] değil/yerine/= ÖNEL

( Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre. | İş sözleşmesine göre, işçinin, işten çıkarılması durumunda tanınan süre. )


-MEHTAP[Fars.] değil/yerine/= AY IŞIĞI



-MEKANİZMA değil/yerine/= DÜZENEK



-MEKÎN[< MEKÂN] değil/yerine/= OTURAN, YERLEŞEN | VAKARLI, TEMKİNLİ | SAĞLAM OTURAKLI KARARGÂH



-MEKNÛZ[< KENZ] değil/yerine/= YERE GÖMÜLÜ, HAZİNEDE SAKLI



-MEKNUZ[Ar.] değil/yerine/= GÖMÜLÜ, SAKLI



-MEKRUH[Ar.] değil/yerine/= İĞRENÇ

( İğrenç, tiksindirici. | İslâm'da, dince yasaklanmadığı halde yapılmaması istenilen. )


-MEKTEP[Ar.] değil/yerine/= OKUL



-MEKTUP değil/yerine/= BİTİ/BETİK



-MELANKOLİ[Fr. < Yun. melan/kara + khole/safra] değil/yerine/= KARASEVDÂ/MALİHULYA[Ar. < Yun.]

( Kara Sevdâ/Safra. | Kuruntu. )


-MELANKOLİ değil/yerine/= KARAKAYGI



-MELEKE[Ar.] değil/yerine/= YETİ

( TEKRARLAYA TEKRARLAYA MEYDANA GELEN ALIŞIKLIK, YATKINLIK, YORDAM | YETİ )


-MELEVÂN değil/yerine/= GECE VE GÜNDÜZ



-MELEZ[Ar.]/METİS[Fr.] değil/yerine/= KIRMA/AZMA



-MELHÛZ[Ar.] değil/yerine/= UMULAN/BEKLENEN

( Düşünülebilen, olabilen, hatıra gelen, mülâhaza edilen. )


-MELİSA[Yun.] değil/yerine/= OĞULOTU



-MELODİ[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= EZGİ



-MEMÂT[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜM

( ÖLÜM )


-MEMBA/MENBA değil/yerine/= BULAK/KAYNAK/PINAR

( MENBA'[< NEBEÂN: Kaynama.]: Kaynağın görünmeyen bölümü. Kaynak. )


-MEMLEHA[Ar.] değil/yerine/= TUZLA

( Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz ya da göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer. | Tuzlak. )


-MEMLEKET değil/yerine/= YURT



-MEN(ETME) değil/yerine/= YASAK(LAMA)



-MENAFİ[Ar.] değil/yerine/= YARARLAR



-MENAPOZ/MENOPOZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YAŞDÖNÜMÜ



-MENEJER[İng. < MANAGER] değil/yerine/= YÜRÜTÜCÜ, YÖNETİCİ, İŞGÜDER



-MENEND/MÂNEND değil/yerine/= GİBİ, EŞSİZ, ÖRNEKSİZ



-MENTALİTE[Fr.]["MANTALİTE" değil!] değil/yerine/= ANLAYIŞ, BAKIŞ, ALGILAMA



-MERASİM[Ar.]/SERAMONİ/CEREMONY[İng.] değil/yerine/= TÖREN



-MERCİ'[< RÜCÛ]:
DÖNÜLECEK YER | BAŞVURULACAK YER, KİŞİ



-MERCİ'[Ar. < RÜCÛ] değil/yerine/= DÖNÜLECEK YER | BAŞVURULACAK YER, KİŞİ



-MEREMMET/Çİ[Ar.] değil/yerine/= TAMİR/Cİ



-MERHABA değil/yerine/= UĞUROLA



-MERİ[Ar.] ile YÜRÜRLÜKTE, GEÇERLİ

( Yürürlükte olan, geçerli olan. )


-MERİSTEM[Fr.] değil/yerine/= SÜRGENDOKU

( Bitkilerde, kök ve sapların, gelişebilecek durumda olan uc bölümlerindeki, çok yüzlü, kolay üreyebilir hücrelerden oluşan bir doku türü. )


-MERİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜRLÜK, GEÇERLİLİK

( Gereğinin yapılır olması durumu. )


-MERKEZ[Ar.] değil/yerine/= ORTAY



-MERMER ile/ve ONİKS[Yun.]/HACEBEKTAŞTAŞI/BALGAMTAŞI/MÜHRÜSENK



-MERSİYE[Ar.] değil/yerine/= AĞIT

( Birinin ölümü üzerine duyulan etkilenimi anlatmak için yazılan şiir. )


-MERT değil/yerine/= YİĞİT

( CELÂDET: Yiğitlik, kahramanlık, bahadırlık. )


-MESÂBE[Ar.] değil/yerine/= DERECE

( Derece, rütbe. | Kadar. | Konum, durum. )


-MESAFE[Ar.] değil/yerine/= ARALIK



-MESÂHA ETMEK[doğrusu MİSÂHA/T] değil/yerine/= YERİ ÖLÇME | YÜZÖLÇÜMÜ

( Ölçmek. )


-MESAJ değil/yerine/= İLETİ/BİLDİRİ

( Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun, belirli bir nedenle ilgililere gönderdiği bildiri. | Yazı ya da sözle verilen, gönderilen bilgi. | Yazı ya da sözle anlatılması amaçlanan duygu ya da düşünce. )


-MESAME[Ar. çoğ. MESAMAT] değil/yerine/= GÖZENEK/LER



-MESANE[Ar.] değil/yerine/= KAVUK/SİDİK TORBASI



-MESELÂ[Ar.]/ÖRNEĞİN/YANİ ile/değil/yerine SÖZGELİMİ/SÖZGELİŞİ



-MESELE değil/yerine/= SORUN



-MESERRET[Ar. < SÜRÛR] değil/yerine/= SEVİNÇ, ŞENLİK



-MESİRE[Ar.] değil/yerine/= GEZİNTİ/DİNLENME YERİ



-MESNED/SİZ[Ar.] yerine DAYANAK/SIZ



-MESÛL(İYET)[Ar.] yerine SORUMLU(LUK)



-MESUT/MESUD[Ar.] değil/yerine/= MUTLU



-MEŞAKKAT[Ar.] değil/yerine/= ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK

( ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK )


-MEŞGALE değil/yerine/= UĞRAŞI

( İŞ, İŞ GÜÇ, UĞRAŞILAN İŞ )


-MEŞİME/PLASENTA değil/yerine/= ETENE/SON/DÖLEŞİ

( Memelilerde, ana ile dölüt arasında kan alıp verme işini sağlayan örgen. | Meyya daprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm. )


-MEŞVERET[Ar.] değil/yerine/= DANIŞMA

( Danışma, bir iş üzerinde konuşma. )


-METAKOGNİTİF değil/yerine/= ÜST BİLİŞ



-METALİK/METALOİT[Fr.] değil/yerine/= MADENSEL



-METALURJİ değil/yerine/= METALBİLİM



-METAMORFOZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BAŞKALAŞMA



-METAN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BATAKLIK GAZI

( Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz.[CH4] )


-METÂNET[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK

( Dayanıklılık, güçlü olma, metin olma, sağlamlık, muhkemlik. )


-METASTAZ[Fr.] değil/yerine/= YAYILMA/SIÇRAMA



-METAZORİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ZORLA



-METELİKSİZ/ZÜĞÜRT/KOKOZ[argo] değil/yerine/= PARASIZ



-METFUN[Ar.] değil/yerine/= GÖMÜLÜ

( Gömülmüş olan. )


-METH(İYE)/MEDİH[Ar.] değil/yerine/= ÖVGÜ



-METODİK değil/yerine/= YÖNTEMLİ



-METODOLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YÖNTEMBİLİM



-METOT(/D) değil/yerine/= YÖNTEM



-METROLOJİ ile ÖLÇÜMBİLİM

( Ölçüm bilimi. )


-METROPOL/MEGAPOL[Fr., İng.] ile/ve ANAKENT/BÜYÜKŞEHİR



-METRUK[Ar.] değil/yerine/= TERK EDİLMİŞ



-MEVDUAT[Ar.] değil/yerine/= YATIRIM

( Belirli bir süre sonunda ya da istenildiğinde geri alınmak üzere, bankalara yatırılan para. )


-MEVKUT[Ar.]/PERİYODİK[Fr., İng.] değil/yerine/= DÖNEMSEL/SÜRELİ



-MEVSİM değil/yerine/= SÜREM



-MEVZÛ[Ar.] değil/yerine/= KONU



-MEVZUBAHİS[Ar.] değil/yerine/= SÖZ KONUSU



-MEYİL[Ar.] değil/yerine/= EĞİM



-MEYYÂL[Ar. < MEYL] ile EĞİLİMLİ/EĞİMLİ

( EĞİLEN | ÇOK İSTEKLİ, DÜŞKÜN )


-MEZARLIK/KABİR[Ar. < KABR] değil/yerine/= KABRİSTAN[Fars.] değil/yerine/= SİNLİK/GÖMÜT/LÜK



-MEZAT[Ar.] değil/yerine/= AÇIK ARTIRMA



-MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA



-MEZODERM değil/yerine/= ORTA DERİ

( Dış deri ile iç deri arasındaki göze katmanı. )


-MEZOZOİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞ



-MEZRAA[Ar.] ile/<> MEZRU[Ar.]

( Ekenek. Ekilen yer. İLE/<> Ekilmiş, ekili. )


-MEZUN[Ar.]/GRADUATE[İng.] değil/yerine/= TÜLEK, BİTİRMİŞ



-MIHLADIZ/MIKNATIS[Yun.] ile BURGAÇ/ANAFOR/GİRDAP[Fars.]

( ÂHEN-RÜBÂ ile ... )


-MINTIKA[Ar.] değil/yerine/= BÖLGE



-MISRA değil/yerine/= DİZE



-MIZIKÇI/LIK değil/yerine/= OYUNBOZAN/LIK

( Çeşitli nedenlerle oyunu bozan, yenilgiyi kabul etmeyen, kolayca darılan kişi. )


-MIZRAP[Ar.]/TEZENE[Fars.]/PENA[Lat.] değil/yerine/= ÇALGIÇ



-MİGMATİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KAYAÇ

( Tortul katmanlar arasına magma girmesiyle oluşan değişim kayacı. )


-MİGREN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YARIM BAŞ AĞRISI

( Yarım baş ağrısı. )


-MİĞFER[Ar.]/KASK değil/yerine/= TOLGA/BAŞLIK

( Başı, dış darbelerden koruyan, demir, çelik vb.'den yapılmış başlık. )


-MİHENK[Ar.] değil/yerine/= DENEKTAŞI

( Denektaşı. | Birinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt. )


-MİHNET[Ar.] değil/yerine/= SIKINTI/ÜZÜNTÜ

( ZAHMET, EZİYET | GAM, KEDER, SIKINTI, DERT | BELÂ, MUSİBET )


-MİHRAK[Ar.] değil/yerine/= ODAK

( Bir ışık ya da ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer. | Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kişilerin, kaynağı ya da bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer. )


-MİKA[Fr.] değil/yerine EVRENPULU



-MİKLEB/MIKLEB[Ar.] ile/ve AYRAÇ

( ... İLE/VE Eski ciltli kitapların kapaklarında sabit bulunan ayraç. )


-MİKOLOJİ[Fr.] değil/yerine/= MANTARBİLİM



-MİKROFİLAMENT değil/yerine/= İPÇİK



-MİKROSKOP/MICROSCOBE[İng.]/HURDEBÎN[Fars.] değil/yerine/= İRİLTEÇ



-MİKROTÜBÜL değil/yerine/= İLETGEN BORULAR, KÜÇÜKBORUL, BORULCUK



-MİKSER[İng.] değil/yerine/= ÇIRPICI/KARIŞTIRICI | KARMAÇ



-MİKTAR değil/yerine/= TUTAR



-MİLLET değil/yerine/= ULUS



-MİLLÎ[Ar.] değil/yerine/= ULUSAL



-MİNKALE[Ar.] değil/yerine/= İLETKİ



-MİNTAN[Fars.] değil/yerine/= GÖMLEK



-MİNVAL[Ar.] değil/yerine/= BİÇİM/YOL



-MİRİ KÂTİBİ değil/yerine/= YARGIÇ

( Osmanlı Devleti'nde, maliye ile halk arasındaki davalara bakan yargıç. )


-MİSAFİR[Ar.]/MİHMÂN[Fars.] ile KONUK

( KONUK, MİSÂFİR )


-MİSAFİR değil/yerine/= KONUK



-MİSAFİRPERVER değil/yerine/= KONUKSEVER



-MİSÂL[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEK

( ÖRNEK | MASAL | RÜYÂ, DÜŞ | BENZER, ANDIRIR )


-MİSK Ü AMBER değil/yerine/= MİS KOKULARI



-MİSL/MİSİL[Ar.] değil/yerine/= KAT

( Eş, benzer. | Miktar. | Kat. )


-MİSLİ değil/yerine/= KATI

( Sayı, tartı ve ölçü ile belirlenebilen. )


-MİSTİK değil/yerine/= GİZEMLİ



-MİSVÂK[Ar.] değil/yerine/= DİŞ FIRÇASI

( Ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılması, Müslümanlıkça sünnet olan bir tür ağaç çubuğu. )


-MİSYON[İng. < MISSION] değil/yerine/= EREK, BEKLENTİ, GENİŞ SORUMLULUK



-MİTİNG[İng.] değil/yerine/= TOPLANTI

( Gösteri amacıyla ya da bir olaya dikkati çekmek için, genellikle açık yerlerde yapılan, herkesin katılabileceği toplantı. )


-MİTOKONDRİ değil/yerine/= ÜRETGEN



-MİYAD yerine SÜRECİNİ TAMAMLADI



-MİYOKART[Fr.] değil/yerine/= YÜREK KASI



-MİZANA[İt.] değil/yerine/= ARKA DİREK

( Üç ya da daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde, arka direk. )


-MİZANPAJ[Fr.] değil/yerine/= SAYFA DÜZENİ



-MİZANSEN[Ar.] değil/yerine/= KURGU



-MODEL[Fr.]/MOSTRA[İt.] değil/yerine/= ÖRNEK/KÖZ

( Örnek. | Bir özelliği olan nesne ya da kişi. | Bir sanatçıya poz veren kişi. | Biçim. | Örnekleri içinde toplayan dergi. | Tip. | Benzer. | Örnek alınmaya değer kişi ya da şey. | Manken. )


-MODERATÖR değil/yerine/= YÖNETİCİ



-MODERN[Fr.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ/ÇAĞCIL



-MODİFİKASYON[Fr.] değil/yerine/= DEĞİŞKE



-MODİST ile ŞAPKA YAPICISI

( Şapka yapıcısı. | Moda eşyası satan. )


-MODİSTRA[İt.] değil/yerine/= (KADIN) TERZİ



-MODÜL[Fr. < Lat.] ile MODÜLASYON[Fr.]

( Orantı ölçüsü. Bir yapının çeşitli bölümleri arasında orantıyı sağlamak için kullanılan ölçü birimi. | Çap, ölçü. | Herhangi bir mekanik özelliği belirten katsayı. | Bir uzay taşıtının, bütün yapısı içinde yer alan bağımsız bölüm. İLE Bir sesin yayınmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişinimlerinden her biri. | Bir dalganın, genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması. | Bir tondan, başka bir tona geçiş. )


-MOLA[İt.] değil/yerine/= ARA

( Yorgunluğu gidermek için duraklama. | Koyverme. | Takımların, oyun arasında aldıkları birer dakikalık dinlenme süresi, ara. )


-MOMENT:
"AN/KIPI/UĞRAK" ile/değil/yerine AŞAMA



-MONİTÖR[Fr. < Lat.] değil/yerine/= EKRAN

( Her tür çalışmada, yetiştirici. | Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden, niteliğini denetleyen düzenek. | Televizyonda, görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayınlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan aygıt. )


-MONOGAM/İ değil/yerine/= TEKEŞLİ/LİK



-MONTAJ[Fr.] değil/yerine/= KURGU



-MOR[Yun.] değil/yerine/= GÖĞEZ/GÜVEZ



-MORATORYUM[Fr. < Lat.] değil/yerine/= BORÇ ERTELEME



-MOTIVATION[İng., Fr., Alm.] değil/yerine/= GÜDÜLENİM



-MOTİF[Fr.] değil/yerine/= ÖRGE

( Yanyana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan öğelerden her biri. )


-MOTİVASYON[İng.] değil/yerine/= GÜDÜLE(N)ME



-MOZALE/MOZOLE[MAUSOLÉE | Fr. < Yun.] değil/yerine/= ANITMEZAR



-MUAF[Ar.] değil/yerine/= AYRI

( Bağışlanmış, affedilmiş. | Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış. | Özgür. )


-MUAHHAR[Ar.] değil/yerine/= SONRAKİ



-MUALLİM[Ar. < İLM] değil/yerine/= ÖĞRETMEN

( Tâlim eden, öğreten, öğretmen, hoca. )


-MUÂMELE[Ar.] değil/yerine/= İŞLEM; DAVRANIŞ



-MUAMMA[Ar.] değil/yerine/= BELİRSİZ/LİK

( Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. )


-MUAMMER[Ar. < ÖMR] değil/yerine/= YAŞAYAN, YAŞAMIŞ



-MUAMMERİYET[Ar.] değil/yerine/= CANLILIK



-MUAREFE[Ar.] değil/yerine/= TANIŞMA, TANIŞIKLIK



-MUARIZ[Ar.] değil/yerine/= KARŞI KOYAN/ÇIKAN/ÇIKABİLEN



-MUASIR[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞDAŞ

( Aynı yüzyıl içinde olan. )


-MUAVİN[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI



-MUAYEDE[Ar.] değil/yerine/= BAYRAMLAŞMA



-MUAYYEN[Ar.] değil/yerine/= BELİRLİ

( Belirli, tâyin edilmiş. | Kararlaştırılan. )


-MUAZZEZ[Ar.] değil/yerine/= SAYILAN, SAYGI DUYULAN/GÖSTERİLEN



-MUBAYAA[Ar. < BEY] değil/yerine/= SATIN ALMA



-MÛCİT/KÂŞİF değil/yerine/= GELİŞTİRİCİ/BULUCU/ORTAYA ÇIKARAN



-MUCİZE[Ar.] değil/yerine/= TANSIK



-MUDİL[Ar.] değil/yerine/= KARMAŞIK, GÜÇ, ÇETİN



-MUFASSAL[Ar.] değil/yerine/= AYRINTILI



-MUGALATA değil/yerine/= YANILTMACA

( Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme. | Başkasını yanıltmak için, doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama. )


-MUGANNÎ[Ar. < GINÂ][Fr. CHANTEUR] değil/yerine/= ŞARKICI

( Şarkıcı, hanende. | Hoş öten kuş. )


-MUGAYİR[Ar.] değil/yerine/= AYKIRI / UYMAZ



-MUĞBER[Ar.] değil/yerine/= GÜCENMİŞ/GÜCENİK, KÜSKÜN



-MUHABİR[Ar.] değil/yerine/= GAZETECİ



-MUHÂCİM[Ar. < HÜCUM] değil/yerine/= SALDIRAN/SALDIRICI



-MUHÂCİR[Ar. < HİCRET] değil/yerine/= GÖÇMEN

( Göçmen, göç eden. | Bir ülkeden kalkıp, bir başka ülkede yerleşen. )


-MUHADDEP[Ar.]/KONVEKS[İng.] değil/yerine/= DIŞBÜKEY



-MUHAFAZA değil/yerine/= KORUMA/SAKLAMA



-MUHAFAZAKÂR[Ar., Fars.] değil/yerine/= TUTUCU



-MUHAKEME/MAHKEME değil/yerine/= YARGILAMA



-MUHÂLİF[Ar.] değil/yerine/= KARŞICIL



-MUHAMMEN[Ar.] değil/yerine/= ORANLANAN



-MUHAMMİN[Ar.] değil/yerine/= ORANLAYAN



-MUHASEBE/Cİ, MUHASİP değil/yerine/= SAYMAN/LIK



-MUHASSALA[Ar.] değil/yerine/= BİLEŞKE

( Elde edilen sonuç. | Bileşke. )


-MUHASSAS[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ

( Birine ayrılmış, tahsis olunmuş. )


-MUHATAP[Ar.] değil/yerine/= KONUŞULAN



-MUHAVVİL[Ar. < HAVL] değil/yerine/= DEĞİŞTİREN/DÖNÜŞTÜREN

( Tahvîl, tahvîl eden, değiştiren, başka şekle soran. )


-MUHDESÂT, MUHDESÛN[< MUHDES] değil/yerine/= SONRADAN MEYDANA GELMİŞ, ESKİDEN OLMAYAN, YENİ ŞEYLER, MODERN, İHDÂS EDİLMİŞ



-MUHİP[Ar.] değil/yerine/= SEVEN



-MUHKEM[Ar.] değil/yerine/= SAĞLAM/LAŞTRILMIŞ



-MUHTÂR[Ar. < HAYR] değil/yerine/= ÖZERK

( İHTİYÂR EDEN, SEÇİLMİŞ, SEÇKİN | HAREKETİNDE SERBEST OLAN | KÖY YA DA MAHALLE İŞLERİNE BAKMAK ÜZERE HALKIN SEÇTİĞİ KİMSE )


-MUHTASARAN[Ar.] değil/yerine/= KISACA



-MUHTEKİR[Ar.]/SPEKÜLATÖR[İng.] değil/yerine/= VURGUNCU

( Yolsuz kazanç elde eden, vurguncu, istifçi, ihtikâr yapan. )


-MUHTELİF[Ar.] değil/yerine/= TÜRLÜ, ÇEŞİT ÇEŞİT

( Zıt, birbirini tutmayan. | Türlü, çeşit çeşit, çeşitli. )


-MUHTELİT[Ar.] değil/yerine/= KARMA / KARIŞIK



-MUHTEMEL[Ar.] değil/yerine/= OLASI



-MUHTEREM[Ar. < HÜRMET] ile SAYGIDEĞER/SAYIN

( Saygıdeğer, sayın, ihtirâm olunmuş. )


-MUHTERİZ[Ar.] değil/yerine/= ÇEKİNGEN



-MUHTEŞEM[Ar.] değil/yerine/= GÖRKEMLİ/GÖSTERİŞLİ



-MUHTEVÂ[Ar.] yerine İÇERİK



-MUHTIRA[Ar.]/MEMORANDUM[İng.] değil/yerine/= YÖNERGE/ANDAÇ/GÜNLÜK

( Herhangi bir şeyi anımsatma, uyarma amacıyla yazılan yazı. | Bir devletin, başka bir develete, siyasal sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı, diplomatik nota. | Andaç. | Günlük. )


-MUHYİDDİN değil/yerine/= DİNİ İHYÂ ETMEK/CANLANDIRMAK



-MUİT[Ar.] değil/yerine/= YARDIMCI ÖĞRETMEN



-MUKÂBELE[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIK

( Karşılık verme, karşılama, karşılık. | Karşılaştırma, karşılıklı yapılan okuma. | Karşı gelme, başkaldırma. | Camilerde Kur'an okunurken, hâfızların da karşılık olarak ezbere Kur'an okumaları. | Kur'an'ı, birinin okuması ve birinin/birilerinin dinlemesi. | Mevlevî ayinlerinde, tarikat mensuplarının, cezbe haliyle ayakta dönmesi. )


-MUKABİL[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIĞINDA

( Bir şeye karşılık olarak yapılan bir şeyin karşılığı olan. | Bir şeyin karşısında bulunan. | Karşılık. | Karşılık olarak, karşılığında. )


-MUKAFFA/KAFİYELİ[Ar.] değil/yerine/= UYAKLI



-MUKASSEM[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, BÖLÜNMÜŞ



-MUKASSİ[Ar.] değil/yerine/= SIKINTILI, BUNALTICI



-MUKATTAR[Ar. < KATR] değil/yerine/= DAMITILMIŞ/DAMITIK

( Damıtılmış, imbikten çekilmiş, taktîr edilmiş. )


-MUKÂVELE[Ar.] değil/yerine/= SÖZLEŞME



-MUKÂVEMET[Ar.] değil/yerine/= DİRENME

( Dayanma, karşı durma, karşı koyma, direnme, direniş. | Direnç. )


-MUKÂVİM[Ar.] değil/yerine/= DİRENÇLİ

( Dayanıklı, güçlü, dirençli. | Karşı koyan, başkaldıran. )


-MUKAVVES[Ar.] değil/yerine/= EĞRİ



-MUKAVVİ[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRİCİ



-MUKAYESE[Ar.] değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA

( Akıl ve zariflikte, çokluk iddiasında bulunma. | Benzeterek ya da karşılaştırarak değerlendirme, kıyaslama. )


-MUKAYYET[Ar.] değil/yerine/= BAĞLI OLAN

( Bağlı olan, bağlanmış. | Bir koşul ya da kayıtla bağlı olan. | Yazılmış, yazılı, kayıtlı. )


-MUKRİZ[Ar.] değil/yerine/= BORÇ VEREN



-MUKTEDİR[Ar. < KUDRET] değil/yerine/= ERKLİ

( Bir şey yapmaya gücü yeten, becerebilen. )


-MUKTESİT[Ar.] değil/yerine/= TUTUMLU



-MUKTEZA/MUKTEZİ[Ar.] değil/yerine/= GEREKLİ

( Gereken, gerekli olan. | Bir iş yapılırken, gerekli işlemlerin tümü. )


-MULAJ[Fr.] değil/yerine/= KALIP

( Bir şeyin balmumu, alçı gibi bir madde ile kalıbını çıkarmak için yapılan işlemlerin tümü. | Bu işlemler sonunda elde edilen kalıp. )


-MUMAİLEYH[Ar.] değil/yerine/= ADI GEÇEN



-MUNFASIL[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ



-MUNSAP[Ar.] değil/yerine/= KAVUŞAN, KAVŞAK | [coğ.] AĞIZ



-MUNTAZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZGÜN/DÜZENLİ



-MUNTAZIR[Ar.] değil/yerine/= BEKLEYEN, GÖZLEYEN



-MUNZAM[Ar.] değil/yerine/= KATILMIŞ, EKLENMİŞ



-MURAFAA[Ar.] değil/yerine/= DURUŞMA

( Duruşma. | Yargıtay'da yapılan duruşma. )


-MURAHHAS[Ar. < RUHSAT] değil/yerine/= RUHSATLI, İZİNLİ | DELEGE

( RUHSATLI, İZİNLİ | DELEGE )


-MURÂKABE[< RAKB] değil/yerine/= DENETLEME/DENETİM

( BAKMA, GÖZETME, GÖZ ALTINDA BULUNDURMA | KENDİ İÇ ÂLEMİNE BAKMA, KENDİNİ HESABA ÇEKME, DALIP KENDİNDEN GEÇME | GECEYARISI, DİZÜSTÜ OTURULARAK, GÖVDENİN HİÇBİR UZVUNU KIMILDATMADAN, GÖZLER KAPALI DURUMDA DALINAN "TEFEKKÜR" HALİ )


-MUSABAKA yerine YARIŞMA



-MUSÂFAHA[Ar. < SAFH] ile/ve/||/+/<>/< EL SIKIŞMA, TOKALAŞMA



-MUSAHABE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA, GÖRÜŞME



-MUSALLAT[Ar.] değil/yerine/= PEŞİNE DÜŞME/DÜŞEN

( Bir kişi ya da şeyin üzerine, bıktıracak kadar düşmek/düşen. )


-MUSANNİF/CİLBENT[Fars.]/KLASÖR[Fr. < CLASSEUR] değil/yerine/= SIRALAÇ



-MUTAASSIP(/B)[Ar.] değil/yerine/= BAĞNAZ/AŞIRI TUTUCU



-MUTALLAKA[Ar.] değil/yerine/= DUL (KADIN)

( Boşanarak dul kalmış kadın. )


-MUTAT[Ar.] değil/yerine/= ALIŞILMIŞ/ALIŞILAN



-MUTÂVAAT[Ar. < TAV] değil/yerine/= BOYUN EĞME

( Baş/boyun eğme, itâat etme. | [dilb.] Dönüşlü. )


-MUTEDİL[Ar.] değil/yerine/= DENGELİ | ILIMAN



-MUTENA[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr.] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇKİN/ÖNEMLİ



-MUTLAK değil/yerine/= SALTIK



-MUTMAİN[< TAM'AN]:
GÖNLÜ KANMIŞ, İÇİ RAHAT, ŞÜPHESİ OLMAYAN KİŞİ



-MUTTALİ'[< TULÛ] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ, HABER ALMIŞ, BİLGİLİ, HABERDAR



-MUTTALİ[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ

( Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş. )


-MUTTARİT[Ar.] değil/yerine/= DÜZENLİ / TEKDÜZE



-MUTTASIF[Ar.]/VASIFLI değil/yerine/= NİTELENMİŞ/NİCELİKLİ



-MUVÂCEHE[< VECH] ile YÜZLEŞME, YÜZ YÜZE GELME | KARŞI, ÖN



-MUVAKKAT[Ar. < VAKT] ile BELİRLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ

( BELLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ )


-MUVAZAA[Ar.] değil/yerine/= DANIŞIK/LIK



-MUVAZAT[Ar.]/PARALELLİK değil/yerine/= KOŞUTLUK



-MUVAZENE[Ar.] değil/yerine/= DENGE



-MUVAZİ[Ar.]/PARALEL[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= KOŞUT

( ... DEĞİL/YERİNE/= Koşut. | Yeryuvarı üzerinde çizildiği varsayılan, ekvatora koşut çemberlerden her biri. | Bir dönel yüzeyin, eksene dik bir düzlemle kesiti. )


-MUVAZZAF[Ar.] değil/yerine/= GÖREVLİ

( Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kişi. | Silahlı Kuvvetler'de çalışan, meslekten subay ve astsubaylarla, askerlik hizmetini yapan erler. )


-MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN



-MUZLİM[Ar.] değil/yerine/= KARANLIK | GİZLİ/BELİRSİZ



-MÜ'TEFİK ile MÜTTEFİK[< VEFK]

( Tersine dönen, dönmüş. İLE Bağlaşmış, birleşmiş, antlaşmış. | Düşüncede birlikte olan. )


-MÜBÂDELE[Ar. < BEDEL | çoğ. MÜBÂDELÂT] değil/yerine/= DEĞİŞ-TOKUŞ



-MÜBÂGAME değil/yerine/= TATLI DİLLİLİK



-MÜBAHASE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA



-MÜBÂLÂGA[Ar. < BÜLÛĞ] değil/yerine/= ABARTI



-MÜBÂREK[< BEREKET] değil/yerine/= VERİMLİ/KUTLU

( BEREKETLİ, FEYİZLİ | UĞURLU, HAYIRLI, MUTLU, KUTLU )


-MÜBAŞERET[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM

( Bir işe başlama. )


-MÜBÂYENET değil/yerine/= ÇELİŞKİ

( Bir şeyin, kendinden başka bir şey olmaması. )


-MÜBEZZİR[Ar. < BEZR] < TOHUM EKECEK ARAÇ



-MÜBEZZİR değil/yerine/= TEBZÎR EDEN, GEREKSİZ, YERSİZ HARCAYAN, İSRÂF EDEN



-MÜBTESİM[< TEBESSÜM] ile GÜLÜMSEYEN, TEBESSÜM EDEN



-MÜCAZAT[Ar.] değil/yerine/= CEZA VERME

( İşlenen bir suçtan dolayı ceza verme. )


-MÜCBİR[< CEBR] değil/yerine/= ZORLAYICI/ZORLAYAN



-MÜCELLA[Ar.] değil/yerine/= PARLATILMIŞ/PARLAK



-MÜCELLİT[Ar.] değil/yerine/= CİLTÇİ



-MÜCERRED[< CERED] değil/yerine/= SOYULMUŞ, ÇIPLAK, TECRÎD EDİLMİŞ | TEK, YALNIZ | KARIŞIK VE KATIŞIK OLMAYAN | YALIN, SOYUT | KENDİ KENDİNE, BEKÂR, YALNIZ YAŞAYAN



-MÜCERREP[Ar.] değil/yerine/= DENENMİŞ, SINANMIŞ



-MÜCESSEM[Ar.] değil/yerine/= BELİRMİŞ OLAN

( Cisim/madde durumunda olan. | Somut bir varolanda, tam olarak belirmiş olan. )


-MÜCEVHER[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ NESNE



-MÜCRİM[Ar.] değil/yerine/= SUÇLU



-MÜDÂM[< DEVÂM] değil/yerine/= DEVÂM EDEN, SÜREN, SÜREKLİ | ARASI KESİLMEYEN



-MÜDDEÎ-İ UMÛMÎ[Ar.] değil/yerine/= SAVCI



-MÜDDET değil/yerine/= SÜRE



-MÜDELLEL[Ar.] değil/yerine/= KANITLANMIŞ/KANITLI



-MÜDEVVER[Ar.] değil/yerine/= YUVARLAK



-MÜDRİKE değil/yerine/= ALIMLAMA



-MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SONU OLMAYAN, YAŞAM BOYUNCA



-MÜEDDEP[Ar.] değil/yerine/= USLU, TERBİYELİ



-MÜELLİF[Ar. < ÜLFET] değil/yerine/= KİTAP YAZAN, YAPIT SAHİBİ



-MÜEMMEN[Ar.] değil/yerine/= SAĞLANMIŞ, GÜVENİLİR



-MÜENNES[Ar.] değil/yerine/= DİŞİL



-MÜESSES[Ar.] değil/yerine/= KURULU



-MÜESSESE[Ar.] değil/yerine/= KURULUŞ

( Kurulma işi. | Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. | Yapı, yapılış, bünye. | Kasılma. | Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. )


-MÜESSİF[Ar.] değil/yerine/= ÜZÜCÜ



-MÜESSİS[Ar.] değil/yerine/= KURUCU



-MÜEYYİDE[Ar.] değil/yerine/= YAPTIRIM



-MÜFETTİŞ[Ar.] değil/yerine/= DENETÇİ/DENETMEN



-MÜFİT[Ar.] değil/yerine/= YARARLI | ANLATAN



-MÜFREDAT[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRETİM İZLENCESİ



-MÜFRET[Ar.] değil/yerine/= TEKİL



-MÜFRİT[Ar.] değil/yerine/= AŞIRI



-MÜHENDİS değil/yerine/= SAYIŞMAN



-MÜHEYYÂ[< HEY'ET] değil/yerine/= HAZIR, HAZIRLANMIŞ (ÂMÂDE)



-MÜHEYYA[Ar.] değil/yerine/= HAZIR



-MÜHEYYİÇ[Ar.] değil/yerine/= COŞTURUCU



-MÜHİM[Ar.] değil/yerine/= ÖNEMLİ



-MÜHLİK[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ | TEHLİKELİ



-MÜKÂFÂT[< KİFÂYET] ile ...

( BERÂBERLİK | BİR HİZMET VE İYİLİĞE KARŞI EDİLEN İYİLİK | ÇALIŞKAN TALEBEYE HOCASININ VERDİĞİ TAKDİR )


-MÜKÂFÂT değil/yerine/= ÖDÜL



-MÜKERRER[< KERR | çoğ. MÜKERRERÂT] değil/yerine/= TEKRARLI / YİNELEMELİ



-MÜKRİM[Ar.] değil/yerine/= KONUKSEVER



-MÜLÂHAZA[< LÂHZ] değil/yerine/= DİKKATLE BAKMA | İYİCE DÜŞÜNME | DÜŞÜNCE



-MÜLAHHAM[Ar.] değil/yerine/= ŞİŞMAN



-MÜLÂKAT[Ar. < LİKA] değil/yerine/= SÖYLEŞİ/GÖRÜŞME



-MÜLAYEMET[Ar.] değil/yerine/= UYSALLIK | BAĞIRSAK YUMUŞAKLIĞI



-MÜLÂYİM[Ar.] değil/yerine/= UYGUN | YUMUŞAK HUYLU



-MÜLÂZIM[Ar.]/MÜLÂZIM-I SÂNÎ[Osm.] değil/yerine/= TEĞMEN

( Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden. | Teğmen. )


-MÜLEMMA'[Ar. < LEM] değil/yerine/= ALACA RENKLİ | KOŞUK | BULAŞMIŞ

( Bir kısmı Türkçe, bir kısmı Arapça ya da Farsça söylenmiş/yazılmış olan şiir/manzûme. )


-MÜLEVVES[< LEVS] değil/yerine/= KİRLİ, PİS | DÜZENSİZ, KARIŞIK

( TELVÎS EDİLMİŞ, KİRLİ, PİS | İNTİZAMSIZ, KARIŞIK )


-MÜLGA[Ar. < LAĞV] değil/yerine/= KAPATILAN



-MÜLHEM[Ar.] değil/yerine/= İÇE DOĞMUŞ, ESİNLENİLMİŞ



-MÜLHİT[Ar.] değil/yerine/= TANRISIZ



-MÜLK[Ar.] değil/yerine/= YAPI | TAŞINMAZ

( Ev, dükkân, arazi, gibi taşınmaz mal. | Devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, ülke. | Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer ya da yapı. )


-MÜLKİYET[Ar.] değil/yerine/= İYELİK



-MÜLTECİ[Ar.] değil/yerine/= SIĞINAN / SIĞINMACI / SIĞINIK



-MÜLTEFİT[Ar.] değil/yerine/= GÜLERYÜZLÜ



-MÜMÂRESE[Ar. < MERES] değil/yerine/= YATKINLIK

( ALIŞMA, ALIŞIKLIK, YATKINLIK, EL YATKINLIĞI )


-MÜMASİL[Ar.] değil/yerine/= BENZEYEN, ANDIRAN



-MÜMKÜN değil/yerine/= OLANAKLI



-MÜMTAZ[Ar.] değil/yerine/= AYRI/ÜSTÜN | SEÇKİN



-MÜNÂKALÂT[Ar. < NAKİL] değil/yerine/= ULAŞTIRMA / TAŞIMA



-MÜNÂKALE[Ar. < NAKL] değil/yerine/= ULAŞIM | AKTARMA



-MÜNÂSEBET[Ar. < NİSBET] değil/yerine/= İLİŞKİ/İLİŞİK/İLİNTİ

( UYGUNLUK | İLİŞİK | İLGİ, YAKINLIK, BAĞ | YANAŞMA, VESÎLE )


-MÜNASİP değil/yerine/= UYGUN



-MÜNÂVEBE[Ar. < NEVBET] değil/yerine/= NÖBETLEŞME/KEŞİKLEME/ALMAŞ | NÖBETLE İŞ GÖRME



-MÜNBİT[Ar. < NEBÂT] değil/yerine/= VERİMLİ



-MÜNDEMİÇ[Ar.] değil/yerine/= İÇKİN



-MÜNDERECÂT[Ar.] değil/yerine/= İÇİNDEKİLER



-MÜNEBBİH[Ar.] değil/yerine/= UYARICI



-MÜNEKKİT[Ar.] değil/yerine/= ELEŞTİRMEN



-MÜNHANİ[Ar.] değil/yerine/= EĞRİ



-MÜNHASIR[Ar.] değil/yerine/= ÖZGÜ



-MÜNHATT[Ar.] değil/yerine/= AŞAĞI İNEN | ALÇAK | ÇUKUR



-MÜNKAD[Ar.] değil/yerine/= BOYUN EĞEN



-MÜNKARİZ[Ar.] değil/yerine/= BATMIŞ, ÇÖKMÜŞ, TÜKENMİŞ



-MÜNKESİR[Ar. < KESR] değil/yerine/= KIRILMIŞ, KIRIK | KIRGIN, GÜCENMİŞ



-MÜNKİR[< NEKR] değil/yerine/= İNKÂR EDEN, KABUL ETMEYEN



-MÜNŞEAT[Ar. < NEŞ'ET] değil/yerine/= YAPIT

( Sanatlı düzyazı ya da mektupların toplandığı dergi. | Kaleme alınmış, yazılmış şeyler. )


-MÜNTAHAP[Ar.] değil/yerine/= SEÇİLMİŞ, SEÇME



-MÜNTAHİP[Ar.] değil/yerine/= SEÇMEN



-MÜNTEŞİR[Ar. < NEŞR] değil/yerine/= YAYILMIŞ, AÇILMIŞ | DAĞINIK | DUYULMUŞ, ETRAFA YAYILMIŞ | BASILMIŞ VE YAYILMIŞ



-MÜPHEMİYET[Ar.] değil/yerine/= BELİRSİZLİK



-MÜPTEDİ[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENMEYE YENİ BAŞLAYAN



-MÜPTEZEL[Ar.] değil/yerine/= DEĞERSİZ

( Saygınlığını yitirmiş. | Çokluğundan dolayı değerini yitiren, değersiz. )


-MÜRACAAT[Ar.] değil/yerine/= DANIŞMA/BAŞVURU



-MÜRÂDİF[Ar. < REDF] değil/yerine/= ANLAMDAŞ, EŞ ANLAMLI



-MÜRÂÎ/LİK[< RİYÂ] değil/yerine/= İKİYÜZLÜ/LÜK



-MÜREBBÎ[< TERBİYE] değil/yerine/= EĞİTİCİ | BESLEYEN



-MÜRECCEH[Ar.] değil/yerine/= YEĞ / YEĞREK



-MÜRSEL[< RESEL] değil/yerine/= GÖNDERİLMİŞ, YOLLANMIŞ, İRSÂL EDİLMİŞ | PEYGAMBER



-MÜRTESEM/İRTİSAM[Ar.]/PROJEKSİYON[Fr., İng.] değil/yerine/= İZDÜŞÜM



-MÜRÛR-İ ZAMAN[Ar.] değil/yerine/= ZAMANAŞIMI/SÜREAŞIMI



-MÜRÜVVET[< MER] değil/yerine/= İNSÂNİYET, MERTLİK, YİĞTLİK | CÖMERTLİK, İYİLİKSEVERLİK



-MÜSÂADE[Ar. < SU'ÛD] değil/yerine/= İZİN



-MÜSÂBIK[Ar. < SEBK] değil/yerine/= YARIŞMACI



-MÜSÂFİR[< SEFER] ile YOLCU

( MİSÂFİR, YOLDAN GELEN, YOLCU | YOLCULUK SIRASINDA BİRİNİN EVİNE İNEN KONUK | KOMŞUYA GİDEN KİMSE )


-MÜSAHHİH[Ar.] ile DÜZELTİCİ/DÜZELTMEN



-MÜSÂMERE[Ar. < SEMR] değil/yerine/= GÖSTERİ

( Okullarda, öğrencilerin sunduğu, içeriğinde koşuk, oyun gibi gösterilerin yer aldığı eğlence. | Çoğunlukla akşam toplantısı/eğlencesi. )


-MÜSÂVÎ[< SEVİYY] değil/yerine/= EŞİT | DENK

( EŞİT, BİRİNİN ÖTEKİNDEN FARKSIZ OLANI, AYNI HALDE VE DERECEDE BULUNAN )


-MÜSLİ değil/yerine AŞURE



-MÜSTAHAKK[Ar. < HAKK]/MÜSTAHİKK[aslı!] değil/yerine/= HAK ETMİŞ



-MÜSTAHDEM/HADEME[Ar.] değil/yerine/= HİZMETLİ



-MÜSTAHSİL[< HÂSIL] değil/yerine/= YETİŞTİREN, YETİŞTİRİCİ, ÜRETİCİ



-MÜSTAİT[Ar.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN YETENEKLİ



-MÜSTAKARR[< KARÂR]/KARARGÂH[Ar. KARAR + Fars. GÂH] değil/yerine/= YERLEŞİLEN, DURULAN YER

( KARARGÂH: Bir birlik ya da kurumun, kumandan ile yardımcı şube ve bölümlerinden oluşan kuruluş. | Ordunun uzun bir süre ya da geçici olarak konakladığı yer. | Durulan ya da kalınan yer. )


-MÜSTAKBEL[Ar. < KABL] değil/yerine/= GELECEK

( KARŞILANAN | ÖNDE BULUNAN, İLERİDEKİ, GELECEK )


-MÜSTAKİLL[Ar. < KILLET] değil/yerine/= BAĞIMSIZ

( BAŞLI BAŞINA, KENDİ BAŞINA, KENDİ KENDİNE, AYRICA, BAĞIMSIZ )


-MÜSTAKÎM[Ar. < KIYÂM] değil/yerine/= DOĞRU, DÜZ, DİK | TEMİZ, NAMUSLU



-MÜSTAMEL[Ar. < AMEL] değil/yerine/= KULLANILMIŞ | ESKİ



-MÜSTANTİK[Ar.] değil/yerine/= SORGU YARGICI/HAKİMİ



-MÜSTEBAD[Ar. < BU'D] değil/yerine/= OLACAĞI SANILMAYAN/UZAK GÖRÜLEN



-MÜSTECÂB[< CEVÂB] değil/yerine/= DİLEĞİ KABUL OLUNMUŞ

( DİLEĞİ KABUL OLUNMUŞ )


-MÜSTEFİT[Ar.] değil/yerine/= YARARLANAN



-MÜSTEHCEN[< HÜCNET] değil/yerine/= AÇIK SAÇIK



-MÜSTEHLİK[Ar. < HELÂK] değil/yerine/= TÜKETİCİ | YİYİP İÇEREK TÜKETEN, BİTİREN



-MÜSTEKREH[< KERÂHET | çoğ. MÜSTEKREHÂT] ile MÜSTEKRİH[< KERÂHET]

( Tiksinilen, iğrenilen, iğrenç, istikrâh edilmiş. İLE Tiksinen, iğrenen, kerîh gören, istikrâh eden. | İştah kesen. )


-MÜSTELZİM[Ar.] değil/yerine/= GEREKTİREN | GEREKEN/GEREKLİ OLAN



-MÜSTEMİ'[< SEM | çoğ. MÜSTEMLÎN] ile MÜSTEMİRR[< MÜRÛR]

( Dinleyen, dinleyici, işiten, istimâ eden. | Bir okula, sadece dinleyici olarak devam eden. İLE Uzayıp giden, istimrâr eden. | Sürekli, devamlı. )


-MÜSTENKİF[Ar.] değil/yerine/= ÇEKİMSER



-MÜSTENSİH[Ar. < NESH] değil/yerine/= ÇOĞALTAN



-MÜSTESNÂ[Ar. < SENY] değil/yerine/= AYRI TUTULAN

( İSTİSNÂ EDİLEN, KURAL DIŞI BIRAKILAN | ÜSTÜN | AYRI TUTULAN | BENZERLERİNDEN BASKIN )


-MÜSTEŞÂR[Ar. < MEŞVERET] değil/yerine/= DANIŞILAN/DANIŞMAN



-MÜSTEŞRİK[Ar.]/ŞARKİYATÇI/ORYANTALİST[Fr., İng.] değil/yerine/= DOĞUBİLİMCİ



-MÜSTEVÎ[Ar.] değil/yerine/= DÜZ | DÜZLEM



-MÜSTEVLÎ[Ar. < VELY] değil/yerine/= SALGIN

( İstilâ eden, ele geçiren, idaresi altına alan. | Yayılan, her tarafı kaplayan. | Salgın. )


-MÜSTEZÂD[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTMIŞ/ÇOĞALMIŞ

( Çoğalması istenilen, artmış. | Her dizesine bir küçük dize eklenmiş, Divan Edebiyatı şiir türü. [Bahr-i hecez vezinlerinden "mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faûlün" vezninde söylenmiş dizelere "mef'ûlü faûlün" parçalarına denk birer parça katarak oluşturulan şiir.] )


-MÜSVEDDE[Ar. < SEVED] değil/yerine/= YAZI TASLAĞI / KARALAMA



-MÜŞ'İR[< ŞUÛR] ile MÜŞÎR[< ŞEVR | çoğ. MÜŞÎRÂN]

( Yazı ile haber veren, bildiren, iş'âr eden. | [fizik] Gösterge. İLE Emir ve işâret eden. | En yüksek aşamadaki asker, Mareşal[Fr. < Cerm.]. )


-MÜŞABEHET[Ar.] değil/yerine/= BENZERLİK/BENZEŞLİK



-MÜŞÂHEDE[Ar. < ŞUHÛD] değil/yerine/= GÖRME | GÖZLEM



-MÜŞÂREKET[Ar.] değil/yerine/= İŞTEŞ



-MÜŞEKKEL[Ar.] değil/yerine/= BİÇİM VERİLMİŞ | İRİ, GÖSTERİŞLİ



-MÜŞKÜL[Ar.] değil/yerine/= GÜÇ, ZOR, ÇETİN | ENGEL, GÜÇLÜK/ZORLUK



-MÜŞKÜLPESENT[Ar., Fars.] değil/yerine/= GÜÇ BEĞENEN, TİTİZ



-MÜŞTÂK[< ŞEVK] ile MÜŞTAKK[< ŞAKK]

( İştiyaklı, özleyen, göreceği gelen, can atan. İLE Başka bir sözcükten çıkmış, türemiş, türeme. )


-MÜŞTEHİ[Ar.] değil/yerine/= İSTEKLİ

( Bir şey için çok istek gösteren, istekli. | İştahlı. )


-MÜŞTEHİYÂT[< ŞEHVET] ile İŞTAHLILAR, İSTEKLİLER



-MÜŞTEREK[Ar.] değil/yerine/= BİRLİKTE, ORTAK/LAŞA



-MÜŞTERÎ[Ar. < ŞİRÂ] değil/yerine/= ALICI/İLGİLİ

( Satın alan/alıcı, iştirâ eden. | Alışverişte bulunan. | İstekli. | Hem satın alan, hem satan. )


-MÜŞTERİ[Ar.]/RESEPTÖR[Fr.] değil/yerine/= ALICI/(ALGILAYICI)/ALMAÇ



-MÜTA[Ar.] değil/yerine/= GEÇİCİ KAZANÇ



-MÜTAREKE[Ar.] değil/yerine/= ATEŞKES / BIRAKIŞMA



-MÜTEADDİT[Ar.] değil/yerine/= ÇOK, BİRÇOK



-MÜTEAFFİFÎN[< MÜTEAFFİF] ile MÜTEAFFİN[< UFÛNET]

( İffetli, onurlu, namuslu kişiler. İLE Bozulup kötü/pis kokan, kokmuş, kokuşuk, çürük, taaffün eden. )


-MÜTEAHHİT değil/yerine/= ÜSTENCİ



-MÜTEÂKIB[< AKAB] değil/yerine/= BİRBİRİ ARDINDAN GELEN (SIRA İLE) | ARDINDAN GELEN, ARKASI SIRA BELİREN



-MÜTEALİYE[Ar.]/TRANSANDANTALİZM[İng..] değil/yerine/= DENEYÜSTÜCÜLÜK



-MÜTEALLİK[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİN, İLGİLİ



-MÜTEBAHHİR[Ar.] değil/yerine/= GENİŞ/DERİN BİLGİSİ OLAN



-MÜTEBESSİM[< BESM] değil/yerine/= GÜLÜMSEYEN/GÜLEÇ :)



-MÜTECESSİS[Ar.] değil/yerine/= MERAKLI



-MÜTEDAVİL[Ar.] değil/yerine/= ÇEVRİMDE/Kİ, YÜRÜRLÜKTE



-MÜTEDEYYİN[Ar.] değil/yerine/= DİNDAR

( ILIMLI (İNSAN) | DİNDAR. | DİN İLE GÖREVLİ. | BORÇLU OLAN )


-MÜTEESSİF[Ar.] değil/yerine/= ÜZÜLEN, ACIYAN



-MÜTEESSİR[< ESR < ESÂRET] değil/yerine/= HÜZÜNLÜ, KEDERLİ, ÜZÜNTÜLÜ | BİRİNİN ACISIYLA ACILANAN | DUYGULANMIŞ



-MÜTEFEKKİR[Ar.] değil/yerine/= DÜŞÜNÜR



-MÜTEFELSİF[< FELSEFE] değil/yerine/= FELSEFE YAPAN, FİLOZOFLAŞMA



-MÜTEFENNİN[Ar. < FENN] değil/yerine/= TEKNİK BİLGİ SAHİBİ, FEN BİLGİNİ



-MÜTEFERRİK[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, DAĞINIK



-MÜTEHAMMİL[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLI, GÖTÜRÜMLÜ



-MÜTEHARRİK[Ar.] değil/yerine/= DEVİNGEN | İŞLEYEN/ÇALIŞAN



-MÜTEHASSIS/LIK[Ar.] değil/yerine/= UZMAN/LIK



-MÜTEKABİL[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIKLI



-MÜTEKAİT[Ar.]/ÇERAĞ[Fars.] değil/yerine/= EMEKLİ



-MÜTEKÂMİL[Ar.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMIŞ



-MÜTEKARİP[Ar.] değil/yerine/= YAKINSAK

( Tek bir noktaya doğru yönelen ışınlar, çizgiler. )


-MÜTEKÂSİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMIŞ, KOYULAŞMIŞ, DERİŞİK



-MÜTEMMİM CÜZ değil/yerine/= TAMAMLAYICI PARÇA



-MÜTEMMİM[Ar. < TEMÂM] ile TAMAMLAYICI

( Tümleç. Herhangi bir sözcüğün anlamını tamamlayan. | Bütün haline getiren. )


-MÜTEMMİM[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ

( COMPLEMENT )


-MÜTEMMİM[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ

( Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. | [mat.] Bütünler. | Tümleç. )


-MÜTENÂSİB[< NİSBET] ile ORAN/ORANLI, UYGUN

( UYGUN OLAN, HER BAKIMDAN BİRBİRİNE UYGUN, DENK )


-MÜTENAVİP[Ar.]/ALTERNATİF[İng.] değil/yerine/= SEÇENEK, ALMAŞIK



-MÜTENEVVİ[Ar.] değil/yerine/= TÜRLÜ, ÇEŞİTLİ



-MÜTERÂDİF[< RİDF]/SİNONİM[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI

( TERÂDÜF EDEN, BİRBİRİNİN ARDI SIRA GİDEN | YAZILIŞI AYRI, ANLAMI BİR OLAN, ANLAMDAŞ [İng., Fr. SYNONYME] )


-MÜTERCİM[Ar.] değil/yerine/= ÇEVİRMEN



-MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ



-MÜTESELSİLEN[Ar.] ile SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME

( SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME )


-MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞKEN/GİRİŞİMCİ



-MÜTEŞEKKİL[< ŞEKL] ile MÜTEŞEKKİR[< ŞÜKR]

( Şekillenmiş, şekillenen, teşekkül etmiş. | Meydana gelmiş, kurulmuş, olmuş, oluşmuş, olma. İLE Teşekkür eden, iyilik bilen, iyiliğe karşı nâzik davranışla. )


-MÜTEVALİ[Ar.] değil/yerine/= ARDIŞIK



-MÜTEVÂZI değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜ



-MÜTEZAYİT[Ar.] değil/yerine/= ARTAN/ÇOĞALAN



-MÜVECCİBE değil/yerine/= TALKIM

( Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi. )


-MÜVELLİDÜLHUMUZA[Osm. Tr.] = OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.]

( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz. [Simgesi: O] )


-MÜYESSER[< YÜSR] ile MÜYESSİR[< YÜSR]

( Kolayı bulunup yapılan, kolay gelen, kolaylıkla olan. İLE Kolayını bulup yapan, kolaylıkla ortaya çıkaran. )


-MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA



-MÜZE değil/yerine/= SERGİLİK



-MÜZİK ZİYAFETİ değil/yerine/= EZGİLER TOYU



-MÜZİK değil/yerine/= KÜY, KÜĞ, ÇIĞGA



-MÜZİKOLOJİ/MÜZİKOLOG değil/yerine/= MÜZİKBİLİM/Cİ



-MÜZİSYEN değil/yerine/= KÜYCÜ, KÜĞCÜ



-MÜZMİN[Ar.]/KRONİK[Fr.] değil/yerine/= SÜREĞEN

( Ne kadar süreceği belirli olmaksızın sürüp giden. | Uzun zamandan beri süren. | Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık). )


-NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ



-NÂDİR değil/yerine/= AZ



-NÂFİA[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK

( Bir yeri, geliştirip güzelleştirmek için yapılan işlerin tümü. )


-NAHİV[Ar.]/SENTAKS[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZ DİZİMİ



-NÂHİYE[Ar.] değil/yerine/= BUCAK



-NAKARAT değil/yerine/= YİNELEME, KOŞUMCA, KAVUŞTAK



-NAKİL[Ar.]/TRANSPORT[Fr.] değil/yerine/= TAŞIMACILIK



-NAMDAR[Fars.] değil/yerine/= ÜNLÜ



-NAMZET[Fars.] değil/yerine/= ADAY



-NAPALM değil/yerine/= YANGIN KÖPÜĞÜ

( Yangın tüplerinin doldurulmasında kullanılan, alüminyum ya da sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde. [Sodyum ve Palmitat] )


-NARENCİYE[Ar.] değil/yerine/= TURUNÇGİLLER



-NARH[aslı NİRH] değil/yerine/= NARK, ÇARŞIDA, PAZARDA SATILAN ŞEYLER İÇİN RESMÎ MAKAMLARCA GÖSTERİLEN FİYAT



-NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK



-NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK



-NASIP[Ar.] değil/yerine/= ATAMA



-NASİHAT değil/yerine/= ÖĞÜT



-NASİHAT ile TEMBİH

( Öğüt. İLE Uyarı, uyarma, uyarım. )


-NASRANİ[Ar.] değil/yerine/= HRİSTİYAN



-NAŞİ[Ar.] değil/yerine/= ÖTÜRÜ/DOLAYI



-NATURAL HISTORY ile DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI

( DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI )


-NATÜREL değil/yerine/= DOĞAL



-NAZAR BERKADEM ile BAKIŞLAR, AYAK ÜZERİNE

( BAKIŞLAR AYAK ÜZERİNE )


-NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME



-NAZARÎ değil/yerine/= KURAMSAL

( TEORİK )


-NAZİRE değil/yerine/= BENZETİLEME



-NEBÜLÖZ[Fr.] değil/yerine/= BULUTSU



-NEFESLİ SAZLAR değil/yerine/= SOLUKLU SAZLAR



-NEGATİF değil/yerine/= EKSİ



-NEHİR değil/yerine/= IRMAK



-NEMESE/HEMS[Ar.]/WHISPER[İng.] değil/yerine/= FISILDAMA

( Fısıldama. )


-NESİL değil/yerine/= KUŞAK



-NESİR değil/yerine/= DÜZYAZI



-NEŞE değil/yerine/= SEVİNÇ



-NEŞİR değil/yerine/= YAYIM



-NETİCE[Ar.] değil/yerine/= SONUÇ



-NETVÖRK[< İng. NETWORK] değil/yerine/= AĞ



-NEZÂFET ile TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET

( TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET )


-NEZİF[Ar. < NEZF] değil/yerine/= KANAMA

( Gövdenin herhangi bir yerinden kan akması, kan gelmesi. | Manevi acıların yeniden etkisini duyurması, depreşmesi. )


-NİGÂH-BÂN değil/yerine/= GÖZCÜ, BEKÇİ



-NİGÂH[Fars.] ile BAKIŞ

( BAKIŞ, BAKMA )


-NİHÂÎ değil/yerine/= SONSAL



-NİHÂLE[Fars.] değil/yerine/= ALTLIK



-NİHÂYET-İ AZM[Ar.] değil/yerine/= KEMİK UCU

( Kemik ucu. )


-NİMBUS[Lat.] değil/yerine/= KARA BULUT



-NİMET değil/yerine/= ERGİ



-NİPEL[Fr.] değil/yerine/= BAĞLANTI PARÇASI

( İki bağlantı parçasını, birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça. )


-NİRENGİ[Fars.] değil/yerine/= TEPE NOKTA

( Belirli sayıda noktanın konumunu, kesinlik içinde saptayabilmek için, bu noktaları, tepe olarak kabul ederek, bir alanı üçgenlere bölme. )


-NİSAİYE/JİNEKOLOJİ değil/yerine/= KADIN-DOĞUM SAYRILIKLARI



-NİSYÂN değil/yerine/= UNUTUŞ



-NİTROJEN[Fr.] değil/yerine/= AZOT(Az)



-NİZAM değil/yerine/= DÜZEN



-NOKSAN değil/yerine/= EKSİK



-NOKTA değil/yerine/= DIĞ, DURA, | YER



-NORM[Fr. < Lat.] değil/yerine/= DÜZGÜ

( Kural olarak benimsenmiş, yerleşmiş ilke ya da yasaya uygun durum. )


-NORMATİF değil/yerine/= DÜZGÜSEL

( Bir kural değerini, gücünü taşıyan. )


-NOSTALJİ[NOST: Eve dönüş. | ALGIA: Özlem/hasret.] değil/yerine/= YURTSAMA

( Sıla/memleket özlemi. Vatan özleminin hastalık haline gelişi. )


-NOSYON değil/yerine/= KAVRAM

( Bir şey üzerindeki gerekli bilgi, kavram. )


-NOTA[İt.] ile NOTA[İt.]

( Bir müzik sesini belirtmeye yarayan im. İLE Bir ülkenin, başka bir ülkeye ya da elçisine yaptığı bildiri. )


-NOTA değil/yerine/= KÜYGE, KÜĞGE, YÜĞGE



-NÖBET[Ar.] değil/yerine/= KEŞİK



-NUTUK/HİTÂBE/DİSKUR değil/yerine/= SÖYLEV



-NÜKLEER değil/yerine ÇEKİRDEKSEL



-NÜKLEOPLAZMA değil/yerine/= ÇEKİRDEK SIVISI



-NÜMUNE[Fars.]/MOSTRALIK[İt.] değil/yerine/= GÖSTERMELİK

( Göstermelik. | Kötü ya da yersiz davranışlarıyla göze batan kişi. )


-NÜTASYON/NUTATION değil/yerine/= ÜĞRÜM, DÖNDERGEÇ, BAŞ SALLAMALARI

( Yer'in dönme ekseninin, yaptığı koni devinimi boyunca dalgalanması. )


-NÜVE değil/yerine/= ÇEKİRDEK



-O SEBEPTEN yerine O NEDENLE



-OBELİSK[Fr.] değil/yerine/= DİKİLİTAŞ



-OBJE[Fr.] değil/yerine/= NESNE



-OBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= MERCEK

( Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik araçlarda nesnelerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek ya da mercek düzeni. | Nesnel[subjektif] karşıtı. )


-OBSESİF değil/yerine/= TAKINTILI



-OFİS değil/yerine/= İŞLİK, İŞ YERİ, YAZIHANE



-OFSET[İng.] değil/yerine/= DÜZBASKI

( Kalıp izlerini, önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye dayanan, çift kopyalı baskı yöntemi. )


-OJE[Fr.] değil/yerine/= TIRNAK PARLATICISI



-OKSALİK[Fr.] değil/yerine/= KUZUKULAĞI ASİDİ

( Kuzukulağı gibi çoğu bitkide rastlanılan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan, keskin, zehirli asit anlamında kullanılır. [HOCO-COOH] )


-OKSİTLEME değil/yerine/= YÜKSELTGEME



-OKSİYÜR değil/yerine/= SİVRİKUYRUK

( 3-12 mm. uzunluğunda, insanın, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan, küçük bir solucan. )


-OKYANUS/FELEK/MUHÎT[< HAVT] değil/yerine/= ÇEVRE

( Herşeyi kuşatan. )


-OKYANUS/UMMAN[Ar.] değil/yerine/= ANADENİZ



-OLİGARŞİ[Fr. < Yun. OLIGOS: Az. | ARKHEIN: Buyurmak.] değil/yerine/= TAKIMERKİ

( Siyasal erkin, birkaç kişilik bir kümenin elinde bulunduğu yönetim. Aristokrasinin, daralmış biçimi. )


-ONİKOFAJİ değil/yerine/= TIRNAK KEMİRME



-ONTOGENEZ değil/yerine/= BİREYOLUŞ



-ONTOLOJİ değil/yerine/= VAROLAN BİLİMİ



-OPAK[İng. OPAQUE]/MAT[Fr.] değil/yerine/= DONUK[>< PARLAK]



-OPERA SALONU değil/yerine/= ÜNGÜTEY



-OPERA SANATÇISI değil/yerine/= ÜNGÜCÜ



-OPSİYON[İng. < OPTION] değil/yerine/= SEÇENEK



-ORAL değil/yerine SÖZEL



-ORBİT değil/yerine/= YÖRÜNGE



-ORDİNO[İt.] değil/yerine/= BUYURGA/EMİR

( Bir poliçenin arkasına yazılan havale emri. | Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için gemi şirketinden, yük konşimentosuna karşılık verilen havale. | Denizcilik işletmelerinde, gemi adamlarını, gemilere atama belgesi. )


-ORGAN/UZUV değil/yerine/= ÖRGEN



-ORGANİZATÖR değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ



-ORGANİZATÖR değil/yerine/= ÖRGÜTLEYİCİ, DÜZENLEYİCİ



-ORİJİN değil/yerine/= KÖKEN



-ORİJİNAL değil/yerine/= ÖZGÜN



-ORKİD değil/yerine/= PED



-OROBAN değil/yerine/= CANAVAROTU

( Canavarotugiller ailesinin örnek türlerinden olan ve kenevirle tütün köklerinin asalaklarından biri sayılan çiçekli bitki. [Lat. OROBANCHE RAMOSA] )


-OSTEOLOJİ/OSTEOLOGY[İng] değil/yerine/= KEMİK BİLİMİ



-OSURUKAĞACI değil/yerine/= AYLANDIZ



-OTİSTİK değil OTİZMLİ



-OTİZM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İÇEYÖNELİKLİK



-OTO-... değil/yerine/= ÖZ-...



-OTOBAN yerine OTOYOL



-OTODİDAKT değil/yerine/= ÖZÖĞRENİMLİ



-OTOGESTİYON[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZYÖNETİM

( Sosyalist ülkelerde, tarım ya da endüstri kuruluşlarında, işçilerin söz ve karar sahibi olmaları ilkesine dayanan yönetim biçimi. )


-OTONOM/İ[Fr. < Yun. ATUOS: Kendi, öz. | NOMOS: Yasa.] değil/yerine/= ÖZERK/LİK



-OTORİTE değil/yerine/= YETKE



-OTOTROF/İ[Fr.] değil/yerine/= ÖZBESLENEN/ÖZBESLENME



-OVAL değil/yerine/= SÖBE/BEYZİ[Ar.]



-OZMOS[Fr.] değil/yerine/= GEÇİŞME



-OZOKERİT değil/yerine/= YERMUMU

( Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir tür mum. )


-ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE

( )


-ÖKARYOT değil/yerine/= GERÇEK ÇEKİRDEKLİ



-ÖLÇÜT = MISDAK, MİYAR, KISTAS = CRITERION[İng.] = CRITÉRIUM, CRITÈRE[Fr.] = KRITERIUM[Alm.] = KRITERION < KRINEIN:AYIRMA, YARGILAMA[Yun.] = CRITERIO[İsp.]



-ÖMÜR değil/yerine/= YAŞAM



-ÖNSEZİ = HİS-İ KABL EL-VUKÛ = PRESENTIMENT[İng., Fr.] = AHNUNG[Alm.]



-ÖNYARGI = PEŞİN HÜKÜM, FİKR-İ BATIL, İTİKAT-I BATIL = PREJUDICE[İng.] = PRÉJUGÉ[Fr.] = VORURTEIL[Alm.] = PRAEJUDICIUM[Lat.] = PERJUICIO[İsp.]



-ÖRF değil/yerine/= TÖRE/GELENEK



-ÖZDEVİM/OTOMASYON ile ÖZDEVİNİM/OTOMATİZM

( Endüstride, yönetimde ve bilimsel işlerde, insan aracılığı olmadan, işlerin otomatik olarak yapılması. İLE Bir araca, bir şeye otomatik bir işleyiş kazandırmak için gerekli olan düzen. )


-ÖZEK/MERKEZ ile/ve ODAK



-ÖZELLİKLE(BİLHASSA) ile AKSİNE/TAM TERSİNE(BİLAKİS)



-ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]



-ÖZÜRLÜ değil/yerine/= ENGELLİ



-PABUÇ[Fars.] ile AYAKKABI



-PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ



-PAKT[Fr.] değil/yerine/= ANTLAŞMA



-PALARGA değil/yerine/= YAN



-PALYATİF[Fr.]/MUVAKKAT[Ar.] değil/yerine/= GEÇİCİ



-PANDÜL[Fr.]/RAKKAS[Ar.] değil/yerine/= SARKAÇ



-PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ



-PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")

( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )


-PARKUR değil/yerine/= YARIŞ YOLU

( Bisiklet, atletizm gibi bazı yarış ve koşularda, yarışmaların yapıldığı yol. )


-PART TAYM/PART TIME değil/yerine/= YARIM GÜN



-PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK



-PARTİSYON değil/yerine/= BÖLME, BÖLÜM



-PASAJ[Fr.] ile/değil/yerine ÇARŞI

( İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık, aynı zamanda yol olarak kullanılan ve geçiş yapılan çarşı. | Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


-PASİF değil/yerine/= EDİLGEN



-PASTORAL[Fr.] değil/yerine/= ÇOBANLAMA/KIRSAL



-PATİKA[Slavca] değil/yerine/= KEÇİ YOLU/İZLEK/YOLAK



-PATRONAJ[Fr.] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM

( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> ... )


-PATTADAK/PATTADAN/PATTADANAK değil/yerine ANSIZIN



-PAYDOS[Yun.] değil/yerine SON/ARA

( İşi ya da çalışmayı, (geçici olarak) bırakma. DEĞİL/YERİNE ... )


-PÂYİDAR/PÂY-DÂR[Fars.] değil/yerine/= KALIMLI/YERLEŞMİŞ



-PAYİTAHT[Fars.] değil/yerine/= BAŞKENT



-PAYPLAN[İng. < PIPELINE] değil/yerine/= BORUYOLU



-PAZIBENT[Fars.] değil/yerine/= KUŞAK/KOLÇAK

( Belirli bir amaçla, kola geçirilen, enli kuşak, kolçak. )


-PEDAL[İt.] değil/yerine/= AYAKLIK

( Bir makinede/araçta, ayak yardımıyla dönmeyi ya da devinimi sağlayan düzen. )


-PEDERŞAHİ[Fars.] değil/yerine/= ATAERKİL



-PEHLİVAN[Fars.] değil/yerine/= GÜREŞÇİ



-PEJORATİF[Fr.] değil/yerine/= YERMELİ



-PEKÂLÂ değil/yerine/= PEKİYİ



-PELESENK[Ar.] değil PERSENK[Fars.]

( Türlü bitkilerden çıkarılan, kokulu bir reçine. | Pelesenkağacından elde edilen değerli kereste. DEĞİL Konuşurken, gereksiz yinelenen söz. )


-PENCERE değil/yerine/= BAKANAK



-PENOPLEN[Fr.] değil/yerine/= YONTUKDÜZ

( Erozyon etkisiyle oluşmuş, yumuşak, engebeli yeryüzü parçası, yalama yazı. )


-PENS[Fr.] değil/yerine/= MAŞA/KISKAÇ

( Çeşitli biçim ve büyüklükte, maşa ya da kıskaç. | Giysilerde, kimi yerinden içeri doğru daraltılarak dikilmiş bölüm. )


-PERFORMANS değil/yerine/= BAŞARIM



-PERGEL[Fars.] değil/yerine/= YAYÇİZER



-PERIGEE değil/yerine/= YERBERİ



-PERIHELION değil/yerine/= GÜNBERİ



-PERİYOD değil/yerine/= DÖNEY



-PEROKSİZOM değil/yerine/= AYIRGAN



-PERSONEL yerine ÇALIŞAN



-PESİMİST değil/yerine/= KARAMSAR/KÖTÜMSER



-PETROL[Fr. < Lat.] değil/yerine/= YERYAĞI

( Yoğunluğu 0.8'den 0.95'e kadar değişebilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ. )


-PEYDERPEY[Fars.] değil/yerine/= AZAR AZAR/BÖLÜM BÖLÜM/YAVAŞ YAVAŞ



-PEYKE/SEKİ/KEREVET[Yun.] değil/yerine/= SEDİR/SALACAK

( Genellikle eski kahvelerde ve evlerde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir. )


-PİJAMA[Fr. < Hint dillerinden] değil/yerine/= GECELİK



-PİKNİK (YAPMAK) değil/yerine/= KIR'A GİTMEK



-PİLİ[Fr.] değil/yerine/= KIVRIM/KIVRINTI

( Kumaş, kâğıt vb.'de bir bölümünün, öbürünün üzerine gelmesiyle oluşan kıvrım. | Bu biçimde kıvrımı olan etek. )


-PİNOSİTOZ değil/yerine/= ETME



-PİSBOĞAZ/ŞİKEMPERVER[Fars.] değil/yerine/= OBUR

( Zamansız ve ayırt etmeden, eline geçeni yiyen kişi. İLE Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen. )


-PİSTON[Fr.] değil/yerine/= İTENEK

( Bazı araçlarda, motorlarda, bir silindir içinde düzenli hareket eden, daha küçük çaplı silindir. | [mecaz] Kayıran kişi. | Pistona benzeyen, piston görevi yapan. )


-PİYATA[İt.] değil/yerine/= BÜYÜK TABAK

( Yassı ve büyük yemek tabağı. )


-PLAN değil/yerine/= TASARI, TASAR



-PLANETARYUM[Fr.] değil/yerine/= GÖKEVİ



-PLASMAN değil/yerine/= YATIRIM



-PLATFORM değil/yerine/= YAYKIN, | BATNAR



-PLATO[Fr.] değil/yerine/= YAYLA



-PLAZMOLİZ değil/yerine/= BÜZÜNME/SU SALMA



-PLEİSTOSEN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BUZUL DÖNEMİ



-PLUMB değil/yerine/= ÇEKÜL



-PLUTOKRASİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= VARSILERKİ



-PLÜVİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER



-PLÜVİYOMETRE değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER

( Belirli bir zamanda. belirli bir yerde düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan aygıt. )


-PODYUM[Yun.] değil/yerine/= ÇIKMALIK, YAYKIN

( Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin ya da giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları, merdivenli, yüksekçe yer. )


-POETİK değil/yerine/= ŞİİRSEL



-POLARİS değil/yerine/= KUZEY YILDIZI



-POLARİZASYON/POLARISATION değil/yerine/= UCLAŞMA



-POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY



-POLİÇE[< İt. < Yun.] değil/yerine/= SİGORTA SENEDİ



-POLİTEİZM ile HENOTEİZM ile DÜEİZM ile MONOTEİZM

( Çok tanrılılık. İLE Üç tanrılılık. İLE Çift tanrılılık. [Zerdüştlük.] İLE Tek tanrılılık. [Yahudilik. Hristiyanlık. İslâm.] )


-PORTAL yerine EŞİK



-PORTE[Fr.] değil/yerine/= DİZEK[müzik'te]

( Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )


-PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI



-PORTÖR değil/yerine/= HASTALIK TAŞIYICI, SAYRITAŞIR, SAYRI TİNİ



-POSTER değil/yerine/= ASKILI SUNUM, ASKILI TANITIM



-POTANSİYEL[İng. < POTENTIAL] değil/yerine/= İÇKİN/GİZİL



-PÖÇ/UCA değil/yerine/= KUYRUKSOKUMU



-PRATİK/TATBİK/AT ile UYGULAMA



-PRATİK değil/yerine/= KOLAY



-PRATİSYEN değil/yerine/= ALIŞTIRMAN



-PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ



-PREFABRİK[Fr.] değil/yerine/= HAZIRYAPIM EV



-PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN



-PRENSİP/UMDE[Ar.] değil/yerine/= İLKE



-PRENSİPLİ değil/yerine İLKELİ



-PRES(S) değil/yerine/= BASIN



-PRESTİJ değil/yerine/= SAYGINLIK



-PREZENTASYON yerine SUNUM



-PRİMİTİF değil/yerine/= İLK(S)EL



-PROBLEM yerine SORUN



-PRODÜKSİYON değil/yerine/= YAPIM



-PRODÜKTÖR değil/yerine/= YAPIMCI/ÜRETİCİ



-PROFESÖR değil/yerine/= BİLMEN



-PROFESYONEL değil/yerine/= UZMAN/CA



-PROGRAM değil/yerine/= İZLENCE, İZLİK



-PROJE[İng. PROJECT] değil/yerine/= TASARI/İŞ



-PROJEKSİYON değil/yerine/= YANSITICI



-PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK



-PROKARYOT değil/yerine/= İLKEL ÇEKİRDEKLİ



-PROMOSYON değil/yerine/= TANITIM



-PROSES değil/yerine/= SÜREÇ



-PROSTAT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KESTANECİK

( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )


-PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK



-PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...

( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )


-PROTİSTLER/PROTİSTALAR değil/yerine/= YUVARGİLLER



-PROTOKOL değil/yerine/= SEÇKİN, SEÇKİNLER, | SÖZLEŞME



-PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK



-PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA



-PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK

( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )


-PROVİZYON değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)



-PROVOKASYON[Fr.] değil/yerine/= KIŞKIRTMA/KIŞKIRTI



-PROVOKATÖR değil/yerine/= KIŞKIRTMACI



-PUSULA[İt.] ile/değil/yerine BETİK/PUSULA[İt.]/TEZKERE[Ar.]

( Üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön saptamak için kullanılan kadranlı aygıt. İLE/DEĞİL/YERİNE Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup. | Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kâğıt. | Genellikle ozanların yaşamlarıyla koşuklarından söz eden yapıt. )


-PUSULA değil/yerine/= YÖNDEÇ



-PUTREL/POTREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMİR KİRİŞ

( Yapılarda, demiryollarında kullanılan demir kiriş. )


-PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ



-PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]

( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )


-RADDE[Ar.]/KERTİ/KERTE[İt.] ile İŞARET

( Gemi pusulasında kadranın ayrılmış olduğu on bir derece ve on beş dakika ölçüsünde bir açıya eşit olan otuz iki bölümden her biri. | Derece, radde[Ar.]. | İşaret için yapılmış çentik ya da iz, kerti. İLE ... )


-RADİKAL değil/yerine/= KÖKTENCİ



-RADYOAKTİVİTE[Fr.] değil/yerine/= IŞINETKİNLİK

( Alfa, beta, gama ışınlarını yayma özelliği. )


-RAF[Fars.] | CÂME-KEN[Fars.]/VİTRİN[Fr.] değil/yerine/= SERGEN

( Üstüne öteberi koymak için duvara ya da bir dolabın içine, birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta ya da metal levha. | Giyinilecek yer. / Bir dükkân ya da mağazanın, dışarıdan, camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri. )


-RAFİNAJ[Fr.] değil/yerine/= ARITIM



-RAFİNERİ[Fr.]/TASFİYEHANE[Ar.+Fars.] değil/yerine/= ARITIMEVİ



-RAĞBET değil/yerine/= İSTEK, ARZU, İYİ KABUL EDİLME | İSTEKLE KARŞILAMA



-RAKET[Fr. < Ar.] değil/yerine/= VURAÇ | TOKAÇ

( Masatopu, alantopu gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağı olan, uzunca saplı araç. | Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak. )


-RÂKIM-I HURÛF/RÂKIM-ÜL-HURÛF(MUHARRİR) değil/yerine/= YAZARI



-RALLİ[İng.] değil/yerine/= ARABA YARIŞI



-RAMPA değil/yerine/= YOKUŞ



-RANDIMAN[Fr.] değil/yerine/= VERİM



-RAPOR[İng.] değil/yerine/= YAZANAK

( Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri ya da saptamaları bildiren yazı. )


-RASAT[Ar.] değil/yerine/= GÖZLEM



-RÂST ile DOĞRU | SAĞ | UYGUNLUK

( DOĞRU | SAĞ | UYGUNLUK )


-RASTGELE/LALETTAYİN değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL



-RASTLANTI = TESADÜF = CHANCE, HAZARD[İng.] = HASARD[Fr.] = ZUFALL[Alm.]



-RAUNT/RAVNT[İng.] değil/yerine/= DÖNEM



-RAYBA[Alm.] değil/yerine/= PÜRÜZALIR



-RAYİÇ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER

( Bir malın, satış ve sürüm değeri. )


-RÂYİHA[Ar.]/BÛY[Fars.] değil/yerine/= KOKU



-REAKSİYON[Fr., İng.] değil/yerine/= TEPKİ/TEPKİME



-REDAKTÖR değil/yerine/= DÜZELTMEN



-REFAH yerine GÖNENÇ

( Bolluk, rahatlık ve varlık içinde, iyi olanaklarda yaşama. )


-REFÂKAT değil/yerine/= EŞLİK ETME



-REFERANDUM[Lat.]/PLEBİSİT[Fr.] değil/yerine/= HALK OYLAMASI

( Biri ya da bir sorun için halkın olumlu ya da olumsuz kanısının belirmesi amacıyla yapılan oylama. )


-REFERANS değil/yerine/= BAŞVURU



-REFLEKS değil/yerine/= TEPKE

( Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket, salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliği, yansı. | Dıştan ya da içten gelen bir uyarım sonucunda organizmada tepkilere yol açan istemsiz sinir etkinliği. )


-REFLEKTİF değil/yerine/= YANSITICI



-REFLEKTÖR[Fr.]/KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE] değil/yerine/= YANSITAÇ/YANSITICI

( Yansımadan yararlanarak bir ışık aksının uzaydaki dağılışını değiştirmeye yarayan nesne. | Işığı yansıtmakta kullanılan, çeşitli boy ve biçimdeki yüzeyler. )


-REFLEKTÖR[Fr.]/KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE] değil/yerine/= YANSITAÇ/YANSITICI

( KATAFOT[Fr. < CATAPHOTE]: Dışarıdan gelen bir ışığın etkisiyle geceleyin ışıklı görünen reflektör. )


-REGL değil/yerine/= AYBAŞI



-REGÜLASYON değil/yerine/= YÖNERGE



-REHABİLİTASYON değil/yerine/= SAĞALTIM



-REHBER değil/yerine/= KILAVUZ



-REHBER değil/yerine/= KILAVUZ



-REHİN[Ar. < REHN]/İPOTEK[Fr. < HYPOTHEQUE] değil/yerine/= TUTU

( Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi. )


-REKLAM değil/yerine/= TANITI



-REKOLTE[İt.] değil/yerine/= TOPLAM ÜRÜN



-REKTÖR değil/yerine/= BİLİMBEY



-REMZ değil/yerine/= SİMGE



-REPERTUAR[Fr.] değil/yerine/= SÖZ DAĞARCIĞI

( Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların dizini. | Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin dizini. | Bir müzik topluluğunun ya da sanatçının hazırlamış olduğu parçalar. )


-REPERTUVAR değil/yerine/= EZGİLER DAĞARCIĞI



-REPREZANTE değil/yerine/= SUNMA, TANIŞTIRMA



-RESESİF[Fr.] değil/yerine/= ÇEKİNİK



-RESİM değil/yerine/= BEZEK



-RESM-İ KÜŞÂD değil/yerine/= AÇILIŞ TÖRENİ



-RESSAM değil/yerine/= BEZEKÇİ



-RESÛL ile/ve/||/<> NEBÎ[Ar. < NEBE, çoğ. ENBİYÂ]/SAVACI

( Elçi. İLE/VE/||/<> Haber veren. )


-RESÛL ile/ve/||/<> NEBÎ[Ar. < NEBE, çoğ. ENBİYÂ]/SAVACI

( İtikatta değil ama amelde ve hükümler bakımından yeni bir tebliğ, emirler zinciri sunan peygamber. İLE/VE/||/<> Daha önceki bir peygamberin tebliğini aynen yineleyen, tekrarlayan peygamber. | Kitap getirmemiş peygamber. )


-RESÛL ile/ve/||/<> NEBÎ[Ar. < NEBE, çoğ. ENBİYÂ]/SAVACI

( Ku'an-ı Kerim'de yazılı yirmibeş peygamber vardır. Sırasıyla: Hz. ÂDEM, İDRİS, NUH, HUD, SALİH, İBRAHİM, LUT, İSMAİL, İSHAK, YAKUP, YUSUF, EYÜP, ŞUAYIP, MUSA, HARUN, DAVUT, SÜLEYMAN, İLYAS, ELYASA, YUNUS, ZÜLKİFL, ZEKERİYA, YAHYA, İSA, MUHAMMED )


-RESÛL ile/ve/||/<> NEBÎ[Ar. < NEBE, çoğ. ENBİYÂ]/SAVACI

( Hz. ÜZEYİR, LOKMAN ve ZÜLKARNEYN, bazı bilginlere göre Nebî, bazılarına göre ise Velî'dir. )


-RESÛL ile/ve/||/<> NEBÎ[Ar. < NEBE, çoğ. ENBİYÂ]/SAVACI

( Şeriat getirir. İLE/VE/||/<> İrşâd eder. )


-RESÛL ile/ve/||/<> NEBÎ[Ar. < NEBE, çoğ. ENBİYÂ]/SAVACI

( Baba. İLE/VE/||/<> Anne. )


-REŞİT/RÜŞT değil/yerine/= ERGİN

( Kendini, kendine teslim ve emânet eden. )


-REVÂÇ[Ar.] değil/yerine/= SÜRÜM



-REVERANS[Fr.] değil/yerine/= SELÂMLAMA

( ... İLE Selâm ya da teşekkür için eğilerek ya da dizleri kırarak yapılan hareket. )


-REVİZE değil/yerine/= DÜZELTME



-REVİZYON değil/yerine/= ONARIM



-REVÜ[Fr.] değil/yerine/= DANS GÖSTERİSİ

( Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi. )


-REY değil/yerine/= OY



-REYHAN[Ar.] değil/yerine/= FESLEĞEN



-REZERVE değil/yerine/= AYRILMIŞ, TUTULMUŞ



-REZERVE yerine AYRILMIŞTIR



-REZONANS[Fr., İng.] değil/yerine/= SESELİM

( Düzgün itmelerin etkisiyle bir salınım genliğinin artışı. )


-RİÂYET değil/yerine/= GÜTME, GÖZETME | UYMAK, SAYGI, SAYMA | AĞIRLAMA

( GÜTME, GÖZETME | UYMAK, SAYGI, SAYMA | AĞIRLAMA )


-RİBOZOM değil/yerine/= BİREŞGEN



-RİCA EDERİM değil/yerine/= DİLERİM



-RÎME, ÂJÎH/PÎH[Fars.] değil/yerine/= ÇAPAK



-RİTİM ENSTRÜMAN değil/yerine/= VURMALI ÇALGILAR



-RİTİM TUTMAK değil/yerine/= VURUŞ TUTMAK



-RİTİM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= DİZEM | DÜMTEK, VURUŞ



-RİVÂYET değil/yerine/= SÖYLENTİ



-RİYA(KÂR) değil/yerine/= İKİYÜZLÜLÜK/(İKİYÜZLÜ)



-RİYÂSET[Ar.] ile BAŞKANLIK

( REİSLİK, BAŞ OLMA, BAŞKANLIK )


-ROMANTİK değil/yerine/= ROMANSI



-ROTASYON değil/yerine/= DÖNGÜ/DÜZENLİ DEĞİŞİM



-ROZET[Fr.] değil/yerine/= İĞNE

( Yakaya vs. takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun simgesi sayılacak ufak kâğıt ya da metal nesne. | Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerine çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel ya da krom kaplanmış çember biçimli sac parça. )


-RÖGAR[LOGAR değil] değil/yerine/= BACA

( Kanalizasyona inmek ve tıkanıklığı gidermek üzere yapılmış özel baca. )


-RÖPORTAJ[ROPÖRTAJ değil!] değil/yerine/= SÖYLEŞİ



-RUAM[Ar.] değil/yerine/= SAKAĞI

( En çok atlarda görülen, insana da bulaşan, ölümcül bir hayvan sayrılığı. )


-RUBA[İt.] değil/yerine/= GİYSİ



-RUJ[Fr.] değil/yerine/= DUDAK BOYASI



-RUŞEYM/SÜVEYDÂ[Ar.]/ALBUMEN[Fr.] değil/yerine/= BESİÖRÜ/OĞULCUK

( Tohumun içindeki dölütü çevreleyen ve gelişinceye kadar beslenmesini sağlayan doku. )


-RUTİN değil/yerine/= SÜRENEK/SIRADAN/ALIŞILAGELMİŞ



-RÜÇHAN HAKKI ile YASAL ÖNCELİK HAKKI



-RÜYÂ değil/yerine/= DÜŞ



-RÜZGÂR değil/yerine/= YEL



-S HARFİ:
"ES" değil SE



-SAÂDET ile SÜREKLİ MUTLULUK

( SÜREKLİ MUTLULUK )


-SAAT değil/yerine/= UÇUR, ATLAK



-SABÎ[Ar.] değil/yerine/= ÇOCUK

( HENÜZ MEMEDEN KESİLMEMİŞ ERKEK ÇOCUK | ÜÇ YAŞINI TAMAMLAMAYAN ERKEK ÇOCUK )


-SÂDE[Fars.]/SÂF[Ar.] değil/yerine/= ARI/YALIN



-SADED[Ar.] değil/yerine/= ASIL

( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. )


-SAFHA[Ar.]/MERHALE[Ar. < RİHLET]/FAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= EVRE/AŞAMA

( Bir olayda, birbiri ardınca görülen ve/ya da beliren, gelişen değişik durumların her biri. | Menzil, konak, aşama. | İki menzil, konak arası. | Bir günlük yol. )


-SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT

( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )


-SÂHA[Ar.]/SEKTÖR[Fr.] ile BÖLÜM/KESİM/ALAN



-SAHAN[Ar.] değil/yerine/= TENCERE



-SAHÂVET[Ar.] değil/yerine/= EL AÇIKLIĞI

( CÖMERTLİK, EL AÇIKLIĞI )


-SAHIN/SAHN[Ar.] değil/yerine/= NAMAZ KILMA YERİ



-SAHİFE değil/yerine/= YAPRAK



-SAHİH[Ar.] değil/yerine/= DOĞRU



-SAHİL[Ar.] değil/yerine/= KIYI



-SAHİP/MÂLİK[Ar.] değil/yerine/= İYE



-SAHNE[Ar. < Yun.] değil/yerine/= SEKİ



-SAHRA[Ar.] değil/yerine/= KIR | ÇÖL



-SAİKA[Ar.] değil/yerine/= YILDIRIM | NEDEN



-SAİR[Ar.] değil/yerine/= BAŞKA, ÖTEKİ



-SÂİRFİLMENÂM[Ar.]/SOMNAMBULE[Fr.] değil UYURGEZER



-SAKARİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ŞEKERÖLÇER

( Bir sıvıda, çözelti durumunda bulunan şeker miktarını belirlemeye yarayan aygıt. )


-SAKİL[Ar.] değil/yerine/= AĞIR | KABA

( Ağır. | Sıkıntı veren, sıkıntılı. | Çirkin, kaba. | Türk müziğinde bir usûl. )


-SAKÎM[Ar. < SAKAMET] değil/yerine/= BOZUK/YANLIŞ/EKSİK

( Hasta, hastalıklı. | Yanlış. | Rivâyeti doğru, sağlam olmayan hadîs. )


-SAKÎM[Ar. < SAKAMET] değil/yerine/= HASTA, HASTALIKLI | YANLIŞ

( RİVÂYETİ DOĞRU, SAĞLAM OLMAYAN (HADÎS) | HASTA, HASTALIKLI | YANLIŞ )


-SAKİN değil/yerine/= DİNGİN



-SAKO[İt. < Yun.] değil/yerine/= ÜSTLÜK

( Paltoya benzer bir tür üstlük. )


-SALÂBET[Ar. < SULB] değil/yerine/= KATILIK/SAĞLAMLIK

( Peklik, katılık, sağlamlık. | Manevi kuvvet, dayanma. )


-SALAMANJE[Fr.] değil/yerine/= YEMEK ODASI



-SALAMURA[İt.] değil/yerine/= TUZLU SUDA TUTULMUŞ



-SÂLİM[Ar.] değil/yerine/= ESEN, SAĞLAM



-SALON[Alm.] değil/yerine/= TÜNLÜK



-SALT = SIRF, SAF, MAHZ = PURE[İng.] = PUR[Fr.] = REIN[Alm.] = PURUS[Lat.] = PURO[İsp.]



-SALTIK = MUTLAK = ABSOLUTE[İng.] = ABSOLU[Fr.] = ABSOLUT[Alm.] = ABSOLUTUS[Lat.] = ABSOLUTO/TA[İsp.]



-SAMİMÎ(YET) değil/yerine/= İÇTEN/LİK



-SANATÇI değil/yerine/= ÜNERMEN



-SANAYİ/ENDÜSTRİ[< INDUSTRY]/URAN değil/yerine/= İŞLEYİM



-SANDALYE değil/yerine/= OTURAK



-SANDOVİÇ değil/yerine/= KISTIRMA



-SANKİ değil/yerine/= SÖZÜMONA



-SANSUALİZM[Fr.]/SENSÜALİZM[İng.] değil/yerine/= DUYUMCULUK



-SANSÜR[Fr.] değil/yerine/= DENETLEME/SIKIDENETİM

( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro yapıtlarının, hükümetçe, önceden denetlenmesi. Yayın ve gösterilmesinin, izne bağlı olması, sıkıdenetim. | Denetleme işini yapan kurul. )


-SANTRA[İng. < Lat.] değil/yerine/= ORTA, MERKEZ



-SANTRİFÜJ[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.] değil/yerine/= MERKEZKAÇ

( Merkezden uzaklaşan. )


-SAPROFİT[Fr. < Yun. SAPROS: Çürük. | PHYTON: Bitki.] değil/yerine/= ÇÜRÜKÇÜL



-SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE



-SARF[Ar.]/GRAMER değil/yerine/= DİLBİLGİSİ | TÜKETİM



-SARGAÇ/KORSA/KORSE[Fr. < CORSET] ile KORSAJ[Fr. < CORSAGE]

( İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. | Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda gövdeyi düzgün tutmaya yarayan nesne. İLE Küçük, kısa sargaç. )


-SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= SÜDREMEK/ESRİMEK



-SATHÎ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEYSEL/GELİŞİGÜZEL/ÜSTÜNKÖRÜ



-SATIH[Ar.] değil/yerine/= YÜZEY



-SATIR[Ar.] değil/yerine/= DİZEK



-SATİR[Fr.] değil/yerine/= YERGİ



-SATVET[Ar.] değil/yerine/= (ZORLU/SİNDİRİCİ) GÜÇ



-SAVLET/HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM



-SAY[Ar.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK



-SAYFA değil/yerine/= YAPRAK



-SAYFİYE[Ar.] değil/yerine/= YAZLIK



-SAYIM/TÂDÂT[Ar.] ile SAYIMLAMA/SAYIMBİLİM/İSTATİSTİK ile SAYIŞ ile SAYIŞMA

( Sayma eylemi. İLE Bir dizi olayın ya da sayı ile gösterilen olguların, yöntemli öbekleştirilmesine dayanan ve ilkelerini, olasılık kuramlarından alan, matematiğin uygulamalı dalı. İLE Sayma eylemi ya da biçimi. İLE Takas. | Çocuk oyunlarında, sayı sayarak, ebeyi belirleme. )


-SAYTEYŞIN değil/yerine/= GÖNDERİ



-SAZ değil/yerine/= SAZ, ÇALGI



-SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY

( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )


-SE(/İ)NTAKS/NAHİV değil/yerine/= SÖZDİZİMİ/YAZAÇ(HARF) DİZİMİ



-SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK



-SECCÂDE/NAMAZLIK değil/yerine/= YAYGI



-SECİYE[Ar.]/KARAKTER[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZYAPI, IRA



-SEDİMENTASYON | SEDİMENTOLOJİ[Fr./İng./Alm.] ile TORTULAŞMA | TORTUBİLİM

( Tortu oluşması, çökelme. | Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılan, bir tür kan gözlemi. | Tortulaşma. )


-SEFÂ ile/ve/||/<>/></< CEFÂ/ÜZGÜ

( Vefâ yoktur. İLE/VE/||/<>/< Bekâ yoktur. )


-SEFÂ ile/ve/||/<>/></< CEFÂ/ÜZGÜ

( Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. | Eğlence, zevk, neşe. İLE/VE/||/<>/< Büyük sıkıntı, eziyet. )


-SEFÂLET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK



-SEFER[çoğ. ESFÂR] ile SEFER[çoğ. ESFÂR]

( Arabî ayların ikincisi.[yılbaşının Muharrem olması itibariyle] İLE Yolculuk. | Savaşa gitme. | Savaş. | Askerin savaş durumunda ya da savaşa hazır bulunması durumu. | Kere, kez, defa. | Üç gün, üç gece süren yolculuk. | En az üç gün ve üç gecelik bir yere gitmek üzere, bulunulan yer sınırından çıkmak. | Kalbiyle hak rızasına yürüyen. | Gönlün, Allah'a yönelişi. )


-SEFER değil/yerine/= KEZ



-SEFÎH[Ar.] değil/yerine/= UÇARI

( Zevk ve eğlenceye düşkün, parasını israf eden. | Ele, avuca sığmaz. | İrâdesine hâkim olamayan, ihtiyârını devrede tutamayan. )


-SEFİR/SEFÂRET değil/yerine/= ELÇİ/LİK



-SEHER[Ar.] değil/yerine/= TAN AĞARTISI

( TAN YERİ AĞARMADAN BİRAZ ÖNCEKİ ZAMAN )


-SEHİV[Ar.] değil/yerine/= HATA

( Unutma nedeniyle yapılan hata ve sonucu bakımından, çok önemli olmayan yanlışlık.[Akla geldiğinde telâfisi de yapılmak üzere.] )


-SEHİV[Ar.] değil/yerine/= HATA

( Bizden hatâ, Hakk'tan atâ'. )


-SEHV değil/yerine/= YANLIŞ, HATA | YANILMA



-SEHVEN[Ar.] değil/yerine/= YANLIŞLIK/LA

( YANLIŞLIKLA, BİLMEYEREK )


-SEKANT[Fr.] değil/yerine/= KESEN

( Trigonometride, bir açının keseni.[Bu açının, kosinüsünün tersi.] )


-SEKSİYON[Fr., İng. SECTION] değil/yerine/= BÖLÜM



-SELÂMET değil/yerine/= ESENLİK

( SÂLİMLİK, EMİNLİK, KORKU VE ENDİŞEDEN UZAK OLMA | SELÂMETE ÇIKMA, KURTULMA | İYİ SONUÇ | KURTULMA | TÜMCENİN DÜZGÜN VE DOĞRU OLMASI )


-SELEF değil/yerine/= ÖNCEL



-SELEKTÖR[Fr., İng.] değil/yerine/= SEÇİCİ

( Tahılı, yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt. | Araba farlarının, uzun ya da kısa uzaklıkta yanmasını sağlayan aygıt. )


-SELFİ değil/yerine/= ÖZÇEKİM



-SELİKA[Ar.] ile SELİS[Ar.]

( Güzel söyleme ve yazma yeteneği. İLE Akıcı söz. )


-SELÎS ile SELÎS[< SELÂSET]

( SELÎS-ÜL-BEVL: Sidiğin sürekli akıntısı. | Sidiğini tutamayan. )


-SELPAK değil/yerine/= KAĞIT MENDİL



-SEMANTİK değil/yerine/= ANLAMBİLİM



-SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine GÖKÇÜL/GÖKSEL



-SEMBOL[Fr., İng. SYMBOL < Yun.] yerine SİMGE



-SEMBOLİK[İng.] değil/yerine/= SİMGESEL



-SEMBOLİZMA değil/yerine/= SİMGESELLİK



-SEMERE/Lİ[Ar.] değil/yerine/= MEYVE, ÜRÜN | VERİM

( YARAR(LI), VERİM(Lİ) | SONUÇ | BİR ŞEYDEN ELDE EDİLEN GELİR )


-SEMİYOLOJİ[Fr.] değil/yerine/= GÖSTERGEBİLİM

( Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen tıp dalı. | Göstergebilim. )


-SEMPATİZAN[Fr.] değil/yerine/= DUYGUDAŞ



-SENE değil/yerine/= YIL



-SENSÖR değil/yerine/= ALICI/ALGILAYICI



-SENTRİOL değil/yerine/= ÇEKİLGEN



-SER-PÛŞ değil/yerine/= BAŞLIK

( BAŞA GİYİLEN ŞEY, BAŞLIK )


-SERBEST(İ) değil/yerine/= ÖZGÜR/LÜK



-SERDAR[Fars.] değil/yerine/= BAŞKOMUTAN



-SERDETMEK[Ar.] değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK



-SEREMONİ[Fr.] değil/yerine/= TÖREN

( Tören. | Genellikle, resmî yerlerde, resmî işlerde uyulması gereken kural, yol ve yöntemlerin tümü. )


-SERGERDE[Fars.] değil/yerine/= ELEBAŞI



-SERHAT/SERHAD[Fars., Ar.] değil/yerine/= SINIR BOYU



-SERİ[Fr.]/SERIAL[Ing.] değil/yerine/= DİZİ



-SERKEŞ[Fars.] değil/yerine/= KAFA TUTAN, BAŞKALDIRAN



-SERMAYE[Fars.]/KAPİTAL[Fr./İng.] değil/yerine/= ANAMAL



-SERPANTİN[Fr.] değil/yerine/= ŞERİT | ISITICI | YILANTAŞI

( Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış, ince ve uzun şerit. | Kalorifer döşemesinde, bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı. | Yılantaşı. )


-SERPUŞ[Fars.] değil/yerine/= BAŞLIK



-SERTİFİKA[Fr.]/DİPLOMA[Yun.] ile ÖĞRENİM BELGESİ



-SERVER yerine SUNUCU



-SESLİ-SESSİZ değil/yerine/= ÜNLÜ-ÜNSÜZ



-SETİR[Ar.] değil/yerine/= ÖRTME, GİZLEME



-SETLİÇ[Çekoslavakya'da, Sedlitz köyünün adından] değil/yerine/= MADENSUYU | LİMONATA

( İç sürdürücü bir madensuyu. | Karbonat katılarak köpürtülmüş limonata. )


-SEVECENLİK = ŞEFKAT = COMPASSION[İng.] = MISÉRICORDE[Fr.] = BARMHERZIGKEIT, MITGEFÜHL[Alm.] = MISERICORDIA[Lat.]



-SEVİYE[Ar.] değil/yerine/= DÜZEY



-SEYÂHAT değil/yerine/= GEZİ/YOLCULUK



-SEYELÂN[Ar.] değil/yerine/= AKMA, AKINTI | AKI



-SEYİRCİ[Ar.] yerine İZLEYİCİ, DİNLEYİCİ



-SEYR-Ü-SEFER[Ar.]/TRAFİK[Fr., İng.] değil/yerine/= GİDİŞ-GELİŞ



-SEYRÂN[Ar.] değil/yerine/= GEZME/GEZİNME



-SEYYAH[Ar.]/TURİST[İng.] değil/yerine/= GEZGİN



-SEYYÂL[Ar.] değil/yerine/= AKIŞKAN



-SEYYANEN[Ar.] değil/yerine/= EŞİT OLARAK



-SEYYİÂT[< SEYYİE] değil/yerine/= KÖTÜLÜKLER | SUÇLAR, GÜNAHLAR | KÖTÜLÜĞE KARŞILIK ÇEKİLEN SIKINTILAR



-SEYYİE[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜLÜK



-SEZA[Fars.] değil/yerine/= UYGUN



-SEZON[Fr., İng.] değil/yerine/= DÖNEM/MEVSİM



-SFENKS[Yun.] değil/yerine/= YONTU

( Yunan mitolojisinde, geçen yolculara, bazı bilmeceler sorarak, bilmeyenleri yuttuğuna inanılan söylence canavarı. | Mısır'da, eski Mısır'lılar çağından kalma kadın başlı, aslan gövdeli yontu. )


-SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRE[Fr. < Yun.] ile YÜKSEK SICAKLIKÖLÇER/PİROMETRE[Fr.]

( Sıcaklıkölçer. İLE Çok yüksek sıcaklıkları ölçmeye yarayan aygıt. )


-SIFAT-FİİL/PARTİSİP[Fr.] değil/yerine/= ORTAÇ

( Tümleç alabilen, ad ve sıfat gibi kullanılan, eylem soylu sözcük. )


-SIHHAT[Ar.] değil/yerine/= SAĞLIK



-SIKIT/KOMPRİME[Fr.] ile SIKIT

( Çoğu kez yassı ya da silindir biçiminde katı ilaç. | Bir konuyla ilgili olarak, derinliği olmayan kalıplaşmış bilgi. İLE Düşük. )


-SILAYT değil/yerine/= SAYDAM



-SIRÂT[Ar.] değil/yerine/= YOL



-SIRÂT/TÂRİK[Ar.] değil/yerine/= YOL



-SİGA/SAGA/SIYGA[Ar.] değil/yerine/= KİP

( Fiilin çekiminden oluşan türlü şekillerden her biri. | Kalıba dökmek. )


-SİGORTA değil/yerine/= KORUNÇ



-SİL değil/yerine/= KİRPİK TELSİ



-SİLO[Yun.] değil/yerine/= SARPIN

( Tahıl kuyusu, zahire ambarı. | Ekmeği koymaya yarayan, dört gözlü sandık. )


-SİLSİLE[Ar.] değil/yerine/= DİZİ

( Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra. | Bilinen en eski atalardan, yaşayan torunlara kadar aile sırası. )


-SİLSİLE[Ar.] ile ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY

( ART ARDA GELEN ŞEYLERİN MEYDANA GETİRDİĞİ SIRA )


-SİLSİLE[Ar.] ile ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY

( SOYSOP )


-SİLSİLE[Ar.] ile ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY

( ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY )


-SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= GÖLGE/KARALTI/KARARTI



-SİMETRİ/K[İng.]/MÜTENAZIR[Ar.] değil/yerine/= BAKIŞIM/LI

( İki ya da daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu. | [mat.] Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur. )


-SİMULTANE ÇEVİRİ yerine ARDIL ÇEVİRİ



-SİNEMA değil/yerine/= ÇELKİTEY



-SİNN-İ İNHİTÂT değil/yerine/= ÇÖKKÜNLÜK DÖNEMİ



-SİPER-İ SAİKA[Ar.]/PARATONER[Fr. < PARATONNERRE] değil/yerine/= YILDIRIMSAVAR/YILDIRIMKIRAN/YILDIRIMLIK



-SİRÂC[Ar.] değil/yerine/= IŞIK, KANDİL, MUM, GÜNEŞ



-SİRÂYET[Ar.] değil/yerine/= GEÇME/BULAŞMA



-SİSMİK/SEISMIC[Fr.] değil/yerine/= SARSIM/DEPREMSEL



-SİSMOLOJİ/SEISMOLOGY değil/yerine/= DEPREMBİLİM



-SİSTEMATİK değil/yerine/= DİZGELİ



-SİTAYİŞ[Fars.] değil/yerine/= ÖVME/ÖVGÜ



-SİTOLOJİ[Fr., İng.] ile GÖZEBİLİM

( Hücre bilimi. )


-SİTTE-İ SEVİR[Ar.] değil/yerine/= ÖKÜZSOĞUĞU

( Nisan'ın 15'inden sonra olan fırtınanın adı. )


-SİYÂH[Fars.] değil/yerine/= KARA



-SKİ[İng.] değil/yerine/= KAYAK



-SKLEROZ[Fr. < Yun.] ile MULTİPLE SKLEROZ(MS)/ÇOKLU SERTLEŞİM

( İçindeki katılgan dokunun artmasından dolayı, bir örgen ya da dokunun, patolojik sertleşmesi. İLE Beyni ve omuriliği tutan, özbağışıklık hastalığı. )


-SKOLASTİK değil/yerine/= GÖRENEKÇİ



-SLAYT SHOW değil/yerine/= SAYDAMLA GÖSTERİ



-SLAYT değil/yerine/= YANSI



-SLOGAN[İng.]/KLİŞE değil/yerine/>< DÜŞÜNME

( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )


-SLOW değil/yerine/= YAVAŞ



-SNOP[İng.] değil/yerine/= ZÜPPE/KÜSTAH

( Seçkin görünmek için bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen kişi. )


-SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP



-SOLFEJ[Fr. < İt.] değil/yerine/= OKUMA | EZGİLERİN UYGULANIŞI | MÜZİK ÇALIŞMASI



-SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK



-SOLİST değil/yerine/= OKUYUCU



-SOLO değil/yerine/= BİREYSEL



-SOLSTICE değil/yerine/= GÜN DÖNÜMÜ



-SOLUK = NEFES = BREATH[İng.] = SOUFFLE[Fr.] = ATEM[Alm.] = RESPIRO[İt.] = ALIENTO[İsp.]



-SOLÜSYON[Fr., İng. SOLUTION] değil/yerine/= ÇÖZELTİ



-SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]



-SONBAHAR/HAZAN[Ar.] değil/yerine/= GÜZ



-SONSUZ = NAMÜTENAHİ = INFINITE[İng.] = INFINI[Fr.] = UNENDLICH[Alm.] = INFINITUS, INFINITA[Lat.] = INFINITO/TA[İsp.]



-SONTEŞRİN/TEŞRİN-İ SÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= KASIM



-SOSYAL[İng. < SOCIAL < SOCIETY] değil/yerine/= TOPLUMSAL



-SOSYOMETRİ değil/yerine/= UYUMÖLÇÜM



-SOYUT = MÜCERRET = ABSTRACT[İng.] = ABSTRAIT[Fr.] = ABSTRAKT[Alm.] = ABSTRACTUM[Lat.] = ABSTRACTO/TA[İsp.]



-SÖMESTR[Fr.] değil/yerine/= YARIYIL



-SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )


-SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )


-SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( )


-SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)


-SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( )


-SPEKÜLASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= KURGU



-SPEKÜLATİF[Fr., İng.] değil/yerine/= KURGUSAL | SAPTIRICI



-SPEKÜLATİF değil/yerine/= TARTIŞILIR



-SPEYS/SPACE değil/yerine/= UZAY



-SPHERE değil/yerine/= YUVAR



-SPHEROID değil/yerine/= TOPAR, DÖNME SÖBÜSÜ



-SPIN değil/yerine/= DİKEN



-SPIRIT değil/yerine/= DÜZEÇ



-SPLITTING[İng.] değil/yerine/= AYIRMA/AYRIŞTIRMA



-SPONSOR ile/ve/değil/yerine HAYAL ORTAĞI



-SPONSOR değil/yerine/= SAKMAN



-SPONTAN(İT)/E değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN/LİK



-SPOR değil/yerine/= ÇEYNİK



-SPREY[İng. SPRAY] değil/yerine/= PÜSKÜRTÜCÜ

( Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı. | Püskürtücü. )


-STABİLİZATÖR[Fr. STABILISATEUR] değil/yerine/= DENGELEYİCİ



-STAJ[Fr. STAGE] değil/yerine/= ÇIRAKLIK

( Herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi. | Birinin, meslek bilgisini artırmak için bir kurumun bir ya da birçok bölümünde çalışarak geçirdiği dönem. )


-STALAGMİT[Yun.] değil/yerine/= DİKİT



-STANDART değil/yerine/= ÖLÇÜN/TEKBİÇİM



-STATİK[Fr. < Yun.]/STATOR[Lat.] değil/yerine/= DURUK/DURAĞAN/DEĞİŞMEZ[>< DEVİNİM]



-STATÜ[Fr.] değil/yerine/= TÜZÜK



-STATÜKO[Lat.] değil/yerine/= SÜREGİDEN DURUM



-STEP/STEPPE[Fr., Rus.] ile STEP[İng.]

( Bozkır. İLE Basketbolda, hatalı yürüme. | Basamak ve adımlarla yapılan spor etkinliği. )


-STEPNE[Fr.] değil/yerine/= YEDEK TEKER



-STERİL/İZE[Fr.] değil/yerine/= KISIR | MİKROPTAN ARINMIŞ



-STICKER değil/yerine/= YAPIŞKI



-STOK[İng.] değil/yerine/= YIĞILIM | YIĞIMLIK



-STOPAJ[İng.] değil/yerine/= ÖN KESİNTİ



-STOR[Fr. < Lat.] değil/yerine/= PERDE

( Ağaç, kumaş vb.nden yapılmış, bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde. )


-STRATUS[Lat.] değil/yerine/= KATMANBULUT

( Gri renkli, sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası. )


-STRES değil/yerine/= GERGİNLİK



-STRESLİ değil/yerine/= GERGİN



-STRÜKTÜRALİZM değil/yerine/= YAPISALCILIK

( Bilimin her dalında, "yapı"dan yola çıkarak, sonuçlara ulaşma yöntemi. | Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dilbilim öğretisi. )


-STRÜKTÜREL[Fr.] değil/yerine/= YAPISAL



-STÜDYO[İt.] değil/yerine/= ÇEKİM YERİ, İŞLİK, YAPIMEVİ, ÜRETİMEVİ, İŞLİK



-SUAL[Ar.] değil/yerine/= SORU



-SUBLİME[Fr.] değil/yerine/= SÜLÜMEN/AK SÜLÜMEN

( Süblimleştirme yoluyla elde edilen ürün. | Cıva ile klorun birleşimi olan, çok zehirli, beyaz bir toz. )


-SUBRA[Fr.] değil/yerine/= KOLTUKLUK

( Koltuk yapmaya ve kaplamaya elverişli olan (kumaş). | Giysinin, terden lekelenmemesi için koltuk altına içten dikilen parça. )


-SUBYE[Fr.] değil/yerine/= ŞERİT

( Ayağın altından geçen, tozluğa ya da pantolon paçalarına bağlanan şerit. )


-SUDUR değil/yerine/= TÜRÜM

( Varolanların oluşumu. )


-SUJE[Fr.] değil/yerine/= KOBAY | KONU | ÖZNE



-SULB/SULP[Ar.] değil/yerine/= OMURGA



-SULH[Ar.] değil/yerine/= BARIŞ

( Barış, barışma, barışıklık. | Rahatlık. | Uyuşma, uzlaşma. )


-SULHPERVER/SULHÇU[Ar., Fars.] değil/yerine/= BARIŞSEVER/BARIŞÇIL



-SULTA[Ar.]/OTORİTE[Fr./İng.] değil/yerine/= YETKE



-SUN'İ/SENTETİK değil/yerine/= YAPAY/YAPMACIK, BİREŞİMLİ



-SUNİ[Ar.] değil/yerine/= YAPAY



-SUNUCU değil/yerine/= SUNUCU



-SUPLEMAN[Fr.] değil/yerine/= EK

( Ek olarak yayımlanan yapıt. )


-SURAT değil/yerine/= YÜZ



-SURETA[Ar.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞE GÖRE, GÖRÜNÜŞTE | YALANDAN



-SÜBVANSİYON[Fr., İng. SUBVENTION] değil/yerine/= DESTEKLEME



-SÜBYAN[Ar.] değil/yerine/= ÇOCUKLAR



-SÜFLÎ[Ar.] değil/yerine/= AŞAĞIDA BULUNAN | ALÇAK, BAYAĞI

( AŞAĞIDA BULUNAN | ALÇAK, BAYAĞI )


-SÜHÛLETLE[Ar.] değil/yerine/= KOLAYLIKLA



-SÜKSE[Fr.]/SUCCESS[İng.] değil/yerine/= BAŞARI | GÖSTERİŞ, İLGİ ÇEKECEK DURUM



-SÜKÛT[Ar.] değil/yerine/= SUSKU



-SÜLİNE[Yun.] değil/yerine/= DENİZÇAKISI

( Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası. )


-SÜMÜK ile/ve SÜMÜKDOKU/MUKOZA[Lat.]

( Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde, nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı. İLE/VE Üzerinde çok sayıda ince memecik ve salgı bezi delikleri bulunan, iç örgenleri kaplayan koruyucu doku. )


-SÜPER EGO ile/değil ÜST BEN



-SÜRAT[Ar.] değil/yerine/= HIZ

( Alınan yolun, harcanan zamana oranı. | Çabukluk. | Bir hareketten doğan güç, şiddet. )


-SÜREYYA[Ar.]/PERVÎN[Fars.]/PLESIADES değil/yerine/= ÜLKER

( Boğa burcunda, yedi yıldızdan oluşan takım. | Kuzey yarımkürede, Boğa[Sevr] burcunun en parlak yıldızı olan Eddeberân'ın ilerisinde ve Feres-i A'zam yönünde görünen güzel bir yıldız kümesi. )


-SÜRFİLE[Fr.] değil/yerine/= (SEYREK VE ÇAPRAZ) DİKİŞ



-SÜRPRİZ[Fr., İng.] değil/yerine/= ŞAŞIRTI



-SÜRŞARJ[Fr., İng. SURCHARGE] değil/yerine/= YENİBASIM

( Bir sayının, sözcüğün yerine geçmek için üzerine başka bir sayı ya da sözcük basma işi. )


-SÜRÛR[Ar.] ile NEŞE/SEVİNÇ | TESKİN/TESELLİ



-SÜSPANSİYON[Fr.] değil/yerine/= ASILTI



-SÜTÛN/ÂSİYE[Ar.] ile/yerine DİREK



-SÜVETER[Fr. SWEATER] değil/yerine/= ÖRGÜ KAZAK

( Genellikle, altına gömlek giyilen, kolsuz kazak. )


-SYMBIOSIS değil/yerine/= YAŞAM ORTAKLIĞI



-ŞÂD[Fars.] değil/yerine/= NEŞELİ, SEVİNÇLİ



-ŞAFAK[Ar. < ŞEFAK] değil/yerine/= TAN

( Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. )


-ŞAHAB/ŞİHÂB[Ar.]/METEOR(İT) değil/yerine/= GÖKTAŞI

( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olaylara verilen ad. | Akanyıldız. )


-ŞAHANE değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ



-ŞAHESER değil/yerine/= BAŞYAPIT



-ŞAHIS değil/yerine/= KİŞİ



-ŞAHİT[Ar.] değil/yerine/= TANIK



-ŞAHİT ile/ve/değil GÖZLEMCİ



-ŞAHS/FERT/INDIVIDU değil/yerine/= BİREY



-ŞAHSÎ değil/yerine/= KİŞİSEL



-ŞAHSİYET değil/yerine/= KİŞİLİK



-ŞAİR[Ar.] değil/yerine/= OZAN

( Şiir söyleyen ya da yazan kişi. | Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kişi. )


-ŞAİR[Ar.] değil/yerine/= OZAN

( )


-ŞAKAİK değil/yerine/= GELİNCİK ÇİÇEĞİ

( GELİNCİK ÇİÇEĞİ )


-ŞÂKÜL[Ar.] değil/yerine/= ÇEKÜL

( Ucuna, küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç. )


-ŞALVAR değil/yerine/= TUMAN



-ŞÂM U SEHER[Fars.] değil/yerine/= AKŞAM-SABAH



-ŞAMANDIRA[Yun.] değil/yerine/= YÜZERTOP

( Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb., yüzer top. | Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi ya da geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer nesne. | Kapama düzenini sağlayan, metal ya DA plastikten yapılmış, suda yüzen top. | Kandilde, fitili tutmak için yağda yüzen, telli mantar düzeneği. )


-ŞAMPİYON değil/yerine/= BÖKE



-ŞAN değil/yerine/= ÜNLEME, SES ÇIKARMA EĞİTİMİ



-ŞANJAN/JANJAN[Fr.] değil/yerine/= YANARDÖNER

( Kıpırdadıkça, türlü renklerde parlayan [kumaş vb.]. )


-ŞANO[İt. SCENA] değil/yerine/= TİYATRO SAHNESİ



-ŞANS değil/yerine/= UĞUR/YOM



-ŞANTİYE[Fr. CHANTIER] değil/yerine/= ...

( Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı ya da işlendiği yer. | İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. | Büyük yapıların inşasında yapıcıların yaşadıkları geçici bina. | Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri. | Gemi tezgâhı. )


-ŞAPPADAK ile ŞARKADAK

( Apansız/ansızın. İLE Ani bir "şapırtı" sesi çıkararak. )


-ŞARBON[Fr. < CHARBON] değil/yerine/= KARAKABARCIK



-ŞARBON[Fr.] değil/yerine/= YANIKARA/KARAKABARCIK/KARAYANIK

( Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri ya da mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan, tehlikeli sayrılık. )


-ŞARDON/LU değil/yerine/= TÜYLENDİRME/TÜYLENDİRİLMİŞ



-ŞARJ[Fr., İng. CHARGE] değil/yerine/= YÜKLEME



-ŞARKI değil/yerine/= EZGİ, ÇIĞGA



-ŞASE[Fr. SACHET] değil/yerine/= BOHÇA

( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. )


-ŞAŞAA değil/yerine/= GÖRKEM | PARILTI, PARLAKLIK



-ŞATAFAT değil/yerine/= GÖRKEM



-ŞAVK/ŞEVK[Ar.] değil/yerine/= IŞIK



-ŞÂYÂN[Fars.] değil/yerine/= UYGUN, YAKIŞIR, YARAŞIR, DEĞER



-ŞÂYET[Fr.] değil/yerine/= EĞER



-ŞÂZZ[Ar.] değil/yerine/= AYRIK, KURALDIŞI



-ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= AĞ

( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )


-ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY

( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )


-ŞECÂAT değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESÂRET



-ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER



-ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA



-ŞEFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN



-ŞEFKATLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN



-ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )


-ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( YATUK )


-ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( POLİS )


-ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( BURG/BURJUVA )


-ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( TEMEDDÜN: Kentleşme. )


-ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( SEMERKAND: Semer'in kenti. )


-ŞEHİR değil/yerine/= İL



-ŞEHVET/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ

( Eşeysel enerji. )


-ŞEKİL değil/yerine/= BİÇİM



-ŞEKVÂ değil/yerine/= ŞİKÂYET, HOŞNUTSUZLUK

( ŞİKÂYET, HOŞNUTSUZLUK )


-ŞELÂLE değil/yerine/= ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR



-ŞEMA değil/yerine/= ÇİZEM/DİZELGE



-ŞEMAİL[Ar.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜŞ



-ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)

( Toplumsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Bireysel. )


-ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)

( Mal, mülk ve makamla, kişinin toplumsal konumuyla ilişkilidir. [Şerefim, develerimin sırtındadır.] )


-ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)

( ŞEREFİYE: Bir kişinin geldiği makam şerefine dağıttığı bahşiş. | Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. )


-ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)

( Kendi özüne bağlılık. )


-ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)

( Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. | Toplumca benimsenmiş iyi ün. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Kişinin, kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzet-i nefis. | Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar. )


-ŞERH[Ar.] değil/yerine/= AÇMA, AYIRMA | AÇIKLAMA

( Bir kitabın ibâresini, sözcük sözcük açıp açıklayarak yazılan kitap. )


-ŞERİK[Ar.] değil/yerine/= ORTAK



-ŞEŞPER[Fars.] değil/yerine/= TOPUZ

( Savaş araçlarından, altı dilimli topuz. İLE ... )


-ŞEVKET[Ar.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, ULULUK, YÜCELİK



-ŞEY = THING[İng.] = CHOSE[Fr.] = DING[Alm.] = RES[Lat.] = ENS[Skolastik'te]



-ŞİAR[Ar.] değil/yerine/= BELGİ | ÜLKÜ

( Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. )


-ŞİDDET[Ar. < ŞEDD] değil/yerine/= YEĞİNLİK

( Yeğin olma durumu. | Bir etkinliğin ya da bir gücün derecesi. | Bir ses çıkarılırken algılanan ve titreşimlerin genliğinden kaynaklanan özellik. )


-ŞİF[Erm.] değil/yerine/= KOZA | POSA

( Pamuk kozası. | Şırası alınmış üzüm posası. )


-ŞİFONYER[Fr. CHIFFONNIER] değil/yerine/= DOLAP

( Çekmecelerine, çamaşır konulan dolap. )


-ŞİKÂYETÇİ/MÜŞTEKÎ[Ar.] değil/yerine/= YAKINAN



-ŞİKESTE[Fars.] değil/yerine/= DARGIN

( Kırılmış, kırık. | Yenilmiş, yenik düşmüş. | Gücenmiş, kırgın, kederli. )


-ŞİLT[İng. SHIELD] değil/yerine/= ERGİLİK

( Üzerine, genellikle bir kurum ya da kuruluşun adı, işareti kazınmış ya da basılmış olan ve armağan olarak bir kişiye ya da takıma verilen levha. )


-ŞİMİOTAKSİ[Fr. CHIMIOTAXIE] değil/yerine/= KİMYA GÖÇÜMÜ



-ŞİMİOTROPİZM[Fr. CHIMIOTROPISME] değil/yerine/= KİMYA DOĞRULUMU



-ŞİMŞEK ile/= YALABIK

( ... İLE/= Parlak, parıltılı, ışıltılı. | Alevin, oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. | Şimşek. | Güzel, yakışıklı, sevimli. | İkiyüzlü, kaypak. )


-ŞİRİN değil/yerine/= SEVİMLİ



-ŞİRK[Ar.] değil/yerine/= EŞKOŞMAK



-ŞİRPENÇE[Fars.] değil/yerine/= ASLANÇIBANI/KIZILYARA

( Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin yangılanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların neden olduğu bir kan çıbanı. )


-ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ

( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )


-ŞİVE[Fars.] değil/yerine/= AĞIZ

( Naz, eda. | Söyleyiş, yerli ya da yabancı konuşma tarzındaki söyleyiş özelliklerinin bıraktığı genel izlenim. )


-ŞOFÖR[Fr.] değil/yerine/= SÜRÜCÜ



-ŞOM[Fars. ŞÛM] değil/yerine/= "UĞURSUZ"



-ŞOV değil/yerine/= GÖSTERİ



-ŞOV değil/yerine/= GÖSTERİ



-ŞÖHRET değil/yerine/= ÜN/SAN



-ŞUFA[Ar.] değil/yerine/= ÖN ALIM



-ŞÛRA-YI DEVLET değil/yerine/= DANIŞTAY



-ŞUUR değil/yerine/= BİLİNÇ/US

( ŞUUR[Ar.]: Çatlak, sızıntı. = Kendi varoluşunun, sorumluluğu ve denetimi. )


-ŞUURSUZLUK değil/yerine/= BİLİNÇSİZLİK



-ŞÜPHE değil/yerine/= KUŞKU



-TA'BÎR CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE/UYGUNSA



-TA'DÂD[Ar. < ADED] değil/yerine/= SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM

( SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM )


-TA'LÎM(< İLM) ile TEMRÎN

( Aklı eğitmek, öğrenme, öğretim. İLE Alıştırma, idman yaptırma, egzersiz. )


-TAACCÜB[Ar. < ACEB] değil/yerine/= ŞAŞMA/ŞAŞAKALMA

( [bkz. TAHAYYÜR] )


-TAADDÜT[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, SAYININ ARTMASI



-TAAHHÜT değil/yerine/= ÜSTENME



-TAAMMÜDEN[Ar.] değil/yerine/= KASTEN



-TAAMMÜM]Ar.} değil/yerine/= YAYILMA, GENELLEŞME



-TAANNÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME, DİRENİM



-TAASSUP[Ar.] değil/yerine/= BAĞNAZLIK



-TAAYYÜŞ[Ar.] değil/yerine/= YAŞAMA, GEÇİNME



-TABASBUS[Ar. < BASBASA]/MÜTEBASBIS değil/yerine/= YALTAKLANMA/YALTAK

( Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak. )


-TABİATIYLA değil/yerine/= DOĞAL OLARAK / KENDİLİĞİNDEN



-TABİÎ Kİ ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDEN



-TABÎÎ değil/yerine/= DOĞAL/OLAĞAN



-TABİR-İ CAİZSE değil/yerine/= DEYİM YERİNDEYSE



-TABLDOT[Fr. TABLE D'HOTE] değil/yerine/= SEÇMESİZ YEMEK

( Seçmesiz yemek. | Birçok kişinin, erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık. )


-TABLET[Fr. TABLETTE] değil/yerine/= BELGE

( Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek ya da yutulacak madde. | Eski uygarlıklardan kalma, pişmiş ya da güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge. )


-TABLO[Fr. TABLEAU] değil/yerine/= DİZELGE

( Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel ya da kara kalem resim. | Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi. | Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara. | [tiyatro] Bir perdenin, dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü. )


-TABURE[Fr. TABOURET] değil/yerine/= OTURAK/İSKEMLE

( Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle. )


-TÂCİZ değil/yerine/= USANDIRI, USANÇ



-TADARRUS[Ar.] değil/yerine/= DİŞ KAMAŞMASI



-TÂDÂT ETMEK ile BENİMSEMEK



-TADPOLE değil/yerine/= İRİBAŞ

( Kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu. )


-TAFRA[Ar.] değil/yerine/= SIÇRAMA

( Yukarıya sıçrama, atlama. | Yukarıdan atıp tutma. | İlimde, rütbe, derece alma. )


-TAFSÎLÂT[Ar. < TAFSÎL < FASL] ile/ve/< AÇIKLAMA

( ... İLE/VE Etraflıca, uzun uzun açıklamalar. )


-TAGAMGUM[< Ar. GAMGAMA] değil/yerine/= ANLAŞILMAZ SÖZ



-TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] değil/yerine/= DEĞİŞME, BAŞKALAŞMA



-TAGŞÎŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞTIRMA

( Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma. )


-TAĞYİR[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRME, BAŞKALAŞTIRMA | BOZMA



-TAHAKKUK[< HAKK] ile GERÇEKLEŞME, YERİNE GELME

( HAKÎKAT OLARAK MEYDANA ÇIKMA, GERÇEKLİĞİ ANLAŞILMA )


-TAHAKKÜM[Ar.] değil/yerine/= BASKI, ZORLAMA



-TAHALLÜF[< HİLÂF] değil/yerine/= GERİDE KALMA, ARKADA BIRAKILMA | UYGUN GELMEME



-TAHAMMÜL[Ar.] değil/yerine/= DAYANMA, KATLANMA

( Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. | Kişinin kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma. )


-TAHAMMÜLFERSA[Ar.+Fars.] değil/yerine/= DAYANILMAZ



-TAHÂRET[Ar.] değil/yerine/= TEMİZLENME | TEMİZLİK



-TAHARRÜŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALANMA, KURCALANMA, AZDIRILMA



-TAHASSUN[Ar.] değil/yerine/= SIĞINMA

( Korunmak için bir yere çekilme. )


-TAHASSÜR[< HASRET] değil/yerine/= ÖZLEM

( HASRET ÇEKME | ÇOK İSTENİLEN VE ELE GEÇİRİLEMEYEN ŞEYE ÜZÜLME )


-TAHASSÜSÂT[< TAHASSÜS < HİSS] değil/yerine/= DUYGULANMA/DUYGULANIM

( DUYGULANMALAR, HİSLENMELER | KALPLE İSTEMEK )


-TAHAŞŞÜT[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK



-TAHAVVÜL[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞME, DÖNÜŞÜM

( Bir durumdan, başka bir duruma geçme, değişme, değişkenlik, dönüşme, dönüşüm )


-TAHAYYÜL[Ar.] değil/yerine/= HAYALDE CANLANDIRMA



-TAHDİDAT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLAMALAR



-TAHDİT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLAMA, ÇEVRELEME



-TAHKİK ile/ve/||/<> TETKİK

( Soruşturma. İLE/VE/||/<> İnceleme. | Araştırma. )


-TAHKİM değil/yerine/= GÜÇLENDİRME

( Güçlendirme, sağlamlaştırma. | Antlaşmazlıkların, hakem yoluyla çözülmesi yöntemi. )


-TAHKİYE[< HİKÂYE] değil/yerine/= HİKÂYE ETME, ANLATMA



-TAHMİN değil/yerine/= KESTİRMEK/KESTİRİM



-TAHRİBAT[Ar.] değil/yerine/= YIKIP BOZMA



-TAHRİL[Ar. < TAHRİR] değil/yerine/= ÇİZGİ



-TAHRİR[Ar.] ile YAZMA, KİTABET, KOMPOZİSYON

( Sahife dört kenarına çekilen çizgiye denir. )


-TAHT EL BAHİR değil/yerine/= DENİZALTI



-TAHTABOŞ[Fars. < TAHTEPÛŞ] = TARAÇA[İt. < TERRAZZA] = TERAS[Fr. < TERRASSE]

( Teras. = Teras. | Toprak ya da başka malzemeyle elde edilen, bir duvarla desteklenen yüksek düzlük. | Seki. = Bir yapının damında, çevresi, üstü açık yer, ayazlık, taraça. | Damın, genellikle çamaşır sermeye yarayan ve üstü çinko ile döşeli bulunan düz bölümü, tahtaboş. | Seki. )


-TAHTEREVALLİ[Ar.]/ÇÖĞÜNCEK değil/yerine/= TAHTIREVAN[Fars.]

( İki ucuna, birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta ya da metal araç. İLE Omuzda götürülen, üstü örtülü, insan taşınan araç. )


-TAHTEŞŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇALTI



-TAKADDÜM[Ar.] değil/yerine/= ÖNCELİK



-TAKALLÜS[Ar.] değil/yerine/= KASILMA



-TAKARRÜR[Ar.] değil/yerine/= KARAR VERME

( Bir yerde karar kılma, yerleşme. | Karar verilme. )


-TAKAS[Ar.]/CLEARING[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞTOKUŞ/DEĞİŞİM



-TÂKAT değil/yerine/= GÜÇ



-TAKAV ile AT NALI | NALBANT



-TAKAYYÜT[Ar.] değil/yerine/= BAĞLI OLMA

( Bağlı olma, bağlanma. | Üstüne düşme, özen gösterme. )


-TAKBİH[Ar.] değil/yerine/= KINAMA

( Çirkin görme, beğenmeme. | Kınama. )


-TAKDİM-TEHİR[Ar.]/METATEZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= GÖÇÜŞME

( Bir sözcük ya da rakamlar içinde, birbirini izleyen iki sesbirimin/rakamın yer değiştirmesi. [Türkçe'de, daha çok, r ya da l ünsüzünün bulunduğu sözcüklerde, birinci hecenin başındaki ses, birbirinin yerine geçer. Kibrit > kirbit, çömlek > çölmek] )


-TAKDİM[Ar.] değil/yerine/= TANITMA

( Bir şeyi, karşılıksız olarak birine verme, sunma. | Tanıtma, tanıştırma. | Öne alma, önceye alma. )


-TAKINTI/OBSESYON ile/ve/> SİNİRCE/TAASSUB/NEVROZ ile/ve/> PSİKOZ



-TAKÎ değil/yerine/= DOĞRULUK İLKESİ



-TAKİP değil/yerine/= İZLEM



-TAKLİP[Ar.] değil/yerine/= DÖNDÜRME, ÇEVİRME

( Döndürme, çevirme. | Bir şeyin biçim ve kalıbını değiştirme. )


-TAKMA AD/MAHLAS/MÜSTEÂR[Ar. < ÂRİYYET] ile/ve AYANÎ

( ... İLE/VE Divan Şiiri'nde takma ad. )


-TAKOZ[Yun.]/KISKI ile KAMA



-TAKRİBî/TAKRİBEN değil/yerine/= YAKLAŞIK



-TAKSİ ALDIM değil/yerine/= BİNİTE BİNDİM



-TAKSİMETRE[Fr.] değil/yerine/= SAYAÇ

( Taksilerde, ödenecek ücreti gösteren sayaç. )


-TAKSİRAT[Ar.] değil/yerine/= HATALAR



-TAKT[Fr. < TACT] değil/yerine/= YERİNDE KONUŞMA/DAVRANMA



-TALEBE değil/yerine/= ÖĞRENCİ



-TALEP/TÂLİP değil/yerine/= İSTEK/İSTEYEN



-TÂLİ değil/yerine/= İKİNCİL



-TALTİF[Ar. < LÛTF çoğ. TALTÎFÂT] değil/yerine/= ÖDÜLLENDİRME

( LÛTUFLAR, İHSANLAR)] ile ABCDEF ( GÖNÜL OKŞAMA, GÖNLÜ HOŞ ETME ] YUMUŞATMA,YUMUŞATACAK BİR İLÂÇ KULLANMA ] RÜTBE, NİŞAN, MAAŞ ARTIRIMI GİBİ ŞEYLERLE SEVİNDİRME )


-TAMA ile DOYMAZLIK | ÇOK İSTEME | AÇGÖZLÜLÜK



-TÂMÎK[Ar.] değil/yerine/= DERİNLEŞ(TİRİL)ME



-TAMİM[Ar.]/SİRKÜLER[Fr.] değil/yerine/= GENELGE



-TÂMİRHANE değil/yerine/= ONARIM YERİ



-TAMPON[Fr.] değil/yerine/= TIKAÇ

( Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )


-TANİN[Fr.] değil/yerine/= TANEN

( Birçok bitkide bulunan, tıpta kullanılan, tadı buruk bir nesne. )


-TANRI = OĞAN



-TANSİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= GERİLİMÖLÇER



-TANSİYON[Fr.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERİLİM



-TANZÎM[Ar. < NAZM] ile DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA

( DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA | NESİR YA DA NAZIM OLARAK YAZMA )


-TAPON[Fr.] değil/yerine/= NİTELİKSİZ, ESKİ, ELDE KALMIŞ



-TÂR U PÛD[Fars.] değil/yerine/= ARIŞ[Fars. < ERŞ/EREŞ] İLE ARGAÇ

( İplik ve atkı. )


-TÂR U PÛD[Fars.] değil/yerine/= ARIŞ[Fars. < ERŞ/EREŞ] İLE ARGAÇ

( TÂR: İplik, tel. | PÛD: Argaç, dokumada, enlemesine atılan atkı. )


-TARAFTÂR değil/yerine/= YANDAŞ



-TARASSUD[Ar. < RASAD] değil/yerine/= GÖZETME, BEKLEME, DİKKATLE BAKMA, GÖZLEME



-TARÂVET[Ar.] değil/yerine/= TAZELİK, TAZE OLMA, KÖRPELİK



-TARET[İng. < TURRET] değil/yerine/= TOPÇU KULESİ

( Gemilerde ya da kalelerde, topçu konumlarında, topun, makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule. )


-TARİH değil/yerine/= ÖTKEN



-TARİK[Ar.] değil/yerine/= YOL



-TARZ[Ar.]/STİL[Fr., İng. STYLE] değil/yerine/= BİÇEM



-TASALLUT[< SALÂLET] ile SATAŞMA, BAŞINA EKŞİME, MUSALLAT OLMA



-TASALLÜB[Ar.] değil/yerine/= KATILAŞMA



-TASANNU değil/yerine/= ABARTI, YAPMACIK

( Bir şeyi olduğundan daha değerli gösterme. )


-TASARRUF[< SARF] değil/yerine/= ARTIRIM

( SAHİP OLMA | İDÂRE İLE KULLANMA, TUTUM, EKONOMİ | ARTIRMA, ARTIRILMA )


-TASDİ[Ar.] değil/yerine/= CAN SIKMA, BAŞ AĞRITMA, TEDİRGİN ETME



-TASDÎK değil/yerine/= ONAY



-TASGİR[Ar.] değil/yerine/= KÜÇÜLTME



-TASNİ[Ar.] değil/yerine/= YAPINTI

( Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey. | Bilgi kuramında ve varlıkbilimde, gerçeğe uymayan, ancak belirli bir kuramsal ya da kılgılı amaç için kullanılması sakıncasız olan tasarım. )


-TASRİH[Ar.] değil/yerine/= BELİRTME



-TASVİP/ONAMA ile/ve TASDİK/ONAY



-TAŞERON[Fr. < TACHERON] değil/yerine/= YÜKLENİCİ

( Büyük bir işin bir bölümünü yaptırmayı, asıl müteahhitten alarak kendisi üstlenen diğer yüklenici. )


-TAŞIL/FOSİL[Fr.] ve/<> DİMA

( ... VE/<> Yakutistan'ın başkenti Yakutsk'ta, Yeraltı Permafrost Enstitüsü'nde bulunan, 6 aylık bir eril, bebek mamut fosili.[39.000 yaşında olduğu tespit edilmiştir.] )


-TATAVLA ile KURTULUŞ

( KURTULUŞ )


-TATBÎK(AT) değil/yerine/= UYGULAMA



-TAV'AN VE KERHEN değil/yerine/= HEM İSTEYEREK, HEM DE İSTEMEYEREK



-TAVAF değil/yerine/= ÇEVRİNME



-TAVASSUT[Ar.] değil/yerine/= ARACILIK, ARA BULMA, ARACILIK ETME



-TAVATTUN[Ar.] değil/yerine/= YURT EDİNME



-TÂVİZ değil/yerine/= ÖDÜN



-TAVSİYE değil/yerine/= SALIK VERME



-TAVUKKARASI değil/yerine/= GECE KÖRLÜĞÜ



-TAVZİF[Ar.] değil/yerine/= GÖREVLENDİRME



-TAYIN ile TAYİN

( Asker azığı. | Asker ekmeği. | Savaş ya da seferberlik dönemlerinde, vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek. İLE Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. | Atama. )


-TAYİN[Ar.] değil/yerine/= ATAMA



-TAYİP[Ar.] değil/yerine/= KINAMA



-TAYYÂRE[Ar.] değil/yerine/= UÇAK



-TAYYETMEK[Ar.< TAYY] değil/yerine/= ÇIKARMAK | ARADAN ÇIKARMAK, YOK ETMEK



-TAYYÖR[Fr. TAILLEUR] değil/yerine/= CEKET VE ETEKTEN OLUŞAN KADIN GİYSİSİ



-TAZALLÜM[Ar.] değil/yerine/= SIZLANMA, YAKINMA



-TAZAMMUN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= İÇERMEK | İÇLEM



-TAZARRU'[Ar. < ZURÛ] değil/yerine/= YALVARMAK

( Kendini alçaltarak yalvarma. İLE Yalvarma. )


-TAZARRU'[Ar. < ZURÛ] değil/yerine/= YALVARMAK

( YALVAR: Para. [BÂKÎ'nin bir şiirindeki son beytinde geçen] )


-TAZİP[Ar. TAZİB] değil/yerine/= SIKINTIYA SOKMA, ÜZME



-TAZİZ[Ar.] değil/yerine/= SEVGİ İLE ANMA



-TAZMİN[Ar.] değil/yerine/= ZARARI ÖDEME



-TAZMİNAT[Ar.] değil/yerine/= ÖDENCE



-TAZYİK[Ar.] değil/yerine/= BASINÇ



-TEÂDÜL[Ar.] değil/yerine/= DENKLEŞME, DENKLİK, BİRBİRİNE DENK OLMA



-TEÂKUP[Ar.] değil/yerine/= ART ARDA GELME



-TEÂSÜR[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL GEÇİNME, DİRLİK ETME



-TEÂVÜN[Ar.] değil/yerine/= YARDIMLAŞMA



-TEBAA[Ar.] değil/yerine/= UYRUK



-TEBAİYET[Ar.] değil/yerine/= YASAYA/BUYRUĞA UYMA | DEVLETE/GÜÇLÜ KİŞİYE BAĞLANMA



-TEBCÎL[Ar. < BECL/BÜCÜL] değil/yerine/= ULULAMA, AĞARLAMA | ÖVME



-TEBDİL-İ HAVA değil/yerine/= HAVA DEĞİŞİKLİĞİ



-TEBDÎL[< BEDEL] ile DEĞİŞTİRME

( DEĞİŞTİRME, DEĞİŞTİRİLME, BAŞKA BİR HÂLE GETİRME )


-TEBEDDÜL[Ar.] değil/yerine/= BİR DURUMDAN, BAŞKA BİR DURUMA GEÇME, DEĞİŞME



-TEBELLEŞ[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNE GEÇMİŞ, KARMAKARIŞIK, KARIŞMIŞ



-TEBELLÜĞ[Ar.] değil/yerine/= BİLDİRİMİ ALMA



-TEBELLÜR ETME değil/yerine/= BELİRGİNLEŞME



-TEBERRÜK[< BEREKET] ile MÜBÂREK SAYMA, UĞUR SAYMA



-TEBERRÜKEN[Ar.] değil/yerine/= HEDİYE OLARAK



-TEBHÂL/E[Ar.] | COLD SORE, HERPES[İng.] değil/yerine/= UÇUK



-TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA



-TECA'ÜD[Ar. < CA'D] değil/yerine/= BÜKLÜM BÜKLÜM SAÇ

( Saçın kıvırcık, büklüm büklüm olması. )


-TECÂHÜL[Ar.] değil/yerine/= BİLMEZ GİBİ GÖRÜNME, BİLMEZLİKTEN GELME



-TECÂNÜS[Ar.] değil/yerine/= BİR BÜTÜNÜ OLUŞTURAN ÖĞELER ARASINDA UYUM BULUNMASI DURUMU



-TECAVÜZ[Ar.] değil/yerine/= SALDIRI

( Saldırı. | Namusuna saldırma, sarkıntılık. | Başkasının hakkına el uzatma. | Aşma, ötesine geçme. )


-TECDİT/TECDİD[Ar.] değil/yerine/= TAZELEME



-TECEMMU[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK



-TECENNÜN[Ar.] değil/yerine/= ÇILDIRMA, DELİRME, AKLINI OYNATMA



-TECERRÜT/D[Ar.] değil/yerine/= HERŞEYDEN UZAKLAŞMA, SIYRILMA, SOYUTLANMA



-TECESSÜS[Ar. < CESS] değil/yerine/= ANLAMA MERAKI

( OLAĞAN/BASİT MERAK | YOKLAMA, ARAŞTIRMA, DİKKAT VE GAYRETLE ARAŞTIRMA | BİR ŞEYİN İÇ YÜZÜNÜ ARAŞTIRIP SIRRINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMA | GÖZETLEME | MERAK )


-TECEZZÜV[Ar. < CÜZ]/TECEZZÎ değil/yerine/= KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA

( KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA )


-TECİL[Ar.] değil/yerine/= ERTELEME



-TECRÎD[< CERED] ile/değil TEDRÎC[< DURÛC]/KERTELEME

( Soyma, soyulma. | Ayırma, bir tarafta tutma. | Soyutlama. | Yalıtma. | Önce gönlünü gafletten, nefsini hevâdan, dilini boş sözden arındırıp dünyayı zihninden/kalbinden çıkararak Hakk'a yönelme. İLE/DEĞİL Derece derece, basamak basamak ilerle(t)me. )


-TECVİT/TECVİD[Ar.] değil/yerine/= SÖZCÜĞÜ, DÜZGÜN/UYGUN OKUMA

( Sözcüklerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması. | Kur'ân-ı Kerîm'in, doğru okunmasını sağlayan bilim. | Bu bilim üzerine yazılmış kitap. )


-TECVİZ[Ar.] değil/yerine/= İZİN VERME

( Yapılmasını uygun bulma. )


-TEÇHİL[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİN BİLGİSİZLİĞİNİ SÖYLEME

( Birinin bir konuda bilgisizliğini söyleme, bilmezleme. )


-TEÇHİZ[Ar.] değil/yerine/= DONATMA, DONATIM



-TEDAİ[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞRIŞIM



-TEDAVİ[Ar.] ile/ve OTAMA/SAĞALTIM/TERAPİ[Fr.]

( Fiziksel olana. İLE Zihinsel olana. )


-TEDAVİ[Ar.] ile/ve OTAMA/SAĞALTIM/TERAPİ[Fr.]

( Örgenlere uygulanabilen. İLE/VE Tine uygulanabilen. )


-TEDÂVÜL[Ar.]/SİRKÜLASYON[Fr.] değil/yerine/= DOLAŞIM/DOLANIM



-TEDBİR değil/yerine/= ÖNLEM



-TEDENNÎ ile TENEZZÜL

( Gerileme, düşme. İLE Kendi durumundan daha aşağıdaki bir işi, bir durumu kabul etme. | Alçakgönüllülük gösterme. )


-TEDFİN[Ar.] değil/yerine/= GÖMME



-TEDHİŞ/Çİ[Ar.] değil/yerine/= YILDIRI/CI



-TEDİP[Ar.] değil/yerine/= USLANDIRMA, YOLA GETİRME, TERBİYE ETME



-TEDİYE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEME

( Para vb. bir şey verme, ödeme. | Gerçekleşen bir alacağı para ile ödeme. )


-TEDRÎS[Ar. < DERS] değil/yerine/= DERS VERME, OKUTMA



-TEDRİSAT[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRETİM



-TEDVÎN[Ar. < DÎVÂN] değil/yerine/= DERLEME

( Dîvân şekline sokma. | Kitaplaştırma. | Yasalaştırma. [yazılı ve bütünlüklü duruma getirilen kurallar][İng. CODIFICATION] )


-TEDVİR[Ar.] değil/yerine/= ÇEVİRME | YÖNETME, ÇEKİP ÇEVİRME



-TEENNÎ[< ENÂET] değil/yerine/= YAVAŞ GİTME, YAVAŞ HAREKET ETME, YAVAŞLIK; GECİKME | İLERİYİ DÜŞÜNEREK ACELESİZ, DİKKATLİ DAVRANMA

( YAVAŞ GİTME, YAVAŞ HAREKET ETME, YAVAŞLIK; GECİKME | İLERİYİ DÜŞÜNEREK ACELESİZ, DİKKATLİ DAVRANMA )


-TEESSÜS[Ar.] değil/yerine/= KURULMA, ORTAYA ÇIKMA | YERLEŞME, TEMELLEŞME, KÖKLEŞME



-TEEYYÜT[Ar.] değil/yerine/= DOĞRU ÇIKMA, GERÇEKLENME



-TEFÂHÜR[< FAHR] değil/yerine/= ÖVÜNME | ÖVÜNÇ



-TEFCİR[Ar.]/DRENAJ[Fr.] değil/yerine/= AKAÇLAMA

( Toprakta bitkilerin yetişmesine zararlı olan fazla suların akıtılması. | Yarada biriken sıvıyı akaçla boşaltma. )


-TEFE'ÜL[< FÂL] değil/yerine/= HAYRA YORMA, UĞURSAMA, UĞUR SAYMA



-TEFERRÜT[Ar.] değil/yerine/= TEK/YALNIZ OLMA

( Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma. | Benzeri bulunmama, benzersiz olma, sivrilme. )


-TEFESSÜH[< FÜSHAT] ile TEFESSÜH[< FESH | çoğ. TEFESSÜHÂT]/SASIMA

( Açılma, genişleme. İLE Çürüme, çürüyüp dökülme, bozulma. | Bir nesnenin kokup dağılması. )


-TEFEVVUK[Ar.] değil/yerine/= ÜSTÜNLÜK, ÜSTÜN GELME



-TEFEYYÜZ[Ar.] değil/yerine/= YÜKSELME, İLERLEME



-TEFRİKA[Ar.] değil/yerine/= SÜRMECE | İKİLİK

( Gazete ya da dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi. | Bu biçimde yayımlanan. | İkilik. )


-TEFRÎŞ, TEFRÎŞÂT[Ar. < FERŞ] değil/yerine/= DÖŞEME, DÖŞENME, YAYMA | EV EŞYASINI DÜZENLEME



-TEFTİŞ[Ar.] değil/yerine/= DENETLEME



-TEFVÎZ[Ar.]/İHÂLE değil/yerine/= UYGUN KOŞULLARLA VERME

( Sipariş etme. | Allah'tan bekleme. | Dağıtım. | Bir Taşınmaz malı, bilinen değeri karşılığı birine verme. )


-TEGAFÜL[Ar.] değil/yerine/= ANLAMAMAZLIKTAN GELME



-TEGANNİ[Ar.] değil/yerine/= YIRLAMAK, ŞARKI SÖYLEME



-TEHALÜK[Ar.] değil/yerine/= ÇOK İSTEME, CAN ATMA



-TEHEYYÜÇ[Ar.] ile/ve/||/<>/> TEHYİÇ[Ar.]

( Coşma, heyecanlanma. İLE/VE/||/<>/> Coşturma, heyecanlandırma. )


-TEHİR/TAVİK[Ar.] değil/yerine/= GECİKTİRME | ALIKOYMA



-TEKABÜL[Ar.] değil/yerine/= EŞİTİ / KARŞI OLUM

( Birbirinin karşısında bulunan, birbirini karşılıklı olarak dışta bırakan kavram ya da yargı arasındaki bağlantı. )


-TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= OLGUNLAŞMA



-TEKAÜT[Ar.] ile/ve/||/<> TEKAÜDİYE[Ar.]

( Emekliye ayrılma. | Emekli. İLE/VE/||/<> Emekli aylığı. )


-TEKÇİLİK = VAHDETİYE = MONISM[İng.] = MONISME[Fr.] = MONISMUS[Alm.] = MONOS[Yun.]



-TEKEBBÜR[A. < KİBR] değil/yerine/= BÜYÜKLENME, KİBİRLENME, ÇALIM, KURUM



-TEKELLÜF[Ar.] değil/yerine/= YAPMACIK

( Zahmet veren bir iş görme, güçlüğe katlanma. | Bir işi gösterişli bir biçimde yapmaya çalışma, özenme. | Gösteriş. )


-TEKEMMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= YETKİNLEŞME

( KEMÂLE GELME, KEMÂL BULMA, OLGUNLAŞMA )


-TEKERRÜR[Ar.] değil/yerine/= TEKRARLANMA



-TEKEVVÜN[< KEVN]:
VAR OLMA, MEYDANA GELME, OLUŞ



-TEKÎD[< EKD | çoğ. TE'KÎDÂT] değil/yerine/= PEKİTME

( Sağlamlaştırma, güçlendirmek, güç vermek. | Üsteleme, bir iş için önceden yazılan bir yazıyı tekrarlama. | Pekiştirme. )


-TEKİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRME, SAĞLAMLAŞTIRMA | ÜSTELEME

( Bir düşünce ya da istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek. | Sayrılık, hastalığın yeniden ortaya çıkması, nüks etmesi, depreşmesi. )


-TEKLİF[Ar. çoğ. TEKÂLİF] değil/yerine/= ÖNERİ



-TEKMÎL[< KEMÂL] değil/yerine/= KEMÂLE ERDİRME | TAMAMLAMA, TAMAMLANMA, BİTİRME | TAM, EKSİKSİZ, BÜTÜN, HEP



-TEKNİSYEN değil/yerine/= ÖLÇMEN



-TEKNOLOJİ[İng., Fr. < TECHNOLOGY < Yun. TEKHNE] değil/yerine/= UYGULAYIMBİLİM



-TEKRAR/TEKRÎR değil/yerine/= YİNELEME

( "Yineleme, istismar edilmiş çocuğun, dilsiz dilidir." - Judith L. HERMAN )


-TEKSÎF[< KESÂFET] değil/yerine/= KOYU VE SIK YAPMA, BİR SIVIYI KOYULAŞTIRMA | DOKUMA VE SÂİREYİ SIKLAŞTIRMA | ŞEFFAFLIĞINI GİDERME | YIĞMA, TOPLAMA



-TEKSÎR[< KESR] ile TEKSÎR[< KESRET]

( Bir şeyi çok kırma, kırılma. İLE Çoğaltma/çoğaltılma. )


-TEKST/TEXT[İng.] değil/yerine/= METİN



-TEKZİP[Ar.] değil/yerine/= YALANLAMA



-TELA'SÜM[Ar.] değil/yerine/= KEKELEME

( Yanıt verilecek yerde veremeyip kekeleme. | Saçmasapan yanıt verme, kemküm etme. | Dil dolaşma. )


-TELÂFFUZ[Ar.] değil/yerine/= SÖYLEN(/Y)İŞ



-TELÂFÎ[Ar.] değil/yerine/= GİDERME



-TELÂKİ[Ar. < LİKA] değil/yerine/= KAVUŞMA



-TELÂZUM[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ



-TELEFON[Fr./İng.] değil/yerine/= SES İLETİR



-TELEFON değil/yerine/= ÜNDEK



-TELEKOMÜNİKASYON değil/yerine/= UZİLETİŞİM



-TELEKS[Fr./İng.] ile/ve/||/<>/> BELGEGEÇER/TELEFAKS[Fr./İng.] / FAKS

( Telsiz ve telem araçlarına uzaktan haber yazdırma düzeni. İLE/VE/||/<>/> Belgegeçer aracına uzaktan yazdırma düzeni. )


-TELEOLOJİ[İng.] değil/yerine/= EREKBİLİM



-TELEPATİ değil/yerine/= UZADUYUM



-TELEVİZYON[Fr./İng.] ile/ve/değil/yerine GÖSTERGE/GENEL AĞ/İNTERNET[İng.]

( BİZİM ÇOCUKLARIN PUTU
KÖŞEDEKİ KARAKUTU
EHL-İ KÜFÜR ÇEKTİ ŞUTU
KALEMİZE GOL EYLEDİ )


-TELEVİZYON[Fr./İng.] ile/ve/değil/yerine GÖSTERGE/GENEL AĞ/İNTERNET[İng.]

( Gün boyunca televizyon izlesen, bir sayfa kitap okumak kadar değeri/etkisi/katkısı olmaz. )


-TELEVİZYON[Fr./İng.] ile/ve/değil/yerine GÖSTERGE/GENEL AĞ/İNTERNET[İng.]

( Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı. İLE Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağı. )


-TELKİH[Ar.] değil/yerine/= AŞILAMA



-TELVİS[Ar.] değil/yerine/= KİRLETME



-TEMA[İt.] değil/yerine/= İZLEK

( Bir sanat yapıtında, işlenilen, geliştirilen ana düşünce. )


-TEMAS[Ar.]/KONTAK[Fr./İng. < CONTACT] değil/yerine/= DEĞME/DOKUNMA, BAĞLANTI

( Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması. | Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek. | Bağlantı, ilgi. | Akıl sağlığı yerinde olmayan, dengesiz. )


-TEMÂYÜL[Ar.] değil/yerine/= YÖNSEME/EĞİLİM

( Belirli bir amaca ya da sonuca yönelen, etkinliğe dönüşmeyen etki gücü. )


-TEMBEL/SALPA/SALPAK değil/yerine/= UYUŞUK



-TEMDÎT[Ar. TEMDÎD < MEDD] değil/yerine/= UZATMA, SÜRDÜRME | BİR HARFİ UZUN OKUMA | SULANDIRMA



-TEMEDDÜH[< MEDH] değil/yerine/= BÖBÜRLENME, KENDİNİ ÖVME



-TEMEDDÜN[Ar. < MEDENİYET] değil/yerine/= UYGARLAŞMA | KENTLEŞME



-TEMENNÎ[Ar.] değil/yerine/= DİLEME, DİLEK, İSTEK



-TEMERKÜZ[Ar. < MERKEZ] değil/yerine/= MERKEZ TUTMA | TOPLANMA | BİRİKME, YIĞILMA | [kimya] DERİŞME, KOYULAŞMA



-TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/değil/yerine/= BENZEŞME | ÖZÜMLEME

( Bir şekil ve sûrete girme. | İnsan biçiminde görünme. | Benzeşme. İLE/DEĞİL/YERİNE/= [biyoloji] Özümleme. )


-TEMEVVÜC[Ar. < MEVC] değil/yerine/= DALGALANMA



-TEMEYYÜZ[Ar.] değil/yerine/= KENDİNİ GÖSTERME, SİVRİLME, BENZERLERİNDEN FARKLI OLMA



-TEMİN/TEDARİK[Ar.] değil/yerine/= SAĞLAMA/ELDE ETME

( Araştırıp bulma, sağlama, elde etme. | Hazırlık. )


-TEMÎNÂT[Ar.] değil/yerine/= GÜVENCE



-TEMLİK[Ar.] değil/yerine/= MÜLK OLARAK VERME | BİR HAKKIN, BAŞKA BİRİNE GEÇİRİLMESİ



-TEMPO[İt.] değil/yerine/= DİZEM



-TEMREN/PEYKÂN[Fars.] değil/yerine/= CİRİT UCU

( Okun ucundaki sivri demir. Başak. | [Divan şiirinde] Sevgili'nin kirpiği. )


-TENÂSÜR[Ar.] değil/yerine/= SAÇILMA, SERPİLME | PÜSKÜRME



-TENÂTUH[Ar.] değil/yerine/= SÜSMEK

( Hayvanların boynuzlaşması. )


-TENEFFÜS[< NEFES] ile TENEFFÜZ[< NEFZ]

( Soluk/nefes alma. | Yorgunluğu gidermek üzere dinlenme. | Okulda ders araları verilen dinlenme. | Tan yerinin ağarması. | Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. İLE Nüfuzlu, sözü geçer olma. )


-TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] değil/yerine/= SALACAK

( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. )


-TENHA[Fars.] değil/yerine/= ISSIZ/ÜCRA, KALABALIK OLMAYAN | YALNIZ, TEK



-TENKÎL[çoğ. TENKÎLÂT] ile TENKÎR[< NEKR | çoğ. TENKÎRÂT]

( Uzaklaştırma. | Örnek olacak bir ceza verme. | [birini] Tepeleme. İLE Bilinmeyecek, tanınmayacak duruma getirme. | Bir adı, nekre yapma.[Harf-i tarifsiz, elif-lâm'sız kullanma.] )


-TENKİS[< NÜKS] ile TENKÎS[< NOKSAN | çoğ. TENKÎSÂT] ile TENKİZ

( Başaşağı etme/edilme. | Boşaltma. İLE Azaltma, kısma, indirme, eksiltme/eksiltilme. İLE Kurtarma. )


-TENKİYE[Ar.]/LAVMAN[Fr.] değil/yerine/= KALIN BAĞIRSAĞI TEMİZLEME



-TENOR[İt.] değil/yerine/= İNCE SES



-TENSÎK[Ar. < NESAK] değil/yerine/= DÜZENLEME, DÜZELTME, YOLUNA KOYMA



-TENTE[İt. < TENDA] değil/yerine/= GÖLGELİK



-TENVİR[Ar.] değil/yerine/= AYDINLATMA | BİLGİ VERME



-TEPHİR[Ar.] değil/yerine/= BUHARLAŞ(TIR)MA | BUĞULAMA



-TERÂKÜM[Ar. < RÜKM] değil/yerine/= BİRİKME, YIĞILMA, TOPLANMA



-TERAS/LAMA[Fr.] değil/yerine/= SEKİ/LEME



-TERCİH değil/yerine/= YEĞLEME



-TERCÜMAN[Ar.] değil/yerine/= DİLMAÇ/ÇEVİRMEN



-TERCÜME-İ HAL[Ar.]/BİYOGRAFİ[Fr./İng.] ile/değil/yerine YAŞAM ÖYKÜSÜ



-TEREDDİ[Ar. < REDY] değil/yerine/= SOYSUZLAŞMA, YOZLAŞMA



-TEREDDÜT/ŞÜPHE değil/yerine/= İKİRCİK



-TERESSÜB[< RÜSÛB (çoğ. TERESSÜBAT)] değil/yerine/= TORTULANMA, DİBE ÇÖKME, DURULMA



-TERETTÜB[< RÜTÛB] değil/yerine/= SIRALANMA, SIRASINDA OLMA, SIRASI GELME | ÂİT OLMA, GEREKME | (BİR İŞİN ÜZERİNE) DÜŞME



-TEREVVUH[Ar.] değil/yerine/= BİR ŞEYDEN KOKU ALMA



-TERFİ ile TERFİH

( Derece, makam bakımından yükselme. | Yükseltme. İLE Ferahlatma, rahat yaşamasını sağlama, gönendirme. )


-TERFİK[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİ ARKADAŞ ALMA

( Birini arkadaş olarak yanına alma. | Arkadaş olarak yanına birinin verilmesi. )


-TERHÎM[< RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[< RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[< REHN]

( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )


-TERMAL[Fr.] değil/yerine/= KAPLICA



-TERMİK[Fr.] değil/yerine/= ISIL

( Isıl. | Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı. )


-TERMOSTAT[Fr.] değil/yerine/= ISIDENETİR



-TERRITORIAL[İng.] ile BÖLGESEL

( Belirli bir bölgeye ait. )


-TERSANE[İt.] değil/yerine GEMİLİK



-TERSİM[Ar.] değil/yerine/= RESMİNİ YAPMA



-TERTİBAT[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/DÜZENLENİŞ

( Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar. )


-TERZİ[Ar.]/HAYYATİ[Ar.]/DERZİ[Fars.]/BAHYEZEN[Fars.] değil/yerine/= DİKMEN



-TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME

( Besleme, rızık verme. )


-TESÂNÜD[Ar. < SENED] değil/yerine/= DAYANIŞMA



-TESELLÎ değil/yerine/= AVUNÇ



-TESETTÜR[Ar. < SETR] değil/yerine/= ÖRTÜNME, KAPANMA



-TESİR[Ar.] değil/yerine/= ETKİ



-TESİSAT[Ar.] değil/yerine/= DÖŞEM

( Belirli bir işin sağlanmasına yardım eden araçların uygun yerlere döşenmesi ya da döşenen bu araçların tümü. )


-TESİT[Ar.] değil/yerine/= KUTLAMA



-TESLİS/TRIAL/TRIVIUM/ değil/yerine/= ÜÇÜL



-TESPİT değil/yerine/= SAPTAMA



-TESRİ[Ar.] değil/yerine/= HIZLANDIRMA, ÇABUKLAŞTIRMA



-TESVİT[Ar.] değil/yerine/= KARALAMA

( Müsvedde yapma. )


-TEŞDİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇ VERME | SAĞLAMLAŞTIRMA



-TEŞE'ÜM[< ŞEÂMET] değil/yerine/= "UĞURSUZ SAYMA"



-TEŞEBBÜS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM | GİRİŞME



-TEŞEKKÜR[Ar.]/MERSİ[Fr.] değil/yerine/= SAĞ OL! / ALKIŞ



-TEŞENNÜC[Ar. < ŞENC]/İSPAZMOS/SPASM[İng.]/SPASME[Fr.] değil/yerine/= KASILMA

( Kasların kasılması, gerilip/çekilip büzülmesi. )


-TEŞERRÜF[Ar.] değil/yerine/= ONURLANMA, ONUR DUYMA



-TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK



-TEŞHİR/EKSİBİSYON[< EXHIBITION]/UTAÇICILIK değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK



-TEŞHİS[Ar.] değil/yerine/= TANI/TANIMLAMA

( Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma. Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme. | Belirleme. | Kişileştirme. )


-TEŞKİL[Ar.] değil/yerine/= OLUŞTURMA | OLUŞUM | ÖRGÜTLEME



-TEŞRÎF[< ŞEREF] değil/yerine/= ONURLANDIRMA | GELMESİYLE BİR YERE ONUR VERME | GELME | GİTME



-TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK

( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )


-TEŞVİK değil/yerine/= ÖZENDİRME



-TETÂBUK[Ar. < TIBK] değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ



-TETANOS[Fr.] değil/yerine/= KAZIKLI HUMMA

( İnsan ve hayvan gövdesine açık yaralardan giren, genellikle toprakta, gübrede yaşayan bir basilin yol açtığı, kasların sürekli ağrılı kasılmasıyla kendini gösteren ateşli ve tehlikeli bir hastalık. )


-TEVAFFUK[< VEFK] ile TEVÂFUK[< VEFK | çoğ. TEVÂFUKÂT]

( Başarma, muvaffak olma. İLE Uyma, uygun gelme. )


-TEVAHHUŞ[Ar.] değil/yerine/= ÜRKME, ÜRKÜNTÜ



-TEVAKKİ[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, KORUNMA, ÇEKİNME



-TEVAKKUF[Ar.] değil/yerine/= DURMA, DURAKLAMA | BAĞLI/İLGİLİ OLMA



-TEVÂZÜN[< VEZN] değil/yerine/= TARTIDA BİR OLMA, DENK OLMA, DENGEDE BULUNMA



-TEVCÎH[< VECH] değil/yerine/= ÇEVİRME, YÖNELTME, DÖNDÜRME | SÖZ ATMA, BAKMA | ANLAM VERME, YORUMLAMA | RÜTBE, MEVKİ VERME



-TEVDÎ[< VED] değil/yerine/= BIRAKMA, EMÂNET ETME | VEDÂLAŞMA



-TEVECCÜH[< VECH] değil/yerine/= ÇEVRİLME, YÖNELME, DOĞRULMA | BİR YERE DOĞRU HAREKET ETME | GÜLERYÜZ GÖSTERME, YAKINLIK DUYMA | HOŞLANMA, SEVGİ | NASİP VE MÜYESSER OLMA



-TEVEKKELÎ[Ar.] değil/yerine/= NEDENSİZ, BOŞ YERE/BOŞUNA



-TEVELLÜT[Ar. < VİLÂDET] değil/yerine/= DOĞMA | DOĞUM (ZAMANI)



-TEVERRÜM[Ar.] değil/yerine/= VEREM OLMA



-TEVETTÜR[Ar. < VETR/VİTRET] değil/yerine/= GERİLME, GERGİN DURUMA GERME | GERİLİM



-TEVFİKAN[Ar.] değil/yerine/= UYARAK, UYGUN OLARAK, ...'E GÖRE



-TEVHÎD değil/yerine/= BİREŞİM

( Ayrımları/nı gösteren birlik. )


-TEVHÎD değil/yerine/= BİREŞİM

( BİR KILMA, BİR ETME, BİRLEŞTİRME | BİR SAYMA, BİR OLARAK BAKMA, BİRLİĞİNE İNANMA | ALLAH'IN BİRLİĞİNE İNANMA | "LÂİLÂHE-İLL-ALLAH"(KELİME-İ TEVHİD) SÖZÜNÜ TEKRARLAMA )


-TEVKİCİ[Ar.] değil/yerine/= NİŞANCI



-TEVKİF[Ar.] değil/yerine/= DURDURMA | TUTUKLAMA



-TEVKÎL[< VEKÂLET] ile TEVKİR[< VEKAR | çoğ. TEVKİRÂT]

( Vekil etme. İLE Güzel karşılama, ağırlama, ululama. )


-TEVLİT[Ar.] değil/yerine/= DOĞURMA, DOĞURTMA | NEDEN OLMA, OLUŞTURMA



-TEVLİYET[Ar.] değil/yerine/= VAKIF MALLARINA BAKMA GÖREVİ



-TEVSİK[Ar.] değil/yerine/= BELGELEME



-TEYAKKUZ[Ar. < YAKAZA] değil/yerine/= SAKLIK/UYANIKLIK

( Uyanma, uykudan kalkma. | Uyanık olma, uyanıklık, açıkgözlülük. )


-TEYZEZÂDE[Tr. + Fars.]/KUZEN[İng. < COUSIN] değil/yerine/= TEYZENİN OĞLU



-TEZAYÜT[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, ARTMA



-TEZELZÜL[Ar.] değil/yerine/= SARSILMA, SALLANMA



-TEZVÎR[< ZEVR | çoğ. TEZVÎRAT] değil/yerine/= YALAN DOLAN | ARABOZUCULUK



-TIFIL[Ar. < TIFL | çoğ. ETFÂL] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇOCUK



-TINI değil/yerine/= SOLUK



-TIPA/TAPA[İt. < TAPPO] değil/yerine/= TIKAÇ

( Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta ya da plastikten tıkaç. | Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık. İLE Herhangi bir şeyin delik ya da ağzını tıkamaya yarayan nesne. )


-TİCARETGÂH/TİCARETHANE değil/yerine/= TECİMEVİ



-TİFO[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KARAHUMMA

( Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı. )


-TİFÜS[Fr.] değil/yerine/= LEKELİHUMMA

( Bitle geçen, ortalama 15 gün süren, gövdede pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir sayrılık. )


-TİK[Fr.] değil/yerine/= SEĞİRCE



-TİM[İng. < TEAM] değil/yerine/= BİRLİK, TAKIM

( Güvenlik güçlerinde belirli bir iş ya da hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik, takım. )


-TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK



-TİMSAL[Ar.] değil/yerine/= SİMGE



-TİMÜS[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZDEN

( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )


-TİNER[İng. < THINNER] değil/yerine/= İNCELTİCİ



-TİPOGRAFYA/TİPOGRAFi[Fr.] değil/yerine/= BASKI YÖNTEMİ | BASIM

( Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi. | Basım. )


-TİRAJ[Fr. < TIRAGE] ile RATING[İng.]

( Kitap, gazete, kitap gibi şeylerin baskı sayısı. İLE Televizyon programlarının izlenme/izleyici oranı. )


-TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA

( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )


-TİRBUŞON[Fr. < TIRE-BOUCHON] değil/yerine/= BURGU

( Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. | Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir araç. | Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici araç. | Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. )


-TİRENDAZ[Fars.] değil/yerine/= OK ATAN | BECERİKLİ | ÖZENLİ



-TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR

( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )


-TİRYÂKİ değil/yerine/= DÜŞKÜN



-TİZ[Fars.] değil/yerine/= İNCE, KESKİN (SES)



-TOKSİK[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLİ



-TOLERANS[Fr./İng.] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ

( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )


-TON[Fr. < TONNE] değil/yerine/= BENİZ | RENK | SES AĞIRLIĞI



-TONGA[argo] değil/yerine/= HİLE, DÜZEN, TUZAK



-TONMAYSTER değil/yerine/= SES UZMANI



-TOPAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SARIYAKUT

( Alüminyum silikatı ve flüorinden oluşan, kahverengi ya da soluk sarı renkte değerli bir taş. )


-TOTEM değil/yerine/= ONGUN



-TÖHMET[Ar. < TUHMET] değil/yerine/= SUÇLAMA

( Birine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama. )


-TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ

( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )


-TRAFO[Alm.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ

( Dönüştürücü. | Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği kentin ağında kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer. )


-TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU

( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )


-TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI(İLTİHABI)

( TRAKEİT )


-TRAKTÖR[Fr. < TRACTEUR] değil/yerine/= ÇEKERSÜRER

( Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi. )


-TRAKUNYA[Yun.] değil/yerine/= ÇARPAN BALIĞI



-TRAMPLEN[Fr. < TRAMPLIN] değil/yerine/= SIÇRAMA TAHTASI

( Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. | Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan. )


-TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA



-TRANSFORMASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜM



-TRANSFORMATÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ



-TRANSFORMİZM[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK



-TRANSİT[Fr./İng.] değil/yerine/= DURMADAN GEÇMEK | GEÇİCİ

( Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek. | Geçici. | Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi. )


-TRANSKRİPSİYON[Fr./İng. < TRANSCRIPTION] değil/yerine/= ÇEVİRİYAZI



-TRANSLİTERASYON[Fr./İng. < TRANSLITERATION] değil/yerine/= HARF ÇEVİRİSİ

( Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması. )


-TRANSPARAN[İng.] yerine SAYDAM/ŞEFFAF



-TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI



-TRAPEZ[Fr.] değil/yerine/= SALINCAK

( Alt uclarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı. | Trapezci. )


-TREKKING yerine YÜRÜYÜŞ



-TRENÇKOT[İng. < TRENCH-COAT] değil/yerine/= YAĞMURLUK

( İçi astarlı, kemerli, su geçirmez yağmurluk. )


-TRETUVAR/TROTUAR[Fr. < TROTTOIR] değil/yerine/= YAYA KALDIRIMI



-TRİAJ[Fr.] değil/yerine/= İLK TANI/BAKI



-TRİBÜN[Fr.] değil/yerine/= BASAMAKLAR

( Spor salonu, stadyum, hipodrom vb. yarışma ve gösteri yapılan yerlerde izleyicilerin oturduğu koltuklu ya da basamaklı bölüm, sekilik. | Burada oturan izleyiciler. )


-TRİKO[Fr. < TRICOT] değil/yerine/= ÖRME



-TRİKOSEFAL[Fr. < TRICHOCEPHALE] değil/yerine/= KIRBAÇ KURDU

( Çeşitli türleri insanın ve hayvanın kalın bağırsağında yaşayan, boyu 5 santimetre olan, eni gözle görülmeyecek incelikte bir asalak. )


-TRİKOTAJ[Fr. < TRICOTAGE] değil/yerine/= ÖRME İŞİ/İŞLERİ



-TRİO/TRİYO[İt.] değil/yerine/= ÜÇLÜ



-TRİPORTÖR[Fr.] değil/yerine/= ÜÇTEKER



-TRİŞİN[Fr. < TRICHINE] değil/yerine/= İPSİ SOLUCAN

( Ergin durumda olan, domuzdan başka, insanda ve çok sayıda memelinin ince bağırsağında yaşayan, ipsiler cinsinden bir solucan. )


-TRİYAS[Fr.] ile/> PLİYOSEN[Fr. < Yun.]

( İkinci Çağın yaklaşık kırk beş milyon yıllık dönemi. İLE/> Üçüncü çağın en son dönemi. )


-TROMBOSİT değil/yerine/= KAN PULCUKLARI



-TROMP[Fr. < TROMPE] değil/yerine/= KÖŞE KUBBESİ

( Binanın bir bölümünü tutmaya yarayan köşe kubbesi. )


-TROPİKA[İt. < TROPICO] değil/yerine/= DÖNENCE | TROPİKAL KUŞAK



-TROTUVAR değil/yerine/= KALDIRIM



-TULÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= UZUNLAMASINA



-TÛLÂNÎ değil/yerine/= UZUNLUĞUNA



-TULUAT[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA



-TUMTURAK/LI[Fars.] ile/ve/değil/yerine (BİRAZCIK) UZUN / GÖSTERİŞ/Lİ

( Gösteriş, debdebe. | Gerekli olmadığı hâlde kulağa hoş gelen, gösterişli sözcükler kullanma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )


-TUN[Fars.] değil/yerine/= GİZLİ YER, KÖŞE BUCAK



-TUTAM ile TUTAM ile TUTAM ile TUTAM/DİZENEK/TERTİP/NİZAM/FORMAT[İng.]

( Avuç içi ya da parmak uclarıyla tutulabilen miktarda olan. | Deste, demet. İLE Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi ya da pay, hisse, parti, lot. | Belge. İLE Durum. İLE Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. )


-TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME

( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )


-TÜBÜL değil/yerine/= BORUL



-TÜCCAR değil/yerine/= TECİMEN



-TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] değil/yerine/= YAZMA

( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )


-TÜMÖR[Fr. < TUMEUR] değil/yerine/= UR



-TÜRBAN[Fr.] değil/yerine/= BAŞÖRTÜSÜ



-TÜRBÜLANS[Fr. TURBULENCE] değil/yerine/= HAVA BURGACI



-TÜRKOLOJİ değil/yerine/= TÜRKBİLİM



-TÜRKÜ değil/yerine/= TÜRKÜ



-TÜRÜM = SUDUR = EMANATION[İng., Alm.] = ÉMANATION[Fr.] = EMANATIO[Lat.]



-TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI



-UC(U)B değil/yerine/= KİBİR, KENDİNİ BEĞENME VE GÜVENME



-UFUK[Ar.] değil/yerine/= ÇEVREN/GÖZERİMİ



-ULTRA değil/yerine/= AŞIRI



-ULTRAVİYOLE[Fr.]/MÂVERÂ-İ BENEFŞEVÎ[Ar.] değil/yerine/= MORÖTESİ

( Dalga boyu, mor renkli ışığınkinden daha kısa olan, gözle görülemeyen, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım.[4000 - 200 A° arasında] )


-ULVÎ değil/yerine/= YÜCE



-ULVİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜCELİK



-UMUM(Î) değil/yerine/= GENEL



-UNSUR[Ar.] değil/yerine/= ÖĞE



-UNVANLARI:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (PARANTEZ İÇİNDE) YAZMAK

( "Prof./Dr. ... ..." DEĞİL/YERİNE "... ... (Dr./Prof.)" gibi. )


-UNVANLARI:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (PARANTEZ İÇİNDE) YAZMAK

( Kişinin ve adının önüne gelebilecek -unvanı/sıfatı ne kadar önemli/değerli olursa olsun- hiçbir unvan/sıfat konulamaz/konulmamalıdır! )


-UNVANLARI:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (PARANTEZ İÇİNDE) YAZMAK

( Belki algıda/tanımada kolaylık ve hız kazandıracağından hareketle bu şekilde uygulanıyorsa da bu tutumdan vazgeç(il)melidir! [Saygısızlık ya da hakaret olarak yorumlanmamalıdır!] )


-UNVANLARI:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (PARANTEZ İÇİNDE) YAZMAK

( Türkçe'si varken...
* PROFESÖR yerine BİLMEN
* DOÇENT yerine BİLGEN
* YARDIMCI DOÇENT yerine BİLGER
* ASİSTAN yerine KÖMEK
* REKTÖR yerine BİLİMBEY
* DEKAN yerine YETİLBEY
* DOKTOR yerine ÖKE
* MASTER yerine UNGAN
* ÜNİVERSİTE yerine BİLİMTEY
* AKADEMİSYEN yerine BİLİMCİ
* BİLİM İNSANI yerine BİLİMCİ )


-URYAN/[Ar.] değil/yerine/= ÇIPLAK/YALINCAK



-USUL değil/yerine/= TARTIM



-UZADEVİM(TELEKİNEZİ[Fr./İng.]) ile KALDIRMA(LEVİTASYON[Fr./İng.])

( Telekinezi ya da sadece kinezi, özdeğin(maddenin) iç dinamiklerine zihin/düşünce gücüyle etki ederek biçimini değiştirmek. İLE Levitasyon ise, özdeği bütün olarak yerinden hareket ettirmek/havalandırmak/havada dolaştırmak. )


-ÜFÛL değil/yerine/= BATMA, KAYBOLMA, GÖRÜNMEZ OLMA | YOK OLUŞ



-ÜMRAN[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK



-ÜNİTE[İng. < UNIT] değil/yerine/= BÖLÜM | BİRİM, ÖLÇÜ, VAHİT

( Birim, vahit, ölçü. )


-ÜNİVERSİTE değil/yerine/= BİLİMTEY



-ÜSLÛP değil/yerine/= SÖYLEYİŞ/BİÇEM



-ÜŞNİYE[Ar.] değil/yerine/= SUYOSUNLARI



-VABESTE[Fars.] değil/yerine/= BAĞLI



-VADE değil/yerine/= ERİM



-VÂDİ[Ar.]/KANYON[Fr. < CANYON]/KLÜZ[Fr. < CLUSE] değil/yerine/= KOYAK/KAPUZ/DAR BOĞAZ

( Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki geniş aralık. )


-VAHŞİ[Ar.] değil/yerine/= YABANIL



-VAKAR değil/yerine/= AĞIRBAŞLILIK, TEMKİNLİLİK



-VAKF-I AKAR/ASL-I VAKF değil/yerine/= GELİR KAYNAĞI



-VAKT-İ MERHÛN değil/yerine/= BEKLENİLEN ÇAĞ VE ZAMAN



-VAKUM[Lat.] değil/yerine/= BOŞLUK



-VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA



-VALİZ[Fr. < İt.] değil/yerine/= ÇANTA

( )


-VÂMIK[Ar.] değil/yerine/= SEVEN, ÂŞIK, SEVDÂLI



-VANTUZ değil/yerine/= ÇEKMEN

( Türlü hayvanlarda, asalaklarda, yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya ya da yutmaya yarayan örgen. | Şişe çekmekte kullanılan araç. )


-VARESTE[Fars.] değil/yerine/= KURTULMUŞ



-VÂRESTE değil/yerine/= KURTULMUŞ | SERBEST, RAHAT | İLİŞİKSİZ



-VARİYANT değil/yerine/= DEĞİŞİKLİK, DÖNEMEÇ



-VARYASYON yerine ÇEŞİTLE(N)ME



-VASIF[Ar.] değil/yerine/= NİTELİK



-VASIFLANDIRMA/TAVSÎF[Ar. < VASF] değil/yerine/= NİTELENDİRME, NİTELİKLERİNİ SÖYLEME | İLİM, BİLGİ



-VÂSITA değil/yerine/= ARAÇ/TAŞIT



-VATANDAŞ değil/ile/ve/yerine/<>/= YURTTAŞ



-VATANSEVER(/PERVER) değil/yerine/= YURTSEVER



-VAZîFE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV/GÖREV; İŞ



-VAZİYET değil/yerine/= DURUM



-VAZO[İt. < VASO]/SÜRÂHÎ[Ar.] değil/yerine/= SULUK

( ... İLE/DEĞİL İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.den yapılan kap. )


-VECHE[aslı VİCHE] değil/yerine/= YAN, TARAF, SEMT | YÜZ



-VECHE yerine AÇI



-VECİZE/KELÂM-I KİBAR/AFORİZMA değil/yerine/= ÖZDEYİŞ



-VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN



-VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN



-VEJETALİN[Fr.] değil/yerine/= KATI YAĞ

( Bazı bitkilerden çıkarılan ve sade yağ yerine kullanılan katı yağ. )


-VELENSE[İsp.] değil/yerine/= BATTANİYE

( Bir yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye. )


-VELEV[Ar.] değil/yerine/= İSTER, İSTERSE, OLSA DA, KALDI Kİ, HATTA



-VELHÂSIL[Ar.] değil/yerine/= KISACASI



-VELİ değil/yerine/= ELÇİ



-VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI



-VELVELE[Ar.] değil/yerine/= BAĞRIŞMA

( Gürültü, bağrışma. | Gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek. )


-VENÜS değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN/ZÜHRE[Ar.]

( Merkür'den sonra, güneşe en yakın gezegen. )


-VENÜS değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN/ZÜHRE[Ar.]

( Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sırada olmasına karşın sıcaklık bakımından 464 °C ile birinci sıradaki gezegendir. Bunun nedeni de atmosferinin gelen güneş ışınlarının dışarı çıkmasına izin vermemesidir. )


-VENÜS değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN/ZÜHRE[Ar.]

( Saat yönünde dönen tek gezegen, Venüs'tür. )


-VERBAL/NON-VERBAL değil/yerine/= SÖZEL/SÖZEL OLMAYAN



-VERNİK[Yun.] değil/yerine/= KORUYUCU

( Sürüldükleri yüzeyde, koruyucu katman yapan katı cisimlerle ya da kuruyan yağlarla, bunları eritme özelliğindeki sıvılardan hazırlanan gereç. )


-VERONİKA[İt.] değil/yerine/= YAVŞANOTU



-VERSİYON[Fr., İng. VERSION] değil/yerine/= SÜRÜM



-VESAİT yerine ARAÇ



-VESİLE değil/yerine/= NEDENCE



-VEYL[Ar.] ile YAZIK

( Vay! | Yazık, vah vah. | Cehennemde bir derenin adı. İLE Herkesi üzebilecek şey, günah. | Acınma, üzüntü anlatan bir söz. | Kınama anlatan bir söz. )


-VİBRASYON[Fr./İng. < VIBRATION] ile REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE]

( Titreşim. İLE Düzgün itmelerin etkisiyle bir salınım genliğinin artışı. )


-VİBRATÖR değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ



-VİCDAN değil/yerine/= BULUNÇ/DUYUNÇ



-VİDEO değil/yerine/= GÖREZ



-VİGLA[İt.] değil/yerine/= NÖBET YERİ

( Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda, dikine gömülmüş gönderler üzerine, gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer. )


-VİLADİ[Ar.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN



-VİP değil/yerine/= ÇÖK (ÇOK ÖNEMLİ KONULAR)



-VİRA[İt.] değil/yerine/= DURMADAN/ARALIKSIZ



-VİRAJ[Fr.] değil/yerine/= DÖNEMEÇ



-VİRAN[Fars.] değil/yerine/= YIKIK



-VİRÂNE[Fars.] değil/yerine/= YIKINTI/ÖREN

( Yıkık, harap yer. | Yıkılmış ya da yanmış olan yapılardan geriye kalan. )


-VİZYON[İng. VISION] değil/yerine/= GÖRÜŞ, GENİŞ ÖNGÖRÜ



-VOKALİST/HANENDE[Fars.] değil/yerine YORUMCU



-VOLKAN[Fr.] değil/yerine/= YANARDAĞ



-VOLTAJ[Fr.] değil/yerine/= GERİLİM



-VOLÜM değil/yerine/= OYLUM, | SES YÜKSEKLİĞİ



-VOYVO[İsp.] değil/yerine/= SATAŞMA

( Alay ederek sataşmak için söylenir. )


-VUCUT değil/yerine/= EĞİN



-VÜCUT değil/yerine/= GÖVDE



-VÜRUT[Ar.] değil/yerine/= GELİŞ/GELME



-WHO yerine DSÖ

( WORLD HEALTH ORGANIZATION yerine DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ )


-X / x yerine KS / ks



-YABANSI/ACAYİP[Ar. < ACAİB] ile/ve/||/<> GARAYİP ile/ve/||/<> [Ar. < GARAİB]

( Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. | Şaşırma anlatan bir söz. İLE Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar. )


-YAĞIZ/ESMER[Ar.] ile KUMRAL ile KONUR

( Siyaha çalan buğday rengi. | Kurşuni renk. | Bu renkte olan. | Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan kişi. İLE Koyu sarı ya da açık kestane rengi. | Teni ve saçları sarıya çalan açık buğday rengi olan kişi. İLE Açık kestane renginde olan. )


-YAHNÎ[Fars.] değil/yerine/= KATIK

( Katık, zâhire. | Pişmiş şey. )


-YÂHUT değil/yerine/= YA DA



-YAKAZA[Ar.] değil/yerine/= UYANIKLIK



-YALITMA/YALITIK/İZOLE[Lat.] ile YOK ETME, GİDERME/İZALE[Ar.]



-YAMAK = ELULAĞI

( Bir işte, yardımcı olarak çalışan erkek. | Yeniçeri ocağında, topçu ve humbaracı gibi askeri kuruluşlarda, aday olarak bulunan kişi. | Birinin etkisinde kalarak, onun sözünden hiç çıkmayan kişi. )


-YARDIMCI DOÇENT değil/yerine/= BİLGER



-YASMIK/MERCİMEK[Fars.] ile/değil BURÇAK

( Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi. | Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, yuvarlak ve yassıca tohumu. İLE/DEĞİL Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. | Bu bitkinin, mercimeğe benzeyen tanesi. )


-YAŞAMSAL(VİTAL) ile/ve/<> YAYILMACI/BULAŞICI(VİRAL)



-YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine KOCAMAK/KARIMAK/KARTALMAK/KARTLAŞMAK



-YATAK/MECRÂ ile EKENEK/MEZRÂ

( [coğrafya] Yatak. | Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu. İLE Ekilen yer. Ekime elverişli, ekilecek tarla ya da yer. | Kırsalda, birkaç evden oluşan, en küçük yerleşim birimi. )


-YEGÂNE değil/yerine/= BİRİCİK/TEK



-YEKNESAK[Ar.]/BİTEVİYE/MUTTARİT/MONOTON[Fr. < Yun.] değil/yerine/= TEKDÜZE



-YEKPÂRE[Fars.] değil/yerine/= BÜTÜN

( Küçük olan, bütünü yansıtır ama bütünü içeremez. )


-YEKPÂRE[Fars.] değil/yerine/= BÜTÜN

( The small, projects the whole; but it cannot contain the whole. )


-YEKTÂ değil/yerine/= BİRİCİK

( TEK, EŞSİZ, BENZERSİZ )


-YEKÜN/YEKÛN[Ar.] değil/yerine/= TOPLAM



-YEMİN değil/yerine/= ANT



-YENİK ile YENİK/MAĞLUP[Ar.]

( Yenmiş, aşınmış. | Bir hayvanın ya da böceğin, bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz. İLE Savaş ya da yarışmada yenilmiş. | Güçsüz, çaresiz. )


-YENİLGİ/HEZÎMET[Ar.] ile/değil/yerine/>< HİZMET

( Hezîmete uğramamak için sürekli ve her türlü hizmet etmek gerekir. )


-YETİ = MELEKE = FACULTY[İng.] = FACULTÉ[Fr.] = VERMÖGEN, FÄHIGKEIT[Alm.] = FACULTAS[Lat.] = FACULTAD[İsp.]



-YETKE(OTORİTE):
GELENEKSEL ile/ve/||/<> ETKİLEYİCİ(KARİZMATİK[Fr.]) ile/ve/||/<> YASAL



-YEVM[Ar. çoğ. EYYÂM]/RÛZ[Fars.] değil/yerine/= GÜN



-YORUM = TEFSİR = INTERPRETATION[İng., Alm.] = INTERPRÉTATION[Fr.] = INTERPRETARE[Lat.] = INTERPRETACIÓN[İsp.]



-YÜLÜME/TRAŞ/TIRAŞ[Fars. < TERAŞ] ile/ve/||/<>/> PERDAH[Fars.]

( Saç ya da sakalı kesme işi. | Erkek saçını belirli bir biçim vererek kesme. | Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal. | Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belirli bir biçim vermek üzere yontma. | Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. İLE/VE/||/<>/> Parlatma, parlaklık verme. | Tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş. )


-ZAAF[Ar.] değil/yerine/= DÜŞKÜN/LÜK



-ZABIT/ZAPT/ZABT[Ar.] değil/yerine/= TUTANAK



-ZABT-U-RABT[Ar.]/DİSİPLİN[İng.] değil/yerine/= SIKIDÜZEN



-ZAHMET değil/yerine/= GÜÇLÜK



-ZAHMET değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK



-ZAMAN değil/yerine/= SÜREY



-ZAMİR[Ar.] değil/yerine/= ADIL



-ZAMK[Ar. < ŞAMG] değil/yerine/= TUTKAL/YAPIŞTIRICI



-ZAN değil/yerine/= SANI



-ZANBAK değil ZAMBAK

( Doğruları aşağıdaki şekildedir! "..." bulunan yerlerde ayrık(yanlış) halini düşününüz! )


-ZANBAK değil ZAMBAK

( YAZIM(İMLÂ) KILAVUZU! SÖZLÜKLER! ETİMOLOJİ )


-ZANBAK değil ZAMBAK

( Masumiyeti simgeler. )


-ZARİ ZARİ[Fars.] değil/yerine/= HÜNGÜR HÜNGÜR/İNLEYEREK



-ZARÎF değil/yerine/= GÜZEL, ŞIK, ZARÂFETLİ | NÂZİK, İNCE, YAKIŞIKLI | İNCE NÜKTELİ, İNCE NÜKTELERLE KONUŞAN



-ZÂTEN değil/yerine/= ÖZCE, ÖZÜ İTİBARİYLE

( ASLINDA, ASIL OLARAK, ESASEN )


-ZÂYİ/ZİYAN[Ar., Fars.] değil/yerine/= YİTİK/KAYIP/ZARAR



-ZEKÂ değil/yerine/= ANLAK



-ZEKÎ[< ZEKÂ), ZEKİYYE değil/yerine/= TEMİZ, HÂLİS, HÂLİ TEMİZ OLAN KİMSE | AKLINI SAFLAŞTIRMIŞ, ARI, DURU HALE GETİRMİŞ KİŞİ



-ZELÎL[Ar. < ZİLLET] değil/yerine/= AŞAĞILANAN/HOR GÖRÜLEN

( HOR, HAKİR, ALÇAK, AŞAĞI TUTULAN, AŞAĞILANAN )


-ZELZELE[Ar.] değil/yerine/= DEPREM/YERSARSINTISI



-ZENCİ[Ar.]/SİYAHÎ[Fars. + Ar.] ile/değil/yerine/<> KARAŞIN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Rengi karaya çalan, esmer kişi. )


-ZENCİ/FELLAH[Ar.] değil/yerine/= SİYAH/KARA TENLİ



-ZENGİN değil/yerine/= VARSIL



-ZERK[Ar.] değil/yerine/= İÇİTİM

( Bir sıvıyı, şırınga ile verme. )


-ZERRE[Ar.]/MOLEKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK

( Çok küçük parçacık. | Öğe ya da bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim. | [fiziksel kimya] Bir ya da birkaç çekirdek ya da elektronlu yapı. | Bir bütünün, en küçük parçası. )


-ZERRİN[Fars.] değil/yerine/= FULYA

( Altından yapılmış. | Altın rengi, sarı. | [bitki] Fulya. )


-ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ



-ZEVEBAN[Ar.] değil/yerine/= ERGİME



-ZEVK değil/yerine/= BEĞENİ



-ZEVRÂK[Ar.] ile/değil/yerine/= KAYIK

( Suya en dayanaklı olan sandal ağacından, hiç çivi kullanmadan yapılır. [Atatürk'ün kullandığı -fotoğraftaki- kayık.] İLE ... )


-ZEYİL[Ar.] değil/yerine/= EK

( Bir yazıya ek olarak katılan parça. | Bir yapıtı tamamlamak için sonradan yazılan ek yapıt. )


-ZIPÇIKTI değil/yerine/= TÜREDİ



-ZIRR[Ar. çoğ. ZURÛR] değil/yerine/= DÖĞME | TOMURCUK



-ZIT değil/yerine/= KARŞIT



-ZİHAYAT[Ar.] değil/yerine/= CANLI/YAŞAYAN



-ZİHİN değil/yerine/= ANLIK



-ZİKIYMET[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ



-ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK



-ZİNHAR[Fars.] değil/yerine/= SAKIN



-ZİRA[Fars.] değil/yerine/= ÇÜNKÜ



-ZİRÂAT değil/yerine/= TARIM



-ZİRVE[Ar.] değil/yerine/= DORUK



-ZİYÂ[Ar.] değil/yerine/= IŞIK/AYDINLIK



-ZİYÂFET değil/yerine/= TOY, YEMEK, GÖRKEMLİ YEMEK



-ZİYÂRET değil/yerine/= GÖRMEYE/GÖRÜŞMEYE GİTME



-ZİYNET[Ar.] değil/yerine/= SÜS/BEZEK



-ZORUNLU/LUK / ZARÛRÎ ile/değil/yerine/=/< KAÇINILMAZ/LIK



-ZÜLL değil/yerine/= ALÇALMA, HORLUK, HAKİRLİK, ZİLLET



-ZÜMRE yerine KESİM



-ZÜRRİYET[Ar.] değil/yerine/= DÖL/SOY

 

 



 




SÖZLER

 

 

DİKKAT EDİN!

Söylediklerinize dikkat edin,
düşüncelere dönüşür...

Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür...

Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür...

Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür...

Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür...

Değerlerinize dikkat edin,
karakterinize dönüşür...

Karakterinize dikkat edin,
kaderinize dönüşür...


 

 

 

 



 

 

YAZILAR

 

 

Osman Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin alarmiyla gozlerini acti. Puffy yorganini kaldirdi. Hugo Boss pijamalarini cikarip Adidas terliklerini giydi. WC'ye ugradiktan sonra banyoya gecti. Clear sampuan ve Protex sabunuyla dusunu aldi. Colgate ile dislerini fircaladi.

Rowenta ile saclarini kuruttu. Bill's gomlegini ve Pierre Cardin takimini giydi. Lipton cayini icti.

Sony televizyonda medya ozetlerini ve flash haberleri izledi.

Citizen kol saatine bakti. Aile fertlerine 'ÇAV' deyip Hyundai otomobiline bindi.

Blaupunkt radyosunu acarak, rock muzigi buldu.

Agzina bir Polo seker atti.

Sehrin gobegindeki Mega Center'daki ofisine varinca, Fujitsu-siemens bilgisayarini calistirdi. Microsoft Excel'e girdi.

Ofis boy'dan Nescafe'sini istedi.

Saat 10.00'a dogru acligini yatistirmak icin Gressini yedi. Oglen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayakustu, Coca Cola ve hamburgeri mideye indirdi. Daily Mirror gazetesini karistirdi.

Aksam-uzeri is cikisi Image Bar'a ugrayip JB'sini yudumladi, sonra kosedeki Shopping Center'a ugradi ... Esinin siparis ettigi Persil Supra deterjan, Ace camasirsuyu, Palmolive sampuan, Gala tuvalet kagidi, Sprite gazoz ve Johnson kolonyayi alarak kasaya yanasti. Visa kartiyla faturayi odedi.

Hafta sonu esi Munevver'le Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'lar dolasip Kinetix ayakkabi, Lee Cooper blue jean satin aldi.

Aksam evde bir gazetenin verdigi TV Guide'a goz atan Osman Bey, kanallar arasinda zapping yaparak, First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programlar izledi. Ayni anda Outdoor dergisini karistirdi. Saat 22.00'ye dogru Show'da Turk dili uzerine panel basladi. Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatip yatak odasina gecerken, kendini mutlu hissetti.

'Ne mutlu Turk'um diyene!' diye gerindi ve uyudu. Hala da uyuyor... Ne zaman uyanacagi belli degil!

 

(Bir utanç ve örnek olması için, Türkçe harf düzeltmesi özellikle yapılmamıştır.
Lütfen, bilgisayar ortamında her ne kadar Türkçe sorunu yaşasak da Türkçe harfleri kullanmaya devam edelim!)

 







Bir ahî grubundan, kendisini neşelendiren bir haber aldı Yunus. Söylediklerine göre;

Karamanoğlu Mehmet Bey, Konya'da idareyi ele almış ve hemen tellâl çağırtmış ve o tarihten sonra, ki güzel bir bahar günüymüş; dükkânda, dergâhta, bergâhta, hülâsa her yerde, Türkçe'den başka bir dil konuşulmayacağını emretmiş!..

Yunus; "Hay Allah'ım, yüce Allah'ım, dedi kendi kendine, şu güzel dile sahip çıkan bir bey oldu nihayet!...

Dilerim bundan böyle Türkçe'nin önü açık olur, zenginleşerek, daha bir güzelleşerek, ta kıyamete dek, devam eder gider."  


 

Öğrenciler bir gün hocalarına sorarlar:

- Eğer elinizde ülkenin işlerini düzeltecek bir kudret ve olanak bulunsaydı, işe nereden başlardınız?

Hoca, düşünmeden şu yanıtı verir:

- Dilin doğru kullanılmasına çalışırdım.

Öğrenciler, hocalarının yüzüne şaşkın şaşkın bakarlar:

- Fakat bu küçük bir şey. Niçin çok önemli olduğunu söylüyorsunuz?

Bilge hoca başını sallar ve şöyle devam eder:

- Eğer dil doğru kullanılmazsa, ağızdan çıkan sözcükler ifade edilmek istenen şeyleri vermez. Söylenen sözler ve kullanılan sözcükler ifade edilmek istenen amacı anlatamayınca da, yapılması gereken işler yapılamaz. Yapılması gereken işler yapılamayınca da, ahlâk ve sanat soysuzlaşır. Ahlâk ve sanat soysuzlaşınca da adaletsizlik başlar. Bu durumda halk ne yapacağını bilemez ve çaresizlik içinde bocalar, durur...  






...

 

 


 

Türkçe'mize sahip çıkan, kendine, çevresine ve diline özenen herkese,
çok Sevgili ATATÜRK'ümüze...
Türk Dil Kurumu'na ve tüm Dil Dernek ve Vakıflarına...
Tüm Türkçe öğretmenlerimize...
Sayın İhsan FAZLIOĞLU'na, Metin BOBAROĞLU'na, Teoman DURALI'ya, Dücâne CÜNDİOĞLU'na, Rüştü ERATA'ya, Ahmet Ercan ÖVGÜN'e...
Hayati DEVELİ'ye, Hasan Ali YILDIRIM'a, İskender PALA'ya, Doğan ERÇETİN'e, Yusuf ÇOTUKSÖKEN'e, Yavuz Bülent BAKİLER'e...
M. Fahir YAŞİN'e, Şakir ALTAY'a, Bedia AKARSU'ya, İsmet Zeki EYUBOĞLU'na, Hakkı DEVRİM'e, Ferit DEVELLİOĞLU'na, Zuhal KÜLTÜRAL'a, Kaya BİLGEGİL'E, Nihat Sami BANARLI'ya, Andreas TIETZE'ye...
Fatih Sultan Mehmet'e, II. Murad'a...
Nevai'ye, Ali Kuşçu'ya, Necâtî'ye...
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
 
 

 

Bu sayfa 01 Ocak 2020 itibariyle 3928 kez incelenmiş/okunmuştur.