Dokuz(9) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 24.780 başlık/FaRk ile birlikte,
24.780 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(68/101)
- NORMALIZING[İng.] / NORMALISATION[Fr.] / NORMALISIEREN, NORMIERUNG, AUSGLÜHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMALLEŞTİRME
- NORMOTONİK/NORMOTONIC[İng.] değil/yerine/= OLAĞAN DERİŞİMLİ | OLAĞAN GERGILİ
- NÖRO-BEHÇET ile/||/<> MULTİPL SKLEROZ
( Nöro-Behçet beyin sapı tutulumu İLE multipl skleroz beyaz cevher lezyonlarıdır. Nöro-Behçet vaskülit tabanlı İLE MS demiyelinizasyondur. İkisi de nörolojik semptomlar İLE farklı patolojik mekanizmalar gösterir. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- NÖRO-BULANIK ile/||/<> GENETİK-BULANIK
( Nöro-bulanık sinir ağları ile İLE genetik-bulanık genetik algoritmalar ile birleştirilmiş sistemler )
( Jang tarafından 1993 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )
- NÖROBİLİM ile PSİKOLOJİ
( Sinir düzeninin yapısını, işlevini ve gelişimini inceleyen bir bilim dalı. İLE İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, sinir düzeninin davranışları nasıl etkilediği ve zihinsel süreçlerin sinirsel temeli araştırılmakta. )
- NÖROGENEZ/NEUROGENESIS[İng.] değil/yerine/= SİNİR GÖZE GELİŞİMİ
- NÖROJENİK/NEUROGENIC[İng.] değil/yerine/= SİNİR KAYNAKLI
- NÖROLOJİK değil/yerine/= SİNİRSEL
- NÖRON/LAR ile/ve/<> GÖKADA/LAR
- NÖROPATİ/NEUROPATHY[İng.] değil/yerine/= SİNİR SAYRILIĞI
- NÖROPRAKSİ/NEUROPRAXIA[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ SİNİR İLETİ KESİNTISİ
- NÖROTRANSMİSYON/NEUROTRANSMİSSION[İng.] değil/yerine/= AŞIRTMALI SİNİR İLETİ
- NOSTALJİ ile NOSTALJİK
- NOSTRATİK ile TURANIAN
- NOT (ABLE TO) DETERMINE FROM OUT vs./and NOT (ABLE TO) DETERMINE BY ITSELF
- CIRCUIT NON[Fr.] / NOT-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOT DEVRESİ
- NOT TO ACCEPT vs. NOT TO WITHSTAND
- [not] NOT TO UNDERSTAND vs./and LAZINESS/INDOLENCE
- NOTA ile/ve HAMPARSUM NOTASI
- NOTA'DAN, SENFONİ'YE ile/ve/||/<> ZERRE'DEN, OKYANUS'A
- NOTALAMAK ile NOT ile NOTA
- [not] NOTHINGNESS vs./and/ = maybe/also/or INTEGRITY
( HİÇLİK ile/ve/=/değil/yerine/belki/hem de/ya da BÜTÜNLÜK )
- COURANT NEUTRE[Fr.] / NEUTRALE STRÖMUNG, NEUTRALER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR AKIM
- ATOME NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR ATOM
- ÉQUILIBRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR DENGE
- NEUTRALES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR MOLEKÜL
- NEUTRALES PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR PARÇACIK
- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ
- NÖTRALİZASYON (ETKİLEŞİMİ) ile/||/<> OKSİDASYON (ETKİLEŞİMİ)
( Asit ve bazın etkileşimi/tepkimesi. İLE/||/<> Bir nesnenin elektron kaybetmesi ya da oksijenle etkileşime/tepkimeye girme süreci. )
- NÖTRALİZASYON ile HİDROLİZ
( Asit ve bazın tepkimesi sonucu tuz ve su oluşumu. İLE Bir bileşiğin su ile tepkimeye girmesi. )
- NÖTRLEMEK ile NÖTRLEŞMEK ile NÖTRLEŞTİRMEK ile NÖTR/LÜK
- NEUTRONENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKI YOĞUNLUĞU
- NEUTRON FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX NEUTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKISI YOĞUNLUĞU
- NEUTRON MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENVERVIELFACHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÇOĞALMASI
- NEUTRON DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DEDEKTÖRÜ
- NEUTRON DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DİFÜZYONU
- NEUTRON CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENUMWANDLER, NEUTRONENKONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DÖNÜŞTÜRÜCÜSÜ
- NEUTRON ECONOMY[İng.] / ÉCONOMIE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÖKONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON EKONOMİSİ
- NEUTRON EXCESS[İng.] / EXCÈS DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÜBERSCHUSS, ÜBERSCHÜSSIGE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON FAZLALIĞI
- NEUTRON-GAMMA REACTION[İng.] / RÉACTION NEUTRON-GAMMA[Fr.] / NEUTRON-GAMMA-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON-GAMA TEPKİMESİ
- NEUTRON MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON MANYETİK MOMENTİ
- NEUTRON ABSORBER[İng.] / ABSORBEUR DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SOĞURUCU
- NEUTRON SPECTRUM[İng.] / SPECTRE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TAYFI/SPEKTRUMU
- NEUTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE NEUTRON[Fr.] / EINFANGEN VON NEUTRONEN, NEUTRONENEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALAMA/YAKALANMASI
- NEUTRON REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSIMASI
- NEUTRON REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSITICISI
- NEUTRON MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENMODERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLATICISI
- NEUTRON DENSITY[İng.] / DENSITÉ NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YOĞUNLUĞU
- NOUS[Yun.] değil/yerine/= EVRENİN DÜZENLEYİCİ İLKESİ
- NOUVELLE ile/ve NOVELETTE ile/ve NOVELLA
- NOVASULOR[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASULOR
- NÜFUS ARTIŞI ile/||/<>/>< KİŞİ SAYISININ AZALMASI
( )
( Haritayı görmek için burayı tıklayınız... )
- NÜFUS ile NÜFUSLU ile NÜFUSÇU ile NÜFUS KAYDI ile NÜFUS BİLİMİ ile NÜFUS KAĞIDI ile NÜFUS KÜTÜĞÜ ile NÜFUS SAYIMI ile NÜFUS BİLİMCİ ile NÜFUS CÜZDANI ile NÜFUS BİLİMSEL ile NÜFUS KESAFETİ ile NÜFUS PATLAMASI ile NÜFUS TEZKERESİ ile NÜFUS YOĞUNLUĞU ile NÜFUS COĞRAFYASI ile NÜFUS PLANLAMASI
- PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHGRIFFTIEFE, EINDRINGTIEFE, EINWIRKTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ DERİNLİĞİ
- PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHDRINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ ETME
- NÜFUZ/LU değil/yerine/= SÖZÜGEÇİ/SÖZGEÇİRİCİLİK / SÖZÜGEÇER
- NUH'UN ÇOCUKLARI:
SÂM/SHEM[İng./İbr. ŞEM] ile/ve/||/<>/> HÂM ile/ve/||/<>/> YÂFES / JAPHETH[İng.] / YEFET/YAFET[İbr.]
( Ad/isim, ün/şöhret. [Semitik < Shem] İLE/VE/||/<>/> Sıcak/karanlık/yanık tenli.[Ham'ın "soyunun", "siyah ırk"ı temsil ettiği "iddiası", bazı Batı'lı sömürgeci yaklaşımlarda çarpıtılarak kullanılmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Genişlemek/yayılmak. )
- NUHNEVİDEN KALMA (ÂDETLER) değil NUH NEBÎ(PEYGAMBER)'DEN GELEN
- NUCLEAR POWER PLANT[İng.] / CENTRALE DE LA PUISSANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ
- NUCLEIDIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİDİK KÜTLE
- NÜKLEOFİLİK KATILMA ile ELEKTROFİLİK KATILMA
( Nükleofilin bir moleküle katıldığı tepkime. İLE Elektrofilin bir moleküle katıldığı tepkime. )
- NÜKLEOTİD ile NÜKLEOSİD
( DNA ve RNA'nın yapı taşları. İLE Nükleotidin fosfat öbeği olmayan durumu. )
- NÜKLEOTİT/NUCLEOTİDE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAPI TAŞI
- NÜKS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YINELENME
- NUMARALAMAK ile NUMARALANMAK ile NUMARALANDIRMAK ile NUMARA ile NUMARACI/LIK ile NUMARALI ile NUMARASIZ
- NUMENAL FENOMENAL
- NUMERICAL MATHEMATICS ile/||/<> SYMBOLIC MATHEMATICS
( Numerical mathematics sayısal yaklaşım yöntemleri kullanırken İLE symbolic mathematics cebirsel sembolik manipülasyon yapar )
( Formül: Finite element method )
- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE
- SAMPLE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE STANDART SAPMASI
- NÜMUNE[Fars.]/MOSTRALIK[İt.] değil/yerine/= GÖSTERMELİK
( Göstermelik. | Kötü ya da yersiz davranışlarıyla göze batan kişi. )
- NUN HARFİNİN:
GÖRÜNEN ANLAMLARI ile/ve/||/<> GÖRÜNMEYEN ANLAMLARI
- NUR ile NUR YÜZLÜ/LÜK
- NURLANMAK ile NURLANDIRMAK
- NURLANMIŞ ve/||/<> ONURLANMIŞ
( Şehit. VE/||/<> Gazi. )
- NÜSHA TESPİTİNDE:
TEK OLMASI ile/ve/||/<> NADİR OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİF HATTI OLMASI ile/ve/||/<> EN ESKİ TARİHLİ OLANI ile/ve/||/<> MÜELLİF NÜSHASINDAN İSTİNSAH EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİFİN YAŞAMINDA, EN YAKIN DÖNEMDE MUKÂBELE EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> İLK 2/3 FERÂ KAYDININ OLMASI
- NUSRETİYE KASRI ile ...
( Tophane'dedir. [Mimar Sinan Üniversitesi olarak kullanılmaya devam edilmektedir] )
- NUT :/yerine KURUYEMİŞ, FINDIK
- NÜTASYON/NUTATION değil/yerine/= ÜĞRÜM, DÖNDERGEÇ, BAŞ SALLAMALARI
( Yer'in dönme ekseninin, yaptığı koni devinimi boyunca dalgalanması. )
- NUTKUN TUTULMASI ile BASİRETİN BAĞLANMASI
- NUTRİGENOMICS ile/||/<> NUTRİTİON SCIENCE
( Nutrigenomics beslenmenin gen ifadesine etkisini incelerken İLE nutrition science genel beslenme ve sağlık ilişkisini inceler )
( Formül: Gene-diet interaction )
- NÜTRİSYON/NUTRITION[İng.] değil/yerine/= BESLENME
- O-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON O[Fr.] / O-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= O ELEKTRONU
- O-EMRAM/OUTPATIENT ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= AYAKTAN HASTA ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ
- O GÜN, BUGÜNDÜR (DEĞİŞMEDİ, DÜZELMEDİ)
- O gün için SUSuyorum!
- obduc.[Lat. < OBDUCE, OBDUCATUR] değil/yerine/= SÜRÜLSÜN
- OBELİSK[Fr.] değil/yerine/= DİKİLİTAŞ
- OBERMAYER'S REAGENT[İng.] / OBERMAYER'S REAGENS[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER BELİRTİCİ
- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ
- RÉACTIF OBERMAYER[Fr.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER REAKTİFİ
- OBEZ/OBESE[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN
- OBEZİTE İLE İLİŞKİLİ MİKROBİYOTA ile/||/<> ZAYIFLARLA İLİŞKİLİ MİKROBİYOTA
( Obezlerde Firmicutes/Bacteroidetes oranı yüksek İLE zayıflarda bu oran düşüktür. Obezite mikrobiyotası daha fazla enerji hasadı İLE zayıf mikrobiyotası daha az enerji hasadı sağlar. )
( Jeffrey Gordon tarafından 2006 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: ABD) (Alan: Gastroenteroloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bağırsak mikrobiyotasının obezite ve metabolizmadaki rolü) )
- OBEZİTE/OBESITY[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMANLIK
- OBEZİTE ile/||/<> METABOLİK BELİRGE/SENDROM
( Aşırı gövde yağı birikimi. İLE/||/<> Birlikte görülen yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri ve olağandışı kolesterol seviyeleri. )
- OBJECTİVE SENSUALİSM değil/yerine/= NESNEL DUYUMCULUK
- OBJECTIVE :/yerine AMAÇ, NESNEL
- OBJEKTİF["OBJEKTİV" değil!]/OBJECTIVE[İng.] değil/yerine/= NESNEL | MERCEK DÜZENEĞİ
- OBJEKTİF SUBJEKTİF
- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ
- OBSERVER BİAS değil/yerine/= GÖZLEMCİ YANLILIĞI
- OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK/OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER[İng.] değil/yerine/= TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU
- OBSESİF değil/yerine/= TAKINTILI
- OBSTINACY vs.
- OBSTRUCTIVE vs. OBSTINATE vs. OBDURATE vs. DISOBEDIENT vs. MULISH vs. REALCITRANT vs. STUBBORN
- OBVIOUSLY :/yerine AÇIKÇA
- OCAĞI SÖNDÜRMEK yerine OCAĞI DİNLENDİRMEK
- OCAĞI YAKMAK yerine OCAĞI UYANDIRMAK
- OCAKLI ile/||/<> PAŞMAKLIK/ARPALIK
( Osmanlı`da gelirleri kale koruması ve tersane giderlerine ayrılan topraklar. İLE/||/<> Osmanlı'da evlenen hanedan üyesi kızlara ya da padişahın eşlerine verilen miri araziler. Gelirleri padişah kızlarına, annesine ve eşlerine ayrılan toprak. )
- OCCUPATIONAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MESLEK HASTALIĞI
- OCT/OKT/OPTİK KOHERENS TOMOGRAFİ OPTIC COHERENCE TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖRME EŞEVRELİ KESITÇEKİM
- ZIMMERTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ODA SICAKLIĞI
- ODACI/LIK ile ODACIK
- DEFOCUSING[İng.] / DÉFOCALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DAĞILMASI
- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ
- ODAK NOKTASI/NESNE ile/ve/değil/||/<>/< ZİHİNDEKİ(BELLEKTEKİ) ULAŞILMAZLIĞI
- ODAKLAMAK ile ODAKLANMAK ile ODAKLAŞMAK ile ODAKLANDIRMAK ile ODAKLAŞTIRMAK ile ODAKLANABİLMEK ile ODAKLAYABİLMEK ile ODA ile ODAK ile ODA HAPSİ ile ODA MÜZİĞİ ile ODA SPREYİ ile ODAK NOKTASI
- ODAKLANMA ile/ve ADANMA
( FOCUSING vs./and TO BE DEVOTED )
- ODAKLANMA ile/ve/||/<> BASTIRMA
- ODAKLANMA ile/ve/<> KÜMELEME
- ODAK/LANMA / ODAKLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCELİK/LENDİRME / ÖNCELİKLİ
- ODAKLANMA ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON
( FOCUS vs. CONCENTRATION )
- ODAK(LANMAK İÇİN):
OKU ile/ve/||/<>/> DÜŞÜN ile/ve/||/<>/> ANLA ile/ve/||/<>/> KONUŞ
- ODAKLAŞMAK değil ODAKLANMAK
- FOCUSING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE FOCALISATRICE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ELEKTROT
- ODALARDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ORALARDA
( Işıksız olmak... )
( )
- ODE İLE PDE İLE STOCHASTİC ile/||/<> BİYOLOJİK MODELLEME
( Matematiksel biyoloji yaklaşımları. )
( Formül: dX/dt = αX - βXY )
- ÖDEM/EDEMA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞLİK
- ODEON[Fr.] ile ODİTORYUM[Lat.]
( Eski Yunan'da, müzisyenlerin konser verdiği, basamaklı yer. İLE Dinleme salonu. )
- ÖDETMEK ile ÖDETİLMEK ile ÖDETTİRMEK ile ÖDETEBİLMEK
- ÖDEVBİLİM/DEONTOLOJİ ile EREKBİLİM/TELEOLOJİ
( Eylemlerin ahlâki görev ve yükümlülükler temelinde değerlendirilmesi. İLE Eylemlerin sonuçları ve amaçları üzerinden değerlendirilmesi. )
- ODİTORYUM/AUDİTORIUM[İng.] değil/yerine/= TOPLANTI SALONU
- AUDIOGRAM[İng.] / AUDIOGRAMME[Fr.] / AUDIOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ODİYOGRAM/ODYOGRAM
- ÖDLEK/LİK ile ÖDLEKÇE
- ODUN HALKALARI = HALAKÂT-I HAŞEBÎYE = ANNEAUX LIGNEUX
- CHARCOAL[İng.] / CARBON DE BOIS, BRAISE[Fr.] / HOLZKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN KÖMÜRÜ
- ÖDÜNÇLEME ile ...
( BORROWING )
- ÖDÜNLEMEK ile ÖDÜNÇLEMEK ile ÖDÜNÇLENMEK ile ÖDÜNÇLEŞMEK ile ÖDÜN ile ÖDÜNÇ ile ÖDÜNCÜ/LÜK ile ÖDÜNLÜ/LÜK ile ÖDÜNSÜZ/LÜK ile ÖDÜNSÜZCE
- ODYOGRAM/AUDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= İŞİTME ÇİZGESİ
- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI
- OFFENSIVE :/yerine SALDIRGAN
- ÖFKE(> ADRENALİN >) ve/> KALP KRİZİ
( Keskin sirke, küpüne zarar. )
- ÖFKE/GADAP ile CELÂLLENME
( Hiçbir şeyi gözü görmeyecek biçimde kızmak. İLE Haksızlığa karşı haklı olarak gösterilen tepki. )
- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )
- [hem] "ÖFKE" ile/ve/hem de/||/<>/>< "HAYRANLIK"
- ÖFKE ile/ve/||/<>/> SUÇLULUK DÜŞÜNCESİ VE DUYGUSU
- ELEMENTAL ANALYSIS[İng.] / ELEMENTARE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖGE/ELEMENT ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- OĞLAK DÖNENCESİ ile/ve/>< YENGEÇ DÖNENCESİ
( Güney yarımkürede. İLE/VE/>< Kuzey yarımkürede. )
( Ekvator'un, 23° 26' güneyinden geçtiği varsayılan enlemdir. İLE/VE/>< Ekvator'un, 23° 26' kuzeyinden geçtiği varsayılan enlemdir. )
( 21 Aralık'ta.[Güneş, tam zenitte] İLE/VE/>< 21 Haziran'da.[Güneş, tam zenitte] )
( Güney Yarımküre'de yaz gündönümü.[Güney Yarımküre'de yaz gündönümü. | En uzun gün ve en kısa gece] İLE/VE/>< Kuzey Yarımküre'de yaz gündönümü[Kuzey Yarımküre'de yaz gündönümü. | En uzun gün ve en kısa gece] )
( Güney tropikal kuşağının kuzey sınırı. İLE/VE/>< Kuzey tropikal kuşağının güney sınırı. )
- OĞLAKLAMAK ile OĞLAK ile OĞLAK DÖNENCESİ
- ÖĞLE YEMEĞİ ile BAŞLATICI
( LAUNCH vs. LAUNCHER )
( روانهسازي ile راه اندازي کردن ile روانه کردن ile وسيله پرتاب )
( روانهسازي ile RAH ANDAZY KARDAN ile RAVANEH KARDAN ile VESYLAH PORTAB )
- SAYGI DUYMAK/GÖSTERMEK | DUYAN/GÖSTEREN:
ÖĞRENCİ(N)DEN değil ÖĞRENCİ(N/Y)E
- ÖĞRENDİRİYOR değil ÖĞRETİYOR
- ÖĞRENECEK OLAN ile "AYAK UYDURACAK OLAN"
- ÖĞRENİLEN ÖZGÜRLÜK ile/değil/yerine ÖZGÜRLÜK
( [not] LEARNED FREEDOM vs./but FREEDOM
FREEDOM instead of LEARNED FREEDOM )
- ÖĞRENİM/ÖĞRETİM ÜNİVERSİTESİ ile/ve/değil/yerine ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ
- ÖĞRENİM ile ÖĞRENİMLİ ile ÖĞRENİM DÜZEYİ ile ÖĞRENİM BELGESİ
- [ÖĞRENİYORUZ/ANLIYORUZ]
OKUDUĞUMUZU ile/ve/<> DUYDUĞUMUZU ile/ve/<>
GÖRDÜĞÜMÜZÜ ile/ve/<>
HEM DUYUP, HEM GÖRDÜĞÜMÜZÜ ile/ve/<>
TARTIŞTIĞIMIZI ile/ve/<> DENEYİMLEDİĞİMİZİ ile/ve/<>
ANLATTIĞIMIZI/ÖĞRETTİĞİMİZİ
( %10 ile/ve/<> %20 ile/ve/<> %30 ile/ve/<> %50 ile/ve/<> %70 ile/ve/<> %80 ile/ve/<> %95 )
( [WE LEARN, WHAT WE]:
READ vs./and/<> HEAR vs./and/<> SEE vs./and/<> SEE & HEAR vs./and/<> DISCUSS vs./and/<> EXPERIENCE vs./and/<> TEACH )
- ÖĞRENME'DE:
KLASİK ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA
- ÖĞRENMEK/ANIMSAMAK ile/ve/değil/yerine YARATMAK
( [not] TO LEARN/REMIND vs./and/but TO CREATE
TO CREATE instead of TO LEARN/REMIND )
- ÖĞRENMEK ile/ve BAĞLANMAK
( TO LEARN vs./and TO BE CONNECTED )
- ÖĞRENMEK ile/ve/<>/değil/yerine KEŞFETMEK
( [not] TO LEARN vs./and/<>/but TO DISCOVER
TO DISCOVER instead of TO LEARN )
( ... ile/ve/<>/değil/yerine FAXIAN )
- ÖĞRENMEK ile ÖĞRENİLEBİLİR ile ÖĞRENİLDİ ile BİLGİLİ İNSANLAR ile ÖĞRENİLMİŞ BİR ŞEKİLDE ile ÖĞRENCİ ile ÖĞRENME ile ÖĞRENMELER
( LEARN vs. LEARNABLE vs. LEARNED vs. LEARNED PEOPLE vs. LEARNEDLY vs. LEARNER vs. LEARNING vs. LEARNINGS )
( تعلم کردن ile روان کردن ile فرا گرفتن ile تعليم گرفتن ile بلد شدن ile ياد گرفتن ile درس آموختن ile يادگرفتني ile پر مايه ile مکتسب ile نحرير ile فرزان ile عالم ile فاضل ile علام ile عارف ile فاضلانه ile فراگرفته ile عالمانه ile مايه دار ile فضلا ile يادگيرنده ile فضل وکمال ile فرا گيري ile تعلم ile يادگيري ile فراگيري ile معارف )
( TALAM KARDAN ile RAVAN KARDAN ile FARA GARAFTAN ile TAELYM GARAFTAN ile BOLD SHODAN ile YAD GARAFTAN ile DARS AMUKHTAN ile YADGARAFTANY ile PAR MAYYEH ile مکتسب ile نحرير ile FARZAN ile ALAM ile FAZEL ile ALAM ile AREF ile فاضلانه ile FARAGARAFTEH ile ALMANEH ile MAYYEH DAR ile فضلا ile YADEGYRANDEH ile FAZL VOKMAL ile FARA GYRY ile تعلم ile YADEGYRY ile FARAGYRY ile MOAREF )
- [ne yazık ki]
ÖĞRENMEME ve/||/<>/> ÖĞRENİLEN YANLIŞLARDAN VAZGEÇMEME ve/||/<>/> YENİDEN ÖĞRENMEME
- ÖĞRETECEĞİN KADAR ile BİLMEN GEREKTİĞİ KADAR
( Leblebi kadar öğretebilmek için top kadar bilmek gerek. )
( Öğreteceğin kadar bilirsen öğretemezsin. )
( Bilmiyorsan, Öğret! )
( Öğrenmenin tek yolu uygulamadır. )
( Bir günde olmaz ama bir gün[de] olur. )
( Aramakla bulunmaz fakat bulanlar arayanlardır. )
( Arayan aradığı sürece ayrı kaldı çünkü aradığı kendindeydi. )
( AS MUCH AS TO TEACH vs. AS MUCH AS TO KNOW HOW MUCH YOU NEED
The only way to learn is by practice. )
- ÖĞRETİLEN DİL ile YAŞAYAN DİL
( Aralarında, -kimi zaman- birkaç on/yüz yıllık fark bulunabilir. )
- ÖĞRETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAHA FAZLASI
- ÖĞRETİM BİLGİSİ = FENN-İ TALİM-Ü TEDRİS = DIDACTICS[İng.] = DIDACTIQUE[Fr.] = DIDAKTIK[Alm.] = DIDACTICA[Lat.] = DIDASKEIN[Yun.] = DIDÁCTICO/CA[İsp.]
- ÖĞRETİM ile ÖĞRETİM YILI ile ÖĞRETİM ÜYESİ ile ÖĞRETİM BİLGİSİ ile ÖĞRETİM ELEMANI ile ÖĞRETİM PROGRAMI ile ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ile ÖĞRETİM YARDIMCISI ile ÖĞRETİM YARDIMCILIĞI
- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine GÖSTERMEK
( [not] TO TEACH vs./and/<>/but TO SHOW
TO SHOW instead of TO TEACH )
- Öğretmeni DİNLE!!!
- ÖĞRETMENİ OLALIM! ve/||/+/<>/>/< ÖĞRENCİSİ OLALIM!
( Nefsimizin. VE/||/+/<>/>/< Vicdanımızın. )
( Bir yerde, biri bir başkasına bir şey öğretiyor ise orada, en az iki öğrenci vardır. )
- OGTT/ORAL GLİKOZ TOLERANS TESTİ ORAL GLUCOSE TOLERANCE TEST[İng.] değil/yerine/= ŞEKER YÜKLEME TESTİ
- ÖĞÜT ile/ve/||/<>/> ESİNLENME
- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK
( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )
- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK
- ÖĞÜTMEK ile ÖĞÜTLEMEK ile ÖĞÜTÜLMEK ile ÖĞÜTEBİLMEK ile ÖĞÜTLEYEBİLMEK ile ÖĞÜT ile ÖĞÜTÇÜ/LÜK ile ÖĞÜTÜCÜ/LÜK ile ÖĞÜTÜCÜ DİŞ
- ÖĞÜTMEK ile/ve SİNDİRMEK
( Ağızda. İLE/VE Midede ve sonrasında. )
( Yediğinizi için, içtiğinizi yiyin! )
( NÂCÎ[Ar.]: Sindirimi kolay yiyecek. )
- OHM İLE KİRCHHOFF İLE THEVENİN İLE NORTON ile/||/<> DEVRE TEOREMLERİ
( Elektrik devre analizi kanunları. )
( Formül: ΣI = 0 İLE ΣV = 0 )
( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )
- OHM YASASI ile/||/<> KİRCHHOFF YASALARI
( Ohm tek eleman, Kirchhoff tüm devre analizidir )
( Formül: V=IR İLE ΣI=0 ileΣV=0 )
( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )
- OJE[Fr. < ONGLÉ] değil/yerine/= TIRNAK PARLATICISI
- OK PARADOKSU ile/||/<> AN PARADOKSU
( Ok paradoksu her anda ok hareketsiz İLE hareket paradoksu zamanın doğasını sorgular. Zenon her an ok durağansa hareket olanaksız İLE bu süreklilik ve ayrıklık problemini gösterir. Diferansiyel hesap ile çözüldü. )
( Zenon (Elea) tarafından -450 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-490--430) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık) (Önemli katkıları: Zenon paradoksları (Aşil ve kaplumbağa, ok paradoksu), hareket ve bölünebilirlik paradoksları) )
- OKALİPTUS[Yun.] ile ...
( Mersingillerden, birçok türü olan, boyu yüz metreyi aşabilen, toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. [Lat. EUCALYPTUS] )
- OKAN, BEKİR (GAZİANTEP, 1950) :
( Ankara Gazi Üniversitesi Yüksek Matematik Bölümünden mezun oldu. Bir süre serbest ticaretle uğraştıktan sonra kendi şirketini kurdu. Şirketlerini Okan Holding bünyesinde topladı. Okan Kültür Eğitim, Spor Vakfını kurdu ve vakfın başkanlığını üstlendi. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ÖKARYOT/EUKARYOTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ
- GÖZE/HÜCRE:
ÖKARYOT ile PROKARYOT
(
)
(
)
( Çekirdeği olan. İLE Çekirdeği olmayan. )
- OKB ile/ve/değil/||/<>/< YAYGIN KAYGI BOZUKLUĞU
- ÖKELİK = DÂHİLİK = GENIALITÉ[Fr.] = GENIALITÄT[Alm.]
- OKKALAMAK ile OKKA/LIK ile OKKALI ile OKKALI KAHVE
- ÖKLİD GEOMETRİSİ ile/||/<> ÖKLİD DIŞI GEOMETRİ
( Öklid geometrisi düzlemde paralel aksiyomunu kabul ederken, öklid dışı geometriler etmez.
Düzlemsel. İLE Eğri uzaylarda. )
( Formül: Öklid: Üçgen iç açıları toplamı = 180°\nHiperbolik: < 180°\nEliptik: > 180°
Σ açı = 180° (Öklid) İLE ≠180° (Öklid dışı) )
( Öklid tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-325--265) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Öklid geometrisi, Elemanlar kitabı) )
- ÖKLİD İLE GENİŞLETİLMİŞ ÖKLİD İLE BİNARY ile/||/<> EBOB ALGORİTMALARI
( En büyük ortak böleni bulma yöntemleri. )
( Formül: gcd(a ileb) = gcd(b İLE a mod b) )
( Öklid tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-325--265) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Öklid geometrisi, Elemanlar kitabı) )
- ÖKLİD İLE HİPERBOLİK İLE ELİPTİK İLE PROJEKTİF ile/||/<> GEOMETRİ TÜRLERİ
( Farklı aksiyom sistemlerine dayanan dört temel geometri. )
( Formül: K = 0 İLE K < 0 İLE K > 0 )
( Öklid tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-325--265) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Öklid geometrisi, Elemanlar kitabı) )
- OKLÜZİV/OCCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI
- OKLÜZYON/OCCLUSION[İng.] değil/yerine/= TIKANMA
- ÖKSEMEK ile ÖKSELEMEK ile ÖKSE ile ÖKSE OTU ile ÖKSE KUŞU ile ÖKSE ÇUBUĞU ile ÖKSE OTUGİLLER
- OKSİDASYON İLE İNDİRGENME İLE REDOKS ile/||/<> ELEKTRON TRANSFER REAKSİYONLARI
( Elektron alışverişi içeren kimyasal reaksiyonlar. )
( Formül: E°cell = E°katot - E°anot )
- OKSİDASYON/OKSİTLE(N)ME/OXIDATION[İng.] değil/yerine/= YÜKSELTGE(N)ME
- OXYDATION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON REAKSİYONU
- OXYDATION NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON SAYISI
- OXYDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON
- OKSİDASYON ile/||/<> REDÜKSİYON
( Oksidasyon elektron verme İLE redüksiyon elektron almadır )
( Formül: Zn → Zn²⁺ + 2e⁻ (Oksidasyon)\nCu²⁺ + 2e⁻ → Cu (Redüksiyon)\nE°_hücre = E°_katot - E°_anot )
- OKSİDATİF/OXIDATIVE[İng.] değil/yerine/= OKSITLEYEN
- OXYHÉMOGLOBINE[Fr.] / OXYMOGOLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHEMOGLOBİN
- SAUERSTOFFERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN ARTTIRICI
- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER
- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU
- OXYGÉNASE[Fr.] / ATMUNGSFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENAZ
- OKSİJENLEMEK ile OKSİJENLENMEK ile OKSİJEN ile OKSİJENLİ ile OKSİJENSİZ ile OKSİJENLİ SU ile OKSİJEN ÇADIRI
- OKSİJENLİ SOLUNUM ile FERMANTASYON
( Oksijen varlığında enerji üretimi. İLE Oksijensiz enerji üretimi. )
- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU
- OKSİT ile MÜRDESENK[Fars.]
( ... İLE Doğal kurşun oksit. [Simgesi: PbO] )
- OKSİT değil/yerine/= YÜKSELTİK
- OKSİTANYA ile/ve/> TOULOUSE
( XII. yüzyılda, Paris'teki kralın yasalarına uymayan baronlarının egemenliğinde yaşamış olan coğrafya. İLE/VE/> Oksitanya'nın merkezi ve Fransa'nın dördüncü büyük şehri olan Toulouse'nin bir başka adı da, "Pembe Kent"tir.[Bu kent, gün doğumunda pembe, öğlen kırmızı, gün batımında ise leylak rengi alırmış.]
[Oksitanya'da yaşayan halk, OC diye adlandırılıyor.]
[Kendilerine özgü, yine OC dili adına bir dil konuşuyorlar. Toulouse'da, tüm sokak adları hem Fransızca, hem de OC dilinde yazılıyor.]
Toulouse'a, 1460-1500 yılları arasında altın çağını yaşatan ve tekstil sanayisinde kullanılan mavi rengi sağlayan bitkinin adı "Pastel"dir.[Güney Amerika'dan gelen İndigo bitkisi, pastelin ününü sona erdirmiş.] )
- OXYGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEME
- OXYGENIZE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEMEK
- OKSİTLENME ile/||/<> İNDİRGENME
( Oksitlenme elektron verme, indirgenme elektron almadır )
( Formül: Fe→Fe²⁺+2e⁻ İLE Cu²⁺+2e⁻→Cu )
- OXIDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİTLENME
- OKSİTLEYİCİ ile/||/<> İNDİRGEN
( Oksitleyici elektron alırken, indirgen elektron verir )
( Antoine Lavoisier tarafından 1777 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1743-1794) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Modern kimyanın kurucusu, kütlenin korunumu) )
- OKSİTOSİN ile/ve/||/<> VAZOPRESİN
( Annelik içgüdüsü. Doğumla başlayan annelerde salgılanan hormon. İLE/VE/||/<> Babalık içgüdüsü. Doğumla başlayan babalarda salgılanan hormon. )
( Doğum ve emzirme süreçlerinde rol oynayan hormon. İLE/VE/||/<> Su dengesini ve kan basıncını düzenleyen hormon. )
( Sosyal bağları ve güven duygusunu artırır. İLE/VE/||/<> Stres tepkilerini ve saldırganlığı etkiler. )
( İkisi de peptid hormondur ve dokuz amino asitten oluşur. [Hipotalamustan salgılanır ve arka hipofizden salınır.] )
- ÖKSÜRMEK ile ÖKSÜRTMEK
- ÖKSÜRÜK ile ÖKSÜRÜKLÜ ile ÖKSÜRÜK OTU ile ÖKSÜRÜK TIKSIRIK ile ÖKSÜRÜKLÜ TIKSIRIKLI
- ÖKSÜZ/LÜK ile ÖKSÜZ ANASI ile ÖKSÜZ BABASI
- OKTAHEDRAL İLE TETRAHEDRAL İLE KARE DÜZLEM ile/||/<> KOORDİNASYON GEOMETRİLERİ
( Kompleks bileşiklerin uzaysal düzenleri. )
( Formül: Δo > Δt (kristal alan) )
- OKTAHEDRAL ile/||/<> TETRAHEDRAL
( Oktahedral 6 ligand d²sp³ İLE tetrahedral 4 ligand sp³. )
( Formül: Oh İLE Td simetri )
- OCTANE NUMBER[İng.] / INDICE D'OCTANE[Fr.] / OKTANZAHL, OKTANWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAN SAYISI
- Okuduktan sonra KONUŞ!!!
- OKULLAŞMA ORANI" değil OKULA GİTME ORANI
- OKUMAK:
YOKSULLUKTA ve/||/<>/> VARSILLIKTA
( Varlık/servet[Ar.]. VE/||/<>/> Süs, ziynet/zinet[Ar.]. )
- OKUMAYA DEĞER ŞEYLER YAZMAK ve/||/<> YAZILMAYA DEĞER ŞEYLER YAŞA(T)MAK
- OKUMUŞOĞLU. ARGUN (BÜYÜKDERE, 1955) :
( İlkokulu Büyükdere Mehmet İpkin İlkokulunda, Ortaokulu Sarıyer Ortaokulunda okudu ve Beyoğlu Atatürk lisesinden mezun olduktan sonra Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünü bitirdi. Ticaret hayatına atıldı ve 44A Sanat Galerisi Cafe isimli işyeri var. )
- OKUNAKLI/LIK ile OKUNAKSIZ/LIK
- OKUNMAK ile OKUNULMAK ile OKUNABİLMEK
- OKUTMAK ile OKUTULMAK ile OKUTABİLMEK
- ÖKÜZDİLİ/SIĞIRDİLİ ile ÖKÜZGÖZÜ/SIĞIRGÖZÜ/MASTIÇİÇEĞİ/ARNİKA ile SIĞIRKUYRUĞU
( Sığırdiligillerin örnek bitkisi. İLE Bileşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. İLE Sıracagillerden, ülkemizde yabani olarak birçok türü yetişen, tüylü yapraklı, sarı çiçekli bir kır bitkisi. )
( ANCHUSA cum ARNICA MONTANA cum VERBASCUM )
- ÖKÜZGÖZÜ ile BOĞAZKERE
- ÖKÜZKAKAN:
KIZIL GAGALI ile/||/<>/< SARI GAGALI
( Afrika'da, Sahra'nın güneyinde yaşarlar. Hayvanların sırtından parazitleri toplayıp yemesiyle bilinir. İLE/||/<>/< ... )
(
ile/||/<>/< ... )
( Sığırcıkgiller[STURNIDAE] ailesine yakındır. )
( BUPHAGUS ERYTHRORHYNCHUS cum/||/<>/< ... )
- OLABİLDİĞİNCE ...:
KÜÇÜLTELİM!/AZALTALIM! ve/||/<> ARTIRALIM!
( Lokmalarımızdaki oranı. VE/||/<> Çiğneme sayımızı. )
- (OLABİLDİĞİNCE) ÖNLERDE OTURMAK ile/ve (OLABİLDİĞİNCE) ARKALARDA VE ORTALARDA OTURMAK
( Tiyatroda. İLE/VE Sinemada ve konserlerde. )
- OLABİLDİĞİNCE ile/ve ALABİLDİĞİNE
- OLABİLECEKLERİN OLMASI İÇİN UĞRAŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLMAYABİLECEKLERİN OLABİLMESİ İÇİN SABRETMEK
- OLABİLİTE değil OLASILIK
- OLABİLMEK ile KAPAK OLABİLİR ile KONSERVE ile KONSERVE YİYECEK ile KONSERVE FABRİKASI
( CAN vs. CAN LID vs. CANNED vs. CANNED FOOD vs. CANNERY )
( توانستن ile قوطي کنسرو ile قوطي ile درقوطي ريختن ile در قوطي ile مست باده ile کنسرو ile کنسروسازي )
( TAVANSTAN ile QOTY KONSORO ile QOTY ile DARQOTY RYKHTAN ile DAR QOTY ile MOST BADEH ile KONSORO ile KONSOROSAZY )
- ... OLACAĞINI TAHMİN ETMİYORUM değil SANMIYORUM
- ORDINARY WAVE[İng.] / ONDE ORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DALGA
- OLAĞAN GERİBİLDİRİM(REFLEKS) ile/ve/değil BEYİN TRAVMASI
( [Bilinci kapalı bir hastanın, (olası/çeşitli) fiziksel tepkilerinin anlamı için ayağın tabanı gıdıklanınca, ayak parmakları...] İleri doğru kasılıyorsa. İLE/VE/DEĞİL Geriye doğru kasılıyorsa. )
- ÂDÎ, ALELÂDE, MUTÂD[Osm.] / ORDINARY[İng.] / ORDINAIRE[Fr.] / GEWÖHNLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN
- OLAGELEN ile/ve/> SÜREGİDEN
( Geçmişten bugüne. [değiştirip değiştirilememesi ayrı bir konu olmak üzere...] İLE/VE/> Geçmiş de (bazen/kısmen/tamamen) içinde olmak üzere, bugün de devam eden ve etmesi olası olan. )
- OL(A)MADIĞIMIZ GİBİ OLMAK/OLMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine OLDUĞUMUZ GİBİ OLMAK
- OLAN/OLACAK OLAN ile "ŞU/ŞÖYLE OLURSA, ŞU/ŞÖYLE OLUR" DÜŞÜNCESİ
( BEING/WILL BE vs. THE IDEA OF "IF THAT HAPPENS, HAPPENS LIKE THAT" )
- OLAN OLMALIYDI ile/ve OLACAK OLAN OLUR ile/ve (O HALDE) OLAN OLUR
- OLAN ile/ve YAYILIMLI (OLAN)
( BEING vs./and EXTEND )
(1996'dan beri)