Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 24.780 başlık/FaRk ile birlikte,
24.780 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(51/101)


- KASKET ile KASKETLİ ile KASKETÇİ/LİK ile KASKETSİZ


- KASKO[İt. < CASCO] ile/ve/||/<>/> TRAFİK KORUNCU

( image )

( Her araç için zorunludur. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu değildir. )

( [amacı] Kaza durumunda, suçsuz olan tarafın hasarının, suçlu tarafın sigorta şirketinin ödemesini sağlamaktır.[Suçu olmayan kişiyi mağdur etmemek için alınan bir önlemdir.][Terör, sel, su baskını, yanma vb. olaylara güvence vermez.] İLE/VE/||/<>/> Kaza yapılan araçta oluşan tüm masrafları karşılamaktır.[Çarpmaya, çalınmaya, yanma, sel ve deprem gibi olaylar sonucunda da hasar görmüş aracın tamir masraflarını ya da tamamının ücretini karşılamaktadır.][Süresi 1 yıldır] )


- KAŞKOL ile KAŞKOLLÜ ile KAŞKOLSÜZ


- Kaslarını DİNLE!!!


- KASNAK ile KASNAKLAMAK

( Enli çember. | Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. | Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. | Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. | Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. | Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. | Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember. İLE Kasnak içine almak, çemberlemek. | Kollarını dolayarak kavramak. | Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak. )


- KASTAMONU ile KASTAMONULU/LUK


- KASTEN/KASTİ/MAHSUS değil/yerine/= İSTEYEREK/İSTENEREK/BİLEREK/AMAÇLI/AMAÇLICA


- KASTETMEK değil/yerine/= DEMEK İSTEMEK


- KASTETMEK ile/ve TEMELLENDİRMEK


- KASTLE-MAYER REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= KASTLE-MAYER BELİRTİCİ


- HUILE DE RISIN[Fr.] / RIZINUSÖL, KASTORÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KASTOR YAĞI


- KAT İRTİFAKI değil/yerine/= KAT YÜKÜMLENİMİ


- KAT MÜLKİYETİ[Ar.] değil/yerine/= KAT İYELİĞİ


- KATABOLİZMA/CATABOLISM[İng.] değil/yerine/= YIKIMLAMA | YADIMLAMA


- KATABOLİZMA ile/||/<> ANABOLİZMA

( Katabolizma yıkım ve enerji üretimi İLE anabolizma yapım ve enerji tüketimi )

( Formül: Yıkım + ATP üretimi İLE Sentez + ATP tüketimi )


- CATAPHORESIS[İng.] / CATAPHORÈSE[Fr.] / KATAPHORESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATAFOREZ


- CATALASE, CATALYSIS[İng.] / CATALYSE[Fr.] / KATALASE, KATALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALAZ, KATALİZ


- KATALEPSİ/CATALEPSY[İng.] değil/yerine/= KASILAKALIM


- KATALEPSİ ile KATALEKSİS

( CATALEPSY vs. CATALEXIS )

( داء السبات ile تخشب ile نقص وتد )

( داء السبات ile تخشب ile نقص وتد )


- KATALİTİK ASİMETRİK SENTEZ ile/||/<> RASEMAT SENTEZİ

( Asimetrik katalizörler kullanarak kiral moleküllerin sentezini yapan bilim dalı. İLE/||/<> Kiral olmayan ya da rasemik karışımların sentezini yapan bilim dalı. )


- KATALİTİK HİDROJENASYON ile/>< KATALİTİK DEHİDROJENASYON

( Hidrojen eklenmesiyle gerçekleşen tepkime. İLE/>< Hidrojen çıkarılmasıyla gerçekleşen tepkime. )


- CATALYTIC HYDROGENATION[İng.] / CATALITICO DE HYDROGENATION[Fr.] / KATALYTISCHE HYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK HİDROJENLEME


- KATALİTİK KİMYA ile/||/<> ENZİM KİMYASI

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Enzimlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- KATALİTİK KONVERTÖR ile KATALİZÖR

( Egzoz gazlarını temizleyen aygıt. İLE Kimyasal tepkime hızını artıran nesne. )


- CATALYTIC DECOMPOSITION[İng.] / CATALITICO DE DECOMPOSICION[Fr.] / KATALYTISCHE ZÄRSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK PARÇALANMA


- CATALYTIC METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK YÖNTEMLER


- CATALYTIC[İng.] / CATALYTIQUE[Fr.] / KATALYTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK


- KATALİTİK ile KATALİTİK SOBA


- KATALİZ ile KATALİZÖR ile KATALİZÖR

( CATALYSIS vs. CATALYST vs. CATALYZER )

( کاتاليز ile فروگشا ile کاتاليزور ile سازمان دهنده )

( KATALYZ ile FOROGOSHA ile KATALYZUR ile SAZMAN DAHANDEH )


- KATALİZÖR KİMYASI ile/||/<> ENZİM KİNETİĞİ

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE Enzimlerin hızlarını ve mekanizmalarını inceleyen bilim dalı. )


- KATALİZÖR KİMYASI ile/||/<> REAKTİF KİMYA

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Reaktiflerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- CATALYST POISON[İng.] / CATALYSEUR POISON[Fr.] / KATALYSATORGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR ZEHİRİ


- CATALYST POISONING[İng.] / KATALYSATORVERGIFTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR ZEHİRLENMESİ


- CATALYST[İng.] / CATALYSEUR[Fr.] / KATALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR


- KATALİZÖR ile/>< İNHİBİTOR

( Tepkime hızını artıran nesne. İLE/>< Tepkime hızını azaltan nesne. )


- KATALİZÖR ile/||/<> İNHİBİTÖR

( Katalizör hızlandırır, inhibitör yavaşlatır )

( Formül: Ea düşürür İLE Ea artırır )


- KATALİZÖR ile REAKTANT

( Kimyasal tepkime hızını artıran nesne. İLE Kimyasal tepkimeye giren nesne. )


- KATALİZ/ÖR[Fr. < CATALYSE/UR] değil/yerine/= TEZGEN

( Kimyasal tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini molekül yapısını değiştirmeden sağlayan, katalitik etkiye yol açan nesne. )

( KATALİZ: Bir nesnenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini sağlayan etkisi. )


- KATALOG[Fr./İng. CATALOGUE] ile/ve/=/||/<> FİHRİST[Fars.]

( Kitaplıktaki kitapları ya da belirli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter ya da fişten oluşan bütün. | Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, nesneleri tanıtan, gösteren dizin ya da kitap. İLE/VE/=/||/<> İçindekiler. | Abecesel sıralamalar için kullanılan, kenarında tüm harflerin yer aldığı not defteri. )


- KATAR[Ar. < KİTÂR] ile MARŞANDİZ[Fr. < MARCHANDISE]

( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE Yük katarı/treni. )


- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU


- KATATONİ/CATATONIA[İng.] değil/yerine/= TUTULAKALIM


- KATEGORİ ile DİYALEKTİK


- KATEGORİK/HARFÎ/DOKTRİNEL AHLÂK ile/yerine GNOSTİK/İRFAN/TEVHİD AHLÂKI

( Dış dinamikleriyle hareket. İLE/YERİNE İç dinamikleriyle hareket. )


- KATEGORİK İMPERATİF ile HİPOTEETİK İMPERATİF

( Koşulsuz ve evrensel bir ahlâki yükümlülük. İLE Belirli bir amaca ulaşmak için koşullu olarak verilen buyruk. )


- KATEGORİK ile SINIFLANDIRMA ile KATEGORİZE ETMEK ile KATEGORİ

( CATEGORICAL vs. CATEGORIZATION vs. CATEGORIZE vs. CATEGORY )

( ردهاي ile رستهبندي ile رده بندي ile طبقه بندي ile خانه خانه کردن ile رسته بندي کردن ile رده بندي کردن ile رسته ile سنخ ile رده ile سلک ile مقوله ile طبقه )

( RADEHYAY ile رستهبندي ile RADEH BANDY ile TABAGHEH BANDY ile KHANEH KHANEH KARDAN ile RASTEH BANDY KARDAN ile RADEH BANDY KARDAN ile RASTEH ile SANAKH ile RADEH ile SALAK ile MOGHOLEH ile TABAGHEH )


- KATENANE İLE ROTAKSANE İLE MOLEKÜLER DÜĞÜM ile/||/<> MEKANİK BAĞLI MOLEKÜLLER

( Kovalent olmayan mekanik bağlı yapılar. )

( Formül: [2]catenane İLE [2]rotaxane )


- KATETERİZASYON/CATHETERIZATION[İng.] değil/yerine/= DALGILAMA


- CATHETOMETER[İng.] / CATÉTOMÈTRE[Fr.] / KATHETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATETOMETRE


- KATHAK/KATHAKALİ -ile

( Hindistan'a özgü bir dans. )


- KATHARLAR ile/ve/<> AMİŞLER

( Kan dökmez, şiddete başvurmaz, yalan ve küfre yaşamlarında yer vermezlerdi. Yemin de etmezlerdi. [Tarih, Katharlar'a, Bogomil ve Patarini adlarını da vermiştir.] İLE/VE/<> Günümüzde Amerika'da bulunan Amişler'in, Katharlar'la çok fazla ortak noktaları bulunmaktadır. )


- SOLID-STATE REACTION[İng.] / FESTER BRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI-DURUM TEPKİMESİ


- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ


- KATİL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜMCÜ/ÖLDÜREN


- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ


- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI


- CONSOLIDATION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA SICAKLIĞI


- TASALLUP[Osm.] / SOLIDIFICATION[İng.] / VERFESTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA


- KATİLEŞMEK ile KATILAŞMAK ile KATILAŞTIRMAK ile KAT ile KATİ ile KATI/LIK ile KAT KAT ile KATOLİK/LİK ile KATI SÖZ ile KATI YAĞ ile KATI ATIK ile KAT YUVARI ile KATI KALPLİ/LİK ile KAT İRTİFAKI ile KATİ TEMİNAT ile KATI YUMURTA ile KATI YÜREKLİ/LİK ile KAT GÖREVLİSİ


- RIGIDITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA RIGIDITÉ[Fr.] / STARRHEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILIK KATSAYISI


- KATILIM ile/ve ERGİNLENME/İNTİSAB/İNİSİYASYON

( ... İLE/VE Perdenin arkasına geçmek/geçebilmek. | İç âlemine yolculuk. )

( Katılım, nefsani arzulardan uzaklaşmakla başlar. )


- KATILIM ile KATILIMCI/LIK ile KATILIM BELGESİ ile KATILIMCI DEMOKRASİ


- KATILIM/CILIK ve SÜRPRİZ

( Eşeysellik/sevişme, katılım ve sürpriz gerektirir. )


- KATILIRIZ/KATILMAYIZ, ...:
"O(RASI), ÖNEMLİ DEĞİL" değil "O(RASI), AYRI BİR KONU"


- KATILMA ile/||/<> KONDENSASYON ile/||/<> RING-OPENING ile/||/<> POLİMERİZASYON TÜRLERİ

( Polimer sentez mekanizmaları. )

( Formül: [-CH₂-CHX-]ₙ )


- KATILMA POLİMERİZASYONU ile/||/<> KONDENZASYON POLİMERİZASYONU

( Katılma monomer açılır yan ürün yok, kondenzasyon H₂O çıkar. )

( Formül: Radikal İLE step-growth )


- KATILMA POLİMERİZASYONU ile/||/<> YOĞUNLAŞMA POLİMERİZASYONU

( Katılma çift bağ açılması, yoğunlaşma küçük molekül çıkışı )

( Formül: n(CH₂=CH₂) → -(CH₂-CH₂)_n- İLE nHOOC-R-COOH + nH₂N-R'-NH₂ )


- ADDITION REACTIONS[İng.] ile/değil/yerine/= KATILMA TEPKİMESİ


- KATILMA TEPKİMESİ/REAKSİYONU ile YER DEĞİŞTİRME TEPKİMESİ/REAKSİYONU

( Bir moleküle bir öbek ya da atom eklenmesi. İLE Bir atom ya da öbeğin başka bir atom ya da öbekle yer değiştirmesi. )


- KATILMAK ile KATILTMAK ile KATILABİLMEK ile KATILIVERMEK


- KATIR ile ZEEBRASSE/ZONKEY[İng.]

( ... İLE Eşeklerle çiftleştirilen zebraların yavrularına verilen ad. [her 10.000 melezden sadece biri doğurgandır] )


- KATIRLAŞMAK ile KATIR/LIK ile KATIRCI/LIK ile KATIR KARI ile KATIR İNADI ile KATIR KUTUR ile KATIR YILANI ile KATIR BONCUĞU


- KATIŞIK/LIK ile KATIŞIKLI/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK


- KATÎYETLE ile MUHAKKAK


- KATKI YAPMAK ile KATKI ile KATKIDA BULUNAN ile PİŞMANLIK DUYMAK ile ENTRİKA ile ENTRİKACI

( CONTRIBUTE vs. CONTRIBUTION vs. CONTRIBUTOR vs. CONTRITE vs. CONTRIVANCE vs. CONTRIVER )

( همکاري و کمک کردن ile هم بخشي کردن ile اعانه ile هم بخشي ile همکاري وکمک ile کمک ile مقاله نويس ile هم بخشگر ile اعانه دهنده ile توبه کار ile تمهيد ile کوشا وزرنگ ile طرح ريز )

( NPAMKARY VE KAMAK KARDAN ile NPAM BAKHSHY KARDAN ile EANEH ile NPAM BAKHSHY ile NPAMKARY VOKMAK ile KAMAK ile MOGHALEH NOYS ile NPAM BAKHSHGAR ile EANEH DAHANDEH ile TOBEH KAR ile TAMEHYD ile KOOSHA VAZRANG ile TARH RYZ )


- KATKIDA "BULUNMAK/BULUNMASI" ile/değil "ETKİ ETMEK/ETMESİ"


- DOPING[İng.] / DOPAGE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA/DOPLAMA


- NIVEAU DE DOPAGE[Fr.] / DOTIERUNGSNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA DÜZEYİ


- DOPING-KOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME/TELÂFİSİ


- DOTIERUNGSKOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME


- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI


- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK


- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN


- KATLAMAK ile KATLANMAK ile KATLATMAK ile KATLANILMAK ile KATLANDIRMAK ile KATLANABİLMEK ile KATLAYABİLMEK


- KATLAMAK ile KATLANMIŞ ile DOSYA ile KLASÖROL ile KATLANIR ile KATLANIR EKRAN

( FOLD vs. FOLDED vs. FOLDER vs. FOLDEROL vs. FOLDING vs. FOLDING SCREEN )

( دولاکردن ile خم ile تاه زدن ile چروک ile تاه ile ماز ile تاه کردن ile تا کردن ile تاشده ile چين چين ile تاخورده ile پوشه ile شوميز ile غير لازم ile تاشو ile پاراون )

( DOLAKARDAN ile KHAM ile TAH ZADAN ile CHEROK ile تاه ile MAZ ile TAH KARDAN ile TA KARDAN ile TASHODEH ile CHYNE CHYNE ile تاخورده ile PUSHEH ile SHOOMYZ ile غير لازم ile TASHO ile پاراون )


- KATLANDIĞIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞADIĞIMIZ/YAŞAYABİLECEKLERİMİZ

( Çoğunluk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Azınlık. [bazı yeğlemelerimizle böyle sürmek/kalmak zorunda olmadan!] )


- KATLANMA ve KİLİTLENME ile/ve/değil/||/<>/< KODLANMA


- KATLA(N)MAK ile BÜK(ÜL)MEK


- KATLANMAK değil/yerine DAYANÇ/SABIR


- [ne yazık ki]
KATLANMAK" ile/ve/||/<>/> "KANIKSAMAK" ile/ve/||/<>/> "KABULLENMEK" ile/ve/||/<>/> "ONAYLAMAK"

( Çoğu soruna "tanık olmaktan" dolayı. [ve giderek ...] İLE/VE/||/<>/> Çoğu soruna "katlanmaktan" dolayı. [ve giderek ...] İLE/VE/||/<>/> Çoğu sorunu "kanıksamaktan" dolayı. [ve giderek ...] İLE/VE/||/<>/> Çoğu sorunu "kabullenmekten" dolayı. )


- SOLIDIFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMAK


- KATLETMEK ile/değil/yerine/>< KATETMEK


- KATLETMEK ile KATLETTİRMEK ile KATLEDEBİLMEK


- KATLETMEK değil/yerine/= ÖLDÜRMEK


- KATMAN ile KATMANLI ile KATMANSIZ

( LAYER vs. LAYERED vs. LAYERLESS )

( لا ile جدار ile طبقه ile لايه ile رج ile بنلاد ile غشاء ile متورق ile رگه دار ile بي لايه )

( LA ile JEDAR ile TABAGHEH ile LAYYEH ile RAJ ile BANLAD ile GHESHA ile MOTORGH ile RAGEH DAR ile BEY LAYYEH )


- KATMAN ile SIRADÜZEN

( LAYER vs. HIERARCHY )


- LAMINAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT LAMINAIRE[Fr.] / LAMINARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATMANLI/LAMİNER AKIŞ/AKIM


- KATMERLENMEK ile KATMERLEŞMEK ile KATMERLEŞTİRMEK ile KATMER ile KATMERCİ/LİK ile KATMERLİ ile KATMERSİZ ile KATMER KATMER ile KATMERLİ BADEM ile KATMERLİ YALAN ile KATMERLİ İYELİK ile KATMERLİ KATMERLİ ile KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN


- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM


- CATHODIC INHIBITORS[İng.] / INHIBITEURS CATHODIQUES[Fr.] / KATHODISCHE INHIBITOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK İNHİBİTÖR


- CATHODIC STRIPPING ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK SIYIRMA ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- KATHODISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEMİZLEME


- CATHOLYTE[Fr.] / KATHOLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOLİT


- CATHODE BIAS[İng.] / KATHODENVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BESLEMESİ


- CATHODE RAY TUBE[İng.] / TUBE CATHODIQUE, TUBE À RAYONS CATHODIQUES[Fr.] / BRAUNSCHE RÖHRE, KATHODENSTRAHLRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLI TÜP


- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ


- CATHODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT CATHODIQUE[Fr.] / KATHODEN-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT VERİMİ


- KATRANLAMAK ile KATRANLANMAK ile KATRANLATMAK ile KATRAN ile KATRANCI/LIK ile KATRANLI ile KATRANSIZ ile KATRAN RUHU ile KATRAN SUYU ile KATRAN TAŞI ile KATRAN YAĞI ile KATRAN ÇAMI ile KATRAN AĞACI


- KATION AUSTAUSCH RESINATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞTİRİCİ REÇİNE


- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN


- CAOUTCHOUC, INDIA RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC[Fr.] / KAUTSCHUK[Alm.] ile/değil/yerine/= KAUÇUK


- KAUÇUK[Fr. < CAOUTCHOUC] ile GÜTAPERKA[Malezya dilinden]

( Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk. | Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından ya da bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek nesne. | Bu nesneden yapılmış olan. İLE Sumatra'da ve çevresindeki adalarda yetişen büyük bir ağaçtan elde edilen, kablo yapımında kullanılan, kauçuğa benzer, yapışkan bir madde. )


- KAVAF/LIK ile KAVAF İŞİ


- KAVAK HİSARLARI :

( Rumelikavağı'nda Mahallenin tam ortasında bulunan kaleye Kavak Hisarları denildiği gibi Rumelikavak Kalesi de denilmektedir. Bu kale 1624'te IV. Murat tarafından yaptırıldı. 1785'te Sultan I. Abdülhamid (1774 - 1789) döneminde Fransız Mimar Tavşan'a yeni iki kale inşâ ettirildi. Kalelere Sultan III. Selim (1789 - 1807) tarafından bazı ilaveler yaptırıldı. Sultan III. Mustafa (1807 - 1808) de Fransız Mimar Totti'ye birbirine karşı duran iki kale yaptırdı. Bu kaleye Kavak Hisarları denilmiştir ve askeri amaçlı kullanılmaktadır. )


- KAVAK ile AKÇAKAVAK/AKKAVAK/HOLLANDA KAVAĞI

( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. İLE Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak. )

( POPULUS cum POPULUS ALBA )


- KAVAK / KARAKAVAK

( ... İLE Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak. )

( POPULUS cum POPULUS NIGRA )


- KAVAK/LIK ile KAVAKÇI/LIK ile KAVAK İNCİRİ


- KAVALOĞLU, HAKKI (İST:) :

( Yenimahalleli olup Sarıyer Lisesi mezunudur. Genç yaşta siyasete atılmış ve parti kademelerinde ilçe yönetim kurulu üyesi ilçe başkanlığı gibi görevler üstlenmiş, iki dönem İl Genel Meclisi üyesi olarak Sarıyer'i temsil etmiş ve İl Genel meclisi Daimi Encümen üyesi olarak görev yapmıştır. Yönetici olarak özel firmalarda üst düzeyde yönetici olarak çalışmaktadır. )


- KAVALOĞLU, VEHBİ (...) :

( Yenimahalleli balıkçı reislerinden bir dönem Yenimahalle Muhtarı olarak görev yaptı. )


- KAVAT/LIK ile KAVATA


- KAVEL KABLO FABRİKASI :

( İstinye'nin iç kısımlarında ve Dereiçi mevkiinde bulunan Kavel Kablo Fabrikası uzun yıllar çalıştırıldıktan sonra buradan şehir dışına taşındı. )


- KAVERNÖZ/CAVERNOUS[İng.] değil/yerine/= KOVUKSU


- KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK


- KAVİS[Ar.]/KURVATÜR/CURVATURE[İng.] değil/yerine EĞMEÇ/YAY

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )


- KAVLAMAK ile KAVLANMAK ile KAVLATMAK ile KAVLAŞMAK ile KAVLAK


- KAVRAM "KARGAŞASI" değil KAVRAM KARMAŞASI

( Kargaşa, kişiler arasında olandır. )


- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI


- KAVRAM/KONU/DURUM/SORUN:
"KİŞİ/LER ÜZERİNDEN" (KAVRAM/DURUM) ile/değil/yerine/>< KAVRAM/DURUM ÜZERİNDEN (KİŞİ/LER)


- KAVRAM:
ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/< ZORUNLULUĞUN BİRLİĞİ


- KAVRAM:
TANIMLAMAK ile/ve/||/<> ZORUNLULUKLARINI GÖSTERMEK


- KAVRAM ile ANLAYIŞ ile KAVRAMSAL ile KAVRAMSAL

( CONCEPT vs. CONCEPTION vs. CONCEPTIONAL vs. CONCEPTUAL )

( مفهوم ile ادراک ile تصور ile بستن نطفه ile فهم ile ادراکي ile تعقلي )

( MAFAOOM ile EDRAK ile TASOR ile BASTAN NOTFEH ile FANPAM ile ادراکي ile تعقلي )


- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]


- KAVRAM ile/ve/||/<> OLUMSUZLAMA


- KAVRAM ile/ve/||/<> TOPLUMSAL YAŞAM


- KAVRAMA/ANLAMA ile MATEMATİK/FİZİK(DIANOIA)


- KAVRAMA(DA) ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMA(DA)

( Kalırsın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Dönüşürsün. )

( Kavramak, anlamanın sınırında biter. )

( Tinsel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Ussal. )

( BİR ŞEYİN: Nedenlerini bilmek. İLE/<> Niyetlerini bilmek. )

( Geçmişle ilgilidir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Gelecekle ilgilidir. )

( [not] Spiritual. WITH/AND/||/<>/>/but Rational. Mental. )

( [not] MEANING vs./and/<>/but COMPREHENSION )


- KAVRAMAK ile KAVRANMAK ile KAVRATMAK ile KAVRANILMAK ile KAVRAMLAŞMAK ile KAVRATABİLMEK ile KAVRAYABİLMEK ile KAVRAYIVERMEK ile KAVRAMLAŞTIRMAK ile KAVRAK ile KAVRAM ile KAVRAÇ ile KAVRAMCI/LIK ile KAVRAMSAL/LIK ile KAVRAM YAZI ile KAVRAM KARMAŞASI


- KAVRAM/AK ile/ve SINIR/LAMAK

( COMPREHENSION vs./and (TO) LIMIT )


- KAVRAMDA değil KAVRAMIN OLGUSUNDA


- KAVRAMIN:
SONSUZLUĞU ile/ve/değil/<> SINIRLILIĞI


- KAVRAM'IN:
YAŞI ve KATMANLARI

( CONCEPT'S: AGE and LAYERS )


- KAVRAMLAR ile/ve/<> KONU/LAR

( CONCEPTS vs./and/<> SUBJECTS/TOPICS )


- KAVRAM/LAR ve ÖZDEŞLİK

( CONCEPT/S and IDENTITY )


- KAVRAM/LAR ile/ve/<> SINIR KAVRAM/LAR

( CONCEPT/S vs./and/<> LIMIT CONCEPT/S )


- KAVRAM/LAR ile/ve SINIR KAVRAM/LAR


- KAVRAM/LAR ile/ve/||/<> SÖZCÜK/LER

( Mantıkta, en küçük birim. İLE/VE/||/<> Dilde, en küçük birim. )

( KAVRAM: Bilincin dilbilgisi. )

( Şeylerin kavramı, sözcüklerin anlamı olur. )

( Kavram, her defasında üretilmesi gerekli olandır. )

( Kavram, tekil şeylerin özünü değil şeylerdeki evrensel öğeyi açıklar. )

( Kavram, zaman ile ilişki içinde değil zamansal olmayan varoluş [bengilik] türü altında kavranmalıdır. )

( Kavramlar, dışsal nesnelerin imgesi değildir. )

( Her kavram, bütünsel bir süreçtir ya da sürecin bütünselliğidir. )

( Düşünen her bir kişi için, kavram gereksinimi vardır ve bunlar, dünyanın neresinde ve ne zaman üretilirse üretilsin, artık, insanlığın malıdır. )

( Kavramlar dünyasına giren her kişi, evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )

( Sözcük, bir köprüdür. )

( Sözcükler, bizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilir. )

( Sözcükler, gerçekleri iletmez, onları işaret eder. )

( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )

( Sözcükler ve sorular, zihinden gelir ve bizi orada tutar. )

( Sözcük ile anlamı arasındaki bağlantı nedeniyle, sözcükler değerlilerdir ve eğer kişi, sözcüğü çok büyük bir dikkatle incelerse, kavramın ötesine geçerek, onun kökenindeki deneyime ulaşır. )

( Kişilik ötesine geçtiğinizde artık sözcüklere gereksiniminiz olmaz. )

( Sözcükler olmayınca anlaşılacak ne kalır? Anlama gereksinimi, yanlış-anlamadan doğar. Söylediğim/iz doğrudur fakat size göre o sadece bir kuram. Onun, doğru olduğunu nasıl anlayabileceksiniz? Dinleyin, anımsayın, düşünün, gözünüzde canlandırın. Ve günlük yaşamınızda uygulayın! Bana/bize/ona sabır gösterin ve herşeyden çok, kendinize sabır gösterin, çünkü tek engeliniz kendinizsiniz.

Yol, sizden geçerek kendinizden öteye götürür. Siz, sadece belirli, özel olanın gerçek, bilinçli ve mutlu olduğuna inandıkça ve ikilem ötesi gerçeği, hayal ürünü bir soyut kavram olarak red ve inkâr ettikçe, benim/bizim sadaka verir gibi, kavramlar ve soyutlamalar dağıttığımı/zı düşüneceksiniz. Fakat bir kez kendi varlığınız içindeki gerçeğe dokundunuz mu, o zaman, size en yakın ve en sevgili olanı tarif etmekte olduğumu/zu göreceksiniz. )

( Without words, what is there to understand? The need for understanding arises from misunderstanding. What I say is true, but to you it is only a theory. How will you come to know that it is true? Listen, remember, ponder, visualise, experience. Also apply it in your daily life. Have patience with me and, above all have patience with yourself, for you are your only obstacle.

The way leads through yourself beyond yourself. As long as you believe only the particular to be real, conscious and happy and reject the non-dual reality as something imagined, an abstract concept, you will find me doling out concepts and abstractions. But once you have touched the real within your own being, you will find me describing what for you is the nearest and the dearest. )

( The word itself is the bridge.
Words can bring you only unto their own limit.
Words do not convey facts, they signal them.
Words indicate, but do not explain.
Words and questions come from the mind and hold you there.
Words are valuable, for between the word and its meaning there is a link and if one investigates the word assiduously, one crosses beyond the concept into the experience at the root of it.
Once you are beyond the person, you need no words. )

( Sözcükler, hem tarihsel süreçte dikey, hem de farklı alanlarda, yatay kullanımları nedeniyle çok değişik anlamlara sahip olabilirler. )

( Kavramları/karşılıkları, kişilerde(zihinlerinde) bulunmayan, sadece sözel seviyedeki "düşünme" ve "kullanımlar", kişiler arasında, iletişim kazalarına, anlaşmazlıklara ve/ya da doğrudan şiddete kaynak oluşturur. )

( Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin! )

( ... İLE/VE/||/<> Sabitlenemeyeni, sabitlemek. )

( Kavramlar, aklın görüleridir. )

( CONCEPTS vs./and/<> WORDS )

( CONCEPTUS cum/et/<> ... )

( ... ile/ve/<> YAN )

( MEFHUM ile/ve/<> KELİME )

( DER BEGRIFF mit/und/||/<> ... )


- KAVRAMLARIN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ ile/ve/||/<> İLKELERİN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ


- KAVRAMLAŞTIRMA ile KAVRAMSALLAŞTIRMA

( TO CONCEPT vs. TO CONCEPTUAL )


- KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM


- KAVRAMSAL DİL" değil KAVRAMLAR


- KAVRAMSALLAŞTIRMA ve TÜMEL/LER


- KAVRAMSAL/LIK ile/ve ARI KAVRAMSAL/LIK

( Şey var. İLE/VE Şey yok. Anlamanın anlamı. Bir şeyi anlamaz ama bir şeyle anlaşılır. Bilmenin bilmesini bilmek. Toplanma[cem]. )


- KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

( Üst kavramlar, altındakileri örgütleyen kavramlardır. )


- KAVRAM/SAL/LIK ile/ve/<> OLGU/SAL/LIK

( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir. Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )


- ADCILIK/NOMİNALİZM:
KAVRAMSAL/LIK ve/||/<> TERİMSEL/LİK


- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET


- KAVRANAMAZLIK ile/ve/||/<>/> KAVRANAMAZLIĞIN, KAVRANAMAZLIĞININ KAVRANMASI


- KAVRAYIŞ ve/||/<>/> KAPSAYICILIK


- ... KAVRIYORUZ ile/ve/değil/yerine "KAVRANIYOR" / BAZI KİŞİLERİN "ÖYLE KAVRAMASI"


- KAVRULMAK ile KAVİLEŞMEK ile KAVİLEŞTİRMEK ile KAV ile KAVİ/LİK ile KAV MANTARI


- KAVRULMUŞ BADEM değil/yerine ÇİĞ BADEM


- KAVRULMUŞ ile PİLİÇ

( BROILED vs. BROILER )

( بريان ile پزنده ile جوشاننده ile بهم زننده )

( BARYAN ile PAZANDEH ile JOOSHANANDEH ile BACPAM ZANANDEH )


- KAVŞAK ile KAVŞAKLAR

( JUNCTION vs. JUNCTIONS )

( محل اتصال ile دوراهي ile پيوندگاه ile مقاطع )

( MOHAL ETESAL ile دوراهي ile PEYVANDEGAH ile MOGHATE )


- KAVUK/LUK ile KAVUKLU ile KAVUKÇU/LUK ile KAVUKSUZ


- KAVUNİÇİ/PEMBE ile/değil YAVRUAĞZI

( ... İLE/DEĞİL Kavuniçi ile pembe arası bir renk. | Bu renkte olan. )


- KAVURMA / KIZARTMA değil/yerine/>< FIRINDA / BUĞULAMA / HAŞLAMA/KAYNATMA


- KAVURMAK ile KAVURTMAK


- KAVURMA/LIK ile KAVURMAÇ ile KAVURMACI/LIK ile KAVURMALI


- AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA


- KAVUŞMAK/VUSLAT ile/ve KARIŞMA(MA)K

( Vuslatın tadı, hasretindedir. Vuslata doyulur, hasrete doyulmaz. )

( Vuslatta gına vardır. )


- KAYA KELERİ ile KERTENKELE/KELER

( Bulunduğu yerin rengine girme özelliğiyle bilinir. İLE ... )

( ... İLE Türkiye'de 64 kertenkele türü bulunmaktadır. [Hiçbiri zehirli değildir.] )

( Dünyada, 150 kadar türü bulunmaktadır. Yalnızca Madagaskar'da, 75 kadar tür bulunmaktadır. İLE ... )

( EBÛ KALEMÛN, BÛKALEMÛN, HİRBÂ/HIRBÂ' ile ZABB/DABB[çoğ. ZIBÂB/ZUBBÂN] )

( ÂFTÂB-GERDEK ile SÛSMÂR, BEZAGA, BÜJMEJE )

( SQUAMATA: Kertenkeleleri ve yılanları içeren öbek.
CHAMELEON vs. LIZARD )

( CHAMAELEON VULGARIS, CHAMAELEO CHAMAELEON cum LACERTILIA/SAURIA )


- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU


- KAYA ile KARABALIK

( ... İLE Tatlısu kayası. )


- KAYABİLİR İLE KAYA BİLİR ile/ve/||/<> KAYA DA BİLİR İLE/DEĞİL KAYABİLİR DE


- KAYAÇ ile ANATEKSİT

( ... İLE Anateksi süreci sonrası oluşan yeni kayaç. )


- KAYACIK, HAYRETTİN (BÜNYAN, 1911 - 2001) :

( İlk ve orta öğrenimini Bünyan ve Kayseri'de tamamladı. 1931'de girdiği Yüksek Orman Mektebini 1934'te bitirdi. Bir yıl sonra Tarım Bakanlığı tarafından Dresden'de bulunan "Yüksek Lisans Mektebi"nde ormancılık eğitimi aldı. Bu okuldan "Diploma Forsting" olarak 1938 yılında mezun oldu. Aynı okulda ve Prof. Dr. Konrad Rubner'in yanında yaptığı çalışma ile doktorasını tamamladı ve doktor unvanını aldı. 1940 yılında yurda döndü. Askerlik görevinden sonra ve 30.01.1943'te Y.Z.E Orman Fakültesi Silvikültür ve Orman Botaniği Enstitüsünde Başasistan olarak göreve başladı. "Doğu Ladini (Picea orientalis L. Link.)'ın Türkiye'deki Coğrafi Yayılış, Silvikültür Esasları ve Tabii Sınırlarının Genişletilmesi İmkânları" adlı çalışması ile doçent (1943) ve 1966 yılında da profesör oldu. 1971 - 1973 yılları arasında verdiği büyük uğraşlar sonucunda Herbaryum'un kurulması temin edildi. Bunun dışında 1948 yılında başlattığı arberatum çalışmaları sonuç vermiş Bahçeköy'de "Atatürk Arboretumu" kurulmuştur. 1957 yılında İstansbul Üniversitesi Senatosunda İ.Ü. Orman Fakültesini temsil ettiği gibi, pek çok kez Dekan Vekilliği görevi üstlendi. )


- KAYACIK, PROF. DR. HAYRETTİN (BÜNYAN, 1911 - 2001) :

( Bünyan'da doğdu (1911). İlk ve orta öğrenmimini burada tamamladıktan sonra 1931 yılında girdiği Yüksek Oman Mektebini 1934'te tamamladı. Yurtdışına gönderdildi ve Dresden'de bulunan Tharandt "Yüksek Orman Mektebi"nde ormancılık eğitimi aldı ve 1939'da mezun oldu. Yaptığı çalışma ile Doktor ünvanını aldı ve yurda dönüp askerliğini yaptıktan sonra 1943'te Y.Z.E. Orman Fakültesi Silvikültür ve Orman Botaniği Enstitüsünde başasistan olarak atandı. "Doğu Ladini (Picea orientalis L. Link.)'in Türkiye'deki Coğrafi Yayılış, Silvikülter Esasları ve Tabii Sınırlarının Genişletilmesi İmkânları" adlı tezi ile Üniversite Doçenti ünvanını aldı. 1956'da Profesörlüğe yükseltildi. 1971 - 1973 terihleri arasında kurulmuş olan Herbaryum çalışmalarına katıldı, daha önce ve 1948 yılında kurulması çalışmaları başlatılan bugün Atatürk Arboretumu adını taşıyan önemli eserin meydana getirilmesi için adeta ömrünü harcadı. 1957'de İ.Ü. Senatosunda İ.Ü. Orman Fakültesini temsil etti, pek çok kez Dekan Vekilliği görende bulundu. )


- KAYBETME ŞANSI değil KAYBETME OLASILIĞI


- KAYBETMEK:
ÇOK DEĞER VERMEK ile/ve/||/<> KIZAMAMAK ile/ve/||/<> "KIYAMAMAK" ile/ve/||/<> ÜZEMEMEK ile/ve/||/<> "ALTTAN ALMAK"


- KAYBETMEK:
(")YENİLİNCE(") değil VAZGEÇİNCE


- KAYBETMEK ile KAYBEDİLMEK ile KAYBETTİRMEK ile KAYBEDEBİLMEK ile KAYBEDİVERMEK


- KAYBETMEK ile/değil/yerine/>< KAYDETMEK


- KAYBETMEK ile/ve/+/||/<>/>< KAZANMAK

( Ne yazık ki, doğayla savaş durumundayız. Kazanırsak, kaybedeceğiz. )


- KAYBETMEK ile/değil KURTULMAK


- KAYBETMEK ile/ve/değil/yerine/||/>< SEVMEK

( Bir anda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Zamanla. )


- KAYBETMEK[Ar. < GAYB] değil/yerine/= YİTİRMEK

( Bir kez ulaşıldığında artık yitirilmez. )

( ZİYÂ: Taşınmaz malı kaybetmek. | Işık, aydınlık. )

( Once arrived at, it cannot be lost. )


- KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK


- KAYBOLMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> KAPILMAK


- KAYBOLMAK ile KAYBOLABİLMEK ile KAYBOLUVERMEK


- KAYBOLMAK değil/yerine/= YİTMEK


- KAYDEDİCİ = İMLEÇ


- KAYDETMEK ile KAYDEDİLMEK ile KAYDETTİRMEK ile KAYDEDEBİLMEK ile KAYDEDİCİ


- KAYDIRICI ile/ve/değil KAYGANLAŞTIRICI


- KAYDIRMAK ile KAYDIRTMAK ile KAYDIRILMAK ile KAYDIRABİLMEK


- ... KAYDIYLA ile/değil ... KOŞULUYLA


- KAYDOLMAK ile KAYDOLMAK ile KAYIT

( ENROL vs. ENROLL vs. ENROLLMENT )

( درفهرست واردکردن ile ثبت نام کردن ile نامنويسي ile ثبت نام )

( DARFEHAREST VARDKARDAN ile SABAT NAM KARDAN ile نامنويسي ile SABAT NAM )


- KAYDOLMAK ile KAYITLI ile ASKERE ALINMA

( ENLIST vs. ENLISTED vs. ENLISTMENT )

( درفهرست نوشتن ile نامنويسيکرده ile نامنويسي ile سربازگيري )

( DARFEHAREST NOSHTAN ile نامنويسيکرده ile نامنويسي ile SARBAZGYRY )


- KAYGAN YAPRAK KURBAĞA ile MALEZYA YAPRAK KURBAĞASI

( Amazon ormanlarında yaşarlar. İLE Malezya, Tayland ve Singapur'daki yağmur ormanlarında yaşarlar. )

( )

( )


- KAYGAN/LIK ile KAYGANA/LIK


- KAYGI BOZUKLUĞU ve/||/<> İMGE


- KAYGI ile/ve/değil/||/<>/< "CAN/İÇ" SIKINTISI


- KAYGI ve/||/<>/> HUYSUZLUK


- KAYGI ile/||/<> PANİK ATAK

( Sürekli kaygı ve korku. İLE/||/<> Ani ve yoğun korku ya da rahatsızlık nöbetleri. )


- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )


- KAYGIDA:
İNCELEME ile/ve/||/<>/> AŞILAMAMA


- KAYGILANMAK ile KAYGILANDIRMAK ile KAYGI ile KAYGIN ile KAYGILI/LIK ile KAYGISIZ/LIK ile KAYGILICA ile KAYGISIZCA


- KAYIBOYU ile KARAKEÇELİ


- KAYIKHANE SOKAK :

( Deniz sahil şeridinde yer alan ve halkı daha çok balıkçılıkla uğraşan bir mahalle olan Yenimahalle'ye yakışan bir sokak ismidir. Sahilde ve denizle iç içe olan kıyı şeridinde kayıklar çekilir. Ev ve yalıların önünde kayıkların çekildiği kayıkhaneler vardır. Bu sokak da Karakütük caddesinden denize inen dar bir sokak olup kayıkhanelere ulaşır. Sahildeki Kayıkhaleler nedeni ile sokağa "Kayıkhane Sokağı" adı verilmiştir. )


- KAYIKHANE :

( Kilyos tahlisiyesi tarafından kullanılan kayıkhane 18. yy da yapılan tarihi eserlerden biridir. )


- KAYINGİLLER ile/= PALAMUTLULAR

( İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir aile. )


- KAYIP:
GERİ GEL(E)MEYECEK OLAN ile/ve/||/<> YERİ DOLDURULAMAYACAK OLAN


- KAYIPLA:
"BAŞA ÇIKAMAMAK" ile/değil/yerine/>< BAŞA ÇIKMAK


- KAYIPTA:
KAÇAK ile KAÇIRILMA


- KAYIRMAK ile KAYIRTMAK ile KAYIRILMAK ile KAYIR ile KAYIRICI/LIK


- KAYISI[Fars. KAYSİ]/MIŞMIŞ[Ar.] ile ŞEKERPARE[Fars.]

( Gülgillerden, sıcak ya da ılık iklimlerde yetişen, çiçekleri pembemsi beyaz bir ağaç. | Bu ağacın, açık turuncu renkte, eti sulu, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi. İLE Çok tatlı bir tür kayısı. | Bir tür hamur tatlısı. )

( KAYISI: KAJSZIJA[Bulgarca]
CAIS/CAISI/CASIA[Romence]
KAJSIJA[Hırvatça]
KAJSI[Arnavutça]
KAJSZI[Macarca, Tatarca] )

( PRUNUS ARMENIACA cum ... )


- KAYIT ÇEŞİTLERİ


- KAYITLILIK:
YAKINLIKTA ile/>< UZAKLIKTA

( Azalır. İLE/>< Çoğalır. )

( KAYDİYET: KURBİYET'te İLE/>< BUDİYET'te
( Taklîl eder. İLE/>< Teksîr eder. ) )


- KAYITSIZLIK ile KAYITSIZ ile ŞİKAYET ETMEK ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET ile ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET

( COMPLACENCY vs. COMPLACENT vs. COMPLAIN vs. COMPLAINANT vs. COMPLAINER vs. COMPLAINING vs. COMPLAINNING vs. COMPLAINT vs. COMPLAINTANT vs. COMPLAISANCE )

( خود خوشنودي ile خود خوشنود ile عشرت طلب ile گله کردن ile شکايت کردن ile چغلي کردن ile شاکي بودن ile شکوه و شکايت کردن ile شکايت داشتن ile شکوه کردن ile شاکي ile عارض ile منقد ile تشکي ile متظلم ile چغلي ile گله گزاري ile اعتراض ile تظلم ile داد خواست ile دادخواست ile گله ile شکوه ile شکايت ile ادب )

( KHOD KHOSHNODY ile KHOD KHOSHNOD ile ESHRAT TALAB ile GOLEH KARDAN ile SHKAYT KARDAN ile CHOGHELY KARDAN ile SHAKY BODAN ile SHKUH VE SHKAYT KARDAN ile SHKAYT DASHTAN ile SHKUH KARDAN ile SHAKY ile AREZ ile منقد ile TASHKY ile متظلم ile چغلي ile GOLEH GOZARY ile ETERAZ ile TAZLOM ile DAD KHAST ile DADKHAST ile GOLEH ile SHKUH ile SHKAYT ile ADAB )


- KAYITSIZ/LIK ile VURDUMDUYMAZ/LIK ile GAMSIZ/LIK

( Kişi ne yaparsa, kendi yapar, kendine yapar fakat bazı tutumlarla etrafındakilere de zarar verebilir! )


- KAYKILMAK ile/değil/yerine DAYANMAK


- KAYKILMAK ile KAY ile KAYA/LIK ile KAYI ile KAYA LİFİ ile KAYA SUYU ile KAYA TUZU ile KAYA BALIĞI ile KAYA HANİSİ ile KAYA HOROZU ile KAYA KELERİ ile KAYA SANSARI ile KAYA ÖRÜMCEĞİ ile KAYA GÜVERCİNİ ile KAYA SARIMSAĞI ile KAYA BALIĞIGİLLER


- KAYKILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZANMAK


- SHEARING STRESS[İng.] / EFFORT DE CISAILLEMENT, TENSION DE CISAILLEMENT[Fr.] / SCHERBEANSPRUCHUNG, SCHERSPANNUNG, SCHUBSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA GERİLMESİ


- KAYMA OLANAĞI değil OLASILIĞI


- TRANSLATION, SHIFT[İng./Fr.] / TRANSLATION, SCHIEBUNG, VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA, ÖTELE(N)ME


- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

( [not] TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD vs./and/but TO TRUST TO MEANING
TO TRUST TO MEANING instead of TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD )


- KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK ALMA


- KAYNAK/LAR ile KİTAP/LAR

( SOURCE(S) vs. BOOK(S) )


- KAYNAKLARDAN YARARLANMAMAK ile/ve/değil/yerine/<> ADLARINA YER VERMEMEK


- ...:
KAYNAK/LI/LIK ile/ve/||/<> ODAK/LI/LIK ile/ve/||/<> AMAÇ/LI/LIK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK ile/ve/||/<> TEMEL/Lİ/LİK


- QUELLENFREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAKSIZ ALAN


- BOILING POINT ELEVATION.[İng.] / SÜDEPUNKT ERHÖHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ


- KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ ile/||/<> DONMA NOKTASI ALÇALMASI

( Çözünen madde kaynama noktasını yükseltir, donma noktasını alçaltır )

( Formül: ΔT_b = K_b·m İLE ΔT_f = K_f·m )


- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI


- GALEYAN[Osm.] / BOILING[İng.] / ÉBULLITION[Fr.] / KOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA


- KAYNAMAK ile HAŞLANMIŞ ile HAŞLANMIŞ PİRİNÇ ile KAZAN ile KAZAN YAPIMCISI ile KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI ile KAYNAR SU

( BOIL vs. BOILED vs. BOILED RICE vs. BOILER vs. BOILERMAKER vs. BOILING vs. BOILING POINT vs. BOILING WATER )

( جوش آمدن ile بجوش آمدن ile غلغل سدن ile جوشانيدن ile جوشاندن ile بجوش آوردن ile جوشيدن ile جوشيده ile جوشانده ile کته ile ديگ ile کتري ساز ile جوشان ile جوش ile درجه جوش ile نقطه جوش ile آب جوش )

( JOOSH AMADAN ile BEJOOSH AMADAN ile غلغل سدن ile JOOSHANYDAN ile JOOSHANDAN ile BEJOOSH AVARDAN ile JOOSHYDAN ile JOOSHYDAH ile JOOSHANDEH ile KETEH ile DYG ile کتري ساز ile JOOSHAN ile JOOSH ile DARJEH JOOSH ile NAGHTEH JOOSH ile AB JOOSH )


- KAYNAMAK ile KAYNATMAK ile KAYNAŞMAK ile KAYNATILMAK ile KAYNAKLANMAK ile KAYNAŞTIRMAK ile KAYNATABİLMEK ile KAYNAYIVERMEK ile KAYNAŞABİLMEK ile KAYNAK ile KAYNAR ile KAYNAÇ ile KAYNAKLI ile KAYNAKÇA ile KAYNAKÇI/LIK ile KAYNARCA ile KAYNAŞLI ile KAYNAKÇACI ile KAYNAK KİŞİ ile KAYNAK SUYU ile KAYNAÇ TAŞI ile KAYNAK MAKİNESİ ile KAYNAK KOROZYONU


- KAYNANA/LIK ile KAYNANA AĞZI ile KAYNANA ZIRILTISI


- KAYNAŞTIRMA HARFİ ile/ve/||/<> YARDIMCI SES


- KAYNATMAK ile "KAYNATMAK"

( Kaynamasını sağlamak. | Kaynak yaptırmak. İLE Unutturmak. | Belirli etmeden almak. | Konuşmak, sohbet etmek. )


- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET


- [ne yazık ki]
KAYPAK/LIK ile/ve/||/<> YAVŞAK/LIK


- KAYSERİLİYAN YALISI/VANLIOĞLU YALISI/GÜNYÜZ YALISI :

( Sarıyer'de Mesarburnu Caddesi üzerindedir. Boğaziçi'nde gayrimüslim binalarında görülen bir örnektir. Yalı 20. yy başlarında inşâ edilmiştir. Yalı el değiştirmiş ve Armatörlerden Cerrahoğlu ailesi yalıyı satın aldı. Bir süre sonra Mustafa Vanlıoğlu tarafından satın alındı. Tekrar el değiştirmiş olacak ki yalının duvarında Günyüz Yalısı levhası konuldu. )


- KAYTARMAK ile KAYTARABİLMEK ile KAYTARICI/LIK


- KAYYUM/KAYYIM ile MÜTEVELLİ

( Belirli bir malın yönetilmesi ya da belirli bir işin yapılması için görevlendirilen kişi. | Cami görevlisi. İLE Bir vakfın yönetimi, kendine verilmiş kişi. )


- KAZAK/LIK ile KAZAKÇA ile KAZAK ÇÖMELMESİ


- KAZAN, ABDULLAH (ESKİŞEHİR,1963) :

( İlk ve Ortaokulu İstanbul'da tamamladı. Bir süre ticaretle uğraştı. Siyasete Refah Partisi saflarında başladı ve İlçe yönetim kurulunda başkan yardımcısı olarak görev aldı. Milli Gençlik Vakfı Sarıyer İlçe Başkanlığı görevinde bulundu. 1994 yerel seçimlerinde Sarıyer Belediye Meclisi üyeliğine seçildi ve Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. )


- KAZANA/NA YANAŞIRSAK ve/||/<> KÖTÜYE YANAŞIRSAK

( Karası bulaşır. VE/||/<> Belâsı bulaşır. )


- KAZANAMAMAK ile KAYBETMEK

( NOT ABLE TO EARN/WIN vs. TO LOSE )


- Kazan'ın 20 km. kadar dışında bulunan bir tapınak, her bir kubbesinde bir tanesi yer alan ay, haç, yıldız ve öteki birçok dinin simgeleri ile tüm dinleri biraraya toplamak iddiasındadır. -ile/ve