Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 24.779 başlık/FaRk ile birlikte,
24.779 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(45/101)


- İNDÜKSİYON/INDUCTION değil/yerine/= İRGİTİM


- INDUCTANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS KÖPRÜSÜ


- INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDÜKTANS


- Ne var ki? diyerek, saf görünümlü kurnaz olmadan KONUŞ!!!


- İNEBİLMEK ile İNEBOLU


- İNEKLEMEK ile İNEK/LİK ile İNEKLİ ile İNEKÇİ/LİK ile İNEK YAĞI


- INERT ELECTRODE[İng.] / INAKTIVE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT ELEKTROT


- İNFAK değil/yerine/= GEÇİNDİRİ


- İNFAZ[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÜRÜTÜMLEMEK


- INFECTION :/yerine ENFEKSİYON


- INFERANS/INFERENCE[İng.] değil/yerine/= ÇIKARSAMA


- [not] INFERENCE vs. (ONLY) THINKING


- İNFİAL değil/yerine/= ETKİLENME


- İNFİAL değil/yerine/= KIZGINLIK/ÖFKE


- INFINATUM ile/ve/||/<> INTERMINATUM


- INFINITE vs. UNLIMITED


- İNFLAMATUAR BAĞIRSAK SAYRILIĞI ile/||/<> ÇÖLYAK

( Bağırsakların süreğen yangısı. İLE/||/<> Gluten tüketimi sonucu ince bağırsaklarda hasar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- İNFLAMATUVAR BAĞIRSAK HASTALIĞI ile/||/<> İRRİTABL BAĞIRSAK SENDROMU

( İnflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH) organik inflamasyon İLE irritabl bağırsak sendromu (İBS) fonksiyonel bir bozukluktur. İBH doku hasarı İLE İBS normal endoskopi sonuçları gösterir. İkisinde de mikrobiyota değişiklikleri görülür. )


- INFLATION İLE DARK ENERGY İLE DARK MATTER İLE BARYOGENESİS ile/||/<> KOZMOLOJİK PROBLEMLER

( Evrenin çözülmemiş gizemleri. )

( Formül: w = P/ρ = -1 (DE) )


- INFLATION :/yerine ENFLASYON


- INFLUENCE :/yerine ETKİ, ETKİLEMEK


- INFLUENCE/TO EFFECT vs. "TO INVOLVE"


- GRİP/İNFLUENZA/ENFLUENZA ile/||/<> SOĞUK ALGINLIĞI, PAÇAVRA SAYRILIĞI

( Grip virüsünün neden olduğu ve ciddi belirtilerle süren bir sayrılık. İLE/||/<> Daha hafif belirtilerle süren ve genellikle rinovirüslerin neden olduğu bir sayrılık. )


- GRİP/İNFLUENZA/ENFLUENZA ile/||/<> KORONAVİRÜS

( İnfluenza virüslerinin neden olduğu, ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrıları ile ilişkili bir sayrılık. İLE/||/<> Koronavirüslerin neden olduğu, solunum yolu bulaşları ile ilişkili bir sayrılık. )


- INFORMATION THEORY ile/||/<> COMMUNİCATION THEORY

( Information theory bilginin matematiksel ölçümü ve kodlamasını incelerken İLE communication theory bilgi aktarım sistemlerini mühendislik açısından inceler )

( Formül: Shannon entropy )


- RADIATION INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROT STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNFRARED IŞINLAR


- INFRARED RADYASYON/INFRARED RADIATION[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM


- İNFRASES İLE SES İLE ULTRASES ile/||/<> SES FREKANS ARALIKLARI

( İnsan kulağının duyma aralığı ve ötesi. )

( Formül: f = 20-20000 Hz (insan) )


- İNFRASOUND İLE İŞİTİLEBİLİR İLE ULTRASOUND ile/||/<> SES FREKANS BANTLARI

( Ses dalgası frekans aralıkları. )

( Formül: f = v/λ )


- INGENIOUS vs. INGENUOUS


- İNGİLİZ YARARCILIĞI ile/ve/||/<>/> EVRİMCİ DOĞACILIK ile/ve/||/<>/> AMERİKAN YARARCILIĞI


- İNGİLİZ ile İNGİLİZCE ile İNGİLİZ İPİ ile İNGİLİZ TUZU ile İNGİLİZ SİCİMİ ile İNGİLİZ ANAHTARI ile İNGİLİZ SİYASETİ ile İNGİLİZ İNGİLİZCESİ


- İngilizce değil TÜRKÇE KONUŞ!!! -değil


- İNGİLİZCE ile/ve/değil/<> BİSLAMA

( ... İLE/VE/<> Vanuatu'da, 115 ayrı kültür ve dil oluşmuş. İki komşu köy bile birbiriyle anlaşamıyormuş. Daha sonra, dil olarak bozuk bir İngilizce olan "Bislama" kabul edilmiş. )


- İNGİLİZCE ile İNGİLİZ TARZI

( ENGLISH vs. ENGLISH STYLE )

( انگليسي ile بطرز انگليسي )

( ENGELYSY ile BETARZ ENGELYSY )


- İNGİLİZÇE değil İNGİLİZCE


- İNGİLİZCE'NİN TARİHÇESİ...

( )


- İNGİLİZCE'Yİ:
İng.-TÜRKÇE SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine TÜRKÇE-İng. SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK


- İNGİLTERE ile/ve/||/<> BÜYÜK BRİTANYA ile/ve/||/<> BİRLEŞİK KRALLIK

( image )


- inhal.[Lat. < INHALETUR] değil/yerine/= SOLUKLA İÇERİ ÇEK


- İNHALASYON ile İNHALE ETMEK ile İNHALER

( Soluma. İLE Solumak. İLE Solunan, ilaç solutucu [aygıt]. )


- İNHİBE/INHIBITED[İng.] değil/yerine/= ENGELLENMİŞ


- İNHİBE ile İNHİBE ETMEK ile İNHİBİSYON ile İNHİBİTOR

( Baskılanmış, engellenmiş. İLE Baskılamak, engellemek. İLE Baskılama, engelleme. İLE Baskılayıcı, engelleyici, önleyici. )


- İNHİBİSYON/INHIBITION[İng.] değil/yerine/= ENGELLE(N)ME


- İNHİBİTÖR[İng.] değil/yerine/= ENGELLEYİCİ


- INHIBITOR[İng.] / INHIBITEURS[Fr.] / INHIBITOR, STABILISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNHİBİTOR


- İNHİMÂK[Ar.] ile İNHİMÂK[Ar. çoğ. İNHİMÂKÂT]

( Ahmak gibi görünme. İLE Bir şeyin üzerine fazla düşme, fazlasıyla düşkünlük. )


- İNHİZÂM[Ar. < HEZÎMET | çoğ. İNHİZÂMÂT] ile İNHİZÂM[Ar. < HAZM]

( Bozgunluk, bozulma, alt olma, hezimete uğrama. İLE Bir şeyin üzerine fazla düşme, fazlasıyla düşkünlük. )


- İNİLMEK ile İNİ ile İNİK ile İNİŞ ile İNİŞLİ ile İNİM İNİM ile İNİK DENİZ ile İNİŞ AŞAĞI ile İNİŞ ÇIKIŞ ile İNİŞ TAKIMLARI ile İNİŞLİ YOKUŞLU ile İNİŞLİ ÇIKIŞLI


- İN'İSÂB[Ar.]/INNERVATION[İng./Fr.] değil/yerine/= SİNİRLERİ GÜÇLENDİRME | SİNİRLERİN GÖVDEDEKİ DAĞILIŞI


- İNİSİYATİF ile/ve/<> GÖNÜLLÜLÜK

( Hem bireysellikte, hem/ve de toplumsallıkta. )


- İNİSİYATİF[Fr./İng. < INITIATIVE] değil/yerine/= ÖNCE(Cİ)LİK, ÖNCÜLÜK


- INITIALLY :/yerine BAŞLANGIÇTA


- INJURY :/yerine YARALANMA


- İNKİŞÂF[< KEŞF] değil/yerine/= AÇILMA, AÇINIM | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ

( AÇILMA | MEYDANA ÇIKMA | MANEVİ SIRLARIN GÖRÜNMESİ )


- İNKOMPLET/INCOMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN | TAMAMLANMAMIŞ


- İNKONTİNANS ile/||/<> RETANSİYON

( Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. İLE/||/<> Sidik ya da dışkının tutulamaması. )


- İNMEK ile TORUNLARI ile İNDİ ile İMAM RIZA'NIN SOYUNDAN ile ALÇALAN ile İNİŞ

( DESCEND vs. DESCENDANTS vs. DESCENDED vs. DESCENDED FROM EMAM REZA vs. DESCENDING vs. DESCENT )

( نزول کردن ile پائين رفتن ile اعقاب ile معنعن ile رضوي ile نزولي ile نژاد ile نسب ile نزول ile هبوط )

( NEZOL KARDAN ile PAYEYNE RAFTAN ile EGHAB ile معنعن ile REZVY ile NEZOLY ile NEJAD ile NASB ile NEZOL ile CPEHBUT )


- İNNATE İLE LEARNED İLE IMPRİNTING ile/||/<> DAVRANIŞ TÜRLERİ

( Hayvan davranış kategorileri. )

( Formül: Critical period )


- INNER EXISTENCE vs. EXTERIOR EXISTENCE


- INNOCENT vs. PROTECTED


- GAYRI UZVÎ[Osm.] / INORGANIC[İng.] / ANORGANISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK, ANORGANİK


- INORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK ASİT


- INORGANIC CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE MINÉRALE[Fr.] / ANORGANISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK KİMYA


- INORGANIC PEROXIDE[İng.] / ANORGANISCHE PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PEROKSİT


- INORGANIC PIGMENT[İng.] / ANORGANISCHE PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PİGMENT


- INORGANIC POLYMER[İng.] / ANORGANISCHE POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK POLİMER


- İNORGANİK SCİNTİLLATOR ile/||/<> ORGANİK SCİNTİLLATOR

( İnorganik scintillator kristal yapıda radyasyonu ışığa çevirirken İLE organik scintillator organik moleküllerle floresan verir )

( Formül: CsI(Tl) )


- INORGANIC LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE INORGANIQUE[Fr.] / ANORGANISCHER FLÜSSIGLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK SIVI LAZER


- İNORGANİK ile İNORGANİK ÖGE ile İNORGANİK KİMYA


- İNORGANİK[İng.]/ANORGANİK[Fr.] ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK

( )

( Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/||/<>/> ... İLE/||/<>/> Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )


- İNOTROPİK/INOTROPIC[İng.] değil/yerine/= KASILIM ETKİLER


- İNOVASYON/INNOVATION[İng.] değil/yerine/= YENİLEŞİM


- İNOVATİF/INNOVATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLİKÇİ


- İNŞÂ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<>/> İNŞÂ EDİLEBİLİR ÜZERİNDEN KAVRANILABİLİRLİK


- İNŞÂ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<>/> SINIRLARI


- İNŞAALLAH ile/ve/<> MAAŞALLAH ile/ve/<> DUR BAKALIM

( Türk "felsefesi". )


- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI

( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )

( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )

( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )


- İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ değil YÜKSEK İNŞAAT MÜHENDİSİ

(

)


- İNSAF ile/ve HAKKÂNİYET

( JUSTICE/MERCY vs./and EQUITY )


- İNSAF ile İNİSİYATİF


- İNSAF ile İNSAFLI/LIK ile İNSAFSIZ/LIK ile İNSAFLICA ile İNSAFSIZCA


- İNSAN ADINI:
"... DİYE" ile/değil "... OLARAK" (KAYDETMEK/BELİRTMEK vs.)


- İNSAN BİLİMİ/ANTROPOLOJİ ile İNSANIN GELİŞMESİ BİLİMİ

( BEŞERİYYÂT ile ... )

( ANTHROPOLOGY vs. EUGENICS )


- İNSAN BİLİMLERİ ile/ve FEN BİLİMLERİ


- İNSAN FELSEFESİNDE:
FİZİK ÖTESİ/METAFİZİK ve/<> VARLIKBİLİM/ONTOLOJİ ve/<> BİLGİBİLİM/EPİSTEMOLOJİ ve/<> ZİHİNBİLİM/PSİKOLOJİ ve/<> TOPLUMBİLİM/SOSYOLOJİ


- İNSAN GÖZÜNÜN DUYABİLME EŞİKLERİ VE ARALIĞI -ile

( 400 - 800 tHz )


- BİREYSEL BAŞVURUDA:
İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ(AİHM)
ile/ve/değil/önce/||/<>/<
ANAYASA MAHKEMESİ(AYM)

( )


- KİŞİ(İNSAN) HAKLARININ:
TANINMASI ile/ve/<> KORUNMASI ile/ve/<> GELİŞTİRİLMESİ


- [ne yazık ki]
!İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> !İNSAN TİCARETİ

( TCK79 ile/ve/||/<> TCK80 )


- İNSAN/KİŞİ:
KENDİ OLAN ile/ve/||/<> ARASINDA (SIKIŞIP) KALAN ile/ve/||/<> ÂŞIK OLAN


- İNSAN:
KONUŞAN ile/ve/değil/||/<>/< KONUŞULAN


- İNSAN KULAĞININ DUYABİLME EŞİKLERİ VE ARALIĞI:
16 - 20 Hz ile 16.000 - 20.000 Hz arasındaki sesleri duyabilir.


- İNSAN OLANLARIN DÜŞÜNEBİLİYOR OLMASI ile/değil DÜŞÜNEBİLEN HERKESİN, İNSAN OLMASI


- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ


- İNSAN ile İNSANOĞLU ile İNSANLAR ile İNSAN DOĞASI ile İNSAN HAKKI ile İNSAN HAKLARI ile İNSAN HAKLARI KAYDI ile HÜMANİZM ile İNSANLIK ile İNSANCILLAŞTIRMAK ile İNSANCA

( HUMAN vs. HUMAN BEING vs. HUMAN BEINGS vs. HUMAN NATURE vs. HUMAN RIGHT vs. HUMAN RIGHTS vs. HUMAN RIGHTS RECORD vs. HUMANISM vs. HUMANITY vs. HUMANIZE vs. HUMANLY )

( خاکزاد ile هومن ile هومان ile انسان ile ادم ile بشري ile بشر ile وابسته بانسان ile آدميزاد ile آدم ile اشرف مخلوقات ile ناس ile ناسوت ile حق بشر ile حقوق بشر ile پيشينه حقوق بشر ile علوم انساني ile بشريت ile نوع دوستي ile ادبيات وفرهنگ ile آدميت ile انسانيت ile آدمي ile مروت ile نوع بشر ile انسان شدن ile با مروت کردن ile بطور انساني )

( KHAKZAD ile TEOOMEN ile TEOOMAN ile ENSAN ile ADAM ile BESHARY ile BESHAR ile VABASTEH BANSAN ile ADAMYZAD ile ADAM ile ESHARF MOKHLOGHAT ile ناس ile NASUT ile HAGH BESHAR ile HOQUQ BESHAR ile PEYSHYNAH HOQUQ BESHAR ile ALUM ENSANY ile BESHARYT ile NO DOSTY ile ADABYAT VAFAREANG ile ADAMYT ile ENSANYT ile ADAMY ile MOROT ile NO BESHAR ile ENSAN SHODAN ile BA MOROT KARDAN ile BETOR ENSANY )


- İNSAN ile/||/<> POSTHUMAN

( Transhümanizm )

( Nick Bostrom tarafından 2003 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1973-) (Ülke: İsveç) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Simülasyon hipotezi, yapay zeka riskleri) )


- İNSANA/KİŞİYE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN ve/=/||/<> EVRENE SIĞABİLEN/SIĞAMAYAN

( Evren. VE/=/||/<> İnsan. )


- İNSANBİÇİMCİLİK = MÜŞEBBİHE = ANTHROPOMORPHISM[İng.] = ANTHROPOMORPHISME[Fr.] = ANTHROPOMORPHISMUS[Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. MORPHE:BİÇİM[Yun.]


- İNSANBİLİM = BEŞERİYAT = ANTHROPOLOGY[İng.] = ANTHROPOLOGIE[Fr., Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. LOGOS:BİLİM[Yun.] = ANTROPOLOGÍA[İsp.]


- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK" değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK


- İNSANİ YETKİNLİK ve/||/<>/> SİYASET


- İNSANİÇİNCİLİK = Lİ-L-BEŞERİYE = ANTHROPOCENTRISM[İng.] = ANTHROPOCENTRISME[Fr.] = ANTHROPOZENTRISMUS[Alm.] = ANTHROPOS-KHENTRON[Yun.]


- İNSANIMSI/LIK ile İNSANIMSILAR


- İNSANIN "DOĞASI" değil İNSANDAKİ(GÖVDESİNDEKİ) DOĞA


- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ

( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )


- İNSANIN VE KİŞİNİN BİRİCİKLİĞİ:
"SEÇKİNLİK" değil VAROLUŞSAL


- İNSANİYET ile İNSANİYETLİ/LİK ile İNSANİYETSİZ/LİK


- İNSAN/KİŞİ:
NE İSTEDİĞİNİ BİLEBİLEN ile/ve/değil/||/<>/< NE İSTEMEDİĞİNİ BİLEBİLEN


- İNSAN/KİŞİ ve/<> GÖRÜNMEYEN VAROLAN


- İNSAN(KİŞİ/KENDİN):
OKYANUSUN İÇİNDE BİR DAMLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİR DAMLANIN İÇİNDEKİ OKYANUS


- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"


- İNSANLAŞMAK ile İNSAN/LIK ile İNSANİ ile İNSANCA ile İNSANCI/LIK ile İNSANLI/LIK ile İNSANSIZ/LIK ile İNSAN HALİ ile İNSAN BİLİMİ ile İNSAN EVLADI ile İNSAN KURUSU ile İNSAN BİLİMCİ ile İNSAN BİÇİMCİ/LİK ile İNSAN SARRAFI ile İNSANİ YARDIM ile İNSANLIK HALİ ile İNSANLIK SUÇU ile İNSANSIZ ARAÇ ile İNSAN BİLİMSEL ile İNSANSIZ BÖLGE ile İNSAN COĞRAFYASI ile İNSAN MÜSVEDDESİ


- İNSANLIĞI "KURTARMA" "İSTEĞİ" ile/değil/ne yazık ki/>< "İNSANLIĞA HÜKMETME İSTEĞİ"


- İNSANLIĞIN:
KARDEŞLİĞİ ve/||/<> BİRLİĞİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜĞÜ


- İNSANLIK OLARAK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLARAK


- İNSANLIK:
"SAHİP OLDUKLARIMIZ" değil PAYLAŞTIKLARIMIZ


- İNSANLIK = BEŞERİYET, İNSANİYET = HUMANITY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]


- İNSANLIKTA, GELİŞİMİNDE VE (NESNEYİ/DÜŞÜNCEYİ) KAVRAMADA ...:
BAŞ PARMAĞIN GELİŞİMİ/KULLANIMI ve/||/<> ÇENENİN ÜÇÜNCÜ(İLERİ-GERİ) HAREKETİ (VE GÜCÜ/YETİSİ)


- İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK


- INSCRİBED ile/||/<> CİRCUMSCRİBED

( Inscribed içine çizilen İLE circumscribed dışına çizilen. )

( Formül: Inside İLE outside construction )


- INSEMINASYON/INSEMINATION[İng.] değil/yerine/= TOHUMLAMA


- İNSİCÂM ile MERBÛTİYET

( Yağmurun sürekli yağması. | Gitme, gidiş. | Düzgün söz. İLE Bağlılık, eklilik, ilinti. )


- İNSİDANS/INCIDENCE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜLME SIKLIĞI


- İNŞİKAK-I/ŞAKK-I KAMER değil/yerine/= AYIN YARILMASI


- INSISTENCE vs. ASSERTION


- İNSİYATİF değil İNİSİYATİF


- INSPIRASYON/INSPIRATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM


- INSPİRASYON ile/||/<> EKSPİRASYON

( İnspirasyon nefes alma, ekspirasyon nefes vermedir )

( Formül: Soluk alma İLE verme )


- INSPIRATION vs. INTUITION


- INSPIRATUVAR/INSPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM İLİŞKİLİ


- INSPIRYUM/INSPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM


- INSTANTON[İng.] / INSTANTON[Fr.] / INSTANTON[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSTANTON


- INSTEAD vs. EUPHEMISM


- instill.[Lat. < INSTILLANDUS] değil/yerine/= DAMLA DAMLA AKITILSIN


- INSTRUMENT :/yerine ENSTRÜMAN


- İNSÜLİN İLE GLUKAGON İLE SOMATOSTATİN ile/||/<> GLİKOZ DÜZENLEYİCİLER

( Kan şekeri kontrolünde rol alan hormonlar. )

( Formül: HbA1c < %7 (hedef) )


- INSURANCE vs. REINSURANCE


- INSURANCE :/yerine SİGORTA


- INTEGRABLE İLE CHAOTİC İLE SOLİTON ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN SİSTEMLER

( Nonlineer dinamik ve çözümler. )

( Formül: ∂u/∂t + 6u∂u/∂x + ∂³u/∂x³ = 0 )


- INTEGRAL vs. UNIVERSAL


- İNTEGRAL ile İNTEGRAL DENKLEMİ ile İNTEGRAL HESAPLARI


- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK

( INTEGRAL vs. INTEGRAL CALCULUS vs. INTEGRAL PART vs. INTEGRAND vs. INTEGRATE vs. INTEGRATED vs. INTEGRATION vs. INTEGRITY )

( لاينفک ile انتگرال ile بي کسر ile حساب جامعه ile جز لازم ile جزء لاينفک ile انتگرالده ile انتگران ile اختلاط ile يکپارچه ile مجتمع سازي ile يکپارچگي ile تماميت )

( LAYNAFAK ile ENTEGARAL ile BEY KASAR ile HASAB JAMEH ile JAZ LAZM ile JOZ LAYNAFAK ile ENTEGARALDEH ile ENTEGARAN ile AKHTELAT ile YKAPARCHEH ile MOJTAM SAZY ile YKAPARCHAGY ile TAMAMYT )


- INTEGRANT vs. COMPLEMENTARY


- INTEGRITY vs. CONCENTRATION


- INTEGRITY IN THE SELF vs. SEPERATION TO OUT WORLD [AND MANAGEMENT]


- İNTENSİF/İNTENSIVE[İng.] değil/yerine/= YOĞUN


- INTENSIFY vs. DEEPEN


- INTENSITY :/yerine YOĞUNLUK


- INTENTION vs. PURPOSE


- INTENTION :/yerine NİYET


- INTENTION vs./and ACTION


- INTENTION vs./and SERIOUSNESS


- INTERACTION :/yerine ETKİLEŞİM


- INTERAKSİYON/INTERACTION[İng.] değil/yerine/= ETKİLEŞİM


- İNTERAKSİYON değil/yerine/= ETKİLEŞİM


- İNTERAKTİF yerine ETKİLEŞİMLİ


- İNTERAKTİF değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİ


- INTERESTED vs. CONNECTED/RELATED


- INTERİYOR/INTERIOR[İng.] değil/yerine/= İÇ BÖLÜM


- İNTERNETİNE" GEÇMEK değil (WI-FI/GPRS) BAĞLANTISINA GEÇMEK


- İNTERNETTE:
GÖRÜNÜRLÜK ile/ve/||/<> ERİŞİM KOLAYLIĞI


- INTERPOZİSYON/INTERPOSITION[İng.] değil/yerine/= ARAYA KONUMLAMA


- INTERPRET :/yerine YORUMLAMAK


- INTERPRETATION/COMMENT vs. EXCESSIVE INTERPRETATION/COMMENT


- INTERSECTİON THEORY ile/||/<> CHERN CLASS THEORY

( Intersection theory cebirsel çeşitlerin kesişim çarpımını incelerken İLE Chern class theory vektör bundle karakteristik sınıflarını inceler )

( Formül: Intersection product )


- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ

( Mesane duvarının süreğen yangısı. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu mesane bulaşı. )


- INTERVIEW :/yerine RÖPORTAJ


- İNTİHA ile İNTİHAL ile İNTİHAP ile İNTİHAR ile İNTİHAR BOMBACISI ile İNTİHAR SALDIRISI


- İNTİHÂB[Ar. < NAHB | çoğ. İNTİHÂBÂT] ile İNTİHÂB[Ar. < NEHB | çoğ. İNTİHÂBÂT]

( Seçme/seçilme. | Seçim. | En güzel. İLE Yağma ile mal alma, kapışma, talanlama. )


- İNTİHÂBAT[Ar. < İNTİHÂB] ile İNTİHÂBÂT[Ar. < İNTİHÂB]

( Seçmeler/seçilmeler. | Seçimler. İLE Yağmalar, kapışmalar, talanlamalar. )


- İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ değil/yerine/= ÖZKIYIM GİRİŞİMİ


- İNTİKAL[< NAKL (çoğ. İNTİKALÂT)] ile İNTİMÂ'[Ar.]


- İNTİKALEN["ka" uzun okunur] ile İNTİKALÎ["ka" uzun okunur]

( İntikal suretiyle. İLE İntikal ile ilgili. )


- İNTİKAM ALMAK ile İNTİKAMCI ile İNTİKAM ALMAK

( AVENGE vs. AVENGER vs. AVENGING )

( دادگيري کردن ile انتقام گيرنده ile انتقام جو ile انتقام گير ile منتقم ile خونخواه ile دادگير ile انتقام گيري )

( DADEGYRY KARDAN ile ENTEGAM GYRANDEH ile انتقام جو ile ENTEGAM GYR ile MONTEGHAM ile KHONKHAH ile DADEGYR ile ENTEGAM GYRY )


- İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK


- İNTİSÂB ile "KAPILANMAK"

( HİÇ KENDİ KENDİNE KAYNAR MI KAZAN
ÇEVRE YANIN ATEŞ EYLEMEYİNCE )


- İNTİZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/ÇEKİDÜZEN


- İNTRAAORTİK/INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= ANA ATARDAMAR İÇİ, AORT İÇİ


- İNTRAARTERİYEL/İNTRAARTERIAL[İng.] değil/yerine/= ATARDAMAR İÇİ


- İNTRAOPERATİF/İNTRAOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SIRASINDA


- INTRINSIC (VALUE) = İÇKİN/ASIL (DEĞER)


- INTRODUCE :/yerine TANITMAK


- INTROITUS[İng.] değil/yerine/= GİRİM


- INTROVERT[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜK BİREY/ÖRGEN


- İNTÜİSYONİST İLE KLASİK İLE PARAKONSİSTENT ile/||/<> MANTIK FELSEFELERİ

( Farklı mantık yaklaşımları. )

( Formül: ¬¬p ≠ p (intüisyonist) )


- INTUITION vs. DIVINE


- INTUITION vs. GUESS


- INTUITION vs. INSTINCT -ve

( SEZGİ ile/ve İÇGÜDÜ )


- INTUITION vs. INSTINCT vs. INSIGHT vs. INKLING


- INUPIAQ/INUKTITUT -ile

( İnuitçe. )


- İNVAZİV/INVASIVE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL | YAYILMACI


- İNVAZİV RADYOLOJİ/INTERVENTIONAL RADIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ


- İNVAZİV TÜR ile/||/<> NATURALİZE TÜR

( İnvaziv zararlı yabancı, naturalize uyum sağlamış. )

( Formül: Agresif İLE entegre )


- INVENTION vs. CATCH


- INVENTION vs. INNOVATION


- İNVERSİYON/INVERSION[İng.] değil/yerine/= TERSINE DÖNME


- INVESTOR :/yerine YATIRIMCI


- İNZİVAYA ÇEKİLMEK değil/yerine/= ÇEKİLGİYE GİRMEK


- IOE/INTERNET OF EVERYTHING[İng.] değil/yerine/= HER ŞEYİN INTERNETİ


- IOFFE BARS[İng.] / BARRES D'IOFFE[Fr.] / IOFFE-STÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İOFFE ÇUBUKLARI


- IOM/INSTITUTE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIP ENSTİTÜSÜ


- IOMT/INTERNET OF MEDICAL THINGS değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ


- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ


- ION KROMATOGRAFİ ile/||/<> İYON DEĞİŞİMİ

( IC ayırma+tespit, iyon değişimi sadece ayırma. )

( Formül: Analitik İLE preparatif )


- IONIC LIQUID CATALYSIS ile/||/<> ORGANIC SOLVENT CATALYSIS

( Ionic liquid catalysis iyon sıvısı ortamında katalizken İLE organic solvent catalysis organik çözücüde kataliz yapar )

( Formül: Task-specific IL )


- IOT/INTERNET OF THINGS[İng.] değil/yerine/= NESNELERİN INTERNETİ


- IP/INTERNET PROTOKOL[İng.] değil/yerine/= INTERNET PROTOKOLÜ


- İPEK YOLU HASTALIĞI (BEHÇET) ile/||/<> BATI TİP BEHÇET

( İpek Yolu Behçeti Türkiye, Orta Doğu ve Uzak Doğu'da yüksek prevalans İLE Batı tip Behçet daha nadir ve hafiftir. İpek Yolu coğrafyası HLA-B51 yüksek sıklık İLE Batı populasyonları düşük HLA-B51 gösterir. Coğrafi dağılım hastalık şiddetini etkiler. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- İPEKBÖCEĞİ ve/<> KARATABAN

( ... VE/<> İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı. )


- İPLİKSİ YAPRAKLAR = EVRÂK-I HAYTÎYE = FEUILLES FILIFORMES


- İPSC İLE ESC İLE ORGANOİD ile/||/<> KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ

( Pluripotent hücre sistemleri. )

( Formül: OSKM faktörleri )


- İPSİ ile İPSİZ/LİK ile İPSİLER ile İPSİZ SAPSIZ ile İPSİ SOLUCANLAR


- İPSİLANTİ YALISI :

( Tarabya, Kefeliköy Caddesi üzerinde bulunan İpsilantı Yalısına çifte yalı da denilmekteydi. Sultan III. Selim (1789 - 1807) döneminde inşâ edilen bu yalı birkaç kez yandı. İlk defa 1818 yılı sonlarında ve son olarak 1932'de yandı. Bu yalıda çok büyük olay yaşandı. Yalı Rumların, Fenerliler denilen Tarih - i Osmani'de kayıtlı olan Eflak ve Boğdan Beyliklerinin zengin ailelerinden Alexandra İpsilantıs'in idi. Eflak ve Boğdan Beyliklerinin devlete ihanetleri görüldü. Ruslarla savaş çıkınca (1807) yalının sahibi Prens Alexandra İpsilanti Rusya'ya kaçınca yalı müsadere edildi ve Sultan III. Selim tarafından Dersaadet (İstanbul) Fransa Sefaretinin sayfiyesi olmak üzere Fransızlara verildi. İpsilanti yalısı 1923 yılında yanmış ve yerine yine yalı yapılmıştır. Bu yalı halen Marmara Üniversitesi tarafından kullanılmaktadır. )


- İPTİDAİ İTİRAZ değil/yerine/= İLK KARŞIÇIKI


- IR SPEKTROSKOPİ ile/||/<> UV-VİS SPEKTROSKOPİ

( IR moleküler titreşimler, UV-Vis elektronik geçişler )

( Formül: 4000-400 cm⁻¹ (IR) İLE 200-800 nm (UV-Vis) )


- İRÂDE BEYÂNI değil/yerine/= İSTENÇ BİLDİRİMİ


- İRÂDEMIZİ "GELİŞTİRMEK" değil İHTİYÂRIMIZI DEVREDE TUTMAK


- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK


- İRÂDÎ ARABULUCU/LUK ile/ve/<> YARGISAL ARABULUCU/LUK


- IRAKGÖRÜR/UZAKGÖRÜR/TELESKOP[Fr.]:
AYNALI ile/ve/||/<> MERCEKLİ

( Çok uzaktaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci. )


- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK


- TEBÂİD[Osm.] / DIVERGENCE[İng.] / DIVERGENCE[Fr.] / DIVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IRAKSAMA


- IRAKSAMAK ile IRAKSAK ile IRAKSAK MERCEK


- İRAN ile İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ile İRANLI ÖĞRENCİLER BASIN ile İRAN DÖNÜMÜ ile İRAN

( IRAN vs. IRAN MINISTRY OF FOREIGN AFFAIRS vs. IRANIAN STUDENTS PRESS vs. IRANIAN ACRE vs. IRANIAN )

( ايران ile وزارت خارجه ايران ile وابسته به ايران ile فارسي ile ايراني ile جريب ile خبرگزاري دانشجويان ايران )

( AYRAN ile VAZART KHARJEH AYRAN ile VABASTEH BAH AYRAN ile FARSY ile AYRANY ile جريب ile KHBARGOZARY DANESHJUYAN AYRAN )


- IRAQUOIS(ALTI ULUS):
CAYUGA ve/||/<> MOHAWK ve/||/<> ONCIDA ve/||/<> ONONDAGA ve/||/<> SENECA ve/||/<> TUSCARORA

( New York eyaleti olarak bilinen toprakların gerçek sahipleri. )


- İRCÂ ETMEK değil/yerine/= DÖNDÜRMEK


- İRDELEME ile/ve/<> ÇÖZÜMLEME


- İRDELEMEK ile İRDELENMEK ile İRDELEYEBİLMEK


- İRDELEMEK ile/ve/> İŞLEMEK


- IRGAMAK ile IRGANMAK ile IRGALAMAK ile IRGALANMAK ile IRGAT/LIK


- IRIAN JAYA ADASI'NDA:
PAPUA YENİ GİNE ile/ve/<> ENDONEZYA

( Sınırları 820 km. fakat herhangi bir sınır kapıları yok.
[Endonezya bölümünün başkenti, Jaiya-Pura] )


- IRIDACEAE = SÛSENÎYE


- İRİGASYON/IRRIGATION[İng.] değil/yerine/= YIKAMA


- İRİLEŞMEK ile İRİLEŞTİRMEK


- IRISH :/yerine İRLANDALI


- İRİTASYON/IRRITATION[İng.]/TAHRİŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALAMA | YAKIŞ, KAŞINDIRMA


- İRİTE[Fr. < IRRITÉ] değil/yerine/= SİNİRLENDİRME, RAHATSIZ ETME | AŞINDIRMA(TAHRİŞ), KAŞINDIRMA


- IRKÇI ULUSÇULUK ile ETNİK ULUSÇULUK ile KÜLTÜREL ULUSÇULUK ile VATAN ULUSÇULUK


- IRKÇI/LIK ile/değil YABANCI DÜŞMAN(LIĞ)I


- İRKİLMEK ile İRKİLTMEK


- IRKLAR ARASI ile BİRBİRİYLE İLİŞKİ KURMAK ile SORGULAMAK ile SORGULAMA ile SORGULAYICI ile SORGULAYICI ile YARIDA KESMEK ile KESİNTİ KOŞULU ile KESİNTİYE UĞRADI ile KESİNTİ

( INTERRACIAL vs. INTERRELATE vs. INTERROGATE vs. INTERROGATION vs. INTERROGATIVE vs. INTERROGATOR vs. INTERRUPT vs. INTERRUPT CONDITION vs. INTERRUPTED vs. INTERRUPTION )

( بين نژادي ile بهم ارتباط داشتن ile مناسبات مشترک داشتن ile تحت بازجويي قرار دادن ile استنطاق کردن ile استفهام ile باز خواست ile بازجويي ile ادوات استفهام ile پرسشي ile استفهامي ile پرسش کننده ile مستنطق ile بازپرس ile ايجاد وقفه ile وضعيت وقفه ile مقطوع ile مقطع ile منقطع ile وقفه )

( BEYNE NEJADY ile BACPAM ERTABAT DASHTAN ile MENASBAT MOSHTARK DASHTAN ile TAHAT BAZJUYY GHARAR DADAN ile ESTANTAGH KARDAN ile ESTEFEHAM ile BAZ KHAST ile BAZJUYY ile EDVAT ESTEFEHAM ile PORSESHY ile استفهامي ile PORSESH KONANDEH ile مستنطق ile BAZPORS ile AYJAD VAQFEH ile VAZEYT VAQFEH ile MOGHTU ile MOGHATE ile MONAGHATE ile VAQFEH )


- İRONİ[Fr. IRONIE] değil/yerine/= ALAYSILAMA


- IRRADYASYON/IRRADİATION[İng.] değil/yerine/= IŞINLANIM


- IRREGÜLER/IRREGULAR[İng.] değil/yerine/= DÜZENSİZ


- İRRİTABL BAĞIRSAK BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> CROHN

( Bağırsak devimlerinde düzensizlik ve karın ağrısı ile ilişkili bir işlevsel bağırsak bozukluğu. İLE/||/<> Sindirim düzeninin herhangi bir bölümünü etkileyebilen, yangılı bağırsak hastalığı. )


- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK değil UYKUDAN UYANDIRMAK


- IRSEN değil/yerine/= KALITIMLA


- İRTİCA değil/yerine/= GERİCİLİK


- İRTİCÂL[Ar.] ile İRTİCÂLEN/İRTİCÂLÎ[Ar.]

( [şiir ve sözü] Birdenbire, düşünmeden içine doğduğu gibi söyleme/söyleyiş. İLE Düşünmeden, birdenbire, irtical suretiyle. )