Dokuz(9) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.648 başlık/FaRk ile birlikte,
25.648 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(45/104)
- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI
- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA
( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )
- İDEAL İLE ASAL İDEAL İLE MAKSİMAL İDEAL ile/||/<> HALKA İDEALLERİ
( Halkalardaki özel alt kümeler. )
( Formül: R/I cisim ⇔ I maksimal )
- İDEAL İLE GERÇEK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ DAVRANIŞLARI
( Gazların farklı koşullardaki davranış modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- INDUCTANCE IDÉALE[Fr.] / IDEALE INDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL İNDÜKTANS
- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER
( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )
- İDEALİST" OLMAK değil/yerine İLKELİ OLMAK / HAYIR DİYEBİLME GÜCÜ
- İDEALİZM[Fr. < IDÉALISME] değil/yerine/= ÜLKÜCÜLÜK
- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]
- İDEALİZM ile REALİZM
( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da ideallerden oluştuğunu savunan felsefi görüş. İLE Gerçekliğin zihinden bağımsız ve nesnel olduğunu savunan felsefi görüş. )
- İDEALLEŞTİRMEK ile İDEAL/LİK ile İDEALİST ile İDEALİZM ile İDEALSİZ/LİK
- IDENTIFIKASYON/IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= TANIMLAMA | ÖZDEŞLEŞTİRME
- İDEOGRAFİ(K)/LOGOGRAFİ(K) değil/yerine/= DÜŞÜNYAZIM(SAL)/İMLEKYAZIM(SAL)
- İDEOGRAM ile PİKTOGRAM
( Trafik işaretleri gibi. İLE Tuvaletleri gösteren simgeler gibi. )
- İDEOGRAM/LOGOGRAM değil/yerine/= DÜŞÜNYAZI/İMLEKYAZI
- İDEOLOJİ = İLM-İ SUVER-İ AKLİYE, FİKRİYAT, İLM-İ TASAVVUR = IDEOLOGY[İng.] = IDÉOLOGIE[Fr.] = IDEOLOGIE[Alm.] = IDEOLOGÍA[İsp.]
- İDEOLOJİK[Fr. < IDÉOLOGIQUE] değil/yerine/= İDEOLOJİ İLE İLGİLİ
- İDEOLOJİK TAVIR ile SONUÇ ODAKLILIK
- İDEOLOJİK değil/yerine/= DÜŞÜNGÜSEL
- IDIOBLAST[İng.] ile/değil/yerine/= İDİOBLAST
- IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= İDİOPATİK
( Kendiliğinden ortaya çıkan ya da bilinen bir nedeni olmayan herhangi bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili; başka bir hastalığın sonucu olmayan bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- IDISI-DIDISI(YLA) (ANLATMAK)
- İD(İ)(Y)OPATİK ile İD(İ)(Y)OSENKRAZİ ile İDİ(Y)OT
( Nedeni bilinmeyen. İLE Özgün duyarlık. İLE Geri anlaklı/zekâlı. )
- İDMÂN değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- IDRIALENE[İng.] ile/değil/yerine/= İDRİALEN
- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ
- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ
- İFADE (EDİLEBİLEN) ile/ve/||/<>/>/< İŞARET (EDİLEBİLEN)
- İFADE ETMEK ile ŞÜPHEYİ DİLE GETİRMEK ile İLGİ GÖSTERMEK ile SEVİNCİNİ İFADE ETMEK ile GÖRÜŞ BELİRTMEK ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE EDİLDİ ile İFADE ETME ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE ile ANLAMLI ile İFADE GÜCÜ ile OTOBAN
( EXPRESS vs. EXPRESS DOUBT vs. EXPRESS INTEREST vs. EXPRESS JOY vs. EXPRESS OPINION vs. EXPRESS SURPRISE vs. EXPRESSED vs. EXPRESSING vs. EXPRESSING SURPRISE vs. EXPRESSION vs. EXPRESSIVE vs. EXPRESSIVENESS vs. EXPRESSWAY )
( ابراز داشتن ile اظهار کردن ile ابراز کردن ile افاده کردن ile بيان داشتن ile اظهارکردن ile ابراز ترديد کردن ile ابراز علاقه کردن ile ابراز شادماني کردن ile نظر دادن ile تعجب کردن ile اظهار شده ile افاده ile مستعجب ile عبارت ile بيان ile حالت ile ابراز ile پک و پوز ile اصطلاح ile اظهار ile گويا ile اشارهکننده ile رسائي ile تند راه )
( EBRAZ DASHTAN ile EZEHAR KARDAN ile EBRAZ KARDAN ile AFADEH KARDAN ile BEYAN DASHTAN ile EZEHARKARDAN ile EBRAZ TARDYD KARDAN ile EBRAZ ALAGHEH KARDAN ile EBRAZ SHADMANY KARDAN ile NAZAR DADAN ile TAJAB KARDAN ile EZEHAR SHODEH ile AFADEH ile مستعجب ile EBART ile BEYAN ile HALT ile EBRAZ ile PAK VE POZ ile ESTALAH ile EZEHAR ile GOYA ile ESHARECKONANDEH ile رسائي ile TAND RAH )
- İFADE değil/yerine/= DIŞAVURUM
- İFADEDE:
KARIŞMA(MA)K ile AÇMA(MA)K
- IFS İLE L-SYSTEMS İLE CELLULAR AUTOMATA ile/||/<> FRAKTAL ÜRETİM
( Fraktal oluşturma yöntemleri. )
( Formül: F → F+F--F+F )
- İFSÂD[< FESAD] değil/yerine/= BOZMA, FESÂDÂ UĞRATMA/UĞRATILMA
- İFŞALAMAK değil İFŞA ETMEK
- İFTA ile İFTAR/LIK ile İFTAR TOPU ile İFTAR VAKTİ ile İFTAR TABAĞI ile İFTAR YEMEĞİ ile İFTAR ZAMANI ile İFTAR SOFRASI
- İFTİRA ile KARALAMAK
( DEFAMATION vs. DEFAME )
( هتاکي ile سعايت ile بدنام سازي ile بدنام کردن ile بهتان زدن ile هتاکي کردن ile افترا زدن )
( هتاکي ile سعايت ile BADNAM SAZY ile BADNAM KARDAN ile BACPETAN ZADAN ile CPETAKY KARDAN ile AFTARA ZADAN )
- İFTİRA ile/ve/değil/||/<> YANLIŞ ANLAŞILMA
- IGNATIA BEANS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNATİA FASULYESİ
- İĞNELEMEK ile İĞNELENMEK ile İĞNELETMEK ile İĞNE/LİK ile İĞNECİ/LİK ile İĞNELİ ile İĞNE ARDI ile İĞNE OYALI ile İĞNE OYASI ile İĞNELİ SÖZ ile İĞNE DELİĞİ ile İĞNE YAPRAK ile İĞNELİ FIÇI ile İĞNE YASTIĞI ile İĞNE YAPRAKLILAR
- İĞNEMSİ YAPRAKLAR = SERÎDİYYÜ'L-EVRÂK = FEUILLES ACICULAIRES
- IGNORANCE vs. CARELESSNESS
- IGNORANCE vs. OPPRESSION
- IGNORANCE vs. TO BE FAR
- IGNORANCE vs./and HATRED/SPITE/GRUDGE
- IGNORANCE vs./and TRADE/COMMERCE
- IGNORE :/yerine GÖRMEZDEN GELMEK
- İĞRENÇ ile İĞRENÇ ile İĞRENÇLİK
( ABOMINABLE vs. ABOMINATE vs. ABOMINATION )
( مکروه ile مکروه دانستن ile عمل شنيع )
( MOKROH ile MOKROH DANSTAN ile عمل شنيع )
- İĞRENMEK/TİKSİNMEK ile ÇİĞRİMEK
( ... İLE Tiksinmek, ürpererek iğrenmek. )
( İKRAH ile ... )
- İĞSİ KÖK = CEZR-İ MİĞZELÎ = RACINE FUSIFORME
- İĞTİLÂ[Ar.] ile İĞTİLÂL[Ar.] ile İHTİLÂL[Ar. < HALEL, çoğ. İHTİLÂLÂT]
( Hızlı, çabuk yürüme. İLE İçme. | Giysiyi, üst üste giyme. | Hayvanın, çok susaması. İLE Bozukluk, bozulma, karışıklık, düzensizlik. | Bir devletin siyasi, toplumsal ve iktisadi yapısını ya da yönetim düzenini değiştirmek amacıyla tüze kurallarına ve yasalara uymaksızın güç kullanarak yapılan geniş halk devimi. )
- İĞTİLÂF[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar. < HİLÂFET, çoğ. İHTİLÂFÂT] ile İTİLÂF[Ar. < ÜLFET, çoğ. İTİLÂFÂT]
( Kılıf içine girme. İLE Ayrılık, uymayış/uymama, anlaşmazlık, aykırılık. İLE Alışma, ülfet etme. | Uyuşma, uygunluk. )
- IGUANA ile GALAPAGOS KARA IGUANASI ile GALAPAGOS DENİZ IGUANASI
- İHÂNET:
"DÜŞMANDAN" ile/değil/ne yazık ki DOSTTAN
- İHANET ETMEK değil/yerine/= SATKINLIK ETMEK
- İHÂNET ile/değil MUHÂLEFET
- İHBARLAMAK ile İHBAR ile İHBARCI/LIK ile İHBARLI ile İHBAR TAZMİNATI
- İHKAK-I HAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> YARGILAMA
( Bir hakkı, usûlü dairesinde yerine getirme, mürâfaa ve muhâkeme sonucunda, ispat ve izhâr etme. )
- [ne yazık ki]
İHLÂL ile/ve/||/<> JUS COGENS İHLÂLLERİ
- İHLAS ile İHLASLI/LIK ile İHLASSIZ/LIK ile İHLASLICA ile İHLASSIZCA
- İHLÂS ile/ve SAMİMİYET
- İHMAL/İHMALKÂRLIK değil/yerine/= SAVSAMA/SAVSAKLAMA/SAVSAKLIK/BOŞLAMA
- İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA
- İHMALKÂR değil/yerine/= SAVSAK/SAVSAGAN/SAVSAMACI/BOŞLAGAN/BOŞLAMACI
- İHRACAT ile İHRACATÇI ile İHRACAT
( EXPORT vs. EXPORTER vs. EXPORTS )
( صادر کردن ile صادراتي ile کالاي صادره ile صدور ile صادرکننده ile صادر کننده ile صادرات )
( SADAR KARDAN ile SADARATY ile KALAY SADAREH ile SADVAR ile SADARKONANDEH ile SADAR KONANDEH ile SADARAT )
- İHSÂ'[Ar.] ile İHSÂ'[Ar. < HASÂ | çoğ. İHSÂİYYÂT] ile İHSÂ'[Ar.]
( Hayvan tezeği yakma. İLE Sayma, sayılma. İLE Yalnız bir ilim ve sanat ile uğraşıp onda geniş bilgi elde etme. | Eneme, eusyelerini çıkarma, hadım/iğdiş etme. )
- İHTİLAFÇI SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Sokağın ismi eskiden "Mektupçu Osman Bey Sokak" tı. Ancak sokak sakinlerinden Ziya Bey'in müthiş inatçı, itirazcı, ayrımcı ve kabul edilebilir olmaması nedeniyle sokağın ismi değiştirilerek "İhtilafçı Sokak" ismi verilmiştir. )
- İHTİMAL DAHİLİNDE[Ar.] değil/yerine/= OLASILIK İÇİNDE
- İHTİMAL ile İHTİMAM ile İHTİMALİ ile İHTİMALLİ ile İHTİMALLER HESABI
- İHTİRAS ile/ve/> YABANCILAŞMA
- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA
- İHTİYAÇ ile/yerine GEREKSİNİM
- İHTİYACA CEVAP VERMEK değil/yerine/= GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK
- İHTİYÂL[Ar.] ile İHTİYÂL[Ar. < HÎLE | çoğ. İHTİYÂLÂT] ile İHTİYÂL[Ar.]
( Kibirlenme, gururlanma, büyüklenme. İLE Hile yapma, düzen, oyun etme. İLE Korkma. )
- İHTİYÂR ile/ve DENGELİ(İTİDALİ/İTİDALLİ) İHTİYÂR
- İHTİYÂR-LAMA ve/> GENÇLEŞME
( İhtiyarlayan, yani ne yapmayacaklarını bilen kişi, gençleşmeye de başlar. )
- İHTİYARLAMA ile/değil/yerine YAŞLANMA
- İHTİYARLAMAK ile İHTİYARLATMAK ile İHTİYAR/LIK ile İHTİYARİ ile İHTİYARCA ile İHTİYARSIZ ile İHTİYARSIZCA ile İHTİYAR HEYETİ ile İHTİYAR MECLİSİ ile İHTİYAR DELİKANLI ile İHTİYARLIK SİGORTASI
- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK
- İHTİYATEN ile İHTİYATÎ
( Her duruma, her olasılığa karşı, ileriyi düşünerek. İLE İlerisi düşünülerek yapılan. )
- İHTİYATLI/İHTİYATKÂR değil/yerine/= SAKINGAN
- İHTİYAT/LI[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA/SAKINGAN
( Herhangi bir korku ya da düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak uzak durmak, içtinap etmek. | Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. | Korumak, esirgemek, gözetmek. )
- İHTİYOLOG ile İHTİYOLOJİ ile İHTİFAJİ ile İHTİFOBİ
( ICHTHYOLOGIST vs. ICHTHYOLOGY vs. ICHTHYPHAGY vs. ICHTHYPHOBIA )
( ماهي شناس ile ماهي شناسي ile ماهي خواري ile ماهي ترسي )
( MAHY SHENAS ile MAHY SHENASY ile MAHY KHARY ile MAHY TARSY )
- İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] değil/yerine/= TİTREŞİM/SESELİM/TINLAŞIM
- İHYÂ ile/||/<> İHYÂEN ile/||/<> İHYÂ-YI MEVÂT ile/||/<> MÜTEVECCİHAN
( Diriltme, canlandırma, tazelik verme. İLE/||/<> (Ham arazinin) ıslahıyle iktisap. İLE/||/<> İşlenmemiş toprağı ekime elverişli bir duruma getirme, işleme. İLE/||/<> Dönülerek. )
- II. ANALİTİK ve/+ GÖRSELLİK[Cetvel, pergel vb.]
- II. MAHMUT ve/||/<>/> ABDÜLAZİZ ve/||/<>/> FEYZİ PAŞA/FEYZULLAH İZMİDÎ
( )
- III. SELİM\'İN DEVRİLİŞİ :
( Sultan III. Selim'in (1789 - 1807) tahtan düşürülmesine neden olan Kabakçı İsyanı Rumelikavağı Hisarlarında başladı. Kale Muhafızı olan Kabakçı Mustafa etrafına topladığı bir kısım yeniçeri ile isyan bayrağını açtı ve kaleden çıkarak Büyükdere, Çayırbaşı mevkiindeki büyük çayırda ordugâh kurdu. Burada toplanan yeniçeriler saray üzerine yürüdü. Saray baskı altın alındığı için Sultan III. Selim ne kadar direndiyse de başarılı olamadı ve yerine IV. Mustafa tahta çıkarıldı. Kabakçı Mustafa bu olaydan sonra Turnacıbaşı rütbesi ile Boğaz Nazırlığına atandı (Bakan oldu). Bu olayı öğrenen Alemdar Mustafa Paşa, seferden geri dönmüş ve Pınarhisar Ayanı Ali Ağayı 300 adamı ile Rumelifeneri'nde ki köşkünde bulunan Kabakçı Mustafa'nın üzerine göndererek öldürttü. Alemdar Mustafa Paşa, ordusu ile Edirne'den İstanbul'a dönmüş ve III. Selimi tekrar tahta çıkarmak için sarayı baskın yaptı fakat III. Selim'in kanlı cesedi ile karşılaştı. IV. Mustafa'yı tahtından indirilerek II. Mahmut (1808 - 1839) tahta çıkarıldı (bkz. Kabakçı Mustafa olayı). )
- IIT ile/||/<> GWT ile/||/<> HOT ile/||/<> PREDICTIVE PROCESSING ile/||/<> BİLİNÇ KURAMLARI
( Bilincin bilimsel kuramları. )
( Formül: Φ (phi) = integrated information )
- Kaba-saba konuşacak kadar yalnız değilsin! Haddini bil de KONUŞ!!!
- İKÂMETGÂH İLMÜHABERİ[Ar.] değil/yerine/= KONUT/OTURUM/YERLEŞİM BELGESİ
- İKAMETGAH ile İKAMETGAH
( DOMICIL vs. DOMICILE )
( محل اقامت ile مقر )
( MOHAL EGHAMET ile MOGHAR )
- İKAMETGAH ile İKAMETGAHSIZ ile İKAMETGAH KAĞIDI ile İKAMETGAH İLMÜHABERİ
- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT
- ICAROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= İKAROSKOP
- İKİ ALTERNATİF/ALTERNATİFLER değil ALTERNATİF
( Alternatif, bir durumdaki/yapıda, tek ya da çoklu seçeneklerden sonraki, son ve/ya da yan seçenek/olanak anlamında, tekil anlamlı bir kullanım için geçerlidir. )
- DIATOMIC[İng.] / DIATOMIQUE[Fr.] / ZWEIÄTOMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU, DİATOMİK MOLEKÜL
- İKİ AYAĞINI BİR PABUCA SOKTURMAK ile BOĞAZINA DİZDİRTMEK
- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI
- ZWEISTOFFSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ BİLEŞENLİ SİSTEM
- [ne yazık ki]
İKİ BÜYÜK YANLIŞ(IMIZ):
DÜŞÜNMEDEN HAREKET ETMEK ve/||/<> HİÇ HAREKET ETMEDEN, SADECE/BOŞ BOŞ "DÜŞÜNMEK"
- İKİ DUDAKLI ile ÇİFT TARAFLI
( BILABIAL vs. BILABIATE )
( دولبه ile دولبهاي )
( DOLABEH ile DOLABEHYAY )
- İKİ "HAFTADIR" ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİ OTURUMDUR/DERSTİR ...
- İKİ HANELİLER
- ZWEIKANAL-OSZILLOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KANALLI OSİLOSKOP
- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İYİLİK KURALLARI:
BİRİNİN ve/||/<> ÖTEKİNİN
( Verdiğini, hemen unutması. VE/||/<> Aldığını, hiç unutmaması. )
- 2 KİŞİ OLARAK KONUŞMAK/KONUŞULAN ile 3 VE ÜZERİ KİŞİNİN BULUNDUĞU ORTAMDA KONUŞMAK/KONUŞULAN
- ZWEIPUNKT-REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ NOKTALI DÜZENLEYİCİ
- İKİ TANE HATALARIM VAR değil İKİ HATAM VAR
- İKİ TERAZİNİN KEFESİ GİBİ" değil "TERAZİNİN İKİ KEFESİ GİBİ"
- İKİ "YAN" ile/ve/değil İKİ SOYUTLAMA BİÇİMİ
- [ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK
- RİCİ[Osm.] / UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ
- İKİ YUMURTAYI BİRDEN ALMAK ile/yerine/değil TEK YUMURTAYI ALMAK
- İKİDEN FAZLA DEMET DURUMUNDA BİRLEŞİK, ÇOK DEMETLİ = KESÎRÜ'L-IHVE = POLYADELPHE
- İKİEŞEYLİ ile İKİEVCİKLİ
( Eril ve dişil eşey örgenleri bir arada bulunan, ikicinslikli. İLE Eril ve dişil çiçekleri ayrı ayrı bitkilerde bulunan bitki. )
- İKİ/LEME ile TEKRAR/LAMA
- İKİLEMEK ile İKİLENMEK ile İKİLETMEK ile İKİLEŞMEK ile İKİLEM ile İKİLEMLİ ile İKİLEMSİZ
- İKİLİK ile/ve/||/<> YANILSAMA
- İKİLİK(/DUALİTE) ile EYTİŞİM(DİYALEKTİK/CEDEL/ZÜLFİKÂR)
( Descartes. İLE Hegel. )
( ... İLE Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören us yürütme yöntemi. )
( SENEVİYE ile ÂDAB'UL-BAHS VE'L-MÜNÂZARA )
( DUALLY vs. DIALECTIC )
- TASIMIN/KIYASIN OLANAKLILIĞI:
İKİLİLERDE ile/ve/değil/||/<>/>/< ÜÇLÜLERDE
- QUADRATIC STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE STARK ETKİSİ
- QUADRATIC ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE ZEEMAN ETKİSİ
- ELECTRODE OF THE SECOND KIND[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ SINIF ELEKTROT
- ZWEITER HAUPTSATZ, ZWEITES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ YASA
- SECONDARY ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS SECONDAIRES[Fr.] / SEKUNDÄRE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL ELEKTRONLAR
- ŞUÂÂT-İ TÂLÎ[Osm.] / SECONDARY RADIATIONS[İng.] / SEKUNDÄRE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL IŞINIMLAR
- İKİNCİL KAYNAKLARLA:
ÇÖZÜMLEME değil/yerine BETİMLEME
( İkincil kaynaklarla, belki betimleyici(tasvirî) çalışmalar yapılabilir fakat çözümleyici(tahlilî) çalışmalar yapılamaz! )
- SECONDARY COSMIC RAYS[İng.] / SEKUNDÄRE KOSMISCHE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL KOZMİK IŞINLAR
- İKİNCİL METABOLİT[İng. SECONDARY METABOLITE] ile/||/<> İKİNCİL TEMAS[İng. SECONDARY CONTACT]
( Bitki ve hayvanlar tarafından üretilen, ancak temel metabolik süreçlere dahil olmayan kimyasal bileşikler. @@ Evrimsel süreçte birbirinden ayrılmış türlerin, yeniden coğrafi olarak bir araya gelmesi durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SECONDARY OPTIC AXIS[İng.] / AXE OPTIQUE SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄRE OPTISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL OPTİK EKSEN
- SECONDARY WINDING[İng.] / ENROULEMENT SECONDAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL SARGI
- SECONDARY STANDARD[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL STANDART
- SECONDARY[İng.] / SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL
- İKİRCİKLENMEK ile İKİRCİK/LİK ile İKİRCİKLİ/LİK
- İKİRCİK(TEREDDÜT) ile/değil DÜŞÜNÜYOR OLMAK
- İKİRCİM/LİK ile İKİRCİMLİ
- İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I ZÛŞIKKAYN = FEUILLE BIFIDE
- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/>/değil/yerine GÖSTERİŞ BUDALALIĞI
- İKİYÜZLÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<>/>/< KORKAK/LIK
- İKİZKENAR ile İKİZKENAR YAMUK ile İKİZKENAR ÜÇGEN
- ZWILLINGSVERWACHSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİZLENME
- İKİZLER PARADOKSU ile/||/<> SAAT PARADOKSU
( Uzay yolculuğu yapan ikiz genç kalır, ivmelenme asimetri yaratır. )
( Formül: Δτ = ∫√(1-v²/c²)dt )
- İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİ ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK
( Dünyanın ortalama sıcaklığının ve hava modellerinin uzun vadede değişmesi. İLE Bu değişimler, biyolojik çeşitlilik üzerinde birçok olumsuz etkiye sahiptir ve birçok türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmakta. )
- İKLİM ile İKLİMLEME ile İKLİM BİLİMİ ile İKLİM BİLİMCİ ile İKLİMLEME CİHAZI
- İKONA/LAR ile KOKONA/LAR
- ICONOSCOPE[İng.] / ICONOSCOPE[Fr.] / IKONOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İKONOSKOP
- ICOSINENE[İng.] ile/değil/yerine/= İKOSİNEN
- İKRAH[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İĞRENMEK/TİKSİNMEK
- İKRAM (ETMEK) değil/yerine/= SUNUNÇ/LAMAK
- İKRAMİYE değil/yerine/= SUNUNÇLUK
- İKSÂ'[< KİSVET]:
GİYDİRME, GİYDİRİLME -<
- İKTİDARDA KALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBARDA KALMAK
- İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ değil/yerine/= GEÇİMGE VE YÖNETİM BİLİMLERİ ALANDALI
- ICHTHYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= İKTİYOLAT
- ICHTHULIN[İng.] ile/değil/yerine/= İKTULİN
- İLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ, İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ
- İLAÇ İLE ENZİM İLE SUBSTRAT İLE İNHİBİTÖR İLE AGONİST İLE ANTAGONİST ile/||/<> FARMAKOLOJİ TEMELERİ
( İlaç-reseptör etkileşimlerinin temel kavramları. )
( Formül: Km = [S] at Vmax/2 )
- İLAÇ[İng. MEDICATION] ile/||/<> FARMAKOPE[İng. PHARMACOPOEIA] ile/||/<> KAPSÜL[İng. CAPSUL] ile/||/<> PLASEBO
( Bir ya da daha fazla aktif ve/veya aktif olmayan bileşen içeren dozaj formu. İlaçlar; tablet, kapsül, sıvı ve krem olmak üzere birçok dozaj biçiminde üretilir. Ağız yoluyla, damar içine infüzyonla ya da kulağa ya da göze damlatılan damlalar gibi farklı şekillerde kullanılabilir. Aktif bileşen içeren form; bir hastalığın ya da anormal durumun semptomlarını önlemek, teşhis etmek, tedavi etmek ya da hafifletmek için kullanılır. @@ İlaçları ya da diğer farmakolojik maddeleri, özellikle bunların kullanımını, hazırlanmasını ve düzenlenmesini açıklayan resmî kitap. @@ Hücreyi saran, yoğun ve sıkı yapıda protein ya da polisakkarit. @@ Hiçbir kimyasal ve biyolojik etkisi olmayan, hastaya ilaç olduğu söylenerek verilen maddelerdir, amaç hasta üstünde deneyi yapılan ilaca psikolojik kontrol öbeği oluşturmaktır. Plasebo, etkisi farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir. İlaç vücuda ağız, burun ya da enjeksiyon yolu ile verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İLAÇ TOLERANSI/DRUG TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOZ YETERSİZLİĞİ
- İLAÇ ile UYUŞTURUCU BAĞIMLISI ile UYUŞTURUCU EVİ ile UYUŞTURUCU
( DRUG vs. DRUG ADDICT vs. DRUG HOUSE vs. DRUGS )
( دوا زدن ile دوا دادن ile دارو خوراندن ile دارو ile دوا ile شيره اي ile شيره کش ile ترياکي ile حشيشي ile شيره خانه ile مواد مخدر )
( DAVA ZADAN ile DAVA DADAN ile DARO KHORANDAN ile DARO ile دوا ile SHYRAH AY ile SHYRAH KESH ile ترياکي ile حشيشي ile SHYRAH KHANEH ile MOVAD MOKHODAR )
- İLAÇLAMAK ile İLAHLAŞMAK ile İLAÇLANMAK ile İLAHLAŞTIRMAK ile İLA ile İLAH ile İLAM ile İLAN ile İLAÇ/LIK ile İLANCI/LIK ile İLAÇLI ile İLAÇSIZ/LIK ile İLAN PANOSU ile İLAÇ BİLİMİ ile İLAN TAHTASI
- İLAÇLARDA:
AĞRIYI/ETKİYİ/SORUNU ...
"ENGELLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< AZALTMAK
- İLÂHÎ MELANKOLİ ile AKLÎ MELANKOLİ ile HAYALÎ MELANKOLİ
( MELANCHOLIA MENTIS vs. MELANCHOLIA RATIONIS vs. MELANCHOLIA IMAGINATIONIS )
- İLÂHÎ ile/ve METAFİZİK
( İlâh. İLE/VE Felek. )
( Sınırsız. İLE/VE Sınırsıza yakın fakat sınırlı. )
( KÜRSÎ: ATLAS FELEĞİ )
( SİPİHR, GERDÛN: FELEK )
- İLAHİYAT ile/ve/||/<> MİSTİSİZM
- İLÂVETEN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= EK OLARAK/EK YOLUYLA/EKLEYEREK
- İLCAM[Ar.] değil/yerine/= GEMLEMEK, DİZGİNLEMEK
- İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜ :
( Büyükdere'de Çayırbaşı Caddesi üzerinde bulunmaktadır. )
- İLENMEK ile İLETMEK ile İLERLEMEK ile İLETİLMEK ile İLERLETMEK ile İLETEBİLMEK ile İLERLETEBİLMEK ile İLERLEYEBİLMEK ile İLE ile İLEK
- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU
- İLERİ ile/ve/değil KAPSAYICI
- DIRECTION DE LA PROPAGATION[Fr.] ile/değil/yerine/= İLERLEME YÖNÜ
- İLERLE(T)ME ile/ve/||/<> GENİŞLE(T)ME
- İLERLEMEK ile AVANS ÜCRETİ ile AVANS PARASI ile PEŞİN ÖDEME ile PEŞİN SATIN ALMA ile AVANS ÜCRETİ ile GELİŞMİŞ ile İLERLEME ile İLERLEYEN
( ADVANCE vs. ADVANCE FARE vs. ADVANCE MONEY vs. ADVANCE PAYMENT vs. ADVANCE PURCHASE vs. ADVANCE WAGE vs. ADVANCED vs. ADVANCEMENT vs. ADVANCING )
( پيش افتادن ile پيشرفت کردن ile جلو افتادن ile جلو آمدن ile جلو رفتن ile ترقي دادن ile جلو بردن ile ترقي کردن ile راقي ile پيش رفتن ile پيشروي ile پيشروي کردن ile پيش کريه ile سلم ile پيش پرداخت ile مساعده ile سلف خري ile پيش مزد ile پيشرفته ile ترفيع ile پيشرفتگي ile پيشرفت )
( PEYSH AFTADAN ile PEYSHRAFT KARDAN ile JELO AFTADAN ile JELO AMADAN ile JELO RAFTAN ile TARGHY DADAN ile JELO BARDAN ile TARGHY KARDAN ile راقي ile PEYSH RAFTAN ile PEYSHROY ile PEYSHROY KARDAN ile PEYSH KARYYEH ile SALAM ile PEYSH PARDAKHT ile مساعده ile SOLF KHARY ile PEYSH MOZD ile PEYSHRAFTEH ile TARFYE ile PEYSHRAFTAGY ile PEYSHRAFT )
- İLERLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRDÜRMEK
- İLERLEMEK ile "YANAŞMAK"
- İLERLEMEK ile/ve YÜRÜMEK
- ADVANCED POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS AVANCÉS[Fr.] / FORTGESCHRITTENE POTENTIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEMİŞ POTANSİYELLER
- PROGRESSIVE WAVE TUBE[İng.] / TUBE À ONDES PROGRESSIVES[Fr.] / FORTSCHREITENDE WELLENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEYEN DALGA TÜPÜ
- PROGRESSIVE WAVE[İng.] / ONDE PROGRESSIVE[Fr.] / FORTLAUFENDE WELLE, FORTSCHREITENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEYEN DALGA
- İLERLEYİCİ/LİK ile/ve/||/<> YENİLİKÇİ/LİK
- İLERLEYİŞ ile İLERLEYİCİ BENZEŞME
- NÂKİLİYET[Osm.] / TRANSMISSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= İLETİLİRLİK
- CONDUCTION ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON DE CONDUCTION[Fr.] / LEITUNGSELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM ELEKTRONU
- İLETİM İLE TAŞINIM İLE IŞIMA ile/||/<> ISI TRANSFER MEKANİZMALARI
( Isının üç temel aktarım yöntemi. )
( Formül: q = -k∇T + hΔT + εσT⁴ )
- TRANSMISSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TRANSMISSION[Fr.] / DURCHLÄSSIGKEITSFAKTOR, LEITUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM KATSAYISI
- İLETİM ile/||/<> KONVEKSİYON
( İletim doğrudan temas İLE konveksiyon akışkan hareketi )
( Formül: Q/t = kAΔT/d (iletim) )
- İLETİM ile/||/<> TAŞINIM (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( İletim katılarda, taşınım akışkanlarda ısı transferidir )
( Formül: Q=kAΔT/d İLE Q=hAΔT )
- İLETİŞİM KURAMADIK" ile/değil/||/<>/> ANLAŞAMADIK
- İLETİŞİM TÜRLERİ:
KİTLE İLETİŞİMİ ile/ve/değil/||/<>/< ÖRGÜTSEL DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< ÖBEKLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİSEL DÜZEY
- İLETİŞİM ile/ve BİLDİRİŞİM
- İLETİŞİM ile/ve/değil/önce/||/<>/< ETKİLEŞİM
( [not] COMMUNICATION vs./and/first/but/||/<>/< INTERACTION )
- İLETİŞİM ile İLETİŞİMCİ/LİK ile İLETİŞİMLİ/LİK ile İLETİŞİMSİZ/LİK ile İLETİŞİM AĞI ile İLETİŞİM ORTAMI ile İLETİŞİM UZMANI ile İLETİŞİM MERKEZİ ile İLETİŞİM ARAÇLARI ile İLETİŞİM UZMANLIĞI
- İLETİŞİM ile/ve PİKTOGRAFİ
( ... İLE/VE Resim ve çizim aracılığıyla iletişim. )
( COMMUNICATION vs./and PICTOGRAPHY )
- İLETİŞMEK ile İLETİLEBİLMEK ile İLETİ ile İLETİM ile İLETİŞ
- NAKLEDEN, NAKLETMEK[Osm.] / CONDUCTOR, CONDUCTANCE, CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTEUR, CONDUCTIBILITÉ[Fr.] / LEITER, LEITFÄHIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETKEN/LİK
- İLETKEN ile/||/<> YARIİLETKEN
( İletkenler elektriği kolayca iletir İLE yarıiletkenler belirli koşullarda iletir )
( Bardeen tarafından 1947 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: fizik) )
- İLETKEN ile YÖNETMEK ile GÖRÜŞ BİLDİRMEK ile ARAŞTIRMA YAPMAK ile İLETKENLİK ile İLETKENLİK ile ORKESTRA ŞEFİ
( CONDUCIVE vs. CONDUCT vs. CONDUCT AN OPINION vs. CONDUCT RESEARCH vs. CONDUCTANCE vs. CONDUCTIVITY vs. CONDUCTOR )
( منجر شونده ile رفتار ile کردار ile نظر خواهي کردن ile پژوهش کردن ile ميزان هدايت ile قابليت هدايت ile رسانائي ile رسانا ile هادي )
( MANJER SHVANDEH ile RAFTAR ile کردار ile NAZAR KHAHY KARDAN ile PAJOOSH KARDAN ile MYZAN CPEHDAYT ile GHABELYT CPEHDAYT ile رسانائي ile RESANA ile CPEHADY )
- NAKLETMEK, NAKLEDEN[Osm.] / TO CONDUCT, CONDUCTANCE, CONDUCTIVITY, CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTIBILITÉ, CONDUCTEUR[Fr.] / LEITEN, LEITFÄHIG, LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETMEK, İLETKEN, İLETKENLİK
- İLGİ UYANDIRMAK ile/ve CAZİBE YARATMAK/OLUŞTURMAK
- İLGİLEMEK ile İLGİLENMEK ile İLGİLENDİRMEK ile İLGİLENEBİLMEK ile İLGİ ile İLGİLİ/LİK ile İLGİSİZ/LİK ile İLGİ EKİ ile İLGİSİZCE ile İLGİ ALANI ile İLGİ ÇEKİCİ/LİK
- İLGİLENDİRMEK ile/ve/||/<> IRGALAMAK
- İLGİLENME ile/ve/||/<> İLİŞKİLENME
- İLGİ/LENME(ME)K ile İTİBAR GÖSTERME(ME)K
- İLGİLENME(ME)K ile YAKINLIK/YABANCILIK
( (NOT) TO INTEREST vs. NEARNESS/STRANGENESS )
- ILGIM/SERAP[Fars. < SERÂB] ile YANILSAMA
( Yanılsamalar dünyasında yaşadığımızı anlamaya çalışalım, onları inceleyelim ve köklerini açığa çıkaralım. )
( Burnumuza sarımsak tıkamışız, gül kokusu arıyoruz. )
( Hiçbir şey, apaçık ortada olan kadar aldatıcı değildir. )
( Bir şeyi saklamak istiyorsan, ortalıkta bırak. )
( YANILSAMA NEDENLERİ:
* ARAÇLAR
* İLİŞKİLENDİRME
* "AKIL YÜRÜTME" )
( Try to understand that we live in a world of illusions, examine them and uncover their roots.
We plugged the garlic to our nose but we are seeking the smell of the rose. )
( MIRAGE vs. ILLUSION )
- ILGIN ile ILGINCAR/KUŞKİRAZI/GELİNFENERİ
( Ilgıngillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç ya da ağaççık cinsi. İLE Gülgillerden, yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren, kaplamacılıkta kullanılan yabanıl ağaç. | Bu ağacın, reçeli yapılan meyvesi. )
( TAMARIX cum PADUS AVIUM )
- İLGİNÇ (OLAN) ile ESRARENGİZ (OLAN)
- İLGİNÇLEŞMEK ile İLGİNÇ/LİK
- İLGİNÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> SIRADIŞI/LIK
- İLGİNİN:
"KABARMASI" ile/ve/değil/yerine ARTMASI
- İLHAM VERMEK değil/yerine/= ESİNLEMEK
- İLİKLEMEK ile İLİKLENMEK ile İLİK ile İLİKLİ ile İLİKÇİ/LİK ile İLİKSİZ
- İLİM ile/ve/değil FEN/TEKNOLOJİ
- ILIMLILIK = TEMPERANCE[İng.] = TEMPÉRANCE[Fr.] = MÄßIGHEIT[Alm.] = TEMPERANTIA[Lat.]
- İLİNEK ile İLİNEKSEL
- İLİNEK/SEL ile/ve/değil/yerine TÖZ/SEL
- İLİŞİK/LİK ile İLİŞİKLİ/LİK ile İLİŞİKSİZ/LİK
- İLİŞKEN ile İLİŞKENLİ
- İLİŞKİ ile ÇIKARSAMA
- İLİŞKİ ile/ve GÖRELİLİK/İZÂFET
( RELATION vs./and RELATIVITY )
- İLİŞKİ ile/ve POTANSİYEL
( RELATION vs./and POTENTIAL )
- İLİŞKİDE/SEVGİDE/AŞKTA:
TUTTURGAÇ/ATAŞ ile/ve/değil/yerine/||/<> DELGEÇ/ZIMBA
- İLİŞKİDE/EVLİLİKTE:
İKİ KİŞİNİN "BİR KİŞİ OLMASI" (VE BEKLENTİSİ) ile/değil/yerine/>< BİR KİŞİNİN İKİ KİŞİ OLABİLMESİ
- İLİŞKİLEN(DİR)MEK ile/ve/||/<>/> DOKUMAK
- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİLİ ile KORELASYON ile BAĞINTILI ile DİNDAŞ
( CORRELATE vs. CORRELATED vs. CORRELATION vs. CORRELATIVE vs. CORRELIGIONIST )
( مرتبط کردن ile همبستگي داشتن ile همبسته ile مرتبط ile همبستگي ile لازم وملزوم ile هم دين )
( MORTABT KARDAN ile NPAMBASTGY DASHTAN ile NPAMBASTEH ile MORTABT ile NPAMBASTGY ile LAZM VOMLEZOM ile هم دين )
- İLİŞKİLERDE:
DEVRİLMEK değil/yerine EVRİLMEK
- İLİŞKİLERDE:
"KAÇMAK/KOVALAMAK" ile/yerine ADAM/KENDİN OLMAK
- İLİŞKİLERİ:
BİTİRMEK ile/değil/yerine DONDURMAK
- İLİŞKİLERİN:
AÇIK ANLAMLARI ile/ve/||/<> ÖRTÜK ANLAMLARI
- [ne yazık ki]
İLİŞKİLERİN/EVLİLİKLERİN BİTİŞİ:
AŞKIN BİTMESİNDEN ile/ve/||/<>/< ARKADAŞLIĞIN OLMAMASINDAN
- İLİŞKİSEL/LİK ile/ve/||/<>/> İÇKİN/LİK
- İLİŞKİYİ BİTİRMEK değil/>< İLİŞKİYİ DONDURMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK
- İLİŞMEK ile İLİŞİLMEK ile İLİŞTİRMEK ile İLİŞİVERMEK ile İLİŞTİRİLMEK
- İLK ALDATILMA
- İLK ARABAYA/KAMYONETE TAKILMA
- İLK BARAJ:
DÜNYADA ile/ve/||/<>/> ANADOLU'DA
( 6000 yıl önce.[Jawa bölgesinde] İLE/VE/||/<>/> 3250 yıl önce.[Hitit'ler tarafından] )
- İLK BAŞLANGIÇTA/BAŞLANGICI değil İLK .../İLK BAŞTA ya da [sadece] BAŞLANGIÇTA/BAŞLANGICI
- İLK BAYTAR, VETERİNER
- İLK BİLİNMESİ GEREKEN -ile
( KENDİN! )
- İLK DENEME/LER
- İLK DENİZALTI (MODELİ) ile/ve/||/<>/> OSMANLI'DA DENİZALTI
( )
- İLK ELEKTRİK FABRİKASI
- İLK HAMAMNÂME
- İLK KÜSKÜNLÜK
- İLK MODERN ÇOCUK HASTAHANESİ
- İLK OLARAK ile İLK ile BAŞLANGIÇ KOŞULU ile BAŞ HARFLER ile BAŞLATMAK ile BAŞLATMA ile GİRİŞİM ile BAŞLATICI
( INITIALLY vs. INITIAL vs. INITIAL CONDITION vs. INITIALS vs. INITIATE vs. INITIATION vs. INITIATIVE vs. INITIATORY )
( پاراف کردن ile ابتدايي ile بدبدوي ile آغازي ile وضعيت آغازي ile ابتدا ile پاراف ile بنياد نهادن ile ابتکار کردن ile ابتکار داشتن ile راهاندازي ile ابتکار ile پيشقدمي ile قوه ابتکار ile ابداع ile دخولي )
( PARAF KARDAN ile EBTEDAYY ile بدبدوي ile AGHAZY ile VAZEYT AGHAZY ile EBTEDA ile PARAF ile BANYAD NEHADAN ile EBTEKAR KARDAN ile EBTEKAR DASHTAN ile RANPANANDAZY ile EBTEKAR ile پيشقدمي ile GHOOH EBTEKAR ile EBDA ile دخولي )
- İLK "ORKESTRA"YI KURAN:
HZ. DAVUD
( Neyzen. [Davudî ney]
Teşbih geleneğindendir. )
- İLK OSMANLI MEZARLIĞI -ile
( ANADOLU HİSARI'nda )
(1996'dan beri)