Bugün[19 Mayıs 2026]
itibarı ile 25.596 başlık/FaRk ile birlikte,
25.596 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(40/104)


- GÜÇ BELÂ (HALLETMEK, ÇARE BULMAK)


- GÜÇ:
SIÇRAYIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SARSILMAZ DURUŞ


- POWER DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PUISSANCE[Fr.] / LEISTUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜÇ YOĞUNLUĞU


- GÜÇ ile GÜLMEYE ZORLAMAK ile ZORLAMAK ile ZORAKİ ile ZORLA ÇALIŞTIRMA ile GÜÇLÜ ile KUVVETLER ile ZORLA

( FORCE vs. FORCE A LAUGH vs. FORCE OUT vs. FORCED vs. FORCED LABOR vs. FORCEFUL vs. FORCES vs. FORCIBLE )

( بزور وادار کردن ile مجبور کردن ile زور ile اعمال زور کردن ile ناگزير کردن ile نيرو ile وادار کردن ile اجبار ile جبر ile قوه ile بزور خنديدن ile بزور خارج کردن ile تحميلي ile ناگزير ile زورکي ile وادار ile اعمال شاقه ile اجبارا ile قوا ile عدواني ile موثر )

( BOZOOR VADAR KARDAN ile MAJBOR KARDAN ile ZUR ile EMAL ZUR KARDAN ile NAGZYR KARDAN ile NEYRO ile VADAR KARDAN ile EJBAR ile JABAR ile GHOOH ile BOZOOR KHANDYDAN ile BOZOOR KHARJ KARDAN ile TAHAMYLEY ile NAGZYR ile زورکي ile VADAR ile EMAL SHAGHEH ile EJBARA ile GHAVA ile ADAVANY ile MOSAR )


- GÜÇ ile/ve HAKİMİYET

( POWER vs./and TO RULE/DOMINATE )


- GÜÇ ile/ve PSİKOLOJİK RAHATLAMA

( POWER vs./and PSYCHOLOGICAL RELIEF )


- TÂKAT[Osm.] / POWER[İng.] / PUISSANCE[Fr.] / LEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜÇ


- GÜÇ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> VİCDANSIZ/LIK


- GÜÇKUVVET | BÜYÜKLÜKLER SKALER ile/||/<> VEKTÖREL

( )

( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )


- GÜÇLEN(DİR)ME ile/ve/||/<>/< MERKEZİLEŞ(TİR)ME


- GÜÇLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAĞLAMLAŞTIRMA/BERKİTME


- GÜÇLEN(DİR)ME ile/ve/||/<>/< DEVİN(DİR)ME/HAREKETLEN(DİR)ME


- GÜÇLENMEK ile GÜÇLENDİRMEK ile GÜÇLENEBİLMEK ile GÜÇLENDİRİLMEK


- GÜÇLENMEK ile/ve/||/<>/> YÜKSELMEK


- GÜÇLEŞMEK ile GÜÇLEŞTİRMEK


- GÜÇLEŞTİRME ile/değil GÜÇLENDİRME


- ATLAR:
GÜÇLÜ ile/ve DAYANIKLI ile/ve HIZLI/SÜRATLİ


- INTERACTION FORTE[Fr.] / STARKE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜÇLÜ ETKİLEŞME


- GÜÇLÜ KUVVET ile/||/<> ELEKTROMANYETİK KUVVET

( Güçlü kuvvet çekirdeği tutar kısa menzil, EM atomu tutar uzun menzil. )

( Formül: 1 fm İLE sonsuz )


- GÜÇLÜ ile DONANIMLI


- GÜÇLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DONANIMLI


- GÜÇLÜ ile/ve/değil/||/<>/< UYUMLANAN


- GÜÇLÜ/LÜK ile GÜÇLÜK ile GÜÇLÜ KUVVETLİ


- GÜÇSÜZ/LÜK ile/ve/||/<>/> İSTEKSİZ/LİK


- GÜÇSÜZLÜK ile/ve/<> OLANAKSIZLIK


- GÜÇSÜZLÜK/OLANAKSIZLIK ile/ve/> DAYANÇ/SABIR

( POWERLESSNESS/IMPOSSIBILITY vs./and/> PATIENCE )


- GÜCÜN:
KENDİ ELİNDE TUTULMASI ile BAŞKASINA UYGULANMASI

( Elinde biriktirdiğin/tuttuğun oranda sana zarar verir. İLE Başkasına zarar verir. )

( Haset vb. )


- GÜCÜYENER, SERDAR (İST. 1954) :

( İETT den transfer edildi. Dört sezon Sarıyer'de tescilli kaldı (1973 - 1975 ve 1979 - 1981). Arada Galatasaray'a, buradan da Vefa'ya geçtikten sonra tekrar Sarıyer'e geldi. Sarıyer forması altında 117 lig, 2 kupa maçı olmak üzere 119 resmi ve 44 özel maçla birlikte 163 maç oynadı. Lig maçlarında 10 ve özel maçlarda 5 olmak üzere takımına 15 gol kazandırdı. Antrenör ve teknik direktör olarak çeşitli kulüplerde görev yaptı. )


- GÜDELEMEK ile GÜDEBİLMEK ile GÜDEK ile GÜDEKSİZ


- GÜDÜ:
ZİHİNSEL ile/ve/||/<> FİZYOLOJİK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL


- GÜDÜ/LENDİRİCİ ile/ve/||/<> ONUR/LANDIRICI


- GÜDÜLENME ile/ve/||/<>/> ALIŞKANLIK

( Başlamak üzere. İLE/VE/||/<>/> İlerlemek üzere. )


- GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)

( Yaşam, Güdülenme ve Sabır üzerine işlemektedir. )

( Herhangi bir işe başlarken çeşitli nedenlerle zihinsel hareketlilik başlatılır fakat uzun süren/sürecek işlerde ancak bir yere kadar yeterli olur. Güdünün tükenmeye başladığı noktada sabır devreye girer/girmelidir. İşin süresine, zorluğuna göre sabrın da yetmeyeceği noktaya gelinir. Sabrın tükendiği noktada da işin tamamlanması noktasına yaklaşılmıştır ve sona yaklaşmış olmanın güdülemesiyle de süreç/iş tamamlanır. )

( MOTIVATION and/> PATIENCE [< MOTIVATION] )


- GÜDÜLENME ve/> KATILIM

( MOTIVATION and/> PARTICIPATION )


- GÜDÜLENME ve/> VERİMLİLİK

( MOTIVATION and/> PRODUCTIVITY )


- GÜDÜLENME ile/ve/> YÖNELME/YÖNLENME

( MOTIVATION vs./and/> TO TEND )


- GÜDÜLENMEDE:
ALGI ve/||/<>/> SEÇME ve/||/<>/> ÖZERKLİK ve/||/<>/> ÖZYETKİNLİK


- GÜDÜLENMEDE:
İLİŞKİLİLİK ve/||/<>/> GÜVEN ve/||/<>/> ŞEFKÂT ve/||/<>/> ÖZGÜNLÜK


- GÜDÜLMEK ile GÜDÜLEMEK ile GÜDÜLENMEK ile GÜDÜMLEMEK ile GÜDÜKLEŞMEK ile GÜDÜ ile GÜDÜK/LÜK ile GÜDÜL ile GÜDÜM ile GÜDÜCÜ/LÜK ile GÜDÜMCÜ/LÜK ile GÜDÜMLÜ/LÜK ile GÜDÜMSÜZ/LÜK ile GÜDÜM BİLİMİ ile GÜDÜMLÜ SANAT


- GÜHERÇİLE ile/ve/<> ŞİLİ GÜHERÇİLESİ

( ... İLE/VE/<> Şili'nin kuzeyinde, zengin, güherçile yatakları bulunmaktadır. )

( GÜHERÇİLE: İlaç olarak kullanılan, barut gibi patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda, bileşik bir madde. Potasyum nitrat[KNO3] )


- GUIDELINE :/yerine YÖNERGE


- GUILLEMIN NETWORK[İng.] / RÉSEAU DE GUILLEMIN[Fr.] ile/değil/yerine/= GUİLLEMİN AĞI


- GUILLEMIN EFFECT[İng.] / EFFET GUILLEMIN[Fr.] / GUILLEMIN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUİLLEMİN ETKİSİ


- GUILLEMIN-NETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GUİLLEMİN ŞEBEKESİ


- GÜL ile GÜL SUYU ile GÜL YAĞI ile GÜL RENGİ ile GÜL YAĞCI/LIK ile GÜLE GÜLE ile GÜL BÖCEĞİ ile GÜL BÖREĞİ ile GÜL KURUSU ile GÜLE OYNAYA


- GÜL[Fars.] ile/ve/<> KAMELYA/ÇİNGÜLÜ/JAPONGÜLÜ

( Arı her çiçeğe konar. Güle konmaz ki, incinmesin diye. Bülbül hem kokusuna, hem rengine aşıktır gülün. )

( ... İLE/VE Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe ya da kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki. )

( İLE/VE/<> ... )

( ... VS./AND Chinese/Japanese rose. )

( VERD ile/ve ... )

( ROSE vs./and CAMELLIA )

( ROSA cum/et CAMELLIA JAPONICA )


- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN

( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )


- GULAM ile GULAM ABBAS ile GULAM ALİ ile GULAM HASAN ile GULAM HÜSEYİN ile GULAM MUHAMMED ile GULAM RIZA ile GHOLAM RIZA AGHAZADEH

( GHOLAM vs. GHOLAM ABBAS vs. GHOLAM ALI vs. GHOLAM HASAN vs. GHOLAM HOSEYN vs. GHOLAM MOHAMMAD vs. GHOLAM REZA vs. GHOLAM REZA AGHAZADEH )

( غلام ile غلامعباس ile غلامعلي ile غلامحسن ile غلامحسين ile غلاممحمد ile غلامرضا ile غلام رضا آقازاده )

( GHLAM ile GHLAMEBAS ile GHLAMALY ile GHLAMOHSAN ile GHLAMHOSYNE ile غلاممحمد ile GHLAMREZA ile GHLAM REZA AGAZADEH )


- GÜLDÜRMEK ile GÜLDÜRTMEK ile GÜLDÜREBİLMEK ile GÜLDÜRÜ ile GÜLDÜRÜCÜ/LÜK ile GÜLDÜR GÜLDÜR


- BİR ŞEY/BİRİ:
GÜLDÜRMEYEN/GÜLDÜRMÜYORSA > GÜLÜP GEÇMEK


- LAUGHING GAS[İng.] / GAZ HILARANT[Fr.] / LACHGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜLDÜRÜCÜ GAZ


- GÜLER YÜZ ile GÜLER YÜZLÜ/LÜK


- GÜLERLER, BAKİ (BÜYÜKDERE, 1936) :

( İlkokulu Büyükdere'de, Ortaokulu Sarıyer ve Liseyi Kabataş Lisesinde okudu. İki yıl devam ettiği İktisat Fakültesini tamamlayamadı. İki yıl süre ile Çatalca'ın Elbasan köyünde ilkokul öğretmenliği yaptıktan iş bankası bünyesinde iş hayatına atıldı ve 27 yıl süre ile görev yaptı. Bankada çalıştığı sırada Ankara Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsünü bitirdi. 1990 yılında İş Bankasının Hürriyet Şubesi Müdürü iken emekli oldu. 1990 - 1999 yılları arasında Demokratik Sol Parti de (DSP) siyaset yaptı. 1994 - 1999 yılları arasında Sarıyer Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. Görev süresi içinde 4 yıl daimi encümen üyesi ve meclis 2. başkan vekilliği yaptı. 1970 - 1977 yılları arasında Büyükdere Spor ve Kültür Derneği Başkanlığı görevinde bulundu. )


- GÜLLENMEK ile GÜLLE ile GÜLLECİ ile GÜLLE ATMA


- GÜLLÜ AGOP (VARTOVYAN) =/> GÜLLÜ YAKUP

( Osmanlı dönemi tiyatro oyuncusu ve yönetmeni ve Türk tiyatrosunun kurucularındandır. Oyunculuğundan ziyade kurduğu ve yönettiği tiyatro toplulukları ile başarı kazanan bir sanatçıdır.[1840-1902] )


- GÜLMEK ile KİKİRDEMEK


- GÜLMEK:
GÜLÜNÇ/KOMİK OLMASINDAN ile/ve/||/<>/> EĞLENCELİ OLMASINDAN


- GÜLMEK / YAŞAM/AK / KONUK (OLMAK)/MİSAFİR/LİK:
"UMDUĞUMUZLA ile/ve/değil/yerine/>< BULDUĞUMUZLA


- GÜLMEK ve/||/<>/> EĞLENMEK ve/||/<>/> GEZMEK ve/||/<>/> DÜŞÜNMEK ve/||/<>/> ÖNERMEK ve/||/<>/> ÖNEMSEMEK ve/||/<>/> SEVMEK

( 10 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 20 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 30 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 40 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 50 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 60 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 70 yaşındaymış gibi. )


- GÜLMEK ile GÜLMECE ile GÜLMECELİ


- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEMEK :)

( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı yapıt/eylem/ibâdet. )

( Sen gül ki, biz de gülelim! )

( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden
Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )

( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )

( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )

( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )

( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )

( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )

( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )

( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )

( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )

( Seni güldürmeyen "şeye/duruma/soruna" gülüp geç. :) )

( Ne haliniz varsa gülün! )

( DIHK ile TEBESSÜM )

( LAUGHING vs. SMILING )

( HANDE )


- GÜLÜMSEME :) ve/||/<> DUCHENNE GÜLÜMSEMESİ :)

( ... VE/||/<> Gözlerin yanındaki, "kaz ayakları" denilen çizgileri yukarı doğru olanların, yaşamlarının, olmayanlara göre 8.5 yıl daha uzun yaşadıklarını tespit etmişler. :) )


- GÜLÜMSEME :) ve/=/||/<>/: İLÂÇ

( Kana, en hızlı karışan ilâç. )


- GÜLÜMSEMEK(") ile/ve/değil/< KAHROLMAK


- GÜLÜMSEMEYİ:
İKRAM/İNFÂK ETMEK ile/ve/||/<>/< ESİRGEMEMEK


- GÜMLEMEK ile GÜMLETMEK


- GÜMRAHLAŞMAK ile GÜMRAH/LIK


- GÜMRÜK MUHAFAZA MÜDÜRLÜĞÜ :

( İstanbul Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğüne bağlı Sarıyer Gümrük Muhafaza Müdürlüğü Büyükdere'de Çayırbaşı Caddesi üzerinde bulunmaktadır. )


- GÜMRÜKLEMEK ile/||/<> GÜMRÜKLENMEK ile/||/<> GÜMRÜKLENDİRMEK ile/||/<> GÜMRÜK[Yun. < KOMMERKİ] ile/||/<> GÜMRÜKLÜ ile/||/<> GÜMRÜKÇÜ/LÜK ile/||/<> GÜMRÜKSÜZ ile/||/<> GÜMRÜK KAPISI ile/||/<> GÜMRÜK BİRLİĞİ ile/||/<> GÜMRÜK KOLCUSU ile/||/<> GÜMRÜK TARİFESİ ile/||/<> GÜMRÜK KOLCULUĞU ile/||/<> GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA ile/||/<> GÜMRÜK BEYANNAMESİ


- SILVER-SILVERCHLORIDE ELECTRODE[İng.] / SILBER-SILBERCHLORIDE ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜMÜŞ-GÜMÜŞ KLORÜR ELEKTROT


- GÜMÜŞBALIĞI/PLATERİNA[Yun.] ile/değil İLARYA/ÇAMUKA[< Yun.]

( Gümüşbalığıgillerden, beyaza yakın gümüş renginde bir deniz balığı. İLE/DEĞİL Gümüşbalığından ufak ve ona benzer bir balık. )

( ATHERINA PRESBYTER cum ATHERINA HEPSETUS )


- GÜMÜŞDERE CAMİİ :

( Köy içinde olan cami inşaatı 1963'te başlamış, 1969'da tamamlanarak ibadete açılmıştır. Tarihi bir özelliği yoktur. )


- GÜMÜŞDERE İLKÖĞRETİM OKULU :

( Okul 1926'da iki katlı ahşap binada eğitime başladı. 1975'te hayırsever İlkan Atakol tarafından yaptırılarak yeni binasına taşındı. Bu binada eğitime devam edilmektedir. )


- GÜMÜŞDERE JİMNASTİK ALANI :

( Gümüşdere Mahallesindedir. 418,00 m² üzerindedir, 43,45 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )


- GÜMÜŞDERE KİLİSESİ :

( Kilise köye girişte solda olup taş binadır. 1923/1924 mübadelesi ile Rumlar köyden gittikten sonra kilise bir süre Cami, okul ve sonra da depo olarak kullanıldı. )


- GÜMÜŞDERE KÖYÜ TARIMSAL VE KALKINDIRMA KOOPERATİFİ :

( Köy sakinlerince 1972 yılında kurulan kooperatif Gümüşdere plajı ve plaj içindeki tesisleri işletmektedir. )


- GÜMÜŞDERE KÖYÜ :

( İlçenin sahil şeridinde de sınırı olan köylerinden biridir. Kısırkaya, Uskumruköy ve Kilyos'dan sınır alır. Köyün ismi Bizanslar döneminde olduğu gibi Osmanlılar döneminde de "Domuzdere" idi. 1867 tarihli ve Berlin baskıyı Constantipolel und der Bosporus haritasında da köyün adının "Domuzdere" olduğu görülüyor. Köye Gümüşdere adının verilmesine neden yörede bulunan ve işletilen ancak bilahare terk edilen gümüş madenlerinden olmasındandır. Köyün nüfusu 1992 sayımına göre 1.291 kişidir. )


- GÜMÜŞDERE MEZARLIKLARI :

( Köy mezarlığıdır ve köy çıkışında Kısırkaya'ya gidiş yolu üzerindedir. )


- GÜMÜŞDERE PLAJI :

( Kilyos ile Kısırkaya arasında birkaç kilometrelik sahil şeridi üzerinde, çok büyük alana yayılan bir halk plajıdır. Tüm ihtiyaçların karşılanabileceği tesislere sahip olan plaj Gümüşdere Köyü Tarımsal ve Kalkınma Kooperatifi tarafından işletilmektedir. Deniz sörfü yapılabilecek plajların en iyi ve önemlilerindendir. )


- GÜMÜŞDERE SAHASI :

( Gümüşdere plajına giderken sol taraftadır. Ancak lig maçı oynamaya elverişli değildir. Son birkaç yoldan beri antrenman yapılabilecek durumu da ortadan kalkmış durumdadır. )


- GÜMÜŞDERE SPOR KULÜBÜ :

( 1990'da Ekrem Berber, İsmail Berber, Kamil Karaca, Hasan Berber, Ali Özkan, Erol Berber ve Ali İhsan Ozan tarafından kuruldu. Kuruluşun Yeşil - Beyaz olan renkleri bilahare Kırmızı - Beyaz - Lacivert olarak değiştirildi. Futbol dalında faaliyet göstermekte ve İstanbul Amatör Liginde yer almaktadır. )


- GÜMÜŞHANE ile GÜMÜŞHANELİ/LİK


- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER


- GÜMÜŞSUYU(AYASPAŞA) ile/ve GÜMÜŞSUYU ile/ve GÜMÜŞSUYU

( Taksim - Dolmabahçe arasındaki semt. [Adını Kanuni Sultan Süleyman'ın Sadrazam'larından olan Ayas Paşa'dan alır.] İLE/VE Eyüp, Piyer Loti arkasında bulunan bir semt. İLE/VE Beykoz - İncirköy arasında bir semt. )


- GÜN ile GÜNDÜZ VE GECE ile DÜNDEN ÖNCEKİ GÜN ile GÜNDEN GÜNE ile KEFARET GÜNÜ ile YARGILAMA GÜNÜ ile HESAPLAŞMA GÜNÜ ile DİRİLİŞ GÜNÜ ile GÜNDÜZ

( DAY vs. DAY AND NIGHT vs. DAY BEFORE YESTERDAY vs. DAY BY DAY vs. DAY OF ATONEMENT vs. DAY OF JUDGEMENT vs. DAY OF RECKONING vs. DAY OF RESURRECTION vs. DAY TIME )

( روز ile يوم ile نهارخوري ile شبانروز ile شبانه روز ile شبانهروز ile پريروز ile روزبروز ile يوم کيپور ile محشر ile روز حساب ile روز حشر ile روز هنگام )

( RUZ ile يوم ile NEHARKHORY ile SHABANRUZ ile SHABANEH RUZ ile SHABANEHRUZ ile PARYRUZ ile RUZABROZ ile يوم کيپور ile MAHSHAR ile RUZ HASAB ile RUZ HASHAR ile RUZ NPANGAM )


- GÜNAH ÇIKARMAK" ile/ve/||/<> PİŞMANLIK


- GÜNAYDIN ve/<> ZİHNAYDIN


- GÜNCEK/ŞEMSİYE[Ar.] ile/ve YAĞMURLUK

( [kökeni/etimolojisi] [Ar.] ŞEMS: Güneş. > ŞEMSİYYE: Güneşlik, güneşle ilgili. İLE/VE ... )


- GÜNCELLEMEK ile GÜNCELLENMEK ile GÜNCELLETMEK ile GÜNCELLEŞMEK ile GÜNCELLEŞTİRMEK ile GÜNCELLEYEBİLMEK ile GÜNCE/LİK ile GÜNCEK ile GÜNCEL/LİK


- GÜNCELLİK/GÜNLÜK/ŞİMDİKİ/AKTÜEL[Fr.] yerine GÜNCELLİK/AKTÜALİTE[Fr.] yerine GÜNCELLEŞTİRME/AKTÜALİZASYON[Fr.]


- GÜNÇİÇEĞİ/GÜNEBAKAN/GÜNDÖNDÜ = AYÇİÇEĞİ


- GÜNDE/LİK ile GÜNDEM ile GÜNDEŞ ile GÜNDELİKLİ ile GÜNDELİKÇİ/LİK ile GÜNDEM DIŞI ile GÜNDEN GÜNE


- GÜNDEN-GÜNE (İYİLEŞMEK/KÖTÜLEŞMEK)


- GÜNDÜZLERİ DENİZDEN KARAYA ESEN YEL ile GECELERİ DENİZDEN KARAYA ESEN YEL

( SEA BREEZE vs. LAND BREEZE )


- GÜNDÜZ/LÜK ile GÜNDÜZCÜ/LÜK ile GÜNDÜZLÜ ile GÜNDÜZ FENERİ ile GÜNDÜZ GÖZÜYLE ile GÜNDÜZ GÖSTERİMİ ile GÜNDÜZ YIRTICILARI


- GÜNEŞ, BATIDAN DOĞAR değil GÜNEŞ, BÂTI(N)DAN[İÇİMİZDEN] DOĞAR


- GÜNEŞ IŞIĞI ve/||/<> BİLGİ AYDINLIĞI


- GÜNEŞ:
LEKELERİ ile/ve/||/<> ÇIKINTISI ile/ve/||/<> PATLAMASI ile/ve/||/<> YELLERİ

( 11 yıllık döngülerle daha yoğun görünür duruma gelir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )


- GÜNEŞ MERKEZLİ SİSTEM (ARYABHATA) ile/||/<> YER MERKEZLİ SİSTEM (PTOLEMY)

( Aryabhata Dünyanın döndüğünü savundu (499) İLE Ptolemy Yer merkezli sistemi savundu. )

( Aryabhata tarafından 499 yılında keşfedildi/formüle edildi. (476-550) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Sıfır kavramı, ondalık sistem, trigonometri, güneş merkezli sistem teorisi) )


- GÜNEŞ SİSTEMİ ile/ve/||/<>/> SAMANYOLU GÖKADASI ile/ve/||/<>/> MİLYARLARCA GÖKADA

( Güneş sistemi, Samanyolu içinde sadece bir noktadır. Bu nokta, Samanyolu'nun merkezi etrafında, saniyede 220 km.'lik bir hızla dönerek bir turu, yaklaşık 230 milyon yılda tamamlar. İLE/VE/||/<>/> 1920'ye kadar, uzayın, sadece Samanyolu galaksisinden ibaret olduğu sanılıyordu. İLE/VE/||/<>/> Uzay, 20 milyar ışık yılı[bkz. 12665] çapındadır. )

( ... İLE/VE/||/<>/> Samanyolu, içinde Güneş Sistemi'nin de bulunduğu Evren'deki milyarlarca galaksiden sadece biridir. 100.000 ışık yılı çapındaki Samanyolu Galaksisi'nde, yaklaşık olarak 100 milyar yıldız olduğu tahmin ediliyor. Samanyolu'nun merkezinde, Sagittarius A adında bir kara delik vardır ve dünyaya uzaklığı, 26.000 ışık yılıdır. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Çıplak gözle ancak dört galaksi görebiliriz. Oturduğumuz yerden yalnızca iki tane görebiliriz, bunlardan biri de içinde bulunduğumuz Samanyolu'dur. )


- GÜNEŞ TANRI ve/||/<> YAŞAM AĞACI ve/||/<> SEPET TUTAN KARTALLAR

( Göbeklitepe'de sütunlarında. VE/||/<> Sümer kil tabletlerinde. )


- GÜNEŞ TUTULMASI ile/ve AY TUTULMASI

( Güneş'in tutulmasını haber vermek doğal olgu ve olayları öngörmek konusunda filozoflar ile şairler arasındaki çatışmaya örnek olarak gösterilebilir. Çünkü felsefe/bilim ile şiir arasında, antik dönemde, doğadaki olgu ve olayları öngörme konusunda bir çekişme/çatışma vardı. )

( PENUMBRA: Ay ya da güneş tutulmasının başında ya da sonunda görülen yarı aydınlık, yarı gölge. TERMINATOR: Ay ya da bir gezegenin aydınlık ve karanlık kısımlarını ayıran sınır. )

( Güneş-Ay-Dünya )

( Felsefe tarihi, Thales'in güneş tutulmasındaki hayret ve gözlemleriyle başlatılır. )

( Filozoflarla şairlerin çatışması! )

( [dünya ile arasına ...] Ay girer. İLE/VE Güneş girer. )

( M.Ö. 781 - İlk kez bir güneş tutulması kaydı.[Çin] )

( KÜSÛF ile/ve HUSÛF )

( SOLAR ECLIPSE vs./and LUNAR ECLIPSE )


- GÜNEŞ TUTULMASI/KÜSUF[Ar.] ile HALKALI GÜNEŞ TUTULMASI


- GÜNEŞ, HASAN (AZDAVAY/KASTAMONU, 1961) :

( Eğitimci/Sporcu/Antrenör. Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin Beden Eğitimi ve Spor Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında Doğuşspor'da futbol ve voleybol oynadı. Ankara Atletizm Kulübünde atletizm yaparken aday hakemlik kursunu tamamlayarak futbol hakemi oldu. Bir yıl sonra C klasmanına yükseldi ve 15 yıl süre ile Milli hakem olarak amatör ve profesyonel lig maçlarında görev yaptı. 2001 de Beden Eğitimi öğretmeni mezun oldu. Askerliğini takiben Beden Eğitimi Öğretmeni olarak Sarıyer Ortaokulunda göreve başladı ve bu görevi 2010 yılına kadar (1987 - 2010) devam ettirdi. Futbol hakemliğini bıraktıktan sonra Enkaspor Kulübü, Sarıyer Spor Kulübü futbol okulu ve atletizm takımında antrenörlük yaptı. Ayrıca Yenimahalle (Sarıyer) Spor Kulübünde altyapı sorumlusu olarak çalıştı. Altınyıldız Spor Kulübü başkanı olarak görev yapmaktadır. )


- GÜNEŞ ve/||/<> BULGURCUK

( ... VE/||/<> Güneş yüzeyinde, uzak görülerle seçilebilen, küçük, dairesel görünüşlü parçacıklardan her biri. )


- GÜNEŞ ile/ve/değil/||/<>/> YALANCI GÜNEŞ/PARHELION

( Atmosferin neden olduğu görüntülerden biridir. Bu olay, güneşin iki yanında parlak noktalar biçiminde ortaya çıkar ve genellikle güneşin yatay düzleminde yer alır. Yalancı güneş, genellikle ince, yüksek bulutlar [özellikle sirrus bulutları] içindeki buz kristalleri tarafından oluşur.

Yalancı güneş, atmosferdeki altıgen prizma biçimindeki buz kristallerinin ışığı kırması sonucu oluşur. Bu kristaller, güneş ışığını kırarak ve yansıtarak, güneşin iki yanında parlak noktalar oluşturur. Bu parlak noktalar, gökkuşağı renklerinde olabilir. Çünkü ışığın kırılması sırasında renk paleti açılır.

En sık sabah erken ya da akşam geç saatlerde görülür. Soğuk hava koşulları, yalancı güneş oluşumunu destekler. Bu nedenle, kış aylarında ya da kutup bölgelerinde daha sık görülür. )


- GÜNEY, CENGİZ (ÇANAKKALE, 1938 - ?) :

( Büyükderelidir, Büyükdere Yüzme İhtisas Kulübünde yüzme sporu yaptı. Yüzmede birincilikler kazandı. Kasımpaşa'da profesyonel olarak futbol oynadı. Bu takımdan sonra Sarıyer Spor Kulübüne transfer oldu. Sarıyer'de ikinci Lig şampiyonluğu ile tanıştı. Futbolda 2 kez genç milli takım formasını giydi. )


- GÜNLÜK TELGRAF ile GÜNLÜK ile GÜNLÜK YEMEK ile GÜNLÜK MESELELER ile GÜNLÜK ÖDEME ile YEVMİYE

( DAILY TELEGRAPH vs. DAILY vs. DAILY FOOD vs. DAILY MATTERS vs. DAILY PAY vs. DAILY WAGES )

( بطور يوميه ile روز بروز ile يوميه ile روزانه ile روز به روز ile روزمره ile هر روزه ile همه روزه ile رزق ile امور روزمره ile روز مزد ile روزمزد ile ديلي تلگراف ile مزد روزانه )

( BETOR YVAMYYEH ile RUZ BORUZ ile YVAMYYEH ile ROZANEH ile RUZ BAH RUZ ile RUZMAREH ile NPAR RUZEH ile CPEHMEH RUZEH ile REZQ ile AMOR RUZMAREH ile RUZ MOZD ile RUZAMZAD ile DYLEY TELGARAF ile MOZD ROZANEH )


- GÜNLÜK ile SÜT SIĞIRI ile SÜT FABRİKASI ile SÜT ÜRÜNLERİ ile SÜT TİCARETİ ile SÜTÇÜ

( DAIRY vs. DAIRY CATTLE vs. DAIRY FACTORY vs. DAIRY PRODUCTS vs. DAIRY TRADE vs. DAIRYMAN )

( لبنياتي ile شير بندي ile احشام لبنياتي ile کارخانه لبنيات ساز ile لبنيات ile ماست بندي ile شير فروش ile لبنيات فروش )

( LABANYATY ile SHYR BANDY ile AHESHAM LABANYATY ile KARKHANEH LABANYAT SAZ ile LABANYAT ile MAST BANDY ile SHYR FOROSH ile LABANYAT FOROSH )


- GÜNÜBİRLİK ... ile/değil GÜNLÜK ...


- GÜNÜMÜZDEKİ ENTELEKIA ile/değil/yerine KAVRAMSAL ENTELEKIA

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ereğe bağlı nedenin bilgisi. Aynı ilke altında donanmışlık. )


- GÜNÜN EŞİTLİĞİ ile GÜNDÖNÜMÜ

( EQUINOX vs. SOLSTICE )


- GÜR ile GÜRE ile GÜRZ ile GÜRECİLİK


- GURBETTE OLDUĞUNU:
ANLAMAYAN/ANIMSAMAYAN değil/yerine ANLAYAN/ANIMSAYAN


- GÜRBÜZLEŞMEK ile GÜRBÜZ/LÜK


- GÜREŞ ile KARAKUCAK

( ... İLE Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi. )


- GURKLAMAK ile GURK


- GÜRLEMEK ile GÜRLETMEK ile GÜRLEŞMEK ile GÜRLEŞTİRMEK ile GÜRLEK


- GÜRÜLTÜ YAPMAMALI!


- GÜRÜLTÜ ile GÜRÜLTÜCÜ/LÜK ile GÜRÜLTÜLÜ ile GÜRÜLTÜSÜZ/LÜK ile GÜRÜLTÜSÜZCE ile GÜRÜLTÜ PATIRTI ile GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ile GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI ile GÜRÜLTÜSÜZ PATIRTISIZ


- GÜRÜLTÜSÜZLÜK ile/ve/||/<>/> SESSİZLİK/SAKİNLİK

( ŞÛR[Fars.]: Gürültü, şamata. )

( Gereksiz dış etmenlerin (sesin) bulunmamasıyla. İLE/VE/||/<>/> Kendiliğinden, doğal olarak. )

( SILENCE vs./and/||/<>/> QUITENESS )


- GURURLANMAK ile GURURLANDIRMAK ile GURURLANABİLMEK ile GURU ile GURUP ile GURUR ile GURURLU/LUK ile GURURSUZ/LUK ile GURURLUCA ile GURUP RENGİ


- GURURUNU/N KIRMAK/KIRILMASI ile/ve/||/<>/> KÜÇÜK DÜŞ(ÜR/ÜL)MEK


- GUT-BRAİN İLE GUT-LUNG İLE GUT-SKİN ile/||/<> MİKROBİYOM EKSENLERİ

( Organ sistemleri arası mikrobiyom ilişkisi. )

( Formül: SCFA üretimi )


- GUT ve/||/<> SERTLEŞME SORUNU ve/||/<> KALP KRİZİ

( Erkeklerde Kol Kola Gezen Üç Rahatsızlık - Murat Kınıkoğlu [Dr.] )


- GÜVEMERİĞİ/GÖVEMERİĞİ = GEYİKDİKENİ/AKDİKEN

( Hünnapgillerden, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. )

( RHAMNUS CATHARTICA )


- GÜVEN!:
GÜLÜŞÜN ARDINDAKİ KEDERE ve/||/<> ÖFKENİN ARDINDAKİ SEVGİYE ve/||/<> SESSİZLİĞİN ARDINDAKİ NEDENE


- GÜVEN KAPISI ARAYIŞI ></< ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ/YARALANMASI


- GÜVEN KAYBETMEK yerine PARA KAYBETMEK/PARASIZ KALMAK

( TO LOSE MONEY instead of TO LOSE TRUST )


- GÜVEN:
"KAZANILAN" değil İNŞÂ EDİLEN


- CONFIDENCE LIMITS[İng.] ile/değil/yerine/= GÜVEN SINIRLARI


- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)

( [not] TRUST vs./and/but/<> ESTEEM, REPUTATION )


- GÜVENÇ ile GÜVENÇLİ ile GÜVENÇSİZ


- GÜVENCE ile/ve DAYANAKÇA


- [NE YAZIK Kİ]
GÜVENEMEMEK ile/ve/||/<>/> KESTİREMEMEK


- GÜVENEN/E ve/||/<> YALAN SÖYLEYEN/E

( Yalan söyleme! VE/||/<> Güvenme! )


- GÜVENİLİR ...:
YOL ile/ve/||/<> BAĞ/İP


- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİ ve/||/<> SULTANLARIN GÜLMESİ ve/||/<> DURGUN DENİZ ve/||/<> AMİRLERİN İLTİFATI ve/||/<> DÜŞMANIN ÖĞÜDÜ ve/||/<> BAZI KADININ CİLVESİ/ZÂHİDLİĞİ

( ŞEMS-İ ŞİTÂ ve/||/<> DAHK-I HÜMÂ ve/||/<> SÜKÛNET-İ DERYA ve/||/<> İLTİFAT-I UMERÂ ve/||/<> NASİHAT-İ ADÂ ve/||/<> CİLVE-İ/ZÜHD-Ü NİSÂ )


- GÜVENİRLİK değil GÜVENİLİRLİK


- GÜVENLİ ile/ve/değil/||/<>/< AVANTAJLI


- GÜVENLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ


- GÜVENLİK ve/||/<> SIRADÜZEN/HİYERARŞİ


- [ne yazık ki]
GÜVENSİZLİK ile/ve/||/<> BENCİLLİK ile/ve/||/<> AHLÂK

( )


- GÜVERCİN ile KAYA/YABANİ/BAYAĞI GÜVERCİNİ

( )

( Evcil güvercinler renk ve desen olarak çok fark gösterir. İLE İki kanadında, iki siyah çubuk dışında soluk gri renklidir. )

( Yaban ortamında, kayalıklar, yuvalama ve üreme için kullanılır. )

( Kökeni Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'nın Batı'sına dayanan kaya güvercini, dünya üzerindeki kentlere yerleşmiştir. )

( COLUMBA cum COLUMBA LIVIA )


- GÜVERCİN ile YOLCU GÜVERCİNi

( PIGEON vs. PASSENGER PIGEON )


- GÜZEL DEĞİL değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL


- GÜZEL İNSAN değil/yerine KİŞİDEKİ(/İNSANDAKİ) GÜZELLİK


- GÜZEL KUR'AN OKUYOR değil AĞZI KUR'AN'A YAKIŞIYOR


- GÜZEL (OLAN) ile/değil İSTEDİĞİM GİBİ (OLAN)

( [not] THE BEAUTIFUL vs./but WHICH/WHAT I WOULD LIKE TO )


- GÜZEL OLANLAR:
DURUNCA/SUSUNCA ile/ve/yerine KONUŞUNCA ile/ve/yerine HEM DURUNCA/SUSUNCA, HEM KONUŞUNCA


- GÜZEL ile/ve/değil ETKİLEYİCİ

( Tümüyle güzellik yoktur! Her zaman, 1 [ya da 2 yanı] baskındır/etkiler ve ona göre ilgi görür. )


- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K) ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)

( DÜZGÜN ve DÜZENLİ ve DİZGELİ ve AÇIK/LIK/PARLAK/LIK(CLARITAS/MUŞÂ'ŞÂA) )


- GÜZELE, GÜZEL DEMEM, GÜZEL, BENİM OLMADIKÇA yerine/değil GÜZELE, GÜZEL DERİM, GÜZEL, BENİM OLSUN DİYE! / BENİM OLAN, GÜZEL OLSUN DİYE!


- GÜZELİ SEVMEK ile/ve/değil/yerine/<> GÜZELLİĞİ SEVMEK


- GÜZELLEŞMEK ile GÜZELLEŞTİRMEK ile GÜZELLEŞEBİLMEK ile GÜZELLEŞTİRİLMEK ile GÜZEL/LİK ile GÜZELCE ile GÜZELLEME ile GÜZEL DUYU ile GÜZEL GÜZEL ile GÜZEL DUYUSAL ile GÜZEL SANATLAR ile GÜZEL DUYUCULUK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZEL YAZI SANATI ile GÜZELLİK ENSTİTÜSÜ ile GÜZELLİK KRALİÇESİ ile GÜZELLİK MALZEMESİ ile GÜZELLİK YARIŞMASI ile GÜZELLİK MÜSTAHZARLARI


- DÜŞKÜNLÜK:
GÜZELLİĞE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜSTLÜĞE


- GÜZELLİK FELSEFESİ ile SANAT FELSEFESİ


- GÜZELLİK:
İZLENİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞANILAN


- GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( Doğruluk. İLE Güzellik. )

( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )


- GÜZEL/LİK >< ÇİRKİN/LİK

( HÜSN >< KUBH )


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜST/LÜK


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZGÜN/LÜK


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İLGİNÇ/LİK


- GÜZELLİK ve/||/<>/> SONSUZLUK

( Ancak, güzellikte sonsuzluğa ulaşabiliriz. )

( Tüm tekil parçaların her biri, özünü sınırlandırarak uyumlulaşmışsa ve bütün, o tekil parçaların özgürlüğünün sonucuysa güzel olarak nitelendirilir. )


- GÜZEL/LİK ile/ve SÜRÜKLEYİCİ/LİK

( BEAUTY vs./and FASCINATING )


- GÜZELTEPE, O. CENGİZ (İST. 1964) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Çarşambaspor'a transfer etti. Bu kulüpten transfer edildi (1987). 11 sezon (1987 - 1998) Sarıyer takım kadrosunda kaldı. Uzun yıllar kaptanlığını yaptığı Sarıyer takımının 274 lig 25 kupa, 14 turnuva maçı olmak üzere 313 resmi ve 123 özel maçla birlikte toplam olarak 436 maçında forma giydi. Lig maçlarında 7, kupa maçlarında 5, turnuva maçlarında 6 olmak üzere resmi maçlarda 18 ve özel maçlarda attığı 22 golle toplam olarak 40 gol kaydetti. Sarıyer forması altında en çok oynayan futbolcular sıralamasında ilk beş arasında yer almaktadır. Eğitimini tamamlayarak lisansını aldı ve antrenörlük yapmaktadır. )


- GVB/GENE DATA BANKS[İng.] değil/yerine/= GEN VERİ BANKALARI


- GVHD/GRAFT-VERSUS-HOST HASTALIĞI GRAFT-VERSUS-HOST DISEASE[İng.] değil/yerine/= KONAĞA KARŞI YAMA SAYRILIĞI


- GYC/WEARABLE AID DEVICE[İng.] değil/yerine/= GİYİLEBİLİR YARDIM AYGITLARI


- GZHELIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= GİZHELYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 303.700.000 ile 298.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- H-H-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= H-H TEPKİMESİ


- H-2 COMPLEX[İng.] değil/yerine/= H-2 KOMPLEKSİ

( Faredeki ana doku uyuşması kompleksi (MHC). İlk MHC 1937'de Peter Gorer tarafından keşfedildi. H-2 Kompleksi

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HABER ALMA GEREKSİNİMİ ile/ve/değil/<> HABER ALMA HAKKI


- HABER VERMEK:
GEÇMİŞTEN ile GELECEKTEN

( Herkes. İLE Peygambere özgü. )


- HABER ile/ve/değil/yerine İSTİHBARAT

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sorup tahkik ederek haber alma. )


- HABER ve/||/<>/< PİŞMANLIK


- HABERCİ "RÜYA" ile "TAMAMLAYICI RÜYA"


- HABERCİ ile HANTALLIK

( HARBERDASHER vs. HARBERDASHERY )

( خرازي فروش ile خرازي فروشي )

( KHARAZY FOROSH ile KHARAZY FOROSHY )


- HABER-İ SÂDIK:
PEYGAMBERDEN ile/ve/||/<>/> MÜTEVÂTİR


- HABERİNİN OLMAMASI ile/ve/||/<>/ne yazık ki HABERİNİN OLMAMASINDAN, HABERİNİN OLMAMASI


- HABERLEŞMEK ile HABERLEŞTİRMEK ile HABERLEŞEBİLMEK ile HABER/LİK ile HABERCİ/LİK ile HABERLİ/LİK ile HABERSİZ/LİK ile HABER KİPİ ile HABERSİZCE ile HABER AJANSI ile HABER BÜROSU ile HABER BÜLTENİ ile HABER KAYNAĞI ile HABER MERKEZİ ile HABER STÜDYOSU


- HABERSİZ AYRILMADA/UZAKLAŞMADA:
VAROLUP OLMAMANI UMURSAMAMAK ile/ve/<>/< VAROLUŞUNUN, ÖNEMİ/ANLAMI/DEĞERİ/FARKI YOK


- HABIT vs. NECESSITY


- HABİTABLE ZONE İLE BİOSİGNATURE İLE PANSPERMİA ile/||/<> YAŞAM ARAYIŞI

( Dünya dışı yaşam kavramları. )

( Formül: Drake denklemi )


- HABİTAT İLE NİŞ İLE BİYOTOP İLE EKOSİSTEM ile/||/<> EKOLOJİK KAVRAMLAR

( Yaşam alanı tanımları. )

( Formül: n-dimensional niche )


- HACC KOŞULLARI ile/ve/değil YOL KOŞULLARI

( Bayanların hacca yalnız gidememeleri ile ilgili çekince Hac'a gitmesi değil eski zamanlardaki çeşitli ve uzun yol şartlarından dolayıdır. Dolayısıyla günümüzde yalnız gitmemesi yönünde bu tür bir engel bulunmamaktadır. )


- HACCP/HAZARD ANALYSIS FOR CRITICAL CONTROL POINTS[İng.] değil/yerine/= KRITİK DENETLEME NOKTALARINDA TEHLİKE ÇÖZÜMLEMESİ


- HACC'DA:
ARARAT ile/ve/||/<>/> MEŞAR ile/ve/||/<>/> MÜZDERİFE ile/ve/||/<>/> MİNA


- HACET ile HACET YERİ ile HACET KAPISI ile HACET TEPESİ ile HACET PENCERESİ


- BULK MODULUS, MODULUS OF VOLUME[İng.] / MODULE DE COMPRESSIBILITÉ, MODULE D'ÉLASTICITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / MASSENMODUL, RAUMMODUL, VOLUMENMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM MODÜLÜ


- HACİM ile HACİMCE ile HACİMLİ/LİK ile HACİMSİZ/LİK ile HACİMLİCE


- TEVESSÜ[Osm.] / EXPANSION VOLUMIQUE[Fr.] / DYNAMIKDEHNUNG, DYNAMIKEXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE GENLEŞME


- VOLUME FLOW RATE[İng.] / DÉBIT VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL AKIŞ HIZI


- VOLUME SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ALINGANLIK


- VOLUME RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ DE VOLUME[Fr.] / DURCHGANGSSPEZIFISCHE WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL DİRENÇLİLİK


- VOLUMIC DENSITY OF ELECTROMAGNETIC ENERGY[İng.] / VOLUMETRISCHE ELEKTROMAGNETISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ELEKTROMANYETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU


- VOLUMIC EXPANSION[İng.] / VOLUMENAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL GENLEŞME


- VOLUME LIFETIME[İng.] / VIE VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE LEBENSDAUER[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ÖMÜR


- VOLUME CHARGE DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE CHARGE VOLUMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL YÜK YOĞUNLUĞU


- HACIOSMAN AĞA CAMİİ :

( Tarabya'da Sultan III. Mustafa (1557 - 1774) döneminde yaptırılmıştır. 1828/1829 da Silahtar Şehriyari Ali Ağa tarafından yeniden inşâ edilmiştir. 1958 - 1960 yıllarında sahil yolu yapım çalışmaları sırasında yıktırıldı. )


- HACIOSMAN BAYIRI :

( Çayırbaşı ile Kefeliköy'ü ayıran ve Kefeliköy Caddesinin paralelinde olan ve üstten Tarabya ayracına kadar ulaşan bayır (Şimdi cadde) Hacı Osman Bayırıdır. )


- HAÇLI ile ÇARMIHA GERİLMİŞ ile ÇARMIHA GERİLME ile HAÇ BİÇİMİNDE ile ÇARMIHA GERMEK

( CRUCIFEROUS vs. CRUCIFIED vs. CRUCIFIXION vs. CRUCIFORM vs. CRUCIFY )

( صليبي ile مصلوب ile مصلوب ساختن ile خاجديس ile چارميخ کردن ile به چارميخ کشيدن ile مصلوب کردن ile برصليب آويختن )

( SELYBEY ile MASLUB ile MASLUB SAKHTAN ile خاجديس ile CHARAMYKH KARDAN ile BAH CHARAMYKH KESHYDAN ile MASLUB KARDAN ile برصليب آويختن )


- HAÇSI KOROLLA, HAÇ BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ SALÎBÎ = COROLLE CRUCIFORME


- HADARA ile MEDENİYET/UYGARLIK


- HADDEHANE[Ar. HADDE + Fars. HÂNE] değil/yerine/= EĞREÇEVİ

( Büyük yassı levhaların eritildiği, merdanelerden geçirildiği yer. )


- HADDELEMEK ile HADDE ile HADDECİ/LİK ile HADDE FABRİKASI


- HADDİNDEN FAZLA değil/yerine/= GEREĞİNDEN ÇOK


- HADDİNİ AŞMAK ile ÇIĞRINDAN ÇIKMAK


- Haddini bildirmek için KONUŞ!!!


- Haddini bildirmek için SUS!!!


- HADDİ'Nİ BİLDİRMEK ile HADDİNİ "BİLDİRMEK"

( Bir şeyin/durumun. İLE Bir kişinin/tutumun. )

( Sınırların bilgisini belirtmek/anlatmak. İLE Haddini aşanı engellemek.[bedelini ödetmek üzere ya da öncelikli olmamalı!] )


- HADDİNİ BİLMEMEK HADDİNİ BİLDİRMEK


- HADEME ile/ve GÜLLABİ/Cİ

( ... İLE/VE Akıl hastahanelerinde. )


- HADEME/MÜSTAHDEM değil/yerine/= ODACI/İŞGÖREN


- HADIMLAŞTIRMAK ile HADIM/LIK ile HADIM AĞASI


- HADİS ile HADİSE ile HADİSELİ ile HADİSESİZ


- HADRONS[İng.] ile/değil/yerine/= HADRONLAR


- HAFİF BAYGINLIK ile ŞİDDETLİ BAYGINLIK

( SA'KA-İ HAFÎFE ile SA'KA-İ ŞEDÎDE )


- HAFİFE ALMAK ile (YETERİNCE) ÖNEMSEMEMEK


- HAFİFLEMEK ile HAFİFLETMEK ile HAFİFLEŞMEK ile HAFİFLEŞTİRMEK ile HAFİFLETEBİLMEK ile HAFİFLEYEBİLMEK ile HAFİF/LİK ile HAFİFÇE ile HAFİF UYKU ile HAFİF HAFİF ile HAFİF YOLLU ile HAFİF YEL/RÜZGAR ile HAFİF SANAYİ ile HAFİF SIKLET ile HAFİF TERTİP ile HAFİF GÜVERTE ile HAFİF MAKİNELİ ile HAFİF HAPİS CEZASI


- HAFIZLAMAK ile HAFIZ/LIK ile HAFIZA ile HAFIZALİ ile HAFIZALI/LIK ile HAFIZASIZ/LIK ile HAFIZA KAYBI ile HAFIZA YİTİMİ


- PLANLAMAK:
HAFTA İÇİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAFTA SONU


- HAFTA/LIK ile HAFTA İÇİ ile HAFTA BAŞI ile HAFTA SONU ile HAFTALARCA ile HAFTALIKLI ile HAFTALIKÇI ile HAFTA ARASI ile HAFTA TATİLİ


- HAGEN-RUBEN RELATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBEN BAĞINTISI


- RELATION DE HAGEN-RUBENS[Fr.] / HAGEN-RUBENS-BEZIEHUNG, HAGEN-RUBENS-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBENS BAĞINTISI


- HAHN-BANACH ile/||/<> OPEN MAPPİNG

( H-B linear functional uzatma, open mapping açık dönüşüm. )

( Formül: Extension İLE open mapping )


- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI


- HAK EDİŞ ile/ve/değil/> HAKKINDAN VAZGEÇEBİLMEK


- HAK ile/ve/<>/< AYRICALIK/İMTİYAZ(/MÜMTAZ)[Ar. < MEYZ]

( RIGHT vs./and/<> SPECIAL PRIVILIGE )


- HAKAN/LIK ile HAKANİ SENET


- HAKARET ile AŞAĞILAMA


- HAKEM/LİK ile HAKEMLİ ile HAKEM HEYETİ ile HAKEM KARARI ile HAKEMLİ DERGİ


- HAKİKAT = GERÇEKLİK ve/+ ÇEŞİTLİLLİK(OLGUSALLIKLAR)

( TRUTH = REALITY and/+ VARIETY )


- HAKİKAT ile FAKTÖR ile FAKTÖRİYEL ile FAKTORİNG ile ÇARPANLARA AYIRMA ile FAKTÖRLER ile FABRİKA ile FABRİKA SAHİBİ ile GERÇEKLER

( FACT vs. FACTOR vs. FACTORIAL vs. FACTORING vs. FACTORIZATION vs. FACTORS vs. FACTORY vs. FACTORY OWNER vs. FACTS )

( وجود مسلم ile حقيقت ile واقعيت ile عامل ile سازه ile فاکتوريل ile فالگيري ile فاکتور گيري ile عوامل ile کارخانه ile توليدي ile کارگاه ile کارخانه چي ile مطالب )

( VOJUD MOSLAM ile HAGHYGHT ile VAGHEYT ile AMEL ile SAZEH ile FAKTORYLE ile فالگيري ile FAKTOR GYRY ile AVAMEL ile KARKHANEH ile TOLYDY ile KARGAH ile KARKHANEH CHY ile MOTALEB )


- HAKİKAT GERÇEKLİK


- HAKİKAT ile HAKİKAT-ÜL-HAKAİK

( Doğa. İLE Tin. )


- HAKİKAT ile/ve/değil MUTÂBAKAT

( HAKİKAT: Düşünce dünyası ile dış dünya arasındaki uyuşma/mutâbakat. )

( [not] TRUTH vs./and/but FACT | HARMONY )


- HAKİKAT ile/ve/<> ÖZNİTELİK

( HAKİKAT: KENDİYLE ÖZDEŞ OLAN )


- HAKİKAT ile/<>/>< YANILSAMA


- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET

( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

( DEVOTION TO TRUTH vs./and/<> SERVICE/ATTENTION TO HUMAN/ITY )


- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK

( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )


- HAKİKATE YAKLAŞMAK ile/ve HAKİKATTEN UZAKLAŞMAK

( İki uc da çıldırmaya/delirmeye neden olur. )


- HAKİKATE YOL ile/ve/<> HAKİKATTE YOL

( Vardır/olur. İLE/VE/<> Yoktur/olmaz. )


- HAKİKA-TEN değil/< HAKİKATEN


- HAKİKATEN[Ar. + Fars.] ile HAKİKATTEN[Ar. + Tr.]

( Arapça olan Hakikat sözcüğünün, Farsça olan -en eki kullanılarak hakikate ilişkin/ait olarak. İLE Hakikat sözcüğüne, Türkçe "-den" eki kullanılarak temel/esas/öz ile ilgili, oradan[hakikatten] olan[bilgi/haber/durum/(")deneyim(")]. )


- HAKİKATEN/SAHİDEN değil/yerine/= GERÇEKTEN


- HAKİKATİ İFADE EDEN ile HERŞEYİ/HERKESİ BAĞLAYICI


- HAKİKAT'İ ZİKR ETMEK ile/ve HAKİKAT'İN ŞÜKRÜ


- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK


- HAKİKAT/REALİTE değil/yerine/= GERÇEKLİK