Dokuz(9) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 24.780 başlık/FaRk ile birlikte,
24.780 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(14/101)
- BİLİNMEZE OTURMAK ve/||/<>/> ENGİNE YOL ALMAK
- BİLİNSE DE, BİLİNMESE DE OLACAK BİLGİ ile/ve BİLİNMESİ GEREKEN BİLGİ
( Bilinen, sonsuzdur fakat Bilinmeyen, sonsuzlukların sonsuzluğudur. )
( Bilmemek ve bilmediğini bilmemek, sonu gelmeyen ıstırabın nedenidir. )
( Ancak, şimdiki halinizi bilirsiniz. )
( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek, yararlıdır. )
( KNOWLEDGE IN TO KNOW OR NOT TO vs. KNOWLEDGE IN THE NECESSITY TO KNOW
The known is infinite, but the Unknown is an infinitude of infinities.
Not to know, and not to know that one does not know, is the cause of endless suffering.
In fact, you know only your present moment. )
- BİLİP DE:
SUSMAK ile KONUŞMAMAK
- BİLİRKEN SUSMAK ve/=/||/<> BİLMEZKEN KONUŞMAK/SÖYLEMEK
( [Bazen ...] İkisi de kötü ve yanlıştır. )
- BİLİRKİŞİ/LİK ile BİLİRKİŞİ RAPORU
- BILIRUBIN[İng.] / BILIRUBINE[Fr.] / BILIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLİRUBİN
- BİLİŞSEL ARKEOLOJİ ile/||/<> DAVRANIŞSAL ARKEOLOJİ
( Bilişsel arkeoloji zihinsel süreçler İLE davranışsal arkeoloji gözlemlenebilir eylemler inceler. Bilişsel arkeoloji sembolik düşünce İLE davranışsal arkeoloji kullanım izleri araştırır. Göbeklitepe sembolleri bilişsel İLE alet kalıntıları davranışsal arkeoloji verisidir. )
- ÖNCELİK:
BİLİŞSEL/MANTIKSAL ile/ve/değil/||/<>/< VAROLUŞSAL
- BİLL CLİNTON ile FATURA ile FATURA ÇİZİMİ ile BOŞANMA BELGESİ ile MAL FATURASI ile SAĞLIK FATURASI ile İDDİANAME ile KONŞİMENTO ile FATURALANDIRMA ile MİLYAR ile FATURALAR ile KAMBİYO SENETLERİ
( BILL CLINTON vs. BILL vs. BILL DRAWING vs. BILL OF DIVORCE vs. BILL OF GOODS vs. BILL OF HEALTH vs. BILL OF INDICTMENT vs. BILL OF LADING vs. BILLING vs. BILLION vs. BILLS vs. BILLS OF EXCHANGE )
( فاکتور ile لايحه ile اسکناس ile سياهه ile صورت کردن ile بارنامه ile صورت حساب ile بيل کلينتون ile برات کشي ile طلاق نامه ile فهرست تجارتي ile گواهي بهداشت ile کيفر خواست ile ستمي کشتي ile صدور صورتحساب ile بيليون ile ميليارد ile لوايح ile بروات )
( FAKTOR ile LAYHEH ile ESKENAS ile سياهه ile SORT KARDAN ile BARNAMEH ile SORT HASAB ile BEYLE KELYNETON ile BARAT KESHY ile TALAGH NAMEH ile FANPAREST TAJARTY ile GOVAHY BACPEHDASHT ile KYFAR KHAST ile SETAMY KESHTY ile SADVAR SORTAHSAB ile بيليون ile MYLEYORD ile LAVAYHE ile BARVAT )
- BİLME BİÇİMLERİ ile/ve/||/<> TİN BİÇİMLERİ
- BİLME/"BİLEBİLME":
(")UYKUDA(") DA ile/ve/||/<> "HAYVANSAL DÜRTÜLERDE(") DE
- BİLME YETİSİ ile/ve ARZULAMA YETİSİ ile/ve HOŞLANMA/MA YETİSİ
( FACULTY OF TO KNOW vs./and FACULTY OF TO DESIRE vs./and FACULTY OF TO (NO) LIKE )
- BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA
( Yapabilmek. VE/> Varolmak. VE/> ... )
( ... VE/> Kişiye, tarihe, topluma, kültüre ait her şeye bakarak, kişiden hareketle kişiye/kişilere bakarak kavrama yöntemi. VE/> ... )
( Bilen kişi, varolanı savunur; cahil kişi, cesur olur. )
- BİLMEK ile/ve/||/<>/>/< DENEYİMLEMEK
( TO KNOW vs./and/||/<>/>/< TO EXPERIENCE )
( ERKENNEN mit/und/||/<> ERFAHRUNG )
- BİLMEDİĞİMİZ SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK ile/ve/<>/yerine [ÖZELLİKLE] BİLDİĞİMİZ SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK
( TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs./and/<> TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS
TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS instead of TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS )
- BİLMEDİĞİNDE SUSMAK ile/ve/değil BİLGELİKLE SUSMAK/SUSABİLMEK
( Bilgeliğin dudakları, duymayanlara kapalıdır. )
( [not] TO BE SILENT WHEN YOU DON'T KNOW vs./and/but TO BE SILENT BY WISDOM )
- BİLMEDİKLERİMİZ ile/ve YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ
( UNKNOWNS vs./and MISKNOWNS )
- BİLMEK VE SUSABİLMEK ile BİLMEMEK VE "SUSMAK"
( TO KNOW AND TO BE SILENT vs. IGNORANCE AND TO BE SILENT )
- BİLMEK ile/ve/||/<> KENDİNİ BİLMEK ile/ve/||/<> BAŞKASINI BİLMEK
( Başkalarının hatalarını, yaptıklarını ya da yapmadıklarını değil kendi hatalarımızı, kendi yaptıklarımızı ve yapmadıklarımızı düşünelim. )
( Bir süre için başkalarını kendi hallerine bırakalım ve kendimizi inceleyelim. )
( Leave others alone for some time and examine ourselves. )
( TO KNOW vs./and/||/<> TO KNOW THE SELF vs./and/||/<> TO KNOW THE SOMEONE )
- BİLMEK ile/ve/<> ANIMSAMAK
( Bilmek, anımsamaktır. )
( TO KNOW vs./and/<> TO REMIND/REMEMBER
To know is to remind/remember. )
- BİLMEK ile/ve/değil/yerine ANLAŞILIR KILABİLMEYİ BİLMEK
( [not] TO KNOW vs./and/but TO KNOW TO GET COMPREHENSIBLE
TO KNOW TO GET COMPREHENSIBLE instead of TO KNOW )
- BİLMEK ile/ve ANLAŞILIR KILABİLMEYİ BİLMEK
- BİL(E)(ME)MEK/BİLEBİLMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< AYIR(A)(MA)MAK/AYIRABİLMEK
- BİLMEK ile/ve/<>/= AYIRMAK/AYIRABİLMEK
( TO KNOW vs./and/<>/= TO (BE ABLE TO) SEPERATE )
- BİLMEK ile BAHSETME(ME)K
( TO KNOW vs. (NOT) TO MENTION )
- BİLME/K ile/ve/değil BİLGİSİNE SAHİP OLMA
- BİLMEK ile/ve/<> BİLMEDİĞİNİ BİLMEYİ BİLMEK
( "Bilmediğimizi bilmek", gerçek bilgidir. )
( "Daha iyisini bilemiyorum." [Hiç olmazsa bu kadarını biliyorsunuz.] )
( Bilmiyoruz, bunu bilmediğinizi de bilmiyoruz. )
( Bilmediğimizi ve anlamadığımızı bilmek gerçek bilgidir, alçakgönüllü birinin bilgisidir. )
( Bilmediğini bilen, bellekten ve beklentiden kurtulmuş olan, ebedidir. )
( Yaşamımızın her bir anında bilmeye gereksinimimiz olanı biliriz. )
( Ancak bilmediğimiz zaman, araştırmak için rahat oluruz. )
( Biliyorum diyene hiçbir şey koklatılmaz. )
( Ne kadar bilirsek, yanılmamız da o kadar. )
( Bildiğimiz, yanıldığımıza yetmez. )
( Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir. )
( O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini;
çocuktur, onu eğitin/yetiştirin.
O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini;
cahildir, ondan uzakça durun.
O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini;
(belki) uykudadır, onu uyandırın.
O ki, biliyor ama biliyor bildiğini;
bilge kişidir, onu izleyin. )
( ŞİO ME NİHİL ŞİRE: EN İYİ BİLDİĞİM, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİM )
( To know that you do not know, is true knowledge.
"I don't know any better." [At least that much you know.]
You do not know, nor do you know that you do not know.
To know that you do not know and do not understand is true knowledge, the knowledge of an humble heart.
Which knows that it does not know, which is free of memory and anticipation, is timeless.
At every moment of your life you know what you need to know.
It is when you do not know, that you are free to investigate. )
( Hiçbir şey bilmediğini bilen, hiçbir şey bilmediğini bilmeyenden daha çok şey bilir...
Wer weiβ, dass er nichts weiβ, weiβ mehr als der, der nicht weiβ, dass er nichts weiβ... )
( TO KNOW vs./and/<> TO KNOW THAT, YOU DON'T KNOW IT )
- BİLMEK ile BİLMEZLEMEK ile BİLMEZLENMEK ile BİLMECE ile BİLMECELİ ile BİLMEZLİK
- BİLMEK ile/ve/=/||/<> HESAPLAYABİLMEK
- BİLMEK ile/ve/||/<> KANITLAMAK
- BİLMEK ile/ve/> KAYITLA(N)MAK
- BİLMEK ile/ve/<> KENDİNİ TANIMAK ile/ve/<> BAŞKASINI TANIMAK
( TO RECOGNIZE vs./and/<> TO RECOGNIZE THE SELF vs./and/> TO RECOGNIZE THE SOMEONE )
- BİLMEK ile/ve/değil NAKLETMEK
- BİLMEK ile/ve/||/<>/< NEDENLERİ BİLMEK
- BİLMEK ile/ve/<> OLAYLARI/ZORLUKLARI "ALTTAN ALABİLMEK"
- BİL(E)(ME)MEK/BİLEBİLMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< TANIMLA(YA)(MA)MAK/TANIMLAYABİLMEK
- BİLMEK ve/<> TANIMLAMAK ve/<> ANLAMAK
( TO KNOW and/<> TO DEFINE and/<> TO UNDERSTAND )
- BİLMELEKE AKIL ile BİLFİİL AKIL ile MÜSTEFÂD AKIL ile FAAL AKIL
( İBN-İ SİNÂ )
( İBN-İ SİNÂ BU KONULARDA ÖZELLİKLE YAZMAMIŞTIR: * HİKMET-İ AMELİYE (Çünkü fıkıh'da var olarak kabul eder.) * AHLÂK-TOPLUM-SİYÂSET )
- BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/> ANLATAMAMAK
- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK
- [ne yazık ki]
BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖNEMSEMEMEK
- BİLMEYİ BİLMEK ve/||/<> BİLGİ ÜRETİMİ ve/||/<> GÜVENİLİR BİLGİ ve/||/<> BİLGİNİN UYGULANMASI/KULLANIMI
- BİLMEYİ BİLMEK ile/ve/||/<> FELSEFE/SOYUTLAMA
- BİLMİYORUM ile/ve/||/<>/< BİLİYORUM
( Sorarsan. İLE/VE/||/<>/< Sormazsan. )
- BİLMİYORUM ile/ve/||/<>/> NEREDEN BİLİYORUM?
- ENDİREKT/İNDİREKT/INDIRECT[İng.]/BİLVÂSITA[Ar.] değil/yerine/= DOLAYLI
- BİNDİRMEK ile BİNDİRİLMEK ile BİNDİREBİLMEK ile BİNDİ
- BINGIL BINGIL (SALLANMAK)
( Şişmanların ya da yaşlıların sallanan/sarkan yerleri için söylenilen. )
- BINGILDAMAK ile BINGILDAK
- BINISTOR[İng.] / BINISTEUR[Fr.] / BINISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNİSTOR
- BINOCULAR değil/yerine/= ÇİFT GÖZLE
- BINOCULAR[İng.] / BINOCULARICE[Fr.] / BEIDÄUGIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNOKÜLER
- BINOMIAL DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION BINOMIALE[Fr.] / BINOMIALE-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNOM DAĞILIMI
- BINOMIAL ile/||/<> ADLANDIRMA
( İkili adlendirme sistemi )
( Carl Linnaeus tarafından 1753 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1778) (Ülke: İsveç) (Alan: Biyoloji, Takstonomi) (Önemli katkıları: Biyolojik sınıflandırma sistemi) )
- BİNOMYAL ile/||/<> TRİNOMYAL
( Binomyal iki ad tür İLE trinomyal üç ad alt tür. )
( Formül: Species İLE subspecies naming )
- BİNPİŞMAN
- BİOBRİCK İLE GENDEVİCE İLE CİRCUİT ile/||/<> BİYOLOJİK PARÇALAR
( Standart biyolojik yapı taşları. )
( Formül: AND gate: A + B → Output )
- BIOCATALYSIS ile/||/<> CHEMICAL CATALYSIS
( Biocatalysis enzimlerle biyolojik katalizken İLE chemical catalysis sentetik katalizör kullanır )
( Formül: Enzyme selectivity )
- BİODİVERGİTE ile/||/<> GEODİVERGİTE
( Biodivergite yaşam çeşitliliğiyken İLE geodivergite jeolojik çeşitliliktir )
( Formül: Shannon indeksi )
- BİOFİLM ile/||/<> PLANKTONİK KÜLTÜR
( Biofilm yüzeye tutunmuş mikroorganizma topluluğuyken İLE planktonik kültür serbest yüzen hücre kültürüdür )
( Formül: EPS matriks )
- BİOHİBRİT KATALİZÖR ile/||/<> İMMOBİLİZE ENZİM
( Biohibrit katalizör enzim ve inorganik malzeme birleşimken, immobilize enzim sadece enzimi destek üzerine bağlar )
( Formül: Enzim-MOF )
- BİOİNFORMATICS ile/||/<> CLASSICAL BİOLOGY
( Bioinformatics biyolojik verinin bilgisayar analizi yaparken İLE classical biology geleneksel morfolojik ve fizyolojik yaklaşım kullanır )
( Formül: Sequence analysis )
- BIOLOGICAL :/yerine BİYOLOJİK
- BIOMARKER değil/yerine/= DİRİMSEL BELİRTEÇ
- BIOORTHOGONAL CHEMISTRY ile/||/<> IN VIVO CHEMISTRY
( Bioorthogonal chemistry canlı sistemde doğal süreçleri bozmayan kimya yaparken İLE in vivo chemistry canlı sistemin kendi kimyasal süreçleridir )
( Formül: Azide-alkyne )
- BIOORTHOGONAL ile/||/<> IN VIVO ile/||/<> LABELING ile/||/<> BİYOORTOGONAL KİMYA
( Canlı sistemlerde reaksiyon. )
( Formül: Tetrazine-TCO ligation )
- BİOSTATİSTICS ile/||/<> MEDİCAL STATİSTICS
( Biostatistics biyolojik veriler için özel istatistik yöntemleri geliştirirken İLE medical statistics klinik veriler için standart istatistik uygular )
( Formül: Survival analysis )
- BIOT-FOURIER EQUATION[İng.] / BIOT-FOURIERE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-FOURİER DENKLEMİ
- BİPOLAR BOZUKLUK ile/||/<> DEPRESYON/MAJÖR DEPRESYON/DEPRESİF BOZUKLUK
( Duygu durumunda aşırı dalgalanmalar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> Sürekli üzüntü ve ilgi kaybı ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BİPOLAR BOZUKLUK ile/||/<> ŞİZOFRENİ
( Duygu durumunda aşırı dalgalanmalar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BİPOLAR I BOZUKLUĞU ile/||/<> BİPOLAR II BOZUKLUĞU
( Manik ataklar ve depresif dönemlerle ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> Hipomanik ataklar ve depresif dönemlerle ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BİR ANLAMIYLA ... ile/ve/||/<> BİR YANIYLA ...
- BİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<> ORTALIĞI VELVELEYE VERMEK
- 1 BEYGİRGÜCÜ[CV] ile/ve/<> 1 İNGİLİZ/AMERİKAN BEYGİRGÜCÜ[HP]
( 75 kgm/s. İLE/VE/<> 746 w.[: 1014 beygirgücü] )
- BİR DAMLA SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<>/>/< BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK ile/ve/||/<>/>/< İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURMAYACAK "BAHANE/SORUN" ile/ve/||/<>/>/< İMAM OSURURSA CEMAAT SIÇAR ile/ve/||/<>/>/< OSURUKTAN NEM KAPMAK
- BİR DURUMA GEREKÇE BULMAK ile/ve GEREKÇE BULDUKTAN SONRA BİR DURUMA DÜŞMEK
( TO FIND A REASON vs./ve TO FALL DOWN TO THE SAME SITUATION AFTER TO FIND A REASON )
- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE:
(BEN) "ANLAMADIM" ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"
- BİR DÜŞÜNCEYİ:
"BESLEMEK" ile/ve/değil/yerine SADECE BİLMEK
- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )
- BİR İŞİ:
BİLEN ile AZ BİLEN ile BİLMEYEN ile YAPAMAYAN
( Yapar. İLE Akıl verir. İLE Eleştirir. İLE Çamur atar. )
- BİR İŞİ/N:
"UCUNDAN TUTMAK" ile/değil/yerine/>< "OMUZLAMAK"
- KİŞİYİ/KİŞİLERİ:
"KÜÇÜMSEMEK" ile/ve/değil/||/<>/>< "BÜYÜK GÖRMEK"
( Ahlâksızlıktır. İLE/VE/DEĞİL/>< Bilgisizliktir. )
( Akılsızlık. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Korkaklık. )
- BİR ŞEY "YEME/ATIŞTIRMA" "İSTEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ACIKMAK
- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK
- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"
- BİR ŞEYİN:
İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI İSTENMESİ ile/ve/değil/<> İSTENİYOR OLMASINDAN DOLAYI İYİ OLDUĞU
- BİR ŞEYİN, "YAPILAMAZ" OLDUĞUNU SANMAK ve/||/<>/> O ŞEYİN, YAPILIRKENKİ GÜRÜLTÜSÜYLE UYANMAK
- BİR ŞEYİN/DURUMUN:
(")OLMASI(") ile/ve/değil/||/<>/< OLMA/GERÇEKLEŞME OLASILIĞI
- BİR ŞEYLE İLGİLENMEK ile/ve BİR ŞEYLE UĞRAŞMAK
- BİR TUTULAMAMA ile KIYASLANAMAMA
- BİR ULUSUN:
DÜŞMANLARI ile/ve/<> "AYDINLARI"
( Askerî-siyasî örgütünü yener. İLE/VE/<> Tarihini yener/değersizleştirir. )
- BİR YANLIŞIN YAPILMASINDA VE YORUMLANMASINDA:
KAZÂ ile/ve/ne yazık ki/<>/> HATA ile/ve/ne yazık ki/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( İlk kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> İkincei kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> Üçüncü kez oluyorsa. )
- BİR ile/ve/||/<>/> BİN ile/ve/||/<>/> MİLYON ile/ve/||/<>/> MİLYAR ile/ve/||/<>/> TRİLYON ile/ve/||/<>/> KATRİLYON ile/ve/||/<>/> KENTİLYON ile/ve/||/<>/> SEKSTİLYON ile/ve/||/<>/> SEPTİLYON ile/ve/||/<>/> OKTİLYON ile/ve/||/<>/> NONTİLYON
( ... ile~> 3 ile~> 6 ile~> 9 ile~> 12 ile~> 15 ile~> 18 ile~> 21 ile~> 24 ile~> 27 ile~> 30 [0/Sıfır] )
- BİRA ÜRETİCİSİ ile BİRA FABRİKASI
( BREWER vs. BREWERY )
( آبجوساز ile آبجوسازي )
( ABJOSAZ ile ABJOSAZY )
- BIRAKMAK ile/ve/yerine/değil UZAKLAŞTIRMAK / TERCİH DEĞİŞTİRMEK [Özellikle sigara ve çeşitli bağımlılık yapıcılarda!]
( Mutlu olmak için herhangi bir şeye bağımlı olmak, çaresizliğin son aşamasıdır. )
( Herhangi bir şeye karşı artık bağımlı olmadığınızda, payınıza düşeni yapmışsınız demektir. )
( Zihnimizi, içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar bizi terk etmeyecektir. )
( Bağımlılıklarımızdan vazgeçelim. Vazgeçmemiz gereken başka hiçbir şey yoktur. )
( Bilincine varmadığınız bir şeyi, terk edemezsiniz. )
( Alışkanlık ve ihtiras, kör eder ve yanlışa götürür. )
( Alışkanlık! Gereklilik değil! )
( SİGARAYI: "BIRAKTIM!" değil/yerine "İÇMİYORUM" ya da "İÇMEMEYİ YEĞLİYORUM/TERCİH EDİYORUM!" )
( Mücadelemiz içenlerle değil maddeyle!
Koruyup kolladığımız, kişiler; kovduğumuz, o sinsi madde!...
Davetimiz, sağlıklı olmak; kabul etmediğimiz, sararmak...
Çözümlerimiz, herkes için; çaresi "Hayır!"da...
Herkes için hayırlı olan, hayırsızı yakmamakta... )
( Not necessary! It's habit/addiction. )
( FEEL FREE TO SAY NO! )
( Dependence on anything for happiness is utter misery.
When you are no longer attached to anything, you have done your share.
Attachments are in the mind and will not leave you until you know your mind in and out.
Give up your addictions. There is nothing else to give up.
You cannot leave if you don't aware of it.
Habit/addiction and passion makes blind and takes to the false.
"I PREFER, NOT TO SMOKE" instead of "QUIT SMOKING/CIGARETTE" )
( [not] TO LEAVE / QUIT vs./and/but TO CHANGE PREFERENCE
TO CHANGE PREFERENCE instead of TO LEAVE / QUIT )
( PROTIMO NA MIN KAPNIZU: İÇMEMEYİ TERCİH EDİYORUM! )
- BİRARAYA GETİRMELİ!
- BİRBİRİMİZİ:
BİLEMEYİZ ancak KEŞFEDERİZ
- YAŞAMAK:
BİRBİRİMİZİ İDARE EDEREK ile/ve/değil/yerine/<> UZLAŞARAK (ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUŞARAK)
- BİRBİRİMİZİ:
BAŞKALARINA YEDİRMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YEMEMEK
- BİRBİRİNDEN AYRI DEĞİL! ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE UZAK DEĞİL!
- KARIŞTIRMAMAK:
BİRBİRİNDEN değil BİRBİRİNE
(ya da BİRBİRİNDEN AYIRMAK)
- BİRBİRİNE DÖNÜŞEMEME/DÖNÜŞEMEYEN ile İLİŞKİSİZ/LİK
- [ne yazık ki]
!"BİRBİRİNE DÜŞMEK" değil/yerine/>< BİRBİRİNİ DÜŞÜNMEK
- BİRBİRİNE PARALEL değil PARALEL
- BİRBİRİNİ:
BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAK
( Dinlemeyi/görmeyi/okumayı gerektirir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Tanışmayı gerektirir. )
- BİRBİRİNİ ETKİLEMEK ile/ve BİRBİRİNİ TAMAMLAMAK
- BİRBİRLERİMİZLE/BİRBİRLERİNDEN değil BİRBİRİMİZLE/BİRBİRİNDEN
- 1.5 - 2 YAŞINDAKİ, DIŞARI ÇIKMAK İSTEMEYEN ÇOCUĞA:
"DIŞARI ÇIKIYORUZ/ÇIKALIM MI?" DEMEK/SORMAK değil/yerine "TAVŞAN GİBİ Mİ, SİNCAP GİBİ Mİ ÇIKALIM?
- BİRÇENETLİ ile BİREVCİKLİ ile BİRGÖZELİ
( Kapsüllü yemişlerin, tek parçalı olanları. İLE Mısır, ceviz, fındık gibi eril ve dişil örgenleri ayrı çiçeklerde, ancak aynı kök üzerinde bulunanlar. İLE Yapısı tek bir gözeden(hücreden) oluşan hayvan ya da bitki, tekhücreli. )
- BİRCH İNDİRGENMESİ ile/||/<> CLEMMENSEN İNDİRGENMESİ
( Birch Li/NH₃ aromatik, Clemmensen Zn/HCl karbonil. )
( Formül: Elektron İLE proton )
- BİRÇOKLARI/NIZ" değil ÇOĞU/NUZ
- BİRDENBİRE
( FÜC'EH, FÜCÂEH )
- BİREŞİM ile BİREŞİMLİ
- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu biçimde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )
- BİREŞİM/TEVHİD:
SEVGİLİNİ, HERŞEYDE/HER YERDE GÖRMEK değil/yerine HERŞEYDE/HER YERDE, SEVDİĞİNİ ANIMSAMAK
( Bir yâr için ağyâra minnet ettiğim ayıb eyleme
Bağ-ı bân bir gül için bin hâra[dikene] hizmetkâr olur )
- BİREŞİM/TEVHİD ile/ve/||/<> CÖMERTLİK/SELEK
- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/>/< KENDİNDEN RÂZI OLMAK
- BİREŞİM(TEVHİD) ve/||/<>/>/< KUŞKUDAN KURTULMAK
- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> SEVDİĞİNİ ÖZLEMEK
- BİREY İLE POPÜLASYON İLE KOMÜNİTE İLE EKOSİSTEM ile/||/<> EKOLOJİK ORGANİZASYON
( Canlıların organizasyon seviyeleri tek bireyden ekosisteme doğru genişler. )
( Formül: Birey < Popülasyon < Komünite < Ekosistem )
- BİREYİN ÖZGÜRLÜĞÜ ile/ve TOPLUMUN ÖZGÜRLÜĞÜ
( FREEDOM OF THE PERSON vs./and FREEDOM OF THE SOCIETY )
- BİREYİN, TOPLUMDAKİ ETKİSİ/EDİLGENLİĞİ ile/ve/<> TOPLUMUN, BİREYDEKİ ETKİSİ/EDİLGENLİĞİ
- BİREY/KİŞİ < TÜZE/HUKUK
- SANAT:
BİREYLERİ/TOPLUMU ...
ŞAŞIRTMAK (İÇİN) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KIŞKIRTMAK (İÇİN)
- BİREYLEŞTİRMEK ile BİREYSELLEŞMEK ile BİREYLEŞEBİLMEK ile BİREYSELLEŞTİRMEK ile BİREYSELLEŞTİRİLMEK ile BİREY/LİK ile BİREYCİ/LİK ile BİREYSEL/LİK ile BİREY OLUŞ ile BİREYLEŞME ile BİREYSEL EMEKLİLİK
- ÇIKAR:
[ne yazık ki] BİREYSEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPLUMSAL
- BİREYSEL/LİK ile/ve/<>/> YALNIZ/LIK
- BİRİ, BİR YERE:
BAKIYORSA ile/ve/ya da/<> HİÇ BAKMIYORSA
( İlgilendiği bir şey vardır. İLE/VE/ya da/<> İlgilendiği bir şey, kesinlikle vardır. )
- BİRİCİK ile/ve AYRIK/KURALDIŞI
( Mâhiyetten, istisnâ olmaz![Ancak fertler istisnâ kılınabilir.] )
( VÂHİD ile/ve İSTİSNÂ'/MÜSTESNÂ, ŞÂZ )
( IDENTITY vs./and EXCEPTION )
- BİRİCİKLİK ve BİRİCİKLİĞE SAYGI GÖSTERMEK/DUYMAK
- BİRİCİK/LİK ile/ve/<> FARKLI/LIK
- BİRİCİK/LİK ile/ve/<> PAYLAŞILAMAZ/LIK
- BİR-İKİMİ/N" değil BİRİKİMİN
- BİRİKİNTİ ile BİRİKİNTİ KONİSİ
- BİRİKTİRMEK ile/ve/||/<>/> DAĞITMAK/ATMAK/VAZGEÇMEK
- BİRİKTİRMEK ile/ve/||/<> DOLDURMAK
( Nesnelerde. İLE/VE/||/<> Nesne ve sıvılarda. )
- [ne yazık ki]
"BİRİLERİNİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK" ile/ve/||/<> "HIRSIZA, YOL GÖSTERMEK" ile/ve/||/<> DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK
- UNIT CELL[İng.] / CELLULE DE L'UNITÉ[Fr.] / MASSEINHEIT ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM GÖZE/HÜCRE
- ELECTRODE OF THE FIRST KIND[İng.] / ERSTARREN, GEFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF ELEKTROT
- ERSTER ART STROM, ERSTER KATEGORIE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TÜR AKIM
- BİRİNCİ ile İLK SEBEP ile BİRİNCİ SINIF ile İLK VİTES ile ÜSTEĞMEN ile ÖNCELİKLE ile BİRİNCİ SINIF ile İLK DİZE ile AKLIMA İLK GELEN ŞEY ile İLK ELDEN ile İLK ÖNCE
( FIRST vs. FIRST CAUSE vs. FIRST CLASS vs. FIRST GEAR vs. FIRST LIEUTENANT vs. FIRST OF ALL vs. FIRST RATE vs. FIRST STRING vs. FIRST THING COMING TO MIND vs. FIRSTHAND vs. FIRSTLY )
( نخستين ile اولي ile اولين ile اول ile نخست ile اول آنکه ile ابتدا ile نزست ile علت اوليه ile درجهاول ile دنده يک ile ناوبان يکم ile اولاً ile درجه اول ile درجه يک ile متبادر بذهن ile دست اول ile درمرحله اول )
( NAKHASTYNE ile OLY ile OLYNE ile OL ile NAKHAST ile OL ANKEH ile EBTEDA ile نزست ile ALAT OLYYEH ile DARJEKAVEL ile DANDEH YK ile ناوبان يکم ile OLAN ile DARJEH OL ile DARJEH YK ile MOTBADAR BEZEAN ile DAST OL ile DARMARHALEH OL )
- PRIMARY FISSION PRODUCTS[İng.] / PRODUITS DE FISSION PRIMAIRES[Fr.] / PRIMÄRE SPALTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL BÖLÜNME VERİMİ/ÜRÜNLERİ
- PRIMARY DOSE LIMITS[İng.] / LIMITES DE DOSE PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRDOSISGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL DOZ SINIRLARI
- PRIMARY ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS PRIMAIRES[Fr.] / PRIMÄRELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL ELEKTRONLAR
- BİRİNCİL/ASLÎ İBÂDETLER ile/ve/<> İKİNCİL/TALÎ İBÂDETLER
( Kurallara/İslâm'a uygun yaşanılan/yapılan herşey ibadettir. )
- PRIMARY RADIATION BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM DEMETİ
- PRIMARY RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRE STRAHLUNG, PRIMÄRSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM
- PRIMARY PROTECTIVE SHIELDING[İng.] / CUIRASSE PROTECTRICE PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL KORUYUCU PERDELEME/ZIRH
- BİRİNCİL NARSİSİZM ile/ve/||/<>/> İKİNCİL NARSİSİZM
( Doğuştandır.[Kohut][Bireydeki birincil narsisistik yapı, zaman içinde, kendilik nesnesi işlevleri yerinde/yeterince aynalama ve yüksek kırılma yaşatırsa ikincil narsisizme dönüşür.] İLE/VE/||/<>/> Kişinin yaratıcılığının ve etkinliğinin ortaya çıkması; yaşamı, yaşanabilecek kadar zevkli algılaması; acı ve çilelere dayanabilmesi; yaşamının, kendi yaşamı olduğunu derinden duyumsaması; yaşamını gerçekleştirmek üzere yönelmesi ve sonuçlarını da içtenlikle kabul edebilme becerisidir.[Kohut] )
( )
( )
- ELVÂN-İ ASLÎ[Osm.] / PRIMARY COLORS[İng.] / COULEURS PRIMAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL RENKLER
- BİRİNCİ/LİK ile BİRİNCİ EL ile BİRİNCİ ZAR ile BİRİNCİ ÇAĞ ile BİRİNCİ AYAK ile BİRİNCİ MEVKİ ile BİRİNCİ SINIF ile BİRİNCİ ZABİT/LİK ile BİRİNCİ KEMANCI/LIK
- BİRİNDEN VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/>< BİRİNİ AFFETMEK
( Hiçbir zaman affedemeyeceğimizi zannettiğimizde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hiçbir zaman vazgeçemeyeceğimizi anladığımızda. )
- BİRİNİ BULMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> BİRBİRİNİ BULMAK
- BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM! ile/ve/değil/yerine BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!
- BİRİNİ TANIMA:
BAŞKALARININ, ONUN HAKKINDA "SÖYLEDİKLERİ" ile/değil/yerine ONUN, BAŞKALARI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ
- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )
- BİRİYLE YAKIN OLABİLMEK/KALABİLMEK İÇİN:
KELEPÇE ile/değil/yerine KANAT
( O kişinin/kişilerin uçabilmesine karşın yanına konuyor(lar)sa seninle birliktedir. )
- BİRKAÇ "BİR ŞEY" SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK değil BİRKAÇ ŞEY SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK ya da BİR ŞEY SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK
- BİRLEMEK ile BİRLENMEK ile BİRLEŞMEK ile BİRLEŞİLMEK ile BİRLEŞTİRMEK ile BİRLEŞEBİLMEK ile BİRLEŞİVERMEK ile BİRLEŞTİRİLMEK ile BİRLER
- BİRLEŞİK PETALLİ KOROLLA, GAMOPETAL KOROLLA, SİNPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = COROLLE MONOPÉTALE, COROLLE GAMOPÉTALE
- BİRLEŞİK SEPALLİ KALİKS, GAMOSEPAL KALİKS, SİNSEPAL KALİKS = KE'S-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = CALYCE MONOSÉPALE, CALICE GAMOSÉPALE
- HYPHENATED METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK YÖNTEMLER, İKİLİ YÖNTEMLER
- BİRLEŞİM ile BİRLEŞTİRİM
( SESSION/UNION vs. TO UNITE )
- BİRLEŞME/VAHDANİYET ile BİLEŞME/SENTEZ ile BİREŞME/TEVHİD
( Mekanik. İLE Kimyasal. İLE Organik. )
( (SYNTACTIC) COMPOUNDING vs. (LEXICAL) COMPOUNDING vs. UNITY )
- COMBINATION[İng.] / COMBINATION[Fr.] / VERBINDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞME
- BİRLEŞME/KONJÜGASYON/CONJUGATION[İng.] ile/ve/||/<> DÖNÜŞÜM/TRANSFORMASYON
( Bakteriler arasında doğrudan genetik nesne aktarımı. İLE/VE/||/<> Bakterilerin, çevresel DNA'yı alması. )
- BİRLEŞMEK ile/ve BİRLİĞİ SÜRDÜRMEK ile/ve BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE Gelişme. İLE/VE Başarı. )
( Kervan gider, sen kalma geri! )
- BM'NİN KURALLARI:
KÜRESEL DÜZENİ SAĞLAMAK İÇİN ile/ve/||/<> KENDİ İÇ DÜZENİNİ SAĞLAMAK İÇİN
( JUS COGENS: Uluslararası hukukta, emredici kurallar. )
- BİRLEŞTİRİCİ ile AYRIŞTIRICI
( [söz/karar/tutum] Bir kesimi birleştirici olabilir ve fakat hiçbir kesimi ayrıştırıcı olmamalıdır. )
- BİRLEŞTİRİCİ ile BÜTÜNLEYİCİ
( CONNECTIVE vs. INTEGRANT )
- BİRLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> DERLEME
- BİRLEŞTİRME ile/ve/<> OLUŞTURMA
- BİRLEŞTİRMEK ile BULUŞTURMAK
( TO UNITE vs. TO COME TOGETHER )
- BİRLEŞTİRMEK ile BÜTÜNLEŞTİRMEK
( Bütünleşme gereksinimini anlayın! )
( Durumda eksik olan, birleştirici bir güçtür. )
( TO UNITE vs. TO INTEGRATE )
- BİRLEŞTİRMEK ile/ve ÖZDEŞLEŞTİRMEK
( TO UNITE vs./and TO MAKE IDENTIFIED )
- BİRLEŞTİRMEK ile TAMAMLAMAK
( TO UNITE vs. TO COMPLETE )
- BİRLİK ile/ve FARKLILIK
- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK
- BİRLİKTE EVE ...
"GELİYORDUK" değil GİDİYORDUK/DÖNÜYORDUK
- BİRLİKTE OLMA GEREKSİNİMİ ile/ve/||/<>/< BİREY OLMA GEREKSİNİMİ
- BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"
- BİRLİKTE:
YAŞAMAK ve/||/<>/> YAŞLANMAK
- BİRLİKTE/LİK ile/ve BASKIN/LIK
- BİRLİKTELİK ile/ve/||/<> KARŞILIKLILIK
- BİRŞEYLERİ:
ERTELEMEK ile/değil/yerine/>< ÖNCELLEMEK
( TEHİR[< AHAR] ile/değil/yerine/>< TEVİL[< EVVEL] )
- BİRTAKIM ile BİRTAKIMI
- BİRTHDAY İLE MEET-İN-MİDDLE İLE SİDE-CHANNEL ile/||/<> KRİPTOGRAFİK ATAKLAR
( Güvenlik sistemlerine saldırı türleri. )
( Formül: √(2^n) (birthday bound) )
- BISPHENOL[İng.] / DIPHÉNOL (BISPHENOL)[Fr.] / BIPHENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİSFENOL
- BİSİKLET BİNMEK değil BİSİKLETE BİNMEK
- BİSİKLET:
KİTAPLARI ve/||/<> FİLMLERİ ve/||/<> ŞARKILARI
( Bisiklet Kitapları
Bisikletli Öyküler - Aydın İleri
Fransa Turu Tarihi - Jean François Mignot
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun 50 Yıllık Tarihi - Feyzi Açıkalın
Bir Tur Versene - Aydan Çelik
Bisiklet-Zen: Kent Ulaşımında Bisiklet - Juan Carlos Kremer
VE/||/<>
Bisiklet Filmleri
Bisiklet Hırsızları - Vittorio de Sica
Acil Teslimat - David Koepp
Cehennemde Bir Pazar - Jorgen Leth
2 Saniye - Marion Briand
Bisikletli Çocuk - Dardenne Biraderler
Bisikletli Adam - Mohsen Makhmalbaf
Yolculuk - Fernando Solanas
Mavi Bisiklet - Ümit Köreken
Vecide - Haifaa Al Mansour
Belville Tripletleri - Sylvain Chomet
Pekin Bisikleti - Xiaoshoui Wang
Bisikletler Anlatıyor - Milan Lisica
Yargıç (The Judge) (2014)
VE/||/<>
Bisiklet Şarkıları
La Bicyclette - Yves Montand
Bicycle Race - Queen
Les Bicyclettes de Belsize - Mireille Mathieu ya da Engelbert Humperdinck
Bike - Pink Floyd
Nine Million Bicycles - Kate Melua
La Bicicleta - Shakira
Velo - Benabar
Le Velo - Bourvil
Tour de France - Kraftwerk
Louison Bobet Forever - Ludwig von 88
Velodrome - The Chemical Brothers
Bisiklet Türküsü - Fuat Saka
Bisiklet - Mor ve Ötesi
Son Feci Bisiklet’in bisikletsiz şarkıları!
B Bisiklet Sayfası )
- BİSİKLET TEKER TELLERİ:
OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ
- BİSİKLET TEKER TELLERİ: OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ
- BİSİKLET/VELESPİT[Fr.] değil/yerine/= ÇİFTTEKER
- BİSİKLET YARIŞLARINDA:
SARI MAYO ile/ve YEŞİL MAYO ile/ve BEYAZ MAYO ile/ve KIRMIZI PUANLI MAYO
( Bisiklet sporundaki en büyük ödülün simgesidir. [En kısa zamanda turu bitirenin üzerinde olur.] İLE/VE En çok puan toplayanın giydiği. [Sarı mayodan farkı, bazı etaplardaki puanlamalar farklı olduğu için, sprint etaplarında başarılı olanlar daha fazla puan toplayabiliyor. Bu yüzden, sarı ve yeşil mayo, çoğu zaman farklı yarışçılara gider.] İLE/VE En başarılı genç bisikletçiye verilir. [Genç olmak, 26 yaşın altında olmak.] İLE/VE Tırmanış etaplarında toplanan puanlara göre verilir. )
- BİSİKLET >< ALZHEIMER
- BİSİKLET ile BİSİKLET SÜRÜCÜSÜ ile BİSİKLETE BİNMEK ile BİSİKLETE BİNMEK ile BİSİKLETÇİ
( BICYCLE vs. BICYCLE RIDER vs. BICYCLE RIDING vs. BICYCLING vs. BICYCLIST )
( دوچرخه ile چرخ ile دوچرخه سوار ile دوچرخه سواري )
( DOCHARKHEH ile CHARKH ile DOCHARKHEH SAVAR ile DOCHARKHEH SAVARY )
- BİSİKLET ve/<> CAMBAZLIK/AKROBASİ[Fr. < ACROBATIE]
- BİSİKLET ve/<> (DAHA) AZ GERGİNLİK/STRES
- BİSİKLET ve/<> DAYANIŞMA
- BİSİKLET ve/<> GÜLÜMSEME
- BİSİKLET ve/<> MATEMATİK
- BİSİKLET ve/<> "ROMANTİZM"
- BİSİKLET ve/<> TEKNOLOJİ
- BİSİKLET ve/<> UÇMA DUYGUSU/DÜŞÜNCESİ
- BİSİKLET ve/||/<> UYGARLIK(MEDENİYET)
- BİSİKLET ve/<> YARARLARI...
- BİSİKLETİ:
HIZLI KULLANIM değil/yerine SAKİN/YAVAŞ KULLANIM
- BİSİKLETİ, METROBÜSTE KİLİTLEMEK:
ÇALINMAMASI İÇİN ile/ve/değil/||/<> DÜŞMEMESİ İÇİN
- BİSİKLETİ, TEHLİKE YARATMAYACAK ŞEKİLDE KULLANMAK: [hem/öncelikle] KENDİ İÇİN ve/hem de ÇEVRESİ(NDEKİLER) İÇİN
- BİSİKLETTE DOĞRU VİTES KULLANIMI!...
- BİSİKLETTE:
ELCİĞİ/GİDONU TUTARAK ve ELLERİ BIRAKARAK
- BİSSÜRÜSÜ değil ÇOĞU
- BISULPHITE[İng.] / BISULFITE[Fr.] / BISÜLFIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİSÜLFİT
- BİT ile ASMABİTİ/FİLOKSERA[Yun.]
( ... İLE Asmabitinin yol açtığı bağ hastalığı. )
- BİT ile/değil ÇİÇEKBİTİ
( ... İLE/DEĞİL Yarımkanatlılardan, küçük ve yumuşak gövdeli olan, bitkilerin üzerinde sürü durumunda yaşayan bir böcek. )
( ... cum APHIS )
- BİT ile MANGO ÇEKİRDEĞİ BİTİ
- BİT ile TAHTABİTİ/BAKKA[Ar.]
- BİTEVİYE/MÜTEMADİYEN[Ar.] değil/yerine/= ARALIKSIZ, SÜREKLİ
- POINT D'ACHÈVEMENT[Fr.] / ENDOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTİM NOKTASI
- BITHIONOL[Fr.] / BITHIONOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTİONOL
- BİTİRİLDİ ile/değil BÜTÜNLENDİ
- BİTİRMEK ile BİTİRTMEK ile BİTİRİLMEK ile BİTİREBİLMEK ile BİTİRİVERMEK
- BİTİRMEK ile "HALLETMEK"
( TO FINISH vs. "TO SOLVE" )
- BİTİRMEK ile "NOKTALAMAK"
( TO FINISH vs. "TO PUNCTUATE" )
- BİTİRMEK ile SONLANDIRMAK
( TO FINISH vs. TO BRING TO END )
- BİTİRMEK ile/değil/yerine TAMAMLAMAK
( Yapılan birçok işte/ilişkilerde, "bitirmek" yerine "tamamlamış/tamamlanmış" olduğu düşüncesi/sözcüğü çok daha yerindedir. )
( TO END/FINISH vs. TO COMPLETE )
- BİTİŞİK/LİK ile ARASIZ/LIK
- BİTKİ/AĞAÇ DİKENLERİ:
"KORUNMAK İÇİN" değil HAVADAN, SU TOPLAMAK İÇİN
- HERBICIDES, WEEDICIDES[İng.] / HERBICIDES[Fr.] / HERBIZIDE, UNKRAUTBEKÄMPFUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTKİ ÖLDÜRÜCÜLER
- BİTKİBİLİM = BOTANİK = BOTANIQUE
- DAMAR AĞLARININ GELİŞİMİ:
BİTKİDE ve/=/||/<> HAYVANDA
( Açıklamalarını okumak için burayı tıklayınız... )
- BİTKİLER ile FİNBOS BİTKİLERİ
( ... İLE Dünyanın tüm bitkilerinin üçte biri Ümit Burnu'ndaki florada bulunmaktadır. )
- BİTKİLER = NEBÂTÂT = BOTANİK = BOTANIQUE
- Bitkileri/Ağaçları DİNLE!!!
- BİTKİLERİN SINIFLANDIRILMASI/TAKSİMİ = NEBÂTÂTIN TAKSÎMİ = DIVISION, CLASSIFICATION
- BİTKİLEŞMEK ile BİTKİNLEŞMEK ile BİTKİ ile BİTKİN/LİK ile BİTKİCİ/LİK ile BİTKİNCE ile BİTKİSEL/LİK ile BİTKİ SÜTÜ ile BİTKİ NAKLİ ile BİTKİ BİLİMİ ile BİTKİ ÖRTÜSÜ ile BİTKİSEL YAĞ ile BİTKİ BİLİMCİ ile BİTKİ BİTLERİ ile BİTKİSEL HAYAT ile BİTKİ TOPLULUĞU ile BİTKİSEL KAZEİN ile BİTKİ COĞRAFYASI ile BİTKİ PATOLOJİSİ
- BİTKİMSİ ile BİTKİMSİ HAYVANLAR
- BİTLENMEK ile BİTLENEBİLMEK ile BİTLENİVERMEK
- BİTMEMİŞLİK GÖRÜNÜŞÜ ile BİTMİŞLİK
( IMPERFECTIVE ASPECT vs. PERFECTIVE ASPECT )
- BITHIONOL[İng.] ile/değil/yerine/= BİTONOL
- FIGURES DE BITTER[Fr.] / BITTER-MUSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTTER DESENLERİ
- YER SAKIZI/BİTÜM[Fr. < BITUME] değil ASFALT[Fr. < ASPHALTE][ASVALT değil!]
( Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt nesnelerinin genel adı, yer sakızı. | Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde nesne. İLE Siyah renkte biçimsiz bir cins bitüm. | Ana nesnesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. | Bu karışımla kaplanmış. )
- BİTÜM[Fr.] değil/yerine/= YERSAKIZI
( Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı. | Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb.de kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyukestane renginde madde. )
- BIVAD/BIVENTRICULAR ASSIST DEVICE BIVENTRİKÜLER değil/yerine/= DESTEK AYGITI, İKİ KARINCIĞA DESTEK AYGITI
- BİYO KÜTLE ile BİYO KÜTLE ENERJİSİ
( Canlı organizmalardan elde edilen organik nesneler. İLE Biyokütleden elde edilen enerji. )
- BİYO ORGANİZMA ile/ve/değil KOZMİK ORGANİZMA
- BİYOÇEŞİTLİLİK ile/||/<> ENDEMİZM
( Biyoçeşitlilik tür zenginliği İLE endemizm bölgeye özgü. )
( Formül: Toplam İLE lokal )
- BIOPHYSICS[İng.] / BIOPHYSIQUE[Fr.] / BIOPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOFİZİK
- BİYOFİZİKSEL KİMYA ile/||/<> BİYOİNORGANİK KİMYA
( Biyolojik sistemlerdeki fiziksel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Biyolojik sistemlerdeki inorganik bileşikleri inceleyen bilim dalı. )
(1996'dan beri)