Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(85/120)
- ORTA DAMAR ile/ve/||/<> YAN DAMAR
( Bitki yapraklarının tam ortasında bulunan ve yan damarlara göre daha kalın olan damar. )
- MITTEL SCHNELLE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTA HIZLI NÖTRONLAR
- MITTELSCHNELLER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTA HIZLI REAKTÖR
- ÖNDER:
ORTA ile/ve/||/<>/> İYİ ile/ve/||/<>/> DAHA İYİ ile/ve/||/<>/> EN İYİ
( Anlatır. İLE/VE/||/<>/> Açıklar. İLE/VE/||/<>/> Gösterir. İLE/VE/||/<>/> Esin/ilham verir. )
- ORTA OYUNU ile/ve/||/<>/> DOĞAÇLAMA/TULUAT[Ar.]
( )
( Kavuklu ve Pişekâr İLE/VE/||/<>/> Uşak ve Efendi )
- RÉACTEUR À SPECTRE INTERMÉDIAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ORTA TAYFLI TEPKİLEŞİM
- ORTA YOL ile/ve/değil/||/<> ARA ÇÖZÜM
- ORTA ile/ve/||/<> ARACI
- ORTA ile/ve/değil MERKEZ
- ORTA ile/ve/||/<> ORTAY/MERKEZ[Ar.]
- ORTA ile/ve/||/<> SONUÇ
( [İki taraftan da pay] Alarak/alıyorsa. İLE/VE/||/<> Almıyorsa. )
- ORTAÇAĞ:
ERKEN ile/ve/<>/> YÜKSEK/KLASİK ile/ve/<>/> GEÇ
( ORTAÇAĞ: Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden [476] başlayarak, 1453 ya da 1492'ye kadar süren çağ. )
( 476 - 1000 arası. ile/ve/<>/> 1000 - 1300 arası. ile/ve/<>/> 1300 - 1453/1492 arası. )
(
)
- ORTAÇEŞME (HACI SALİH PAŞA ÇEŞMESİ) :
( Sarıyer'den Maden Mahallesine giderken, mezarları geçtikten sonra yol ayrımında bulunmaktadır. Asırlık çınar ağaçlarının karşısında ve büyük dişbudak ağacının dibinde çukurdadır. Kitabesinde: Sahib - ül hayrat vel - hasenat/Elhac Salih Paşa Sadr - ı ali hala" (1238) yazısı vardır. Sarıyer Vakıf memba suyunun ulaştığı ilk çeşmedir. Bakımsızlıktan, gelen suyun yol seviyesinin çok altında kalması nedeniyle su akışı iptal edilmiştir. Çeşme bakımsız ve harap haldedir. )
- ORTADAN KALDIRMAK ile ORTADAN KALDIRILDI ile YOK ETME
( ERADICATE vs. ERADICATED vs. ERADICATION )
( از ريشه در آوردن ile ريشه کن کردن ile لنجيدن ile ريشه کن ile ريشه کني ile قلع )
( AZ RYSHEH DAR AVARDAN ile RYSHEH KON KARDAN ile LANJYDAN ile RYSHEH KON ile RYSHEH KONY ile GHAL )
- ORTAK AKIL ile/ve/||/<> ORTAK İSTENÇ
- ORTAK (ALAN/PARA/BİLGİ vs.) ile/ve/değil TOPLAM (ALAN/PARA/BİLGİ vs.)
- ORTAK ALAN ALAN
- ORTAK ALAN ile/ve ORTAK NOKTA
( COMMON FIELD vs./and COMMON POINT )
- ORTAK DUYU = HİSS-İ MÜŞTEREK = COMMON SENSE[İng.] = SENS COMMUN[Fr.] = GEMEINSINN[Alm.] = SENSUS COMMUNIS[Lat.] = KOINE AISTHESIS[Yun.] = COMÚN SENTIDO[İsp.]
- COMMON ION EFFECT, MOLARITY[İng.] / MOLARITÉ[Fr.] / MOLARITÄT, MOLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAK İYON ETKİSİ, MOLARİTE
- ORTAK OLAN/OLUNAN ile/ve/değil/yerine ÖDÜNÇ ALINAN
- VASATÎ KIYMET[Osm.] / MEAN VALUE[İng.] / VALEUR MOYENNE[Fr.] / MITTELWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA DEĞER
- MEAN ACTIVITY COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA ETKİN/AKTİFLİK KATSAYISI
- MITTLERER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA HATA
- ION MEAN LIFE[İng.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA İYON ÖMRÜ
- MEAN FREE PATH[İng.] / LIBRE PARCOURS MOYEN[Fr.] / MITTLERE FREIE WEGLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA SERBEST YOL
- STANDARD ERROR OF A MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA STANDART HATASI
- VASATÎ[Osm.] / MEAN, AVERAGE[İng.] / MOYENNE[Fr.] / DURCHSCHNITTLICH, MITTE, MITTELTWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA
- ORTAM İÇİN:
KOKU/YOR ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/> HAVA/SIZ
- ORTAM ile ALTYAPI
- ORTANCADA:
ASİDİK TOPRAK ile/ve/||/<>/> NÖTR TOPRAK ile/ve/||/<>/> ALKALİ TOPRAK
( Mavi tonlar. İLE/VE/||/<>/> Mor. İLE/VE/||/<>/> Pembe tonlar. )
( pH 5.5 ve altı.[koyu mavi] > Açık mavi.[hafif asidik] İLE/VE/||/<>/> pH 6.5 - 7. [mor] İLE/VE/||/<>/> Canlı pembe.[hafif alkali] > 7 ve üzeri.[koyu pembe] )
- ORTANIN SAĞI ile ORTANIN SOLU
- ... değil ORTAOYUN
- ORTAYA ÇIKARMA ile ÖNE ÇIKARMA
( TO EXPOSE vs. TO BRING FORWARD )
- ORTAYA ÇIKIŞ ile ACİL DURUM ile ACİL
( EMERGENCE vs. EMERGENCY vs. EMERGENT )
( ناگه آينده ile اضطراري ile اضطرار ile اورژانس ile اثرات ناشيه ile بيرون آينده ile طالع )
( NAGEH AYNADEH ile EZTERARY ile EZTERAR ile ORZHANS ile ASARAT NASHYYEH ile BEYRON AYNADEH ile TALE )
- ORTH-/ORTHO- ile/||/<> OST-/OSTE-/OSTEO-/-OSTEON ile/||/<> OSSEO-/OSSİ- ile/||/<> SPHEN-/SPHENO- ile/||/<> CHONDR-/CHONDRİ-/CHONDRİO-/CHONDRO- ile/||/<> FRACT-
( Düz, normal, doğru, gerçek. İLE/||/<> Kemik. İLE/||/<> Kemik, kemiksi. İLE/||/<> Kama, kama biçiminde, sfenoid kemikle ilgili. İLE/||/<> Kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdak. İLE/||/<> Kırık, kırılma. )
- ORTHO ACID[İng.] / ORTHO ACIDE[Fr.] / ORTHO SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTO ASİT
- ORTO ile/||/<> META
( Orto yan yana İLE meta bir atlayarak konumdur )
( Formül: 1 ile2- İLE 1 ile3- )
- ORTHO-[İng.] / ORTHO-[Fr.] / ORTHO-[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTO-
- ORTODROMİK/ORTHODROMIC NORMAL YÖNE İLETİR -değil/yerine/=
- ORTHORHOMBIC LATTICE[İng.] / RÉSEAU ORTHORHOMBIQUE[Fr.] / ORTHORHOMBISCHES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOROMBİK ÖRGÜ
- ÖRTÜ ile KUMAŞÇI
( DRAPE vs. DRAPER )
( با پارچه مزين کردن ile پارچه فروش ile ماهوت فروش )
( BA PARCHEH MOZYNE KARDAN ile PARCHEH FOROSH ile MAHOUT FOROSH )
- ÖRTÜ ile/değil ÖRTENEK
( ... İLE/DEĞİL Hayvanların gövdesini örten deri, kıl, tüy, pul gibi dokuların tümü. | Bazı örgenleri örten zarlara verilen ad. )
- ORTU ile OTRA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir şeyin ortası. İLE Herhangi bir şeyin ortası ya da kenarları olan herhangi bir şeyin ortası. )
- ÖRTÜ ile PUŞİDE[Fars.]
( ... İLE Türbelerde sandukaların üzerine örtülen süslü kumaş. )
- ÇEVİRİ:
ÖRTÜK ile/ve/||/<> AÇIK
( COVERT TRANSLATION vs. OVERT TRANSLATION )
- ÖRTÜLMEK ile ÖRTÜNMEK ile ÖRTÜŞMEK ile ÖRTÜŞEBİLMEK ile ÖRTÜ ile ÖRTÜK/LÜK ile ÖRTÜŞ ile ÖRTÜLÜ/LÜK ile ÖRTÜSÜZ ile ÖRTÜLÜ ÖDENEK ile ÖRTÜLÜ OMURGALILAR
- ÖRTÜLÜ ile KAPLI
( ... İLE Kaplanmış olan. | Kabı olan. | Ciltli. )
- ÖRTÜ/LÜ ile PERDE/Lİ
( CLOTH vs. CURTAIN )
- ÖRTÜLÜ/PERDELİ ile AÇIK
( ... ile VUZÛH )
( CONCEALED vs. OPEN )
- ORUÇ ile/ve/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR]
- ORUÇ ile/ve EZBER BOZMAK
- ORUÇ ile/ve NAFİLE ORUÇ
( Bozulmaz. İLE/VE Bozulabilir. )
- ORUÇ ile ORUÇLU/LUK ile ORUÇSUZ
- ORUÇ ile/ve/değil SAVM-I DÂVÛD
( ... İLE/VE/DEĞİL Bir gün tutarak, bir gün tutmadan uygulanan oruç. )
- ORUÇ ile/ve SAVM-I VİSÂL
- ORUÇ ile/ve/<> TEKNE ORUCU
( ... İLE/VE/<> Çocuklara, öğlene kadar tutturulan alıştırma orucu. )
- ORUÇ ile TEŞYÎ[< ŞİYÂ]
( ... İLE Uğurlama, selâmetleme. | Ramazan'dan sonra altı gün[Şevval'in 1'inden, 6'sına kadar] oruç tutma. )
- ÖRÜLMEK ile ÖRÜ ile ÖRÜK ile ÖRÜM ile ÖRÜŞ ile ÖRÜMCE
- ORUM ile ORUT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir tutam ot. İLE Bir yıllık kurumuş ot. )
- ÖRÜMCEK AĞI =/=/= TENE, KERÎ[Fars.] =/=/= BEYT-ÜL-ANKEBUT[Ar.] =/=/= COBWEB[İng.] )
- ÖRÜMCEK MAYMUN ile/ve (BIYIKLI) İPEK MAYMUNU ile/ve SİNCAP MAYMUNU ile/ve BAŞLIKLI MAYMUN
- ÖRÜMCEK ile/değil DEVE ÖRÜMCEĞİ/SARIÖMER/SARIKIZ/BÖĞ/BÖĞÜ/BÖYÜ
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( Kuzey Irak çöllerinden gelen bu böcek, zehriyle bir insanı öldürebilecek güçtedir. )
( Sıcak ve kuru arazilerde yaşarlar. Genellikle geceleri ortaya çıkarlar. )
( Çok saldırgan yapıları vardır. Güçlü çene yapısı nedeniyle et parçasını dahi koparabilirler. )
( Yetişkin bir Sarı Ömer'in boyu, yetişkin bir insan eli kadardır. )
( İkisi aynı ortamda kalsa ikisinden biri ölene kadar durmadan savaşırlar. )
( Hızlı zıplama yetenekleri sayesinde avını kolayca yakalayabilirler. Bir metreye kadar zıplayabilen türleri vardır. )
( Örümceğimsiler sınıfının en hızlısıdır. Hızlı koşma konusunda eklembacaklılar filumu içinde yer alan Amerika hamamböceği (Periplaneta americana) türünden sonra ikinci sırada Galeodes cinsinden, Sarı Ömer'ler yer alır. )
( ... İLE/DEĞİL
)
( ... cum SOLIFUGAE )
( ... vs. CAMEL SPIDER )
- ÖRÜMCEK ile/ve HUNİ ÖRÜMCEK
- ÖRÜMCEK ile/ve İPEKÖRÜMCEĞİ
- ÖRÜMCEK ile KURT ÖRÜMCEĞİ
(
)
- ÖRÜMCEK ile/ve SU (ALTI) ÖRÜMCEĞİ
- ÖRÜMCEK ile TAVUSKUŞU ÖRÜMCEĞİ
(
)
- ÖRÜMCEKLENMEK ile ÖRÜMCEK ile ÖRÜMCEKLİ ile ÖRÜMCEKLER ile ÖRÜMCEK KUŞU ile ÖRÜMCEK KAFALI/LIK ile ÖRÜMCEK KUŞUGİLLER
- ORUN ile ORUNLAMA
- ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ ve/||/<> KEŞİF ve/||/<> DUYUSAL/EŞEYSEL ve/||/<>
BAĞLANMA ve/||/<> BAKICILIK ve/||/<> YAKINLIK ve/||/<> GERİ ÇEKİLME/KAÇINMA/ÖFKE/ZITLIK
( Kişinin ve bebeğin, ilk harekete geç(iril)en, yönelim, donanım ve gereksinimleri... )
- ORYANTASYON/ORIENTATION[İng.] değil/yerine/= UYUM | YÖNELIM
- TERBİYE/ORYANTASYON değil/yerine/= EĞİTME/EĞİTİM/YÖNLENDİRME/UYUM
- OSA/OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA OBSTRÜKTİF[İng.] değil/yerine/= UYKU APNE
- OSAL ile OSAYUK/OSAYUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Savsak, özen göstermeyen kişi. İLE Boşlayan/ihmalkâr kişi. )
- OSAS/OBSTRÜKTİF UYKU APNE SENDROMU OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA SYNDROME[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI UYKU-SOLUK DURMASI BELİRGESİ
- OSAZONE TEST[İng.] / OSAZON PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OSAZON DENEYİ
- OSEEN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'OSEEN[Fr.] / OSEEN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OSEEN AKIŞI
- OSHIAC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= OSHİAK ASİT
- OSI/OPEN SYSTEM INTERCONNECTION[İng.] değil/yerine/= AÇIK DÜZEN ARA BAĞLANTISI
- OSMAN REİS CAMİİ :
( Derya Reislerinden Osman Ağa tarafından 1635'te yaptırılan cami Köybaşı Caddesi üzerindedir. Cami 1903'te Ahmet Arif (Afif) Paşa tarafından bugünkü durumu ile yeniden inşâ edildi. )
- OSMAN REİS MEZARLIĞI :
( Tarabya'da bulunan küçük bir mezarlığın adıdır. Deniz yolu ile kum taşıyan Osman Reis ile arkadaşları fırtınaya yakalanıp tekneleri batkınca hepsi boğulmuşlar ve Garaj Restaurantın bulunduğu yerin arka tarafındaki yamaca gömülmüşler. Mezar taşları mevcuttur. Bu mezarlıkta gömü yapılmamaktadır. )
- OSMANLI TÜRKÇESİ, TAPU TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
( Osmanlı Türkçesi, Tapu Terimleri Sözlüğü için burayı tıklayınız... )
- OSMO-/OZ- ile/||/<> OZO- ile/||/<> OSMO- ile/||/<> OSPHRESİO-
( Koku. İLE/||/<> Hoşa gitmeyen koku. İLE/||/<> İmpuls, ozmoz, impuls ya da ozmozla ilgili. İLE/||/<> Koku duyusu. )
- ÖSTAKİ ile ÖSTAKİ TÜPÜ ile ÖSTAKİ BORUSU
- OSUG ile UYUM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir şeyin başka bir şeye uygun olması. İLE ... )
- ÖŞÜR ile ÖŞÜRCÜ/LÜK
- OSURUKAĞACI değil/yerine/= AYLANDIZ
- OT YİYEN MEMELİLER ile ET YİYEN MEMELİLER ile ÇOKLU (HEM OT, HEM ET İLE) BESLENENLER (HEPÇİL)
( )
( HERBIVOROUS MAMMALS vs. CARNIVOROUS MAMMALS vs. OMNIVOROUS )
- OT ile/||/<>/> ÇALI ile/||/<>/> AĞAÇ
- OT ile KEDİOTU
( ... İLE İki çeneklilerden, kök sapı hekimlikte kullanılan bir bitki. )
( ... cum VALERIANA )
- OTA-BOKA (KARIŞMAK, BURNUNU SOKMAK)
- OTAĞ ile OTAĞCI/LIK
- OTAĞTEPE PİKNİK YERİ : OTAĞ TEPE
( Belgrad Ormanında ve Büyük Bendin yakınındadır. Otağtepe'nin bir adı da Otağı Hümayün Tepedir. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'a gelince otağını bu tepeye kurdurttuğu için bu ismi almıştır. Eşsiz bir güzelliğe sahip olan Otağtepe hemen yakınındaki Büyük Bend ile gelenler için mükemmel bir yerdir. )
- OTAMA ile İLAÇLA TEDAVİ ETME
( İlâçla tedavi etme. )
- ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]/EUTHANASIA[İng.]/EUTHANASIE[Fr.]/STERBEHILFE[Alm.] ile ÖLÜM İSTEĞİ VE HAKKI
- OTAQ[Azr.] = ODA[Tr.]
- OTC/OVER-THE-COUNTER DRUGS[İng.] değil/yerine/= TEZGÂH ÜSTÜ İLAÇ, RAFÜSTÜ İLAÇ
- OTÇU ile OTÇUL/LUK ile OTÇULLAR
- ÖTE-BERİ
- ÖTEDEN BERİ ile ÖTEDE BERİDE ile ÖTEDEN BERİDEN
- ÖTEDUYUM/ÖTEGÖRÜ/UZADUYUM/RÂBITA/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK
( [not] TELEPATHY vs./but TO THINK SAME THING )
- ÖTEDUYUM/UZADUYUM(TELEPATİ) ile DURUGÖRÜ
( NAKL-İ MEVCE ile ... )
( TELEPATHY vs. CLAIRVOYANCE )
- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRMEDE:
AYRIMCILIK ile/ve/<> NEFRET (SÖYLEMLERİ/TUTUMLARI)
- UYANIKLIK:
"ÖTEKİNİN AÇIĞINI GÖRMEK/ARAMAK" değil/yerine/>< KENDİNİ DENETİMDE TUTMAK
- OTEL[Fr., İng.] ile MOTEL[Fr., İng.]
( ... İLE Motorlu taşıtlarla yolculuk edenlerin barınmalarını, arabalarını park etmelerini ve başka gereksinimlerini karşılamak için işlek karayolları üzerinde yapılmış otel. )
- OTEL ile OTEL BEKÇİSİ
( HOTEL vs. HOTEL KEEPER )
( هتل ile مهمان خانه ile مسافر خانه ile مهمانخانهدار )
( CPEHTEL ile MOTEOMAN KHANEH ile MOSAFER KHANEH ile MOTEOMANAKHANEHDAR )
- OTEL ile OTELCİ/LİK ile OTEL FARESİ
- OTHERWISE :/yerine AKSİ TAKDİRDE
- OTİSTİK/AUTISTIC[İng.] değil/yerine/= DIŞA KAPANIK
- OTİZM ile/değil LYME
- OTLU ile OTLUK ile OTLU BAĞA
- OTMAR, AHMET DEHA (ÜSKÜDAR, 1943) :
( Yüksek öğrenimini İngiltere'de tamamladı. İşe başladığı Ünilever Grubundan emekli oldu. Göz Nurunu Koruma Vakfı, Lions Vakfı, Türk Kimya Vakfı ve Cağaloğlu Lions Kulübü kurucu üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Büyük Kulüp üyesidir. )
- ÖTME ile/ve ÇİLEME/ŞAKIMA
( ... İLE/VE Bülbüllerin ötmesi. )
( HEDHEDE: Kuşun ötmesi, devenin bağırması/anırması. Ötme, bağırma.
TEGARRÜD[çoğ. TEGARRÜDÂT]: Kuşun, lâtif, hoş ve nağmeli bir şekilde ötmesi. )
- ÖTME ile KUĞURMA
( ... İLE Güvercinin ötmesi. )
- ÖTME ile/ve/<> SAYRAMA
( ... İLE/VE/<> Bazı kuşların, peşpeşe, gittikçe yükselen bir sesle ötüşü. )
- ÖTME ile/değil ÜVEYME
( ... İLE/DEĞİL Göğsünden ötmek. [güvercin, kumru gibi kuşlarda] )
- ÖTMƏK[Azr.] = GEÇMEK, GEÇİP GİTMEK, GELİP GEÇMEK[Tr.]
- OTOBÜS/TREN/UÇAKTA:
KOLTUĞU ile/ve BAŞLIĞI
( ... İLE/VE Otobüs (Pulman) koltuklarındaki ense kısmının boş olması, yolcunun rahatının düşünülmemesi değil olası bir kaza ya da çarpma durumunda kafanın arkaya çarpmasıyla boynun kırılmamasını ve kafatasının çarptığı yerin sağlam olması gerekliliği içindir. )
- OTOGREFT ile İMZA ile İMZALI ile İMZA
( AUTOGRAFT vs. AUTOGRAPH vs. AUTOGRAPHIC vs. AUTOGRAPHY )
( خودپيوند ile دستينه ile مثل عکس ile خودخوار ile خودخواري )
( KHODPYVAND ile DASTYNAH ile MOSL AKS ile KHODKHAR ile KHODKHARY )
- OTOMAT ile OTOMATA TEORİSİ ile OTOMATİKLEŞTİRMEK ile OTOMATİK ile OTOMATİK ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK BİLGİSAYAR ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK EKİPMAN ile OTOMATİK TEST ile OTOMATİK SİLAH ile OTOMATİK OLARAK ile OTOMATİKLİK ile OTOMASYON ile OTOMATİZM ile OTOMAT
( AUTOMATA vs. AUTOMATA THEORY vs. AUTOMATE vs. AUTOMATED vs. AUTOMATIC vs. AUTOMATIC CHECK vs. AUTOMATIC COMPUTER vs. AUTOMATIC CONTROL vs. AUTOMATIC EQUIPMENT vs. AUTOMATIC TESTING vs. AUTOMATIC WEAPON vs. AUTOMATICALLY vs. AUTOMATICITY vs. AUTOMATION vs. AUTOMATISM vs. AUTOMATON )
( ماشينهي خودکار ile نظريه ماشينها ile خود کار کردن ile خودکار شده ile خودکار ile مقابله خودکار ile کامپيوتر خودکار ile کنترل خودکار ile سامانه خودکار ile آزميش خودکار ile اسلحه خودکار ile خودبخود ile بصورت خودکار ile بخودي خود ile خودبخودي ile اتوماسيون ile بطور خودکار ile ماشين خودکار )
( MASHYNAHY KHODKAR ile NAZARYYEH MASHYNEYA ile KHOD KAR KARDAN ile KHODKAR SHODEH ile KHODKAR ile MOGHABLEH KHODKAR ile KAMPYVOTER KHODKAR ile KONTERL KHODKAR ile SAMANEH KHODKAR ile AZMYSH KHODKAR ile ESLEHEH KHODKAR ile KHODBAKHOD ile BASORT KHODKAR ile BAKHODY KHOD ile KHODBAKHODY ile OTOMASYVAN ile BETOR KHODKAR ile MASHYNE KHODKAR )
- YAPAY "ZEKÂ":
OTONOM ile/ve/<> OTONOM OLMAYAN ile/ve/<>
YARI OTONOM
- OTSU = HAŞÎŞÎ = HERBACÉ
- OTSU ile OTSUL ile OTSUZ ile OTSU TOPLULUK
- OTTO CYCLE[İng.] / CYCLE D'OTTO[Fr.] / OTTO-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= OTTO ÇEVRİMİ
- OTTUZ ile OTTUZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Otuz[30]. İLE Üç[3]. )
- OTUN ...:
ÇIKMASI ile/ve/||/<> BİTMESİ
- OTURMA!:
TAŞA ile YAŞA ile BAŞA
( Taşa, başa, yaşa oturmamak gerek. )
( Do not sit/stand on/at stone, wet, front! )
( STONE vs. WET vs. FRONT )
- OTURMA/LIK ile OTURMA İZNİ ile OTURMA GREVİ ile OTURMA GRUBU ile OTURMA ODASI ile OTURMA DUVARI ile OTURMA BELGESİ ile OTURMA MOBİLYASI
- ÖTÜŞMEK ile ÖTÜŞ
- OTUZBİR SUYU DALYANI :
( Rumelikavağı'nda limanın batı kısmında ve Otuzbir Suyu mesiresi önünde kurulan bu dalyan uzun bir süreden beri kurulmamaktadır. )
- OTUZBİR SUYU MESİRESİ :
( Otuzbir suyu mesiresi, aynı ismi taşıyan yokuşun deniz tarafındadır. Asırlık çınar ağaçlarının bulunduğu mesirenin deniz tarafının bir kısmı yakın zamana kadar kumluk olduğu için plaj olarak değerlendiriliyordu. Kayalıklar arasından aynı ismi taşıyan memba suyu çıkıyordu. Mesire yeri olmaktan çıktı. Deniz sahili midye tezgahları, ağaç altları da balıkçı tekneleri çekilerek işgal edilmiştir. Mesire; 93 harbi (1877 Rus Harbi) sırasında buraya 31.Tümenin konuşlanması üzerine bu ismi aldığı söylenmektedir. )
- OTUZ/LUK ile OTUZ KERE
- OUGHT :/yerine -MELİ, -MALI
- OUTFLOW[İng.] değil/yerine/= DIŞA AKIŞ
- OUTPUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI | DEBİ
- OVA/YAZI ile BİDH[Ar.]
( ... İLE Geniş ova. )
- OVA/YAZI ile/değil ÇATALAĞIZ
( ... İLE/DEĞİL Bir ırmağın, denize kavuştuğu yerde, lığların birikmesiyle oluşan, üçgen biçimli ova. )
( [not] SAVANNA and/but DELTA )
- OVAL[Fr. < OVALE] ile ELİPS[Fr. < ELIPSE]
( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. İLE Tüm noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri. | Eksilti. )
- OVAL[Fr. < OVALE]/BEYZÎ[Ar.] değil/yerine/= SÖBE
( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. )
- OVAT YAPRAK, YUMURTANIN BOYUNA KESİTİ BİÇİMİNDE OLAN YAPRAK = VARAK-I BEYZÎ = FEUILLE OVALE
- OVA/YAZI ile/ve YAYLA
( Dağların eteklerinde. İLE/VE Dağların tepelerinde. )
- OVEN :/yerine FIRIN
- OVER vs. BEYOND
- OVER HISTORY vs. UNIVERSAL
- OVER- ile SUR- ile DOLİKO- ile PSÖDO- ile -FOBİ
( Aşırı [over dominans: üstün baskınlık] aşırı-, ötesinde. İLE Uzun. İLE Yalancı/sahte .... İLE ... ürküsü. )
- OVER :/yerine ÜZERİNDE, FAZLA
- OVERLOOK :/yerine GÖZ ARDI ETMEK
- ÖVGÜ ve/||/<> İLGİ ve/||/<> SEVGİ
( Erilde/erkekte. VE/||/<> Dişilde/kadında. VE/||/<> Çocukta. )
- ÖVGÜ ile İLTİFAT
( MASU YE NYANA: İnek gibi gözlerin var.[Burundi'de, bir genç bayana yapılacak en büyük iltifat] )
( Gereksinimlerini karşılamak. )
- ÖVGÜ/YERGİ değil/yerine/>< OLGU
- ÖVGÜ ile ÖVGÜCÜ/LÜK
- ÖVGÜ = PRAISE[İng.] = LOUANGE[Fr.] = LOB[Alm.] = LAUS[Lat.]
- ÖVGÜ ile/ve/||/<>/>< SÖVGÜ, ŞETİM/ŞETM[Ar.]
( İkisi de, bilgisizliğin göstergesi ve bilgisizlik oranıncadır. )
( Övgünün aldatıcı ve yıkıcı etkisinden kaçmanın tek yolu, çalışmaya devam etmektir. )
( Aşırı övenler ile aşırı sövenlerin ortak noktası, her zaman ve zemin için saklayacak bir şeylerinin olmasıdır. Saklayanlar, bir şeyleri korumak için, dikkati, uclara çekerek, çıkar sağlamaya ve/ya da yanıltmaya çabalarlar. )
( Övgüsü tez/hızlı olanın, sövgüsü de tez/hızlı olur. )
- ÖVGÜ ile/ve/<> SÜS
- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)
- ÖVGÜYE LÂYIK OLAN ile/ve/<> İLK İLKE
- ÖVME ile KÖTÜLEME
( Memnun ettiğin zaman, sende olmayan şeylerle seni öven kişi, kızdırdığın zaman da seni, sende olmayan şeylerle kötüler. )
- ÖVME ile/ve NAAT[Ar.]
( ... İLE/VE Bir şeyin, niteliklerini övme. )
- ÖVME ile/ve YÜCELTME
( TO PRAISE vs./and TO EXALT )
- ÖVMEK ile YÜCELTMEK
- OVÜL, TOHUM TASLAĞI, YUMURTACIK = MÜVEYZENE = OVULE
- OVUM[Fr. < Yun.] ile/değil/<> OVOGON[Fr. < Yun. ]
( Yumurta. İLE/DEĞİL/<> İlkel bitkilerde, dişillik gözesi. )
( OVOGON DAĞARCIĞI: Çiçeksiz bitkilerin çoğunda, üreme örgenlerini barındıran boşluk. )
- OVUM[Fr. < Yun.] ile OVOLİT[Fr. < Yun. OVUM: Yumurta. | LITHOS: Taş. ]
( Yumurta. İLE İç içe mineral kabuklardan oluşan balık yumurtası biçiminde kalker. )
- ÖVÜNMEK/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU
( [not] TO BOAST vs./but EXPRESSION OF HAPPINESS )
- ÖVÜNMEK İÇİN ile/değil/yerine (BİR) (DAMLA) (DAHA) İYİLİK/GÜZELLİK OLSUN DİYE
( İyiliğimizi yaptık, Good4Trust.org denizine attık...
Tüm ekibi, iyilikleri ve emekleri için tebrik ediyoruz...
Biz de böylesi hoş bir düşünce ve girişim için tüm ekibe teşekkürlerimizle sarılıyor ve yansımalı/dönüştürücü iyiliklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz...
İyiliksever arkadaşlar! Siz de bu birlikteliğe katılabilirsiniz...
www.Good4Trust.org )
- ÖVÜNMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine LÂYIK OLMAK İÇİN
- OWEN BRIDGE[İng.] / PONT D'OWEN[Fr.] / OWEN-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= OWEN KÖPRÜSÜ
- OY ŞEKİLLERİ'NDE:
İŞARİ ile AÇIK ile KAPALI/GİZLİ
( El kaldırarak ya da ayağa kalkarak. İLE Adının yazılı olduğu kağıtla. İLE Adsız ve işaretsiz kağıtla. )
- OY ile/ve/||/<> "KAFA/KELLE"
- OY ile/ve/||/<> PARA
- OYA ile/ve/<> MİNE
- OYAK SİTESİ ŞEHİT KUR. BNB. HÜSEYİN PARKI :
( Huzur Mahallesindedir. 1.475,23 m²'lik bir alan üzerindedir, 811,03 m² yeşil alanı, 126,70 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- OYALANMA ile/ve/değil/||/<> OYUN
- OYALANMAK ile DÜŞKÜ/HOBİ
( TO DAWDLE vs. HOBBY )
- Öykü DİNLE!!!
- ÖYKÜ ile/ve/||/<> ANLATI
- ÖYKÜ ile/||/<> APOLOG[Fr.]
( ... İLE/||/<> Ahlâkî bir öğütle sonuçlanan öykü. )
- ÖYKÜ ile KISSA
- ÖYKÜ ile/ve/<> ÖVGÜ
- ÖYKÜ/HİKÂYE ile ROMAN
( TAHKİYE[< HİKÂYE]: Hikâye etme, anlatma. )
( )
( STORY vs. ARTICLE )
- ÖYKÜ ile ŞİİR
( Her kişinin bir öyküsü vardır fakat şiiri yoktur. )
- ÖYKÜCÜ ile "SİYASETÇİ"
( "Ben öykücüyüm, isterseniz inanmayabilirsiniz!" derler. İLE ... [Burayı, gerektiği gibi kendiniz dolduruyorsunuzdur (umarız).] )
- ÖYKÜ(LEME)DE:
MAUPASSANT BİÇİMİ ile ÇEHOV BİÇİMİ
( Aslolan, olaydır. Okuyucunun, öyküyü çok fazla yorumlamasına, hayal etmesine olanak tanınmaz.[Öyküdeki olay, mantıklı bir akış takip eder.][Kişiler, özenli ve ayrıntılı bir biçimde gösterilir.] İLE Aslolan, olay değildir. Öykü tamamlandığında, herşey bitmiş değildir. [Özellikle aktarımın sonrasında başlar.][Kişiler, her yönüyle tanıtılmadığından ve olaylarda kesinlik bulunmadığından dolayı okuyucu/izleyicinin hayal kurması ve kendine göre yorumlar yapabilmesi beklenilir.] )
( )
- ÖYKÜLEME ile BETİMLEME
( Olaylara daha çok sık yer verilir ve nesnel bir dil kullanılır. İLE Olaylardan çok kişisel düşüncelere, gözlemlere ve izlenimlere dayanır. )
( Yaşanılan olayları, "giriş - gelişme - sonuç" bölümlerine ayırarak anlatmak için başvurulur. İLE Bir karakterin fizikî ya da karakteristik özellikleri anlatılır. )
- ÖYKÜNCE(FABL) ve ÇEŞİTLERİ
( KELÎLE ve DİMNE (BEYDEBÂ/BİDPÂY[Fars.]) ve MARTI (Richard BACH) adlı kitapları okumanızı salık veririz. )
- ÖYKÜNMEK ile ÖYKÜLEMEK ile ÖYKÜLEŞTİRMEK ile ÖYKÜ ile ÖYKÜCÜ/LÜK ile ÖYKÜNCE
- ... ÖYKÜ/SÜ değil ... SÜRECİ
- ÖYLE ANLAŞILDI ile/değil/||/<>/< ANLAŞILAN OYDU Kİ ...
- ÖYLE ARAÇLAR KULLANACAĞIZ değil ARAÇLARI, ÖYLE KULLANACAĞIZ
- ÖYLE BİRİSİNLE ... değil ÖYLE BİRİYLE ...
- ÖYLE BÖYLE (DEĞİL)
- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK
- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK
- ÖYLE GÖRMEK ile ÖYLE GÖRMEMEK
- ÖYLE OLDUĞU ANLAMINA GELMEK ile ÖYLE OLDUĞU ANLAMINA GELMEMEK
- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL
- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL
- ÖYLE YARATILMIŞLIK ile/değil HAK ETMİŞLİK
- ÖYLE["ÖLE/EYLE" değil!] ile BÖYLE["BÖLE/BEYLE" değil!]
( Oradaki/zihindeki/paylaşılmaz. İLE Buradaki/görünür/görünür varsayma/paylaşılır. )
( Konuşma sırasında araya giren gereksiz/yerli-yersiz "Böyle" eklemelerine dikkat edilmeli, sakınılmalı/kaçınılmalıdır, yer verilmemelidir/kullanılmamalıdır. Kendi zihninizdeki süreci "Böyle" sözcüğünü kullanarak "anlatabildiğiniz düşüncesi"nden vazgeçmek gerekiyor. )
( [LIKE] THAT vs. [LIKE] THIS )
- ÖYLE ile ÖYLECE ile ÖYLE ÖYLE
- ÖYLE ile/ve/||/<> YANİ
- Öyleyi Böyle yapmak için DİNLE!!!
- Öyleyi Böyle yapmak için SUS!!!
- OYMA ile KUMLAMA
( ... İLE Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme. | Oyma işlerinde, çukurda kalan yüzeyleri özel dişli araçlarla pürüzlü duruma getirme. )
- OYMA ile OYLUMLAMA/MODELAJ[Fr.]
( Bir nesnenin yüzeyini, özel araçlarla oyarak ya da delerek, türlü biçimler verme. | Oyularak yapılan süsleme. | Oyularak yapılmış olan. İLE Resim ve yontu sanatında, öğelere oylum duygusu ve biçim verme işi. )
- OYMAK ile OYMACI/LIK ile OYMALI ile OYMA AKIL ile OYMA BASKI ile OYMALI YAPRAK
- OYNAMAK ile OYUN OYNAMAK
- OYNAYAN/LAR ile/yerine GİBİ YAPANLAR
- CAVITY, CAVITATION[İng.] / CAVITACION, TROU[Fr.] / GESCHENKOHRAUM, HOHLRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK, DEŞİK
- HOHLRAUMSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK IŞINIMI
- HOLLOW CATHODE LAMP[İng.] ile/değil/yerine/= OYUK KATOT LAMBASI
- CAVITY RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR À CAVITÉ[Fr.] / HOHLRAUMRESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK REZONATÖR
- OYUK ile BOŞLUK ile KÂSE
( HOLLOW vs. HOLLOWNESS vs. HOLLOWWARE )
( جوف ile پوک کردن ile ميالن تهي ile گودافتاده ile اجوف ile غير صميمي ile توگود ile گودشده ile تهي ile تو خالي ile بي حقيقت ile پوچ ile پوک ile مجوف ile پوکي ile ادوات فلزي )
( JOOF ile PUK KARDAN ile MYELEN TAHY ile GODAFTADEH ile AJOF ile غير صميمي ile TOGOD ile GODSHODEH ile TAHY ile TO KHALY ile BEY HAGHYGHT ile POOCH ile PUK ile MOJOOF ile پوکي ile EDVAT FELZY )
- OYUK ile/ve/||/<> HÖYÜK
( HOLLOW vs./and/||/<> MOUND )
- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> KAKLIK/MAĞARA[Ar. < MAGARE]
( İçi boş ve çukur olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Taşın/dağın içindeki geniş oyuk. )
- OYUK ile OYUKLU
- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> YARIK
- OYUMLAMAK ile OYUM
- OYUN HAVASI ile KÖÇEKÇE
( ... İLE Çoğu karcığar ya da ağırlama makamında, kıvrak ve şen oyun havası. )
- OYUN HAVASI ile LONGA[Romence]
( ... İLE Türk müziğinde, yörük özellik taşıyan oyun havası. )
- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAKIL ve/||/<> KATIL ve/||/<> ATIL
- OYUN VE OYUNCAKTA:
TON[RENK] ile/ve/||/<> TINI ile/ve/||/<> TANIŞ
- OYUN ve/<> AYNAZ
( ... VE/<> Köy oyunlarını yöneten kişi. )
- OYUN ile/ve/değil CİLVE
- OYUN ile DÜMEN
- OYUN ile KANASTA
( ... İLE Bir tür kâğıt oyunu. )
- OYUN ile/||/<> KURAMSİ
( Oyun kuramı ve ekonomik davranış )
( John von Neumann tarafından 1944 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1957) (Ülke: Macaristan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Oyun teorisi, bilgisayar mimarisi) )
- OYUN ile MERMER OYUNU ile AV BEKÇİSİ ile EĞLENCELİ
( GAME vs. GAME OF MARBLE vs. GAMEKEEPER vs. GAMESOME )
( لعب ile جانور شکاري ile تيله بازي ile شکاربان ile زنده روح )
( لعب ile JANOR SHKARY ile TYLAH BAZY ile شکاربان ile ZANDEH RUH )
- OYUN ile/||/<> ÖGÜN/ÖĞÜN
( Zaman. İLE/||/<> Kez, belirli bir zaman.[yemek için] )
- OYUN ile/ve/||/<> SANAT
- OYUN ile/ve/||/<> ŞÖLEN
- OYUN ile TAMZARA
( ... İLE Doğu Anadolu'da, toplu olarak oynanan bir halk oyunu. | Bu oyunun müziği. )
- OYUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YANILSAMA
- OYUNCAK MÜZESİ ve/||/<> OYUN MÜZESİ ve/||/<> MASAL MÜZESİ
( Göztepe'de. VE/||/<> Ataşehir'de, Mimar Sinan Parkı'nda. VE/||/<> İleride. )
- OYUNCULUK ile DELİ GİBİ DAVRANMAK
( ACTING vs. ACTING CRAZY )
( يفي نميش ile بازيگري ile کفالت کننده ile خل بازي ile خل گري )
( يفي نميش ile BAZYGARY ile KAFALT KONANDEH ile KHAL BAZY ile KHAL GARY )
(1996'dan beri)