ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(38/236)
- BULAŞICILIK ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIKLAR ile BULAŞICILIK
( CONTAGION vs. CONTAGIOUS vs. CONTAGIOUS DISEASES vs. CONTAGIOUSNESS )
( واگير ile هم گيري ile واگيردار ile مسري ile همه گير ile امراز مزمن ile امراض مسري ile واگيري )
( VAGYR ile NPAM GYRY ile واگيردار ile MOSARY ile CPEHMEH GYR ile EMRAZ MAZMAN ile EMRAZ MOSARY ile واگيري )
- BULAŞICILIK ile İLETİŞİMSEL ile İLETİŞİM
( COMMUNICABILITY vs. COMMUNICATIONAL vs. COMMUNICATIONS )
( ارتباط پذيري ile مخابراتي ile ارتباطات )
( ERTABAT PAZYRY ile MOKHABRATY ile ERTABATAT )
- BULAŞIK YIKAMADA:
AZ DETERJAN/SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ DURULAMA
- BULAŞIK/LIK ile BULAŞIKÇI/LIK ile BULAŞIK İŞ ile BULAŞIK ADAM ile BULAŞIK BEZİ ile BULAŞIK GEMİ ile BULAŞIK SUYU ile BULAŞIK DENİZ ile BULAŞIK ELDİVENİ ile BULAŞIK MAKİNESİ ile BULAŞIK DETERJANI ile BULAŞIK MAKİNESİ TUZU
- BULAŞMA ile AKIŞ
( TO SMUDGE vs. FLOWING )
- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON
( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )
( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 100 adet /cm²]
Eller [1.000 6.000 adet /cm²]
Kol [100 4.500 adet /cm²
Ayak [100 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon 10 milyon adet/ml] )
( [not] TO SMUDGE vs./but CONTAMINATION )
- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA
- BULAŞMAK ile BULAŞILMAK ile BULAŞTIRMAK ile BULAŞABİLMEK ile BULAŞIVERMEK ile BULAŞTIRILMAK ile BULAŞICI/LIK ile BULAŞICI HASTALIK
- BULAŞMAK ile/ve ULAŞMAK
( TO SMUDGE vs./and TO REACH )
- BULAŞTIRABİLMEK ile BULAŞTIRIVERMEK
- BULAŞTIRMAK ile İMA ile ÖRTÜLÜ ile ÖRTÜLÜ OLARAK
( IMPLICATE vs. IMPLICATION vs. IMPLICIT vs. IMPLICITLY )
( بهم پيچيدن ile القاء ile تضمن ile مستلزم بودن ile آلودگي ile تلويحي ile اشاره شده ile ضمني ile ضمنا ile تلويحاً )
( BACPAM PEYCHYDAN ile ELGHA ile تضمن ile MOSTELZAM BODAN ile ALODEGY ile تلويحي ile ESHAREH SHODEH ile ZAMANY ile ZAMNA ile تلويحاً )
- BULAŞTIRMAK ile YAYMAK
( TO SMUDGE vs. TO EXTEND )
- BÜLBÜL[< Fars., Ar. | çoğ. BELÂBİL, ANDELÎB] ile/ve ÖTLEĞEN/ÇALIBÜLBÜLÜ
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )
( MÜRG-İ SEHERÎ ile/ve ... )
( MÜRG-İ BÂG/BÂM/ÇEMEN/HEZÂR/HOŞ-HÂN/SEHER/SEHER-HÂN/SUBH/ŞEB-ÂHENG/ŞEBHÂN/ŞEB-HÎZ/TARAB, HÂKİSTER[mecaz] ile/ve ... )
( LUSCINIA MEGARHYNCHOS cum SYLVIA COMMUNIS )
- BÜLBÜL YUVASI ile BÜLBÜL YUVASI
( Küçük kadeh. İLE Bir hamurlu tatlıya verilen "ad". )
- BÜLBÜL ile BAYIRKUŞU
( ... İLE Çalıbülbülü. )
- BÜLBÜL ile LİR
- BÜLBÜL ile ŞEB-HÂN[Fars.]
( ... İLE Gece öten bir cins bülbül. )
- BÜLBÜL ile SÖĞÜT BÜLBÜLÜ
- BÜLBÜLLEŞMEK ile BÜLBÜL ile BÜLBÜLSÜZ ile BÜLBÜL ÇANAĞI
- BÜLBÜL'ÜN:
"SESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DERDİ
- BULB/US ile BULBUS OKULİ
( Yuvar. İLE Göz yuvarı, göz küresi. )
- BULDGING ile HUMP ile KREST
( Şişkinlik, çıkıntı. İLE Tümsek, hörgüç, kambur. İLE Kabartı, çıkıntı. )
- BULDOG ile BAKSIR/BOXER
( BULLDOG vs. BOXER )
( CANIS FAMILIARIS MOLOSUS HIBERNICUS cum ... )
- BULDURMAK ile BULDURTMAK ile BULDURABİLMEK
- BULGAK/BULGAQ ile BULGAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle topluluğu saran korku ve kaygı. İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle topluluğu saran itaatsizlik durumu. )
- BULGAMAK/BULGAMAQ ile BULGANMAK/BULGANMAQ ile BULGAYUK/BULGAYUQ ile BULGAMA ile BULGAK/BULGAQ ile BULGAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bulandırmak. İLE Bulanma.[Suyun bulanması] İLE Bulanık. İLE Yağsız ve tatsız bulamaç.[yulaf lapası] İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle halkı saran korku ve kaygı. İLE Yaklaşmakta olan bir düşmanın etkisiyle halkı saran itaatsizlik durumu. )
- BULGAR ile BULGARİ ile BULGARCA
- BULGARİSTAN ile BULGARCA
( BULGARIA vs. BULGARIAN )
( بلغار ile بلغارستان ile بلغاري )
( BOLGHAR ile BOLGHARESTAN ile بلغاري )
- BULGU ile/ve/<> KANIT
( FINDING vs./and/<> EVIDENCE )
- BULGULAMAK ile BULGULANMAK ile BULGURLAMAK ile BULGURLANMAK ile BULGULANABİLMEK ile BULGULAYABİLMEK ile BULGU ile BULGUR/LUK ile BULGURCU/LUK ile BULGURLU ile BULGUSAL ile BULGUR PİLAVI ile BULGUR ÇORBASI ile BULGURLU KÖFTE ile BULGUSAL YÖNTEM
- BULGUNA/MALGUNA[dvnlgttrk] ile/= ÇALI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Esnek, kızıl renkli bir çalı.[Ilgın ağacına benzer.] )
- BULGUR ile DÜĞÜ/DÜYÜ/DÜĞÜRCÜK/SİMİT
( ... İLE Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. | Pirinç. )
- BULGUR/BURGUL ile FİRİK
- BULGUR ile HEDİK
( ... İLE Kaynatılmış buğday/bulgur. )
- BULGUR ile SİYAZ BULGURU
- BULMAK :/ile/ve/değil/>/|| BİLDİĞİNLE BULUŞMAK
- BULMAK ile BİR TEDAVİ BUL ile BİR FIRSAT BUL ile MÜŞTERİ BUL ile KUSUR BUL ile SUÇLU BULMAK ile FIRSAT BUL ile ANLAMAK ile ÇÖZÜM BUL ile GENÇLİĞİ YENİDEN BUL
( FIND vs. FIND A CURE vs. FIND AN OPPORTUNITY vs. FIND CUSTOMER vs. FIND FAULT vs. FIND GUILTY vs. FIND OPPORTUNITY vs. FIND OUT vs. FIND SOLUTION vs. FIND YOUTH AGAIN )
( پيدا کردن ile کشف کردن ile يافتن ile پيدا کرد ile چاره انديشيدن ile مجال پيدا کردن ile خريدار پيدا کردن ile عيب گرفتن ile عيبجوئي کردن ile مجرم شناختن ile مجال کردن ile در يافتن ile مکشوف کردن ile دريافتن ile اطلاع يافتن ile پي بردن ile يافتندرمان ile جواني را باز يافتن )
( PEYDA KARDAN ile KESHOF KARDAN ile YAFTAN ile PEYDA KARD ile CHAREH ANDYSHYDAN ile MOJAL PEYDA KARDAN ile KHARYDAR PEYDA KARDAN ile EYBE GARAFTAN ile EYBEJOYEY KARDAN ile MOJRAM SHENAKHTAN ile MOJAL KARDAN ile DAR YAFTAN ile MAKESHOOF KARDAN ile دريافتن ile ETLA YAFTAN ile PEY BARDAN ile YAFTANDARMAN ile JAVANY RA BAZ YAFTAN )
- BULMAK ile BULMACA
- BULMAK ile/ve TESPİT ETMEK
- BULMAK ile/ve/<> UYANMAK
( TO FIND vs./and/<> TO AWAKE/AWARE )
- BULMAK ile/ve UYANMAK
- BULMAK ile YAKALAMAK
- BULMAK/BULMAQ ile BULDUKMAK/BULDUQMAQ / BULDUKTI/BULDUQTI ile BULDUZMAK/BULDUZMAQ ile BULDUNI[Kençek]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bulmak. İLE Nesne/nin bulunması/bulundu. İLE Bulmasını sağlamak. İLE İçine kuru ya da yaş üzüm konan tatlı. )
- BÜLTEN ile/ve/değil/yerine BELLETEN
- BULUCU/KEŞFEDİCİ DENEY ile/ve/||/<>/> DOĞRULAYICI DENEY
- BULUCU ile BULMA
( FINDER vs. FINDING )
( يابنده ile يابش ile يافت )
( يابنده ile يابش ile YAFT )
- BÜLUĞ ile BÜLUĞ ÇAĞI
- BÜLÛĞ ile REŞİT
( En erken başlangıcı erilde 12, dişilde 9 yaşındadır. Sonu, ikisinde de 15-16'dır. [İklime ve kişiye göre değişebilir.] İLE Reşit olma yaşı, [yasalarca] 18 yaşını tamamlayıncadır. )
( SİNN-İ BÜLÛĞ ile REŞÎD[< RÜŞD] )
- BÜLÛĞA ERMEK ile/değil RÜŞTÜNÜ İSPAT ETMEK
- BULUN ile BULNAMAK/BULNAMAQ ile BULNATMAK/BULNATMAQ ile BULUNG ile BULUŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Tutsak. İLE Düşmanı tutsak etmek. İLE Tutsak almayı emretmek. İLE Köşe. İLE Başka birinin yaptığı işten birinin elde ettiği kazanç. )
- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.]:
DIŞARIDA ile/değil/yerine/>< İÇERİDE
( İlâh. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ölçü. )
- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.] ile/ve/<> BİLİNÇ
( CONSCIOUS vs./and/<< CONSCIOUSNESS )
- BULUNCU(VİCDANI), TATMİN ETMEK ile/ve/||/<> AKLI, İKNÂ ETMEK
( TO SATISFY THE CONSCIENCE/CONSCIOUS vs./and TO CONVINCE THE REASON )
- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil EŞİK
- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil/yerine YÖNÜNÜN NERESİ OLDUĞU
- BULUNDURMA ile BİRİKTİRME
( KEEPING vs. COLLECTING )
- BULUNMA ile BULUNMAZ/LIK ile BULUNMA DURUMU
- BULUNMAK ile BULUNDURMAK ile BULUNABİLMEK ile BULUNUVERMEK ile BULUNDURULMAK
- BULUNMAK ile/ve/||/<>/> TERK ETMEK
- BULUNTU ile/değil BULGU
- [ne yazık ki]
"BULUP DA BULAMAK"["BUNAMAK" değil!] ile/ve/||/<> "AZIP DA AZIMSAMAK"
- BULUŞ ile/ve/değil/||/<>/< TANIMLAMA
- BULUŞ ile YAKALAMA
( Ondokuzuncu yüzyılın en büyük buluşu, buluşun yöntemlerinin bulunmasıydı. )
( INVENTION vs. CATCH )
- BULUŞARAK, ANLAŞMAK ile/ve/||/<> ANLAŞARAK, BULUŞMAK
- BULUŞMA "NOKTASI" ile "KESİŞME NOKTASI"
- BULUŞMA ile BULUŞMA YERİ
- BULUŞMA ile/ve/değil EŞİK
- BULUŞMADA ve YAŞAMDA:
GEÇ ile/değil/yerine/>< ZAMANINDA ile/değil/yerine/>< (")ERKEN(")
( Kabul edilemez olan/olabilen. İLE/DEĞİL Geç kalınmış olan/olabilen. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanında olan/olabilen. )
( Unacceptable. VS. Late. VS. On time. )
( AT MEETING and LIFE:
[not] LATE vs./but ON TIME vs./but (")EARLY(") )
- BULUŞMAK:
NESNE(SİN)DE ile NESİNDE/NEDENİNDE
- BULUŞMAK ile BULUŞULMAK ile BULUŞABİLMEK ile BULUŞUVERMEK ile BULUŞ ile BULUŞ HAKKI ile BULUŞ BELGESİ
- BULUŞMAK ile/ve ÖZDEŞLEŞMEK
- BULUŞMAK ile/ve UYUŞMAK
( TO MEET vs./and TO HARMONIZE )
- BULUŞMAK ile/ve UZLAŞMAK
( TO COME TOGETHER vs./and AGREEMENT )
- BULUŞTURMAK ile BULUŞTURULMAK ile BULUŞTURABİLMEK ile BULUŞTURUVERMEK
- BULUT BİLİŞİM'DE(CLOUD COMPUTING):
IAAS ile/ve/+/<>/> PAAS ile/ve/+/<>/> SAAS
( Infrastructure as a service. İLE/VE/+/<>/> Platform as a service. İLE/VE/+/<>/> Software as a service. )
- BULUT ile ALTIGEN BULUT
- BULUT ile ÂMÂ
( ... İLE Altında ve üstünde hava bulun(may)an bulut. )
- BULUT ile BULUTSUZ
( CLOUD vs. CLOUDLESS )
( توده ابر ile ابر دار کردن ile ابري شدن ile ابري کردن ile ميغ ile ابر ile سحاب ile بدون ابر ile بي ابر )
( TOUDEH ABAR ile ABAR DAR KARDAN ile ABARY SHODAN ile ABARY KARDAN ile ميغ ile ABAR ile SAHAB ile BEDON ABAR ile BEY ABAR )
- BULUT ile GERD
( ... İLE Toz bulutu. )
- BULUT ile GÜRLEYEN BULUT
( ... ile RÂİDE[çoğ. REVÂİD] )
- BULUT ile KARABULUT
( ... İLE Sıkıntı, felaket. )
- BULUT ile MAMMATUS BULUTLARI
( ... İLE En nadir görülen bulut kümelerinden biri... )
(
)
- BULUT ile MERCİMEK BULUTU
- BULUT ile NİSAN BULUTU/EBR-İ NÎSÂN[Fars.]
( Nisan bulutu. )
- BULUT ile/ve/||/<> PERDE ile/ve/||/<> KAPI
- BULUT ile RAF BULUTU
( CLOUD vs. SHELF CLOUD )
- BULUT ile SAÇAKBULUTU
( ... İLE İnce, tüy gibi, saçaklı görünüşü olan, buz parçalarından oluşmuş beyaz bulut. )
( ... cum SIRRUS )
- BULUT ile YAĞMUR/KAR GETİREN BULUT
( Bulutlar, atmosferde asılı kalan minik su damlacıkları ya da buz kristalleri yığınlarıdır. Bu damlacık ya da kristaller su buharının duman ya da tuz gibi daha da küçük parçacıklar etrafında yoğunlaşmasıyla oluşur.[Yoğunlaşma çekirdekleri olarak adlandırılırlar.] )
( CEHÂM: Yağmur vermeyen bulut. )
( SEHÂB, GAMÂM/E ile ... )
( EBR/EBİR/EBRÛ[< EBRÎ: Bulutumsu. | ÂB-RÛ: Su yüzü. | Kaş.] ile ... )
( CLOUD vs. NIMBUS )
- BULUTLANMAK ile BULUTLANABİLMEK ile BULUT ile BULUTLU ile BULUTSUZ/LUK
- BULUTLU LEOPAR ile FORMOZA BULUTLU LEOPAR
(
ile
)
( ... İLE Tayvan'da görülmektedir. )
( ... vs. FORMOSAN CLOUDED LEOPARD )
( NEOFELIS NEBULOSA cum NEOFELIS NEBULOSA BRACHYURA )
- BULUTSULAR/NEBULA ile/ve/||/<> GÖKADALAR/GALAKSİLER ile/ve/||/<> KARA DELİKLER
- BULVAR ile BULVARLI
- BÛM[Ar.] ile BÛN[Ar.]
( ... İLE Kolay. | Dip, nihâyet. | Rahim. )
- BÛM/E[Ar., Fars.] ile BÛM[Ar.]
( Baykuş. İLE Yer, toprak, yurt. | Sürülmemiş tarla. | Tabiat, huy. )
- BUMERANG ile/ve BURGAÇ/EĞRİM/GİRDAP[Fars.]/ANAFOR[Yun.]
( ... İLE/VE Bir engelle karşılaşan su ya da hava akımının, dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri. )
- BUMERANG ile/ve FRİZBİ[İng. FRISBEE]
( BOOMERANG vs./and FRISBY )
- BUNA BAĞLI OLARAK ile DOLAYISIYLA
- BUNAKLAŞMAK ile BUNAKLAŞABİLMEK ile BUNAK/LIK ile BUNAKÇA
- BUNALIM/KRİZ ile/ve/||/<> YARALANMA/VURUK/TRAVMA
- BUNALIM ile BUNALIMLI ile BUNALIMSIZ
- BUNALIM ile/değil BUNALTI
- BUNALIM ile/ve DUYARSIZLIK
- BUNALIM ile/ve KIRILMA
- BUNALIM/BUNGUN ile/ve SIKINTI/LI
( DEPRESSION vs./and DISTRESS/BOREDOM )
- BUNALIM ile/ve YORUM
- BUNALMA ile BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA]
( Sonsuz sonucu olmayan hiçbir küçük iş yoktur. )
( ... ile ATEH [ATÛH: Bunak] )
- BUNALMAK ile BUNALTMAK ile BUNALTILMAK ile BUNALABİLMEK ile BUNALIVERMEK ile BUNALTABİLMEK
- BUNALTI ile/ve DUYARLILIK
- BUNAMADA:
VASKÜLER ile/ve/||/<> LEWY CİSİMCİKLİ ile/ve/||/<> FRONTOTEMPORAL ile/ve/||/<> PARKINSON ile/ve/||/<> HUNTINGTON
- BUNAMAK ile BUN
- BUNAYABİLMEK ile BUNAYIVERMEK
- BÜNBEK/BENBEK ile KADIRGA BALIĞI
( Kadırga balığı denilen bir tür deniz canlısı. )
- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?" ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?
( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )
- BUNDUK[Fars.] ile BUNDUKÎ[Fars.]
( Fındık. İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )
- BUNGUNLAŞMAK ile BUNGUNLAŞTIRMAK ile BUNGUN/LUK
- BUNLARIN DIŞINDA ile ARTI OLARAK
- BUNLU ile BUNLUK
- BUNU DA) İTİRAF (ETMEK GEREK) ile/ve/değil/||/<>/< (BUNU DA) İFADE (ETMEK GEREK)
- BUNU ile/ve ONU
( THIS vs. THAT )
- BUNUN/ONUN 'ANLAM'I YOK! ile/değil BUNUN/ONUN YARARI YOK!
- BUNUN/ŞUNUN/ONUN GİBİ ile/ve/||/<> BUNA/ŞUNA/ONA BENZER
- BUNUNLA BERABER ile BUNUNLA BİRLİKTE
- BÜNYE ile BÜNYECE
- BÜNYE ile/ve/||/<> GENETİK
- BÜNYE[Ar. < BUNYE] ile/ve/||/<>/> ÖRGEN
- BÜNYESİNDE) BULUNDURMA ile (BÜNYESİNDE) BARINDIRMA
- BU/O İŞTE ELİ VAR/DIR ile/değil BU/O İŞTE (BİR) PARMAĞI VAR/DIR
- BÛR[Ar.] ile BÛR[Ar.]
( Dünya ve ahirete hayrı olmayan kişi. İLE Fıstıkî renk. | Doru, kızıla çalar at. | Sülün. )
- BURABİLMEK ile BURA ile BURAK ile BURALI ile BURAM BURAM
- BURADA ile BURADAN
- BURADA ile KALITSALLIK ile KALITSALLIK ile DOĞUŞTAN ile DOĞASI GEREĞİ
( INHERE vs. INHERENCE vs. INHERENCY vs. INHERENT vs. INHERENTLY )
( ماندگار بودن ile جبلي بودن ile لزوم ذاتي ile ذاتي ile بالذت )
( MANDEGAR BODAN ile JABLY BODAN ile LEZOM ZATY ile ذاتي ile بالذت )
- BURADAN GİDİLİYOR ile/değil/yerine BURADAN DA GİDİLİYOR
- ... BURADAN GELİ(YO)R ile/ve/değil ... BUNA/ŞUNA DAYANI(YO)R
- BURÂK -ile
( HZ. MUHAMMED'İN MÎRAÇ'TA BİNDİĞİ AT )
( ŞİMŞEK [IŞIK HIZINDA] )
- BURAK ile/ve DÜLDÜL
( BURAK: İnsanı, imana yaklaştıran amellere sevk eden. )
- BURAYA ile ŞİMDİYE KADAR
( HITHER vs. HITHERTO )
( به اينجا ile تاکنون ile تابحال )
( BAH AYNAJA ile TAKNON ile TABHAL )
- BURÇ ile BURÇ
( Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe ya da çok köşeli kale çıkıntısı. | Zodyak üzerinde yer alan 12 takımyıldıza verilen ortak ad. İLE Ökseotu. )
- BURÇ ile BURÇLAR IŞIĞI ile BURÇLAR KUŞAĞI
- BURÇAK ile HÜRLE
( ... İLE Bir cins burçak. )
- BURÇAK/BURÇAQ ile BURÇAK/BURÇAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bezelye, fasulye, bakla gibi şeylerin tanesi, tohumu. İLE Ter damlası. )
- BÜRÇEK ile PERÇEM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnsan perçemi. İLE Atın perçemi, yelesi ya da kuyruk tüyü. )
- BURCU BURCU -ile
- BURCUMAK ile BURCU ile BURCU BURCU
- BÜRD[Ar.] ile BÜRD[Ar.]
( Bir çeşit çubuklu kumaş, aba. İLE Bilmece, bulmaca, muammâ. )
- BÜRDE[Ar.] ile -BÜRDE[Ar.]
( Arapların giydiği bir çeşit aba, hırka. İLE Adlara eklenerek "götürülmüş, götürmüş, götüren" anlamlarına birleşik sözcükler yapar.. )
- BURDURMAK ile BURDURULMAK ile BURDURABİLMEK ile BURDUR ile BURDURLU/LUK
- BU'RE[Ar.] ile BÛRE[Ar.]
( Çukur. | Çölde çukur biçiminde yapılan ocak. İLE Kuyumcuların kullandıkları, tuza benzer bir madde. | Nebat şekeri.[TEBERZED] )
- BÜREYDE -ile
( SERİNLİK )
- BURGAÇ/EĞRİM/GİRDAP[Fars.] ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ
- BURGATA[< İt.] -ile
( Tel ve bitkisel halatların pus[2.54 cm.] olarak çevresini belirten birim. )
- BURGAZADA ile/ve KAŞIK ADASI / "PİDE"[< PİTA] ADASI
( ... İLE/VE Burgazada'nın önünde bulunan küçük ada. )
( Tarihi kaynaklara göre bilinen ilk tarihsel olay, Büyük İskender'in komutanı Antigonos'un oğlu Dimitrios Polyerkides'in M.Ö. 298 yılında, babası adına Panarmos adasında bir kale inşa ettirmesi ve adaya Antigoneia adını vermesidir. İLE/VE ... )
( Bizans döneminde üç manastır yaptırılmıştır. )
( )
( )
- BÜRGE ile BÜRGE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Pire. İLE Aklı olmayan, deli. )
- BÜRGU[Fars.] -ile
( Boru denilen bir çalgı. )
- BURGU ile/||/<> BASBAL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE/||/<> Burgulu bir şeyin tek bir kıvrımı. )
- BÜRGÜ ile BÜRGÜLÜ ile BÜRGÜSÜZ
- BURGULAMAK ile BURGULANMAK ile BURGU ile BURGULU ile BURGUSUZ ile BURGU MAKARNA
- BURGULU KAZIK ile ÇAKMA KAZIK ile FORE KAZIK ile KUM KAZIK ile MİNİ KAZIK ile SÜRTÜNME/ADERANS KAZIĞI
( Ucundaki burgu aracılığıyla burularak yere sokulan kazık. İLE Bir şahmerdan ile başına vurularak yere çakılan, ucu çelik çarıklı kazık. İLE Zemine çakılan bir kılıf borusunun içindeki toprağı boşaltıp çelik donatı indirdikten sonra yerinde beton dökülerek yapılan kazık.[Beton döküldükçe, kılıf, yukarıya çekilir.] İLE Çok çürük zeminlerde, delinen zemine kum doldurarak yapılan bir çeşit kazık. İLE Geçici toprak işleri için kullanılan, çapı 25 cm. kadar olan ve yanyana çakılarak ya da açılan deliklere beton dökülerek uygulanan kısa boylu kazıklara verilen ad. İLE Sağlam zemine ulaşılması olanaksız durumlarda, beton dökülerek yapılan ve yanlarak sürtünerek duran kazık. )
- BURHAN[Ar.] ile BUHRAN[Ar.]
- BURHÂN[Ar.] ile DELÂLET[Ar.]
- BURHAN ile/ve IYÂN
( ... İLE/VE Doğrudan deneyim/gözlem. [İşrâkilik'te!] )
- BURHAN ile/ve IYÂR
( ... İLE/VE Saadete doğru gitme. [> AYÂR: Altının, gümüşün ve öteki değerli madenlerin karışma derecesi.] )
- BURHAN-I LİMMÎ ile/ve BURHAN-I İNNÎ
( Fizik. İLE/VE Matematik. )
( Niçin? İLE/VE Nasıl? )
( Tabii. İLE/VE Tâlimî. )
( Zihinde. İLE/VE Hem zihinde, hem dışarıda. )
( Aposteriori. İLE/VE Apriori. )
- BÜRİ/BAŞAK BÜRİSİ ile BÜRİ ile BÜRGÜÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Okun ucuna geçirilen temrenin oyuğu. İLE Ark ya da kuyu gibi şeylerin ağzına takılan ve bu ağızları destekleyerek suyun şiddetiyle yarılmasını engelleyen yuvarlak içi boş tahta parçası. İLE Fırın içindeki ekmeyi çevirmeye yarayan, kılıca benzeyen geniş bir tahta parçası. )
- BÜR'/İLTİYÂM[Ar.] -ile
( Yaranın iyileşip kapanması, onulma. )
- BURJUVA ile BURJUVAZİ
( BOURGEOIS vs. BOURGEOISIE )
( طبقه دوم ile بورژوازي )
( TABAGHEH DOM ile BORZHVAZY )
- BURJUVA/LIK ile BURJUVACA ile BURJUVA EDEBİYATI
- BURKMAK ile BURKULMAK ile BURKABİLMEK ile BURKUVERMEK
- BURKSAN/BURXAN/FURKSAN/FURXAN ile BUSUG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Put [Budha heykeli]. İLE Pusu. )
- BURKULABİLMEK ile BURKULUVERMEK
- BURKULMA ile/değil BURULMA
- BIYIKLARDA:
BURMA ile NEVHAT ile GAYTAN ile YOLUK ile KIRPIK ile PIRASA ile YASTIKLI
( ÇÂR-DARB[Fars.]: Dört darp. Kalenderîlerin arasında sakal, bıyık, kirpik ve kaş yerine kullanılan bir deyimdir. )
( BURÛT: Bıyık. )
- BURMA ile BURMA ile BURMA
( Burmak. | Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. | Yaşken burularak kurutulan ot. | Kuru incir. | Sarığıburma. İLE Musluk. | Kapı tokmağı/kolu. İLE Myanmar/Birmanya. [ülke] )
- BURMAK/BURMAQ ile BURUTMAK/BURUTMAQ ile BURIŞ(BURUŞMA) ile BURKI/BURQI ile BURKITMAK/BURQITMAQ ile BURKIG/BURQIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kokma. | Buharının yükselmesi. İLE buharlanmasına neden olmak. İLE Kırışıklık.[deride ya da kumaşta] İLE Kırışık/buruşuk. İLE Buruşturmak. İLE Deride ya da benzer bir nesnede oluşan kırışıklık/buruşma. )
- BURNU BÜYÜK/LÜK ile BURNU HAVADA
- BURNU BÜYÜK/LÜK ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK
- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK
( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )
- BÜRO ile EMLAK BÜROSU ile BÜROKRASİ ile BÜROKRAT
( BUREAU vs. BUREAU OF PROPERTIES vs. BUREAUCRACY vs. BUREAUCRAT )
( شورا ile سرويس ile اداره ile گنجه جالباسي ile ديوان ile اداره اماکن ile کاغذ پراني ile اداره بازي ile مامور دولتي )
( SHORA ile SOROYS ile EDAREH ile GONJEH JALBASY ile DYVAN ile EDAREH EMAKON ile KAGHZ PARANY ile EDAREH BAZY ile MAMOR DOLATY )
- BÜROKRASİ ile "DERİN DEVLET"
- BÜROKRASİ ile/ve/ne yazık ki/<>/>< YOLSUZLUK
- BÜROKRAT ile BÜRO OFİSİ ile BÜRO İŞLERİ
( CLERICAL vs. CLERICAL OFFICE vs. CLERICAL WORK )
( دفتري ile کار دفتري )
( DAFTARY ile KAR DAFTARY )
- BÜROKRATLAŞMAK ile BÜROKRAT
- BURS ile BURSA ile BURSLU/LUK ile BURSALI/LIK ile BURSSUZ
- BURS- ile/||/<> CYST-/CYSTİ-/CYSTO-/CYSTİDO- ile/||/<> VESİCO-
( Kese. İLE/||/<> Kese, torba. İLE/||/<> İdrar kesesi, kese, kabarıklık. )
- YASTIKÇIK/KESE/TORBA/BURSA[Lat. < BURSA SYNOVIALIS] ile Bursa
( Eklem bölgelerinde bulunan, içi sıvı dolu küçük kesecikler. [Kaslar, tendonlar ve kemikler arasındaki sürtünmeyi azaltarak hareketi kolaylaştırır.] İLE Türkiye'de, Marmara bölgesindeki bir il. | M.Ö. II. yüzyılda kurulan kent, Prusias[Bitinya Kralı] adını almış ve zamanla Bursa biçiminde değişmiştir. )
- BURTLAK -ile
( Taşlık, çalılık yer. )
- BURTLAK/MOZAK/MERDEK ile ÇORPA
( Domuz yavrusu. İLE Dağ domuzu yavrusu. )
( PIGLET vs./and ... )
- BURÛDET -ile
( KALPTEKİ SOĞUKLUK )
- BÜRÛK[Ar.] ile BÜRÛK[Ar. < BERK]
( Un helvası. İLE Şimşekler. )
- BURUK ile BURUKLUK
( ACRID vs. ACRIDITY )
( تند ile دبش ile گس ile گسي )
( TAND ile دبش ile GOS ile گسي )
- BURULMA ile BURULMA DAYANIMI
- BURULMAK ile BURUŞMAK ile BURUNLAMAK ile BURUKLAŞMAK ile BURUNLATMAK ile BURULABİLMEK ile BURUŞABİLMEK ile BURUŞUVERMEK ile BURU ile BURUK/LUK ile BURUN/LUK ile BURUKÇA ile BURUNLU ile BURUN OTU ile BURUK BURUK ile BURUM BURUM ile BURUŞ BURUŞ ile BURUN BURUNA ile BURUN DELİĞİ ile BURUN DİREĞİ ile BURUN KANADI ile BURUN PERDESİ ile BURUN BOŞLUKLARI
- BÜRÜMEK ile BÜRÜNMEK ile BÜRÜNDÜRMEK ile BÜRÜNEBİLMEK ile BÜRÜNÜVERMEK ile BÜRÜYEBİLMEK ile BÜRÜK ile BÜRÜN ile BÜRÜLÜ ile BÜRÜM BÜRÜM
- BURUN YANGISI ile DİŞETİ YANGISI/PİYORE[Fr.]
( NEZLE | ZÜKÂM[Ar.] | ZÜKÂM-I MÜZMİN )
- BURUN ile BURNAZ
( ... İLE İri ve uzun burunlu. )
- BURUN ile BURUN ile BURUN ile BURUNG ile BULUNG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Burun. İLE Dağın doruğu. | Herhangi bir şeyin ilk parçası. İLE Ön. İLE Olanağı bulunan en uzak noktaya göre kabul edilen ok atım uzaklığı. İLE Köşe. )
- BURUN ile/ve/değil GAGA
( HATM[insanda ve hayvanda] ile/ve/değil HATM[: Kuş gagası.] )
( MOUTH vs./and BEAK )
- BURUN/ZİRVE ile KEREMPE
( ... İLE Denize doğru uzanan taşlık burun. | Dağın en yüksek yeri. )
- BURUN ile KIL BURUN
( ... İLE Deniz içine uzanmış ince kara parçası. )
- BURUN ile ÖN
- BÜRÜNÇÜK ile BÜRÜNG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadın peçesi, yaşmak. İLE Girdap. )
- BURUNDİ -ile
( Küçük Baldırlı İnsan Ülkesi )
- BURUNDİ'DE:
FRANSIZCA ile/ve/değil/yerine KURUNDİ
( UMUGOFE: Kadın. | IZUBU: Gündüz. | UKWEZI: Gece )
- BÜRÜNME ile/ve/değil/yerine ÖRTÜNME
- BÜRÜNME ile/ve/||/<> SARINMA
- BURUNSAK ile BURUNSALIK
- BURUŞMAK ile BURUŞUK
( CRUMPLE vs. CRUMPLED )
( مچاله کردن ile از اطو انداختن ile مچاله )
( MOCHALEH KARDAN ile AZ ATOO ANDAKHTAN ile MOCHALEH )
- BURUŞTURMAK ile BURUŞTURULMAK ile BURUŞTURABİLMEK ile BURUŞTURUVERMEK
- BURUŞUK/LUK ile BURUŞUKÇA ile BURUŞUKSUZ
- BÜSBÜTÜN ile/değil/yerine TÜMÜYLE/TAMAMEN
- BÛS/E[Fars.] ile -BÛS[Fars.]
( Öpme, öpücük, öpüş. İLE Öpen. [DÂMEN-BÛS: Etek öpen.] )
- BÛSE ile ÖPÜCÜK
- BÛSELİK -ile
( En eski makamlardandır. Minör karşılığıdır. Bûselik beşlisi ve hicaz dörtlüsünden oluşur. Dizisi çıkıcı olup hüseynîde son bulur. İnici biçimi şehnâz ve bûselik adıyla anılır. Nihâvend, sultân-ı yegâh, ruh ve nüvâz gibi makamlar bundan çıkmıştır. Orta derecede kullanılmış makamlardandır. )
- BUSHİDO[Jap.] -ile
( Samurai'nin ahlâk yasası. Japon şövalyelik mesleği. )
- BUSHİDO ile/||/<> SAMURAİ ile/||/<> KOSHİ
( Samurai'nin ahlâk yasası. Japon şövalyelik mesleği. @@ Japonya'da Zen'den çok etkilenmiş, mesleği savaşçılık olan sınıf. @@ Omuriliğin göbek hizasının altında kalan bölümüne verilen ad. )
- BÜSLE[Ar.] ile HULVÂN[Ar.] ile RİŞVET[Ar.]
- BUŞON ile BUTON
( Tıkaç. İLE Düğme. )
- BÜST ile HERME
- BÜST ile/||/<> SFENKS ile/||/<> EQUESTERİAN
( İnsanın gövdesinin başını ya da göğüsten yukarısını gösteren heykel. İLE/||/<> Başı ve gövdesi farklı türlerden (genellikle başı kadın ve gövdesi aslan gibi) olan fantastik yaratık. İLE/||/<> Atlı portre. Batı sanatında resim ve heykel alanında soylu ya da önemli kişileri betimlemek için kullanılmış bir portre türü.[En başarılı örneklerini Rönesans'ta Donatello ve Verrocchio'nun yapıtlarında gördüğümüz bu tür portreler, modeli onurlandırıcı ve yüceltici bir anlam taşırdı.] )
- BÜST[Fr.] ile TORS
( Yontu sanatında başı, göğsü, kimi zaman da omuzları içine alan yontu türü. İLE Gövde heykeli. )
- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN
(
Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir. Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir. Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır. Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır. Etrüsk serpantin bustrofedon örneği Adriyatik kıyısı yazıtları Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir. Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni Eski Macar çomak yazıtları
Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.
Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).
Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.
Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.
Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.
Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.
Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.
Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.
Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.
Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım. Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı. Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır. Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez. Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür. Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın.BUSTROFEDON
Köken ve Tanım
βουστροφηδόν (boustrophēdón)
Bustrofedon Türleri
Gerçek Bustrofedon
TRUE
Gortyn Yasaları
Etrüsk Yazıtları
Sözde Bustrofedon
FALSE / SCHLANGENSCHRIFT
Capua Steli
Sabellik Yazıtları
Ters Bustrofedon
REVERSE
Rongorongo
Macar Rovás
Karşılaştırma
Özellik
Gerçek (True)
Sözde (False)
Ters (Reverse)
Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi
* Her satırda
* Her satırda
* Her satırda
* Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü
Yatay aynalama (mirror)
180° rotasyon (invert)
180° rotasyon
Türe göre değişir
Okuma Ekseni
Yatay zigzag
Yatay zigzag
Dikey zigzag (↑)
Yatay sürekli
Tablet Çevirme
X Gerekmez
X Gerekmez
* Gerekli (180°)
X Gerekmez
Paragraf Kesintisi
Olabilir (yön sıfırlanır)
Olabilir
Nadir
X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası
Sol üst köşe
Sol üst köşe
Sol alt köşe
Sol üst köşe
Yerine Ad
-
Schlangenschrift, Serpentine
-
Continuous Boustrophedon
Yaygınlık
En yaygın
Nadir
Çok nadir
Uzun metinlerde
Önemli Örnek
Gortyn Yasaları
Capua Steli
Rongorongo
Luwi Hiyeroglifleri
Bustrofedon Örnekleri
Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı
GERÇEK BUSTROFEDON
Kaplumbağa ve Tavşan
SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon
TERS BUSTROFEDON
Tarihsel Metin Örnekleri
Gortyn Yasaları
Luwi Hiyeroglifleri
Rongorongo Tabletleri
Capua Etrüsk Steli
Sabaean Yazıtları
Safaitic Yazıtları
İlişkili Yazı Yönü Kavramları
Sinistrograd
Dekstrograd
Stoichedon
Ayna Yazısı
Spiral Yazı
Dikey Yazı
Dijital Araçlar ve Kaynaklar
Araç / Kaynak
Tür
Açıklama
Bağlantı
dCode Boustrophedon
Çevrimiçi Dönüştürücü
Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar.
dcode.fr
TextFixer Reverse Text
Metin Ters Çevirici
Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir.
textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm
Teknik Standart
Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için.
unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon
Ansiklopedi
Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar.
wikipedia.org
Omniglot Writing Systems
Referans Sitesi
Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi.
omniglot.com
Unicode Denetim Karakterleri
Karakter
Unicode
İsim
Kullanım
U+200F
Right-to-Left Mark (RLM)
Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E
Left-to-Right Mark (LRM)
Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E
Right-to-Left Override (RLO)
Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D
Left-to-Right Override (LRO)
Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C
Pop Directional Formatting (PDF)
Yön geçersiz kılmasını sonlandırır
Aynalı Yazaç
(
| Bölüm | Açıklama |
|---|---|
| Tanım | Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi. |
| Köken |
Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki). Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”. |
| Yazım Yönü |
Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler. Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır. |
| Görsel Mantık | Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder. |
| Kullanıldığı Dönemler |
MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları. Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya. Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler. Runik yazmalarda ender örnekler. |
| Bustrofedon Türleri |
1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır. 2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz. 3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır. |
| Teknik İşlevler |
Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar. Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi. |
| Modern Kullanım |
Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları. QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı. Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer. |
| Somut Eski Örnekler |
Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri. Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem). Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları. |
| ... | Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir. |
- BUSTULI ile ISPANAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dağ ıspanağı. İLE ... )
- BU/ŞU:
"TABLO" ile "SAHNE"
- BU/ŞU ile/ve O
( Halihazırda/anda Olan. [ŞOL] İLE/VE Olmuş/olan/olabilecek. )
- BÜSÛL[Ar. < BESR] ile BÜSÛL/BÜSÛR[Fars.]
( Gövdede çıkan sivilce, ufak çıban. İLE Lânet, beddua, ilenme, ilenç. )
- [BU/ŞU/O] ANLAMI:
"TAHSİL ETMEK" ile/ve/||/<>/>/< ZEVK ETMEK
- BU/ŞU/O SÖZ/DÜŞÜNCE/DAVRANIŞ:
DOĞRU MU? ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKLI MI?
- BÜT ile BÜT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Soyluların oğullarının ya da kızlarının perçemine takılan büyük ve değerli bir türkuvaz. İLE Soylu birinin yolladığı armağanı getiren kişiye verilen bahşiş. )
- BUT ile BUTAK/BUTAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( But. İLE Dal. )
- BUTAFOR ile BUTAFORCU/LUK
- BÜTÇE YÖNETİMİNDE:
NAKİT ile/ve/<> TAHAKKUK
- BÜTÇE ile/ve BÜTÇELENDİRME
( BOUGETTE[Fr.]: Küçük çanta. [İngiltere'de Maliye Bakanı'nın yıllık hesaplarını meclise küçük bir çanta içinde getirmesinden dolayı.] )
- BÜTÇE ile BÜTÇESEL ile BÜTÇE KONTROLÜ
( BUDGET vs. BUDGETARY vs. BUDGETARY CONTROL )
( بودجه ile بودجي اي ile کنترل بودجه اي )
( BODJEH ile بودجي اي ile KONTERL BODJEH AY )
- BÜTÇELEMEK ile BÜTÇE ile BÜTÇE YILI ile BÜTÇE AÇIĞI ile BÜTÇE DENGESİ
- BÜTÇE/M SIKINTILI ile/değil BÜTÇE/M SINIRLI
- BÜTE ile BÜTGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çok. İLE Dışkı, kaka.[Yalnızca çocuklar için kullanılır.] )
- BUTİK ile BUTİKÇİ/LİK ile BUTİK OTEL
- BUTIK/BUTIQ ile BUTIK/BUTIQ[KÂŞGAR]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir şeyin dalı. İLE Küçük bir su tulumu. )
- BÜTİRAT ile/||/<> ASETAT
( Bütirat 4 karbonlu KZYA İLE asetat 2 karbonlu KZYA'dır. Bütirat kolonositlerin ana enerji kaynağı İLE asetat karaciğerde metabolize edilir. İkisi de mikrobiyota tarafından üretilir. )
- BUTLÂN ile/ve/||/<>/> MUTLAK BUTLÂN
( Kesin hükümsüzlük. )
- BUTON ile BUTONLU ile BUTONSUZ
- BÜTÜN CANLI ORGANİZMALAR ile/ve/değil/||/<>/> TÜM VAR OLANLAR
- BÜTÜN HEPSİ ile/yerine/değil HEPSİ/TÜMÜ/TAMAMI
- BÜTÜN:
PARÇALARIN BİRARADALIĞI ile/ve/||/<> BAŞLANGICI, ORTASI VE SONU OLAN
- BÜTÜN ile/ve BAĞLANTILI
( COMPLETE vs./and CONNECTED/RELATED )
- BÜTÜN ile/||/<>/= BÜTÜN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir şeyin güvenilir ve sağlam olanı. İLE/||/<>/= Parçaların biraradalığı. )
- BÜTÜN ile/ve/<> BÜTÜNSEL
( ... cum MILVUS MIGRANS )
- BÜTÜN ile/ve/||/<> DEMET
- BÜTÜN ile/ve DÜZEN/SİSTEM
- BÜTÜN ile/ve/||/<> GÖRÜNMEYEN
- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA
( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )
( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )
( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )
( PIECE vs./and ENTIRE/WHOLE )
( ... ile/ve/değil/<> BERH: Parça, az şey, hisse, nasip. | Su birikintisi. | Şimşek. | Yaş odunun yanarken çıkardığı yaşlık. | Balık. )
( HOLON ile MEROS )
(1996'dan beri)