ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(38/287)
- 1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN ile/değil/yerine/>< 10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)
- BİN ZAHMET ile/değil/yerine/></< BİR HOŞ SÖZ
- BİN[Ar.] ile BİN-[Ar.] ile BİN[Ar. çoğ. BENÎ] ile BÎN[Ar. çoğ. BÜYÛN] ile -BÎN[Ar.]
( Bin sayısı. | Bir şeye çıkmak, binmek. İLE -e, -de, -ile hallerini karşılar ve şemsiye harfleriyle başlayan sözcükleri zarf yapar. [BİN-NETÎCE: Sonuç olarak.] İLE Oğul, oğlu. İLE Bölge, mıntıka. İLE Gören, görücü. [DÛR-BÎN: Uzaktan gören, dürbün.] )
- BİN ile BİNA ile BİNİ ile BİNİCİ/LİK ile BİN KEZ ile BİN KERE ile BİN TÜRLÜ ile BİN ÇEŞİT
- BİN[Ar.] ile BİNT[Ar.]
( Oğul, oğlu. İLE Kız, kızı. )
- BİNÂ'[Ar.] ile BÎNÂ[Ar.]
( Yapı. | Ev. | Yapma, kurma. | Müteaddî[geçişli], lâzım[geçişsiz], meçhûl[edilgen], mutâvaat[dönüşlü] gibi fiillerin esâsını konu alan kitap. İLE Gören, görücü. | Göz. )
- BİNDİĞİM/İZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLDİĞİM/İZ
( Gövdemiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Zihnimiz. )
- BİNDİRİM ile BİNDİRİMLİ
- BİNDİRME ile BİNDİRME KİLİT
- BİNDİRMEK ile BİNDİRİLMEK ile BİNDİREBİLMEK ile BİNDİ
- BİNEK ile BİNEK ATI ile BİNEK TAŞI
- BİNER ile BİNERLİ
- BINGILDAMAK ile BINGILDAK
- BİNGÖL ile BİNGÖLLÜ/LÜK
- BÎNÎ, ENF[çoğ. ÂNÂF] ile BURUN, UC, DORUK
( Yayın ele alındığı kısmının ucu. İLE ... )
- BÎNÎ[Fars.] ile BÎNÎ[Fars.]
( Burun. | Uc. | Dağ tepesi. | Yayın ele alındığı kısmının ucu. İLE Görürlük. )
- BİNİŞMEK ile BİNİŞ
- BINISTOR[İng.] / BINISTEUR[Fr.] / BINISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNİSTOR
- BİNMEK ile ÜSTÜNE ÇIKMAK
- BINOCULAR[İng.] / BINOCULARICE[Fr.] / BEIDÄUGIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNOKÜLER
- BİNOM AÇILIMI ( - NEWTON):
1665/1666 ile/ve/||/<>/> 1669 ile/ve/||/<>/> 1711
( Keşif. İLE/VE/||/<>/> Kaleme alış. İLE/VE/||/<>/> Yayımlama. )
( Klasik matematiğin, "sonsuz" ile ilgilenmeme "alışkanlığı"nın terk edilmesi. )
- BINOMIAL DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION BINOMIALE[Fr.] / BINOMIALE-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİNOM DAĞILIMI
- BINOMIAL ile/||/<> ADLANDIRMA
( İkili adlendirme sistemi )
( Carl Linnaeus tarafından 1753 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1778) (Ülke: İsveç) (Alan: Biyoloji, Takstonomi) (Önemli katkıları: Biyolojik sınıflandırma sistemi) )
- BİNOMYAL ile/||/<> TRİNOMYAL
( Binomyal iki ad tür İLE trinomyal üç ad alt tür. )
( Formül: Species İLE subspecies naming )
- BİNYE[Ar.] ile TE'LÎF[Ar.]
- BİOBRİCK İLE GENDEVİCE İLE CİRCUİT ile/||/<> BİYOLOJİK PARÇALAR
( Standart biyolojik yapı taşları. )
( Formül: AND gate: A + B → Output )
- BİOBRİCK İLE GİBSON İLE GOLDEN GATE ile/||/<> DNA ASSEMBLY
( DNA parçalarını birleştirme teknikleri. )
( Formül: RFC[10]: Standard )
- BIOCATALYSIS ile/||/<> CHEMICAL CATALYSIS
( Biocatalysis enzimlerle biyolojik katalizken İLE chemical catalysis sentetik katalizör kullanır )
( Formül: Enzyme selectivity )
- BİODİVERGİTE ile/||/<> GEODİVERGİTE
( Biodivergite yaşam çeşitliliğiyken İLE geodivergite jeolojik çeşitliliktir )
( Formül: Shannon indeksi )
- BİOFİLM ile/||/<> PLANKTONİK KÜLTÜR
( Biofilm yüzeye tutunmuş mikroorganizma topluluğuyken İLE planktonik kültür serbest yüzen hücre kültürüdür )
( Formül: EPS matriks )
- BİOHİBRİT KATALİZÖR ile/||/<> İMMOBİLİZE ENZİM
( Biohibrit katalizör enzim ve inorganik malzeme birleşimken, immobilize enzim sadece enzimi destek üzerine bağlar )
( Formül: Enzim-MOF )
- BİOİNFORMATICS ile/||/<> CLASSICAL BİOLOGY
( Bioinformatics biyolojik verinin bilgisayar analizi yaparken İLE classical biology geleneksel morfolojik ve fizyolojik yaklaşım kullanır )
( Formül: Sequence analysis )
- BIOORTHOGONAL CHEMISTRY ile/||/<> IN VIVO CHEMISTRY
( Bioorthogonal chemistry canlı sistemde doğal süreçleri bozmayan kimya yaparken İLE in vivo chemistry canlı sistemin kendi kimyasal süreçleridir )
( Formül: Azide-alkyne )
- BIOORTHOGONAL ile/||/<> IN VIVO ile/||/<> LABELING ile/||/<> BİYOORTOGONAL KİMYA
( Canlı sistemlerde reaksiyon. )
( Formül: Tetrazine-TCO ligation )
- BİOPSİ ile AMELİYAT
( TECDÎ': Gövdenin bir yerini kesme. )
- BİOPSİ ile OTOPSİ
- BİOSTATİSTICS ile/||/<> MEDİCAL STATİSTICS
( Biostatistics biyolojik veriler için özel istatistik yöntemleri geliştirirken İLE medical statistics klinik veriler için standart istatistik uygular )
( Formül: Survival analysis )
- BIOT-FOURIER EQUATION[İng.] / BIOT-FOURIERE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-FOURİER DENKLEMİ
- BIOT-SAVART LAW[İng.] / LOI DE BIOT-SAVART[Fr.] / BIOT-SAVARTCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-SAVART YASASI
- BIOT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE BIOT[Fr.] / BIOT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT SAYISI
- BIOT'S LAW[İng.] / LOI DE BIOT[Fr.] / BIOT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT YASASI
- BİPOLAR BOZUKLUK[İng. BIPOLAR DISORDER] ile/||/<> BİPOLAR ile/||/<> PSİKOZ[İng. PSYCHOSIS]
( Hastanın duygudurumunun sürekli olarak değişmesine sebep olan ruhsal bozukluk. Bipolar bozukluk hastaları birbirlerinin zıttı olan manik ve depresif dönemlere girerler. @@ İki uçlu - iki kutuplu olma durumudur. @@ Gerçeklikten kopma hali. Kişinin gerçek olmayan inanışlara sahip olması, gerçek dışı şeyler görmesi ya da duyması durumudur. Psikoz olan kişiler gerçeklerle, gerçek olmayanları ayırt etmekte zorlanırlar. Bir hastalık değil, hastalığın sonucudur. Bipolar bozukluk ya da şizofreniye sahip insanlar psikoz sanrıları yaşayabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BİPOLAR BOZUKLUK ile/||/<> DEPRESYON/MAJÖR DEPRESYON/DEPRESİF BOZUKLUK
( Duygu durumunda aşırı dalgalanmalar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> Sürekli üzüntü ve ilgi kaybı ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BİPOLAR BOZUKLUK ile/||/<> DİSTİMİ
( Duygu durumunda aşırı dalgalanmalar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> süreğen ve hafif seyreden depresyon ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BİPOLAR BOZUKLUK ile/||/<> ŞİZOFRENİ
( Duygu durumunda aşırı dalgalanmalar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BIPOLAR DISORDER ile/değil CYCLOMATIC BIPOLAR
- BİPOLAR I BOZUKLUĞU ile/||/<> BİPOLAR II BOZUKLUĞU
( Manik ataklar ve depresif dönemlerle ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> Hipomanik ataklar ve depresif dönemlerle ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BİR ADIM (İLE) ile/ve/<> BİR "SÖZ"(ÜN) (İLE)
( Karşına geçer/geçebilir. İLE/VE/<> Düşmanın olabilir. )
- BİR ALANIN/KONUNUN:
"EN İYİSİ" OLMAK ile/değil TEK KİŞİSİ OLMAK
- BİR ANLAMI DA ŞUDUR ile/ve ANLAMLARINDAN BİRİ (DE) ŞUDUR
- BİR ANLAMIYLA ... ile/ve/||/<> BİR YANIYLA ...
- BİR ARADA VAR OLMAK ile BİR ARADA YAŞAMA ile BİR ARADA VAR OLAN
( COEXIST vs. COEXISTENCE vs. COEXISTENT )
( همزيستي کردن ile همزيگري ile همزيستي ile هم ذات )
( NPAMZYSETY KARDAN ile NPAMZYGARY ile NPAMZYSETY ile NPAM ZAT )
- BİR ARAYA GELME ile/ve/değil/||/<>/< TAŞINMA
- BİR ARAYA GELMEK ile/ve/||/<>/> BİR ARADA DURMAK ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE/||/<>/> İlerleme. İLE/VE/||/<>/> Başarı. )
- BİR BALTAYA SAP OLAMAMAK ile/ve DİKİLİ BİR AĞACININ OLMAMASI
- BİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<> ORTALIĞI VELVELEYE VERMEK
- BİR BEN VAR BENDE, BENDEN İÇERU" OLAN) "BEN" ile/ve/<> "ben"
( Bir gövdede odaklanmış, sonsuz olanız. )
( We are the infinite, focussed in a body. )
( - Seni gördüm, daha iyi oldum.
- Beni görürsen, bana da göster. )
( I vs./and ME )
( ZÂT ile/ve/<> SIFAT )
- 1 BEYGİRGÜCÜ[CV] ile/ve/<> 1 İNGİLİZ/AMERİKAN BEYGİRGÜCÜ[HP]
( 75 kgm/s. İLE/VE/<> 746 w.[: 1014 beygirgücü] )
- BİR BİÇİMDE ile/ve/||/<> BENZER BİÇİMDE
- [Bir bilgiye/konuya]:
SAHİP OLMAK ile HÂKİM OLMAK
- 1/4(ÇEYREK)[< Fars.]) ile 1/3
( Dörtte bir. İLE Üçte bir. )
( ÇÂR-YEK [ÇÂR: Dört. | YEK: Tek, bir.] ile ... )
- BİR DAHAKİ DURAK ile BU DURAK
- BİR DAMLA SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<>/>/< BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK ile/ve/||/<>/>/< İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURMAYACAK "BAHANE/SORUN" ile/ve/||/<>/>/< İMAM OSURURSA CEMAAT SIÇAR ile/ve/||/<>/>/< OSURUKTAN NEM KAPMAK
- BİR DE ile HEM DE
- BİR DİĞER ile BAŞKA BİR TAHMİN ile BİR TANE DAHA ile BAŞKA ZAMAN
( ANOTHER vs. ANOTHER GUESS vs. ANOTHER ONE vs. ANOTHER TIME )
( ديگري ile شخص ديگر ile خودتان ile دگر ile قسمتي ديگر ile يکي ديگر ile دگر بار ile بار دگر )
( DYGARY ile SHKHS DYGAR ile KHODETAN ile DEGAR ile GHASMATY DYGAR ile YKY DYGAR ile DEGAR BAR ile BAR DEGAR )
- BİR DÖNEM/KOŞUL İÇİN:
(")FAHİŞE(") ile (")EŞKIYÂ(")
( Azize'ye dönüşebilir. İLE Zamanın sahibi olabilir. )
- BİR DURUMA GEREKÇE BULMAK ile/ve GEREKÇE BULDUKTAN SONRA BİR DURUMA DÜŞMEK
( TO FIND A REASON vs./ve TO FALL DOWN TO THE SAME SITUATION AFTER TO FIND A REASON )
- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE:
(BEN) "ANLAMADIM" ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"
- BİR DURUMU:
KONU ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLE GETİRMEK
- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK" ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]
( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )
- BİR DÜŞÜNCEYİ:
"BESLEMEK" ile/ve/değil/yerine SADECE BİLMEK
- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )
- BİR GÜN(DE) ile AYNI GÜN(DE)
( [IN] ONE DAY vs. [IN] SAME DAY )
- 1 HAFTA:
7 GÜN ile/değil/<> 5 GÜN
( ... İLE/DEĞİL/<> Mali'nin, Dogon bölgesinin Tireli köyünde, 1 hafta, 5 gün olarak değerlendirilmektedir.[Pazarları da, beş günde bir kurulmaktadır.] )
- BİR) HATA YAPMADAN ... ile/değil (PEK/ÇOK) FAZLA HATA YAPMADAN ...
- BİR İŞE GİRMEK ile BİR İŞE GİRİŞMEK
- BİR İŞİ:
BİLEN ile AZ BİLEN ile BİLMEYEN ile YAPAMAYAN
( Yapar. İLE Akıl verir. İLE Eleştirir. İLE Çamur atar. )
- BİR İŞİN:
"KOLAY GELMESİ" ile/değil/ne yazık ki "KOLAYINA GELMESİ"
- BİR İŞİ/N:
"UCUNDAN TUTMAK" ile/değil/yerine/>< "OMUZLAMAK"
- BİR KENARA ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA
( ASIDE vs. ASIDE FROM vs. ASIDE FROM THAT vs. ASIDE FROM THIS )
( بکنار ile بيک طرف ile درخلوت ile صحبت تنها ile جدا گانه ile گذشته از ile ازينگذشته ile گذشته از آن ile گذشته ازين )
( بکنار ile BEYK TARF ile DARKHLUT ile SAHBAT TANEYA ile JEDA GANEH ile GOZASHTEH AZ ile AZYNAGZASHTEH ile GOZASHTEH AZ AN ile GOZASHTEH AZYNE )
- BİR KERE/DE ile BİR ÇIRPIDA
- BİR KEZ DE ile BİR KEZ DAHA
- | 1 KİLO PAMUK ile 1 KİLO DEMİR |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
1 KİTAP
(
)
- BİR KISIM ile/ve BELİRLİ BİR SEVİYE
- KİŞİYİ/KİŞİLERİ:
"KÜÇÜMSEMEK" ile/ve/değil/||/<>/>< "BÜYÜK GÖRMEK"
( Ahlâksızlıktır. İLE/VE/DEĞİL/>< Bilgisizliktir. )
( Akılsızlık. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Korkaklık. )
- BİR KİTAP OKUYAN ile/ve/<> İKİ KİTAP OKUYAN ile/ve/<> ÜÇ KİTAP OKUYAN
( Herşeyi bildiğini sanar. İLE/VE/<> Kuşkuya düşer. İLE/VE/<> Hiçbir şey bilmediğini anlar. )
- BİR KONUNUN:
ANLAŞILAMAMASI ile/ve/değil ANLATILAMAMASI
( Bir konunun/olgunun anlaşılması ya da anlaşılmaması, daha çok, ilgi ve gereksinimle doğru orantılıdır. )
- BİR KONUNUN/DURUMUN/AYRINTININ:
İŞLEYİŞİ ile/ve/değil/||/<> İŞLENİŞİ
- BİR/KAÇ KONUYU/SORUNU:
AÇMAK/AÇMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/> AŞMAK/AŞMAYA ÇALIŞMAK
- BİR KONU/OLGU/DURUM/YAZI/SÖZÜ ANLAMAK ile/ve/değil/yerine (ONU) YAŞAMAK
- BİR KONUYU/DURUMU GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN:
[ya] OLANAK/LAR SAHİBİ OLMAK ile/ve/<>/ya da "DAMARINA" SAHİP OLMAK
- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE("BANA") GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK
- BİR LOKMA, BİR HIRKA ile/ve/||/<> AZICIK AŞIM, AĞRISIZ BAŞIM
- 1 MİL ile/ve/<> GOMİNA
( 1852 m. İLE/VE/<> 1 deniz milinin, onda birine verilen ad. )
- BİR NEBZE ile BİR MİKDAR
- BİR NEBZE ile/ve/<> NİSPETEN
- BİR ÖĞÜT/NASİHAT ile/ve/||/<> BİR KÖTÜ DURUM/MUSİBET
- BİR OLAY/DURUM:
ÖNCESİNDEKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM ile/değil/yerine SONRASINDAKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM
- BİR ÖLÇÜYE BAĞLAMAK ile/ve/değil BİR ÖLÇÜYE DAYANDIRMAK
- BİR ÖNCEKİ HAFTA ile/değil GEÇEN HAFTA
- BİR ÖNCEKİ ile/ve BİR SONRAKİ
- BİR ÖNCESİ ile/ve ÜSTÜ
- BİR ORTAMDA "TAKILMAK" ile/değil/yerine BİR/KAÇ ORTAMA KATILMAK
- BİR PARÇA ile/ve/= BİN PARÇA
- 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ile ASAL SAYILAR
( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. )
( bkz. Tasavvuf'ta/Sufism )
( ... İLE ... İLE Kendinden ve birden başka hiçbir tamsayıya bölünemeyen sayılar.[2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, ...][Matematikçilerden başka kimsenin anlamadığı nedenlerden dolayı 1 rakamı, asal sayı olarak kabul edilmez.] )
( ... İLE ... İLE 1 ile 100 arasında yirmibeş asal sayı varken, 100 ile 200 arasında yirmibir asal sayı vardır. 1 ile 1.000.000 arasında 78498 asal sayı varken, 10 milyon ile 11 milyon arasında 61938 asal sayı vardır. )
- BİR ŞEY KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ KONUŞMAK
- BİR ŞEY ÖĞRETMENİN EN İYİ YOLU -ile
( ÖRNEKLERLE GÖSTERMEK )
- BİR ŞEY OLUŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLUŞ
( [not] BEING SOMETHING vs./and/but/||/<>/>/< BEING
BEING instead of BEING SOMETHING )
- BİR ŞEY "YEME/ATIŞTIRMA" "İSTEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ACIKMAK
- BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI
- BİR ŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE
- BİR ŞEYİ ANLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAYI ANLAMAK
- [BİR ŞEYİ] BİLMEK ile [BİR ŞEYDEN] ANLAMAK
- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK
- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"
- BİR ŞEYİ ...:
YAPARKEN ile/değil YAPMADAN ÖNCE
- BİR ŞEYİN BÜTÜNÜ ile KENDİNDE BÜTÜN
( TOTALITY OF SOMETHING vs. TOTAL IN SELF )
- BİR ŞEYİN, DİNÎ OLMASI ile BAŞKA BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN DİNİN, ARAÇ OLARAK KULLANILMASI
- BİR ŞEYİN(DÜŞÜNCENİN/EYLEMİN):
EGEMEN OLMA(MA)SI ile/ve/değil/<> ÖNÜMÜZE GEÇME(ME)Sİ
- BİR ŞEYİN:
"HESABINI YAPIYOR OLMAK" ile/ve/değil AKLA GELİYOR OLMASI
- BİR ŞEYİN:
İLGİ ÇEKMESİ ile/||/<> DİKKAT ÇEKMESİ
- BİR ŞEYİN:
İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI İSTENMESİ ile/ve/değil/<> İSTENİYOR OLMASINDAN DOLAYI İYİ OLDUĞU
- BİR ŞEYİN:
TAKLİDİ ile/değil BENZERİ
- BİR ŞEYİN:
"YOK OLMASI" ile/değil YER/BİÇİM DEĞİŞTİRMESİ
- BİR ŞEYİN/BİRİNİN, DEĞERİNİ BİLMEK ile/ve/||/<>/< KENDİ DEĞERİNİ BİLMEK
( Kendi değerimizi bilmezsek, başkası hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilmez. )
- BİR ŞEYİN/DURUMUN:
(")OLMASI(") ile/ve/değil/||/<>/< OLMA/GERÇEKLEŞME OLASILIĞI
- BİR ŞEYİN/YERİN, ...:
YÖNETİMİ/YÖNETİLMESİ ile/ve/||/<> "MUTFAĞI"
- BİR ŞEYLE İLGİLENMEK ile/ve BİR ŞEYLE UĞRAŞMAK
- BİR ŞEY(LER)İN:
OLURU ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİĞİ
- 1/0:
SONSUZ ile/değil TANIMSIZ
- BİR SOLUKTA ile/ve/||/<>/> BİR ÇIRPIDA
- BİR TUTULAMAMA ile KIYASLANAMAMA
- BİR ULUSUN:
DÜŞMANLARI ile/ve/<> "AYDINLARI"
( Askerî-siyasî örgütünü yener. İLE/VE/<> Tarihini yener/değersizleştirir. )
- BİR YANLIŞI:
"BİLEREK YAPMAK"
ile/değil/yerine/><
BİLMEDEN YAPMAK
( Belirleyici olan, bulunç/vicdandır. )
- BİR YANLIŞIN YAPILMASINDA VE YORUMLANMASINDA:
KAZÂ ile/ve/ne yazık ki/<>/> HATA ile/ve/ne yazık ki/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( İlk kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> İkincei kez olmuşsa. İLE/VE/<>/> Üçüncü kez oluyorsa. )
- Bir yerde ya da birinde "hata" "görürsen", 70 neden ara! Bulamazsan, "Bilemediğim, 71. neden var olabilir." de! -ile/ve/||/<>/>
- BİR YERE KADAR ile BİR AÇIDAN
- BİR YERE ULAŞMAK ile/değil/yerine BULUNDUĞUN YERDE KALMAMAK
- BİR YERLİ OLMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIĞI/YAŞAMAK İSTEDİĞİ YERLİ OLMAK(YERE AİT OLMAK)
( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül[/ya da yeri kaçıncı sıradaysa] konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )
- 1 YIL ile 1 TUN
- BİR ile/ve/||/<> AKIL(VARLIK, YAŞAM/HAYAT) ile/ve/||/<> NEFS ile/ve/||/<> DOĞA
( PLOTINOS ile/ve/||/<> PROKLOS )
- BİR/BÜTÜN ile/ve AYNI
( Çok sayıda deneyimci, bölünmemiş ve bölünemez olan farkındalığın içinde ortaya çıkar. Her biri, bellekte ayrı ama özde bir ve aynıdır. )
( INTEGRATED vs./and SAME )
- BİR ile/ve/||/<>/>/< BİN
- BİR ile/ve/||/<>/> BİN ile/ve/||/<>/> MİLYON ile/ve/||/<>/> MİLYAR ile/ve/||/<>/> TRİLYON ile/ve/||/<>/> KATRİLYON ile/ve/||/<>/> KENTİLYON ile/ve/||/<>/> SEKSTİLYON ile/ve/||/<>/> SEPTİLYON ile/ve/||/<>/> OKTİLYON ile/ve/||/<>/> NONTİLYON
( ... ile~> 3 ile~> 6 ile~> 9 ile~> 12 ile~> 15 ile~> 18 ile~> 21 ile~> 24 ile~> 27 ile~> 30 [0/Sıfır] )
- BİR[Ar.] ile Bİ'R[Ar. çoğ. ÂBÂR] ile BİRR[Ar.] ile BÎR[Ar.] ile BİR[Ar.]
( -ile, -ederek anlamına gelip eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- sözcükleri zarf yapar. [Bİ-R-RECÂ: Ricâ ile.] İLE Kuyu. İLE İyilik, güzellik, hayır. | Anaya, babaya itâat. | Bağışta bulunma. İLE Yıldırım. | Yatak, döşek, kilim, halı, seccâde, örtü gibi şeyler. İLE Sayıların ilki. | Bir sayısını gösteren rakam. | Bu sayı kadar olan. | Herhangi bir varolanı belirsiz olarak gösteren. | Tek. | Birleşik. | Eş. | Ortaklaşa olan. | Sadece. | Ancak, yalnız. )
- BİR ile/ve/değil/<> BİRİCİK
( Vahid. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahad. )
- BİR ile BİRLİK ile BÜTÜNLÜK
- BİR ile/ve/||/<> BİRLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
( Allah. İLE/VE/||/<> Evren. İLE/VE/||/<> İnsan. )
( The god. VS./AND/||/<> The universe. VS./AND/||/<> The human. )
( ONE vs./and/||/<> UNITY vs./and/||/<> INTEGRITY )
- BİR ile/ve/> ÇOK
( ONE vs./and/> MANY/MUCH )
- BİR ile DENK
- BİR ile EŞİT/MÜSÂVÎ[Ar. < SEVİYY]
( INTEGRATED vs. EQUAL )
- BİR ile/ve ÖRNEK
( ONE vs./and EXAMPLE )
- BİR ile SADECE
( UNIQUE vs. ONLY )
- BİR ile/ve TEK
( ONE vs./and UNIQUE )
- BİR ile/ve/<> UYUM
( UNIQUE vs./and/<> HARMONY )
- BİR ile/ve/||/<> VAR
( Sonsal sınıflama[kategori] değillerdir. Herşeyde varlardır. )
( Dili olanaklı kılanlar. )
( Transandant terimlerdir. [bkz. KANT] )
( ONE vs./and/||/<> EXISTS/PRESENT )
- BİR(1) TANE ile/değil TEK
- BİR/1 ile/ve DİL
- BİRA ÜRETİCİSİ ile BİRA FABRİKASI
( BREWER vs. BREWERY )
( آبجوساز ile آبجوسازي )
( ABJOSAZ ile ABJOSAZY )
- BİRA ile BİRA FIÇISI
( BEER vs. BEER KEG )
( آبجو ile بشکه آبجو )
( ABJO ile BESHKEH ABJO )
- BİRAHANE ile BİRAHANECİ/LİK
- BIRAKILABİLMEK ile BIRAKILIVERMEK
- BIRAKIŞMAK ile BIRAKIŞ
- BIRAKMAK ile/ve/değil AŞMAK
- BIRAKMAK ile AYIRMAK
( LEAVE vs. SEPERATE )
- BIRAKMAK ile BIRAKILMAK ile BIRAKTIRMAK ile BIRAKABİLMEK ile BIRAKIVERMEK ile BIRAKTIRILMAK
- BIRAKMAK ile/ve İZİN VERMEK
( TO LEAVE vs./and TO ALLOW )
- BIRAKMAK ile/ve "SALMAK"
- BIRAKMAK ile SALMAK
( TO RELINQUISH vs. TO LET GO )
- BIRAKMAK ile TERK ETMEK
( TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE )
- BIRAKMAK ile/ve/değil UNUTMAK
- BIRAKMAK ile/ve/yerine/değil UZAKLAŞTIRMAK / TERCİH DEĞİŞTİRMEK [Özellikle sigara ve çeşitli bağımlılık yapıcılarda!]
( Mutlu olmak için herhangi bir şeye bağımlı olmak, çaresizliğin son aşamasıdır. )
( Herhangi bir şeye karşı artık bağımlı olmadığınızda, payınıza düşeni yapmışsınız demektir. )
( Zihnimizi, içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar bizi terk etmeyecektir. )
( Bağımlılıklarımızdan vazgeçelim. Vazgeçmemiz gereken başka hiçbir şey yoktur. )
( Bilincine varmadığınız bir şeyi, terk edemezsiniz. )
( Alışkanlık ve ihtiras, kör eder ve yanlışa götürür. )
( Alışkanlık! Gereklilik değil! )
( SİGARAYI: "BIRAKTIM!" değil/yerine "İÇMİYORUM" ya da "İÇMEMEYİ YEĞLİYORUM/TERCİH EDİYORUM!" )
( Mücadelemiz içenlerle değil maddeyle!
Koruyup kolladığımız, kişiler; kovduğumuz, o sinsi madde!...
Davetimiz, sağlıklı olmak; kabul etmediğimiz, sararmak...
Çözümlerimiz, herkes için; çaresi "Hayır!"da...
Herkes için hayırlı olan, hayırsızı yakmamakta... )
( Not necessary! It's habit/addiction. )
( FEEL FREE TO SAY NO! )
( Dependence on anything for happiness is utter misery.
When you are no longer attached to anything, you have done your share.
Attachments are in the mind and will not leave you until you know your mind in and out.
Give up your addictions. There is nothing else to give up.
You cannot leave if you don't aware of it.
Habit/addiction and passion makes blind and takes to the false.
"I PREFER, NOT TO SMOKE" instead of "QUIT SMOKING/CIGARETTE" )
( [not] TO LEAVE / QUIT vs./and/but TO CHANGE PREFERENCE
TO CHANGE PREFERENCE instead of TO LEAVE / QUIT )
( PROTIMO NA MIN KAPNIZU: İÇMEMEYİ TERCİH EDİYORUM! )
- BIRAKMAK ile YERİNE KOYMAK
- BIRAKTIRTMAK ile BIRAKTIRABİLMEK
- BİRARADALIK ile/ve ARDIŞIKLIK
( Mekân, geometri. İLE/VE Aritmetik. )
- BİRARADALIK ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK
- BİRARAYA GETİRMEK ile/ve BİRARADA TUTMAK
( TO BRING TOGETHER vs./and TO KEEP TOGETHER )
- BİRARAYA GETİRMEK ile/ve/||/<>/> UYUMLAMA
- BİRAZ SONRA" ile/değil "KISA BİR SÜRE SONRA", "DAHA SONRA"
( Yaşanmış bir şeyin anlatımında "biraz sonra" denilmez! )
- BİRAZ TOPARLASIN ile/değil BİRAZ TOPARLANSIN
- BİRAZ ile AZICIK["AZCIK" değil!]
- BİRÂZ[Ar.] ile BİRÂZ[Ar.]
( Savaşa atılma. | Karşı karşıya döğüşme. İLE Az şey, biraz. )
- BİRAZ ile BİRAZ DAHA
- BİRAZ ile BİT KONUMU ile ACI ile ACI DÜŞMAN ile ACI GÖZYAŞLARI
( BIT vs. BIT POSITION vs. BITTER vs. BITTER ENEMY vs. BITTER TEARS )
( ذره ile پاره ile خرده ile موقعيت ذره ile تلخ ile طعنه آميز ile مر ile دشمن جاني ile خونابه )
( ZAREH ile PAREH ile KHARDEH ile MOQEYT ZAREH ile TALKH ile TANEH AMYZ ile MAR ile DASHMAN JANY ile KHONABEH )
- BİRAZ ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK AZ
- BİRAZ ile/ve/||/<> HATIRI SAYILIR
- BİRAZ" ... ile/değil TAMAMEN ...
- KONUŞMAK:
"BİRBİRİMİZE" ile/değil BİRBİRİMİZLE
- SAYGI/İLGİ/YAKINLIK:
BİRBİRİMİZE ile/ve/değil Bİ(RBİRİMİ)ZDEKİ HAKK'A
- YAŞAMAK:
BİRBİRİMİZİ İDARE EDEREK ile/ve/değil/yerine/<> UZLAŞARAK (ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUŞARAK)
- BİRBİRİMİZİ:
[ya] TAMAMLAYAMAMAK ile/ve/ya da/<>/< TAM ANLAYAMAMAK
- BİRBİRİMİZİ:
BAŞKALARINA YEDİRMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YEMEMEK
- BİRBİRİNDEN AYRI DEĞİL! ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE UZAK DEĞİL!
- BİRBİRİNDEN:
"KOPUK" ŞEYLER ile/ve/<>/değil/yerine AYRI ŞEYLER
- BİRBİRİNE DÖNÜŞEMEME/DÖNÜŞEMEYEN ile İLİŞKİSİZ/LİK
- BİRBİRİNİ:
BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAK
( Dinlemeyi/görmeyi/okumayı gerektirir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Tanışmayı gerektirir. )
- BİRBİRİNİ ETKİLEMEK ile/ve BİRBİRİNİ TAMAMLAMAK
- BİRBİRLERİYLE ile/değil BİRBİRİYLE
- BİRÇENETLİ ile BİREVCİKLİ ile BİRGÖZELİ
( Kapsüllü yemişlerin, tek parçalı olanları. İLE Mısır, ceviz, fındık gibi eril ve dişil örgenleri ayrı çiçeklerde, ancak aynı kök üzerinde bulunanlar. İLE Yapısı tek bir gözeden(hücreden) oluşan hayvan ya da bitki, tekhücreli. )
- BİRCH İNDİRGENMESİ ile/||/<> CLEMMENSEN İNDİRGENMESİ
( Birch Li/NH₃ aromatik, Clemmensen Zn/HCl karbonil. )
( Formül: Elektron İLE proton )
- BİRÇOK ile BİRKAÇ
( Üçten fazla. İLE İkiden fazla. )
- BİRÇOK ile ÇOĞU
- BİRDEN BİRE ile/değil BİRDENBİRE/ANSIZIN/TINGADAK/FÜC'ETEN, Fİ-L-HÂL[Ar.]
- BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA
( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )
- BİRE BİR AYNI ile KESİNLİK ile KESİNLİKLE
( EXACT vs. EXACTION vs. EXACTLY )
( عيني ile سخت گيري ile بي کم و زياد ile صحيحا ile بعينه ile عينا ile بدرستي ile دقيقا )
( EYNEY ile SOKHT GYRY ile BEY KAM VE ZYAD ile صحيحا ile بعينه ile EYNA ile BADRESTY ile DAGHYGHA )
- BİRE BİR ile OLDUĞU GİBİ
( ... ile ALÂ HÂLİHİ )
( EFFECTIVE vs. WHAT EVER )
- BİREBİR ile BİRE BİR
( Etkili, etkisi kesin olan. | Tam istenildiği gibi. İLE Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olan. | Bir başkasının, ötekinin aynı olan. | Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olarak. | Yüz yüze, karşılıklı olarak. )
( EFFECTIVE vs. MEASUREMENT )
- BÎREG[Fars.] ile BÎ-RENG[Fars.]
( Damarsız, soysuz, arsız. İLE Renksiz. | Renksiz, taslak durumunda bulunan resim. | İlâhî cevher. )
- BİRER BİRER ile/değil TEKER TEKER
( ALE-L-İNFİRÂD )
- BİRER ile BİRERLİ ile BİRER İKİŞER
- BİRER ile HER BİRİ
- BİREŞKEN/RİBOZOM ile LİZOSOM
( Protein sentezleyen organel. İLE Göze içi sindirim yapan organel. )
- BİREŞİM/TEVHİD:
KAİNATTA ile/ve/<> HAKK'TA
( Ruhun vahdetine, HAKK denilir. )
- BİREŞİM ile BİREŞİMLİ
- BİREŞİM ile/ve/||/<> DENGE
( UNIFICATION vs./and/||/<> BALANCE )
- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu biçimde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )
- BİREŞİM/SENTEZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
( Birleşik nesnelerin oluşturulması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nesnelerin bileşenlerine ayrılması. )
- BİREŞİM/TEVHİD:
AMAÇTA ile/ve/||/<> KİMLİKTE ile/ve/||/<> EYLEMDE
( Sıfat. İLE/VE/||/<> Zât. İLE/VE/||/<> Ef'al. )
- BİREŞİM/TEVHİD ile/ve/||/<> CÖMERTLİK/SELEK
- BİREY İLE POPÜLASYON İLE KOMÜNİTE İLE EKOSİSTEM ile/||/<> EKOLOJİK ORGANİZASYON
( Canlıların organizasyon seviyeleri tek bireyden ekosisteme doğru genişler. )
( Formül: Birey < Popülasyon < Komünite < Ekosistem )
- BİREY YÖNETİMİ ile/ve TOPLUMUN YÖNETİMİ ile/ve DEVLETİN YÖNETİMİ
( TEKZİB-İ AHLÂK ile/ve TEDBİR-İ MENZİL ile/ve SİYÂSET-İ MEDENİYE )
- BİREY ile/ve/<> BİREYSELLİK
( Topluma ve tanrıya atıfta bulunmadan yaşayabilen. İLE/VE/<> ... )
- [simge] DAĞ:
BİREYDE ile/ve/||/<> TOPLUMDA
( Nefs. İLE/VE/||/<> Devlet. )
- BİREYİN ÖZGÜRLÜĞÜ ile/ve TOPLUMUN ÖZGÜRLÜĞÜ
( FREEDOM OF THE PERSON vs./and FREEDOM OF THE SOCIETY )
- BİREYİN, TOPLUMDAKİ ETKİSİ/EDİLGENLİĞİ ile/ve/<> TOPLUMUN, BİREYDEKİ ETKİSİ/EDİLGENLİĞİ
- SANAT:
BİREYLERİ/TOPLUMU ...
ŞAŞIRTMAK (İÇİN) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KIŞKIRTMAK (İÇİN)
- BİREYLEŞTİRMEK ile BİREYSELLEŞMEK ile BİREYLEŞEBİLMEK ile BİREYSELLEŞTİRMEK ile BİREYSELLEŞTİRİLMEK ile BİREY/LİK ile BİREYCİ/LİK ile BİREYSEL/LİK ile BİREY OLUŞ ile BİREYLEŞME ile BİREYSEL EMEKLİLİK
- BİREY/LİK ile/ve/||/<>/> KALICI/LIK
- ÇIKAR:
[ne yazık ki] BİREYSEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPLUMSAL
- BİREYSEL DİN ile/ve/değil/yerine DİNİN, BİREYSEL OLAN YÖNÜ/YAN(LAR)I
- BİREYSEL ile BİREYSEL HAKLAR ile BİREYCİLİK ile BİREYCİ ile BİREYSELLİK ile KİŞİSELLEŞTİRMEK ile BİREYSEL OLARAK ile BİREYLER ile BİREYSEL ile BİREYLEŞME ile BÖLÜNMEZ
( INDIVIDUAL vs. INDIVIDUAL RIGHTS vs. INDIVIDUALISM vs. INDIVIDUALIST vs. INDIVIDUALITY vs. INDIVIDUALIZE vs. INDIVIDUALLY vs. INDIVIDUALS vs. INDIVIDUATE vs. INDIVIDUATION vs. INDIVISIBLE )
( شخص ile متعلق بفرد ile انفرادي ile منحصر بفرد ile آزادي فردي ile تکروي ile تکرو ile فرد گراي ile وجود فردي ile فرديت ile منفرد ذکر کردن ile تک قرار دادن ile بطور انفرادي ile افراد ile انفرادي کردن ile يکايکي ile فرد سازي ile فرد پرستي ile لايتجزا )
( SHKHS ile MOTALGH BEFARD ile انفرادي ile MONHESR BEFARD ile AZADY FARDY ile TAKROY ile TAKRO ile FARD GERAY ile VOJUD FARDY ile FARDYT ile MONFARD ZEKAR KARDAN ile TAK GHARAR DADAN ile BETOR ENFARADY ile AFRAD ile ENFARADY KARDAN ile يکايکي ile FARD SAZY ile FARD PARESTY ile لايتجزا )
- BİREYSEL ile/değil ÖZNEL
- BİREYSELLEŞME ile/ve/değil/<> BİREYLEŞME
( Toplumda. İLE/VE/DEĞİL/<> Psikolojide. )
( Bütünden/toplumdan/idealden pay alarak. İLE/VE/DEĞİL/<> Kişide[parçada]. )
- BİREYSELLİK, DEĞİŞMEZ/DE ile/ve/||/<> DEĞİŞMEZ, BİREYSELLİK/TE
- BİREYSELLİK ile BİREYLİK
( INDIVIDUALISM vs. INDIVIDUALITY )
- BİREYSELLİK ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİK
- BİREYSEL/LİK ile/ve/<>/> YALNIZ/LIK
- BİRİ, BİR YERE:
BAKIYORSA ile/ve/ya da/<> HİÇ BAKMIYORSA
( İlgilendiği bir şey vardır. İLE/VE/ya da/<> İlgilendiği bir şey, kesinlikle vardır. )
- BİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİRİ
- BİRİ ile/ve/değil İLKİ
- BİRİCİK ile/ve AYRIK/KURALDIŞI
( Mâhiyetten, istisnâ olmaz![Ancak fertler istisnâ kılınabilir.] )
( VÂHİD ile/ve İSTİSNÂ'/MÜSTESNÂ, ŞÂZ )
( IDENTITY vs./and EXCEPTION )
(1996'dan beri)