S ve Ş ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 14.996 başlık/FaRk ile birlikte,
14.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(56/61)
- SURGERY :/yerine AMELİYAT
- SÜRGÜ/TIRKAZ ile SÜRGÜ
( Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen, demir ya da ağaç kol, tırkaz, sürme. | Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. | Hastanın, büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap. | Çoğu kez, bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde ya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen, sivri uc ya da küçük lama. İLE Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan ya da ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. )
- SÜRGÜ ile CIVATALAYICI
( BOLT vs. BOLTER )
( زبانه ile زبانه دار کردن ile اسب چموش )
( ZABANEH ile ZABANEH DAR KARDAN ile ASB CHEMUSH )
- SÜRGÜ ile TAPAN
( ... İLE Tarlaya atılan tohumu örtmek için gezdirilen, ağaçtan geniş araç, sürgü. )
- SÜRGÜLEMEK ile SÜRGÜLENMEK ile SÜRGÜ ile SÜRGÜN/LÜK ile SÜRGÜLÜ ile SÜRGÜSÜZ ile SÜRGÜ KOLU ile SÜRGÜN AVI
- SÜRGÜN ETMEK ile SÜRGÜN
( BANISH vs. BANISHMENT )
( دور کردن ile نفي بلد کردن ile اخراج بلد کردن ile نفي ile نفي بلد ile تبعيد )
( DOR KARDAN ile NAFY BOLD KARDAN ile AKHARAJ BOLD KARDAN ile NAFY ile نفي بلد ile TABYD )
- SÜRGÜN ETMEK değil SÜR(ÜL)MEK
- SÜRH ile/ve MADENÎ SÜRH
( Kırmızı, kızıl. Yazmaların bab ya da fasıl başlıklarının kırmızı mürekkep ile yazılması. İLE/VE Ateş renginde olanı. )
- SÛRÎ/ŞEKLÎ[Ar.]/FORMEL[İng.] değil/yerine BİÇİMSEL
- SÛRÎ[Ar.] ile SÛRÎ[Ar.]
( Görünürde olan, hakiki ve içten olmayan. | Gösterişten ibaret olan, gösterişlik. İLE Düğüne ait, düğünle ilgili. )
- SURİÇİ ile SURDIŞI
- SURİNAM(HOLLANDA GUYANASI) ile/ve/<> FRANSIZ GUYANASI ile/ve/<> İNGİLİZ GUYANASI
- SURİYE ile/ve/||/<>/>< IRAK (REKABETİ)
- SURLAR ve SUR KAPILARI
- SÜRMANŞET değil/yerine/= ÜSTBAŞLIK
- KOHL[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRME
- SÜRME ile SÜRME
( Araç kullanmak. | Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen düzenek, sürgü. | Masa ve dolapta küçük çekmece. | Sürülerek kullanılan. İLE Kirpik diplerine sürülen, siyah boya, sürme, is. )
- SÜRMEK ile ARABAYLA UZAKLAŞMAK ile KABACA SÜRMEK ile KABA BİR ŞEKİLDE SÜRMEK ile TAHRİK MİLİ ile SÜRÜLEBİLİR ile SÜRÜCÜ ile ARABA KULLANMAK ile SÜRÜŞ TESTİ
( DRIVE vs. DRIVE AWAY vs. DRIVE ROUGHLY vs. DRIVE ROUGLY vs. DRIVE SHAFT vs. DRIVEABLE vs. DRIVER vs. DRIVING vs. DRIVING TEST )
( رانندگي کردن ile راندن ile چخ کردن ile خرکي رفتن ile محور محرک ile راندني ile راننده ile شوفر ile گاريچي ile ماشين ران ile اتومبيل راندن ile اتوموبيل راني ile سوق ile رانندگي ile امتحان رانندگي )
( RANANDEGY KARDAN ile RANDAN ile CHAKH KARDAN ile KHRAKY RAFTAN ile MAHVAR MAHRAK ile راندني ile RANANDEH ile SHOOFER ile GARYCHY ile MASHYNE RAN ile OTOMBYLE RANDAN ile OTOMOBYLE RANY ile SOGH ile RANANDEGY ile EMTAHAN RANANDEGY )
- SÜRMEK ile SIVAMAK
( TO SMEAR vs. TO PLASTER )
- SÜRMEK ile SÜRDÜRMEK
- SÜRMEK ile SÜRMELEMEK ile SÜRMELENMEK ile SÜRMELİ ile SÜRMELİK ile SÜRMESİZ ile SÜRME İSKELE ile SÜRME MANTARLARI ile SÜRME MANTARIGİLLER
- SÜRMEK ile SÜRTMEK
- SURMISE vs. HALLUCINATION
- SURMISE vs./and ACCEPTANCE
- SURMISE vs./and CONDITIONING
- SURNÂME ve SURİYYE
- SÜRNATÜRALİST değil/yerine/= DOĞAÜSTÜCÜ
- SÜRNATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞAÜSTÜCÜLÜK
- SURP ASDVADZADZİN KİLİSESİ :
( Ermenilere ait olup Meryem Ana'ya atfedilmiştir. Kilise 1760'da inşâ edilmiş, 1834'te yenilenmiştir. )
- SURP BOĞOS ERMENİ KİLİSESİ :
( Büyükdere Surp Boğaz Ermeni Kilisesi Piyasa caddesi üzerinde ve İspanya Elçiliği yazlık binası yanındadır. Kilise 1847'de Bogos Amira Bilezikçiyan tarafından şapel olarak inşâ edildi. Bilahare yeniden inşâ edildi ve Patrik Azaryan tarafından 29.9.1885'te kilise olarak ibadete açıldı. )
- SURP HOVHANNES MIGIRDIÇ KİLİSESİ :
( Surp Hovhannes Mıgırdıç Kilisesi Ermeni cemaatine ait kilise olup, 1866'da inşâ edildi. Vaftizci Yahya'ya ithaf edilen kilise Yeniköy Köybaşı'nda olup ana caddeye yakındır. )
- SURP HRİPSİMYANTZ KİLİSESİ :
( Büyükdere, Çayırbaşı Caddesinde Mehmet İpgin İlkokulu karşısındadır. Bu Ermeni Gregoryan Surp Hripsimyantz Kilisesi 1848'de Garabet Yeramyan tarafından yaptırıldı ve kutsanarak Aziz Hripsimyantz Bakirelerin adına atfedildi. Bu kilise 1886 ve 1893 yıllarında onarım gördü. )
- SURPRISE vs. UNEXPECTED PROGRESS
- SURPRISE :/yerine SÜRPRİZ
- SURPRISED :/yerine ŞAŞIRMIŞ
- SURPRISING :/yerine ŞAŞIRTICI
- SURPRISINGLY :/yerine ŞAŞIRTICI ŞEKİLDE
- SÜRPRİZ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- SÜRPRİZ ile/ve BEKLENMEDİK (OLUMLU) "GELİŞME"
( SURPRISE vs./and UNEXPECTED PROGRESS )
- SÜRPRİZ[Fr./İng.] değil/yerine/= ŞAŞIRTI
- SÜRPRİZ ile/ve ÜMİT/UMUT
( SURPRISE vs./and HOPE )
- SÜRRE ile SÜRRE ALAYI ile SÜRRE EMİNİ
- SÜRREALİST değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜCÜ
- SÜRREALİTE/SÜRREAL değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜ
- SÜRREALİZM değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
- SURRENDER vs. GIVEUP
- SURROUND :/yerine ÇEVRELEMEK
- SÜRŞARJ[Fr., İng. SURCHARGE] değil/yerine/= YENİBASIM
( Bir sayının, sözcüğün yerine geçmek için üzerine başka bir sayı ya da sözcük basma işi. )
- ŞURTA ile SAHİBÜ'Ş-ŞURTA
( Önde gidip düşmanla savaşan asker. | Yelkene uygun rüzgâr. İLE Başkent ve öteki büyük merkezlerde, asayiş, şurta teşkilâtı tarafından sağlanırdı. Başlangıçta kadılık makamına bağlı olarak çalışan ve kadıların verdiği cezaları uygulayan bu teşkilât, bir süre sonra müstakil hale getirilmiştir. Görevi, suçluları takip ederek yakalamak olan şurta teşkilâtının başında, merkezde, genellikle nüfûzlu ailelerden seçilen bir görevli bulunurdu. Kentlerde, valilerin emrinde çalışan şurtanın görevi de asayişi korumak ve suçluların yakalanmasını sağlamaktı. )
- SÜRTME ile SÜRTME AĞI
- SÜRTME ile/<> SÜRTÜNME ile/<> SÜRTÜNÜŞ
- SÜRTMEK ile FİNK ATMAK
- SÜRTMEK ile SÜRTÜLMEK
- SÜRTÜKLEŞMEK ile SÜRTÜK/LÜK
- ANGLE OF FRICTION[İng.] / ANGLE DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME AÇISI
- FRICTIONAL ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTRICITÉ DE FRICTION[Fr.] / REIBUNGSELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ELEKTRİĞİ
- FRİCTİON FACTOR[İng.] / MADRÛB-İ DELK[Osm.] / FACTEUR DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONFAKTOR/REIBUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- SÜRTÜNME İLE HAVA DİRENCİ İLE VİSKOZ DİRENÇ ile/||/<> DİRENÇ KUVVETLERİ
( Hareketi engelleyen kuvvet türleri. )
( Formül: F_drag = ½ρCdAv² )
- TRIBOLUMINESCENCE[İng.] / TRIBOLUMINESCENCE[Fr.] / TRIBOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME IŞILDAMASI, TRİBOLÜMİNESANS
- DELK EMSÂLI[Osm.] / COEFFICIENT OF FRICTION[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSBEIWERT, REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KATSAYISI
- FRICTION LOSS[İng.] / PERTE PAR FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KAYBI
- FRICTION FORCE[İng.] / FORCE DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONSKRAFT/REIBUNGSKRAFT, REIBUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KUVVETİ
- SÜRTÜNME KUVVETİ ile/||/<> NORMAL KUVVET (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Sürtünme yüzeye paralel, normal kuvvet yüzeye diktir )
( Formül: fs=μN İLE N⊥yüzey )
- REIBUNGSVISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME VİSKOZİTESİ
- DELK[Osm.] / FRICTION[İng.] / FRICTION, FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTION/REIBUNG, REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME
- SÜRTÜNME ile/||/<> HAVA DİRENCİ
( Sürtünme yüzey teması İLE hava direnci akışkan içinde )
( Formül: f = μN İLE F_drag ∝ v² )
- SÜRTÜNME ve/||/<>/> ISI
- SÜRTÜNME ile SÜRTÜNME
( FRICTION vs. FRICTIONAL )
( ساييدگي ile سايش ile مالش ile اصطکاک ile مالشي ile اصطکاکي )
( ساييدگي ile SAYSH ile MALESH ile ESTEKAK ile MALESHY ile ESTEKAKY )
- SÜRTÜNME ile SÜRTÜNMELİ ile SÜRTÜNMESİZ ile SÜRTÜNME BİLİMİ
- SÜRT(ÜN)MEK ile DEĞMEK
( TEDELLÜK ile ... )
( RUB vs. TOUCH )
- FRICTION FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AVEC FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMELİ AKIŞ
- FRICTIONLESS FLOW, INVISCID FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT SANS FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSFREIE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞ
- INVISCID FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞKAN
- SÜRTÜŞ SÜRTÜŞME
- SÜRTÜŞME ile/ve/değil ÇEKİŞME
- SÜRTÜŞME ile/değil/yerine SÜRTÜNME
- SÜRTÜŞMEK ile SÜRTÜŞ
- SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI/HERD IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= KİTLE BAĞIŞIKLIĞI
- SÛR-U İSRÂFİL ile/ve RÂDİFE
( "Başlangıç"ta. İLE/VE "Başlangıç"ta[kıyâmette]. )
( Sadâ. İLE İsfehan makamında olacak/mış.[Yassı namazının kameti de, İsfehan makamında okunur.] )
- SÜRÜ ile ÇOBAN ile ÇOBAN
( HERD vs. HERDER vs. HERDSMAN )
( گله ile رمه ile گله بان ile دامدار ile عواء ile گله دار ile دامپرور ile رمه دار )
( GOLEH ile RAMEH ile GOLEH BAN ile DAMDAR ile عواء ile GOLEH DAR ile DAMPROR ile RAMEH DAR )
- SÜRÜ ile/ve/değil/||/<> KİTLE
( Hayvan için. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan için. )
- SÜRÜ ile NAHIR
( ... İLE Sığır sürüsü. )
- [ne yazık ki]
SÜRÜ ile/ve/değil/||/<>/> SÖMÜRÜ
- ŞÜRÛ'[Ar.] ile ŞÜRÛH[Ar. < ŞERH]
( Başlama. İLE Açıklamalar, izahlar, şerhler. )
- SÜRÜ ile SÜRÜLER
( FLOCK vs. FLOCKS )
( رمه ile غنم ile اغنام )
( RAMEH ile غنم ile اغنام )
- SÜRÜ ile/değil TOPLULUK/CEMAAT
- SÜRÜCÜ KARINCA ile/ve/||/<> ASKER SÜRÜCÜ KARINCA
( ... İLE/VE/||/<> Sürücü karıncaların, 3 katı büyüklüktelerdir. )
- ANTRIEBSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜCÜ KUVVET
- SÜRÜCÜ ARAÇ
- DRIVER[İng.] / TREIBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜCÜ
- SÜRÜCÜLER('İ)
- SÜRÜDEN:
AYRILAN ile/değil/yerine/>< AYRI OLAN
( Kurt kapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kurtulur. )
- SÜRÜKLEME KATSAYISI ile/||/<> KALDIRMA KATSAYISI
( Sürükleme akışa paralel C_D, kaldırma dik C_L. )
( Formül: F_D = ½ρv²AC_D İLE F_L = ½ρv²AC_L )
- DRAG[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEME
- SÜRÜKLEMEK ile SÜRÜKLEYEREK
( DRAG vs. DRAGGING )
( باتورگرفتن ile سخت کشيدن ile کشان کشان بردن ile بزور کشيدن ile کشان کشان )
( BATORGARAFTAN ile SOKHT KESHYDAN ile KESHAN KESHAN BARDAN ile BOZOOR KESHYDAN ile KESHAN KESHAN )
- DRIFT CURRENT[İng.] / COURANT DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME AKIMI
- ESPACE DE DÉRIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME BÖLGESİ
- DRIFT WAVE[İng.] / ONDE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DALGASI
- DRIFT MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DEVİNİRLİĞİ
- DRIFT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DİRENCİ
- MOBILITÉ DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HAREKETLİLİĞİ
- DRIFT SPEED, DRIFT VELOCITY[İng.] / VITESSE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HIZI
- DRIFT TUBE[İng.] / TUBE À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTROHR, DRIFTRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME TÜPÜ
- DRIFT SPACE[İng.] / DRIFTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME UZAYI
- DRIFT, TRACE[İng.] / DÉRIVE, TRAÎNÉE[Fr.] / DRIFT, GESCHREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME
- SÜRÜKLENME ile GECİKME
- DRIFT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENMELİ TRANSİSTÖR
- FORCE D'ENTRAÎNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEYİCİ KUVVET
- SÜRÜKLEYİŞ ile SÜRÜKLEYİCİ/LİK
- SÜRÜM SÜRÜM (SÜRÜNMEK)
- SÜRÜMEK ile SÜRÜLMEK ile SÜRÜNMEK ile SÜRÜTMEK ile SÜRÜKLEMEK ile SÜRÜKLENMEK ile SÜRÜKLETMEK ile SÜRÜNDÜRMEK ile SÜRÜNDÜRÜLMEK ile SÜRÜKLENDİRMEK ile SÜRÜKLENEBİLMEK ile SÜRÜKLEYEBİLMEK ile SÜRÜ ile SÜRÜM ile SÜRÜŞ ile SÜRÜCÜ/LÜK ile SÜRÜMLÜ/LÜK ile SÜRÜSÜZ ile SÜRÜMSÜZ/LÜK ile SÜRÜ SÜRÜ ile SÜRÜ SEPET ile SÜRÜM SÜRÜM ile SÜRÜCÜ KURSU ile SÜRÜCÜ BELGESİ
- SÜRÜNGEN ile SÜRÜNGEN
( Sürünerek giden hayvan. İLE Yere, yatay olarak uzanan sap ya da kök. )
- SÜRÜNGEN/LER ile KELER/LER
( ZIBÂBİYYE-İ BERİYYE[: Kertenkele ve benzeri hayvanlar.] ile/ve ZIBÂBİYYE-i MÂİYYE[: Bu sınıfın suda yaşayanları.] )
( ZÂHİFE[çoğ. ZEVAHİF], ZIBÂBİYYE )
( REPTILE/S vs. LIZARD/S )
- SÜRÜNGEN/LER ile OMURGASIZLAR
( REPTILE/S vs. INVERTEBRATE/S )
- SÜRÜNGEN/LER ile SKINK/LER[Lat.]
( ... İLE Daha çok çöl bölgelerinde, kurak bölgelerde yaşayan üzerleri pullarla örtülü, küçük gövdeli sürüngenlerin oluşturduğu tür. )
( REPTILE/S vs. SKINK/S )
( ... cum SCINCUS )
- SÜRÜNGEN/LİK ile SÜRÜNGENLER
- SÜRÜNME ile SÜRTÜNME
- SÜRÜNME ile SÜRÜNEN ile SÜRÜNEREK
( CREEP vs. CREEPING vs. CREEPINGLY )
( خزيدن ile خزنده ile جنبنده ile سينه مال )
( خزيدن ile KHZANDEH ile JONBANDEH ile SYNAH MAL )
- SÜRÜNME ile SÜRÜNME
( Yerde. İLE Koku. )
- SÜRÜ(N)MEK ile SÜRÜKLE(N)MEK
- SÜRÜNMEK ile/ve/değil/||/<> SÜRÜLMEK
- SÜRÜNMEK ile SÜRÜNEREK
( CRAWL vs. CRAWLED )
( خزيدن ile سينه مال رفتن ile شنال کرال ile خزيده )
( خزيدن ile SYNAH MAL RAFTAN ile SHENAL KARAL ile خزيده )
- SÜRÜNMEK ile ZORLANMAK
- SÜRÜNÜN PARÇASI OLMAK ile/değil/yerine/>< BÜTÜNÜN PARÇASI OLMAK
- SÜRÜP SÜRÜŞTÜRMEK
- SÜRÛR[Ar.] ile NEŞE/SEVİNÇ | TESKİN/TESELLİ
- SÜRÛRÎ[Ar.] ile Sürûrî[Ar.]
( Kurtçuk. İLE XVIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış Osman adlı şair. Şiirden önce Hüznî, daha sonra Sürûrî takma adını kullanmıştır. Şiirleri hiciv ve mizah ağırlıklıdır. Şiirlerinde, ebced hesabıyla yaptığı tarihlendirmelerindeki başarılarıyla da öne çıkmıştır. [ö. 1813] )
- SÜRÛŞ ile ...
( MELEK | CEBRÂİL )
- SÜRVEY/SURVEY[İng.] değil/yerine/= ANKET, TARAMA
- SURVEY :/yerine ANKET, ARAŞTIRMA
- SÜRVEYANS/SURVEİLLANCE[İng.] değil/yerine/= GÖZET-İZLE
- SÜRVİ ORANI/SURVİVAL RATE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM ORANI
- SÜRVİ/SURVİVAL[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM
- SURVIVAL vs. CHALLENGE
- SURVIVAL :/yerine HAYATTA KALMA
- SURVIVE :/yerine HAYATTA KALMAK
- SURVIVOR :/yerine HAYATTA KALAN
- SÜRYANİ[Ar.]
( Samiler'in, Aramî kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kişi. )
- SÜRYANİ ile SÜRYANİCE
- SUS!!! "1-2-3 TIP!"
- Sus artık! SUS!!!
- SÜS BİTKİLERİ = ZÎNET NEBÂTÂTI = PLANTES DE PARADE, PLANTES ORNEMENTALES
- Sus da SUS!!!
- Sus dedik ya! SUS!!!
- Sus dediysek SUS!!!
- SUS! ve DİNLE!!! -ve
- Sus diyorlarsa SUS!!!
- Sus diyorsak SUS!!!
- SUS!!! ve düşün! -ve
- SUS!!!:
HAKARET değil UYARI/DESTEK
- SUS!!! İş yap!
- Sus işte! SUS!!!
- Sus ki, SUS!!!
- SUS! KONUŞ!!!
- Sus küçüğün, söz büyüğün! SUS!!!
- Sus-pus oturacağına KONUŞ!!!
- SUŞ/STRAIN[İng.] değil/yerine/= SOY
- SUS! SUS!!!
- SUS!!! ve/</>< DİNLE!!!
- SUS! ve/>/< DİNLE! ve/>/< KONUŞ! ve/>/< YAZ!!!
( bkz. www.FaRkLaR.net/SUS | www.FaRkLaR.net/Dinle | www.FaRkLaR.net/KONUS )
- SÜS ile/ve/değil/yerine/||/<> ESTETİK
- SÜS ile KENAR SUYU
( ... İLE Kenar süslemesi. )
- SÜS ile KUYUM
( Güzellik veren, güzelleştiren nesne. İLE Değerli metal ve taşlardan yapılan süs eşyası. )
- SÜS ile/ve/||/<> SATIRLARARASI SÜS[BEYN es-SÜTÛR]
- SÜS ile ŞEMSE[Ar.]
( ... İLE Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne ya da kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen ya da çizilen, güneş biçiminde süs. )
- SÜS ile/ve/||/<> SOS
- SÛS[Ar.] ile SÛS[Ar.]
( Huy, tabiat.[TIYNET] | Meyan kökü. İLE Güve. | Kurtçuk. )
- ŞÜS[Fars.] ile/ve ŞÜŞ[Fars.]
( Akciğer. İLE/VE Karaciğer. )
- SUS ile SUS PARA
( HUSH vs. HUSH MONEY )
( مخفي نگاهداشتن ile حقالسکوت )
( MOKHOFY NEGAHODASHTAN ile HAGHALESKOT )
- SÜS ile SÜS PÜS ile SÜS BİTKİSİ
- SÜS ile TUİGA[Samoa dilinde]
( ... İLE Baş süsü. )
( ... ile TUİGA )
- SÜS ile VOLAN[Fr.]
( ... İLE Bir devinimi, bir düzeneğe aktaran ya da makinelerde devinim hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek, düzenteker. | Kadın giysilerinin etek ucu, kol gibi yerlerine verev kesilmiş kumaştan yapılan süs. )
- Susabil ki, SUS!!!
- Susabildiğini aklında tut ve SUS!!! -ve
- Susabilirsen SUS!!!
- Susabilirsin! SUS!!!
- Susabilme çalışması için SUS!!!
- Susabilmek için DİNLE!!!
- Susabilmek için SUS!!!
- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU
- SUSABİLMEK ile/ve/||/<> ANLAŞMAK
( Susmak, anlaşmak değildir. Ancak, [gerektiğinde/gerektiği kadar] susabiliyor olmak, anlaşmayı sağla(tı)r. )
- SUSABİLMEK ve/||/<> GÜLÜMSEYEBİLMEK :)
( Tüm sorulara, en iyi yanıt. VE/||/<> Tüm durumlara, en iyi karşılık. )
- Susabilmeleri için DİNLE!!!
- Susabilmeleri için SUS!!!
- Susabilmemiz için DİNLE!!!
- Susabilmemiz için SUS!!!
- Susabilmen için DİNLE!!!
- Susabilmen için SUS!!!
- Susabilmeniz için DİNLE!!!
- Susabilmeniz için SUS!!!
- Susabilmesi için DİNLE!!!
- Susabilmesi için SUS!!!
- Susadıysan SUS!!!
- SUSAK ile SUSAK ile SUSAK
( Susamış olan, susayan. İLE Su kabağından yapılmış ya da ağaçtan oyulmuş maşrapa. İLE Salak, aptal. )
- SUSAK/LIK ile SUSAK AĞIZLI ile SUSAK BURUNLU
- SUSAM[Ar. < SİSAM] değil/yerine/= KÜNCÜK
- SUSAM ile SUSAMA ile SUSAMLI ile SUSAMSIZ ile SUSAM YAĞI ile SUSAM HELVASI
- SUSAM ile SUSAM/SÜSEN
( Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. | Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu. İLE Süsen bitkisi. )
( SESAMUM INDICUM cum ... )
- Susamadığın için DİNLE!!!
- Susamadığın için SUS!!!
- SUSAMAK ile SUS PAYI
- SUSAM/SİMSİM/KÜNCÜ[Fars. < KUNCUD] ile/değil ÜZERLİK
( ... İLE/DEĞİL Sedefotugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan bir bitki. )
( SESAMUM INDICUM cum PEGANUM HARMALA )
- SUSAMURU ile AVRASYA SUSAMURU
- SUSAMURU ile DEV SUSAMURU/IRMAK KURDU
( ... İLE Amazon ormanlarında yaşarlar. )
( ... İLE Boyları, 2 m.'ye kadar uzunlukta olabilir. )
- SUSAMURU ile/<>/> GALAPAGOS DENİZ ASLANI
( LUTRA LUTRA cum ZALOPUS WOLLEBAEKI )
- SUSAMURU ile JAPON SUSAMURU
- SUSAN ile/değil/yerine SUSABİLEN
- Susarak konuşmak için SUS!!!
- Susarken SUS!!!
- SUŞEHRİ'Lİ" değil SUŞEHİR'Lİ
- SÜSEN[Fars.] ile/ve SARI SÜSEN
( Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam. İLE ... )
( IRIS vs./and YELLOW IRIS )
( IRIS cum/et IRIS XANTHOSPURIA )
- SÜSEN/SUSAM ile KARÇİÇEĞİ
( Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi. İLE Süsengillerden, beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. )
( IRIS GERMANICA cum LEUCONIUM )
- SUSEVER, CİHAT (İST. 1951) :
( Beykoz S. K. den transfer edildi ve sekiz sezon (1977 - 1985) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 161 lig, 4 B takımlar ligi, 13 kupa ve 7 turnuva maçı olmak üzere 185 resmi ve 61 özel maçla birlikte toplam olarak 246 maçta oynadı. Lig maçlarında 137, B takımlar ligi maçlarında 5, kupa maçlarında 12, turnuva maçlarında 14 olmak üzere resmi maçlarda 168 ve özel maçlarda yediği 57 golle birlikte toplam olarak 225 gol yedi. Sarıyer takımında kaptanlık görevi de yaptı. Fenerbahçe'ye kiralandıktan sonra da Gaziantepspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Bir süre hakem olarak görev yaptı. Sarıyerli Profesyonel Futbolcular Derneği kurucu üyelerindendir. İ.Ü. Orman Fakültesinde teknisyen olarak çalıştı. )
- SU/SIVI DOLU ŞİŞEYİ, ÇANTAYA ...:
YAN/TERS KOYMAK değil/yerine/>< AĞZI, YUKARI GELECEK ŞEKİLDE DİK KOYMAK
- SUSKUN KİTAP ile/ve KONUŞAN KİTAP
- SUSKUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUSAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUSABİLEN
- SUSKUNLAŞMAK ile SUSKUNLAŞTIRMAK ile SUSKU ile SUSKUN/LUK
- [ne yazık ki]
SUSKUNLUĞU/NU ANLAMAMAK ve/||/<>/> SÖZLERİ/Nİ DE ANLAMAMAK
- SUSKUN/LUK ile/ve/değil DURGUN/LUK
- SUSKUN/LUK ile/fakat/ne yazık ki "GEVEZE/LİK"
( [Her zaman] Bilgeliğin belirtisi değildir. İLE/FAKAT/NE YAZIK Kİ Aptallığın belirtisidir. )
- SÜSLEME ile BEZEME
( HULLİYAT[Ar.]: Kadın süs eşyası, asım takım, takı. )
( DECORATION vs. ADORNMENT )
- SÜSLEME ve/||/<>/> İÇ KAPAK SÜSLEMESİ
( ... VE/||/<>/> XVI. ve XVII. yy.'da, sanatların zirvesiydi. )
- SÜSLEME ile SÜSLEMECİ/LİK ile SÜSLEME SANATLARI
- SÜSLEMEK ile DEKORE EDİLMİŞ ile DEKORASYON ile DEKORATİF ile DEKORATÖR
( DECORATE vs. DECORATED vs. DECORATING vs. DECORATIVE vs. DECORATOR )
( آراستن ile آرايش کردن ile آذين کردن ile تزيين کردن ile زينت کاري کردن ile پيراستن ile مزينکردن ile زينت کردن ile مزين فرمودن ile مزين کردن ile آرايش دادن ile آذين بستن ile مزين ile پيراسته ile آراسته ile پرزينت ile آرايش دهنده ile زينت بخش ile زينتي ile آذيني ile تزييني ile آراي ile آذينگر ile آرايشگر ile پيرايشگر )
( ARASTAN ile ARAYSH KARDAN ile AZYNE KARDAN ile TEZYYNE KARDAN ile ZYNAT KARY KARDAN ile PEYRASTAN ile MOZYNAKARDAN ile ZYNAT KARDAN ile MOZYNE FARMODAN ile MOZYNE KARDAN ile ARAYSH DADAN ile AZYNE BASTAN ile MOZYNE ile PEYRASTEH ile ARASTEH ile PARZYNAT ile ARAYSH DAHANDEH ile ZYNAT BAKHSH ile ZYNATY ile AZYNEY ile TEZYYNEY ile ARAY ile AZYNEGAR ile ARAYSHGAR ile PEYRAYSHGAR )
- SÜSLEMEK ile KİRİŞ
( GIRD vs. GIRDER )
( کمربند بستن ile ضربه شديد ile شاهين ترازو ile شاه تير )
( KAMARBAND BASTAN ile ZARBEH SHODYD ile SHAHYNE TARAZO ile SHAH TYR )
- SÜSLEMEK ile SÜSLEME ile SÜSLEME
( ADORN vs. ADORNING vs. ADORNMENT )
( آريش دادن ile آريش کردن ile مزين کردن ile آريش دهنده ile تزيين ile پيراستگي ile آريش ile آراستگي ile تراز ile زينت ile آراستن ile پيراستن )
( ARYSH DADAN ile ARYSH KARDAN ile MOZYNE KARDAN ile ARYSH DAHANDEH ile TEZYYNE ile PEYRASTGY ile آريش ile ARASTGY ile TARAZ ile ZYNAT ile ARASTAN ile PEYRASTAN )
- SÜSLEMEK ile SÜSLENMEK ile SÜSLETMEK ile SÜSLENDİRMEK ile SÜSLEYEBİLMEK
- SÜSLEMEK ile SÜSLENMİŞ
( EMBELLISH vs. EMBELLISHED )
( زيبا کردن ile زينت دادن ile نگارين )
( ZYBA KARDAN ile ZYNAT DADAN ile نگارين )
- SÜSLEMEK ve/> TAÇLANDIRMAK
- SÜSLEYİP PÜSLEMEK
- SÜSLEYİŞ ile SÜSLEYİCİ/LİK
- SÜSLÜ ile KIRNAK
( ... İLE Çalımlı, süslü kişi. | Güzel, titiz. | Cilveli, oynak. | Boylu boslu. | Çevik. | Cariye. )
- SÜSLÜ ile KOKET[Fr. < COQUETTE]
( ... İLE Güzel görünmeye çalışan, süse düşkün, kırıtan kadın. )
- SÜSLÜ ile SÜSLÜ İŞLER
( FANCY vs. FANCYWORK )
( قوه مخيله ile برودره دوزي )
( GHOOH MOKHYLAH ile BORUDAREH DOZY )
- SÜSLÜ/LÜK ile/değil/yerine/||/<>/< BAKIMLI/LIK
( SÜRRE DEVESİ GİBİ SÜSLENMEK )
- SÜSLÜ/LÜK ile SÜSLÜCE ile SÜSLÜ PÜSLÜ ile SÜSLÜ ÜSLUP
- SUSMA HAKKI ve/||/<> ÂDİL YARGILANMA HAKKI ve/||/<> KENDİNE YÜKLENİLEN SUÇU ÖĞRENME HAKKI ve/||/<> SAVUNMA HAKKI ve/||/<> İFADE SERBESTLİĞİ ve/||/<> MASUMİYET GÖSTERGESİ ve/||/<> SİLAHLARIN EŞİTLİĞİ ve/||/<> AVUKAT YARDIMI ve/||/<> AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ve/||/<> HUKUK DEVLETİ İLKESİ
- SUSMA HAKKI ve/||/<>/< ALEYHİNE KULLANMAMA
( Suç kuşkusu altında bulunan kişinin, hem soruşturma, hem de yargılama sırasında işlediği iddia edilen suçla ilgili olarak, kendine sorulan sorulara yanıt vermeye, bu yolda kanıt göstermeye zorlanamaması ve bu durumun, kişi aleyhine yorumlanamaması olarak ifade edilebilir. VE/||/<>/< ... )
- SUSMA HAKKI ile/ve/||/<> BAĞIŞIKLIK HAKKI
- SUSMA HAKKI ile/ve/||/<> SAVUNMA HAKKI
- SUSMA HAKKININ İSTİSNALARI:
KİMLİK BİLGİLERİNİ (DOĞRU) YANITLAMA ve/||/<> KENDİLİĞİNDEN YAPILAN AÇIKLAMALAR/İTİRAFLAR
( Ceza davası, ancak suçlu olduğundan şüphe edilen kişinin, belirli olması durumunda açılabilir. CMK'nın 170. maddesinde, iddianamede gösterilmesi gereken konular arasında, şüphelinin kimliği de sayılmıştır. CMK'nın 147. maddesinin, 1. fıkrasının, a bendinde, şüpheli ya da sanığın kimliğinin saptanacağını ve şüpheli ya da sanığın kimliğine ilişkin soruları doğru yanıtlandırmakla yükümlü olduğu belirtilmektedir. Şüphelinin, kimlik ve adresi ile ilgili bilgi vermekten kaçınması ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla kimliğinin belirlenememesi durumunda, bu belirleme yapılıncaya kadar gözaltına alınması ve tutuklanması olanaklıdır. VE/||/<> Susma hakkının kapsamına girmeyen başka bir istisna, kendiliğinden yapılan açıklamalarla/itiraflarla ilgilidir. Örneğin, ... nedeni ile eşini öldürdükten sonra karakola giderek teslim olan kişinin, kendiliğinden yaptığı açıklamalardan önce susturulması, avukatın getirtilmesi söz konusu olamaz. Ayrıca, meşhut suç sırasında takip edilen kişinin söylediği sözler bakımından hukuka aykırı kanıt var sayılamaz. )
- SUSMA HAKKININ TARİHÇESİNDE, DÖNÜM NOKTALARI:
JOHN LILBURNE'NİN TUTUMU ve/||/<>/>/< MIRANDA UYARILARI
( 1637 yılında, İngiliz tarihinin en renkli, en dramatik kişilerinden biri olan John Lilburne’un, halkı yönetime karşı kışkırtan bir kitap yayımladığından dolayı tutuklanıp bu mahkeme önüne çıkarılması, susma hakkı konusunda bir dönüm noktası olmuştur. Lilburne, mahkemede, açıkça neyle suçlandığı hakkında bilgilendirilene kadar, sorulan sorulara yanıt vermeyi reddetti. Bu durum, ceza yargılaması açısından, tarihin bize taşıdığı, susma hakkının kullanılması ile ilgili ilk durumdur.
VE/||/<>/>/<
1. Sessiz kalma hakkınız vardır.
2. Söyleyeceğiniz her şey, mahkemede, aleyhinize kullanılabilir.
3. Herhangi bir soruya yanıt vermeden önce, avukat ile konuşma hakkınız vardır ve soruları yanıtlarken, avukatınız, yanınızda bulunabilir.
4. Eğer bir avukat tutamıyorsanız ve dilerseniz, size bir avukat belirlenecektir.
5. İfade sırasında, herhangi bir anda, soruların öncesinde ya da sonrasında, susma hakkınızı ve avukattan yararlanma hakkını kullanabilirsiniz. [1966 Arizona - ABD] )
( 1- You have the right to remain silent.
2- Anything you say can and will be used against you in a court of law.
3- You have the right to an attorney.
4- If you cannot afford an attorney, one will be appointed for you. )
( RIGHT TO REMAIN SILENT and/||/<>/>/< MIRANDA WARNING )
- SUSMA (OLANAĞI/HAKKI):
SORUŞTURMADA ile/ve/||/<>/> KOĞUŞTURMADA
- SUSMA:
TAM ile/ve/||/<> KISMÎ ile/ve/||/<> GEÇİCİ
( Şüpheli ya da sanığın, muhakemenin tüm aşamalarında, suçlamanın tümü bakımından susmasıdır. Tam susma, uygulamada çok sık rastlanılan bir susma çeşidi değildir. Şüpheli ya da sanığın, kendine yüklenen suç hakkında, hiçbir şey açıklamaması biçiminde ortaya çıkar. Ancak, şüpheli ya da sanığın, failliği hakkında tam bir inkârda bulunması, örneğin; "suçsuz olduğu"nu açıklaması ya da "olay yerinde bulunmadığı"nı söylemesi de, tam susma kapsamında değerlendirilmelidir. Şüpheli ya da sanığın, olaya ilişki herhangi bir açıklamada bulunmaksızın, kimliğine ve kişisel durumlarına ilişkin bilgileri vermesi durumunda da tam susma söz konusudur.
İLE/VE/||/<>
Şüpheli ya da sanığın, muhakemenin hangi aşamasında olursa olsun, kendine sorulan sorulardan bir kısmını yanıtlayıp, bir kısmını yanıtsız bırakması, kısmî susmadır. Örneğin; şüpheli ya da sanığın, cinayeti işlediğini kabul edip, neden işlediği ya da cinayet aracını nereye sakladığı konusundaki soruları yanıtsız bırakması gibi.
İLE/VE/||/<>
Şüpheli ya sanığın, muhakemenin bir aşamasında, olay hakkında konuşup, başka bir aşamasında susması, geçici susmadır. Örneğin, şüpheli ya da sanık, soruşturma evresinde konuşmuş fakat kovuşturma evresinde susmuşsa ya da soruşturma evresinde susup, kovuşturma evresinde konuşmuşsa, bu, geçici susmadır. )
(1996'dan beri)