Bugün[23 Mayıs 2026]
itibarı ile 15.285 başlık/FaRk ile birlikte,
15.285 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(41/63)


- SIKLIK/FREKANS ile/ve DALGA BOYU

( Birim zamanda oluşan dalga sayısı. İLE Bir dalganın iki ardışık tepe noktası arasındaki mesafe. )


- ŞIK/LIK ile GÜZEL/LİK

( SMARTNESS vs. BEAUTINESS )


- SIK/LIK ile/ve/||/<> SIKI/LIK ile/ve/||/<> YOĞUN/LUK


- HEXAHYDROBENZENE, CYCLOHEXANE[İng.] / HEXAHYDROBENZÈNE[Fr.] / HEXAHYDROBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOHEKSAN


- ZYKLOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOİD


- SİKLON/KİKLON[Fr.] ile KİLOSİKL[Fr. < KILOCYCLE]

( Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına. İLE Saniyede bin devir olan elektrik akımının frekansını ölçmek için kullanılan birim. )


- CYCLOOLEFIN[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOOLEFİN


- CYCLOPARAFFIN[İng.] / CYCLOPARAFFIN[Fr.] / CYCLOPARAFFIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPARAFİN


- CYCLOPROPANE[İng.] / CYCLOPROPANE[Fr.] / CYCLOPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPROPAN


- SİKLOTRON/CYCLOTRON[İng.] değil/yerine/= YÜKLÜ PARÇACIK HIZLANDIRICI


- CYCLOTRON WAVE[İng.] / ONDE CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON DALGASI


- FRÉQUENCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON FREKANSI


- CYCLOTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON IŞINIMI


- CYCLOTRON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON REZONANSI


- CYCLOTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SALIMI


- CYCLOTRON FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SIKLIĞI


- CYCLOTRON[İng.] / CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON


- SİKLUS/CYCLE[İng.] değil/yerine/= DÖNGÜ


- SIKMAK ile BÜZMEK


- SIKMAK ile/ve EZMEK


- SIKMAK ile KASMAK


- SIKMAK ile SIKMAÇ ile SIKMALIK ile SIKMA BAŞ ile SIKMA KÖFTE


- SİKMEK ile/değil SİLKMEK


- SİKMEK ile/ve/||/<> SİLMEK


- SİKTİRİ BOKTAN-->


- SİKTİRMEK ile SİKTİRİCİ


- SİL değil/yerine/= KİRPİK TELSİ


- SİLA ile SILA[Ar. < VASL]

( Safiyet, ahlâklılık, erdem. Normlar. İLE Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. Memleketine gitme, yakınlarına ulaşma. | Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer. | Bahşiş, hediye. | Rabıt sigâsı.[ulaç, bağ-fiil][Fr. GERONDIF] )


- SİLÂ'[Ar. çoğ. SELEÂT] ile SİL'A[Ar.]

( Hıyarcıklar, urlar. İLE Ticaret malı. | Gövdede olan ur. | Sülük. )


- SILA ile SILACI ile SILA ÖZLEMİ ile SILA SIYGASI ile SILA HASTALIĞI


- SİLAH ile ARKEBÜZ[Fr. < ARQUEBUSE]

( ... İLE XV. yüzyılda, Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah. )


- SİLAH ile SİLAH KAMA ile SİLAH MENZİLİ ile SİLAH KİTRE ile TOPÇU ile TOPÇULUK ile SİLAHLA VURMA

( GUN vs. GUN BREECH vs. GUN RANGE vs. GUN TRAGACANTH vs. GUNNER vs. GUNNERY vs. GUNNING )

( طپانچه ile هفت تير ile تفنگ ile گلنگدن ile تير رس ile تيرپرتاب ile کتيرا ile توپچي ile تير انداز ile علم توپخانه ile خان تفنگ )

( TAPANCHEH ile NPAFT TYR ile TAFANG ile GOLANGDAN ile TYR RES ile TYREPORTAB ile KATYRA ile توپچي ile TYR ANDAZ ile ALAM TUPKHANEH ile KHAN TAFANG )


- SİLAHLAMAK ile SİLAHLANMAK ile SİLAHLANDIRMAK ile SİLAHSIZLANMAK ile SİLAHSIZLANDIRMAK ile SİLAH/LIK ile SİLAHLI/LIK ile SİLAHÇI/LIK ile SİLAHSIZ/LIK ile SİLAH ARKADAŞI


- SİLAHLI ile SİLAHLI KUVVETLER ile SİLAHLI SOYGUNCU ile SİLAHLI SOYGUN

( ARMED vs. ARMED FORCES vs. ARMED ROBBER vs. ARMED ROBBERY )

( تحت السلاح ile مسلح ile مجهز ile مسلحانه ile جنگ آماد ile نيروهي مسلح ile دزد مسلح ile سرقت مسلحانه )

( تحت السلاح ile MOSLEH ile MAJEKARZ ile MOSLEHANEH ile JANG AMAD ile NEYROOHY MOSLEH ile DOZD MOSLEH ile SARGHT MOSLEHANEH )


- SİLAHSIZLANDIRMAK ile SİLAHSIZLANMA

( DISARM vs. DISARMAMENT )

( خلع سلاح کردن ile خلع سلاح )

( KHAL SALAH KARDAN ile KHAL SALAH )


- SİLAHSIZLANMA ile/ve/||/<> YANITSIZ BIRAKMA


- SİLAHSIZLANMALI!


- SİLAHŞÖR değil SİLAHŞOR


- SİLAHTAR ile SİLAHTAR AĞA


- SILAGE[İng.] ile/değil/yerine/= SİLAJ


- SILAL[İng.] ile/değil/yerine/= SİLAL


- SILANE[İng.] / SILANE[Fr.] / SILAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLAN


- SILAYT değil/yerine/= SAYDAM


- SILBO GOMERO (GOMERO ISLIĞI) ile ...

( Kanarya Adaları'ndan Gomera'da, derin vadiler arasında iletişim sağlamak üzere kullanılan ıslıklı bir dil. Bu dili konuşanlar Silbador olarak adlandırılır. [Köken olarak Guanche dilindendir.] )


- SİLDİRME HAKKI ile/ve/||/<> ÇEVRİMİÇİ UNUTULMA HAKKI


- SİLDİRMEK ile SİLDİRTMEK ile SİLDİRİLMEK ile SİLDİREBİLMEK


- ŞİLE ile ŞİLEM ile ŞİLEP ile ŞİLEPÇİ/LİK ile ŞİLE BEZİ


- SİLECEK ile SİLGİ

( Taşıtlarda, ön cama düşen yağmur damlalarını silmeye, gidermeye yarayan aygıt. İLE Kalem ya da daktiloyla yazılmış ya da çizilmiş şeyleri sürterek yok etmeye yarayan, bileşiminde kauçuk olan madde. | Hamam takımı, havlu. )


- SILEX[İng.] ile/değil/yerine/= SİLEKS


- SILENCE vs. QUIETNESS


- SILENCE :/yerine SESSİZLİK


- SİLENCER ile/||/<> İNSULATOR

( Silencer gen susturucu, insulator alan sınırlayıcı. )

( Formül: Gene repression İLE domain boundary )


- SILENT :/yerine SESSİZ


- SİLGİ ile SİLGİÇ


- ŞİLİ = DANİMARKA - ORTA AFRİKA ARASI

( Şili'nin üst ucunu Danimarka'ya yerleştirseniz, alt ucu, Orta Afrika'yla denk gelir. )


- ŞİLİ ve/<> SANTİAGO

( ... VE/<> Şili'nin başkenti. [543 m. yükseklikte, çevresi dağlar ve tepelerle çevrili, büyük bir çanak biçimindeki düzlükte kurulmuş. Bu yüzden, ufuk çizgisi hiçbir zaman görülemiyor.][Kentin kurulduğu düzlüğün ortasında, 400 m. yüksekliğinde bulunan San Cristobal tepesi, kentin en yüksek noktasıdır.][Tepenin üstünde, Meryem Ana'nın ayakta duran, beyaz bir heykeli vardır. 36 m. yüksekliği olan bu heykelin dikiliş tarihi 1908'dir. Tepeye teleferikle çıkılıyor fakat burada yaşayanlar, tepeye bisikletiyle çıkıyor.] )

( ... İLE/VE/<> Pedro de Valdivia adlı bir İspanyol tarafından, 12 Şubat 1541'de kurulmuştur. )

( - Şili, Kuzey'den Güney'e, 38 enlem derecesi ve 4.620 km.lik uzunluğuyla dünyanın en uzun ülkesidir.
- Şili ve Arjantin'de bulunan Patagonya bölgesi, dünyanın en temiz yerlerinden biridir.
- Ülkede bulunan Atacama Çölü, dünyanın en çorak çölüdür ve arşivlere geçmiş bir damla dahi yağmur suyu yoktur.
- Dünyanın en büyük volkanı olan Neveda Ojos Salado da Şili'dedir. [Ülkede 2000'den fazla volkan vardır.]
- 1960'da, Güney Şili'de oluşan 9.5 büyüklüğündeki depremde, 1500 kişi ölmüş 2000 kişi evsiz kalmıştır. [Bu deprem, 1900'dan bugüne kadar kaydedilmiş dünyanın en büyük depremi olmuştur.]
- Dünyanın en büyük bakır rezervlerine sahip ülke ve dışsatımcısıdır.
- Güney Şili'de bulunan bazı Alerce ağaçlarının 4000 yaşında olduğu söylenilmektedir.
- Museo Arqueológico San Miguel de Azapa, M.Ö. 7200'lik tarihiyle dünyanın en eski mumyalarına ev sahipliği yapmaktadır. - Ülkenin başkenti olan Santiago'da 14 milyonluk nüfusu, ülkenin üçte birlik bölümünü oluşturur.
- Eşlerin farklı soyadı vardır. Aynı soyada sahip kişiler, kardeş olarak kabul edilir. [2005 yılında, dünyada en az boşanma oranı Şili'de olmuştur.]
- Patagonya'ya adını veren Ferdinand Magellan'dır ve Koca Ayak anlamına gelir.
- İskoç denizci Alexander Selkirk, Şili'de bulunan Juan Fernandez Adaları'nda dört yıl boyunca yalnız yaşamıştır.[Daniel Defoe'nin romanı Robinson Crusoe'ye ilham olduğu söylenilir.]
)


- SİLİ ile SİLİ

( Arı, temiz. İLE İffetli. )


- SILICON LIFE ile/||/<> AMMONIA SOLVENT ile/||/<> EXOTIC BIOCHEMISTRY ile/||/<> ALTERNATİF YAŞAM

( Karbon/su dışı yaşam formları. )

( Formül: Si-O İLE C-C bonds )


- SİLİK ile EZİK


- SILICAM[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİKAM


- SİLİKAT ile BRANİT ile OMFAZİT ile SİLİKON

( Bir anyonda, temel atomun/atomların silisyum olduğunu belirten terim. | Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Formülü, MnSiO3,.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat. İLE Piroksen grubundan, yeşil renkli, doğal silikat. İLE Karbon yerine silisyumun geçtiği, organik cisimlere benzer maddelerin genel adı.[Isı ve suya karşı dayanıklı olduğundan dolayı, yağ, plastik, merhem gibi maddelerin yapımında kullanılır.] )


- SİLİKAT[Fr./İng. < SILLICATE] ile KANBİYİT[Fr. < CANBYTE]

( Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. nesnelerin bileşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Hidratlı doğal demir silikat. )


- SİLİKAT ile KAZOLİT

( ... İLE Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat. )


- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile PİROKSEN[Fr. < PYROXENE]

( Silisik asidin, bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. [Yapı malzemesi olarak kullanılan, cam, çimento, tuğla gibi maddelerin bilişiminde bulunur.] İLE Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad. )


- SILICATE[İng.] / SILICATE[Fr.] / SILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİKAT


- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile/ve/||/<> TREMOLİT[Fr. < TREMOLITE]

( ... İLE/VE/||/<> İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan, amfibol öbeğinden doğal silikat. )


- SİLİKATLAMAK ile SİLİKAT ile SİLİKATLI ile SİLİKATLAŞMA


- SİLİKLEŞMEK ile SİLİKLEŞTİRMEK ile SİLİK/LİK


- REDRESSEUR COMMANDÉ AU SILICIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SİLİKON DENETİMLİ DOĞRULTUCU


- SİLİKON ile/ve/değil/yerine GRAFEN

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Saf karbonun saydam biçimi. )

( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- SİLİKULA = SİMÂR-I HUREYBÎYE = SILICULE


- SİLİKVA = SİMÂR-I HARNÛBÎYE = SILIQUE


- ŞİLİN[İng. SHILLING] ile/||/<> PENİ[İng. PENNY]

( Avusturya para birimi. | Birleşik Tanzanya Cumhuriyeti, Kenya, Somali ve Uganda para birimi. | İngiliz lirasının yirmide biri olan para. @@ Sterlin'in yüzde biri değerindeki para birimi. )


- ZYLINDERFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR İŞLEVİ


- SİLİNDİR:
YARIM KÜRE ve/+/||/<> KONİ

( Silindir )


- SİLİNDİR ile SİLİNDİR KAFASI ile SİLİNDİRİK ile SİLİNDİRİK

( CYLINDER vs. CYLINDER HEAD vs. CYLINDRIC vs. CYLINDRICAL )

( سيلندر ile استوانه ile سر سيلندر ile استوانهاي ile لولهاي )

( SYLANDER ile ESTAVANEH ile SAR SYLANDER ile ESTAVANEYAY ile LOLEYAY )


- SİLİNDİR ile SİLİNDİRLİ ile SİLİNDİRSEL ile SİLİNDİR YAĞI ile SİLİNDİR ŞAPKA ile SİLİNDİR MAKİNESİ ile SİLİNDİRSEL YÜZEY ile SİLİNDİR KALIPLAMA


- SİLİNDİR ile/ve YUNGU TAŞI


- SİLİNDİR değil/yerine/= YUVAK/YUVGU


- ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR


- ZYLINDERSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK BOBİN


- ZYLINDERWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK DALGA


- CYLINDRICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CYLINDRIQUES[Fr.] / ZYLINDERKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNATLAR


- ZYLINDERLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK MERCEK


- CYLINDRICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR CYLINDRIQUE[Fr.] / ZYLINDERKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SIĞAÇ


- ZYLINDERSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SİMETRİ


- SİLİNMEK ile SİLİNEBİLMEK


- SİLİNMEZ ile NEZAKETSİZLİK ile KABA

( INDELIBLE vs. INDELICACY vs. INDELICATE )

( محو نشدني ile پاک نشدني ile بي لطافتي ile بي لطافت )

( MAHV NESHODANY ile PAK NESHODANY ile BEY LATAFTY ile BEY LATAFT )


- SİLİNTİ ile SİLİNTİLİ ile SİLİNTİSİZ


- SİLİP ATMAK ile SİKİP ATMAK


- SİLİP SÜPÜRMEK


- SILICA[İng.] / TERRE SILICEUSE, SILICE[Fr.] / KIESEL, KIESELERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİS


- SİLİS ile SİLİSLİ


- SİLİS[Fr. < Yun.] ile SİLİSYUM[Fr.]

( Kum, çakmaktaşı, kuvars gibi, silisyumun oksijenli bileşimlerine verilen ad. İLE Atom sayısı 14, atom ağırlığı 28.06, yoğunluğu 2.34 olan, endüstride geniş ölçüde kullanılan ve doğada, oksijenden sonra en bol bulunan öğe. Simgesi: Si )


- SILICE ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSİK ASİT


- SILICIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSTİR


- SILICON CONTROLLED RECTIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM DENETİMLİ DOĞRULTUCU


- SILIZIUMGESTEUERTER GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM DENETİMLİ/KONTROLLÜ DOĞRULTUCU


- SİLİSYUM KARBÜR[Fr. < CARBURE] = KARBORUNDUM[Fr. < CARBORUNDUM]

( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. = Aşındırıcı nesne olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı. )


- SILICON CARBIDE[İng.] / CARBURE DE SILICIUM[Fr.] / SILIZIUMCARBID, KARBORUND[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM KARBÜR


- SILICON[İng.] / SILICIUM[Fr.] / SILIZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM


- SİLK[Ar. çoğ. SELEÂT] ile SİLK[Ar.]

( Pancar. İLE İplik. | Sıra, dizi. | Yol; meslek, tutulan yol. )


- SİLKELEMEK ile SİLKELENMEK ile SİLKELENEBİLMEK ile SİLKELEYEBİLMEK


- SİLKİ ile SİLKİNTİ

( Uykuda sıçrama. İLE Ürkerek sıçrama. | Bitkilerde, çiçek düşürme durumu. )


- SİLKİNMEK ile SİLKİNDİRMEK ile SİLKİNEBİLMEK ile SİLKİ


- SİLKMEK ile SİLKİLMEK ile SİLOLAMAK ile SİLKTİRMEK ile SİLİ/LİK ile SİLO ile SİLİSİZ/LİK ile SİLO YEMİ ile SİL BAŞTAN


- SİLLE-TOKAT


- SİLLE ile SİLLE TOKAT


- SYLLATATION[İng.] ile/değil/yerine/= SİLLLEME


- SİLMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")ÇİZMEK(")


- SİLMEK ile KAZIMAK


- SİLMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK


- SİLMEK ile SİLMECE ile SİLMECİ/LİK ile SİLME KALIBI ile SİLME TAHTASI ile SİLME MAKİNESİ


- SİLMEK ile YIKAMAK/YUĞMAK


- BUNKER[İng.] / TRÉMIE[Fr.] / BUNKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLO


- SİLO[Yun.] değil/yerine/= SARPIN

( Tahıl kuyusu, zahire ambarı. | Ekmeği koymaya yarayan, dört gözlü sandık. )


- SILOXANE[İng.] / SILOXANE[Fr.] / SILOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLOKSAN


- SILOXICON[İng.] ile/değil/yerine/= SİLOKSİKON


- SİLSİLE:
EZOTERİZM'DE ile MİSTİSİZM'DE

( Vardır. İLE Yoktur. )


- SİLSİLE[Ar.] değil/yerine/= DİZİ

( Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra. | Bilinen en eski atalardan, yaşayan torunlara kadar aile sırası. )

( SERIES, CHAIN | GENEALOGY vs. SERIAL )


- SİLSİLE ile MATRİS


- SİLSİLE ile ŞECERE


- SİLSİLE ile/ve SÜREKLİLİK


- SİLSİLE[Ar.] ile ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY

( ART ARDA GELEN ŞEYLERİN MEYDANA GETİRDİĞİ SIRA )

( SOYSOP )

( ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY )


- SİLSİLE'DE:
HZ. ALİ ile HZ. EBÛ-BEKİR


- SİLSİLELER/İ" değil SİLSİLE/Sİ


- PLAKET/ŞİLT[İng. SHIELD] değil/yerine/= ERGİLİK

( Üzerine, genellikle bir kurum ya da kuruluşun adı, işareti kazınmış ya da basılmış olan ve armağan olarak bir kişiye ya da takıma verilen levha. )


- ŞİLT ile ŞİLTE


- ŞİLTE = DÖŞEK

( Üstünde oturulan, yatılan, içi yünle, pamukla doldurulmuş döşek. )


- SILUNDUM[İng.] ile/değil/yerine/= SİLUDİUM


- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= KARALTI


- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= GÖLGE/KARALTI/KARARTI


- SİLÜRYEN[Fr.]

( Birinci çağın, ikinci dönemi ve bu dönemde oluşan. [yer katmanları] )


- SİLVA, WALLACE MACHADO DA (RİO DE JANERİO, BREZİLYA, 1968) :

( Americo F. C. Kulübünden (Brezilya) transfer edildi ve üç sezon (1988 - 1991) Sarıyer tescilli kaldı. Bu süre içinde 51 lig, 7 kupa ve 2 turnuva maçı olmak üzere 60 resmi ve ayrıca 43 özel maçla birlikte toplam olarak 103 maçta oynadı. Lig maçlarında 19, kupa maçlarında 3 ve turnuva maçlarında 2 olmak üzere resmi maçlarda 24, özel maçlarda attığı 5 golle birlikte toplam olarak takımı adına 69 gol kaydetti. 1991'de ülkesine döndü. )


- SILVER :/yerine GÜMÜŞ


- SÎM MECÎDİYYE ile ...

( Yirmi kuruş değerinde gümüş para. )


- SİM ile/ve/değil/||/<> PUL


- SİM[Fars.] ile SİM

( Gümüş. | Genellikle, işlemelerde kullanılan, gümüş görünüş ve parlaklığında olan iplik vb. | Gümüş gibi parlayan. İLE İm, işaret. )


- SİM ile SİMA


- SYM-[İng.] / SYM-[Fr.] / SYM-[Alm.] ile/değil/yerine/= SİM-


- SİM[Azr.] = TEL[Tr.]


- SİMÂ'[Ar.] ile SİMÂ'[Ar.]

( Çalgı dinleme, çalgılı tören. İLE Yüz, çehre, beniz. | Kişi. )


- SİMA ile/değil SİNEMA


- SİMÂ(İŞİTME) KAYDI ile/ve KIRAAT(OKUMA) KAYDI

( Ders sırasında, müelliften dinleyerek okuma. Nüshanın tashih edildiğini ve tarihlerini gösterir. İLE/VE
Müellifin huzurunda ders esnasında okunduğunu gösterir. | Talebenin, önceden istinsah edilen bir nüshayı, hocaya giderek kendi nüshasıyla karşılaştırarak okunması.[Hoca ya da talebe okurdu.] )


- SIMAK ile ...

( Kırmak, bozmak, bozguna uğratmak. )


- ŞİMAL ile ŞİMALİ ile ŞİMALLİ


- ŞİMÂLEN[Ar.] ile ŞİMÂLÎ[Ar.]

( Soldan, sol taraftan olarak, şimal, kuzey tarafından. İLE Şimâle ait, şimal ile, kuzeyle ilgili. )


- [ne yazık ki]
ŞIMARIK ile/ve/<> KÜSTAH


- ŞIMARIK ile/ve/değil/yerine SAMİMİ

( ŞOPAR ile/ve/değil/yerine ... )


- ŞIMARIKLIK ile/ve KİBİR

( Şımardıysan, artık başka bir düşmana gerek kalmamış demektir. )

( ... vs./and ARROGANCE )


- ŞIMARIK/LIK ile ŞIMARIKÇA


- ŞIMARIK/LIK ile/ve/değil YILIŞIK/LIK, YIVIŞIK

( Herşey yolunda gittiğinde, şımarmamak ve öteki kişileri küçük görmemek son derece önemlidir. )

( ... İLE/VE/DEĞİL Yapmacık bir gülüşle hoşa gitmeye çalışan. )


- ŞIMARMA/CİBİLME ile ŞIRNAMA


- ŞIMARMAK ile ŞIMARTMAK ile ŞIMARTILMAK ile ŞIMARABİLMEK ile ŞIMARTABİLMEK


- ŞIMARMAK ve/<> SÖMÜRMEK


- ŞIMARTMAK ile HOŞGÖRÜ ile ANLAYIŞLI

( INDULGE vs. INDULGENCE vs. INDULGENT )

( زياده روي کردن ile نرنجاندن ile زياده ستاني کردن ile مخالف نبودن ile زيادهروي کردن ile مخالفت نکردن ile اغماض ile زياده روي ile مساهله ile زياده رو ile زيادهرو )

( ZYADEH ROY KARDAN ile نرنجاندن ile ZYADEH SETANY KARDAN ile MOKHALEF NABUDAN ile ZYADEGROY KARDAN ile MOKHALEFT NAKARDAN ile EGHMAZ ile ZYADEH ROY ile مساهله ile ZYADEH RO ile ZYADEGRO )


- SİMÂT[Ar.] ile SİMÂT[Ar.] ile -SİMÂT[Ar. < SİME]

( Sofra, yemek masası. | Sofraya gelmiş yemekler. | Ziyafet. İLE Nişan, alâmet; damga, iz. İLE Damgalar, izler, işaretler. )


- SİMBİYOTİK/SYMBIOTIC[İng.] değil/yerine/= ORTAK YAŞAR


- SİMBİYOTİK ile/||/<> PROBİYOTİK

( Simbiyotik probiyotik ve prebiyotiğin birlikte kullanımı İLE probiyotik yalnızca canlı bakterilerdir. Simbiyotik sinerjistik etki İLE probiyotik tek başına etkidir. )


- SİMBİYOZ[İng. SYMBIOSIS] ile/||/<> ORTAK YAŞAMA (SİMBİYOZ)[İng. SYMBIOSIS]

( Birlikte yaşayıp iki canlının da bundan faydalandığı yaşam biçimi. Örnekler, mercan polipleri ve zooxanthellae algi, geviş getiren hayvanlar ve rumenlerindeki selülozik bakteriler. @@ Ayrı türden iki canlı arasında karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı olarak süren, birlikte yaşama biçimidir. Simbiyoz olarak da bilinmektedir. Ortak yaşama biçimi iki ayrı bitki türü, iki ayrı hayvan ya da bir bitki ile bir hayvan arasında kurulabilir. Genel olarak ortak yaşama biçimleri iki ayrı sınıfa ayrılır: ortakçılık ve karşılıklı bağımlılık.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİMBİYOZ/SYMBIOSIS[İng.] değil/yerine/= ORTAK YAŞAM


- ŞİMDİ ŞİMDİ değil ŞU SIRALAR


- ŞİMDİ (YAPACAĞIM/GİDECEĞİM vs.)" değil BİRAZDAN YAPACAĞIM/GİDECEĞİM vs.


- ŞİMDİ YAPACAĞIMIZ GİBİ değil BİRAZDAN YAPACAĞIMIZ GİBİ


- ŞİMDİ (KONUŞTUK/YAPTIK/...) ile/değil DEMİN (KONUŞTUK/YAPTIK/...)


- ŞİMDİ = NOW[İng.] = MAINTENANT[Fr.] = JETZT[Alm.] = ORA[İt.] = AHORA[İsp.]


- ŞİMDİ ile/ve "ŞİMDİLİK"


- ŞİMDİKİ ZAMAN ile/ve/||/<> ŞİMDİNİN ZAMANI


- ŞİMDİ/LİK ile ŞİMDİ ŞİMDİ


- SİMEAN TOV! ile ...

( HAYIRLI OLSUN! ([İbr.] Sime )


- ŞİMENDİFER[Fr. CHEMIN DE FER] değil/yerine/= DEMİR YOLU | TREN


- SATH-İ TENÂZUR[Osm.] / SYMMETRY PLANE[İng.] / PLAN DE SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ DÜZLEMİ


- TENÂZUR MİHVERİ[Osm.] / SYMMETRY AXIS[İng.] / AXE DE LA SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ EKSENİ


- SYMMETRY ELEMENTS[İng.] / SYMMETRIE ELEMENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ ELEMANLARI


- OPÉRATEUR DE SYMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ İŞLEMCİSİ


- SYMMETRY OPERATION[İng.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ İŞLEMİ


- SİMETRİ KIRILMASI ile VERİ ÜRETİMİ

( Rastgele kimyada. @@ Veri taşıyan bütünlüklü yapıda. )


- CENTER OF SYMMETRY[İng.] / CENTRE DE SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEZENTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ MERKEZİ


- SYMMETRY NUMBER[İng.] / NOMBRE DE SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ SAYISI


- SİMETRİ ile ASİMETRİ


- SİMETRİ ile SENKRON


- SİMETRİ ile SİMETRİK/LİK ile SİMETRİLİ ile SİMETRİSİZ/LİK


- TENÂZUR[Osm.] / SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ


- SYMMETRICAL QUADRIPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK DÖRT KUTUPLU


- SYMMETRISCHE VIERPOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK DÖRT KUTUPLULAR


- QUADRIPÔLE SYMÉTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK DÖRTUCAY


- SİMETRİK İLE ASİMETRİK İLE HİBRİT ile/||/<> ŞİFRELEME TÜRLERİ

( Temel kriptografi yaklaşımları. )

( Formül: RSA: n = p × q )


- SYMMETRICAL BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMMETRISCHER DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK KESİLME AKIMI


- SİMETRİK MATRİS ile/||/<> ANTADETRİK MATRİS

( Simetrik A = A^T, antadetrik A = -A^T )

( Formül: a_ij = a_ji (simetrik) İLE a_ij = -a_ji (antisimetrik) )


- SİMETRİK MEDRESE/LER ile ASİMETRİK MEDRESE/LER


- ADESE-İ MÜTENÂZİRRA[Osm.] / SYMMETRIC LENS[İng.] / LENTILLE SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMMETRISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK MERCEK


- SİMETRİ/K[İng.]/MÜTENAZIR[Ar.] değil/yerine/= BAKIŞIM/LI

( İki ya da daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu. | [mat.] Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur. )


- SİMETRİK OLMAYAN ile ASİMETRİK

( DISSYMMATRIC vs. DISSYMMETRIC )

( غيرمتقارن )

( غيرمتقارن )


- SYMMETRIEDÄMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK SÖNÜM


- SİMETRİK ile/||/<> ASİMETRİK

( Simetrik değişkenler değişince aynı İLE asimetrik değişir )

( Formül: x+y İLE x-y )


- SİMGE:
AÇAN ile/ve/||/<> ÖRTEN/KAPATAN ile/ve/||/<> ÖRTEREK GÖSTEREN/GÖSTERİLEN


- SİMGE:
ANAHTAR ile/ve/||/<> MÜHÜR


- SİMGE:
BULUŞMA ve/+/||/<> BİRLEŞME


- SİMGE:
CANLI ve/||/<>/> CANLANDIRICI


- SİMGE:
[ÇOK FARKLI/ÇEŞİTLİ ANLAMI/DEĞERİ]
GÖSTEREN/TAŞIYAN ile/ve/değil/||/<>/< BİRARAYA GETİREN


- SİMGE ile/ve/değil/||/<>/> ARAÇ/ARACI


- SİMGE ile/ve DUYU

( Tini gösterir. İLE/VE Nesnenin görünüşünü gösterir. )

( SYMBOL vs./and SENSE )


- SİMGE ile/ve/değil EŞİK


- SİMGE ile/ve/||/<>/>/< İNCELİK


- SİMGE ile/ve/<> İŞARET

( SYMBOL vs./and/<> SIGN )


- SİMGE ile KAVRAM

( SYMBOL vs. CONCEPT )


- SİMGE ile/ve/<> KAVRAM

( SYMBOL vs./and/<> CONCEPT )


- SİMGE ile/ve/||/<>/> MAZMUN


- SİMGE = REMZ[çoğ. RÜMÛZ(ÂT)] = SYMBOL[İng., Alm.] = SYMBOLE[Fr.] = SYMBOLON[Yun.] = SIMBOLO[İsp.]


- SİMGE ile/ve/||/<> SEZGİ


- SİMGE ile/ve SİMGE

( SYMBOL vs./and SYMBOL )


- SİMGE ile/ve/||/<>/> SİMGENİN SİMGESİ (ARACI VE KAYNAĞI)

( ... İLE/VE/||/<>/> Ayna ve birey[insan]. )


- SYMBOL[İng.] / SYMBOLE[Fr.] / SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMGE


- SİMGE YAZI


- SİMGEBİLİM = SYMBOLICS[İng.] = SYMBOLIQUE[Fr.] = SYMBOLIK[Alm.]


- SİMGECİLİK ile İŞLEVSELCİLİK ile YAPISALCILIK


- SİMGELEMEK ile SİMGELEŞMEK ile SİMGELEŞTİRMEK ile SİMGELEŞTİRİLMEK ile SİMGE ile SİMGECİ/LİK ile SİMGESEL/LİK ile SİMGESEL MANTIK


- SİMGELEMEK ile/ve TEMSİL ETMEK

( TO SYMBOLIZE vs./and TO REPRESENT )


- SİMGE/LER:
KENDİLERİ değil KENDİNİ AŞAN ANLAMI/ANLAMA İŞARET EDEN

( SİMGE: Kendinden başka bir şeyi gösteren. )


- SİMGELERİ (HİYEROGLİF/ÇİVİ YAZISINI) OKUMAK değil SİMGELERİ (HİYEROGLİF/ÇİVİ YAZISINI) ÇÖZMEK

( HİYEROGLİF: Kutsal örtüsü. )


- SİMGE/LEŞTİRME ile/ve/değil/||/<>/< BENZETME

( TO SYMBOLIZE vs./and TO LIKEN )


- SİMGELEŞTİRME ile/ve/<> DIŞLAŞTIRMA

( SYMBOLIC/NESS vs./and/<> TO EXTERNALIZE )


- SİMGESEL (ANLATIM) ile/ve ÇOKLU (ANLATIM)


- SİMGESEL (ANLATIM) ile/ve/<> ÇOKLU (ANLATIM)

( Akıllı kişiler, canlı bir varolanın, dil ve sözle çizilerek anlatılmasını, boya ya da herhangi bir sanat yapıtıyla gösterilmesine yeğ tutar; akılla izleyemeyen kişilere ise sanat yapıtı daha uygun gelir. )

( SYMBOLIC (EXPOSITION) vs./and MULTIPLE (EXPOSITION) )


- SİMGESEL DİL ile/ve/<> BİÇİMSEL DİL


- SİMGESEL DÜŞÜNCE ile/||/<> SOMUT DÜŞÜNCE

( Soyut kavramlar. İLE Doğrudan algılanan nesnelerdir.

Üst Paleolitik'te gelişti. İLE Mağara sanatı ve ritüeller ortaya çıktı.

Göbeklitepe ve gelişmiş simgesel düşünce. İLE Toplayıcı-avcılarda soyutlama yetisi gösterir. )


- SİMGESEL DÜŞÜNME ile/ve/> DÜŞÜNCENİN, KENDİNİ ÖRMESİ


- DÜŞÜNME:
SİMGESEL ile/değil YAPISAL


- SİMGESEL YAPI(/BİLİNÇ) ile/ve/<> KAVRAMSAL YAPI(/BİLİNÇ)

( Mahal. İLE/VE/<> Mekân. )

( Yaşanır. İLE/VE/<> Kuşatır. )

( Açıklanamaz.[Anlamlandırılır.] İLE/VE/<> Açıklanabilir. )


- SİMGESEL ile/ve/<> BİÇİMSEL


- SİMGESEL ile/ve/<> SOYUT


- SİMGESEL/LİK ile/ve/<> AŞKIN/LIK

( Aşkınlığın imgesi. İLE/VE/<> Aşkınlığın gerçekleşmesi. )

( Simgelerin hem örtücü, hem de açıcı özellikleri vardır. )

( SYMBOLIC/NESS vs./and/<> TRANSCENDENTAL/NESS )


- SİMGESEL/LİK ile/ve/değil/yerine/<>/hem de İŞLEVSEL/LİK

( [not] SYMBOLIC/NESS vs./and/but/<>/also FUNCTIONAL/NESS
FUNCTIONAL/NESS instead of SYMBOLIC/NESS )


- SIMILAR vs. REASON


- (not SIMILAR WITH) SIMILAR TO


- SIMILAR :/yerine BENZER


- SİMİLARİTY ile/||/<> CONGRUENCE

( Similarity P⁻¹AP İLE congruence P^TAP. )

( Formül: Change of basis İLE quadratic )


- SIMILARLY :/yerine BENZER ŞEKİLDE


- ŞİMİOTAKSİ[Fr. CHIMIOTAXIE] değil/yerine/= KİMYA GÖÇÜMÜ


- ŞİMİOTROPİZM[Fr. CHIMIOTROPISME] değil/yerine/= KİMYA DOĞRULUMU


- SİMİT ile SİMİTÇİ/LİK ile SİMİT FIRINI ile SİMİT KEBABI ile SİMİTÇİ FIRINI


- SİMPATRİK[İng. SYMPATRIC] ile/||/<> SİMPSON 1/3 KURALI[İng. SIMPSON'S 1/3 RULE]

( Aynı coğrafyada yaşayan canlıları belirtmek için kullanılır. @@ İntegral hesaplamasında kullanılan sayısal bir yöntem. Verilen bir fonksiyonun belirli bir integralinin yaklaşık değerini bulmak için kullanılır. Temel olarak, eğri altındaki alanı parabolik dilimlerle yaklaştırarak hesaplar. Özellikle eğrinin düzgün bir biçimde değişmediği yerlerde iyi sonuçlar verir ve yüksek doğruluk sağlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SIMPLE vs. USUAL


- SIMPLE :/yerine BASİT


- SİMPLEKS İLE POLİTOP İLE MANİFOLD ile/||/<> GEOMETRİK NESNELER

( Farklı boyutlarda geometrik yapılar. )

( Formül: χ(S²) = 2 (Euler) )


- SİMPLEX İLE INTERİOR POİNT İLE BARRİER İLE PENALTY ile/||/<> OPTİMİZASYON YÖNTEMLERİ

( Matematiksel optimizasyon algoritmaları. )

( Formül: min f(x) s.t. g(x) ≤ 0 )


- SIMPLICIO ile/ve/||/<> SALVIATI ile/ve/||/<> SAGREDO


- SİMPLY CONNECTED İLE MULTİPLY CONNECTED ile/||/<> BAĞLANTILILIK

( Topolojik uzayların delik sayısı. )

( Formül: π₁(S¹) = ℤ )


- SİMPLY CONNECTED ile/||/<> MULTİPLY CONNECTED

( Simply her loop büzülebilir, multiply büzülmez loop var. )

( Formül: Contractible loops İLE non-contractible )


- SIMPLY :/yerine SADECE, BASİTÇE