S ve Ş ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.285 başlık/FaRk ile birlikte,
15.285 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(5/63)
- BELKİ OLABİLİR" değil [sadece] "BELKİ" ya da "OLABİLİR"
( Hem "belki", hem de olasılık yanyana ifade edilmez. Olasılık, "belki"yi kapsar! )
- BELKİ YAPABİLİRİM" değil SANIRIM(YA DA YÜKSEK/DÜŞÜK OLASILIKLA) YAPABİLİRİM
- BELKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SANIRIM
- BELLEK:
GEÇMİŞ ve/||/<>/> ŞU AN ve/||/<>/> GELECEĞİ (BELİRLER)
- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK
( ZIYÂ-İ HÂFIZA ile ZIYÂ-İ HİSS ile ZIYÂ-İ ELEM ile ZIYÂ-İ KELÂM ile ZIYÂ-İ İNTİZÂM )
( AMNÉSIE avec ANESTHÉSIE avec ANALGÉSIE avec APHASIE avec ATAXIE )
- SÖZ:
BELLEKTE ile/ve SOHBETTE
( Girdiği gibi çıkar. İLE/VE Dönüşerek ve kişiyi[konuşanı ve dinleyeni] dönüştürerek çıkar. )
- BELLEMEK ile/yerine SORGULAMAK/DÜŞÜNMEK
( Sormaz ki bilsin, sorsa bilir; bilmez ki sorsun, bilse sorar. )
( TO MEMORIZE vs. INTERROGATE/TO THINK
INTERROGATE/TO THINK instead of TO MEMORIZE )
- BEN İSTEDİM DİYE değil SEN İSTER İSEN
- BEN ile/ve/<> SEN
( Varlığım sensin, bilincin ben-im. )
( ME vs./and/<> YOU )
- BENCE/BANA GÖRE/BENİM İÇİN değil/yerine SANIRIM
- BENCİL/LİK ile/ve/> SAHTEKÂR/LIK
- [ne yazık ki]
BENCİL/LİK ile/ve/<>/değil SORUMSUZ/LUK
- BENCİL/LİK ile/ve/> SORUMSUZ/LUK
- BENDE YOK, SENDE DE OLMASIN ile/değil/yerine SENDE VAR, BENDE DE OLSUN
- BENEDICT SOLUTION/SOLUTION DE BENEDICT[İng.] / SOLUTION DE BENEDICT[Fr.] / BENEDICT-LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEDİCT ÇÖZELTİSİ
- SPOT DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION DE LA TACHE[Fr.] / FLECKVERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK BOZULMASI
- LEKE[Osm.] / SPOT[İng.] / TACHE[Fr.] / FLECK[Alm.] ile/değil/yerine/= BENEK
- BENİMSEMEK ile "SAHİP ÇIKMAK"
- BENİMSEMEK ile/ve/<> SAVUNMAK
- TEŞBİH[Osm.] / SIMULATION[İng.] / SIMULATION[Fr.] / SIMULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BENZETİM
- BERE ile ŞAPKA
- BEREKET ile/ve SIR
- BEREKET ile/ve ŞÜKÜR
( BEREKÂT[< BEREKET]: Bolluklar, hayırlar. | Meymenetleri saâdetler, mutluluklar, hayırlar. )
( Geleneğin, içsel etkiyle verilmesi ve içselleştirilmesi.İLE/VE ... )
- BERKİMEK ile/ve/||/<> SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK, GÜÇ KAZANMAK
- BEŞ İNCELİK/LETÂİF-İ HAMSE[Ar.]:
KALB ile/ve/||/<>/> RUH ile/ve/||/<>/> SIR ile/ve/||/<>/> HAFÎ ile/ve/||/<>/> AHFÂ
- BESİDOKU, ENDOSPERMA = SÜVEYDÂ = ENDOSPERME
- BESİNLER:
KIRMIZI ve/||/<> SARI ve/||/<> YEŞİL ve/||/<> MOR
( Sağlıklı bir kalp için. VE/||/<> Eklemler için. VE/||/<> Saflaşmak ve arınmak için. VE/||/<> Daha uzun yaşam için. )
( For healthy heart. AND/||/<> For joints. AND/||/<> To purify and detox. AND/||/<> For a longer life. )
( FOODS: RED and/||/<> YELLOW and/||/<> GREEN and/||/<> PURPLE )
- BESLENEN = SÖNÜMSÜZ
( Genliği hiçbir zaman sıfıra yaklaşmayan, her devirde beslenen salınım hareketi. )
- BESLE(N)ME ve/> SESLE(N)ME
( Ancak, hem zihinsel, hem fiziksel olanakları karşılanan kişi bir şey söylemeye, seslenmeye, hakkını aramaya olanak(güç/fırsat) bulur. )
- BESLENMEDE, ...:
YEŞİL ve/||/<> SARI ve/||/<> TURUNCU ve/||/<> KIRMIZI ve/||/<> MOR
( Zehir atıcı. VE/||/<> Güzellik. VE/||/<> Kanserden koruyucu. VE/||/<> Kemik sağlığı. VE/||/<> Uzun yaşam. )
(
)
- BESMELE ile/ve/<> HAMDELE ile/ve/<> SALVELE
- BESTE YAPMAK ile ŞİİR YAZ ile BESTELENMİŞ ile BESTECİ ile BİRLEŞTİRMEK ile BESTE YAPMAK ile ŞARKI SÖZÜ BESTELEMEK ile DİZGİ HARF YATAĞI ile KOMPOZİSYON ile KOMPOZİSYONLAR ile KOMPOST
( COMPOSE vs. COMPOSE POEM vs. COMPOSED vs. COMPOSER vs. COMPOSIATE vs. COMPOSING vs. COMPOSING LYRIC vs. COMPOSING STICK vs. COMPOSITION vs. COMPOSITIONS vs. COMPOST )
( تصنيف کردن ile آهنگ ساختن ile تلفيق کردن ile برشته در آوردن ile سرودن ile برشته نظم درآوردن ile شعر گفتن ile خاطرجمع ile متشکل ile نواساز ile مصنف ile تنظيم کننده ile آهنگساز ile آهنگ ساز ile مرکبان ile تاليف ile غزل سرائي ile ورساد ile انشاء ile تصنيف ile قطعه هنري ile ساخت ile تحرير ile مصنفات ile کود گياهي )
( TASNYFE KARDAN ile AHANG SAKHTAN ile TALFYGH KARDAN ile BARSHTEH DAR AVARDAN ile SORUDAN ile BARSHTEH NAZAM DARAVARDAN ile SHER GOFTAN ile KHATRAJMA ile MOTESHEKL ile نواساز ile مصنف ile TANZYM KONANDEH ile AHANGSAZ ile AHANG SAZ ile MARKABAN ile TALYFE ile غزل سرائي ile ورساد ile ENSHA ile تصنيف ile GHATE NPANNARY ile SAKHT ile تحرير ile MASNOFAT ile KOOD GYAHY )
- BESTE ile/ve/değil/||/<>/< SÖZ
- BETA SPECTROMETER[İng.] / SPECTRE BÊTA[Fr.] / BETASPEKTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ
- BETON ile SOMUT İSİM ile BETON DÖKÜMÜ ile BETONLAŞMA
( CONCRETE vs. CONCRETE NOUN vs. CONCRETE POURING vs. CONCRETION )
( ساروج شني ile جامد ile بتوني ile بتن ile بتون ile شفته ile بهم چسبيده ile اسم ذات ile اسم جامد ile شفته ريزي ile سنگال )
( SAROJ SHENY ile JAMAD ile BETONY ile BATAN ile BETON ile SHOFTEH ile BACPAM CHASBYDAH ile ESM ZAT ile ESM JAMAD ile SHOFTEH RYZY ile SANGAL )
- BEYAN ile SAVUNMA
- BEYÂN ile/ve/<> ŞEHÂDET
- BEYAZ KARE FİLİ ile SİYAH KARE FİLİ
- BEYAZ KARE ile SİYAH KARE
- BEYAZ NİLÜFER ile/ve SARI NİLÜFER
- BEYAZ PAPATYA ile SARI PAPATYA
- BEYAZ (TÜYLÜ) KUĞU ile/ve SİYAH (TÜYLÜ) KUĞU
( ... İLE Bilim Tarihi'ni altüst eden ve Karl Raimund Popper'ın tespitiyle, bilimselliğin "Doğrulanabilirlik İlkesi" ile değil "Yanlışlanabilirlik İlkesi" ile sağlam zemine oturmasına vesile olan ve örnek olarak kullanılan siyah kuğu. )
(
|
)
- BEYİN ANEVRİZMASI ile/||/<> SUBARAKNOİD KANAMA
( Beyin damarlarının zayıf bir noktasında balonlaşma. İLE/||/<> Beyin yüzeyindeki damarların yırtılması sonucu beyin zarları arasında kanama. )
- BEYİN OMURİLİK SIVISI[İng. BRAIN SPINAL CORD FLUID] ile/||/<> SUBARAKNOİD ARALIK[İng. SUBARACNOID SPACE]
( Beyin ve omurilik etrafında bulunan şeffaf bir sıvıdır. Beyin ventriküllerinde üretilir ve beyinle omurilik arasında dolaşarak bu dokuları darbelere karşı korur, besin ve oksijen taşır, metabolik atıkları uzaklaştırır ve bağışıklık gözelerini taşır. @@ Beyin ve omurilik etrafında bulunan bir boşluktur ve beyin omurilik sıvısının dolaştığı alanı ifade eder. BOS, ventriküllerden çıkarak subaraknoid aralığa ulaşır ve beyinle omurilik etrafında dolaşır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BEYİNSEL ile SEREBRAL VENTRİKÜL
( CEREBRAL vs. CEREBRAL VENTRICLE )
( مخي ile مغزي ile دماغي ile شکم چه )
( مخي ile MOGHZY ile دماغي ile SHKAM CHEH )
- BEYİT ile/ve ŞAH BEYİT/BEYTÜ'L GAZEL
( ... İLE/VE Gazelin, en güzel beyiti. )
- BEYNİN/ZİHNİN GELİŞİMİNDE:
SAĞ YARIMKÜRE ve/||/<>/> SOL YARIMKÜRE (ÖZELLİKLERİ)
( İlk iki yılda. VE/||/<>/> İkinci iki yılda. )
- BEZ ile SALAŞPUR[Hindistan'daki Şalpur kentinin adından]
( ... İLE Seyrek dokunmuş, astarlık, ince bez. )
- BEZ ile SOĞUK BEZ
( ... İLE Keten ipliğinden yapılmış, tülbende benzeyen bir tür ince, seyrek bez. )
- [ne yazık ki]
BEZDİRİDE/YILDIRMADA/MOBBING'DE:
AMAÇLILILIK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> DÜZENLİLİK
- BEZL değil/yerine/= SAÇMAK, DAĞITMAK
- BEZLERDE:
EKRİN ile/ve/||/<> HOLOKRİN ile/ve/||/<> APOKRİN ile/ve/||/<> SERÖMÜKÖZ ile/ve/||/<> MÜKÖZ ile/ve/||/<> SERÖZ
- BHEL = ŞİŞME, KABARMA
- BİBERDE:
ÇARLİSTON ile ACI ÇARLİSTON ile İNCE SİVRİ ile KALIN SİVRİ ile KIL SİVRİ ile KILÇIK SİVRİ ile DOLMA ile KAPYA ile ÜÇBURUN ile KIRMIZI ŞİLİ ile YEŞİL ŞİLİ ile MACAR ÇARLİ ile MACAR DOLMA ile JELAPENO ile KAMPARİ ile SARI KALİFORNİYA ile KIRMIZI KALİFORNİYA ile CİN
- BIÇAK ile/ve/||/<> BİTKİ ile/ve/||/<> SÖZ
( Hem olumlu, hem de olumsuz yönde kullanılabilir. )
- ŞEKİL[Osm.] / FORMAT[İng.] / FORME[Fr.] / FORM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM
- BİÇİM = SÛRET = FORM[İng.] = FORME[Fr.] = FORM[Alm.] = FORMA[Lat.] = MORPHE, EIDOS[Yun.] = FORMA[İsp.]
- BİÇİMSELCİLİK ile/||/<> SEZGİCİLİK
( Biçimselcilik matematiği biçimsel sistem oyunu İLE sezgicilik matematiği zihinsel inşa olarak görür. Biçimselcilik Hilbert programı İLE sezgicilik Brouwer yaklaşımıdır. Biçimselcilik semboller İLE sezgicilik yapılandırmacı kanıtlar ister. )
( David Hilbert tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )
- BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )
- BİD'AT değil/yerine/= SONRADAN MEYDANA ÇIKAN | PEYGAMBER ZAMANINDAN SONRA DİNDE MEYDANA ÇIKAN
- BİDÂYET ve SONRASI
( Kelime-i Tevhid ile. VE Fatiha-i Şerîfe ile. )
- BİFTEK ile SIĞIR BEYİNLİ ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR STRAGANOFU ile BİFTEK
( BEEF vs. BEEF BRAINED vs. BEEF CATTLE vs. BEEF STROGANOFF vs. BEEFSTEAK )
( گوشت گاو ile کند ذهن ile گاو پرواري ile بيف استروگانف ile بيفتک گاو )
( GUSHT GAV ile KAND ZEAN ile GAV PARVARY ile بيف استروگانف ile BEYFATAK GAV )
- BİG BANG ile/||/<> STEADY STATE
( Big Bang genişleyen sıcak başlangıç İLE steady state sürekli yaratım. )
( Formül: CMB kanıt İLE reddedildi )
- BİGUDİ değil/yerine/= SARMAÇ
- BIKKIN/LIK ile/ve SIKKIN/LIK
- BIKMAK/USANMAK ile/ve SIKILMAK
( GINA ile/ve ... )
( TO BE FED UP vs./and TO BE/GET BORED )
- BİL BAKALIM ...:
BEN KİMİM? ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEN KİMSİN?
- BİLÂHARE[Ar.]["BİLÂHERE" değil!] değil/yerine/= SONRADAN/DAHA SONRA/SONRALARI
- BİLDİĞİN GİBİ ve/||/<> SEVDİĞİN GİBİ ve/||/<>
DİLEDİĞİN GİBİ
... OLSUN!:
( AS ...:
YOU WISH and/||/<> YOU LIKE and/||/<> YOU WISH )
- TERKİP[Osm.] / SYNTHESIS, SYNTHESIZE, COMPOSITION[İng.] / COMPOSITION, SYNTHÉSE[Fr.] / SYNTHESE, SYNTHESIEREN, ZUSAMMENSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİM, SENTEZ/LEMEK
- BİLGELİK ve/<> SANAT
( Sıradan insanı, "etik insan"a dönüştürür. VE/<> Sıradan insanı, "estetik insan"a dönüştürür. )
- BİLGELİK ve/||/<> SEVGİ
( Hiçbir şey(liğ)i gördüğümüzde deneyimlenilen. VE/||/<> Herşey olduğumuzu gördüğümüzde deneyimlenilen. )
( Yaşam(ımımız), bu ikisi arasında akar/akmalı! )
- BİLGİ ile/ve SEÇENEK
( KNOWLEDGE vs./and ALTERNATIVE )
- BİLGİ ile/ve/> SEÇİM
( INFORMATION vs./and/> CHOICE )
- BİLGİ ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> ŞEFKÂT ve/||/<> MERHAMET
- BİLGİ ve/> SEVGİ ve/> VERGİ
( Bilmeyen sevemez. )
( KNOWLEDGE and/> LOVE and/> DUTY
Whom cannot love if does not know. )
- BİLGİ ile/ve/değil/||/<>/>< SÖYLENTİ
- BİLGİLİK/ANSİKLOPEDİ[Yun.] ile SÖZLÜK
- BİLGİLİ/LİK ile/ve/||/<>/> SOĞUKKANLI/LIK
- BİLGİNİN:
BAŞLANGICI ile/değil/yerine SÜRECİ
( Uzmanlaştığını ve doruğa çıktığını sanmak. İLE/DEĞİL/YERİNE İşin başında olduğuna inanır. )
- BİLGİYE ERİŞİM:
GÖZLEM ve/+/||/<>/>/< SEZGİ ve/+/||/<>/>/< FARKINDALIK
- BİLİM:
EKLEMLİ ile/ve/değil/<> SIÇRAMALI
- (B)İLİM İÇİN GEREKENLER:
GURBET ve/||/<> SABIR ve/||/<> KILAVUZ/ÜSTAD ve/||/<> FAKR-U ZARÛRET
- BİLİM/İLİM ile SİYASET
( İlim artıran, dert artırır. )
( İlmin en yükseği, aczini ve özrünü bilmektir. )
- İLİM[Osm.] / SCIENCE[İng.] / SCIENCE[Fr.] / WISSENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLİM
- BİLİM = İLİM = SCIENCE[İng., Fr.] = WISSENSCHAFT[Alm.] = SCIENZA[İt.] = CIENCIA[İsp.]
- BİLİM ve/<> SANAT
( Nesneler için. VE/<> İnsan için. )
( Bilim/ilim olmaksızın, sanat, bir hiçtir!
[Lat.][Ars sine scienta nihil est!] )
( Bir kuşun, iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar, uçar ve özgür olur. Uçamayanlar ise "tavuk" olur... "Tavuk toplum", önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz. )
- BİLİM ile/ve/<> SANAT (VE HAYAL ETME (YETİSİ)[MUHAYYİLE])
( Olanı kavramak. İLE/VE/<> "Olmayanı" getirmek. )
- BİLİM ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> FELSEFE
( İnsan olmayan her şeyden söz eder. İLE/VE/||/<> İnsanı anlatır. İLE/VE/||/<> Kişinin varoluşunu anlatır. )
( Varolan. İLE/VE/||/<> Var olması gereken. İLE/VE/||/<> Hayal ettiğini/n gerçekleştir(il)me(si). )
( Herhangi bir işi: Bilimsellikle başlat, sanatsallıkla destekle, felsefeyle tamamla! )
( Sanatın özü, içsel bir deneyimi iletebilmek için dış formları kullanmaktır. )
( Sanatı olmayan millet, her zaman dilencidir. )
( Sanat: Mekânı/zamanı iyi kullanmak. | Görüp göstermek. )
( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )
( MİFTÂHÜ'S-SAÂDE ve MİSBÂHÜ'S-SİYÂDE )
( FELSEFE: Aklı kullanma sanatı. )
( The essence of art is to use the outer form to convey an inner experience. )
( Sanat, dekoltedir. )
( Sanatın yolu, sanattır. )
( SANAT: Ben'in, yaratıcı gücünü keşfetmek. )
( Sanat, bir şeyi, başka bir şey olarak görme çabasıdır. | Başka bir şey olma olanağı tanımaktır. )
( Felsefe, kimsenin, itibar edip etmemesine, itibar etmeyendir/etmemektir. )
( Felsefe, olan ile olması gereken arasındaki kavramsal düzendir. )
( Felsefe, düşüncenin merdiveni ve mirâcıdır. )
( Felsefe, ekinin/kültürün bilincine varmaktır. )
( ya, ya da[0 / I] İLE/VE/||/<> hem, hem de İLE/VE/||/<> hem, hem de | ne, ne de )
( "Öğrenilmiş sanat" olmaz! )
( Felsefenin en büyük özelliği, hakikat dışındaki herşeyden uzak tutabilmesidir. )
( Felsefe, üçlülük üzerinedir/üzerindendir. )
( Felsefe, mantık bilimidir. )
( FELSEFE = MUHABBET'ÜL/İSÂR'ÜL HİKMET )
( PHILO SOPHOS:
BİLGELİĞİ SEVMEK değil TANRI'YI SEVMEK )
( Her şeyi kaybetmiş sayılmayız. Her şeyi gösteren müziğimizi/sanatımızı kaybetmediğimiz sürece... )
( Verinin/bilinin/bilginin iyileşmesi/iyileştirilmesi/geliştirilmesi. İLE/VE/||/<> Zekânın iyileşmesi/iyileştirilmesi/geliştirilmesi. İLE/VE/||/<> Aklın iyileşmesi/iyileştirilmesi/geliştirilmesi. )
( SCIENCE vs./and/||/<> PHILOSOPHY vs./and/||/<> ART )
- BİLİM ile/ve SEVGİ
( SCIENCE vs./and LOVE )
- BİLİM ve/||/<> ŞİİR
( Aklın şiiri. VE/||/<> Kalbin bilimi. )
- BİLİM ile/ve/||/<> SÖZDE BİLİM ile/ve/||/<> BİLİM OLMAYAN
- BİLİM ile/ve SU
( Bilim, Su ile simgelendirilmiştir. )
- BİLİMDEN/İLİMDEN YARARLANANLAR:
SORAN ile/ve/||/<> YANITLAYAN ile/ve/||/<> DİNLEYEN ile/ve/||/<> SEVGİSİ/İLGİSİ OLAN
- BİLİMSEL DEĞER:
KONUSUYLA ile/değil SORUSUYLA
- BİLİMSEL TUTUM/DURUŞ ve/||/<> FELSEFÎ ANLAYIŞ ve/||/<> SANATSAL/ESTETİK DUYARLILIK ve/||/<> HAREKETLİ(SPORCUL) YAŞAM
( Hayret. VE/||/<> Hayranlık. VE/||/<> Aşk. VE/||/<> Coşku. )
- BİLİMSEL/LİK YANINDA/KARŞISINDA:
[ne] SALTANAT ne de SANAT
- BİLİMTEY'DE:
SANATÇI YETİŞTİRMEK ve/||/<>/< SANATÇININ DEĞERİNİ BİLMEK
- BİLİNÇ ile/ve/<> SEZGİ
( Bilinç-ötesi bir hal vardır fakat bu bilinçsizlik hali değildir. )
( Bilinç ötesinde deneyim olamaz. )
( Kendinizi içinde her şeyin olduğu ve oluştuğu bilinç okyanusu olarak idrak edin. )
( Kişi durumun doğasını sezmeli ve kendini ona göre ayarlamalıdır. )
( SEZGİ: Aklın çalışma hızının artması. )
( CONSCIOUSNESS vs./and/<> INTUITION
There is a state beyond consciousness, which is not unconscious.
There can be no experience beyond consciousness.
Realise yourself as the ocean of consciousness in which all happens. )
( ... ile/ve/<> NOESIS )
( ... ile/ve/<> ZHIJUE )
- BİLİNÇ ve/=/:/||/<>/>/< ŞU ANDA VE BURADA
- BİLİNÇ = ŞUUR = CONSCIOUSNESS[İng.] = CONSCIENCE[Fr.] = BEWUSSTSEIN[Alm.] = CONSCIENTIA[Lat.] = SYNEIDESIS[Yun.] = CONCIENCIA[İsp.]
- BİLİNÇ/ŞUUR ve/||/<>/>/< SORUMLULUK
- BİLİNEMEYEN ile/ve/değil SÖYLENİLEMEYEN
( [not] AGNOSTIC vs./and/but NOT ABLE TO BE EXPRESSED )
- BİLL CLİNTON ile FATURA ile FATURA ÇİZİMİ ile BOŞANMA BELGESİ ile MAL FATURASI ile SAĞLIK FATURASI ile İDDİANAME ile KONŞİMENTO ile FATURALANDIRMA ile MİLYAR ile FATURALAR ile KAMBİYO SENETLERİ
( BILL CLINTON vs. BILL vs. BILL DRAWING vs. BILL OF DIVORCE vs. BILL OF GOODS vs. BILL OF HEALTH vs. BILL OF INDICTMENT vs. BILL OF LADING vs. BILLING vs. BILLION vs. BILLS vs. BILLS OF EXCHANGE )
( فاکتور ile لايحه ile اسکناس ile سياهه ile صورت کردن ile بارنامه ile صورت حساب ile بيل کلينتون ile برات کشي ile طلاق نامه ile فهرست تجارتي ile گواهي بهداشت ile کيفر خواست ile ستمي کشتي ile صدور صورتحساب ile بيليون ile ميليارد ile لوايح ile بروات )
( FAKTOR ile LAYHEH ile ESKENAS ile سياهه ile SORT KARDAN ile BARNAMEH ile SORT HASAB ile BEYLE KELYNETON ile BARAT KESHY ile TALAGH NAMEH ile FANPAREST TAJARTY ile GOVAHY BACPEHDASHT ile KYFAR KHAST ile SETAMY KESHTY ile SADVAR SORTAHSAB ile بيليون ile MYLEYORD ile LAVAYHE ile BARVAT )
- BİLME ile/= EYLEME ile/= SEYİR(TEMÂŞÂ)
( Tanrı'yı seyir = İrfan; - Evren'i seyir = Estetik )
- BİLMEK/TANIMAK ve/<> SEVMEK
( TO KNOW and/<> TO LOVE )
- BİLMEK ile/ve/> BULMAK ile/ve/> SUSMAK
( Çabuk iyileşmek istiyorsan ağzını kapalı tut! )
( Bilinmeden bulunmaz, bulduktan sonraki biliş de apayrıdır. )
( Kişi, ne kadar bilirse bilsin, bilmediği çok şey vardır. )
- BİLMEK ile/ve/<> SEVGİ
( Hakkında ne kadar çok bilirsen o kadar çok seversin. )
- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( Ne kadar geç verirse o kadar çok verir. )
- BİLMEK ve/> SEVMEK ve/> VERMEK ve/> BULMAK
( İlmimizce bilinir, ikramımızca ihsan görür, sevdiğimizce seviliriz. )
- BİLMEK ile/ve/<> SEZMEK
( TO KNOW vs./and/<> TO SENSE )
- BİNDİM yerine SÜVÂR OLDUM
- BİPOLAR BOZUKLUK ile/||/<> ŞİZOFRENİ
( Duygu durumunda aşırı dalgalanmalar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. İLE/||/<> Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- BİR OLAY/DURUM:
ÖNCESİNDEKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM ile/değil/yerine SONRASINDAKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM
- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAK DA OLUR ve/||/<> SÖYLEMESEK DE OLUR
( Yapmayalım! VE/||/<> Söylemeyelim! )
- BİR ŞEYİN, ...:
[ne] SADECE BAŞINA ne de SADECE SONUNA İNAN
- BİR ile/ve/||/<>/> BİN ile/ve/||/<>/> MİLYON ile/ve/||/<>/> MİLYAR ile/ve/||/<>/> TRİLYON ile/ve/||/<>/> KATRİLYON ile/ve/||/<>/> KENTİLYON ile/ve/||/<>/> SEKSTİLYON ile/ve/||/<>/> SEPTİLYON ile/ve/||/<>/> OKTİLYON ile/ve/||/<>/> NONTİLYON
( ... ile~> 3 ile~> 6 ile~> 9 ile~> 12 ile~> 15 ile~> 18 ile~> 21 ile~> 24 ile~> 27 ile~> 30 [0/Sıfır] )
- BİR ile SADECE
( UNIQUE vs. ONLY )
- BIRAKMAK ile/ve "SALMAK"
- BIRAKMAK ile SALMAK
( TO RELINQUISH vs. TO LET GO )
- BİR'DEN/BİRDEN DOĞMA ve ŞEKK'SİZ-ŞÜPHESİZLİK
- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> SEVDİĞİNİ ÖZLEMEK
- BİREYSELLİK ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİK
- BİRİKTİRMEK ile SAKLAMAK
( TO SAVE UP vs. TO PRESERVE )
- BİRİKTİRMEK ile SERVET BİRİKTİRMEK ile BİRİKTİRİYOR ile BİRİKİM ile AKÜMÜLATÖR
( ACCUMULATE vs. ACCUMULATE WEALTH vs. ACCUMULATING vs. ACCUMULATION vs. ACCUMULATOR )
( ذخيره کردن ile انباشتن ile ترکم کردن ile گرد کردن ile اندوختن ile مال اندوختن ile احتکاري ile تراکم ile انباشتگي ile انباره ile انباشتگر )
( ZAKHYRAH KARDAN ile ANBASHTAN ile TARKAM KARDAN ile GARD KARDAN ile ANDOKHTAN ile MAL ANDOKHTAN ile EHTEKARY ile TARAKAM ile ANBASHTGY ile ANBAREH ile ANBASHTGAR )
- BİRİM MATRİS ile/||/<> SIFIR MATRİS
( Birim matris çarpımda etkisiz İLE sıfır matris toplamada etkisiz )
( Formül: I = [δ_ij] İLE O = [0] )
- BİRİNCİ DÜĞME ETKİSİ ve/||/<> DOMİNO ETKİSİ ve/||/<> (SÜREKLİ) DAMLA ETKİSİ
- 1. TAAYYÜN ile/ve/> 2. TAAYYÜN ile/ve/> SEHER(/EZAN) ile/ve/> ZUHÛR
( Ruh. İLE/VE/> Beden. İLE/VE/> ... İLE/VE/> ... )
( [MUHAMMED] I. mim ile. İLE/VE/> II. mim ile. İLE/VE/> ... İLE/VE/> ... )
- SUPRACONDUCTEUR DE TYPE I[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TİP AŞIRI İLETKEN
- BİRİNE:
UZUN UZUN BAKMAK ile SIK SIK BAKMAK
( Belirli/kısa bir süreden sonrası rahatsız edicidir. İLE Rahatsız etmeyecek kadar/biçimde, belirli aralıklarla takipte olmak. )
- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )
- BİRLİK ile/ve/<> SINIR/HADD/DEN
( UNITY vs./and/<> LIMIT )
- BİRLİK ile/ve SÜREKLİLİK
( UNITY vs./and CONTINUITY )
- BİRR[Ar.] ile SADAKA[Ar.]
- BİRR[Ar.] ile SILA[Ar.]
- BİSİKLET ve/<> SAĞLIK
- BİSİKLET ve/<> SANAT
- BİSİKLET ve/<> SAYGI
- BİSİKLET ve/<> SEVGİ
- BİSİKLET ile/ve/değil/<> SİKLO
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Vietnam'da, bisikletten yapılma çek-çekler. )
- BİSİKLET ve/<> SÖRF/SURF
- BİSİKLET ve/<>/= SPOR
- BİSİKLET ve/<> SÜREKLİLİK
- BİSİKLET ve/<> SÜS
- BİSİKLETİ:
HIZLI KULLANIM değil/yerine SAKİN/YAVAŞ KULLANIM
- BİSİKLETTE:
EVRİM ile/ve/değil/<> SÜREÇ
( Bisikletin sürecini izlemek için burayı tıklayınız... )
- BİT ile SU/DENİZ BİTİ/PİRESİ
- BİTİRMEK ile SONLANDIRMAK
( TO FINISH vs. TO BRING TO END )
- BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ile SOYU TÜKENMEKTE OLAN TÜRLER
( Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. İLE Doğada doğal yaşam alanlarında var oluşunu sürdürebilecek kadar az sayıda kalan ve yakın gelecekte yok olma riski altında olan türleri tanımlar. )
- BIODEGRADABLE SUBSTANCE[İng.] / SUBSTANCE BIODÉGRADABLE[Fr.] / BIOLOGISCHER ABBAUBARER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK PARÇALANABİLİR NESNE
- BİYOMİMETİK KİMYA ile/||/<> SENTETİK KİMYA
( Doğadaki biyolojik süreçleri taklit eden kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Laboratuvar ortamında yapay olarak oluşturulan kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- BİYOMÜHENDİSLİK ile SENTETİK BİYOLOJİ
( Canlı düzenleri ve biyolojik molekülleri mühendislik ilkelerini kullanarak tasarlama ve modifiye etme bilimi. İLE Yeni biyolojik düzenler ve işlevler yaratmak için doğal ve yapay bileşenleri birleştiren bir alt dal. )
- BİZ ile/ve/||/<>/> SİZ
- BİZİ/SENİ İSTEMEYENE:
SABIR GÖSTERME! ile/ve/||/<> FEDÂKÂRLIK GÖSTERME! ile/ve/||/<> SEVGİ/ANLAYIŞ GÖSTERME!
( Adı, "yüzsüzlük" olur. İLE/VE/||/<> Adı, "eziklik" olur. İLE/VE/||/<> Adı, "kişiliksizlik" olur. )
- BISMUTH SULPHATE[İng.] / SILICATE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT SÜLFAT
- BISMUTHSULPHIDE[İng.] / SULFURE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT SÜLFÜR
- BLACK :/yerine SİYAH
- BLAME :/yerine SUÇLAMAK
- BLUZ[Fr. BLOUSE] ile ŞÖMİZYE[Fr. CHEMISIER]
( Gövdenin üst bölümüne giyilen, genellikle ince kumaştan yapılan ya da iplikten örülen kadın giysisi. İLE Yakası erkek gömleğini andıran, uzun kollu, manşetli kadın bluzu. )
- BOB ile SAÇMALIK
( BOB vs. BOBBERY )
( سرود ياتصنيف ile وزنه قپان ile يک شيلينگ ile سر وصدا )
( SORUD YETESANYFE ile VAZNEH GHAPAN ile YK SHYLEYNAG ile SAR VASDA )
- BÖBREK TAŞI ile/||/<> SAFRA TAŞI
( Böbreklerde mineral ve tuz birikimi ile oluşan sert kitleler. İLE/||/<> Safra kesesinde kolesterol ya da bilirubin birikimi ile oluşan sert kitleler. )
- BOCALAMAK ile/ve SAÇMALAMAK
- BÖCEK ile SEPET YILDIZI BÖCEĞİ
(
)
- BÖCEK ile SUBÖCEĞİ/HİDROFİL
( Kınkanatlılardan, küçük su birikintilerinde yaşayan, 18 milimetre uzunluğunda, kahverengi bir böcek. )
( ... cum HYDROPHILUS CARABOIDES )
- BÖCEK ile SUDA KOŞAN BÖCEĞİ
- BÖCEK ile SUİKASTÇI BÖCEK
( ... İLE İğnemsi gagaları vardır ve kendi boyundan uzun, antenleri vardır. )
- BOĞA GÜREŞİ ile BOĞA GÜREŞÇİSİ ile ŞAKRAK KUŞU
( BULLFIGHT vs. BULLFIGHTER vs. BULLFINCH )
( گاوبازي ile گاوباز ile سهره )
( GAVBAZY ile GAVBAZ ile SONPAREH )
- BOĞA ile KÜLÇE ile SAÇMALIK
( BULL vs. BULLION vs. BULLSHIT )
( حرف مفت ile گاو نر ile گاو ile ثور ile نره گاو ile شمش ile زرشک )
( HARF MOFT ile GAV NAR ile GAV ile SOOR ile NAREH GAV ile SHMASH ile ZARSHK )
- BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA
( Gövdedeki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma oluşmasıdır.
[Belirtileri]
- Soluk almada güçlük.
- Gürültülü, hızlı ve derin solunum.
- Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme.
- Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma.
- Genel sıkıntı hali, yanıtlarda isabetsizlik ve kararsızlık.
- Bayılma. )
( [İlk yardım.]
- Boğulma nedeni ortadan kaldırılır.
- Bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir.
- Temel yaşam desteği sağlanır.
- Derhal tıbbî yardım istenir[112]
- Yaşam bulguları izlenir. )
( [Suda Boğulmalar]
- Suda boğulmalarda, soluk borusu girişi kasıldığından dolayı, çok az miktarda su, akciğerlere girer.
- Özellikle soğuk havalarda, 20-30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
- Suya atlama sırasında, genel gövde yaralanması/omurga kırıkları olabileceği öngörülerek, başın, çok fazla geriye itilmemesi gerekmektedir.
- İlk yardımcı yalnız ise 112 aranırken temel yaşam desteğindeki sıralamaya uygun olarak aramalıdır. )
- BOĞUMLU GÖVDE = SÂK-I UCZÎ = TIGE NOUEUSE
- BÖLÜM/KISIM ile SINIF ile TÜR
( İkisi. İLE Araz. İLE Zât. )
( AKSAM ile ASNAF ile ENVÂ )
- BÖLÜMLEME ile/ve SINIFLANDIRMA
( Nesneleri, ilişkilendirdiğimiz belirli amaçlara göre düzenleme. İLE/VE Nesnelerin, kendilerine özgü özellikleri üzerine kurulur. )
( CLASSIFICATION vs./and CATEGORIZATION )
- SPALTSTOFFGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNEBİLİR MALZEME ÖRGÜSÜ
- SPALTBARES MATERIAL, SPALTFÄHIGES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNEBİLİR MALZEME
- BÖLÜNEBİLİR ile BÖLÜNME ile YARILMAK ile SATIR
( CLEAVABLE vs. CLEAVAGE vs. CLEAVE vs. CLEAVER )
( قابل شکافته شدن ile رخ پذير ile عمل شکافتن ile رخ ile شکافتگي ile شکافتن سلول ile ساطور ile ساتور )
( GHABEL SHKAFTEH SHODAN ile RAKH PAZYR ile AMEL SHKAFTAN ile RAKH ile SHKAFTAGY ile SHKAFTAN SELOL ile SATUR ile SATOR )
- FISSION BARRIER[İng.] / BARRICADE DE LA FISSION[Fr.] / SPALTUNGSBARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME ENGELİ
- SPALTPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME ÜRÜNÜ
- FISSION YIELD[İng.] / PRODUITS/RENDEMENT DE FISSION[Fr.] / SPALTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME VERİMİ/ÜRÜNLERİ
- SCISSION[İng.] / SCISSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BÖLÜNME
- BOMBE[Fr. < BOMBÉ] değil/yerine/= ŞİŞKİNLİK, KABARIKLIK
- BOMBE değil/yerine/= ŞİŞKİNLİK/KABARIKLIK
- BÖNG/BÖN ile/ve/||/<>/< ŞABANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BOR = ŞARAP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BORÇLU/LUK ile/ve SORUMLU/LUK
- BORDER :/yerine SINIR
- BÖREK ile SUBÖREĞİ ile KOLBÖREĞİ
- BORNEO ile/ve/<> SABAH (EYALETİ)
( ... İLE/VE/<> Yerel dildeki "Sabah"ın sözcük anlamı, "rüzgârın altındaki kara" olarak çevrilmektedir. )
( ... İLE/VE/<> Arazinin dağlık ve ormanla kaplı olmasından dolayı, nüfusun %75'i [1.5 milyon], sahillerdeki ovalarda yaşamaktadır. )
( ... İLE/VE/<> Çin ile Sabah arasındaki ticaret ilişkileri, Song Hanedanı döneminde başlamış. XVII. yüzyılda, Sabah, Brunei Sultanlığı'nın bir parçasıymış ve günümüzde Filipinler'e ait olan doğu bölgesi, çıkan kargaşa sonunda, Sulu Sultanı'na verilmiş. 1877'de, İngiliz donanmasının, bölgedeki korsanlığa son vermesinden sonra, Borneo'nun kuzeyi, Brunei ve Sulu tarafından Avusturya'lı baron Johann Overbeck'e bırakılmış, o da burayı, [İngiliz] Dent kardeşlere satmış.
II. Dünya Savaşı sırasında, Japonlar tarafından işgal edilen Sabah [ya da o dönemdeki adıyla Kuzey Borneo], 16 Eylül 1963'te, [Londra'nın da etkisiyle] Malezya'ya katılmıştır. )
- BORSA İŞLEMLERİNDE:
KALDIRAÇLI ile/değil/yerine SPOT
- BORU ile/değil/yerine/>< SORU
- BOŞ (BATIL) İNANÇ = SUPERSTITION[İng., Fr.] = ABERGLAUBE[Alm.] = SUPERSTITIO[Lat.]
- BOŞ SÖZ:
SÖYLEMEMEK ile/ve/değil SÖYLEME LÜKSÜ BULUNMAMA/OLMAMA
- BOŞ ZAMANLARINDA SENİNLE KONUŞANLAR
ile/değil/yerine/><
SENİNLE KONUŞMAK İÇİN ZAMAN AYIRANLAR
- BOŞALTMAK ile DRENAJ BORUSU ile DRENAJ ile SÜZÜLMÜŞ
( DRAIN vs. DRAIN PIPE vs. DRAINAGE vs. DRAINED )
( زير آب زدن ile زير آب ile خشکاندن ile زهکشي کردن ile آبگذر ile زهکش ile زهکشي ile خشکانيده ile خالي شدن )
( ZYR AB ZADAN ile ZYR AB ile KHSHKANDAN ile ZAHAKESHY KARDAN ile آبگذر ile ZAHAKESH ile زهکشي ile KHSHKANYDAH ile KHALY SHODAN )
- BOSE-EINSTEIN STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE BOSE-EINSTEIN[Fr.] / BOSE-EINSTEIN-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BOSE-EİNSTEİN İSTATİSTİĞİ
- BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞMASI ile/ve/||/<>/> SIVI ile/ve/||/<>/> KATI ile/ve/||/<>/> GAZ ile/ve/||/<>/> PLAZMA
( SU: Parçacıklardan daha da yüksek miktarda enerji çıkardığımızda, olanaklı minimum enerji seviyesi.[Tüm parçacıkların hepsi bir bütün gibi, tamamen aynı yöne doğru "büyük bir dalga" halinde hareket eder.][Mutlak sıfır derecesine çok çok yakın derecelerde soğutulan atom topluluğudur.[mutlak sıfır = 0 Kelvin ya da −273,15°C'dir]. Mutlak sıfır civarında, parçacıklar, aynı enerji seviyesine düşerek kümeleşmeye başlarlar. Kafasına buyruk ve bireysel hareket eden parçacıklar yoktur; hepsi "aynı" kimliğe bürünmüşlerdir ve bir küme durumunda "tek bir atommuşçasına" hareket etmeye başlar.] İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> 0 derecede.[Buz] İLE/VE/||/<>/> 100 derecede.[Buhar] İLE/VE/||/<>/> Nesnenin aşırı ısınması sonucu, iyonların ve elektronların serbestçe dolaşabildiği durum. )
( )
( )
( )
(
)
- BOŞLUK ile SOKRA[Yun.]
( ... İLE Güverte döşemelerinde, iki ağacın uc uca gelmesiyle oluşan aralık. )
- BOŞLUK ile/ve/||/<> SU
- BOTTLE :/yerine ŞİŞE
- BOUNDARY :/yerine SINIR
- BOUNDING PULSE[İng.] değil/yerine/= SIÇRAYICI NABIZ
( Nabız atım hacminin ve ejeksiyon hızının birlikte artması ile ortaya çıkan nabız tipidir. Nabız dalgasında, inen ve çıkan kollar dikleşmiş ve tepe noktası sivrileşmiştir.Kronik aort yetersizliğinde diastolde sol ventriküle geri dönen kan nedeniyle artan sol ventrikül atım hacmi nabız amplitüdünü artırır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BOYA ile SUBOYASI
( ... İLE Su ile eriyebilen ağaç boyası. )
- [BÖYLE/ŞÖYLE/ÖYLE]
"HİSSEDİYORUM" değil (")SEZİYORUM(")
- BOYLU BOYUNCA ile SERE SERPE
- BOYUN OMURLARI ile/ve/<> SIRT OMURLARI ile/ve/<> BEL OMURLARI
( TORTİKOLİS: Eğri boyunlu olma durumu. )
( TAHADDÜB[Ar. < HADEB]: Kamburlaşma, dışarı doğru çıkıntı oluşması. )
- ... BOYUNCA ile ... SÜRESİNCE
- BOYUNCUK, STİLUS = İBRE = STYLE
- BOYUT ile/ve SOYUT
( DIMENSION vs./and ABSTRACT )
( PARİMANA ile/ve DHYANA, CH'AN[Çince], ZEN[Jap.] )
- BOZAYI ile SURİYE BOZAYISI
- BOZKIR SIRADÜZENİNDE:
LİYÂKAT ile/ve/||/<> SADÂKAT
- STÖRSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUCU SALINIM
- BOZUK ile SORUNLU
- BOZULMA ile/değil SAPMA
- SICH ZERSETZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNMAK
- STÖRUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNUM SAÇAKLARI
- PERTURBATION[İng./Fr.] / STÖRUNGS/THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNUM/TEDİRGİNLİK (KURAMI)
- BRACKETT SERIES[İng.] / SÉRIES DE BRACKETT[Fr.] ile/değil/yerine/= BRACKETT DİZİLERİ
- BRAGG SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE DE BRAGG[Fr.] / BRAGGSCHER SPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BRAGG TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ
- BRAGG ile/||/<> SPEKTROMETRE
( X-ışını spektrometresi geliştirilmesi )
( William Henry Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1942) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: X-ışını kristalografisi, Bragg yasası, kristal yapı analizi) (Nobel: 1915) )
- BRAHMA ile/||/<> VİSHNU ile/||/<> SHİVA
( Hindu üçlü birliğinin yaratıcı tanrısı. En üst varlık, evrenin yaratıcısı. @@ Hindu teslisinin koruyucu tanrısı. @@ Hindu teslisinin helâk edici tanrısı. )
- BRAHMACHARYA ile/||/<> SADHU ile/||/<> TYAGA
( Perhizkârlık, bekâr olarak din öğrenciliği. Tüm duyusal zevkler için arzu beslememeyi öngörür. @@ Dünya zevklerinden elini çekmiş kişi, zahit. @@ Red, terk. Tüm çalışmaların meyvelerini red ve terk etmek. )
- BRAHMANLAR ile/ve KŞATRİYALAR ile/ve VAYSYALAR ile/ve SUDRALAR ile/ve PARYALAR/DALİTLER
( Brahma'nın ağzından yaratılmış rahipler sınıfı. İLE/VE Brahma'nın kolundan yaratılmış soylular ve savaşanlar sınıfı. Krallar, savaşçılar ve soylular. [Tenleri kırmızımsıdır.] İLE/VE Brahma'nın kalçasından yaratılmış çiftçi ve tüccar sınıfı. İLE/VE Brahma'nın kalçasından yaratılmış hizmetkâr ve işçi sınıfı. İLE/VE Bu dört sınıf dışında kalanlar. )
- BROM-/BROMO- ile/||/<> OZO- ile/||/<> SAPR-/SAPRO-
( Kötü koku, bromun varlığı ile ilgili, bromla ilgili. İLE/||/<> Hoşa gitmeyen koku. İLE/||/<> Çürümüş, kokuşmuş, bozuk, bozulmuş. )
- BU/ŞU/O NE/DİR? ile/ve BU/ŞU/O NE İŞE YARAR?
( Çocukların sorusu. İLE Yetişkinin sorusu. )
( "WHAT (IS) THIS?" vs./and "WHAT WORTH OF THIS?
Children's question. WTIH/AND Adult's question. )
- BU SEFER DE ... ile ŞİMDİ DE ...
- BU ... ile ... (/BU ŞEY ile ŞEY)
( Betimleme/Tasvir/Tasavvur. İLE Kavram. )
- BU ile ŞU ile O
( THIS vs. THAT vs. IT )
- BUCKİNGHAM ile BUCKİNGHAM SARAYI ile PARA ile BUĞDAY ile BUKAROO ile BUCKEROO ile SAÇMALIK
( BUCKINGHAM vs. BUCKINGHAM PALACE vs. BUCK vs. BUCK WHEAT vs. BUCKAROO vs. BUCKEROO vs. BUCKSHOT )
( شوکا ile ديلار ile گندم سياه ile مربي اسب ile باکينگهام ile کاخ باکينگهام ile چار پاره ile چهارپاره ile ساچمه درشت ile ساچمه )
( SHOKA ile ديلار ile GANDAM SYAH ile MARBY ASB ile BAKYNAGEHAM ile KAKH BAKYNAGEHAM ile CHAR PAREH ile CHEHARPAREH ile SACHMEH DARSHT ile SACHMEH )
- BUDİZM'DE/Kİ TARİKATLAR:
SARI ile/ve SİYAH ŞAPKALILAR ile/ve KIRMIZI GRUP ile/ve ŞAPKASIZLAR
( Dalay Lama'nın başkanlığındadır. İLE/VE Karmapalar yönetir. İLE/VE ... İLE/VE ... )
- BUGA = SARIG/BÖZ BUGA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hindistan'dan getirilen bir ilaç.[Genellikle sarı ya da kızıl-kahve renktedir.] )
- BUGURDA ile SAÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kıvırcık saç. İLE Saç. )
- STEAM, VAPOUR[İng.] / VAPEUR[Fr.] / DAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR
- BUHARA HALISI ve/<> SÜZANE KİLİMİ
( ... VE/<> Genç kızlar, çeyizleri için üç parça olarak kendileri hazırlamaktadır. )
- BUHARLAŞMA ile/<>/>< SIVINMA
( Sıvı durumdan, buhar ya da gaz durumuna geçmek. İLE/<>/>< Gaz ya da buhar durumundan, sıvı durumuna geçmek. )
- BÜHTAN ile SÛ-İ ZANN
( Zan bir kafese benzer, biz de bülbüle. O zan kafesi, bizi gül dalına kondurtmaz. )
- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ
- BÜLBÜL ile ŞEB-HÂN[Fars.]
( ... İLE Gece öten bir cins bülbül. )
- BÜLBÜL ile SÖĞÜT BÜLBÜLÜ
- BULBUS değil/yerine/= SOĞANCIK | OMURİLİK SOĞANI | YUMRU
- BULGUR ile SİYAZ BULGURU
- BULMAK ile BİR TEDAVİ BUL ile BİR FIRSAT BUL ile MÜŞTERİ BUL ile KUSUR BUL ile SUÇLU BULMAK ile FIRSAT BUL ile ANLAMAK ile ÇÖZÜM BUL ile GENÇLİĞİ YENİDEN BUL
( FIND vs. FIND A CURE vs. FIND AN OPPORTUNITY vs. FIND CUSTOMER vs. FIND FAULT vs. FIND GUILTY vs. FIND OPPORTUNITY vs. FIND OUT vs. FIND SOLUTION vs. FIND YOUTH AGAIN )
( پيدا کردن ile کشف کردن ile يافتن ile پيدا کرد ile چاره انديشيدن ile مجال پيدا کردن ile خريدار پيدا کردن ile عيب گرفتن ile عيبجوئي کردن ile مجرم شناختن ile مجال کردن ile در يافتن ile مکشوف کردن ile دريافتن ile اطلاع يافتن ile پي بردن ile يافتندرمان ile جواني را باز يافتن )
( PEYDA KARDAN ile KESHOF KARDAN ile YAFTAN ile PEYDA KARD ile CHAREH ANDYSHYDAN ile MOJAL PEYDA KARDAN ile KHARYDAR PEYDA KARDAN ile EYBE GARAFTAN ile EYBEJOYEY KARDAN ile MOJRAM SHENAKHTAN ile MOJAL KARDAN ile DAR YAFTAN ile MAKESHOOF KARDAN ile دريافتن ile ETLA YAFTAN ile PEY BARDAN ile YAFTANDARMAN ile JAVANY RA BAZ YAFTAN )
- BULUT BİLİŞİM'DE(CLOUD COMPUTING):
IAAS ile/ve/+/<>/> PAAS ile/ve/+/<>/> SAAS
( Infrastructure as a service. İLE/VE/+/<>/> Platform as a service. İLE/VE/+/<>/> Software as a service. )
- BULUT ile SAÇAKBULUTU
( ... İLE İnce, tüy gibi, saçaklı görünüşü olan, buz parçalarından oluşmuş beyaz bulut. )
( ... cum SIRRUS )
- BUNALIM/BUNGUN ile/ve SIKINTI/LI
( DEPRESSION vs./and DISTRESS/BOREDOM )
- BURAYA ile ŞİMDİYE KADAR
( HITHER vs. HITHERTO )
( به اينجا ile تاکنون ile تابحال )
( BAH AYNAJA ile TAKNON ile TABHAL )
- BURGULU KAZIK ile ÇAKMA KAZIK ile FORE KAZIK ile KUM KAZIK ile MİNİ KAZIK ile SÜRTÜNME/ADERANS KAZIĞI
( Ucundaki burgu aracılığıyla burularak yere sokulan kazık. İLE Bir şahmerdan ile başına vurularak yere çakılan, ucu çelik çarıklı kazık. İLE Zemine çakılan bir kılıf borusunun içindeki toprağı boşaltıp çelik donatı indirdikten sonra yerinde beton dökülerek yapılan kazık.[Beton döküldükçe, kılıf, yukarıya çekilir.] İLE Çok çürük zeminlerde, delinen zemine kum doldurarak yapılan bir çeşit kazık. İLE Geçici toprak işleri için kullanılan, çapı 25 cm. kadar olan ve yanyana çakılarak ya da açılan deliklere beton dökülerek uygulanan kısa boylu kazıklara verilen ad. İLE Sağlam zemine ulaşılması olanaksız durumlarda, beton dökülerek yapılan ve yanlarak sürtünerek duran kazık. )
- BURNU BÜYÜK/LÜK ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK
- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK
( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )
- BÜRÜNME ile/ve/||/<> SARINMA
- BUSHİDO ile/||/<> SAMURAİ ile/||/<> KOSHİ
( Samurai'nin ahlâk yasası. Japon şövalyelik mesleği. @@ Japonya'da Zen'den çok etkilenmiş, mesleği savaşçılık olan sınıf. @@ Omuriliğin göbek hizasının altında kalan bölümüne verilen ad. )
- BÜŞİNÇEK[Kençek] = SALKIM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzüm salkımı. )
(1996'dan beri)