S ve Ş ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.330 başlık/FaRk ile birlikte,
15.330 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(15/63)
- KARINCA ile SÜRÜCÜ KARINCA
( ... İLE 20 milyonluk karınca sürüsü olarak, birlikte yaşar ve hareket ederler. )
( ... İLE Bir günde, 100.000 av elde ederler. )
( ... İLE Kuşları ve zayıf memeleri de avlayabilirler. )
( ... İLE Suyun üzerinde, birbirine kenetlenerek, 12 m. uzunluğunda bir köprü oluşturarak, öteki karıncaların üzerlerinden geçmesini sağlarlar. )
- KARIŞMAK ile SORGULAMAK
( "TO INTERFERE/MEDDLE" vs. TO INTERROGATE )
- KARIŞTIRMA ile/ve/değil SOĞUTMA
- KARIŞTIRMAK ile/ve ŞAŞIRMAK
( TO CONFUSE vs./and TO LOSE )
- KARİZMA/İMAJ ile/yerine SAĞLIK
( Dünyanın en büyük mülkü sağlık, en büyük hazinesi memnun olmasını bilme, en büyük dost kendine-güven, en büyük sevinç de aydınlanmaya ulaşmadır. )
- KARMAŞA değil/yerine/>< SEVGİ
(
)
( Bazı noktaları birleştirirsek "karmaşa", görünmez ve (en başta sevgi gibi) bazı (değerli) şeyler görünür olur. )
- KARMAŞIK ile/değil/yerine "SARMAŞIK"
- KARMAŞIKLIKTA ve/||/<> UYUŞMAZLIKTA ve/||/<> ZORLUKTA | ve/||/<>
SÜREKLİLİKTE
( Yalınlığı bulmak. VE/||/<> Uyumu bulmak. VE/||/<> Çözümü bulmak. VE/||/<> Kendini bulmak/tanımak! )
- KARPUZ[Fars. < HARBÛZ | Kavun.] ile ŞALAK
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki. | Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. | Lamba karpuzu. | Kadın memesi. İLE Ham, büyümemiş karpuz. )
( BOSTAN: Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )
( BATİH, BITTÎH ile ... )
( CITRULLUS VULGARIS cum ... )
- KARŞILIK ile/ve ŞÜKRAN
( RESPONSE vs./and GRATITUDE )
- ANTIPROTON THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'ANTIPROTON[Fr.] / ANTIPROTONSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT PROTON EŞİĞİ
- KARTAL ile ŞAH KARTAL
(
)
( Şah kartalın nesli küresel ölçekte tehlike altında. Türkiye’de tahminen 100 çift yaşıyor. Trakya genelinde yaptığımız çalışmada 44 yuva bulduk. İyi haber, 27 tanesinde kartallar yaşıyor ve bu yıl[2015] 26 kartal civcivi oldu. Şah kartallar dere boyundaki en uzun söğüt ağaçlarına yuvalarını kuruyor ve gelengi, kirpi ve hatta martıyla besleniyor.
Yuva ağaçlarının kesilmesi, beslenme alanlarının yok edilmesi, izole edilmemiş elektrik telleri ve rüzgar enerjisi için kurulan santrallerin pervaneleri kartalların önündeki en büyük tehditler. Bu, şah kartal için öyle bir durum ki, Türkiye’de sadece 200 insan kaldığını düşünün ve sadece 26 bebeği bulabildik. Şah kartal için araştırmaya, öğrenmeye ve onları kurtarmak için yapabileceklerimizi keşfetmeye devam edeceğiz. )
( ... vs. IMPERIAL EAGLE )
( ... cum AQUILA HELIACA )
- KARTAL ile ŞAHİN/KEKÜK[dvnlgttrk] ile DOĞAN
( Ne olmadıkları üzerinden tanımlanırlar. ["Çaylakların, akbabaların, atmacaların, şahinlerin ve doğanların dışında kalan, gündüz avlanan, büyük bir yırtıcı kuş."] İLE ... İLE ... )
( Dişilleri, erillerinden daha iridir. [Türün yırtıcılık düzeyi arttıkça, dişil ile erili arasındaki fark belirginleşir.] İLE ... İLE ... )
( Gözleri, gövdelerine oranla, insandakinden 20 kat daha büyüktür. [Görme keskinlikleri, kişininkinden 8 kat fazladır.][Bir tavşanı 3 km. öteden fark edebilirler.][Avlarının üzerine çullandığında, göz kasları mercek bombesini sürekli olarak ayarlayarak saldırı boyunca odak keskinliğini ve derinlik algısını korur.] İLE ... İLE ... )
( Yüksekte uçan türlerin, havanın ısınarak hafiflemesini beklemeleri gerekir. İLE ... İLE ... )
( Ne kadar ağırlarsa, av o kadar geç başlar. [Pike yapan bir kartalın hızı saatte 300 km. hıza çıkabilir fakat bu girişimlerin ancak 1/4'ü hedefe ulaşır.] İLE ... İLE ... )
( Ölü ya da diri herşeyi yerler. İLE ... İLE ... )
( İkişerli kümeler halinde yumurtlarlar. [Yumurtadan ilk çıkan yavru kartal kardeşini öldürür.] İLE ... İLE ... )
( Güneşi simgeler. İLE ... İLE ... )
( Bizans İmparatorluğu'nun simgesiydi. [Başlardan biri Eski Roma, öteki ise Yeni Roma(Konstantinopolis)] İLE ... İLE ... )
(
ile
ile
)
( Kartalların fotoğrafı neden yandan çekilir?
İşte nedeni!...
)
(
)
(
)
(
)
(
)
( NESR, UKAB[çoğ. AKABE, IKBÂN]["ka" uzun okunur] ile ...
YERHÛM: Eril kartal. )
( EAGLE[< EAGLET] vs. HAWK )
( AQUILA[< ACCIPITER: Avcı kuş.] cum ACCIPITER, BUTEO BUTEO
ACCIPITRADAE [ailesi] cum ... )
- KARTAL ile SAVAŞÇI KARTAL
( ... İLE Babunları avlarlar. )
( ... İLE Mandril maymunlarını avlarlar. [Kendinin 4 katı büyüklükteki bir antilobu bile öldürebilirler.] )
( İkisi de yılanları avlarlar. )
( Pencelerinde sallanan yılanla havalanırlar. İLE Yılanı kafalarından başlamak üzere yemeye başlarlar. )
( ... İLE Afrika'da yaşar. )
( ... vs. MARTIAL EAGLE/IMPERIAL EAGLE
... vs. SHORT-TOED EAGLE )
( ... cum POLEMAETUS BELLICOSUS
... cum AQUILA HELIACA
... cum HALIAEETUS PELAGICUS
... cum CIRCAETUS GALLICUS )
- KARTAL ile SEKRETER KUŞU
( ... İLE Avlarını, güçlü pençeleriyle ezerek öldüren tek yırtıcı kuş. )
( ... İLE Yiyecek kusabilmelerinin yanısıra su da kusabilirler. )
( ... İLE Boyları, 120 cm. civarındadır. )
- KARTAL ile (SİYAH) KESTANE KARTALI
- KARYOLA[İt. < CARRIOLA] değil/yerine/= SEKİ/SEDİR
( Üzerine yatak yapılıp yatılan tahta ya da metal sedir. | El arabası. )
- KAS ile SPINCHTER
( ... İLE Kasılıp-gevşeme suretiyle anüsün açılıp kapanmasını sağlayan kas halkası. )
- KÂSE ile/||/<> SUKURCA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE Bir tür kâse. )
- KASÎDE ile ŞİTÂİYYE
( ... İLE Giriş bölümü kıştan bahseden ya da kış betimlemeleriyle başlayan kasîde. )
- KASIRGA ile SİKLON KASIRGA[Fr. < Yun.] ile VORTEKS[İng. < VORTEX] ile DENİZ ETKİSİ KAR(DEK)
( ... İLE Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde, hızla dönen rüzgârların oluşturduğu, şiddetli fırtına. İLE Kuzey Yarım Kürede, saat yönünün tersine dairesel hareketle kendi ekseni etrafında dönen hava akımı. İLE ... )
- KAŞKA ile SAKAR/AKITMA
( Atın alnındaki beyaz leke. İLE Hayvanların alnındaki beyaz leke. )
- KAST ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
( Bilinçli yönelim, çoğu zaman hukukta fiile dönük irâde. @@ Fiilden önceki uzun süreli yönelme ve hazırlık durumu. )
( "Zarar kastı bulunmamaktadır." @@ Kişiye yönelik şibak nihali bulunduğu, önceki temaslardan anlaşılmaktadır."[Henüz fiil yoktur fakat hedefe bağlanma süreci vardır.] )
- KATEGORİK ile SINIFLANDIRMA ile KATEGORİZE ETMEK ile KATEGORİ
( CATEGORICAL vs. CATEGORIZATION vs. CATEGORIZE vs. CATEGORY )
( ردهاي ile رستهبندي ile رده بندي ile طبقه بندي ile خانه خانه کردن ile رسته بندي کردن ile رده بندي کردن ile رسته ile سنخ ile رده ile سلک ile مقوله ile طبقه )
( RADEHYAY ile رستهبندي ile RADEH BANDY ile TABAGHEH BANDY ile KHANEH KHANEH KARDAN ile RASTEH BANDY KARDAN ile RADEH BANDY KARDAN ile RASTEH ile SANAKH ile RADEH ile SALAK ile MOGHOLEH ile TABAGHEH )
- SULP ERİYİK[Osm.] / SOLID SOLUTION[İng.] / SOLUTION SOLIDE[Fr.] / FESTE ELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ÇÖZELTİ
- SOLID-STATE REACTION[İng.] / FESTER BRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI-DURUM TEPKİMESİ
- SOLIDUS CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDUS[Fr.] / SOLIDUS-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI EĞRİSİ
- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT
- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ
- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ
- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ
- SULBİYET[Osm.] / SOLID STATE[İng.] / ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL
- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM
- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER
- SULP MAHRUK[Osm.] / SOLID FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE SOLIDE[Fr.] / FESTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAKIT
- KATI ile SERT
( SOLID vs. HARD )
- KATI ile/>< SIVI
( Belirli biçim ve oyluma sahip nesne. İLE/>< Belirli biçimi olmayan, akışkan nesne. )
( SOLIDS vs./>< LIQUIDS )
- SULP[Osm.] / SOLID[İng.] / SOLIDE[Fr.] / FERRONICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI
- SOLID STATE PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DE L'ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KATIHAL FİZİĞİ
- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ
- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI
- TASALLUP[Osm.] / SOLIDIFICATION[İng.] / VERFESTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA
- SOLIDIFY[İng.] / ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMAK
- RIGIDITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA RIGIDITÉ[Fr.] / STARRHEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILIK KATSAYISI
- KATILIM/CILIK ve SÜRPRİZ
( Eşeysellik/sevişme, katılım ve sürpriz gerektirir. )
- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI
- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK
- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN
- SEMI-CONDUCTEUR NON DOPÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ YARI İLETKEN
- SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMA
- SOLIDIFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMAK
- KATMAN ile SIRADÜZEN
( LAYER vs. HIERARCHY )
- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM
- KAVGA[Fars. < GAVGA: Gürültü.] ile !SAVAŞ
- KAVGA ile SAVAŞÇI ile SAVAŞ UÇAĞI ile KAVGA ile KAVGASIZ
( FIGHT vs. FIGHTER vs. FIGHTER JET vs. FIGHTING vs. FIGHTLESS )
( دعوا ile مصاف دادن ile نبرد کردن ile مجادله ile محاربه کردن ile جدل ile رزم کردن ile جنگ کردن ile جنگيدن ile دست بگريبان شدن ile زد و خورد کردن ile ستيزيدن ile مبارزه ile سروصدا کردن ile کتک کاري ile به زد و خورد پرداختن ile مصاف ile زد و خورد ile رزمنده ile جنگجو ile رزم جو ile مشت باز ile جنگ کننده ile جنگنده ile مبارز ile هواپيماي شکاري ile ستيز ile رزمي ile بي محاربه )
( DAVA ile MOSAF DADAN ile NABARD KARDAN ile MOJADELEH ile MOHARBEH KARDAN ile JODEL ile RAZM KARDAN ile JANG KARDAN ile JANGYDAN ile DAST BEGARYBAN SHODAN ile ZAD VE KHORD KARDAN ile ستيزيدن ile MOBARZEH ile SOROSEDA KARDAN ile KETAK KARY ile BAH ZAD VE KHORD PARDAKHTAN ile MOSAF ile ZAD VE KHORD ile RAZMANDEH ile JANGJO ile رزم جو ile MOSHT BAZ ile JANG KONANDEH ile JANGANDEH ile MOBARZ ile NPAVAPYMAY SHKARY ile SETYZ ile RAZMY ile BEY MOHARBEH )
- KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK
- KAVRAM ve SABİTE
( CONCEPT and CONSTANT/STATIC )
- KAVRAM ile/>< SAÇMA
- KAVRAM ve/||/<>/= SAF DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME
- KAVRAM ile SALTIK
- KAVRAM ile SALTIK
( CONCEPT vs. ABSOLUTE )
- KAVRAM ve/||/<>/> SANAT
- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE
( İndirgeme. İLE/VE Çoğaltma. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir grup nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Olan'ı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklı olan'ı gösterir. )
( Olguyu açıklar. İLE/VE "Kişisel deneyimler"i ansıtan ve her bireyde farklı yansımaları işaret eden bir özellik gösterir. )
( Kavramsal düşünme, öğrenmeye ve belirlemeye yardım eder. İLE/VE Simgesel düşünme, yorumlamaya olanak tanır. )
( "Küptaş", geometrinin taşta gösterimi olarak "bilimsel us"u simgeler. )
( Mâbedi, herhangi bir yapıdan ayıran en temel özellik, onun baştan sona simgesel bir donanımda olmasıdır. | Mâbedin yapımında kullanılan hemen her nesne ya da öğe, kendi nesnel ve özdeksel yapısından başka bir değeri göstermekle birer simgedir. [Bilge Süleyman, mâbedi, Tanrı'ya değil Tanrı'nın adına yaptırmıştır.] )
( Adlar, bir nesneyi/kişiyi değil de, bir değeri/erdemi ya da ilkeyi gösteriyorsa simgesellerdir. )
( CONCEPT vs./and SYMBOL
Reduction. WITH/AND Increase. )
- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE
( İndirgeme. İLE/VE/<> Çoğaltma. )
( ... İLE/VE/<> Bireşim/tevhid. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir öbek nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE/<> İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. )
( Olanı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklılığı gösterir. )
( Reduction. VS./AND/<> Increase. )
( CONCEPT vs./and/<> SYMBOL )
- KAVRAM ve/||/<> SİMGE ve/||/<> İÇ DENEYİM
- KAVRAM ile/ve/<> SINIR
( CONCEPT vs./and/<> LIMIT )
- KAVRAM ile/ve/||/<> SOYUT
- KAVRAM ile/ve/<>/= SÜREÇ
( CONCEPT vs./and/<>/= PROCESS )
- KAVRAMAK ile SANCI
( GRIP vs. GRIPES )
( چنگال ile پنجه زدن ile بچنگال گرفتن ile دلپيچه )
( CHANGAL ile PANJEH ZADAN ile BECHANGAL GARAFTAN ile DELPYCHEH )
- KAVRAM/AK ile/ve SINIR/LAMAK
( COMPREHENSION vs./and (TO) LIMIT )
- KAVRAM/LAR ile/ve SINIR KAVRAM/LAR
- KAVRAM/LAR ile/ve/<> SINIR KAVRAM/LAR
( CONCEPT/S vs./and/<> LIMIT CONCEPT/S )
- KAVRAM/LAR ile/ve/||/<> SÖZCÜK/LER
( Mantıkta, en küçük birim. İLE/VE/||/<> Dilde, en küçük birim. )
( KAVRAM: Bilincin dilbilgisi. )
( Şeylerin kavramı, sözcüklerin anlamı olur. )
( Kavram, her defasında üretilmesi gerekli olandır. )
( Kavram, tekil şeylerin özünü değil şeylerdeki evrensel öğeyi açıklar. )
( Kavram, zaman ile ilişki içinde değil zamansal olmayan varoluş [bengilik] türü altında kavranmalıdır. )
( Kavramlar, dışsal nesnelerin imgesi değildir. )
( Her kavram, bütünsel bir süreçtir ya da sürecin bütünselliğidir. )
( Düşünen her bir kişi için, kavram gereksinimi vardır ve bunlar, dünyanın neresinde ve ne zaman üretilirse üretilsin, artık, insanlığın malıdır. )
( Kavramlar dünyasına giren her kişi, evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )
( Sözcük, bir köprüdür. )
( Sözcükler, bizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilir. )
( Sözcükler, gerçekleri iletmez, onları işaret eder. )
( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )
( Sözcükler ve sorular, zihinden gelir ve bizi orada tutar. )
( Sözcük ile anlamı arasındaki bağlantı nedeniyle, sözcükler değerlilerdir ve eğer kişi, sözcüğü çok büyük bir dikkatle incelerse, kavramın ötesine geçerek, onun kökenindeki deneyime ulaşır. )
( Kişilik ötesine geçtiğinizde artık sözcüklere gereksiniminiz olmaz. )
( Sözcükler olmayınca anlaşılacak ne kalır? Anlama gereksinimi, yanlış-anlamadan doğar. Söylediğim/iz doğrudur fakat size göre o sadece bir kuram. Onun, doğru olduğunu nasıl anlayabileceksiniz? Dinleyin, anımsayın, düşünün, gözünüzde canlandırın. Ve günlük yaşamınızda uygulayın! Bana/bize/ona sabır gösterin ve herşeyden çok, kendinize sabır gösterin, çünkü tek engeliniz kendinizsiniz.
Yol, sizden geçerek kendinizden öteye götürür. Siz, sadece belirli, özel olanın gerçek, bilinçli ve mutlu olduğuna inandıkça ve ikilem ötesi gerçeği, hayal ürünü bir soyut kavram olarak red ve inkâr ettikçe, benim/bizim sadaka verir gibi, kavramlar ve soyutlamalar dağıttığımı/zı düşüneceksiniz. Fakat bir kez kendi varlığınız içindeki gerçeğe dokundunuz mu, o zaman, size en yakın ve en sevgili olanı tarif etmekte olduğumu/zu göreceksiniz. )
( Without words, what is there to understand? The need for understanding arises from misunderstanding. What I say is true, but to you it is only a theory. How will you come to know that it is true? Listen, remember, ponder, visualise, experience. Also apply it in your daily life. Have patience
with me and, above all have patience with yourself, for you are your only obstacle.
The way leads through yourself beyond yourself. As long as you believe only the particular to be real, conscious and happy and reject the non-dual reality as something imagined, an abstract concept, you will find me doling out concepts and abstractions. But once you have touched the real within your own being, you will find me describing what for you is the nearest and the dearest. )
( The word itself is the bridge.
Words can bring you only unto their own limit.
Words do not convey facts, they signal them.
Words indicate, but do not explain.
Words and questions come from the mind and hold you there.
Words are valuable, for between the word and its meaning there is a link and if one investigates the word assiduously, one crosses beyond the concept into the experience at the root of it.
Once you are beyond the person, you need no words. )
( Sözcükler, hem tarihsel süreçte dikey, hem de farklı alanlarda, yatay kullanımları nedeniyle çok değişik anlamlara sahip olabilirler. )
( Kavramları/karşılıkları, kişilerde(zihinlerinde) bulunmayan, sadece sözel seviyedeki "düşünme" ve "kullanımlar", kişiler arasında, iletişim kazalarına, anlaşmazlıklara ve/ya da doğrudan şiddete kaynak oluşturur. )
( Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin! )
( ... İLE/VE/||/<> Sabitlenemeyeni, sabitlemek. )
( Kavramlar, aklın görüleridir. )
( CONCEPTS vs./and/<> WORDS )
( CONCEPTUS cum/et/<> ... )
( ... ile/ve/<> YAN )
( MEFHUM ile/ve/<> KELİME )
( DER BEGRIFF mit/und/||/<> ... )
- KAVRAMLARIN OLUŞUMU ile/ve/||/<>/> SINIFLANDIRMA
- KAVUN ile ŞAMAMA[Ar.]
( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )
( BITTÎH ile ŞEMÂME )
( ... ile KÂLE )
( ... cum CUCUMIS DUDAIM )
- KAYA ÖRÜMCEĞİ ile/ve ŞEYTAN ÖRÜMCEĞİ ile/ve YER ÖRÜMCEĞİ
- KAYA ile ŞELF
( ... İLE Raf biçiminde kaya. )
- KAYBETMEK ile/ve/değil/yerine/||/>< SEVMEK
( Bir anda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Zamanla. )
- DEĞER/KİŞİ:
KAYBETTİĞİMİZDE ANLAŞILAN değil SAHİPKEN BİLİNMESİ GEREKEN
- KAYGI/ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI
( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, kişiyi, gelecek hakkında kaygılandırır. )
( ANXIETY vs./and/> BOREDOM/DISTRESS/DEPRESSION
The memory of past suffering and the fear of its recurrence make one anxious about the future. )
- KAYGI değil/yerine/>< SAYGI
( "Kaygı..." yazısı için burayı tıklayınız... )
- KAYGI ile/ve/||/<>/>/< STRES
- KAYIKÇIK, KARİNA, ALT KAYIK = SÜFLÎ ZEVRAK = NACELLE, CARÈNE
- [ne yazık ki]
KAYIRMA ile/ve/||/<> ŞIMARTMA
( NEPOTISM vs. SPOIL )
- KAYISI[Fars. KAYSİ]/MIŞMIŞ[Ar.] ile ŞEKERPARE[Fars.]
( Gülgillerden, sıcak ya da ılık iklimlerde yetişen, çiçekleri pembemsi beyaz bir ağaç. | Bu ağacın, açık turuncu renkte, eti sulu, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi. İLE Çok tatlı bir tür kayısı. | Bir tür hamur tatlısı. )
( KAYISI:
KAJSZIJA[Bulgarca]
CAIS/CAISI/CASIA[Romence]
KAJSIJA[Hırvatça]
KAJSI[Arnavutça]
KAJSZI[Macarca, Tatarca] )
( PRUNUS ARMENIACA cum ... )
- KAYISI ile/ve SOĞANCI
- KAYIŞKIRAN = SABANKIRAN
( Baklagillerden, kökleri toprağa derince girdiği için tarlalar sürülürken sabanı tutan, çiçekleri kırmızı bir bitki. )
( ONOSIS SPINOSA )
- KAYIT ile SINIR
- KAYITSIZLIK ile KAYITSIZ ile ŞİKAYET ETMEK ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET ile ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET
( COMPLACENCY vs. COMPLACENT vs. COMPLAIN vs. COMPLAINANT vs. COMPLAINER vs. COMPLAINING vs. COMPLAINNING vs. COMPLAINT vs. COMPLAINTANT vs. COMPLAISANCE )
( خود خوشنودي ile خود خوشنود ile عشرت طلب ile گله کردن ile شکايت کردن ile چغلي کردن ile شاکي بودن ile شکوه و شکايت کردن ile شکايت داشتن ile شکوه کردن ile شاکي ile عارض ile منقد ile تشکي ile متظلم ile چغلي ile گله گزاري ile اعتراض ile تظلم ile داد خواست ile دادخواست ile گله ile شکوه ile شکايت ile ادب )
( KHOD KHOSHNODY ile KHOD KHOSHNOD ile ESHRAT TALAB ile GOLEH KARDAN ile SHKAYT KARDAN ile CHOGHELY KARDAN ile SHAKY BODAN ile SHKUH VE SHKAYT KARDAN ile SHKAYT DASHTAN ile SHKUH KARDAN ile SHAKY ile AREZ ile منقد ile TASHKY ile متظلم ile چغلي ile GOLEH GOZARY ile ETERAZ ile TAZLOM ile DAD KHAST ile DADKHAST ile GOLEH ile SHKUH ile SHKAYT ile ADAB )
- SHEARING STRESS[İng.] / EFFORT DE CISAILLEMENT, TENSION DE CISAILLEMENT[Fr.] / SCHERBEANSPRUCHUNG, SCHERSPANNUNG, SCHUBSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA GERİLMESİ
- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI
- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ
- KAYNAK ve/<> YOL ve/<> SONUÇ
( TİNSELLİK/İNSAN: Kaynağı, yolu ve sonucu kendinde olan. )
- BOILING POINT ELEVATION.[İng.] / SÜDEPUNKT ERHÖHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ
- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI
- BOILING WATER REACTOR[İng.] / RÉACTOR À EAU BOUILLANTE[Fr.] / SIDEWASSER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SULU REAKTÖR
- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET
- KAYTAN ile/ve/||/<> ŞEYTAN
( Büküle büküle... İLE/VE/||/<> Düzüle düzüle...( / s.kile s.kile...) )
- KAZ ile SİBİRYA KAZI
- KAZANMAK ile ZAFER KAZANMAK ile KABUL GÖRMEK ile ERİŞİM KAZANMAK ile YÜKSEKLİK KAZANMAK ile SAYGI KAZANMAK ile KİLO ALMAK
( GAIN vs. GAIN A VICTORY vs. GAIN ACCEPTANCE vs. GAIN ACCESS vs. GAIN HEIGHT vs. GAIN RESPECT vs. GAIN WEIGHT )
( انتفاع ile راه يافتن ile جلب کردن ile بدست آوردن ile به دست آوردن ile نفع کردن ile نفع بردن ile بهره تقويت ile ضفر يافتن ile جلب موافقت ile تقرب جستن ile دست يافتن ile ارتفاع يافتن ile آبرو يافتن ile وزن زياد کردن ile چربيدن ile حال آمدن )
( ENTEFA ile RAH YAFTAN ile JALAB KARDAN ile BADAST AVARDAN ile BAH DAST AVARDAN ile NAF KARDAN ile NAF BARDAN ile BACPAREH TAGHOYT ile ZAFAR YAFTAN ile JALAB MOVAFEGHT ile TAGHARB JASTAN ile DAST YAFTAN ile ERTAFA YAFTAN ile ABRO YAFTAN ile VAZAN ZYAD KARDAN ile CHARBYDAN ile HAL AMADAN )
- [ne yazık ki]
KAZF-İ ...:
Bİ-TARÎK-İL KİNÂYE ile MUALLAK ile MUZÂF ile SARÎH
( Birine, kinâyî bir tâbir ile zinâ isnâd etmek.[Hadd cezasını gerektirmez.] İLE Bir koşula talik sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şuraya giden zânîdir" denilmedikçe] İLE Bir vakte izâfe sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şu hâneye girerse zânîdir" denilmedikçe] İLE Sarâhâtten zînâya müşir bir söz ile gerçekleşen hakaret.["Şu kişi, zânîdir" gibi.] )
- KÂZİB(KİZBİYET) ile SÂDIK(SIDKIYET)
( Vakıaya mutabık olup olmaması açısından. )
( Vakıanın önermeye mutabık olup olmaması açısından Hakikat ya da Bâtıl. )
- KAZIMAK ile/ve/değil/yerine SIYIRMAK
- KEDİ ile SAVANNA KEDİSİ
( ... İLE Evde beslenilen kediler ile vahşi kedi türünün birleşmesiyle ortaya çıkar. )
- KEDİ ile SAZ KEDİSİ
( ... İLE Nesli tehlike altında olan 3 canlıdan biri. [Saz Kedisi, Orfoz, Deniz Kaplumbağası] )
- KEDİ ile SAZLIK KEDİSİ
(
)
( ... İLE Hindiçin Yarımadası ve Sri Lanka'dan, Hindistan ve Mezopotamya üzerinden İdil Deltası ve Sincan Uygur Bölgesi'ne kadar geniş alana dağılmıştır. Afrika kıtasındaki tek popülasyonu, Mısır'da, aşağı Nil Vadisi'nde ve Türkiye'de[Eğirdir Gölü, Nallıhan, Manavgat Çayı, Akyatan Gölü, Porsuk Çayı'nda] bulunan bir kedi türüdür. )
- KEDİ ile SCOTISH FOLD
- KEFÂRET/PENANCE değil/yerine/= SUÇ ÖRTER
- CAKE[İng.] / SE GRUMELER[Fr.] / KLUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEK
- CAKING[İng.] / S'AGGLOMÉRER[Fr.] / ZUSAMMENBACKEN, FESTBACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEKLEŞME
- KEL BAŞ >< ŞİMŞİR TARAK
- KEL ile SAÇSIZ ile KELLİK
( BALD vs. BALDING vs. BALDNESS )
( تاس ile طاس ile کجل ile کل ile بي مو ile کم مو ile کجلي ile داء الثعاب ile طاسي )
( TAS ile TAS ile کجل ile KEL ile BEY MO ile KAM MO ile کجلي ile داء الثعاب ile طاسي )
- KELÂM ile "ŞİÎ KELÂMI"
( ... İLE Varolanbilimi[ontoloji] ve bilgibilimi[epistemoloji] farklı. )
- KELÂM[Ar.] değil/yerine/= SÖZLEM
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> BÂTINÎLER ile/ve/||/<> FİLOZOFLAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER ile/ve/||/<> İŞRÂKİLER ile/ve/||/<> MUHAKKİKLER
- KELEBEK ile/ve/değil SİVRİSİNEK
( ... İLE/VE/DEĞİL Papua Yeni Gine'nin, Sepik Irmak'ında bulunan çok çeşitli sivrisineklerinin arasında, kelebeğe benzeyenleri de bulunmaktadır. [Bu bölgedeki sivrisinekler, sabah, öğle ve akşam olmak üzere ayrı sivrisineklerdir.] )
- KELEBEK ile/ve/<> SÖĞÜT KELEBEĞİ
- KELER ile SIRTAR
( ... İLE Bir keler türü. )
- KELER ile SUKELERİ/KİLİS
( Köpekbalıkları takımının, kelergiller ailesinden, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık. İLE Kurbağagillerden, durgun sularda ve karada yaşayan bir tür küçük hayvan. )
( RHINA SQUATINA cum LOPHIUS )
- KELGİN ile SEL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gel-git döngüsünde, suların kabarması ve bu nedenle oluşan seller. İLE ... )
- KELİME HAZİNESİ[Ar.] değil/yerine/= SÖZ AĞIŞI/DAĞARCIĞI/VARLIĞI
- KELİME[Ar.] ile/yerine/= SÖZCÜK
- KELİME-İ ŞEHÂDET ile/ve/||/<> ŞEYTANIN LÂNETLENMESİ
( İslâm'da. İLE/VE/||/<> Hristiyanlık'ta. )
( HÜSN-EL HÂTİME )
- KEL/LİK ile/değil/yerine SAÇSIZ/LIK
- KELVİN ile/||/<> SIVI HİDROJEN[İng. LIQUID HYDROGEN] ile/||/<> TERMOMETRE[İng. THERMOMETER]
( Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) temel sıcaklık birimidir. "Mutlak sıfır sıcaklığı" kavramına dayanan bir sıcaklık ölçeğidir. Genellikle bilimsel gösterimde kullanılır ve diğer sıcaklık ölçeklerinden farklı bir biçimde hesaplanır. Diğer sıcaklık ölçekleri ile sabit orana sahiptir. "K" ile gösterilir. Adını, İskoç fizikçi Lord Kelvin'den alır. @@ Bir element olan hidrojenin (H2) sıvı formudur. LH2 olarak gösterilmektedir. Uzay ve havacılık alanlarında sıkça kullanılmaktadır. Hem daha düşük basınçlarda saklanabildiği için güvenli olması hem de yüksek enerji sağlayabilmesi nedeniyle uzay araçlarında yakıt olarak tercih edilmektedir. Hidrojeni sıvı forma geçirmek için 33 Kelvin'e soğutmak gerekmektedir. @@ Bir cismin ya da sistemin sıcaklığını ölçmede kullanılan alettir. Ölçülen sıcaklığın SI birimi Kelvin'dir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KEMÂL ve SÛRET
( Hareket eden maddedeki olanakların dışa çıkması. VE Her kemâl bir sûretin açığa çıkmasıdır. | Mâhiyetin maddeyle bitişmiş halidir. )
- KEMAN ile/ve SARİNDA
( ... İLE/VE Hint kemanı. )
- KEMENÇE ile SARANGİ
( ... İLE Kuzey Hindistan klâsik müziğinde kullanılır. )
- KEMİK ile SABANKEMİĞİ
( ... İLE Burun boşluklarını birbirinden ayıran çeperin arkasında bulunan, ince, uzun bir kemik. )
- KEMİRMEK ile/ve/||/<> SÖMÜRMEK
- KENÇ LİYÜ ile SOFRA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hakan'ların şölenleri ya da bayramlarda kurulan, herkesin gönlünce, yağmalarcasına yemek yediği bir sofra. İLE ... )
- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile SAYIKLAMAK
( Zihinsel bozukluklarda. İLE Uykuda ya da hastalıkta. )
- KENDİ KENDİNE KONUŞMAK ile/değil "SESLİ DÜŞÜNMEK"
( Denetleyemeden. İLE/DEĞİL Farkındalıkla. )
( ... İLE/DEĞİL Kişi bazen farkında olmadan da düşündüklerini seslendirebilir. )
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçınmayın. )
- SPONTANEOUS FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ
- SPONTANEOUS POLARIZATION[İng.] / POLARISATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN KUTUPLANMA
- SPONTANEOUS MAGNETIZATION[İng.] / AIMANTATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN MIKNATISLANMA
- SPONTANEOUS PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN OLAN SÜREÇ
- SPONTANEOUS COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPONTANÉE[Fr.] / SELBSTVERBRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN YANMA
- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> SUYUN KALDIRMA GÜCÜ
- KENDİLİĞİNDENLİK = TAVİYET = SPONTANEITY[İng.] = SPONTANÉITÉ[Fr.] = SPONTANEITÄT[Alm.] = SPONTANEUS[Lat.] = ESPONTANEIDAD[İsp.] = TZU-JAN[Çince]
- KENDİNE BENZERLİK ile/||/<> SİMETRİ
( Kendine benzer fraktal ölçek, simetri dönüşüm değişmezliği. )
( Formül: Koch İLE öteleme )
- KENDİNİ/BİRİNİ "DEĞERLENDİRİRKEN":
SAHİP OLMADIKLARI(N) İLE ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP OLDUKLARI/N İLE NELER YAPTIĞI(N)/YAPABİLDİĞİ(N)
- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< SORUNLARINI ÇÖZEBİLME
- KENTTE YAŞAMAK KENTLİ OLMAK
- KERÂMET ve/<> SAADET
( İlmin ikramları. )
- KEREM ile/ve/||/<>/>/< SEHÂVET
( İkram. İLE/VE/||/<>/>/< Cömertlik. )
- KEREVİZ ile SU KEREVİZİ
( APIUM GRAVEOLENS RAPACEUM cum VALLISNERIA SPIRALIS )
( CELERY vs. WILD CELERY )
- KERTENKELE ile SAKANGUR
- KERTENKELE ile SU ANÖLÜ
( ... İLE Kosta Rika ve Orta Amerika'da görülmektedir.[Burnundan çıkardığı hava baloncuğu sayesinde su altında bulunduğu sırada tıpkı bir dalgıç gibi soluk alabiliyor.][18 dakikaya kadar su altında durabiliyor.] )
- KERTENKELE ile SU KERTENKELESİ
( ... İLE Karınaltı ölümcül bakterileri [tetradotoksin] ile kendini yutan hayvanların ölümüne neden olarak kurtulur. )
- KEŞF ile/ve/değil SONUÇ
( Felsefede/tasavvufta. İLE/VE/DEĞİL Bilimde. )
- KEŞİF ile/ve/||/<>/> İŞGAL ile/ve/||/<>/> YERLEŞME ile/ve/||/<>/> SÖMÜRÜ
- SPECTRE DISCONTINU[Fr.] / UNTERBROCHENES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİKLİ TAYF/SPEKTRUM
- KESİKLİ ile/||/<> SÜREKLİ
( Kesikli sayılabilir İLE sürekli ölçülebilir değişkendir )
( Formül: Discrete İLE continuous )
- KESİN/LİK ile SABİT/LİK
( DEFINITE vs. FIXED )
- UNINTERRUPTIBLE POWER SYSTEM[İng.] / SYSTÈME D'ALIMENTATION SANS INTERRUPTION[Fr.] / UNUNTERBROCHENE STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI
- KESİT ile/ve/değil/yerine/||/<> "SONUÇ"
- KESKİN ile/değil/yerine/>< SAKİN
( Zâhirde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mânâda. )
- KESKİN ile/ve/değil/||/<> SİVRİ
- KEŞKÜL ile/ve CİLBENT ile/ve SOFRA
( Gezgin dervişlerin âletleridir. )
( Bknz. Tarikat Kıyafetlerinde Sembolizm - Ocak Yay. )
- KESMEK ile KESİLMİŞ VE KURUTULMUŞ ile KES VE KURUT ile ELMAS KESTİ ile SAÇ KESMEK ile KESMEK ile İKİYE BÖLDÜM ile KATMANLAR HALİNDE KESİLMİŞ ile PARÇALARA AYIRMAK ile AYIRMAK ile KESMEK
( CUT vs. CUT AND DRIED vs. CUT AND DRY vs. CUT DIAMOND vs. CUT HAIR vs. CUT IN vs. CUT IN HALF vs. CUT INTO LAYERS vs. CUT INTO PIECES vs. CUT OFF vs. CUT OUT )
( جر ile گسيختگي ile گسستگي ile برش ile شکاف ile جراحت ile بريدگي ile دريدگي ile شکافتن ile مقطع ile خراش ile بريدن ile شکافدار ile گسيخته ile تراش دار ile بريده ile تکه کردن ile پاره کردن ile گسسته ile تراشه کردن ile قطعه کردن ile تراش دادن ile شکافته ile پارهکردن ile تقطيع کردن ile تقطيع ile شسته وروفته ile الماس تراشيده ile مو زدن ile چاک خورده ile شقه کردن ile ورقه ورقه کردن ile قطعه قطعه کردن ile ريزريز کردن ile قطع کردن ile منقطع ساختن ile بريده شده ile منقطع کردن ile منقطع ile برش دادن ile قطع جريان )
( JAR ile GOSYKHTGY ile گسستگي ile BARSH ile SHKAF ile JARAHAT ile BARYDEGY ile دريدگي ile SHKAFTAN ile MOGHATE ile KHARASH ile BARYDAN ile SHKAFDAR ile GOSYKHTEH ile TARASH DAR ile BARYDAH ile TAKEH KARDAN ile PAREH KARDAN ile GOSESTEH ile TARASHEH KARDAN ile GHATE KARDAN ile TARASH DADAN ile SHKAFTEH ile PARECKARDAN ile TAGHATYE KARDAN ile تقطيع ile SHASTEH VARVAFTEH ile OLMAS TARASHYDAH ile MO ZADAN ile CHAK KHORDEH ile SHGHEH KARDAN ile VARGHEH VARGHEH KARDAN ile GHATE GHATE KARDAN ile RYZARYZ KARDAN ile GHATE KARDAN ile MONAGHATE SAKHTAN ile BARYDAH SHODEH ile MONAGHATE KARDAN ile MONAGHATE ile BARSH DADAN ile قطع جريان )
- KESTEM ile SOFRA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Önceden sözleşmeden, aniden konuk olarak gelenler için verilen ziyafet. İLE ... )
- KETEBE ile/ve SEVVEDE ile/ve NESEHA ile/ve HARRERE ile/ve NEMEKA ile/ve RAKAME ile/ve NAKALE ile/ve ZEBERE ile/ve SATARE ile/ve İSTİRAHE
- KETEN ile SU KETENİ / YABAN KETENİ
( Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki | Bu bitkinin liflerinden yapılmış olan [dokuma vb.] İLE Birleşikgillerden, sulak yerlerde yetişen, boyu 1,5 metre kadar olabilen, bir tür pembe çiçekli bitki, yaban keteni. )
( LINUMUSITATISSIMUM cum EUPATORIUM CANNABINUM )
- KETÛM[< KETM]:
SIR SAKLAYAN, AĞZI SIKI -<
- KEVGİR[Fars. < KEFGÎR] değil/yerine/= SÜZGEÇ
- KEVN[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]
- KEVŞENG/KEWŞENG ile/ve/||/<> SOFRA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Harman temizlendikten sonra tahılın yığılmasına yardım eden kişiye verilen yemek/armağan. )
- [ne yazık ki]
"KEYFİYET" ile/ve/değil/yerine/||/<> "SONUÇ ODAKLILIK"
- KEYSTONE TÜR ile/||/<> ŞEMSİYE TÜR
( Keystone kritik ekolojik rol, şemsiye koruma odak. )
( Formül: Ekosistem mühendisi İLE sembol )
- KİBİR = PRIDE[İng.] = ORGUEIL[Fr.] = HOCHMUT[Alm.] = SUPERBIA[Lat.]
- KİBİR >< SAYGI(HÜRMET)
- KIÇINI DÖNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIRTINI DÖNMEK
- KILAVUZ ile/ve/||/<>/> SÖZLÜK
- KİLİM ile/ve SAVAN
( ... İLE/VE Pamuk ipliğinden yapılan kalınca kilim. )
- KİLİM ile SAVAN
( ... İLE Pamuk ipliğinden yapılan, kalınca kilim. | Yaygı, örtü. )
- KİLİM ile/ve SİLİ
( ... İLE/VE Bir tür yaygı. )
- KİLİSE:
KURUM değil DÜZEN
- KİLİSEDE YAKILAN MUMLAR:
SAĞINDAKİLER ile/ve/<> SOLUNDAKİLER
( Sağlık için. İLE/VE/<> Ölüler için. )
- KİLİSELERDE:
GREK ORTODOKS ile GREGORYEN ERMENİ ile SLAV(BULGAR) ORTODOKS ile SÜRYANİ
( AYA ile başlıyorsa. [AYASOFYA, AYA İRİNİ gibi] İLE SURP ile başlıyorsa. İLE SVETİ ile başlıyorsa. İLE MOR/MAR ile başlıyorsa. )
- KILIZMAN ile SAZLIK
( Sazlık yer. )
- KILKIRAN = SAÇKIRAN
( Bir mantarın oluşturduğu, kılları döken bir deri sayrılığı. )
- KİMLİK ile/ve/||/<>/>/!= SÜREKLİLİK
( Kimlik ile süreklilik, aynı şey değildir. )
( IDENTITY vs./and/||/<>/>/!= CONTINUITY )
- KİMSEN ile SÜS
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Başlıkları süslemek için kullanılan altın varak. İLE ... )
- KİMSEYİ:
(ÇOK/FAZLA) ÖVMEMELİ ve/||/<> KÜSMEMELİ ve/||/<> YAKINMAMALI ve/||/<> SUÇLAMAMALI
- KİMYA/GER ile SİMYA/GER ile el-KİMYA
( Nesneleri yapılandırma/dönüştürme. İLE Bilinci/kendini yapılandırma/dönüştürme. İLE ... )
( Söylediklerine göre, Avusturya'da bir altın simyacısına türbe yapmışlar. Türbenin yanında da bir kütüphane varmış. Altın yapmak için uğraşıp da başarılı olamayan simyacılar, yarım kalan eserlerini o kütüphaneye bırakırmış. )
- CHEMICAL SYMBOL[İng.] / SYMBOLE CHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SİMGE
- KİN ile/değil/yerine/>< SADÂKAT
- KINAYICI ile SANSÜR
( CENSORIOUS vs. CENSORSHIP )
( عيب جو ile عيب جويانه ile سانسور )
( عيب جو ile EYBE JOYANEH ile SANSOR )
- KİNAZ[İng. KINASE] ile/||/<> SUBSTRAT[İng. SUBSTRATE] ile/||/<> TRANSFERİN[İng. TRANSFERRIN]
( Fosfat gruplarının yüksek enerjili fosfat içeren bir molekülden (ATP gibi) bir substrata transferini katalize eden enzimlerin genel adı. @@ Bir kimyasal tepkime sırasında bir diğer substrat ya da ayıraç ile tepkimeye girerek harcanan, bunun sonucunda kimyasal ürün üretilmesini sağlayan kimyasal maddelere verilen bir addır. Daha basit tanımıyla substrat, incelenen, değişen ya da değiştirilen kimyasala verilen addır. @@ Kan plazmasında bulunan demir taşıyıcı protein.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- QUININE SULPHATE[İng.] / SULFATE DE QUININE[Fr.] / CHININ SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNİN SULFAT
- KINNAP değil/yerine/= SİCİM
- KIRNAP/KINNAP[Ar. < KİNNEB] değil/yerine/= SİCİM
( Keten, kenevir gibi bitkilerin liflerinden yapılan, kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim ya da kalın ip. )
- MODULATING SIGNAL[İng.] / SIGNAL MODULANT[Fr.] / MODULIERENDES SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ SİNYAL
- KİRAZ ile/ve SİDRE
( ... İLE/VE Arabistan kirazı. )
- KIRI ile/> SIPA
- KIRILMA ile/ve SIÇRAMA
- KIRILMAMALI:
DAL ile/ve/||/<> SEVGİ
( Ağaçtan, meyve bekliyorsak. VE Kişilerden, sevgi bekliyorsak. )
- DIFFRACTION SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SİMETRİSİ
- DIFFRACTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM TAYFI/SPEKTRUMU
- KIRINIM ile/||/<> SAÇILMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Kırınım dalga engel arkası, saçılma parçacıklarla etkileşimdir )
( Formül: Huygens İLE Rayleigh )
- KIRLANGIÇ ile SAĞAN
- KIRLANGIÇ ile SUMRU/DENİZKIRLANGICI
( 8 cins )
( Gediz deltasında! )
( ... ile
)
- KİRLİLİK ile SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA
( Çevrenin zararlı nesnelerle kirletilmesi. İLE Bugünkü gereksinimleri karşılamak için doğal kaynakları gelecek kuşaklar için de koruyarak kalkınmaktır. )
- KIRMIZI İLİK ile SARI İLİK
( Yassı kemik boşluklarını dolduran ilik. İLE Uzun kemiklerin orta kısımlarını 20 yaşından sonra dolduran kemik iliği. )
( RED MARROW vs. YELLOW MARROW )
- KIRMIZI ÖLÜM ile/ve BEYAZ ÖLÜM ile/ve YEŞİL ÖLÜM ile/ve SİYAH ÖLÜM
( Hırs ve ihtirasların, şehvetin ölümü. Alışkanlıkların[murâdât'ın], alışkanlıklardan dolayı oluşmuş yakınlıkların [menusât'ın] ölümü. İLE/VE İştahın ölümü.[Tokluğun, tıkınmanın] İLE/VE Kıyafetin ölümü. Giyim-kuşamdan uzaklaşma, libası terk etme. İLE/VE Halkın arasına girmek, halkın içinde yaşamak, halkın ıstırabını yüklenmek. )
( MEVT-İ AHMER ile/ve MEVT-İ EBYEZ ile/ve MEVT-İ AHDER ile/ve MEVT-İ ESVED )
( Ölümün Dört Rengi - Dücâne Cündioğlu )
- KISA DURAK ile/ve/||/<>/> SONSAL DURAK
( Noktalı virgül/üç nokta. [Askıda kalan durak işareti.][Tümcenin devam edeceğini gösterir.] İLE Virgül. [Düz, küçük çizgi.] [Kısa duraklama, sözcük ya da öbek ayırma.] )
( AUSPENSIVUS et VIRGULA PLANUS )
- KISACASI değil/yerine SÖZÜN KISASI
- KİŞİ/İNSAN ile/ve/<> SAYGI
( HUMAN vs./and RESPECT )
- KİŞİ:
MUTLU ve/||/<>/> KARARLI ve/||/<>/> ONURLU ve/||/<>/> "BÜYÜK" ve/||/<>/> SAYGIN ve/||/<>/> İNSAN
( Sevgimiz kadar. VE/||/<>/> Bilgimiz kadar. VE/||/<>/> Ürettiğimiz kadar. VE/||/<>/> Paylaştığımız kadar. VE/||/<>/> Merhametimiz kadar. VE/||/<>/> Dürüstlüğümüz kadar. )
- KİŞİ:
"SERT" ile/ve/||/<>/> SICAKKANLI ile/ve/||/<>/> KARARLI
( Uzaktan bakıldığında. İLE/VE/||/<>/> Yaklaşıldığında. İLE/VE/||/<>/> Konuşmaya başladığında. )
- KİŞİ = ŞAHIS/FERD = PERSON[İng.] = PERSONNE[Fr.] = PERSON[Alm.] = PERSONA[Lat., İsp.]
- KİŞİ ve/<> SANATÇI
( Ben-im gören, hem gösteren. )
( HUMAN and/<> ARTIST )
- KİŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZLÜK
- KİŞİDE:
VARLIK ve/> SEVİNÇ
( Oluşan/oluşmuş/oluşursa. VE/> Göstergesi. )
- KİŞİLERDE BAKILMASI GEREKEN/ÖNCELİKLİ OLAN:
"VAAD/LER" değil SAMİMİYET
- KİŞİLERİN/İNSANIN GÜCÜ ile/ve/||/<>/< SÖZCÜKLERİN GÜCÜ
( Sözcüklerin gücü anlaşılmadan, kişinin gücü anlaşılmaz. )
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( Söz(cük)leri/ni ve tutumunu değiştir... Dünya/n değişsin! )
- KİŞİLERİN:
İLK SÖYLEDİKLERİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SON YAPTIKLARI
- KİŞİLİK = ŞAHSİYET = PERSONALITY[İng.] = PERSONALITÉ[Fr.] = PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITÄT[Alm.] = PERSONALIDAD[İsp.]
- KİŞİLİK ile SÜPER KİŞİLİK ile KİŞİLİK ÖTESİ
( VYAKTI: Tüm fiziksel ve yaşamsal süreçlerin toplamıdır. İLE VYAKTA: Ben'in bilince "Ben-im" olarak yansımasıdır. İLE AVYAKTA: Evrensel ve gerçek saf "Ben"dir. )
( VYAKTI ile VYAKTA ile AVYAKTA )
( PERSONALITY vs. SUPER PERSONALITY vs. BEYOND OF PERSONALITY
The Avyakta is the universal and real pure 'I'. WITH
The Vyakta is its reflection in consciousness as "I am'. WITH
The Vyakti is the totality of physical and vital processes. )
- KİŞİNİN:
(")ÖZ GEÇMİŞİ(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZ GEÇMİŞİ
- KISIR DÖNGÜ ile/||/<> SARMAL
- KİŞİSEL = ŞAHSİ = PERSONAL[İng.] = PERSONNEL[Fr.] = PERSÖNLICH, PERSONAL[Alm.]
- KISITLI HAREKET ile/||/<> SERBEST HAREKET
( Kısıtlı hareket bağ denklemleri İLE serbest hareket kısıt yoktur. )
( Formül: f(q ilet) = 0 kısıtları )
- KISKANÇLIK:
HALK ARASINDA ile SINIRLI/BELİRLİ BİR ÇEVREDE (/[eskiden] SARAYDA)
( İğne ucu gibidir. İLE Hançer ucu gibidir. )
- KIŞKIRTMAK ile/ve/||/<>/> SÜRMEK
- KİTÂB[Ar.] ile SİFR[Ar.]
- KİTABI:
SAĞDAN VERİLİ (OLAN/LAR) ile/ve SOLDAN VERİLİ (OLAN/LAR)
( ESHÂB-I YEMÎN ile/ve ESHÂB-I MEYMÎN )
- KİTABIN ORTASINDAN KONUŞMAK ile/ve/||/<> SONDA SÖYLEYECEĞİNİ BAŞTA SÖYLEMEK
- KITAL[Ar. < KİTAL] değil/yerine/= SAVAŞ
( Vuruşma, birbirini öldürme. | Savaş. )
- KİTAP ile KİTAP KAPAĞI ile MEZMUR KİTABI ile SAVAŞ KİTABI ile REZERVASYON YAPAN KİŞİ ile MUHASEBECİ ile KİTAPLAR ile KİTAPÇI
( BOOK vs. BOOK COVER vs. BOOK OF PSALM vs. BOOK OF WAR vs. BOOKER vs. BOOKKEEPER vs. BOOKS vs. BOOKSTORE )
( صحيفه ile مجلد ile کتاب ile مصحف ile جلد کتاب ile زبور ile رزم نامه ile کتاب دار ile دفترداري ile دفتردار ile مصاحف ile صحف ile کتب ile صحائف ile اسفار ile کتابفروشي )
( SAHYFAH ile MOJOLD ile KETAB ile MOSAHF ile JOLD KETAB ile ZABUR ile RAZM NAMEH ile KETAB DAR ile DAFTARDARY ile DAFTARDAR ile MOSAHEF ile صحف ile KETAB ile صحائف ile ESFAR ile KETABFOROSHY )
- KİTAP ile SUBARA
( ... İLE Osmanlılar'da okul kitaplarına verilen genel ad. )
- BETİK/KİTAP ile SUPARA[Fars. SÎ+PÂRE]
( ... İLE Osmanlı Devleti'nde, okul kitaplarının genel adı. )
- KIVAM ile SEVİYE
( CONSISTENCY vs. LEVEL )
- KIVILCIM ve/||/<> SİVİLCE
( [fazla] Güvenme servetine! Bir kıvılcım yeter. VE/||/<> [fazla] Güvenme güzelliğine! Bir sivilce yeter. )
- SPARK[İng.] / ÉTINCELLE[Fr.] / FUNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM
- KIVIRMAK ile KIVIRCIK SAÇ ile KIVRILMIŞ ile KIVIRICI ile SAÇ MAŞASI
( CURL vs. CURL HAIR vs. CURLED vs. CURLER vs. CURLING-IRON )
( تاب خوردن ile تاب دادن ile فر دادن ile فر زدن ile مرغول ile مجعد کردن ile مرغوله ile جعد ile فر ile بيگودي بگيسو زدن ile تابداده ile فردار ile تابدار ile بيگودي گيسو ile بيگودي )
( TAB KHORDAN ile TAB DADAN ile FAR DADAN ile FAR ZADAN ile مرغول ile MOJAAD KARDAN ile مرغوله ile جعد ile FAR ile BEYGODY BEGYSO ZADAN ile تابداده ile FARDAR ile TABDAR ile BEYGODY GYSO ile بيگودي )
- KIYAM[Ar.] ile/||/<> KIRAAT[Ar.] ile/||/<> RÜKÛ[Ar.] ile/||/<> SECDE/SÜCÛD[Ar.]
- KIYAM ve/<> RÜKÛ ve/<> SECDE
( Duruş. VE/<> Saygı. VE/<> Sevgi. )
- KIYÂM ve/||/<> SÜKÛNET ve/||/<> KAVL ve/||/<> HAYAT
( Hizmet ile olsun! VE/||/<> Hürmet ile olsun! VE/||/<> Hikmet ile olsun! VE/||/<> Edep ile olsun! )
- KIYAM ve/||/<> SÜKÛNET ve/||/<> KAVL(SÖZ) ve/||/<> HAYAT
( Hizmet ile. VE/||/<> Saygı ile. VE/||/<> Hikmet ile. VE/||/<> Edeb ile. )
- KİYANİT ile/||/<> STAUROLİT
( Mavi renkli ve sertliği değişken bir mineral. İLE/||/<> Çapraz biçimli ikiz kristalleri ile bilinir. )
- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE
( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )
- KIYASLAMA ile/ve/||/<>/> YARGILAMA ile/ve/||/<>/> SUÇLAMA ile/ve/||/<>/> AŞAĞILAMA
- KIYMET[Ar.] ile SEMEN[Ar.]
- KIZ ve SÂNİYE ve SÂLİSE ve RABİA
- KIZ ile SÜTKIZI
( ... İLE Bir kadının, kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasıyla birlikte evlat olarak benimsediği kız çocuk. )
- KIZAMIK ile KIZIL ile SUÇİÇEĞİ ile KABAKULAK/KABAŞİŞ/YAZMA ile KUDUZ
( MEASLES vs. SCARLET FEVER vs. CHICKENPOX vs. MUMPS vs. RABIES )
- KIZDIRMAK ile SIKINTI ile SİNİRLİ ile SİNİR BOZUCU
( ANNOY vs. ANNOYANCE vs. ANNOYED vs. ANNOYING )
( بيحوصله کردن ile دلتنگ کردن ile مزاحم شدن ile دلخورکردن ile برسرلج آوردن ile رنجه کردن ile آزردن ile رنجه دادن ile آسوده نگذاشتن ile مردم آزاري کردن ile رنجاندن ile آزرده کردن ile بستوه آوردن ile اذيت کردن ile ملا خاطر ile دلخوري ile رنجش ile آزردگي ile تاذي ile موي دماغ ile ملال ile دلخور ile آزرده ile آزرده خاطر ile ضجور ile مدم آزار ile رنجاننده ile اذيت کننده ile سرخوري ile آزار دهنده )
( BEYHOSELEH KARDAN ile DELTANG KARDAN ile MOZAHAM SHODAN ile DELKHORKARDAN ile BARSARLAJ AVARDAN ile RANJEH KARDAN ile AZORDAN ile RANJEH DADAN ile ASOODEH NAGOZASHTAN ile MARDAM AZARY KARDAN ile RANJANDAN ile AZORDEH KARDAN ile BASTOOH AVARDAN ile AZYT KARDAN ile MOLA KHATER ile DELKHORY ile RANJESH ile آزردگي ile تاذي ile MOY DAMAGH ile MOLAL ile DELKHOR ile AZORDEH ile AZORDEH KHATER ile ضجور ile MADAM AZAR ile RANJANANDEH ile AZYT KONANDEH ile سرخوري ile AZAR DAHANDEH )
(1996'dan beri)