F ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.359 başlık/FaRk ile birlikte,
6.359 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/27)
- SUTHERLAND'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE SUTHERLAND[Fr.] / SUTHERLAND-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SUTHERLAND FORMÜLÜ
- FILTER PAPER[İng.] / FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZGEÇ KÂĞIDI
- SÜZME KÂĞIDI ile/||/<> SÜZGEÇ KÂĞIDI ile/||/<> FİLTRE KÂĞIDI
- SÜZME KAHVE ile/||/<> DAMLA KAHVE ile/||/<> FİLTRE KAHVE
- FILTRATION[İng.] / FILTRATION[Fr.] / FILTRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZME
- FILTRATE[İng.] / PRODUIT FILTRÉ[Fr.] / FILTER PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZÜNTÜ
- SYNAPTOME ile/||/<> PROJECTOME ile/||/<> FUNCTİONAL CONNECTOME
( Tam beyin bağlantı haritalaması. )
( Formül: 86 milyar nöron (insan) )
- T(PERİYOT) ile/||/<> F(FREKANS)
- T FILTER[İng.] / FILTRE EN T[Fr.] / T-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= T SÜZGEÇ
- TABİP FİLOZOFLAR ile/ve/||/<> FİLOZOF TABİPLER
- TABU[Fr. TABOU] ile FETİŞ[Fr. FETICHE]
( Kutsal sayılan bazı kişilere, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç. | Tekinsiz. | Yasaklanarak korunan (nesne, sözcük, davranış). İLE Put. | Uğurlu sayılan şey. | Tapınırcasına sevilen şey ya da kişi. | Saplantılı bir biçimde eşeysel coşku uyandıran öteki cinse ait giysi, ayakkabı vb. eşya. )
- TAHACCÜR ile/||/<> FOSSILIZATION[İng.] ile/||/<> FOSSILISATION[Fr.] ile/||/<> TAŞILLAŞMA
( Bitki hayvan ve organik maddelerinin taş kesilerek taşıl duruma gelmesi )
( FOSSILIZATION )
( FOSSILISATION )
- TAHAMMÜR, FERMANTASYON ile/||/<> FERMENTATION[İng.] ile/||/<> FERMENTATION[Fr.] ile/||/<> FERMENTATION, GÄRUNG[Alm.] ile/||/<> MAYALAMA
( Organik bileşiklerin tek gözeli küçük canlılarca daha yalın ürünlere dönüştürülmesi )
( FERMENTATION )
( FERMENTATION )
( FERMENTATION, GÄRUNG )
- TAHAMMÜR | TAHAMMUR | MAYALANMA | FERMANTASYON ile/||/<> FERMANTASYON ile/||/<> MAYALANMA
( Mayalanma 1 Mayalanma 2 Yemlerde çeşitli mikroorganizmaların ürettiği enzimler tarafından meydana getirilen kimyasal değişim karşılık fermentasyon fermentum enzim Enzim etkisi ile bir organik maddenin genel olarak bir karbohidratın parçalanması botanik kimya tarım zooloji Bakteri ve mayalarda görülen anaerobik şartlar altında şeker moleküllerinin parçalanarak enerji açığa çıkması reaksiyonu Fermentasyon Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik fermantasyon Glikoz gibi bazı şekerlerin mayayla karıştırılarak anaerobik ortamda yıkımıyla laktat etil alkol veya bazı diğer besin ürünlerine dönüşümü fermantasyon )
( FERMENTATION )
( FERMENTATION )
- TAHIL ile FİRİK
( .... İLE Olgunlaşmak üzere olan tahıl. | Çerez olarak yenilen tahıl kavurgası. )
- TAHIL ile FİRİK
( ... İLE Olgunlaşmak üzere olan tahıl. | Çerez olarak yenilen tahıl kavurgası. )
- TAKIM, ORDO = FIRKA = ORDRE
- TAKYON ile/ve/<> FOTON
( TAKYOFOTON )
- TALEBE YURDU ile/||/<> STUDENT UNION[İng.] ile/||/<> FOYER DES ÉTUDIANTS[Fr.] ile/||/<> ÖĞRENCİ YURDU
( Öğrencilerin barınma yatma yemek yeme çalışma ve dinlenme gereksinmelerini karşılamak üzere devlet özel kurumlar ya da kişilerce açılan ve yönetilen kuruluş )
( STUDENT UNION )
( FOYER DES ÉTUDIANTS )
- TALEBE ile/ve/||/<> FUKAHA
- TALİH = FORTUNE[İng., Fr.] = SCHICKSAL[Alm.] = FORTUNA[Lat.]
- TAM ÇİÇEK, EKSİKSİZ ÇİÇEK = ZEHRE-İ KÂMİLE = FLEUR COMPLÈTE
- TAM ÇİÇEK = ZEHRE-İ TÂMME = FLEUR COMPLÈTE
- FULL RADIATOR[İng.] / VOLLSTRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAM IŞINIMCI/IŞIYICI
- TANGO ile FOKSTROT ile QUICK STEP
( 1880'lerde, Buenos Aires'in kenar mahallelerinde, hızlı tempolu, duyumsal ve kötü bir şöhrete sahip bir Arjantin dansı olan Milonga ile İspanyol Tangosu'nun kaynaşması sonucu ortaya çıkan Tango'nun, aynı zamanda, çok kıvrak bir Küba dansı olan "Habanera"dan da etkilendiği söylenir. Kökeninin, XV. yüzyıla kadar uzandığı düşünülen Tango'nun; Brezilya, Güney İspanya, Arjantin, Küba gibi coğrafyalarda, çeşitli biçimleri yaratılır. Bu dans türü, zamanla çeşitlendirilip çok karmaşık bir duruma getirilen adımlarla ileri yürüyüşler, dönüşler, çıkışlar, yön değiştirmeler, Habanera adımları[gövdenin hafifçe sallanması], gezintiler vb. birbirine karıştırılır.
İLE
XX. yüzyılın başlarında, Avrupa'da görülmeye başlanan ve asıl ününe I. Dünya Savaşı zamanlarında, Caz'ın gelişmesiyle ulaşmış olan Fokstrot, kısa hızlı ve uzun yavaş adımlar kullanılarak yapılan dört tempolu bir salon dansı olarak bilinir. Yıllar boyunca, Fokstrot'un değişik türlerinin ortaya çıkmasına karşın, aralarında en popüler olanları, Slow Fokstrot ve Quick Step'tir. Slow Fokstrot'ta, ani dönüşler ve hareketler olmadığından, dansçıların uzun çizgiler boyunca durmaksızın hareket durumunda olmalarını gerektiren güçlü bir denge gereklidir. Ayrıca, dansa ait her hareket için dansçıların sürekli kontrolü ellerinde bulundurmaları gerekir. Dolayısıyla, bu dans türü, öteki türlere kıyasla zor bir dans olarak kabul edilir.
İLE
1930'larda, İngiltere'de, hızlı ve popüler bir dans olan Fokstrot'un yerini alan Quick Step, dönüşler ve zıplamalar içeren, hareketli ve neşeli bir salon dansıdır. Üç farklı yaş grubuna sahip dansçılar için değişik tipleri geliştirilen bu dans türünde, genç dansçılar için oldukça neşeli ve hareketli, orta yaşlı dansçılar için biraz yavaşlatılmış, sakinleştirilmiş ve ileri yaş dansçılar için ise seçilmiş koreografilerden oluşan yavaş ve daha az hareketli koreografiler uygulanır. Ayrıca Quick Step'te, çok fazla hareket çeşidi olduğundan, standart danslar içinde, yaratıcılığa en açık olanı olarak kabul edilir. )
- TAPINMA, ULULAMA = DEVOTION[İng.] = FERVEUR[Fr.] = VEREHRUNG[Alm.] = DEVOTIO[Lat.]
- TARDION ile/ve FOTON/LUXON ile/ve TACHION
( Işık hızı altı. İLE/VE Işık hızı üstü/ötesi. )
- TARİHİ PERSPEKTİF ile/ve MEDENİYET PERSPEKTİFİ ile/ve FELSEFE-BİLİM
- TAŞ ARABASI ile/||/<> TAŞ BADEMİ ile/||/<> TAŞ BALIĞI ile/||/<> TAŞ BASKI ile/||/<> TAŞ BASMACI ile/||/<> TAŞ BASMASI ile/||/<> TAŞ BEBEK ile/||/<> TAŞ BİLİMİ ile/||/<> TAŞ BÖCEĞİ ile/||/<> TAŞ ÇAĞI ile/||/<> TAŞ DEVRİ ile/||/<> TAŞ DOLGU ile/||/<> TAŞ DÖŞEME ile/||/<> TAŞ EKMEK ile/||/<> TAŞ FIRIN ile/||/<> TAŞ İLİĞİ ile/||/<> TAŞ KAFA ile/||/<> TAŞ KALPLİ ile/||/<> TAŞ KÖMÜRÜ ile/||/<> TAŞ KÜRE ile/||/<> TAŞ LEVREĞİ ile/||/<> TAŞ NANESİ ile/||/<> TAŞ OCAĞI ile/||/<> TAŞ PAMUĞU ile/||/<> TAŞ PLAK ile/||/<> TAŞ PUDRA ile/||/<> TAŞSARIMSAĞI ile/||/<> TAŞ TAHTA ile/||/<> TAŞ TOPRAK ile/||/<> TAŞ UYKUSU ile/||/<> TAŞ YAĞI ile/||/<> TAŞ YUVARI ile/||/<> TAŞ YÜNÜ ile/||/<> TAŞ YÜREKLİ ile/||/<> AKTAŞ ile/||/<> BAŞ TAŞ ile/||/<> BEŞTAŞ ile/||/<> BUZUL TAŞ ile/||/<> CİLALI TAŞ DEVRİ ile/||/<> DAĞ TAŞ ile/||/<> DAMLA TAŞ ile/||/<> DİKİLİ TAŞ ile/||/<> DOKUZTAŞ ile/||/<> KAYAĞAN TAŞ ile/||/<> KESME TAŞ ile/||/<> LACİVERTTAŞ ile/||/<> MOLOZ TAŞ ile/||/<> PAMUK TAŞI ile/||/<> PÜSKÜRÜK TAŞ ile/||/<> SESLİ TAŞ ile/||/<> TEKTAŞ ile/||/<> ÜÇTAŞ ile/||/<> YALANCI TAŞ ile/||/<> YAPRAK TAŞ ile/||/<> YEDİTAŞ ile/||/<> YONTMA TAŞ DEVRİ ile/||/<> ALÇI TAŞI ile/||/<> ALÜMİNYUM TAŞI ile/||/<> ANAHTAR TAŞI ile/||/<> ANKARA TAŞI ile/||/<> AŞI TAŞI ile/||/<> ATLAMA TAŞI ile/||/<> AYNA TAŞI ile/||/<> BAKIR TAŞI ile/||/<> BALGAM TAŞI ile/||/<> BİLEĞİ TAŞI ile/||/<> BİNEK TAŞI ile/||/<> BÖBREK TAŞI ile/||/<> CEHENNEM TAŞI ile/||/<> ÇAKIL TAŞI ile/||/<> ÇAKMAK TAŞI ile/||/<> DAMA TAŞI ile/||/<> DAMLA TAŞI ile/||/<> DEĞİRMEN TAŞI ile/||/<> DENEK TAŞI ile/||/<> DENGE TAŞI ile/||/<> DİŞ TAŞI ile/||/<> DOLAN TAŞI ile/||/<> ESKİŞEHİR TAŞI ile/||/<> ETEK TAŞI ile/||/<> FAL TAŞI ile/||/<> GAZ TAŞI ile/||/<> GÖBEK TAŞI ile/||/<> GÖK TAŞI ile/||/<> GÖZ TAŞI ile/||/<> HACIBEKTAŞ TAŞI ile/||/<> HAVA TAŞI ile/||/<> HECE TAŞI ile/||/<> İNCİ TAŞI ile/||/<> İŞİTME TAŞI ile/||/<> KADIKÖY TAŞI ile/||/<> KALDIRIM TAŞI ile/||/<> KAN TAŞI ile/||/<> KAPAK TAŞI ile/||/<> KATRAN TAŞI ile/||/<> KAYMAK TAŞI ile/||/<> KAYNAÇ TAŞI ile/||/<> KAZAN TAŞI ile/||/<> KENAR TAŞI ile/||/<> KİLİT TAŞI ile/||/<> KİLOMETRE TAŞI ile/||/<> KİL TAŞI ile/||/<> KİREÇ TAŞI ile/||/<> KİTABE TAŞI ile/||/<> KÖSELE TAŞI ile/||/<> KÖŞE TAŞI ile/||/<> KUM TAŞI ile/||/<> LİTOGRAFYA TAŞI ile/||/<> LOĞ TAŞI ile/||/<> LÜLE TAŞI ile/||/<> MALI TAŞI ile/||/<> MALTA TAŞI ile/||/<> METEOR TAŞI ile/||/<> MEZAR TAŞI ile/||/<> MİHENK TAŞI ile/||/<> MOLA TAŞI ile/||/<> MUSALLA TAŞI ile/||/<> NECEF TAŞI ile/||/<> NİŞAN TAŞI ile/||/<> OCAK TAŞI ile/||/<> OKSİDİYON TAŞI ile/||/<> OLTU TAŞI ile/||/<> PAKET TAŞI ile/||/<> PAMUK TAŞI ile/||/<> PANZEHİR TAŞI ile/||/<> PARKE TAŞI ile/||/<> PONZA TAŞI ile/||/<> RASPA TAŞI ile/||/<> SABIR TAŞI ile/||/<> SABUN TAŞI ile/||/<> SADAKA TAŞI ile/||/<> SATRANÇ TAŞI ile/||/<> SEYLAN TAŞI ile/||/<> SINIR TAŞI ile/||/<> SÜNGER TAŞI ile/||/<> SÜT TAŞI ile/||/<> ŞAP TAŞI ile/||/<> ŞİMŞEK TAŞI ile/||/<> TABLA TAŞI ile/||/<> TEMEL TAŞI ile/||/<> TESLİM TAŞI ile/||/<> USTURA TAŞI ile/||/<> UZAY TAŞI ile/||/<> ÜZENGİ TAŞI ile/||/<> YADA TAŞI ile/||/<> YAĞ TAŞI ile/||/<> YAĞMUR TAŞI ile/||/<> YAPI TAŞI ile/||/<> YILAN TAŞI ile/||/<> YILDIZ TAŞI ile/||/<> ZIMPARA TAŞI
( Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren rengini içindeki maden tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde Bu maddeden yapılmış bu maddeden oluşmuş Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher Dama domino vb oyunlarda kullanılan metal kemik plastik veya tahta parçalardan her biri Bazı organların içinde özellikle idrar kesesi vb nde oluşan türlü biçim ve hacimdeki katı madde Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz )
- FRACTION DE TRANSPORT[Fr.] ile/değil/yerine/= TAŞINIM KESRİ
- TEVÂLÎ-İ ASLÎ[Osm.] / CARRIER FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE PORTEUSE[Fr.] / TRÄGERFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI FREKANS
- TAŞIYICI KOLONLAR ile/ve/||/<>/> FREN İPİ
- TASNİF'UL ULÛM:
KELÂM ve/> FIKIH ve/> TASAVVUF
( "Tasnif'ul Ulûum" kitabında Tasavvuf: "İmanın meyvesi ve İslâm'ın neticesi."/"Hüve semeretül iman ve neticetü'l-İslâm" )
( CLASSIFICATION OF SCIENCES: ISLAMIC THEOLOGY and/> ISLAMIC JURISPRUDENCE and/> SUFISM )
( CLASSIFICATION OF SCIENCES: ISLAMIC THEOLOGY and/> ISLAMIC JURISPRUDENCE and/> SUFISM )
- TASRÎF-İ EFÂL | FİİL ÇEKİMİ ile/||/<> FİİL ÇEKİMİ
( Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman şahıs teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil biliyorum biliyorum bildin bildin bilir bilir bileceğiz bileceğiz bilmişsiniz bilmişsiniz bilmeliler bilmeliler bilsek bilsek bilelim bilelim bilsin bilsin iyiyim iyiyim iyisin iyisin iyidir iyidir iyiyiz iyiyiz iyidirler iyidirler vb Azerbaycan Türkçesi felin täsriflänmäsi Türkmen Türkçesi iişlik yöňkemeleri Gagauz Türkçesi işliklerin düşmesi Özbek Türkçesi felnin tuslanişi Uygur Türkçesi peilnin tüslinişi Tatar Türkçesi fiğılnen törlaneşe fiğıl törlaneşe Başkurt Türkçesi qılımdıň zat menän üzgärewe işlikni türleniwü Krç Malk etimni cegiliwü etimni betlede türleniwü Nogay Türkçesi glagoldıň özlîk pen türlenüvvî Kazak Türkçesi etistiktin jiktelüwi Kırgız Türkçesi etiştincaktalışı Alt glagoldıň tüzünderle kubuları Hakas Türkçesi glagolnıň sıraycahubulızı Tuva Türkçesi kılıg sözünün öskertilgezi Türkçesi glagoldın eelerbe sabılca tkanı Rusça spryajeniye glagola )
( CONJUGATION )
( CONJUGAISON )
( KONJUGATION, ABWANDLUNG )
- TASRİFLİ FİİL, FİL-İ MUNSARİF | ÇEKİMLİ FİİL ile/||/<> FİİL ÇEKİMİ ile/||/<> YARDIMCI FİİL
( Zaman ve şahsa bağlı olarak bir yargı, bir tasarlama bildiren fiil. Geçmiş zaman kipinin şahsa bağlı çekimleri: okudum ( ( FINITE VERB | CONJUGATION | AUXILIARY VERB~CONJUGATION~AUXILIARY VERB ) ( VERBE FINI, VERBE CONJUGUÉ | CONJUGAISON | VERBE AUXILIAIRE~CONJUGAISON~VERBE AUXILIAIRE ) ( ...~CONIUGATIO~... ) ( VERBUM FINITUM | KONJUGATION, ABWANDLUNG | HILFSVERB~KONJUGATION, ABWANDLUNG~HILFSVERB ) ( VERBO FINITO~CONIUGAZIONE~VERBO AUSILIARE ) ( ΠΡΟΣΩΠΙΚΌ ΡΉΜΑ / προσωπικό ρήμα~ΚΛΊΣΗ ΡΉΜΑΤΟΣ / κλίση ρήματος~ΒΟΗΘΗΤΙΚΌ ΡΉΜΑ / βοηθητικό ρήμα ) ( [büyüklüğü] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE 25 cm.'dir. İLE 17 cm.'dir. ) ( Türkiye sularında yaşarlar. İLE Türkiye sularında yaşarlar. İLE Mısır'da yaşarlar. İLE ... İLE ... İLE Amerika'da, Doğu ve Batı Mississippi'de yaşarlar. İLE Endonezya, Japonya ve Güney Çin'de yaşarlar. ) ( [kış uykusuna] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yatarlar.[10-12 hafta] İLE Yatmazlar. ) ( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gençleri etçil, yaşlıları otçuldur. İLE Etçildir. ) ( EMYS ARBICULARIS cum TRIONYX EUPHRATICUS / RAFETUS EUPHRATICUS cum TRIONYX TRIUNGUIS cum MAUREMYS CASPICA cum CHRYSEMYS SCRIPTA ELEGANS cum CHINEMYS REEVESIL ) ( ... İLE Avustralya'da yaşayan tavuksulardan bir kuş türü. ) ( ... cum CATHETFURUS LATHAMI ) ( Sülüngillerden eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı Gallus ) ( Taylor polynomyal yaklaşım, Fourier trigonometrik. ) ( Formül: Polynomial İLE trigonometric ) ( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) ) ( Taylor polinom, Fourier trigonometrik açılımdır ) ( Formül: xⁿ İLE sin/cos ) ( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) ) ( Fonksiyon seri temsilleri. ) ( Formül: f(x) = Σaₙxⁿ ) ( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) ) ( İşlevlerin farklı seri gösterimleri ve uygulama alanları. ) ( Formül: f(x) = Σ f⁽ⁿ⁾(a)/n! (x-a)ⁿ ) ( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) ) ( İkisi de süreklidir. ) ( Sonuca yönelik düşünme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sonuca yönelik olmayan düşünme. ) ( Zât bakımından aynı, itibar bakımından ayrılardır. ) ( Sona bakmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Yola bakmak. ) ( [not] Thinking to [get/go] consequence. VS./AND/BUT/||/<>/>/< Any kind of thinking without consequence. ( [not] PRECAUTION vs./and/but/||/<>/>/< TO THINK ( [Nesneleri ve olanakları] [Daha da] Yararlı kılar. VE/<> Açıklar. VE/<> Değiştirir. VE/<> Yeniden yaratır. ) ( ... İLE Ampullerden akım geçtiğinde, akkor durumuna gelen, ince iletken tel. ) ( Sinema TV 1 Televizyonda gösterilmek üzere özel olarak hazırlanmış film televizyon özellikleri taşıyan film 2 Televizyon yöntemlerinden yararlanılarak gerçekleştirilmiş film Bunun için Electronicam Vidicam vb yöntemler kullanılır ) ( TELEVISION FILM, (ABD) TELEFILM ) ( TÉLÉFILM, FILM DE TÉLÉVISION ) ( FERNSEHFILM, FERNSEHSPIELFILM ) ( İşemek. İLE Sıçmak. ) ( Bir takımyıldızın adı. ) ( ... İLE/VE/<> Dünyanın en güçlü tek çanaklı radyo dedektörü. ) ( ( Dilimizde başlangıçta fortuna ve furtuna olarak kullanılmıştır burtana Türkçeden geçmiştir İtal Venedik fortuna storm fortuna Akdeniz denizcileri arasında fırtına anlamını almış Venedik yoluyla Güney ve Doğu Akdeniz dillerine geçmiştir fartana fartūna Malta fortùna Cezayir fartūna Mısır furtêna fartûna Suriye fartûne Arn furtunë fortunë fortuna Türkçeden Kuzey Kafkasya dillerine de geçmiştir Dobrodomov ST l 1987 1920 Yerel ağızlarda fırtına yerine talaz da kullanılır talaz ) ( TEMPÊTE ) ( FORTUNA ) ( FORTUNALE | FORTUNA ) ( FORTUNA ) ( Bir genotip tarafından gösterilen fenotipik esneklik şablonudur. @@ Genotipe bağlı olarak oluşan fenotipin, çevresel etmenlerin etkisiyle çeşitlilik göstermesidir. ( Sığ bir göl ya da körfezin dışgüçlerin taşıdığı özdeklerle dolup kara durumuna gelmesi ) ( FILLING ) ( COMBLEMENT ) ( VERLANDUNG ) ( Sinema Belirli bir konuda eğitmek özellikle bir meslek konusunda yetişkinlere bilgi vermek amacıyla hazırlanmış film ) ( EDUCATIONAL FILM, TRAINING FILM ) ( FILM ÉDUCATIF ) ( LEHRFILM, ERZIEHUNGSFILM, BILDUNGSFILM ) ( akkarınca İnce toz alüminyum ile demir ve öteki metal oksitlerinin büyük ısı salan karışımları Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı ağaç kemiren karınca divik termit ) ( THERMITE ) ( THERMITE | TERMITE ) ( THERMIT ) ( Termodinamik; ısı, sıcaklık, enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Daha kapsamlı bir ifadeyle termodinamik; ısı, sıcaklık, entropi, entalpi, termodinamik yasaları, sıcaklık, iş ve enerji konularını inceler. Etimolojik olarak termodinamik sözcüğü Yunancada ısı anlamına gelen "θερμο" ile dinamik anlamına gelen "δυναμική" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Ek olarak Sadi Carnot, termodinamik biliminin kurucusu olarak kabul edilir. Fransız fizikçi Sadi Carnot 1824 yılında ısı motoru çevrimi kavramını ve tersinmezlik ilkesini ortaya atmıştır. Sadi Carnot'un fikirlerini o yüzyılın sonlarında Alman fizikçi ve matematikçi Rudolf Clausius geliştirmiştir. @@ Termodinamikte bir sistemin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumudur. @@ Entalpi, maddenin yapısında depoladığı enerjinin tanımıdır. Sembolü H'dir. Entalpi, iç enerji, basınç ve hacme bağlıdır. Sıcaklık arttıkça molekül iç etkileşimleri de artacağı için entalpi de artacaktır. @@ Fizikte entropi, bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal (ısıl) enerjisini temsil eden termodinamik birimdir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. Sembolü S'dir. Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar. Bu durum da faydalı (iş yapabilir) enerji miktarını azaltır. Faydasız enerjiyi (entropi) arttırır. @@ Kimyasal sistemlerin özellik ve davranışlarını inceleyen, bu özellik ve davranışların sonucunda ortaya çıkan yasaları belirleyen bilim dalıdır. Fizikokimya; sıcaklık, basınç, hacim, derişim gibi fiziksel etmenlerin kimyasal tepkimelere etkilerini inceler. Sistemlerdeki ısı ve iş dönüşümlerini, tepkime hızlarını ve tepkime mekanizmalarını matematiksel ifadelerle teorilere dönüştürür. Elektrokimya, termodinamik, kimyasal kinetik alanlarını da kapsar. ( Soruların biçimsel özellikleri dile getirilişi dizisi geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen dizenek ) ( FORMAT ) ( oluşum oluş jeoloji biyoloji coğrafya ) ( FORMATION ) ( Bir kayaç katman litostratigrafi birimi belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum ) ( FORMATION ) ( FORMATION ) ( FORMATION ) ( botanik ) ( FRUCTIFICATION ) ( Bir erkil kaynağında gözlenen ve doğal salınım sıklıklarıyla ilgili olmayan düzensiz değişimler ) ( UNSTEADINESS ) ( VACILLATION ) ( FLACKEND ) ( FONDATION ) ( (zooloji) @@ (Yun. ana: yukarı; tome: kesmek) Biyolojinin canlıların iç yapıları ile uğraşan dalı, yapı bilimi. @@ 1. İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbirleriyle olan ilgilerini inceleyen bilim dalı, yapı bilimi. 2. Herhangi bir organizmanın yapısı. @@ anat. Vücudun normal biçimini ve yapısını inceleyen bilim dalı. Organlı varlıkların yapısıyla biçimini ve bu yapıyı oluşturan organları, bu organların işlevleri arasındaki ilişkileri ve normal komşuluk ilişkilerini inceleyen bilim, yapı bilim. Anatemnien: açmak, Ana: Boylu boyunca, Tome: kesme. @@ @@ ) ( ANATOMY | ANATOMIA | EMBRYOLOGY | PHYTOPATHOLOGY~EMBRYOLOGY~PHYTOPATHOLOGY ) ( ANATOMIE | EMBRYOLOGIE | PHYTOPATHOLOGIE~EMBRYOLOGIE~PHYTOPATHOLOGIE ) ( ANATOMIE | PHYTOPATHOLOGIE~EMBRYOLOGIE~PHYTOPATHOLOGIE ) ( ANATOMIA~EMBRIOLOGIA~FITOPATOLOGIA ) ( ΑΝΑΤΟΜΊΑ / ανατομία~ΕΜΒΡΥΟΛΟΓΊΑ / εμβρυολογία~ΦΥΤΟΠΑΘΟΛΟΓΊΑ / φυτοπαθολογία ) ( biyoloji Organizmanın normal işlevlerine ait olan ) ( PHYSIOLOGIC ) ( PHYSIOLOGIQUE ) ( Tiyatro şenliği Çeşitli oyunların topluca oynatılması sonunda ödül ya da derece verilmesi biçiminde ortaya çıkan ulusal ya da uluslararası oyun gösterisi öŞenlik ) ( THEATRE FESTIVAL ) ( FESTIVAL DU THÉÂTRE | FESTIVAL ) ( FESTSPIEL ) ( Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri ) ( BUSINESS, GOODWILL ) ( FONDS DE COMMERCE ) ( lekeli humma İnsanlarda bitlerin dışkılarıyla taşınan Rickettsia prowazeki nin neden olduğu hastalık Tifüs asalağından ileri gelen ve bitlerle bulaşan salgın hastalık tifüs ) ( LOUSE-BORNE SPOTTED FEVER ) ( TYPHUS ) ( Mimarlık Kalastan duvar dikmelerinin dışa ve içe gelen yüzleri çıtalarla kaplanır üzerleri sıvanır Böylece iç ve dış sıvalar arası boş kalır Bu biçimde yapılan duvarlara bağdadî denir ) ( TIMBER-WORK ) ( PAN DE BOIS ) ( FACHWERKBAU ) ( Tıp ve felsefeyi birleştiren bütüncül yaklaşım ) ( İbn Sina (Avicenna) tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (980-1037) (Ülke: İran/Buhara) (Alan: biyoloji) (Önemli katkıları: El-Kanun fi Tıb kitabı, tıp ansiklopedisi, felsefe ve mantık çalışmaları) ) ( Ayak parmak uçlarının oluşturduğu dar dayanak yüzeyi ) ( TOE ) ( POINTE DU PIED ) ( FUSSSPITZE (ZEHE) ) ( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez. ( ( GERMINAL vs. GERMINANT vs. GERMINATE vs. GERMINATION ) ( نطفهاي ile جوانه زننده ile سبز شونده ile تنديدن ile جوانه زني ile جوانه زايي ) ( NOTFEHYAY ile JAVANEH ZANANDEH ile SABZ SHVANDEH ile TANDYDAN ile JAVANEH ZANY ile JAVANEH ZAYY ) ( ... İLE Kadınların, saçlarını tutturmak için kullandığı, U biçimindeki naylon, tel ya da bağdan saç tokası. ) ( ... İLE Keten dövmeye yarayan tokmak. ) (
Tanım: Zaşiki odasında yer alan, süs eşyalarının ya da sanat yapıtlarının sergilendiği dekoratif niştir. Tanım: Ahşap iskelet üzerine yerleştirilmiş yarı saydam kâğıttan oluşan sürgü kapı ya da pencere panelleridir. Tanım: Opak, kalın kâğıtla kaplı, ahşap çerçeveli sürgü kapılardır. Odaları birbirinden ayırmakta kullanılır. Tanım: Toprak ya da taş zeminli, ayakkabıyla girilebilen iç alan. Geleneksel evlerde mutfak ya da çalışma alanı olabilir. Tanım: Ahşap ya da metalden yapılmış, genellikle pencere ya da sürgü kapıların dışına yerleştirilen koruyucu panjurlardır. Tanım: Oda bölmeleri üzerinde yer alan dekoratif ve havalandırmaya izin veren ahşap oymalı panellerdir.- TATLISU KAPLUMBAĞALARINDA:
BENEKLİ ile FIRAT ile NİL ile ... ile YILAN BOYUNLU TATLISU KAPLUMBAĞASI ile KIRMIZI YANAK(ROTWANGEN) ile ÇİN KAPLUMBAĞASI- TAVL[Ar.] ile FAZL[Ar.]
- TAVUK ile FUNDATAVUĞU
- TAVUKAYAĞI ile/||/<> TAVUK BALIĞI ile/||/<> TAVUK BİTİ ile/||/<> TAVUK ETİ ile/||/<> TAVUKGÖĞSÜ ile/||/<> TAVUKGÖTÜ ile/||/<> TAVUKKARASI ile/||/<> TAVUK KÖFTESİ ile/||/<> TAVUK KÜMESİ ile/||/<> TAVUK MANTARI ile/||/<> TAVUKPENÇESİ ile/||/<> TAVUK SARMASI ile/||/<> TAVUK SUYU ile/||/<> TAVUK YAHNİSİ ile/||/<> TAVUKYELPAZESİ ile/||/<> TAVUK YEMİ ile/||/<> GEZEN TAVUK ile/||/<> KARATAVUK ile/||/<> SEME TAVUK ile/||/<> TEPELİ TAVUK ile/||/<> BEÇ TAVUĞU ile/||/<> BOZKIR TAVUĞU ile/||/<> ÇAYIR TAVUĞU ile/||/<> ÇERKEZTAVUĞU ile/||/<> ÇÖL TAVUĞU ile/||/<> DAĞ TAVUĞU ile/||/<> ET TAVUĞU ile/||/<> FUNDA TAVUĞU ile/||/<> GERZE TAVUĞU ile/||/<> HİNT TAVUĞU ile/||/<> MEYHANE TAVUĞU ile/||/<> MISIRTAVUĞU ile/||/<> ORMAN TAVUĞU ile/||/<> SAZ TAVUĞU ile/||/<> SUDAN TAVUĞU ile/||/<> SU TAVUĞU
- TAYLOR SERİES ile/||/<> FOURİER SERİES
- TAYLOR SERİSİ ile/||/<> FOURİER SERİSİ
- TAYLOR ile/||/<> FOURIER ile/||/<> LAURENT
- TAYLOR ile/||/<> MACLAURİN ile/||/<> LAURENT ile/||/<> FOURİER ile/||/<> LAPLACE
- CHALKING[İng.] / FARINAGE[Fr.] / ABKREIDEN, KREIDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TEBEŞİRLENME
- TECELLÎ ile/ve FÂŞ ETMEK
- TECELLÎ ile/ve/<> FEYZ
- TEDBİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< FİKİR (ETMEK)
Any kind of thinking without consequence. INSTEAD OF Thinking to [get/go] consequence. )
TO THINK instead of PRECAUTION )- TEFAVÜT[Ar. < TEFĀVUT] ile/değil/yerine/=/||/<> FARKLILIK
- TEFECİLİK ile/||/<> FAİZCİLİK ile/||/<> MURABAHACILIK
- TEFSİR ile/ve/||/<> HADİS ile/ve/||/<> FIKIH ile/ve/||/<> KELAM ile/ve/||/<> TASAVVUF
- TEKNOLOJİ ve/<> FELSEFE ve/<> İDEOLOJİ ve/<> SANAT
- TEKRAR ile/ve FAZLA/LIK
- TEL ile FİLAMAN[Fr.]
- TELEFİLM ile/||/<> TELEVISION FILM, (ABD) TELEFILM[İng.] ile/||/<> TÉLÉFİLM, FİLM DE TÉLÉVİSİON[Fr.] ile/||/<> FERNSEHFILM, FERNSEHSPIELFILM[Alm.] ile/||/<> TELEVİZYON FİLMİ
- TELEFON ETMEYE GİTMEK ile FATURA YATIRMAK
- TELEPHOTO LENS[İng.] / LENTILLE TÉLÉOBJECTIF[Fr.] / FERNOBJEKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= TELEFOTO MERCEK
- TELESCOPIUM, TEL (TELESCOPÜ), TELESCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= TELESCOPE/LUNETTE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERNOHR[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜRBÜN
- TELESKOP ile/ve/<> FAST(Five-hundred-meter Aperture Spherical Radio Telescope)
)- FUNDAMENTAL WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE FONDAMENTALE[Fr.] / GRUNDWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL DALGA BOYU
- FUNDAMENTAL FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE FONDAMENTALE[Fr.] / GRUNDFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL FREKANS
- FUNDAMENTAL MODE[İng.] / MODE FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDMODUS, GRUNDSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL KİP
- FUNDAMENTAL OXYGEN PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= TEMEL OKSİJEN İŞLEMİ
- ASLÎ SAVT, SAVT-İ ASLÎ[Osm.] / FUNDAMENTAL SOUND[İng.] / SON FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL SES
- TEMEL = ESAS = GROUND, BASIS, FOUNDATION[İng.] = FONDEMENT, PRINCIPE[Fr.] = GRUND, GRUNDLAGE, FUNDAMENT[Alm.] = FUNDAMENTUM[Lat.] = FUNDACIÓN[İsp.]
- TEMPÊTE[Fr.] ile/||/<> FIRTINA[İt. < FORTUNALE]
- TEPKİ NORMU[İng. REACTION NORM] ile/||/<> FENOTİPİK ESNEKLİK[İng. PHENOTYPIC PLASTICITY]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )- TERAKÜM ile/||/<> FILLING[İng.] ile/||/<> COMBLEMENT[Fr.] ile/||/<> VERLANDUNG[Alm.] ile/||/<> DOLMA
- TERBİYEVİ FİLM ile/||/<> EDUCATIONAL FILM, TRAINING FILM[İng.] ile/||/<> FİLM ÉDUCATİF[Fr.] ile/||/<> LEHRFILM, ERZIEHUNGSFILM, BILDUNGSFILM[Alm.] ile/||/<> EĞİTİCİ FİLM
- TERMİT ile/||/<> WHITE ANT[İng.] ile/||/<> FOURMI BLANCHE[Fr.] ile/||/<> WEISSE AMEISE[Alm.] ile/||/<> AKKARINCA
- FIRST LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN BİRİNCİ YASASI
- TERMODİNAMİK[İng. THERMODYNAMICS] ile/||/<> ADYABATİK DENGE[İng. ADIABATIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> ENTALPİ[İng. ENTHALPY] ile/||/<> ENTROPİ[İng. ENTROPY] ile/||/<> FİZİKOKİMYA[İng. PHYSICAL CHEMISTRY]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )- [ne yazık ki]
!TERÖR ile/ve/=/||/<>/< FİNANS- TERTİP, NİZAM ile/||/<> FORMAT[İng.] ile/||/<> TUTAM | DİZENEK
- TEŞEKKÜL ile/||/<> FORMATION[Fr.] ile/||/<> OLUŞMA
- TEŞEKKÜLÂT ile/||/<> FORMATION[İng.] ile/||/<> FORMATION[Fr.] ile/||/<> FORMATION[Alm.] ile/||/<> OLUŞUK
- TESEMMÜR ile/||/<> FRUCTIFICATION[Fr.] ile/||/<> YEMİŞLENME
- TEŞEVVÜŞ ile/||/<> UNSTEADINESS[İng.] ile/||/<> VACILLATION[Fr.] ile/||/<> FLACKEND[Alm.] ile/||/<> ÇALKANTI
- TESİS ile/||/<> FONDATION[Fr.] ile/||/<> VAKIF
- FIXATIVE[İng.] / FIXATEUR[Fr.] / FISCHHEIM[Alm.] ile/değil/yerine/= TESPİT NESNESİ
- FIXATION[İng.] / FIXIERMITTEL, FIXATIVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TESPİT
- TEŞRİ ile FETVÂ
- TEŞRİH | ANATOMİ[Fr. < ANATOMİE] ile/||/<> EMBRİYOLOJİ ile/||/<> FİTOPATOLOJİ
- TEŞRIHÎ | PHYSIOLOGIQUE[Fr. < PHYSIOLOGIQUE] ile/||/<> FİZYOLOJİK ile/||/<> FİZYOLOJİK[Fr. < PHYSIOLOGIQUE]
- TEVHİD ile/ve/||/<> FITRAT
- THEATRE FESTIVAL[İng.] ile/||/<> FESTİVAL DU THÉÂTRE[Fr.] ile/||/<> FESTSPIEL[Alm.] ile/||/<> FESTİVAL[Fr. < FESTIVAL]
- THOMSON FORMULA[İng.] / FORMULE DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON FORMÜLÜ
- TİCARETHANE ile/||/<> BUSINESS, GOODWILL[İng.] ile/||/<> FONDS DE COMMERCE[Fr.] ile/||/<> TECİMEVİ
- TİFÜS ile/||/<> TYPHUS FEVER[İng.] ile/||/<> TYPHUS[Fr.] ile/||/<> RICKETTSIOSIS PROWAZEKI[Lat.] ile/||/<> FLECKFIEBER[Alm.] ile/||/<> LEKELİ HUMMA
- TIMBER-WORK[İng.] ile/||/<> PAN DE BOİS[Fr.] ile/||/<> FACHWERKBAU[Alm.] ile/||/<> BAĞDADİ[Ar. < BAGDÂDİ]
- TIP ile/||/<> FELSEFE
- TOE[İng.] ile/||/<> POINTE DU PIED[Fr.] ile/||/<> FUSSSPITZE (ZEHE)[Alm.] ile/||/<> AYAK UCU
- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )- TOHUM YAPRAKLARI, KOTİLEDONLAR, ÇENEKLER = EVRÂK-I BEZRÎYE = FEUILLES SÉMINALES, COTYLÉDONS
- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN
)- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME
- TOKA ile FİRKETE[İt.]
- TOKAT ile FİSKE[Yun.]
- TOKMAK ile FİLARİZ
- TOKONOMA ile/ve/||/<> SHOJİ ile/ve/||/<> FUSUMA ile/ve/||/<> DOMA ile/ve/||/<> AMADO ile/ve/||/<> RANMA
Tokonoma (床の間)
Shoji (障子)
Fusuma (襖)
Doma (土間)
Amado (雨戸)
Ranma (欄間)
- TOMRUK ile FİLENK[Yun.]
( Kesilmiş ağacın, silindir biçimindeki gövdesi. | İşlenmek ya da biçilmek üzere hazırlanmış taş kütlesi. | Tomurcuk. | Tutukevi. İLE Ağır nesneleri bir yerden, bir yere kaydırmak ve özellikle tekneleri karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç. )
- TOMURCUK ile FİLİZ
( BUD vs. SHOOT )
- TOPLANTI SALONU ile/ve/||/<> FUAYE[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<> Bir gösteri ya da toplantı salonunda, sunum ya da toplantı aralarında kullanılan dinlenme yeri. )
- TOPLARDAMAR ile/ve/<> FLEBİT/FİLİBİT[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Toplardamlarda, içzar yangısı. )
- TOPLUM BİLİMLERİ ile FEN BİLİMLERİ
- TOPLUMSAL İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ ile/ve FİZİK İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ
( İstanbul'da. İLE/VE Ankara'da. )
- TORBA GEREKSİNİMİ değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)[NAYLON değil/yerine!]
- TOSS :/yerine FIRLATMAK
- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK
- TRAMMEL NET[İng.] ile/||/<> FANYALI AĞ
( Küçük gözeli tor ağın ön ve arkasına büyük gözeli ağların yerleştirilmesiyle oluşturulan üç katlı uzatma ağı )
( TRAMMEL NET )
- TRANSPARENCY vs. FLEXIBILITY
( Saydamlık/şeffaflık. İLE Esneklik. )
- TREE SPARROW[İng.] ile/||/<> MOINEAU FRIQUET[Fr.] ile/||/<> PASSER MONTANUS[Lat.] ile/||/<> FELDSPERLING[Alm.] ile/||/<> AĞAÇ SERÇESİ
( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının serçegiller Passeridae familyasından 14 5 cm kadar uzunlukta sırtı kahverengi karnı kül rengi ak Avrupa ve Asyada orman ve bahçelerde yaşayan bir tür Dağ serçesi )
( TREE SPARROW )
( MOINEAU FRIQUET )
( FELDSPERLING )
( PASSER MONTANUS )
- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER
- EĞİLİM/TREND[İng.] ile FURYA[İt. < FURIA]
( Eğilim. İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )
- TRICHROMATIC ANALYSIS[İng.] / FARBENSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKROMATİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- TRICHROMATIC[Fr.] / FARBENMESSAPPARAT, FARBENMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKROMATİK
- TROPİK KUŞU ile/ve FIRKATEYN KUŞU
( Topago - Karayipler )
- TSUNAMI[İng.] ile/||/<> RAZ DE MARÉE[Fr.] ile/||/<> FLUTWELL, TSUNAMI[Alm.] ile/||/<> TSUNAMI[Jap.]
( Denizin yüzünde çok büyük ölçüde karışıklıkların ya da denizaltı depremlerinin ortaya çıkardığı çok uzun deniz dalgası Japon terimi )
( TSUNAMI )
( RAZ DE MARÉE )
( FLUTWELL, TSUNAMI )
- TUBE NOSED SWIMMERS[İng.] ile/||/<> PÉTRELS[Fr.] ile/||/<> HYDROBATIDAE[Lat.] ile/||/<> STURMVÖGEL[Alm.] ile/||/<> FIRTINA KUŞUGİLLER
( Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının fırtına kuşları Procellariiformes takımından gagaları kısa ve burun delikleri boru biçiminde kanatları sivri denizlerde yaşayan ve deniz hayvanlarını yiyen bir familya Fırtına kırlangıcı Hydrobates pelagicus iyi bilinen türüdür )
( TUBE NOSED SWIMMERS )
( PÉTRELS )
( STURMVÖGEL )
( HYDROBATIDAE )
- TÜNEL ile/ve FÜNİKİLER
( Beyoğlu - Karaköy arasında. İLE/VE Taksim - Kabataş arasında. )
- TÜP[Fr./İng. < TUBE] ile FALLOP TÜPÜ/BORUSU
( Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru. | İçine krem, diş macunu, ilaç vb. nesneler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik ya da metal boru. | Akışkan nesnelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap. İLE Döl yatağının üst köşesinden yumurtalığa kadar uzanan, yaklaşık 10 santimetre uzunluğundaki boru. )
- TÜPSÜ ÇİÇEKLER, KAPİTULUMUN ORTASINDAKİ TÜPSÜ ÇİÇEKLER = EZHÂR-I ÜNBÛBÎYE = FLEURS TUBULÉES, FLEURS TUBULEUSES
- TÜR ile FERD
- TURAÇ ile FRANKSEVER ile FRANKSEVER
( FRANCOLIN vs. FRANCOPHIL vs. FRANCOPHILE )
( دراج ile هواخواه فرانسه )
( DARAJ ile NPAVAKHAH FARANSEH )
- TURBULENT CURRENT/FLOW[İng.] / FLUX TURBULENT[Fr.] / TURBULENTE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRBÜLANSLI AKIŞ/AKIM
- TÜRETME ile TÜREV ile TÜREVLER ile TÜRETMEK ile FAYDA ELDE ETMEK
( DERIVATION vs. DERIVATIVE vs. DERIVATIVES vs. DERIVE vs. DERIVE BENEFIT )
( مشتغ گيري ile اشتقاق ile مشتق ile اشتقاقي ile فرعي ile مشتغات ile متفرعات ile مشتقات ile مشتق شدن ile مشتق کردن ile فايدهرساندن )
( MOSHTAGH GYRY ile ESHTAQAQ ile MOSHTAGH ile ESHTAQAQY ile FAREY ile مشتغات ile MOTEFAREAT ile MOSHTAQAT ile MOSHTAGH SHODAN ile MOSHTAGH KARDAN ile فايدهرساندن )
- TÜRK MİLİ ile/<> FRANSIZ MİLİ ile/<> ALMAN MİLİ ile/<> RUS MİLİ ile/<> YUNAN MİLİ ile/<> DENİZ MİLİ
( 1895 m. İLE/<> 1852 m. İLE/<> 7500 m. İLE/<> 7467 m. İLE/<> 10000 m. İLE/<> 1852 m. )
- TÜRKÇE FELSEFE" (YAPMAK) değil FELSEFEYİ TÜRKÇE (DİLİNDE) (YAPMAK)
- TÜRKÇE ve/||/<> FARSÇA SÖZCÜK EKLERİ
(
Son Ekler
| Türkçe | Farsça | Örnek(ler) |
|---|---|---|
| -ane | ـانه | Şahane, Divane |
| -asa | آسا | Devasa |
| -aver | آور | Cengaver |
| -baz | باز | Sihirbaz, Cambaz, Kumarbaz, Küfürbaz, Hokkabaz |
| -ber | بر | Peygamber, Rehber, Seferber |
| -ça | چه | Bahçe, Kepçe, Parça |
| -dan | دان | Çaydanlık, Cüzdan |
| -dan | دان | Nüktedan |
| -dar | دار | Haberdar, Dindar, Minnettar, Tezgâhtar, Bayraktar, Taraftar, Emektar |
| -engiz | انگیز | Esrarengiz |
| -füruş | فروش | Malumatfüruş |
| -gâh | ـگاه | İkametgâh, Tezgâh, Ordugâh, Güzergâh |
| -gir | گیر | Beygir, Peşkir |
| -güzar | گزار | İşgüzar |
| -hane | خانه | Çamaşırhane, Hastane, Hapishane, Meyhane, Eczane, Dershane, Pastane, Postane, Darphane, Doğumhane, Ameliyathane, Yatakhane, Yemekhane, Patrikhane, Kütüphane |
| -istan | ـستان | Ermenistan, Özbekistan, Tataristan, Tacikistan, Yunanistan, Dağıstan, Afganistan, Sırbistan, Kırgızistan, Kazakistan, Bulgaristan, Moğolistan, Hırvatistan, Hindistan, Türkmenistan, Türkistan, Gürcistan, Macaristan, Pakistan, Arabistan |
| -kâr | کار | Fedakâr, Günahkâr, İsyankâr, Zanaatkâr, Bestekâr, Sahtekâr, Tehditkâr |
| -name | نامه | Taahütname, Beyanname, Muvafakatname, Vekaletname, Nizamname |
| -para | ـباره | Kulampara, Zampara |
| -perest | پرست | Hayalperest, Putperest |
| -perver | پرور | Misafirperver |
| -şor | شور | Silahşor |
| -tıraş | تراش | Heykeltıraş, Kalemtıraş |
| -zade | زاده | Şehzade |
| -zar | زار | Çimenzar, Gülzar, Lalezar |
| -zede | زده | Afetzede, Depremzede, Kazazede |
| -zen | زن | Neyzen |
(
Ön Ekler
| Türkçe | Farsça | Örnek(ler) |
|---|---|---|
| Ber- | بر | Berkemal, Bertaraf |
| Bi- | بی | Biçare, Bihaber |
| Der- | در | Derhal, Deruhte |
| Hem- | هم | Hemşehri, Hemfikir |
| Na- | نا | Nahoş, Namahrem, Namert |
(
Bağlaçlar
| Türkçe | Farsça |
|---|---|
| Bari | باری |
| Belki | بلکه |
| Çünkü | چون که |
| Eğer | اگر |
| Gâh … gâh … | گاه … گاه … |
| Gerçi | گرچه |
| Hele | هله |
| Hem … hem … | هم … هم … |
| Kâh … kâh … | گاه … گاه … |
| Keşke | کاشکی |
| Ki | که |
| Meğer | مگر |
| Ne … ne … | نه … نه … |
| Sanki | سان که |
| Şayet | شاید |
| Ta | تا |
| Ya … ya … | یا … یا … |
| Yahut | یا خود |
| Zira | زیرا |
- TÜRKÜ/TÜRKİ[Tr. < TÜRK + Ar. -Ī] ile/||/<> FLAMENKO/FLAMENCO[İsp. < FLAMENCO] ile/||/<> REMBETİKO/REMBETİKO[Yun. < ]
( köy türküsü Çoklukla dörder mısralı bentlerden oluşan li hece vezniyle yazılan ve kendine özgü bir besteyle okunan halk edebiyatı nazım birimi Halk müziğinin güftesi halk şiiri olan ve halk ezgileriyle bestelenmiş yaygın formu )
- TÜRLEŞME[İng. SPECIATION] ile/||/<> ANAGENEZ[İng. ANAGENESIS] ile/||/<> COĞRAFİ BARİYERE BAĞLI TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> FİLETİK DÖNÜŞÜM[İng. PHYLETIC TRANSFORMATION] ile/||/<> GEN AKIŞI[İng. GENE FLOW]
( Evrimsel süreç içerisinde, çeşitli izolasyon mekanizmaları dahilinde birbirinden ayrılan, eskiden aynı türe ait olan popülasyonların, farklı evrim mekanizmalarının farklı etkileri altında, nesiller içinde birbirlerinden farklı yönlere doğru evrimleşmeleri ve farklı özellikler geliştirmeleri durumudur. Bu farklı yönlere giden evrim sonucunda popülasyonlar bir noktadan sonra farklı türler olarak isimlendirilebilecek kadar farklılaşırlar. Kısaca, bir türden, yeni türlerin evrimine denir.Şempanzeler (Pan troglodytes) ve Bonobolar (Pan paniscus), eskiden tek bir tür iken, Kongo Nehri'nin de oluşumuna ve atasal popülasyonu iki popülasyona bölmesine neden olan bir deprem sonucu oluşan coğrafi izolasyon ile nehrin iki yakasında kalan popülasyonların farklı yönlerdeki evrimsel değişimleri sonucunda, günümüzden 1-2 milyon yıl önce türleşmişlerdir. @@ Evrimsel süreçte türlerin modifikasyonlar sonucu değişmesi ancak türleşmenin (atasından farklı yeni türlerin) oluşmaması durumudur. @@ Türleşmenin, türün farklı gruplarının arasına coğrafi bariyer girmesi sonucu gerçekleşmesi. Modern şempanze (Pan troglodytes) ve Bonobo (Pan paniscus) türlerinin 2 milyon yıl kadar önce, Kongo Nehri'nin akış yönünde meydana gelen ciddi bir değişim sonrasında, ortak atasına ait farklı grupların nehrin iki yakasında kalması sonucu türleştiği düşünülmekte. Primatlar genel olarak ıslanmayı sevmedikleri için ayrılan öbekler birbirleriyle olan bağlarını yitirmiş ve 2 milyon yıl içinde farklı türlere evrimleşmişler. "Alopatrik" türleşme olarak da bilinir. @@ Bir türün, popülasyon bazında ve nesiller içerisinde, herhangi bir türleşme ya da izolasyon olmaksızın, fiziksel özellikleri (fenotip) bakımından farklılaşması, evrim geçirmesidir. "Anagenez" olarak da bilinir. @@ Alellerin bir popülasyondan bir diğerine olan hareketidir. Tipik olarak bireylerin fiziksel yer değiştirmeleri ya da oluşturulan gametlerin rüzgar, akıntılar, organik taşıyıcılar vb. aracılığıyla mesafe kat etmesi sonucu oluşur. Türleşmeyi genellikle yavaşlatsa da, hızlandırdığı durumlar da gözlenmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURUNCU ve FOSFOR
( Uzaktan en iyi fark edilen renk. VE Havadan en iyi farkedilen. )
- TUTÇEK | FORSEPS ile/||/<> FORSEPS[Fr. < FORCEPS]
( anat Kerpeten kıskaç )
( FORCEPS )
( FORCEPS )
- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT
- TUTKU ile FETİŞ
- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR
- TUVALET ile FERAH ile MALLAR ile EMTİA
( COMMODE vs. COMMODIOUS vs. COMMODITIES vs. COMMODITY )
( گنجه کشودار ile رختان ile رختدان ile مقرون بصرفه ile بکار خور ile اجناس ile کالا )
( GONJEH KESHODAR ile RAKHTAN ile RAKHTEDAN ile MOGHORON BASRAFEH ile BEKAR KHOR ile AJENAS ile KALA )
- TÜZE(HUKUK) ve/<>/|| FİZİK
- ÜÇ LOPLU YAPRAK = VARAK-I SÜLÂSÎYÜ'L-FÜSÛS = FEUILLE TRILOBÉE
- UCLAR ile/ve/değil/yerine FARKLAR
( [not] TIPS vs./and/but CONFLICT
CONFLICT instead of TIPS )
- ÜÇLÜ YAPRAK, TERNAT YAPRAK = VARAK-I RÎŞÎ-İ MÜSELLES = FEUILLE TERNÉE
- TAYYAR[Osm.] / VOLATILE[İng.] / FLÜCHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU
- UÇUK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI
- UGARİT/LER ve/> FENİKE/LİLER ve/> YUNAN/LAR
- UĞRAK YERİ ile/||/<> FIRTINA UĞRAĞI ile/||/<> YOL UĞRAĞI
( Çok uğranılan yer Uzun yolda uğranılarak bir süre dinlenilen yer Cin çarpması )
- ULEMÂ ile/ve VÜKELÂ ile/ve VÜZERÂ ile/ve FUKARÂ
( Bilimkişileri. İLE/VE Bakanlar, vekiller. İLE/VE Vezirler. İLE/VE Dervişler. )
- ULÛM-U HUKUKİYE:
USÛL-Ü FIKIH/NAZARİYAT-I HUKUKİYE ile/ve/||/<> FÜRU-U FIKIH/TATBİKAT-I HUKUKİYE
- UMUT ve/=/||/<>/>/< YOKSULUN/FAKİRİN EKMEĞİ
- UN, NİŞASTA = DAKÎK = FÉCULE AMYLACÉE, AMIDON
- ÜNİVERSİTE FAKÜLTE
- UNLARDA:
BUĞDAY ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]
( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )
( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )
- UNLIKE :/yerine FARKLI, BENZEMEYEN
- ÜRETİM ARAÇLARI ile/||/<> ÜRETİM ARTIĞI ile/||/<> ÜRETİM BANDI ile/||/<> ÜRETİM BİÇİMİ ile/||/<> ÜRETİMEVİ ile/||/<> ÜRETİM GÜÇLERİ ile/||/<> ÜRETİM İLİŞKİLERİ ile/||/<> ÜRETİM KOOPERATİFİ ile/||/<> FASON ÜRETİM ile/||/<> MERDİVEN ALTI ÜRETİM ile/||/<> SERİ ÜRETİM
( Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme istihsal prodüksiyon tüketim karşıtı )
- USTALIKTA/VİRTÜÖZLÜKTE:
NICCOLO PAGANINI ve/||/<> FRANZ LIST
- ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK
- ÜSTÜNLÜK ile/||/<> FAİKLİK
- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI/LIK
( [not] SUPERIOR/ITY vs./and/but/||/<> DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY
DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY instead of SUPERIOR/ITY )
- USÛL ile/ve/<> FÜRÛG[Fars.]
( Yöntem. İLE/VE/<> Işık/ziyâ/nur, parlaklık, parıldayış. )
- USUVV[Ar.] ile FESÂD[Ar.]
- UTILITY[İng.] ile/||/<> FAYDA[Ar. < FÂʾİDE]
( Gereksinmelerin mal ve hizmetler kullanılarak doğrudan doğruya karşılanması sırasında tüketicinin duyduğu haz )
( UTILITY )
- UTILITY :/yerine FAYDA, HİZMET
- EXCITATION FUNCTION[İng.] / FONCTION D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- UYLUK KEMİĞİ | FEMUR ile/||/<> FEMUR ile/||/<> FEMUR[Fr. < FEMUR]
( 1 Uyluk kemiği 2 Böcek ve örümceklerde bacak bölütlerinin dipten üçüncüsü uyluk kemiği 1 Uyluk kemiği 2 Böceklerde veya akarlarda üstte trokantere bağlı altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer )
( FEMUR | THIGH-BONE )
( FEMUR | FÉMUR )
( OBERSCHENKELBEIN )
( FEMUR )
( FEMORE )
( ΜΗΡΙΑΊΟ ΟΣΤΌ / μηριαίο οστό )
- UZAY ile/ve/||/<> FAZ UZAYI
( ... @@ Sonsuz boyutlu zaman ve nesne[nin yorumlanabilmesi]. )
- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY
- UZMAN ÇAVUŞ ile/||/<> UZMAN DOKTOR ile/||/<> UZMAN HEKİM ile/||/<> UZMAN JANDARMA ile/||/<> BAŞUZMAN ile/||/<> BESLENME UZMANI ile/||/<> DİYABET UZMANI ile/||/<> DİYET UZMANI ile/||/<> EKOLOJİ UZMANI ile/||/<> ELÇİLİK UZMANI ile/||/<> EMBRİYOLOJİ UZMANI ile/||/<> FİZİK TEDAVİ UZMANI ile/||/<> HESAP UZMANI ile/||/<> İÇ HASTALIKLARI UZMANI ile/||/<> İLETİŞİM UZMANI
( Belli bir işte belli bir konuda bilgi görüş ve becerisi çok olan kimse mütehassıs kompetan spesiyalist Yükseköğretim kurumlarında özel bilgi veya uzmanlığa ihtiyaç gösteren bir işle laboratuvarlarda kütüphanelerde atölyelerde ve diğer uygulama alanlarında görevlendirilen öğretim yardımcıları )
- ÜZÜM ASMASI ile/||/<> ÜZÜMGÜNEŞİ ile/||/<> ÜZÜM PEKMEZİ ile/||/<> ÜZÜM SALKIMI ile/||/<> ÜZÜM SİRKESİ ile/||/<> ÜZÜM ŞEKERİ ile/||/<> ÜZÜM ŞIRASI ile/||/<> ÜZÜM ÜZÜM ile/||/<> ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM ile/||/<> ÇÖPSÜZ ÜZÜM ile/||/<> KURU ÜZÜM ile/||/<> ŞIRALIK ÜZÜM ile/||/<> YAŞ ÜZÜM ile/||/<> AMERİKAN ÜZÜMÜ ile/||/<> AYI ÜZÜMÜ ile/||/<> BEKTAŞİ ÜZÜMÜ ile/||/<> BESNİ ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇAVUŞ ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇİLEK ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇOBANÜZÜMÜ ile/||/<> DENİZÜZÜMÜ ile/||/<> FRENK ÜZÜMÜ ile/||/<> HASANDEDE ÜZÜMÜ ile/||/<> İT ÜZÜMÜ ile/||/<> KÖPEK ÜZÜMÜ ile/||/<> KURT ÜZÜMÜ ile/||/<> KUŞ ÜZÜMÜ ile/||/<> MİS ÜZÜMÜ ile/||/<> MİSKET ÜZÜMÜ ile/||/<> PARMAK ÜZÜMÜ ile/||/<> PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile/||/<> SULTANİYE ÜZÜMÜ ile/||/<> TİLKİ ÜZÜMÜ
( Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi )
- ÜZÜM/ÇALI ile FRENKÜZÜMÜ
( ... İLE Taşkırangillerden bir çalı. | Bu bitkinin, daha çok, şurubu yapılan, uzun salkım biçiminde, taneleri ufak, kırmızı ve mayhoş yemişi. )
( ... cum RIBES RUBRUM | ... )
( ... cum RIBES RUBRUM )
- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]
( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )
- VÂHİD[Ar.] ile FERD[Ar.]
- VÂHİD[Ar.] ile VAHÎD[Ar.] ile FERÎD[Ar.]
- VAHİY ile İLHÂMÂT ile RÜYÂ ile FERÂSET
( Cebrail ile gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Cebrail'siz gelen. İLE Kendi öngördüğün. )
- VÂKIF/VUKÛFİYET ile/ve/||/<> FARKINDA/LIK
- VAN DER WAALS FORCES[İng.] / FORCES DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS KUVVETLERİ
- VAN DER WAALS SURFACE TENSION FORMULA[İng.] / FORMULE DE TENSION SUPERFICIELLE DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-OBERFLÄCHENSPANNUNGSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS YÜZEY GERİLİMİ FORMÜLÜ
- VAN'T HOFF FACTOR[İng.] / FACTEUR DE VAN 'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN 'T HOFF ETMENİ/FAKTÖRÜ
- VARÂK-I MEFSUS ile/||/<> FEUILLE LOBÉE[Fr.] ile/||/<> OYMALI YAPRAK
( botanik )
( FEUILLE LOBÉE )
- BARREL[İng.] / BARIL[Fr.] / FASER[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİL
- VARLIKBİLİM ile/ve FİZİK
( ONTOLOGY vs./and PHYSICS )
- VAROLAN'IN(MEVCUDUN) DÖRT NEDENİ:
MADDÎ ile SURÎ/BİÇİMSEL(FORMEL) ile FAİL/ETKER ile GÂÎ/SONSAL
- VAROLUŞ ve/||/<> ÖLÇÜ ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> TÜZE ve/||/<> SANAT ve/||/<> SPOR ve/||/<> BÜTÜNLÜK ve/||/<> SUSABİLMEK ve/||/<> YOK/LUK
( Saygı gerek önce
Sonra ölçü
Sonra anlayış gerek
Sonra hak gözetmek
Özen ve duyarlılık gerek
Sürekli hareket gerek
Her an bütünlük
Çoğunlukla susabilmek
Herşeyin ölçütü yok(luk)
[En sonunda, Yaşam ve İnsan/Kişilik] )
( Üzerine düşünülebilecek ve konuşulabilecekler, düşünülmesi ve konuşulması gerekenler/öncelikliler... )
- VAROŞ ile/<> FAVELA
( Gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. İLE/<> Rio de Janeiro - Brezilya gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. )
- VARSAYIM = FARAZİYE = HYPOTHESIS[İng.] = HYPOTHÉSE[Fr.] = HYPOTHESE[Alm.] = SUPPOSITIO[Lat.] = HYPOTHESIS[Yun.]
- VAZGEÇMEK ile FERÂGAT ETMEK
( TO GIVE UP vs. TO ABNEGATE )
- VAZİFE, HİZMET | ÜFULE, VAZİFE | TÂBİ | VAZİFE | İŞLEV | FONKSİYON ile/||/<> FONKSİYON ile/||/<> GÖREV
( görev görev matematik 1 Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi 2 işlev görev Bir organın normal olarak yaptığı görev Bilgisayarda uygulanacak bir işi oluşturan öğelerden her biri iş birimi 1 Bir nesnenin ya da bir kimsenin gördüğü iş kendisinden beklenen eylem 2 İş görme yetisi 3 Belli bir değişkenle ilişkili olan herhangi bir matematiksel ifade anlamdaş fonksiyon Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal çalışma functio yerine getirme gerçekleştirme 1 Bir organın başarısı gördüğü iş etkinlik biçimi Ör Görme gözün görevidir 2 Bir etkenin değişmesiyle öteki etkenin de değiştiği bağlılık ilişkisi özellikle iki dizi arasındaki yasal bağlantı zooloji Bir sözcüğün sözdiziminde belirttiği iş Güzeller sevimli olur ad görevinde sıfat Arkadaşım güzel konuşur belirteç görevinde sıfat Okul kitabında yanlış kalmamalıdır dolaylı tümleç görevinde tamlama vb Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet Fonksiyon )
( FUNCTION )
( FONCTION )
- VEGETABLE vs./||/<> HERB vs./||/<> FLORA
- VEHİM/VEHM ile/değil/yerine/>< FEHİM/FEHM
( Kuruntu. İLE Anlama, düşünme. )
- VEINLET[İng.] ile/||/<> FILONET, VEINULE[Fr.] ile/||/<> ADER, GÔNGCHEN[Alm.] ile/||/<> DAMARCIK
( Mineral ya da madenle dolmuş küçük ince çatlak )
( VEINLET )
( FILONET, VEINULE )
( ADER, GÔNGCHEN )
- VECTOR FUNCTION[İng.] / FONCTION VECTORIELLE[Fr.] / VEKTORFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR İŞLEVİ/FONKSİYONU
- VER DES NOISETTES[Fr.] ile/||/<> FINDIK KURDU
( Fındık bitinin fındık meyvesi içinde gelişerek onun dökülmesine ve değerini yitirmesine yol açan kurtçuğu )
( VER DES NOISETTES )
- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET
( BİLGİ: İnsan aklı sınırıları içerisinde evreni ve doğayı anlama çabası. )
( Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır. )
( Yapmanız gereken şey farkında olmanın farkında olmaktır. )
( Tüm sonuçlarına katlanabilmektir. )
( Hiçbir uygarlık, varolan bilgiyle çatışmadan, bilgi üretemez. )
( KUTADGUBİLİG: Mutluluk/saadet veren bilgi, kutlu bilgi.
Çinliler, ona Edebü'l-Mülûk der; Maçinliler, onu Enîsü'l-memâlik diye adlandırır. Bu meşrık ilinin büyükleri, buna doğruca Zînetü'l-ümerâ der.
İranlılar buna Şehnâme der, Turanlılar ise Kutadgu bilig diye anar. )
(
)
( | Before AND/> After. AND/> Inside AND/> Outside |
vs./AND/+/<>/>/<
Time and place. )
( | [by] ... AND/> "What, where, when, who?" questions and answers. AND/> "How?" question and answers. |
vs./AND/+/<>/>
"Why?" question and answers. )
( | Letter, phoneme. AND/> Morpheme. AND/> Word. |
vs./AND/+/<>/>/<
Sentence. )
( [bilginin/kavramın/nesnenin/olgunun] | Öncesi VE/> Sonrası VE/> İçi ve dışı |
İLE/VE/+/<>/>/<
Zamanı ve Zemini )
( | Yazaç/harf. VE/> Hece. VE/> Sözcük. |
İLE/VE/+/<>/>/<
Tümce. )
( | ... VE/> "Ne, ne zaman, nerede, kim?" soruları ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. VE/> "Nasıl?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. |
İLE/VE/+/<>/>/<
"Neden?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. )
( DATA vs./and/<>/>/< INFORMATION vs./and/<>/>/< KNOWLEDGE vs./and/<>/>/< WISDOM, AWARENESS vs./and/<>/>/< ELEGANCE )
- FÂİDE[Osm.] / EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT EN QUANTITÉ[Fr.] / GUTEVER, WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİMLİLİK
- VERİNGOLA[İt. < VERINGOLA] ile/değil/yerine/=/||/<> FRENGİ
( Gemi güvertelerinde suların dışarıya akması için bordalara açılan delik )
- VERMEK ile FAYDA SAĞLAMAK ile TARAFSIZ ile TARAFSIZ OLARAK
( IMPART vs. IMPART BENEFITS vs. IMPARTIAL vs. IMPARTIALLY )
( بهرهمند ساختن ile افاضه کردن ile بي غرض ile حق گو ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
( BACPAREAMAND SAKHTAN ile AFAZEH KARDAN ile BEY GHARZ ile HAGH GO ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
- LACQUER, VARNISH, ACETATE LACQUER, CEYLON AGAR-AGAR, LAC[İng.] / VERNIS, LAQUE, LAQUE ACETATE, MOUSSE DE CEYLAN, VOIR AGAR-AGAR[Fr.] / FILTRATION, FILTRIEREN, LACK, FIRMIS[Alm.] ile/değil/yerine/= VERNİK, AGAR, AGAR JELİ, LAK, SARI VERNİK
- VIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FLAKON
( Genellikle camdan yapılan, içine sıvı tıbbi malzemeler (aşılar ve ilaçlar gibi) konulan, küçük kaplara verilen isim, viyal.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VIBRATION vs. FLUCTUATION
- VIDEO FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE VIDÉO[Fr.] / VIDEOFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VİDEO FREKANSI
- VINYL FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE VINYLE[Fr.] / VINYLFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL FLORÜR
- VINYLIDENE FLUORIDE[İng.] / FLUORURE DE VINYLIDÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN FLORÜR
- VISCOUS DISSIPATION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISSIPATION VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- VISCOUS FORCE[İng.] / FORCE VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ KUVVET
- FLUIDE NON VISQUEUX[Fr.] / NICHTVISKOSE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ OLMAYAN AKIŞKAN
- VİZE ile FİNAL
- VİZİTE ile/||/<> FEE[İng.] ile/||/<> HONORAIRES[Fr.] ile/||/<> GÖRÜMLÜK
( Doktora sayrılarını görüp yoklaması karşılığında ödenen para )
( FEE )
( HONORAIRES )
- VONDİP[Alm. < VON + Tr. DIP] ile/değil/yerine/=/||/<> FONDİP
( Sonuna kadar bir solukta bir dikişte )
- VUE/HONORAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= FEE[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜM
( (biyoloji) )
- VULVA[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FERÇ
- VUREYK ile/||/<> FOLIOLE[Fr.] ile/||/<> YAPRACIK
( botanik )
( FOLIOLE )
- W/Z BOZONU ile/||/<> FOTON
( Zayıf kuvveti taşıyan ağır parçacıklardır (yaklaşık 80-90 GeV); kütleli oldukları için menzilleri çok kısadır. @@ Elektromanyetik kuvveti taşıyan kütlesiz parçacıktır; kütlesiz olduğundan menzili sonsuzdur. İlki ağır ve kısa menzilli, ikincisi kütlesiz ve sonsuz menzillidir; elektrozayıf kuramda ikisi ortak kökenden ayrışır. )
( Formül: Kısa menzil ~ sonsuz )
- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> FREUD
( Benjamin, Freud'un yazı ve kitaplarının iyi bir okuyucusudur. )
- WANNIER FUNCTION[İng.] / FONCTION DE WANNIER[Fr.] / WANNIER-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= WANNİER İŞLEVİ/FONKSİYONU
- WASTAGE, SHRINKAGE[İng.] ile/||/<> FİRE[Yun.]
( 1 Malların saklanması veya taşınması sırasında kuruma dökülme bozulma gibi nedenlerle ortaya çıkan eksilme veya ağırlık kaybı 2 Üretim sürecinde kullanılan hammaddelerin teknik özellikleri ve kullanış biçimlerine göre toz ve ufak parçalar biçiminde ya da buharlaşma yoluyla yok olması )
( WASTAGE, SHRINKAGE )
- WHIP[İng.] ile/||/<> FONET[Fr.] ile/||/<> PEITSCHE[Alm.] ile/||/<> KIRBAÇ
( Hayvanları eğitmede ve onlara buyruk vermede kullanılan vurma aracı Az gırbac gırmac kamçı Azeri ağızlarında gırmanc olarak da geçer Bu biçimdeki n sonradan türemiştir Azeri ağızlarında kullanılan gımçal biçimi ses bakımından tartışmaya açıktır Türkçe kır kökünden maç ekiyle yapıldığı anlaşılıyor kır maç Türkçede kırmaç biçimi kırbaça çevrilmiştir Ancak Azeri alanında gırbac yanında gırmac biçimi de kullanılır Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir grbáč Srp kòrbač krbač Arn kërbác Rum gîrbáci Macarca korbács da Türkçeden alınmıştır Bunlardan başka Rusça karbač Almanca Karbatsche Fransızca courbache cravache gibi dillerde de kullanılır Diyalektlerde kırbaç yerine daha çok kamçı adı geçer kamçı )
( WHIP )
( FONET )
( PEITSCHE )
( GIRBAC[Az.]~GIRMAC[Az.] )
- WHISPER :/yerine FISILDAMAK
- WIEN FORMULA[İng.] / FORMULE DE WIEN[Fr.] / WIEN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEN FORMÜLÜ
- WIGNER FORCE[İng.] / FORCE DE WIGNER[Fr.] ile/değil/yerine/= WİGNER KUVVETİ
- WIRE WALKER[İng.] ile/||/<> FILDEFÉRISTE[Fr.] ile/||/<> DRAHTSEILKÜNSTLER[Alm.] ile/||/<> TEL CAMBAZI
( Tel üzerinde cambazlık yapan kişi Bunlar gergin ve gevşek telde yürüyenler olarak ikiye ayrılırlar )
( WIRE WALKER )
( FILDEFÉRISTE )
( DRAHTSEILKÜNSTLER )
- YABANCI ÇITA ile/||/<> FEDER[Alm.]
( Kinişli birleştirmelerde iki tarafa açılan yuvaya uygun ölçü ve biçimde hazırlanmış ince dar parça )
( FEDER )
- YABANCI ile/||/<> YENİ ile/||/<> FARKLI
- YÂD ETME! ile/ve/||/<>/> FERYÂD ETME!
( Geçmişi. İLE/VE/||/<>/> Geleceğe.
Geçmişi yâd etme, geleceğe feryâd etme! )
- YÂFUH ile/||/<> FONTANELLE[Fr.] ile/||/<> BINGILDAK
( biyoloji )
( FONTANELLE )
- FATTY ACID[İng.] / ACIDE GRAS[Fr.] / FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ ASİDİ
- YAKIN AKRABA ile/||/<> YAKIN ANLAMLI ile/||/<> YAKIN BENZEŞME ile/||/<> YAKIN BENZEŞMEZLİK ile/||/<> YAKIN ÇAĞ ile/||/<> YAKIN DOĞU ile/||/<> YAKIN DOST ile/||/<> YAKIN KORUMA ile/||/<> YAKIN SESLİ ile/||/<> YAKIN ŞARK ile/||/<> YAKIN TAKİP ile/||/<> AKLA YAKIN ile/||/<> CANA YAKIN ile/||/<> FIRTINAYA YAKIN RÜZGÂR
( Az bir ara ile ayrılmış olan zaman veya yer uzak karşıtı Küçük önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan Aralarında sıkı ilgi bulunan Benzeyen andıran yaklaşan Erişmesi olması zaman bakımından yaklaşmış olan Uzak olmayan yer Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş dost veya akraba Uzak olmadan )
- FUEL ROD[İng.] / BARRE DU FUEL[Fr.] / BRENNSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ÇUBUĞU
- FUEL CLUSTER[İng.] / FAISCEAU DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFBLOCK[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT DEMETİ
- FUEL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT COMBUSTIBLE[Fr.] / BRENNELEMENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ELEMANI
- FUEL PELLET[İng.] / GRANULE DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFTABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT PELETİ
- FUEL CELL[İng.] ile/değil/yerine/= YAKIT PİLİ
- MAHRUKAT[Osm.] / FUEL[İng.] / BRENNSTOFF, KRAFTSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT, YAKACAK
- YALAN ile FARKLILAŞTIRMA
- YALAN ile/ve/değil/yerine FELSEFE
( [not] LIE vs./and/but PHILOSOPHY
PHILOSOPHY instead of LIE )
- YALNIZLIK:
FARKINDA OLUNMAYAN ile/değil/yerine FARKINDA OLUNAN
( Hakkında, "konuşabildiğin". İLE/DEĞİL/YERİNE Susmaktan başka çarenin olmadığı. )
- YANARDAĞLARDA:
GAZ ile/ve/<> FÜMEROL[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz. )
- YANGIN SÖNDÜRME CİHAZI ile/||/<> FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER[İng.] ile/||/<> EXTINCTEUR[Fr.] ile/||/<> SÖNDÜRÜCÜ
( genel uygulayım Yangın söndürmeye yarayan aygıt )
( FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER )
( EXTINCTEUR )
- YANILMALI TASIM = KIYAS-I FASİT = PARALOGISM[İng.] = PARALOGISME[Fr.] = FEHLSCHLUSS, PARALOGISMUS[Alm.] = PARALOGISMOS[Yun.]
- YANLIŞ DÜŞÜNMEK ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK
( [not] "THINKING WRONG" vs./but THINKING DIFFERENT )
- YANLIŞ ile/değil FARKLI
( [not] WRONG/FALSE vs./but DIFFERENT )
- YANLIŞ = HATALI = WRONG[İng.] = FAUX[Fr.] = FALSCH[Alm.] = FALSUS[Lat.] = INJURIA[İsp.]
- REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSFAKTOR, REFLEXIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA ETMENİ/ÇARPANI/KATSAYISI/FAKTÖRÜ
- YAPI ADASI ile/||/<> YAPI BİLGİSİ ile/||/<> YAPI BİLİMİ ile/||/<> YAPI ELEMANI ile/||/<> YAPI KOOPERATİFİ ile/||/<> YAPI MALZEMESİ ile/||/<> YAPI TAŞI ile/||/<> YAPI YERİ ile/||/<> ALTYAPI ile/||/<> ANA YAPI ile/||/<> DÜZLEK YAPI ile/||/<> EŞ YAPI ile/||/<> KABA YAPI ile/||/<> ÖZ YAPI ile/||/<> SOSYAL YAPI ile/||/<> TOPLUMSAL YAPI ile/||/<> ÜSTYAPI ile/||/<> ALLAH YAPISI ile/||/<> FİZİK YAPISI ile/||/<> KUL YAPISI ile/||/<> SOY YAPISI ile/||/<> TOPLUM YAPISI
( Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri bina mimari Yapılmakta olan konut yol köprü vb inşaat konstrüksiyon Yapma oluşturma ortaya konulma meydana getirme Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü bünye strüktür Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge strüktür Kendine özgü işleyiş kurallarına sahip düzen örgü Bir hücrede bir dokuda karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün strüktür )
- STRUCTURE FACTOR[İng.] / FACTEUR DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- YAPIM EKLERİNDE:
ADDAN AD ile/ve/||/<> ADDAN EYLEM ile/ve/||/<> EYLEMDEN AD ile/ve/||/<> EYLEMDEN EYLEM
( )
(1996'dan beri)