Bugün[25 Mayıs 2026]
itibarı ile 4.372 başlık/FaRk ile birlikte,
4.372 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(17/19)


- NAHİV ve FIKIH USÛLÜ ve TEFSİR USÛLÜ


- NAHOŞ ile FELAKET

( DISTASTEFUL vs. DISTASTROUS )

( بد مزه ile شور مزه ile ناخوش آيند ile بدمزه ile واويلا )

( BAD MAZEH ile SHOR MAZEH ile NAKHOSH AYNAD ile BADAMZEH ile واويلا )


- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ

( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )


- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) değil/>< FİLE/SEPET (KULLANMAK)


- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)


- NAZARÎ ERDEM ile/ve FİKRÎ ERDEM ile/ve HULKÎ ERDEM ile/ve AMELÎ ERDEM(SANATLAR)


- NEGATOSKOP/NEGATOSCOPE[İng.] değil/yerine/= FİLMGÖREÇ


- MOISTURE CONTENT[İng.] / TENEUR EN HUMIDITE[Fr.] / FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM İÇERİĞİ


- MOISTURE LOSS[İng.] / PERTE D'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER, HYGROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM KAYBI


- MİKYÂS-İ RUTÛBET[Osm.] / HYGROMETER[İng.] / HYGROMÈTRE[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÖLÇER


- HUMIDITY CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DE L'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM SIĞACI


- RUTÛBET[Osm.] / HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTE, FEUCHTIGKEIT, FETTSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM


- NEMESE/HEMS[Ar.]/WHISPER[İng.] değil/yerine/= FISILDAMA

( Fısıldama. )


- NERGİS ile/ve/<> FULYA

( ... İLE/VE/<> Nergisgillerden, soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin, zerrin ve nergis adlarıyla da anılan, hoş kokulu çiçekleri. )

( ... cum NARCISSUS JONPUILLA )


- NESH ile/ve/||/<> FESH ile/ve/||/<> İLGÂ


- NESNELERDE, TEMEL VE ORTAK ÖĞELER:
KARBON ile/ve/||/<> OKSİJEN ile/ve/||/<> HİDROJEN ile/ve/||/<> AZOT ile/ve/||/<> FOSFOR ile/ve/||/<> SÜLFAT


- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE

( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )

( )


- NEWTON'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE NEWTON[Fr.] / NEWTON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON FORMÜLÜ


- FLUIDE NEWTONIEN[Fr.] / NEWTONSCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TİPİ AKIŞKAN


- NEWTON ile/ve/<> EINSTEIN ile/ve/<> FEYNMAN


- NİŞASTA ile FEKÜL[Fr.]

( ... İLE Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta. )


- NİTELİK ve/<>/> FELSEFE

( QUALITY/ATTRIBUTE and/<>/> PHILOSOPHY )


- NOESIS ile FRONESIS ile POESIS

( Dışarıda. İLE İçte. İLE ... )

( Akılda. İLE Özde. İLE ... )

( Aristoteles. İLE Platon. İLE ... )


- NOKTA MUTASYON ile/||/<> FRAMESHİFT MUTASYON

( Nokta tek baz, frameshift çerçeve kaymasıdır )

( Formül: Substitüsyon İLE insersiyon/delesyon )


- NOMEN FENOMEN


- NONSENSE ile/||/<> FRAMESHİFT

( Nonsense erken stop İLE frameshift çerçeve kayması. )

( Formül: Stop kodon İLE okuma çerçevesi )


- AMÛDÎ KUVVET[Osm.] / FORCE NORMALE[Fr.] / NORMALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL KUVVET


- NOTICE :/yerine FARK ETMEK


- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ


- NÜANS ile FARK


- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]

( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir. Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NUMENAL FENOMENAL


- OCAK ile FIRIN

( COOKSTOVE/RANGE vs. OVEN )


- PİŞİRME:
OCAKTA ile/ve FIRINDA ile/ve GÜNEŞİN ISITTIĞI TAŞTA


- OCCASION :/yerine FIRSAT, VESİLE


- FOCAL SPOT[İng.] / TACHE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTFLECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK BENEĞİ


- FOCAL AXIS[İng.] / AXE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTACHSE, FOKUSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK EKSENİ


- FOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE FOCALE[Fr.] / BRENNWEITE, FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK UZAKLIĞI


- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK


- FOCUSING[İng.] / FOCALISATION[Fr.] / FOKUSSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAMA


- FOCUSING ANODE[İng.] / ANODE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ANOT


- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN


- FOCUSING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE FOCALISATRICE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ELEKTROT


- FOCUSING MAGNET[İng.] / FOKUSSIERENDER MAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI MIKNATIS


- ÖDEV AHLÂKI ile/ve FERÂGAT AHLÂKI ile/ve USTA AHLÂKI

( MORALS OF DUTY vs./and MORALS OF ABNEGATION vs./and MORALS OF MASTER )


- ÖĞRETİM BİLGİSİ = FENN-İ TALİM-Ü TEDRİS = DIDACTICS[İng.] = DIDACTIQUE[Fr.] = DIDAKTIK[Alm.] = DIDACTICA[Lat.] = DIDASKEIN[Yun.] = DIDÁCTICO/CA[İsp.]


- ÖĞRETMEK ile/ve/<> FARK ETMEK/ETTİRMEK

( Öğretmek, başkalarına senin kadar iyi bildiklerini anımsatmaktır. )

( EACH ONE, TEACH ONE )

( TO TEACH vs./and/<> TO AWARE/TO MAKE SOMEBODY AWARE OF )


- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER


- OKSİJENLİ SOLUNUM ile FERMANTASYON

( Oksijen varlığında enerji üretimi. İLE Oksijensiz enerji üretimi. )


- OKSU YAPRAK = VARAK-I SEHMÎ = FEUILLE SAGITTÉE


- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI


- OLANAK ile/ve FIRSAT

( Tutum, fırsatı kendine çeker. )

( Attitude attracts opportunity. )

( POSSIBILITY vs./and OPPORTUNITY )


- OLGU = VAKIA = FACT[İng.] = FAIT[Fr.] = FAKTUM[Alm.] = FACTUM[Lat.] = HECHO[İsp.]


- OLGUSAL/LIK ile/ve/<> FARKLI/LIK


- OLUŞ = SAYRURET, TEKEVVÜN = BECOMING, GENESIS[İng.] = DEVENIR, GENÉSE[Fr.] = WERDEN, GENESIS[Alm.] = FIERI < IN FIERE: OLUŞ HALİNDE[Lat.] = GENESIS[Yun.]

( Kesintisiz/sürekli doğuş. )


- FORMATION[İng.] / BILDUNG, DER AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM


- OLUŞUM = TEŞEKKÜL = FORMATION[İng., Fr.] = BILDUNG[Alm.] = FORMACIÓN[İsp.]


- OMURGADA
YUVAR/DİSK:
OLAĞAN ile BOZULMUŞ ile BEL VERMİŞ ile FITIK ile İNCELMİŞ

( image )


- ONAYLAYICI SÖZCÜKLER ve/||/<>/> HİZMET EYLEMLERİ ve/||/<>/> FİZİKSEL TEMAS


- ÖNEMLİ DEĞİL" değil FAZLA ÖNEMLİ DEĞİL


- ONUR ve/||/<>/>/< FARKINDALIK


- ONUR ile ONUR ÖĞRENCİSİ ile ONURLU ile FAHRİ ile FAHRİ DOKTORA ile ONUR ile ONURLANDIRMAK

( HONOR vs. HONOR STUDENT vs. HONORABLE vs. HONORARY vs. HONORARY DOCTORATE vs. HONORED vs. HONORING )

( سرافرازي ile گرامي داشتن ile تشرف ile عز ile تکريم ile بزرگداشت ile ناموس ile بزرگ داشتن ile شرافت ile افتخار ile احترام گذاردن ile بزرگواري ile نجابت ile اکرام نمودن ile اکرام کردن ile عزت ile آبرو ile شرف ile شاگرد اول ile باشرف ile عزوجل ile بزرگوار ile بالانشين ile ماجد ile محترم ile مکرم ile باشرافت ile جليلالقدر ile گرامي ile شايان تعريف ile لايق احترام ile شرافتمندانه ile آبرومند ile شريف ile شرافتمند ile افتخاري ile درجه افتخاري ile دکتراي افتخاري ile سرافراز ile مشرف ile معزز ile مفتخر ile شرفياب ile اکرام ile تفخيم ile تشريف )

( SARAFRAZY ile GERAMY DASHTAN ile TASHARF ile AZ ile TAKARYM ile BOZORGDASHT ile NAMOS ile BOZORG DASHTAN ile SHARAFT ile AFTAKHAR ile EHTARAM GOZARDAN ile BOZORGVARY ile NAJABAT ile EKRAM NEMUDAN ile EKRAM KARDAN ile AZAT ile ABRO ile SHARF ile SHAGARD OL ile باشرف ile AZOJEL ile BOZORGVAR ile BALANESHYNE ile ماجد ile MOHTARAM ile MOKRAM ile باشرافت ile جليلالقدر ile GERAMY ile SHAYAN TARYFE ile LAYGH EHTARAM ile SHARAFTAMANDANEH ile ABROMAND ile SHARYFE ile SHARAFTAMAND ile AFTAKHARY ile DARJEH AFTAKHARY ile DOKTRAY AFTAKHARY ile SARAFRAZ ile MOSHARF ile MOEZZ ile MOFTAKHAR ile SHARFYAB ile EKRAM ile تفخيم ile TASHARYFE )


- OPINION :/yerine FİKİR, GÖRÜŞ


- OPORTÜNIST/OPPORTUNIST[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇI


- OPORTÜNISTİK ENFEKSİYON/OPPORTUNISTIC INFECTION[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇI BULAŞ


- OPORTÜNİZM/OPPORTUNISM[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇILIK


- OPPORTUNITY :/yerine FIRSAT


- OPTIC FIBER[İng.] / FIBRE OPTIQUE[Fr.] / OPTIKFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK FİBER


- OPTICAL FREQUENCIES[İng.] / FRÉQUENCES OPTIQUES[Fr.] / OPTISCHE FREQUENZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK FREKANSLAR


- OPTICAL WINDOW[İng.] / FENÊTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES FENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK PENCERE


- ORKESTRA ile FANFAR[Fr.]

( ... İLE Üflemeli bakır çalgılardan oluşan orkestra. | Bu orkestranın çaldığı, tartımlı ve canlı parça. )


- OROSPU/LUK / KAHPE[Ar. < KAHBE] / EKEK/LİK / ERSEK[dvnlgttrk] ile FÂHİŞE/LİK | KEVÂŞE

( Kısaca: Orospuluk Zihinde; Fahişelik Gövdede
Orospuluk, spekülatif düşüncelerle, çıkara yönelik, işine geldiği gibi hareket etme eğilimi(eşeysel göstergesi olmaksızın). İLE Fahişelik ise, içinde bulunduğu/bulunmuş oldukları koşullardan/olumsuzluklardan/"acziyetten" kaynaklanabilen, çok geniş/özel nedenlere dayanabilen ya da kişisel seçim/karar ile gövdenin eşeysel yönde, nesnel karşılığı için kullandırılması. )

( BAGIYY [çoğ. BAGAYÂ] )


- ORTAK/LIK ile/ve FARKLI/LIK

( COMMON vs./and DIFFERENT )


- ORTH-/ORTHO- ile/||/<> OST-/OSTE-/OSTEO-/-OSTEON ile/||/<> OSSEO-/OSSİ- ile/||/<> SPHEN-/SPHENO- ile/||/<> CHONDR-/CHONDRİ-/CHONDRİO-/CHONDRO- ile/||/<> FRACT-

( Düz, normal, doğru, gerçek. İLE/||/<> Kemik. İLE/||/<> Kemik, kemiksi. İLE/||/<> Kama, kama biçiminde, sfenoid kemikle ilgili. İLE/||/<> Kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdak. İLE/||/<> Kırık, kırılma. )


- OSMANLI SULTANI VE EŞİ değil
FRANSA KRALI VE KRALİÇESİ

( Fransa'da yapılan şark gecelerinde Kral ve Kraliçe'nin giydikleri Osmanlı giysileriyle yapılmış resimdir. )

( Paris'te, Versay Sarayı'ndadır. )


- OT ile FUNDA

( ... İLE Süpürgeotu. )


- OVAT YAPRAK, YUMURTANIN BOYUNA KESİTİ BİÇİMİNDE OLAN YAPRAK = VARAK-I BEYZÎ = FEUILLE OVALE


- OVEN :/yerine FIRIN


- OVER- ile SUR- ile DOLİKO- ile PSÖDO- ile -FOBİ

( Aşırı [over dominans: üstün baskınlık] aşırı-, ötesinde. İLE Uzun. İLE Yalancı/sahte .... İLE ... ürküsü. )


- FILTRAGE INHÉRENT[Fr.] / INHARENTE FILTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ FİLTRELEME


- TEVÂLÎ-İ ZÂTÎ[Osm.] / FRÉQUENCE PROPRE[Fr.] / EIGENFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ FREKANS


- EIGENFUNCTION[İng.] / FONCTION PROPRE[Fr.] / EIGENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ İŞLEV


- ÖZDEŞLİK yerine FARKINDALIK

( Körlük. YERİNE ... )

( Balıklar derya içre, deryadan bihaber! )

( AWARENESS instead of IDENTITY )


- ÖZDEŞ/LİK ile FARKLI/LIK

( IDENTITY vs. DIFFERENCE )


- ÖZGÜN ile/ve/<>/|| FARKLI


- İSTENÇ = İRADE-İ CÜZİYE = FREE WILL[İng.] = LIBRE ARBITRE[Fr.] = WILLENSFREIHEIT[Alm.] = LIBERUM ARBITRIUM[Lat.] = LIBRE VOLUNTAD[İsp.]


- ÖZGÜRLÜK = HÜRRİYET = LIBERTY, FREEDOM[İng.] = LIBERTÉ[Fr.] = FREITHEIT[Alm.] = LIBERTAS[Lat.] = LIBERTAD[İsp.]


- FORCE ÉLECTROMOTRICE D'AUTO-INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZİNDÜKSİYON ELEKTROMOTOR KUVVETİ


- ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]


- P ile F


- PACKING FRACTION[İng.] / FRACTION DE TASSEMENT[Fr.] / PACKUNGSANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME KESRİ


- PALESTINIAN :/yerine FİLİSTİNLİ


- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PAPILIONACÉES = FERÂŞÎYE


- PARA:
AKÇE ile/ve/||/<> SULTANÎ ile/ve/||/<> DUCAT ile/ve/||/<> FLORINS ile/ve/||/<> GURUS ile/ve/||/<> ŞÂHÎ

( Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Venedik'te. İLE/VE/||/<> Macaristan'da. İLE/VE/||/<> Avrupa'da. İLE/VE/||/<> İran'da. )


- PARALİTİK/PARALYTIC[İng.] değil/yerine/= FELÇLİ


- PARALİZİ/PARALYSIS[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"


- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ


- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜNKASİM = FEUILLE DIVISÉE


- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜREKKEBE = FEUILLE COMPOSÉE


- PARİPİNNAT YAPRAK = VARAK-I RÎŞÎ-İ TEV'EMÎ = FEUILLE CONJUGUÉE, FEUILLE PARIPENNÉE


- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- PARMAKSI PARÇALI YAPRAK = VARAK-I ISBI'Î = FEUILLE DIGITÉE


- PASCAL ÜÇGENİ ile/||/<> FİBONACCİ SPİRALİ

( Pascal binom katsayıları, Fibonacci altın oran spirali )

( Formül: (n choose k) = n!/(k!(n-k)!) İLE φ = (1+√5)/2 )

( Leonardo Fibonacci tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )


- PATTERSON FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PATTERSON[Fr.] / PATTERSON-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON İŞLEVİ/FONKSİYONU


- PERGENDE ile/> FİRKATA ile/> KALİATA ile/> KADIRGA


- PERMEÇE ile/ve FİLADUR

( Yedek olarak kullanılan ince halat. İLE/VE İnce ve katranlı halat. )


- PERO ve FAÇETA[İt.]

( Armut biçiminde tek parça elmas. VE Elmasın yontulmuş her bir yüzü. )


- PHAGOSOME[İng.] değil/yerine/= FAGOZOM

( Fagositozla alınan maddenin oluşturduğu vakuol.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHARMACEUTICAL CHEMISTRY ile/||/<> FINE CHEMICAL INDUSTRY

( Pharmaceutical chemistry ilaç etki mekanizma odaklıyken İLE fine chemical industry yüksek saflık kimyasal üretim odaklıdır )

( Formül: Drug discovery )


- PHENETICS[İng.] değil/yerine/= FENETİK

( Türlerin fiziksel benzerliklerine göre popülasyonları ve türleri gruplandırma şablonudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHILOSOPHY :/yerine FELSEFE


- PHLOEM[İng.] değil/yerine/= FLOEM (SOYMUK BORUSU)

( Bitkilerde yapraklarda üretilen besinleri bitkinin diğer tüm bölgelerine yönlendiren dokulardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHOBOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= FOBOFOBİ

( Korkma korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHOSPHORYLATING[İng.] değil/yerine/= FOSFORİLE ETMEK

( Bir organik molekülü bir fosforik asit ya da fosfor içerikli bir grupla birleştirmek ya da bu birleşime sebep olmak.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHOTO :/yerine FOTOĞRAF


- PHOTOGRAPHER :/yerine FOTOĞRAFÇI


- PHYLETIC GRADUALISM[İng.] değil/yerine/= FİLETİK KADEMELİLİK

( Türlerin yaklaşık sabit hızla başka türlere dönüştüğünü gösteren teorik evrimsel modelleme.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHYLOGENETİC TREE İLE DİSTANCE İLE PARSİMONY ile/||/<> FİLOGENETİK ANALİZ

( Evrimsel ilişkilerin matematiği. )

( Formül: L = P(D|T ileθ) )


- PHYSICAL :/yerine FİZİKSEL


- PHYSICALLY :/yerine FİZİKSEL OLARAK


- Pİ SAYISI ve/||/<>/> FEYNMAN NOKTASI

( Pi sayısının ondalık açılımında, 762. basamaktan itibaren altı adet 9, ardışık olarak yer alır. )

( )


- PİDE ile FODLA[Ar.]

( ... İLE Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. )


- PİDE/FODLA ile SOMUN/ERMENİ EKMEĞİ ile FRANCALA

( Arpa unu karıştırılırdı. İLE Buğday, arpa, çavdar, mısır unundan. İLE Beyaz undan yapılırdı. )

( Sarayda pişirilen ekmeklerin unu, Bursa'dan, özel olarak getirtilirdi. [330 ton/ay] )


- PIEZOELECTRIC FILTER[İng.] / FILTRE PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK SÜZGEÇ


- PİNOSİTOZ ile FAGOSİTOZ

( Gözenin sıvı nesneleri alması. İLE Gözenin katı nesneleri alması. )


- PİYANO ve/||/<> FORTEPİYANO


- PLAN ile/ve/<>/> SAHNE ile/ve/<>/> SEKANS ile/ve/<>/> FİLM


- PLANCK'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE PLANCK[Fr.] / PLANCKSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK FORMÜLÜ


- PLANCK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-FUNKTION, PLANCKSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK İŞLEVİ/FONKSİYONU


- PLASMONİK ile/||/<> FOTONİK

( Plasmonik metal yüzey plazmon İLE fotonik dielektrik ışık. )

( Formül: SPP İLE dalga kılavuzu )


- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]

( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PLAZMONİK NP ile/||/<> FLORESAN NP

( Plazmonik metal LSPR, floresan yarıiletken emisyon. )

( Formül: Au/Ag İLE QD )


- PLEJİ/PLEGIA[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- POLEMİK[Yun.]/YAZILI TARTIŞMA ile FELSEFİ TARTIŞMA

( POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION )


- FRÉQUENCE DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA FREKANSI


- POOR :/yerine FAKİR


- PORSELEN ile FAĞFUR[Fars.]

( ... İLE Çin imparatorlarına verilen san. | Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo gibi porselen eşya. )


- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU


- POTENTIAL FUNCTION[İng.] / FONCTION POTENTIELLE[Fr.] / POTENTIALFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL İŞLEVİ/FONKSİYON


- POTANSİYEL ile/||/<> FARK

( Elektrik potansiyel farkı (Volt birimi) )

( Alessandro Volta tarafından 1782 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1745-1827) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektrik pili, volt birimi) )


- PRICE :/yerine FİYAT


- PRİZ[Fr. < PRISE] ile/ve/||/<>/< FİŞ[Fr. < FICHE]

( Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva. İLE/VE/||/<>/< Prizden akım almaya yarayan araç. | Bir yapıtın hazırlanmasında kolaylık sağlamak ya da bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklardan her biri. | Bir işi yaptırmak ya da gereken kaydın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz. )

( )


- PROJE ile FORMÜL

( VADE-MECUM: Cepte taşınabilecek boyda formül kitabı. )


- PROTOKOL ile FORMALİTE

( PROTOCOL vs. FORMALITY )


- PSİKOLOJİ ile/ve BİLİM ile/ve FELSEFE

( Bilinçle. İLE/VE Nesnelerle. İLE/VE Bilincin bilinci. )


- PSİKOTERAPİ ve/||/<>/> FELSEFÎ PSİKOTERAPİ


- PSİŞİK "DERT" ile/ve FELSEFİ "DERT"

( Sorun. İLE/VE Sorunsal. )


- PUNT[İt.] değil/yerine/= FIRSAT

( Uygun zaman. )


- Q FACTOR[İng.] / FACTEUR Q[Fr.] / Q-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= Q ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- FUNKFREQUENZ, RADIOFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO FREKANSI


- RADIO WINDOW[İng.] / FENÊTRE RADIO[Fr.] / RADIOFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO PENCERESİ


- RADIOFREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT RADIOFRÉQUENCE[Fr.] / FUNKFREQUENZSTROM, RADIOFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS AKIMI


- RAHLANMAK ve/<> RUHLANMAK ve/<> FERAHLAMAK


- RAMAZAN ve/>/ya da FITR BAYRAMI[RAMAZAN ve/>/ya da ŞEKER BAYRAMI değil!]

( ... ve ÎD el-FITR[Ar.]: KAHVALTI | HARİ RAYA AİDİL FİTRİ[Malezya ve Singapur'da] | IDUL FİTRİ ya da LEBARAN[Endonezya'da] | SHEMAI EID[Bangladeş'te] )

( RAMADAN and/>/or EID AL-FITR )


- RAMSEY FRINGES[İng.] / FRANGES DE RAMSEY[Fr.] / RAMSEY-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSEY SAÇAKLARI


- RÂZÎ ile FAHREDDİN RÂZÎ

( Hekim, filozof, simyacı. İLE Âlim, fizikçi ve müfessir. )

( Ebû Bekr Muhammed bin Zekeriyyâ er-Râzî [865 - 925, Rey - İran]. İLE Fahreddin er-Râzî [1150 - 05 Nisan 1210, Rey - İran] )


- FACTEUR RÉACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= REAKTİF FAKTÖR


- REALIZE :/yerine FARKINA VARMAK


- REÇETE ile/ve/||/<> FORMÜL


- REENKARNASYON:
ZENGİNLERİN ve FAKİRLERİN DİNİ


- REFRACTORY MATERIAL[İng.] / FEUER[Alm.] ile/değil/yerine/= REFRAKTER NESNE


- REGULARİZATION ile/||/<> FEATURE SELECTİON

( Regularization ceza terimi İLE feature selection değişken seçimi. )

( Formül: Penalty İLE variable selection )


- REHABİLİTASYON BİLİMLERİ ile FİZİK TEDAVİ

( Sayrılık ya da yaralanma sonrası işlevselliği geri kazanmaya yardımcı olan bir dizi disiplinin bir araya gelmesiyle oluşur. İLE Kas ve iskelet düzeni rahatsızlıkları, sinir düzeni bozuklukları ve spor yaralanmaları gibi çeşitli sağlık sorunlarını tedavi etmek için egzersiz, elle terapi ve öteki fiziksel yöntemler kullanan bir sağlık hizmeti mesleği. )


- COLOR, COLOUR, PAINT MILL[İng.] / COULEUR[Fr.] / FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK/BOYA DEĞİRMENİ


- FARBWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK DEĞERİ, ÜÇ ETKİN DEĞER


- CHROMATIC SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ CHROMATIQUE[Fr.] / FARBEMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK DUYARLILIĞI


- CHROMATIC ABERRATION[İng.] / FARBFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK SAPINCI


- FARBIG[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİ, KROMATİK


- COLORING MATTER[İng.] / MATIÈRE COLORANT[Fr.] / FARBENVERDÜNNER[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİ NESNE


- CHROMATICITY DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE CHROMATICITÉ[Fr.] / FARBIGKEITSDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİLİK ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- CHROMATICITY COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES DE CHROMATICITÉ[Fr.] / FARBIGKEITSKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİLİK KOORDİNATLARI


- CHROMATICITY[İng.] / FARBIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİLİK


- RESİM ile/ve/<> EKİZ/FOTOĞRAF

( Resim, ressamın zihninde ve resmin içinde; resim, ressamın zihnindeki resmin içindeki ressamın zihninde! )

( Ekleyerek. İLE/VE/<> Ayıklayarak. )

( Veri. İLE/VE/<> Yorum. )

( PICTURE vs./and PHOTOGRAPH )


- RESİM/KALEM ile FÜZEN[Fr.]

( ... İLE Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılan kalem, kömür kalem. | Bu kalemle yapılmış resim. )


- RETRO-SYNTHESIS ile/||/<> FORWARD SYNTHESIS

( Retro-synthesis hedef molekülden geriye doğru sentez planlama yaparken İLE forward synthesis mevcut reaktanlardan ürüne doğru sentez yapar )

( Formül: Disconnection approach )


- REVERSE MATHEMATICS ile/||/<> FORWARD MATHEMATICS

( Reverse mathematics aksiyom gücü analizi yaparken İLE forward mathematics aksiyomlardan teorem ispatı yapar )

( Formül: Subsystem analysis )


- REYHAN[Ar.] ile/||/<> FESLEĞEN[Yun.]

( Ballıbabagillerden, yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi.[Nane ailesine aittir ve özellikle Akdeniz mutfağında sıkça kullanılır. Kendine özgü baharatlı ve kekiksi tadı vardır.] İLE/||/<> Akdeniz bölgesine özgüdür ve güçlü bir taze ve baharatlı kokusu vardır.[Fesleğen, doğu ve güney Anadolu'da çoğunlukla reyhan olarak bilinse/kullanılsa da fesleğenin irili ufaklı yaprak çeşitliliğiyle birlikte aynıdır.] )

( GÜZEL KOKU, RIZIK, RIZIK-I MÂNEVÎ | FESLEĞEN )

( ORIGANUM VULGARE vs./||/<> OCIMUM BASILICUM )

( ... ile İSPERHEM/İSPERGEM )

( ... ile DAYMURÂN )


- REZÎLET ile/değil/yerine/>< FAZÎLET


- FRÉQUENCE DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS FREKANSI


- RİBÂ:
NESİE ile/ve/||/<>/> FADL ile/ve/||/<>/> GARAR


- RİSÂLE ile FAİDE


- RİŞTE, TAR, TEL ile FLOŞ

( İplik. İLE Cerrahide kullanılan iplik. )


- ROMAN ve/||/<> FELSEFE


- ROPDÖŞAMBR[Fr. < ROBE DE CHAMBRE] ile/ve/||/<> FAMDÖŞAMBR[Fr. < FEMME DE CHAMBRE]

( Erkeklerin evin içinde giysisinin üzerine giydiği üstlük. İLE/VE/||/<> Kadınların evin içinde giysisinin üzerine giydiği üstlük. | Oda hizmetçisi kadın. )

( Robe de chambre. AVEC/ET Femme de chambre. )


- ROUTH'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE ROUTH[Fr.] / ROUTH-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ROUTH FORMÜLÜ


- RUCÛ'[Ar.] ile FEY'[Ar.]


- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK

( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın.
[(Rusça) "SULUGA: Hizmetkâr, uşak." ya da (Tatarca) "ŞILGA: Hizmetçi kadın, cariye." sözcüğünden geldiği de iddia ediliyormuş"] İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | "Hayat kadını", fahişe. )


- RUNSİNAT YAPRAK = VARAK-I KÜLLÂBÎ = FEUILLE RONCINÉE


- SAÇ EKİMİNDE:
FUT ile/değil/yerine/> FUE


- SAÇ EKİMİNDE:
MİKROMOTOR ile FUE İĞNESİ

( )


- FRINGE DISTANCE[İng.] / INTERVALLE DE FRANGE[Fr.] / FRANSENABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇAK ARALIĞI


- FRINGE WIDTH[İng.] / LARGEUR DE FRANGE[Fr.] / FRANSENBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇAK GENİŞLİĞİ


- FRINGE[İng.] / FRANGE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAÇAK


- FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇAKLAR


- SAÇMA(LIK)LAR / SAFSATALAR ile/değil/yerine FaRkLaR

( Sözcükler: "SEN ..." / "SEN DE ..." ile başlatılan/saldırılan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: Tartışmada, öteki kişinin söz ve hareketlerini, kendi görüşünü savunmada kanıt olarak kullanma. | "Bir savın doğruluğunun, savı geliştiren kişinin, kişiliği ile ilgisi olduğu" "savı". | Bir kişinin önerileri yerine, önerinin reddedilmesini sağlamak üzere, kişiye sövülerek yapılan saldırı.
Örnek: - "Senin müdür hakkında söylediklerini duydum. Nankör adam! Sen müdürün o kadar ekmeğini yedin!"
- "...yı şu yaptıysa doğrudur/yanlıştır."
- "...yı savunuyorsa ahlâksızın tekiymiş."
Lat./İng.: ARGUMENTUM AD HOMINEM

* Tanım/açıklama: Tepkisel indirgemecilik.
Örnek:
- ... sorununun bu hâle gelmesinin toplumsal, ekonomik, politik bir sürü nedeni var.
- "Terör örgütünü mü savunuyorsun bana?!..."
İng.: STRAW MAN

Sözcük: "ONA BAKARSAN ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Ortak özellik gösteren iki önermenin birbiriyle aynı olması ya da birbirine çok benzemesi gerektiği" "savı". ZAYIF BENZETME
Örnek: "Osmanlı İmparatorluğu da tıpkı Roma İmparatorluğu gibi parçalanmıştır."
İng.: WEAK ANALOGY

Sözcük: "HERKES ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Çoğunluğun benimsediğinin doğru olduğu" "savı".
Örnek: " 'Herkes' ona oy verdiğine göre yaptıkları da doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD POPULUM

Sözcük: "DEMEK Kİ ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Zaman içinde, önce gerçekleşen bir olgunun, onu izleyen başka bir olgunun nedeni olması gerektiği" "savı".
Örnek: "Güneş tutulmasından sonra deprem oldu. Demek ki depremin nedeni güneş tutulmasıdır."
Lat.: POST HOC ERGO PROPTER HOC

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "SONUÇTA ..." / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Tersi kanıtlanamayanın doğru olduğu" "savı".
Örnek: "UFO'ların dünyayı ziyaret etmediği yolunda hiçbir kanıt yoktur. Demek ki ediyorlar."
Lat.: ARGUMENTUM AD IGNORANTIAM

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "ZATEN ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Bağlantı, ilişki ya da ortak özelliklerin, mutlaka neden-sonuç ilişkisi içinde olduğu" "savı".
Örnek: "Genç kızlar, çok çikolata yiyor. Genç kızlarda sivilce çok görülüyor. Demek ki, sivilcenin nedeni çikolatadır."
Lat.: CUM HOC ERGO PROPTER HOC

* Tanım/açıklama: "Geleneksel olanın doğru olduğu" "savı".
Örnek 1: "...'yı öldürmemiz gerekiyor. Çünkü töre böyle."
Örnek 2: "Bunca yıldır böyle yapılıyor. Demek ki doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD TRADITIO / ANTIQUITATEM

* Tanım/açıklama: "Bir tartışmanın taraflarından birinin sessiz kalmasının, sessiz kalan tarafın tartışılan konuda bilgisi olmadığını, haksız olduğunu ya da yanıldığını kabullenmesi anlamına geldiği" "savı".
Örnek: "Sükût, ikrardan gelir! Türk atasözü."
Örnek:
- Sanık, sorguda susma hakkını kullanmıştır!
- "Suçsuzsa neden sussun ki?! Kalkıp açık açık, 'Ben suçsuzum!' derdi suçlu olmasaydı!"
Lat.: ARGUMENTUM EX SILENTIO

Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "BELKİ DE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Sorunun ardında yatan varsayımların doğru olduğu" "savı". YÜKLÜ SORU
Örnek:
- Uyuşturucu kullanmaktan ne zaman vazgeçtin?
- Vazgeçmedim!
- Demek ki hâlâ kullanıyorsun?!...
- Hayır, hiç kullanmadım!
- "Ama vazgeçmediğini itiraf ettin!"
İng.: LOADED QUESTION

Sözcükler: "TEMELDE ..." / "HİÇ" / "HEP" ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: Döngüsel nedensellik. Kendi kendini "kanıtlayan" önerme.
Örnek: "O, tembeldir. Çünkü çalışmayı hiç sevmez."
Örnek: "Yalancı değilim. O nedenle, tüm söylediklerim doğrudur."
Örnek: "Sudan hafif maddeler yüzerler. Çünkü batmazlar."
Lat.: PETITIO PRINCIPII
İng.: BEGGING THE QUESTION

Sözcükler: "NASILSA ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Ünlülerin/güçlülerin/zenginlerin söylediklerinin doğru ya da yoksulların söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek 1: "... bunu söylüyorsa doğrudur."
Örnek 2: "O beş parasızın teki! Söylediklerine kim inanır!?..."
Lat.: ARGUMENTUM AD CRUMENAM

* Tanım/açıklama: "Yoksulların söylediklerinin doğru ya da zenginlerin söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek: "Adamın beş parası yok ki çapkınlık yapabilsin!"
Örnek: "Adamın milyonları var. Güya eşini hiç aldatmamış!"
Lat.: ARGUMENTUM AD LAZARUM

* Tanım/açıklama: "Acınacak durumda olmanın ya da çaresizliğin, söylenilen ya da yapılanların yanlışlığına ağır bastığı" "savı".
Örnek: "Adam ayakta duramayacak denli yaşlı ve hasta. Bence geçmişte yaptıklarından sorumlu tutulmasına artık gerek kalmamalı."
Lat.: ARGUMENTUM AD MISERICORIDIAM

Sözcükler: "İLLE DE" / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Yalnızca iki seçeneğin var olduğu savı." YANLIŞ İKİLEM.
Örnek: "Ya çözümün bir parçasısındır ya da sorunun!"
İng.: BIFURCATION

Sözcükler: "ELİMDE DEĞİL ..." / "NE BİLEYİM ..." sözlerinin eklendiği "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Güç"/"zayıflık" kullanımı.
Örnek: "Ders kitaplarında yazılanlar doğrudur. Eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır."
Lat.: ARGUMENTUM AD BACULUM


Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )

( http://www.nku.edu/~garns/165/ppt3_2.html

http://courses.washington.edu/spcmu/334/fallacies.html )

( Safsata Türleri )

( [not] FALLACY vs./but DiFfeReNCeS
DiFfeReNCeS instead of FALLACY )

( KIYÂS-I BÂTIL ile/değil/yerine FURKAN )

( SAFSATA ile/değil FURKAN )


- SADÂKAT VE BAĞLILIK ve/||/<> FARKINDALIK VE ADÂLET ve/||/<> EDEB VE HAYÂ ve/||/<> FETA VE GÖNÜL

( HZ. EBÛ-BEKİR SIDDÎK ve/||/<> HZ. ÖMER el-FÂRUK/HATTÂB ve/||/<> HZ. OSMAN ZİNNUREYN ve/||/<> HZ. İMÂM-I ALİ )

( Çocukluk. VE/||/<> Gençlik. VE/||/<> Yetişkinlik. VE/||/<> Olgunluk. )


- SAFRA ile CESUR ile YİĞİTLİK ile HUYSUZLUK ile GALERİLENMİŞ ile GALERİ ile GALLİKLİK ile FRANSIZLAŞMAK ile GALLİKOL ile SAFRA TAŞI

( GALL vs. GALLANT vs. GALLANTRY vs. GALLEDNESS vs. GALLERIED vs. GALLERY vs. GALLICISM vs. GALLICIZE vs. GALLICOLOUS vs. GALLSTONE )

( زرد آب ile دلاوري کردن ile زن باز ile زن نواز ile زن نوازي ile پوست رفتگي ile موزه دار ile سالن ile جاي ارزان ile لژ بالا ile اطاق موزه ile نگارستان ile نگارخانه ile گالري ile فرانسوي مآبي ile فرانسوي مآب شدن ile موجد مازو ile مازوساز ile سنگ صفرا )

( ZARD AB ile DELAVARY KARDAN ile ZAN BAZ ile ZAN NAVAZ ile ZAN NAVAZY ile POOST RAFTAGY ile MOZEH DAR ile SALEN ile JAY ARZAN ile LOZH BALA ile OTAGH MOZEH ile NEGARESTAN ile NEGARKHANEH ile GALERY ile FARANSOY MAABY ile FARANSOY MAAB SHODAN ile MOJED MAZO ile مازوساز ile SANG SAFARA )


- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]

( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )

( KING vs. QUEEN vs. BISHOP vs. KNIGHT vs. ROOK vs. PAWN )


- SAHAFLAR ÇARŞISI < FESÇİLER ÇARŞISI


- ŞÂHİKA[Ar.] ile FERİŞTAH[Fars. FİRİŞTE]

( Doruk, zirve. | En üst derece. İLE En iyi, en üstün. )


- FEU DE SAINT-ELME[Fr.] ile/değil/yerine/= SAİNT ELMO KIVILCIMI


- SAKAL ile/ve/<> FAVORİ

( Ben Affleck


Bradley Cooper


David Beckham


Denzel Washington


George Clooney


Hugh Jackman


Jake Gyllenhaal


Kit Harington


Leonardo DiCaprio


Mel Gibson


Pierce Brosnan


Robert Pattinson


Shia LaBeouf


Tom Hardy


Viggo Mortensen
)

( LİHYE ile/ve/<> SEBELE )

( RÎŞ ile/ve/<> ...
BÂME: Uzun, sık ve kaba sakal.
BÂM TELİ: Sakalın dudağa bitişik olan kalın telleri. )

( BEARD vs./and/<> SIDEBURNS )

( BARB cum/et/<> ... )

( MÜSÂL ile/ve/<> ... )


- SAKİNLİK:
MANTIKSIZLIĞI ANLAMA ile/ve/||/<> FARKINDALIĞI ARTIRMAK


- ŞAKK[Ar.] ile FALK[Ar.]


- SALÂH ile/ve/||/<>/> FELÂH


- SALTIK TİN:
SANAT ile/ve/||/<> DİN ile/ve/||/<> FELSEFE


- ŞAMANLAR'IN SEVDİĞİ RENKLER:
AÇIK MAVİ ve SÜT MAVİSİ ve ALTIN SARISI ve FİLİZ YEŞİLİ ve LEYLAK


- SANAT ile/ve/||/<> FARKLILIK


- SANAT ve/||/<> FELSEFE

( Hayranlık. VE/||/<> Hayret. )

( Doyumsuzluk sunar. VE/||/<> Doyum sunar. )

( Keşf. VE/||/<> Kurma. )

( Sanat olmasaydı, felsefe, edimselliğini yitirirdi. )


- SANAT ve/||/<>/> (< FELSEFE <) ve/||/<>/> KAVRAM ve ÖTESİ


- SANAT ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> FELSEFE

( Kişileri sevmekten daha sanatsal ve bilgece bir şey yoktur. )


- ŞİİR:
SANATTA ile/ve FELSEFEDE

( En üstte. İLE/VE En altta. )


- SANAYİ KAPİTALİZMİ ile/ve/||/<>/> FİNANS KAPİTALİZMİ


- ŞANS ile/değil FIRSAT


- SANSAR ile FENEK

( Çeşitli küçük etçil hayvanların ortak adı. İLE ... )

( MARTES MARTES cum ... )


- SANSAR ile FERSÂN[Fars.]

( ... İLE Kır sansarı. )


- SANSAR/GELİNCİK ile FERET

( image )

( ... İLE Yaklaşık 50 cm. boyunda [yaklaşık 13 cm.lik kuyrukla birlikte], 1 kg. civarında hayvanlardır. 7 - 10 yıl yaşarlar. )

( ... İLE MUSTELA PUTORIUS FURO )


- ŞANSLI ile NEYSE Kİ ile TALİH ile FALCI ile FALCILIK ile FALCI ile FALCI ile FALCILIK

( FORTUNATE vs. FORTUNATELY vs. FORTUNE vs. FORTUNE TELLER vs. FORTUNE TELLING vs. FORTUNE-TELLER vs. FORTUNETELLER vs. FORTUNETELLING )

( جوان بخت ile خوش شانس ile بلند اختر ile خوش اهوال ile نيک اختر ile خوشبخت بودن ile نيک بخت ile کامران ile همايون ile سفيدبخت ile خوشبخت ile از حسن اتفاق ile خوشبختانه ile طالع ile فال ile اقبال ile بحث واقبال ile طالع بين ile طالع بيني ile غيبگو ile فالگير ile رمال ile فال گير ile پيش بين ile رمالي )

( JAVAN BAKHT ile KHOSH SHANS ile BALAND AKHTAR ile KHOSH HAVAL ile NEYK AKHTAR ile KHOSHBAKHT BODAN ile NEYK BAKHT ile KAMRAN ile CPEHMAYVAN ile SEFYDABKHT ile KHOSHBAKHT ile AZ HASAN ETEFAGH ile KHOSHBAKHTANEH ile TALE ile FAL ile EQBAL ile BAHS VAGHABAL ile طالع بين ile TALE BEYNEY ile GHYBEGO ile FALGYR ile RAMAL ile FAL GYR ile PEYSH BEYNE ile رمالي )


- SAPLANTI" ile/değil FELSEFE


- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]


- FACTEUR DE BOBINAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= SARGI FAKTÖRÜ


- SARGI ile FASKA[Lat.]

( Esnek bir maddeden yapılmış, uzun, dar ve ince şerit. | Bir elektrik makinesinde ya da aygıtında, aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü. | Gövdenin bir bölümünü yerinde ya da baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit. İLE Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı. )


- ŞARLATAN değil/yerine/>< FİLOZOF

( Filozofların aydınlatmadığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )


- SARMAŞIK ile FRENKASMASI

( ... İLE Asmagillerden, sonbaharda, yaprakları güzel bir renk alan, süs sarmaşığı. )

( ... cum AMPELOPSIS )


- ŞART ile FARZ


- ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK

( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )


- SAVAŞ ile/değil FETİH

( [not] WAR vs./but CONQUEST )


- [ne yazık ki]
SAVAŞ DÖNEMLERİNDE:
RİTÜELLEŞMİŞ ile SINIRLAMACI OLAN ile FETİH ile MUTLAK AMACI OLAN ile SINIRI OLMAYAN


- SAVURGANLIK ile ABARTILI ile ABARTILI KONUŞMALAR ile FANTEZİ ile ABARTMAK ile İSRAF

( EXTRAVAGANCE vs. EXTRAVAGANT vs. EXTRAVAGANT TALKS vs. EXTRAVAGANZA vs. EXTRAVAGATE vs. EXTRAVEGANCE )

( زيادهروي ile گزافگري ile ولخرجي ile غيرمعقول ile ولخرج ile خرافات ile اثرخيالي ile کارنامعقول کردن ile بي اعتدالي )

( ZYADEGROY ile GOZAFGARY ile ولخرجي ile غيرمعقول ile VALKHARJ ile KHARAFAT ile اثرخيالي ile KARNAMAGHOL KARDAN ile BEY ETEDALY )


- SAYGISIZLIK ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) RAHATLIK


- -SCHESIS ile/||/<> -SCHISIS/SCHISTO- ile/||/<> FLUX- ile/||/<> ISCH-/ISCHO-

( Süpresyon, denetim, birikim, akışın önlenmesi. İLE/||/<> Yırtık, dalak, fissür, yapışıklıkların önlenmesi. İLE/||/<> Akış. İLE/||/<> Denetim, eksiklik, durdurma, baskı altına alma. )


- SCHRÖDINGER WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] / SCHRÖDINGER-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- SEBEB ile/ve/<> VETED ile/ve/<> FÂSILA

( İp. İLE/VE/<> Kazık. İLE/VE/<> İp ile kazıkların arası.
[Çadır terimlerinden.] )

( 2 harf. İLE/VE/<> 3 harf. İLE/VE/<> 4 harf ve fazlası. )


- ŞECAAT ve/||/<>/> İFFET ve/||/<>/> FELSEFE ve/||/<>/> ADÂLET

( Öfke yerine. VE/||/<>/> Şehvet yerine. VE/||/<>/> Bilgisizlik/erdemsizlik yerine. VE/||/<>/> Ölçüsüzlük/dayatma yerine. )


- SECÎ ile/değil KÂFİYE ile/değil FÂSILA

( Düzyazıda. İLE Şiirde. DEĞİL Kur'an'da. )

( SECÎ: Düzyazı[nesir] içinde uyak{kâfiye]. Düzyazıda tümce ve tümceciklerin sonunu, kulakta aynı sesi bırakan sözcüklerle uyaklayarak süsleme sanatı. ( TESCİ': Secî yapmak. )

( MÜSECCA: Secî yapılarak yazılmış kitaplar. )


- ŞEHVET ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> FAHİŞ/FUHUŞ


- ŞEKİLLER = EŞKÂL = FORMES


- SENARYO ile/ve/değil/||/<> FOTOĞRAF


- SENFONİ ORKESTRASI ile FİLARMONİ ORKESTRASI

( ... İLE Kurumsal. )


- FREE ADMITTANCE[İng.] / FREIE ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ADMİTANS


- FREE ACOUSTIC FIELD[İng.] / CHAMP ACOUSTIQUE LIBRE[Fr.] / FREIE AKUSTISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST AKUSTİK ALAN


- FREE FIELD[İng.] / CHAMP LIBRE[Fr.] / FREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ALAN


- FREE ATOM[İng.] / ATOME LIBRE[Fr.] / FREIES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ATOM


- FREE FALL[İng.] / CHUTE LIBRE[Fr.] / FREIER FALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST DÜŞME


- FREE ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIBRE[Fr.] / FREIES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ELEKTRON


- FREE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LIBRE[Fr.] / FREIE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ENERJİ


- FREE EDDY, FREE VORTEX[İng.] / REMOUS LIBRE, TOURBILLON LIBRE[Fr.] / FREIER STRUDEL, FREIER WIRBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST GİRDAP


- FREE RADICAL[İng.] / RADICAL LIBRE[Fr.] / FREIER/FREIES RADIKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST KÖK/RADİKAL