Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 6.360 başlık/FaRk ile birlikte,
6.360 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(23/27)


- FORCE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA FORCE[Fr.] / KRAFTKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET SABİTİ


- KUYRUK ACISI ile/||/<> KUYRUKKAKAN ile/||/<> KUYRUK KEMİĞİ ile/||/<> KUYRUKSALLAYAN ile/||/<> KUYRUK SOKUMU ile/||/<> KUYRUKSÜREN ile/||/<> KUYRUK YAĞI ile/||/<> AKKUYRUK ile/||/<> ÇATALKUYRUK ile/||/<> DİKKUYRUK ile/||/<> KAMÇIKUYRUK ile/||/<> KEPÇE KUYRUK ile/||/<> KIL KUYRUK ile/||/<> KILIÇKUYRUK ile/||/<> KILKUYRUK ile/||/<> KIZILKUYRUK ile/||/<> SARIKUYRUK ile/||/<> SİVRİKUYRUK ile/||/<> UZUNKUYRUK ile/||/<> YAĞLI KUYRUK ile/||/<> ASLANKUYRUĞU ile/||/<> ATKUYRUĞU ile/||/<> FAREKUYRUĞU ile/||/<> İTKUYRUĞU ile/||/<> KATIRKUYRUĞU ile/||/<> KIRLANGIÇKUYRUĞU ile/||/<> KÖPEKKUYRUĞU ile/||/<> SIÇANKUYRUĞU ile/||/<> SIĞIRKUYRUĞU ile/||/<> TAVUSKUYRUĞU ile/||/<> TİLKİKUYRUĞU

( Hayvanların çoğunda gövdenin sonunda bulunan omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ Bu organa benzeyen uzantı Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti Bazı koyun türlerinde eritilerek yağı alınan uzantı Başın arkasına toplanmış saç demeti Bir harfin bitiş kısmındaki kavisli kısa çizgi İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse )


- KUZEY DENİZİNDE:
KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> ÇUKÇİ DENİZİ ile/ve/||/<> DE LONG BOĞAZI ile/ve/||/<> DOĞU SİBİRYA DENİZİ ile/ve/||/<> LAPTEV BOĞAZI ile/ve/||/<> BOURHAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> LAPTEV DENİZİ ile/ve/||/<> OLENEKSKİY KÖFREZİ ile/ve/||/<> KATANSKİY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> VİLKİTSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> YENİSEY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA DENİZİ ile/ve/||/<> BAYDARATSKAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA BOĞAZI ile/ve/||/<> ÇEYŞSKAYA KOYU ile/ve/||/<> BEYAZ DENİZİ ile/ve/||/<> ONEGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANDELAŞKA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DİVİNA KOYU ile/ve/||/<> BARENTS DENİZİ ile/ve/||/<> GRÖNLAND DENİZİ ile/ve/||/<> NORVEÇ DENİZİ ile/ve/||/<> KUZEY DENİZİ ile/ve/||/<> DANZİNG KÖRFEZİ ile/ve/||/<> RİGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FİNLANDİYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BOTNİ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DANİMARKA BOĞAZI ile/ve/||/<> DAVIS BOĞAZI ile/ve/||/<> BALTIK DENİZİ ile/ve/||/<> LABRADOR DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> SMITH KÖRFEZİ ile/ve/||/<> NARES BOĞAZI ile/ve/||/<> LANCASTER BOĞAZI ile/ve/||/<> ARKTİK KOYU ile/ve/||/<> PR. REGENT BOĞAZI ile/ve/||/<> BOOTHIA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FOXE ÇANAĞI ile/ve/||/<> FOXE KANALI ile/ve/||/<> REPULSE KOYU ile/ve/||/<> CORAL LİMANI ile/ve/||/<> JAMES KOYU ile/ve/||/<> HUDSON BOĞAZI ile/ve/||/<> UNGAVA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FROBISHER KOYU ile/ve/||/<> CUMBERLAND KÖRFEZİ ile/ve/||/<> HOME KÖRFEZİ ile/ve/||/<> JONES BOĞAZI ile/ve/||/<> PEARY KANALI ile/ve/||/<> BARROW BOĞAZI ile/ve/||/<> FRANKLIN BOĞAZI ile/ve/||/<> VISCOUT MELVILLE BOĞAZI ile/ve/||/<> Mc CLURE BOĞAZI ile/ve/||/<> McCLINTOK KANALI ile/ve/||/<> KRALİÇE MAUD KÖRFEZİ ile/ve/||/<> CORONATION KÖRFEZİ ile/ve/||/<> PR. ALBERT KOYU ile/ve/||/<> AMUNDSEN BOĞAZI ile/ve/||/<> GALLER PRENSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> BEAUFORT DENİZİ ile/ve/||/<> PRODHOE KOYU ile/ve/||/<> KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> NORTON KOYU


- KYOTO ile/ve/||/<> TOKYO ile/ve/||/<> FUKUOKA ile/ve/||/<> HİROŞİMA ile/ve/||/<> İNOKAŞİRA ile/ve/||/<> GİNZA

( [Japonca'daki anlamı/karşılıkları]
Başkent. İLE/VE/||/<> Doğu başkenti. İLE/VE/||/<> Mutlu tepe. İLE/VE/||/<> Büyük ada. İLE/VE/||/<> Kuyubaşı. İLE/VE/||/<> Darphane. )


- LABRADOR[Fr. < LABRADOR] ile/||/<> FELDSPATLAR

( feldspatlar )

( LABRADORITE )

( LABRADOR )

( LABRADORIT )

( LABRADORITE )

( ΛΑΒΡΑΔΟΡΊΤΗΣ / λαβραδορίτης )


- SEWER GAS[İng.] / FASS[Alm.] ile/değil/yerine/= LAĞIM GAZI


- LAGRANGE NOKTALARI ve/<>/> FOURIER DİZİLERİ

( 1784 ve/<>/> 1807 )

( JOSEPH FOURIER [1768 - 1830] )

( OPTICS )


- LÂLE ile/ve/<> FÜRÛG-İ ASEFÎ


- LAMBA[Yun.] ile FENER[Yun.]

( Petrol gibi yanıcı bir nesne yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren araç. | Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış ya da içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik ya da çelikten ampul. | Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti. İLE Saydam bir nesneden yapılmış ya da böyle bir nesne ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. | Gemilere yol gösteren ışık kulesi. | Askı. )

( LAMP vs. LANTERN )


- LAMELLAR[İng.] ile/değil/yerine/= FEUILLETE/LAMELLAIRE/LAMELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BLATTERIG, LAMELLAR/BLÄTTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPRAK

( Sinema Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (Aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). @@ Bir parçasından ötekine kendi dışına çıkılmaksızın gidilebilen yüzey parçası. @@ 1. elektrik: Bir akımtopların etkisiz bir özdekten yapılmış, artı ya da eksi yönlü oluşuma göre işinde değişik etkin özdek bulunan elektrotlardan her biri. 2. yapıcılık: Yapılarda kaplama olarak kullanılan kurşun, çinko vb. @@ (I) Arabalarda tekerleğe giren dingil kısmına konan delikli, yassı demir. (*Mudurnu -Bolu) @@ (II) Semerin iki yan ağacının arasındaki ince ağaçlardan herbiri. (*Senirkent, Yukarıkaşıkara *Yalvaç -Isparta) @@ 1. Bir sığacın iletken, yassı metal üşekleri. 2. Bir eksicik borusunun üst-üşeği. @@ (botanik, tarım) @@ Bitkilerde gövde ve dallar üzerinde meydana gelen, çeşitli şekil ve renklerde, genellikle yeşil renkli, içlerindeki kloroplâstlarla fotosentez ile madde sentezleyen yan uzantı. @@ @@ )


- LAMELLAR[İng.] ile/||/<> FEUILLETE[Fr.] ile/||/<> BLATTERIG, LAMELLAR[Alm.] ile/||/<> YAPRAKSI

( İnce levhalarla yapılı ya da levha biçiminde olan lamel )

( LAMELLAR )

( FEUILLETE )

( BLATTERIG, LAMELLAR )


- FLUCTUATIONS DE LANDAU[Fr.] / LANDAU-FLUKTUATIONEN, LANDAU-SCHWANKUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LANDAU DALGALANMASI


- LANDÉ G FACTOR[İng.] / FACTEUR G DE LANDÉ[Fr.] / LANDÉ G-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= LANDÉ G ÇARPANI


- LANGEVIN FUNCTION[İng.] / FONCTION DE LANGEVIN[Fr.] / LANGEVIN-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= LANGEVİN İŞLEVİ/FONKSİYONU


- FRÉQUENCE PLASMA DE LANGMUIR[Fr.] / LANGMUIR-PLASMAFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LANGMUİR PLAZMA FREKANSI


- LANGMUIR ile/||/<> BET ile/||/<> FREUNDLICH

( Yüzey tutunma modelleri. )

( Formül: θ = KP/(1+KP) )


- LANGMUİR ile/||/<> FREUNDLİCH

( Langmuir tek tabaka doygun İLE Freundlich ampirik heterojen. )

( Formül: θ = KP/(1+KP) İLE K·P^(1/n) )


- LANGMUIR ile/||/<> FREUNDLICH ile/||/<> BET

( Yüzey adsorpsiyonunu tanımlayan modeller. )

( Formül: θ = KP/(1+KP) )


- LAPLACE FORMULA[İng.] / FORMULE DE LAPLACE[Fr.] / LAPLACE-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPLACE FORMÜLÜ


- LAPLACE ile/||/<> FOURİER ile/||/<> WAVELET

( Sinyal ve sistem analizinde kullanılan üç temel matematiksel dönüşüm. )

( Formül: F(ω) = ∫f(t)e^(-iωt)dt )

( Joseph Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- LAR[Lat. < + Tr. -LAR] ile/değil/yerine/=/||/<> FUKUSLAR

( Su yosunlarından gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun )


- LARENJİT/LARİNGİT ile/||/<> FARENJİT

( Gırtlak yangısı ile ses kısıklığı ve boğaz ağrısı. | Ses tellerinin yangılanması ile ses kısıklığı. İLE/||/<> Boğaz yangısı ile boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü. | Boğazın arka bölümünün yangılanması. )


- LARMOR FORMULA[İng.] / FORMULE DE LARMOR[Fr.] / LARMOR-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LARMOR FORMÜLÜ


- FRÉQUENCE DE LARMOR[Fr.] / LARMOR-FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LARMOR FREKANSI


- L'ART FIGURATIF[Fr.] ile/||/<> FIGURATIVE KUNST[Alm.] ile/||/<> BETİLİ SANAT

( Doğanın görünen biçimlerini ele alıp işleyen sanat )

( L'ART FIGURATIF )

( FIGURATIVE KUNST )


- LATRINE FLY[İng.] ile/||/<> MOUCHE DES ORDURES[Fr.] ile/||/<> FANNIA SCALARIS[Lat.] ile/||/<> LAĞIM SİNEĞİ

( Lağımlarda gübreliklerde çoğalan ve bağırsak kurtlanmalarına da yol açabilen küçük sinek Midesinekleri familyasındandır )

( LATRINE FLY )

( MOUCHE DES ORDURES )

( FANNIA SCALARIS )


- LATTİCE ile/||/<> FUNDAMENTAL DOMAİN

( Lattice örgü yapı, fundamental temel bölge. )

( Formül: Discrete structure İLE region )


- LAUE PATTERNS[İng.] / FIGURES DE LAUE[Fr.] ile/değil/yerine/= LAUE DESENLERİ


- LASER BEAM[İng.] / FAISCEAU LASER[Fr.] ile/değil/yerine/= LAZER DEMETİ


- LASER INDUCED FUSION[İng.] / FUSION INDUITE PAR LASER[Fr.] ile/değil/yerine/= LAZERLE UYARILMIŞ KAYNAŞMA


- LED:
EDGE-LIT ile FULL-ARRAY ile RGB ile OLED ile QLED


- LEE'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE LEE[Fr.] / LEE-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LEE FORMÜLÜ


- LEHİM ile BRONZ/TUNÇ ile FAKFON ile KUPRONİKEL ile PERMALLOY

( Kalay ve kurşun alaşımı. İLE Bakır ve kalay alaşımı. İLE Bakır, çinko ve nikel alaşımı. İLE Bakır ve nikel alaşımı. İLE Demir ve nikel alaşımı. )


- LEMUR ile FARE LEMURU

( ... İLE 50 gr. kadar ağırlıkları vardır. )

( ... İLE En küçük primatlardır. )


- LENZ ile/||/<> FARADAY ile/||/<> HENRY

( Elektromanyetik indüksiyon prensipleri. )

( Formül: ε = -N(dΦ/dt) )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- LEYLA ve MECNUN ile/ve/||/<> FERHAD ve ŞİRİN ile/ve/||/<> ZÜHRE ve TAHİR


- LİE GRUPLARI ile/||/<> FİBER DEMETLER ile/||/<> SİMPLEKTİK GEOMETRİ

( Fizikte kullanılan ileri matematik yapıları. )

( Formül: [X ileY] = XY - YX (Lie) )


- LİF | FİBER ile/||/<> FİBER[Fr. < FIBER]

( Humma )

( FIBER | FEVER )

( FIBER )

( FASER )

( FIBRA )

( FIBRA )

( ΊΝΑ / ίνα )


- LİF ile/||/<> FAVIC[İng.] ile/||/<> FAVEUX[Fr.] ile/||/<> GRINDIG[Alm.] ile/||/<> KEL

( kel tel Ham selüloz Kelliğe yakalanmış olan )

( FIBER )


- FIBER[İng.] / FARBSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= LİF


- LÎFİN | FİBRİN[Fr. < FİBRİNE] ile/||/<> FİBRİNOJEN ile/||/<> LENF

( (biyoloji, zooloji, kimya) @@ Kanda pıhtılaşmadan sonra meydana gelen ve mide enzimleri ile kolayca sindirilebilen ve suda çözünmeyen bir madde. @@ Kanın normal pıhtılaşması sırasında trombinin proteolitik etkisiyle fibrinojenden oluşturulan çözünmeyen bir protein. @@ Kanın pıhtılaşması için gerekli, trombinin fibrinojen üzerine etkisi sonucu oluşan, sıvı ortamda erimeyen, mide enzimleriyle kolayca sindirilebilen, kanın pıhtılaşmasını sağlayan lifli, albümin cinsi bir protein. @@ )

( FIBRIN | FIBRINOGEN | LYMPH~FIBRINOGEN~LYMPH )

( FIBRINE | FIBRINOGÈNE | LYMPHE~FIBRINOGÈNE | FIBRINOGENE~LYMPHE )

( FIBRA | FIBRA: ŞERIT | LYMPA~FIBRA: ŞERIT~LYMPA )

( BLUTFASERSTOFF | FIBRINOGENE SUBSTANZ~FIBRINOGENE SUBSTANZ~LYMPHE )

( FIBRINA~FIBRINOGENO~LINFA )

( ΙΝΙΚΉ / ινική~ΙΝΩΔΟΓΌΝΟ / ινωδογόνο~ΛΈΜΦΟΣ / λέμφος )


- LÎFİN | FİBRİN ile/||/<> FİBRİN ile/||/<> FİBRİN[Fr. < FIBRINE]

( biyoloji zooloji kimya Kanda pıhtılaşmadan sonra meydana gelen ve mide enzimleri ile kolayca sindirilebilen ve suda çözünmeyen bir madde Kanın normal pıhtılaşması sırasında trombinin proteolitik etkisiyle fibrinojenden oluşturulan çözünmeyen bir protein Kanın pıhtılaşması için gerekli trombinin fibrinojen üzerine etkisi sonucu oluşan sıvı ortamda erimeyen mide enzimleriyle kolayca sindirilebilen kanın pıhtılaşmasını sağlayan lifli albümin cinsi bir protein )

( FIBRIN | FIBRINOGEN | LYMPH )

( FIBRINE | FIBRINOGÈNE | LYMPHE )

( BLUTFASERSTOFF | FIBRINOGENE SUBSTANZ )

( FIBRA | FIBRA: ŞERIT | LYMPA )

( FIBRINA )

( ΙΝΙΚΉ / ινική )


- LILIAC[İng.] ile/||/<> LILAS[Fr.] ile/||/<> SYRINGA VULGARIS[Lat.] ile/||/<> FLIZDER[Alm.] ile/||/<> LEYLÂK

( Zeytingiller Oleaceae familyasından ağaççık formunda parlak yeşil yapraklı üzüm salkımı şeklinde mor mavi pembe ve beyaz renkli çiçekli park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen hoş kokulu bir bitki türü )

( LILIAC )

( LILAS )

( FLIZDER )

( SYRINGA VULGARIS )


- lim | f(x) - f(x0) / x - x0 = f '(x)

( Δx -> 0 )


- LIPPMANN FRINGES[İng.] / FRANGES DE LIPPMANN[Fr.] / LIPPMANN-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LİPPMANN SAÇAKLARI


- LİQUİD CRYSTAL ile/||/<> COLLOİD ile/||/<> FOAM ile/||/<> GRANULAR

( Hem sıvı gibi akan hem kristal gibi yönelim düzeni taşıyan ara madde hâlidir; ekranların (LCD) temelidir. @@ Bir maddenin, başka bir madde içinde çökmeden asılı kalan mikron-altı taneciklerinden oluşan karışımdır (süt, sis). @@ Bir sıvı ya da katı içinde dağılmış gaz kabarcıklarından oluşan yapıdır. @@ Kum gibi, birbirinden bağımsız katı taneciklerden oluşan, hem katı hem akışkan gibi davranabilen yığındır. Dördü de yumuşak maddenin, gündelik ama karmaşık davranan biçimleridir. )

( Formül: kBT ~ interaction )


- LIQUID GAS[İng.] ile/||/<> FLÜSSIGGAS[Alm.] ile/||/<> SIVI GAZ

( Sıvı durumda olan gaz )

( LIQUID GAS )

( FLÜSSIGGAS )


- LİYFİN ile/||/<> FIBRIN[İng.] ile/||/<> FIBRINE[Fr.] ile/||/<> FIBRA[Lat.] ile/||/<> BLUTFASERSTOFF[Alm.] ile/||/<> FİBRİN

( fibra şerit Pıhtılaşmadan sonra kanda meydana gelen ve mide enzimleriyle kolayca sindirilen suda erimez bir madde )

( FIBRIN )

( FIBRINE )

( BLUTFASERSTOFF )

( FIBRA )


- LLOYD INTERFERENCE FRINGES[İng.] / FRANGES D'INTERFÉRENCE DE LLOYD[Fr.] / LLOYD-STÖRUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LLOYD GİRİŞİM SAÇAKLARI


- LORENTZ POLARIZATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE POLARISATION DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-POLARISATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ KUTUPLANMA ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- LORENTZ FORCE[İng.] / FORCE DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ KUVVETİ


- LORENTZ ve/||/<> FITZGERALD


- MABADET TABİA | FİZİKÖTESİ ile/||/<> FİZİKÖTESİ

( 1 Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların nedenlerini ve temellerini araştıran felsefe kolu 2 Gerek us gerek sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri ya da saltık bilgiyi konu yapan felsefe 3 Bu konular ve bu felsefe ile ilgili olan Varlığın son temelleri özü ve anlamı üzerine öğretiler Aristotelesin ilk felsefe prote Philosophia adını verdiği bütün var olanlar için ortak ilkeleri araştıran yapıtı sonradan Aristotelesin yapıtları bir araya toplanırken Fizik Physika ten sonraya konduğu için fizikten sonra fizikten öte anlamına gelen fizikötesi Meta ta physika adını almıştır İlkin Yeni Platoncular rastlantıyla verilen bu adın içerik bakımından doğayı aşan anlamına işaret etmişlerdir Fizikötesi türlü biçimlerde ortaya çıkar a Var olanların kendisi üzerine öğreti varlıkbilim b Evrenin özü üzerine öğreti evrenbilim c İnsan üzerine öğreti felsefî insanbilim ve varoluşçu felsefe d Tanrının varoluşu ve özü üzerine öğreti Tanrıbilim e Kantın bilgi bakımından fizikötesini eleştirip kılgılı usun üstünlüğü ilkesi ile ahlak alanında kurduğu ahlak fizikötesi Fizikötesi a Spekülatif olabilir En yüksek bir genel ilkeden tüm gerçekliği çıkarmak ister b Tümevarımsal olabilir Tek ek bilimlerin sonuçlarından bir bireşime varmaya çalışarak bir evren tablosu ortaya koymak ister fizikötesi )

( METAPHYSICS )

( MÉTAPHYSIQUE )

( METAPHYSIK )


- MACCULLAGH'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE MACCULLAGH[Fr.] / MACCULLAGH-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACCULLAGH FORMÜLÜ


- MADDE ve/> FİKİR ve/> DEĞER

( MATTER and/> IDEA and/> VALUE )


- MADDECİLİK ile FİZİKSELCİLİK


- MADEN | FİLİZ ile/||/<> FİLİZ ile/||/<> FİLİZ[Ar. < FİLİZZ | YUN.]

( Mineralbilimde bileşiminde metal bulunan metalimsi parıltısı ve yüksek yoğunluğu ile kendini belirten mineral topluluğu cevher Elementlerin doğada bileşik ve katışık olarak bulunan kütlesi Bitkilerin yapraklı sürgün ve diğer uzantılar gibi olgunlaşmamış toprak üstü kısımları filiz )

( ORE | TENDRIL )

( MINERAI )

( ERZ )


- MAGNETOHYDRODYNAMICS ile/||/<> FLUİD DYNAMICS

( Magnetohydrodynamics iletken akışkanların manyetik alanda davranışını incelerken İLE fluid dynamics sadece akışkan mekaniğini inceler )

( Formül: Lorentz force )


- MAILLARD ile/||/<> CARAMELIZATION ile/||/<> FERMENTATION

( Pişirme ve işlemedeki kimyasal değişimler. )

( Formül: Amino asit + Şeker → Aroma )


- MAJORANA FORCE[İng.] / FORCE DE MAJORANA[Fr.] / MAJORANA-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAJORANA KUVVETİ


- MALİ ile/||/<> FİNANSAL


- MALUMAT ile/ve/yerine FEYZ


- MANCANA[İt.] ile/değil/yerine/= FIÇI

( Gemilerde, içme suyu konulan, büyük, yassı fıçı. )


- MANTAR[İng. MUSHROOM] ile/||/<> ANTİFUNGAL ile/||/<> BİYOKİMYA[İng. BIOCHEMISTRY] ile/||/<> DİKARYOTİK[İng. DIKARYOTIC] ile/||/<> DORMANSİ[İng. DORMANCY] ile/||/<> FUNGUS[İng. FUNGI] ile/||/<> KLOROFİL[İng. CHLOROPHYLL] ile/||/<> OOSFER[İng. OOSPHERE]

( Çok gözeli ya da tek gözeli olabilen ökaryotik bir canlı. Klorofil taşımazlar, çoğu parazit ya da saprofit. Eşeyli ve eşeysiz üreyebilirler. Bu organizmaların oluşturduğu topluluğa Mantarlar Alemi denir. 5 kola ayrılır: Zygomycetes, Deuteromycetes, Basidiomycetes, Ascomycetes ve Mycophycophyta. @@ Mantarların üremesine engel olan ya da onların öldürülmesini sağlayan kimyasallardır. Antimikotik de denir. @@ Biyokimya; bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar ve mantarlar gibi biyolojik organizmalarda gerçekleşen kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya bilimi ayrıca proteinler, vitaminler, hormonlar, enzimler, karbonhidratlar, lipitler, yağlar ve nükleik asitler gibi makromoleküllerin yapısını inceler. Bu nedenden ötürü, biyokimya; beslenme bilimi, tıp ve genetik bilimi ile doğrudan ilişkilidir. @@ Haploid (n) ya da diploitten (2n) farklı olan, iki ayrı haploid çekirdeği (n + n) içeren bir göze. Doğal olarak mantar heterokaryanlarında görülür. Dikaryosis, fungusların önemli bir genetik özelliğidir. @@ Büyüme, gelişme, fiziksel aktivite gibi durumların askıya alındığı, metabolik aktivitenin minimuma indirildiği bir yaşam evresidir. Bitkilerde, hayvanlarda, bakterilerde ve mantarlarda görülür. Genellikle uygunsuz koşullarda yaşamı sürdürmek için girilen bir durumdur. Günler, mevsimler, hatta yıllar boyunca sürebilir. Bitki tohumlarının uygun koşullar oluşuncaya kadar çimlenmemesi ve kış uykusu örnek verilebilir. Ayrıca kanser gözelerinin de dormansi durumuna girebildiği ve bu biçimde tedaviden bir süre sonra tekrardan ortaya çıkabildiği yakın zamanda yaygınlaşmış bir fikir olup konu üzerine çalışmalar sürmektedir. @@ Fungus: maya, küf ve mantarları içeren krallık Mantarlarının yaklaşık 99.000 bilinen organizma türü herhangi biridir. Funguslar, dünyadaki en yaygın organizmalar arasındadır ve büyük çevresel ve tıbbi önem taşımaktadır. Birçok mantar toprakta ya da suda yaşamaktadır; diğerleri bitkiler ya da hayvanlarla parazitik ya da simbiyotik ilişkiler oluştururlar. Funguslar ökaryotiktir. Önceleri funguslar bitki krallığına dahildi fakat funguslar, klorofil içermedikleri ve benzersiz yapısal ve fizyolojik özellikleri ile (yani, göze duvarının ve göze zarının bileşenleri) ayırt edildiğikleri için bitkilerden ayrılırdılar. @@ Bitki kloroplastlarında bulunan yeşil renkli, güneş ışığını emen ve enerjisini CO2 ve sudan karbonhidrat sentezlemek için kullanan fotosentetik pigment. Bu tepkimeye "fotosentez" denir. 2012'de yapılan bir araştırma, yeşil sebzelerdeki klorofilin kanseri önlemeye yardımcı olduğu yönünde. Diğer fotosentetik pigmentler, karatenoidler ve fikobilinlerdir. @@ Alglerde ve mantarlarda (fungus) erkek gamet tarafından döllenerek yumurtayı oluşturan dişi gamet, yumurta gözesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FUNGI[İng.] / MANTARLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANTARLAR


- MANTIK ile/ve/||/<>/> FELSEFE

( )

( LOGIC vs./and/||/<>/> PHILOSOPHY )


- MANTIK ile/||/<> FELSEFE


- MANTIK ile/||/<> FELSEFE


- MANTIK ile/||/<> FELSEFE

( İkinci öğretmen, Aristoteles mantığının geliştirilmesi )

( Farabi tarafından 940 yılında keşfedildi/formüle edildi. (870-950) (Ülke: Türkistan) (Önemli katkıları: İkinci öğretmen, mantık, müzik teorisi, siyaset felsefesi) )


- MANTIK ve FIKIH


- MANTIK ile/ve FİZİK

( LOGIC vs./and PHYSICS )


- MANTIK ve/||/<> FİZİK ve/||/<> ETİK

( Çit. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )


- MANTIK ve/||/<>/> FİZİK ve/||/<>/> ETİK

( Bahçenin sınırı/duvarı/çiti. VE/||/<>/> Bahçedeki ağaç. VE/||/<>/> Bahçedeki ağacın meyvesi. )

( )


- MANTIKÎ MÂKULÂT ile/ve FELSEFÎ MÂKULÂT

( Dışarıda/hariçte tahakkuku yoktur. İLE/VE Nitelenmesi/ittisafı dışta/hariçte, bildirimleri/uruzu zihindedir. )


- MAGNETIC FLUX[İng.] / FLUX MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AKI


- FORCE DU CHAMP MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALAN ŞİDDETİ


- MAGNETIC FERROELECTRIC[İng.] / FERROÉLECTRIQUE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK FERROELEKTRİK


- FORCE DU PÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUP ŞİDDETİ


- KUVVE-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETIC FORCE[İng.] / FORCE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET


- MAGNETIC FOCUSING[İng.] / FOCALISATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FOKUSSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ODAKLAMA


- FORCE MAGNÉTOMOTRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOMOTOR KUVVET (MMK)


- MAREŞAL ile FELDMAREŞAL

( ... İLE Almanya, Avusturya, İngiltere, Rusya ve İsveç askeri sıradüzeninin en yüksek rütbesi. )


- MARKA ile/ve/||/<>/> FİLİGRAN


- MARX ve FREUD

( Toplumsallık üzerine. VE Birey üzerine. )

( )


- FORCEPS[İng.] ile/değil/yerine/= MAŞA, PENS


- MASONLUK ile/||/<> FARMASONLUK


- MASSIEU'S FUNCTION[İng.] / FONCTION DE MASSIEU[Fr.] / MASSIEU-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MASSİEU İŞLEVİ/FONKSİYONU


- MATBUAT HÜRRİYETİ ile/||/<> FREEDOM OF THE PRESS, LIBERTY OF THE PRESS[İng.] ile/||/<> LİBERTÉ DE PRESSE[Fr.] ile/||/<> BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

( Basının herkese açık olması ve herkesin basın işleriyle uğraşabilmesi özgürlüğü )

( FREEDOM OF THE PRESS, LIBERTY OF THE PRESS | STRETCHING )

( LIBERTÉ DE PRESSE | EXTENSION )

( STRECKUNG )

( LIBERTAS PRELI )

( LIBERTÀ DI STAMPA )

( ΕΛΕΥΘΕΡΊΑ ΤΟΥ ΤΎΠΟΥ / ελευθερία του τύπου )


- MATEMATİK ve/<> FİZİK ve/<> ASTRONOMİ


- MATEMATİKSEL CİSİM ile FİZİK CİSİM


- MATEMATİKSEL YAKLAŞIM ile FİZİKSEL YAKLAŞIM


- MAXWELL-BOLTZMANN ile/||/<> FERMİ-DİRAC ile/||/<> BOSE-EİNSTEİN

( Parçacık dağılım fonksiyonları. )

( Formül: f = 1/(e^(E-μ)/kT ± 1) )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MAXWELL EŞİTLİKLERİNDE:
GAUSS YASASI ile/ve/||/<> GAUSS'UN MANYETİK YASASI ile/ve/||/<> FARADAY'IN TÜMEVARIM YASASI ile/ve/||/<> AMPER'İN DEVRE YASASININ DOĞRULAMASI

( )

( E [elektrik alanı] ve B [manyetik alan] )


- MAXWELL'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL FORMÜLÜ


- MAXWELL-BOLTZMANN DAĞILIMI ile/||/<> FERMİ-DİRAC DAĞILIMI

( Maxwell-Boltzmann klasik parçacıklar, Fermi-Dirac fermiyonlar için )

( Formül: f_MB ∝ e^(-E/kT) İLE f_FD = 1/(e^((E-μ)/kT) + 1) )

( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MAXWELL-BOLTZMANN ile/||/<> FERMİ-DİRAC

( M-B klasik parçacıklar, F-D fermiyonlar Pauli. )

( Formül: Ayırt edilebilir İLE değil )

( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1844-1906) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: İstatistiksel mekanik, entropi) )


- MAYA | FERMENT ile/||/<> FERMENT ile/||/<> ENZİM

( enzim enzim Maya anlamdaş ferment en içinde zyme maya fermentum enzim Canlı organizmalarda meydana gelen ve sudaki çözeltisi özel bir madde üzerine kendisi değişmeksizin etki yaparak onları sade molekül yapılı maddelere parçalayan azotu kapsar madde Daima az eki alırlar Örnek Lipaz amilaz zooloji kimya Biyokimyasal tepkimeleri başlatan hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik protein tabiatında maddeler Katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar transferazlar hidrolazlar liyazlar izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar )

( FERMENT )

( FERMENT )


- FERMENTATION[İng.] ile/değil/yerine/= MAYALANMA


- MAYNA[İt.] >< FORA[İt.]

( Yelkenleri indirmek için verilen komut. | Bırakılma, son verilme. >< Yelkenleri açtırmak için verilen komut. )


- M'BORORO ile/ve/<> FULANİ

( Orta Afrika Cumhuriyeti nüfusunun %15'ini oluşturan müslüman kabileler. )


- MECAZİ ile/||/<> FIGURÉ[Fr.] ile/||/<> MECAZ[Ar. < MECÂZ]

( Söz sanatı terimi Gerçek analmından ayrılmış bir kelimenin anlamı hakkında kullanılır MECAZ ANLAM Mecazi mâna Sens figuré )

( FIGURÉ )


- MECMUA-İ NEBATAT ile/||/<> FLORE[Fr.] ile/||/<> BİTEY

( botanik )

( FLORE )


- MED HAREKETİ ile/||/<> FLUX, FLOT, MARÉE MONTANTE[Fr.] ile/||/<> GELİM

( kabarma coğrafya )

( FLUX, FLOT, MARÉE MONTANTE )


- MEDENİYET ve FELSEFE-BİLİM


- MEDRESE TALEBELERİ:
DÂHİL ve/> ÂLİM ve/> FÂZIL ve/> KÂMİL


- MEFAİLÜN ile/||/<> FAİLATÜN ile/||/<> RECEZ


- MEKANOKİMYA ile/||/<> FOTOKİMYA

( Mekanokimya mekanik kuvvet ile reaksiyon gerçekleştirirken İLE fotokimya ışık enerjisi kullanır )

( Formül: Piezoelektrik etki )


- MECHANOMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE MÉCANOMOTRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEKANOMOTOR KUVVET


- MEKRÜMETLÜ/MEKREMETLÜ ile FAZÎLETLÜ ile SEMÂHATLÜ ile FÜTÜVVETLÜ ile MEVEDDETLÜ ile ZEHÂDETLÜ

( İlmiyede sadreyn pâyesinin resmi unvanı. İLE İlmiye sınıfına ait olanlardan, İstanbul ve Harameyn unvanını alanlara hitapta kullanılan unvan. İLE Din âlimleri arasında kazaskerlik pâyesinde bulunanlara özel resmî takma ad. İLE Askerlikte mülâzım[teğmenler] ile kol ağası ve yüzbaşılara mülkiyede, rabia ve hâmise rütbeleri taşıyan kimselere verilen unvan. İLE Rütbesi olmayan kadılara verilen unvan. İLE Şeyhlere ve din adamlarına hitâben kullanılan unvan. )


- MEKSİKA PESOSU ile FİLİPİN PESOSU


- MEKTUP ile/ve FERMAN

( BİTİK/G[Sözün yakalanıp saklandığı, muhafaza edildiği yer. | Sözün bittiği(türediği), ozlaştığı yer.] ile/ve YARLIĞ )


- MELTEM ile FRİŞKA[İt. < Cerm.]

( ... İLE Yelkeni dolduramayacak kadar hafif rüzgâr. )


- MENEKŞE REÇELİ ile FULYA REÇELİ


- MENENGİÇ AĞACI ile/>/=/<> FISTIK AĞACI

( Aşısız. İLE/<>/= Aşılı. )


- MERDÛD[Ar.] ile FÂSİD[Ar.] ile MENHÎYYUN 'ANH[Ar.]


- MERGE ile/||/<> FUSION


- KUVVE-İ İL-EL MERKEZİYE[Osm.] / CENTRAL FORCE, CENTRIPETAL FORCE[İng.] / FORCE CENTRIPÈTE[Fr.] / ZENTRIPETALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZCİL KUVVET


- KUVVE-İ MERKEZÎ[Osm.] / FORCE CENTRALE[Fr.] / ZENTRALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZÎ KUVVET


- KUVVE-İ AN-İL MERKEZİYE[Osm.] / CENTRIFUGAL FORCE[İng.] / FORCE CENTRIFUGE[Fr.] / ZENTRIFUGALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ KUVVETİ


- MERSENNE ASAL ile/||/<> FERMAT SAYI

( Mersenne 2^p-1 formunda, Fermat 2^(2^n)+1 formunda. )

( Formül: M_p İLE F_n )


- MEŞK ile/ve/<> FASIL


- MESLEK YÜKSEK OKULU(MYO) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> FAKÜLTE


- METABOLİZMA[İng. METABOLISM] ile/||/<> BAZAL METABOLİZMA[İng. BASAL METABOLISM] ile/||/<> BÜYÜME HORMONU (SOMATOTROPİN)[İng. GROWTH HORMONE] ile/||/<> ENDOKRİNOLOJİ[İng. ENDOCRINOLOGY] ile/||/<> FARMAKOKİNETİK[İng. PHARMACOKINETICS]

( Canlı organizmada ya da canlı gözede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümü; protoplazmada olan asimilasyon ve parçalanma ile ilgili olayların toplamı; anabolizma ve katabolizma olaylarının toplamı. @@ Canlılarda, tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizma seviyesidir. @@ Büyüme hormonu, hipofizin bezinin ön lobundaki somatotroflar tarafından sentezlenen ve salgılanan yaklaşık 190 amino asitten oluşan bir proteindir. Büyüme ve metabolizma da dahil olmak üzere çeşitli kompleks fizyolojik süreçlerde rol oynar. @@ Endokrinoloji, salgı bezlerini, bunların salgıladığı hormonları, hormonların organlara etkileri ile endokrin sistem hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Endokrinoloji; gelişime bağlı büyüme sorunları, metabolizma hastalıkları, üreme hormonlarının neden olduğu hastalıklar, şeker hastalığı gibi pek çok hastalığı inceler. @@ Farmakolojinin bir alt dalı. Vücudun maruz kaldığı ilaçlarla etkileşimini inceler. 4 başlıktan oluşur: Emilim (absorbsiyon), Dağılım (distribüsyon), Metabolizma ve Atılım (eliminasyon):

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- METAFİZİK/METAPSYCHICS[İng.] ile/değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ


- METAFİZİK (ŞARTLAR) ile/ve FELSEFE-BİLİM


- METAFİZİK FİZİK


- METAFİZİK ile/ve/||/<> FİZİK ile/ve/||/<> ANLAM


- METAFİZİK <> OLUMSALLIK/RASTLANTI <> FİZİK

( Olanaklı kılan. < OLUMSALLIK/RASTLANTI > Olanaklı kılınan. )


- FATIGUE OF METAL[İng.] / FATIGUE DU MÉTAL[Fr.] / METALLERMÜDUNG, ERHALTUNG[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= METAL YORULMASI


- METAMALZEME ile/||/<> FONONİK KRİSTAL ile/||/<> FOTONİK KRİSTAL

( Tasarlanmış özel özellikli malzemeler. )

( Formül: n < 0 (metamalzeme) )

( Formül: n < 0 (metamalzeme) )


- METİN ile/ve FİKİR

( TEXT vs./and IDEA )


- MEVSİM[Ar.] ile/ve/||/<> FASL[Ar.]

( Yılın dört bölümünden her biri. | Bir şeyin belirli zamanı. İLE/VE/||/<> Ayrıntı, ayırma, ayrılma. | Kesme, kesinti, bölüm. | Sonuçlandırma, halletme. | Aleyhte bulunma, birini çekiştirme. | Bir kitabın ya da tiyatro oyununun başlıca bölümlerinden her biri. | Sözcükler, düzenlemeler, tümceler arasında bağlantı edatı bulunmadan yazı yazma yöntemi. | Bir defada çalınan peşrev, şarkı vb. | Dört mevsimden biri. | Bir bestekârın, aynı makamdan bestelediği iki beste ile iki semai. | Türk müziğinde klasik bir konser programı. | İki yüzeyin birleşmesinden oluşan çizgi. | Eklem, gövdenin oynak yerleri. )


- MEVT ile/ve/değil/||/<>/< FEVT

( Kişilerin/toplumun huzurundan kaybolmak. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Allah'ın huzurundan kaybolmak. | Bir daha ele geçememek üzere kaybetme, elden çıkarma, kaçırma. )

( Geçmiş. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Gelecek. )

( Matem. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Hüzün. )

( Ayrılık, ölümden beterdir. )

( Fevt, mevt'ten daha zordur.
[Kaybedecek olduğunu bilmek, kaybetmekten daha zordur.] )

( [not] DEATH vs./and/but/||/<>/< LOSS )


- MEYVE VERME = NAZC-İ SEMERE = FRUCTIFICATION, MATURATION


- MEYVE ile/||/<> FRUIT[Fr.] ile/||/<> YEMİŞ

( yemiş Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı meyve botanik Az meyvǝ mive mömö Kırgızcada miva miyba biçimi de geçer miyve meva mīva mayva fruit Türkçede meyve yanında yemiş de yaygın olarak kullanılır yemiş Ülkemizin bir bölümünde incir olarak da kullanılır Az yemiş 1 kavun 2 her tür kuru meyve iymiş meyve yemiş Ses bakımından çarpıcı ve düşündürücüdür Bu biçim Türkçe çıyanın Türkmencede içyana çevrilmesine benzer yemiş jemis meyve yemiş jemis cemis yemiş yemek yiyecek cimiş yemiş meyve imes tohum yemiş çimis çimiş Alt yemiş yemek yem śimĕś yemek yem yemiş Eski Türkçeden başlayarak kullanıldığını biliyoruz Orta Türkçede yemiş meyve olarak geçer Karaya göre Hamilton Arm 96 baştaki ve sondaki ünsüzler Moğolca cemiş cimisin Orta Türkçeden geçtiğini tanıklamaktadır Eski Kıpçakçada da yemiş biçimi göze çarpar Türkçe ye kökünden geldiği açıktır Ancak miş ekinin yemiş türevindeki rolü açık değildir Belli başlı bilimsel yayınlarda yemişin miş ekiyle türetildiği sıklıkla dile getirilmiştir Örn Clauson ED 938b yemişin ye kökünden geldiğini açıklamışsa da mişin az rastlanır unusual bir ek olduğunu saklamamıştır Sözlüğün Suffixes bölümünde Clauson mış miş ekinin yalnız altmış yetmiş örneklerinde geçtiğini bildirmekle yetinmiş yemiş örneğini vermemiştir Räsänen V 197a yemişin ye kökünden çıktığını yazmış ancak miş ekinden söz etmemiştir Ligeti TörK 231 yemişin ş ekiyle kurulmuş bir türev olduğunu açıklamıştır yemiş Clausonun verdiği altmış ve yetmiş örneklerinin Çuvaşçada utmăl ve śitmĕl olarak geçtiğini biliyoruz altmış yetmiş Türkçe ş sesinin Çuvaşçada lye dönüşmesi eski bir kuraldır Örn Türkçe gümüş kümüş Çuvaşçada kĕmĕle çevrilmiştir Bunun gibi Türkçe diş tiş tış de Çuvaşçada şăla dönüşmüştür Eski Türkçe kuyaş güneş da Çuvaşçada xĕvel olarak geçer Bu örneklere göre yemişin de Çuvaşçada śimĕl olarak geçmesi gerekirdi O açıdan yemişin Çuvaşçada kullanılan śimĕś karşılığı düşündürücüdür Başındaki ś eski Türkçe ynin karşılığı olarak normaldir Buna karşılık miş ekinin Çuvaşçada mĕś olarak geçmesi çarpıcıdır Çuvaşça śimĕś ara sıra Tatarcadan kalma bir alıntı olarak da değerlendirilmiştir Eski Çuvaşça yoluyla Macarcaya geçen alıntılarda Türkçe şlerin Çuvaşça karşılığı olarak l sesinin geçtiğine tanık oluyoruz Türkçe şişek tişek tışak tış diş Çuvaşça şăla şăla pulă Macarca süllo eski Türkçe tüş kuşluk vakti Macarca dél öğle Bu örnekler karşısında Türkçe yemişin Çuvaşçada śimeś olarak kalması düşündürücüdür Ancak Ligetinin açıkladığı gibi TörK 16 Çuvaşçada Türkçe şlerin ś olarak kaldığı örnekler de vardır Ne var ki bu durumdan habersiz kaldığı anlaşılan birçok uzmanın Türkçe şlerin Çuvaşçada lye çevrildiği yönündeki gözlemden yola çıkarak Macarcada yemişe verilen gyümölcs adının Çuvaşça yimül biçiminden geldiğini dile getirdiğini görüyoruz Bu uzmanların başında Ramstedt gibi bir bilginin yer alması düşündürücüdür Ramstedt Stellung 33 Macarca gyümölcsü Çuvaşça yimül biçimiyle birleştirmekle kalmayarak yimüle bir küçültme eki de getirmiş Macarca gyümölcsün yimül ç biçiminden geldiğini ileri sürmüştür Onun otoritesine güvenen Türkolog ve Mongolistler bu açıklamayı sık sık değerlendirmişlerdir Örn Poppe eserlerinde Ramstedtin bu açıklamasını sıklıkla kullanmıştır RónaTas HungaroTurcica 169170 da Macarca gyümölcsteki lnin Eski Çuvaşça cemilçten geldiğini vurgulamıştır Ancak Ligeti TörK 84 Ramstedtin savının yanlış olduğunu açık olarak ortaya koymuştur Macarca gyümölcs biçimindeki l ikincil bir sestir Gombocz KCsA 1 83 Macarcada buna benzer ikincil llere sık sık rastlanır Örn Eski Türkçeden kalma bir alıntı olan ács Türkçe ağaççı sözünün álcs biçimindeki l sesi Macarcada türemiştir Bunun gibi Türkçe beşikten gelen Macarca bölcső biçimindeki l de ikincil bir sestir O açıdan Macarca gyümölcsün yimül ç biçiminden geldiği düşünülemez Daha açık bir deyişle Macarca gyümölcsteki lnin Türkçe şnin Çuvaşça karşılığı olduğu yolundaki görüş büsbütün yanlıştır Gombocza göre KSz 13 21 Ana Türkçe şnin TürkMacar ilişkileri döneminde Çuvaşçada ş olarak saklandığı anlaşılıyor Macarca gyümölcsü açıklamak için gyümo cs biçiminden yola çıkmak gerektiği açıklık kazanıyor Türkçe yemiş Moğolcaya cimis olarak geçmiştir Vladimirtsov TurÊl 19 Ligeti I OK 261 Moğolcada başlangıçta cimiş olarak geçmesi Türkçeden kalma bir alıntı olduğuna açık bir tanıktır Damdinov Sanjeev Arm 52 yemişi Türk ve Moğol dillerinde ortak olarak kullanılan bitki ve yemiş adları arasında saymıştır Tatarintsev Vlijanie 24 Türkçeden Arapçaya da geçmiştir Suriye yamîş fruit Bulgarca emìš biçimi de Türkçeden alınmıştır BER 1 496 Karaçay ve Balkarlar yemişe köget adını verirler Musaev LTJa 251 )

( FRUIT )

( FRUIT )

( FRUCHT )

( GYÜMÖLCS )

( MĪVA )

( CEMIŞ )

( MEYVƎ[Az.]~MIVE[Tkm.]~MÖMÖ[Krg.]~MIYVE[Kklp.]~MEVA[Özb.]~YEMIŞ[Az.]~IYMIŞ[Tkm.]~YEMIŞ[Nog.]~JEMIS[Kklp.]~JEMIS[Kzk.]~CEMIS[Krg.]~YEMIŞ[Özb.]~CIMIŞ[Tatk.]~IMES[Hak.]~ÇIMIS[Tuv.]~ÇIMIŞ[Şor.]~YEMIŞ[Alt.]~ŚIMĔŚ[Çuv.] )


- MEYVE = SEMERE = FRUIT


- MEYVELER = ESMÂR = FRUITS


- MİHRAK MESAFESİ, MİHRAK UZUNLUĞU, FOKUS UZUNLUĞU ile/||/<> FOCAL LENGTH[İng.] ile/||/<> DISTANCE FOCALE, LONGUEUR FOCAL[Fr.] ile/||/<> BRENNWEITE, OBJEKTIVBRENNWEITE[Alm.] ile/||/<> ODAK UZUNLUĞU

( Sinema TV Merceğin optik özeği ile odak noktası arasındaki uzunluk Bir alıcı merceğinin odak uzunluğu bu mercek sonsuza odaklandığında merceğin optik özeği ile boş filmin düzlemi arasındaki uzunluktur Bu uzunluk milimetre mm ile belirtilir ve merceklerin üzerine yazılır Mercekler genellikle kısa odaklı uzun odaklı olağan odaklı olarak üçe ayrılır )

( FOCAL LENGTH )

( DISTANCE FOCALE, LONGUEUR FOCAL )

( BRENNWEITE, OBJEKTIVBRENNWEITE )


- MİHRAK-I ZELZELE ile/||/<> FOYER DU SÉISME[Fr.] ile/||/<> DEPREM ODAĞI

( coğrafya )

( FOYER DU SÉISME )


- MIKDÂR-I FÂİZ ile/||/<> TAUX[Fr.] ile/||/<> FAİZ FİYATI

( matematik )

( TAUX )


- FACTEUR DE DÉMAGNÉTISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLIĞI GİDERME FAKTÖRÜ


- MİKRODAMLA KİMYASI ile/||/<> FAZ TRANSFER KATALİZİİ

( Mikrodamla kimyası küçük hacimde hızlı reaksiyonken, faz transfer katalizi farklı fazlar arası geçişi sağlar )

( Formül: μL hacim )


- MİL ile/ve/||/<> FİBONACCİ


- MİL ile/ve/=/||/<> KİLOMETRE[KM] ile/ve/=/||/<> FERSAH

( 100 kulaç. 2500 mimari arşın. İLE/VE/=/||/<> 1,609 km. İLE/VE/=/||/<> 3 mil.[yaklaşık 5.5 km.] 7500 mimari arşın.[Bir kişinin normal bir yürüyüşle yaklaşık bir saatte aldığı mesafe olarak kabul edilmiştir.] )

( )


- MİLLÎ SERVET ile/||/<> NATIONAL WEALTH[İng.] ile/||/<> FORTUNE NATIONALE, RICHESSE NATIONALE[Fr.] ile/||/<> ULUSAL VARLIK

( Belirli bir süre içinde bir ulusça elde olunan ekonomik özdeklerin para ile karşılanan değerleri )

( NATIONAL WEALTH )

( FORTUNE NATIONALE, RICHESSE NATIONALE )


- MİN MÂLÎ[Ar.] ile FÎ MÂLÎ[Ar.]


- MİRÂC = FATİHA


- MIRILDAMAK ile/ve/||/<> FISILDAMAK


- MISIR ve/||/<> FASÜLYE ve/||/<> KABAK


- MISSILE :/yerine FÜZE


- MİSTİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EZOTERİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FELSEFÎ

( Düzensiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Düzenli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sürekli. )

( Aktarılmayan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Aktarılan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Paylaşılan. )

( [Su bulmak üzere] Kuyu/artezyen kazan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yeraltındaki akarsuyu bulan/bilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Tüm suları, suların kaynağını sorgulayan/düşünen/arayan. )


- MİTOLOJİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> FELSEFE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "GERÇEK ÖTESİ/POST TRUTH"

( [yerini ...]
Din aldı. @@ Felsefe aldı. @@ Bilim aldı. @@ "Gerçek ötesi" aldı. @@ ... )


- MİZAH ile/ve FIKRA


- MİZER ile FUTA[Ar.]

( ... İLE İpek peştemal. )


- MIZMIZ/LIK (FELSEFE) ile/değil/yerine FELSEFE


- MIZRAKSI YAPRAK = VARAK-I RUMHÎ = FEUILLE LANCÉOLÉE


- M-N-O:
MISIR ile/ve/||/<>/> PROTOSINAİTİK ile/ve/||/<>/> FENİKE ile/ve/||/<>/> ERKEN YUNAN ile/ve/||/<>/> KLASİK YUNAN ile/ve/||/<>/> LATİN

( image )


- MODACRYLIC FIBER[İng.] / FIBRE MODACRYLIQUE[Fr.] / MODACRYLFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MODAKRİLİK LİF


- MOLE FRACTION[İng.] / FRACTION DE MOLE[Fr.] / MOLENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL KESRİ


- MOLECULAR FORMULA[İng.] / FORMULE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL FORMÜLÜ


- MOLECULAR BINDING FORCE[İng.] / FORCE DE LIAISON MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER BAĞ KUVVETİ


- MOLECULAR BEAM[İng.] / FAISCEAU MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET


- FONCTION D'ONDE DE QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- MONTE CARLO ile/||/<> FINITE ELEMENT ile/||/<> SIMPLEX

( Hesaplamalı bilinmez çözme. )

( Formül: Mesh discretization )


- MORAL ÖNERME ile FELSEFİ ÖNERME


- MORFOLOJİ ile/ve/||/<> FİZYOLOJİ

(

Morfoloji ve Fizyoloji arasındaki FaRkLaR

Yapı ve İşlev Bilimlerinin Kapsamlı Çözümlemesi

MORFOLOJİ

Yunanca "morphe" (biçim) ve "logos" (bilim) - Canlıların dış ve iç yapılarının biçim ve organizasyonunu inceleyen bilim dalı

FİZYOLOJİ

Yunanca "physis" (doğa) ve "logos" (bilim) - Canlı organizmaların ve düzeninin nasıl çalıştığını, işlevlerini ve yaşamsal süreçlerini inceleyen bilim dalı

Temel Farklar
Kriter Morfoloji Fizyoloji
Odak Noktası YAPI (Structure) İŞLEV (Function)
Temel Soru "Nasıl görünür?" "Ne?" "Nasıl çalışır?" "Neden?"
İnceleme Konusu Biçim, organizasyon Süreç, mekanizma, etkinlik
Zaman Etmeni Durağan (anlık durum) Devingen (süreç odaklı)
Ölçüm Yöntemi Görsel, metrik İşlevsel, biyokimyasal
Çalışma Materyali Ölü ya da canlı doku Canlı organizma
Yaklaşım Gözlemsel, tanımlayıcı Deneysel, açıklayıcı
Çalışma Yöntemleri
Morfolojik Yöntemler Fizyolojik Yöntemler
Makroskopik inceleme Biyokimyasal çözümlemeler
Işık ve elektron mikroskopi Elektrofizyolojik kayıtlar
Histolojik kesitler Metabolik ölçümler
Görüntüleme (X-ray, MR, BT) İşlevsel testler
Morfometrik ölçümler Hormon çözümlemeleri
3D modelleme Moleküler yöntemler
Bilim Dalları ve Alt Alanlar
Morfoloji Alt Dalları Fizyoloji Alt Dalları
Anatomi Yapı fizyolojisi
Histoloji Göze fizyolojisi
Sitoloji Nörofizyoloji
Embriyoloji Kardiyovasküler fizyoloji
Karşılaştırmalı morfoloji Egzersiz fizyolojisi
Paleomorfoloji Üreme fizyolojisi
Ultrastrüktür morfoloji Endokrin fizyolojisi
Organ Düzeninde Karşılaştırma
Organ/Sistem Morfolojik Özellikler Fizyolojik Özellikler
KALP
Yapı/İşlev 4 odacıklı, kas dokulu, konik biçim, 250 - 350 gram 60 - 100 atım/dk, 5 L/dk kan pompalar, elektriksel ileti
KEMİK
Yapı/İşlev Kompakt ve spongioz yapı, Havers düzenekleri, lameller Ca homeostazı, kan gözesi üretimi, mekanik destek
GÖZ
Yapı/İşlev Küresel yapı, kornea, lens, retina katmanları Işık kırılması, görüntü oluşumu, sinyal iletimi
AKCİĞER
Yapı/İşlev Süngerimsi yapı, alveol, bronş ağacı, ince duvar Gaz değişimi, pH dengesi, ses üretimi
BÖBREK
Yapı/İşlev Fasulye biçimi, korteks-medulla, nefron yapısı Filtrasyon, reabsorpsiyon, idrar üretimi
Klinik Uygulamalar
Alan Morfolojik Bozukluklar Fizyolojik Bozukluklar
Patoloji Tipleri Anatomik anomaliler Metabolik sayrılıklar
Organ Değişimleri Organ hipertrofisi/atrofisi Organ yetmezliği
Neoplazi Tümör oluşumu ve boyutu Hormon salgılayan tümörler
Dejenerasyon Dejeneratif değişiklikler İşlev kaybı
Konjenital Konjenital malformasyonlar Enzim eksiklikleri
İmmün Sistem Lenfoid hiperplazi Otoimmün reaksiyonlar
Araştırma Yaklaşımları
Morfolojik Araştırma Fizyolojik Araştırma
Yapısal karşılaştırmalar İşlevsel çözümlemeler
Evrimsel morfoloji Adaptasyon mekanizmaları
Gelişimsel anatomi Düzenleme düzenekleri
Karşılaştırmalı anatomi Karşılaştırmalı fizyoloji
Kuantitatif morfoloji Düzenek fizyolojisi
Yapı-İşlev İlişkileri
Temel İlke "Yapı, işlevi belirler; işlev, yapıyı biçimlendirir"
Evrimsel Uyumlanma İki bilim de çevresel uyumlanmaları inceler
Karşılıklı Bağımlılık Morfolojik değişimler, fizyolojik sonuçlar doğurur
Homeostaz İki bilim de dengeyi koruma mekanizmalarını araştırır
Entegrasyon Modern bilimde morfofizyoloji olarak birleşir
YAPI
Morfoloji Odağı
İŞLEV
Fizyoloji Odağı
STATİK
Morfoloji Yaklaşımı
DİNAMİK
Fizyoloji Yaklaşımı

Morfoloji Özellikleri

  • Statik inceleme
  • Yapı odaklı çözümleme
  • Gözlemsel yaklaşım
  • "Ne?" ve "Nasıl görünür?" soruları
  • Form ve organizasyon
  • Ölü ya da canlı dokuda çalışma

Fizyoloji Özellikleri

  • Dinamik inceleme
  • İşlev odaklı çözümleme
  • Deneysel yaklaşım
  • "Nasıl?" ve "Neden?" soruları
  • Süreç ve mekanizma
  • Canlı organizmada çalışma
Uygulamalı Örnekler

Spor Bilimlerinde

Morfoloji: Kas hipertrofisi, tendon kalınlaşması

Fizyoloji: VO₂ max artışı, laktat eşiği

Sayrılık Tanısında

Morfoloji: Biyopsi ile doku incelemesi

Fizyoloji: Kan testleri, EKG, SFT

İlaç Gelişiminde

Morfoloji: İlacın doku üzerindeki yapısal etkileri

Fizyoloji: İlacın metabolik ve işlevsel etkileri

)


- MORPHOLOGY[İng.] ile/||/<> MORPHOLOGIE[Fr.] ile/||/<> FORMENLEHRE[Alm.] ile/||/<> BİÇİM BİLİMİ

( Biçim Bilimi anlamdaş Şekil Bilimi karşılık Morfoloji Morphe biçim Logos bilim Biyolojinin canlının yapı ve biçimi ile uğraşan bir dalı Geniş anlamda Yapı bilimi Anatomi Doku bilimi Histoloji Göze bilimi Sitoloji dallarını içine alır Dar anlamda canlının yalnız dış biçimlerinden bahseder )


- MORSE THEORY ile/||/<> FLOER HOMOLOGY

( Morse kritik nokta, Floer sonsuz boyut Morse. )

( Formül: Finite dimensional İLE infinite dimensional )


- MORSE ile/||/<> FLOER ile/||/<> CONTACT

( Manifoldlar üzerinde analiz. )

( Formül: f: M → R )


- MOUSE :/yerine FARE


- MOVIE :/yerine FİLM


- MOZAİK[Fr. < MOSAIQUE] ile FRESK [İt. < Lat.]

( Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş ya da pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan resim ve bezeme işi. İLE Yaş duvar sıvası üzerine, kireç suyunda eritilmiş madensel boyalarla resim yapma yöntemi. | Bu yöntemle yapılmış duvar resmi. )


- MRI ile/ve/||/<>/> fMRI

( RITA LEVI-MONTALCINI[22 Nisan 1909 - 30 Aralık 2012]
[1940'ta, MR'ı yapan kişidir.] )


- MÜCERRED/YALIN ile/||/<> NÂKIS/MENKÛS/EKSİKLİ ile/||/<> FASİH

( Türemiş ya da bileşik sözcüğe karşıt olarak, kök nitelikli bir anlambirim özelliği taşıyan sözcük. İLE/||/<> Ad ya da eylem çekimine girmekle birlikte ilişkin olduğu veznin tüm biçimlerini içermeyen sözcükler. İLE/||/<> Bozulmamış, öz dile ait sözcük. )


- MÛCİBUN Bİ'Z-ZÂT ile/ve FAİL-İ MUHTAR, KÂDİR-İ MUTLAK

( Filozoflar[Hukema] için. İLE Kelâmcılar[Mütekellimin] için. )

( Mutasavvıf için: Zâhirde Fail-i Muhtar, Kâdir-i Mutlak; Bâtında Mûcibin bi'z-Zât. )


- MÜDÂVİM ile FANATİK


- MÜESSİS ile/||/<> FONDATEUR[Fr.] ile/||/<> KURUCU

( FONDATEUR )


- MÜFLİS ile/||/<> BANKRUPT[İng.] ile/||/<> FAILLI[Fr.] ile/||/<> BATKIN

( Yükümlülüklerini yapmaya borçlarını ödemeğe gücü olmayan ve bu nedenle batkınlıklarına karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler )

( BANKRUPT )

( FAILLI )


- MUHABBET ve FEDÂKÂRLIK


- MÜNÂFIKLIK ile/ve FİSK-Ü FÜCÛR


- MÜNBİT ile/||/<> FERTILE[Fr.] ile/||/<> BİTEK

( coğrafya )

( FERTILE )


- [ne yazık ki]
MÜNKER ile/ve/||/<> FAHŞA-YI MÜNKER


- MÜŞİR ile/||/<> MARSHAL[İng.] ile/||/<> MARÉCHAL[Fr.] ile/||/<> FELDMARSCHALL[Alm.] ile/||/<> MAREŞAL[Fr. < MARÉCHAL]

( Tanzimattan sonra Osmanlı devletinde ve 1932den bu yana Türkiye Cumhuriyetinde en yüksek askerlik aşaması )

( MARSHAL )

( MARÉCHAL )

( FELDMARSCHALL )


- MÜŞTAK | TÜREV ile/||/<> TÜREV ile/||/<> FRÉCHİET TÜREVİ

( 1 Fréchiet türevi 2 Değişken artması sıfıra giderken işlevin artmasının değişken artmasına oranının ereyi Simgesi f işlevinin noktasındaki türevi varsa bu türev biriyle gösterilir 1 Bir ana özdekten kimyasal yollarla türetilen ve onun kimi özelliklerini taşıyan özdek 2 İzlevde doğan değişikliğin değişim aralığına oranının aralık büyüklüğü sıfıra yaklaşırken aldığı sınır değer Bir kök ya da kaynaktan işlevsel olarak türemiş nesne ya da sonuç 1 İşlevde doğan değişikliğin değişken aralığına oranının aralık sıfıra yaklaşırkenki ereyi 2 İşlevin değişkene göre değişme hızı Bir işlevin değişiminin bağlı olduğu değişkenin değişimine oranının değişim aralığı sıfıra giderken vardığı erey kimya matematik Derleme türeme türeme kelime türemeli kelime türemiş kelime Yapım ekiyle kurulmuş sözcük Sevinç sevinç sevgi sevgi sevinmek sevinmek söylenti söylenti başlangıç başlangıç gözlük gözlük evli evli vb Türetme yoluyla yapılan kelime Türetme yoluyla yapılmış kelime az lık yol luk bulanık sevgi li taranmış yeşil lik tutuş ayırıntı vb Azerbaycan Türkçesi törämä söz Türkmen Türkçesi yasama söz Gagauz Türkçesi düzülü laf Özbek Türkçesi yasama soz Uygur Türkçesi yasalma söz yasalma süz Başkurt Türkçesi yahalma hüz etilgen söz Krç Malk kuralgan söz Nogay Türkçesi yasalma söz Kazak Türkçesi tuwındı söz Kırgız Türkçesi tuundu söz Alt bütken sös Hakas Türkçesi pütken sös Tuva Türkçesi uktalgan sös Rusça proizvodnoye slovo )

( DERIVATIVE | DERIVATE )

( DÉRIVÉE | DÉRIVÉ | DÉRIVE )

( ABLEITUNG, DERIVIERTE | DERIVAT | ABGELEITETES WORT | ABGELEITELES WORT )

( DERIVATIVUS )


- MÜSTEHASE HALİNE GELME ile/||/<> FOSSILISATION[Fr.] ile/||/<> FOSİLLEŞME

( jeoloji )

( FOSSILISATION )


- MÜSTEHASE | MÜSTEHÂSE | FOSİL ile/||/<> FOSİL ile/||/<> TAŞIL

( taşıl taşıl coğrafya jeoloji zooloji Taş ya da kayaların içerisinde rastlanan taşlaşmış canlı ya da canlı parçalan Taşıl Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ve izleri taşıl Geçmiş yerbilim zamanlarına ilişkin hayvan ve da bitkilerin yerkabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri karşılık fosil Taş ya da kayaların içersinde raslanan taşlaşmış canlı ya da canlı parçaları fosil fosil Fosil )

( FOSSIL )

( FOSSILE )

( FOSSIL )

( FOSSILIS: KAZMAK )


- MÜSTEHASE[Ar. < MUSTEḤĀS̱E] ile/değil/yerine/=/||/<> FOSİL


- MÜŞTEMİLAT ile/||/<> FIXTURE[İng.] ile/||/<> AGENCEMENTS[Fr.] ile/||/<> EKLENTİLER

( 1 Tamamlayan bölüm 2 Bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler )

( FIXTURE )

( AGENCEMENTS )


- MÜSVEDDE ile/ve SEVAD ile/ve RİSÂLE ile/ve FEVAİD ile/ve ŞUKKA ile/ve TAİRE ile/ve KÜLLİYET ile/ve MECMUA ile/ve SEFİNE ile/ve KEŞKÜL ile/ve CÖNK ile/ve DİVÂN ile/ve MURAKKA


- MUTAVAAT FİİLİ, FİL-İ MUTAVAAT | DÖNÜŞLÜ FİİL ile/||/<> FİİLDEN TÜREME FİİL ile/||/<> İSİMDEN TÜREME FİİL ile/||/<> İŞTEŞ FİİL

( Fiildeki oluş ve kılışın doğrudan doğruya özneye dönüşünü gösteren ve çoklukla fiillerden -(I)n-/-//U)n-, bazen de -(I)l-/-(U)l- ve -(I)ş/-(U)ş- ekleriyle kurulan fiil şekli: geç-in-, gör-ün-, koru-n-, yol-un-, aç-ıl-, gir-iş-, yat-ış- vb. @@ Azerbaycan Türkçesi: gayıdış fe'l; Türkmen Türkçesi: iişlik dereceleri ~ gaydım derece;Gag.: çekimnik işlii ~ *dönüşlü işlik; Özbek Türkçesi: ozlik nisbatidagi fe'l; Uygur Türkçesi: özlükdäricä; Tatar Türkçesi: qaytım yünäleşe; Başkurt Türkçesi: töşöm qılım; Kmk: kalım işlik; Krç.-Malk.: kaytıwçu etim; Nogay Türkçesi: kaytuw glagol; Kazak Türkçesi: özdik etis; Kırgız Türkçesi: özdük etiş; Alt:: t'andırar glagol; Hakas Türkçesi: aylanıstıg glagol; Tuva Türkçesi: egidiişkin hevirindekılıg sözü; Şor Türkçesi: karcı glagol; Rusça: vozvratnıy glagol )

( REFLEXIVE VERB | DEVERBAL VERB | DENOMINAL VERB | RECIPROCAL VERB~DEVERBAL VERB~DENOMINAL VERB~RECIPROCAL VERB )

( VERBE REFLECHI, VERBE PRONOMINAL | VERBE DÉVERBAL | VERBE DÉNOMINAL | VERBE RÉCIPROUQE~VERBE DÉVERBAL~VERBE DÉNOMINATIF~VERBE RÉCIPROUQE )

( VERBUM DENOMINATIVUM~VERBUM DEVERBATIVUM~...~... )

( REFLEXIV, REFLEXIVES VERB | VERBUM DEVERBATIVUM, DEVERBALES VERB | DENOMINALES VERB | RESIPROKES VERBUM~VERBUM DEVERBATIVUM, DEVERBALES VERB~DENOMINATIVUM~RESIPROKES VERBUM )

( VERBO RIFLESSIVO~VERBO DEVERBALE~VERBO DENOMINALE~VERBO RECIPROCO )

( ΑΥΤΟΠΑΘΈΣ ΡΉΜΑ / αυτοπαθές ρήμα~ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΡΉΜΑ / παράγωγο ρήμα~ΟΝΟΜΑΤΙΚΌ ΡΉΜΑ / ονοματικό ρήμα~ΑΛΛΗΛΟΠΑΘΈΣ ΡΉΜΑ / αλληλοπαθές ρήμα )


- MÜTEADDİ FİİL ile/||/<> CAUSATIVE VERB, FACTITIVE VERB[İng.] ile/||/<> VERBE CAUSATIF, VERBE FACTITIF[Fr.] ile/||/<> FAKTITIV, KAUSATIVUM[Alm.] ile/||/<> ETTİRGEN EYLEM

( Derleme ettirgen fiil ettirgen çatılı fiil Taşıdığı kavram bir nesneye aktarılabilen çatılı eylem Türkçede bu eylem geçişli veya geçişsiz eylem kök veya gövdelerine ir tir teklerinden birinin veya ikisinin üst üste getirilmesiyle kurulur Çocuğa ilâcı zor içirdik Bu işi başkasına yaptırtmak gerekir Lütfen kapıyı kapatınız vb )

( CAUSATIVE VERB, FACTITIVE VERB )

( VERBE CAUSATIF, VERBE FACTITIF )

( FAKTITIV, KAUSATIVUM | FAKTITIV )

( VERBO CAUSATIVO )

( ΠΑΡΑΓΩΓΙΚΌ ΡΉΜΑ / παραγωγικό ρήμα )


- MUTEFADDIL[Ar.] ile FÂDIL[Ar.]


- MÜTEFELSİF[< FELSEFE] ile/değil/yerine/= FELSEFE YAPAN, FİLOZOFLAŞMA


- MÜTEHARRÎ DÜRBİNİ ile/||/<> FINDER, FINDING TELESCOPE[İng.] ile/||/<> CHERCHEUR[Fr.] ile/||/<> SUCHER[Alm.] ile/||/<> ARAYICI

( İstenilen yıldızı ırakgörür içine getirebilmek için büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlı görüş alanı geniş olan küçük ırakgörür )

( FINDER, FINDING TELESCOPE )

( CHERCHEUR )

( SUCHER )


- MÜTENÂHÎ ile/||/<> FINI[Fr.] ile/||/<> SONLU

( matematik )

( FINI )


- MUTLAK MEKÂN ile/ve FİZİKÎ MEKÂN


- MUTLULUK:
SEROTONİN ve/||/<> OKSİTOSİN ve/||/<> MELATONİN ve/||/<>
NORADRENALİN ve/||/<> FENİLETİLAMİN ve/||/<>
DOPAMİN ve/||/<> ENDORFİN ve/||/<> ASETİLKOLİN

( Özsaygı ve uyku hormonu. VE/||/<> Güven hormonu. VE/||/<> Coşku hormonu. VE/||/<> Heyecan hormonu. VE/||/<> Mutluluk hormonu. VE/||/<> Ödül hormonu. VE/||/<> Ağrı kesici hormon. VE/||/<> Uyanıklık hormonu. )

( )


- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]


- MÜVELLİD-İ LÎFİN | FİBRİNOJEN ile/||/<> FİBRİNOJEN ile/||/<> FİBRİNOJEN[Fr. < FIBRINOGÈNE]

( zooloji Kan pıhtısının oluşumu sırasında trombinin etkisiyle pıhtıyı oluşturacak olan fibrin ve fibrinopeptitleri meydana getiren kan serumunda bulunan bir protein Faktör I Kan pıhtısının oluşumu sırasında trombinin etkisiyle pıhtıyı oluşturacak olan fibrin ve fibrinopeptitleri meydana getiren kan serumunda bulunan bir protein faktör I Faktör I )

( FIBRINOGEN )

( FIBRINOGÈNE | FIBRINOGENE )

( FIBRINOGENE SUBSTANZ )

( FIBRA: ŞERIT )


- NADH ile/||/<> FADH₂

( NADH 2.5 ATP ETC İLE FADH₂ 1.5 ATP kompleks II giriş. )

( Formül: Kompleks I İLE II )


- NAHİV ve FIKIH USÛLÜ ve TEFSİR USÛLÜ


- NAHOŞ ile FELAKET

( DISTASTEFUL vs. DISTASTROUS )

( بد مزه ile شور مزه ile ناخوش آيند ile بدمزه ile واويلا )

( BAD MAZEH ile SHOR MAZEH ile NAKHOSH AYNAD ile BADAMZEH ile واويلا )


- NAKED SİNGULARİTY ile/||/<> FİREWALL ile/||/<> FUZZBALL

( Bir olay ufkuyla örtülmemiş, dolayısıyla dışarıdan görülebilecek bir tekilliktir; genel göreliliğin öngörüsünü belirsizleştirir, doğada oluşabilirliği tartışmalıdır. @@ Karadeliğin olay ufkunda, içine düşeni yakan yüksek enerjili bir bölge bulunabileceğini öne süren, bilgi paradoksundan doğan öneridir. @@ Karadeliğin içinin boş ve tekil olmadığını, sicimlerden örülü karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen sicim kuramı önerisidir. Üçü de karadeliklerin doğasına ve bilgi paradoksuna dair kuramsal tartışmalardır. )

( Formül: S = A/4 (Bekenstein-Hawking) )


- NAMZET, YILDIZ NAMZEDİ, ARTİST NAMZEDİ, STARLET ile/||/<> STARLET[İng.] ile/||/<> STARLETTE[Fr.] ile/||/<> FILMSTERNCHEN, STERNCHEN, "STARLET"[Alm.] ile/||/<> YILDIZCIK

( Sinema Yıldız olmak üzere yetiştirilen kimse yıldız adayı )

( STARLET )

( STARLETTE )

( FILMSTERNCHEN, STERNCHEN, "STARLET" )


- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ

( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )


- NARCISSE-JONQUILLE, JONQUILLE[Fr.] ile/||/<> FULYA[İt. < PULIA]

( botanik )

( NARCISSE-JONQUILLE, JONQUILLE )

( PULIA )


- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) değil/>< FİLE/SEPET (KULLANMAK)


- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)


- NAZARÎ ERDEM ile/ve FİKRÎ ERDEM ile/ve HULKÎ ERDEM ile/ve AMELÎ ERDEM(SANATLAR)


- NEBATİ COĞRAFYA | COĞRAFYA-İ NEBATÎ | FİTOCOĞRAFYA ile/||/<> FİTOCOĞRAFYA ile/||/<> BİTKİ COĞRAFYASI

( bitki coğrafyası Bitki coğrafyası canlılar coğrafyası coğrafya phyton bitki ge yer Bitkilerin coğrafik dağılımını inceleyen bilim dalı Fitocoğrafya Bitkilerin coğrafik dağılımını inceleyen bilim dalı fitocoğrafya )

( PHYTOGEOGRAPHY | PHYTO )


- NEF İYE | FAYDACILIK | NEFİYE | FAYDACILIK ile/||/<> FAYDACILIK ile/||/<> YARARCILIK

( yararcılık faydacı felsefe Herhangi bir şeyin değer ölçütü olarak işe yararlık durumunu ele alan görüş 1 Bir işin bir eylemin doğruluk derecesini o iş ve eylemdeki yararlıkla değerlendiren yarar ilkesini doğru davranışların ölçüsü olarak kabul eden ve böylece yarar ile ahlak arasında sıkı bir ilişki kuran öğreti 2 Genel mutluluğa uymayı ahlaksal değerin ölçütü olarak gören öğreti Bir bilgi ya da işlemin değerini yararcı niteliğinde bulan düşünce yaklaşımı utilis fayda yarar 1 Yararın yaşam ilkesi yapılması 2Ahlaksal eylem ve davranışlarda yararın ilke yapılması Yararlı olan iyidir a tek kişinin ya da b toplumun yararı göz önünde bulundurulur 3 Özellikle Bentham ve J S Millin ahlak ve siyasa öğretisi temel ilkesi Olabildiğince çok sayıda insanın olabildiğince çok mutluluğu 1 Eylemin kendisinden çok ulaşılan sonuçların iyi veya kötü doğru veya yanlış oluşuyla ilgilenen etik görüş 2 İyinin mutluluk veya hazza ve dolayısıyla da doğruya eşit olduğu biçimindeki görüş )


- NEGATOSKOP/NEGATOSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= FİLMGÖREÇ


- MOISTURE CONTENT[İng.] / TENEUR EN HUMIDITE[Fr.] / FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM İÇERİĞİ


- MOISTURE LOSS[İng.] / PERTE D'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER, HYGROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM KAYBI


- MİKYÂS-İ RUTÛBET[Osm.] / HYGROMETER[İng.] / HYGROMÈTRE[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÖLÇER


- NEM, RUTUBET ile/||/<> MOISTURE[İng.] ile/||/<> HUMIDITÉ[Fr.] ile/||/<> FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/||/<> YAŞLIK

( MOISTURE )

( HUMIDITÉ )

( FEUCHTIGKEIT )


- HUMIDITY CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DE L'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM SIĞACI


- RUTÛBET[Osm.] / HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTE, FEUCHTIGKEIT, FETTSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM


- NEMESE/HEMS[Ar.]/WHISPER[İng.] ile/değil/yerine/= FISILDAMA

( Fısıldama. )


- NERGİS ile/ve/<> FULYA

( ... İLE/VE/<> Nergisgillerden, soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin, zerrin ve nergis adlarıyla da anılan, hoş kokulu çiçekleri. )

( ... cum NARCISSUS JONPUILLA )


- NESH ile/ve/||/<> FESH ile/ve/||/<> İLGÂ


- NESNE ile/||/<> MORFİZMA ile/||/<> FUNKTOR

( Kategori kuramınin yapı taşları. )

( Formül: F: C → D )


- NESNELERDE, TEMEL VE ORTAK ÖĞELER:
KARBON ile/ve/||/<> OKSİJEN ile/ve/||/<> HİDROJEN ile/ve/||/<> AZOT ile/ve/||/<> FOSFOR ile/ve/||/<> SÜLFAT


- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE

( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )

( )


- NETWORK ile/||/<> FLUX ile/||/<> CONSTRAINT

( Gözesel metabolizma modellemesi. )

( Formül: Sv = 0 (steady state) )


- NEWTON'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE NEWTON[Fr.] / NEWTON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON FORMÜLÜ


- FLUIDE NEWTONIEN[Fr.] / NEWTONSCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TİPİ AKIŞKAN


- NEWTON ile/ve/<> EINSTEIN ile/ve/<> FEYNMAN


- NIGELLA, DOMASCUS FENNEL FLOWER[İng.] ile/||/<> FENOVIL[Fr.] ile/||/<> NIGELLA SATIVA[Lat.] ile/||/<> SCHWARZKÜMMEL[Alm.] ile/||/<> ÇÖREOTU

( Düğün çiçeğigiller Ranunculaceae familyasından 2040 cm kadar boyda çiçekleri açık mavi tohumları siyah renkli olan pasta çörek ve diğer yiyeceklerde lezzet ve koku verici olarak kullanılan tek yıllık otsu bitkiler )

( NIGELLA, DOMASCUS FENNEL FLOWER )

( FENOVIL )

( SCHWARZKÜMMEL )

( NIGELLA SATIVA )

( NIGELLA )

( ΜΕΛΆΝΘΙΟ / μελάνθιο )


- NİŞAN[Fars. < NİŞÂN] ile/||/<> ... | FERMAN

( 1 ferman 2 Osmanlılarda 1832den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya Az nişan 1 iz alamet eser 2 hedef 3 herhangi bir görev veya herhangi bir olayın anısına verilen anmalık nışān işaret belirti iz nişån YUyg nişan Kıpçakçada Çağataycada ve Osmanlıcada da nişān olarak kullanılmıştır nişān a sign signal mark charakter seal stamp impression annotation index a butt target for archers Türkçeden Rusçaya da geçmiştir Az nişan 1 iz alamet eser 2 hedef 3 herhangi bir görev veya herhangi bir olayın anısına verilen anmalık nışān işaret belirti iz nişån YUyg nişan Kıpçakçada Çağataycada ve Osmanlıcada da nişān olarak kullanılmıştır nişān a sign signal mark charakter seal stamp impression annotation index a butt target for archers Türkçeden Rusçaya da geçmiştir )

( NIŞĀN )

( NIŞAN[Az.]~NIŞĀN[Tkm.]~NIŞÅN[Özb.] )


- NİŞASTA ile FEKÜL[Fr.]

( ... İLE Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta. )


- NISQ ile/||/<> FAULT-TOLERANT ile/||/<> ANALOG ile/||/<> DİGİTAL

( Bugünkü, orta ölçekli ve gürültülü, henüz hata düzeltmesi olmayan kuantum bilgisayarları anlatan evredir. @@ Hataların düzeltilip güvenilir, büyük hesapların yapılabildiği hedeflenen olgun evredir. @@ Bir kuantum sistemini, kapılara bölmeden, doğrudan başka bir kuantum sistemiyle taklit eden yaklaşımdır. @@ Hesabı ayrık kuantum kapılarıyla, adım adım yürüten yaklaşımdır. İlk ikisi olgunluk evreleri, son ikisi çalışma biçimleridir. )


- NİTELİK ve/<>/> FELSEFE

( QUALITY/ATTRIBUTE and/<>/> PHILOSOPHY )


- NOESIS ile FRONESIS ile POESIS

( Dışarıda. İLE İçte. İLE ... )

( Akılda. İLE Özde. İLE ... )

( Aristoteles. İLE Platon. İLE ... )


- NOKTA MUTASYON ile/||/<> FRAMESHİFT MUTASYON

( Nokta tek baz, frameshift çerçeve kaymasıdır )

( Formül: Substitüsyon İLE insersiyon/delesyon )


- NOKTA-İ REBİ ile/||/<> VERNAL POINT[İng.] ile/||/<> POINT VERNAL[Fr.] ile/||/<> FRÜHLINGSPUNK[Alm.] ile/||/<> İLKBAHAR NOKTASI

( Güneşin görünen yıllık deviminde gök eşleği ile tutulumun kesim noktalarından biri Güneş yaklaşık olarak 21 martta bu noktaya gelir )

( VERNAL POINT )

( POINT VERNAL )

( FRÜHLINGSPUNK )


- NOMEN FENOMEN


- NON GENUINE, FALSIFIED/FORGERY, FALSIFICATION/COUNTERFEITER[İng.] ile/değil/yerine/= FALSIFIÉ, IMITÉ/FALSIFICATION/CONTREFACTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZME

( 1. Yalınç anlamlı ve duru anlatımlı mani, türkü gibi koşuklar. 2. Öyküyü bölümleme (tasnif etme). @@ Bir markanın özdeşi. )


- NONSENSE ile/||/<> FRAMESHİFT

( Nonsense erken stop İLE frameshift çerçeve kayması. )

( Formül: Stop kodon İLE okuma çerçevesi )


- AMÛDÎ KUVVET[Osm.] / FORCE NORMALE[Fr.] / NORMALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL KUVVET


- NOTICE :/yerine FARK ETMEK


- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ


- NÜANS ile FARK


- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]

( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir. Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NUMENAL FENOMENAL


- OCAK ile FIRIN

( COOKSTOVE/RANGE vs. OVEN )


- PİŞİRME:
OCAKTA ile/ve FIRINDA ile/ve GÜNEŞİN ISITTIĞI TAŞTA


- OCCASION :/yerine FIRSAT, VESİLE


- FOCAL SPOT[İng.] / TACHE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTFLECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK BENEĞİ


- FOCAL AXIS[İng.] / AXE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTACHSE, FOKUSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK EKSENİ