(KOŞULSUZ) SAYGI

- ZEKÂ GÖSTERGESİ:
YANITLAR(IY)LA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORULAR(IY)LA

- ZEKÂ değil/ne yazık ki BOŞLAMA(İHMAL)

( Çocukların, telefonda/tablette oyun bulup oynaması, zeki olduğunu değil ne yazık ki, boşlandığını gösterir. )

- ZEKÂ ve/||/<> DUYARLILIK

- ZEKÂ ile GÖRÜNTÜ

( Zekâsını beğendiğin kişinin, görüntüsünü merak etme!
Zekâsını kullanmayan birininse, görüntüsünden etkilenme! )

- ZEKÂ ile/ve/<> KUVVET ile/ve/<> MADDE

- ZEKÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ŞEFKÂT

( [karşısında] Eğiliriz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Diz çökeriz. )

- ZEKÂ ve/||/<>/< SOYUTLAMA GÜCÜ / STİL

- ZEKÂT ile/ve/||/<> SADAKA ile/ve/||/<> İNFÂK

( Maddî olarak vermek. İLE/VE/||/<> Manevi olarak vermek. İLE/VE/||/<> Geciktirmeden vermek. )

- ZEKÂT ve/||/<>/>/< ZEKÂ

- ZEKÎ[< ZEKÂ), ZEKİYYE değil/yerine/= TEMİZ, HÂLİS, HÂLİ TEMİZ OLAN KİMSE | AKLINI SAFLAŞTIRMIŞ, ARI, DURU HALE GETİRMİŞ KİŞİ


- ZEKİ ile/ve/değil/||/<> PİSLİK

- ZENGİN ve/||/=/<> GÖNÜL AÇAN(FETHEDEN)

( En zengin kişi/ler, gönül fetheden(ler)dir. )

- ZENGİN[Fars. :Ağır.] ile KALANTOR[İt.]

( ... İLE Gösterişi seven varlıklı kişi. )

- ZENGİN ile/değil/yerine VARLIKLI

- ZENGİNİN YÜRÜDÜĞÜ ile/ne yazık ki FAKİRİN YÜRÜDÜĞÜ

( Sindirebilmek için. İLE/NE YAZIK Kİ Bulmak için. )

- ZENGİNKEN, FAKİR DÜŞMEK ile/ve/||/<> ZÂLİMLER ARASINDA, ÂLİM OLMAK ile/ve/||/<> HATIRLIYKEN, İTİBARSIZLAŞMAK

- ZENGİNLİK:
[ya] ÇOK PARA
ile/değil/yerine/ya da/>< ÇOK DOST

( Belki ikisinden biri olur fakat ikisi birden olmaz! )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )

- ZENGİNLİK ile BAŞARI

- ZENGİNLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI

- ZENGİNLİK ile/ve/<> BEREKET


- ZENGİNLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOLLUK

- ZENGİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/< ENGİN/LİK

- ZENGİN/LİK ile GÜÇLÜ/LÜK

- ZENGİN/LİK ile KALKINMIŞ/LIK

- ZERÎ' ile ZER'Î ile ZERİ'

( Araya giren, şefaat edici. İLE Arşınla ölçülen şey. İLE Çabuk, kolay olan. )

- ZERREDEKİ OKYANUS ile/ve/||/<> NOKTANIN SONSUZLUĞU

- ZEVK ile/>< ACI

( İkisi de inletir. )

- ZEVK ile/ve BİRLİK/TEVHİD

- ZEVKİNDE/LİK ile/ve/değil/yerine/<> KENDİNDE/LİK

- ZEVKİNE ERMEK ile/ve/||/<>/< ZEVK VERMEK


- ZEYNEL[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL, HOŞ, ONURLU/ŞEREFLİ

- ZEYTİN-EKMEĞİ BİRLİKTE YEMEK ile ZEYTİN, ÜSTTE VE KÜRDAN SAPLI YEMEK

( "Gariban olursun." İLE "Havalı/üst sınıf vs. olursun." )

- ZİHİN ve/||/<> KALP/GÖNÜL

( Eril. VE/||/<> Dişil. )
( Dışa açıktır. VE/||/<> Herkese ve her zaman açılmaz/açılmamalıdır. )
( Karanlık, dipsiz uçurumu yaratır. VE/||/<> Tüm sınırları aşıp geçer. )
( "Olmaz"ından öte olmaz, zihninden öte konmazın yok! )
( Kendimizi yönetmek üzere... VE/||/<> Başkalarını yönetmek üzere... )

- ZİHİN ve/||/<> PARAŞÜT

( İkisi de açık olmadığı sürece bir işe yaramaz. )

- ZİHİNSEL ENGELLİ/LİK ile/ve DÜŞÜNME ENGELLİ/LİK

( Hastalık/ta. İLE/VE Olumsuz alışkanlık/ta. )
( Bazı bireylerde. İLE/VE Toplum(lar)da. )

- ZİHNİ ve GÖNLÜ:
DAR OLAN
ile/değil/yerine/>< ZENGİN OLAN

( Dünyayı da sunsan, "Daha yok mu?" der. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kuru ekmek de versen, şükreder. :) )
( Yüzünü asar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüzü güler. :) )

- ZİHNİN: "KÖLESİ OLMAK" değil/yerine/>< USTASI OLMAK

- ZİHNİN/AKLIN, ONA ...:
KAYMASI/KAYAR
ile/ve/||/<>/> KAÇMASI/KAÇAR

- ZİHNİN VE YAŞAMIN:
ARINARAK DÖNÜŞMESİ
ile/ve/||/<> DÖNÜŞEREK ARINMASI

- ZİHNİYET ile/ve/<> NİYET


- ZİHNİYET ile YAKLAŞIM

- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK

- ZIRVA ile ZIRVA[Fars. < ZİRE-BÂ] ile/değil/yerine/>< ZİRVE/DORUK

( Zirvelerin, zırvalar ile işi olmaz. )
( Saçma, saçma sapan, boş, anlamsız söz. İLE Nohut ve çeşitli meyveler yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağın/tepenin en üst noktası. | Bir işte ulaşılan en üst aşama. )

- ZIRVA/LAMAK ile SAÇMA/LAMAK

- ZITLARIN BİRLİĞİ ile PARADOKSLARIN BİRLİĞİ

- ZİYÂDE[Ar.] ile/ve/||/<>/> BEREKETLİ[Ar.]

- ZİYÂRET[Ar.] ile/ve/||/<>/> ZİYÂFET[Ar.]

- ZİYARETİN, "KISA"SI MAKBULDÜR ile/ve/değil/||/<>/< ZİYARETİN, "KISAS"I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR

- ZOR/ZORLUK/ZAHMET/MÜŞKÜLAT[Ar.] değil/yerine/= ÇETİNLİK/GÜÇLÜK/KIYINLIK

- ZOR değil/yerine/< KOLAY DEĞİL


- ZOR ile/ve ZORLA(N)MA!

( İse sev! İLE/VE Sevmiyorsa.
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- [ne yazık ki]
ZORA GELEMEMEK
ile/ve/değil/||/<>/< "KONFOR"

- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ

- ZORLAMA ile/değil İNCELİK

- ZORLUKLAR KARŞISINDA:
"PES ETMEK"
ile/değil/yerine/>< OLGUNLAŞMAK

- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK
ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK

- ZORLUKLARI:
"ÜSTLENMEK"
ile/ve/değil "GÖĞÜSLEMEK"

- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ)
ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)

- ZORUNLU ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ

- ZORUNLULUK ve/||/<>/> GÜZELLİK

( Bazı/çoğu zorluk ve/ya da zorunluluklar, bazı/bazen güzelliklere yönelebilir ve/ya da dönüşebilirler. )

- ZORUNLU/LUK / ZARÛRÎ ile/değil/yerine/=/< KAÇINILMAZ/LIK

- ZORUNLULUK ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> ÜMİT

( En güçlü. [Çünkü, her şeye boyun eğdirir.] İLE/VE/||/<> En bilge. [Çünkü, her şeyi öğretir.] İLE/VE/||/<> En yaygın. [Çünkü, hiçbir şeyi olmayan bir kişide bile vardır.] )

- ZÜBÜK ve/||/<> PIRT

( )

- ZÜLCENAHEYN:
İLİM
ve/ HİKMET ve/ AŞK ve/ MUHABBET

- ZÜLL[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, HORLUK, HAKİRLİK, ZİLLET

- ZÜLL[Ar.] ile ZULM[Ar.]

( Utanç verici, küçültücü davranış. | Alçalma, horluk, hakirlik. İLE Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. )

- ZULÜM/ZÂLİM ile ADÂLETTEN UZAKLAŞMAK/UZAKLAŞAN | BİR ŞEYİN YERİNDE OLMAMASI

( ADALETTEN UZAKLAŞMAK/UZAKLAŞAN | BİR ŞEYİN YERİNDE OLMAMASI )

- ZULÜM ile KAHR

( Dışarıdan. İLE İçeriden. )

- ZULÜM[Ar.] ile SİTEM[Ar.]

( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Zulüm, haksızlık. | Eziyet. | Çıkışma. )

- ZUNÛN ile/ve/||/<> ŞUKÛK ile/ve/||/<> SÜKÛN ile/ve/||/<> SÜKÛT

( Bilgide[malûmâtta]. İLE/VE/||/<> Uygulanan bilgide[marifette]. İLE/VE/||/<> (B)ilimde. İLE/VE/||/<> Bilgelikte[irfânda]. )