| SON YAZACA GÖRE |

- ASHAB ile/ve ÂLİM

- ASHAB ile MÜCTEHİD

- ASHAB ile/ve/> TABİÎN ile/ve/> TEB-İ TABİÎN

- ASİ ile ASİL

- ASİ ile ASİL/LİK ile ASİT ile ASİTLİ ile ASİTSİZ ile ASİT ALKOL ile ASİT BORİK ile ASİT FENİK ile ASİT KATALİZÖR

- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- ÂŞIK <> AŞK <> MÂŞÛK(A)

( Rüyasını görür. <> ... <> Uyur. )
( Kayıcı. [Durum, koşul ve karşılıksızlık durumlarında olasılık olarak davranışlarında kıyıcı ve yıkıcı olabilir.] İLE/||/<>/>< ... İLE/||/<>/>< Yakıcı.[Herhangi bir ölçüt olmaksızın âşık olana ya da "kendine yönelmiş olana" karşı, davranışlarında ve sözlerinde, bağlam, olanak ve terslik olarak (%1 - 99 arası) kıyıcı ve yıkıcı[0/1 (Evet/Hayır!)] olabilir.] )

- AŞIK ile/||/<>/< AŞUK/AŞUQ
[<

( ... İLE/||/<>/< İnsanın ayak bileğinde bulunan kemiklerden biri. )

- AŞİKAR/LIK ile AŞİKARE

- ASÎL[Ar.] ile ASÎLE[Ar. çoğ. ASÂİL]

( Öğleden sonranın son bölümü, akşamüstü. | Ölüm. İLE Öğleden sonranın son bölümü, akşamüstü. | Bir şeyin bütünü. | Ölüm. )

- HANGING MERCURY DROP ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ASILI CIVA DAMLA ELEKTROT (ACDE)

- ASILI ile ASILIŞ

- ASILMAK ile ASILABİLMEK ile ASI ile ASIK ile ASIL/LIK ile ASIM ile ASIR/LIK ile ASILLI/LIK ile ASILSIZ/LIK ile ASIRLARCA ile ASIK SURAT ile ASIL NÜSHA ile ASIM TAKIM ile ASIK SURATLI/LIK ile ASIL SAYILAR

- AŞILMAK ile AŞINMAK ile AŞIRMAK ile AŞIRILMAK ile AŞINDIRMAK ile AŞILABİLMEK ile AŞINABİLMEK ile AŞINIVERMEK ile AŞIRABİLMEK ile AŞIRIVERMEK ile AŞINDIRILMAK ile AŞI ile AŞIK/LIK ile AŞIM ile AŞIT ile AŞIKLI ile AŞI TAŞI ile AŞI BOYALI ile AŞI BOYASI ile AŞI KAĞIDI ile AŞIK KEMİĞİ

- ASYMMETRY POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİ POTANSİYELİ

- ASİMETRİK[Fr. < ASYMÉTRIQUE] değil/yerine/= BAKIŞIMSIZ

- ASYMMETRICAL BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE ASYMÉTRIQUE[Fr.] / ASYMMETRISCHER DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİK KESİLME AKIMI

- ASİMPTOT[Fr. < ASYMPTOTE] değil/yerine/= SONUŞMAZ

- ASYMPTOTIC FREEDOM[İng.] / LIBERTÉ ASYMPTOTIQUE[Fr.] / ASYMPTOTISCHE FREIHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMPTOTİK SERBESTLİK

- AŞINMA ile AŞINMAZ/LIK ile AŞINMA PAYI


- SUPERHEAVY BOSON[İng.] / BOSON SUPERLOURD[Fr.] / SUPERSCHWERES BOSON[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AĞIR BOZON

- HYPERFOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE HYPERFOCALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ODAK UZAKLIĞI

- ULTRAPARAMAGNETISM[İng.] / ULTRAPARAMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI PARAMANYETİZMA

- AŞIRILAŞMAK ile AŞIRILABİLMEK ile AŞIRILAŞTIRMAK ile AŞIRI/LIK ile AŞIRIŞ ile AŞIRICI/LIK ile AŞIRI UÇ ile AŞIRI YÜK ile AŞIRI AKIM ile AŞIRI BESİ ile AŞIRI DUYU ile AŞIRI DOYMA ile AŞIRI ERİME ile AŞIRI ETKİN/LİK ile AŞIRI BELLEM ile AŞIRI TAŞIRI ile AŞIRI GERİLİM ile AŞIRI DUYARLIK ile AŞIRI ŞİDDETLİ FIRTINA

- ASİSTAN[Fr. < ASSISTANT] değil/yerine/= YARDIMCI

- ASİT[İng. ACID] ile/||/<> A VİTAMİNİ[İng. VITAMIN A] ile/||/<> AKALKÜLYA[İng. ACALCULIA] ile/||/<> ALFA-SARMAL[İng. ALPHA HELIX] ile/||/<> ALKALOZ[İng. ALKALOSIS]

( Suda çözündüğünde hidrojen iyonu (H+) derişimini artıran, pH'ı 0 ile 7 arasında olan kimyasal çözeltiler. Tatları ekşi olan asitler mavi turnusol kağıdının rengini kırmızıya çevirir. Ayrıca gıdaların çoğunda asit bulunmaktadır. Örneğin limonda sitrik asit, sirkede asetik asit, yoğurtta ve sütte laktik asit, elmada malik asit, zeytinyağında oleik asit, üzümde ise tartarik asit bulunur. @@ A vitamini biyolojik aktivitesine sahip hayvansal kaynaklı bileşiklerin tümüne verilen addır. Ana işlevlerini, retinol ile onun iki türevi olan retinal ve retinoik asit gerçekleştirir. Sıcağa ve alkaliye dayanıklı; aside, oksidasyona ve ultraviyole ışınlara duyarlıdır. Karaciğer, süt, yumurta sarısı ve meyveler gibi gıdalarda bulunmaktadır. @@ İnsanların toplama, çıkarma, çarpma ve hatta iki sayıdan hangisinin daha büyük olduğunu belirtme gibi basit matematiksel görevleri yerine getirmekte zorlandıkları sonradan kazanılmış bir bozukluktur. "Edinilmiş diskakuli" olarak da bilinir. Beyin lezyonundan sonra meydana gelebildiği gibi sinir sistemindeki doğuştan bir kusur nedeniyle de oluşabilir. @@ Protein yapısında yaygın olarak bulunan ikincil üç boyutlu yapıdır. Bu dizilimde aminoasitler her peptit içerisindeki karboksil oksijen moleküllerinin hidrojen bağları ile dengelenmesi sayesinde spiral bir yapıda bulunurlar. Miyoglobin ve hemoglobin proteinlerinin %70 civarı alfa sarmal yapısındadır. @@ Kanın asit-baz dengesinin belirli sorunlar nedeniyle bazik olması durumudur. Tedavi edilmezse ölümcül olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ASİT/ASİDİTE ile/ve/||/>< NÖTRAL ile/ve/||/>< ALKALİ/BAZİKLİK/ANTİ ASİT

( 1-2-3-4-5-6 ile/ve/||/>< 7 ile 8-9-10-11-12-13-14 )
( 2[Mide sıvısı, limon suyu], 3[Sirke, bira, şarap, kola], 4[Domates suyu], 5[Sade kahve, yağmur suyu], 6[Sidik] İLE/VE/||/><
7[Saf su, insan kanı] İLE/VE/||/><
8-9[Deniz suyu], 10-11[Magnezyum hidroksit sıvısı], 11-12[Amonyaklı temizlik sıvısı], 12-13[Çamaşır suyu], 13-14[Yağ çözücü temizlik maddesi] )
( [H+] > [OH-] ile/ve/||/>< [H+] = [OH-] ile/ve/||/>< [H+] < [OH-] )
( )
( Suda hidrojen iyonu (H+) verebilen nesneler. İLE/VE/||/>< ... İLE/VE/||/>< Suda hidroksit iyonu (OH-) verebilen ya da proton alabilen nesneler. )
( Proton verici nesne. İLE/VE/||/>< ... İLE/VE/||/>< Proton alıcı nesne. )

- ACID/BASE INDICATORS[İng.] / ACID/BASE INDIKATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT BAZ BELİRTEÇLERİ/İNDİKATÖRLERİ

- ACID HALOGENIDES[İng.] ile/değil/yerine/= ASİT HALOJENÜRLER

- HAMİZ[Osm.] / ACID[İng.] / ACIDE[Fr.] / SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT


- ASK ile ASKI/LIK ile ASKICI/LIK ile ASKILI ile ASKISIZ

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]

- AŞK ile/ve/değil/||/<> VAJİNA/AM

( "Aşk" denen şu illet, hep peşinde millet... Gel de idâre et. )

- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Ar.] ile AŞKAR[Ar.]

( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )

- ASKARİT[Fr. < ASCARITE] değil/yerine/= BAĞIRSAK SOLUCANI

- ASKERİLEŞMEK ile ASKERİLEŞTİRMEK ile ASKERİLEŞTİRİLMEK ile ASKER/LİK ile ASKERİ ile ASKERCE ile ASKERCİ/LİK ile ASKERİ GÜÇ ile ASKER OCAĞI ile ASKER KAÇAĞI ile ASKER TAYINI ile ASKERİ ATAŞE ile ASKERİ KAPUT ile ASKERLİK ÇAĞI ile ASKERİ AMBARGO ile ASKERİ HASTANE ile ASKERİ İNZİBAT ile ASKERİ RÜŞTİYE ile ASKER HASTANESİ ile ASKERLİK ŞUBESİ ile ASKERLİK DAİRESİ ile ASKERLİK HİZMETİ ile ASKERLİK YOKLAMASI

- AŞKI DOĞURMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞKLA DOĞURMAK

- AŞKIN/LIK = MÜTEAL = TRANSCENDENT, BEYOND[İng.] = TRANSCENDANT, AU DELÀ DE[Fr.] = TRANSZENDENT, JENSEITS/DAS JENSEITIGE[Alm.] = OLTRE[İt.] = MAS ALLA DE[İsp.] = TRANS, TRANSCENDENS, ULTRA[Lat.] = PERA(N)[Yun.] = MÂVERA/Î[Ar.] = MÂFEVK[Fars.] = BOVENGAAND[Felm.]

- ASKOSPOR[Fr. < ASCOSPORE] değil/yerine/= ASKLI MANTARLARIN SPORU

- AŞKTA/İLİŞKİDE:
CAN CANA
ile/ve/||/<>/> YAN YANA ile/ve/||/<>/> SIRT SIRTA


- ASLANLAŞMAK ile ASLA ile ASLAN/LIK ile ASLANCA ile ASLANLI ile ASLAN PAYI ile ASLAN YÜREKLİ/LİK

- ASLÎ ile ASİL

- ASLIK ile ASLI FASLI ile ASLI NESLİ ile ASLI ASTARI

- AŞLIK/AŞLIQ ile/||/<> AŞLIK/AŞLIQ
[<

( Aşevi, mutfak. İLE Buğday. )

- ASMA[Ar.] ile ASMA[Ar.] ile ASMA'[Ar.] ile ASMÂ[Ar.] ile ASMAH[Ar.]

( Asma işi/durumu. | Asılmış, asılı. | İLE Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. | Belirli bir tür üzüm veren bitki. [Lat. VITIS] İLE Uyanık ve "gözü açık" olan. | Keskin kılıç. İLE Eğri elli/bacaklı. İLE Pek kahraman, çok şecâatli. )

- ASMAK ile ASMALI ile ASMALIK ile ASMA KAT ile ASMA BİTİ ile ASMA BAHÇE ile ASMA KİLİT ile ASMA KÖPRÜ ile ASMA TAVAN ile ASMA BIYIĞI ile ASMA KABAĞI ile ASMA YAPRAĞI ile ASMA MERDİVEN

- ASORTİ ile ASORTİK/LİK

- ASPIRIN[İng.] / ASPIRINE[Fr.] / ASPIRIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASPİRİN

- ASSMANN PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE D'ASSMANN[Fr.] / ASSMANNSCHES PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASSMANN PSİKROMETRESİ

- ASTAT[Fr. < ASTATE]/ASTATIN

( Atom numarası 85 olan, bizmutun alfa ışınlarıyla bombardımanı sonucu elde edilen yapay öğe. [simgesi: At] )

- ASTATİN[Fr. < ASTATINE] değil/yerine/= ASTAT

- ASTENİ/ASTHENIA[İng.] ile/ve/||/<>/> ASTENİK/ASTHENIC[İng.]

( Güç yitimi. Gövde/beden düşkünlüğü. İLE/||/<>/> Düşkün. Gücü yitik. )

- ASTEROID ile METEOR/İT

( Güneş etrafında dönen kayalık ve metalik gök nesneleridir. İLE Geceleri gökyüzünde "ateş küresi" ya da "akan yıldız" biçimde görülen nesne. [Yeryüzüne çarpanlarına göktaşı/meteoroit denir] )
(
Özellik Asteroid Meteor
Tanım Güneş etrafında dönen kayalık ve metalik gök nesneleri Dünya atmosferine giren asteroid ya da kuyruklu yıldız parçaları
Boyut Birkaç metreden yüzlerce kilometreye kadar değişebilir Birkaç milimetre ile birkaç metre arasında olabilir
Konum Genellikle Mars ve Jüpiter arasındaki Asteroid Kuşağı'nda bulunur Atmosferde gözlemlenir; atmosferden önce meteoroid olarak adlandırılır
Özellikler Çoğunlukla kayalık ya da metalik; gezegenlerin oluşum sürecinden arta kalan parçalar Atmosfere girerken sürtünme nedeniyle yanar ve ışık saçan çizgiler oluşturur; yeryüzüne ulaşırsa meteorit adını alır
)

- ASTHEN-/ASTHENO- ile/||/<> LEPT-/LEPTO-

( Zayıf. İLE/||/<> Küçük, ince, zayıf, ufak. )

- ASTIGMATIC LENSES[İng.] / LENTILLES ASTIGMATIQUES[Fr.] / ASTIGMATISCHE LINSE, ASTIGMATISCHE LUPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTİGMATİK MERCEKLER

- ASTIGMATISM[İng.] / ASTIGMATISME[Fr.] / ASTIGMATISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTİGMATLIK

- ASTON WHOLE NUMBER RULE[İng.] / RÈGLE DES NOMBRES ENTIERS D'ASTON[Fr.] / ASTONSCHE GANZZAHLREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTON TAM SAYI KURALI

- ASTRAFOBİ[İng. ASTRAPHOBIA] ile/||/<> ASTROFİZİK[İng. ASTROPHYSICS] ile/||/<> ASTROFOĞRAFÇILIK[İng. ASTROPHOTOGRAPHY]

( Şiddetli gök gürültüsü ve şimşekten aşırı korkmak olarak bilinen, Yunancada "yıldırım" anlamına gelen ἀστραπή ("astrape") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Evren de dahil olmak üzere astronomik nesnelerin ve olayların fizik ve kimya kullanarak yapısını ve ne olduklarını inceleyen astronomi dalı. Gök cisimlerinden yayılan ışık ve elektromanyetik dalga gibi verileri toplayarak fizik ve kimya bilimleri ile inceler ve yorumlar. Astrofizik çok kapsamlı bir bilim alanıdır bu sebeple astrofizikçiler çalışmalarını astrofiziğin diğer alt dallarına göre şekillendirir. @@ Gök cisimlerinin fotoğraflanıp bilgisayar ortamında işlenmesi. "Astro" kelimesi, Antik Yunancada "aster" sözcüğünden gelip "yıldız" anlamına gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ASTROPHYSICS[İng.] / ASTROPHYSIQUE[Fr.] / ASTROPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTROFİZİK

- ASTROLOG[Fr. < ASTROLOGUE] değil/yerine/= YILDIZ FALCISI


- ASTROLOJİ[Fr. < ASTROLOGIE] değil/yerine/= YILDIZ FALCILIĞI

- ASTROLOJİK[Fr. < ASTROLOGIQUE] değil/yerine/= ASTROLOJİ İLE İLGİLİ

- ASTROMETRY[İng.] / ASTROMÉTRIE[Fr.] / ASTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTROMETRİ

- ASTRONOM[Fr. < ASTRONOME] değil/yerine/= GÖK BİLİMCİ

- ASTRONOM ile ASTRONOMİ

- ASTRONOMİ[Fr. < ASTRONOMIE] değil/yerine/= GÖK BİLİMİ

- UNITÉ ASTRONOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİ BİRİMİ

- FELEKİYYAT, İLM-İ HEYET, KOZMOGRAFYA[Osm.] / ASTRONOMY[İng.] / ASTRONOMIE[Fr.] / ASTRONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİ

- ASTRONOMICAL UNIT[İng.] / ASTRONOMISCHE EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTRONOMİK BİRİM

- ASTRONOT[Fr. < ASTRONAUTE] değil/yerine/= UZAY ADAMI


- AŞURE[Ar. AŞURÂ] ile/ve/||/<>/> HELİSE KÖHLE SAVRMA KEŞKEK SAHRA AŞURESİ TUZLU AŞURE

( Tatlı olanı. İLE/VE/||/<>/> Tuzlu olanı. )

- AŞVE[Ar.] ile AŞY[Ar.]

( Akşam karanlığı. | Akşam yemeği. İLE Akşam yemeği. )

- AT ile/ve/<> AD

- AT ile AŞKAR/EŞKAR[Ar.]

( ... İLE Koyu kırmızı doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. Battal Gazi'nin atının adıdır. Aşkar Devzâde denilen bu at çok yetenekliymiş. )

- AT ile AT ile At

( Atma, fırlatma, gönderme kökü, eylemi ve buyruğu. İLE Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. | Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. İLE Astatin'in simgesi. )

- ATA[Türkçe] ile ATÂ'[Ar.]

( Baba. | Dedelerden/büyükbabalardan her biri. | ATATÜRK sözcüğünün kısaltılmış biçimi. İLE Bağışlama, bahşiş. [> TEÂTÎ] )

- ATABEK ile/||/<> ATABEY

( Eski Türk devletlerinde şehzadelerin eğitimi ve bölgenin yönetimi ile görevli vezir. İLE/||/<> Selçuklu şehzâdelerin eğitimiyle uğraşan öğretmen. )

- ATABEY/ATABEK ile Atabey

( Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklu'larda, şehzadelerin eğitimi ya da bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. İLE Isparta iline bağlı ilçelerden biri. )

- ATAERKİ ile ATAERKİL/LİK

- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

( Eylemsizliğin(atâletin) olduğu yerde, adâlet olmaz. )

- ATAMAK ile ATAMAN

- ATANMAK ile ATABİLMEK ile ATANDIRMAK ile ATANABİLMEK ile ATA ile ATAK/LIK ile ATAŞ ile ATAVİZM ile ATA LİRA

- ATARDAMAR ile ANA/BÜYÜK ATARDAMAR/AORT[Fr./İng. < AORTE]

( ... İLE Temiz kan damarı. )

- ATASÖZÜ = PROVERB[İng.] = PROVERBE[Fr.] = SPRICHWORT[Alm.] = PROVERBIO[İt.] = PROVERBIO[İsp.]

- ATAVİK[Fr. < ATAVIQUE] değil/yerine/= ATACILIKLA İLGİLİ

- ATAVİZM[Fr. < ATAVISME] değil/yerine/= ATACILIK

- ATBÂ'[Ar. < TIB] ile ATBA'[Ar.] ile ATBÂ[Ar. < TABY]

( Dereler, kanallar. İLE En pis. İLE Meme başları. )

- ATEİST[Fr. < ATHÉISTE] değil/yerine/= TANRITANIMAZ

- ATEİZM[Fr. < ATHÉISME] değil/yerine/= TANRITANIMAZLIK

- ATEL-/ATELO- ile/||/<> İSCH-/İSCHO- ile/||/<> -PENİA ile/||/<> OLİG-/OLİGO- ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> -RRHAPHY/-RHAPİ ile/||/<> SPAN-/SPANO- ile/||/<> NEPHEL-/NEPHELO- ile/||/<> -ZEMİA

( Tam olmayan, tamamlanmamış, eksik, hatalı. [atelokardi: Kalbin tam gelişmemesi]. İLE/||/<> Denetim, eksiklik, durdurma, baskı altına alma. İLE/||/<> Eksiklik, azlık, yetersizlik. İLE/||/<> Birkaç, dağınık, eksik. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Dikiş, dikme, sütür. İLE/||/<> Seyrek, nadir, sık olmayan. İLE/||/<> Dumanlı, puslu, bulutlu. İLE/||/<> Kayıp. )

- ATELYE[Fr. < ATELIER] değil/yerine/= İŞLİK, ATÖLYE

- ATEŞ ile YUL/YULA/MEŞALE[Ar.]

- ATEŞBALIĞI/SARDALYA/SARDALYE[İt.][Lat. CLUPEA PILCHARDUS] ile VONOZ[Yun.] ile SARDUNYA(SARDINE) ile SAZAN(CARP)[Lat. CYPRINUS CARPIO] ile KOLYOS ile HAMSİ(ANCHOVY) ile BAKALYARO[Lat. MERLANGUIS MERLANGUS] ile ÇİNGENE PALAMUDU ile MALTAPALAMUDU[Lat. NAUCRATES DUCTOR] ile TORİK(BONITO) ile ALTIPARMAK ile LÜFER/KUNBER[Ar.] ile ÇİNAKOP/TEMNODON SALTATOR[Lat.] ile ÇİPURA/AURATA AURATA[Lat.] ile HANİ/SERRANUS CARILLA[Lat.] ile HARHARYAS/CARCHARHINUSLAMIA[Lat.] ile İSTRONGİLOS[Lat. SMARIS VULGARIS] ile İŞKİNE[Lat. SCIAENA UMBRA ] ile İZMARİT[Lat. MAENA VULGARIS] ile KOFANA[Yun.] ile TEKİR[MUGIL SURMULLETUS] ile BARBUNYA/BERBUNİ[Ar.]/MULLUS BARBATUS[Lat.] ile KÂĞITBALIĞI ile KALKAN ile KILIÇ ile LAHOS/LAGOS/KAYAHANİSİ[Yun.] ile LİPSOS[Yun.][Lat. SCORPAENA PORCUS] ile MAZAK[Lat. TRIGIA LINEATA] ile MELANURYA[Lat. SPARUS MELANURYA] ile MORİNA[Lat. GADUS MORRHUA] ile MERLİN BALIĞI ile PİSİ ile PLATİKA[Lat. ACERINA CERNUA] ile RİNA/TIRPANA[Lat. RAJA BATIS] ile SARIAĞIZ[Lat. SCIAENA AQUILLA] ile SARIBALIK[Lat. IDUS JESSES] ile SARIGÖZ[Lat. SARGUS SALVIERI] ile SARIHANİ[Lat. EPINEPHELES GIGAS] ile SARPA[Yun.][Lat. BOOPS SALPA] ile SİNAGUD ile SİVRİ ile KARAGÖZ ile MARANGOZBALIĞI/TESTEREBALIĞI[Lat. PRISTIS PRISTIS] ile MERCAN ile USKUMRU(MACKEREL)[Lat. SCOMBER SCOMBRUS] ile ÇİTARİ/BOX SALPA[Lat.] ile ÇOPRABALIĞI/COBITIS[Lat.] ile ÇOPURİNA ile ÇOTİRA/BALISTES CAPRISCUS[Lat.] ile ÇURÇUR/CRENILABRUS[Lat.] ile DAĞALASI/SALMA ALPINUS[Lat.] ile YAYINBALIĞI[Lat. SILURUS GLANIS] ile YAZILIHANİ[Lat. SERRANUS SCRIBA]

- ATGAK/ATGAQ ile ATGAK/ATGAQ
[<

( Safra. | Korkudan sararan bir yüz. İLE Sarı çiçekleri olan bir bitki. )

- ATİ ile ATİK/LİK ile ATİK TETİK

- ÂTİK[Ar. çoğ. AVÂTİK] ile ÂTİK[Ar.] ile ATÎK/ATÎKA[Ar. < ITK]

( Sırtın üst bölümü. İLE Berrak, sâf; karışmamış, değerli/kıymetli. İLE Eski. | Hür. | Güzel, genç kız. | Asîl. | Hz. Ebû Bekir'in takma adı/lâkabı. )

- ATİK ile ATİK/A

( Çabuk davranan, çevik. İLE Eski, eski zamanla ilgili. )

- ATILMAK ile ATILABİLMEK ile ATILIVERMEK ile ATIL ile ATILI

- ATIŞ değil ATIF

- ATIYORUM/Z değil ATF EDİYORUM/Z


- ATLANTIC PERIOD[İng.] değil/yerine/= ATLANTİK ÇAĞI

( Kuzeybatı Avrupa'da sıcaklıkların şimdikinden daha sıcak olduğu, günümüzden yaklaşık 7500-5000 yıl öncesine ait ıslak okyanus iklimi dönemi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATMA/ATMAN[Sansk.](ATTA[Palice]) ile ATMA-BHAKTİ ile ATMA-PRAKASH

( En Yüce Benlik (Öz), bireysel ruh. Atman, Prakriti'nin üç guna'sından ötedir. Eylemi yapan atmandeğil sadece Prakriti'dir. İLE En Yüce Olan'a isâbet. İLE Öz Varlık'ın ışığı. )

- ATMA/ATMAN[Sansk.](ATTA[Palice]) ile ATMARAM

( Her varlıkta varolan ölmez, bozulmaz, değişmez, bileşmez özvarlık; varolan herşeyin ne kadar değişik görünümde de olsa aynı özvarlığı paylaştığı doktrin. Upanişadlar'da kendi özünü kavrayan kişinin Brahma ile bütünleştiğine, Tanrı ile bir olduğuna inanılır. İLE Öz Varlık'ın sevinci. )

- ATM-/ATMO- ile/||/<> TYPH-/TYPHO- ile/||/<> FEBR-/FEBRİ- ile/||/<> PYR-/-PYRA/PYRETO-/PYRO-

( Buhar, buğu. İLE/||/<> Buhar, ateş, stupor, tifüs ve tifo ile ilgili. İLE/||/<> Ateş. İLE/||/<> Ateş, yangın, ateşle ilgili. )

- TAZYİK-İ HAVA[Osm.] / ATMOSPHERE PRESSURE[İng.] / PRESSION ATMOSPHÉRIQUE[Fr.] / ATMOSPHÄRENDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ATMOSFER BASINCI

- KÜRE-İ HEVÂ, KÜRE-İ LÂCEVERD[Osm.] / ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE[Fr.] / ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATMOSFER

- ATMOSPHERIC WINDOW[İng.] değil/yerine/= ATMOSFERİK PENCERE

( Elektromanyetik enerjinin atmosferden geçebildiği dalga boyu aralıkları. Uzaydan dünya yüzeyine ve dünya yüzeyinden uzaya ulaşan elektromanyetik radyasyonun daha etkin bir biçimde geçtiği belirli dalga boylarındaki bölgeler.[1] Pasif ışınımlı soğutma sistemleri bu özel dalga boylarında çalışabilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATOMIC WEIGHT[İng.] / POIDS ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM AĞIRLIĞI

- ATOMARE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALINGANLIĞI

- SUBATOMICS[İng.] / SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI/İÇİ BİLİMİ


- ATOM(BÖLÜNEMEZLİK) = ATOME[İng.] = ATOME[Fr.] = ATAMUS, INDIVIDIUM CORPUS[Lat.] = (HE) ATOMOS[Yun.] = CUZ'UN LA-YETECEZZA, ZERRE[Ar.] = ATOM, ZERRE[Fars.] = PARAMANU, TANMATRA, ANU[Sans.] = YUANZI[Çince] = GENŞİ[Jap.] = NGUYÊN TU'[Vietnamca] = PARÁNY[Macarca]

- ATOMIC BOMB[İng.] / BOMBE ATOMIQUE[Fr.] / ATOM BOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BOMBASI

- NÜVE-İ ZERRE[Osm.] / ATOMIC NUCLEUS[İng.] / NOYAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ÇEKİRDEĞİ

- ATOMIC BEAM RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ REZONANSI

- ATOMIC BEAM[İng.] / FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ

- ÉTALON DE FRÉQUENCE À JET ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETLİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI

- ATOMIC PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ

- GRAM-ATOM[İng.] / ATOME-GRAMME[Fr.] / ATOM-GRAM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GRAM

- ATOMIC VOLUME[İng.] / VOLUME ATOMIQUE[Fr.] / ATOMVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM HACMİ

- ATOMARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ISI SIĞASI


- ATOMARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM KUTUPLANMASI

- ATOMARES MAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MANYETİK MOMENTİ

- ATOM NUMARASI[İng. ATOMIC NUMBER] ile/||/<> İYONİK BAĞ[İng. IONIC BOND] ile/||/<> İZOTOP[İng. ISOTOPE]

( Kimyasal bir elementin çekirdeğindeki proton sayısı. Almancada sayı anlamına gelen "Zahl" kelimesinin baş harfi olan Z ile gösterilir. Proton sayısı elementler için ayırt edici bir özelliktir. Her elementin atom numarası birbirinden farklı olduğundan periyodik cetveldeki elementlerin sırası, proton sayılarıyla belirlenmektedir. Örneğin, evrendeki en hafif element olan hidrojenin çekirdeğinde sadece bir proton bulunduğundan hidrojenin atom numarası 1'dir ve periyodik cetvelde 1. sırada yer alır. @@ Kimyasal bir bileşikteki zıt yüklü iyonlar arası elektrostatik çekimden oluşan kimyasal bağ türüdür. Başka bir deyişle, iyonik bağ bir atomdan diğerine elektron transferiyle gerçekleşmesi sonucu oluşur. Bir ya da daha fazla elektron kaybeden atomlar katyon oluşturur. Bir ya da daha fazla elektron alan atomlar ise anyon oluşturur. İyonik bağın en güzel örneklerinden birisi sofra tuzu olarak da bilinen sodyum klorür (NaCl) bileşiğidir. Sodyum elementinin atom numarası 11'dir, yani bir sodyum atomunda 11 protonu ve 11 elektronu vardır. Sodyumun elektron konfigürasyonu ise 1s2 2s2 2p6 3s1 şeklindedir. Bu durumda sodyumun değerlik elektron sayısı 1'dir. Sodyum elementi kararlı hale geçerken bu elektronu kaybeder ve pozitif yüklü Na+ iyonu oluşturur. Sofra tuzunu oluşturan diğer atom ise klordur. Klorun elektron konfigürasyonu 1s2 2s2 2p6 3s2 3p5 şeklindedir. Bu konfigürasyon klorün değerlik elektron sayısının 7 olduğunu gösterir. Klor bir ametal olduğundan kararlı hale geçerken elektron alır. Bunu yaparken klor, negatif yüklü Cl- iyonu oluşturur. Bu elektron transferi sonucunda ise Na+ ve Cl- iyonları arasında iyonik bağ oluşur. @@ İzotop, aynı atom numarasına, dolayısıyla periyodik tabloda aynı konuma sahip olan; ancak nötron sayısı farklı olan iki ya da daha fazla atom türüdür. Bir elementin izotopları hemen hemen aynı kimyasal özelliklere sahiptir. Fakat atomik kütleleri ve fiziksel özellikleri farklıdır. Örneğin, karbonun üç tane izotopu bulunur: karbon-12 (6 proton + 6 nötron), karbon-13 (6 proton + 7 nötron) ve karbon-14 (6 proton + 8 nötron). Görüldüğü üzere, bu üç izotopun da atom numaraları aynı, fakat nötron sayıları farklı. Etimolojik olarak izotop terimi, "aynı yer" anlamına gelen Yunanca "isos" (Yun: "ίσος", Tür: "eşit") ve "topos" (Yun: "τόπος" Tür: "yer") köklerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATOMIC NUMBER[İng.] / ATOM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM NUMARASI

- ATOMIC PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM PAKETLENMESİ

- HEURE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMUHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SAATİ

- ATOMIC RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM YARIÇAPI

- ATOMIC ORBITALS[İng.] / ORBITES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM YÖRÜNGELERİ

- ATOMIC CHARGE[İng.] / CHARGE ATOMIQUE, CHARGE D'ATOME[Fr.] / ATOMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÜKÜ

- CEVHER-İ FERD, CÜZ-İ FERD, ZERRE[Osm.] / ATOM[İng.] / ATOME[Fr.] / ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM


- ATOM[Fr./İng. ATOME < Yun.] değil/yerine/= EYCİK

- SUBATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMARES TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMALTI PARÇACIK/TANECİK

- ATOMCULUK[İng. ATOMISM] ile/||/<> ATOMİZM[İng. ATOMISM] ile/||/<> BÖLÜNMEZCİLİK[İng. ATOMISM]

( Atomizm ya da Bölünmezcilik olarak da bilinir. Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğretidir. Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ilke Demokritos atomculuğun kurucularıdır. Materyalist atomizmi kurak Leukippos ve Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır. @@ Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğreti. atomculuk ya da bölünmezcilik olarak da bilinir. Kurucuları; Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ile Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı, doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır. @@ Atomculuk ya da Atomizm olarak da bilinin. Evrenin bölünmez parçaların (atom) kümelenmesinden meydana geldiğini ileri süren öğretidir. Antik Çağ düşünürleri Empedokles, Anaksagoras ve "Abdera düşünürleri" adıyla anılan Leukippos ilke Demokritos atomculuğun kurucularıdır. Materyalist atomizmi kurak Leukippos ve Demokritos'tur. Yeni Çağ'da Descartes, Gassendi, Helvetius ve Baron d'Holbach aynı yolda yürümüşlerdir. Özellikle Lucretius'un aracılığıyla Gassendi ve Bacon'a geçen atomculuk anlayışı doğa bilimlerinin doğuşunu sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATOMIC PHYSICS[İng.] değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ

( Atomun ve moleküllerin yapısını, enerji düzeylerini, moleküller arası bağlar ve elektronik geçiş spektrumu gibi olayları inceleyen bilim dalı.[1] Atomlar çok küçük yapıda olduklarından, özellikleri dolaylı teknikler aracılığıyla ölçülür. Atomun yaptığı ışımalar sonucunda özellikleri tanımlanır. Bu ışımaların ölçümünü gerçekleştiren aletlere spektrometre denir. Lazer, fotosel lambalar, elektron mikroskobu atom fiziğinin uygulamalarından bazılarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATOMIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ALINGANLIK

- ATOMİK[Fr. < ATOMIQUE] değil/yerine/= ATOMAL

- ATOMIC CLOUD[İng.] / NUAGE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK BULUT

- ATOMIC IMPACT[İng.] / ATOMARER ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ÇARPIŞMA

- ATOMIC DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DİYAMANYETİZMA

- ATOMIC STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DURDURMA GÜCÜ


- ATOMISCHE EMMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK EMİSYON

- NIVEAUX D'ÉNERGIE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ENERJİ DÜZEYLERİ/SEVİYELERİ

- ATOMIC FLUORESCENCE[İng.] / ATOMISCHE FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK FLORESANS

- ATOMIC GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK GAZ LAZERİ

- ATOMIC HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN MAZERİ

- ATOMIC HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN

- ATOMIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI SIĞASI

- ATOMIC HEAT[İng.] / CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI

- ATOMİK KÜTLE BİRİMİ[İng. ATOMIC MASS UNIT] ile/||/<> ATOM KÜTLESİ[İng. ATOMIC WEIGHT] ile/||/<> DALTON

( Atomik boyutlardaki temel kütle ölçü birimi. Kimyager John Dalton'a ithafen Dalton (Da) olarak da adlandırılır. 1 Atomik Kütle Birimi (AMU), Karbon-12 atomunun kütlesinin 1/12'sine eşittir. @@ Bir atomun kütlesinin, atomik kütle birimi cinsinden ifade edilmesidir. Bağıl atom kütlesi ya da ortalama kütle olarak da bilinir. Bir atomdaki protonların, nötronların ve elektronların kütlelerinin toplamıdır. @@ Moleküler kütle birimi olup, bir birimi bir karbon-12 elementinin kütlesinin on ikide biri olan 1.66053892173×10−27 kg kütleye eşittir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATOMIC MASS UNIT[İng.] / UNITÉ DE MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARE MASSENEINHEIT (U)[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE BİRİMİ


- ATOMIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE

- ATOMIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KUTUPLANMA

- ATOMIC MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MANYETİK MOMENT

- ATOMIC MAGNET[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MIKNATIS

- ATOM VERPACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PAKETLEME

- ATOMIC PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARAMANYETİZMA

- ATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARÇACIK/TANECİK

- ATOMIC POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK POLARİTE

- ATOMIC CLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAAT

- ATOMIC CONSTANTS[İng.] / CONSTANTES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SABİTLER


- ATOMIC SCATTERING FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DIFFUSION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAÇILMA FAKTÖRÜ

- ATOMIC EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SALIM

- ATOMIC ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA KATSAYISI

- ATOMIC ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA

- ATOMIC SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMISCHE SPECTROSCOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SPEKTROSKOPİ

- ATOMIC GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK TABAN DURUMU

- ATOMIC DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK UZAKLIK

- DISTANCE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMLAR ARASI UZAKLIK

- ATON[< ADONAI] ve/<>/< ATUM/ATOM ve/<>/< AMON

( Gökteki nur. VE/<>/< Yerdeki nur. VE/<>/< Gönüldeki nur. )
( Evrende/ilâhta. VE/<>/< Dünyada/evrende. VE/<>/< İnsanda/kalbinde. )
( Güneş. VE/<>/< Zerre. VE/<>/< İnsan. )
(
)

- ATONİ ile/||/<> ATONİK

( Gergi/gerim yitimi. İLE/||/<> Gevşek, gergisiz. )

- ATROFİ ile/||/<> ATROFİK/ATROFİYE

( Körelim. İLE/||/<> Körelmiş. )

- ATVÂD, CEBEL[Ar. < TAVD] ile/ve/< A'LÂM[Ar. < ALEM]

( Dağlar. İLE/VE Yüksek dağlar. )

- ATWOOD'S MACHINE[İng.] ile/değil/yerine/= ATWOOD AYGITI

- MACHINE D'ATWOOD[Fr.] / ATWOODSCHE FALLMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATWOOD DÜZENEĞİ

- AUGER ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON AUGER[Fr.] / AUGER-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER ELEKTRONU

- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI

- AUGMENTASYON ile/||/<> AUGMENTE

( Büyütme, güçlendirme. İLE/||/<> Güçlenmiş. )

- AUR-/AURİ- ile/||/<> MYRİNGO- ile/||/<> OT-/OTİC-

( Kulak. İLE/||/<> Kulak. İLE/||/<> Kulak zarı ile ilgili. )

- AURORA ile/ve AURA/ÖNCÜL DUYUM, ÖNCÜL BELİRTİ, GÖVDENİN ÇEVRESİNDEKİ ENERJİ ALANI

( Kuzey kutbu ışıkları. İLE/VE İnsan gövdesi etrafındaki ışıma/tireşim/enerji. )

- AUTAPOMORPHY[İng.] değil/yerine/= OTOPOMORFİ

( Eşsiz kazanılmış karakteristik; Bir soyun yalnızca bir üyesinde ya da birkaç soyun sadece birisinde bulunan özellik.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AUTOIMMUNE DISEASE[İng.] değil/yerine/= OTOİMMÜN HASTALIK

( Vücudun kendi dokularına karşı oluşan göze aracılı bağışıklık reaksiyonu ya da özgün antikor üretimi sonucu ortaya çıkan özel hastalık grubudur.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AUTOPHAGY[İng.] değil/yerine/= OTOFAJİ

( Vücudun zarar görmüş gözelerinin yerine sağlıklı ve yeni gözeler koyarak gerçekleştirdiği temizleme işlemidir. Yunancada kendi kendine anlamına gelen "oto" ile yeme anlamına gelen "faji" sözcüklerinden oluşur. Yani otofaji işlemini "kendi kendini yeme" (İng: "self-eating") olarak da adlandırılabilir. "Kendi kendini yeme" işlemi, kulağa vücudumuzda gerçekleşmemesi gereken bir işlem olarak gelebilir. Ancak bu işlem temelde vücudumuzun sağlıklı kalmasını sağlayan oldukça yararlı bir işlemdir. "Otofagositoz" sözcüğü de aynı süreci ifade etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AUTOTOMY[İng.] değil/yerine/= OTOTOMİ

( Hayvanların avcılardan kaçmak amacıyla seçilim gösterdiği uzuv bırakma davranışı. Bazı sürüngen ve amfibiyenlerde kuyruk bırakma davranışına "kaudal ototomi" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AUX- ile/||/<> CRESCO- ile/||/<> -BRY ile/||/<> EDE-/EDEMA- ile/||/<> GANGLİ- ile/||/<> -PHYMA ile/||/<> VARİC-/VARİCO- ile/||/<> CİRS-

( Büyüme, artma. İLE/||/<> Büyüme. İLE/||/<> Büyüme, şişme. İLE/||/<> Şişlik, şişme. İLE/||/<> Şişlik, pleksus. İLE/||/<> Derinin bir bölümünün şişmesi, tümör. İLE/||/<> Varisle ilgili, şiş, kıvrımlı. İLE/||/<> Genleş(tir)mek, genişle(t)mek, Dilate, variköz. )

- AVÂM[Ar. < ÂMM] ile A'VÂM[Ar. < ÂM]

( Herkes, kaba ve cahil halk, ayak takımı. İLE Yıllar, seneler. )

- AVANGART[Fr. < AVANT-GARDE] ile ÖNCÜ

- AVANGART[Fr. < AVANTGARDE] değil/yerine/= ÖNCÜ

- AVANPROJE[Fr. < AVANTPROJET] değil/yerine/= ÖN PROJE

- AVANS[Fr. < AVANCE] değil/yerine/= ÖNDELİK

( Öndelik. | Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük. )

- AVANTA ile AVANTAJ ile AVANTACI/LIK ile AVANTALI ile AVANTAJLI/LIK ile AVANTASIZ/LIK ile AVANTAJSIZ/LIK


- RÜCHAN EMSALİ[Osm.] / ADVANTAGE FACTOR[İng.] / CONSTANTE D'AVANTAGE[Fr.] / VORTEILSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AVANTAJ FAKTÖRÜ

- AVANTÜR[Fr. < AVENTURE] değil/yerine/= MACERA

- AVANTÜRİYE ile AVANTÜRİYER

- AVARELEŞMEK ile AVARELEŞTİRMEK ile AVAR ile AVARA ile AVARE/LİK ile AVARCA

- AVATAR ile/||/<> AVATARA ile/||/<> MAHATMA

( Haberci, Peygamber. @@ Enkarnasyon, bedenlenme. @@ Aydınlanmış varlık. )

- AVAZ ile AVAZE ile AVAZ AVAZ

- AVDEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AVDEKSİYON

- AVDET ile AVDETİ

- AVERTED VISION[İng.] değil/yerine/= ÖNLENMİŞ GÖRÜŞ

( Soluk nesneleri daha iyi gözlemleyebilmek için doğrudan nesneye değil, nesnenin 8° ila 16° civarına odaklanma tekniğidir. Normale kıyasla 40 kat daha hassas bir görüş sunduğu için amatör astronomlar tarafından soluk gök cisimlerinin gözlemlenmesinde sıklıkla kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AVNÎ ile/ve/||/<> SELİMÎ ile/ve/||/<> MUHİBBÎ ile/ve/||/<> ADLÎ ile/ve/||/<> MURÂDÎ ile/ve/||/<> NECİB ile/ve/||/<> İLHÂMÎ

( [şiirlerinde kullandığı takma ad/mahlas]
Fatih Sultan Mehmet'in. İLE/VE/||/<> Yavuz Sultan Selim'in. İLE/VE/||/<> Kanunî Sultan Süleyman'ın. İLE/VE/||/<> II. Bayezit'in. İLE/VE/||/<> III. Murad'ın. İLE/VE/||/<> III. Ahmed'in. İLE/VE/||/<> III. Selim'in. )

- AVOGADRO'S HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-HYPOTESE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO HİPOTEZİ

- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ

- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI

- AVOGADRO'S NUMBER[İng.] değil/yerine/= AVOGADRO SAYISI

( Bir elementin 1 molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin 1 molündeki molekül sayısı.[1] Avogadro Sabiti olarak da bilinir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'dan gelir. Amedeo Avogadro 1811'de aynı sıcaklık ve basınçtaki gazların, eğer hacimleri eşitse aynı miktarda tanecik içerdiğini keşfetmişti. Avogadro sayısı terimi ise Amedeo Avogadro'nun bu kuramı ortaya koymasından yaklaşık 100 yıl sonra Fransız fizikçi Jean Baptiste Perrin tarafından kullanılmıştır. Jean Baptiste Perrin bir sıvıdaki ya da gazdaki asılı parçacıkların düzensiz hareketleri üzerine 1909'da yayımladığı bir makalede bu terimi evrensel bir sabit olarak kullandı.[2] Yakın zamana kadar mol, karbon-12 atomlarının 12 gramındaki atomların sayısı kadar tanecik içeren bir sistemdeki tanecik sayısı olarak tanımlanıyordu. Yeni tanıma göre ise mol, Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) madde miktarının birimidir ve tam olarak 6,02214076*1023 sayıda temel tanecik içerir.[3] Bu sayı Avogadro sabitinin (NA) sayısal değeridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AVOMETER[İng.] / AVOMÈTRE[Fr.] / AVOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOMETRE

- AVRUPALILAŞMAK ile AVRUPALILAŞTIRMAK ile AVRUPA ile AVRUPAİ/LİK ile AVRUPALI/LIK ile AVRUPA KAYINI

- AVUNÇ ile/ve/||/<> AVUNTU

( Acının hafiflemesi ya da unutulması. Teselli. İLE İnsanı avutan şey. )

- AYÂ[Ar.] ile ÂYÂ[Fars.], ACABA[Ar.] ile A'YÂ[Ar.] ile AYA[Ar.]

( Yeteneksiz/kabiliyetsiz, kudretsiz. | Tedavi edilemez, iyileştirilemez. İLE Şüphe ve tereddüt bildiren edat. İLE Daha ya da en kudretsiz, hiç iktidarı olmayan. İLE El/avuç içi, ayak tabanı. | Yaprakların düz ve parlak bölümü. )

- AYAK/AYAQ/ÇANAQ[Oğuz] ile AYAK/AYAQ
[<

( Kap kacak. İLE Ayak. )

- AYAKKABI ile/değil/||/<>/< CIZLAVET[< GISLAVED - İSVEÇ(Jönköping bölgesi)]["CIZDAVET" değil!]

( ... @@ Eski İskandinav dilinde büyük ölçüde bir kişinin adı (Gísli) + “orman/ahşap” (ved) birleşiminden türemiştir. 1900’lerin başında burada kurulan Gislaved AB adlı firma lastik üretimi ile tanınmıştır; özellikle otomobil lastiği ve kauçuk ürünler yapmıştır. Bu şirketin lastiklerinden ya da kauçuktan yapılan ayakkabılar Türkiye’ye geldiğinde halk diliyle “Gislaved” adının söylenişinin uzaklığından "cızlavet/cislavet" biçimine dönüşmüştür. )

- AYAKKABI ile/||/<> ESPADRİL[Fr. < ESPADRILLE]

( ... İLE/||/<> Üstü keten, tabanı ipten örme ayakkabı. )

- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ
ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]

( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )

- AYAKTA ile AYAKTAŞ/LIK ile AYAKTA TEDAVİ

- AYDAN AYA ile AYDA YILDA BİR

- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ

- AYDINLANMA ile/ve MİLÂD

- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI

- CİHAZ[Osm.] / DEVICE, INSTRUMENT, TOOL[İng.] / INSTRUMENT[Fr.] / INSTRUMENT, GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYGIT

- AYIP >< AYIK

- AYIP ile/ve/< ISTIRAP


- AYIP[Ar. < AYB] ile/ve/<>/> KAYIP[Ar. < GAYB]

- AYIP ile/ve/değil/yerine SAÇMA

- AYIP ile/ve < TEZAD

- AYIP değil/yerine/= UYAT

- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ

- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS

( Nesneleri kimyasal birleşime ya da ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler. İLE Işığı yalın öğelerine ayırma özelliği olan. İLE Ayırma özelliği ya da gücü olan. | Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç. İLE Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum ya da öğe. İLE Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark. )

- AYIRD ETMEK/EDEBİLMEK ile/değil/yerine AYIRMAK

- AYIRDEDİLEMEZLİK ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK

- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ


- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS

- AYIRMA ile AYIRMAÇ

- ECZÂ-İ MUFTÂRİK[Osm.] / IDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES DISCERNABLES[Fr.] / UNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEBİLİR PARÇACIKLAR

- ECZÂ-İ GAYR-İ MUFTÂRİK[Osm.] / UNIDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES INDISCERNABLES[Fr.] / UNUNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEMEZ PARÇACIKLAR

- AYIRTMA ile AYIRTMAN/LIK

- AYIRTMAK ile AYIRTILMAK ile AYIRTTIRMAK ile AYIRTABİLMEK ile AYIRT ile AYIRTI

- AYLAMAK ile AYLANMAK ile AYLA ile AYLAK/LIK ile AYLAKÇI/LIK ile AYLARCA

- AYLI ile AYLIK ile AYLIKLI ile AYLIKÇI/LIK ile AYLIKSIZ

- AYMAK ile AYMAZLAŞMAK ile AYMAZLAŞABİLMEK ile AYMAZ/LIK

- AYNA:
CAM
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< CAN

( Kendi yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Özünü görmek isteyenin baktığı. )