| SON YAZACA GÖRE |
- ABBE MÜKÂSİFİ[Osm.] / ABBE CONDENSER[İng.] / CONDENSEUR D'ABBE[Fr.] / ABBE-KONDENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE YOĞUNLAŞTIRICISI
- ABC PLANI ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "ABD PLANI"
- ABDOMEN ile/||/<>/> ABDOMINAL
- ABDOMİN- ile/||/<> CELİ-/CELİO-/COELİ-/COELİO- ile/||/<> OMPHAL-/OMPHALO-/-OMPHALUS ile/||/<> GASTER-/-GASTER/GASTREO-/GASTR-/-GASTRİA/GASTRO- ile/||/<> LAPAR- ile/||/<> LUMB-/LUMBO- ile/||/<> VENTRİ-/VENTRO- ile/||/<> HELC-/HELCO-
- ABDÜSSELAM-WEİNBERG NAZARİYESİ[Osm.] / ABDÜSSELAM-WEINBERG'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'ABDUS SALAM-WEINBERG[Fr.] / ABDÜSSELAM-WEINBERGSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ABDUS SALAM-WEİNBERG KURAMI
- ABE ile ABES/LİK ile ABERASYON
- ABÎD[Ar.] ile HAVEL[Ar.]
- ABIENNINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= ABİENİNİK ASİT
- ABİL[Fr.] değil/yerine/= ABİS[Fr.]
- ABİYE[Fr. < HABILLÉ] değil/yerine/= GECE KIYAFETİ
- ABIETIC ACID[İng.] / ACIDE ABIETIC[Fr.] / ABIETIĆ SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ABİYETİK ASİT
- ABİYOGENEZ/ABİYOGENES[Yun.] ile ABİYOTİK[Yun.] ile ABİYOZ[Yun.]
- ABİYOTİK[İng. ABIOTIC] ile/||/<> ABİYOZ[İng. ABIOSIS]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ABLA/LIK ile ABLAK/LIK ile ABLACI/LIK ile ABLAKÇA
- ABLUKA[İt. < ABLOCO] ETMEK/ABLUKAYA ALMAK/İHATA ETMEK/MUHASARA ETMEK değil/yerine/= KUŞATMAK
- ABORTION[İng.] değil/yerine/= KÜRTAJ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ABRAMAK ile ABRA ile ABRAŞ/LIK
- ABSOLU/ABSOLUT/ABSOLUTE ile/||/<> ABSOLU/T/E DUYARSIZ DÖNEM/PERİYOT
- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS
- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS ile/||/<> ABSORBE ETMEK ile/||/<> ABSORBE OLMAK ile/||/<> ABSORPSİYON ile/||/<> ABSORPTİVİTE
- ABSORBE[Fr. < ABSORBÉ] değil/yerine/= SOĞURMA
- ABSORPTION FILTERS[İng.] / FILTRE ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONS FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ABSORPSİYON FİLTRELERİ
- SPECTRE ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONS SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ABSORPSİYON TAYFI/SPEKTRUMU
- ABSORBTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ABSORPTİVİTE
- ABUKLAMAK ile ABUKLAŞMAK ile ABUKLAŞTIRMAK ile ABU ile ABUK/LUK ile ABUS/LUK ile ABUKÇA ile ABUK SABUK/LUK ile ABUK SUBUK/LUK ile ABUR CUBUR/LUK
- ABWATT[İng.] / ABWATT[Fr.] / ABWATT[Alm.] ile/değil/yerine/= ABVAT
- AC-/ACET- ile/||/<> ACANTH-/ACANTHO- ile/||/<> -ANG ile/||/<> APEX- ile/||/<> APİCO-/APİC- ile/||/<> ACR-/ACRO- ile/||/<> CUSP- ile/||/<> CENTE- ile/||/<> -TRESİA/-TRESİS ile/||/<> ATRETO- ile/||/<> -STİXIS
- AÇAN ile AÇAR ile AÇKI ile AÇACAK
- ACARLAŞMAK ile ACAR/LIK ile ACARA
- STRANGE PARTICLE[İng.] / PARTICULE ÉTRANGE[Fr.] / MERKWÜRDIGER PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ACAYİP PARÇACIK/TANECİK
- ACELE/ACİLEN/ALELACELE/DERHAL[Fars. der + Ar. ḥāl]/HEMEN[Fars. < HEMÂN] değil/yerine/= İVECE/İVEDİ/EVGİN/ÇABUCAK/ÇABUKÇA/ÇARÇABUK
- ACEM AŞÎRÂN ile/||/<> ACEM-KÜRDÎ ile/||/<> ARAZBÂR ile/||/<> AŞÎRÂN ile/||/<> BESTENİGÂR ile/||/<> BEYÂTÎ ile/||/<> BÜZÜRG ile/||/<> FERAHNÂK ile/||/<> HİCAZKÂR ile/||/<> HÜSEYNÎ ile/||/<> HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN ile/||/<> HÜZZÂM ile/||/<> ISFAHÂN ile/||/<> MÂHÛR ile/||/<> MUHAYYER-KÜRDÎ ile/||/<> NİHÂVEND ile/||/<> RAST ile/||/<> SABÂ ile/||/<> SEMÂÎ ile/||/<> SÛZNÂK ile/||/<> ŞEHNÂZ ile/||/<> USÛL-HAFİF ile/||/<> YEGÂH
Türk musikisinde kullanılan şed makamlarından biridir. Bu makam çârgâh makamının acem-aşîrân perdesi üzerine kalbolmuş biçimidir. Dominantı çârgâh, tonikası Acem-aşîrân perdeleridir.
İLE/||/
ACEMKÜRDÎ
Türk musikisinde kullanılan mürekkep bir makamdır. Acem makamını biçimlendiren acem-aşîrân ve uşşak makamları dizilerinin pest tarafına bir kürdî dörtlüsünün eklenmesiyle tertip edilmiştir. Makamın melodik seyrinde önce acem makamının, sonra da kürdî dörtlüsüyle kürdî makamının özelliklerini gösterir.
İLE/||/
ARAZBÂR
Türk müziğinin kadim mürekkep makamlarındandır. Nevâ"da beyâtî ile rast beşlisinin çârgâh"daki şeddi ve uşak dörtlüsünün birleşmesinden oluşmuştur. Donanımına mi için bir koma bemolü, konulur; bu arıza, makamı vücuda getiren ilk iki dizide mevcuttur ve uşşak dörtlüsünde de bu ses yoktur. Nota içinde nevâ"da beyâtî için si küçük mücenneb bemolü, diger iki dizi için de si koma bemolü konulur. Makam, uşşak dörtlüsünü inici bir biçimde icra ile la-dügâh perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede nevâ"da beyâtî"nin ve çârgâh"da rast beşlisinin durağı olan do-çârgâh perdeleridir.
İLE/||/
AŞÎRÂN
Hüseynî-aşîrân perdesinin ve makamının adının muhtasar biçimidir.
İLE/||/
BESTENİGÂR
Oldukça eski mürekkep Türk makamlarındandır. Hususi ve orijinal bir kıymet taşıyan bu makam rağbetle kullanılmıştır ve halen de kullanılmaktadır. Bilhassa kuvvetli hüzün, ıstırap ve dindarlık mevzularında kullanılabilir. Sabâ makamına Irak makamının pest dörtlüsünün (yani Irak perdesindeki segâh dörtlüsünün) ilavesinden meydana gelmiştir. Bu dörtlü ile Irak perdesinde durur. Güçlü, birinci derecede kuvvetli olarak kullanılan çargâh do perdesidir ki, sabânın güçlüsüdür. Donanımına sabâ gibi si için koma ve re için bakıyye bemölü konulur. Lâhin içinde icabeden yerlere sabânın tiz sekizlisi için lâ bakıyye bemolü ve Irak"ın pest dörtlüsü için de fâ bakıyye diyezi ilâve olunur.
İLE/||/
BEYÂTÎ
Günümüzde de kullanılan bu makam, Türk müziğinin en eski makamlarından bir tanesidir. Uşşak dörtlüsüne pûselik beşlisi ilâvesinden mürekkep ve Türk müziğinin 5 numaralı basit makamı olan uşşak"ın inici biçimidir. Uşşak gibi dügâh {lâ perdesinde durur ve güçlüsü nevâ} re"dir. Bu güçlü perdesinin uşşaktan daha önemli olarak kullanılması ve ekseriyâ bu perdeden başlayarak bestekârların bir hicâz geçkisi yapmış olmaları, makamın yapısıyla alâkalı değildir. Uşşak"dan farkı, tiz perdelerden başlaması, bu perdelerde gezinerek ikinci bir biçimde karar etmesidir. Donanımına uşşak gibi si için bir koma bemolü konulur. Niseb-i şerîfesi 8"dir. Orta sekizlideki sesleri şöyledir (pesten tîze doğru) : dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, acem, gardâniye, muhayyer. Beyâtî, uşşak kadar rûha huzur verici değildir. Uşşak"ın tasavvufî ve felsefî karakterine mukabil beyâtî"nin biraz hüzne kaçan bir karakteri vardır.
İLE/||/
BÜZÜRG
Türk mûsıkisinin çok az kullanılmış en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi, pûselik beşlisi ve çargâh beşlisinin rast perdesindeki şeddinden (yani mâhur makamının pest beşlisinden) meydana gelmiştir. Ekseriya bu beşlilerde karışık bir süratte seyredildikten sonra, rasttaki çargâh beşlisi ile inici bir biçimde rast perdesinde durulur. Güçlü birinci derecede makamın terkibindeki ilk iki beşlinin ilkinin durağı ve ikincisinin tiz durağı olan nevâ, üçüncü derecede pûselik beşlisinin durağı olan dügâh"dır. Bilhassa seyirde çargâh beşlisine ehemmiyet verilerek ve onun dahilinde gezinilerek yürünür, donanım boştur. Lâhin içinde hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi için fâ bakıyye diyezi konulur, başkaca bir ârızası yoktur.
İLE/||/
FERAHNÂK
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen 1820 senelerinde Şâkir Ağa tarafından tertib edilmiştir; biraz eviç makamına benzerse de ifade itibariyle dahi ondan farklıdır. Şen ve hafif mevzular, bahar tasvirleri gibi parçalarda kullanılabilir. Bu makam, nevâ"da rast beşlisi, segâh"da ferah-nâk beşlisi, dügâh"da rast beşlisi, Ferah-nâk beşlisi ve nîm hicazda, hicaz dörtlüsünden mürekkeptir. Bu diziler ekseriya, karışık bir surette kullanılır. Makam ferah-nâk beşlisi ile karar eder. Durak ırak ve güçlü birinci derecede dügâh perdeleridir. Makam umumiyetle inicidir. Donanıma fa ve do için birer bakıyye diyezi konur. Zikredilen beş dizenin son ikisinde her iki arıza, ilkinde yalnız birinci arıza ve üçüncüsünde yalnız ikinci arıza mevcuttur. Bu diziler kullanılırken, bu noktalar göz önünde tutularak bekar konulur. Segâh"daki ferah-nâk beşlisinin si koma bemolü ve hicaz içerisinde geçen yerlere konur. Bununla beraber hicaz dörtlüsünün kullanılmadığı ferah-nâk eserler de vardır.
İLE/||/
HİCAZKÂR
Türk müziğinin şed makamlarındandır. Tahminen 170 sene önce tertib edilmiştir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çok özel bir edâ taşıyan bir diziye sahiptir. Zirgüle basîtesinin rast (sol) perdesindeki şeddidir. (Evcârâ"nın bir yarım ses tizinde kalan biçimi olur). Güçlüsü –beşinci derecesi olan- nevâ"dır. Dizisi inicidir, nispet-i şerîfe sayısı, zirgülede olduğu gibi 7 dir. Donanımına si koma mi ve lâ bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Şu hale göre orta sekizlideki sesleri şöyledir. (tizden peste doğru): gerdâniye, eviç, hisâr, nevâ, çârgâh, segâh, zirgüle ve rast. Ancak bestekârların hicazkâr eserlerde sıkça ve karışık olarak nihâvend ve yegâhda hicaz ile rastda hicaz (donanımı si ve mi koma ve la bakıyye bemolleridir) geçkileri yapmış olduklarını ilave etmek gerekir.
İLE/||/
HÜSEYNÎ
Türk müziğinin altı numaralı basit makamıdır; en eski makamlardandır. Hüseynî beşlisi ile uşşak dörtlüsünden müteşekkildir. Durak dügâh ve güçlü –beşinci derece olan- hüseynî perdeleridir. Niseb-i şerîfe sayısı 8 dir. Dizisi çıkıcıdır. İkinci biçimi muhayyer olur. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlideki sesleri şöyledir. (pestden dize doğru): dügâh, segâh, çargâh, nevâ, hüseynî, eviç, gerdaniye ve muhayyer. Hüseynî, klasik bestekârlar tarafından da en çok kullanılan bir kaça makamdan biri olmakla beraber, bilhassa Türk halk müziğinde en çok kullanılmış olan makamdır.
İLE/||/
HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî makamının pest tarafına, Hüseynî-aşîran perdesine nakledilmiş bir uşşak dörtlüsü ilavesinden mürekkep olup, bu dörtlü ile aşiran perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede hüseynînin durağı olan dügâh"tır. Donanımına Hüseynî gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Eskiden vech-i hüseynî de denilen bu makam, esasen hüseynînin pest tarafına tâbi olarak bir dörtlü katılmak suretiyle yapılmıştır ki aşiran perdesinde kalan hüseynîden başka bir şey değildir.
İLE/||/
HÜZZÂM
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. En eski mürekkeplerden biri olmakla beraber, bilhassa yaklaşık iki asırdır pek çok rağbet görmüştür. Türk müziğinin koyu hüzün arzeden makamlarından biri olan bu makam, dizisi bir sekizli içinde ifade edilebilen mürekkep makamlardandır. Hüzzam beşlisi ile segâh dörtlüsünden mürekkeptir. Durak segâh ve güçlü –üçüncü derece olan- nevâdır. Dizisi inici çıkıcı olup niseb-i şerîfe sayısı 6"dır. Donanımına si koma, mi bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru şöyledir; segâh, çârgâh, nevâ, hisâr, eviç, gerdâniye, muhayyer ve tiz segâh.
İLE/||/
ISFAHÂN
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Pûselik beşlisi, dügâh perdesine nakledilmiş bir rast dörtlüsü ve beyatî makamından meydana gelmiştir. Beyatî"nin durağı ve güçlüsü olan dügâh ve nevâ perdeleri, Isfahân"ın da durak ve güçlüsüdür. (Pûselik beşlisi ile dügâh"taki rast dörtlüsünün de esasen durak perdeleri dügâhtır.) Isfahân"ın dizisi inici-çıkıcıdır. Donanımına beyâtî gibi si koma bemolü konulur, pûselik beşlisi için si bekar ve rast dörtlüsü için si bekar sol bakıyye diyezi kullanılır. Eskiden beyâtî makamına Isfahân denilirken Isfahânek makamının terkibini müteakip birkaç asırdan beri Isfahânek yerine ısfahân denilmeye başlanmış, beyatî yeni bir bünyeye girmiş, Isfahânek de Isfahân"ın küçük bir fark gösteren biçimine kalbolmuştur.
İLE/||/
MÂHÛR
Türk müziğinin en eski makamlarındandır. Neşeli, şuh, ferah verici bir makamdır. Asırlardan beri rağbet ile kullanılmıştır. Mâhur, çârgâh makamının rast (sol) perdesindeki şeddidir; yani basit bir şed makamıdır. (Acem- aşîran gibi ki bu da mahurun bir perde pestinde kalan bir çârgâh şeddidir.) Güçlüsü – beşinci derece olan- nevâ (re)"dir. Dizinin umumi seyri inicidir. Donanımına fa için bir küçük münecceb diyezi alır. (Yani batı müziğindeki sol majör"ün aynıdır.) Orta sekizlisindeki sesleri tizden peste doğru olmak üzere şöyledir. Gerdâniye, mâhur, hüseynî, nevâ, çârgâh, pûselik, dügâh ve rast.
İLE/||/
MUHAYYER-KÜRDÎ
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen iki asır evvel tertibedilmiştir. Muhayyer makamına bir kürdî dörtlüsü ilavesinden ibarettir. Durak ve güçlü aynen muhayyerde olduğu üzere dügâh ve hüseynî perdeleridir. Donanımına muhayyerin si koma bemolü ve fa bakıyye diyezi arızaları konulur. Kürdî dörtlüsü için si bekar ve si küçük münecceb bemolü değişikliği yapılır.
İLE/||/
NİHÂVEND
Türk müziğinde bir makamdır. En eski makamlardan olup, eskiden nihâvend-i kebîrden ayırmak için nihâvend-i rûmî diye de adlandırılmıştır. Fakat son bir asırdan beri pek büyük bir rağbetle kullanılmıştır. Nihâvend batı müziğindeki sol minördür. Yani pûselik makamının bir perde peste göçürülmüş şeddidir. Rast perdesinde durur. Güçlüsü beşinci derece olan nevâ"dır. Donanımına si ve mi için iki küçük mücenneb bemolü konulur, yedenin fa bakıyye diyezi, nota içinde ilave edilir. Çıkıcı-inici bir seyri vardır. Orta sekizlideki sesleri pestden tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, kürdî, çârgâh, nevâ, nim-hisar, evic, gerdâniye. Dizisinde nisbet-i şerîfeden 7 tane olmakla mülayim sayılır. Elimizde, makamlar arasında sayı itibariyle 7 olarak nihâvend"den eser bulunmaktadır.
İLE/||/
RAST
Türk müziğinin en eski makamlarındandır. 4 numaralı basit makam olan rast, rast beşlisi ile rast dörtlüsünden müteşekkildir. Durağı rast (sol) ve güçlüsü – beşli ile dörtlünün birleşmiş olduğu beşinci derece nevâ (re) dir. Makam çıkıcıdır. Mülayim olup dizisinde niseb-i şerîfeden 8 tane vardır. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, evic ve gerdâniyye. Rast en çok kullanılmış makamlardandır; en eski devirlerden zamanımıza kadar bu önemini ve rağbetini korumuştur.
İLE/||/
SABÂ
Türk müziğinin en eski ve maruf makamlarındandır. Türk müziğinin en orijinal ve karakteristik makamlarından biri olan sabâ, yürekler parçalayıcı, gönüller yakıcı bir hüzün, elem, zühd ve pişmanlık duygusunu gayet net olarak bildirir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çârgâh"da zengûle (ki bu makam şevk-efzâ"nın terkîbinde de mevcuttur) ile sabâ dörtlüsünden mürekkeptir. Bu dörtlü ile dügâh (la) perdesinde kalır. Zengûle"nin durağı çârgâh perdesi, sabâ da çok mühim bir rolü olan güçlüdür. Çârgâh"da zengûle"nin güçlüsü olan rast (sol) perdesi gibi ikinci bir güçlünün, fazla kıymeti yoktur. Donanımına si koma bemolü ile re bakıyye bemolü konulur. Çârgâh"da zengûle"nin la bakıyye bemolü; nota içinde kullanılır.
İLE/||/
SEMÂÎ
Türk halk şiirinde bir "forme" un adıdır. Saz şairi tarafından bestelenir ve semâî adı altında okunur. Biçim itibarı ile aynen koşma gibidir, ondan farkı hecenin 4+4=8 vezni ile yazılmasındandır. Mevzuu itibarı ile de koşmadan farklıdır; semâîde âdeta bazı tekerlemeler vardır. Fakat bunlar oldukça anlam sunar, mânide olduğu gibi anlamsız değildir.
İLE/||/
SÛZNÂK
Türk müziğinin 13 numaralı sonuncu basit makamıdır. Basit makamlardan yegane yeni olanı olup, bütün diğerleri pek eskidir. Sûz-nâk tahminen 1780 senelerinde Abdülhalim Ağa, Ahmet Ağa, Mehmet Ağa"dan biri tarafından icat edilmiştir. O zamandan beri en çok rağbet edilen makamlardan biridir. Net olarak içli bir hüzün bir telkin eder. Sûz-nâk, rast beşlisi ile hicaz dörtlüsünden yapılmıştır. Rast beşlisi ile rast (sol) perdesinde durur. Güçlüsü beşli ile dörtlünün birleştiği beşinci derecede olan nevâ (re) dir. İnici-çıkıcı karışık bir biçimde seyreder. Donanımına si koma bemolü, mi bakıyye bemolü ve fa bakıyye diyezi konulur. (İlki rast beşlisi ve son ikisi de hicaz dörtlüsü için). Niseb-i şerîfeden dizisinde 7 tane bulunmakla "mülâyim" sayılır. Orta sekizlisindeki sesleri pestden tîze doğru şu biçimdedir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, evic ve gerdâniye. Bu asıl Sûz-nâk"tır. Bir de durak üstü olarak, dügah perdesi yerine zengûle kullanan Sûz-nâk vardır ki buna "zengûleli Sûz-nâk" derler ve zengûle makamının rast (sol) perdesindeki şeddi (hicazkâr) gibidir. Hicazkârdan farkı, daima değil ancak karara doğru karakteristik olarak zengûle perdesini bir nevi üstyeden olmak üzere kullanmasıdır.
İLE/||/
ŞEHNÂZ
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Çok güzel ve karakteristik bir makam olup, hicazkârın daha yumuşağı ve nazlısı, masal edasına çok müsait bir çeşididir. Eskiden daha çok kullanılan makam son yıllarda orta derecede kullanılmıştır. Şehnâz, uzzal veya hicaz veya hümâyun makamına, hüseynî aşîran (mi) perdesine göçürülmüş bir hümâyûn ilavesinden mürekkeptir. Uzzal veya hicaz veya hümâyun ile dügâh (la) perdesinde kalır (bu perde, hüseynî aşîran"da hümâyûn"un da güçlüsüdür). Güçlüler birinci derecede –hümâyûn ile hicâz"ın güçlüleri olan- nevâ (re), ikinci derecede de – uzzalın güçlüsü ve hüseynî aşîran"da hümayun durağı olan- hüseynî (mi) perdeleridir. Karışık ve daha çok inici bir seyri vardır (ve muhayyer perdesini sık kullanır). Donanımına si bakıyye bemolü, fa koma diyezi, do ve sol bakıyye diyezleri konulur. (İkinci ve dördüncü arızaları hüseynî aşîranda hümâyûn içindir; diğer ikisi de hümâyûnun arızalarıdır). Eğer uzzal veya hicaz kullanılmışsa fa bakıyye diyezi (fa bekardan sonra) ve sol bekar yapılır.
İLE/||/
USÛL-HAFİF
Türk müziğinin büyük usullerindendir. 32 zamanlı ve 26 darplıdır (yine 32 zamanlı olarak 14 darplı benefşân ve 22 darplı muhammesten daha az kullanılmıştır). 32/2"lik ağır hafif mertebesi de çok kullanılmıştır. 32/8"lik yürük hafif de görülmüştür. Usul isminden de anlaşılacağı üzere yürük eserlere yakışır, oynak ve hafiftir. Hafif ile kâr, beste, peşrev, tevşih ve ilâhiler ölçülmüştür. Bilhassa beste formu için pek çok kullanılmıştır. Usul üç farklı biçimde dizilmiş 8 adet sofyandan oluşur.
İLE/||/
YEGÂH
Türk müziğinin eski makamlarından bir tanesidir. Yegâhnevâ ile nevâ"da rast makamlarından tertip edilmiştir. İkinci dizi ile yegâh (re) perdesinde kalır ki, bu ses aynı zamanda makamın terkibindeki ilk dizinin de güçlüsüdür. Güçlüsü nevânın durağı olan dügâh (la) perdesidir. (Nevâ, perdesi tiz durağı olduğu için güçlü sayılamaz). Donanımına nevâ gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Yegâh"da rast için ise si bekar ve do bakıyye diyezi nota içerisinde kullanılır. (Fa bakıyye diyezi bu dizide ortaktır). Genellikle inici olarak seyreder. )
- ACEMLEŞMEK ile ACEMİLEŞMEK ile ACEMLEŞTİRMEK ile ACEMİLEŞEBİLMEK ile ACEM ile ACEMİ/LİK ile ACEMCE ile ACEMİCE ile ACEM İŞİ ile ACEMİ ER ile ACEM HALAYI ile ACEM KILICI ile ACEM LALESİ ile ACEM PİLAVI ile ACEMİ AĞASI ile ACEMİ OCAĞI ile ACEMİ OĞLANI ile ACEMİ ÇAYLAK ile ACEMİ BİRLİĞİ
- ACEPHALY[İng.] değil/yerine/= ASEFALİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BRACKISH WATER[İng.] / BROCKIGES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ACI SU
- AÇI ile/ve PARALAKS[Fr. < Yun. PARALLAX]
- OPEN CYCLE REACTOR[İng.] / RÉACTEUR À CYCLE OUVERT[Fr.] / OFFENER ZYKLUS REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK ÇEVRİMLİ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- OPEN CIRCUIT POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE CIRCUIT OUVERT[Fr.] / OFFENER KREIS POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK DEVRE POTANSİYELİ
- FREE AIR IONIZATION CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'IONISATION D'AIR LIBRE[Fr.] / FREILUFTIONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK HAVA İYONLAŞMA ODASI
- AÇIK SAÇIK[ARÂBE çoğ. ARABÂT] ile AÇIK SEÇİK
- OPEN SYSTEM[İng.] / OUVRIR SYSTÈME[Fr.] / OFFEN SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK SİSTEM
- AÇIKLAMA ile/ve İSPAT/İSBAT
- APERTURE[İng.] / OUVERTURE[Fr.] / APERTUR, BLENDENÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIKLIK
- AÇILIM ile AÇILIŞ/KÜŞAT[Fars. < GUŞÂD]
- AÇILIM ile AÇILIŞ ile AÇILI KAPLAMA ile AÇILIŞ TÖRENİ ile AÇILIŞ KONUŞMASI
- ACIMAK ile ACIMASIZLAŞMAK ile ACIMASIZLAŞABİLMEK ile ACIMASIZ/LIK ile ACIMASIZCA ile ACIMA HİSSİ ile ACIMA DUYGUSU
- ZÂVİYEVÎ KUTR[Osm.] / ANGULAR DIAMETER[İng.] / DIAMÈTRE ANGULAIRE[Fr.] / WINKELDURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL ÇAP
- ANGULAR DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANGULAIRE[Fr.] / WINKELDISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL DAĞILIM
- ANGULAR FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE ANGULAIRE[Fr.] / KREISFREQUENZ, WINKELFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL FREKANS
- ZAVİYEVÎ SÜRAT[Osm.] / ANGULAR SPEED, ANGULAR VELOCITY[İng.] / VITESSE ANGULAIRE[Fr.] / WINKELGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL HIZ
- ANGULAR IMPULSE[İng.] / IMPULSION ANGULAIRE[Fr.] / DREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL İTME, DÖNER İTKİ
- ANGULAR MOMENTUM[İng.] / MOMENT ANGULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AÇISAL MOMENTUM
- CONSERVATION DU MOMENT ANGULAIRE[Fr.] / DREHIMPULSERHALTUNG, DREHMOMENTSVERTEIDIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL MOMENTUMUN KORUNUMU
- ANGULAR DISTANCE[İng.] / DISTANCE ANGULAIRE[Fr.] / WINKELENTFERNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL UZAKLIK
- ANGULAR DISPLACEMENT[İng.] / DÉPLACEMENT ANGULAIRE[Fr.] / WINKELVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL YER DEĞİŞTİRME
- AÇMAK ile AÇMAZ/LIK ile AÇMACI/LIK ile AÇMALIK ile AÇMAZ DÜĞÜMÜ ile AÇMAZ HALATI
- ACO-/ACOU-/ACOUS-/ACOUO-/-ACUSİA/-ACUSİS ile/||/<> ACU- ile/||/<> PHON-/-PHONE/-PHONİA/PHONO-/-PHONY
- ACTİN-/ACTİNO- ile/||/<> HELİ-/HELİO- ile/||/<> THERM-/-THERM/THERMO-/-THERMY ile/||/<> CAL-/CALORİ- ile/||/<> ELECTRO- ile/||/<> ASTR-/ASTRO-
- ACTİNO- ile/||/<> RADİO- ile/||/<> ROENTGENO- ile/||/<> PHOT-/PHOTO-
- ACTIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= AKTİF LEŞÇİLLİK
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ISLAND EFFECT[İng.] / EFFET D'ÎLOT[Fr.] / INSELLBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADA ETKİSİ
- A'DÂD[Ar. < ADED] ile A'DÂD[Ar. < ADAD, ADUD] ile A'DAD[Ar.]
- AD-/-AD ile/||/<> AS- ile/||/<> -AL
- ÂDÂK[Ar.] ile ADAKK[Ar.] ile ADAK/NEZİR[Ar.]
- ADALE ile ADALET ile ADALELİ ile ADALESİZ ile ADALETLİ/LİK ile ADALETSİZ/LİK ile ADALETSİZCE ile ADALET KAPISI ile ADALET SARAYI ile ADALET ÖRGÜTÜ ile ADALET MAHKEMESİ
- ADÂLET ve/||/<>/>/< SÜKÛN/SÜKÛT
- ADAMANTANE[Fr.] / ADAMANTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADAMANTAN
- ADAMDAN SAY(MA)MAK ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K
- ADAMI OLMAK değil ADAM OLMAK
- ADAPTE/ADAPTED[İng.] değil/yerine/= UYARLANMIŞ
- ADAPTIVE RADIATION[İng.] değil/yerine/= UYUMSAL YAYILIM
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AD DOLUNAN"/ADL OLUNMAK/ADLOLUNMAK ile/değil ADDOLUNMAK/ADDOLUNAN[Ar. + Tr.]
- ÂDEMİ/ADEMÎ" MERKEZİYET değil ADEM-İ MERKEZİYETÇİ/LİK
- ADEN-/ADENO- ile/||/<> ADİPO- ile/||/<> ADENO- ile/||/<> ATHER-/ATHERO- ile/||/<> AXILLO- ile/||/<> MYX-/MYXO- ile/||/<> MUC-/MUCO- ile/||/<> BLENN-/BLENNO- ile/||/<> -AGOGUE ile/||/<> ELEO-/ELAEO-/ELAİO-/OLEO- ile/||/<> LİP-/LİPO- ile/||/<> PİMELO- ile/||/<> STEAR-/STEARO-/STEAT-/STEATO- ile/||/<> SİAL-/SİALO- ile/||/<> PTYAL-/PTYALO- ile/||/<> LACT-/LACTO- ile/||/<> GALACT-/GALACTA-/GALACTO- ile/||/<> AMPHİ- ile/||/<> PY-
- ADENİN[Fr.] ile ADENİT[Yun.]
- ADENOM ile/||/<> ADENOKARSİNOM ile/||/<> ADENOPATİ ile/||/<> ADENİT
- ADENOM[Yun.] ile ADENOPATİ[Fr.] ile ADENOİT[Fr.]
- ADENOSINE TRIPHOSPHATE[İng.] değil/yerine/= ADENOZİN TRİFOSFAT
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BITUMINOUS COAL[İng.] / HOUILLE BITUMINEUSE[Fr.] / BITUMINOSE KOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİ MADEN KÖMÜRÜ
- ÂDİ ile/değil/yerine/>< ÂDİL
- ADİ ile ADİL/LİK ile ADİ ADIM ile ADİ KESİR ile ADİ SUÇLU/LUK ile ADİ DEFTER ile ADİ PALANGA ile ADİ ISKARMOZ
- ADIABATIC[İng.] / ADIABATIQUE[Fr.] / ADIABATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİABATİK
- ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİMİTANS
- ADIMLAMAK ile ADIMLANMAK ile ADIMLAYABİLMEK ile ADIL ile ADIM/LIK ile ADI SANI ile ADIM ADIM ile ADI ÜSTÜNDE ile ADI BELİRSİZ/LİK ile ADIM CÜMLESİ
- ADİNAMİ[Fr.]/ADYNAMIA[İng.] değil/yerine/= KAS ZAYIFLIĞI/GÜÇSÜZLÜK
- ADİPOSİR[Fr.] ile ADİPOZ[Fr.]
- TAHAVVÜL-Ü DÂHİLÎ[Osm.] / ADIABATIC ALTERATION[İng.] / ADIABATISCHE ENDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK DEĞİŞİM
- ADIABATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK DENKLEM
- ADIABATISCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK EĞRİ
- ADIABATISCHE GRADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK GRADYAN
- ADIABATISCHER PROZESS, ADIABATISCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK SÜREÇ
- NOMENCLATURE[İng.] / NOMENCLATURE[Fr.] / NOMENKLATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ADLANDIRMA
- ADMITTANCE[İng.] / ADMITTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADMİTANS
- ADNEXA[İng.] değil/yerine/= ADNEKS
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ADOLESANS/ADÖLESANS ile/||/<> ADOLESAN/ADÖLESAN
- ADRENALINE[İng.] / ADRÉNALINE[Fr.] / ADRENALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADRENALİN
- ADRENALİN[İt./Fr. ADRENALINE]/EPİNEFRİN ile/değil/yerine ENDORFİN
- ADRES[İng. ADDRESS] değil/yerine/= BULUNAK
- HEAT OF ADSORPTION / ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTION'S WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPLAMA/ADSORPSİYON ISISI
- ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIQUE ADSORPTION[Fr.] / ADSORPTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ
- ADVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ADVEKSİYON
- ADIABATIC CHANGE[İng.] / ÉCHANGE ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK DEĞİŞİM
- ADIABATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK DENKLEM
- ADIABATIC CURVE[İng.] / COURBE ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK EĞRİ
- ADIABATIC GRADIENT[İng.] / GRADIENT ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK GRADYAN
- ADIABATIQUE SYSTÉMÉE[Fr.] / ADIABATISCH SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK SİSTEM
- ADIABATIC PROCESS[İng.] / PROCESSUS ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK SÜREÇ
- AER-/AERO- ile/||/<> ETH- ile/||/<> PHYSO- ile/||/<> PNEUM-/PNEUMA-/PNEUMAT-/PNEUMATO- ile/||/<> PNE-/-PNEA/PNEO-/-PNOEA ile/||/<> LARYNG-/LARYNGO- ile/||/<> PNEUMO-/PNEUMON-/PNEUMONO-
- AERO/AIR CHAMBER ile/||/<> AEROB ile/||/<> AEROBİK ile/||/<> AEROFİL ile/||/<> AEROSOL ile/||/<> AEROTERAPİ ile/||/<> AİR-BORN[E]
- AEROBİK ile/||/<> AEROFAJİ ile/||/<> AEROP ile/||/<> AEROSOL
- AERODYNAMIC PROFIL[İng.] / PROFIL AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODINAMISCHES PROFIL, AERODYNAMISCHER DURCHSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK PROFİL
- AERODYNAMIC TUNNEL[İng.] / SOUFFLERIE AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODYNAMISCHER TUNNEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK TÜNEL
- MEBHAS-İ KUVVET-İ HAVÂ[Osm.] / AERODYNAMIC[İng.] / AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK
- AEROPHYSICS[İng.] / AÉROPHYSIQUE[Fr.] / AEROPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROFİZİK
- AEROGRAF[Fr.] İLE AEROGRAFİ[Yun.]
- AEROGEL[İng.] / AÉROJEL[Fr.] / AEROGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROJEL
- AEROLİK[Fr.] ile AEROLİT[Fr.]
- AEROLITIC[İng.] / AÉROLIQUE[Fr.] / AEROLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLİK
- AEROLOJİ[Fr. < AÉROLOGIE] değil/yerine/= HAVA ARAŞTIRMALARI BİLİMİ
- AEROLOGY[İng.] / AEROLOGIE[Fr.] / AEROLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLOJİ
- AEROLOJİ[Fr.] ile AEROLOJİK[Fr.]
- AEROLOJİK[Fr. < AÉROLOGIQUE] değil/yerine/= AEROLOJİ İLE İLGİLİ
- AEROLOGIC MODIFICATIONS[İng.] / MODIFICATIONS AÉROLOGIQUES[Fr.] / AEROLOGIESCHE ÄNDERUNG, AEROLOGIESCHE MODIFIKATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLOJİK DÜZELTMELER
- AERONOMY[İng.] / AÉRONOMIE[Fr.] / AERONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AERONOMİ
- AEROSTATICS[İng.] / AÉROSTATIQUE[Fr.] / AEROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROSTATİK
- AEROTECHNICS[İng.] / AÉROTECHNIQUE[Fr.] / AEROTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTEKNİK
- AEROTHERMICS[İng.] / AÉROTHERMIQUE[Fr.] / AEROTHERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTERMİK
- AEROTHERMODYNAMICS[İng.] / AÉROTHERMODYNAMIQUE[Fr.] / AEROTHERMODYNAMISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTERMODİNAMİK
- AFAK[Fr.] ile/ve/||/<>/> AFAKİ[Fr.]
- AFERİST[Fr. < AFFAIRISTE] değil/yerine/= VURGUNCU, ÇIKARCI, DALAVERECİ
- AFİ ile AFİF/LİK ile AFİS ile AFİŞ ile AFİŞÇİ/LİK
- ASI/AFİŞ[Fr. < AFFICHE] ile/ve/||/<>/> AFİŞE[Fr. < AFFICHER]
- AFT[Yun./Fr. APHTE] ile/ve/||/<> AĞIZ YARALARI
- AĞAÇ ile/ve ŞATOK/ŞADOK
- COEFFICIENT OF VISCOUS PLASTICITY[İng.] / VISCOÉLASTICITÉ, COEFFICIENT DE LA PLASTICITÉ VISCOSE[Fr.] / VISKOELASTIZITÄT, VISKOELASTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI ESNEKLİK/PLASTİKLİK KATSAYISI
- KIVAMLI, LEZCÎ, LÜZÛCÎ[Osm.] / VISCOUS[İng.] / VISQUEUX[Fr.] / VISKOS[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI, VİSKOZ
- KIVAM, LÜZÛCET[Osm.] / VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ[Fr.] / VISKOSITÄT ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIK VİZKOZİTE
- VISCOMETER, VISKOSIMETER[İng.] / VISCOSIMÉTRE[Fr.] / VISIOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIKÖLÇER, VİSKOZİMETRE
- AG[G]LÜTİNASYON ile/||/<> AG[G]LÜTİNİN[Fr. AGGLUTININE]
- HEAVY IONS[İng.] / IONS LOURDS[Fr.] / SCHWERE IONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR İYONLAR
- HEAVY METALS[İng.] / MÉTAUX LOURDS[Fr.] / SCHWERMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR METALLER
- HEAVY WATER REACTOR[İng.] / SCHWERWASSERREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR SU REAKTÖRÜ
- AĞIRBAŞLILIK/AYIKLIK = SOBRIETY[İng.] = SOBRIÉTÉ[Fr.] = NÜCHTERNHEIT[Alm.] = SOBRIEATAS[Lat.]
- SIKLET MERKEZİ[Osm.] / CENTER OF GRAVITY[İng.] / CENTRE DU POIDS[Fr.] ile/değil/yerine/= AĞIRLIK MERKEZİ
- WEIGHT TITRIMETRY[İng.] / GEWICHTS TITRIMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIRLIK TİTRİMETRİSİ
BUZRA: Üst dudağın ortasından dışarı doğru taşan et parçası. )
DEHÂN-I TENG: Küçük ağız.
NEMEK-DÂN[Fars.]: Sevgilinin dudağı. )
- AGLOS[Yun.] ile AGLOSİ[Fr.]
- AGNOSTİSİZM[Fr. < AGNOSTICISME] değil/yerine/= BİLİNEMEZCİLİK
- AGNOZİ[Fr. < AGNOSIE] değil/yerine/= TANISIZLIK
- AGNOZİ/AGNOSIA[İng.]/[Fr. < AGNOSIE] değil/yerine/= TANISIZLIK, TANIMAZLIK, VAROLANLARI TANIYAMAMA, TANIMA YİTİMİ, ALGI YİTİMİ
- AGONİ[Yun.]/AGONY[İng.] değil/yerine/= CAN ÇEKİŞME
- AGORAFOBİ[Fr. < AGORAPHOBIE] değil/yerine/= AÇIK ALAN KORKUSU
- AGORAPHOBIA[İng.] değil/yerine/= AGORAFOBİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AGRAF[Fr. < AGRAFE] değil/yerine/= KOPÇA
- AGRAFİ/AGRAPHIA[İng.]/AGRAPHIE[Fr.] değil/yerine/= YAZAMAMAZLIK, YAZMA YİTİMİ
- AGREGA[Fr. < AGRÉGAT] değil/yerine/= KATIŞMAÇ
- AGREGAN/AGGREGANT[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞTIRICI
- AGREMAN[Fr. < AGRÉMENT] değil/yerine/= UYGUNLUK
- AGRESİF[İng. AGRESSIVE] değil/yerine/= SALDIRGAN
- AGROMETRE/AGGREGOMETER[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞIMÖLÇER
- AGRONOM[Fr.] ile AGRONOMİ[Fr.] ile AGRONOMETRİ[Fr.]
- ÂGUL[gu uzun okunur][Fars.] ile ÂGÛR[Fars.]
- AH ile/ve/> AMAN ile/ve/> YETİŞ[MEDED]
- AHAD[Ar.] ile ÂHÂD[Ar. < AHAD] ile AHADD[Ar. < HADD]
- AHARLAMAK ile AHA ile AHAR ile AHARLI
- AHBAP değil/yerine/= TANIDIK/TANIŞ
- AHBÂS[Ar. < HABS] ile AHBÂZ[Ar. < HUBZ]
Ekmekler. )
- AHD[Ar.] ile MÎSÂK[Ar.]
- AHDEB[Ar.] ile AHDEB[Ar.]
- AHD-İ ATİK ile/ve/||/<>/> AHD-İ CEDÎD
- AHFÂ[Ar. < HAFÎ] ile/ve/||/<> AHFİYE[Ar. < HIFÂ]
- AHFÂD[Ar. < HAFÎD] ile AHFAZ[Ar.]
- AHİD[Ar. AHD] ile AKİT[Ar. AKD]
- AHİTLEŞMEK ile AHİ ile AHİR ile AHİT ile AHİZ ile AHİR VAKİT ile AHİR ZAMAN ile AHİR ÖMÜRDE
- AHLAMAK ile AHLAF ile AHLAK ile AHLAT ile AHLAKLI/LIK ile AHLAKÇA ile AHLAKÇI/LIK ile AHLAKSIZ/LIK ile AHLAK DIŞI ile AHLAKSIZCA ile AHLAK BİLİMİ ile AHLAK DIŞICI/LIK ile AHLAK YASASI ile AHLAK BİLİMCİ ile AHLAK BİLİMSEL ile AHLAK ZABITASI
- AHMÂ[Ar. < HAMÂ] ile AHMÂ[Ar. < HAMİYYET] HAMİYET
- AHMED ve/||/+/<>/> MUHAMMED ve/||/+/<>/> MAHMUD ve/||/+/<>/> MUSTAFA
- AHMES[Ar.] ile AHMEZ[Ar.]
- AHRAS[Ar.] ile AHRÂS[Ar. < HÂRİS] ile AHRAZ[Ar.]
- AHRES[Ar.] ile AHREŞ[Ar.]
- AHŞÂ[Ar.] ile AHŞÂ'[Ar. < HAŞÂ]
- AILUROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= AİLUROFOBİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AJAN/LIK ile AJANS ile AJAN PROVOKATÖR
- AJİTASYON[Fr.] ile AJİTE[Fr.]["ACİTE/ACITE" değil!]
- AJİTASYON[Fr./İng. < AGITATION]["ACITASYON" değil!] değil/yerine/= KIŞKIRTMA/KIŞKIRTI/KÖRÜKLEME ÇALKALAMA | ÇIRPINTI | DUYGU SÖMÜRÜSÜ | HUZURSUZLUK | ÇALKALAMA
- AK/AQ[Oğuz] ile/||/<> AK SAY/AQ SAY ile/||/<> AK TEREK/AQ TEREK
[<
- AKABİLMEK ile AKAÇLAMAK ile AKAÇLATMAK ile AKA ile AKAK ile AKAR ile AKAÇ ile AKARCA ile AKARLAR ile AKAR AMBER ile AKAN YILDIZ
- AKADEMİ/K ile/ve/||/<> AKADEMİCİ/LİK
- AKANTOLİZ[Fr.] ile AKANTOZ[Fr.] ile AKANTOSİTOZ[Fr.]
- ACAROID RESIN[İng.] / RÉSINE D'ACARIODE[Fr.] / AKAROIDHARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKAROİD REÇİNESİ
- AKD/AKİD[Ar.] ile/ve/||/<> ÂKİD[Ar. çoğ. AKADE]
(1996'dan beri)