BİLİM [SCIENCE]

- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESPİT

- TESBİH[Ar.] ile/ve/||/<>/< TESPİT[Ar. < TESBİT]

- TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI! değil/yerine TEŞBİHİN, AYAĞI TOPALDIR

- TESCİL/LEMEK ile/ve/değil TASDİK/LEMEK

( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. | Bir taşınmazın üzerinde bir aynî hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt. İLE/VE/DEĞİL Doğrulama. | Onay, onaylama. )

- TEŞDİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇ VERME | SAĞLAMLAŞTIRMA

- TEŞEBBÜS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM | GİRİŞME

- TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/> TESADÜF

( Teşebbüs etmezsen, tesadüf etmez. )

- TEŞECCÜ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞECCÜR[Ar.]

( Sahte cesâret gösterme, şecî görünme. İLE Ağaçlaşma, ağaçlanma. | [kimya] Billur nesnelerin ağaç biçiminde birleşmesi. )

- TEŞEKKÜL[Ar. < ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[Ar. < ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]

( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )

- TEŞEKKÜR EDERİM ile/ve/||/<>/> EKSİK OLMA!


- TEŞEKKÜRÜNÜ ...:
"BİLDİRMEK"
ile/ve/değil/||/<>/< BELİRTMEK

- TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK

- TEŞHİS[Ar.] değil/yerine/= TANI/TANIMLAMA

( Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma. Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme. | Belirleme. | Kişileştirme. )

- TEŞHÎS[< ŞAHS | çoğ. TEŞHÎSÂT] ile TEŞHÎZ[< ŞAHZ | çoğ. TEŞHÎZÂT]

( Ayırma, seçme, fark etme, tanıma. | Hastalığın, hangi hastalık olduğunu bilme. | Eşyaya şahsiyet verme, onlara hitâb etme. İLE Sivriltme, keskinleştirme. | Bileme. | Uyandırma, kuvvet ve etkisini artırma. )

- TESİR (ETMEK) ile/ve/||/<>/> TESİS (ETMEK)

( Etki etmek. İLE/VE/||/<>/> Yapılandırmak. )

- TESİS[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> TEŞKİL[Ar.] (ETMEK)

- TEŞKİK[< ŞAKK] ile TEŞKÎK[< ŞEKK | çoğ. TEŞKÎKÂT]

( Yarma, yarılma, ikiye ayırma, parça parça yarma. İLE %50/50 olarak şüpheye düşürme/düşürülme, şüphede bırakma/bırakılma. )

- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK

- TESLİMİYET:
BOYUN EĞMEK
değil ANLAMAK

- TESLİMİYET ile/ve/||/<> ADÂLET


- TESMİYE[Ar. < İSM] ile ADLANDIRMA, AD VERME/KOYMA

( AD KOYMA, ADLANDIRMA, İSİM VERME | BESMELE ÇEKME )

- TEŞNE[Fars.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNÜLLÜ

( Susamış. | Çok istekli. @@ ... )

- TEŞNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MÜSAİT (OLMA)

- TESPİT ile GENELLEME

- TESPİT ile/ve/değil/||/<>/< İTİRAF

- TESPİT değil/yerine/= SAPTAMA

- TESPİT değil/yerine/= SAPTAMA

- TESPİT ile/ve/değil/||/<>/>/< (HAKKI/NI) TESLİM

- TEŞRİFLERİNİZ" değil TEŞRİFİNİZ

- TEŞRİH ile TEŞBİH


- TEŞRÎH[Ar. < ŞERH | çoğ. TEŞRÎHÂT] ile TEŞRÎHÎ[Ar.] ile TEŞRÎ/Î(LEGISLATIVE)[Ar.]

( Açma, yayma, etraflıca şerh etme/edilme. | Dilim dilim, parça parça kesme. | Bir ölü gövdesini kesip parçalara ayırma. Otopsi. | Anatomi. | İskelet. İLE Anatomiye özgü, anatomiyle ilgili. İLE Yasa ile, yasa ile ilgili. )

- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK

( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )

- TEST ile/ve/değil/||/<>/< CHECK

- TEST ile/değil TEZ

- TESTLERDE:
POZİTİF
ile/ve NEGATİF

( Bulunmuşsa/varsa. İLE/VE Bulun(a)mamışsa/yoksa. )
( Anlamlandırması/yorumlaması, beklenilen/aranılan şeyin karşılığına göre değişir. [ur/bakteri vb. için bakılmışsa pozitif çıkması olumsuzdur/kötüdür fakat gebelik, aşının tutması vb. için bakılıyorsa pozitif çıkması olumludur/iyidir.] )

- TEŞVİK ETMEK ile/değil ÇANAK TUTMAK

- TEŞVİK ile/ve/<> CEVAZ

- TEŞVİK-İ MESAİ değil TEŞRİK-İ MESAİ/İŞBİRLİĞİ

- TESYÎL[Ar. < SEYL] ile TESYÎR[Ar. < SEYR]

( Sel gibi akıtma/akıtılma. | [kimya] Sert bir cismi, akıcı duruma getirme. İLE Yürütme, yürütülme. | Gönderme/gönderilme, yollama/yollanma. )

- TETABBU'[Ar. < TETABBUÂT] ile TETÂBU'[Ar. < TEBA | çoğ. TETÂBUÂT] ile TETEBBU'[< TEBA | çoğ. TETEBBUÂT]

( Tabiatlanma. İLE Aralıksız, birbiri ardından gelme. İLE Bir şeyi etraflıca tetkik etme, mahiyetini anlamaya çalışma, kapsamlı inceleme, bir şey hakkında geniş bilgi edinme. )

- TETÂBUK[Ar. < TIBK] değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ

- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ

- TEVÂFUK ile TEVÂRÜS

- TEVAKKİ[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, KORUNMA, ÇEKİNME

- TEVAKKUF[Ar.] değil/yerine/= DURMA, DURAKLAMA | BAĞLI/İLGİLİ OLMA

- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]

( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )

- TEVÂZU'[Ar. < VAZ | çoğ. TEVÂZUÂT] ile TEVAZZU'[Ar.] ile TEVAZZUH/TAVAZZUH[Ar. < VUZÛH | çoğ. TETEBBUÂT]

( Alçakgönüllülük (gösterme). İLE Konulma, konuluş. İLE Açıklanma, açıklığa kavuşma, aydınlanma. )

- TEVCÎH[< VECH] değil/yerine/= ÇEVİRME, YÖNELTME, DÖNDÜRME | SÖZ ATMA, BAKMA | ANLAM VERME, YORUMLAMA | RÜTBE, MEVKİ VERME

- TEVCÎH[Ar. < VECH] ile/ve/||/<> TEVDÎ[Ar. < VED]

( Çevirme, yöneltme, döndürme, söz atma, bakma, anlam verme, yorumlama, rütbe/mevki verme. İLE Bırakma, emânet etme, vedâlaşma. )

- TEVDÎ (ETMEK) ile/ve/||/<> HAVÂLE (ETMEK)

( Bırakma, emânet etme. | Vedâlaşma. İLE/VE/||/<> Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. | Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. | Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. | Genellikle çocuklarda görülen, ateşli ya da ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. | Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde ya da duvar. | Yüksek ve büyük bir görünüşü olma. )

- TEVDÎ[Ar. < VED] değil/yerine/= BIRAKMA, EMÂNET ETME | VEDÂLAŞMA[Ar.]

- TEVEKKELÎ[Ar.] değil/yerine/= NEDENSİZ, BOŞ YERE/BOŞUNA

- TEVEKKÜL ve/||/<>/< TEVHİD

- TEVELLU'[Ar.] ile TEVELLÜH[Ar. < VELEH | çoğ. TEVELLÜHÂT]

( Sevme, aşk ve ilginin oluşması. İLE Şaşakalma. )

- TEVFİKAN[Ar.] değil/yerine/= UYARAK, UYGUN OLARAK, ...'E GÖRE

- TEVHİD ile/ve/||/<> FITRAT

- TEVLİT[Ar.] değil/yerine/= DOĞURMA, DOĞURTMA | NEDEN OLMA, OLUŞTURMA

- TEVSİK[Ar.] değil/yerine/= BELGELEME

- TEYAKKUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLIK/ANIKLIK/UYANIKLIK

- SAV/TEZ ile/ve/||/<>/> | ÖNSAV/HİPOTEZ ile/ve/||/<>/> KARŞISAV/ANTİTEZ | ile/ve/||/<>/> BİREŞİM/SENTEZ

( Sav. İLE/VE/||/<>/> | Varsayım[ispatta geçici olarak kabul edilen doğrular][faraziye]. İLE/<> Karşı Sav. | İLE/VE/||/<>/> Bireşim. )

- TEZ ile SAV

( Ödev. İLE Mantıkça sıkı dokunmuş bir çıkarımlar dizisinin vargı'sıdır. )

- TEZ ile/ve/değil/||/<> SÖYLEM

- TEZ[Fars.] ile TEZ[Fr.]

( Çabuk olan, hızlı. | Hızlı bir biçimde. İLE Sav. | Üniversitelerde öğrencilerin ya da öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel çalışma. )

- TEZEHHUR[Ar.] ile TEZEHHÜR[Ar. < ZEHRE | çoğ. TEZEHHÜRÂT]

( Denizin köpürüp taşması. İLE Çiçeklenme. | [kimya] Çiçeksime, tuzlanma.[Fr. EFFLORESCENCE] | Üst derinin üstünde görülen ufak ufak kabarcıklar. )

- TEZEKKÜR ile/ve/||/<>/> TEDEBBÜR

( Geçmişe yönelik. İLE/VE/||/<>/> Geleceğe yönelik. )

- THALES KURAMI ve/||/<> ÜÇGENLER KURAMI

( Piramidin yüksekliğini bulmak için yere dikilen bir çubuğun gölgesinin uzunluğunun, çubuğun uzunluğuna eşit olmasını beklemek ve o anda piramidin gölgesinin uzunluğunu ölçerek piramidin yüksekliğinin ölçülmesi. | Bir dik üçgende, dik açının tepe noktasından hipotenüse indirilen dikmenin, iki tarafında kalan iki üçgen, birbirine ve asıl üçgene benzer üçgenlerdir. VE/||/<> ... )

- THALES ve/||/<>/> ANAKSİMANDROS/ANAKSİMENDER

( ...[M.Ö. 624 - 546] VE/||/<>/> Thales'in öğrencisi.[M.Ö. 610 - 546/545] )
( Anaksimandros, dünyanın tepsi gibi değil küre gibi olduğundan ilk kuşkulanmış kişidir.[Dünyanın eğimini bile ölçmüştür.] )
( [2. | 3. | 4. | 5. | 6. | 7. dersler...] )

- THALES ile/ve/değil PARMENİDES

( İlk filozof, Thales değil Parmenides olarak kabul edilir. )
( PARMENİDES - PERİ PHYSEOS(DOĞA ÜZERİNE) )

- THEIA ile/ve/||/<> DÜNYA

- THING ile ENTITY


- THING vs./and/<> THINK

- THOMAS HENRY HUXLEY

( 04 Mayıs 1825 - 29 Haziran 1895 İLE 26 Temmuz 1894 - 22 Kasım 1963 )

- THOMAS YOUNG

- TİCARET, BİLİM VS. ile SANAT ve FELSEFE

( Ortalama akıl, yeterlidir. İLE Ortalama akıl, yetmez. )

- TIKAÇ ile/ve/değil/yerine/>< TAÇ

- TİKEL ile/ve/||/<>/< EVRENSEL

- TİKEL/LER ile/ve/||/<> NİTELİK/LER ile/ve/||/<> İLİŞKİ/LER

- TİLMÎZ[Ar.]["TIRMİZ" değil!] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÂLİP[Ar. < TÂLİB]

- TİN ve/||/<>/< ŞAŞMA

( Şaşma, tin'in kapısıdır. )

- TIP TARİHİNDEKİ DÖNEMLER:
GİZEMCİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AKILCI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLİKÇİ


- TIRNAK İÇİNE ALMAK ile/ve/||/<> PARANTEZ İÇİNE ALMAK

- [ne yazık ki]
PARA BATIRMA YANILIMINDA:
TITANIC
ile/ve/||/<>/> CONCORDE

- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN

- TİTREME ile TİTREŞİM

( İHTİZÂZ ile ... )

- TİYATRO ile/ve/||/<> KUMPANYA[İt. < COMPAGNIA]

( ... İLE/VE/||/<> Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık. | Tiyatro topluluğu. | Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapanlar topluluğu. )

- TO KNOW and TO DEFINE and TO UNDERSTAND

- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN

( )

- TOHUMLA(N)MA ile/ve SPORLA(N)MA

( Çiçekliler/de. İLE/VE Çiçeksizler/de. )

- TOHUMUN:
YİTMESİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİTMESİ/YEŞERMESİ

- TOK ile/ve/||/<> PEK

( Karnın. VE/||/<> Sırtın. )

- TÖKEZLEME ile/ve/değil/||/<>/< SÜRÇME

- TÖKEZLEMEK ile SENDELEMEK

- TÖKEZLEMEK ile TAKILMAK

- TOK/LUK ile/ve/||/<> DOYGUN/LUK

- TOKSİKOLOJİ ile/ve/||/<> TOKSİN

( Zehirle, onların organizmaya olan etkileriyle ve zehirlerin belirlenmesiyle uğraşan bilim dalı. İLE Canlı organizmalarda görülen zehir. )

- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]

( Bir metreküp oylumda ve +4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. @@ İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada, selenin kişinin "düşünce ve duygularını yansıtacak biçimde çıkması". | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin birbirine göre yükseklik alçaklık durumu. @@ Uskumrugillerden, boyu 2,5 metre kadar olabilen bir balık. )

- TOOL/DEVICE/INSTRUMENT vs. SCIENCE

- TOPARLAMAK "GEREKİRSE" değil TOPARLAMAK GEREKİR Kİ

- TOPLAM ile/ve/değil AŞILMIŞ BİRLİK

- TOPLAMA ile ÇARPMA | ile/hem TOPLAMA ve/||/<>/hem de ÇARPMA

( |[tek başına] Kolay. İLE Kolay. | İLE [birlikte] [tasımla/nispeten] [ilk başta] [pek] !"Kolay değil". [gibi görünür] )

- TOPLAMAK ile/ve/||/<> ÇIKARMAK

- TOPLANTI ile/ve OTURUM

- TOPLUM BİLİMLERİ ile FEN BİLİMLERİ

- TOPLUM BİLİMLERİ yerine TARİH / TİN / EKİN(KÜLTÜR) BİLİMLERİ

- TOPLUM ile/<> ÜLKE ile/<> EGEMENLİK

- TOPLUM ve/=/||/<>/>/< UZLAŞIM

- TOPLUMBİLİM ve KİMYA

( Durkheim, Lavosier kimyasını dikkate alarak sosyoloji bilimini kurmuştur. )
( DURKHEIM ve LAVOSIER )

- TOPLUMLARI:
BİLGİNLER/AYDINLAR AYDINLAT("A")MAZSA
ne yazık ki/> ŞARLATANLAR ALDATIR

- TOPLUMSAL DIŞLA(N)MA ile/ve/||/<> KÜLTÜREL DIŞLA(N)MA

- TOPLUMSAL GÜVEN ile/ve/||/<> BİREYSEL GÜVEN


- TOPLUMSAL HİZMET ve/||/<>/= AKIL

- TOPLUMSAL İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ ile/ve FİZİK İNSANBİLİM/ANTROPOLOJİ

( İstanbul'da. İLE/VE Ankara'da. )

- TOPLUMSALLAŞMA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜLEŞME

- TOPLUMSAL/SOSYAL BİLİMLER ile/ve/||/<> TOPLUMSAL/SOSYAL BİLGİLER

- TOPLUMU DEĞİŞTİRME OLANAĞI/"GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ DEĞİŞTİRME OLANAĞI

- TOPLUMU:
"DÜZENLEME"
ile/ve/değil/yerine DAVET

- TOPLUMUN:
"ANLAMAMASI"
değil İTİBAR ETMEMESİ

- TOPRAĞIN ALTINDA ile/değil/yerine/olacağına/>< DAĞIN ARDINDA (OLSUN)

- TOPRAKTA:
CIVA
ile/ve/||/<> SÜLFÜR ile/ve/||/<> TUZ

- TOPTANCI(TOTALİTER) GÖZETİM >< VATANDAŞIN GÜÇLENDİRİLMESİ ile ULUSAL AYRIŞMA >< KÜRESEL DAYANIŞMA


- TOR ile/ve/||/<>/< TORUK

( Acemi. İLE/VE/||/<>/< Çok acemi. )

- TÖRE ile/ve/<> KAVRAM ile/ve/<> KURUM

- TORELE değil TOLERE[İng. < TOLERENCE]

- TÖRPÜLE(N)ME ile/ve/||/<> ÖRSELE(N)ME

- TORUM ile TORUM

( Deve yavrusu. İLE Yalan, uydurma söz. )

- TOTAL" (OLARAK) değil TOPTAN/TOPLAM/TAM (OLARAK)

- TOTOLOJİ >< TUTARLILIK

- TÖVBE ve/=/||/<>/> ASLINA DÖNME

- TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ

( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )

- TÖZ ile/ve/||/<> DAYANAK


- TÖZ ile/||/<>/> TÖZE

( Kök. İLE/||/<>/> Köklü. )

- TOZLANMA ile/değil/||/<> TUZLANMA

- TRAJEDİ ile/ve/değil/||/<> "İSTATİSTİK"

( Kişinin ölümü. )
( Kitleler. )

- TRANSANDANTAL/İST değil/yerine/= DENEYÜSTÜ/CÜ / AŞKIN/CI

- TRANSKRİPSİYON[Fr./İng. < TRANSCRIPTION] değil/yerine/= ÇEVİRİYAZI/KOPYALAMA

( آ) ا) > Ā, ā

أ) ا) > A,a / E,e / I,ı/ İ,i / U,u/ Ü,ü

ب > B,b

پ > P,p

ت > T,t

ث > Ŝ,ŝ

ج > C,c

چ > Ç,ç

ح > Ĥ,ĥ

خ > Ħ,ħ

د > D,d

ذ > Ź,ź

ر > R,r

ز > Z,z

ژ > J,j

س > S,s

ش > Ş,ş

ص > Ś,ś

ض > Ż,ż / Đ,đ

ط > Ş,ş

ظ > Ž,ž

ع > Ǿ

غ > Ġ,ġ

ف > F,f

ق > Ķ,ķ

ك > K,k

ل > L,l

م > M,m

ن > N,n

و > V,v / Ū,ū / Ü,ü / O,o / Ö,ö

ه > H,h / a / e

لا > La / lā

ى > Y,y / I, ı / Ī,Ī

' > ǿ )
( â > Uzun a

é > Kapalı e

ē > Uzun e

π > Patlayıcı, tonlu, art damak ünsüzü

« > Sızıcı, tonsuz, art damak ünsüzü

h > Hırıltılı, sızıcı, sedasız ön damak ünsüzü

ȋ > Uzun i

ḳ > Patlayıcı, tonsuz, art damak ünsüzü

ñ > Nazal n

ō > Uzun o

û > Uzun u )

- TRAVMA/BLOKAJ ile/ve AYDINLANMA

- TRAVMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİM

( [örüntüsü/bağlamı/öyküsü/anlamı] Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vardır. )

- TROPİZM değil/yerine/= DOĞRULUM/YÖNELİM

- TÜFEK ile/ve/||/<>/> MİKROP ile/ve/||/<>/> ÇELİK

( "Tüfek, Mikrop ve Çelik"(Jared Diamond) kitabını okumanızı salık veririz. )

- TUHAF ile TUHAF

( Acayip. | Şaşılacak, garip. | Güldürücü. | Gülünç. | Anlaşılmaz. | Şaşılan bir şey karşısında söylenilen söz. İLE Ağaçkakan türünden iri gagalı bir kuş. )

- TÜKEL ile/||/<> TÜKELE

( Kâmil. İLE/||/<> Kâmile. )

- TÜKENME:
"YENİLİNCE"
değil "PES EDİNCE"

- TÜKETENLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< ÜRETENLER

( Eşek arısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/< Bal arısı. )
( Fare(mouse) kullanıcısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/< Klavye kullanıcısı. )

- TÜKETMEK ile YOK ETMEK

- TÜM DÜŞÜNCELERİN, ...:
BAŞLADIĞI/KAYNAĞI
ve/||/<> DURDUĞU/SONLANDIĞI

( Akıl. VE/||/<> Akıl. )

- TÜM HER ŞEY" değil TÜMÜ YA DA HER ŞEY

- TÜM NESNE/ŞEY VE/YA DA KAVRAMLARIN/DEĞERLERİN ADI ile/ve/> İNSAN/KİŞİ ADI/ADLARI

- TÜMCE/CÜMLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> AŞKINSAL/TRANSANDANTAL TÜMDENGELİM

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> GENELDEN ÖZELE


- TÜMDENGELİM = TÂLİL = DEDUCTION[İng.] = DÉDUCTION[Fr.] = DEDUKTION[Alm.] = DEDUCTIO[Lat.]

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<> TÜMEVARIM[< TEMSİL]

( Analiz. İLE/VE/||/<> Sentez. )
( Matematik. İLE/VE/||/<> Fizik. )
( Tam. İLE/VE/||/<> Eksikli. )
( TA'LİL[< İLLET]: İlletlendirme, neden/sebep gösterme
İLE/VE/||/
İSTİKRÂ[< KIRAAT]: TOPLAMAK | [KIRAAT: Harfleri toplamak.] )
( İlletlendirme, [Ta'lil].
İLE/VE/||/
Genelleme, [İstikra][-Tam, -Eksik(Nakıs)]
[İLE/VE/||/
Bir cüzziden başka bir cüzziye geçiş.(Hüküm -> Hüküm, İllet -> İllet)(Kıyas-ı Fıkhî)(Analoji)] )
( [Mantıkçılar] Uğraşır. İLE/VE/||/<> Uğraşmaz. )
( )

- TÜMDENGELİM ile/ve/||/<>/> YANLIŞLANABİLİRLİK

- TÜMDENGELİMSEL ile/ve/||/<> TÜMEVARIMSAL ile/ve/||/<> GERİÇIKARIMSAL

( Bütünden, parçaya. İLE/VE/||/<> Parçadan, bütüne. İLE/VE/||/<> Parçadan, parçaya. )

- BİLİNÇ:
TÜMEL
ile/ve/<> TİKEL

- TÜMEL:
ÇOKLUKTAN ÖNCE
ile/ve/||/<>/> ÇOKLUKTA ile/ve/||/<>/> ÇOKLUKTAN SONRA

- TÜMEL ile/ve/<> KAVRAM

- TÜMEL ile/ve/||/<> TÜMDENGELİM

- TÜMELLER ile/ve/değil ARI KAVRAMLAR

- TÜMEL/LİK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK


- TÜMEL/LİK ve/||/<> ÖZSEL/LİK

- TÜMEVARIM ve/||/<> EKSİK BELİRLENİM

- TÜMEVARIM ile/değil/ne yazık ki GENELLEME

- TÜMEVARIM = İSTİKRÂ = INDUCTION[İng., Fr.] = INDUKTION[Alm.] = INDUCTIO[Lat.] = EPAGOGE[Yun.]

- TÜMLÜK:
"TÜREV"
değil İLKE

- TÜNİNK[İng. < TUNNING] değil/yerine/= EŞ TİTREME / İNCE AYAR

- TÜP ile KARNİ[Fr. < CORNUE]

( ... İLE Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap/tüp. )

- TUPAMAROS ve/<> SOL DÜŞÜNCE

( 60'lı yıllarda, güç koşullarda yaşayan Uruguay'lı köylülerin, sendikalaşma hareketi olarak başlayıp, kentlerdeki sol düşünce ile birleşen örgüt. VE/<> ... )

- TÜR ile NİTELİK

- TÜRK DÜŞÜNCESİ ve DİVÂN EDEBİYATI


- DÜŞÜNEN ADAM HEYKELİ:
TÜRKİYE'DE
ile/>< DÜNYADA

( [ne yazık ki]
"Bakırköy akıl hastahanesinde". İLE/>< Üniversitelerde. )

- TÜRKOLOG[Fr. < TURCOLOGUE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ UZMANI

- TÜRKOLOJİ[Fr. < TURCOLOGIE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ

- TURNA ve/||/<> DAĞ KEÇİSİ ve/||/<> SEPET ve/||/<> KARTAL

( İnsan. VE/||/<> Kutsallık. VE/||/<> Bilgelik. VE/||/<> Gök Tanrı/Tengri. )

- TURNUSOL[Fr.] (KÂĞIDI) ile MİHENK (TAŞI) ile KİLİT (TAŞI)

( Birtakım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi. İLE Altının gerçeğini sahtesinden ayırmak ve ayarını belirlemek üzere kullanılan sert ve siyah taş. )

- TÜRÜM ile/ve/||/<> DÜRÜM

( Taşma, dağılma[neşir/neşr], ışık/görünüm[zuhur], iniş/nüzûl/cirâc. İLE/VE/||/<> Toplanma[haşır/haşr], çıkış/dönüş/mirâc. )

- TUTARLI OLMAK ile/ve/değil/<> TUTARLI DAVRANMAK

( Zorunlu değildir. İLE/VE/DEĞİL/<> Zorunludur. )
( Sorunlu olabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Sorunsuzdur. )
( Her zaman için geçerli olamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/<> Çoğunlukla geçerli olmalıdır. )
( "İddia"sında/zannında olabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/<> İspat edersin. )
( Söz ile. İLE/VE/DEĞİL/<> Tutum/tavır ile. )

- TUTARLI = İNSİCAMLI = CONSEQUENT[İng.] = CONSÉQUENT[Fr.] = KONSEQUENT[Alm.] = CONSEQUENS[Lat.] = CONSECUTIVO/VA[İsp.]

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK/LIK

- TUTARLI/LIK ile/ve DAYANAKLI/LIK

( Derin anlamda devamlılığa, tutarlılık sonucu ulaşılır. )
( Tutarlı olun, yapaylık ve kurnazlıktan uzak durun. )

- TUTARLI/LIK ile DOĞRU/LUK

- TUTARLILIK ile/ve/||/<> "HESABINI VEREBİLMEK"

- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/> İTİBAR

( Kendimizde gö(ste)rebileceğimiz. İLE/VE/||/<>/> Ötekilerde [ve kendimizde] gö(ste)rebileceğimiz. )

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<>/> ÖNGÖRÜLEBİLİR/LİK

- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/< SAMİMİYET, İÇTENLİK, AÇIKLIK, ŞEFFAFLIK, SÜREKLİLİK, BÜTÜNLÜK

- TUTARLI/LIK ile/ve/<>/değil TAMAMLANMIŞ/LIK / TAMAMLAYICI/LIK

- TUTARLI/LIK ile/ve/<> UYUMLU/LUK

- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<>/> YETERLİ/LİK

- TUTKU:
ISTIRAP
değil/yerine/> DEĞİŞİM

( Tutku, kişiyi, ıstıraptan, gelişim ve değişime taşıyan köprüdür. )

- TUTKU ile/ve/||/<> KORKU


- TUTKU ile/değil/yerine NEŞE

- TUTKU ile/ve/||/<> US

- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA

- TUTTURMAK ile DİRETMEK/DAYATMAK

- TUTTURMAK ile TUTTURMAK ile TUTTURMAK

( İnat etmek. İLE İsabet, ettirmek, yakalamak, başarmak. İLE İliştirmek. )

- TUTUCU ile APTAL ile KÖLE

( Düşünmeyen. İLE Düşünemeyen. İLE Düşünmüyor olmasına aldırmayan. )

- TUTUK ile TUTUCU

- TUZ ile/ve/<>/> HALOJEN[Fr. < Yun. HALS: Tuz. | GENNAN: Doğurmak.]

( ... İLE/VE/<>/> Madenlerle birleşince tuz verebilen, flor, klor, brom ve iyot öğelerine verilen ad. )

- TUZAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TUZAKLI

- TÜZE ve/||/<>/= AKIL


- TUZLU SU İÇME(ME)K ile/ve/||/<> KEÇİBOYNUZU YEME(ME)K

- U KUARK ile/ve/||/<> D KUARK ile/ve/||/<> ELEKTRON

( )

- ÜÇ AĞLAMA BİÇİMİ/NEDENİ

( * KORKU -
* MUHABBET - BÜKÂ'ALİLLLAH
* HAYRET VE AŞK - BÜKÂ'ALLAH )

- ÜÇ AKIL:
MUTLU
ve/||/<> YARDIMSEVER ve/||/<> EVRENSEL

- ÜÇ/DÖRT BOYUT ile/ve/değil/||/<>/< 11 BOYUT

- ÜÇÜNCÜ BOYUT:
YÜKSEKLİK
değil DERİNLİK

- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK
ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK

( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )

- ÜÇ ...:
CAN
ve/||/<> HAZİNE ve/||/<> DOST ve/||/<> İTİRAZ ve/||/<> İSYAN ve/||/<> KILAVUZ ve/||/<> KIZILAN ve/||/<> HAYRANLIK ve/||/<> DÜŞMAN

( Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adâlet...

Üç hazinem var benim: Liyâkat, asâlet ve cesâret...

Üç dostum var benim: Bilgi, eşduyum ve dirâyet...

Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamâset...

Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icâzet...

Üç kılavuzum var benim: Sevgi, alçakgönüllülük ve metânet...

Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehâlet...

Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zarâfet...

Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihânet...

)

- ÜÇ KÜRE ve/||/<>/> YEDİ KÜRE ve/||/<>/> ONBİR KÜRE

- 3 MAYMUN:
MIZARU
ile/ve/||/<> IWAZARU ile/ve/||/<> KIKAZARU

( )
( Gözlerini kapatanın adı Mizaru, ağzını kapatanın adı Iwazaru ve kulaklarını kapatanın adı da Kikazaru. Adlarından da anlaşıldığı üzere Japon kökenli bir görsel bu. XVII. yüzyılda, Nikko kentinde inşâ edilmiş ünlü Tosho-Gu Tapınağı'nın kapısına oyulmuş "görsel bir deyim" olarak ortaya çıkmış, sonra da oradan tüm dünyaya yayılmış. )

- ÜÇ NESNE SORUNU:

( 1- Nesneyi oluşturan, bölünemeyen en küçük yapı, temel parçacıklar nelerdir?

İLE/VE/||/

2- Temel parçacıkları birarada tutan, nesneleri oluşturan güç nedir?

İLE/VE/||/

3- Temel parçacıklara kütle kazandıran, yani nesnel evreni oluşturan fiziksel mekanizma nasıl bir şeydir? )

- ÜÇ TEHLİKE:
AKILLILARDA
ile/ve/||/<> DUYGUSALLARDA ile/ve/||/<>
"ETKİLİLERDE"

( [ne yazık ki] Duygusuzluk. İLE/VE/||/<> Etkisizlik. İLE/VE/||/<> Akılsızlık. )

- ÜÇGEN:
180°
ile/ve/||/<>/> 360° ile/ve/||/<>/> 540°

- ÜÇGEN ile PENROSE ÜÇGENİ

( ... ile )

- ÜÇGEN ile/ve/değil/||/<>/< ÜÇLÜ

- ÜÇGENİN İÇ AÇILARI ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİNİN İÇ ACILARI

( Bilinir/bilinebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< [çoğunlukla/pek/yeterince] Bilinmez/bilinemez. )

- ÜÇGENLER ile/ve/<> ÖZEL ÜÇGENLER

( ... İLE/VE/<> )
( ... İLE/VE/<> )

- ÜÇKÂĞITÇI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< TUTARSIZ/LIK

- UCLAR ile/ve/değil/yerine FARKLAR

- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK

( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )

- ÜÇLÜLÜK:
ANA BÖLÜMLERDE
ile/ve/||/<> ARA BÖLÜMLERDE

- ÜÇLÜ/LÜK ile/ve/||/<>/> BÜTÜN/LÜK/BÜTÜNSEL/LİK | TÜMEL/LİK

- UCU AÇIK ile/değil/yerine/||/<> ÖNÜ AÇIK

- UCU AÇIKLIK ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEZLİK

- UÇUK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI

- UCUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UCUZLAŞTIRILMIŞ

- UFUK AÇILMASI ile AYDINLANMA

- UĞRAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DURAK