BİLİM [SCIENCE]

- HEMFİKİR değil/yerine/= OYDAŞ

- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER

( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )

- HEPİMİZ:
AYNIYIZ
değil AYNI DEĞERDEYİZ

- HEPİMİZİN "HAYATLARI" değil HAYATI

- HEPSİ "HARİKALAR/ŞAHANELER" değil HEPSİ HARİKA/ŞAHANE

- HEPSİ YAPARLAR" değil HEPSİ YAPAR

- HER ANLAM/DA ile/ve/değil/||/<>/< HER ALAN/DA

- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...

( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )

- HER BİR KİŞİ, DÜŞÜNCENİN, DİLİN, SÖZCÜĞÜN VE HER ÖNEMLİ DEĞERİN:
TEMSİLCİSİ
ve/||/<>/> BEKÇİSİ

- HER GÜN ...:
BİR
ile/ve/||/<>/> ÜÇ ile/ve/||/<>/> BEŞ
İŞ/GÖREV

( [Her gün ...]
Büyük bir işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az üç orta işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az beş küçük işi/görevi yerine getirebilmek. )

- HER İKİ" ... DA ... değil BU/ŞU İKİ ... DA

- HER İKİ" DİSİPLİN/SİSTEM DE ... değil İKİ DİSİPLİN/SİSTEM DE ...

- HER KAVRAM ve/<> HER KAHRAMAN(/KİŞİ)

- HER KOŞUL ALTINDA GEÇERLİLER ile/ve/||/<>/> MÜKEMMELLEŞME

- (HER KOŞULDA) YAP!:
NE YAPABİLİYORSAN
ile/ve/||/<> NE KADARINA SAHİPSEN ile/ve/||/<> NEREDEYSEN

- HER NE KADAR ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN/RAĞMEN değil HER NE KADAR ŞÖYLE OLSA DA ya da ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN

- HER ŞEY, DEĞİŞİR değil HER ŞEY, (BELİRLİ/BELİRSİZ) BİR ŞEYE GÖRE DEĞİŞİR

- HER ŞEY ile/ve/||/<> GERİ KALAN NE VARSA

- HER ŞEYİ BİLİYOR OLMAK değil ÇOĞUNLUĞUN, PEK FAZLA ŞEY BİLMİYOR OLMASI

- HER ŞEYİN KONUŞULABİLİRLİĞİ ile/ve/||/<>/>/< SÖYLEDİKLERİNİ TAMAMLAMASINI BEKLEMEK


- HER ile/ve BASİT HER

- HER ile TÜM

- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ

( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )

- HERHALDE değil/yerine YÜKSEK/BÜYÜK OLASILIKLA

- HERHALDE ile HER HALDE

( Tahmin, belki. İLE Mutlaka, kesinlikle. )

- HERHANGİ BİR) DÜŞÜNCEYE:
MAHKÛM/İYET
ile/ve/değil/yerine HÂKİM/İYET

- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL

- HERKES YAPIYORSA BIRAK YAPSINLAR | KİMSE YAPAMIYORSA BEN NASIL YAPAYIM ile/değil/yerine/>< HERKES YAPIYORSA BEN DE YAPABİLMELİYİM | KİMSE YAPAMIYORSA BEN YAPAYIM

- HERKES ile/ve/değil/||/<>/< HER BİREY

- HERKESİN:
YANLAŞTIĞI KİŞİ/LER
ile/ve/değil/||/<>/< İYİ ANLAŞTIĞI KİŞİ/LER


- HERMANN von MEYER ve/<>/> GERHARD HEILMANN

( 03 Eylül 1801 - 02 Nisan 1869 ve/||/<> 25 Haziran 1859 - 26 Mart 1946 )

- HERMES ile HERMES

( MISIR - BÂBİL - İRAN / İSLÂM'DA[İDRİS] ile YUNAN )
( TOTH ile HERMES TRIMEGISTES )

- HERO ve/||/<> İLKBAHAR, YAZ, SONBAHAR, KIŞ... VE İLKBAHAR

( ve/||/<> )
( )

- HER ŞEY ile HİÇBİR ŞEY

( Zamanla telâfi edilebilir. İLE Geçip giden zaman, hiçbir şeyle telâfi edilemez. )

- HERŞEYİ BİLEN ile/değil KENDİNİ BİLEN

- HERŞEYİ KAPSAYICI/LIK ile/ve/değil/<> HİÇBİR ŞEYE İNDİRGENEMEZ/LİK

- HERŞEYİ YAZMAK ile/ve/değil/yerine YAZILABİLDİĞİ KADAR/INI YAZMAK

- HERŞEYİN DÜZELECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİ DÜZELTEBİLECEĞİNE ve/||/<> HERŞEYİN BİTECEĞİNE

( İnanarak dileyelim! VE/||/<> İnanarak çabalayalım! VE/||/<> İnanarak sabredelim! )

- HERŞEYİN KURAMI[THE THEORY OF EVERYTHING] ve/<> I ORIGINS

( Stephen Hawking'in yaşam öyküsü ve "Zamanın Kısa Tarihi" kitabı üzerine... VE/<> Gözün ve doğanın sınırsızlıkları, bilim ve bilin(e)meyen alanların/durumların ilişkisi ve/ya da birlikteliği üzerine önemli iki film. )

- ... HESABI (İLE) ile/değil ... HASEBİ (İLE)


- HESAP[Ar. < HİSBE]/CALCULUS = ÇAKILTAŞI

( Çakıltaşlarını saymaktan gelir. )

- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜM/KATKI SUNMAK

- HESAP SORMAK ile/değil/yerine UYARMAK

- HESAP ile/ve GÖZLEM

- HESAPLAMA/COMPUTATION değil/yerine/= SAYIŞIM

- HESAPLAMA:
MÜHENDİSLİK
ve/||/<> LOJİSTİK

- HESAPLAMA ile/ve/<> AÇIKLAMA

- HESAPLAMALI ile BELİMSEL

- HESAPLANABİLİRLİK ile/ve/>< HESAPLANAMAZ SAYILAR

- HETEROJEN (KARIŞIMLAR) ile HOMOJEN (KARIŞIMLAR)

( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )

- HEVES ile/ve/değil/yerine/||/<>/> HEDEF

( [kişiyi ...] Oyalar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yola çıkarır. )

- HEVESKÂR ile/ve/değil/yerine GAYRETKÂR

( Olgun kişi, kişileri topluma yararlılık konusunda heveslendirerek, iyi çalışmalarını sağlar. )

- HEVESKÂR ile TALEBE

( İsteme[/eğilimli]. İLE Gayret eden, İsteyen[talep eden]. )

- HEVESLİ ile/ve HAZIR

- HEYBE/ÇANTA ile/ve/||/<> CEP

( Bilgiyi, heybene/çantana at / cebinde bulunsun! [Ne zaman, nerede, nasıl işe yarayabileceği bilinmez!] )

- HEYECAN ile/ve/||/<>/< BELİRSİZLİK

- HEYECAN[Ar.] değil/yerine/= COŞUNTU

- HEYECAN ile/ve ENERJİ

- HEYECAN ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT

- HEYÛLA ve/<> SÛRET ve/<> ŞEKİL ve/<> NİTELİK


- HİÇ ABARTISIZ" değil ABARTISIZ/MÜBALAĞASIZ

- HİÇ KAÇINILMAZ değil KAÇINILMAZ

- HİÇ VAR OLMAMAK değil/yerine "TELEF OLMAK"

- HİCAP[Ar.] ile/ve/||/<> HÂCİP[Ar.]

( [örtülmesi gerekeni ...]
Örtmek. İLE/VE/||/<> Örten. )

- HİÇBİR YERDE/LİK ile/ve/değil YOK/LUK

- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]

- HİÇLİK ile/değil BİLİNMEYEN

- HİÇ(LİK) ile YOK(LUK)

- HİÇ/LİK ile YOK/LUK

( SHUNYA/NADA ile ... )
( Y EN EL MONTE NADA: ve hiçlik dağının üzerinde )
( Hiç, hiçbir bilim dalının konusu değildir. )

- HİDÂYET[Ar.] ile/ve/||/<>/< DİRÂYET[Ar.]


- HİDAYET'ÜL HİKME:
MANTIK
ve FİZİK ve METAFİZİK

- HİDRASİT[Fr. < Yun.] ile HİDRAT[Fr. < Yun.]

( Hidrojen ile bir metalsinin, oksijensiz bileşmesinden oluşan asit. İLE Su ile bir cismin verdiği bileşik. )

- HİDROBİYOLOJİ ile/ve/<> HİDRODİNAMİK

( Sularda yaşayan canlıların yaşamını inceleyen bilim. İLE/VE/<> Sıvıya batırılmış katı cisimler üzerinde, onların hareketiyle ilgili olarak sıvıların gösterdiği direnci ve sıvıların hareketini inceleyen bilim dalı. | Bu bilimle ilgili. )

- HİDROGRAFİ/K değil/yerine/= SUBİLGİSİ/SUBİLGİSEL

- HİDROKARBON ile PARAFİN[Fr. < Lat.]

( ... İLE Katran, petrol, neft gibi maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon. )

- HİDROKSİL ile/ve/<> HİDROKSİT

( Bir madenle birleştiği zaman hidroksit yapan atom grubu. İLE/VE/<> Bir maden üzerine suyun etkisiyle, yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan bileşik. )

- HİDROLOG[Fr. < HYDROLOGUE] değil/yerine/= SU BİLİMCİ

- HİDROLOJİ[Fr. < HYDROLOGIE] değil/yerine/= SU BİLİMİ

- HİDROMETRE değil/yerine/= SU ÖLÇER

- HIGGS BOZONU ile/ve/||/<> GRAVITON

( Standart Model'deki fermiyonlara kütle kazandırmak için var olduğu öne sürülmüş, spini 0 olan parçacık. [H ya da h olarak kısaltılır.][Peter Higgs, Gerald Guralnik, Richard Hagen, Tom Kibble, François Englert ve Robert Brout tarafından 1960'larda öne sürülen ve 04 Temmuz 2012'de, CERN'deki araştırmalarda, özellikleri Higgs bozonuna benzeyen bir parçacığın gözlemlenmesiyle 2013 yılının Mart ayında kütlesi yaklaşık 125 GeV/c2 olan bir parçacık gözlemlediklerini ve ayrıntılı çözümlemelerin, bu parçacığın bir Higgs bozonu olduğunu gösterdiğini açıkladılar.] İLE/VE/||/<> Günümüze kadar varolduğu kanıtlanamamış, kütleçekim kuvvetini ilettiği varsayılan, sanal bir parçacık. [Genel Görelilik kuramının önemli bir parçasıdır. Graviton'un varoluşu, etkileri sayesinde bilinmektedir fakat onu ölçmek ya da gözlemlemek olanaksızdır.] )

- HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU ile/ve/||/<>/> PENTAKUARK

( Ayrıntılar için burayı tıklayınız... )

- HIGGS / HICKS(-KALDOR)

- HİKMET ve/||/<> DENGE/İTİDAL

- HİKMET ile/ve/||/<> İLLET ile/ve/||/<> SEBEP

( Teoloji/de. İLE/VE/||/<> Ontolojik metafizik/te. | Numenal. İLE/VE/||/<> Fizik/te. Fenomenal. )
( Theology. VS./AND/||/<> Ontological metaphysics. | Numenal. VS./AND/||/<> Physics. Phenomenal. )

- HILBERT UZAYI ve/||/<> MİLENYUM SORULARI

- HILBERT ve/||/<> MİLENYUM SORUNLARI MİLENYUM PROBLEMLERİ

- HİLE[Ar.]/DESİSE[Ar.]/FENT[Fars.]/DEK[Fars.]/ENTRİKA[Fr. < INTRIGUE] değil/yerine/= DOLAN/AYAK OYUNU/DALAVERE

- HİLEKÂR[Ar. HİLE | Fars. -KÂR]/AFERİST[Fr.] değil/yerine/= VURGUNCU, ÇIKARCI, DOLANCI, DALAVERECİ

- HİMÂYE/T ile/ve/||/<>/>/< HÂMİ

( Koruma, kollama. İLE/VE/||/<>/>/< Koruyucu. )
( Hâmisi olmadığımız hiçbir alanın himâyesinde olamayız. )

- HİPERAKTİF ile/değil HAREKETLİ

( Öğrenme becerisi gösteremeyenler için geçerlidir. İLE ... )
( Nohut, boncuk vb. gibi şeyleri, önündeki ağzı dar şişeye 1-2-3 dk. boyunca doldurabiliyorsa ve dikkatini belirli sürelerde bir şeyler üzerinde tutabiliyorsa hiperaktif değildir! )

- HİPOKRAT ile/ve/||/<>/> GALEN ile/ve/||/<>/> İBN-İ SİNÂ

- HIPOPE:
İKİ KÜRELİ
ile/ve/<> DÖRT KÜRELİ

( EUDOXOS )

- HİPOTEZ[Fr. < HYPOTHÈSE] değil/yerine/= VARSAYIM

- HİPOTEZ ile/değil/yerine ÖRNEK

- HIRS ile/değil/yerine/>< AKIL

- HIRS" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE/DÜŞÜNMEK

- [ne yazık ki]
HIRS
ile/ve/||/<>/>/< TEERRÜB

( Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. | Öfke, kızgınlık. İLE/VE/||/<>/>/< Kendini zeki göstermeye çalışma. )

- HİS (ETMEK) ile/değil KABUL

- HİS (ETMEK) ile/değil ZAN

- HİS SESİNE değil HİSSESİNE


- HİSÂB-I MÂLÛMÂT ile/ve/||/<>/> HİSÂB-I MECHÛLÂT

( Aritmetik. İLE/VE/||/<>/> Cebir. )

- HİSÂB-I ZİHNÎ ile HİSÂB-I SİTTİNÎ ile HİSÂB-I HİND

( ... İLE Bâbil'den gelen. İLE Hint'ten gelen.[bugünkü] )

- HİSÂBÜ'L-GUBÂR/HESÂB-I GUBÂR ile/ve/||/<> HİSÂB EL-HEVÂ/HEVAÎ

( Tahta ve toprak hesabı ya da toz hesabı. İLE/VE/||/<> Zihinsel hesap. )

- HİSABÜL MALUM ile/ve/||/<> HİSABÜL MECHUL

- HİSS KABL-EL-VUKÛ'(HİSS-İ MUKADDEM) değil/yerine/= ÖNSEZİ, ÖNCEDEN HİSSETME [Fr. PRÉSSENTIMENT]

- HİSSE SAHİBİ/HİSSEDAR değil/yerine/= PAY İYESİ/PAYDAŞ

- HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK

- HİSSETMEK" ile/ve/||/<> "GİBİ GELME"

- HİSSETMEK(") ile/değil KEŞFETMEK

- HİSSETMEK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK


- HİSSETTİRİYOR ile/ve/değil/||/<>/< YANSITIYOR

- HİTÂB/EN ile/değil İTHÂF/EN

- HİYERARŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HETERARŞİ

( Dikey (ilişki). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yatay (ilişki). )

- HİYEROFANİ(HIEROPHANY) ile EPİFANİ(EPIPHANY) ile TEOFANİ(TEOPHANY)

( Kutsalın dışlaşması/tezahürü. İLE On ikinci gün bayramı. [İsa'nın doğumundan oniki gün sonra kutlanması] [İsa'nın, Üç Müneccim tarafından ziyaretini kutlayan bir Hristiyan bayramı] İLE Epifani bayramının Ortodoksluk'taki adı. )
( Hiyerofani (Hierophany)

• Köken: Yunanca hieros (kutsal) + phaneia (görünme)
• Anlam: Kutsalın sıradan dünyada görünmesi.
• Özelliği: Nesneye, yere, zamana kutsal anlam yüklenmesi.
• Örnek: Yanan çalıda Tanrı'nın görünmesi; bir dağın kutsal ilân edilmesi.

İLE

Epifani (Epiphany)

• Köken: Yunanca epiphaneia > "belirme, açığa çıkma"
• Anlam: Anlamın, hakikatin içsel olarak bir anda kavranması.
• Özelliği: Kişisel, içsel, ani bir "hmm" anı.
• Örnek: Bir kişi, bir görüntü ya da bir olay aracılığıyla yaşamın anlamını birden kavrar.

İLE

Teofani (Theophany)

• Köken: Yunanca theos (Tanrı) + phaneia (görünme) • Anlam: Tanrı'nın doğrudan ve açık biçimde görünmesi. • Özelliği: Tanrı'nın doğrudan tezahür etmesi, konuşması ya da kendini göstermesi. • Örnek: Tanrı'nın Musa'ya bizzat seslenmesi; İbrahim'e görünmesi. )

- HIZ ile/ve/||/<> AERODİNAMİK

( ... İLE/VE/||/<> Hareket durumunda olan bir nesne üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. | Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. | Bu bilim alanlarıyla ilgili olan. )

- HIZ ile/ve/||/<> ANLIK HIZ

- HIZ ile BAĞIL HIZ

- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- HIZLANMAK" ile/değil/yerine/>< YAVAŞLAMAK

( Yavaşlatır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Hızlandırır." )

- HIZLI DÜŞÜNMEK ile/ve/değil DÜŞLEMEK / HAYAL (ETMEK)


- HIZLI GİTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAĞA GİDEBİLMEK

( [... için/istiyorsak ...]
Yalnız gidilmeli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Birlikte gidilmeli. )

- HIZLI GİTMESİNE NEDEN OLMAK ile/değil/yerine YAVAŞ GİTMESİNİ SAĞLAMAK

- HIZLI GİTMESİNİ SAĞLAMAK ile YAVAŞ GİTMESİNE NEDEN OLMAK

- HIZLI KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKICI KONUŞMAK

- HIZLI ÖRGÜTLEN(EBİL)ME ile/ve/değil/<> NİTELİKLİ ÖRGÜTLENME

- HIZLI YAZMA/YAZIM ("GEREKSİNİMİ") ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "HIZLI GÖNDERME GEREKLİLİĞİ" YANILGISI

( Hızlı yazabiliriz. [gereksinim değildir!] Fakat her zaman hataları denetleyebilir ve düzeltebiliriz. Sorun, hızlı yazmakta değil hızlı gönderme yanılsamasında ve ne yazık ki davranış sorumsuzluğu, okuyuculara kayıtsızlık, "kendi rahatını tüm olası okuyuculara dayatma" vb. olarak açıklanabilir. )

- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ

- HIZLILIK ve/<> TEKNİK ve/<> GÜÇLÜLÜK ve/<> ESNEKLİK

- HİZMET:
REHBETEN[Ar.]
ile/değil/yerine/>< RAĞBETEN[Ar.]

( Korkarak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İsteyerek. )

- HİZMET ve/<> ÂRİF


- HİZMET ile/ve/||/<> İZZET

( ... İLE/VE/||/<> Büyüklük, yücelik, ululuk. )

- HİZMET ve/||/<>/>/< KENDİNİ YOK ETMEK

- HOCA[Fars. HVÂCE] değil/yerine/= ÖĞRETMEN

- HOCALAR İÇİN YAZILAN METİN(KİTAP) ile TALEBELER/TEK BAŞINA OLANLAR İÇİN YAZILAN KİTAP

- HÖDÜK/LÜK ile/ve/değil/<> GÜDÜK/LÜK

( Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt kişi. İLE/VE/DEĞİL/<> Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa. | Kuyruğu kesik ya da kopmuş. | Yetersiz, sonuç vermemiş. )

- HOLOGRAM ve/||/<> MIKNATIS

- HOMOS[Yun.] ile/değil HOMO[Lat.]

( Eş, benzer, aynı. İLE/DEĞİL İnsan. )

- HOOKE YASASI ve/||/<>/> "NE KADAR KUVVET, O KADAR UZAMA"

( Bir maddenin bozunumunun, bozunuma neden olan kuvvetle yaklaşık doğru orantılı olduğunu açıklayan yasa. [Bu yasaya uyan maddelere, "doğrusal elastik maddeler" denir.] [Robert Hooke'un ardından adlandırılmıştır.] VE/||/<>/> ... )

- HOŞ "KAFA" ile/ve/||/<>/> BOŞ "KAFA"

- HOŞ VE ETKİLİ KONUŞMAK:
"FEDÂKÂRLIK"
değil GEREKLİLİK


- HOŞLANIP HOŞLANMAMA ile/ve/değil/||/<>/< GÜDÜLENİP GÜDÜLENMEME

- HUDÛD[Ar. < HADD] ile HUDÛD[Ar. < HADD]

( Sınırlar, uclar, bucaklar. İLE Yanaklar. | Yer kazmalar, yeri yarmalar. )

- HUKUK ile/ve/||/<>/>/< HUDÛD

- HUKUKU:
DELMEK
ile/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK

- HUKUK'UN YAYGINLAŞTIRILMASI ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜĞÜN GÜVENCESİ

- HÜKÜMLÜ ile YÜKÜMLÜ

- EZCÜMLE/HULÂSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZET/LE [bkz. ZÜBDE] | KISACA )

- HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> HUMBOLDT

( Wilhelm von İLE/VE/||/<>/> Alexander von )
( Ağabey. İLE/VE/||/<>/> Kardeş. )
( 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 ile/ve/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 )

- HUME ÇATALINDA:
OLGULAR, OLGU DURUMLARI
ile/ve/||/<> DÜŞÜNCELERİN BAĞINTILARI

- HUNİ ile BÜHNER HUNİSİ

( ... İLE Üzerine süzgeç kâğıdının olduğu gibi yerleştirileceği tabanı bulunan, porselenden yapılmış huni. )

- HURDA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AVADANLIK

- HÜRMETKÂR[Ar.] değil/yerine/= SAYGILI

- HÜSÜN[Ar. < HÜSN] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CEMÂL[Ar.]

( Görünüşün/sıfatın güzelliği. | Bezenerek, bir etkiyle oluşturulan güzellik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var olanın/oluşun, özün[zât] "güzelliği". )

- HÜSRANINI BELİRTMEK/BİLDİRMEK:
"TEPKİ"
ile/değil PAYLAŞIM

- HUSÛSEN değil/yerine/= ÖZELLİKLE

- HUSUS/U ile/ve/||/<>/> HUKUK/U

- HUYSUZ" değil HUYSUZ

( Herhangi bir huyu bulunmayan. DEĞİL Bir ya da bazı huyları dengeli ve hoş olmayan, orantısız davranış ve sözlerin olan kişi. )

- HUZUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM

- HUZUR ile/ve/||/<>/< DÜZEN

- HUZUR ile/ve/||/<>/> HUŞÛ


- HUZUR ve/<> SEVİNÇ

- HUZÛR ve/||/<> SÜRÛR

- HUZUR ve/<> ZEVK ve/<> AŞK

- HUZURSUZLUK >< UYGARLIK

- İBÂDET ile/ve/||/<>/< İŞTİYÂK

- İBKA'["ka" uzun okunur] ile İBKÂ[Ar.]

( Sürekli kılma, devamlı, daim, bâki. | Yerinde, önceki durumunda bırakma. | Sınıf geçememe. İLE Ağlatma. )

- İBN HALDUN ile/ve AUGUST COMTE

- İBN NEDİM[v. 385/995] ve/<> HAYYAM et-TEVHÎDÎ[v. 400/1009] ve/<> YÂKÛT-ÛL HAMEVÎ[v. 629/1229]

( İlk varrak. | İlk kez ücretle kitap istinsah eden.[Kitab-ül Fihrist'in müstensihi/yazarı.] VE/<> ... VE/<> ... )

- İBN YUNUS ile KEMALEDDIN İBN YUNUS

( Mısır'da, Fatimî döneminde yaşayan, büyük astronom ve matematikçi. Halife için hazırladığı Zicü'l-Hakimî astronomi tarihindeki önemli ziclerden kabul edilir. Bu zicte, ayrıca, trigonometrik işlevlerin algoritmasında, ilerlemeler görülür. )

- İBN-İ HEYSEM ile/ve/||/<>/>< GALILEO

( image )

- İBN-İ HEYSEM ile İBN-İ HEYSEM

( Filozof. İLE Matematikçi. )
( )

- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA

- İBRET[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜTÖRNEK

- İÇ DÜZEN ve/||/<>/< NEDENSELLİK BAĞLARI

- EGEMENLİK:
İÇ
ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> EVRENSEL

- İÇ GEZEGENLER ile/ve DIŞ GEZEGENLER ile/ve OLUŞUMLAR

( Mars, Venüs, Dümya ve Mars. İLE/VE Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE/VE ... )
( Güneşaltı. İLE/VE Güneşüstü. İLE/VE ... )
( Kayasal nesneler ve bunların uyduları ile asteroitler[küçük gezegenler], göktaşları. İLE/VE Temel olarak gazdan[başlıca hidrojen] oluşan nesneler ve Güneş. İLE/VE Kayasal nesnelerle donmuş su, metan ve amonyak karışımından oluşanlar. )

- İÇ İÇE GEÇMİŞ/LİK ile/ve/||/<> KATMANLI/LIK

- KOŞULLAR:
İÇ
ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK

- İÇ ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE

- ÎCÂB[< VÜCÛB][çoğ. ÎCÂBÂT]

( GEREK, LÂZIM GELME | BİR SÖZLEŞME İÇİN İLK SÖYLENEN SÖZ | OLUMLAMA/AFFIRMATION[İng.] )

- İCAT ETMEK ile DÖNÜŞTÜRMEK

- İCÂT[Ar.] ile/||/<> İCÂB[Ar.]

- İCAZ ile/ve/||/<> İCÂZET

( Az sözle çok şey anlatma. İLE/VE/||/<> İzin, onay, onaylama. )

- İCÂZET ile HİLÂFET

- İCÂZET ile/değil İZAHAT

( Olurlama, yetki. İLE/DEĞİL Açıklama. )

- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ

- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]

- İCBÂR ile/değil/yerine İTİBÂR

- İÇBÜKEY/OBRUK/MUKAAR[Ar.]/KONKAV[Fr. < CONCAVE] ile DIŞBÜKEY/MUHADDEB[Ar.]/KONVEKS[Fr. < CONVEXE]

- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER

( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )
( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )

- İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL değil İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL

- İÇERİK = CONTENT[İng.] = CONTENU[Fr.] = INHALT[Alm.] = CONTENUTO[İt.] = CONTENIDO[İsp.]

- İÇERİK ile/ve/||/<> DEĞER

- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ

- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )
( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<>
Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )
( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<>
Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )
( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<>
Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )

- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]

- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR

- İÇİNDE OLMAK ile/ve PARÇASI OLMAK

- İÇİNDE ile/ve/değil/||/<>/>/< İÇİNDEKİ İÇİNDE(FİH-İ MA FİH)

- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA


- İÇİNE ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BÜTÜNLEŞMEK

- İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A
ve/||/<> NESNEYE

- İÇİNE GİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCELEMEK

- İÇİNİ DOLDURMAK ve/||/<>/> ARDINI GETİRMEK

- İÇKİN ile/ve/||/<> GÖMÜLÜ

- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]

- İCRÂ ve/> İHYÂ

- İCRÂÎ KURUL ile/ve/||/<>/< İSTİŞÂRÎ KURUL

- İÇSELLEŞTİRME ile/||/<> BENİMSEME

- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA

- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA

- İÇSELLEŞTİRMEK ile/değil (İYİ) ANLAMAK

- İÇSELLEŞTİRMEK ile/>< KURTULMAK

- İÇSEL/LİK ile/ve/||/<> İLKESEL/LİK

- İCTİBÂ ile/ve/||/<>/> İSTİFÂ ile/ve/||/<>/> İHTAR ile/ve/||/<>/> İSTİNÂD

( Seçme. | Toplama. İLE/VE/||/<>/> Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. İLE/VE/||/<>/> Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )

- İÇTİMA/İNİKAT değil/yerine/= TOPLANMA/TOPLANTI

( Toplanma, toplantı. | Askerlerin, silahlı ve donatılı olarak toplanmaları. | [gökbilim] Kavuşum. )

- İCTİMÂ-İ ŞERÂİT ve/||/<> İMTİNÂ-İ MEVÂNİ

( Koşulların, biraraya gelmesi. VE/||/<> Engellerin, ortadan kalkması. )

- İDAM" ETMEK/ETTİRMEK ile/değil/yerine/>< İDAME ETMEK/ETTİRMEK

- İDÂRÎ ile İRÂDÎ

( Yönetimsel. İLE Yapma bilgisi/isteği. )

- İDDİA[Ar.] ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN

- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BELİRTMEK

- İDDİA ile/ve/değil/||/<>/< AVUNTU

- İDDİA ile/ve BENCİLLİK

( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )
( Tüm çatışmaların kökeninde "ben" ve "benim" fikirleri yatar. )
( Sadece kendi ötenize, egonuzdan öteye uzanmalısınız, o zaman onu bulacaksınız. )
( Bencillik, ıstırabın nedenidir. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz, çünkü bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )
( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )