Bugün[31 Mayıs 2026]
itibarı ile 18.341 başlık/FaRk ile birlikte,
18.341 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(64/75)


- TANSİYON[Fr.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERİLİM


- TAO[Çince] ile ...

( Yol, patika. Tanrı. | En yüksek ve tanımlanamaz gerçeklik. | Değişimde, değişmeden kalan. | Zen'de Tao sözcüğünün Taoculuktakinden değişik bir anlamı vardır. Zen'in iç öğretisi; ancak yaşam deneyle ulaşılabilecek Gerçek anlamındadır. | Birlik. | Yokluk. | Yol ya da akan ve sürekli olarak değişen gerçeklik. | En yüksek ve tanımlanamayan gerçeklik.[Kozmik Tao] | Değişimde değişmeden kalan. | TEO, TE, T, THE, [Ar.]el- )


- TAO ile/||/<> WU-WEİ ile/||/<> TZU-JAN

( Yol, patika. Tanrı. Zen'de Tao sözcüğünün Taoculuktakinden değişik bir anlamı vardır. @@ Bir şey yapmamak, bir şey söylememek, böylece zihnin kendiliğinden doğal olarak çalışmasına olanak sağlamak. @@ Doğal olarak, kendiliğinden oluşum. )


- TAO-KIAO ile JU-KIAO ile ŞE-KIAO


- TAP :/yerine HAFİFÇE VURMAK, MUSLUK


- TAPINCA/PUT[Fars. < BUT]/İDOLE[Fr.]:
SOY ile/ve/||/<> MAĞARA ile/ve/||/<> ÇARŞI ile/ve/||/<> TİYATRO

( bkz. Francis Bacon )

( IDOLA TRIBUS avec IDOLA SPECUS avec IDOLA FORI avec IDOLA THEATRI )


- TAPINCAK/SANEM[Ar.]/PUT[Fars. < BUT]/FETİŞ[İng. FETISH | Fr. < FETICHE] ile/ve/değil/||/<>/> KÜLT[İng. CULT | Fr. CULTE]

( Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı ya da cansız nesne. | Haç. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Din. | Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. | Belirli bir dönemde yoğun ilgi gören. [yapıt/kitap/film vb.] )


- TAPINCAK/SANEM[Ar.]/PUT[Fars. < BUT]/FETİŞ[Fr.] ile ONGUN/TOTEM[Fr.]

( Gözle görünen, gözle görüldüğü kadarıyla yetinerek tapınma. | Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı ya da cansız nesne. | Haç. | Uğurlu sayılan şey. | Tapınırcasına sevilen şey ya da kişi. | Saplantılı bir biçimde eşeysel coşku uyandıran ötekine ait giysi, ayakkabı vb. nesne. İLE İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne. )


- TAPMAK ile/değil/yerine "BAŞ KESMEK"


- TAPON ile TAPONCU/LUK ile TAPON MAL


- TARABYA ANA ÇOCUK SAĞLIĞI VE AİLE PLANLAMA MERKEZİ :

( Tarabya Kefeliköy (Haydar Aliyev) caddesi üzerindedir. )


- TARABYA AYA PARASKEVİ RUM ORTADOKS KİLİSESİ :

( Tanzimatın ilanında sonra kusseli olarak inşâ edilen ilk kiliselerden biridir. 1868 yılında Banker Zarifi ailesinin maddi yardımları ile inşâ edildi. Ayazması vardır. Kilise bahçesinde mezarlar bulunuyor. Haç planlı. Üç nefli ve kubbeli bazilika olarak inşâ edilen kâgir yapının kubbesini sekiz sütün desteklemektedir. )


- TARABYA RUM İLKÖĞRETİM OKULU :

( Tarabya'da bulanan Rum İlköğretim Okulu açık olmasına karşın öğrencisi almadığı için eğitim hizmeti verememektedir. )


- TARABYA RUM MEZARLIĞI :

( Tarabya'da Rum mezarlığı bulunmakta; Kostantinos (Ayios) Eleni (Ayia) Kilisesi, Ayayani Kilise ve Aya Anastas Kilisesi bahçesi içinde bulunmaktadırlar. )


- TARAK ile SAÇ FIRÇASI

( ŞÂNE ile ... )


- TARAKLAMAK ile TARAK ile TARAKLI ile TARAKÇI/LIK ile TARAKSIZ ile TARAK İŞİ ile TARAK OTU ile TARAKLILAR ile TARAK DUBASI ile TARAK KEMİĞİ ile TARAK OTUGİLLER


- TARAKSI ile TARAKSI KAS


- TARAMAK ile TARTMAK ile TARTILMAK ile TARTTIRMAK ile TARTABİLMEK ile TAR ile TARH ile TART ile TARZ ile TARALI ile TARAÇA ile TART SUÇU


- TAR'DA:
KAFKAS ile/ve ŞİRAZ

( Gövdesi, dut ağacıdan ve tek parçadır. Sapı ceviz ağacındandır. İLE/VE ... )

( TAR )


- TARDİF DISKINEZİ/TARDIVE DYSKINESIA[İng.] değil/yerine/= GEÇ DEVİNIM BOZUKLUĞU


- TARDİF DISTONİ/TARDIVE DYSTONIA[İng.] değil/yerine/= GEÇ GERİM BOZUKLUĞU


- TARGET vs./and ASSERTION


- TARHANA[< DAR HANE] ile OVMAÇ

( ... İLE Hamuru ovularak yapılmış kırıntılarla pişirilmiş çorba. | Taze tarhana. )


- TARİF-İ LAFZÎ ile TARİF-İ İSMÎ ile TARİF-İ HAKİKÎ


- TARİFİ/MDE ile/değil TARİFE/MDE


- TARİH AŞKI/TARİH NEFRETİ değil/>< TARİH BİLGİSİ

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- TARİH [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TARİH:
MERKEZİ, HER YERDE ve/||/<> ÇEPERİ, HİÇBİR YERDE


- TARİH OLMAK ile/ve TARİHE MAL OLMAK


- TARİH ile ŞEHNÂME[Fars. ŞEH+NÂME]

( ... İLE Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume. | Manzum olarak yazılmış tarih. )


- TARÎH[Ar.] ile/değil/< TÂRİH[Ar. < ERH | çoğ. TEVÂRÎH]

( İşe yaramadığından dolayı bir yana atılmış şey. İLE/DEĞİL Tarih. )


- TARİH ile/ve/||/<> TİN


- TARİH/SEL/LİK ile/ve/değil/||/<>/> TİN/SEL/LİK

( SPIRIT vs./and HISTORICAL/NESS )


- TARİHTEN DERS ALMAK ile/ve/<> TARİHTEN GÜÇ ALMAK

( TO TAKE LESSONS FROM HISTORY VALUE/S vs./and/<> TO TAKE POWER FROM HISTORY )


- TARİHTEN DERS ALMAK ile/ve/<> TARİHTEN GÜÇ ALMAK

( TO TAKE LESSONS FROM HISTORY VALUE/S vs./and/<> TO TAKE POWER FROM HISTORY )


- TARİK:
ÖRGÜT değil YOL/YORDAM/YÖNTEM


- TARÎK ile/||/<> TARÎK-İ ÂMM ile/||/<> TARÎK-İ HÂS

( Yol. İLE/||/<> Geniş yol, cadde, genel yol, kamuya ait yol. İLE/||/<> Bir ya da birkaç eve mahsus çıkmaz sokak, özel yol. )


- TARİK[Ar.] değil/yerine/= YOL


- TARİKA(T) ve/<> AŞK

( Çeperden merkeze. VE/<> Merkezden çepere. )


- TARİK-İ AMM değil/yerine/= KAMU YOLU


- TAR'IN TELLERİNDE:
AĞ TEL ile/ve SARI TEL ile/ve KÖK TEL ile/ve BAM TELİ ile/ve 1. ÇİFT ZENG TELİ ile/ve 2. ÇİFT ZENG TELİ

( [orta oktav] Do İLE/VE [orta oktav] Sol İLE/VE [-1. oktav] Do İLE/VE [-2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Do )

( Suyu simgeler. [Su gibi akıcıdır.] İLE/VE Ateşi simgeler. [Ateş gibi yakıcıdır.] İLE/VE Toprağı simgeler. [Toprak gibi sabitleyicidir.] İLE/VE Kararlılık duygusu ve mutmainlik sağlar/sunar. İLE/VE 1. ve 2. çift zeng telleri, coşku, özgürlük ve rahatlama duygusu sağlar/sunar. )

( Sayın Nevcivan Özel'in Facebook sayfası için burayı tıklayınız...
[Katkıları için teşekkür eder, tüm çalışmalarında başarılarının devamını dileriz!]

)

( TAR )


- TARLA ile/ve BÜK

( ... İLE/VE Akarsu kıyısındaki tarla. )


- TARLA ile/ve KEN

( ... İLE/VE Yeni açılmış, verimliliği fazla olan tarla. )


- TARLA ile/ve ŞÛR

( ... İLE/VE Tuzlu ve kireçli toprak. | Ot bitmeyen tarla. )


- TART[Fr. < TARTE] ile/||/<> TARTÖLET ile/||/<> TURTA[İt. < TORTE] ile/||/<> PAY[İng. < PIE] ile/||/<> KİŞ[< QUICHE] ile/||/<> GALETTE

( Tatlı ya da tuzlu olabilir. [Modern tartlar, genellikle meyve tabanlıdır, bazen de koyu krema ile olabilir.] İLE/||/<> Üzeri açık ve içinde dolgu kreması olan tartın küçük çeşididir. Genellikle tek kişilik minik kalıplarda pişirilir. İLE/||/<> Altı hamur, arası dolgu[meyve/sebze] üzeri ise hamurla kapatılarak yapılan ve genellikle tuzlu olabilen bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Altı hamur, arası meyve dolgulu, üzeri rende hamur ya da kafes biçiminde hamur parçalarıyla kapatılan bir pasta çeşididir. İLE/||/<> Tart gibi altı hamur üzeri ise tamamen tuzlu olarak hazırlanan sebze dolgulu bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Tarta benzeyen bir tatlı türüdür.[Hamurundaki farklar nedeniyle tart ile birbirinden ayrılmaktadır. Galetta hamuru, pizza hamuru gibi açılır ve tart kalıbı yerine bir yuvarlak fırın kabının içine, dışarı taşacak biçimde fırın kağıdı serilip üzerine açılan hamur yerleştirilir. İçine meyveleri dizildikten sonra hamurun fazla kalan kenarları meyvelerin üzerine doğru kapatılır.] )


- WEIGHING FORM[İng.] ile/değil/yerine/= TARTILAN TÜR


- TÂR U PÛD[Ar.] değil/yerine/= ARIŞ[Fars. < ERŞ/EREŞ] İLE ARGAÇ[Ar.]

( İplik ve atkı. )

( TÂR: İplik, tel. | PÛD: Argaç, dokumada, enlemesine atılan atkı. )


- TAŞ DUVAR PARKI (REVANİ SOKAK PARKI) :

( Baltalimanı Mahallesindedir. 319,00 m²'lik bir alanı kapsar. 100,00 m²'lik yeşil alanı, 82,00 m²'lik çocuk oyun alanı ve 42,00 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- TAŞ ETMEK ile TAŞ OLMAK


- Taş-toprak ile KONUŞ!!! -ile


- TAŞ YAĞI = GAZ YAĞI


- TAŞ, YERİNDE AĞIRDIR ile/ve/||/<> HER 'HOROZ', KENDİ ÇÖPLÜĞÜNDE ÖTER


- TAŞ ile/ve ALAMA

( ... ile/ve Taş parçası. )

( STONE vs./and ROCK )


- TAŞ ile/değil/yerine/||/<>/>< AŞ

( Sana taş atana, aş at! )


- TAŞ ile BAKIRKÖYTAŞI/KÜFEKİ/KEFEKİ

( ... İLE Yapıda kullanılan, açık renkli, işlenmesi kolay bir taş çeşidi. [Kum, çakıl ve midye kabuklarının, zamanla, bağlayıcı maddelerle birbirin yapışmasından oluşur.Ocaktan çıkarıldığı zaman, oldukça yumuşak olan küfeki, zamanla sertleşir. Bu taş, Osmanlı dönemi yapılarında çok kullanılmıştır.] )


- TAŞ ile BAKIRTAŞI

( ... İLE Yeşil renkli, yontulup parlatabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat, malakit. )


- TAŞ ile/ve BALAST

( ... İLE/VE Demiryoluna döşenen taş kırıkları. )


- TAS ile BİR KASE AFYON ile ATICI

( BOWL vs. BOWL OF OPIUM vs. BOWLER )

( کاس ile کاسه ile حقه وافور ile قدح ساز ile مشروب خوارافراطي )

( KAS ile KASEH ile HAGHEH VAFOR ile GHADH SAZ ile MOSHROB KHARAFRATY )


- TAŞ ile/değil BİTKİ (LITHOPS)

( image )


- TAŞ ile BUZULTAŞ

( ... İLE Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çoğu kez parıltılı ya da çizikli taşlar. )

( ... ile SALSÂL-İ CÜMÛDİYE )

( ... avec MOREN )


- TAŞ ile/ve/||/<> ÇAKIL TAŞI, KÜÇÜK TAŞ

( HACER ile/ve/||/<> HASÂT )

( STONE vs./and/||/<> PEBBLE )


- TAŞ ile ÇAKMAK TAŞI

( ... İLE Seramik, cam ve yol yapım endüstrilerinde kullanılan, SiO2 kimyasal yapısına sahip, sert ve opak görünümlü, kristal bir madde. )


- TAŞ ile ÇİNKE

( ... İLE Sağlam, sert taş. | En ufak parça. | Benek. )


- TAŞ ile DOLANTAŞI

( Mineralleri gözle görülebilen, benekli ve yeşilimtırak renkli, gabro ile bazalt arası, püskürük kütle. )


- TAŞ ile GAZTAŞI

( ... İLE Bileme işinde kullanılan, korindon ya da karborundum tanelerinden hazırlanan, bir tür taş. )


- TAŞ ile HELİK

( ... İLE Duvar örülürken, büyük taşların arasına konulan ufak taşlar. )


- TAŞ ile KAME

( ... İLE Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş. )


- TAŞ ile KARO[Fr. < CARREAU]/ORYA/[Yun.]

( ... İLE Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı. | Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı. )


- TAŞ ile KAYA ile TEPE ile DAĞ

( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. | Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. | Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. | Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. | Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. | Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik ya da tahta parçalardan her biri. | Bazı örgenlerin içinde, özellikle idrar kesesi vb. oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı nesne. | Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça. | Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. İLE Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. )

( HACER, CÜMD ile/ve CELMED )

( SENG ile/ve ... )

( STONE vs./and ROCK )


- TAŞ ile KAYRAK

( ... İLE Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. | Yassı, düz taş. | Bileği taşı. | Kayağan taş. )


- TAŞ ile KAZAN TAŞI

( ... İLE Kalsiyum tuzları kapsayan suyun ısıtıldığı kabın iç yüzeyinde oluşturduğu katman. )


- TAŞ ile MALITAŞI

( ... İLE Bazen, kayıklarda, çapa yerine kullanılan, ipe bağlı, büyükçe taş. )


- TAŞ ile/ve MALTATAŞI

( ... İLE/VE Yumuşak bir taş. Bahçe, mutfak gibi yerleri döşemekte kullanılan, dört köşe, yassı, kolay kırılan bir taş. )


- TAŞ ile MALTATAŞI

( ... İLE Bahçe, mutfak gibi yerleri döşemekte kullanılan, dört köşe, yassı, kolay kırılan bir tür taş. )


- TAŞ ile/değil MENGELE

( ... İLE Güveç yapmakta kullanılan, çabuk ezilen bir çeşit taş. )


- TAŞ ile MOSKOFTOPRAĞI

( ... İLE Maden parlatmak için kullanılan, sarı renkte bir tür gevrek taşı. )


- TAŞ ile MÜHRESENK[Fars.]

( ... İLE Alaca somaki, balgamtaşı/kadıköytaşı/hacıbektaştaşı. | Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemekte kullanılan araç. )


- TAŞ ile NECEFTAŞI

( ... İLE Parlak ve saydam bir çeşit kuvars billuru. )


- TAS ile/ve NİSAN TASI


- TAŞ ile/değil PAMUKTAŞ

( ... İLE/DEĞİL Bazı kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli ya da silisli tortu. )


- TAS ile RİTON

( Antik tas. )


- TAŞ ile SEYLANTAŞI/SEYLANİ

( ... İLE Yapısında, alüminyum ve demir bulunan bir granat türü. )


- STONE[İng.] / PIERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= TAŞ


- TAŞ ile SÜNGERTAŞI/PONZA[İt.]

( ... İLE Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya. | Metal parlatmakta kullanılan, çok gözenekli ve pürüzlü, ağırlığı az, sert bir yanardağ feldispatı. )


- TAS[Ar.] ile TA'S[Ar.] ile TAŞ

( Su kabı. İLE Yok olma, kaybolma. İLE Ufak kaya parçası. )


- TAS ile/ve/||/<> TASA

( Kayıp, yitik. İLE/VE/||/<> Üzüntü. )


- TAŞ ile TAŞIL/FOSİL[Fr.] ile TAŞÇIL

( ... İLE ... İLE Taşı andıran, taş gibi. | Taşlar ve kayalar üzerinde ya da taşlı topraklarda yetişen. )


- TAŞ ile/ve/||/<>/> TAŞİLİĞİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Taşların, yapraklar durumunda ayrılmasını sağlayan ara katmanı. )


- TAŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPRAK

( Taş gibiydin. Çok gönül kırdın. Yeter!
Toprak ol! Üstünde hoş güller biter...

Mevlânâ )

( )

( Olsaydık, erirdik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Olduk, dayandık. )


- TAŞ ile YAĞTAŞI

( ... İLE Araçların kesici ağızlarını bilemede, gazyağı, mazot ya da zeytinyağı ile kullanılan doğal taş. )


- TAŞ ile YEŞİM[Ar.]

( ... İLE Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş. )


- TAŞA-BAŞA-YAŞA OTURMAK değil/>< SAĞLIĞA UYGUN ZEMİNLERDE OTURMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- TASALANMAK ile TAS ile TASA ile TASALI ile TASASIZ/LIK ile TAS TARAK ile TAS KEBABI


- TASALI, RECEP (İST. 1931) :

( Karagümrük S.K. den transfer edildi ve 8 sezon (1959 - 1967) Sarıyer S.K. de tescilli kaldı. Bu süre içinde 132 lig, 10 B takımlar ligi, 2 turnuva maçı olmak üzere 144 resmi ve 34 özel maçla birlikte toplam olarak 178 maçta forma giydi. Lig maçlarında takımına 12, B takımlar ligi maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 15 gol kazandırdı. Sarıyer S.K. de Kaptan olarak görev yaptı ve "Baba Recep" olarak futbol hayatını Sarıyer'de noktaladı. )


- TASAVVUF:
DİNLER ÜSTÜ değil DİNLER ÖZÜ


- TASAVVUF[< SÛF] ile ...

( GÖNLÜNÜ ALLAH SEVGİSİNE BAĞLAMA | SULH İLE ELE GEÇMEK | GÖLGELER İLMİ )


- TASAVVUF ile/ve/||/<> DİN

( Tasavvuf, dinin estetik boyutudur. )


- TAŞBALIĞI ile ...

( En zehirli balık. )


- TAŞDEMİR, ALİ (RİZE, 1956) :

( 1960 yılından beri Bahçeköy'de ikamet etmektedir. Orta Okul mezunu olup, ticaretle uğraşmaktadır. Bahçeköy Belde Belediye Meclisinde birinci dönem üyesi olarak görev yaptı. Sosyal, kültürel ve sportif amaçlı birçok dernekte üyedir. )


- TASDİ[Ar.] değil/yerine/= CAN SIKMAK, BAŞ AĞRITMAK, TEDİRGİN ETMEK


- TASDİK ETMEK ile BİR İMZAYI ONAYLAMAK ile TASDİK

( ATTEST vs. ATTEST A SIGNATURE vs. ATTESTATION )

( سوگند ياد کردن ile تصديق امضاء کردن ile تحليف )

( SOGAND YAD KARDAN ile TASADYGH EMZA KARDAN ile تحليف )


- TAŞ/DUVAR ile BOSAJLI TAŞ/DUVAR


- TAŞER, NİHAT (İST. 1933 - 2010) :

( Milli güreşçi. Büyükdere ilkokulu, Sarıyer ortaokulunu bitirdi. İstanbul Belediyesinde Zabıta memuru olarak memuriyet hayatına atıldı. Ortaokul öğrencisi ike Sarıyer Halkevinde güreşe başladı. İstanbul Güreş İhtisas Kulübü güreşçisi olarak önce 79 kiloda sonraları ağır siklette güreşti. Groke romen güreşçisi olarak pek çok İstanbul ve Türkiye şampiyonluğu kazandı. Olimpiyatlarda ise ağır siklette altıncı olarak adını Olimpiyat tarihine yazdırdı. Ayrıca Avrupa dördüncülüğü, Balkan oyunları Şampiyonluğu var. Güreş hayatını tamamladıktan sonra uzun yıllar antrenör olarak görev yaptı. )


- TASFÎK[Ar. çoğ. TASFÎKAT] ile ...

( Kanat çırpma. )


- TAŞI GEDİĞİNE KOYMAK ile CUK OTURTMAK


- NOMBRE DE TRANSPORT DES IONS[Fr.] / TAŞIMA SAYISI (TI)[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA SAYISI (Tİ)


- ... TASI, ODUNCUNUN VAR BALTASI ile/ve TATLI SÖZ YILANI DELİĞİNDEN ÇIKARIR


- TAS'ÎR[Ar.] ile TA'SİR[Ar. < USR | çoğ. TA'SÎRÂT] ile TA'SÎR[Ar. < ASR | çoğ. TA'SÎRÂT] ile TA'SÎL[Ar. < ASEL]

( Kibirlilik yüzünden konuşurken, yüzünü başka tarafa çevirip karşısındakinin yüzüne bakmama. İLE Güçleştirme/güçleştirilme. İLE Suyunu sıkma. İLE Tadlandırma. )


- TAŞIYICI ÇEMBER ile DIŞ ÇEMBER

( DEFERENT vs. EPICYCLE )


- CARRIER GAS[İng.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI GAZ


- TAŞIYICI KOLONLAR ile/ve/||/<>/> FREN İPİ


- TAŞKENT ile/= ÇAÇ/ÇAÇKENT/ŞAŞKENT/BİNKENT

( Kuruluşu, M.Ö. II. yüzyıla kadar uzanır. Taşkent adına, ilk kez XI. yüzyılda rastlanıyor. )


- TAŞKIN ile/ve/değil/||/<>/< SEL


- TAŞKIRAN ile TAŞKIRAN OTU ile TAŞKIRAN ÇİÇEĞİ


- TAŞKIRANÇİÇEĞİ ile TAŞKIRANOTU

( Taşkırangillerden, 2500 metreden yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. İLE Taşkırangillerden, bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen, saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki, taşkıran. )

( LEONTOPODIUM ALPINUM cum SAXIFRAGA )


- TAŞPAMUĞU/KAYA LİFİ/ASBEST[Yun.] ile AMYANT[Fr. < Yun. AMIANTE]

( Lifli, az çok yumuşak ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral silikat olup tremolitin bozulmasından oluşur ve kayalıklarda damarlar halinde bulunur. İki çeşidi vardır. Birincisi esnektir, kolayca eğilip bükülebilen tellerden meydana gelir, birkaç santimetrelik tellere ve ince parçacıklara ayrılabilir. 1500 °C'de ergir. İkincisi, kısa tellidir, daha az ayrılabilir, asitlere karşı daha dayanıklıdır, 1100-1300 °C'de ergir. Asbest, lifler halinde ayrılabilen başlıca mineraldir. Solunum yoluyla kanser yapıcı etkisi nedeniyle yapıdaki kullanımı azalmış, çoğu ülkede de yasaklanmıştır. İLE Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş, bir çeşit ak asbest. Hidrate olmuş, lifli yapıda, doğal kalsiyum ve magnezyum silikatıdır. | Doğal magnezyum kalsiyum silkatın, ak-gri renkte sıcaklık ve aside dayanıklı, iplikli yapıda madde. Çeşitli oranlarda kireçle karışık mineralleri, ip, keçe, katman biçimlerinde ısı yalıtımı ya da sızma önleyici olarak kullanılır. | Kolayca bükülen ve ateşe dayanan, liflerden oluşmuş, bir tür ak asbest. )


- TAŞPINAR, TAMER (İST. 1958) :

( Sporcu, bürokrat, yönetici. Sarıyerlidir. Orta öğrenimini Sarıyer'de, lise öğrenimini Maçka Lisesi Elektronik Bölümü'nde yaptıktan sonra İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsünden mezun oldu. 1971 yılında tekvandoya başladı. Siyah Kuşak 6. Dan'a yükseldi. Milli formayı giydi defalarca Türkiye şampiyonluğu kazandı. 1979'da Stutgart'ta Dünya yedincisi, 1982'de Roma'da Avrupa beşincisi oldu. Pek çok uluslar arası yarışmada dereceler yaptı. Faal sporculuk hayatından sonra antrenörlüğe başladı. Kulüp antrenörlüğü yaptığı gibi Milli Takım antrenörlüğü görevi de üstlendi ve pek çok başarılı sporcunun yetişmesine yardımcı oldu. Milli Takımlar Teknik direktörü olarak da görev yaptı. 1997'da Uluslar arası hakemlik kokartını kazandı, 10 süre ile Tekvando İl Temsilciliği bulundu ve Tekvando Federasyonunda Teknik ve Eğitim Komitelerinde görev yaptı. Memuriyet hayatına Gençlik ve Spor İstanbul İl Müdürlüğü bünyesinde başladı. Memur, şef, ilçe spor müdürü ve şube müdürü olarak görevlerde bulunduktan sonra, Mart 2003'te İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne atandı. Bu görevini Nisan 2009'a kadar devam ettirdi. Nisan 2009 – Ekim 2009 arasında Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yaptı. Tekrar Gençlik ve Spor İstanbul İl Müdürlüğü görevine geldi. 2011'de Gençlik ve Spor Genel Müdür Yardımcılığına atandı. Halter Federasyonu Başkanlığına seçildi (2013).TMOK (Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi) Kültür Komisyonu ve İstanbul Olimpiyat HDK (Hazırlık ve Düzenleme Kurulu) üyesi olan Taşpınar. Sarıyer Spor Kulübü üyesidir )


- TASTE :/yerine TAT, TATMAK


- TASVİR ile TASVİRİ ile TASVİRCİ/LİK ile TASVİRİ FİİL ile TASVİRİ DİL BİLGİSİ


- TAT ile LEZZET

( TASTE vs. DELICIOUS )


- TAT değil TAD


- TAT ile TAT DUYUSU ile TAT ALMA DUYUSU ile TAT ALMA ORGANI


- TAT ile TAT ile Tat

( İran'lılara verilen bir ad. )

( Canlıların, besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum. | Tatlılık. | Hoşa giden durum, lezzet, zevk. İLE Dilsiz. İLE Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap ya da İran'lılar. | Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı. )


- TATLI PATATES ve/<> YUM

( Dağlarda. VE Sahilde.
[Papua Yeni Gine'de en önemli besin kaynakları.] )


- TATLI" YALAN/LAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "ACI" GERÇEK/LER


- TATLI ve TUZ

( Tatlılara da bir tutam tuz atılırsa tatlıya tad katar. )


- TATLILAŞMAK ile TATLILAŞTIRMAK ile TATLI/LIK ile TATLICA ile TATLICI/LIK ile TATLILI ile TATLI SU ile TATLI DİL ile TATLI SÖZ ile TATLI BELA ile TATLI SERT ile TATLI BADEM ile TATLI DİLLİ/LİK ile TATLI KAÇIK ile TATLI LİMON ile TATLI SÖZLÜ/LÜK ile TATLI TATLI ile TATLI KAŞIĞI ile TATLI SÜLÜMEN


- TAT/LI/LIK ve/<>/>< ZAHMET


- TATLISU KAPLUMBAĞALARINDA:
BENEKLİ ile FIRAT ile NİL ile ... ile YILAN BOYUNLU TATLISU KAPLUMBAĞASI ile KIRMIZI YANAK(ROTWANGEN) ile ÇİN KAPLUMBAĞASI

( [büyüklüğü] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE 25 cm.'dir. İLE 17 cm.'dir. )

( Türkiye sularında yaşarlar. İLE Türkiye sularında yaşarlar. İLE Mısır'da yaşarlar. İLE ... İLE ... İLE Amerika'da, Doğu ve Batı Mississippi'de yaşarlar. İLE Endonezya, Japonya ve Güney Çin'de yaşarlar. )

( [kış uykusuna] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yatarlar.[10-12 hafta] İLE Yatmazlar. )

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gençleri etçil, yaşlıları otçuldur. İLE Etçildir. )

( EMYS ARBICULARIS cum TRIONYX EUPHRATICUS / RAFETUS EUPHRATICUS cum TRIONYX TRIUNGUIS cum MAUREMYS CASPICA cum CHRYSEMYS SCRIPTA ELEGANS cum CHINEMYS REEVESIL )


- TAT-SAT ile ...

( Gerçek O'dur. Kutsal metin "Om, Tat Sat"dır. Onda Brahmanbu üç sözcüğün her biriyle tanımlanır. )


- TAV ile TAVA/LIK ile TAVA BÖREĞİ ile TAVA EKMEĞİ


- TAV'AN ile ...

( İSTEYEREK, KENDİ İSTEĞİYLE )


- TAVASSUT[Ar.] değil/yerine/= ARACILIK, ARA BULMA, ARACILIK ETME


- TAVİLOĞLU, ENVER (İST. 1925 - 2006) :

( Tüccar, işadamı. Saint Benoit Fransız Lisesinden sonra İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun oldu. Kendi şirketini kurup işhayatına atıldı. Sarıyer Spor kulübünde uzun yıllar futbol oynadı. Futbol yaşamını tamamladıktan sonra kulübe üye olduğu ve iki dönem Sarıyer Spor kulübü Yönetim Kurulu Üyesi olarak (1949 - 1950 ve 1951 - 1952) görev yaptı. Mısır Çarşısı Esnafları Yardımlaşma - Derneği kurucusu olup 28 yıl başkanlığını yaptı. Fransız Lisesi Meazunları Derneği, İ.Ü. İktisat Fakültesi Mezunları Derneği, Hacı Nimet Özden Camii Vakfı, Esnaf Hastanesi Koruma Derneği gibi pek çok derneğin üyesidir. Meslek kuruluşlarının doğal üyesi olarak 7 dönem İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevler üstlendi. )


- TAVÎL/TAVÎLE[Ar. < TÛL | çoğ. TIVÂL] ile TAVÎLE[Ar.]

( Uzun. | Çok süren. İLE Hayvan katarı, birbiri ardına bağlanmış bir sıra hayvan. | At ahırı. | Çayıra koyuverilen hayvanın ayağına bağladıkları ip, tavla ipi. )


- TAVIR ile EDÂ


- TAVŞAN ADASI ile/ve SEDEF ADASI ile/ve BÜYÜKADA ile/ve HEYBELİADA ile/ve BURGAZADA ile/ve KINALIADA

( Vapur ve motor seferleri, Eminönü, Kabataş, Bakırköy, Kadıköy ve Bostancı'dan yapılmaktadır. )

( Sedef Adası'na belirli saatlerde sadece Bostancı'dan ulaşılmaktadır. Tavşan Adası'na ise yapılmamaktadır. )

( bkz. ADALAR SEFERLERİ )

( "Prens Adaları" ya da "Kızıl Adalar" adlarıyla da bilinirler. )

( Türkiye'nin ilk Sanatoryum'u[Fr. < Lat. Verem hastalarının iyileştirilmesi için kurulmuş hastahane] Heybeliada'da, 1924 yılında kurulmuştur. )

( İmparatorluk ailesi ile devlet ileri gelenlerinin sürgün yerleridir. )

( İmparator II. Justinus, 569 yılında Büyükada'da bir saray ile bir manastır yaptırmıştır. [Bugünkü Maden semtinde] )

( IV. Leon'un annesi Eirene, II. Justinus'un sarayının bulunduğu yere, 775-780 yıllarında kadın manastırı inşa ettirmiştir. [Manastırın duvarları ile bir sarnıcın kalıntısı günümüze ulaşmıştır.] )

( Heybeliada, adını adada işletilen bakır madeninden almıştır. )

( Kınalıada'ya Bizans devrinde iki manastır yaptırılmıştır. )

( 944'te, İmparator Romanos Lekapenos ile 1071'de Malazgirt'te Selçuklular'a yenildikten sonra, Konstantinopolis'e dönüşünde IV. Romanos Diogenes, Kınalıada'ya sürgün edilir. )

( Sedefadası'nda, VIII. yüzyılda bir erkekler manastırı inşa edilmiştir. [Günümüzdeki kalıntılar bu yapıya ait olabilir.] )

( Tarihi kaynaklarda, Tavşan Adası'nda bir manastır varolduğu kaydedilmiştir. )

( NEANDROS ile/ve TEREUINTHA, TEREBINTHOS/TEREBINTHODES/ANTEROVITHOS ile/ve PITYADES MEGALE[Plinius], PRİNKİPİ/PRINKIPO[Bizans Devri'nde] ile/ve HAKLİ (BAKIR), KHALKE, KHALKITIS ile/ve ANTİGONİ/ANTIGONEIA, [Antikçağ yazarları, Erebinthus, Bizanslı yazarlar ise Therebintos ya da Panormos adını vermişlerdir] ile/ve PROTİ/PROTA["Birincisi" anlamına gelir] )

( PRINCESS ISLANDS )

( Heybeliada'da, en önemli Bizans Devri yapısı Panagia Kamariotissa Kilisesi'dir. [XIII. ya da XIV. yüzyılda inşa edilmiş, yonca planlı, son dönemin mimari özelliklerini yansıtan önemli bir örnektir.] )

( )


- TAVŞANCIL ile TAVŞANCIL OTU


- TAVŞANCIL = YIRTICI KUŞLAR

( Çoğu, tavşan avlamakla beslenen kartal, akbaba vb. yırtıcı kuşlar. )


- TAVŞANCILOTU ile TAVŞANKULAĞI

( Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. İLE Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe rengi çiçekli bir bitki, buhur-u meryem, siklamen. )

( HERACLEUM cum CYCLAMEN COUM )


- TAVŞAN/LIK ile TAVŞANCI/LIK ile TAVŞANLI ile TAVŞAN ETİ ile TAVŞAN DUDAK ile TAVŞAN UYKUSU ile TAVŞAN YÜREKLİ ile TAVŞAN ANAHTARI


- TAVUK ile TAVUK ÇİFTLİĞİ ile TAVUK YETİŞTİRİCİLİĞİ ile TAVUK ETİ

( CHICKEN vs. CHICKEN FARM vs. CHICKEN FARMING vs. CHICKEN MEAT )

( مرغ ile جوجه ile مرغ داري ile مرغداري ile گوشت مرغ )

( MORGH ile JUJEH ile MORGH DARY ile MORGHDARY ile GUSHT MORGH )


- TAVUK ile TAVUKLU ile TAVUKÇU/LUK ile TAVUKLAR ile TAVUK ETİ ile TAVUK BİTİ ile TAVUK BALIĞI ile TAVUK SARMASI


- TAX :/yerine VERGİ


- TAXMAQ[Azr.] = GEÇİRMEK[Tr.]


- [not] TAXONOMY ile/ve/değil/yerine/<>/> CLADISTIC TAXONOMY

( Sınıflandırma. İLE Kladistik sınıflandırma. )

( LINNAEUS/LINNE vs./and/<>/>/but HELLING[1966] )


- TAY ile GÜRE

( Üç yaşına kadar olan at yavrusu. İLE Çiftleşmek isteyen kısrak ya da dişi eşek. | Bir yaşından, üç yaşına kadar olan tay. | Güçlü, dinç. | Çekingen, korkak, ürkek. )


- TAY/TAYLAK ile SIPA[Abazaca < SPAU: Çocuk.]/KODOK/KURRAG[Fars.]

( At yavrusu. [Üç yaşına kadar] İLE Eşek yavrusu. )

( GULİN ile ... )

( MÜHR[çoğ. EMHÂR, MİHÂR] ile KÜRRE )

( KÜRRE ile KÜRRE-İ HAR )

( COLT/FOAL vs. DONKEY-FOAL )

( HIPPOMAN: Yeni doğan tayın alnındaki küçük siyah zar. )


- TAY ile TAY[Fars.]

( Üç yaşına kadar olan at yavrusu. İLE Denk, eşit, eş. | Hayvanın bir yanındaki yük. )


- TAY ile TAYA/LIK ile TAYF ile TAYT ile TAY TAY ile TAYF ÖLÇÜMÜ ile TAY TAY ARABASI


- TA'YÎN[< AYN][Ar.] ile/ve NÂN-PÂRE[Fars.]

( Erzak. İLE/VE Ekmek parçası. )


- TA'YÎN[Ar. < AYN] ile TAHÎN[Ar.]

( Ayırma, belirli etme. | Bir memuriyete koyma. | Tayın, asker ekmeği. | Erzak. İLE Öğütülmüş tahıl. | Darı unu. | Şekerle karıştırılarak helvası yapılan öğütülmüş susam. )


- TAYLOR İLE FOURİER İLE LAURENT ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI

( Fonksiyon seri temsilleri. )

( Formül: f(x) = Σaₙxⁿ )

( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )


- TAYLOR İLE MACLAURİN İLE LAURENT İLE FOURİER İLE LAPLACE ile/||/<> SERİ AÇILIMLARI

( İşlevlerin farklı seri gösterimleri ve uygulama alanları. )

( Formül: f(x) = Σ f⁽ⁿ⁾(a)/n! (x-a)ⁿ )

( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )


- TAYR[Ar. < ATYÂR, TUYÛR]/MÜRG[Fars.]:
Kuş. -<


- TAZE SOĞAN ile/ve/değil/<> ÇİRİŞ OTU


- TA'ZİB[< AZAB] ile ...

( EZİYET ETME, BOŞUNA YORMA )


- TA'ZÎM[< AZM] ile ...

( BÜYÜKLEME, ULULAMA, BÜYÜK SAYMA | SAYGI GÖSTERME, İKRÂM ETME )


- TA'ZÎR[Ar. < ÖZR | çoğ. TA'ZÎRÂT] ile TA'ZÎR[Ar. çoğ. TA'ZÎRÂT]

( Esassız özür bildirme, vesile ve bahane arama. İLE Azarlama. | Suçluyu suçuna göre sözle azarlama. )


- [ne yazık ki]
TAZIYA, "TUT!" ve/||/<> TAVŞANA, "KAÇ!"


- TA'ZİYE[Ar. < AZV] değil/yerine/= YARA(BAŞ) SAĞILIĞI/İYİLEŞMESİ DİLEME

( Caferî mezhebinde olanların Muharrem ayında yaptığı matem töreni. )


- TAZMANYA CANAVARI ile/||/<> BAL PORSUĞU ile/||/<> AYI SANSARI/VOLVERİN

( )

( )

( )

( TASMANIAN DEVIL vs./||/<> HONEY BADGER vs./||/<> WOLVERINE )

( SARCOPHILUS HARRISII vs./||/<> MELLIVORA CAPENSIS vs./||/<> GULO GULO )


- TBI/TOTAL BODY IRRADİATION | TRAUMATIC BRAIN İNJURY[İng.] değil/yerine/= TÜM GÖVDE IŞINLAMASI | TRAVMATİK BEYİN HASARI


- TBT değil/yerine/= HGG

( "Throw Back Thursday" DEĞİL/YERİNE/= Hey Gidi Günler. )


- TCK:
46 ile/değil/=/||/<>/> 32

( 765 sayılı TCK @@ 5237 sayılı TCK )

( Kabul: 01 Mart 1926 > Yürürlük: 01 Temmuz 1926 @@ Kabul: 26 Eylül 2004 > Yürürlük: 01 Haziran 2005 )


- t.d.[Lat. < TER DIE] değil/yerine/= GÜNDE 3 KEZ


- TD-DFT ile/||/<> CIS

( TD-DFT zamana bağlı uyarılmış İLE CIS configuration interaction. )

( Formül: DFT bazlı İLE HF bazlı )


- TDK'NIN" değil TDK'NİN


- TEA :/yerine ÇAY


- TEÂKUP[Ar.] değil/yerine/= ART ARDA GELME


- TEASPOON :/yerine ÇAY KAŞIĞI


- TEÂSÜR[Ar.] ile TEÂSÜR[Ar. < ÜSR]

( Güzel geçinme, dirlik etme. İLE Bir şeyin güçleşmesi, güç olma. )


- TEÂVÜN[Ar. < AVN çoğ. TEÂVÜNÂT] değil/yerine/= YARDIMLAŞMA


- TEBEDDÜL[Ar.] değil/yerine/= BİR DURUMDAN, BAŞKA BİR DURUMA GEÇME, DEĞİŞME


- TEBERRÂ[< BERÂ] ile UZAKLAŞMA, UZAK DURMA, ÇEKİLME | SEVMEYİP YÜZ ÇEVİRME | KÖTÜ AHLÂK


- TEB'ÎD[Ar. < BU'D] ile TE'BÎD[Ar. < EBED | çoğ. TE'BÎDÂT]

( Uzaklaştırma, uzaklaştırılma, uzağa sürme. | Kovma. İLE Sonsuzlaştırma/ebedileştirme. )


- TEBLÎĞ/TEBLÎG[< BULÛG | çoğ. TEBLÎGAT] ile/değil/yerine/< TEVDÎ'[< VED | çoğ. TEVDÎÂT]

( Yetiştirme, eriştirme, bitiştirme. | Götürme, taşıma. | [edebiyatta] Abartının birinci derecesi. İLE/DEĞİL/YERİNE Bırakma, emanet etme. | Vedâlaşma. )


- TEBZÎL[Ar. < BEZL] ile TEBZÎR[Ar. < BEZR | çoğ. TEBZÎRÂT]

( Yarma, delme. | Bir örgenin suyunu boşaltmak üzere o yeri bir araçla delme işlemi. İLE Tohumu saçıp dağıtma. | Har vurup harman savurma. )


- TECA'ÜD[Ar. < CA'D] değil/yerine/= BÜKLÜM BÜKLÜM SAÇ

( Saçın kıvırcık, büklüm büklüm olması. )


- TECÂVÜL[Ar. < CEVELÂN | çoğ. TECÂVÜLÂT] ile TECÂVÜR[Ar.]

( Dolaşma, cevelân etme. İLE Komşu olma. )


- TECELLÎ ile/ve FÂŞ ETMEK


- TECEZZÜV[Ar. < CÜZ]/TECEZZÎ değil/yerine/= KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA

( KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA )


- TECRÎD[< Ar. CERED | çoğ. TECRÎDÂT] ile/< İNTİZÂ[< Ar. NEZ]

( Maddî olandan arındırmak. | Soymak/soyutlamak. İLE/< Dış-dünyada, bir nesnede gizilgüç[bilkuvve/potansiyel] olarak bulunan bir özelliği, zihnin soyutlayarak yetkin örnek[ideal-form] haline getirmesi. | Ayıklamak. )

( Soyma, soyulma. | Ayırma, bir tarafta tutma. | Herşeyden el-ayak çekme. | Soyutlama. | Yalıtma. | Bir şairin kendini soyut bir kişilik, yani ayrı bir kişi sayarak ona hitab etmesi. | Noktasız harflerden oluşan sözcüklerle tümce ya da mısra yapma. İLE/< Çekip koparma, koparıp alma. )

( İntizâ olmadan, tecrîd olmaz. )

( Without the extraction, there cannot be the abstraction. )

( ABSTRACTION vs./< EXTRACTION )


- TECZÎ'[Ar.] ile/değil TECZİE[Ar. < CÜZ] ile/değil TECZÎR[Ar. < CEZR]

( ... İLE/DEĞİL Bölüm bölüm ayırma, bölme, doğrama, ufaltma. İLE Karekökünü alma, cezrini bulma. )


- TEDAVİ ile HER ŞEYİ İYİLEŞTİR ile TEDAVİ ARAYIŞI

( CURE vs. CURE ALL vs. CURE SEEKING )

( چاره ile درمان ile علاج ile تداوي ile شفا ile شفا دادن ile خوب کردن ile چاره نمودن ile چاره کردن ile درمان کردن ile بهبودي دادن ile درمان نمودن ile نوش دارو ile چاره جوئي )

( CHAREH ile DARMAN ile علاج ile تداوي ile SHAFA ile SHAFA DADAN ile KHOB KARDAN ile CHAREH NEMUDAN ile CHAREH KARDAN ile DARMAN KARDAN ile BACPEHBUDY DADAN ile DARMAN NEMUDAN ile NOSH DARO ile CHAREH JOYEY )


- Tedbir için SUS!!!


- TEDEMMU'[< DEM][Ar.] ile ...

( Gözün yaşarması. | Sayrılıktan dolayı gözden yaş gelme. )


- PERTURBATION THEORY[İng.] / THÉORIE DES PERTURBATIONS[Fr.] ile/değil/yerine/= TEDİRGENME KURAMI


- TEE/TRANSÖZOFAGEAL EKOKARDİYOGRAFİ TRANSOESOPHAGEAL ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN EKOKARDİYOGRAFİ


- TEEHHÜL[Ar. < EHL] ile TEEHHÜR[Ar. < TE'HÎR | çoğ. TEEHHÜRÂT]

( Ehlileşme. | Evlenme. İLE Sonraya, geriye kalma. | Gecikme. )


- TE'EKKEDENÎ'Ş-ŞEY'U[Ar.] ile ŞAKKA 'ALEYYE[Ar.]


- TEEN :/yerine GENÇ (13-19 YAŞ ARASI)


- TEENNÜS[Ar. < ÜNS] ile TEENNÜS[Ar. < ÜNS]

( Dişil/müennes olma. | Kadın gibi hareket etme, kadınlaşma. İLE Alışma, Ünsiyet peyda etme. )


- TEESSÜM[< İSM] ile ...

( GÜNAHTAN KAÇINMA )


- TEESSÜR[Ar.] ile TEESSÜR[Ar. < ESR, ESÂRET | çoğ. TEESSÜRÂT]

( Oyalandırma, işten alıkoyma. İLE Kederli ve üzüntülü olarak duygulanma, içlenme. | Bir şeyin etkisini duyma. | Acı, keder duyma. )


- TEF[Fars.] ile TEF[Fars.]

( Zilli bir kasnağa geçirilmiş çalgı. İLE Sıcaklık[hararet]. | Buhar. )


- TEF ile TEFE ile TEFECİ/LİK ile TEFELİ


- TEF ile/ve/değil/<> ZİLLİ TEF


- TEFERRU'/ÂT[çoğ.][< FER] ile TEFERRUH[< FERAH] ile TEFERRUĞ[Ar. < FERAĞ]

( Dallanma, dal budak salıverme. | Bölümlere ayrılma. | Bir kökten çıkıp ayrılma. | Ayrıntı/lar. İLE Ferahlama, içi açılma. İLE Vazgeçme, cayma. | Bir işi bitirip ondan kurtulma. | Satın alınan bir malın tapusunu üstüne geçirme. )


- TEFERRÜT[Ar.] değil/yerine/= TEK/YALNIZ OLMA

( Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma. | Benzeri bulunmama, benzersiz olma, sivrilme. )


- TEFE'ÜL[< FÂL] değil/yerine/= HAYRA YORMA, UĞURSAMA, UĞUR SAYMA


- TEFRÎK[Ar.] ile ŞA'B[Ar.]


- TEF'TE:
ZİLLİ ile/ve ZİLSİZ

( DÂİRE, DEFF[: Zilli ve pullu bir çembere gerilmiş deriden oluşturulan çalgı, daire.] )

( BÂTERE, DEF )


- TEHALÜK[Ar.] değil/yerine/= ÇOK İSTEME, CAN ATMA


- TEHDİT değil/yerine/= KORKUTU/GÖZDAĞI


- [ne yazık ki]
TEHDİT ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< "ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEK"


- TEHEMTEN[Fars.] ile Tehem-ten[Fars.]

( İri yarı, boylu bolu yiğit. İLE Eski İran kahramanı Zal oğlu Rüstem'in takma adı. )


- TEHİ[Fars.] değil/yerine/= BOŞ


- TEHİR[Ar. < AHAR | çoğ. TEHÎRÂT] ile TECÎL[Ar. < ECL | çoğ. TECÎLÂT]

( Erteleme, sonraya/geriye bırakma. İLE Belirli bir zamana kadar erteleme, sonraya/geriye bırakma. )


- TE'HÎR[< AHAR] ile ...

( SONRAYA, GERİYE BIRAKMA, GECİKTİRME, GECİKTİRİLME )


- TEHLİKE ile TEHLİKELİ ile TEHLİKELİ YER ile TEHLİKELİ DURUM

( DANGER vs. DANGEROUS vs. DANGEROUS PLACE vs. DANGEROUS SITUATION )

( خطر ile مهلکه ile خطرناک ile پرخطر )

( KHATAR ile MOTEOLKEH ile KHATRNAK ile PORKHATAR )


- TEHZÎB[Ar. ÇOĞ. TEHZÎBÂT] ile TEZHİB[Ar. < ZEHEB | ÇOĞ. TEZHÎBÂT]

( Islah etme, düzeltme, temizleme. | Çocuğu adam etme. @@ Altın sürme/sürülme. | Yaldızlama/yaldızlanma. | Süsleme. | Çürümüş dişi altınla doldurma, altın dolgu yapma. )


- TEK


- TEK AKIL


- TEK AN


- TEK ANADOLU


- TEK ANLAMLI = VAHİD-ÜL-MÂNÂ = UNIVOCAL[İng.] = UNIVOQUE[Fr.] = EINDEUTIG[Alm.] = UNIVOCUS[Lat.]


- MONOATOMIC GAS[İng.] / GAZ MONOATOMIQUE[Fr.] / EINATOMICHE GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK ATOMLU GAZ


- TEK BAĞ


- TEK BAŞINA YEMEK ile/yerine/değil BİRİ(LERİ)YLE (PAYLAŞARAK) YEMEK

( Her açıdan daha bereketlidir. )


- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK


- TEK BAŞINA ile/ve BAŞLI BAŞINA


- TEK BAŞINA ile/değil/yerine SADECE


- TEK BAŞINA ... ile/ve/||/<> TOPTAN ...


- TEK/BAZI) BİLİMBİREYLERİ


- TEK BİR ...


- TEK BİR KISALTILMASI VAR değil TEK BİR KISALTMASI VAR


- TEK BİR KİŞİNİN:
ÜZÜNTÜSÜ ve/||/<> MUTLULUĞU

( Tüm bireyleri mutsuz edebilir. VE/||/<> Herkesin yüzünü güldürebilir. :) )


- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME


- TEK ÇAPA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇİFT ÇAPA


- TEK ÇEKİRDEKLİ/LER -<


- TEK ÇENEKLİLER ile/ve ÇİFT ÇENEKLİLER


- ODD-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-PAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEK


- UNGERADE-GERADE KERNE, UNGERADE-GERADE-KERNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEKLER


- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN

( 10 oturum/seans gerektirir. İLE 5 oturum/seans yeterlidir. )


- TEK ÇOCUK ile/<> SON ÇOCUK


- SINGULAR SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ÇÖZELTİ


- TEK DİL


- MONODENTATE LIGAND[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DİŞLİ LİGAND


- TEK DOĞA


- TEK DOĞRU


- TEK DORUKLU ile/ve/||/<> ÇİFT DORUKLU


- TEK DÜNYA


- SINGLET STATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DURUM


- TEK DUVARLI CNT ile/||/<> ÇOK DUVARLI CNT

( SWCNT tek katman, MWCNT konsantrik çoklu. )

( Formül: 0.5-2nm İLE 5-100nm )


- TEK DÜZE ile/ve/değil/||/<> TEK TİP


- UNIJUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIJONCTION[Fr.] / EINANSCHLUSSTRANSISTOR, EINKNOTENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKLEMLİ TRANSİSTOR


- UNIAXIAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL UNIAXE[Fr.] / EINACHSIGER KRISTALL, EINFACHSIGER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKSENLİ KRİSTAL


- TEK EL ve/değil/yerine/||/<>/> İKİ EL

( 'in, nesi var? VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> 'in sesi var! )


- TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK

( "Durumu" kabul etmek. İLE "Durumu" kabul etmemek. )