Üç(3) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 18.432 başlık/FaRk ile birlikte,
18.432 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/75)
- Bİ-L-Fİ'L[Ar.] ile Bİ-L-HÂSSA[Ar.]
( Gerçekten, hakîki olarak. İLE Özellikle, mahsus, hususî olarak, hele. )
- BİLGELİK/HİKMET TAŞIMAYAN SÖZ ile/ve/||/<> DÜŞÜNME BARINDIRMAYAN SESSİZLİK/SÜKÛT
( Gevezeliktir. VE/||/<> Dalgıdır/gaflettir. )
- BİLGİ EDİNME HAKKI ile/ve/||/<> DİLEKÇE HAKKI
- BİLGİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- [BİLGİ/SÖZ]
"KULAĞINDAN":
GİRMEYEN ile GİRİP-ÇIKAN ile ZİHNİNE[/"KALBİNE"] ULAŞAN
( Hiçbir biçimde dinlemeyen/anla(ya)mayan. İLE Anlasa/Dinlese de unutan, kayıtsız kalan. İLE Tutan/kaydeden, dönüştüren, işleyen, uygulayan. )
- BİLGİ ve/= "DİL"
( KNOWLEDGE and/= "LANGUAGE" )
- BİLGİ ile/ve/||/<> GÜÇ/İKTİDAR ile/ve/||/<> ÖZNE
- BİLGİ ile/ve HAL
( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )
- BİLGİ(EL-İLM) ile ÖĞRENİM(TE'ALLÜM) ile ÖĞRETİM(TA'LÎM)
( İhvân'ın Îsâgûcî'de ele aldığı konulardan biridir. Ona göre; "Bilgi, bilinenin(nesne) bilenin(özne) zihnindeki suretinden; sanat ise bilen sanatkârın zihindeki bu suretleri dışa vurup maddeye uygulamasından başka bir şey değildir." Öbür taraftan, öğreticinin nefsi(zihin) fiil halinde, öğrencininki ise güç halinde "bilen"(allâme)'dir. Bu durumda öğretim , güç halindeki bilgiyi fiil haline çıkarma, öğrenim ise güç halindeki bilginin fiil haline çıkmasından öte bir şey değildir. Hal böyle olunca özü itibariyle güç halinde bilen durumundaki cüz'î insan nefislerinin fiil halinde bilen felekî-küllî nefs tarafından fiil haline geçirilmesi gerekmektedir. )
- BİLGİLEN(DİR)ME ile/ve/<> EĞİTİM
( Kanuni Sultan Süleyman döneminde eğitim bütçesi toplam bütçenin dörtte biri kadardı. )
( TO (GET) INFORM(ATION) vs./and/<> EDUCATION )
- BİLGİLEN(DİR)ME ile/ve/<> ÖĞREN(/T)İM
( Düşünmeden öğrenmek, yitirilmiş bir emektir. )
( Öğrenensiniz, yapansınız, öğretensiniz. )
( TO (GET) INFORM(ATION) vs./and/<> TO TEACH/LEARN )
- BİLGİN, İBRAHİM (İST. 1897 - 1963) :
( Ticaretle uğraştı. Sarıyer Spor Kulübü'nün 14 kurucusundan biridir. 3 dönem yönetim kurulunda bulundu. )
- BİLGİNER, EMİN (İST.) :
( Sarıyerlidir. Bakkaldı. Hacı Müezzin Mehmet Raci Efendi'nin vefâtı üzerine bir süre muhtar olarak görev yaptı. )
- BİLGİNİN BİLİNCİ ile/ve ÂDETLERDEKİ ÖZÜ AÇIĞA ÇIKARACAK BİLİNÇ
- BİLGİSAYAR [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- BİLGİSAYAR:
TEKNOLOJİ + DİL
- BİLGİSAYARLAŞMAK ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYARCI/LIK ile BİLGİSAYARLI ile BİLGİSAYARSIZ/LIK ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR MASASI ile BİLGİSAYAR KORSANI
- BİLGİSİZLİK/CEHALET >< BİLİMSEL TUTUM ve BAĞNAZLIK >< FELSEFİ ANLAYIŞ ve GÜÇ/ŞİDDET >< SANATSAL DUYARLILIK
- BİLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> KÖTÜ/ART NİYET/Lİ
- Bİ-L-İHTİMÂM[Ar.] ile Bİ-L-İHTİRÂM[Ar.]
( Özenerek, özenle, dikkat ederek, dikkatle. İLE Saygı duyarak, saygıyla. )
- BİLİM İLE DİN İLİŞKİSİ "YORUMLAMASINDA":
ÇATIŞTIRMACI/LIK ile ONAYLAYICI/LIK ile GEÇİŞLİ/LİK ile BİRLİKTE/LİK
( Üst-alt. İLE Yanyana. İLE Teğet/paralel. İLE Kesişim.[bazı noktalarda ve belirli oranlarda] )
- Bilim olarak SUS!!!
- BİLİM ile/ve AHLÂK ile/ve DİN
( KANT'IN ÜÇ SORUSUNDA: NE BİLEBİLİRİM? ile/ve NE YAPMALIYIM? ile/ve NEYİ ÜMİT EDEBİLİRİM? )
- BİLİM ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> DİN
( Zihnin yürüyüşü. VE/||/<> Aklın yürüyüşü. VE/||/<> Özün/ruhun yürüyüşü. )
- BİLİM ile FEN
- (B)İLİM ve/||/<> ZİKİR ve/||/<> AŞK
( Aklın gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Sözün gereği/terbiyesi/zekâtı. VE/||/<> Gönlün gereği/terbiyesi/zekâtı. )
- BİLİMBİREYİ BENZETMELERİNDE:
"KARINCA" ile/ve "ÖRÜMCEK" ile/ve "ARI"
( Toplar ve istif eder. / Bazı bilimkişileri için geçerlidir. İLE/VE Örer ve bekler. / Bazı bilimkişileri, kurgular ve bekler. İLE/VE Toplar, özümser ve sunar. / Bazı bilimkişileri, olguları toplar, kuram içinde üretir ve sunar. )
( FRANCIS BACON - NOVUM ORGANON )
- BİLİMCİ ile/ve/<>/> ÖKE ile/ve/<>/> BİLGER ile/ve/<>/> BİLGEN ile/ve/<>/> BİLMEN ile/ve/<>/> YETİLBEY ile/ve/<>/> BİLİMBEY
( Biliminsanı, akademisyen. İLE/VE/<>/> Doktor. İLE/VE/<>/> Yardımcı doçent. İLE/VE/<>/> Doçent. İLE/VE/<>/> Profesör. İLE/VE/<>/> Dekan. İLE/VE/<>/> Rektör. )
- BİLİM/BİLİMDE/BİLİMSELLİKTE:
(ÖNCELİKLE) VAR OLANIN[MEVCUD/ONTOS] ve/||/<>/> DOĞANIN ve/||/<>/> DOĞAL)
NESNE ve/||/<>/> OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(VE ANCAK DAHA SONRA) ÜRETİLMİŞ NESNELERİN
(VE EN SON OLARAK) KİŞİLERİN ve/||/<>/> TOPLULUKLARIN ve/||/<>/> TOPLUMUN/TOPLUMLARDA YAŞANMIŞ/YAŞANAN/YAŞANABİLEN
OLAY ve/||/<>/> OLGU ve/||/<>/> DURUM ve/||/<>/> İLİŞKİLERİN
(ÖNCEDEN TANIMLANMIŞ ve/||/<>/> BELİRLENMİŞ BİR YÖNTEM ve/||/<>/> ARACA BAĞLI OLARAK)
(İSTİDLÂLÎ/RASYONEL [AKIL İLE])
ÖLÇÜLÜ ve/||/<>/> ÖLÇÜLEBİLİR/ÖLÇÜMLENEBİLİR
NEDENSEL ve/||/<>/> KAVRAMSAL ve/||/<>/> ELEŞTİREL (OLANAK ve/||/<>/> SINIRLARI İÇİNDE)
KANITLI ve/||/<>/> DÜZENLİ ve/||/<>/> TUTARLI (BİR BİÇİMDE)
KAMUSAL/LIK ve/||/<>/> TEKRARLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK ve/||/<>/> PAYLAŞILABİLİR/LİK (KOŞULLARINDA)
TANIM ve/||/<>/> İŞLEV ve/||/<>/> YARARA (KONU OLABİLEN/OLABİLECEK)
VERİ ve/||/<>/> BİLİ ve/||/<>/> BİLGİ/Sİ
- BİLİMİN FELSEFESİ ile/ve/||/<> BİR'İN FELSEFESİ
- BİLİM/SANAT/DİL/TARİH (vb.) FELSEFESİ" değil BİLİMİN/SANATIN/DİLİN/TARİHİN FELSEFESİ
- [ne yazık ki]
| KİŞİSEL(KENDİNİ İSPAT) "...DIR!"I
ile
TAHMİN "...DIR!"I |
ile/değil/yerine/><
BİLİMSEL "...DIR!"
( KOŞAÇ: Ad tümcelerinde özne ile yüklemi birleştiren, yükleme güçlü olasılık, olumluluk, olumsuzluk, süreklilik, kesinlik kavramları veren -dır / -dir eki ya da değil sözcüğü. )
- BİLİMSEL TERİM ile BİR BİLİM DALINA AİT TERİMLER
( SCIENTIFIC TERM vs. NOMENCLATURE )
- Bilinç için SUS!!!
- BİLİNÇ ile/ve/||/<>/> GÜÇ
- BİLİNÇ ve/=/||/<>/< UYARAN[/AĞRI/ACI]
- BİLİNCE YANSIYAN FARKINDALIK
ile/ve
BİLİNÇ ÖTESİ SAF FARKINDALIK
( Saf farkındalık sanatında ustalaştığınız zaman onu kolayca geçebilirsiniz. )
( AWARENESS OF WHICH REFLECTS TO THE CONSCIOUSNESS vs./and PURE AWARENESS META-CONSCIOUSNESS
You will easily cross, once you have mastered the art of pure awareness. )
- Bilinçlenmek için SUS!!!
- BİLİNÇLİ MAKİNE ile VİCDAN ile VİCDANLI ile MAKUL BİR ŞEKİLDE ile BİLİNÇLİ ile BİLİNÇ
( CONSCIOUS MACHINE vs. CONSCIENCE vs. CONSCIENTIOUS vs. CONSCIONABLY vs. CONSCIOUS vs. CONSCIOUSNESS )
( وجدان ile باطن ile ضمير ile ذمير مستشعر ile ضمير مستشعر ile وجداني ile وظيفه شناس ile باوجدان ile وجداناً ile ملتفت ile بهوش ile واقف ile هوشيا ile ماشين آگاه ile هوش ile ضمير خودآگاه ile هوشياري )
( VAJDAN ile BATAN ile ZAMYR ile ذمير مستشعر ile ضمير مستشعر ile VAJDANY ile VAZYFAH SHENAS ile BAVOJDAN ile VAJDANAN ile MOLTEFT ile BACPEHOSH ile VAGHOF ile TEOOSHYA ile MASHYNE AGAH ile TEOOSH ile ZAMYR KHODAGAH ile TEOOSHYARY )
- BİLİNÇLİ ile/değil TEK BİLİNEN
- Bilindiği için SUS!!!
- BİLİNEMEZ/LİK ile/ve/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK
- BİLİNMEMESİ ile/ve/değil BURADA YER ALMAMASI
( [not] UNKNOWN vs./and/but NONEXIST HERE )
- BİLİNMEZ:
NEYİN, NEYE DENK GELECEĞİ ve/||/<> KİMİN, KİME YÂR/DÜŞMAN OLACAĞI
- BİLİNMEZE OTURMAK ve/||/<>/> ENGİNE YOL ALMAK
- BİLİŞ ile/ve/||/<>/>/< ÜST BİLİŞ
( COGNITION vs./and/||/<> META COGNITION )
- BİLİŞİM ile BİLİŞİMCİ/LİK ile BİLİŞİM AĞI ile BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ
- BİLİYORSUN(UZ)DUR ... ile/ve/değil/yerine ANIMSIYORSUN(UZ)DUR ...
- BİLKUVVE ile/ve BİLFİİL
( DUNAMEIS ile/ve ENERGEIAI )
- BİLL CLİNTON ile FATURA ile FATURA ÇİZİMİ ile BOŞANMA BELGESİ ile MAL FATURASI ile SAĞLIK FATURASI ile İDDİANAME ile KONŞİMENTO ile FATURALANDIRMA ile MİLYAR ile FATURALAR ile KAMBİYO SENETLERİ
( BILL CLINTON vs. BILL vs. BILL DRAWING vs. BILL OF DIVORCE vs. BILL OF GOODS vs. BILL OF HEALTH vs. BILL OF INDICTMENT vs. BILL OF LADING vs. BILLING vs. BILLION vs. BILLS vs. BILLS OF EXCHANGE )
( فاکتور ile لايحه ile اسکناس ile سياهه ile صورت کردن ile بارنامه ile صورت حساب ile بيل کلينتون ile برات کشي ile طلاق نامه ile فهرست تجارتي ile گواهي بهداشت ile کيفر خواست ile ستمي کشتي ile صدور صورتحساب ile بيليون ile ميليارد ile لوايح ile بروات )
( FAKTOR ile LAYHEH ile ESKENAS ile سياهه ile SORT KARDAN ile BARNAMEH ile SORT HASAB ile BEYLE KELYNETON ile BARAT KESHY ile TALAGH NAMEH ile FANPAREST TAJARTY ile GOVAHY BACPEHDASHT ile KYFAR KHAST ile SETAMY KESHTY ile SADVAR SORTAHSAB ile بيليون ile MYLEYORD ile LAVAYHE ile BARVAT )
- BİLME BİÇİMLERİ ile/ve/||/<> TİN BİÇİMLERİ
- Bilmediğin anlaşılmasın diye SUS!!!
- Bilmediğin için SUS!!!
- BİLMEK/BİLİNEBİLECEK OLAN ile/:/ve/||/<>/< "BİR ŞEY KIPIRDIYOR"
- BİLMEK/BİLİNEN ile/ve/<> VAR ETMEK/VAROLAN
- Bilmek için SUS!!!
- BİLMEK(İLİM):
DİL ile/ve/||/<> KALP ile/ve/||/<> GÖVDE
( Zikreden. İLE/VE/||/<> Şükreden. İLE/VE/||/<> Sabreden. )
- BİLMEK ve/<>/> ÂKIBET/SON
( Yeterli ve yetkin bilgiyle. VE/<>/> Değiştirilebilir. )
- BİLMEK ile/ve/<> BİR ŞEYİ BİLMEK
( TO KNOW vs./and/<> TO KNOW A THING )
- BİLMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< HÂL'DEN, HÂL'E GEÇEREK BİLMEK
- BİLMEK ile/ve/<> ÖZÜ BİLMEK
( Bilmek, özü bilmektir. )
( Lezzet meyvenin suyunda yani anlamındadır, tortusunda yani biçiminde değildir. )
( TO KNOW vs./and/<> TO KNOW THE ESSENCE )
- BİLMEZİN ATTIĞI TAŞ ile/ve/değil DOSTUN ATTIĞI GÜL YAPRAĞI
( [belki/bazen] Canımızı [fazla] acıtmaz. İLE/VE/DEĞİL Can dayanmaz. )
- Bilmiyorsan SUS!!!
- BİLSEL, İ. İLKER (ANK. 1945) :
( Lise öğreniminden sonra denizcilik alanında iş hayatına atıldı. Bilsel Denizcilik Şirketini kurdu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kemal Ulusu Başkanlığındaki Futbol Federasyonunda üye olarak bulundu. )
- BIMANUAL değil/yerine/= İKİ ELLE
- BİMESTER ile İKİ PARÇALI
( BIMESTER vs. BIMESTRIAL )
( دوماه ile مدت دوماه ile دوماهه )
( DOMAH ile MADAT DOMAH ile DOMANPANEH )
- BIMODAL değil/yerine/= İKİ DURUMLU
- b.i.n.[Lat. < BIS IN NOCTE] değil/yerine/= GECEDE İKİ DEFA
- BİN LOKMA, BİN HIRKA" ile/değil/yerine/>< BİR LOKMA, BİR HIRKA
- 1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN ile/değil/yerine/>< 10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)
- BİN ZAHMET ile/değil/yerine/></< BİR HOŞ SÖZ
- BİN[Ar.] ile BİN-[Ar.] ile BİN[Ar. çoğ. BENÎ] ile BÎN[Ar. çoğ. BÜYÛN] ile -BÎN[Ar.]
( Bin sayısı. | Bir şeye çıkmak, binmek. İLE -e, -de, -ile hallerini karşılar ve şemsiye harfleriyle başlayan sözcükleri zarf yapar. [BİN-NETÎCE: Sonuç olarak.] İLE Oğul, oğlu. İLE Bölge, mıntıka. İLE Gören, görücü. [DÛR-BÎN: Uzaktan gören, dürbün.] )
- BİN ile BİNA ile BİNİ ile BİNİCİ/LİK ile BİN KEZ ile BİN KERE ile BİN TÜRLÜ ile BİN ÇEŞİT
- BİN[Ar.] ile BİNT[Ar.]
( Oğul, oğlu. İLE Kız, kızı. )
- BİNEK ile BİNEK ATI ile BİNEK TAŞI
- BÎNÎ, ENF[çoğ. ÂNÂF] ile BURUN, UC, DORUK
( Yayın ele alındığı kısmının ucu. İLE ... )
- BİNPİŞMAN
- BİOBRİCK İLE GENDEVİCE İLE CİRCUİT ile/||/<> BİYOLOJİK PARÇALAR
( Standart biyolojik yapı taşları. )
( Formül: AND gate: A + B → Output )
- BİOBRİCK İLE GİBSON İLE GOLDEN GATE ile/||/<> DNA ASSEMBLY
( DNA parçalarını birleştirme teknikleri. )
( Formül: RFC[10]: Standard )
- BİOMETEOROLOJİK[Fr. < BIOMÉTÉOROLOGIQUE] değil/yerine/= BİYOMETEOROLOJİ İLE İLGİLİ
- BIOORTHOGONAL ile/||/<> IN VIVO ile/||/<> LABELING ile/||/<> BİYOORTOGONAL KİMYA
( Canlı sistemlerde reaksiyon. )
( Formül: Tetrazine-TCO ligation )
- BIOT-SAVART LAW[İng.] / LOI DE BIOT-SAVART[Fr.] / BIOT-SAVARTCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT-SAVART YASASI
- BIOT'S LAW[İng.] / LOI DE BIOT[Fr.] / BIOT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BİOT YASASI
- BIPEDAL[İng.] değil/yerine/= İKİ AYAKLI
( İnsan gibi, ayakları üzerinde dik duran ve yürüyen, iki ayaklı postür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BIPLANAR değil/yerine/= İKİ DÜZLEMLİ
- BİPOLAR/DİPOLAR değil/yerine/= İKİ KUTUPLU
- (BİR AÇIKLAMADAN/DURUMDAN SONRA KULLANILAN) "HAYIR ..." yerine İYİ DE/OLABİLİR DE ...
- BİR ADIM (İLE) ile/ve/<> BİR "SÖZ"(ÜN) (İLE)
( Karşına geçer/geçebilir. İLE/VE/<> Düşmanın olabilir. )
- BİR ALANIN/KONUNUN:
"EN İYİSİ" OLMAK ile/değil TEK KİŞİSİ OLMAK
- BİR ALAN/KONU HAKKINDA ve/+/||/<>/> ÇOĞU ŞEY HAKKINDA
( Çoğu şeyi bilmeye çalışmak. VE/+/||/<>/> Bir şey bilmeye çalışmak. )
- BİR AN EVVEL/BİR AN ÖNCE değil/yerine/= KIPICAK
- Bir AN SUS!!!
- BİR ANLAMI DA ŞUDUR ile/ve ANLAMLARINDAN BİRİ (DE) ŞUDUR
- BİR ANLAMIYLA ... ile/ve/||/<> BİR YANIYLA ...
- BİR ARADA VAR OLMAK ile BİR ARADA YAŞAMA ile BİR ARADA VAR OLAN
( COEXIST vs. COEXISTENCE vs. COEXISTENT )
( همزيستي کردن ile همزيگري ile همزيستي ile هم ذات )
( NPAMZYSETY KARDAN ile NPAMZYGARY ile NPAMZYSETY ile NPAM ZAT )
- BİR ARAYA GELME ile/ve/değil/||/<>/< TAŞINMA
- BİR ARAYA GELMEK ile/ve/||/<>/> BİR ARADA DURMAK ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE ÇALIŞMAK
( Başlangıç. İLE/VE/||/<>/> İlerleme. İLE/VE/||/<>/> Başarı. )
- BİR BALTAYA SAP OLAMAMAK ile/ve DİKİLİ BİR AĞACININ OLMAMASI
- BİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<> ORTALIĞI VELVELEYE VERMEK
- BİR BEN VAR BENDE, BENDEN İÇERU" OLAN) "BEN" ile/ve/<> "ben"
( Bir gövdede odaklanmış, sonsuz olanız. )
( We are the infinite, focussed in a body. )
( - Seni gördüm, daha iyi oldum.
- Beni görürsen, bana da göster. )
( I vs./and ME )
( ZÂT ile/ve/<> SIFAT )
- 1 BEYGİRGÜCÜ[CV] ile/ve/<> 1 İNGİLİZ/AMERİKAN BEYGİRGÜCÜ[HP]
( 75 kgm/s. İLE/VE/<> 746 w.[: 1014 beygirgücü] )
- BİR BİÇİMDE ile/ve/||/<> BENZER BİÇİMDE
- [Bir bilgiye/konuya]:
SAHİP OLMAK ile HÂKİM OLMAK
- BİR + BİR = BİZ
- BİR DAHAKİ DURAK ile BU DURAK
- BİR DAMLA SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<>/>/< BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK ile/ve/||/<>/>/< İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURMAYACAK "BAHANE/SORUN" ile/ve/||/<>/>/< İMAM OSURURSA CEMAAT SIÇAR ile/ve/||/<>/>/< OSURUKTAN NEM KAPMAK
- BİR DE ile HEM DE
- BİR DİĞER ile BAŞKA BİR TAHMİN ile BİR TANE DAHA ile BAŞKA ZAMAN
( ANOTHER vs. ANOTHER GUESS vs. ANOTHER ONE vs. ANOTHER TIME )
( ديگري ile شخص ديگر ile خودتان ile دگر ile قسمتي ديگر ile يکي ديگر ile دگر بار ile بار دگر )
( DYGARY ile SHKHS DYGAR ile KHODETAN ile DEGAR ile GHASMATY DYGAR ile YKY DYGAR ile DEGAR BAR ile BAR DEGAR )
- BİR DURUMA GEREKÇE BULMAK ile/ve GEREKÇE BULDUKTAN SONRA BİR DURUMA DÜŞMEK
( TO FIND A REASON vs./ve TO FALL DOWN TO THE SAME SITUATION AFTER TO FIND A REASON )
- BİR DURUMA ya da SÖYLENİLEN SÖZE, GERİBİLDİRİMDE:
(BEN) "ANLAMADIM" ile/değil/yerine/||/<>/> "ANLAM VEREMEDİM"
- BİR DURUMU:
KONU ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLE GETİRMEK
- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK" ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]
( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )
- BİR DÜŞÜNCEYİ:
"BESLEMEK" ile/ve/değil/yerine SADECE BİLMEK
- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN
( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )
- BİR ELİN ON PARMAĞI" değil BİR ELİN BEŞ PARMAĞI
(YA DA İKİ ELİN ON PARMAĞI)
- BİR FİL DAHA
( Timur'un, köy halkına, bakmaları için bıraktığı fil, köyün tüm erzağını tüketiyormuş.
Sonunda, dostu olduğunu bildikleri Nasreddin Hoca'dan, Timur'a bu durumu anlatmasını rica etmişler.
Hoca da, "Haydi, hep beraber gidelim!" demiş.
Yola koyulmuşlar.
Timur'un korkusundan, hocanın arkasındaki kalabalık yavaş yavaş azalmış.
Hoca, Timur'un karşısına çıktığında, arkasına bir bakmış ki, kimse yok!
Timur: "Ne var hoca? Ne istiyorsun?" diye, merakla sormuş.
Nasreddin Hoca: "Bizim köy ahalisi, fili çok sevmiş. Sizden, bir tane daha istiyorlar." demiş. )
- BİR GÜN(DE) ile AYNI GÜN(DE)
( [IN] ONE DAY vs. [IN] SAME DAY )
- BİR HABER değil BÎ-HABER/HABERSİZ
- 1 HAFTA:
7 GÜN ile/değil/<> 5 GÜN
( ... İLE/DEĞİL/<> Mali'nin, Dogon bölgesinin Tireli köyünde, 1 hafta, 5 gün olarak değerlendirilmektedir.[Pazarları da, beş günde bir kurulmaktadır.] )
- BİR) HATA YAPMADAN ... ile/değil (PEK/ÇOK) FAZLA HATA YAPMADAN ...
- BİR HAYLİ/HAYLİ değil/yerine/= EPEYCE/OLDUKÇA
- BİR:
[hem/ne] TEK hem de/ne de ÇİFT
- BİR HOŞ OLDUM değil/< BÎ-HÛŞ OLDUM
( ... değil/< BÎ-HÛŞ[Fars.]: Şaşkın, sersem. | Deli. )
- BİR İKİNCİSİ değil İKİNCİSİ
- BİR İKİNCİSİ" değil İKİNCİSİ
- BİR İKİNCİSİ" değil İKİNCİSİ
- BİR İŞE GİRMEK ile BİR İŞE GİRİŞMEK
- BİR İŞİ:
BİLEN ile AZ BİLEN ile BİLMEYEN ile YAPAMAYAN
( Yapar. İLE Akıl verir. İLE Eleştirir. İLE Çamur atar. )
- BİR İŞİN:
"KOLAY GELMESİ" ile/değil/ne yazık ki "KOLAYINA GELMESİ"
- BİR İŞİ/N:
"UCUNDAN TUTMAK" ile/değil/yerine/>< "OMUZLAMAK"
- BİR) KADININ RAHMİ" değil RAHİM
- BİR KAP YEMEK ve/||/<> BİR KALP SEVGİ
- BİR KENARA ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA
( ASIDE vs. ASIDE FROM vs. ASIDE FROM THAT vs. ASIDE FROM THIS )
( بکنار ile بيک طرف ile درخلوت ile صحبت تنها ile جدا گانه ile گذشته از ile ازينگذشته ile گذشته از آن ile گذشته ازين )
( بکنار ile BEYK TARF ile DARKHLUT ile SAHBAT TANEYA ile JEDA GANEH ile GOZASHTEH AZ ile AZYNAGZASHTEH ile GOZASHTEH AZ AN ile GOZASHTEH AZYNE )
- BİR "KENARIYA" KOYARAK değil BİR KENARA KOYARAK
- ALDATMA:
BİR KERE ve/||/<> İKİ KERE
( Yazıklar olsun ona. VE/||/<> Yazıklar olsun bana. )
( Aydınların aydınlat("a")madığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )
- BİR KERE/DE ile BİR ÇIRPIDA
- BİR KEZ DE ile BİR KEZ DAHA
- GÜLYAĞI [1 kg.] İÇİN:
10 - 12 ton değil/yerine 3 - 4 ton
( Eski olanaksızlıklarla, 10 - 12 ton, gül gerekirdi. DEĞİL/YERİNE Günümüzdeki olanaklarla[teknoloji ve gülcülüğün gelişimiyle] 3 - 4 ton, gül yetmektedir. )
( Gülsuyu ve gülyağı çıkarmak için yılda, sadece bir ay [Mayıs'ın ortası ile Haziran ortası arasında] gece-gündüz, 24 saat durmaksızın yoğun çalışılır. )
- BİR KISIM ile/ve BELİRLİ BİR SEVİYE
- BİR KİTAP OKUYAN ile/ve/<> İKİ KİTAP OKUYAN ile/ve/<> ÜÇ KİTAP OKUYAN
( Herşeyi bildiğini sanar. İLE/VE/<> Kuşkuya düşer. İLE/VE/<> Hiçbir şey bilmediğini anlar. )
- BİR KOLTUĞA, İKİ KARPUZ SIĞMAZ ve/||/<> BİR İPTE, İKİ CANBAZ YÜRÜMEZ
- BİR KONUNUN:
ANLAŞILAMAMASI ile/ve/değil ANLATILAMAMASI
( Bir konunun/olgunun anlaşılması ya da anlaşılmaması, daha çok, ilgi ve gereksinimle doğru orantılıdır. )
- BİR KONU/OLGU/DURUM/YAZI/SÖZÜ ANLAMAK ile/ve/değil/yerine (ONU) YAŞAMAK
- BİR KONUYU/DURUMU GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN:
[ya] OLANAK/LAR SAHİBİ OLMAK ile/ve/<>/ya da "DAMARINA" SAHİP OLMAK
- BİR KONUYU/OLGUYU:
KENDİNE("BANA") GÖRE DÜŞÜNMEK/ÇÖZÜMLEMEK/YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine O KAVRAMI (/N İÇİNDE) KONUŞMAK
- BİR LOKMA, BİR HIRKA ile/ve/||/<> AZICIK AŞIM, AĞRISIZ BAŞIM
- BİR LOKMA ve/<> BİR BİSİKLET
- Bir mecliste bulun DİNLE!!!
- 1 MİL ile/ve/<> GOMİNA
( 1852 m. İLE/VE/<> 1 deniz milinin, onda birine verilen ad. )
- BİR MUKABELE değil BİL-MUKABELE
- BİR NEBZE ile BİR MİKDAR
- BİR NEBZE ile/değil BİR NEVİ
- BİR NEBZE ile/ve/<> NİSPETEN
- BİR NESNE/OLAY/OLGU/DURUM/KOŞUL İÇİN:
BİR "AD VEREBİLMEK", BİR ŞEY "DEMEK/DİYEBİLMEK"
ve/||/<>/<
O ...'YI DENEMEK
- BİR ÖĞÜT/NASİHAT ile/ve/||/<> BİR KÖTÜ DURUM/MUSİBET
- BİR OLAY/DURUM:
ÖNCESİNDEKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM ile/değil/yerine SONRASINDAKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM
- BİR ÖLÇÜYE BAĞLAMAK ile/ve/değil BİR ÖLÇÜYE DAYANDIRMAK
- BİR ÖNCEKİ HAFTA ile/değil GEÇEN HAFTA
- BİR ÖNCEKİ ile/ve BİR SONRAKİ
- BİR ÖNCESİ ile/ve ÜSTÜ
- BİR ORTAMDA "TAKILMAK" ile/değil/yerine BİR/KAÇ ORTAMA KATILMAK
- BİR PARÇA ile/ve/= BİN PARÇA
- 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ile ASAL SAYILAR
( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. )
( bkz. Tasavvuf'ta/Sufism )
( ... İLE ... İLE Kendinden ve birden başka hiçbir tamsayıya bölünemeyen sayılar.[2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, ...][Matematikçilerden başka kimsenin anlamadığı nedenlerden dolayı 1 rakamı, asal sayı olarak kabul edilmez.] )
( ... İLE ... İLE 1 ile 100 arasında yirmibeş asal sayı varken, 100 ile 200 arasında yirmibir asal sayı vardır. 1 ile 1.000.000 arasında 78498 asal sayı varken, 10 milyon ile 11 milyon arasında 61938 asal sayı vardır. )
- BİR SEVMEK ve/||/=/<>/> BİN KEZ ÖLMEK
- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAK DA OLUR ve/||/<> SÖYLEMESEK DE OLUR
( Yapmayalım! VE/||/<> Söylemeyelim! )
- BİR ŞEY KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ KONUŞMAK
- BİR ŞEY ÖĞRETMENİN EN İYİ YOLU -ile
( ÖRNEKLERLE GÖSTERMEK )
- BİR ŞEY OLUŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLUŞ
( [not] BEING SOMETHING vs./and/but/||/<>/>/< BEING
BEING instead of BEING SOMETHING )
- BİR ŞEY "YEME/ATIŞTIRMA" "İSTEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ACIKMAK
- BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI
- BİR ŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE
- BİR ŞEYE:
YOK DEME! ve KENDİNE BENZETME!
- BİR ŞEYİ ANLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAYI ANLAMAK
- [BİR ŞEYİ] BİLMEK ile [BİR ŞEYDEN] ANLAMAK
- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK
- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"
- BİR ŞEYİ ...:
YAPARKEN ile/değil YAPMADAN ÖNCE
- BİR ŞEYİN, DİNÎ OLMASI ile BAŞKA BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN DİNİN, ARAÇ OLARAK KULLANILMASI
- BİR ŞEYİN(DÜŞÜNCENİN/EYLEMİN):
EGEMEN OLMA(MA)SI ile/ve/değil/<> ÖNÜMÜZE GEÇME(ME)Sİ
- BİR ŞEYİN:
"HESABINI YAPIYOR OLMAK" ile/ve/değil AKLA GELİYOR OLMASI
- BİR ŞEYİN:
İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI İSTENMESİ ile/ve/değil/<> İSTENİYOR OLMASINDAN DOLAYI İYİ OLDUĞU
- BİR ŞEYİN, ...:
[ne] SADECE BAŞINA ne de SADECE SONUNA İNAN
- BİR ŞEYİN:
TAKLİDİ ile/değil BENZERİ
- BİR ŞEYİN, "YAPILAMAZ" OLDUĞUNU SANMAK ve/||/<>/> O ŞEYİN, YAPILIRKENKİ GÜRÜLTÜSÜYLE UYANMAK
- BİR ŞEYİN:
"YOK OLMASI" ile/değil YER/BİÇİM DEĞİŞTİRMESİ
- BİR ŞEYİN/BİRİNİN, DEĞERİNİ BİLMEK ile/ve/||/<>/< KENDİ DEĞERİNİ BİLMEK
( Kendi değerimizi bilmezsek, başkası hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilmez. )
- BİR ŞEYİN/DURUMUN:
(")OLMASI(") ile/ve/değil/||/<>/< OLMA/GERÇEKLEŞME OLASILIĞI
- BİR ŞEYİN/YERİN, ...:
YÖNETİMİ/YÖNETİLMESİ ile/ve/||/<> "MUTFAĞI"
- BİR/BAZI ŞEYLE/RLE:
İLGİLENMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< UĞRAŞMAK
- BİR ŞEY(LER)İN:
OLURU ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİĞİ
- BİR SOLUKTA ile/ve/||/<>/> BİR ÇIRPIDA
- BİR ...:
SÖZCÜK ve/||/<> DUYGU ve/||/<> KİŞİ
( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/kişiyi değiştirebilir. )
- BİR SÜRÜ BİR ŞEYLER" değil BİR SÜRÜ ŞEY
- BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM değil/yerine ÇOK GÜZELMİŞ[Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii anlamında]
- BİR TANE KİŞİ değil BİR KİŞİ
- BİR "TANE" (DAHA) (ÖPEYİM/vb.) değil BİR KERE (DAHA) (ÖPEYİM)
- Bir türlü aklına gelmediğindeki gibi SUS!!!
- BİR TUTULAMAMA ile KIYASLANAMAMA
- BİR ULUSUN:
DÜŞMANLARI ile/ve/<> "AYDINLARI"
( Askerî-siyasî örgütünü yener. İLE/VE/<> Tarihini yener/değersizleştirir. )
- BİR UMUT ile/ve/||/<>/> YAŞAMAK ile/ve/||/<>/> BİR ÖMÜR
( Başlarken yeni güne. @@ Bir umut içimizde... @@ Yaşamak, gönlümüzce... )
( Neden olmasın? )
- BİR YANLIŞI:
"BİLEREK YAPMAK"
ile/değil/yerine/><
BİLMEDEN YAPMAK
( Belirleyici olan, bulunç/vicdandır. )
- Bir yerde ya da birinde "hata" "görürsen", 70 neden ara! Bulamazsan, "Bilemediğim, 71. neden var olabilir." de! -ile/ve/||/<>/>
- BİR YERE KADAR ile BİR AÇIDAN
- BİR YERE ULAŞMAK ile/değil/yerine BULUNDUĞUN YERDE KALMAMAK
- BİR YERLİ OLMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIĞI/YAŞAMAK İSTEDİĞİ YERLİ OLMAK(YERE AİT OLMAK)
( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül[/ya da yeri kaçıncı sıradaysa] konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )
- 1 YIL ile 1 TUN
- BİR ile/ve/||/<> AKIL(VARLIK, YAŞAM/HAYAT) ile/ve/||/<> NEFS ile/ve/||/<> DOĞA
( PLOTINOS ile/ve/||/<> PROKLOS )
- BİR/BÜTÜN ile/ve AYNI
( Çok sayıda deneyimci, bölünmemiş ve bölünemez olan farkındalığın içinde ortaya çıkar. Her biri, bellekte ayrı ama özde bir ve aynıdır. )
( INTEGRATED vs./and SAME )
- BİR ile/ve/||/<>/>/< BİN
- BİR ile/ve/||/<>/> BİN ile/ve/||/<>/> MİLYON ile/ve/||/<>/> MİLYAR ile/ve/||/<>/> TRİLYON ile/ve/||/<>/> KATRİLYON ile/ve/||/<>/> KENTİLYON ile/ve/||/<>/> SEKSTİLYON ile/ve/||/<>/> SEPTİLYON ile/ve/||/<>/> OKTİLYON ile/ve/||/<>/> NONTİLYON
( ... ile~> 3 ile~> 6 ile~> 9 ile~> 12 ile~> 15 ile~> 18 ile~> 21 ile~> 24 ile~> 27 ile~> 30 [0/Sıfır] )
- BİR[Ar.] ile Bİ'R[Ar. çoğ. ÂBÂR] ile BİRR[Ar.] ile BÎR[Ar.] ile BİR[Ar.]
( -ile, -ederek anlamına gelip eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- sözcükleri zarf yapar. [Bİ-R-RECÂ: Ricâ ile.] İLE Kuyu. İLE İyilik, güzellik, hayır. | Anaya, babaya itâat. | Bağışta bulunma. İLE Yıldırım. | Yatak, döşek, kilim, halı, seccâde, örtü gibi şeyler. İLE Sayıların ilki. | Bir sayısını gösteren rakam. | Bu sayı kadar olan. | Herhangi bir varolanı belirsiz olarak gösteren. | Tek. | Birleşik. | Eş. | Ortaklaşa olan. | Sadece. | Ancak, yalnız. )
- BİR ile/ve/değil/<> BİRİCİK
( Vahid. İLE/VE/DEĞİL/<> Ahad. )
- BİR ile BİRLİK ile BÜTÜNLÜK
- BİR ile/ve/||/<> BİRLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
( Allah. İLE/VE/||/<> Evren. İLE/VE/||/<> İnsan. )
( The god. VS./AND/||/<> The universe. VS./AND/||/<> The human. )
( ONE vs./and/||/<> UNITY vs./and/||/<> INTEGRITY )
- BİR ile/ve/> ÇOK
( ONE vs./and/> MANY/MUCH )
- BİR ile DENK
- BİR ile EŞİT/MÜSÂVÎ[Ar. < SEVİYY]
( INTEGRATED vs. EQUAL )
- BİR ile/ve ÖRNEK
( ONE vs./and EXAMPLE )
- BİR ile SADECE
( UNIQUE vs. ONLY )
- BİR ile/ve TEK
( ONE vs./and UNIQUE )
- BİR = ÜÇ[1 = 3]
- BİR
ve/||/<>/>
US
ve/||/<>/>
TİN
[Duyusal ve akılsal]
ve/||/<>/>
(DOĞA)
- BİR ile/ve/<> UYUM
( UNIQUE vs./and/<> HARMONY )
- BİR ile/ve/||/<> VAR
( Sonsal sınıflama[kategori] değillerdir. Herşeyde varlardır. )
( Dili olanaklı kılanlar. )
( Transandant terimlerdir. [bkz. KANT] )
( ONE vs./and/||/<> EXISTS/PRESENT )
- BİR(1) TANE ile/değil TEK
- BİR/1 ile/ve DİL
- BİRAZ "İŞLERİM/...LARIM" VAR değil BİRAZ İŞİM/...M VAR
- BİRAZ ZOR OLUYOR" ile/ve/değil/||/<>/< BANA ZOR GELİYOR
- BİRAZ ile BİT KONUMU ile ACI ile ACI DÜŞMAN ile ACI GÖZYAŞLARI
( BIT vs. BIT POSITION vs. BITTER vs. BITTER ENEMY vs. BITTER TEARS )
( ذره ile پاره ile خرده ile موقعيت ذره ile تلخ ile طعنه آميز ile مر ile دشمن جاني ile خونابه )
( ZAREH ile PAREH ile KHARDEH ile MOQEYT ZAREH ile TALKH ile TANEH AMYZ ile MAR ile DASHMAN JANY ile KHONABEH )
- BİRAZ ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK AZ
- BİRBİRİMİZİ:
[ya] TAMAMLAYAMAMAK ile/ve/ya da/<>/< TAM ANLAYAMAMAK
- BIRD NEST[İng.] değil/yerine/= KUŞ YUVASI
( Kuşların barındığı, yumurtalarını bıraktığı, kuluçkaya yattığı ve yumurtadan çıkan yavruların gelişimini gerçekleştirebildiği oluşuma kuş yuvası denir. Kuşların yuva yapmalarındaki en önemli etmenlerden birisi yavruların yumurtadan çıktıkları dönemlerde savunmasız olmasıdır. Her kuş yuva yapmayı tercih etmez. Örneğin guguk kuşu yumurtasını saz kamışçını ve dağbülbülü gibi türlerin yuvasına bırakır ve bu biçimde yavrularının bakımını bir ötücü kuşa devreder. Bu tarz davranışa "kuluçka parazitliği" denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BIRD :/yerine KUŞ
- BİR'DEN BAŞLAMAK ve/||/<>/> BİRDEN BİRE BULMAK
- BİR'DEN/BİRDEN DOĞMA ve ŞEKK'SİZ-ŞÜPHESİZLİK
- BİRDEN BİRE ile/değil BİRDENBİRE/ANSIZIN/TINGADAK/FÜC'ETEN, Fİ-L-HÂL[Ar.]
- BİRE BİR AYNI ile KESİNLİK ile KESİNLİKLE
( EXACT vs. EXACTION vs. EXACTLY )
( عيني ile سخت گيري ile بي کم و زياد ile صحيحا ile بعينه ile عينا ile بدرستي ile دقيقا )
( EYNEY ile SOKHT GYRY ile BEY KAM VE ZYAD ile صحيحا ile بعينه ile EYNA ile BADRESTY ile DAGHYGHA )
- BİRE BİR ile OLDUĞU GİBİ
( ... ile ALÂ HÂLİHİ )
( EFFECTIVE vs. WHAT EVER )
- BİREBİR ile BİRE BİR
( Etkili, etkisi kesin olan. | Tam istenildiği gibi. İLE Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olan. | Bir başkasının, ötekinin aynı olan. | Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olarak. | Yüz yüze, karşılıklı olarak. )
( EFFECTIVE vs. MEASUREMENT )
- BİRER BİRER ile/değil TEKER TEKER
( ALE-L-İNFİRÂD )
- BİRER ile HER BİRİ
- BİREŞİM/TEVHİD:
AKIL ve/||/<> BEN ve/||/<> GÖNÜL
- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT
( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu biçimde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )
- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> NEŞE-İ ÛLÂ
- BİREY İLE POPÜLASYON İLE KOMÜNİTE İLE EKOSİSTEM ile/||/<> EKOLOJİK ORGANİZASYON
( Canlıların organizasyon seviyeleri tek bireyden ekosisteme doğru genişler. )
( Formül: Birey < Popülasyon < Komünite < Ekosistem )
- [simge] DAĞ:
BİREYDE ile/ve/||/<> TOPLUMDA
( Nefs. İLE/VE/||/<> Devlet. )
(1996'dan beri)