Bugün[27 Haziran 2026]
itibarı ile 18.432 başlık/FaRk ile birlikte,
18.432 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(18/75)


- DAR ile SIĞ


- DAR ile/ve/değil/||/<> SINIRLI


- PULSE CODE MODULATION[İng.] / MODULATION PAR IMPULSIONS CODÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE KOD KİPLEMESİ


- DARBUKA ile/||/<> KİL DARBUKA


- DARBUKA'DA:
MADENİ DARBUKA ile/ve KÜP(SERAMİK) DARBUKA


- DARCY'S LAW[İng.] / LOI DE DARCY[Fr.] ile/değil/yerine/= DARCY YASASI


- DÂREYN değil/yerine/= DÜNYA İLE ÂHİRET, İKİ ÂLEM

( )


- DÂR-ÜL ACEZE ile/||/<> DÂR-ÜL BEDÂYİ ile/||/<> DÂR-ÜL ELHAN ile/||/<> DÂR-ÜL FÜNÛN ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMAT ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMİN ile/||/<> DARÜŞŞAFAKA ile/||/<> DARÜŞŞİFA

( Düşkünler evi.[1895] İLE/||/<> İstanbul Belediyesi'ne ait ilk tiyatro.[1913] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk müzik okulu.[1917] İLE/||/<> Üniversite, fenler evi.[1845] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk kız öğretmen okulu.[1869] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te kurulan erkek öğretmen okulu.[1848] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te, Abdülaziz'in desteğiyle kurulan yoksul, öksüz ve yetimlere ait yatılı lise. İLE/||/<> Sağlık yurdu. )


- DÂRÜLFÜNÛN ile/ve DÂRÜLFÜNÛN

( Basın Müzesi. İLE/VE Ayasofya'da bulunan üniversite binasıydı. )

( 1828 - 1930 yılları arası süreli yayınlar bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli kurslar ve sergiler düzenlenmektedir. İLE/VE ... )

( Çemberlitaş'ta, II. Mahmud Türbesi yanında. İLE/VE Yanarak 1933'te yok olmuştur. )

( 1865 yılında inşa edilmiştir. 1988'den beri müze olarak kullanılmaktadır. İLE/VE ... )


- DAR'ÜL-HARB ile/değil/yerine/>< DAR'ÜL-İSLÂM

( Savaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Barış. )


- DAS CAPITAL:
1867 ile/ve/||/<>/> 1873

( I. basım. İLE/VE/||/<>/> II. basım. )


- DÂS[Fars.] ile DÂSE[Fars.]

( Orak. İLE Orak. )


- DASEİN ile/||/<> DAS MAN

( Varlık ve Zaman )

( Martin Heidegger tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Varlık ve Zaman, Dasein) )


- DATA TAG[İng.] değil/yerine/= VERİ ETİKETLEME


- DATÇA'DA:
OVABÜKÜ ve/||/<> HAYITBÜKÜ ve/||/<> PALAMUTBÜKÜ


- DAUGHTER :/yerine KIZ EVLAT


- DA'VÂ[Ar.] ile DÂV[Ar.]

( Şikâyetçi olarak mahkemeye başvurma. | Sorun, mesele. | Bir konu/sorun üzerinde özel bir düşünce sahibi olma, iddia. İLE Satranç, dama, tavla gibi oyunlarda tutulan sıra, nöbet. | Oyunda sürülen para. | Sövme. | Dâvâ. | Duvar sırası. )


- DAVALAŞMAK ile DAV ile DAVA/LIK ile DAVACI/LIK ile DAVALI/LIK ile DAVA ADAMI ile DAVA VEKİLİ ile DAVA ARKADAŞI ile DAVA VEKİLLİĞİ


- DAVAR ile/değil/yerine BU DA VAR

( … İLE/DEĞİL/YERİNE )


- DAVAR ile DAHA VAR["DAA VAR" değil!]

( Koyun ve keçiye verilen ortak ad. İLE Bir seviyeye doğru olan uzaklık/koşul/zaman. )


- DAVAR ile MAL

( Koyun, keçi. İLE Öküz, inek. )

( MÂŞİYE[çoğ. MEVÂŞÎ] )


- DAVET:
SÖZ İLE ile/ve/değil/||/<>/< HÂL İLE


- DAVET YURDU/DAR-ÜD-DAVET[Ar.] ile/ve/||/<>/> YANIT YURDU/DAR-ÜL-İCÂB[Ar.] ile/ve/||/<>/> BARIŞ YURDU/DAR-ÜL-İSLÂM[Ar.]

( Duyuru/tebliğ süreci. İLE/VE/||/<>/> İman ve kabul süreci. İLE/VE/||/<>/> Uygulama ve hâkimiyet süreci. )

(

Özet (Hızlı Bakış)

Üç kavram, İslâm'ın toplumlar üzerinde davet, icabet ve hâkimiyet süreçlerini sıralayan bir sınıflandırma sunar. Tarihsel olarak Mekke Davet dönemi (darü'd‑davet), Medine'nin icabet örneği (darü'l‑icâbe) ve Raşid halifeler dönemi de darü'l‑islâm hâline dönüşmeyi gösterir.

Kavramların Dilsel ve Kavramsal Kökeni

Dar (دَار) Arapçada ilk anlamı olarak “ev/yurt/mekâna işaret eder; âdeta bir alanı belirtir. Helal‑haram, ikamet ve hâkimiyet bağlamında kullanıldığında "dâr" terimi bir hukûkî/ontolojik mekânı tanımlar.

İslâm sözcüğü, salt "teslimiyet"/"itaat" anlamını taşımakla birlikte burada dinin adı olarak kullanılmıştır; dolayısıyla darü'l‑islâm "İslâm'ın hâkim olduğu bölge" anlamına gelir. Da‘vet çağrı/davet etme eylemini; icâbe ise cevabı/kabulü gösterir. Bu sözcüklerin birleşimiyle oluşan terimler, süreçsel bir mantık taşır.

Terim Tanımları - Ayrıntılı

  • Darü'd‑Davet (دار الدعوة): İslâm'ın hâkim olmadığı, fakat İslâm mesajının sözlü/kitabî/tebliğ faaliyetleriyle ulaştırıldığı alan. Temel ilişki: davet (da‘ve).
  • Darü'l‑İcâbe (دار الإجابة): Davete olumlu yanıt verilmiş; insan topluluklarının önemli bir kısmı İslâm'ı kabul etmiş; sosyal/ruhsal dönüşüm başlamıştır; hâkimiyet kısmi olabilir.
  • Darü'l‑İslâm (دار الإسلام): İslâm hukukunun ve siyasal otoritenin hâkim olduğu bölge. Burada şer‘î düzen normatif olarak uygulanır; zimmî ilişkileri, vergi (cizye gibi) ve kamu düzeni bu çerçevede düzenlenir.

Kavramlar Arası Mantıksal İlişki

Bir bölge için ideal‑tip bir süreç şöyle özetlenebilir: Darü'd‑Davet > Darü'l‑İcâbe > Darü'l‑İslâm. Bu, tarihsel süreçleri modellemek için kullanışlıdır ama pratikte aşamalar iç içe geçebilir: örneğin bir şehirde bazı kabileler icabet ederken bazıları davet aşamasında kalabilir.

Tartışmalı Noktalar ve İlmî Yaklaşımlar

Bu kavramsallaştırma klasik Fıkıh (İslâm hukuku) literatüründe ve âlimlerin siyaset‑tebliğ düşüncesinde değişik biçimlerde ele alınmıştır. Modern tarihçi ve fıkıh mütefekkirleri, kavramların sabit sınırlar taşıdığı fikrine itiraz eder; zira hâkimiyet ve kabul dereceleri coğrafî, sosyal, ekonomik unsurlara göre değişir. Aşağıda birkaç önemli eleştiri‑nokta özetlenmiştir:

  1. Sabit sınırlar eleştirisi: "Darü'l‑islâm" ile "darü'l‑harb" arasındaki çizgi bazen bulanıktır; ticaret yolları, azınlık hakları, savaş hali gibi etkenler sınırları belirler.
  2. Modern devlet anlayışı: Klasik dönemdeki hâkimiyet modelleri modern egemenlik ve devlet yapısıyla birebir örtüşmez. Dolayısıyla kavramların modern uygulamaya aktarılması sıkça tartışılır.
  3. Etik ve tebliğ stratejileri: Davet‑icabet ilişkisinin ahlâkî zemini ve yöntemleri (zorlama mı, ikna mı vb.) farklı düşünürlerce farklı şekillerde yorumlanır.

Tarihsel Karşılıklar: Mekke, Medine, Raşid Halifeler

Aşağıda üç dönem için ayrıntılı açıklamalar, önemli olaylar ve dönemin kavramsal karşılığı verilmiştir. Her bölüm tarihsel bağlam, toplumsal yapı ve örnek olaylarla desteklenir.

Mekke Dönemi (610 - 622) - Darü'd‑Davet

Kısa tanım: Peygamberliğin başlangıcından hicrete kadar geçen süre. İslâm'ın ilk tebliğleri Mekke toplumuna ulaşır ama siyasal hâkimiyet yoktur.

  • Sosyal Durum: Kabile toplum yapısı, müşrik elitlerin hâkimiyeti, ticaret merkeziliği.
  • Tebliğ Metodları: Sözlü davet, şahsi örneklik, azınlık halinde ibadetler (örtülü/topluluk içinde).
  • Örnek Olaylar: İlk mümin toplulukların kenarda kalması; Ebu Talib ve Hz. Hatice gibi destekleyici şahısların rolü; baskı ve işkenceler.
  • Kavramsal Karşılık: Darü'd‑Davet — çünkü İslâm hâkim değildir; davet sürmektedir.

Medine Dönemi (622 – 632) - Darü'l‑İcâbe

Kısa tanım: Hicret ile birlikte Medine'de İslâm toplumunun kurulması, anayasal düzenlemeler (Medine Vesikası), kabileler arası sözleşme ve icabetin kurumsallaşması.

  • Sosyal Durum: Ensar‑muhacir dayanışması, kabileler arası ittifaklar, Yahudi topluluklarıyla sözleşmeler.
  • Kurumsal Gelişmeler: Medine Vesikası (şehari yönetme ve toplumlar arası ilişkiler çerçevesi); namaz, oruç, zekât gibi toplumsal ibadetlerin düzenlenmesi.
  • Örnek Olaylar: Akabe Biatları, Medine Vesikası, savaş ve sulh antlaşmaları (Bedir, Uhud, Hendek gibi olayların toplumsal etkileri).
  • Kavramsal Karşılık: Darü'l‑İcâbe - davete icabet edilmiş, topluluk İslâmî kimliği benimsemiştir; hâkimiyet kısmi ama târihî dönüştürücüdür.

Raşid Halifeler Dönemi (632 – 661) - Darü'l‑İslâm

Kısa tanım: Hz. Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali dönemlerini kapsayan süreç; fetihler, devletleşme, şer‘î hukukun uygulama zemini.

  • Sosyal Durum ve Yönetim: Merkezi otorite, valilik‑eyalet sistemi, vergi‑tahsil mekanizmaları, askeri teşkilatlanma.
  • Kurumsal Gelişmeler: Fetihlerle genişleyen coğrafya; şer‘î düzenin kamusal alana taşınması; zimmî düzenlemeleri, cizye, vakıf uygulamaları.
  • Örnek Olaylar: Suriye ve Mısır fetihleri, Hz. Ömer'in adalet uygulamaları, şeriatın idarî hayata entegrasyonu.
  • Kavramsal Karşılık: Darü'l‑İslâm - İslâm'ın hem toplumsal hem de siyasî hâkimiyetinin kurumsal görünümü.

Karşılaştırmalı Tablo

Dönem / KavramÖzellikSosyal DurumÖrnek Olaylar
Mekke - Darü'd‑DavetTebliğ / davetKabile egemenliği, azınlık MüslümanlarPeygamber'in tebliğleri, baskılar
Medine - Darü'l‑İcâbeİcabet / kabulToplumsal dönüşüm, anayasal düzen (Medine Vesikası)Akabe Biatları, Medine Vesikası
Raşid Halifeler - Darü'l‑İslâmHâkimiyet / uygulamaDevletleşme, şer‘î uygulamaFetihler, şer‘î uygulamalar

Ayrıntılar ve Uygulama Örnekleri

Uygulamada, bir bölge aynı anda farklı kategorilere bölünebilir: şehir merkezleri darü'l‑islâm iken çevre köyler darü'd‑davet aşamasında olabilir. Ayrıca zaman içinde aynı bölge farklı aşamalardan geçer. Modern çalışmalarda bu kavramların yorumlanmasında hukûkî ve tarihsel bağlam dikkate alınır.

Zaman Çizelgesi (Kısa)

  • 610: Peygamberliğin başlangıcı (ilk vahiy)
  • 610 – 622: Mekke döneminde tebliğ - Darü'd‑Davet
  • 622: Hicret - Medine toplumunun kuruluşu
  • 622 – 632: Medine dönemi - Darü'l‑İcâbe
  • 632 – 661: Raşid halifeler dönemi - Darü'l‑İslâm'ın kurumsallaşması

Kaynakça ve Okuma Önerileri

Bu belge. akademik amaçlı kaynakça yerine öneri niteliğindedir. Daha ayrıntılı akademik okuma için klasik fıkıh eserleri (İbn Hazm, İbn Kudâme, el‑Mâverdî) ve modern çalışmalar (tarihçiler ve İslâm hukuku araştırmaları) tavsiye edilir. Ayrıca Medine Vesikası ve Akabe Biatları ile ilgili birincil kaynak metinleri incelenmelidir.

)


- DAV/GÛR[Fars.] ile/ve ÂNE[Ar.]

( Yabani eşek. Zebra. İLE/VE Yabani dişil eşek. | Yabani eşek sürüsü. )


- DAVRANIŞ ve/<> İYİ NİYET

( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )


- DAVRANIŞLARIMIZ:
"İYİ/KÖTÜ" ile/ve/değil/||/<> GÜÇLÜ/ZAYIF


- DAVRANMAK ile ARABULUCU OLARAK HAREKET ETMEK ile DİKKATSİZCE HAREKET ETMEK ile DİKKATLİ DAVRAN ile İHTİYATLI DAVRANMAK ile ÇEKİNGEN DAVRANMAK ile DELİ GİBİ DAVRANMAK ile ALDATICI DAVRANMAK ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE DAVRANMAK ile APTALCA DAVRANMAK ile NAZİK DAVRAN ile SERT DAVRANMAK ile TEDBİRSİZCE DAVRANMAK ile ALÇAKÇA DAVRANMAK ile BECERİKSİZCE DAVRANMAK ile AHLAKSIZCA DAVRANMAK ile CİMRİ DAVRANMAK ile HAREKETE GEÇMEK ile APTALCA DAVRANMAK

( ACT vs. ACT AS MEDIATOR vs. ACT CARELESSLY vs. ACT CAUTIOUSLY vs. ACT CONSERVATIVELY vs. ACT COYLY vs. ACT CRAZY vs. ACT DECEITFULLY vs. ACT DISHONESTLY vs. ACT FOOLISHLY vs. ACT GENTLY vs. ACT HARSHLY vs. ACT IMPRUDENTLY vs. ACT IN A DASTARDLY WAY vs. ACT INEXPERTLY vs. ACT LEWDLY vs. ACT MISERLY vs. ACT OUT vs. ACT STUPIDLY )

( پرده ile يفا کردن ile اقدام کردن ile اقدام به عمل آوردن ile روح دادن ile واسطه شدن ile سهل انگاري کردن ile مدارا کردن ile محافظه کاري کردن ile ناز کردن ile غر دادن ile خل بازي در آوردن ile خل گري کردن ile نادرستي کردن ile احمقانه رفتار کردن ile مليمت کردن ile درشتي کردن ile خشونت کردن ile دست از پا خطا کردن ile ناجوانمردي کردن ile ناشيگري کردن ile هرزه گي کردن ile خست ورزيدن ile تقليد کردن ile حماقت کردن ile خريت کردن )

( PARDEH ile YFA KARDAN ile EGDAM KARDAN ile EGDAM BAH AMEL AVARDAN ile RUH DADAN ile VASETEH SHODAN ile SONPAL ENGARY KARDAN ile MADARA KARDAN ile MOHAFEZEH KARY KARDAN ile NAZ KARDAN ile GHAR DADAN ile KHAL BAZY DAR AVARDAN ile KHAL GARY KARDAN ile NADRESTY KARDAN ile AHMAGHANEH RAFTAR KARDAN ile MOLYMAT KARDAN ile DARSHTY KARDAN ile KHSHOONT KARDAN ile DAST AZ PA KHATA KARDAN ile NAJAVANMARDY KARDAN ile NASHYGARY KARDAN ile NPARZEH GY KARDAN ile KHAST VARZYDAN ile TAGHALYD KARDAN ile HAMAGHT KARDAN ile KHARYT KARDAN )


- DAVULLAR'DA:
TRAMPET[İng. < DRUMBEAT] ile/ve KÖS[Fars. < KÛS]/GROSKES ile/ve NAKKARE[Ar.] ile/ve TIMPANO

( İki değnek ile çalınan küçük davul. İLE/VE Büyük davul. İLE/VE Mehterhanede kullanılan davul. İLE/VE Orkestra'da kullanılan davul. )


- DAY :/yerine GÜN


- DAYANÇ/SABIR ve/<> GÜÇ

( PATIENCE and/<> POWER )


- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK

( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )

( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )


- DAYANMAQ[Azr.] = DURMAK[Tr.]


- DAYATMAK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE/SÖZ


- DBB/PHYSICIAN INFORMATION BANK[İng.] değil/yerine/= DOKTOR BİLGİ BANKASI


- DBU/DBS DEEP BRAIN STIMULATION[İng.] değil/yerine/= DERİN BEYİN UYARIMI


- DDİ/NATUREL LANGUAGE PROCESS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL DİL İŞLEME


- de d. in di.[Lat. < DE DIE IN DIEM] değil/yerine/= GÜNDEN GÜNE


- DE HAAS-VAN ALPHEN EFFECT[İng.] / EFFET DE HAAS-VAN ALPHEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DE HAAS-VAN ALPHEN ETKİSİ


- DE HAAS -VAN ALPHENSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DE HAS VAN ALPHEN ETKİSİ


- DE LA RUE AND MILLER'S LAW[İng.] / LOI DE DE LA RUE ET MILLER[Fr.] / DE LA RUE-MILLERSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DE LA RUE-MİLLER YASASI


- DE NOVO İLE REFERANS TABANLI İLE HİBRİT ile/||/<> GENOM BİRLEŞTİRME

( DNA dizileme verilerinden genom oluşturma. )

( Formül: N50: Median contig uzunluğu )


- DEAD :/yerine ÖLÜ


- DEAL WITH vs. NOT TO DEAL


- DEB[Ar.] ile 'ÂDET[Ar.]


- DEBRİDMAN değil/yerine/= ÖLÜ DOKU TEMİZLİĞİ, KAZIMA


- [not] DEBT vs. LOYALTY


- DEBYE-HUCKEL LIMITING LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL SINIR YASASI


- DEBYE İLE LARMOR İLE CYCLOTRON ile/||/<> PLAZMA ÖLÇEKLERİ

( Plazmadaki karakteristik uzunluk ve frekanslar. )

( Formül: λD = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE İLE LARMOR İLE PLAZMA ile/||/<> KARAKTERİSTİK UZUNLUKLAR

( Plazmadaki temel uzunluk ölçekleri. )

( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYESCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞALARIN KURAMI


- DEBYE THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-SPEZIFISCHEHITZEKAPAZITÄTTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI


- DEBYE-T³ LAW[İng.] / LOI EN T³ DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-T³-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE T³ YASASI


- DEBYE UZUNLUĞU ile/||/<> ORTALAMA SERBEST YOL

( Debye elektrik perdeleme λ_D, serbest yol çarpışmalar arası λ. )

( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE-HÜCKEL İLE PİTZER İLE DAVİES ile/||/<> İYONİK KUVVET KURAMLERİ

( Elektrolit çözeltilerinin aktivite katsayısı modelleri. )

( Formül: log γ± = -A|z+z-|√I )


- DEC-/DECA-/DEKA-/DECEM- ile/||/<> DECİ-

( On. İLE/||/<> On, onda bir. )


- DECADE :/yerine ON YIL


- DECISION vs./and APPROVAL/ACKNOWLEDGEMENT


- Dede Efendi Evi'nde DİNLE!!!


- DEDE YUSUF (DALYANCI YUSUF BEY) (?) :

( Sarıyer/Büyükderelidir. Her iki semtte evi vardı. İstanbul'un şöhretli dalyancılarındandı. Milli Mücadele sırasında Millicilerden yana tavır koydu. Damadı Avukat Aziz Özgür ile birlikte M.M. (Müdafaa - i Milliye) Örgütünün Sarıyer'de kurulmasına ve taraftar bulmasına çalıştı. Millicileri korudu ve kolladı. Av. Aziz Özgür ile Muhtar Yusuf İzzettin Efendi'nin İngilizlerce tutuklanması ve Kürt Nemrut Mustafa Divanında idamla yargılanmaları sırasında, bir yolunu bulup serbest bırakılmalarını sağladı. Fakat bir süre sonra Anadolu'da başlatılan mücadeleye katkı verdi ve Padişahlı devirmek için silahlı ekip oluşturduğu iddiası ile idam talebi ile tutuklanıp Harp Divanına verildi. Buradan da kurtulmayı başardı ve yine Milli Mücadelenin başarılı olması için uğraştı. Zafer sonrasında Büyükdere'de bir sokağa "Dede Yusuf" adı verilerek ismi yaşatıldı. )


- DEDE/NİNE
ile/ve/||/<>/>
ANNE/BABA
ile/ve/||/<>/>
ABLA/AĞABEY
ile/ve/||/<>/>
BEN
ile/ve/||/<>/>
ERKEK/KIZ KARDEŞ

( )

( SOFU/SOBO to/||/<>/> HAHA/ÇİÇİ to/||/<>/> ANİ/ANE to/||/<>/> WATAŞİ to/||/<>/> OTOTO/İMOTO )


- DEDİKODU ile SÖZ/LÂF TAŞIMA


- DEDİKODUDA:
ÂDİ/LER ile/ve/||/<>/> APTAL/LAR ile/ve/||/<>/> AHMAK/LAR

( Yapar. İLE/VE/||/<>/> Yayar. İLE/VE/||/<>/> İnanır. )


- DEF ETMEK ile/ve DEFN ETMEK


- DEF ETMEK ile/ve DEFN ETMEK


- DEF ile DEFA ile DEFİ ile DEFO ile DEFOLU ile DEFOSUZ ile DEFALARCA ile DEFLASYON


- DEF'[Ar.] ile DEFF[Ar.]/DEF[Fars.]/[Ar.]

( Öteye itme, savma, savulma. | Verme, ortadan kaldırma. | Giderme. | Bir dâvâyı savunmak üzere açılan başka bir dâvâ. İLE Tef. Zilli ve pullu bir çembere gerilmiş deriden oluşturulan çalgı, daire. )


- DEF[Ar.] değil/yerine/= ÖTEYE İTME, SAVMA, UZAKLAŞTIRMA | VERME, ORTADAN KALDIRMA | GİDERME

( )


- DEF değil/yerine/= SAVU


- DEF ile/ve TEF/DAİRE ile/ve MAZHAR/MIZHER/BENDER/BENDİR

( ... İLE/VE Etrafında ziller olan. İLE/VE Tekkelerde zikir esnasında kullanılan ve bazılarının kenarlarında halkalar bulunan, kasnağı çifte kirişli, zilsiz, kasnak çapı 50-60 cm. civarında, def biçimindeki ritim sazı. )


- DEFATEN[Ar. DEF-AT[çoğ.] + Fars. -EN] ile/değil DEFAATLE[Ar. DEFA-AT[çoğ.] + Tr. İLE]

( Ansızın, bir kerede, bir çırpıda. İLE/DEĞİL Yineleyerek/tekrarlayarak, defalarca. )


- DEFAULT[İng.] değil/yerine/= VARSAYILAN


- DEFETMEK değil/yerine/= SAVMAK/SAVUŞTURMAK


- DEF-İ DEF değil/yerine/= SAVUYA SAVU


- [not] DEFICIENCY vs. DEFECT WITH ...


- DEFICIENCY(IES) vs. DEFECT(S)


- MYRICA OIL[İng.] / MYRICA FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEFİNE YAPRAĞI YAĞI


- DEFINITION vs./and CAUSE/REASON


- DEFINITION vs./and CONSISTENCE


- DEFİSİT ile GAP ile Hİ(Y)ATUS ile PATENT

( Açık. İLE Aralık, açıklık, gedik. İLE Açıklık, yarık. İLE Açık [damar]. )


- DEFNE, DOÇ. DR. MESUT ÖMER (ÇANKIRI, 1914 - 1955) :

( Üniversite Öğretim üyesi. Kastamonu Muallim Mektebinin tatbikat kısmını bitirdi. Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesinden 1939'da mezun oldu. 1939 - 1943 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1943'te Orman Entomolojisi ve Koruma Kürsüsüne asistan oldu. "Batı Karadeniz Bölgesindeki Göknarların Zararlı Böçekleri ve Mücadele Metodları" konulu tezi ile "Doktor" unvanını aldı. 1954'te "Türkiye'de Otlak ve Otlatma İşlerini Tanzim Yolu ile Orman Korunması Problemi Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile Üniversite Doçenti unvanını aldı. )


- DEFTER-DÂR[Ar./Fars.] -ile

( İl'de Maliye Bakanlığı'nın en yüksek memuru. )


- DEĞER ile/değil YÖN

( [not] VALUE vs./but DIRECTION )


- DEĞERLERİMİZİ, ÇÖP DURUMUNA DÜŞÜRMEK değil/yerine ÇÖPLERİMİZİ, DEĞER DURUMUNA ÇIKARMAK


- DEĞERLİ TAŞ/CEVHER ile/ve/<> GANG[Alm.]

( ... İLE/VE/<> Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde. )


- DEĞERLİ TAŞ/MÜCEVHER:
YARI DEĞERLİ ile/ve/||/<>/> DEĞERLİ


- Değil! de, SUS!!!


- DEĞİL ile "YOK"


- DEĞİM/LİYÂKAT ile HAK EDİŞ


- DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK ile/ve/||/<> EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK


- DEĞİŞİM:
KIRILINCA ile/ve/||/<> KANDIRILINCA ile/ve/||/<> ÇOK FAZLA ŞEY ÖĞRENİNCE ile/ve/||/<> ÂŞIK OLUNCA ile/ve/||/<> ZORDA/ZORUNDA KALINCA


- DEĞİŞİMDE/METABOLE [ARISTOTELES'TE]:
| OLUŞ ile/ve/||/>< BOZULUŞ |
ve/||/<>
| NİCELİK ile/ve/||/<> NİTELİK ile/ve/||/<> YER DEĞİŞTİRME |a


- DEĞİŞİM'DE:
ÖZ ile/ve/<> HAL/LER ile/ve/<> HEM ÖZ, HEM HAL/LER

( Başkalaşım [tagayyür]. İLE/VE/<> Değişim [tahavvül]. İLE/VE/<> Gelişim [tekâmül]. )


- Değişimin için SUS!!!


- SYNCHROTRON MIT ALTERNIERENDEM GRADIENTEN, WECHSELGRADIENTENSYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GRADYANLI SENKROTRON


- HAZ:
DEĞİŞKEN ile/değil/yerine DEVİNGEN

( Gövdede ve gövdeye yönelik.[keyif] İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinde ve zihne yönelik.[zevk] )


- DEĞİŞME ile/ve/değil BİR BAŞKA OLMA

( Sizi, eskisi gibi kullanamadıklarında, değiştiğinizi "söylerler". )

( [not] ALTERATION vs./and/but BEING AN OTHER )


- DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY -ile

( DEĞİŞİM )


- DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile KOMÜTATÖR ile İŞE GİDİP GELMEK

( COMMUTABLE vs. COMMUTATOR vs. COMMUTE )

( قابل تبديل ile جابجا گر ile رفت و آمد کردن )

( GHABEL TABADYLE ile JABEJA GAR ile RAFT VE AMAD KARDAN )


- deglut.[Lat. < DEGLUTIATUR] değil/yerine/= YUT, YUTUNUZ


- DEĞNEK yerine ÂSÂ


- DEGRADER İLE PROTAC İLE MOLECULAR GLUE ile/||/<> PROTEİN DEGRADASYON

( Hedefli protein yıkımı. )

( Formül: POI-PROTAC-E3 )


- DEH ile DEHA


- DEH[Fars.] ile DEH/DÂH[Fars.]

( İyi, güzel. | Saf, sıra. İLE On[10]. [Ar. AŞR] )


- DEHÂ =/||/<> RAB


- DEIONIZED WATER[İng.] / EAU DE DÉSIONNISE[Fr.] / ENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEİYONİZE SU


- DEJENERE değil/yerine/= YOZ

( Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan. | Kaba, adi, bayağı. | Yozlaşmış. | Kısır. )


- DEK ile DEK[Fars.] ile DEK/TEK

( "...ya kadar" gibi, bir eylemin sona erdiği noktayı ya da zamanı anlatır. Bir işin, bir durumun sona erdiği zamanı ya da yeri gösteren bir söz; kadar, değin. | Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde; kadar, değin. İLE Düzen, hile, desise, entrika. | Dilenci. | Tokuşma, çatışma. | Sağlam. İLE Tek. )


- DECA-[İng.] / DÉCA-[Fr.] / DEKA[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKA-


- DEKAT/DECADE[İng.] değil/yerine/= ON YIL


- DEKOVİL[Fr. < DECAUVILLE] değil/yerine/= KÜÇÜK DEMİRYOLU

( Ray aralığı 60 santimetre ya da daha az olan, araçları buhar ya da insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu. )


- DEKSTER/DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ


- DELÂLET:
AKLÎ/ZÂTÎ ile/ve TABİÎ ile/ve VAZ'Î

( Lafzî. | Gayr-ı lafzî. İLE/VE Lafzî. | Gayr-ı lafzî. İLE/VE Lafzî. | Gayr-ı lafzî. )


- DELİ BEKİR AĞA CAMİİ :

( Maden Mahlallesindedir. İnşaa tarihi 1900 olup yaptıran kişinin adı ile anılmaktadır. Cami 1971 yılında büyük onarım gördü. )


- DELİ ile VELÎ ile ÖLÜ

( Kendini kurtarmış. İLE Kendini kurtarmışlıkla birlikte bir başkasını daha kurtarabilme olanağı/kudreti bulunan. İLE ... )

( [Sürekli] Anlaşılmaya çalışan. İLE/VE Anlamaya çalışan. İLE Anlayabileceği bir şeyi kalmayan. )

( ... İLE Ermiş, seven, dost, sahip. | Tüm işlerini, Allah'a sunan kişi. İLE ... )

( Akıl, baştan çıkarsa. İLE Dünya, senden çıkarsa. İLE Sen, dünyadan çıkarsan. )


- DELİLLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DELİOTU ya da KUDUZOTU

( Turpgillerden, bahçelere süs olarak dikilen bir bitki. )

( ALYSSUM )


- DELTA RAY/RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DELTA[Fr.] / DELTA-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA IŞINIMI/IŞINLARI


- DEM[Ar. çoğ. DİMÂ'] ile DEM'[Ar.] ile DEM[Ar.]

( Kan. İLE Gözyaşı. Gözyaşı dökme. İLE Soluk/nefes. | İçki. | An, vakit, saat, zaman. )


- DEM ile DEHR


- DEM ile/ve DEHR

( An. İLE/VE An. | Gökkubbenin tamamı. | Felek. | Çağ. )


- DEM[Ar.] ile DEM[Fars.]

( Kan. İLE An. | Zaman, çağ. | Soluk/nefes. | İçki. | Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından, istenilen durumu. | Koku. | Pişirilen yemeklerin, yenilecek kıvama gelmesi. )


- DEM ile DEME ile DEMO


- DEM ve/||/<> GAM ve/||/<> SERENCÂM[Fars.]

( Olsun! VE/||/<> Olmasın! VE/||/<> Hayrolsun! )


- DEMAGOG[Fr. < DÉMAGOGUE] değil/yerine/= LAF CAMBAZI


- DEMAGOJİ[Fr. < DÉMAGOGIE] değil/yerine/= LAF CAMBAZLIĞI


- DEME!
"TARLADA HASADIM VAR" ve/||/<> "EVLÂDIM VAR"

( Eline geçmedikçe. VE/||/<> El koynuna girmedikçe. )


- NOYAU DE FER[Fr.] / EISENKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÇEKİRDEK


- DEMİR, TEOMAN (İST. 1947) :

( Orta ve Liseyi Ata Kolejinde okudu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. 1970'de Deri İhracatı işi ile ticaret hayatına atıldı. 1971'de firması olan Teodem'i kurdu. Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Galatasaray ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı, Sarıyer S. Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- DEMİR, TUNCAY (İST, 1947) :

( Sarıyerlidir. İş hayatına Gümrük memuru olarak başladı, bilahare Sarıyer Belediyesine geçti ve Gelirler bölümünden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynadı. Sarıyer Spor Kulübünün kongre üyesi olup aynı zamanda Divan Kurulu üyesidir. Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Sarıyer Spor Kulübü ve Sarıyer yeni Merkez Camii Derneği üyesidir. Sarıyerliler Derneği'nde (SA - DER) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR


- DEMİR ve/||/<> TÂV[Fars.]

( ... VE/||/<> İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. | Semizlik. | En uygun durum ve zaman. | Hazır olma. )

( Demir, tavında dövülür. )


- DEMİRDEN KORKAN, TRENE BİNMESİN/BİNMEZ ile ALIŞMAMIŞ GÖTTE, DON DURMAZ


- DEMİRTAŞ, HAMDİ (İST. 1972) :

( Rumelikavağı altyapısında yetişti ve bu kulüpte oynadı. Bilahare Gençlerbirliği, Adanaspor, Adana Demirspor ve Türk Telekom kulüplerinde oynadı. Antrenörlük kurslarını tamamlayarak antrenör lisansı aldı ve pek çok kulüpte antrenör olarak görev yaptı. )


- DEMOKAN, MİTHAT (İST. 1949) :

( Manisaspor'dan transfer edildi (1974) ve 2 sezon (1974 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 41 lig, 3 kupa ve 13 özel maç olmak üzere 60 maçta Sarıyer forması giydi, takımı adına 2 gol kaydetti. Galata'ya transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. )


- DEMOKRATİK TOPLUMUN GEREĞİNDE:
ÖLÇÜLÜLÜK ve/||/<> ZORLAYICI TOPLUMSAL GEREKSİNİM ve/||/<> SON ÇÖZÜM İLKESİ


- DEMORALİZASYON değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇ YİTİMİ


- DEN A'SI" değil DNA'SI


- DEN- ile/||/<> DENT-/DENTA-/DENTİ-/DENTİA-/DENTO-

( Diş. İLE/||/<> Diş, dişlerle ilgili. )


- DENDRİMER İLE KALİXAREN İLE SİKLODEKSTRİN ile/||/<> SUPRAMOLEKÜLER YAPI TAŞLARI

( Host molekül platformları. )

( Formül: α-CD (6) İLE β-CD (7) İLE γ-CD (8) )


- DENDRİMER İLE STAR İLE BRUSH ile/||/<> CLİCK POLİMERLER

( Click ile polimer mimarileri. )

( Formül: G4-dendrimer )


- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA


- CONTROL ROD VALUE[İng.] / VALEUR DE LA BARRE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU DEĞERİ


- CONTROL ROD[İng.] / BARRE DU CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU


- DENEYİM [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DENEYİM YAŞAYAN BENLİK ile/ve/<> GÖZLEMLEYEN BENLİK

( Gerçek benliğin bulunabilmesi için sahte olanın terk edilmesi zorunludur. )

( Düşüncelerinizi, duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi gözleyin. )

( A man who is intense in his experience will radiate confidence and courage.
The false self must be abandoned before the real self can be found.
Watch over your thoughts, feelings, words and actions. )

( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )

( SELF IN EXPERIENCE vs./and/<> SELF IN OBSERVATION )


- DENEYİM ile/ve/<> ANI


- DENEYİM ile İLM-İ LEDÜN

( Kendi öğrendiğin. İLE Allah'ın öğrettiği. )


- Denge için SUS!!!


- DENGELİ ile/ve/||/<> İYİLEŞTİRİCİ


- DENİZ ASLANI/FOK ile DENİZ AYISI/İNEĞİ (MANAT)

( Gebelik süreleri 11 aydır. Her seferinde tek bir yavru doğurur. Doğurunca hemen bir yenisine gebe kalır. İLE 1.5 - 2 m. boyunda, bitkiyle beslenen bir deniz memelisi. )

( SEA LION/SEAL vs. SEA COW )

( PHOCA cum TRICHECHUS MANATUS / ARCTOCEPHALUS URSINUS )


- DENİZ FOKU ile/ve GÖL FOKU

( ... İLE/VE Sadece Baykal Gölü'nde yaşar. )


- DENİZ/GÖL/IRMAK ile/ve/||/<> BALIKLAVA

( ... İLE/VE/||/<> Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer. )


- DENİZ KAPLUMBAĞALARI ALT SINIFLARINDA:
SİNİ ile D.KAPLUMBAĞASIGİLLER ile ZEYTİN RENKLİ ile ARCHELON ile PROTOSTEGA ile TOXOCHELYIDAE ile THALASSEMYDIDAE ile PROTOSTEGIDAE

( İki yılda bir çiftleşirler.[Altı yuvaya kadar, her yuvaya yüzden fazla yumurta bırakabilir.][Yavrular, yaklaşık altmış günde yumurtalarından çıkar.] İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )


- DENİZ KIZI ile/değil MANATİ

( ... İLE/DEĞİL Deniz kızı söylencesine ilham veren balık. [Surinam'da görülebilir.] )


- DENİZ ile ARA DENİZ

( ... İLE Okyanuslardan dar ve az derin boğazlarla ayrılan, karaların arasına sokulmuş deniz. )


- DENİZ ile/ve/||/<> TER ile/ve/||/<> GÖZYAŞI

( Bu üç tuzlu su, çoğu durumu değiştiren, çoğu sorunu "çöze(bile)n" durum ve nesnedir. )


- DENİZALTININ:
SOL KANADI ile/ve/||/<> SAĞ KANADI

( Dışbükey. İLE/VE/||/<> İçbükey. )

( Ön tarafta bulunan sol kanat açılarak, basıncın, alttan itmesi ve motor/pervâne desteğiyle yüzeye çıkılır. İLE/VE/||/<> Ön tarafta bulunan sağ kanat açılarak, basıncın, üstten bastırması ve motor/pervâne desteğiyle dalış yapılır. )


- DENİZASLANI ile FOK

( Daha kalın kürkü vardır. İLE Daha yağlıdır. )

( Kulakları gözle görülür. İLE Arka kanatları arkaya doğru bakar. )

( Fokların gözleri deniz altında bulanık görmez. )

( Fok ile Denizaslanı iskeletlerinin farkları )

( Alttaki. İLE Üstteki. )

( SEA LION vs. SEAL
Denizaslanı ile Fok )

( ZALOPHUS CALIFORNIANUS cum PHOCA )


- DENİZATI ile KÜÇÜK/CÜCE DENİZATI

( Denizatlarının dişileri, sırtlarındaki şeritlerden anlaşılmaktadır. )

( ... İLE Endonezya resiflerinde yaşarlar. )


- DENİZATI ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ


- DENİZATI ile YOSUN BİÇİMİNDE DENİZATI

( SEA HORSE vs. SEA HORSE IN THE SHAPE OF MOSS )

( HIPPOCAMPUS HIPPOCAMPUS cum ... )


- DENİZAYGIRI/MORS[Laponca] ile FOK

( ... İLE Tüm memeliler arasında, sütü, en yağlı olandır. [Yavrusunun hızlı büyümesinin zorunluluğundan dolayı][Birkaç hafta içinde sütten kesilirler] )

( Mors/Denizaygırı ile Fok )

( ... ile FUKME )

( WALRUS vs. SEAL[< Sami dilinden] )

( ODOBENUS ROSMARUS cum PHOCA )

( LA MORSA con ... )


- DENİZFİLİ ile GÜNEY DENİZFİLİ

( ... İLE Erilleri, dişillerinden 6 kat daha büyüktür.[4 ton ağırlığındalardır.] )

( Suyun altında, 2 saat kalabilirler. [1.5 km. derine inebilirler.][Vurgundan kaçınabilmek için ciğerlerindeki tüm havayı boşaltırlar ve damarlarındaki emilmiş olan oksijeni kullanırlar.][Daldıklarında, kalp atışları dakikada 94'e kadar düşer.] )

( Gövdelerinde, çoğu memelinin 2 katı kadar kan vardır. )

( ELEPHANT SEAL vs. SOUTH ELEPHANT SEAL
Deniz Fili ile Güney Deniz Fili Deniz Fili )

( ... cum MIROUNGA LEONINA )


- DENİZLİ[< DONGUZLU] ile/ve VAN ile/ve MALATYA ile/ve NİĞDE ile/ve UŞAK ile/ve ISPARTA


- ŞUÂ-İ MUDÂDİL[Osm.] ile/değil/yerine/= DENK VEKTÖR


- DENKLEM ile/ve ÇOK BİLİNMEYENLİ DENKLEM/LER

( EQUATION vs./and POLYNOMIAL EQUATION/S )


- DENSITY vs./and SHARING


- DEOXYRIBONUCLEIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DEOKSİRİBONÜKLEİK ASİT, DNA


- DEPARTMAN değil/yerine/= BÖLÜM | ANA BİLİM DALI


- DEPLASMAN/DISPLACEMENT[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME


- DEPO değil/yerine/= YIĞ


- DEPRESSION vs./and DISTRESS/BOREDOM


- DERDEST[Fars.] (ETMEK) ile BERTARAF[Fars. BER + Ar. TARAF] (ETMEK)

( Tutma, elde etme. | Elde olan, yapılmakta olan. İLE Kaldırılmış, giderilmiş. )


- DER[Fars.] ile -DER[Fars.] ile DERR[Ar.]

( -de, içinde.[DER-ANBAR: Anbarda. | DER-HÂTIR: Hatırda.] | Kapı.[DER-SAADET: İstanbul.] | Mağara. | Kere, defâ. | Cins, çeşit, kısım, nevi. İLE "Yırtan, yırtıcı, yaran, delen" anlamlarına sözcükleri sıfatlaştırır.[PERDE-DER: Perde yırtıcı, edepsiz.] İLE Kimse, kişi. | Güzel iş/eser. )


- DER-/DERO- ile/||/<> CERVİC-/CERVİCO- ile/||/<> TRACHEL-/TRACHELO- ile/||/<> OM-/OMO- ile/||/<> PHARYNG- ile/||/<> CLEİD-/CLEİDO-

( Boyun. İLE/||/<> Boyun, boyunla ilgili, bir organın serviksi ile ilgili. İLE/||/<> Boyun ya da boyuna benzer yapı ile ilgili. İLE/||/<> Omuz. İLE/||/<> Boğaz. İLE/||/<> Köprücük kemiği, Klaviküla ile ilgili. )


- DERE ile ÇAY ile IRMAK

( BROOK vs ... vs. RIVER )


- DERECE İLE RADYAN İLE GRADYAN ile/||/<> AÇI ÖLÇÜ BİRİMLERİ

( Açı ölçüm sistemleri. )

( Formül: 1 rad = 180°/π )


- DERECE ile KERE/KEZ

( DEGREE vs. TIMES )


- [ne yazık ki]
DERE/IRMAK SELLERİ ile/ve/||/<> DAĞLIK ALAN (KURU VADİ) SELLERİ ile/ve/||/<> KENT SELLERİ ile/ve/||/<> KIYI SELLERİ ile/ve/||/<> BARAJ SELLERİ


- DERELİ, HAYRETTİN (İST. 1967) :

( Büyükdereli, mali müşavir ve siyasetçidir. Özel Yıldız koleji ve aynı kolejin Lisesinden mezun oldu. İ.Ü. İşletme Fakültesinde eğitimini tamamladı ve iş hayatına Mali Müşavir olarak atıldı. CHP saflarında siyasete atıldı. İki dönem Sarıyer Belediyesi Meclis Üyesi (2014 - 2019 ve 2019 - 2024) görev yaptı. Engelliler Derneği Başkanlığı görevlerinde de bulundu. Sarıyer Belediyesi Spor Kulübü Başkanlığı Yönetim Kurulu üyesi olarak görevler aldı. )


- DERHÛR[Fars.] ile DER-HÛR[Fars.]

( Uygun, lâyık, münasip. İLE Lâyık. )


- DERİ ALT TABAKASI -ile

( SUBCUTANEOUS LAYER )


- DERİ KIRIŞIKLIĞI ile YAŞ

( ÂJENG[Fars.]: Yaşlılıktan ya da öfkeden dolayı beliren kırışıklık. )

( WRINKLE vs. AGE )


- DERİ ile/ve/değil PUL

( ... ile/ve/değil SEFAT )


- DERİN BİR SOLUK ve/||/<> DERİN BİR ŞÜKÜR


- DERİNLEŞMEK ile KÖK SALMAK


- DERİNLİK ile BİR İPLE ÖLÇÜLEN DERİNLİK ile DERİNLİK ÖLÇÜMÜ ile DERİNLİKLER

( DEPTH vs. DEPTH MEASURED BY A ROPE vs. DEPTH MEASURING vs. DEPTHS )

( ژرفا ile ژرفي ile ژرف ile مغ ile عمق ile گودي ile غور ile طناب خور ile ژرف سنجي ile اعماق ile قعر )

( ZHERFA ile ZHERFY ile ZHERF ile MOGH ile OMGH ile GODY ile غور ile TANAB KHOR ile ZHERF SANJY ile EMAGH ile GHER )


- DERİNLİK ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK


- DERMATOLOJİK[Fr. < DERMATOLOGIQUE] değil/yerine/= DERMATOLOJİ İLE İLGİLİ


- DER-MİYÂN[Fars.] ile DER-NİYÂM[Fars.]

( Ortada, arada. İLE Kında, kılıfta, kına sokulmuş. )


- DERNEK, EROL (İST. 1937 - 1987) :

( Büyükderelidir. Sarıyer Ortaokulunu bitirdikten sonra gazeteciliğe başladı. Pek çok gazetede çalıştı. Magazin gazetecisi olarak büyük başarılar kazandı. )


- DERNEKLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DERNEKLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DERPİŞ ETMEK değil/yerine/= ÖNGÖRMEK/GÖZ ÖNÜNDE TUTMAK/USUNDAN GEÇİRMEK


- DERS ile/ve DERS-İ AAM


- DERT HALİ ile ZEVK HALİ


- DERTLERİ "ÇOK/BÜYÜK" OLAN ve/||/<>/> GÜLÜŞÜ SICAK OLAN :)


- Dervişçe sus, dervişçe KONUŞ!!!


- DERVİŞ'İN:
DIŞI ile/ve/||/<>/< İÇİ

( Şeriat. İLE/VE/||/<>/< Hakikat. )


- Dervişlik için SUS!!!


- DERVİŞ/LİK ve/||/<>/> KENDİNİ "YOK ETMEK"


- Dervişlikte SUS!!!


- DESCARTES İNKİŞÂR KANÛNU[Osm.] / DESCARTES' REFRACTION LAW[İng.] / LOI DE LA RÉFRACTION DE DESCARTES[Fr.] / DESCARTESSCHES BRECHUNGGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DESCARTES KIRILMA YASASI/KANUNU


- DESCRIPTION vs./and EXPECTATION


- DESCRİPTİVE SET THEORY ile/||/<> CLASSICAL SET THEORY

( Descriptive set theory Borel ve analytic kümeleri incelerken İLE classical set theory genel küme aksiyomlarını inceler )

( Formül: Projective hierarchy )


- DESEM ile DE(EEE)RMİŞİM


- DESERT :/yerine ÇÖL


- DESERVE :/yerine HAK ETMEK


- DECI-[İng.] / DÉCI-[Fr.] / DECI[Alm.] ile/değil/yerine/= DESİ-


- DESİBEL İLE FON İLE SON ile/||/<> SES ŞİDDETİ BİRİMLERİ

( Ses şiddeti ölçüm birimleri. )

( Formül: dB = 10 log(I/I₀) )


- DECIBELMETER[İng.] / DÉCIBELMÈTRE[Fr.] / DEZIBELMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DESİBELÖLÇER


- HOLE MOBILITY[İng.] / MOBILITÉ DES TROUS[Fr.] / LÖCHERBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK DEVİNİRLİĞİ/HAREKETLİLİĞİ


- HOLE CONDUCTION[İng.] / CONDUCTION PAR TROU[Fr.] / DEFEKTLEITUNG, LOCHLEITUNG, LÖCHERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK İLETİMİ


- DEST-GÂH -ile

( Tezgah, dokuma alet, atölye. | Zenginlik. )


- DESTİNASYON[Fr. < DESTINATION] değil/yerine/= VARILACAK OLAN YER


- DESTINY vs./and COINCIDENCE


- DESTROY :/yerine YOK ETMEK


- DESTROYER[Fr. < DESTROYER < ING.] değil/yerine/= MUHRİP


- det.[Lat. < DETUR] değil/yerine/= VERİLSİN


- DETERMINATION vs./and OBLIGATION


- DETERMİNİZM İLE İNDETERMİNİZM İLE OLASILIK ile/||/<> FİZİK FELSEFİ SORUNLARI

( Fiziğin temel felsefi soruları. )

( Formül: Hidden variables? )


- GIANT PULSE LASER[İng.] / LASER À IMPULSIONS GÉANTES[Fr.] / RIESENIMPULSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= DEV DARBELİ LAZER


- DEV KAPLUMBAĞA ile ALDABRA KAPLUMBAĞASI

( 20 türü bulunur. [Yok olma tehlikesi altındalardır.] [1750'lerde ise 250 tür bulunuyordu.] İLE Toplam dev kaplumbağa nüfusunun %90'ıdır. [Günümüzde 152.000 civarındalardır.] )

( ... İLE Her 10 yumurtadan sadece biri erişkinliğe ulaşır. )

( ... İLE Eşeysel olgunluğa ulaşmaları 30 yıldır. )

( ... İLE 250 kg. ağırlıkları vardır. )

( ... İLE "Adwaitya" adlı Aldabra kaplumbağası, 2006 yılına kadar 255 yıl yaşamıştır. )

( COLOSSOSCHELYS ATLAS cum GEOCHELONE GIGANTES )


- DEVE ile LÛK[Fars.]

( ... İLE Kısa tüylü, yük devesi. )


- DEVE ile/ve MUT

( 20 Teneke. İLE/VE 20 Kile. 50 şiniklik[8 kilo] tahıl ölçeği. )

( ... İLE/VE MÜDD: Mut, kara mut, batman türünden bir ölçek. )


- DEVE ile NÂB[Ar.]

( ... İLE Yaşlı deve. )


- DEVEKUŞU ile EMU

( Dünyadaki en büyük kuştur. Erilleri, 2,7 metreye kadar ulaşabilir. İLE ... )

( Ceviz büyüklüğünde olan beyinleri, göz yuvalarından küçüktür. İLE ... )

( Saatte, 65 km.'ye kadar, 30 dakika boyunca koşabilirler. İLE ... )

( Devekuşları, kafalarını kuma gömmezler! [Yuvaları, genelde yere kazılmış sığ bir delik biçimindedir.] ["Kafalarını kuma gömmeleri" yanlış/kötü örneği, boyunlarını, yere dümdüz uzatıp görüş alanında bir tehlike olup olmadığını yokladıkları için ortaya çıkmış olabilir.] )

( Sindirime yardımcı olması için yuttukları taşın yanısıra demir, bakır, tuğla ve cam da yiyebilirler. )

( Namibya'daki devekuşları, elmas yemeleriyle ünlüdür. )

( Devekuşu, en küçük yumurtayı yumurtlar. )

( ... İLE Günde 6 lt. su içmeleri gerekmektedir. )

( NEÂME[çoğ. NEÂİM, NEÂMÂT] ile ... )

( ŞÜTÜR-MÜRG/ÜŞTÜR-MÜRG ile ... )

( OSTRICH vs. EMU )

( STRUTHIO CAMELUS[: Serçe deve.] cum ... )

( HO MEGAS STROUTHOS(: Büyük serçe) ile ... )


- DEVEKUŞU ile FİL KUŞU

( ... İLE XIII. ve XVII. yy. arasında yaşamış, XIX. yy.'da fosilleşmiş olarak bulunmuştur. Şimdiye kadar yaşamış en büyük kuş türüdür. Keşfedilmiş kuşların arasında en büyük yumurtaya sahip olan kuştur.[Tavuk yumurtasının 120 katı büyüklüğündedir.] [Fosilleri ve yumurtaları, Madagaskar'da bulunmuştur.] )

( ... İLE )


- DEVEKUŞU ile MOA

( )


- DEVEKUŞUNA:
UÇ! DENİLİNCE ve/||/<> KOŞ! DENİLİNCE

( Ben, "deveyim" demiş. VE/||/<> Ben, "kuşum" demiş. )

( "İşimize geldiği gibi yaşama"nın, zavallılık seviyesindeki yansıması. )


- DEVELİLİOĞLU, TANER E. (İST. 1940) :

( İzmit'ten kaleci olarak transfer edildi ve iki sezon (1961 - 62) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 38 lig, 2 kupa olmak üzere 40 resmi ve 8 özel maçla birlikte 48 maçta yer aldı ve lig maçlarında 31, kupa maçlarında 6 ve özel maçlarda 8 olmak üzere 45 gol yedi. Teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )


- DEVELOPMENT vs./and FORMATION/CONSTITUTION


- DEVİM/HAREKET:
NESNEDE ile/ve/||/<>/> ZİHİNDE ile/ve/||/<>/> HEM, HEM DE | NE, NE DE (NESNEDE/ZİHİNDE)


- DEVİNİM ile/ve HIZ

( MOVEMENT vs./and SPEED )


- DEVİR/ASIR değil/yerine/= ÇAĞ/DÖNEM


- DEVİR[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞ/DÖNEM


- DEVLETİN/DİN'İN:
SAĞLADIKLARI VE KORUDUKLARI
ve/+/||/<>/>/<
TEMEL GÜVENCELERİ

( * CAN GÜVENLİĞİ
* AKIL SAĞLIĞI
* NESİL SÜREKLİLİĞİ
* MAL GÜVENLİĞİ
* DİN GÜVENCESİ

ve/+/||/<>/>

* SAĞLIK GÜVENCESİ
* EĞİTİM GÜVENCESİ
* GÜVENLİK GÜVENCESİ
* YARGI GÜVENCESİ )

( Giderdim, gönülden kini,
Kini olanın, olmaz dini! )

( ZARÛRİYÂT-I DİNİYYE / MAKÂSID-I HAMSE )


- DEVRE-İ ÛLÂ 1 - 1. SINIF


- DEVRİLMEK ile DEV ile DEVA ile DEVE/LİK ile DEVECİ/LİK ile DEVELİ ile DEVASIZ/LIK ile DEV ANASI ile DEV DALGA ile DEVE DİŞİ ile DEVE KİNİ ile DEVE KOLU ile DEVE KUŞU/LUK ile DEVE TÜYÜ ile DEVE YÜKÜ ile DEV AYNASI ile DEVE DÖŞLÜ ile DEVE DİKENİ ile DEVE HAMURU ile DEVE TIMARI ile DEVE YÜREKLİ/LİK ile DEVECİ ARMUDU ile DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER


- DEYİNMƏK[Azr.] = SÖYLENMEK[Tr.]


- DƏRMAN[Azr.] = İLAÇ[Tr. < Ar.]


- DFT İLE MD İLE MONTE CARLO İLE PHASE FİELD ile/||/<> HESAPLAMALI MALZEME

( Malzeme modelleme yöntemleri. )

( Formül: E[ρ] = T[ρ] + V[ρ] + U[ρ] )


- DFT ile/||/<> HARTREE-FOCK

( DFT elektron yoğunluğu, HF dalga fonksiyonu. )

( Formül: ρ(r) İLE Ψ )


- DHYANA[Sansk.] = CH'AN[Çince] = ZEN[Jap.]


- DHYANA ile/||/<> CHAN ile/||/<> ZEN

( [Sansk.] İleri seviyede meditasyon uygulamasında erişilen bir zihin hâli. @@ [Çince] Aynı kavramın Çince karşılığı. @@ [Japonca] Hatalı düşüncelerin giremeyeceği derin saflık, temizlik, soyutlama. )


- DHYANA[Sansk.](CH'AN[Çince], ZEN[Jap.]) -ile

( İleri seviyede meditasyon uygulamasında erişilen bir zihin hâli. Hatalı düşüncelerin giremeyeceği derin saflık, temizlik, soyutlama. )


- DİA ile DİA-

( Saydam [fotoğraf]. İLE İçinden, arasından. )


- DİADELF, İKİ DEMET HALİNDE BİRLEŞİK = SÜNÂİYÜ'L-IHVE = DIADELPHE


- DIALECTIC vs./and DYNAMIC


- DİAMANYETİK İLE PARAMANYETİK İLE FERROMANYETİK ile/||/<> MANYETİK MALZEMELER

( Malzemelerin manyetik alan karşısındaki davranışları. )

( Formül: B = μ₀(H + M) )