Bugün[15 Temmuz 2026]
itibarı ile 23.197 başlık/FaRk ile birlikte,
23.197 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(89/94)


- TAHRİK ile/||/<> PROVOCATION[İng.] ile/||/<> PROVOCATION[Fr.] ile/||/<> KIŞKIRTMA

( PROVOCATION )

( PROVOCATION )


- TAHSİLDAR ile/ve/||/<> KUL OĞLANI

( ... İLE/VE/||/<> Vergi toplayan belediye tahsildarı. )


- TAHTA ile KAPAK

( ... İLE Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan tahta. )


- TAIL :/yerine KUYRUK


- TÂK ile/||/<> VETR ile/||/<> KAVS

( Kemer. İLE/||/<> Kiriş. İLE/||/<> Yay. )


- TAKALLÜS (ETMEK) ile/değil/yerine/= KASILMA/KASILIŞ


- TAKALLÜS[Ar. < TAḲALLUṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> KASILMA


- TAKALLÜS[Ar.] ile/değil/yerine/= KASILMA


- TAKARRÜR[Ar.] ile/değil/yerine/= KARAR VERME

( Bir yerde karar kılma, yerleşme. | Karar verilme. )


- TAKAŞŞUR | KABUKLANMA ile/||/<> KABUKLANMA

( Bir lav akıntısı ya da bir lav gölü yüzeyinin katılaşması Isıtılmış metallerin yüzeylerinde oksit örtüsü oluşması olayı )

( CONGEALED CRUST | SCALING )

( CARAPACE FIGÉE | ÉCAILLAGE )

( ERSTARRUNGSKRUSTE | ZUNDERUNG )


- TAKAT | KUVVE-İ ELEKTRİKİYYE, ELEKTRİK KUVVETİ | GÜÇ ile/||/<> KUVVET

( Sinema/TV. 1. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı. 2. Vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık bir güç, saniyede 1 jul iş yapar). @@ bk. üst. @@ 1. fizik: a. Dinginliği devime, devimi dinginliğe dönüştüren; direnci doğuran ya da kıran özellik. b. Birim zamanımda yapılan iş. 2. subilim: Bir su akıntısının aşındırma ve taşıma yeteneği. 3. mekanik: Bir makinenin yaptığı işin, bu işin kotarılması için gereken zamana bölümü. @@ 1. Fiziksel, düşüncel ve ahlaksal bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği, a. Ağır bir cismi kımıldatabilme yeteneği: kas gücü. b. Etki ve güçlülük ilkesi: karakter gücü, direnme gücü, düşünce gücü, bir kanıtın gücü (idée force = kımıldatıcı, yönetici güç). 2. Fizik-ötesi kavramı olarak: a. İtme ve çarpmada dıştan mekanik etki yapan şey; b. Bireylerde türlü biçimlerde ortaya çıkan itici, etki yapıcı ve biçimlendirici olan şey. (Leibniz'de temel etkinlik ilkesi; Herder ve Nietzsche'de de temel kavram.) 3. Bir şeyin yapılmasını tüzeyle, anlaşmayla değil de, baskı yoluyla sağlayan etkinlik. (Ör. Güce dayalı devlet.) @@ 1. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. 2. Görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. @@ (fizik) @@ @@ )

( 1. POWER, 2. ELECTRIC POWER | POWER | FORCE, STRENGTH | FORCE~FORCE )

( 1. PUISSANCE, 2. PUISSANCE (ÉLECTRIQUE) | PUISSANCE | FORCE, POUVOIR | FORCE~FORCE )

( POTERE | FORTITUDO~VIS )

( 1. LEISTUNG, 2. KRAFTSTROM | POTENZ | KRAFT | LEISTUNG~KRAFT )

( POTENZA~FORZA )

( ΙΣΧΎΣ / ισχύς~ΔΎΝΑΜΗ / δύναμη )


- TAKBİH ile/||/<> BLÂME[Fr.] ile/||/<> KINAMA CEZASI

( Yönetici ve sporcuların beğenilmeyen çirkin davranışlarına verilen ceza )

( BLÂME )


- TAKBİH[Ar.] ile/değil/yerine/= KINAMA

( Çirkin görme, beğenmeme. | Kınama. )


- TAKDİR ile/ve KUDRET ile/ve MAKDUR ile/ve KADER


- TAKDİS[Ar.] ile/değil/yerine/= KUTSAMAK


- TAKİBAT ile/değil/yerine/= KOVUŞTURMA


- TAKİBAT[Ar. < TAʿḲĪBĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> KOVUŞTURMA


- TAKILMA ile/ve/||/<> KAFAYI BOZMA


- TAKILMAK" ile "KİLİTLENMEK"


- TAKIMYILDIZI:
GÜNEY ile/ve/||/<> KUZEY


- TAKINTI" ile/değil KARARLILIK/İSTİKRAR


- TAKİP ile/||/<> POURSUITE[Fr.] ile/||/<> KOVUŞTURMAK

( POURSUITE )


- TAKKE ile KİPPA

( İslâm'da. İLE Yahudi takkesi. )


- TAKLİT:
(SADECE/BİR) DAVRANIŞ ile/ve/değil/||/<>/< KİMLİĞİNİ BULMA (ÇABASI)


- TAKLİT ile/ve/||/<> AKTARIM ile/ve/||/<> KALIT/MİRAS


- TAKOZ | KISKI ile/||/<> KAMA

( genel uygulayım: Türlü araçlarla iki nesnenin arasına sokuşturulan ya da kıstırılan parça, kama. )

( WOODEN WEDGE, BUFFER | WEDGE~WEDGE )

( CHEVILLE, COIN DE BOIS, BILLOT DE BOIS | CHEVILLE~CHEVILLE | COIN )

( CUNEUS~CUNEUS )

( KEIL~KEIL )

( CUNEO~CUNEO )

( ΣΦΉΝΑ / σφήνα~ΣΦΉΝΑ / σφήνα )


- TAKOZ[Yun.]/KISKI ile KAMA

( QUOIN vs. WEDGE/DAGGER/DIRK )


- TAKOZ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KAMA | TELFİN

( yastık takoz çıkış takozu Bir eşyanın altına yerinden oynamadan dik durması için yerleştirilen ağaç kama Bir taşıtın kaymaması kımıldamaması için tekerlekleri altına yerleştirilen tahta plastik vb engel kama Kızaktaki geminin üstünde oturduğu ağaçlardan her biri telfin Kaba saba insan )


- TAKOZ ile/||/<> WOODEN WEDGE, BUFFER[İng.] ile/||/<> CHEVİLLE, COİN DE BOİS, BİLLOT DE BOİS[Fr.] ile/||/<> KISKI

( genel uygulayım Türlü araçlarla iki nesnenin arasına sokuşturulan ya da kıstırılan parça kama )

( WOODEN WEDGE, BUFFER | WEDGE )

( CHEVILLE, COIN DE BOIS, BILLOT DE BOIS | CHEVILLE )

( KEIL )

( CUNEUS )

( CUNEO )

( ΣΦΉΝΑ / σφήνα )


- TAKSİR[Ar. < TAḲṢĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> KISALTMA | KISALTIM

( kısaltma kısaltım Kusurda bulunma Dikkatsizlik tedbirsizlik meslekte acemilik ya da düzene buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu )


- TAKSON ile/||/<> KATEGORİ

( Takson grubu adı İLE kategori hiyerarşik seviye. )

( Formül: Named group İLE hierarchical level )


- TAKVİYE ETMEK | TAKVİYE | TAKVİYE ETME | KUVVETLENDİRME ile/||/<> KUVVETLENDİRME ile/||/<> PEKİŞTİRME

( pekiştirme pekiştirme Bir uyaran karşısında gösterilen tepkiyi ödül ya da ceza gibi başka bir uyaran yardımıyla güçlendirme Öğrenilmiş olan bir davranış ya da tepkiyi dış ya da iç etkilerle güçlendirmek ve bu davranış ya da tepkinin aynı uyaran karşısında yinelenmesi olasılığını artırmak 1 Öğrenme bakımından koşullu bir tepkiyi bir ödül ya da kıvanç verici yeni bir uyaran ile güçlendirme 2 Önceden belli bir uyarana karşı gösterilmiş olan bir tepkinin yoğunluğunun ve etkisinin arttırılması Kök kelimenin belirttiği özelliği çeşitli yollarla yoğunlaştırma pekiştirilmiş kelime )


- TAKYİT[Ar. < TAḲYĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> KAYITLAMA


- TALİMAT | KOMUT ile/||/<> KOMUT

( Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi Cimnastikte alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler yönerge Binicinin komutlarını ata ses eller ve ayak gibi doğal sinyaller ya da kamçı ve mahmuz gibi yapay sinyaller vererek bildirmesi )

( INSTRUCTION | COMMAND | ORDER | AIDS )

( INSTRUCTION | COMMANDEMENT )

( KOMMANDO, (BEFEHL) )


- TALİMAT | YÖNERGE ile/||/<> YÖNERGE ile/||/<> KULLANIM YÖNERGESİ

( kullanım yönergesi Bir bilgi toplama sürecini yöneten uygulanması gerekli kural ve işlemleri gösteren eylem kılavuzu Mal ya da yapılacak diğer işlemler üzerinde bilgiler verme buyruklarda bulunma )

( REGULATIONS | DIRECTION | GUIDELINE | INSTRUCTION )

( INSTRUCTION )


- TALK :/yerine KONUŞMAK


- TAM SAĞALTIM | KÜR ile/||/<> KÜR ile/||/<> KÜR[Fr. < CURE]

( Tedavi etme iyileştirme şifa verme sağaltım İleride kullanılacak maddeleri muhafaza etmek için kurutma kimyasal koruyucular kullanma tütsüleme tuzlama vb işlemlerin yapılması )

( CURE )

( CURE )


- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA

( Tam yansıma kritik açıdan büyük açılarda %100 İLE kısmi yansıma her açıda kısmen. )

( Formül: sinθc = n₂/n₁ )


- TAM YANSIMA ile/||/<> KISMİ YANSIMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Işık yoğun ortamdan az yoğuna geçerken, kritik açıyı aşınca hiç kırılmadan tümüyle geri yansımasıdır; optik fiberin çalışma ilkesidir. @@ Işığın bir yüzeye çarptığında bir bölümünün yansıyıp bir bölümünün kırılarak geçmesidir; olağan durumdur. İlkinde ışığın tamamı geri döner, ikincisinde ikiye bölünür. )

( Formül: θ>θc ~ θ<θc )


- TÂMAM-I CEYB ile/||/<> COSINUS[Fr.] ile/||/<> KOSİNÜS[Fr. < COSINUS]

( matematik )

( COSINUS )


- COMPLEMENT[İng.] / KOMPLEMENTÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYAN


- COMPLEMENTARY COLOR[İng.] / COLORANT COMPLÉMENTAIRE[Fr.] / KOMPLEMENTARFARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYICI RENK


- TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI FORMU ile TAMAMLAYICILIK ile TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI AÇILAR ile TAMAMLAMA ile TAMAMLAMAK ile TAM ŞİİRSEL ÇALIŞMA ile TAMAMLANMIŞ ile TAMAMEN ile TAMAMEN ÇIPLAK ile TAMAMLAMA ile KARMAŞIK ile KARMAŞIK SAYI ile CİLT ile TEN RENGİ ile KARMAŞIKLIK

( COMPLEMENT vs. COMPLEMENT FORM vs. COMPLEMENTARITY vs. COMPLEMENTARY vs. COMPLEMENTARY ANGLES vs. COMPLEMENTATION vs. COMPLETE vs. COMPLETE POETICAL WORK vs. COMPLETED vs. COMPLETELY vs. COMPLETELY NAKED vs. COMPLETION vs. COMPLEX vs. COMPLEX NUMBER vs. COMPLEXION vs. COMPLEXIONED vs. COMPLEXITY )

( متمم ile متمم گرفتن ile صورت متممي ile اصل متمميت ile مکمل ile متممي ile زواياي متمم ile متمم گيري ile تکميل ile کامل کردن ile تکميل کردن ile کامل ile تام ile پرکردن ile به پايان بردن ile تمام عيار ile بحداکثر ile درسته ile ديوان ile پرکرده ile از حر حيث ile کاملا ile بالکل ile تکميلاً ile لخت مادر زاد ile اکمال ile اتمام ile تکمل ile انجام ile پيچيده ile تو در تو ile مجتمع ile عقده ile هم تافت ile گروهه ile عدد مختلط ile بشره ile چرده ile پيچيدگي ile درهمي )

( MATMAM ile MATMAM GARAFTAN ile SORT MATMAMY ile ESL MATMAMYT ile MOKMEL ile متممي ile ZAVAYAY MATMAM ile MATMAM GYRY ile TAKAMYLE ile KAMEL KARDAN ile TAKAMYLE KARDAN ile KAMEL ile TAM ile PORKARDAN ile BAH PAYAN BARDAN ile TAMAM EYAR ile BAHDAKSAR ile DARESTEH ile DYVAN ile PORKARDEH ile AZ HAR HEYS ile KAMELA ile بالکل ile تکميلاً ile LAKHT MADAR ZAD ile AKAMAL ile ETMAM ile تکمل ile ENJAM ile PEYCHYDAH ile TO DAR TO ile MOJTAM ile AGHODEH ile NPAM TAFT ile گروهه ile عدد مختلط ile BESHAREH ile CHARDEH ile PEYCHYDEGY ile DAREAMY )


- TAMİR ile KALAFAT

( ... İLE Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. | Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. | Osmanlı Devleti'nde, vezir ya da yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık. | Onarma, tamir etme. )


- TAMİRCİ[Ar.]/YEMENİCİ[Ar.] ile KÖŞKER/KÖŞGER[Fars. < KEVŞGER]

( ... İLE Ayakkabı tamircisi. )


- TAM-LIK ile KEMÂL

( Ayrılmaz olanı, ayırmamalısınız. )

( KEMÂL: Eril ve dişilliğin aşılmasındaki birlik. )

( GÜZELLİK/KEMÂL:
* TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU)
* AKIL
* AHLÂK
* ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )

( You must not separate the inseparable. )

( WHOLENESS/COMPLETENESS vs. MATURITY/RIPENESS )


- TAMLIK ile/||/<> TUTARLILIK ile/||/<> KARAR VERİLEBİLİRLİK

( Formel sistemlerin temel özellikleri. )

( Formül: Gödel: Tam ve tutarlı olamaz )


- TAMPARE ile KOMA

( Tam ses iki eşit parçaya ayrılır. İLE Yarım ses, dokuz eşit olmayan parçaya ayrılır. )


- TAMPON ile KALKAN


- TANE ile/değil KİŞİ


- TANE/ADET[Ar. < ADED] ile/ve/||/<> KAT ile/ve/||/<> KEZ/KERE[Ar. < KERRE]

( Nesnelerdeki niceliği/sayıyı gösterir. İLE/VE/||/<> Yukarı doğru yineleme/tekrar. İLE/VE/||/<> Eylemlerdeki niceliği/sayıyı ve yana doğru yinelemeyi/tekrarı gösterir. )


- TANILAMA ile KİMLİK İŞARETLERİ

( IDENTIFICATION vs. IDENTIFICATION MARKS )

( هويت شناسي ile تعيينهويت ile آلائم اختصاصي )

( TEOOYT SHENASY ile تعيينهويت ile آلائم اختصاصي )


- TANIM ile/ve KANIT

( DEFINITION vs./and PROOF )


- TANIM ile/ve/||/<>/> KÜME


- TANIM ile/ve/||/<> KURAL

( DEFINITION vs./and/||/<> RULE )


- TANIMA:
ERKEK ve/||/<> KADIN ve/||/<> ÇOCUK ve/||/<> KARDEŞ ve/||/<> ARKADAŞ ve/||/<> DOST

( Toklukta. VE/||/<> Yoklukta. VE/||/<> Yaşlılıkta. VE/||/<> Mirasta. VE/||/<> Yolculukta. VE/||/<> Zor durumda. [GÖRÜLÜR / BELİRLİ/BELİRGİN OLUR] )


- [ne yazık ki]
SAVAŞ:
TANIMADIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< TANIDIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< KENDİNLE


- TANIMAK ile/ve/||/<> KENDİNİ TANIMAK ile/ve/||/<> BAŞKASINI TANIMAK

( ... İLE/VE/||/<> Aydınlatır. İLE/VE/||/<> Bilgilendirir. )

( Kişi, iç âlemini, (başka bir) insanda görür. )

( Ancak, kendini düşünmeyi, kendini düşünmenin konusu kılabilme anlayışı olanlar, kendilerini tanımaya başlayabilirler ve susabilmekle yükümlülerdir. )

( TO RECOGNIZE vs./and/<> TO RECOGNIZE THE SELF vs./and/> TO RECOGNIZE THE SOMEONE )


- TANIMAK ve/<> KİMLİK VERMEK


- TANIMLAMAK ile/ve/||/<>/> KONUMLANDIRMAK


- TANIMLANMA[İng. IDENTIFICATION] ile/||/<> DNAZ AYAK İZİ[İng. DNASE I FOOTPRINTING] ile/||/<> GÜVENİLİRLİK[İng. RELIABILITY] ile/||/<> JEOLOJİK KOLON[İng. GEOLOGIC COLUMN] ile/||/<> KANDELA[İng. CANDELA]

( bkz. Genomik tanımlanma @@ Proteinlerin bağlandıkları DNA bölgesinde protein tarafından kapatılan fosfodiester bağlarının deoksiribonükleaz yıkımına karşı korunacağı fikrinden yola çıkılarak belirli bir proteine bağlanan bir DNA dizisinin tanımlanmasını sağlayan teknik. @@ Güvenilirlik, inançlarımızı oluştururken ve doğru inançlarımızı bilgi haline getirirken izlenilen süreçlerin uygunluğuna işaret etmektedir. Çoğunlukla dışsalcı bir yaklaşım olan güvenilirciliğin ön plana çıkardığı bir kavram olan güvenilirlik, epistemik öznenin herhangi bir inancını güvenilir nedenlere, mekanizmalara ya da süreçlere dayanarak oluşturmasını ifade etmektedir. Böylelikle doğru inancın bilgiyi oluşturmasındaki şans etmeni engellenmiş ve bilgi ortaya çıkmış olacaktır. Bu bakımdan güvenilirlik, bilginin tanımına eklenecek dördüncü koşul olarak karşımıza çıkmaktadır. Dışsalcı kuramların güvenilirliği dördüncü koşul olarak ileri sürmelerinin bir nedeni de içselcilerin kullandığı kavramların normatif olduğunu düşünmeleri ve bilgi kuramlarını sadeleştirmek istemeleridir. Bu bağlamda bilginin dördüncü ya da teminat koşulu, dışsalcılar için güvenilirlik olarak adlandırılmaktadır. Örneğin güvenilirciliğe göre bir inancın doğru olması ve gerekçelendirilmesi için bu inancın, güvenilir algılar ve tanıklar doğrultusunda oluşturulmuş olması gerekmektedir. Başka bir ifadeye güvenilircilik, bir inancın oluşturulmasındaki sürecin güvenilirliğine odaklanmaktadır. Şu halde bilgi, güvenilir süreçlerle gerekçelendirilmiş doğru inanç biçiminde tanımlanmaktadır. Bu bakımdan sürecin güvenilirliğini sağlayacak olan unsurlar; uygun bilişsel yetiler, dış dünyanın uygunluğu, yanıltıcı herhangi bir etkenin bulunmaması, algıların güvenilir olması ve tanıkların güvenilir olması biçiminde sıralanabilir. Dolayısıyla güvenilirlik koşulu, dışsalcı kuramlar açısından, bilginin meydana gelmesindeki önemli şartlardan biri olarak kabul edilmektedir. Nitekim güvenilirlik, dışsalcı kuramların kabul ettiği gibi her zaman bilginin meydana gelmesi için yeterli ve uygun bir süreç olmayabilir. Örneğin içselci yaklaşıma sahip olan Audi, güvenilir süreçlere dayanmanın, şans faktörünü dışarıda bırakamayacağı örnekler verilebileceğini dile getirmektedir. (Ayrıntılı bilgi için bkz: Robert Audi, Epistemoloji: Bilgi Teorisine Çağdaş Bir Giriş, çev. Melis Tuncel). @@ Belli bir bölgedeki jeolojik olayların, kayaların karışık ve gençten yaşlıya doğru oluşumlarıyla tanımlanmasıdır.Herhangi bir bölgede, yüzeyden Dünya'nın merkezine doğru kazı yapılacak olursa, derinlere inildikçe daha gençten (yeniden) daha yaşlıya (eskiye) giden jeolojik bir oluşum sırası gözlenecektir. İşte bu, jeolojik kolondur. @@ Işık şiddetinin SI (Uluslararası Birim Sistemi) birimidir. Bir ışık kaynağından bir yöne doğru yayılan ışık akısının 1/683 Watt/sr olduğu noktadaki ışık şiddeti biçiminde tanımlanmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TANIMLAR ile KESİN ile KESİNLİKLE ile TANIM ile KESİN ile KESİNLİKLE

( DEFINIENS vs. DEFINITE vs. DEFINITELY vs. DEFINITION vs. DEFINITIVE vs. DEFINITLY )

( جمله تعريفي ile موکد ile حکماً ile تعريف ile معين کننده ile موکدا )

( JOMLEH TARYFEY ile MOKAD ile حکماً ile TARYFE ile MAYNE KONANDEH ile MOKDA )


- TANINMIŞ/LIK ile/ve/||/<> KANIKSANMIŞ/LIK


- TANITLAMA ile KANITLAMA


- TANK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KULE


- TANRI ve/<> KELÂM ve/<> HAYAT


- TANRI ile/ve KÜLTÜR


- TANRI ile/ve KUTSAL

( TANRI: Özneye yapılan yatırım. )


- TANRI/SAL ile/ve/değil KUT/SAL


- TANSİYON ALETİ/SPHYGMOMANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KAN BASINÇÖLÇER


- TANSİYON/BLOOD PRESSURE | TENSION[İng.] ile/değil/yerine/= KAN BASINCI | GERILIM


- TANSİYON[Fr. < TENSION] ile/değil/yerine/= KAN BASINCI


- TANSİYON[Fr. < TENSION] ile/değil/yerine/=/||/<> KAN BASINCI | GERİLİM

( tansiyon aleti tansiyon düşürücü büyük tansiyon küçük tansiyon kan basıncı gerilim )


- TANSİYON[Fr./İng. < TENSION]/TƏZYIQ[Azr.]/FESHAR KHUN[Fars.]/QYSYM[Kazak.] ile/değil/yerine/= KAN BASINCI | GERİLİM


- TANTRUM[İng.] ile/||/<> KUDURGANLIK

( Tepinme tekmeleme ağlama kırıp dökme ile kendini ortaya vuran aşırı kızgınlık ve öfke nöbeti )

( TANTRUM )


- TAPINAKLARDA:
GÖBEKLİTEPE ve/||/<> NEVALİ-ÇORİ ve/||/<> JERF EL AHMAR ve/||/<> ARKAİM ve/||/<> GİLGAL ve/||/<> MALTA ADASI ve/||/<> CUICUILCO ve/||/<> KURGANLAR ve/||/<> SOLOVETSY ADALARI ve/||/<> STONEHENGE ve/||/<> AVEBURRY ve/||/<> CASTLERIGG ve/||/<> NEWGRANGE

( Urfa'da. VE/||/<> Urfa'da. VE/||/<> Suriye'de. VE/||/<> Rusya'da[Kazakistan'ın kuzeyinde]. VE/||/<> Golan tepelerinde.[İsrail'in doğusu] VE/||/<> Malta'da. VE/||/<> Meksika'da. VE/||/<> Altay Dağları'nda. VE/||/<> Rusya'da. VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İrlanda'da. )


- TAPINCAK/SANEM[Ar.]/PUT[Fars. < BUT]/FETİŞ[İng. FETISH | Fr. < FETICHE] ile/ve/değil/||/<>/> KÜLT[İng. CULT | Fr. CULTE]

( Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı ya da cansız nesne. | Haç. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Din. | Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. | Belirli bir dönemde yoğun ilgi gören. [yapıt/kitap/film vb.] )


- TAPMAK ile/değil KUTSAMAK


- TAPU ile/ve/||/<>/< KADASTRO[Fr. < CADASTRE]

( Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge. | Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş. İLE/VE/||/<>/< Bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması. )


- TARAF OLMAK ile/değil/yerine/||/>< KATILIMCI OLMAK


- TARAF" ile KARAKTER

( "SIDE" vs. CHARACTER )


- [ne yazık ki]
"TARAFTAR"" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KARŞICIL/MUHÂLİF[Ar.]


- TARAFTAR ile/||/<> YANDAŞ ile/||/<> CON, UNFAVORABLE[İng.] ile/||/<> KARŞI

( Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş karşı biyoloji Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi ona ters düşen tutum ya da görüş )

( PRO, FAVORABLE | COHORTS )

( SATELLITE )


- TARAK ile KAŞAĞI

( ... İLE Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık ya da el biçiminde, tırnaklı araç. )


- TARAVET[Ar. < ṬARĀVET] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖRPELİK


- TARÇIN ve/||/<> KİMYON

( Şekerin etkisini azaltmaya ve gövdedeki dengeyi sağlamaya yarar. VE/||/<> Bakliyatların sindirimini kolaylaştırıcı etkisi/katkısı vardır. )


- TARD ile KOĞMA, SÜRME, UZAKLAŞTIRMA | GÖREVDEN, OKULDAN UZAKLAŞTIRMA


- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS

( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )


- TARİH SIRASI | KRONOLOJİ ile/||/<> KRONOLOJİ ile/||/<> ZAMANDİZİN

( zamandizin )

( CHRONOLOGIE )


- TARİH ve/< DAYANAKÇA ve/< KAYNAK


- TARİH ve/||/<>/< KİŞİ/İNSAN ÖYKÜLERİ

( )


- TARİH ile/ve KÖKEN

( HISTORY vs./and BASIS/ORIGIN )


- TARİH ile/ve KÖKEN

( HISTORY vs./and BASIS/ORIGIN )


- TARİH ile/ve/<> KOŞUL/LAR

( HISTORY vs./and/<> CONDITION/S )


- TARİH ile/ve KOŞUL/LAR

( HISTORY vs./and CONDITION/S )


- TARİH ile/ve/<> KÜLTÜR TARİHİ

( HISTORY vs./and/<> HISTORY OF CULTURE )


- TARİH ile/ve/<> KURAL(LARINI) ÇIKARMAK


- TARİH ile/ve KURAL(LARINI) ÇIKARMAK


- TARİHİ YAPIT ile KALINTI

( ... İLE Artıp kalan şey, bakiye. | Eski çağlardan kalmış kent ya da yapı, ören, harabe. | İz, işaret. | Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. )


- TARİHSEL/LİK ile/ve/<> KATMANLI/LIK


- TARİHSEL/LİK ile/ve/||/<> KUŞKULU/LUK


- TARİK-İ AMM ile/değil/yerine/= KAMU YOLU


- TARIM BİLİMİ ile/||/<> TARIM COĞRAFYASI ile/||/<> EKOLOJİK TARIM ile/||/<> KURU TARIM ile/||/<> ORGANİK TARIM ile/||/<> SULU TARIM ile/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM

( Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi kalite ve verimlerinin yükseltilmesi uygun koşullarda korunması işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması ziraat kültür )


- TAR'IN TELLERİNDE:
AĞ TEL ile/ve SARI TEL ile/ve KÖK TEL ile/ve BAM TELİ ile/ve 1. ÇİFT ZENG TELİ ile/ve 2. ÇİFT ZENG TELİ

( [orta oktav] Do İLE/VE [orta oktav] Sol İLE/VE [-1. oktav] Do İLE/VE [-2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Sol İLE/VE [+2. oktav] Do )

( Suyu simgeler. [Su gibi akıcıdır.] İLE/VE Ateşi simgeler. [Ateş gibi yakıcıdır.] İLE/VE Toprağı simgeler. [Toprak gibi sabitleyicidir.] İLE/VE Kararlılık duygusu ve mutmainlik sağlar/sunar. İLE/VE 1. ve 2. çift zeng telleri, coşku, özgürlük ve rahatlama duygusu sağlar/sunar. )

( Sayın Nevcivan Özel'in Facebook sayfası için burayı tıklayınız...
[Katkıları için teşekkür eder, tüm çalışmalarında başarılarının devamını dileriz!]

)

( TAR )


- TARLA KUŞU ile/||/<> KÜÇÜK TARLAKUŞU ile/||/<> RASO TARLAKUŞU

( Tarla kuşugillerden tarlalarda yuva yapan sırtı kahverengi karnı beyaz olan küçük ötücü kuş çayır kuşu toygar turgay Alauda arvensis )

( ALAUDA ARVENSIS cum/||/<> ALAUDA GULGULA cum/||/<> ALAUDA RAZAE )


- TARLA ile/ve KELE/KELEME

( ... İLE/VE Sürülmemiş, bırakılmış tarla. | Bakımsız ve bırakılmış bağ ya da bahçe. )


- TARLA ile/ve KEN

( ... İLE/VE Yeni açılmış, verimliliği fazla olan tarla. )


- TART[Fr. < TARTE] ile/||/<> TARTÖLET ile/||/<> TURTA[İt. < TORTE] ile/||/<> PAY[İng. < PIE] ile/||/<> KİŞ[< QUICHE] ile/||/<> GALETTE

( Tatlı ya da tuzlu olabilir. [Modern tartlar, genellikle meyve tabanlıdır, bazen de koyu krema ile olabilir.] İLE/||/<> Üzeri açık ve içinde dolgu kreması olan tartın küçük çeşididir. Genellikle tek kişilik minik kalıplarda pişirilir. İLE/||/<> Altı hamur, arası dolgu[meyve/sebze] üzeri ise hamurla kapatılarak yapılan ve genellikle tuzlu olabilen bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Altı hamur, arası meyve dolgulu, üzeri rende hamur ya da kafes biçiminde hamur parçalarıyla kapatılan bir pasta çeşididir. İLE/||/<> Tart gibi altı hamur üzeri ise tamamen tuzlu olarak hazırlanan sebze dolgulu bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Tarta benzeyen bir tatlı türüdür.[Hamurundaki farklar nedeniyle tart ile birbirinden ayrılmaktadır. Galetta hamuru, pizza hamuru gibi açılır ve tart kalıbı yerine bir yuvarlak fırın kabının içine, dışarı taşacak biçimde fırın kağıdı serilip üzerine açılan hamur yerleştirilir. İçine meyveleri dizildikten sonra hamurun fazla kalan kenarları meyvelerin üzerine doğru kapatılır.] )


- TART ile/||/<> EXPULSION[İng.] ile/||/<> EXPULSION[Fr.] ile/||/<> KOVMA

( Çok ağır bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin hiçbir okula devamına olanak bırakmayacak biçimde okuldan uzaklaştırılması )

( EXPULSION )

( EXPULSION )


- TARTIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KONUŞMA

( Bilmediğimiz bir konuda konuşmazsak tartışma çıkmaz. )

( - Mutluluğun sırrı nedir?
- Aptallarla tartışmaya girmemektir.
- Kesinlikle katılmıyorum. Sır bu olamaz bence.
- "Doğru". )

( Konuşma ve tartışmanın, temel ve öncelikli koşulları...

- Konuşulanı anlamaya çalışmanın ilk koşulu olarak her bilinmeyen, yeni, farklı, aşırı, aykırı konu ya da durum karşısında düşünme ve konuşma sürecinde (olabildiğince) nötr olabilmek.
("Kişisel", "keyfî" "düşünce/sav/iddia", "önceki kayıtlar", "kalıp ya da kabuller", "inak/inanç" ve "yüklerle" başlamamak.)

- (Nitelikli) Soru sormak.["Hiç mi aklına gelmiyor?" gibi "yargı sözleri" kullanmadan, "Nasıl olabilir?" gibi anlamaya yönelik sorular sormak.]

- Konuşan kişiye ya da konuşanın kişiliğine saldırmamak ve sadece savlarını konuşmak/tartışmak.

- Daha kolay karşı sav üretmek amacıyla ötekinin savını yanlış tanımlamamak, abartmamak.

- Tekil ya da birkaç örnekle "kestirmeden" gitmeye çalışmamak, "genellemeler, indirgemeler, özdeşleştirmeler" yapmamak; "köktenci, toptancı ve sonuç odaklı" kişisel, keyfî ya da dayatmacı "çözümler üretme"mek.

- Kullanılan kanıta dayanan öncüllerden birini "doğru varsayarak" sav üretmemek.

- Bir olguyu, zamansal dizilimde, "daha önce de oldu" "savıyla" sonraki bir olgunun nedeni olarak iddia etmemek.

- Ortada ikiden fazla olanaklı yol varken savını sahte bir ikileme indirmemek.[Birden, "çok"; ikiden, "hep" "çıkarma"mak.]

- Bilinmeyen ya da bilmediğimiz bir "savın", doğru ya da yanlış olması gerektiğini savunmamak ve/ya da iddia etmemek.

- Kanıtlama yükümlülüğünü, savı sorgulayana yüklememek.

- Aralarında mantıksal bir bağ olmadıkça, "bir şeyin, bir şeyden türediğini" varsaymamak.

- Öncüllerin ya da sav sahibinin "tanınmış/tarihsel/bilimsel" "biri(/nden)" olmasını, bir çıkarımın kanıtı olarak sunmamak. )

( )

( image )

( [not] ARGUE vs./and/but TALKING )


- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER

( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )


- TAŞ ARABASI ile/||/<> TAŞ BADEMİ ile/||/<> TAŞ BALIĞI ile/||/<> TAŞ BASKI ile/||/<> TAŞ BASMACI ile/||/<> TAŞ BASMASI ile/||/<> TAŞ BEBEK ile/||/<> TAŞ BİLİMİ ile/||/<> TAŞ BÖCEĞİ ile/||/<> TAŞ ÇAĞI ile/||/<> TAŞ DEVRİ ile/||/<> TAŞ DOLGU ile/||/<> TAŞ DÖŞEME ile/||/<> TAŞ EKMEK ile/||/<> TAŞ FIRIN ile/||/<> TAŞ İLİĞİ ile/||/<> TAŞ KAFA ile/||/<> TAŞ KALPLİ ile/||/<> TAŞ KÖMÜRÜ ile/||/<> TAŞ KÜRE ile/||/<> TAŞ LEVREĞİ ile/||/<> TAŞ NANESİ ile/||/<> TAŞ OCAĞI ile/||/<> TAŞ PAMUĞU ile/||/<> TAŞ PLAK ile/||/<> TAŞ PUDRA ile/||/<> TAŞSARIMSAĞI ile/||/<> TAŞ TAHTA ile/||/<> TAŞ TOPRAK ile/||/<> TAŞ UYKUSU ile/||/<> TAŞ YAĞI ile/||/<> TAŞ YUVARI ile/||/<> TAŞ YÜNÜ ile/||/<> TAŞ YÜREKLİ ile/||/<> AKTAŞ ile/||/<> BAŞ TAŞ ile/||/<> BEŞTAŞ ile/||/<> BUZUL TAŞ ile/||/<> CİLALI TAŞ DEVRİ ile/||/<> DAĞ TAŞ ile/||/<> DAMLA TAŞ ile/||/<> DİKİLİ TAŞ ile/||/<> DOKUZTAŞ ile/||/<> KAYAĞAN TAŞ ile/||/<> KESME TAŞ ile/||/<> LACİVERTTAŞ ile/||/<> MOLOZ TAŞ ile/||/<> PAMUK TAŞI ile/||/<> PÜSKÜRÜK TAŞ ile/||/<> SESLİ TAŞ ile/||/<> TEKTAŞ ile/||/<> ÜÇTAŞ ile/||/<> YALANCI TAŞ ile/||/<> YAPRAK TAŞ ile/||/<> YEDİTAŞ ile/||/<> YONTMA TAŞ DEVRİ ile/||/<> ALÇI TAŞI ile/||/<> ALÜMİNYUM TAŞI ile/||/<> ANAHTAR TAŞI ile/||/<> ANKARA TAŞI ile/||/<> AŞI TAŞI ile/||/<> ATLAMA TAŞI ile/||/<> AYNA TAŞI ile/||/<> BAKIR TAŞI ile/||/<> BALGAM TAŞI ile/||/<> BİLEĞİ TAŞI ile/||/<> BİNEK TAŞI ile/||/<> BÖBREK TAŞI ile/||/<> CEHENNEM TAŞI ile/||/<> ÇAKIL TAŞI ile/||/<> ÇAKMAK TAŞI ile/||/<> DAMA TAŞI ile/||/<> DAMLA TAŞI ile/||/<> DEĞİRMEN TAŞI ile/||/<> DENEK TAŞI ile/||/<> DENGE TAŞI ile/||/<> DİŞ TAŞI ile/||/<> DOLAN TAŞI ile/||/<> ESKİŞEHİR TAŞI ile/||/<> ETEK TAŞI ile/||/<> FAL TAŞI ile/||/<> GAZ TAŞI ile/||/<> GÖBEK TAŞI ile/||/<> GÖK TAŞI ile/||/<> GÖZ TAŞI ile/||/<> HACIBEKTAŞ TAŞI ile/||/<> HAVA TAŞI ile/||/<> HECE TAŞI ile/||/<> İNCİ TAŞI ile/||/<> İŞİTME TAŞI ile/||/<> KADIKÖY TAŞI ile/||/<> KALDIRIM TAŞI ile/||/<> KAN TAŞI ile/||/<> KAPAK TAŞI ile/||/<> KATRAN TAŞI ile/||/<> KAYMAK TAŞI ile/||/<> KAYNAÇ TAŞI ile/||/<> KAZAN TAŞI ile/||/<> KENAR TAŞI ile/||/<> KİLİT TAŞI ile/||/<> KİLOMETRE TAŞI ile/||/<> KİL TAŞI ile/||/<> KİREÇ TAŞI ile/||/<> KİTABE TAŞI ile/||/<> KÖSELE TAŞI ile/||/<> KÖŞE TAŞI ile/||/<> KUM TAŞI ile/||/<> LİTOGRAFYA TAŞI ile/||/<> LOĞ TAŞI ile/||/<> LÜLE TAŞI ile/||/<> MALI TAŞI ile/||/<> MALTA TAŞI ile/||/<> METEOR TAŞI ile/||/<> MEZAR TAŞI ile/||/<> MİHENK TAŞI ile/||/<> MOLA TAŞI ile/||/<> MUSALLA TAŞI ile/||/<> NECEF TAŞI ile/||/<> NİŞAN TAŞI ile/||/<> OCAK TAŞI ile/||/<> OKSİDİYON TAŞI ile/||/<> OLTU TAŞI ile/||/<> PAKET TAŞI ile/||/<> PAMUK TAŞI ile/||/<> PANZEHİR TAŞI ile/||/<> PARKE TAŞI ile/||/<> PONZA TAŞI ile/||/<> RASPA TAŞI ile/||/<> SABIR TAŞI ile/||/<> SABUN TAŞI ile/||/<> SADAKA TAŞI ile/||/<> SATRANÇ TAŞI ile/||/<> SEYLAN TAŞI ile/||/<> SINIR TAŞI ile/||/<> SÜNGER TAŞI ile/||/<> SÜT TAŞI ile/||/<> ŞAP TAŞI ile/||/<> ŞİMŞEK TAŞI ile/||/<> TABLA TAŞI ile/||/<> TEMEL TAŞI ile/||/<> TESLİM TAŞI ile/||/<> USTURA TAŞI ile/||/<> UZAY TAŞI ile/||/<> ÜZENGİ TAŞI ile/||/<> YADA TAŞI ile/||/<> YAĞ TAŞI ile/||/<> YAĞMUR TAŞI ile/||/<> YAPI TAŞI ile/||/<> YILAN TAŞI ile/||/<> YILDIZ TAŞI ile/||/<> ZIMPARA TAŞI

( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren rengini içindeki maden tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde Bu maddeden yapılmış bu maddeden oluşmuş Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher Dama domino vb oyunlarda kullanılan metal kemik plastik ya da tahta parçalardan her biri Bazı organların içinde özellikle idrar kesesi vb nde oluşan türlü biçim ve hacimdeki katı madde Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz )


- TAŞ BÖCEĞİ ile/||/<> KAPLAN PORSELEN SALYANGOZU

( Kabuğu katır boncuğuna benzeyen bir yumuşakça Cypraea )

( CYPRAEA cum/||/<> CYPRAEA TIGRIS cum/||/<> CYPRAEA PANTHERINA )


- TAŞ ile KAME

( ... İLE Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş. )


- TAŞ ile KARO[Fr. < CARREAU]/ORYA/[Yun.]

( ... İLE Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı. | Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı. )


- TAŞ ile KAYA ile TEPE ile DAĞ

( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. | Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. | Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. | Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. | Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. | Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik ya da tahta parçalardan her biri. | Bazı örgenlerin içinde, özellikle idrar kesesi vb. oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı nesne. | Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça. | Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. İLE Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. )

( HACER, CÜMD ile/ve CELMED )

( SENG ile/ve ... )

( STONE vs./and ROCK )


- TAŞ ile KAYRAK

( ... İLE Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. | Yassı, düz taş. | Bileği taşı. | Kayağan taş. )


- TAŞ ile KAZAN TAŞI

( ... İLE Kalsiyum tuzları kapsayan suyun ısıtıldığı kabın iç yüzeyinde oluşturduğu katman. )


- TASA ile KAYGI/ENDİŞE


- TASALLÜB[Ar.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA


- TASALLUP | KATILAŞMA ile/||/<> KATILAŞMA

( Özdeğin bir başka evreden katı evreye geçişi fizik kimya coğrafya Sıvı durumdan katı duruma geçme olayı )

( SOLIDIFICATION | CONSOLIDATION )

( SOLIDIFICATION | CONSOLIDATION )

( ERSTARRUNG | VERFESTIGUNG )


- TASALLÜP[Ar. < TAṢALLUB] ile/değil/yerine/=/||/<> KATILAŞMA


- TASARI GEOMETRİ ile/||/<> KANUN TASARISI ile/||/<> YASA TASARISI

( Olması ya da yapılması düşünülen bir şeyin zihinde aldığı biçim Hukuki bir işlemin o işlemi yapmakla yetkili kurul ya da organ önüne getirildiği andaki durumu üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin layiha )


- TASARI/LAMA ile/ve/||/<> KURGU/LAMA


- TASARIM ve/<> KABUL


- TASARIMSAL SONSUZ ve/=/||/<> KÖTÜ SONSUZ


- TASARRUF BONOSU ile/değil/yerine/= KESİNTİ BELGİTİ


- TASAVVUF:
HADÎS ile/ve/değil KADÎM

( [not] SUFISM: NEW vs./and/but ANCIENT )


- TASAVVUF ve/<>/|| KADÎM BİLGELİK

( SUFISM and/<>/|| ANCIENT/ETERNAL WISDOM )


- TAŞÇI KALEMİ, MİNKAR | KESKİ ile/||/<> KESKİ

( genel uygulayım Ağaç taş metal vb yontmaya yarayan bir ucu keskin çelik araç 1 Hamur baklava kadayıf vb bölmekte kullanılan üçgen ağızlı araç Senirkent Isparta Bursa 2 Çeşitli madenleri kesmek beton delmekte kullanılan demir araç Yalvaç Isparta Bursa Maraş Güdül Gölbaşı Çankaya Ankara 3 Ağzı yarım ay biçiminde deri keskisi Maraş Bor Niğde 4 Büyükbaş hayvanların tırnak keskisi Kemalpaşa İzmir 5 Saç kesme aracı Gerze Sinop 6 Ayakkabı törpüsü Bursa Sert çelikten yapılmış bir ucu keskin üstten vurularak yontma işinde kullanılan araç )

( CHISEL, BURIN, SHEARS | CHISEL )

( HACHARD, CISEAU, PINCE COUPANTE | BURIN, TRANCHE | CISEAU )

( SCHROTMEISSEL | MEISSEL )


- TAŞDELEN ile/ve KARAPINAR

( İçimi en hoş su. İLE/VE Mineral açısından en değerli su. )


- TASGİR EKİ | KÜÇÜLTME EKİ ile/||/<> KÜÇÜLTME EKİ

( Sözcüklerin anlamına küçüklük azlık sevgi şefkat kavramları katan ekler Türkçede bu kavramlar şu eklerle sağlanır ce güzelce cik cek kedicik ufacık küçücük küçücek anneciğim ceğiz evceğiz cocukcağız imsi imtrak yesilimsi yeşilimtrak rak ufarak vb Üzerlerine geldiği ad soylu kelimelerin anlamına küçüklük azlık sevgi şefkat kavramları katan ekler Türkçenin bu kavramları sağlayan ve hepsi de vurgulu olan ekleri şunlardır CA seyrek çe tatlı ca deli ce çubuk güzel ce cIK kimse cik ada cık kuş cuk yavru cuk bir yudum cuk ince cik küçü cük küçük cük mini cik minik cik cAK yav ru cak büyü cek büyük cek çabu cak çabuk cak cAğIz adam cağız kız cağız rAk az rak ufa rak ufak rak küçü rek küçük rek acı rak vb Azerbaycan Türkçesi kiciltmä vä äzizlämä bildirän şäkilçi Türkmen Türkçesi kemlikgoşulması kemlik affiksi Gagauz Türkçesi küçüldek afıksi Özbek Türkçesi kiçraytiriş qoşimçasi Uygur Türkçesi kiçiklitişärkilitiş qoşumçisi keçeräytü quşımçası Başkurt Türkçesi keseräytew affiksı giççilikni görsetegen koşumça Krç Malk gitçeletgen affiks calgaw gitçelegen affiks Nogay Türkçesi kemîtüw kosımşası Kazak Türkçesi kişireytkiş kosımşa kişireytuw jurnagı Kırgız Türkçesi kiçireytkiç müçö Alt kiçinektederinin kojultazı Hakas Türkçesi kîçîgles hozımı Tuva Türkçesi piçeledipçassıdarkojumak Türkçesi kiçirgen affiks Rusça umenşitelnıy affiks )

( DIMINUTIVE SUFFIX | DIMINUTIF, DIMINUTIVE )

( DIMINUTIF, SUFFIXE DIMINUTIF | SUFFIXE DIMINUTIF )

( VERKLEINERUNGSSUFFIX )


- TASGİR[Ar.] ile/değil/yerine/= KÜÇÜLTME


- TAŞİKARDİ[İng. TACHYCARDIA] ile/||/<> DEFİBRİLASYON[İng. DEFIBRILLATION] ile/||/<> KAFEİN[İng. CAFFEINE]

( Taşikardi ya da taşiaritmi; kalp ritminin dinlenme sırasında olması gereken değerini aşmasıdır. Bu durum bir hastalık belirtisi olabilecekken aynı zamanda yoğun egzersiz, sindirim hâli, alkol ya da kafein içeren içecekler tüketimi, kalp ritmine etki eden ilaç tüketimi gibi sebeplere bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi değerleri yaşa göre değişkenlik gösterir. @@ Defibrilasyon, ventriküler fibrilasyon (V-fib) ve kalp atımı alınamayan ventriküler taşikardi (V-tach) gibi hayatı tehlikeye atabilecek kalp ritim bozukluklarında kullanılan, kalbe elektrik şoku vermeye dayanan bir tedavi yöntemidir. @@ Kimyasal formülü C8H10N4O2 olan bir alkaloiddir. Kahvede, çayda ve eser miktarda, kakaoda bulunur. Alman kimyager Friedlieb Ferdinand Runge tarafından 1819 yılında keşfedilmiştir. Kafein, merkezî sinir sisteminde uyarıcı bir maddedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TASIM = KIYAS/TASMİM[Ar.] = SYLLOGISM[İng.] = SYLLOGISME[Fr.] = SYLLOGISMUS[Alm.] = SYLLOGISMOS[Yun.] = SILOGISMO[İsp.]


- TAŞIMA KARGATULUMBA[İt. < CARGA TROMBA] TAŞIMA

( ... İLE Birkaç kişinin, birini yakalayıp elleri üstünde havaya kaldırarak götürmesi. )


- TAŞIMAK ile KAYDIRMAK


- TASIM/KIYAS ile/değil/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )

( Nispet. İLE/DEĞİL/YERİNE Oran. )

( Sabitliği dayatmaya çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE Özgünlük olanağı sunar/sağlar. )

( Resim. İLE/DEĞİL/YERİNE Fotoğraf. )

( Kıyas, bâtıldır. )

( Her şeye/yere kıyas sokulmaz! )

( [not] TO COMPARE, SYLLOGISM vs./but COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE, SYLLOGISM )


- KONVEKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞINIM AKIMI


- NAKL-İ HARÂRET[Osm.] / CONVECTION[İng.] / CONVECTION[Fr.] / KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞINIM, KONVEKSİYON


- TAŞINIR EV ile/||/<> KONTEYNER EV


- TAŞKINLIK:
İYİLİK ODAKLILARDA ile KÖTÜLÜK ODAKLILARDA

( Aç kaldığında. İLE Tok olduğunda. )


- TASLAK ile KABATASLAK


- TAŞLIK ile/||/<> KONSA ile/||/<> KATI


- TAŞMA ile/ve/<> "KUSMA"


- TASNİ | YAPINTI ile/||/<> YAPINTI ile/||/<> KUTYASAK YAPINTIL

( Gerçekdışı kişi ve oluşumları konu alan anlatı türü kutyasak yapıntı uydurma masal yanıltmacalı masal gerçekçi masal 1 Genel anlamda Kuruntu uyduruk uydurma Gerçekle çeliştiğini gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey 2 Bilgi kuramında ve varlıkbilimde Gerçeğe uymayan ancak belirli bir kuramsal ya da kılgılı amaç için kullanılması sakıncasız olan tasarım Dil bakımından yapıntı sanki biçiminde dile gelir Yapıntıyı varsayımdan ayıran varsayımın doğru olma ya da doğru olmama sorununu açık bırakmasına karşılık varsayımda her ikisi de olabilir yapıntının doğru olmamasının bilerek kabul edilmesidir 3 Gerçeğe uymadığını bile bile mantık ya da sanat açısından kurulan yapı )

( FICT, FICTION | FICTION )

( FICTION )

( FIKTION )

( FICITIO )


- TAŞPINAR ile/ve KARS


- TASRİ | DİZELEME ile/||/<> KOŞANIN DİZELERİNİ UYAKTAŞ KILMA

( Koşanın dizelerini uyaktaş kılma )


- TAŞSARIMSAĞI ile/||/<> KAYA SARIMSAĞI

( Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür bitki Allium scorodoprasum @@ Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı Allium ampeloprasum )

( ALLIUM SCORODOPRASUM cum/||/<> ALLIUM SATIVUM cum/||/<> ALLIUM AMPELOPRASUM cum/||/<> ALLIUM CEPA cum/||/<> ALLIUM URSINUM )


- TAŞSARIMSAĞI ile/||/<> SARIMSAK ile/||/<> KÖRMEN ile/||/<> SOĞAN ile/||/<> AYI SARIMSAĞI

( Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür bitki Allium scorodoprasum )

( ALLIUM SCORODOPRASUM cum/||/<> ALLIUM SATIVUM cum/||/<> ALLIUM AMPELOPRASUM cum/||/<> ALLIUM CEPA cum/||/<> ALLIUM URSINUM )


- TATAVLA ile KURTULUŞ

( KURTULUŞ )


- TATBİKAT[Ar.]/MANEVRA[İt. < MANOVRA] ile/değil/yerine/= KILGILIK


- TATLI BADEM ile/||/<> BADEM ile/||/<> ŞEFTALİ ile/||/<> KAYISI

( Yağ bakımından zengin albüminli maddeler şekerler ve E vitamini içeren içi şekercilikte çikolata ve badem şurubu yapımında kullanılan lezzetli bir tür badem Prunus dulcis )

( PRUNUS DULCIS cum/||/<> PRUNUS AMYGDALUS cum/||/<> AMYGDALUS COMMUNIS cum/||/<> PRUNUS PERSICA cum/||/<> PRUNUS ARMENIACA )


- TATLI BADEM ile/||/<> TATLI BELA ile/||/<> TATLI DİL ile/||/<> TATLI KAÇIK ile/||/<> TATLI KAŞIĞI ile/||/<> TATLI LİMON ile/||/<> TATLI SERT ile/||/<> TATLISIYLA TUZLUSUYLA ile/||/<> TATLI SÖZ ile/||/<> TATLI SU ile/||/<> TATLI SÜLÜMEN ile/||/<> TATLI TATLI ile/||/<> ACI TATLI ile/||/<> CANI TATLI ile/||/<> BABA TATLISI ile/||/<> BERGAMA TATLISI ile/||/<> DEMİR TATLISI ile/||/<> EKMEK TATLISI ile/||/<> HAMUR TATLISI ile/||/<> HURMA TATLISI ile/||/<> KABAK TATLISI ile/||/<> KEMALPAŞA TATLISI ile/||/<> LOKMA TATLISI ile/||/<> PARMAK TATLISI ile/||/<> REVANİ TATLISI ile/||/<> SAKIZ TATLISI ile/||/<> TULUMBA TATLISI

( Şeker tadında olan Acı olmayan acı karşıtı Şekerle ya da şekerli şeylerle yapılan yiyecek İnsanı çeken göze kulağa hoş gelen rahatlatan dinlendiren sevindiren Sevimli hoş olan Hoşa gidecek bir biçimde tatlılıkla )


- TATLISU KAPLUMBAĞALARINDA:
BENEKLİ ile FIRAT ile NİL ile ... ile YILAN BOYUNLU TATLISU KAPLUMBAĞASI ile KIRMIZI YANAK(ROTWANGEN) ile ÇİN KAPLUMBAĞASI

( [büyüklüğü] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE 25 cm.'dir. İLE 17 cm.'dir. )

( Türkiye sularında yaşarlar. İLE Türkiye sularında yaşarlar. İLE Mısır'da yaşarlar. İLE ... İLE ... İLE Amerika'da, Doğu ve Batı Mississippi'de yaşarlar. İLE Endonezya, Japonya ve Güney Çin'de yaşarlar. )

( [kış uykusuna] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yatarlar.[10-12 hafta] İLE Yatmazlar. )

( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gençleri etçil, yaşlıları otçuldur. İLE Etçildir. )

( EMYS ARBICULARIS cum TRIONYX EUPHRATICUS / RAFETUS EUPHRATICUS cum TRIONYX TRIUNGUIS cum MAUREMYS CASPICA cum CHRYSEMYS SCRIPTA ELEGANS cum CHINEMYS REEVESIL )


- TATLISU KAYASI ile/||/<> KARABALIK ile/||/<> YEŞİLSAZAN


- TAVA ile KAÇAROLA


- TAVAN ile/ve/değil/||/<> KUBBE


- TAVİ/TRANSKATETER AORTİK VALF İMPLANTASYONU/TRANSCATHETER AORTIC VALVE İMPLANTATION[İng.] ile/değil/yerine/= KATETERLE AORT KAPAK YERLEŞTİRME


- TAVIR ile/ve KARİZMA


- TAVİYET | KENDİLİĞİNDENLİK ile/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK

( 1 Dışarıdan gelen hiç bir etkinin altında kalmaksızın kendi kendine oluşma 2 Sıkılmak ve utanmak söz konusu olmaksızın davranışların özgürlüğü ya da esnekliği 3 İçten gelen isteklerin kendiliğinden etkinliğe dönüşümü Kümeölçüm kuramında bir kümeyi oluşturan birimler arasındaki kalıplaşmış ve onamlı davranışların altında yatan devinimsel eğilim spontaneus kendiliğinden 1 Dıştan bir belirlenme ile değil kendi kendine olan etkinlik doğrudan doğruya kendi iç itilimiyle etkin olma yeteneği 2 Kantta Duyarlığın alıcılığına karşı anlığın etkin oluşu )

( SPONTANEITY )

( SPONTANÉITÉ )

( SPONTANEITÄT )

( SPONTANEUS )


- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK


- TAVLA ile/ve/değil KENT/KENTLER

( DÜŞEŞ: 6-6 | ŞEŞBEŞ: 6-5 | ŞEŞCİHAR: 6-4 | ŞEŞÜSE: 6-3 | ŞEŞİDÜ: 6-2 | ŞEŞYEK: 6-1 )

( [Fars.] * ŞEŞ: 6[Altı]
* BEŞ: 5[Beş]
* CİHAR: 4[Dört]
* SE: 3[Üç]
* DÜ: 2[İki]
* YEK: 1[Bir] )

( [not] BACKGAMMON vs./and/but ... )


- TAVLAMAK ile KAFALAMAK


- TAVLAMAK ile/||/<> TAVLAMA ile/||/<> KIZGILAMAK (=KIZIL KIZDIRMAK)

( kızgılamak kızıl kızdırmak I Kendir ya da kıl çuval Güllüce Gümüşhacıköy Amasya 1 Bıçak sapı yapılacak boynuzu ateşte ısıtmak Senirkent Isparta 2 Tavada nohut kavurmak Yukarıtırtar Yalvaç Isparta 1 Çeliklerin sünekliğini artırmak için genellikle ostenitleme bölgesinde ostenitlenip ayarlı ve yavaş olarak soğutulması işlemi 2 Isıtmaya verilen genel ad Semirtme )

( ANNEALING | FATTEN )

( RECUIT )

( GLÜHEN )


- TAVŞAN ADASI ile/ve SEDEF ADASI ile/ve BÜYÜKADA ile/ve HEYBELİADA ile/ve BURGAZADA ile/ve KINALIADA

( Vapur ve motor seferleri, Eminönü, Kabataş, Bakırköy, Kadıköy ve Bostancı'dan yapılmaktadır. )

( Sedef Adası'na belirli saatlerde sadece Bostancı'dan ulaşılmaktadır. Tavşan Adası'na ise yapılmamaktadır. )

( bkz. ADALAR SEFERLERİ )

( "Prens Adaları" ya da "Kızıl Adalar" adlarıyla da bilinirler. )

( Türkiye'nin ilk Sanatoryum'u[Fr. < Lat. Verem hastalarının iyileştirilmesi için kurulmuş hastahane] Heybeliada'da, 1924 yılında kurulmuştur. )

( İmparatorluk ailesi ile devlet ileri gelenlerinin sürgün yerleridir. )

( İmparator II. Justinus, 569 yılında Büyükada'da bir saray ile bir manastır yaptırmıştır. [Bugünkü Maden semtinde] )

( IV. Leon'un annesi Eirene, II. Justinus'un sarayının bulunduğu yere, 775-780 yıllarında kadın manastırı inşa ettirmiştir. [Manastırın duvarları ile bir sarnıcın kalıntısı günümüze ulaşmıştır.] )

( Heybeliada, adını adada işletilen bakır madeninden almıştır. )

( Kınalıada'ya Bizans devrinde iki manastır yaptırılmıştır. )

( 944'te, İmparator Romanos Lekapenos ile 1071'de Malazgirt'te Selçuklular'a yenildikten sonra, Konstantinopolis'e dönüşünde IV. Romanos Diogenes, Kınalıada'ya sürgün edilir. )

( Sedefadası'nda, VIII. yüzyılda bir erkekler manastırı inşa edilmiştir. [Günümüzdeki kalıntılar bu yapıya ait olabilir.] )

( Tarihi kaynaklarda, Tavşan Adası'nda bir manastır varolduğu kaydedilmiştir. )

( NEANDROS ile/ve TEREUINTHA, TEREBINTHOS/TEREBINTHODES/ANTEROVITHOS ile/ve PITYADES MEGALE[Plinius], PRİNKİPİ/PRINKIPO[Bizans Devri'nde] ile/ve HAKLİ (BAKIR), KHALKE, KHALKITIS ile/ve ANTİGONİ/ANTIGONEIA, [Antikçağ yazarları, Erebinthus, Bizanslı yazarlar ise Therebintos ya da Panormos adını vermişlerdir] ile/ve PROTİ/PROTA["Birincisi" anlamına gelir] )

( PRINCESS ISLANDS )

( Heybeliada'da, en önemli Bizans Devri yapısı Panagia Kamariotissa Kilisesi'dir. [XIII. ya da XIV. yüzyılda inşa edilmiş, yonca planlı, son dönemin mimari özelliklerini yansıtan önemli bir örnektir.] )

( )


- TAVŞAN BOKU ile/ve/||/<> KEÇİ BOKU

( İkisi de pek kokmaz ve bulaşmaz. )


- TAVŞAN UYKUSU ile/||/<> KUŞ UYKUSU ile/||/<> TİLKİ UYKUSU


- TAVŞAN ile KAYA TAVŞANI


- TAVŞAN ile KUTUP TAVŞANI


- TAVUK ile/ve/değil KAR TAVUĞU

( ... İLE/VE Kuzey Kutbu'nda yaşarlar. )


- TAVUK ile KARA, ORMAN TAVUĞU


- TAVUK ile KARATAVUK

( ... İLE Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. )

( ... cum TURDUS MERULA )


- TAVUK ile/değil/yerine/>< KARTAL

( Kısmen ve kısa uçabilir fakat yükselemez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En yüksekte uçabildiği gibi alçaktan da uçabilir. )


- TAVUKAYAĞI ile/||/<> TAVUK BALIĞI ile/||/<> TAVUK BİTİ ile/||/<> TAVUK ETİ ile/||/<> TAVUKGÖĞSÜ ile/||/<> TAVUKGÖTÜ ile/||/<> TAVUKKARASI ile/||/<> TAVUK KÖFTESİ ile/||/<> TAVUK KÜMESİ ile/||/<> TAVUK MANTARI ile/||/<> TAVUKPENÇESİ ile/||/<> TAVUK SARMASI ile/||/<> TAVUK SUYU ile/||/<> TAVUK YAHNİSİ ile/||/<> TAVUKYELPAZESİ ile/||/<> TAVUK YEMİ ile/||/<> GEZEN TAVUK ile/||/<> KARATAVUK ile/||/<> SEME TAVUK ile/||/<> TEPELİ TAVUK ile/||/<> BEÇ TAVUĞU ile/||/<> BOZKIR TAVUĞU ile/||/<> ÇAYIR TAVUĞU ile/||/<> ÇERKEZTAVUĞU ile/||/<> ÇÖL TAVUĞU ile/||/<> DAĞ TAVUĞU ile/||/<> ET TAVUĞU ile/||/<> FUNDA TAVUĞU ile/||/<> GERZE TAVUĞU ile/||/<> HİNT TAVUĞU ile/||/<> MEYHANE TAVUĞU ile/||/<> MISIRTAVUĞU ile/||/<> ORMAN TAVUĞU ile/||/<> SAZ TAVUĞU ile/||/<> SUDAN TAVUĞU ile/||/<> SU TAVUĞU

( Sülüngillerden eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı Gallus )


- TAYFA ile/||/<> KOŞUNTU


- TAYİP[Ar. < TAʿYĪB] ile/değil/yerine/=/||/<> KINAMA


- TAYİP[Ar.] ile/değil/yerine/= KINAMA


- TAYYUR | KUŞLAR ile/||/<> KUŞLAR

( Çokgözeli hayvanlardan omurgalılar Vertebrata dalının beşinci sınıfı Vücutları tüylerle örtülüdür Yürekleri 4 odalıdır Sıcak kanlıdırlar Ön ayakları kanatlara değişmiştir Boynuz maddesinden yapılmış bir gagaları vardır Dişleri bulunmaz Bazı kemiklerinin içi boştur ve deri altında hava keseleri vardır Bunlar uçmayı kolaylaştırmak içindir Dişi ve erkek eşeyleri bazen benzer bazen ayrı renklerde olurlar Mevsime ve yaşa göre de tüylerin rengi değişebilir Yumurtaları büyük olup kireçli bir örtü ile örtülüdürler Bir türü kapsayan taşıIkuşlar Saururae ve bütün yaşayan kuşları içine alan özkuşlar Ornithurae olmak üzere 2 altsınıfı vardır Dokuma tezgahlarında kücüleri aşağı yukarı hareket ettiren makaralardan oluşan düzen Yavuz Düzenli Şavşat Artvin zooloji Omurgalı hayvanlardan vücutları tüylerle örtülü yürekleri dört odalı sıcakkanlı ön ayakları kanatlara değişmiş bazı kemiklerinin içi boş ve deri altında hava keseleri bulunan dişi ve erkek bireyleri bazen ayrı renkte olabilen türlere sahip geniş bir sınıf )

( BIRDS )

( OISEAUX )

( VÖGEL )

( AVES )


- TAZAMMUN | İÇLEM ile/||/<> KAPSAM

( Bir kavramın anımsattığı niteliklerin ya da taşıdığı anlamlı iz ya da davranışların tümüne verilen ad. @@ Bir ilingesel uzayın bir A altkümesi için, A nın tüm iç noktalarından oluşan küme. Simgesi : iç (…) @@ Bir düzgün deyimin kaplamına giren herhangi bir nesneye uygulanmasının gerekli-yeterli koşulu olan nitelik ya da kavram. || Günümüz mantığında a dizimsel türünden A düzgün deyiminin (…) yorumunda içlemi, her T tamdurumunu A nın (…) gereği T daki olanaklı kaplamı kp (A, T) ya bağlayan izergedir. Bu izerge a türünden bir içlemsel nesnedir. Anl. içlemsel anlam. Örn. Bir adın içlemi dile getirdiği birey kavramı, bir önermenin içlemi dile getirdiği durum, bir n-li eklemin içlemi dile getirdiği içlemsel n-li doğruluk izergesi, bir birli yüklemin içlemi dile getirdiği özellik, bir n-li çoklu yüklemin içlemi bir n-li içlemsel bağıntı, genel olarak bir n-li yüklemin (…) içlemi bir öznitelik, bir n-li işlevin içlemi de bir n-li içlemsel izergedir. Krş.. içlemsel izerge, içlemsel nesne, içlemsel bağıntı, içlem belirlenimi, içlemi yorum, içlemsel anlam. @@ Bir olgu, kavram ya da anlatımın anlamsal içerimi. @@ -> Kapsamın bağlılaşık kavramı. Kavramın ya da o kavramı dile getiren terimin içinde topladığı belirlenimlerin tümü. Kavramı kuran nitelik ve özelliklerin toplamı. Bir konuya verilebilecek yüklemlerin bütünü. )

( COMPREHENSION | INTERIOR | INTENSION, SENSE, SENSE-MEANING | INTENTION | CONTENT~CONTENT | EXTENSION | EXTENTION | CONTEXTUAL MEA- NING | ENCLOSURE | SCOPE )

( COMPRÉHENSION | INTÉRIEUR | INTENSION, SENS | CONTEXTE, CONTENU~CONTEXTE, CONTENU | CONTENU | EXTENTION )

( COMPREHENSIO | CON-TENTUS~CON-TENTUS | EXTENSIV )

( INNERES, INNERE KERN | INTENSION, SINN | INHALT~INHALT | ÜMFANG, EXTENSION | INHALT DES WORTES, WORTINHALT: WORTBEDEUTUNG )

( INTENSIONE~ESTENSIONE )

( ΠΕΡΙΕΧΌΜΕΝΟ ΈΝΝΟΙΑΣ / περιεχόμενο έννοιας~ΈΚΤΑΣΗ / έκταση )


- TAZE FASULYE[Yun.] ile KURU FASULYE

( Porto Riko'da bulunan Adjuntas da, kuru fasulye ve pilavıyla ünlü bir dağ kasabasıdır. )

( GREEN BEAN vs. HARICOT BEAN )

( CICER ARIETINUM cum PHASEOLUS VULGARIS )


- TAZE ÜZÜM ile KURU ÜZÜM

( image )

( [100 gr.'daki kalori] 67 ile 299 )

( [100 gr.'daki fruktoz/şeker] 16 ile 59 )


- TAZI[Fars. < TÂZÎ] ile KÖPEK

( SELUKIY ile KELB )

( GRAYHOUND vs. DOG )

( CANIS FAMILIARIS GRAJUS HIPERNICUS cum CANIS FAMILIARIS )


- TEAL/SLUDGING[İng.] ile/değil/yerine/= SARCELLE D'HIVER[Fr.] ile/değil/yerine/= ANAS CRECCA[Lat.] ile/değil/yerine/= KRICKENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAMUR

( Su ile karışık mil ya da kil. @@ Bileşiminde kum, örgensel özdekler, killi ve demirli mineraller bulunan, değişik renklerde, su ile karışmış bir tür tortu. @@ (coğrafya, jeoloji) @@ @@ Yunakların dibinde, işlem sonucu toplanan artık özdek. ~ Az çamır. -Hal çamur. Kökünü bilmiyoruz. Türkçeden Kürtçeye çamur 'boue, crotte' olarak geçmiştir. )


- TEAL[İng.] ile/||/<> SARCELLE D'HIVER[Fr.] ile/||/<> ANAS CRECCA[Lat.] ile/||/<> KRICKENTE[Alm.] ile/||/<> ÇAMURCUN

( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından ergin erkeklerde gerdan ve ense kızıl kahverengi başın yan tarafları göz etrafından enseye doğru kenarları parlak sarı renkli ince bir şeritle çevrelenmiş koyu yeşil bir bant bulunan düz ve dağlık kısımlarda bitkisi bol su kenarlarında Avrupa Asya ve Kuzey Amerikada yaşayan Türkiyede yerli ve kış göçmen olan bir tür Cüce ördek krik ördek çamur cun )

( TEAL )

( SARCELLE D'HIVER )

( KRICKENTE )

( ANAS CRECCA )


- CHALK[İng.] / CRAIE, BLANCHE DE CRAIE, VOIR CARBONATE DE CALCIUM[Fr.] / KREIDE, CALCIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEBEŞİR


- TEBEŞİR[Fars.] ile/ve/||/<>/< KALSİT

( Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz ya da açık renkte kireçli kaya. | Bu nesneden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz ya da renkli çubuk.[Tebeşir, bir tür kalsittir.] İLE/VE/||/<>/< Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonatı. )


- TEBRİK ETMEK ile KUTLAMA AMAÇLI ile TEBRİK ETMEK ile TEBRİK ile TEBRİKLER

( CONGRADULATE vs. CONGRADULATORY vs. CONGRATULATE vs. CONGRATULATION vs. CONGRATULATIONS )

( تهنيت گفتن ile تهنيت آميز ile شادباش گفتن ile تبريک گفتن ile مبارک باد گفتن ile تبريک ile تهنيت ile مبارک باد ile مبارک باشد ile چشم ما روشن ile شادباش )

( TAHANYT GOFTAN ile TAHANYT AMYZ ile SHADBASH GOFTAN ile TABARYK GOFTAN ile MOBARK BAD GOFTAN ile TABARYK ile TAHANYT ile MOBARK BAD ile MOBARK BASHOD ile CHESHAM MA ROSHEN ile SHADBASH )


- TEBRİK ETMEK ile/değil/yerine/= KUTLAMAK


- TEBRİK ile/değil/yerine/= KUTLAMA


- TEBRİK[Ar. < TEBRĪK] ile/değil/yerine/=/||/<> KUTLAMA | TEBRİK KARTI

( tebrik kartı tebrik mesajı bayram tebriği kutlama tebrik kartı )


- TECEFFÜF | KURUMA ile/||/<> KURUMA

( Bir ortamdaki suyun ya da başka sıvıların doğal yapay yöntemlerle uzaklaşması kimya )

( DRYING )

( DESSÈCHEMENT )

( TROCKNUNG )


- TECEZZÜV[Ar. < CÜZ]/TECEZZÎ ile/değil/yerine/= KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA

( KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA )


- TECİM/TİCARET:
KAZANMAK ya da GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIRMAK ya da GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK


- TEDBİRLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< KARAMSAR/LIK


- TEDİRGİNLİK ile/ve/<> KORKU


- TEDRİÇ[Ar. < TEDRĪC] ile/değil/yerine/=/||/<> KERTELEME


- TEELLÜH ve KEMÂL


- TEEMMÜL ile/||/<> SPECULATION[İng.] ile/||/<> KURMACA

( Salt düşünceyle türetilmiş olana aykırı ve geçerlenmeye kapalı bilgiler dizgesi )

( SPECULATION )


- TEESSÜS[Ar.] ile/değil/yerine/= KURULMA, ORTAYA ÇIKMA | YERLEŞME, TEMELLEŞME, KÖKLEŞME


- TEFAHHUM | KÖMÜRLEŞME ile/||/<> KÖMÜRLEŞME

( Bitki kalıntılarının kömüre dönüşümünü sonuçlayan doğal bir olay Bitki ya da hayvan kökenli artıkların doğal ya da yapay yollarla içerdikleri karbon oranının artması artırılması karbonca zenginleşme jeoloji karbonlaşma )

( COALIFICATION | CARBONIZATION | VOLATILE MATTER )

( HOUILLIFICATION, CARBONIFICATION | CARBONISAGE | CARBONISATION | MATIÉRE VOLATILE )

( INKOHLUNG | KARBONISIEREN | INKOHLUNG, VERKOHLUNG | FLÜCHTIGE BESTANDTEILE )

( CARBONIZZAZIONE )

( ΕΝΑΝΘΡΆΚΩΣΗ / ενανθράκωση )


- TEFE ile KEFE[Ar. < KEFFE] ile KEFE

( Dokuma tezgâhında, tarağı tutan ağaç ya da metal parça. İLE Terazi gözlerinden her biri. İLE Atların tüylerini parlatmak için kullandığı bir araç türü. )


- TEFEKKÜR ile DALGIN ile ÇAĞDAŞLIK ile ÇAĞDAŞ ile MODERN ile KÜÇÜMSEME ile AŞAĞILIK ile AŞAĞILAYICI

( CONTEMPLATION vs. CONTEMPLATIVE vs. CONTEMPORANEITY vs. CONTEMPORANEOUS vs. CONTEMPORARY vs. CONTEMPT vs. CONTEMPTIBLE vs. CONTEMPTUOUS )

( غور ile تفکري ile معقول ile معاصر بودن ile همزماني ile هم عصر ile معاصر ile هم دوره ile همزمان ile استحقار ile خواري ile حقارت ile استهزاء آميز ile قابل تحقير )

( غور ile تفکري ile MAGHOL ile MOASER BODAN ile CPEHMAZMANY ile NPAM ASR ile MOASER ile NPAM DOREH ile CPEHMAZMAN ile ESTAHGHAR ile KHARY ile HAGHART ile ESTEHAZA AMYZ ile GHABEL TAHGHYR )


- TEFESSÜH | KOKUŞMAK ile/||/<> KOKUŞMA ile/||/<> KOKUŞMA | SASIMAK

( sasımak Çürüme Dokuların ölümden sonra kokuşma bakterilerinin etkisiyle parçalanması ve erimesi çürüme pütrefaksiyon Ölüm sonrası oluşan en son değişimdir ve ölümden sonra oldukça uzun bir zamanın geçtiğini gösterir kokuşmak )

( PUTREFACTION )


- TEFHİM ile/||/<> CARBONISATION[Fr.] ile/||/<> KÖMÜRLEŞTİRME

( kimya )

( CARBONISATION )


- TEFSİR ile/ve/||/<> HADİS ile/ve/||/<> FIKIH ile/ve/||/<> KELAM ile/ve/||/<> TASAVVUF


- TEGU/LAGARTO[İsp.] ile KIRMIZI TEGU ile ALTIN/SİYAH TEGU/KAPLAN KERTENKELE

( Teiidae ailesindeki bir kertenkele türüdür. İLE Batı Arjantin, Bolivya ve Paraguay'a özgü bir kertenkele. İLE Bir tegu türüdür. )

( SALVATOR MERIANAE cum TUPINAMBIS RUFESCENS cum TUPINAMBIS TUGUIXIN/TUPINAMBIS NIGROPUNCTATUS )

( TEGU vs. RED TEGU vs. GOLD TEGU )


- TEHDİT ile/değil/yerine KESİN UYARI/ULTİMATOM

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kesin ve dönülmez söz. Son söz. | Bir devletin öteki devlete karşı zora başvuracağını bildirmesi. )

( [not] THREAT vs./and/but ULTIMATUM
ULTIMATUM instead of THREAT )


- TEHDİT ile/ve/> KORKU

( MENACE vs./and/> FEAR )


- TEHDİT ile/değil/yerine/= KORKUTU/GÖZDAĞI


- TEHDİTKÂR[Ar.] ile/değil/yerine/= KORKUTULU/GÖZDAĞILI


- TEHDİTSİZ[Ar.] ile/değil/yerine/= KORKUTUSUZ/GÖZDAĞISIZ/GÖZDAĞI VERMEDEN/OLMADAN


- TEHLİKE ve/> KURTULUŞ

( Kişi, düştüğü çukurdan, ancak, kendi çıkabilir. )

( MUHÂTARA[< HATAR] ve/> NECÂT )

( DANGER and/> SALVATION )


- TEİN[Fr.] ile/ve/||/<> KAFEİN[Fr.]

( Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde. İLE/VE/||/<> Kahve ve çayda bulunan etkili madde. )

( İÇMEMEYİ YEĞLİYORUZ!

Yediğimiz, "kâr"; yemediğimiz, yarar!
Yaptığımız, "kâr"; yapmadığımız, yarar!
Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar!

(Bir şey ki, yemesen de olur... YEME!
Bir şey ki, içmesen de olur... İÇME!
[tüm abur-cuburlar, et ve tüm hayvansal "ürünler",
kahve ve de özellikle sigara!] )


- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK


- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN

( 10 oturum/seans gerektirir. İLE 5 oturum/seans yeterlidir. )


- TEK TIRNAK ( ' ) ile KESME ( ' )


- TEK YÖN ile/ve/||/<> KARŞIT/TERS YÖN ile/ve/||/<> ÇOKLU YÖN


- TEK YÖNLÜ SEVGİ ile/ve KOŞULSUZ SEVGİ


- ÖZDEŞ(TEK YUMURTA) İKİZLERİ ile KARDEŞ(ÇİFT YUMURTA) İKİZLERİ

( MÜTÂEMET: İkiz doğurma. )

( Siyam İkizleri yazısı için burayı tıklayınız... )

( Her zaman aynı cinsiyete sahiplerdir. İLE Farklı cinsiyetlere sahip olabilirler. )

( Tek zigot oluşur. İLE İki zigot oluşur.
[İkisinde de göbek bağı bulunmaktadır. Çift yumurta ikizlerinde ayrı ayrı plasenta ve su kesesi varken bu durum, tek yumurta ikizlerinde farklılık göstermektedir. Tek yumurta ikizlerinde döllenmenin gerçekleştiği zamana göre plasentalarının ve su keselerinin ayrılıp ayrılmayacağı durumu farklılık göstermektedir. Döllenmenin, 1 ile 4 arasında gerçekleştiği durumlarda, ikizlerin ayrı ayrı su kesesi ve plasentaları olabilir. Ancak, 4 ile 8 gün arası döllenmelerde, su kesesi ve plasenta ortaktır.] )

( Bir yumurtanın döllendikten hemen sonra ikiye bölünerek ortaya çıkan iki göze öbeğinin gelişimiyle. İLE İki ayrı yumurtanın, iki ayrı spermle döllenmesinden oluşan. )

( IDENTICAL/MONOZYGOTIC TWINS vs. DIZYGOTIC TWINS )


- TEKABÜL ETMEK ile/değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK


- TEKÂSÜR | KIRINMAK ile/||/<> KIRINMA ile/||/<> KIRINMAK

( T K O Anadoluda dans etmek anlamına Bir ışınımın yayılma doğrultusunun dalgaların engellerle sınırlı olmaları durumunda ışınımın dalgasa yapısı ile belirlenmiş bir biçimde sapması kırınım fizik Anadoluda dans etmek anlamında kullanılır )

( DIFFRACTION )

( DIFFRACTION )

( BEUGUNG (DIFFRAKTION) )


- TEKÂSÜR-İ ZİYA, TEKÂSÜR, DİFRAKSİYON | KIRINIM ile/||/<> KIRINIM

( Sinema TV Bir ışık demetinin daracık bir yarıktan keskin bir kenardan geçip ya da ufak bir cismi dolanıp bir yüzeye düştüğünde ortaya çıkan olay Bir örütün atomlarından saçılan ya da çok küçük bir delikten geçen elektromıknatıssal dalgaların düz yollarından saparak yayılmaları ve girişim oluşturmaları optik aydınlatma Dalgaların engellerle sınırlı olmaları durumunda bir ışınımın yayılma doğrultusunda görülen dalgasal yapı ile belirlenmiş sapma Işınların bir kırılcanın öğeciklerinden yansıdıktan sonra yine girişimler yaparak çıkmaları böylece kırılca yapısını belirten düzenlerde görülmeleri olayı Işığın ya da başka bir dalganın dar bir yarıktan ya da çizikli bir yüzeyden geçince doğru yolundan ayrılarak gölge içinde girişim saçakları oluşturması kırılma )

( DIFFRACTION )

( DIFFRACTION )

( BEUGUNG | DIFFRAKTION, BEUGUNG | DIFFRAKTION )


- TEKATU | KESİŞME ile/||/<> KESİŞMEK

( Çeşitli biçim ya da görüşlerin ortak bir noktada buluşması durumu )

( INTERSECTION | INTERCEPT )


- TEKBİRLEME ve KEMER KUŞATMA/FATİHA'SINI OKUMA


- TEKDİR | KINAMA ile/||/<> KINAMA CEZASI

( Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının beğenilmediğinin yazılı olarak bildirilmesi. )

( SCOLDING, REPRIMAND~REPRIMAND )

( RÉPRIMANDE | BLÂME~BLÂME )

( TADEL~RÜGE )

( RIMPROVERO~BIASIMO )

( ΕΠΊΠΛΗΞΗ / επίπληξη~ΕΠΊΠΛΗΞΗ / επίπληξη )


- TEKDİR ile/||/<> SCOLDING, REPRIMAND[İng.] ile/||/<> RÉPRIMANDE[Fr.] ile/||/<> KINAMA

( Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının beğenilmediğinin yazılı olarak bildirilmesi )

( SCOLDING, REPRIMAND )

( RÉPRIMANDE | BLÂME )

( TADEL )

( RIMPROVERO )

( ΕΠΊΠΛΗΞΗ / επίπληξη )


- TEKDÜZELİK ile KANIKSAMAK


- TEKDÜZELİ/LİK ile/değil KURALLI/LIK


- TEKE ile/||/<> KEÇİNİN ERKEĞİ

( keçinin erkeği Az teke teke teke Blk teke teke tekӓ teke Alt Tel teke Tar teke tege dege taka koç Çuvaşlar tekeye kaçaka taki adını verirler kaçaka keçi OT teke Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir Türkçede erkek keçiye erkeç ya da irkeç adı da verilir Ancak erkeç koç olarak da geçer erkeç )

( TEKE[Az.]~TEKE[Tkm.]~TEKE[Nog.]~TEKE[Kklp.]~TEKӒ[Kzk.]~TEKE[Krg.]~TEKE[Alt.]~TEKE[Tel.]~TEGE[Şor.]~DEGE[Tuv.]~TAKA[Çuv.] )


- TEKEBBÜR[Ar. < TEKEBBUR] ile/değil/yerine/=/||/<> KİBİRLENME


- TEKELLÜS ile/||/<> CALCIFICATION[Fr.] ile/||/<> KİREÇLEŞME

( botanik )

( CALCIFICATION )


- TEKFİN[Ar.] ile/değil/yerine/= KEFENLEME


- TEKFİN[Ar. < TEKFĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> KEFENLEME


- TEKİL ile/ve/||/<>/< KOPUK


- TEKKE ile/ve/||/<> KELÂMÎ TEKKESİ

( KELÂMÎ TEKKESİ

Fatih, Şehremini Odabaşı'nda, İbrahim Çavuş Mah. Yayla Cad. Kelâmi Tekkesi Sokağı'ndadır. Nakşî, Halvetî, Rıfâî (Kâdirî) tekkesidir. Mukâbele günü Salı'dır. Kuruluş tarihi ve bânisi(bina eden, kuran) hakkında bilgi bulunamamıştır.

Tekke binası vakıflar tarafından kiraya verilmişse de sonradan yıkılarak yerine Kelâmî Dergâhı apartmanı yapılmıştır. Apartmanların önünde bir mezar kalmıştır.

 

Şeyhleri:

1) Kelâmî Mustafa Halvetî (i. 1151/1738) Hasan Burhâneddîn-i Cihângîrî'nin halîfelerinden, Fethullâh Efendi (i. 1115/1703)'nin halîfesidir.

2) Ahmed Halvetî (i. 1168/1754) Kelâmî Mustafa Efendi'nin kardeşinin oğludur.

3) Feyzullâh Halvetî (i. 1183/1769) Kelâmî Mustafa Efendi'nin oğludur.

4) Kolancı İbrâhîm Sabri (i. 1221/1806) Sa'diyeden Karabacak Ali Hulûsî Efendi'nin halîfesi olup, Remli ve Abdüsselâm Tekkesi şeyhliğinde de bulunmuştur.

5) Kemaleddîn Baba Rıfâî (i. 1200/1785).

6) İbrâhîm Edhem Vehbî Sâdî (i. 1267/1850).

7) Öküz Ahmed Efendi Rıfâî (i. 1270/1854) Helvâî Tekkesi şeyhidir.

8) Çadırcı M. Râşid Kâdirî (i. 1295/1878).

9) M. Ali Alemi Rıfâî (i. 1304/1886).

10) Seyyid el-Hâc Ali Efendi Cerrâhî (i. 1322/1904) Âsitâne postnişîni Yahyâ Gâlib Efendi halîfesidir. Birâderinin irtihâliyle(ölümüyle), Halil Nizâmî Tekkesi şeyhliğine geçmiştir. Oniki sene şeyhlikten sonra, irtihâlinde tekkesinde defnedilmiştir.

11) Muhammed Esad Erbîlî (i. 1349/1931) Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfesi Hidâyetullâh Efendi, dedesidir. Musul'da doğmuştur. Tâhâ el-Harîrî'nin halîfesidir. Münhal bulunan Kelâmi Tekkesi'nin şeyhliğine tâyini için Kâdirî icâzeti şart olduğundan Abdülhamid Rifkânî'den Kâdirî icâzeti almıştır. 1883-1900 tarihleri arasındaki ilk şeyhliğinden sonra Sultan II. Abdülhamid Hân tarafından memleketine nefyedilmiştir(sürgün edilmiştir). 1908'de II. Meşrutiyetle İstanbul'a dönerek, tekkelerin seddi tarihi olan 1925'e kadar bu tekkenin meşîhatini(şeyhliğini) sürdürmüştür.

 

Tekkelerin seddinden bir süre önce iki hafta kadar burada misâfir olan Danimarka'lı psikolog Carl Vett'in hatıraları Dervish Diary adıyla 1953'te Los Angeles'te, Kelâmi Dergâhı'ndan Hatıralar (trc. Ethem Cebecioğlu) adıyla 1993'te Ankara'da yayımlanmıştır. )


- TEKLÎS, TEKELLÜS | KİREÇLENME ile/||/<> KİREÇLENME

( kireçsileme kireçsileşme kimya Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme kalsifikasyon kireçlenme )

( CALCIFICATION )

( CALCINATION )


- TEKMÎL[< KEMÂL] ile/değil/yerine/= KEMÂLE ERDİRME | TAMAMLAMA, TAMAMLANMA, BİTİRME | TAM, EKSİKSİZ, BÜTÜN, HEP


- TEKNE[Yun.] ile KANO[Fr. < CANOT]

( ... İLE Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne. )


- TEKNOLOJİ ile/ve KONFOR


- TEKSÎF[Ar. < KESÂFET] ile/değil/yerine/= KOYU VE SIK YAPMA, BİR SIVIYI KOYULAŞTIRMA | DOKUMA VE SÂİREYİ SIKLAŞTIRMA | ŞEFFAFLIĞINI GİDERME | YIĞMA, TOPLAMA


- TEKVÎNÎ ile/||/<> COSMOGONIQUE[Fr.] ile/||/<> KOZMOGONİK[Fr. < COSMOGONIQUE]

( astronomi )

( COSMOGONIQUE )


- TEL CAMBAZI ile/||/<> TEL ÇİVİ ile/||/<> TEL DİKİŞ ile/||/<> TEL DOKUMA ile/||/<> TEL DOLAP ile/||/<> TEL FIRÇA ile/||/<> TEL HALAT ile/||/<> TEL ISPANAK ile/||/<> TEL KADAYIF ile/||/<> TEL KAFES ile/||/<> TELKÂRİ ile/||/<> TEL KURDU ile/||/<> TEL KÜF ile/||/<> TEL KÜFLÜCE ile/||/<> TEL ÖRGÜ ile/||/<> TEL ŞEHRİYE ile/||/<> TEL TEL ile/||/<> TEL ZIMBA ile/||/<> DİKENLİ TEL ile/||/<> BAM TELİ ile/||/<> ELEKTRİK TELİ ile/||/<> GELİN TELİ ile/||/<> KAFES TELİ ile/||/<> LEHİM TELİ ile/||/<> TELGRAF TELİ ile/||/<> ZIMBA TELİ ile/||/<> SES TELLERİ

( Türlü metallerden yapılmış kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne Bu nesneden yapılmış ya da bu nesne biçiminde olan Tencere çaydanlık vb ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne İnsan saçını oluşturan ipçik Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri lif )


- TELÂFİ ETME | KARŞILAMA ile/||/<> KARŞILAMA

( Yağının yumruğunu eldivenin içi ya da kolun herhangi bir kısmı ile durdurmak karşılamak Kaybolanı yerine koyma dokuncayı karşılama ödencede bulunma )

( BLOCK UP | INDEMNIFY, COMPANSATION )

( INDEMNISATION, COMPONSOT/ON )

( BLOCKEN )


- TELÂKİ[Ar. < LİKA] ile/değil/yerine/= KAVUŞMA


- TELÂKKİ | KAVRAYIŞ ile/||/<> KAVRAYIŞ

( 1 Kavrama anlama yetisi 2 Görüş anlayış 1 Bir algı içeriğinin doğrudan doğruya kavranması 2 Kantta Algı türlerinin bir tasarım olarak birleşmesi salt görüde bir araya konması )

( CONCEPTION | APPREHENSION )

( CONCEPTION | APPRÉHENSION )

( APPREHENSION )

( APPREHENSIO )


- TELANJİYEKTAZİ/TELANGİECTASIA[İng.] ile/değil/yerine/= KILCAL DAMAR GENİŞLEMESİ


- TELA'SÜM[Ar.] ile/değil/yerine/= KEKELEME

( Yanıt verilecek yerde veremeyip kekeleme. | Saçmasapan yanıt verme, kemküm etme. | Dil dolaşma. )


- TELEFONDAKİ KONUŞMA BİTİMİNDE:
"KAPAT!" ile/değil/yerine/>< KAPATIYORUM/KAPATAYIM/KAPATALIM


- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME

( 15 dakikada fark ediliyor. İLE 4 saatte fark ediliyor. İLE Farkında bile olunmuyor. )