Bugün[10 Temmuz 2026]
itibarı ile 23.222 başlık/FaRk ile birlikte,
23.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(84/94)


- POLARITE/POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK


- POLARİZASYON[Fr. < POLARISATION] ile/değil/yerine/=/||/<> KUTUPLANMA | POLARMA

( kutuplanma polarma )


- POLARİZASYON/POLARIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= KUTUPLAŞMA


- POLARİZASYON ile/||/<> KUTUPLANMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Enine bir dalganın (özellikle ışığın) titreşim doğrultusunun belirli bir düzlemle sınırlanması olayıdır; yabancı kökenli terimdir. @@ Aynı olayın Türkçe adıdır; ikisi eş anlamlıdır. Polarize gözlük, sudan ve yoldan yansıyan yatay titreşimli parıltıyı bu ilkeyle keser. )

( Formül: E tek düzlem )


- POLARIZE[İng.] ile/||/<> KUTUPLAŞMAK

( POLARIZE )


- POLÂRÖLÇER ile/||/<> KUTUPÖLÇER

( kutupölçer )


- POLİÇE[İt. < POLIZZA] ile/ve/||/<>/> KLOZ[Fr. < CLAUSE]

( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE/VE/||/<>/> Sigorta poliçelerinde özel koşulları bildiren ek başlıklar. )


- POLİMER[Fr. < POLYMERE] ile/ve/||/<>/> KOPOLİMERLEŞME ile/ve/||/<>/> KOPOLİMER[Fr. < COPOLYMERE]

( Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı birleşikler. İLE/VE/||/<>/> Doymamış birleşikler karışımının büyük moleküller vererek polimerleşmesi. İLE/VE/||/<>/> Kopolimerleşme ile elde edilen nesne. )


- POLİMNİA[Yun.] ile/<> MELPOMEN[Yun.] ile/<> KALYOPE[Yun.] ile/<> KİLYO[Yun.] ile/<> ÖTERP[Yun.] ile/<> TERPSİGOR[Yun.] ile/<> ERATO[Yun.] ile/<> TALİA[Yun.]

( DOKUZLUKLAR[Yun. ENNEADLAR]
[simgelerdi...]
Ruhların, metafizik ve kehanet bilimlerinin sanatını.
İLE/<>
Yüzünde taşıdığı trajik maske ile Yaşam ve Ölümü.
İLE/<>
Bilimin tekrar doğuş sürecini.
İLE/<>
Tıp bilimini.
İLE/<>
Maji bilimini.
İLE/<>
İnsan ve psikolojik yapısının bilimini.
İLE/<>
Taşlar bilimini.
İLE/<>
Bitkiler bilimini.
İLE/<>
Hayvanlar Bilimini. )

( )


- POLİS = KENT/ŞEHİR

( Sözcük anlamıyla "Kent/Şehir" demektir. Şehirde ve bir arada yaşamanın gerektirdiği koşulları ilk elden sağlayan ve takipçisi, dayanakça gücü olandır. )


- POLİS[İng./Fr. POLICE < Yun. POLIS(ἡ πόλις)] ile/ve/||/<>/> KOMİSER[Fr. < COMMISSAIRE]["komser" değil!]

( ... İLE/VE/||/<>/> Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe ya da bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı ya da sivil memur. | Hükûmet komiseri. | Saha komiseri. )


- POLLUTION :/yerine KİRLİLİK


- POMPA/LAMA ile/ve/||/<> KÖRÜK/LEME


- POODLE[İng.] ile/||/<> KANİŞ[Fr. < CANICHE]

( Fransa dan köken alan ve Fransa nın ulusal köpek ırkı olarak da tanınan Avrupa da yaklaşık 400 yıllık bir geçmişi olan geçmişte av köpeği olarak yetiştirilmiş standart minyatür ve toy olmak üzere genel özellikleri aynı yalnızca boyutları farklı üç varyasyonu olan vücut yapısı orantılı ve kare şeklinde tüyleri sert ya tam kıvırcık veya kordonlar şeklinde dolanarak uzayan geleneksel biçimde tıraşı yapıldığında daha zarif asil ve kendinden emin bir görüntü kazanan bütün düz renklerde olabilen gözleri oval ve ırk özelliği olarak genellikle çok koyu renkli gözleri kahverengi olanlarda koyu kehribar renginde kayısı renkli olanlarda ise kehribar renginde kuyruğu geleneksel olarak ½ oranında kısaltılan neşeli çok zeki duyarlı ve eğitime son derece yatkın ve bu nedenle sirklerin aranan hayvanı olan sahibine çok düşkün sadık ve koruyucu günümüzde daha çok pet veya gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı pudıl köpeği )

( POODLE )

( CANICHE )


- POP ile/ve/değil/yerine/||/<>/> POPÜLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KLASİK


- POP ile/ve/||/<>/> ROCK ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> CAZ/JAZZ


- POPO ile SİLAHIN POPOSU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile KELEBEK ile KELEBEK BENZERİ ile TEREYAĞLILAR ile AYRAN

( BUTT vs. BUTT OF A GUN vs. BUTTERCUP vs. BUTTERFLY vs. BUTTERFLY-LIKE vs. BUTTERIES vs. BUTTERMILK )

( نزديک يا متصل شدن ile شاخ زدن ile ته تفنگ ile گل آلاله ile پروانه ile پروانه وار ile سم تراش ile آبدوغ )

( NAZADYK YA MOTASL SHODAN ile SHAKH ZADAN ile TAH TAFANG ile GOL ALALEH ile PARVANEH ile PARVANEH VAR ile SAM TARASH ile ABDOGH )


- POPÜLASYON ile/||/<> KOMÜNİTE

( Popülasyon tek tür İLE komünite çok tür )

( Formül: N(t) = N₀e^(rt) (popülasyon büyümesi) )


- POPULATION[İng.] ile/||/<> KİTLE[Ar. < KUTLE]

( POPULATION )


- PORFİR[Fr. < PORPHYRE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAYAÇ


- PORSUK ile KUTUP PORSUĞU


- PÖRSÜME ile KOFLUK


- PORTICO, COLONNADE[İng.] ile/||/<> PORTIQUE[Fr.] ile/||/<> SÄULENGANG, LAUBE, SÄULENHALLE[Alm.] ile/||/<> REVAK ile/||/<> ARCADING, ARCADE[İng.] ile/||/<> ARCATURE[Fr.] ile/||/<> BOGENREIHE, BOGENSTELLUNG[Alm.] ile/||/<> KEMERLEME

( Mimarlık Önyüzü kemerlemeli arkası körduvarlı üstü tonoz kubbe ya da damla örtülü geçit a kemerleme kapı revakı revaklı avlu revaklı bahçe arapçası garip gözüküyor Mimarlık 1 Körkemer dizisi 2 Birden çok kemerin yanyana dizilmesi kemer dizisi )

( PORTICO, COLONNADE )

( PORTIQUE )

( SÄULENGANG, LAUBE, SÄULENHALLE )


- POSITIONING[İng.] ile/||/<> KONUMLANDIRMA

( POSITIONING )


- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU


- POTANSİYEL ENERJİ ile/ve/||/<> KİNETİK ENERJİ

( Bir cismin konumundan ya da bir alan içindeki durumundan kaynaklanan, henüz açığa çıkmamış depolanmış enerjidir; kütle çekim alanında E_p = mgh, yayda E_p = ½kx² ile verilir. @@ Bir cismin deviminden kaynaklanan enerjidir; E_k = ½mv² ile verilir. İkisi birbirine dönüşebilir ama yalıtık sistemde toplamı (mekanik enerji) korunur: serbest düşen cisimde ilki azalırken ikincisi artar, sarkaçta sürekli birbirine çevrilir. )


- POTANSİYEL ENERJİ ile/||/<> KİNETİK ENERJİ

( Potansiyel konuma bağlı, kinetik harekete bağlı enerjidir )

( Formül: PE=mgh İLE KE=1/2mv² )

( Gottfried Wilhelm Leibniz tarafından 1676 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- POTANSİYEL ile/||/<> KİNETİK ile/||/<> MEKANİK ENERJİ

( Cismin konumundan ya da bir alandaki durumundan gelen depolanmış enerjidir; yükseklikte mgh, yayda ½kx². @@ Cismin deviminden gelen enerjidir; ½mv² ile verilir, hıza karesiyle bağlıdır. @@ İlkiyle ikincinin toplamıdır; yalnız korunumlu kuvvetlerin etkidiği yalıtık sistemde sabit kalır, ikisi birbirine dönüşse de toplamı değişmez. Sürtünme varsa bir bölümü ısıya kaçar. )

( Formül: ME = PE + KE = mgh + ½mv² )


- POTANSİYEL ile KONDİSYON


- KALIUM-ARGON-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNMASI


- POTASSIUM-ARGON DATING[İng.] / DATATION PAR LE POTASSIUM-ARGON[Fr.] / KALIUM-ARGON-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YAŞ TAYİNİ


- KALIUM-ARGON-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YÖNTEMİ


- POTASSIUM[İng.] / POTASSIUM[Fr.] / KALIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM


- POTPURİ[Fr. < POT-POURRI] ile/değil/yerine/=/||/<> KARMACA


- POYRAZ ile/||/<> ŞİMAL RÜZGÂRI ile/||/<> KUZEY RÜZGÂRI


- POZ ile/değil/yerine KOZ

( [not] POSE/POSITION vs./but TRUMP/ADVANTAGE
TRUMP/ADVANTAGE instead of POSE/POSITION )


- POZİSYON/POSITION[İng.] ile/değil/yerine/= KONUM | DURUM


- POZİSYON[Fr. < POSITION] ile/değil/yerine/=/||/<> KONUM | DURUM | STATÜ

( konum durum statü )


- POZİSYONLA(N/DIR)MAK ile/değil/yerine/= KONUMLA(N/DIR)MAK


- POZİSYON/STATÜ/VAZİYET ile/değil/yerine/= KONUM


- POZİTİF FİLM ile/||/<> KOPYA FİLM


- PPE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT[İng.] ile/değil/yerine/= KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM


- PPM/PERMANENT PACEMAKER KALICI PACEMAKER[İng.] ile/değil/yerine/= KALICI KALP PİLİ


- PRÄCHTIGES WOHNHAUS[Alm.] ile/||/<> KÂŞANE[Fars. < KÂŞÂNE]

( Mimarlık Büyük ve süslü yapı )

( PRÄCHTIGES WOHNHAUS )


- PRACTICE/PRACTICAL/THEORETIC[İng.] ile/değil/yerine/= PRATIQUE/THÉORIQUE, THÉORETIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PRAKTISCH/THEORETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KILGI

( Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. )


- PRAJNA ile/||/<> KARUNA

( En yüksek bilgelik, aşkın bilgelik. Şeylerin gerçek doğasına yalın aklın ötesinde doğrudan doğruya bakma yetisi. @@ Sevecenlik, şefkat; içgörü, sezgi, bilgelik uyanınca karunanın da kendiliğinden ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. )


- PRANA = KALEM NURLARI


- PRATİK[Fr. < PRATIQUE] ile/değil/yerine/= KOLAYLIKLA UYGULANABİLİR, KULLANIŞLI


- PRATİK[İng., Yun.]/TEAMÜL[Ar.] ile/değil/yerine/= KILGI/KILGIN/KILGILI


- PRATİK ile/değil/yerine/= KOLAY


- PREDİKSİYON[Fr. < PRÉDICTION] ile/değil/yerine/= KEHANET


- PREDİKSİYON[Fr. < PRÉDICTION] ile/değil/yerine/=/||/<> KEHANET


- PREKAMBRİYEN[Fr. < PRÉCAMBRIEN] ile/değil/yerine/=/||/<> KAMBRİYEN ÖNCESİ


- PREKLİNİK/PRECLINICAL[İng.] ile/değil/yerine/= KLİNİK ÖNCESİ


- PRESERVE :/yerine KORUMAK


- PRESTİJ ile KARİZMA

( PRESTIGE vs. CHARISMA )


- PREZERVASYON/PRESERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= KORUMA


- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)


- PREZERVATİF ile KAT MÜLKİYETİ

( CONDOM vs. CONDOMINIUM )

( کاپوت ile مالکيت مشترک )

( KAPOT ile MALKYT MOSHTARK )


- PRİMER ile/||/<> SEKONDER ile/||/<> TERSİYER ile/||/<> KUATERNER

( Proteinlerin dört organizasyon seviyesi. )

( Formül: φ İLE ψ açıları (Ramachandran) )


- PRK/PHOTOREFRACTIVE KERATOCTOMY FOTOREFRAKTİF[İng.] ile/değil/yerine/= KORNEA KESİSİ, IŞIKKIRAN SAYDAM TABAKA KESİSİ


- PROFILE PLANE[İng.] ile/||/<> PLAN PROFİLE DE PROJECTİON[Fr.] ile/||/<> KREUZRISSEBENE[Alm.] ile/||/<> YANAY DÜZLEMİ

( Betimsel uzamibilgisinde alın ve yatay düzlemlere dik olan görüntü düzlemi )

( PROFILE PLANE )

( PLAN PROFILE DE PROJECTION )

( KREUZRISSEBENE )


- PROFIT :/yerine KÂR


- PROFIT[İng.] ile/||/<> KÂR[Fars. < KÂR]

( Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay )

( PROFIT )


- PROGRAM[İng. PROGRAM | Fr. PROGRAMME ] ile/değil/yerine/= KOMUTLAM


- PROMOTOR[İng.] ile/değil/yerine/= KURUCU, GELİŞTİREN


- PROOF :/yerine KANIT


- PROPRIYOSEPSİYON/PROPRIOCEPTION[İng.] ile/değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALGILAMA


- PROPRIYOSEPTÖR/PROPRIOCEPTOR[İng.] ile/değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALMACI


- PROSTAT[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= KESTANECİK

( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )


- PROSTATE/MARRON, CHÂTAIGNE[Fr.] ile/değil/yerine/= CHESTNUT[İng.] ile/değil/yerine/= CASTANEA SATIVA[Lat.] ile/değil/yerine/= KASTANIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KESTANECIK

( (biyoloji) )


- PROTECT :/yerine KORUMAK


- PROTECTION :/yerine KORUMA


- PROTECTIONISM, PROTECTIONIST FOREIGN TRADE POLICY[İng.] ile/||/<> KORUMACILIK

( korumacılık Devletin dış ticarete müdahale ederek yerli üreticileri dış rekabet karşısında korumaya yönelik izlediği dış ticaret politikası )


- PROTEİN ile/||/<> KARBONHİDRAT

( Protein yapısal/enzimatik İLE karbonhidrat enerji kaynağıdır )

( Formül: Amino asit İLE şeker )


- PROTEİN ile/||/<> YAĞ ile/||/<> KARBONHİDRAT ile/||/<> VİTAMİN ile/||/<> BESİN ÖĞELERİ

( Temel besin bileşenleri. )

( Formül: 1 cal = 4.184 J )


- PROTEİN(LER) ile YAĞ(LAR) ile KARBONHİDRAT(LAR) ile MİNERAL(LER) ile VİTAMİN(LER)

( Canlı gözelerin ana nesnesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş karmaşık yapılı doğal nesne. İLE Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel ya da hayvansal nesne. İLE Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı. İLE Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım nesnelerle karışık ya da birleşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen inorganik nesne. İLE Besinlerde bulunan, gövdede genellikle yapılmayan, yağda ya da suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği ya da fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan nesnelere verilen genel ad. )

( PROTEINS vs. FATS vs. CARBOHYDRATES vs. MINERALS vs. VITAMINS )


- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU


- PROTİ = KINALI ADA

( "İlk olan" anlamına gelmektedir.
[ Kınalı Ada'nın eski (adsız) adıdır. ] )


- PROTON SAYISI ile/||/<> KÜTLE NUMARASI

( Proton sayısı atom numarası İLE kütle numarası proton+nötron toplamıdır )

( Formül: Z İLE A=Z+N )


- PROVE :/yerine KANITLAMAK


- PROVİDANSİYALİST[Fr. < PROVIDENTIALISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAYRACI


- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] ile/değil/yerine/= KAYRACILIK

( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )


- PROVİDANSİYALİZM[Fr. < PROVIDENTIALISME] ile/değil/yerine/=/||/<> KAYRACILIK


- PROVİZYON ile/değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)


- PROVOKASYON/PROVOCATION[İng.] ile/değil/yerine/= KIŞKIRTMA


- PROVOKASYON[Fr. < PROVOCATION] ile/değil/yerine/=/||/<> KIŞKIRTMA


- PROVOKATİF/PROVOCATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= KIŞKIRTICI


- PROVOKATÖR[Fr. < PROVOCATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> KIŞKIRTICI (AJAN PROVOKATÖR)


- PROVOKATÖR ile/değil/yerine/= KIŞKIRTMACI


- PRURITIS, ITCH[İng.] ile/||/<> KAŞINTI

( 1 Deriyle ilgili bozukluklarda ve özellikle alerjik yangılarda paraziter enfestasyonlarda görülen klinik belirti pruritis 2 Uyuz )

( PRURITIS, ITCH )


- PSİKANALİZİN BÜYÜK ADLARI:
GÖZLEMCİ ile/ve/değil/<>/< KURGUCU


- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ


- PSİKOLOJİSİ BOZUK OLAN ile KARAKTERİ BOZUK OLAN

( Düzelir. İLE Düzelmez. )


- PSİKOZ ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK BOZUKLUKLARI ile/ve/||/<>/> NEVROZ

( Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bilişsel bozukluk. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kaygı ve stresle başa çıkma zorlukları ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )


- PUBLIC SECTOR[İng.] ile/||/<> KAMU KESİMİ

( kamu kesimi Genel devlet ve kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan kesim )


- PUBLIC SECTOR[İng.] ile/||/<> KAMU KESİMİ | AMME[Ar. < ʿÂMME]

( kamu kesimi Genel devlet ve kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan kesim )


- PUL KANATLILAR ile/||/<> KELEBEKLER


- PUL | KÜME ile/||/<> KÜME

( Aralarında karşılaşmalar yaparak bir üst duruma geçecek olan aynı basamaktaki dönüde yer alan en az 4 en çok 10 yarışmacıdan ya da takımdan kurulu dizi Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk yıldız kümesi Belli kayaç özellikleri olan iki ya da daha çok sayıda komşu oluşuklar topluluğundan ortaya çıkmış bir kayaç katman birimi Belli bir amaç için bir arada kullanılan halkbilim ürünleri küme masal hayvan öyküncesi Birden çok canlının ya da cansız nesnenin oluşturduğu topluluk 1 Deneyim ya da çözümleme için birtakım birey nesne ya da gözlemlerden oluşan topluluk 2 Bir okulda bir derslikte öğrencilerin belli bir eğitim ya da öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım ya da öbeklere verilen ad Çok değişkenli istatistik Bir evrenin birbirine komşu olan öğelerinin oluşturduğu öbek Belirli bir p önermesini gerçekleyen tüm x öğelerinden oluşan varlık Simgesi x p x 1 öbek 2 Başka bir öbeğin öğesi olan bir öbek Krş yinelgen küme saptanır küme sayılabilir küme yinelgeli sayılabilir küme bağıntı izerge kümeler kuramı sayı sıralanmış nli dizge birleşim kesişim tümleyen alt küme üst küme özalt küme boş küme evrensel küme tüketici bölümleme denklik öbeği dizge birim kümesi güç kümesi sonsuz küme sonlu küme Koşularda kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her birine verilen ad güme gümele küleme Avcıların avlanırken kullandıkları harmanda çalışanların barındıkları küçük kulübe ya da sığınak Emirdağ Afyonkarahisar Yakaköy Gelendost Tokmacık Yalvaç Isparta Başkışla Karaman Karacaviran Seydişehir Konya güme Dereköy Eşme Uşak Akbaş Güdül Ankara gümele Merzifon Amasya küleme Bornova İzmir Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk 1 Sezgisel anlamda belirli nesnelerden oluşan bir topluluk 2 Zermelo FraenkelSkolem türünden aksiyomatik sistemlerde temel tanımsız kavram 3 NeumannBernaysGödel türünden aksiyomatik sistemlerde bir sınıfa ait sınıf takım küme küme Ağızlarda küme biçimi de kullanılır küme kulübe Türkmencede çöpküme çöp küme adı da geçer Kökenini bilmiyoruz Avcı kulübesi bekçi kulübesi olarak kullanılan gümele biçimiyle güme arasındaki benzerlik çarpıcı ve düşündürücüdür gümele Farsçada da goma a hovel made of reeds or straw ve kūma a straw hut or shed for sheltering those who watch the fields olarak kullanılır Bulgar ağızlarında avcı kulübesi olarak geçen gjume Türkçeden kalma bir alıntıdır BER 1 308 Eren TD 1995 44 Bläsing AT 43 ÊSTJa 1997 47 )

( POOL | LEAGUE | GROUP | CONGLOMERATE | CLUSTER | SET )

( POULE | GROUPE | CONGLOMÉRAT | ENSEMBLE | PELOTON )

( LIGA | GRUPPE | KONGLOMERAT | KLUMPEN | MENGE | MENGE, SATZ )


- PUL[Fars.] ve/||/<> KONFETİ[İt. < CONFETTI] ve/||/<>

( ... VE/||/<> Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları. )


- PUL ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KUL

( Varsa pulun, cümle âlemdir kulun. )


- PULLUK ve/||/<> KULAK DEMİRİ

( ... VE/||/<> Pullukta, uç demirinin kaldırdığı toprağı ters çeviren demir. )


- PULLUK/KÖTEN ile/ve KUTAN

( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. İLE Büyük pulluk. )


- PULMONARY CIRCULATION, LESSER CIRCULATION[İng.] ile/||/<> KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI

( Akciğerlerden oksijenin kana alınması karbondioksitin dışarı atılması amacıyla kanın kalbin sağ karıncığında turuncus pulmonalis ile akciğerlere gidip venae pulmonales lerle sol kulakçığa gelmesi akciğer dolaşımı )

( PULMONARY CIRCULATION, LESSER CIRCULATION )


- PULSAR ile/||/<> KUASAR

( Hızla dönen, kutuplarından ışın demeti yayan nötron yıldızıdır; demet bize süpürüldükçe düzenli atımlar görünür, kütlesi bir yıldız kadardır. @@ Uzak bir galaksinin merkezindeki dev karadeliğe düşen maddenin, galaksinin tümünden parlak ışımasıdır; evrenin en uzak ve parlak nesneleri arasındadır. İlki bir nötron yıldızı, ikincisi bir galaksi çekirdeğidir. )

( Formül: Yakın ~ z >> 0 )


- PÜLVERİZASYON ile/||/<> SPUTTERING[İng.] ile/||/<> PULVÉRISATION[Fr.] ile/||/<> KATHODENZERSTÄUBUNG[Alm.] ile/||/<> PÜSKÜRTÜM

( Bir boşluk borusunun altüşeğinin ince parçacıklar püskürerek aşınması )

( SPUTTERING )

( PULVÉRISATION )

( KATHODENZERSTÄUBUNG )


- PUMPKIN SEED[İng.] ile/||/<> GRAİNES DE COURGE[Fr.] ile/||/<> SEMEN CUCURBITAE[Lat.] ile/||/<> KÜRBISKERNE[Alm.] ile/||/<> KABAK ÇEKİRDEĞİ

( Çok eski çağlardan beri kabuklarıyle birlikte öğütülüp özellikle çocuklarda şerit düşürücü olarak kullanılan bitki tohumu )

( PUMPKIN SEED )

( GRAINES DE COURGE )

( KÜRBISKERNE )

( SEMEN CUCURBITAE )


- PUPPETEER, PUPPET-MASTER[İng.] ile/||/<> MARIONETTISTE[Fr.] ile/||/<> PUPPENMEISTER[Alm.] ile/||/<> KUKLACI

( Kukla üzerine uzman olan kişi )

( PUPPETEER, PUPPET-MASTER )

( MARIONETTISTE )

( PUPPENMEISTER )


- PUSET[Fr. < POUSSETTE] ile/değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI


- COMPASS[İng.] / BOUSSOLE[Fr.] / KOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= PUSULA


- PUT :/yerine KOYMAK


- PUT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KUT

( [not] IDOL vs./and/but/||/<>/< BLESSING/FORTUNE
BLESSING/FORTUNE instead of IDOL )


- PUT/LARI/NI KIRMAMAK ve/||/<>/> KENDİNİ, PUT KILMAK


- PUTREL | VETER | KİRİŞ | TENDON ile/||/<> TENDON ile/||/<> KİRİŞ

( kiriş kiriş Kasları kemiklere bağlayan yoğun düzenli bağ dokusu Tendo Bir eğri ya da yüzey üzerindeki iki noktayı birleştiren doğru parçası Mimarlık Döşeme ve tavan tahtalarının üzerine çakıldığı iki karşılıklı duvar arasına kılıcına konulmuş kereste ya da demir çubuk a taban kirişi kiriş yuvası yapıcılık Döşeme tahtalarını mıhlamak üzere kılıçlama yerleştirilen dört köşe kalın keresteden yanayı demir ya da betondemir karışımı yatay destek karşılık tendon tendere germek Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan ak parlak telli bir iplik I Bıçak sapı delmekte kullanılan araç Senirkent Isparta II 1 Kayıklarda seren direğine bağlanan ip Yenice Gelendost Isparta 2 Bağırsaktan yapılan ip Güdül Ankara 3 Hallaçların yün atmakta kullandıkları aracın iki ucuna gerilmiş hayvan bağırsağından ip Yalvaç Isparta Alefsi Köseli Eynesil Giresun Bor Niğde Doğanbey Konya III Çatı dam ve katlarda kullanılan kalın ağaç Yukarıtırtar Yalvaç Isparta Erenköy Seydali İnönü Eskişehir Derekuşculu Görele Giresun Baykara Selim Kars Yeşilyurt Haymana Ankara Yenikent Aksaray Niğde biyoloji matematik Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan beyaz parlak ve telli bir bağ Tendon Herhangi bir eğri veya yüzeyin iki noktasını birleştiren doğru parçası Az kiriş kiriş kiriş käräş Alt kiriş kiriş kiris kırıs xirlü xirlu Eski Uygurcada da kiriş biçimindedir kiriş bowstring Clauson 747a Räsänen V 272a kirişi ker spannen ve işaretiyle kir eintreten kökleriyle karşılaştırmıştır Kirişin ker germek köküyle karşılaştırılması akla yakındır ama bu yaklaştırma fonetik açıdan kolay değildir Salt başındaki ünsüz bu açıklamayı engellemekle kalmıyor ker kökünün e sesinin kirişte iye çevrilmesi de bir sorun olarak karşımıza çıkıyor Leksika 578 yazarlarına göre kiriş biçimi kir girmek kökünden iş ekiyle oluşturulmuştur Bu açıklama yapı yönünden tartışılamaz Ancak ses bakımından gözden geçirilmeye açıktır Yazarların diyalektlerdeki biçimleri sıralarken Türkiye Türkçesinde kullanılan kirişi saymadıklarını gördük Bu biçim yazarların kirişin kir girmek kökünden geldiği yolundaki düşüncelerine ters düşüyor Eski Türkçe kir kökü dilimizde gir olarak geçer Buna göre bu kökten gelen kiriş türevinin de dilimizde girişe çevrilmesi beklenir Dilimizde k g kuralından kaçan birtakım örneklerin varlığı göz ardı edilemez Örn kir kirpi kirpik kişi biçimlerinde eski k olduğu gibi kalmıştır Buna karşılık kel kemi kir köbek küç kün küneş gibi örneklerde kler dilimizde gye dönüşmüştür Kirişin kökü olarak ortaya atılan kir de dilimizde gir biçiminde yaşıyor Moğolca ve Tunguzca gibi Altay dillerinde kirişe benzer bir karşılığın geçmediği anlaşılıyor O açıdan kirişin Eski Türkçeden kalma bir türev olduğu düşünülebilir ȆSTJada 1997 7172 kirişin köküne ilişkin açıklamalar eleştirel olarak değerlendirilmiştir ȆSTJanın bu bölümünün Leksikanın baskıya verilmesinden sonra çıktığı anlaşılıyor Ne var ki yazarların ȆSTJanın baskıya verilmeyen bölümlerini de kullandıklarını gördük Kirişte ȆSTJaya başvurmayı gereksiz saymışlardır ȆSTJada kirişin anlamları özenle verilmiştir Leksika kirişin yalnız yayın iki ucu arasındaki esnek bağ anlamıyla yetinmiştir ȆSTJa ise sinir damar anlamından yola çıkmıştır Ok atmaya yarayan yayın iki ucu arasına gerilen bağ anlamının birincil anlam olmadığı açıktır Bunun gibi çalgı teli karşılığı da yeni bir anlamdır Müzik araçlarında kullanılan tel kuzuların ince bağırsaklarından yapılır Bu yeni anlam da kirişin sinir damar anlamına tanıktır )

( TENDON )

( TENDON )

( KIRIŞ[Az.]~KIRIŞ[Tkm.]~KIRIŞ[Krg.]~KÄRÄŞ[Tatk.]~KIRIŞ[Alt.]~KIRIŞ[Tuv.]~KIRIS[Yak.]~KIRIS[Yak.]~XIRLÜ[Çuv.]~XIRLU[Çuv.] )


- PUTTING THE SHOT[İng.] ile/||/<> LANCEMENT DU POIDS[Fr.] ile/||/<> KUGELSTOSS[Alm.] ile/||/<> GÜLLE ATMA

( 1 Tek elle taşınan gülleyi atma döngüsü içinden taşıyan kolla omuz doğrultusunda havadan ileriye doğru fırlatma 2 Gülleyi bu yolla en uzağa atmak amacıyla yarışılan atletizm dalı )

( PUTTING THE SHOT )

( LANCEMENT DU POIDS )

( KUGELSTOSS )


- [ne yazık ki]
PUTUNU, KENDİ YAPAR, KENDİ TAPAR" ve/||/<> KÖLELEŞTİRİRSİN ALDIRMAZ; "KÖLE" DERSİN, KALDIRMAZ


- PYLON[İng.] ile/||/<> PYLONE[Fr.] ile/||/<> TURMTOR, PYLON[Alm.] ile/||/<> KAPIKULE

( Mimarlık Eski kale ve saraylarda iki yanında korunma kuleleri bulunan anıtsal anakapı )

( PYLON )

( PYLONE )

( TURMTOR, PYLON )


- PYXIS, PYX (PYXIDIS)[İng.] ile/||/<> SSOUSSOLE[Fr.] ile/||/<> SCHIFFKOMPASS[Alm.] ile/||/<> KUMPAS

( Bir takımyıldızın adı )

( PYXIS, PYX (PYXIDIS) )

( SSOUSSOLE )

( SCHIFFKOMPASS )


- QAPIÇI[Azr.] = KALECİ[Tr.]


- QR CODE[İng. < QR CODE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAREKOD

( Bilişim yayımcılık eğitim vb alanlarda verilerin gizlendiği kare veya dikdörtgen biçiminde simge )


- QUADRATİK ile/||/<> KÜBİK ile/||/<> KUARTİK

( Tam sayı çözümlü polinom denklemler. )

( Formül: x² + y² = z² (Pisagor) )

( Omar Khayyam tarafından 1070 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1048-1131) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Matematik, Astronomi, Şairlik) (Önemli katkıları: Cebir, takvim reformu) )


- QUADRİLLE[Fr. < QUADRILLE] ile/değil/yerine/=/||/<> KADRİL

( Salon danslarından biri Bu dansın müziği )


- QUADRO[İt. < QUADRO] ile/değil/yerine/=/||/<> KADRO

( norm kadro torba kadro kelime kadrosu oyuncu kadrosu yazı kadrosu Bir kamu kuruluşunun bir işletmenin denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev yetki ve sorumlulukların hepsi Bu kişi ve sorumlulukları sayı nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge Bu çizelgedeki yer Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm ekip Belli bir sebeple bir arada bulunan kimselerin bütünü )


- QUALIFIÉ[Fr.] ile/||/<> KALİFİYE[Fr.]

( Nitelikli Kadının ev işini bu ev işinin de kalifiye bir iş olduğunu kabul etmek gerekiyor Füruzan Ev Sahipleri 100 Cumhuriyet intelijansiyasının topu birden ancak kalifiye olmayan birer işçi gibi çalışabilirdik o üstatların yanında Cemil Meriç Jurnal 2 276 )


- QUALİTE[Fr. < QUALITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> KALİTE

( kalite çemberleri kalite kontrolü kalite riski nitelik Herhangi bir bakımdan üstünlük )


- QUALITY :/yerine KALİTE


- QUANTUM[Fr. < QUANTUM] ile/değil/yerine/=/||/<> KUANTUM

( Belirli değer alabilen küçük miktar nicelik )


- QUARANTA[İt. < QUARANTA] ile/değil/yerine/=/||/<> KIRANTA

( Saçları ağarmaya başlamış erkek İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı özenli erkek Kırlaşmış saç sakal )


- QUARANTİNA[İt. < QUARANTINA] ile/değil/yerine/=/||/<> KARANTİNA

( Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi Eskiden hastanelerde yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer Kontrolden geçirme )


- QUARANTINE[İng.] ile/||/<> KARANTİNA[İt. < QUARANTINA]

( Bulaşıcı bir hastalığa maruz kalmış veya hastalığın kuluçka süreci içinde hastalığa yakalanmış olma potansiyeli olan insan veya hayvanların bu hastalığı yaymalarının önüne geçmek için hareketlerinin kısıtlanması hastalığın görüldüğü bölgeden dışarı çıkmalarının engellenmesi İtal quarantina quarantine Orta da Venedike gemiyle gelen yolcuların kırk gün kıyıya çıkmaları yasaklanmıştı Bu önlem daha sonra Batı Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde yaygın olarak kullanılmıştır O bakımdan quarantina ad ve kavram olarak uluslararası bir değer ve yaygınlık kazanmıştır Türkçeden Farsçaya da geçmiştir karantīna quarantine )

( QUARANTINE )

( QUARANTINA )


- QUARTA[İt. < QUARTA] ile/değil/yerine/=/||/<> KERTE

( Bir şeyin ulaştığı son nokta radde )


- QUARTZITE[Fr.] ile/||/<> KUVARSİT[Fr. < QUARTZITE]

( jeoloji )

( QUARTZITE )


- QUARZ[Alm. < QUARZ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUVARS

( Billurlaşmış silisin doğada çok yaygın bir türü )


- QUASAR[İng.] ile/değil/yerine/= KUASAR

( Kuasar, merkezinde bir süper kütleli kara delik bulunan ve bunun etrafındaki akresyon diski ("toplanma diski") sayesinde kazanan bir gök cismidir. Kuasar ismi, İngilizcedeki "quasi-stellar object", yani "yarı yıldızsı cisim" sözcüğünden türemiştir. Nokta kaynak gibi göründüklerinden dolayı, ilk gözlendiklerinde yıldız oldukları düşünülmüştür. Fakat uzaklıkları ve tayfları incelendiğinde yıldız olmadıkları ortaya çıkmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- QUATERNARY STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= KUATERNER PROTEİN YAPISI

( Çoğu protein polipeptit zincirlerinden oluşur. Bu polipeptitiler aynı olabilir (bir homodimerde olduğu gibi) ya da farklı olabilir (bir heterodimerde olduğu gibi). Kuaterner yapı, bu polipeptitlerin birbirleriyle etkileşime girdiğine ve daha büyük bir protein kompleksi oluşturduklarında verilen isimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- QUATRİLLİON[Fr. < QUATRILLION] ile/değil/yerine/=/||/<> KATRİLYON

( Trilyonun bin katı olan sayı trilyon kere bin )


- QUEEN BEE[İng.] ile/||/<> REINE DES ABEILLES[Fr.] ile/||/<> BIENEN KÖNIGIN[Alm.] ile/||/<> KRALİÇE ARI

( kraliçe arı Sosyal böceklerde üreme sınıfının bir üyesi Üreme yeteneğinde olan dişi bazen işçi fertlerden farklı yapıda olur Arı beyi ana arı )


- QUELALAKA[Fr. < QUEL + Ar. ʿALĀḲA] ile/değil/yerine/=/||/<> KELALAKA

( İlgisi yok ne ilgisi var anlamlarında kullanılan bir söz )


- QUİNAQUİNA[İsp. < QUINAQUINA] ile/değil/yerine/=/||/<> KINAKINA

( Kök boyasıgillerden asıl yurdu Güney Amerika olan Hindistan ve Endonezya da da yetiştirilen kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç Cinchona Bu bitkiden yapılan içecek )


- QUİNİNE[Fr. < QUININE] ile/değil/yerine/=/||/<> KİNİN

( kinin sülfatı Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın tedavisinde kullanılan beyaz alkaloit kinin sülfatı )


- QUINTAL[Fr.] ile/||/<> KENTAL[Fr. < QUINTAL]

( matematik )

( QUINTAL )


- QUİNTAL[Fr. < QUINTAL] ile/değil/yerine/=/||/<> KENTAL

( kilogramlık ağırlık ölçü birimi )


- QUİNTİLLİON[Fr. < QUINTILLION] ile/değil/yerine/=/||/<> KENTİLYON

( Katrilyon kere bin )


- QUOTA[Fr. < QUOTA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOTA

( Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini oranlarını veya miktarlarını gösteren liste Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı Bazı ülkelerde sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı sınırlama )


- QUOTATION[İng.] ile/||/<> KOTASYON[Fr. < COTATION]

( 1 Bir şirkete ait taşınır değerlerin borsada işlem görmesine izin verilmesi 2 Belirli bir tarihte döviz veya taşınır değerler borsalarında aracıların belirleyerek ilan ettikleri döviz ya da taşınır değerin alış ve satış fiyatı )

( QUOTATION )

( COTATION )


- R-STRATEJİST ile/||/<> K-STRATEJİST

( Organizmaların üreme ve hayatta kalma stratejileri. )

( Formül: dN/dt = rN(K-N)/K )


- R-SEÇİLİMİ ile/||/<> K-SEÇİLİMİ

( R çok yavru/kısa ömür, K az yavru/uzun ömürdür )

( Formül: Fare İLE fil )


- R-STRATEJİST ile/||/<> K-STRATEJİST

( r-stratejist hızlı üreme İLE K-stratejist kararlı. )

( Formül: Çok yavrulu İLE az )


- RABENGANG[Alm.] ile/||/<> KARGA YÜRÜYÜŞÜ

( Çömelik duruşta arada bir çift ayakla sıçrayarak yapılan yürüyüş )

( RABENGANG )


- RABIES[Lat.] ile/||/<> KUDUZ

( Kuduz hastalığı )

( RABIES )


- RABIT ile/||/<> CONJUNCTION[İng.] ile/||/<> CONJONCTION[Fr.] ile/||/<> KONJUNKTION, BINDEWORT[Alm.] ile/||/<> BAĞLAÇ

( Derleme bağ bağlama Eş görevli sözcükleri veya tümceleri birbirine bağlayan sözcük Ve veyo veyahut ile bile fakat çünkü madem ya ya gerek gerek ne ne hem de ya da ki vb )

( CONJUNCTION )

( CONJONCTION )

( KONJUNKTION, BINDEWORT )


- RACAH PARAMETRESİ ile/||/<> KRİSTAL ALAN PARAMETRESİ

( Racah B, C elektron itme, kristal alan 10Dq. )

( Formül: İnterelectronic İLE ligand field )


- RADDE[Ar. < RĀDDE] ile/değil/yerine/=/||/<> KERTE


- RADICAL :/yerine KÖKTEN, RADİKAL


- RADİKA ile/||/<> KARAHİNDİBA

( Yaprakları salata olarak yenen baharlı çok yıllık bir bitki Taraxacum officinale @@ Birleşikgillerden uzun ve dişli yapraklı çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki Taraxacum )

( TARAXACUM OFFICINALE cum/||/<> LEONTODON TARAXACUM cum/||/<> TARAXACUM ERYTHROSPERMUM cum/||/<> TARAXACUM LAEVIGATUM cum/||/<> TARAXACUM )


- RADİKA ile/||/<> KARAHİNDİBA

( Yaprakları salata olarak yenen baharlı çok yıllık bir bitki Taraxacum officinale )

( TARAXACUM OFFICINALE cum/||/<> LEONTODON TARAXACUM cum/||/<> TARAXACUM ERYTHROSPERMUM cum/||/<> TARAXACUM LAEVIGATUM )


- RADİKAL/CEZRİ ile/değil/yerine/= KÖKTEN/KÖKLÜ


- RADİKAL[Fr. < RADICAL] ile/değil/yerine/= KÖKTEN


- RADİKAL/RADICAL[İng.] ile/değil/yerine/= KÖKTEN


- RADİKAL[Fr. < RADICAL] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKTEN | KÖKTENCİ

( kökten köktenci )


- RADİKAL ile/değil/yerine/= KÖKTENCİ


- RADİKAL ile/||/<> RADICAL[İng.] ile/||/<> RADICAL[Fr.] ile/||/<> RADICALIS[Lat.] ile/||/<> RADIKAL[Alm.] ile/||/<> KÖKLÜ

( Bir A dolamı içindeki tüm büyükçe özleklerin kesişimi Simgesi kök A )

( RADICAL )

( RADICAL )

( RADIKAL )

( RADICALIS )


- RADİKALİZM[Fr. < RADICALISME] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKTENCİLİK


- RADİKALİZM ile/değil/yerine/= KÖKTENCİLİK


- RAĞMEN/MUKABİL[Ar.] ile/değil/yerine/= KARŞIN


- RAĞMEN[Ar. < RAĠMEN] ile/değil/yerine/=/||/<> KARŞIN


- RAHAT/KOLAY ile KENDİLİĞİNDEN

( EASY vs. SPONTANEOUSLY )


- RAHATLIK ile KAFANIN BASMAMASI


- [ne yazık ki]
!"RAHAT"/LIK ve/||/<>/>/< !KAYITSIZ/LIK


- RAHATSIZ ile/değil/yerine/=/||/<> KEYİFSİZ | HASTA

( Rahatı olmayan tedirgin huzursuz Rahat kullanılmayan sıkıntı tedirginlik veren keyifsiz hasta )


- RÂHİB ve/<> KÂTİB ve/<> HÂSİB


- RAKİP ile/ve/< KURBAN

( (gerektiğinde) Rakip olabilmek/olmak için kurban da olabilmelisindir. )


- RAKLET | KAZAĞI ile/||/<> KAZAĞI

( 1 Rende Belenören Keleş Bursa 2 Kaplardaki kirli ve paslı kısımları temizlemekte kullanılan araç Yalvaç Isparta )

( FLIGHT, SCRAPER )

( RACLETTE )

( MITNEHMER )


- RAKURSİ | KISALTIM ile/||/<> KISALTIM

( Sinema TV Görünge nedeniyle bazı boyutları daha kısa görünen nesneleri alıcıyla bu yolda aktararak sağlanan sonuç etki Resim Resimde ya da doğada kaçış çizgilerinin başlangıçları ile kaçış noktası arasının kısa olduğu görünüş Örn yatay bir kadının ayakları dibinden bakınca ayak parmakları ucunda dizleri dizlerinin hemen üstünde de göğüs ve çenesi görülür )

( FORESHORTENING )

( RACCOURCI )

( VERKÜRZUNG )


- RAMAZAN ve KELÂM


- RANJ | ARZ | GENİŞLİK ile/||/<> KÖŞEGEN ile/||/<> YÜKSEKLİK

( TV. Almaçtaki resmin yatay uzunluğu. @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı çeşitli ses tonlarının tümüne birden verilen ad. @@ Bir dağılımda, en büyük ve en küçük değerler arasındaki çıkarım. @@ (II) 1. Bir uzambiçimin belirli iki ucu ya da iki yüzü arasındaki uzaklık, Anlamdaş. en. 2. Genişliği belirten nicelik, Anlamdaş. en. @@ (matematik) @@ (aralığın-i) (matematik) @@ Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. @@ )

( WIDTH (OF IMAGE), HORIZONTAL SIZE | RANGE | WIDTH, BREADTH | LARGENESS | WIDTH | DIAGONAL | HEIGHT, VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT~DIAGONAL~HEIGHT (OF IMAGE), VERTICAL SIZE, IMAGE HEIGHT, PICTURE HEIGHT, FRAME HEIGHT | ALTITUDE , ELEVATION | HEIGHT | ALTITUDE )

( LARGEUR (D'IMAGE), AMPLITUDE HORIZONTALE | ETENDUE | LARGEUR | AMPLEUR D'UN INTERVALLE | ÉTENDU | DIAGONALE | HAUTEUR, AMPLITUDE VERTICALE~DIAGONALE~HAUTEUR (DE L'IMAGE), AMPLITUDE VERTICALE | HAUTEUR | ALTITUDE )

( DIAGONALIS~DIAGONALIS~... )

( BILDBREITEN | BREITER STIMMUMFANG | SPANNWEITE | BREITE | DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | BILDHÖHE~DIAGONALE, BILDSCHIRMDIAGONALE | DIAGONALE~BILDHÖHE | HÖHE | MEERESHÖHE )

( LARGHEZZA~DIAGONALE~ALTEZZA )

( ΠΛΆΤΟΣ / πλάτος~ΔΙΑΓΏΝΙΟΣ / διαγώνιος~ΎΨΟΣ / ύψος )


- RASAFÎ ile/||/<> PAVIMENTEUX[Fr.] ile/||/<> KALDIRIMSI

( biyoloji )

( PAVIMENTEUX )


- RASSÂS ile/||/<> KURŞUN

( kimya 2 oksit kimya Yumuşak ağır mavimsi ak renkli yatak alaşımları ile kolay işlenir çeliklerde kullanılan metal A A 207 21 A S 82 O A 11 34 E S 327 4 C Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal Az gurğuşun gurşun kurgaşın ak kurgaş kalay kara kurgaş kurşun korgoşun korgoşum Sonundaki n m sesleri düşündürücüdür korgasın korgasın korgasın Yalnız Nogaycada geçen korgay biçimi çarpıcıdır korgacın korgåşim Tel korgojın Tub Kuğ korgolcın Alt korgayın korgulçun Orta Türkçede koruğjīn olarak geçer İçindeki j dolayısıyla yabancı bir dilden alındığı anlaşılıyor Kâşgarlı Mahmudun verdiği bilgiye göre Oğuzlar koşūn biçimini kullanırlar Clausonun yazdığı gibi bu veri bir çıkıntıda korşūn diye düzeltilmiştir Buna göre büyük olasılıkla sözün orijinal biçimi korşūndur Eski Kıpçakçada korgāşun korguşun korgaşın gibi birtakım biçimler kullanılır Ligetiye göre TörK 127 kurşun kurguşun kurşın biçimleri Oğuzca kurgaşın korgoşun biçimleri ise Kıpçakçadır Türkçeden Moğolcaya geçmiştir Farsçada da Türk dillerinden kalma bir alıntı olarak kullanılır Doerfer TMEN 1466 Tacikçede Özbekçe bir alıntı olarak qurğåmiş biçimi geçer Doerfer TLT 490 Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir kuršúm Srp kúršum R κουρσούνι Arn kurshum BER 3 151 Skok EtRj 2 244 Andriotis EL 172 Bulgarca ve Sırpçada Türkçe kurşunun sonundaki nnin mye çevrildiği göze çarpıyor Eski ve yeni Türk diyalektlerinde nlerin ara sıra mye dönüştüğüne tanık oluyoruz Özellikle Çuvaşçada nlerin mye çevrildiğini biliyoruz Örn Türkçe karın Çuvaşçada xırăm olarak kullanılır karın Eski ve yeni diyalektlerde sayı anlamına gelen san biçimi de Çuvaşçada sum olarak geçer Çuvaş özellikleri taşıyan eski bir Türk dilinden kalma Macarca szám biçimi de n m olayına tanıktır Macarca szám biçimine ilişkin ses olayını Gombocz gözlemişti BTLw 184 s Onun bu gözlemine Ramstedt Poppe Benzing gibi uzmanlar da katılmışlardı Bu açıklamaya Doerfer UAJb 39 5370 de katılmıştı Ancak Doerfere göre Çuvaşça m eskiden kalma bir özelliktir Başka bir deyişle bu olay Çuvaşça bir yenilik sayılamaz Hovdhaugen UAJb 44 207211 birçok noktada Doerferin görüşüne karşı çıkmış Macarca szám biçiminin Eski Çuvaşçadan gelmediğini ileri sürmüştür Doerfer UAJb 45 199 ise szám biçiminin eski Çuvaş kökeninden geldiğini savunmuştur Ligeti TörK 3536 Ana Türkçe n Çuvaşça m Macarca m konusundaki görüşleri özet olarak sıralamakla yetinmiştir Türkçe n Çuvaşça m tartışmasına Kakuk da katılmıştır Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde Türkçe kurum yerine kurun biçiminin geçtiği de göze çarpıyor kurum Çuvaşlar kurşuna xura tăxlan adını verirler Yalnız tăxlan veya şură t ise kalay olarak kullanılır Bu adın Çuvaşçaya Moğolcadan geçtiği anlaşılıyor toğulğan étain plomb qara t plomb çağan t étain Ligeti NyK 49 261262 Ramstedt KWb 187b Türk diyalektlerinde geçen verileri Moğolca qorğalcin biçimiyle karşılaştırmıştır Räsänen V 303b 282a kurşun ve koruğjın biçimlerini ayırmıştır Ona göre koruğjın biçimleri Moğolcadan alınmıştır Clauson ED 656657 eski ve yeni verileri koruğjīnda toplamıştır Şçerbak Vvedenie 141 JaS 169 141 301 244 )

( LEAD )

( PLOMB | LITHARGE, OXYDE DE PLOMB )

( BLEI )

( GURĞUŞUN[Az.]~GURŞUN[Tkm.]~KURGAŞIN[Tatk.]~AK KURGAŞ[Tatk.]~KORGOŞUN[Krg.]~KORGOŞUM[Krg.]~KORGASIN[Kzk.]~KORGASIN[Kklp.]~KORGASIN[Nog.]~KORGACIN[Şor.]~KORGACIN[Sag.]~KORGÅŞIM[Özb.]~KORGOJIN[Tel.]~KORGAYIN[Alt.]~KORGULÇUN[Tuv.] )


- RASTER, TRAM | KAFES ile/||/<> KAFES ile/||/<> KAFES[Ar. < KAFES]

( TV Tarayıcı demetin bir resmi oluşturduğunda ortaya çıkan alt alta sıralanmış yatay çizgilerden oluşan dikdörtgen biçim Topkapı sarayında padişah oğullarının XVI yüzyıl sonlarından beri bir çeşit tutuklu yaşamı sürdükleri yüksek duvar ve şimşir ağaçları ile çevrili harem dairesine bitişik ve birçok odalarla oniki bölümden oluşan bina I Tırpanın ağzına bağlanan üç ya da dört dişli ağaç araç Akçaşar Yalvaç Isparta II Kayıkların başaltı bölümündeki ıskara Zefre Espiye Giresun III Kol saatlerinin camını korumak için üzerine geçirilen ıskara Laçin Eskişehir fizik kafes )

( RASTER, PICTURE RASTER | LATTICE )

( TRAME | GRILLE | TREILLIS )

( RASTER, BILD-RASTER, TEILBILD | GITTER )


- RASTGELME ile KAZA SONUCUNDA


- RASTLANTI ile KAZAEN


- RAVEN[İng.] ile/||/<> GRAND CORBEAU[Fr.] ile/||/<> CORVUS CORAX[Lat.] ile/||/<> ROLKRABE[Alm.] ile/||/<> KARAKARGA

( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının kargagiller Corvidae familyasından 60 cm kadar uzunlukta tüyleri parlak kara renkte mavi erguvanî parlaklık gösteren Palearktik bölge ve Kuzey Amerikada dağlık fundalık yerlerde yaşayan bir tür )

( RAVEN )

( GRAND CORBEAU )

( ROLKRABE )

( CORVUS CORAX )


- RÂYİHA[Ar.]/BÛY[Fars.] ile/değil/yerine/= KOKU


- REAKSİYON FORMASYON/REACTION FORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARS¸IT TEPKİ OLUŞTURMA


- REBİYÜLAHİR ile/||/<> KÜÇÜK MEVLİT AYI


- REÇİNE[Yun.] ile KOPAL[Fr./İsp. < COPAL]

( ... İLE Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cilâ yapmakta kullanılan bir tür reçine. )


- RECORD :/yerine KAYIT, KAYDETMEK


- RECORDING :/yerine KAYIT


- RECOVER :/yerine KURTARMAK, İYİLEŞMEK


- RED QUEEN HYPOTESIS[İng.] ile/değil/yerine/= KIZIL KRALİÇE HİPOTEZİ

( Bu hipoteze göre bir organizmanın biyotik çevresi sürekli onun zararına gelişir. Bu yüzden seksin evrimsel süreçteki yeri organizmanın çevresine daha az duyarlı hale gelmesini sağlamaktır. Yani canlının çevresi onun zararına geliştiğinden canlı daha fazla gelişerek bu olumsuz hali ekarte etmelidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RED WORM[İng.] ile/||/<> STRONGYLUS VULGARIS[Lat.] ile/||/<> PALISADENWURM[Alm.] ile/||/<> KIZILKURT

( Erginleri at eşek ve katırların kalın bağırsaklarında kurtçukları yine bu konakçıların kan damarlarında asalaklanarak kızılkurt sancısına yol açan en çok 25 mm uzunluğunda ipliksolucan )

( RED WORM )

( PALISADENWURM )

( STRONGYLUS VULGARIS )


- RED :/yerine KIRMIZI


- RED[İng.] ile/||/<> ROUGE[Fr.] ile/||/<> ROT[Alm.] ile/||/<> KIRMIZI[Ar. < KİRMİZİ]

( Resim Kan rengi kızıl )

( RED )

( ROUGE )

( ROT )


- REDDEDİLDİ ile/ve/||/<> KABUL EDİLMEDİ

( DENIED vs/and/||/<> OVERRULED )


- REDDETME ile/ve/<> KÜÇÜMSEME


- REDDETMEK ile/değil KALDIRMAK

( [not] REJECT vs./but TO REMOVE )


- RÉDIGER[Fr.] ile/||/<> KALEME ALMAK

( Kafada düzen verilen bir fikri yazı kurallarına göre kâğıda dökmek KALEME ALAN Rédacteur KALEME ALMA KALEME ALIŞ Rédaction )

( RÉDIGER )


- REDSKIN[İng.] ile/||/<> PEAU ROUGE[Fr.] ile/||/<> ROTHAUT[Alm.] ile/||/<> KIZILDERİLİ

( Amerikan yerlilerine aslında kahverenginin değişik tonlarında olan derilerini barış anlaşmaları sırasında kızıla boyamaları nedeniyle beyazlarca verilen ad )

( REDSKIN )

( PEAU ROUGE )

( ROTHAUT )


- REDSTART[İng.] ile/||/<> ROUGE QUEUE À FRONT BLANC[Fr.] ile/||/<> PHOENICURUS PHOENICURUS[Lat.] ile/||/<> GARTENROTSCHWANZ[Alm.] ile/||/<> KIZILKUYRUK

( Ötücü kuşlar Passeriformes takımının ardıç kuşugiller Turdidae familyasından Avrupa Orta ve Ön Asyada bahçe ve ormanlarda yaşayan Türkiyenin tamamında yazın kuluçkaya yatan 14 cm kadar uzunlukta sırtı kül rengi karnı daha açık renk küçük ve yumuşak böcekler ve bunların larvaları ile beslenen göçmen bir tür Bahçe kızılkuyruğu )

( REDSTART )

( ROUGE QUEUE À FRONT BLANC )

( GARTENROTSCHWANZ )

( PHOENICURUS PHOENICURUS )


- REEL KÖK ile/||/<> KOMPLEKS KÖK

( Reel gerçek sayı, kompleks sanal kısım içerir )

( Formül: x=2 İLE x=2+3i )


- REFRAKSİYON | KIRILIM ile/||/<> KIRILIM

( Işık demetinin yönünün çarptığı ya da içine girdiği ortamca değiştirilmesi Bir ışık ışınının ya da bir takımmıknatıssal dalganın bir ortamdan ötekine geçtiğinde doğrultusunu değiştirmesi )

( REFRACTION )

( REFRACTION | RÉFRACTION )

( REFRAKTION | BRECHUNG )


- REFRAKSİYON/REFRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= KIRILMA


- REFREF[:
KALDIRMAK]:
ŞEYİ değil KENDİNİ/KALDIRANI


- REGISTER :/yerine KAYDETMEK


- REGULARITY/COORDINATION/COORDINATES[İng.] ile/değil/yerine/= COORDINATION/COORDONNÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KOORDINATION/KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME

( Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. @@ Sinema/TV. 1. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. 2. İşlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. @@ Güreş karşılaşmalarını düzenleyip yapılmalarını sağlama. @@ Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. @@ bk. devşirim. @@ bk. ölçüleme. @@ Tecimde verimli çalışmayı sağlamak amacıyla işlerin düzene konulması. @@ @@ @@ 1. Ayarlama, bir olayın seyir veya gelişimini kontrol altında tutma. 2. Biyolojide organizmanın değişen koşullara bağlı olarak uyum göstermesi. )


- REHA[Fars. < REHĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> KURTULUŞ


- REHBER[Ar.]/GUIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KILAVUZ


- REHBER[Ar.] ile/değil/yerine/= KILAVUZ


- REHBER[Fars. < REHBER] ile/değil/yerine/=/||/<> KILAVUZ | TURİST REHBERİ

( rehber öğretmen adres rehberi şehir rehberi telefon rehberi turist rehberi kılavuz turist rehberi Bazı bilgileri bulmayı kolaylaştıran fihrist mahiyetindeki kitap Birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan yol gösteren kimse veya şey delil )


- REHBERLİK | KILAVUZLUK ile/||/<> KILAVUZLUK

( Kişiye özellikle okul çalışmalarında ya da işinde kendisine en çok yarar olanak sağlayabilecek etkinlikleri seçmesinde yardımcı olup yol gösterme 1 Bireyleri ilgi anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım 2 Öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği )

( GUIDANCE )

( ORIENTATION )


- REİS-İ CUMHUR ile/değil/yerine/= KAMU BAŞKANI


- REİYONİZASYON ile/||/<> KARANLIK ÇAĞLAR

( İlk yıldız ve galaksilerin ışığının, evreni dolduran nötr hidrojeni yeniden iyonlaştırdığı dönemdir; evren yeniden saydamlaştı. @@ Rekombinasyondan sonra, henüz yıldız oluşmadan önceki, evrenin ışıksız ve nötr olduğu dönemdir. İkincisi ilkinden önce gelir; karanlık çağları, ilk yıldızların ışığıyla başlayan yeniden iyonlaşma sonlandırır. )

( Formül: UV foton ~ karanlık )


- REKÂKET[Ar. < REKĀKET] ile/değil/yerine/=/||/<> KEKEMELİK


- REMAIN :/yerine KALMAK


- REMAINING :/yerine KALAN


- REML | KUM ile/||/<> KUM ÇÖLÜ ile/||/<> KUMUL

( Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri. @@ (jeoloji) @@ @@ Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi. @@ Püskürtmeli temizleme işlemlerinde kullanılan, silikadan silisyum karbüre dek metal olmayan kum biçimindeki tüm aşındırıcıların adı. @@ Ağızlarda gum olarak da geçer. ~ Az gum. -Tkm gum 1. 'toprak'; 2. 'kum'. -Blk kum. -Krg kum. -Nog kum. -Kklp kum. -Kzk kum. -Özb kum. -Sal kum. -Alt, Tel, Kuğ, Şor, Sag, Koy, Kaça, Küer kum. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (kum). Orta Türkçede kum (Çiğilce) olarak geçer. Eski Kıpçakçada da kum biçimi kullanılır. Etimolojisini bilmiyoruz (Ligeti: TörK 80). Türkçeden Farsça, Tatça, Tacikçe, Kürtçe gibi komşu dillere de geçmiştir (Doerfer: TMEN 1525; TLT 483). Kalmıkça xum da Türkçeden alınmıştır (Ramstedt: KWb 196b). Macarca homok biçiminin de Türkçe kum'a bağlı olduğu anlaşılıyor (Gombocz: BTLw 97). Ancak Macarca homok biçiminin ses açısından birtakım sorunları olduğu açıktır. Ligeti (NyK 49: 200-214) Macarca homok'un başındaki h-'yi ayrıntılarıyla irdelemiştir. Daha sonra Ligeti (TörK 153-155) homok'un Türkçe kum biçimiyle bağlı olduğunu dile getirmiş ancak kum'un Macarca homok'un kökeni sayılamayacağını vurgulamıştır. Moğolca qumaki 'sable fin, grains de sable; poussière d'eau' karşılığı Macarca homok biçimiyle ilgili birtakım sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ligeti, Türk diyalektlerinde kullanılan kumak (> kubak) biçimlerinin Moğolcadan alındığını da belirtmiştir: Alt, Tel, Şor kumak. -Kzk kumak. -Tub, Kuğ kubak. -Yak kumax. Kałużyński'nin, Yakutça biçimin Moğolcadan geçtiğinden söz etmediği göze çarpıyor (ME). Ramstedt ve Poppe, Türkçe ve Moğolca biçimler arasında eski çağlara çıkan bir yakınlık aramışlardı. Doerfer (TMEN 1525) bu görüşü geri çevirmeyi denemişse de Ligeti'ye göre ortaya koyduğu tanıklar çürüktür. )

( SAND | SANDY DESERT | DUNE~SANDY DESERT~DUNE )

( SABLE | DÉSERT DE SABLE | DUNE~DÉSERT DE SABLE~DUNE )

( ARENA~...~CUMULUS )

( SAND | SANDWÜSTE | DÜNE~SANDWÜSTE~DÜNE )

( SABBIA~DESERTO SABBIOSO~DUNA )

( ΆΜΜΟΣ / άμμος~ΑΜΜΏΔΗΣ ΈΡΗΜΟΣ / αμμώδης έρημος~ΚΟΥΜΟΎΛΑ / κουμούλα )


- REML ile/||/<> KUM

( Çimentolanmamış çapı en çok 1 mm olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri jeoloji Parçacıklarının 0 022 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi Püskürtmeli temizleme işlemlerinde kullanılan silikadan silisyum karbüre dek metal olmayan kum biçimindeki tüm aşındırıcıların adı Ağızlarda gum olarak da geçer Az gum gum 1 toprak 2 kum Blk kum kum kum kum kum kum Sal kum Alt Tel Kuğ Koy Kaça Küer kum Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kum Orta Türkçede kum Çiğilce olarak geçer Eski Kıpçakçada da kum biçimi kullanılır Etimolojisini bilmiyoruz Ligeti TörK 80 Türkçeden Farsça Tatça Tacikçe Kürtçe gibi komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 1525 TLT 483 Kalmıkça xum da Türkçeden alınmıştır Ramstedt KWb 196b Macarca homok biçiminin de Türkçe kuma bağlı olduğu anlaşılıyor Gombocz BTLw 97 Ancak Macarca homok biçiminin ses açısından birtakım sorunları olduğu açıktır Ligeti NyK 49 200214 Macarca homokun başındaki hyi ayrıntılarıyla irdelemiştir Daha sonra Ligeti TörK 153155 homokun Türkçe kum biçimiyle bağlı olduğunu dile getirmiş ancak kumun Macarca homokun kökeni sayılamayacağını vurgulamıştır Moğolca qumaki sable fin grains de sable poussière deau karşılığı Macarca homok biçimiyle ilgili birtakım sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır Ligeti Türk diyalektlerinde kullanılan kumak kubak biçimlerinin Moğolcadan alındığını da belirtmiştir Alt Tel kumak kumak Tub Kuğ kubak kumax Kałużyńskinin Yakutça biçimin Moğolcadan geçtiğinden söz etmediği göze çarpıyor ME Ramstedt ve Poppe Türkçe ve Moğolca biçimler arasında eski çağlara çıkan bir yakınlık aramışlardı Doerfer TMEN 1525 bu görüşü geri çevirmeyi denemişse de Ligetiye göre ortaya koyduğu tanıklar çürüktür )

( SAND | SANDY DESERT | DUNE )

( SABLE | DÉSERT DE SABLE | DUNE )

( SAND | SANDWÜSTE | DÜNE )

( ARENA )

( SABBIA )

( ΆΜΜΟΣ / άμμος )


- REN ile/ve KARİBU/CARIBOU

( Evcil geyik. İLE/VE Bir tür ren geyiği. )

( Yılda 4800 km. yol alarak göç ederler. [Karada 77 km., suda 9.6 km. hıza ulaşabilirler] )

( Sürü göç ederken, ayaklarındaki tıkırdayan bir tendondan dolayı ses çıkar. )

( Ren geyiği boynuzu olan tek geyik türüdür. )

( Dişillerin boynuzları erillerinkinden daha kısa ve gösterişsizdir fakat günde 2.5 cm.'nin üzerinde bir hızla büyürler. [Tüm memelilerde en hızlı büyüyen dokudur.] )

( Boynuzları her yıl düşer ve tekrar çıkar. [Eril olanları kış başında, dişil olanları yavruladığı ilkbaharda boynuzlarını düşürürler.] )


- REN ile/ve/||/<> MOSEL ile/ve/||/<> KOBLENZ(ALMANYA)


- RENCİDE ETMEK ile/ve/<> "KÜÇÜK DÜŞÜRMEK"


- RENDE ile KÜŞTERE[Fars.]

( ... İLE Uzun marangoz rendesi. )


- RENK KÖRLÜĞÜ[İng. COLOR BLINDNESS] ile/||/<> KIRMIZI-YEŞİL RENK KÖRLÜĞÜ[İng. RED-GREEN COLOR BLINDNESS]

( Bazı belirli renkleri normal insanların gördüğü biçimde görememe durumu. Bu görme bozukluğunda en sık rastlanan durum X genine bağlı genetik olarak kalıtılan kırmızı-yeşil renk körlüğüdür. @@ X geni ile kalıtılan renk körlüğü hastalığı. Kırmızı ve yeşil rengi normal görüşlü bir insanınki gibi algılayamazlar. Bu durum erkekleri daha fazla etkiler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RENK VERME(ME)K ile/ve/<> KOZ VERME(ME)K


- RENKLİ DEVRİM ile/||/<> KADİFE DEVRİM


- REPELLENT[İng.] ile/||/<> KOVUCU

( Doğrudan veya dolaylı olarak insan veya hayvan hijyenine yönelik olanlarda dâhil olmak üzere pire gibi omurgasız veya kuş gibi omurgalı zararlı organizmaları ortamdan uzaklaştırmak için kullanılan biyosidal ürünler repellent )

( REPELLENT )


- RÉPÉTITEUR, ARCHITECTE[Fr.] ile/||/<> BAUGESELLE, GESELLE[Alm.] ile/||/<> KALFA[Ar. < HALİFE]

( Mimarlık Mimarların çizdikleri tasarları ustalara uygulattıran kişi ḫalīfa Bulgarca kàlfa Türkçeden alınmıştır BER 2 177 )

( ḪALĪFA )

( RÉPÉTITEUR, ARCHITECTE )

( BAUGESELLE, GESELLE )


- RÉPLIQUE/HONORAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= HONORARY[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞILIK

( Divan yazınındaki 'nazire' karşılığı kullanılan bir terim. @@ Tornada bulunan bakırı kalıba almağa yarayan ağaç araç. (-Maraş) @@ 1. İnanca. 2. Kâğıt para karşılığı değerli maden. 3. Herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. @@ İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan paranın verilmesi, ödeneğin veya malların sağlanması. @@ )


- RESEPSİYON[Fr. < RÉCEPTION] ile/değil/yerine/=/||/<> KABUL TÖRENİ | KABUL YERİ

( Kabul kabul etme kabul töreni kabul yeri Kabul yerinde çalışan kimselerin tümü )


- RÉSILIATION/ECTHLIPSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KALDIRILMA


- RESİM ile KARAKALEM

( ... İLE Resim yapmada kullanılan kömür kalem. | Bu kalemle yapılan resim. )


- RESİPROKAL/RECIPROCAL[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI


- RESİPROKASYON/RECIPROCATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI OLUŞMA


- RESMEN ile KESİN


- RESMİKABUL[Ar. < RESM + ḲABŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> KABUL TÖRENİ


- RESMİYET ile CİDDİYET ile KİBARLIK ile MESAFE/Lİ/LİK

( Olgun kişiler, başkalarıyla aralarına mesafe koyarken, bunu hiddetle değil asâletle yapar. )

( FORMALITY vs. SERIOUSNESS vs. REFINEMENT vs. DISTANCE/Y/NESS )


- RESOURCE :/yerine KAYNAK


- RESTRICTION :/yerine KISITLAMA


- RESTRİKSİYON/RESTRICTION[İng.] ile/değil/yerine/= KISITLAMA


- RESTRİKTİF/RESTRICTIVE[İng.] ile/değil/yerine/= KISITLAYICI


- RETİNOPATİ ile/||/<> KATARAKT

( Retina hasarı ile görme kaybı. İLE/||/<> Göz merceğinin bulanıklaşması ile görme kaybı. )


- REZEKSİYON/RESECTION[İng.] ile/değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA


- REZİDANS[Fr.] ile/değil/yerine/= KONUT

( Yüksek devlet görevlileri, elçiler vb.'nin oturmalarına ayrılan konut. İLE ... )


- REZİDÜ/RESIDUE[İng.] ile/değil/yerine/= KALINTI, ARTIK


- REZİL/LİK ile/ve/||/<> KEPAZE/LİK[Fars.]

( Utanılacak, ayıp şeyler yapan kişi. İLE/VE/||/<> Niteliksiz olan, değersiz olan. | Utanmaz, rezil olan. | Gülünç olan. | Tâlim yaparken kullanılan gevşek ok yayı. )


- KUDRET-İ TANÎN[Osm.] / RESONANCE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS ENERJİSİ


- SEVİYE-İ TANÎN[Osm.]DÜZEYI / RESONANCE LEVEL[İng.] / NIVEAU DE RÉSONANCE[Fr.] / KERNRESONANZNIVEAU, RESONANZNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS SEVİYESİ


- RİBAT ile/ve/||/<>/> KERVANSARAY


- RİBAT ile/ve/||/<> KULE


- RİBAT ile/ve/||/<>/> KÜTÜPHANELİ RİBAT


- RİCA ETMEK ile/değil/yerine/= KOLUNMAK