Bugün[05 Temmuz 2026]
itibarı ile 19.165 başlık/FaRk ile birlikte,
19.165 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(72/78)


- SİGORTA[İt.]/ASFALYA[Yun.] değil/yerine/= KORUNÇ


- SİHAN ile/||/<> ÉPAISSEUR[Fr.] ile/||/<> KALINLIK

( matematik )

( ÉPAISSEUR )


- ŞIHBIZINCI ile/ve/ne yazık ki/||/<>/< KANI ALMAZ

( Açıkgöz, uyanık. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Kıskanç, çekemeyen. )


- ŞİİR:
"GENİŞ" ve/<> "KIRMIZI"


- ŞİİR ile/ve KOŞMA

( ... İLE/VE Sazla beraber okunan halk şiiri. )


- SİKATRİS değil/yerine/= (KAPANMIŞ, İYİLEŞMİŞ) YARA YERİ


- [ne yazık ki]
ŞİKÂYET ile İSRAF ile SIRADÜZENSİZLİK[ANARŞİ] ile BASKI/İSTİBDÂD ile İFRÂD-TEFRÎT
değil/yerine/><
KANAAT ile İNFAK ile HUZUR/SELÂMET ile ADÂLET ile İSTİKÂMET

( [ne yazık ki]
Bilgisizlik + Yoksulluk >= Şikâyet İLE
Bilgisizlik + Varsıllık >= İsraf İLE
Bilgisizlik + Özgürlük >= Anarşi İLE
Bilgisizlik + Güç >= Baskı/İstibdâd İLE
Bilgisizlik + Din >= İfrâd - Tefrit İLE

DEĞİL/YERİNE/><

Bilgi/(b)ilim + Yoksulluk >= Kanaat İLE
Bilgi/(b)ilim + Varsıllık >= İnfâk İLE
Bilgi/(b)ilim + Özgürlük >= Huzur, Barış/Selâmet İLE
Bilgi/(b)ilim + Güç >= Adâlet İLE
Bilgi/(b)ilim + Din >= Yön/İstikâmet )


- ŞİKAYET ile ÜZÜLMEK ile ÜZGÜN ile KEDERLİ ile KEDERLİ

( GRIEVANCE vs. GRIEVE vs. GRIEVED vs. GRIEVING vs. GRIEVOUS )

( تظلم ile ماتم داشتن ile غصه دادن ile محزون کردن ile غمديده ile سوگوار ile اندوه آورد )

( TAZLOM ile MATAM DASHTAN ile GHESEH DADAN ile MAHZUN KARDAN ile GHMADYDAH ile SOGVAR ile ANDOOH AVARD )


- SIKI | KOMPAKT ile/||/<> KOMPAKT[Fr. < COMPACT]

( COMPACT )


- SIKI/LAŞMA ile KATI/LAŞMA

( STRICT/NESS vs. STERN/NESS )


- SIKILMA ile/değil KANIKSAMA


- SIKINTI ile/ve/değil/yerine/<> KARANLIK

( Duygu durumu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Algı durumu. )

( Zorlamalı, değişken, keyfî. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Zorunlu, doğal. )


- SIKIŞIKLIK ile KISIR DÖNGÜ


- PINCH EFFECT[İng.] / EFFET DE PINCEMENT[Fr.] / KNEIFENEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMA ETKİSİ


- SIKIŞTIRICI | KOMPRESÖR ile/||/<> KOMPRESÖR[Fr. < COMPRESSEUR]

( tarım )

( COMPRESSUR | COMPRESSEUR )


- COMPRESSIBILITY FACTOR[İng.] / FACTEUR DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- COMPRESSIBILITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK KATSAYISI


- COMPRESSIBILITY[İng.] / COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄT, ZUSAMMENDRÜCKBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK


- COMPRESSION RATIO[İng.] / KOMPRESSIONSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRMA ORANI


- COMPRESSION[İng.] / COMPRESSION[Fr.] / KOMPRESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRMA


- SIKIŞTIRMAK ile KISTIRMAK


- SİKLON/KİKLON[Fr.] ile KİLOSİKL[Fr. < KILOCYCLE]

( Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına. İLE Saniyede bin devir olan elektrik akımının frekansını ölçmek için kullanılan birim. )


- SIKMAK ile KASMAK


- SİL değil/yerine/= KİRPİK TELSİ


- SILENT PARTNER, LIMITED PARTNERS, COMMANDITAIRES[İng.] ile/||/<> KOMANDİTER[Fr. < COMMANDITAIRE]

( Komandit şirkette sorumluluğu yatırdığı sermaye ile sınırlı olan ortak )

( SILENT PARTNER, LIMITED PARTNERS, COMMANDITAIRES )

( COMMANDITAIRE )


- SİLHAFİYE | KAPLUMBAĞALAR ile/||/<> KAPLUMBAĞALAR

( Testudinata anlamdaş Chelonia testudo kaplumbağa khelone kaplumbağa Omurgalı hayvanlardan sürüngenler Reptilia sınıfına giren bir takım Kabuk biçiminde bütün vücudu içine alan bir bağa ile örtülüdürler Bağa kemiksel deri safihalarından meydana gelerek dıştan keratin ile kaplı olup göğüs kemiğine ve eğe kemiklerine bağlıdır Dişleri yoktur Dönerboyunlular Pleurodira gizliboyunlular Cryptodira denizkaplumbağaları Cheloniidea ve yumuşakkaplumbağalar Trionychoidea alttakımlarını içine alır zooloji Sürüngenler Reptilia sınıfından bütün vücudu içine alan bir bağa ile örtülü kemiksel deri tabakalarından meydana gelerek dıştan keratin ile kaplı olan bağa ile göğüs kemiğine ve eğe kemiklerine bağlı olan dişleri olmayan türlere sahip bir takım )

( TURTLES )

( CHÉLONIENS )

( SCHILDKRÖTEN )

( TESTUDO | CHELONIA | CHELONIA, TESTUDINATA, TESTUDO: KAPLUMBAĞA )


- SİLİKAT[Fr./İng. < SILLICATE] ile KANBİYİT[Fr. < CANBYTE]

( Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. nesnelerin bileşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Hidratlı doğal demir silikat. )


- SİLİKAT ile KAZOLİT

( ... İLE Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat. )


- SİLİNDİR:
YARIM KÜRE ve/+/||/<> KONİ

( Silindir )


- SİLİNMEZ ile NEZAKETSİZLİK ile KABA

( INDELIBLE vs. INDELICACY vs. INDELICATE )

( محو نشدني ile پاک نشدني ile بي لطافتي ile بي لطافت )

( MAHV NESHODANY ile PAK NESHODANY ile BEY LATAFTY ile BEY LATAFT )


- SILICA[İng.] / TERRE SILICEUSE, SILICE[Fr.] / KIESEL, KIESELERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİS


- SİLİSYUM KARBÜR[Fr. < CARBURE] = KARBORUNDUM[Fr. < CARBORUNDUM]

( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. = Aşındırıcı nesne olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı. )


- SİLMEK ile KAZIMAK


- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= KARALTI


- SİMÂ(İŞİTME) KAYDI ile/ve KIRAAT(OKUMA) KAYDI

( Ders sırasında, müelliften dinleyerek okuma. Nüshanın tashih edildiğini ve tarihlerini gösterir. İLE/VE
Müellifin huzurunda ders esnasında okunduğunu gösterir. | Talebenin, önceden istinsah edilen bir nüshayı, hocaya giderek kendi nüshasıyla karşılaştırarak okunması.[Hoca ya da talebe okurdu.] )


- ŞİMALİGARBİ ile/||/<> NORTH-WEST[İng.] ile/||/<> NORD-OUEST[Fr.] ile/||/<> NORDWEST[Alm.] ile/||/<> KUZEYBATI | ARAYÖNLER

( Kuzey ile batı arası yön arayönler anayönler )

( NORTH-WEST )

( NORD-OUEST )

( NORDWEST )


- ŞİMALİŞARKİ ile/||/<> NORTH-EAST[İng.] ile/||/<> NORD-EST[Fr.] ile/||/<> NORDOST[Alm.] ile/||/<> KUZEYDOĞU | ARAYÖNLER

( Kuzey ile doğu arası yön arayönler anayönler )

( NORTH-EAST )

( NORD-EST )

( NORDOST )


- [ne yazık ki]
ŞIMARIK ile/ve/<> KÜSTAH


- ŞIMARIKLIK ile/ve KİBİR

( Şımardıysan, artık başka bir düşmana gerek kalmamış demektir. )

( ... vs./and ARROGANCE )


- SİMGE ile KAVRAM

( SYMBOL vs. CONCEPT )


- SİMGE ile/ve/<> KAVRAM

( SYMBOL vs./and/<> CONCEPT )


- SİMGE/LER:
KENDİLERİ değil KENDİNİ AŞAN ANLAMI/ANLAMA İŞARET EDEN

( SİMGE: Kendinden başka bir şeyi gösteren. )


- SİMGESEL YAPI(/BİLİNÇ) ile/ve/<> KAVRAMSAL YAPI(/BİLİNÇ)

( Mahal. İLE/VE/<> Mekân. )

( Yaşanır. İLE/VE/<> Kuşatır. )

( Açıklanamaz.[Anlamlandırılır.] İLE/VE/<> Açıklanabilir. )


- SİMHAK | KEMİK ZARI ile/||/<> KEMİK ZARI

( karşılık periosteum peri çevresinde osteon kemik Kemiğin üstünü örten telli bağ dokusundan yapılmış ince bir örtü kemik dış zarı )

( PERIOSTEUM )

( PÉRIOSTE )

( KNOCHENHAUT )


- ŞİMİOTAKSİ[Fr. < CHIMIOTAXIE] ile/||/<> KİMYAGÜÇÜMÜ

( kimyagüçümü )

( CHIMIOTAXIE )


- ŞİMİOTAKSİ[Fr. CHIMIOTAXIE] değil/yerine/= KİMYA GÖÇÜMÜ


- ŞİMİOTROPİZM[Fr. CHIMIOTROPISME] değil/yerine/= KİMYA DOĞRULUMU


- SİMYA ile/||/<> FLOGİSTON ile/||/<> ATOM ile/||/<> KUANTUM

( Kimyanın gelişim evreleri. )

( Formül: Kütle korunumu )


- SİN | YAŞ >< KURU


- SINAVLARDA:
DMS ile/ve/||/<> KPSS ile/ve/||/<> ÖMSS ile/ve/||/<> EKPSS

( Devlet Memurları Sınavı. İLE/VE/||/<> Kamu Personeli Seçme Sınavı. İLE/VE/||/<> Özürlü Memur Seçme Sınavı. İLE/VE/||/<> Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı. )


- SİNCAP[< Fars. SİNCÂB] ile KANGURU

( ... İLE Gebelik süreleri 22 - 24 gündür. [Yavruları 1 aylıkken annesinin kesesine geçer.] )

( ... İLE Doğumun kuraklık zamanına gelmesini engelleyebilirler. [Embriyolarını yumurtalıklarından birinde aylarca saklayabilirler.] )

( ... İLE Dişillerin 3 vajinası vardır. [Biri doğurmak, ikisi çiftleşmek üzere] )

( ... İLE Meme bezleri, tam yağlı ve yağsız sütü aynı anda üretebilir. )

( ... İLE Saatte 32 km. hıza ulaşabilirler. [Hızlandıkça daha az enerji harcarlar.][Kullandıkları enerjinin %70'ini geri dönüştürebilirler. (İnsanda ise ancak %20)] )

( ÇEKELEZ/ÇÖKELEZ, DEĞİN, GALLİ, TEYİN ile ... )

( SİNCÂBİYYE[Ar.]: Sincapgiller. )

( ... ile Kanguru )

( ... İLE Büyümeleri, hiç durmaz. )

( ... İLE Yavruları, 6.5 aylık olduklarında annelerinin keselerinden çıkarlar. )

( ... İLE Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, arka ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan. )

( SİNCÂB ile KENGAR )

( SQUIRREL vs. KANGAROO )

( SCIURUS VULGARIS/ANOMALIS cum MACROPUS GIGANTEUS [FAMILY OF MACROPODIDAE] )

( ... con EL CANGURO )


- SİNCAP ile KIRMIZI SİNCAP


- SİNDESMOZ[İng. SYNDESMOSIS] ile/||/<> KAVAL KEMİĞİ[İng. TIBIA]

( Kemikler arasında olan sıkı bağ doku eklemleri. Kaval kemiği ve baldır kemiği arasında bulunmakta. @@ Diz ile ayak bileğini bağlayan iki kemikten içte ve kalın olanı. Tibya. Latincede tibia, Osmanlıcada azm-i kasaba olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİNDİRİM'DE:
TÜKÜRÜK BEZİ ile/ve/<> İNCEBAĞIRSAK BEZİ ile/ve/<> PANKREAS ile/ve/<> KARACİĞER


- SİNEMATOGRAFİK, SİNEMATOGRAFİKLİK ile/||/<> CINEMATOGRAPHIC, CINEMATIC[İng.] ile/||/<> CINÉMATOGRAPHIQUE, DU CINÉMA[Fr.] ile/||/<> KINEMATOGRAFISCH[Alm.] ile/||/<> SİNEMATİK[Fr. < CINÉMATIQUE]

( Sinema 1 Sinemaya özgü olan sinema özelliği taşıyan sinemaya gider özellikleri bulunan 2 Sinemayla ilgili )

( CINEMATOGRAPHIC, CINEMATIC )

( CINÉMATOGRAPHIQUE, DU CINÉMA | CINÉMATIQUE )

( KINEMATOGRAFISCH )


- SINES (SHORT INTERSPERSED ELEMENTS)[İng.] değil/yerine/= KSE (KISA SERPİŞTİRİLMİŞ ELEMANLAR)

( Memelilerin DNA'sında bolca rastlanan her biri yaklaşık 300 baz çifti uzunluğunda olan genetik kodlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİNGULUM/CINGULUM[İng.] değil/yerine/= KUŞAK, HALKA


- SINIF = CLASS[İng.] = CLASSE[Fr.] = KLASSE[Alm.] = CLASSIS[Lat.] = CLASE[İsp.]


- SINIF ile/ve/değil/yerine KESİM


- SINIFLANDIRMA | KÜMELEME ile/||/<> KÜMELEME

( Sinema Film yapımını kolaylaştırmak amacıyla aynı bezem içindeki çekimleri bir araya toplama çalışma gününü elden geldiğince azaltmak için oyuncuların çalışma durumlarını düzenleme işi Ana düşünceyi geliştirmeye yarayan yardımcı düşünce ve ayrıntıları belirli bir düzen içinde sıralama Söz sanatı terimi Ana fikri geliştirmeğe yarayan birçok ayrıntıları arka arkaya söyleme )

( CROSS-PLOT, CROSS-HATCH | GRADING, SIZING )

( REGROUPEMENT | ACCUMULATION | CLASSIFICATION )

( KLASSIERUNG NACH DER KORNGRÖSSE )


- SINIR ile/ve/||/<> KATMAN


- SINIR ile/ve/||/<> KIYI ile/ve/||/<> UFUK ile/ve/||/<> YERYÜZÜ ile/ve/||/<> GÖKYÜZÜ ile/ve/||/<> KÜRE ile/ve/||/<> ARAF ile/ve/||/<> EŞİK ile/ve/||/<> BAĞLAÇ ile/ve/||/<> KURGU

( Önemli eşikler ve sınırlar. )


- SINIR[Yun. < PERAS]/HADD/HUDUT[Ar.] ile KOTA[Fr./İng. < QUOTA]

( İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uc. | Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği ya da çıkabileceği en alt ve en üst yer. | Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük. | Uc, son. İLE Bir ülkede ithal edilecek nesnelerin çeşitlerini, oranlarını ya da miktarlarını gösteren dizin. | Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. | Kuruluşlarda ya da derneklerde bir öbeğe tanınan sayı. | Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı. )

( BOUNDARY vs. QUOTA )


- SİNİR ile/ve/||/<>/> KRANİYAL SİNİRLER

( ... İLE/VE/||/<>/>

0 - Terminal
I – Olfaktör
II – Optik
III – Okülomotor
IV – Troklear
V – Trigeminal
VI – Abdusens
VII – Fasiyal
VIII – Vestibülokoklear
IX – Glossofaringeal
X – Vagus
XI – Aksesuar
XII – Hipoglossal )

( )

( NERVE vs. CRANIAL NERVES )


- SINIR ile/ve KUŞATMA

( LIMIT vs./and SURROUNDING )


- SINIR ile SINIR MUHAFIZI ile SINIR SAKİNİ ile SINIR OFİSİ ile SINIR GÖREVLİSİ ile KENARLIKSIZ ile SINIR ÇİZGİSİ ile SINIRLAR

( BORDER vs. BORDER GUARD vs. BORDER INHABITANT vs. BORDER OFFICE vs. BORDERER vs. BORDERLESS vs. BORDERLINE vs. BORDERS )

( سرحد ile مرزي ile سجاف کردن ile مرز ile کناره ile مجاور بودن ile حاشيه ile مرزبان ile مرزنشين ile اداره مرزباني ile مرز نشين ile بي مرز ile بي مرز و بوم ile خت مرزي ile خط مرزي ile ثغور )

( سرحد ile MARZY ile SAJAF KARDAN ile MARZ ile KONAREH ile MOJAVAR BODAN ile HASHYYEH ile MARZBAN ile مرزنشين ile EDAREH MARZBANY ile MARZ NESHYNE ile BEY MARZ ile BEY MARZ VE BOM ile KHT MARZY ile KHAT MARZY ile SAGHOR )


- SİNİRCE ile/değil/yerine KORUYUCULUK

( TAASSUB ile/değil/yerine MUHAFAZAKÂRLIK )


- SINIRLAMAK ile SINIRLI ile KAPATILMA

( CONFINE vs. CONFINED vs. CONFINEMENT )

( محبوس شدن ile محبوس کردن ile محدود شده ile مقصور ile توقيف ile زندان بودن )

( MOHBUS SHODAN ile MOHBUS KARDAN ile MAHDUD SHODEH ile MOGHSUR ile TOGHYFE ile ZANDAN BODAN )


- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil KAPSAMA


- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/yerine KONUMLANDIRMA


- SINIR/LANDIRMAK ile/ve/||/<> KOŞUL/LANDIRMAK


- SINIRLI ile/ve KAYNAĞI SINIRSIZDA OLAN SINIRLI


- SINIRLI ile/ve KISITLI

( LIMITED vs./and RESTRICTIVE )


- SINIRSIZ ile/ve KAYNAĞI SINIRSIZDA OLAN SINIRLI

( UNLIMITED vs./and THE LIMITED WHICH IN THE SOURCE OF UNLIMITED )


- SİNÜS ile/||/<> KOSİNÜS

( Trigonometrik fonksiyonların hassas tabloları )

( Takiyüddin tarafından 1570 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1526-1585) (Ülke: Osmanlı/Şam) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: İstanbul Rasathanesi, astronomi aletleri, optik) )


- SİNÜS ile/||/<> KOSİNÜS ile/||/<> TANJANT

( Açı-kenar ilişkileri. )

( Formül: tan = sin/cos )


- SIPA[Abazaca < SPAU: Çocuk.]/KODOK ile/ve KULUN/KOLON

( Eşek yavrusu. İLE/VE Altı aylığa kadar olan at ve eşek yavrusu. )

( HAR-KÜRRE ile/ve ... )


- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]

( Yağmur, güneş ve yelin etkileyemediği, gizli, kuytu yer. | Esirgeme, koruma. )

( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )

( Kışın duldasında, yazın gölgesinde. )


- SIR ile/ve KISIR


- SIR ile/ve/<> "KOKU"


- SIR ile/||/<> SIRALTI TEKNİĞİ ile/||/<> SLİP TEKNİĞİ ile/||/<> PERDAH TEKNİĞİ/LÜSTER ile/||/<> RENKLİ SIR TEKNİĞİ ile/||/<> KARBOTİ

( Keramikler üzerinde koruyucu, cam benzeri tabaka. İLE/||/<> Keramik boyalarının bisküvi halindeki keramikler üzerine boyanarak üstlerine sır çekilmesi, boyaların sır altında kalması ile oluşan teknik. İLE/||/<> İlk dönem Osmanlı keramiklerinde hamur kırmızıdır. İşte bu kırmızı rengi kapanak, beyaz ve düzgün bir yüzey elde etmek için keramikler astarlanır. Slip tekniğinde de esas olan bu astardır. Bu teknikte süsleme astarla yapılır. Burada astar, normaldeki halinden daha koyudur. Kırmızı hamurlu kap üzerine, istenen motiflere göre fırça ile astarla süsleme yapılır ve istenen renk, saydam sırlanır. İLE/||/<> Perdah tekniği çini ve keramik alanında bir sır üstü çalışmasıdır. Kap istenen renkte sırla sırlanıp fırınlandıktan sonra perdah adı verilen madde ile istenen örnekler yapılır ve az hararetli, dumanlı bir fırında tekrar fırınlanır. Bu fırınlamadan sonra, kap madeni bir parlaklık kazanır. İLE/||/<> Osmanlılar tarafından uygulanan bir çini tekniği. Bu teknikte boya sır altındadır. Sırın kendisi renklidir. İlk olarak, levha üzerine sınır birbirine karışmasını önleyen, kontur oluşturan bir madde ile sınırlar belirlenir. Daha sonra, istenen renkler sırasıyla boya gibi kullanılarak levha renklendirilir. En son fırın işlemiyle renkler ve yüzey tarafında içinden kaynaklanan bir mermerleşme karışması sağlanır. İLE/||/<> Keramiklerin süslenmesinde kullanılan bir teknik. Doğrudan kabın üzerine yapılan ya da ikinci hamuru yapıştırmak yoluyla bir takım kabartma figürlerin işlenmesi. )


- SIRACI ile/||/<> KONDÜVİT

( kondüvit )


- SIRADAN ile KLÂSİK

( ORDINARY vs. CLASSIC/AL )


- SIRADANLAŞTIRMA ile/ve/<> KANIKSAMA


- SIRADÜZENSİZLİK ile/ve/||/<> KARMAŞA

( ANARCHY vs. CHAOS )


- SIRDAŞ ile KENDİNDEN EMİN ile KENDİNDEN EMİN ile GİZLİCE ile GÜVENLE

( CONFIDANT vs. CONFIDENCE vs. CONFIDENT vs. CONFIDENTIALLY vs. CONFIDENTLY )

( محرم راز ile هم رائ ile همراز ile محرم اسرار ile سرنگهدار ile رازدار ile اطمينان ile اعتماد ile وثوق ile استظهار ile دلگرمي ile دلگرم ile بطور محرمانه ile متوکلاً )

( MAHRAM RAZ ile NPAM RAYE ile CPEHMARAZ ile MAHRAM ESRAR ile SARANGEIDAR ile RAZDAR ile ETMYNAN ile ETEMAD ile VOSOQ ile ESTEZEHAR ile DELGARAMY ile DELGARAM ile BETOR MOHARMANEH ile MOTOKLAN )


- SIRIK DOMATES ile YER DOMATESİ ile YEŞİL DOMATES ile KAVATA ile OVAL ile ELİKA ile SALKİTO

( Salatalık. İLE Yemeklik. İLE Turşuluk. İLE Dolmalık. [Kızarmayan domates] )

( LYCOPERSICON ESCULENTUM )


- ŞİRK ile/değil KÂMİL KÜFÜR


- ŞİRK ile/ve/||/<> KİBİR

( Tanrı'ya, başka bir şeyi/birini ortak koşmak. İLE/VE/||/<> Tanrı'ya, kendini ortak koşmak. )


- SİRKAT[Ar.] ile/ve/||/<> KATAKULLİ[Fr. < FAIT ACCOMPLI][argo]

( Çalma, hırsızlık. İLE/VE/||/<> Yalan dolan, oyun, tuzak, düzen. )


- ŞİRRET değil/yerine/= KAVGACI/KAPIŞKAN


- SIRTLAN ile KARINCAYİYEN SIRTLAN


- SİS ile/ve/||/<> KARANLIK


- ŞİŞE değil/yerine/= KÜÇÜK ŞİŞE/FLAKON


- ŞİŞİRMEK ile/ve/||/<> KÖPÜRTMEK


- ŞİŞMAN ile/değil/yerine KALIN


- ŞİŞMANLIK(OBEZİTE) <>/> KÖTÜRÜMLÜK(FELÇ)

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ

( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )


- SİSTEM KODU "0" ile KOD

( Tüm dünyada ve Türkiye'de belirlenmiş olan "0" bir kod olarak belirtilmez/yazılmaz! Şehirlerarası "0" ve/ya da uluslararası "00" aramalarda tuşlanma gerekliliği bilinen/bilinmesi gereken bir sistem kodudur. Şehirin ve ülkenin kodu ise belirtilebilir olan/belirtilmesi gerekendir. 0212, 0216, 0312, 0535 denmez! Sadece kod söylenir! 212. 212 22 22 gibi. )


- SİSTEM = KAİDE, KÂ'İDE = SYSTÈME, MÉTHODE


- SİSTEMİK ile/||/<> PULMONER ile/||/<> KORONER

( Kan dolaşım yolları. )

( Formül: LV → Aort → Vücut )


- SISTER :/yerine KIZ KARDEŞ


- SİT | KONUŞ ile/||/<> KONUŞ ile/||/<> KONUM

( Bir kentin kurulmuş olduğu yerin taşıdığı ve kentin gelişmesine olumlu ya da olumsuz etkisi olan yerbetim koşullarının tümü konum konum Bir dizgide bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer Üzerinde bir konaç dizgesi oluşturulan bir uzayda konaçları aracılığıyla belirlenen nokta Bir ölçme aracını oluşturan birim ya da değerlerin ölçüm sürekliliği üzerindeki göreli yeri Bir kentin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişikislni sağlayan ve kentin gelişmesini etkileyen coğrafya koşullarının tümü konuş 1 matematik Bir nesnenin özdeksel durumu 2 coğrafya Enlem ve boylamlara göre yeryüzünde bulunulan yer Taneciğin yeri bunu veren konsayılar Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına eksenine ya da eksenlerine göre yeri konuş coğrafya durum Tanelerin birbirlerine göre durumu bölge yer )

( SITE )

( SITE )

( TOPOGRAPHISCHE LAGE )


- ŞİTÂ ile/||/<> KIŞ

( Aralık ocak şubat aylarını içine alan zaman aralığı kuzey yarımküre için Astronomide 22 aralık ile 21 mart arası Sürekliliği ve yeğinliği yerel doğal nedenlerle ayrımlı da olsa kuzey güney yarımyuvarında yılın sırasıyla 21 aralık 21 mart ve 21 haziran 23 eylül günleri arasında kalan bölümü coğrafya Az gış gış kış kış kış kıs kıs kıs xıs kıs Alt Tel kış kıs xĕl Sonundaki ş sesi Çuvasçada lye çevrilmiştir Türkçe gümüş kümüş Çuvaşça kĕmĕl Türkçe beş Çuvaşça pillĕk pilĕk örneklerinde olduğu gibi )

( WINTER | SUMMER )

( HIVER | ÉTÉ )

( WINTER | SOMMER )

( HIEMS )

( INVERNO )

( ΧΕΙΜΏΝΑΣ / χειμώνας )

( GIŞ[Az.]~GIŞ[Tkm.]~KIŞ[Krg.]~KIŞ[Tatk.]~KIŞ[Bşk.]~KIS[Kzk.]~KIS[Kklp.]~KIS[Nog.]~XIS[Hak.]~KIS[Sag.]~KIŞ[Alt.]~KIŞ[Tel.]~KIŞ[Şor.]~KIS[Yak.]~XĔL[Çuv.] )


- ŞİTÂİYYE[Ar.] değil/yerine/= KIŞLIK KONUT


- SİTE[Fr. < CITÉ] ile/||/<> KALIP. (*AKSARAY -NİĞDE)

( Kalıp Aksaray Niğde )

( CITÉ )


- SİTEM ile KİNÂYE


- SİTOKİNEZ ile KARYOKİNEZ

( Göze bölünmesi sırasında sitoplazmanın bölünmesi. İLE Göze bölünmesi sırasında çekirdeğin bölünmesi. )


- SITUS[İng.] değil/yerine/= KONUM


- SIVI SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KATI SABUN

( pH dengesi daha değişkendir.[Yapımında, potasyum hidroksit kullanıldığından.][Yapısını bozmadan içine çok daha fazla ek madde konulabildiğinden, katı sabuna oranla içindeki bazı nesnelerden dolayı elleri daha çok yıpratabilir.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Raf süresi daha uzundur.[Eriyebilmesinden dolayı.] )

( Çevreye duyarlılık için katı sabun yeğlenmelidir.[Sıvı sabunlar, katı sabunlara oranla %25 oranında daha fazla karbon ayak izi bırakır. )

( Ev ortamında katı sabun kullanılabilir fakat hastahane, okul, alışveriş merkezleri gibi ortak ve kalabalık ortamlarda katı sabun kullanılmamalıdır. )


- SİVRİSİNEK ile KARAİĞNE


- SİVRİSİNEK ile KULEKS/CULEX


- SİYAH[Fars. < SİYÂH] ile/||/<> KARA, EN KOYU RENK

( kara en koyu renk Az esk siyah Azeri alanında gara kullanılır siyāh kara )

( SIYĀH )

( ESK[Az.] )


- SİYAH[Fars.] değil/yerine/= KARA


- SİYÂH[Fars.] değil/yerine/= KARA


- SİYAH ile/||/<> KARA ile/||/<> KARA[Ar. < KÂRRA]

( Kara renk üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi 1 Bir kıran yüzünden hayvanları yiten vergi yükümlüsü 2 Bir çift büyüklüğünde toprağı olan bir köylünün kalıtı üzerinde hakları olmayan ikinciden sonraki erkek çocuklarından ekmeğini kazanır duruma gelinceye kadar evlenmemiş olanlar 3 Çok yoksul olan bennâk vergisi yükümlüsü Resim Kemik ya da ağaçların yakılması ile elde edilen kömür rengi a ak boya kara KahaneTietze LFL 6 s Doerfer TMEN 1440 gibi yazarlara göre Arapçadan alınmıştır qārra Kononov TSb 1975 161 s 14 not karanın bu anlamda belli başlı bütün Türk diyalektlerinde kullanıldığını göz önüne alarak bu görüşe katılmamıştır Kormuşin Baskakov Arm 9399 de karayı toprak olarak en koyu renge verilen kara adından ayırmamış ancak Moğolcada qaranın toprak olarak geçmediğini belirtmiştir )

( QĀRRA )

( BLACK | LAMP BLACK, BONE BLACK )

( NOIR )

( SCHWARZ | SCHWARZ, KIENRUSS, EIFENBEINSCHWARZ )

( NIGER )


- SIYÂNET[Ar.] değil/yerine/= KORU(N)MA


- [ne yazık ki]
SİYASAL KAYIRMACILIKTA:
PATRONAJ(BOSISM) ile/ve/||/<> KLIENTALIZM ile/ve/||/<> HİZMET KAYIRMACILIĞI


- SİYASAL LİBERALİZM ve/||/<> EKONOMİK LİBERALİZM ve/||/<> KAPİTALİZM


- SİYASİ KRİZ ile/ve EKONOMİK(İKTİSADİ) KRİZ ile/ve KÜLTÜREL KRİZ


- SİYASİ TARİH ile/ve/<> KÜLTÜR TARİHİ

( POLITICAL HISTORY vs./and/<> CULTURAL HISTORY )


- SIYIRMAK ile/ve/<> KEMİRMEK


- ŞİZOFRENİ[İng. SCHIZOPHRENIA] ile/||/<> EKOPRAKSİ[İng. ECHOPRAXIA] ile/||/<> ELEKTROKONVÜLSİF TERAPİ (EKT)[İng. ELECTROCONVULSIVE THERAPY] ile/||/<> HALÜSİNASYON[İng. HALLUCINATION] ile/||/<> KATATONİ[İng. CATATONIA]

( Kişinin sanrılar ve halüsinasyonlar görmesine, düzensiz düşünce ve davranışlarda bulunmasına sebep olan zihinsel bozukluk. Şizofreni hastaları sanrılar ve halüsinasyonlar sebebiyle günlük hayatlarında birçok engelle` karşılaşabilirler. @@ Başka bir kişinin hareketlerinin istemsiz olarak taklit edilmesidir. Ekopraksi, şizofreni (özellikle katatonik şizofreni), Tourette Sendromu ve diğer bazı nörolojik hastalıkların bir özelliğidir. @@ Hastanın beynine kontrollü bir biçimde elektrik akımı göndererek hastalığın semptomlarını gidermeyi amaçlayan psikiyatrik tedavi yöntemi. Tedaviye artık yanıt vermeyen majör depresyon, bipolar bozukluk ya da şizofreni gibi ağır psikiyatrik hastalıklarda oldukça yaygın kullanılır. Elektrokonvülsif terapi, anestezi yoluyla hastanın bilinci kapalı bir biçimde yapılır. "Elektroşok tedavisi" olarak da bilinmektedir. @@ Kişinin, hiçbir uyarıcı nesne ya da durum olmadan gerçek olmayan şeyleri duyduğu, kokladığı, gördüğü ya da tattığı durum. "Varsanı" ismiyle de bilinmektedir. @@ Kişinin heyecan ve dalgınlık arasında gidip geldiği bir çeşit şizofreni. Katatonide görülen bulgular arasında şunlar yer almaktadır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKANDAL[Fr. < SCANDALE] ile/||/<> KRİZ


- SKİ[İng.] değil/yerine/= KAYAK


- SKI :/yerine KAYAK YAPMAK


- SKOLYOZ ile/||/<> KİFOZ

( Omurganın yana doğru eğrilmesi. İLE/||/<> Omurganın öne doğru eğrilmesi. )


- SLAUGHTER HOUSE[İng.] ile/||/<> KESIMHANE[TR. < KESIM + FARS. < HÂNE]

( Hayvanların et elde etmek amacıyla kesildikleri yer )

( SLAUGHTER HOUSE )


- SLAVE :/yerine KÖLE


- SLAVERY[İng.] ile/||/<> KÖLELİK

( Bazı bireylerin diğerlerinin üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğu bir tür toplumsal katmanlaşma biçimi )

( SLAVERY )

( ESCLAVAGE )

( SKLAVEREI )

( SERVITUS )

( SCHIAVITÙ )

( ΔΟΥΛΕΊΑ / δουλεία )


- SLEET[İng.] ile/||/<> GRÉSIL[Fr.] ile/||/<> GRAUPELN[Alm.] ile/||/<> EBEBULGURU ile/||/<> GRAIN OF ICE[İng.] ile/||/<> KIRCI

( Kırcı olayının az yeğin biçimi kırcı Karla dolu arası katı bir yağış türü )

( SLEET )

( GRÉSIL )

( GRAUPELN )


- SLIDE :/yerine KAYMAK, SLAYT


- SLIP :/yerine KAYMAK, SLİP


- SLIVER[İng.] ile/||/<> SPLITTER[Alm.] ile/||/<> KIYMIK

( Haddeleme sırasında kopmuş küçük parçaların yüzeye batarak oluşturdukları yüzey kusuru )

( SLIVER )

( SPLITTER )


- SMALL :/yerine KÜÇÜK


- SMART GRİD ile/||/<> KLASİK ŞEBEKE

( Üretim ve tüketimi sensörler ve iletişimle anlık izleyip dengeleyen, iki yönlü akışa ve dağıtık üretime uyum sağlayan elektrik şebekesidir. @@ Elektriği büyük santrallerden tüketiciye tek yönde, anlık geri bildirim olmadan dağıtan geleneksel şebekedir. İlki esnek ve iletişimli, ikincisi tek yönlü ve durağandır. )


- SMELL :/yerine KOKU, KOKLAMAK


- SMS/SHORT MESSAGE SERVICE[İng.] değil/yerine/= KISA İLETİ HİZMETİ


- SMUGGLER/SMUGGLING[İng.] değil/yerine/= CONTREBANDIER[Fr.] değil/yerine/= KAÇAKÇI

( Yurda kaçak mal sokan, kaçakçılık yapan kişi. )


- SMUGGLING[İng.] ile/||/<> KAÇAKÇILIK | GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI

( 1 Yasal olmayan gizli yollardan ve herhangi bir vergi ödemeden ülke dışından ülkeye mal sokulması 2 göçmen kaçakçılığı )

( SMUGGLING )


- SNARE[İng.] değil/yerine/= KAPAN


- SNOW :/yerine KAR


- SOBA ile/değil KUZİNE[İt. < CUSINA]

( ... İLE/DEĞİL Hem ısıtmaya, hem de üzerinde ya da içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. | Gemilerde yemek pişirilen yer. )


- SODYUM ile KALİBORİT

( ... İLE Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı. )


- KALTE KERNFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI


- COLD DIODE[İng.] / DIODE FROIDE[Fr.] / KALTE DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK DİYOT


- COLD ELECTRONIC[İng.] / ÉLECTRONIQUE FROIDE[Fr.] / KALTELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK ELEKTRONİK


- COLD CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR FROID[Fr.] / KALTER LEITER, KALTTETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK İLETKEN


- COLD CATHODE[İng.] / CATHODE FROIDE[Fr.] / KALTE KATHODE, KALTKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOT


- COLD CATHODE RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À CATHODE FROIDE[Fr.] / KALTKATHODENGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOTLU DOĞRULTUCU


- COLD CATHODE LAMP[İng.] / LAMPE À CATHODE FROIDE[Fr.] / KALKTAHODENLAMPE, KALTE KATHODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOTLU LAMBA


- COLD CATHODE TUBE[İng.] / TUBE À CATHODE FROIDE[Fr.] / KALKTAHODENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KATOTLU TÜP


- KALTES NEUTRON, UNTERTHERMISCHES NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK NÖTRON


- COLD EMISSION[İng.] / ÉMISSION FROIDE[Fr.] / KALTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK SALIM/YAYIM


- SOĞUK YEREL YELLER/RÜZGÂRLAR:
BORA ile İMBAT ile MİSTRAL ile POYRAZ ile ETEZYEN ile KRİVETZ


- COLD[İng.] / ROID[Fr.] / KALT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK


- COOLING[İng.] / REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLEN, ABKÜHLUNG, KÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUMA/SOĞUTMA


- SOĞUTMA ile/||/<> ISI POMPASI ile/||/<> KLİMA

( İş harcayarak ısıyı soğuk ortamdan çekip sıcak ortama atan çevrimdir; amaç içeriyi soğutmaktır (buzdolabı). @@ Aynı ters çevrimi, dışarıdan çekilen ısıyı içeriyi ısıtmak için kullanan aygıttır; amaç ısıtmaktır. @@ Aynı çevrimi hem soğutma hem ısıtma için çift yönlü kullanabilen aygıttır. Üçü de aynı ters ısı çevrimidir; farkları amacın soğutma mı, ısıtma mı, ikisi birden mi olduğudur. )

( Formül: COP = Q_h/W > 1 )


- COOLANT FLUID[İng.] / FLUIDE DE REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLFLÜSSIGKEIT, KÜHLMITTELFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUTUCU AKIŞKAN


- SOHBET:
KENDİNİ UNUTMAK ile/ve/<> KATMAMAK

( Sohbette, sipariş olmaz. )

( SOHBET: Soruları[sualleri/istekleri] unutturan. )

( SOHBET: Uzaduyumla[telepati] etkileşim. )


- SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP


- SOKRATES'İN "YARGILANMASINDAKİ" 500 "YARGIÇ":
ÖLÜM KARARI VERENLER ile/değil/yerine/>< KARŞI OLANLAR

( [ne yazık ki]
[İlk "karar"da] "280" >< 220
[İkinci "karar"da] "360" >< 140 )

( Sokrates'in Savunması )


- SOKUR ile/||/<> KÖR / ESKİMİŞ KÖSTEBEK

( kör eskimiş köstebek sokur sokır sukır hukır Başkurtçada baştaki slerin hye çevrilmesi kuraldır sokır sokır sukir Alt Tel Kuğ soğır kör soxxor Yakutçada baştaki slerin öz Türkçe sözlerde düştüğünü biliyoruz O bakımdan soxxor örneğinde baştaki snin saklanması düşündürücüdür sukkăr Kumancada sokur olarak geçer Moğolcadan alındığı anlaşılıyor soqur Eski ve yeni Türk diyalektlerinde geçen belli başlı biçimleri Schönig ML 169 gözden geçirmiştir Onun açıkladığı gibi daha çok Anadolu ağızlarının doğu bölgesinde ve Balkan ağızlarında kullanılır )

( SOKUR[Tkm.]~SOKIR[Nog.]~SUKIR[Tatk.]~HUKIR[Bşk.]~SOKIR[Kzk.]~SOKIR[Kklp.]~SUKIR[Özb.]~SOXXOR[Yak.]~SUKKĂR[Çuv.] )


- SOL ile SOL EL ile SOLAK ile SOLAK ile KALAN ile SÖYLENMEDEN BIRAKILDI ile SOLCULUK ile SOLCU ile ARTIK ile YEMEK ARTIKLARI

( LEFT vs. LEFT HAND vs. LEFT HANDED vs. LEFT HANDER vs. LEFT OVER vs. LEFT UNSAID vs. LEFTISM vs. LEFTIST vs. LEFTOVER vs. LEFTOVER FOOD )

( چپ ile دست چپ ile کج دست ile چپ دست ile دست چپي ile ته مانده ile مسکوت ile چپ گرايي ile چپي ile چپ گراي ile پس مانده ile مانده ile دست خورده ile خوراک مانده )

( CHAP ile DAST CHAP ile KAJ DAST ile CHAP DAST ile DAST CHAPY ile TAH MANDEH ile MOSKOT ile CHAP GERAYY ile چپي ile CHAP GERAY ile PES MANDEH ile MANDEH ile DAST KHORDEH ile KHORAK MANDEH )


- SOLFATARE/FLEUR DE SOUFRE[Fr.] değil/yerine/= KÜKÜRT

( Mineral. (S; metalimsi olmayan parıltı, sarı, gri; çizgi ak; sertlik 1-2.5, özgül ağırlık 2.07; monoklinal ve rombusal.) @@ (kimya) @@ @@ Birkaç eşözdeksel biçimi bulunan element. A.A. 32.066, A.S. 16, Ö.A. 2.07, E.S. 112. 8°C. @@ Doğada serbest veya diğer bazı metallerle bileşik olarak bulunan bir element, sülfür. @@ Hayvan vücudunda yağ, karbonhidrat ve enerji metabolizmasında görev alan, bitkisel ve hayvansal kökenli yemlerde bulunan sistin, sistein ve metiyonin, biyotin, tiyamin ve insülin gibi organik bileşiklerin yapısında yer alan, “S” rumuzuyla belirtilen, metalik olmayan bir element.@@Kükürt. Farsçadan alınmıştır. < Far gūgard. )


- SOLID :/yerine KATI, SAĞLAM


- SOLIDIFICATION[İng.] ile/||/<> KATILAŞTIRMA

( Katılaşma yaptırma işlemi )

( SOLIDIFICATION )


- SOLIT/SOLİD[İng.] değil/yerine/= KATI, KATILIK


- SOLMAK ile KURUMAK

( WILT vs. WITHER )


- SÖLOM ile/ve/||/<>/> KORDALILAR

( Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel gövvde boşluğunu oluşturan oyuk. İLE/VE/||/<>/> Sölomları iyi gelişmiş çok gözeli hayvanlar topluluğu. )


- SOLUCAN ile KURD

( EARTWORM vs. WORM )


- SOLUK "MEKİĞİ" ve/||/<>/> KAZA VE KADER "MAKASI"

( Yaşam kumaşını dokur. VE/||/<>/> O kumaşı biçer. )


- SOLUK/NEFES ile/ve/<> KELÂM

( ... İLE/VE/<> Soluğa/nefese verilen biçim. )


- SOLUNUM[İng. RESPIRATION] ile/||/<> BERİBERİ[İng. THIAMINE DEFICIENCY] ile/||/<> HEMERİTRİN[İng. HEMERYTHRIN] ile/||/<> KARBONİK ANHİDRAZ[İng. CARBONIC ANHYDRASE] ile/||/<> KREBS DÖNGÜSÜ[İng. KREBS CYCLE] ile/||/<> TCA DÖNGÜSÜ[İng. TCA CYCLE]

( Solunum, biyolojik olarak birçok anlama gelebilir: solunum sistemini, gözesel solunumu, fizyolojik solunumu (nefes alıp verme), solunum tiplerini vb. anlamları akla getirir. @@ B1 vitamini yönünden eksik beslenenlerde görülen hastalık türü. Yetişkinlerde bilinen iki türü vardır, dokularda sıvı birikerek ödeme neden olan "ödemli beriberi" ve aşırı zayıflama yapan "kuru beriberi". İki türde de kalp ve solunumla ilgili sorunlar ortaya çıkar. Genellikle Asya'da popüler olan rafine(cilalı) pirincin çok tüketilmesinden ya da B1 vitamini açısından zengin olmayan gıdaların çok sık diyetlerde yer edinmesiyle oluşan hastalıktır. @@ Molekülünde "hem grubu" bulunmayan fakat demir bulunan, bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti. @@ Kırmızı kan gözelerinde, mide mukozasında, pankreas gözelerinde ve böbrek tübüllerinde bulunan bir enzimdir. Yavaş bir reaksiyon olan karbondioksitin (CO2), bikarbonat (HCO3-) ve hidrojen (H+) iyonlarına dönüşümünü katalizler. Karbonik anhidraz enzimi, kanda CO2 taşınımını etkileyerek solunumda önemli bir rol oynar. Aynı zamanda midede hidroklorik asidin (HCl) oluşmasında görev alır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (ayrıca Krebs döngüsü olarak da bilinir) hayvan ve bitki gözelerinde mitokondri içinde gerçekleşir. Aerobik gözesel solunuma katılan önemli bir metabolik yolaktır. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha sonra CO2 ile okside edilir ardından asetil CoA'ya dönüştürülür. Son ürünleri ise, NADH ve FADH2 azaltıcı gücü olan oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (Krebs döngüsü olarak da bilinir). Hayvan ve bitki gözelerinin mitokondrilerinde gerçekleşen aerobik gözesel solunum (enerji üretimi) ile ilgili önemli bir metabolik yol. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha asetil CoA'ya dönüştürülür ve daha sonra CO2'ye okside edilir. Son ürünler, NADH ve FADH2'nin indirgeme gücü, oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SOLUNUMDA:
TAM TIKANMA ile/ve/||/<> KISMÎ TIKANMA

( [Hasta]br> Öksürür, soluk alabilir, konuşabilir.[Bu durumda, hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.] İLE/VE/||/<> Soluk alamaz. Acı çeker, ellerini boynuna götürür. Konuşamaz. Rengi morarır.[Bu durumda karına bası[Heimlich Manevrası] uygulanır. )

( Heimlich Manevrası:
[Yetişkinlerde]
- Hasta, ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir.
- Hastanın yanında ya da arkasında durulur.
- Bir elle göğsü desteklenerek öne eğilmesi sağlanır.
- Öteki elin topuğu ile hızla 5 kez sırtına süpürür tarzda vurmak.
- Tıkanıklık açılmadıysa.
- Arkadan sarılarak gövdesi kavranır.
- Bir elin baş parmağı midenin üst bölümüne, göğüs kemiği altına gelecek biçimde yumruk yaparak konur.
- Öteki el ile yumruk yapılan el kavranır.
- Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır.
- Bu hareket, 5-7 kez yabancı nesne çıkıncaya kadar tekrarlanır.
- Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir.
- Tıbbî yardım istenir[112].

VE

[Bebeklerde]
- Bebek, ilk yardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır.
- Başparmak ve öteki parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü durumda öne doğru eğilir.
- Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir durumda tutulur.
- 5 kez el bileğinin içiyle bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur.
- Öteki kolun üzerine başı, elle kavranarak sırtüstü çevrilir.
- Yabancı nesnenin çıkıp çıkmadığına bakılır.
- Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü biçimde tutulur.
- 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt bölümünden, karnın üs bölümüne baskı uygulanır.
- Yabancı nesne çıkana kadar devam edilir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )


- SOMNAMBUL AŞAMADA, GÖZLER ...: AÇIK ile/ve/||/<> KAPALI


- SOMON ile KIZIL SOMON


- SÖMÜRGE ile SÖMÜRGECİLİK ile KOLONİLER ile KOLONİZASYON

( COLONIAL vs. COLONIALISM vs. COLONIES vs. COLONIZATION )

( مستعمراتي ile سياست مستعمراتي ile استعمار ile مستعمرات )

( MOSTEMARATY ile SYEST MOSTEMARATY ile ESTEMAR ile MOSTEMARAT )


- SOMUT ile KATI

( CONCRETE vs. SOLID )


- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]


- SON ile SON OYUN ile FİNALİST ile KESİNLİK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUNDA

( FINAL vs. FINAL GAME vs. FINALIST vs. FINALITY vs. FINALIZE vs. FINALLY )

( انتهاي ile غائي ile پاياني ile فرجامي ile قطعي ile ختام ile نهايي ile مسابقه نهايي ile پايان رس ile حتميت ile بانجام رسيدن ile بهانجام رسانيدن ile آخر ile دست آخر ile عاقبت ile در خاتمه ile آخرالامر ile بالاخره ile سرانجام ile منته )

( ENTEHYAY ile غائي ile PAYANY ile FARJAMY ile GHATEY ile ختام ile NEYAYY ile MOSABAGHEH NEYAYY ile PAYAN RES ile حتميت ile BANJAM RESYDAN ile BACPEHANJAM RESANYDAN ile AKHAR ile DAST AKHAR ile AGHBAT ile DAR KHATMEH ile AKHARALAMER ile BALAKHAREH ile SARANJAM ile منته )


- SON ile SON ÜYE ile SOY İSİM ile GEÇEN GECE ile DÜN GECE ile SON PEYGAMBER ile SON ÇARE ile GEÇEN SENE ile KALICI

( LAST vs. LAST MEMBER vs. LAST NAME vs. LAST NIGH vs. LAST NIGHT vs. LAST PROPHET vs. LAST RESORT vs. LAST YEAR vs. LASTING )

( اخير ile اخرين ile پيش ile پسين ile واپسين ile پابرجا ماندن ile آخر ile پايدار ماندن ile آخري ile به درازا کشيدن ile بازپسين ile دوام کردن ile طول کشيدن ile خاتم ile شببق ile دوام داشتن ile دوام آوردن ile گذشته ile آخرين ile پايستن ile عضو اخير ile فاميلي ile دوشين ile دوش ile ديشب ile خاتم انبياء ile آخرين پناه ile پارسال ile ماندني ile ديرپاي ile بادوام )

( AKHYR ile AKHARYNE ile PEYSH ile PESYNE ile VAPSYNE ile PABARJA MANDAN ile AKHAR ile PAYDAR MANDAN ile آخري ile BAH DARAZA KESHYDAN ile BAZPASYNE ile DAVAM KARDAN ile TUL KESHYDAN ile KHATAM ile شببق ile DAVAM DASHTAN ile DAVAM AVARDAN ile GOZASHTEH ile AKHARYNE ile پايستن ile OZV AKHYR ile FAMYLEY ile DOSHYNE ile DOSH ile DYSHAB ile KHATAM ANABYA ile AKHARYNE PENAH ile PARSAL ile MANDANY ile DYREPAY ile BADVAM )


- SONA ERDİRME ile KURTULMA/KURTARMA

( Ancak Yaşamımızın muazzam kederini tamamen idrak ederek ona karşı isyan ettiğimiz zaman, bir çıkış yolu bulunabilir. )

( TO GET FINISH vs. TO RELEASE
It is only when you realise fully the immense sorrow of your life and revolt against it, that a way out can be found. )


- DENKÖBEK/SONSAL SINIFLAMA = CATEGORY[İng.] = CATEGORIE[Fr.] = KATEGORIE[Alm.] = PRAEDICAMENTUM[Lat.] = KATEGORIA[Yun.] = CATEGORÍA[İsp.]


- SONSAL SINIFLAMA(KATEGORİ) ile/ve/||/<>/> KAVRAM


- SONSUZ KERE SONSUZ" ile "KUVANTUM KERE KUVANTUM"


- SONSUZLUK ile/ve/<> KISIR DÖNGÜ


- SONTEŞRİN/TEŞRİN-İ SÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= KASIM


- ŞÖNTLEME ile/||/<> BRIDGING[İng.] ile/||/<> SHUNTAGE[Fr.] ile/||/<> ÜBERBRÜCKUNG[Alm.] ile/||/<> KÖPRÜLEME

( Bir elektriksel aygıtı başka biri ile ya da bir direncin yanı sıra koşut olarak bağlama )

( BRIDGING )

( SHUNTAGE )

( ÜBERBRÜCKUNG )


- SONUÇ ÇIKARMAK ile KESİNTİ

( DEDUCE vs. DEDUCTION )

( استدلال کردن ile استنتاج ile کاهش )

( ESTEDELAL KARDAN ile ESTENTAJ ile KANPASH )


- SONUÇ ile/ve/değil KAYNAK

( [not] RESULT/CONSEQUENCE vs./and/but SOURCE )


- SONUÇ ve/||/<>/< KISIR/LIK


- SONUÇLANDIRMAK ile SONUÇLANDIRILDI ile ÇÖZÜM ile KESİN

( CONCLUDE vs. CONCLUDED vs. CONCLUSION vs. CONCLUSIVE )

( نتيجه گرفتن ile استنتاج کردن ile منعقد شدن ile به نتيجه رسيدن ile منعقد ساختن ile منعقد کردن ile معاهده بستن ile منعقد ile معگود ile معقود ile منتج ile مختوم ile خاتمه ile نتيجه گيري ile انعقاد ile استنتاج ile اختتام ile نتيجهگيري ile فرجام ile عاقبت ile مسکت ile اختتامي )

( NATYJAH GARAFTAN ile ESTENTAJ KARDAN ile MANAGHAD SHODAN ile BAH NATYJAH RESYDAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD KARDAN ile MOANPANDEH BASTAN ile MANAGHAD ile معگود ile معقود ile MONTEJ ile MOKHTOM ile KHATMEH ile NATYJAH GYRY ile ENEGHAD ile ESTENTAJ ile اختتام ile NATYJOHAGYRY ile FARJAM ile AGHBAT ile مسکت ile اختتامي )


- SOPA ile/||/<> KALIN DEĞNEK

( kalın değnek Yerel ağızlarda zopa biçimi de geçer Kökenini bilmiyoruz Bulgarca sópa Sırpça sopa vb Türkçeden alınmıştır )


- SOFİSTİKE/SOPHISTICATED :/yerine KARMAŞIK


- SOPRANO[İt.] ile/ve MEZZO SOPRANO ile/ve KONTRALTO SOPRANO/ALTO[İt.]

( Kadın ya da genç erkek çocuklarda en ince selen. | Bir çalgı topluluğunda, en ince sesleri veren müzik araçları. İLE Soprano ile kontralto arasında kadın seleni. İLE Kadın selenlerinin en kalını. )


- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KONUŞMAK


- SORMAK ile HAKKINDA SOR ile İSTEMEK ile GECİKME İSTEMEK ile AF DİLE ile YARDIM İSTEMEK ile KREDİ İSTEMEK ile AF DİLE ile İZİN İSTE

( ASK vs. ASK ABOUT vs. ASK FOR vs. ASK FOR DELAY vs. ASK FOR FORGIVENESS vs. ASK FOR HELP vs. ASK FOR LOAN vs. ASK FORGIVENESS vs. ASK PERMISSION )

( طلب کردن ile تقاضا کردن ile سئوال کردن ile پرسش کردن ile مسئلت کردن ile پرسيدن ile تمنا کردن ile اجازه خواستن ile استدعا کردن ile استفسار کردن ile تقاضا نمودن ile تمنا داشتن ile سراغ گرفتن ile طلبيدن ile خواستار شدن ile خواستار بودن ile درخواست کردن ile استمهال طلبيدن ile استغفار طلبيدن ile طلب استعانت کردن ile وام خواستن ile آمرزش طلب کردن ile اذن خواستن ile رخصت خواستن )

( TALAB KARDAN ile TAQAZA KARDAN ile SOAL KARDAN ile PORSESH KARDAN ile MOSALAT KARDAN ile PORSYDAN ile TAMNA KARDAN ile EJAZEH KHASTAN ile ESTEDAA KARDAN ile ESTAFSAR KARDAN ile TAQAZA NEMUDAN ile TAMNA DASHTAN ile SARAGH GARAFTAN ile طلبيدن ile KHASTAR SHODAN ile KHASTAR BODAN ile DARKHAST KARDAN ile ESTMEHAL TALABYDAN ile ESTEGHAFAR TALABYDAN ile TALAB ESTEANT KARDAN ile VAM KHASTAN ile AMARZESH TALAB KARDAN ile EZN KHASTAN ile RAKHAST KHASTAN )


- SORMAK ile KULAK KABARTMAK


- SORU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KATKI


- SORU ile/ve KİŞİ

( Kişi, başka kişilere görünendir. )

( En yalın sorular, en değerli olanlardır. )

( Durun, bakın, inceleyin, doğru soruları sorun, doğru sonuçlara varın ve onlara göre hareket etme cesâretini gösterin ve olanlara bakın. )

( Sorulardan kaçanlar, yanıtların sıcaklığına sığınır. )

( QUESTION vs./and PERSON
The person is what I appear to be to other people.
Stop, look, investigate, ask the right questions, come to the right conclusions and have the courage to act on them and see what happens. )

( SUAL ile/ve ŞAHIS )


- SORU ile/ve KUŞKU(/ŞÜPHE)

( QUESTION vs./and SUSPICION/DOUBT )


- SORUMLULUK ile/ve KARAR

( Kararlılık için duyarlılık ve tedbirlilik gerekir. )

( Olgun kişi, özellikle hareket içeren sorumluluklara olumlu bakar. )

( RESPONSIBILITY vs./and DECISION )


- SORUMLULUK ve/||/<>/< (KENDİNİ) SAVUNABİLMEK("SALDIRI" değil/olmayan!)


- SORUMLULUK ile KEYFÎLİK

( [ne yazık ki] Yüklenilen. İLE Üstlenilen. )


- SORUMLULUKTAN KAÇMAK ile/ve/değil/||/<> KORUMAK


- SORUN:
BİLGİSİZ OLMAK değil KENDİMİZİ BİLGİN SANMAK


- (SORUN:
) "İNANMAK/İNANMAMAK" değil KAYITSIZLIK


- SORUN ile/ve/değil/<> KAÇMA


- SORUN ile/ve/değil/yerine KONU

( Sorunumuzdan tümüyle haberdar olalım, ona her yönünden bakalım, onun, yaşamımızı nasıl etkilediğini gözlemleyelim. Sonra onu kendi haline bırakalım. )

( Hiçbir sorun tümüyle çözülemez, fakat siz onun geçerli olmadığı bir düzeye kendinizi çekebilirsiniz. )

( Sana bir yararı olmayacak sorun diye bir şey yoktur. )

( Yararlarına gereksinimin olduğu için sorunları ararsın. )

( [not] PROBLEM vs./and/but SUBJECT/TOPIC
SUBJECT/TOPIC instead of PROBLEM
Become fully aware of your problem, look at it from all sides, watch how it affects your life. Then leave it alone.
No problem is solved completely, but you can withdraw from it to a level on which it does not operate. )


- SORUN ile/ve/değil (KURAMSAL) DİL SORUN/LARI


- SORUNSAL ile/ve/değil KURAMSAL SORUNSAL


- [ne yazık ki]
SORUNU ÇÖZMEYE:
NİYETİNİN OLMAMASI ile/ve/değil/||/<> KARARLILIK GÖSTERMEMEK


- SORUŞTURMA ile/ve/||/<>/> KOVUŞTURMA/KOĞUŞTURMA/TA'KÎBÂT

( Gizli. İLE/VE/||/<>/> Açık. )


- SORUŞTURMADA:
GİZLİLİK ile/ve/||/<> KISITLILIK

( Ancak ve sadece ilk 24 saat için uygulanabilir.[Sulh ceza mahkemesi tarafından verilir. İtiraz da yine bu mahkemeye yapılabilir.][Savcı ya da kollu kuvvet tarafından da alınabilmektedir.][Şüpheli, avukat da dahil olmak üzere hiçkimseyle görüştürülmez.][Hakkında herhangi bir belge/evrak almak olanaklı değildir.] İLE/VE/||/<>/> Soruşturmanın sağlığı açısından, bilgi/belge/verilerin, kişilerin eline geçmemesi için Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilir.[Soruşturma aşamasından iddianamenin hazırlanıp mahkemece kabul edilip duruşma tarihi verildikten sonra kalkar.][Avukatlar, gizlilik kararı olan dosyalarda şüphelinin tüm araştırma raporları/tutanakları, belgeleri ve imzalı beyanlarını bu süreçte alabilir.][Gizlilik kararı, iddianame hazırlandıktan sonra (re'sen) kalkar.] )


- SOSYAL MEDYA (5C):
KONUŞMA/SÖYLEŞİ ve/+/||/<>/> ORTAKLIK ve/+/||/<>/> YORUM ve/+/||/<>/> İŞBİRLİĞİ ve/+/||/<>/> KATKI

( 5C: CONVERSATION and/+/||/<>/> COMMUNITY and/+/||/<>/> and/+/||/<>/> COMMENTING and/+/||/<>/> CONTRIBUTION and/+/||/<>/> COLLABORATION )


- SOURCE FORGETFULNESS[İng.] değil/yerine/= KAYNAK UNUTKANLIĞI

( Edindiğimiz bir bilgiyi ne zaman, nerede, nasıl koşullar altında edindiğimizi unuturken, bilgiyi hatırlama durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SOURCE :/yerine KAYNAK


- SOUTH WIND[İng.] ile/||/<> KIBLE[Ar. < KİBLE]

( Güneyden esen rüzgâr )

( SOUTH WIND )


- SOUTHEAST WIND[İng.] ile/||/<> KEŞİŞLEME

( Güneydoğudan esen rüzgâr Keşiş Dağı adından geldiği açıktır Keşiş leme eki O bakımdan Akdenizde güneydoğudan esen sıcak bir rüzgâra verilen καψανεμιά adıyla birleştirilmesi yanlıştır )

( SOUTHEAST WIND )


- SÖYLEMEK ile/ve KAVRAMAK

( TO SAY vs./and COMPREHENSION )


- SÖYLEMEK ile/ve/<> KONUŞMAK

( Yılan imgesi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Değnek imgesi. )

( dd İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> mdw )

( Sonuç [odaklılık]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Süreç ve sonuç [birlikteliği ve bütünlüğü]. )

( "Kendini merkeze alma" ve ötekileri önemsizleştirmeye neden olur/olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ötekiyle birlikte kendini ve herkesin olası düşüncesini, durumunu/sürecini dikkate almayı gerektirir/sağlar. )

( [not] TO SAY/TELL vs./and/but/||/<> TO TALK
TO TALK instead of TO SAY/TELL )


- KONUYU/SÖYLENENİ/SÖYLEDİĞİNİZİ ...:
ANLAMAMAK/ANLAMIYORUM ile/ve/değil/||/<>/> BEĞENMEMEK/BEĞENMİYORUM


- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE ile YÜKSEK ile KARIŞIK


- SÖYLEYİŞ ile/||/<> YANSIMA ile/||/<> ULAM ile/||/<> KAPLAM ile/||/<> GÖÇÜŞME ile/||/<> YALINLAŞTIRMA/SADELEŞTİRME/HAFİFLETME/TAHFİF ile/||/<> KATMERLENME/MUZÂAF ile/||/<> AKIŞMA ile/||/<> BENZEŞİM ile/||/<> ÖTÜMLÜ/TİTREŞİMLİ/SEDÂLI ile/||/<> ÖTÜMSÜZ/TİTREŞİMSİZ/SEDÂSIZ

( Sesleme edimi sırasında seslerle bürünsel öğeleri söyleme, gerçekleştirme biçimi. İLE/||/<> Dış gerçeklik düzleminde var olan ses ya da gürültüleri, işitimsel izlenimi yansıtacak biçimde aktaran, adlandırılan gerçeği ses öykünmesi yoluyla belirten dilsel öğe. İLE/||/<> Dilbilgisel ya da anlamsal sınıflandırma birimi. Çeşitli ortak dilbilgisel ve anlamsal ölçütlere göre dil öğelerinin yerleştirildiği ya da oluşturduğu sınıf. İLE/||/<> Bir kavramın kapsamına giren, o kavramın tanımladığı öğelerin tümü. İLE/||/<> Bir sözcük içinde birbirini izleyen iki ses biriminin yer değiştirmesi. İLE/||/<> Kolaylık sağlama amacıyla sözcükten bazı yazaçların düşürülmesi. İLE/||/<> Bir sözcükte ortadaki yazaç ile son yazacın aynı yazaçla tekrarlanması. İLE/||/<> Kulağa hoş gelen seslerin birbirini izlemesi. İLE/||/<> Bir sesin söz zincirinde kendisinden önce ya da sonra gelen bir başka sesle birlikte bulunmasından doğan ve birinden öbürüne özellik aktanmı yoluyla gerçekleşen değişim. İLE/||/<> Ses tellerinin titreşimiyle nitelenen sesler için kullanılır. İLE/||/<> Ses telleri titreşmeden oluşan sesler için kullanılır (p, ç, q, k). )


- SOYU TÜKENME TEHLİKESİ ALTINDA OLAN TÜRLER ile/ve/||/<>/> KORUMA

( Soyu tükenme tehlikesi altında olan türler, yok olma tehlikesi altında olan türler. İLE/VE/||/<>/> Bu türlerin yok olmasını önlemek için yapılan çalışmalar. )


- SOYUT ile/ve/> EYTİŞİM ile/ve/> KURGUL

( Fizik/sel. İLE/VE/> Kimya/sal. İLE/VE/> Organik. )


- SOYUTLAMA ve KENDİNİ GÖZLEMLEYEBİLMEK

( ABSTRACTION and ABLE TO OBSERVE THE SELF )


- SOYUTLAMA ile/ve/||/<> KÖPRÜ


- SÖZ KESEN/HOŞAF[Fars.] ile KİFÂYE/KOMPOSTO

( Kurudan yapılır. İLE Tazeden yapılır. )

( Sıvı yoğundur. İLE Ürün yoğundur. )

( Yemek sırasında/yanında içilir. İLE Yemek sonrasında içilir/yenir. )

( Şekerli de şekersiz de olabilir. İLE Şekerlidir. )


- SÖZ:
ÖRTÜK ile KİNÂYE


- SÖZ VARLIĞI ile/||/<> KELİME HAZİNESİ

( kelime hazinesi kelime hazinesi Bir dilin bütün kelimeleri bir kişinin veya bir topluluğun söz dağarcığında yer alan kelimeler toplamı İngilizcenin kelime hazinesi üniversite öğrencilerinin kelime hazinesi aydınlar kesiminin kelime hazinesi vb Azerbaycan Türkçesi söz fondu leksika Türkmen Türkçesi leksika sözlük fond leksika laf zenginnii Özbek Türkçesi soz boyligi soz xazinasi luğat bóyligi leksika Uygur Türkçesi söz bay liği luğat tärkivi söz tärkivi Tatar Türkçesi süzlek fondı leksika süzlek xäzinäse Başkurt Türkçesi hüşlek fondı leksika sözlük sostawi söz baylıgı leksika Krç Malk tilni söz baylıgı leksika söz haznası Nogay Türkçesi söz baylıgı söz kaznası leksika Kazak Türkçesi söz baylıgı sözdik kor leksika Kırgız Türkçesi leksika sözdük fond söz baylıgı Alt sös fondı leksika Hakas Türkçesi söstîk söster çıındızı Tuva Türkçesi sös kurlavırı leksika Türkçesi sös fondı leksika Rusça slovarnıy fond leksika kelime hazinesi )

( VOCABULARY )


- SÖZ ile KITIR[argo]

( ... İLE Uydurma, yalan söz. )


- SÖZCÜĞÜN:
"NEREDEN GELDİĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< NEREYE DAYANDIĞI


- SÖZCÜK:
"DAR AĞACI" değil DAĞARCIĞI


- SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )

( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )

( )

( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)

( )

( LES TERMES VRAIS avec/et/||/<>/> LES TERMES S'APPLIQUANT PAR UNE EXTENTION LOGIQUE DE LEUR SENS avec/et/||/<>/> PAR ALLUSION avec/et/||/<>/> TERMES CLAIRES )


- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK


- SÖZCÜKLER/ADLAR ile/ve/||/<>/< KENT KÖKENLERİ

( ÂLÂ/DANİSKA ile/ve/||/<>/< DANZIG/GDANSK(POLONYA)

BORDO[: Mora çalan kırmızı renk.] ile/ve/||/<>/< BORDEAUX(FRANSA)

ÇARLİSTON[biber / dans] ile/ve/||/<>/< CHARLESTON(AMERİKA)

DENIM[İng. : Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş.] ile/ve/||/<>/< NIMES(FRANSA)

FAYANS[Fr. : Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, pişmiş balçıktan levha.] ile/ve/||/<>/< FAENZA(İTALYA)

FES ile/ve/||/<>/< FES(FAS) JEAN ile/ve/||/<>/< GENES/CENOVA(İTALYA)

KALAS[Rom.]: Kalın biçilmiş uzun tahta. ile/ve/||/<>/< GALATİ(ROMANYA)

KALAMATA[Yun. :Bir tür etli ve büyük zeytin.] ile/ve/||/<>/< KALAMATA(YUNANİSTAN)

KOLONYA[İt. < COLONIA: İçinde limon, lavanta vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir nesne.] ile/ve/||/<>/< COLOGNE/KÖLN(ALMANYA)

KÛFİ[Ar. : Arap yazısının, düz ve köşeli çizgilerle yazılan eski bir biçimi.] ile/ve/||/<>/< KÛFE(IRAK)

MIKNATIS ile/ve/||/<>/< MAGNESIA(YUNANİSTAN)

MİSİNA[İt. < MESSINA : Yapay ve sentetik ham maddeden tek kat çekilmiş, değişik kalınlıkta iplik. ile/ve/||/<>/< MESSINA(İTALYA)

MUSLİN[Fr. MOUSSELINE : Sık dokunmuş, parlak, ince, yumuşak bir kumaş türü.] ile/ve/||/<>/< MUSUL(IRAK)

NİHAVENT[: Klasik Türk müziğinde bir makam.] ile/ve/||/<>/< NİHÂVEND(İRAN)

NİŞABUREK[Fars. : Klasik Türk müziğinde rast makamı ve uşşak makamının buselik "si" perdesiyle oluşmuş bir makam.] ile/ve/||/<>/< NİŞABUR(İRAN)

PARŞÖMEN[Fr. < PARCEMIN]/TİRŞE[Fars. : Yeşil ile mavi arası bir renk/ton.] ile/ve/||/<>/< PERGAMON/BERGAMA(TÜRKİYE)

SPA ile/ve/||/<>/< SPA(BELÇİKA)

TARANTULA[: Sekiz bacaklı, iki kollu bir tür örümcek.] ile/ve/||/<>/< TARANTO(İTALYA) )


- SÖZCÜKLERİN ETKİSİ ve/||/<> KİŞİLERİN ETKİSİ


- SÖZCÜKLERİN:
KULLANIM BİLGİSİ ile/ve/değil/||/<> KULLANIM ÖZENİ


- SÖZLÜK ile/ve KİTAP

( Kapağı hiçbir zaman kapatılmaz/kapatılmamalı, kapalı tutulmamalı! İLE/VE ... )


- SÖZÜ/KONUYU:
"UZATMAYAYIM" değil UZATMIŞ OLMAYAYIM


- SPANDREL[İng.] ile/||/<> ÉCOINÇON[Fr.] ile/||/<> ZWICKFELD, ZWICKEL[Alm.] ile/||/<> KÖŞELİK

( Mimarlık Yan yana iki kemer ve kemerler üzerindeki silme arasında kalan üçgen biçiminde duvar bölümü kenar köşeliği kenar tablası )

( SPANDREL )

( ÉCOINÇON )

( ZWICKFELD, ZWICKEL )


- SPATULA[İt. < SPATOLA] ile KAZAĞI

( Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir nesneyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek ya da ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. nesnelerden yapılmış araç. İLE Kazımakta ya da temizlemekte kullanılan demir araç. )


- SPAZM/SPASM[İng.] değil/yerine/= KASILIM


- SPAZMODİK/SPASMODIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMLI


- SPAZMOLITİK/SPASMOLYTIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMÇÖZER


- SPAZMOLİZ/SPASMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KASILIM ÇÖZÜLMESİ


- SPEAK :/yerine KONUŞMAK


- SPEAKER[İng.] ile/||/<> KONUŞMACI

( SPEAKER )