K ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 16.047 başlık/FaRk ile birlikte,
16.047 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(49/66)
- KUDRET değil/yerine/= ERKÜÇ
- KUDRET ve/<> HİZMET
( CAPABLE and/<> TO SERVE )
- KUDRET ve İRÂDE
( CAPABLE and WILL[POWER] )
- KUDRET ve/> KİBİR
( Süreklilik ve kalıcılık vehmine yol açar/açabilir. )
( CAPABLE and/> ARROGANCE )
- KUDRET ile KUDRETLİ/LİK ile KUDRETSİZ/LİK ile KUDRET NARI ile KUDRET HAMAMI ile KUDRET HELVASI
- KUDRET[Ar.] ile MÜNNET[Ar.]
- KUDRET yoksa ÖZGÜRLÜK
( Elimizde kudret olmadığı sürece, özgürlük isteriz.
Kudreti ele geçirince üstün olmak isteriz.
Ama başaramazsak, adâlet isteriz. )
- KUDRET[Ar.] ile SIHHAT[Ar.]
- KUDRET ile/ve SÜNNET
- KUDRET[Ar.] ile TÂKAT[Ar.]
- KUDRET ile TASARRUF
( CAPABLE vs. SAVING )
- KUDRET ile/ve/||/<>/> "ÜSTÜNLÜK"
( Elimizde kudret olmadığı sürece, özgürlük isteriz.
Kudreti ele geçirince üstün olmak isteriz.
Ama başaramazsak, adâlet isteriz. )
- KUDU, ALİ (...) :
( Üç dönem Yenimahalle muhtarı olarak görev yaptı. Yoksulları Koruma Derneği yönetiminde bulundu. )
- KUDU ile BAYAĞI BOĞA ANTİLOBU/ELAND
- KUDÜM[Ar.]/SMALL DRUM OTTOMAN[İng.] ile ...
( Uzak bir yerden gelme, ayak basma. | Türk müziğine ait usûl vurma aletlerinden. Mehter takımlarında~tekkelerde kullanılmış, metal kâseli bir çift küçük davuldan oluşan çalgı. )
- KUDUMİYE ile/||/<> CAİZE ile/||/<> DÎVÂNÎ
( Sultan ve devlet ileri gelenlerinin seferden dönmesi dolayısıyla yazılan şiire verilen ad. İLE/||/<> Şairlerin, şiirlerinde övdüğü büyük kişilerden aldığı bahşiş. İLE/||/<> Yaygınlık kazanmış bir yazı türü. )
- KUDURGAN = AZGIN
- KUDURMAK ile FITIK OLMAK
- KUDURMAK ile KUDURTMAK ile KUDURABİLMEK
- KUDUR(T)MAK ile ÇILDIR(T)MAK
- KUDURUK ile/ve AZGIN
- KUDUZ AŞISI (PASTEUR) ile/||/<> ÇİÇEK AŞISI (JENNER)
( Pasteur kuduz aşısını zayıflatılmış virüs ile geliştirdi İLE Jenner çiçek aşısını inek çiçeği virüsü ile buldu. Pasteur laboratuvar koşullarında zayıflatma yaptı İLE Jenner doğal bir çapraz bağışıklık kullandı. İkisi de aşı biliminin temelini attı. )
( Louis Pasteur tarafından 1885 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- KUDUZ ile KUNDUZ
- KUDUZ/LUK ile KUDUZ OTU ile KUDUZ BÖCEĞİ ile KUDUZ BÖCEKLERİ
- KUDZU[Lat. PUERARIA MONTANA] ile ...
( Amerika'nın güney bölgelerinde. )
- KUELA ile KIRMIZI GAGALI KUELA
( ... İLE Dünya üzerindeki en geniş nüfusa sahip kuş türüdür. )
( )
- QUERCETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESETİN
- QUERCIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESİTOL
- QUERETAGETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETAGETİN
- QUERETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETİN
- QUERIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİK ASİT
- QUERICOL[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKOL
- QUERICTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKTİN
- QUERINE[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİN
- QUERCÉTINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSETİN
- QUERCITOL, QUERCITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSİTOL
- KÜF ile KÜFE/LİK ile KÜFİ ile KÜFECİ/LİK ile KÜFELİ ile KÜFESİZ ile KÜF YEŞİLİ ile KÜF KOKUSU
- KÜF ile PAS
( ... ile ÂJÎH )
( MOULD/MILDEW vs. RUST )
- KUFASA[İng.] ile/değil/yerine/= KUFASA
- KÜFE[Ar.] ile KEFE[Ar. < KEFFE]
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | Bu sepetin alabildiği ölçüde olan. | Kıç. İLE Terazi gözlerinden her biri. )
- KÜFE[Ar.] değil/yerine/= SEPET
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | [argo] Kaba et, kıç. | Bir küfenin alabileceği miktar. )
- KÛFÎ(ÜMMÜ'L-HUTÛT) ile ÂKLÂM-I SİTTE([Ar.] Altı kalem, altı yazı.])
( * MUHAKKAK * REYHÂN(Î) * SÜLÜS * NESH/NESİH * TEVKÎ' * RİK'A/REKAA' )
( HÂFIZ OSMAN (Ö. 1642) )
- KUFİ ile KUFİ YAZISI
( KUFIC vs. KUFIC SCRIPT )
( کوفي ile خط کوفي )
( کوفي ile KHAT KOFY )
- KÛFİ ile/ve SATRANÇ KÛFÎ
- KÜFLENMEK ile KÜFLENDİRMEK
- KÜFLÜ/LÜK ile KÜFLÜCE
- KÜFR[Ar.] ile ŞİRK[Ar.]
- KÜFRÂN ile/değil/yerine ŞÜKRÂN
- KÜFRETMEK ile KÜFRETTİRMEK
- Küfür edeceğine SUS!!!
- KÜFÜR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK
- KÜFÜR ETMEK/EDEN/ŞATİM[Ar. < ŞETM] ile/değil/yerine/>< ŞÜKÜR ETMEK/EDEN
- KÜFÜR-KAHIR
- KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK
- KÜFÜR KIYAMET -ile
- KÜFÜR ile AÇIK AÇIK SÖYLENİLEMEYENLER(EUPHEMISM)
- KÜFÜR ile/ve/= AŞIRI ABARTI
( SEBBETMEK ile/ve/= ... )
- KÜFÜR değil/yerine/>< FİKİR
( Gerçeğin üstünü örtmek. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçeğin örtüsünü açmak. )
- KÜFÜR ile GİZ/SIR
- KÜFÜR ile HÂCİRE[Ar. | çoğ. HEVÂCİR]
( ... İLE Terbiye sınırlarını aşan küfür. | Günün en sıcak zamanı. )
- KÜFÜR[Ar. KÜFR] ile/ve/||/<> HİCÂB[Ar.]
- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA
( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddialardır. )
- KÜFÜR ile İGLÂZ[< GALÎZ, çoğ. İGLÂZÂT]
( ... İLE Kaba, kötü "söz" söyleme. )
- [ne yazık ki]
KÜFÜR ile/ve/değil/||/<> İNKÂR
- KÜFÜR ile LANETLİ ile LANET ile İMLEÇ
( CURSE vs. CURSED vs. CURSING vs. CURSOR )
( شتم ile دشنام ile لعنت ile ناسزا گفتن ile مباهله کردن ile فحش دادن ile دشنام دادن ile نفرين کردن ile نفرين ile رجيم ile لعين ile ملعون ile ملاعين ile مباهله ile نفرين آميز ile لعن ile مکان نما )
( SHTAM ile DASHENAM ile LANT ile NASEZA GOFTAN ile MOBANPALEH KARDAN ile FAHSH DADAN ile DASHENAM DADAN ile NAFARYNE KARDAN ile NAFARYNE ile رجيم ile لعين ile MALON ile ملاعين ile MOBANPALEH ile NAFARYNE AMYZ ile LAN ile MAKAN NAMA )
- KÜFÜR ile/ve/||/<> LİBAS
( Örtme/örten. İLE/VE/||/<> Giysi[< elbise], örten. )
- KÜFÜR ile PİS
- KÜFÜR ve/= SİHİR
- KÜFÜR ile/ve/||/<> SİLAH ile/ve/||/<> BİAT ile/ve/||/<> YALAN
( Küfürden medet uman fikir,
Silahtan medet uman cesâret,
Biattan medet uman haysiyet,
Yalandan medet uman inanç, YOKSULDUR/FAKİRDİR... )
- KÜFÜR ile ŞİRK
( Allah'ı tanımamak. İLE Allah'ın yerine (birşey/kavram) koymak. )
( Gaflet. | Örtmek. [Kâfir: Çiftçi.] | Siyahlık, karalık. İLE Bile bile inkâr. "Ben de varım!" )
( Küfür, bilmek, anlamak istediğimiz şeyle bizim aramızda olan perdelerdir. )
- KÜFÜR değil/yerine/>< ŞÜKÜR
- KÜFÜR ile ZULÜM
- KÜFÜRBAZ[Ar. + Fars.(-bâz)] değil/yerine/= SÖVGEN/SÖVÜCÜ/AĞZI BOZUK/KARA
- KÜFÜRLEŞMEK ile KÜFÜR ile KÜFÜR KÜFÜR
- KÜG ile KÜG ile KÜG ile KÜG ile KÜG ile KÜG ile KÜG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Şiirin aruzu, ölçüsü. İLE Türkü söylerken kullanılan bir ezgi. | Beste. İLE Bir kentin halkı arasında ortaya çıkarak belirli bir süre dilde kullanılan nükteli bir söz. İLE Koçun ya da bazı vahşi hayvanların kışa yakın dönemlerde azması. İLE Aynanın üzerinde oluşan pas cinsinden lekeler. İLE Yüzde oluşan çil. İLE Doğaya salınan. )
- KUĞU BOYUNLU BALON DENEYİ ile/||/<> SPONTAN ÜREME İDDİALARI
( Kuğu boyunlu balon deneyi mikropların havada olduğunu kanıtlar İLE spontan üreme iddiaları canlıların kendiliğinden oluştuğunu savunur. Pasteur balonun boynu kırılınca mikroorganizmaların içeri girdiğini gösterdi İLE spontan üremenin olmadığını ispatladı. )
( Louis Pasteur tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- KUĞU:
Güzelliğini sergilemekten, su içmeyi bile boşvererek/unutarak susuzluktan ölmüş. -ile
- KUĞU ile KOSKOROBA
- KUĞU ile/değil ÖTÜCÜ KUĞU
- KUĞU ile/ve/değil TURNA
( Anadolu'da, kuğuya turna denilir. )
( ... ile/ve/değil KÜLENG )
- KUİNTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
- KUKA[Yun.] ile KUKA[Yun.]
( Dantel ya da nakış ipliği yumağı. | Taş, konserve kutusuna benzer nesnelerle oynanan bir çocuk oyunu. İLE Tespih vb. yapımında kullanılan, siyah ya da kahverenginde Hindistan cevizi kökü. | Bu kökten yapılan. )
- KUKERSITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUKERSİT
- KUKLA değil KUKLACI ve/||/<> BAĞCI değil/yerine ÜZÜM
- KUKLA SANATINDA:
TALAT-SÜREYYA DUMANLI ile/ve/<>/> NEVZAT AÇIKGÖZ ile/ve/<>/> DUYGU-OYA TANSI
( )
- KUKLA ile/ve ROBOT
- KUKLA/LIK ile KUKLACI/LIK ile KUKLA OYUNU ile KUKLA HÜKÜMET ile KUKLA TİYATROSU
- KÜKREMEK ile "KÜKREMEK"
( Aslanın bağırması. | Denizin, ırmağın kabarması, taşması. | Mayalanıp kabarmak. | Gür bir biçimde yetişmek. İLE Coşkuyla saldırmak. | Coşmak, taşkınlık göstermek. | Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. )
( Aslan kükremesi, 8 km. öteden duyulabilir. )
- KÜKREMEK ile KÜKRETMEK ile KÜKRE
- KUKU[Fr.] = GUGUK
- KUKUL, SÜLEYMAN (RİZE. 1926 -) :
( Maden Mahallesinde ikamet etmektedir. Siyasete CHP saflarında başladı ve 1973 - 1977 döneminde İstanbul İl Genel Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. )
- KUKULETA ile KUKULETALI ile KUKULETASIZ
- KUKUMAV ile KUKUMAV KUŞU
- KUKUMAV ile TAPERA
( ... İLE Bir tür küçük kukumav. )
- VULKANISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRKLE SERTLEŞTİRME
- KÜKÜRT ile/ve/<> SÜLFÜR ile/ve/<> GALENİT[Yun.]
( Atom numarası 16, atom ağırlığı 32.06 olan, doğada, arı ya da başka cisimlerle bileşik olarak bulunan, sarı renkli, 113 °C2de ergiyen ve 444 °C'de kaynayan öğe. İLE/VE/<> Kükürdün, başka bir öğeyle yaptığı bileşik. İLE/VE/<> İçinde doğal kurşun bulunan sülfür. )
- SULPHUR[İng.] / SOUFRE[Fr.] / SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRT
- KÜKÜRTATAR ile KÜKÜRTÇİÇEĞİ
( Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan. İLE Kükürt buharının birdenbire soğutulmasıyla elde edilen kükürt. )
- VULCANIZATION[İng.] / VULCANISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRTLE SERTLEŞTİRME
- KÜKÜRTLEMEK ile KÜKÜRTLENMEK ile KÜKÜRT ile KÜKÜRTLÜ ile KÜKÜRTSÜZ ile KÜKÜRT ÇİÇEĞİ
- KUL:
"DE Kİ ..." değil "KAVRA Kİ ..."
- FOURNEAU À MOUFLES[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜL FIRINI
- MULTIFOLD FURNACE[İng.] ile/değil/yerine/= KÜL FRUNİ
- KÜL OLMAK" ile/ve/||/<> "GÜL OLMAK"
( Nefsini yakarak. İLE/VE/||/<> İyilik yaparak. )
- KUL OLMAK ile/ve/<> KÜL OLMAK
- KÜL RENGİ ile GÜL RENGİ
( Odunun yanmasıyla oluşan, külün akla kara arasındaki rengi, gri. | Bu renkte olan. İLE Gül çiçeğinin rengi. | Bu renkte olan. )
- KÜL SERMEK ile/ve/||/<> GÜL SERMEK
( Bin kere gelenin önüne. İLE/VE/||/<> Bir kere gelenin önüne. )
- KUL ile ...
( Sürekli değişim içinde olan kişi. | Abd. )
- [ya/hem] KÜL ile/değil/yerine/hem de/ya da/||/<>/>< GÜL
( [ya/hem] Bir "bakış/algı/yorum". İLE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/YA DA/||/<>/>< Başka bir "bakış/algı/yorum". )
- KUL ile/ve/||/<> KÜL
( Neye "inanıyorsak". İLE/VE/||/<> Neye "yanıyorsak". )
- KUL ile KULA ile KULE ile KULP ile KULU ile KULELİ ile KULPLU ile KULPSUZ ile KUL CİNSİ ile KUL HAKKI ile KUL OĞLANI ile KUL YAPISI ile KUL KAHYASI ile KUL TAKSİMİ ile KUL KETHÜDASI ile KULPLU BEYGİR
- KÜL ile KÜL/L[Ar.]
( Yanan şeylerden artakalan toz nesne. İLE Bütün, tüm. )
- KÜL ile KÜLT ile KÜL RENGİ ile KÜL ÇÖREĞİ ile KÜL TABLASI ile KÜL RENGİ ET SİNEĞİ
- KÜL ve/<> KURŞUN ve/<> SİRKE
( Herhangi bir nesnenin, bir sonraki aşaması bulunmayan, fiziksel ve/ya da kimyasal sonları/eşikleri. )
- KUL ile/ve/<>/|| SABIR EHLİ
- KULA ÇATMAK ile/değil/yerine/>< KULAÇ ATMAK
- KULA, MERT (ÇATALCA, 1995) :
( Kasımpaşa'dan kiralandı (2016/2017) bir sezon oynadıktan sonra Sarıyer'den ayrıldı ise de 2018/2019 sezonunda Menemen Belediye Spordan savunma adamı olarak tekrar kiralandı. İki sezon Sarıyer'de oynadı ve bu süre içinde 41 lig, 2 Türkiye Kupası ve 2 özel olmak üzere toplam olarak 45 maçta Sarıyer forması giydi ve lig maçlarında takımına bir gol kazandırdı. U19 milli takımında 1 kez yer aldı. İstanbul Gençlerbirliği, Kasımpaşa, Sarıyer ve Menemenspor'da oynadı. )
- KULA, SEZAİ (İSTANBUL, 1941) :
( Kâğıthaneli olup Sarıyer'de ikamet etmektedir. Kâğıthane İlkokulu, Şişli Ortaokulu ve Atatürk Lisesini bitirdikten sonra Galatasaray Yüksek Okulunu bitirdi. İş olarak muhasebeciliği seçti ve Kâğıthane'de muhasebe bürosu açtı. 1958'den beri çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve kamuda görevler üstlendi. 1960 - 1970 - 2008 yılları arasında aralıklı olarak, Kâğıthane Spor Kulübü yönetim kurulunda 11 dönem başkan olmak üzere 19 dönem görev aldı. Kâğıthane Belediyesi Hesap İşleri Müdürlüğü (1960); İstanbul Soğanlık Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü; Kâğıthane Belediye Meclisi Üyeliği (1977 - 1980); İstanbul İl Genel meclisi Üyeliği (1994 - 1980); İstanbul Büyük Şehir Başkanı olarak görev yapan Recep Tayip Erdoğan ve Ali Müfit Gürtuna'ya danışmanlık görevlerinde bulundu. Kurucusu olduğu S.S. Kâğıthane Esnaf ve Sanatkârları Kefalet Kooperatifi yöneticiliği ve 33 dönem Kâğıthane Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanlığı; İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde Birlik Yönetim Kurulu üyesi ve Denetim Kurulu Başkanlığı; Kâğıthane Merkez Daye Hatun Camii Onarma ve Yaşatma Derneği'nin 8 dönem Başkanlığı görevlerinde bulundu. Esnaf Teşkilatının kuruluşu olan Turizm Şirketi (ES - TUR A.Ş) ile Esnaf Vakfında (ES - VAK) yönetim kurullarında görev aldı. Birleşim Konut Kooperatifinin kurucusu olup, Denetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundu. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem Yönetim Kurulu üyesi ve yıllarca Denetim Kurul Başkanı olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nün Divan Kurulu üyesidir. )
- KULA ile Kula
( Gövdenin sarı ya da kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu. | Bu renkte olan at. İLE Manisa iline bağlı ilçelerden biri. )
- KULAÇLAMAK ile KULAÇ
- KULAĞAKAÇAN BÖCEĞİ ile ...
( EARWIG[İng. Kulak yaratığı], PERCE-OREILLE[Fr. Kulak delen], OHRWURM[Alm. Kulak solucanı], CONTRAPLUMAS[İsp. Çakı], TİJERETA[İsp. Makas darbesi], FORBICINA[İt. Küçük makas] )
- KULAĞI DELİK/LİK ile KULAĞI KESİK/LİK ile KULAĞI TIKALI ile KULAĞI KİRİŞTE ile KULAĞI TETİKTE
- KÜLÂH ile KALENSÖVE[Ar. < KALENSUVE]
( Başa giyilen. | Mevlevî sikkesi. İLE Sivri tepeli külah. | Yüksük. )
- KÜLAH ile KÜLAHLI ile KÜLAHÇI/LIK ile KÜLAHSIZ
- KULAK ASMAK ile KULAK KABARTMAK
- KULAK ÇUKURU ile KULAK DIŞ BOŞLUĞU ile KULAK KEPÇESİ ile ...
( SADEFE-İ ÜZN[Ar.] ile SAHN[Ar.] ile SEDEFE[Ar.] )
( ... vs. ... vs. PINNA )
( CONQUE avec ... avec ... )
- KULAK KABARTMAK ile/değil/yerine SORMAK
( Ağız aramak, ya da kulak kabartmak yerine doğrudan öğrenmeye yönelik soru sormak gerek. [her ne kadar sorulamayacak/konuşulamayacak şeyler olsa da] )
- KULAK KEPÇESİ ile/ve KULAK MEMESİ
( EARLAP, AURICLE vs./and EAR LOBE )
- KULAK KİRİ ile KULAK YANGISI ile KULAK ZARI
( WAX vs. OTIT vs. TABL[Ar.]' )
- KULAK MİSAFİRİ OLMAK ile GİZLİCE DİNLEMEK
( EAVESDROP vs. EAVESDROPPING )
( استراق سمع کردن ile استراق سمع )
( ESTERAGH SAM KARDAN ile ESTERAGH SAM )
- KULAK SALYANGOZU ile/ve KULAK SALYANGOZU KANALI
( COCHLEA vs./and COCHLEAR DUCT )
- KULAK, SEDÂ ARAR ve/||/<> SEDÂ DA KULAK ARAR
- KULAK ile/ve/||/<> BURUN ile/ve/||/<> BOĞAZ
- KULAK ile/değil !GULAG
- KULAK ile/ve/<> İÇ KULAK
( ... İLE/VE/<> Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü. )
- KULAK ile/ve/||/<>/> KALBİN KULAĞI
- KULAK ile/ve KALP KULAĞI/KULAKCIK
- KULAK ile KULAK BOŞLUĞU ile MISIR KOÇANI ile KÜPE
( EAR vs. EAR CAVITY vs. EAR OF CORN vs. EARRING )
( سمع ile گوش ile بناگوش ile سنبله ile گوشواره )
( SAM ile GUSH ile BENAGOSH ile SANBALEH ile GUSHVAREH )
- KULAK ve/<> TÜM ÖRGENLER
- KULAK ve VAJİNA:
Var oluş/ediş eşikleri.
- KULAK ve/= VAJİNA
( Düşüncenin başlangıcı/girişi. VE/= Gövdelenmenin başlangıcı/girişi. )
( İkisi de varoluşun başlangıcıdır. )
( SIMÂH ve/= FERÇ )
- KULAK/LIK ile KULAKLI ile KULAKÇI ile KULAKSIZ/LIK ile KULAK ZARI ile KULAK ERİMİ ile KULAK DEMİRİ ile KULAK KULAĞA ile KULAK MEMESİ ile KULAK TIKACI ile KULAK ÇİVİSİ ile KULAK KEPÇESİ ile KULAKLI SOMUN ile KULAK MİSAFİRİ ile KULAK SADAKASI ile KULAK ALTI BEZİ ile KULAK DOLGUNLUĞU ile KULAK TIRMALAYICI
- KULAKLIK ile KULAKLIKLI
( EARPHONE vs. EARPHONED )
( گوشي ile بلندگوي گوشي ile گوشي تلفن ile گوشي دار )
( GUSHY ile BALANDEGOY GUSHY ile GUSHY TALFAN ile GUSHY DAR )
- KULAKLIKLA KULLANMALI!
- Kulaklıkla DİNLE!!!
- KULAKSIZ ile ...
( Hasköy'dedir. )
- KULAKTA/İŞİTMEDE (OKTAV):
9 ve/||/<> 11
- KULAKTAN ile KULAKTAN DOLMA ile KULAKTAN KULAĞA
- KULA/KULAA" değil KULAĞA
- KÜLBE-İ AHZÂN ile ...
( HÜZÜNLER, GAM, KEDER, TASA EVİ | HZ. YAKUB'UN EVİ )
- KÜLÇELEŞMEK ile KÜLÇE
- KULE KARŞISI PARK :
( Uskumruköy Mahallesindedir. 1.397,00 m²'lik bir alanı kapsar, 1.132,00 m²lik yeşil alanı bulunmaktadır. )
- KULE/KALE ile BELEM KULESİ
( ... İLE Lizbon-Portekiz. )
- KULE ile MENAR
( ... İLE Fener kulesi. )
- KULE değil/yerine/= SUYRAN
- KULELER'İ
( TOWER'S )
- KÜLFET ile KÜLFETLİ ile KÜLFETSİZ/LİK ile KÜLFETSİZCE
- KÜLFET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜLFET[Ar.]
( Zahmet, sıkıntı, zorluk, yorgunluk, zorlu iş. | Tören, merasim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alışma, kaynaşma. | Görüşme, konuşma. | Dostluk, ahbaplık. | Huy etme. )
( Külfetsiz ülfet olmaz. )
- KÜLFET[Ar.] değil/yerine/= YÜKEÇ
- KÜLGÜ/KÜLTGÜ/KÜLÜNÇ ile KÜLÜT ile KÜLGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gülüş, kahkaha. İLE Halk için gülünç olan şey. İLE Felç. )
- KÜLHAN ile KÜLHANİ ile KÜLHANCI/LIK ile KÜLHAN MAKİNESİ
- KÜLHANBEYİ/KÜLHANÎ ile KABADAYI
( Eskiden, geceleri, sokağa fenersiz çıkmak yasaktı. Gece vakti sokakta fenersiz gezenlerden biçim ve kıyâfeti kendinden şüpheyi davet ettiren kişiler, kollu kuvvetlerince çevrilir, sabaha kadar çalıştırılmak suretiyle cezalandırılmak üzere külhanlara hapsedilirlerdi. Külhancılar, devriye gezen zabitin emriyle kabahatlıları sabaha kadar odun taşımak, külhan ocaklarını temizlemek gibi işlerde kullanır ve sabahleyin üstleri başları kurum ve kir içinde olduğu halde salıverilirlerdi. Bu gibi kişilerin üst ve başlarının pisliği, elbiseleriyle ve kişilikleriyle uygun olmadığından külhandan çıkıp evlerine giderken, herkes bunları görür ve geceleyin bir yerde basılıp kollular tarafından çevrilerek külhana hapsedilmiş olduğunu anlar ve bunlara alay yoluyla "Külhanbeyi" derlerdi. "Külhanbeyi" ya da "Külhânî" denilmesi bundan ileri gelmiştir. [İstanbul Argosu ve Halk Tabirleri - Mehmet Halit Bayrı / Argo Kitabı - Mehmet Arslan] İLE ... )
( LOLO[argo]: Gösteriş, kabadayılık )
( Çok sevgili Şener Şen'imizin, "Kabadayı" adlı filmini özellikle izlemenizi salık veririz. )
- KÜLHANBEYİ ile KÜLHANBEYCE ile KÜLHANBEYLİK ile KÜLHANBEYİ AĞZI
- KÜLİ ile/ve/||/<>/> OKSAK/OXAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İkiye ayrılmadan, içinde çekirdeğiyle birlikte kurutulan kayısı ve şeftali. İLE/VE/||/<>/> Kurutulmuş kayısılardan yapılan meyve şuyu. )
- KULİS ile KULİS FAALİYETİ ile KULİS ÇALIŞMASI
- KÜLL[Ar.] ile CEM'[Ar.]
- KÜLL ile/ve/||/<> KÜNH["KÜHN" değil!]
( Bütün, tüm. İLE/VE/||/<> Bir şeyin aslı, hakikati, temeli. | Kök, dip. | Esas, öz. )
- KULLANAN ile/ve/değil/||/<>/< KULLANMIŞ
- KULLANDIRTMAK ile KULLANDIRABİLMEK
- KULLANICI ADI ile ŞİFRE
( USERNAME vs. PASSWORD )
- KULLANICI DEĞİŞTİR ile OTURUMU KAPAT
- KULLANILABİLİR/LİK ile/ve/değil UYGUN/LUK
( [not] USEFULNESS vs./and/but APPROPRIATENESS )
- [ne yazık ki]
KULLANILMAYAN METİN/KİTAP ||/<>/> MEZAR
- KULLANILMIŞ ile/ve İKİNCİ(2.) EL
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> DEĞİŞİM DEĞERİ ile/ve/<> SİMGESEL/GÖSTERİM DEĞERİ
( THE VALUE IN USE vs./and/<> THE VALUE IN CHANGE vs./and/<> SYMBOLICAL VALUE )
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> UYGULANIM DEĞERİ
( THE VALUE IN USE vs./and/<> THE VALUE IN APPLYNESS )
- KULLANIM ile KULLANIMLI/LIK ile KULLANIMSIZ/LIK
- KULLANIM ile MANİPÜLASYON
( USING vs. MANIPULATION )
- KULLANIMDAN KALDIRMAK ile AMORTİSMAN ile AMORTİSMAN ile YIPRATICI
( DEPRECATE vs. DEPRECIATE vs. DEPRECIATION vs. DEPRECIATORY )
( قبيح دانستن ile مستهلک کردن ile ناچيز شماري ile کسر کننده )
( GHABYHE DANSTAN ile MOSTEHALAK KARDAN ile NACHYZ SHMARY ile KASAR KONANDEH )
- KULLANIM/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEV/SEL
- KULLANIŞ ile KULLANIŞLI/LIK ile KULLANIŞSIZ/LIK
- KULLANMA (KILAVUZU) ile/ve/||/<>/>/< KILLANMA (KILAVUZU)
- KULLANMA ile/ve/değil/yerine İŞLEME
- KULLANMA ile/ve/değil/<> YARARLANMA
- KULLANMAK ile DEVREDE TUTMAK
- KULLANMAK ile KULLANILMAK ile KULLANDIRMAK ile KULLANABİLMEK ile KULLANIVERMEK
- KULLANMAK ile/ve/değil/yerine UYGULAMAK
- KULLANMAK ile/değil YAŞAMAK
- KULLANMAK ve/<> YAŞA(T)MAK
( TO USE and/<> TO REALIZE )
- KULLANMALI!
- KULLANMAMA ile YADSIMA
( Nasıl kullandığınıza bağlıdır. )
( NOT TO USE vs. TO DENY )
- KULLARI İKNÂ ile VİCDÂNI İKNÂ
- KULLAŞMAK ile KULLAŞTIRMAK
- KÜLLEMEK ile KÜLLENMEK ile KÜLLENDİRMEK
- KULLETEYN ile ...
( 1200 Irak ratlı[2564 gr. ağırlığında bir ölçü] su alan iki büyük küp. )
- KÜLLÎ ile CÜZ'Î
( Tümel.(Anlamın düşünülmesi ona olan ortaklığı engellemez). (Mefhum'u olan.) İLE Tikel.(Anlamın düşünülmesi ona olan ortaklığı engeller. )
( İnsan. İLE Zeyd[/Ad/İsim]. )
( Zâtî. İLE Arazî. )
( Metafizik ve ... İLE Doğa bilimleri. )
( 1. CEVHER ile/ve 2. CEVHER )
- KÜLLÎ ile KÜLL
( Zihnî. İLE Vücudî. )
- KÜLLÎ-İ) MÜŞEKKEK ile/ve/||/<>/>< (KÜLLÎ-İ) MÜTEVÂTI
( Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılmaması. @@ Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılması. )
- KÜLLÎ-İ TABİÎ ile KÜLLÎ-İ MANTIKÎ ile KÜLLÎ-İ AKLÎ
- KÜLLİYE ile CÜZZİYE(İSNAD'A BAĞLI)(NİCELİĞE/KEMMİYET'E GÖRE)
( Tüm bireyler ölümlüdür. İLE Bazı bireyler hekimdir. )
- KÜLLİYE ile KÜLLİYEN ile KÜLLİYET ile KÜLLİYETLİ
- KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE
- KÜLLÜ ile KÜLLÜK ile KÜLLÜ SU ile KÜLLÜK AĞZI
- KULLUK İÇİN değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI
- KULLUK ile ESÂRET
- [ne yazık ki]
"KULLUK" ile/ve/değil/<> GÖNÜLLÜ "KÖLELİK"
( Annelik. )
- KULLUK ile KULLUKÇU ile KULLUK KÖLELİK
- COULOMB[İng.] / COULOMB[Fr.] / COULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= KULOMB
- COULOMBMETER[İng.] / COULOMBMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KULOMBMETRE
- COULOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRE
- COULOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRİK TİTRASYON
- COULOMB, C[İng.] ile/değil/yerine/= KULON, C
- KÜLOT ile KÜLOTLU ÇORAP
- KULP[Yun.] ile Kulp
( Kazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yeri. | Uydurma neden, bahane. İLE Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. )
- ASHLESS FILTER PAPER[İng.] / PAPIER FILTRE[Fr.] / ASCHFREIES FILTERPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜLSÜZ SÜZGEÇ KÂĞIDI
- KÜLT ile/değil/yerine/<> KÜLTÜR
( Din. | Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. | Belirli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb. İLE/DEĞİL/YERİNE/<> ... )
- KÜLT ile KÜRT
- KÜLT[Fr. < Lat.] değil/yerine/= TAPINÇ/TAPMA | DİN | DİNSEL TÖREN
- KÜLTE ile KÜLTE ile KÜLTE ile KÜTLE[Ar. < KUTLE]
( Külçe. İLE Kayaç. İLE Demet, bağlam. İLE Katı nesnelerin büyük parçası. | Kitle. | Bir nesneye uygulanan güçle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı ya da nesne niceliği. )
- KÜLTÜR, ...
BİLİNÇDIŞINI ile/ve BİLİNÇALTINI ile/ve BİLİNÇLE
( Örgütler. İLE/VE Besler. İLE/VE Gelişir. )
- KÜLTÜR EKONOMİSİ ve/||/<> KÜLTÜR POLİTİKASI ve/||/<> KÜLTÜR YÖNETİMİ
( Grafiklerle Türkiye'nin Kültür Ekonisi 2016 için burayı tıklayınız... )
- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ
- KÜLTÜR:
İNANÇ ile/ve/> DEĞER ile/ve/> KURAL ile/ve/> YASA
( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> Yaptırımı. )
- KÜLTÜR:
KÂĞIT ÜZERİNE ile/ve/||/<>/< KÂĞIT DIŞINDAKİ NESNELERLE
- KÜLTÜR MANTARI ile ZEHİRLİ/ŞAPKALI MANTAR
( ... vs. TOADSTOOL )
- KÜLTÜR ORTAKLIĞI ve/||/<> ORTAMI
- KÜLTÜR TABANLI YÖNTEM ile/||/<> MOLEKÜLER YÖNTEM
( Kültür tabanlı yöntem bakterileri laboratuvarda üretir İLE moleküler yöntem DNA/RNA analizi yapar. Kültür yöntemi yalnızca kültürlenebilenleri gösterir İLE moleküler yöntem kültürlenemeyenleri de tespit eder. )
( Robert Koch tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )
- KÜLTÜR VE SANAT ile KÜLTÜREL ile KÜLTÜR ile KÜLTÜR KULÜBÜ ile KÜLTÜRLÜ
( CULTURE AND ART vs. CULTURAL vs. CULTURE vs. CULTURE CLUB vs. CULTURED )
( فرهنگي ile تمدن ile فرهنگ ile معارف ile فرهنگ و هنر ile فرهنگسرا ile بافرهنگ )
( FAREANGY ile TAMDAN ile FAREANG ile MOAREF ile FAREANG VE NPANNAR ile FAREANGSARA ile BAFREANG )
- KÜLTÜR YAPITI ile/ve/||/<>/< BARBARLIK YAPITI
- KÜLTÜR-TARİH ARKEOLOJİSİ ile/||/<> PROSESÜEL ARKEOLOJİ
( Kültür-tarih arkeolojisi betimleyici kronoloji İLE prosesüel arkeoloji açıklayıcı süreçler arar. Kültür-tarih göçler ve difüzyon İLE prosesüel arkeoloji evrensel yasalar vurgular. Childe kültür-tarih İLE Binford prosesüel yaklaşımı temsil eder. )
( Lewis Binford tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1931-2011) (Ülke: ABD) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: İşlemeci (prosesüel) arkeoloji, orta menzil kuram, etnoarkeoloji, bilimsel yöntem uygulaması) )
- KÜLTÜR değil/yerine/= EKİN, ÖZGEN
- KÜLTÜR ile/ve/||/<> GELİŞİM ODAKLI DEĞERLER KÜLTÜRÜ
- EKİN, ÖZGEN, "KÜLTÜR" = HARS = CULTURE[İng., Fr.] = KULTUR[Alm.] = CULTURA < COLERE:BAKMAK, ÖZENMEK[Lat.] = CULTURA[İsp.]
- KÜLTÜR ile/ve/değil/yerine İNSANLIK/İNSANLIĞIN KÜLTÜRÜ
( [not] CULTURE vs./and/but CULTURE OF HUMANITY
CULTURE OF HUMANITY instead of CULTURE )
- KÜLTÜR ile/ve TERBİYE
- KÜLTÜR ile/ve/değil/||/<>/< TOPLULUK
- KÜLTÜR ve/||/<> TUTKU/COŞKU
- KÜLTÜREL(DÖNEMSEL) "DEĞER YARGILARI"NI "ÖĞRETMEK" değil/yerine/>< EĞİTİLENİ, DEĞER(LER)İN DÜŞÜNSEL BİLGİSİYLE DONATMAK
- KÜLTÜREL DİFÜZYON ile/||/<> BAĞIMSIZ İCAT
( Kültürel difüzyon yayılma yoluyla aktarım İLE bağımsız icat yerel gelişimdir. Difüzyon göç ve ticaret İLE bağımsız icat benzer koşullar sonucu ortaya çıkar. Neolitik yayılım difüzyon İLE bazı bölgeler bağımsız tarım geliştirdi. )
- KÜLTÜREL GELENEK ile/ve/<> FELSEFÎ GELENEK
( CULTURAL TRADITION vs./and/<> PHILOSOPHICAL TRADITION )
- KÜLTÜREL GELENEK ile/ve FELSEFÎ GELENEK
( CULTURAL TRADITION vs./and PHILOSOPHICAL TRADITION )
- KÜLTÜREL KOŞULLANMIŞLIKLAR ile/değil/yerine KÜLTÜREL COŞKULAR
- KÜLTÜREL ile/ve/değil/yerine/||/<> DÖNEMSEL
- KÜLTÜREL[İng. < CULTURAL] değil/yerine/= EKİNSEL
- KÜLTÜREL ile KÜLTÜREL ANTROPOLOJİ/K
- KÜLTÜRLENMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞTİRMEK ile KÜLTÜR ile KÜLTÜRLÜ/LÜK ile KÜLTÜRSÜZ/LÜK ile KÜLTÜR GÖÇÜ ile KÜLTÜR ŞOKU ile KÜLTÜR AKIMI ile KÜLTÜRE ALMA ile KÜLTÜR ORTAMI ile KÜLTÜR SARAYI ile KÜLTÜR SİTESİ ile KÜLTÜR MANTARI ile KÜLTÜR MERKEZİ ile KÜLTÜR UÇURUMU ile KÜLTÜR ÇEVRESİ ile KÜLTÜR BİTKİLERİ ile KÜLTÜR VARLIKLARI ile KÜLTÜR BALIKÇILIĞI
- KÜLTÜRLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- KÜLTÜRLERARASI/LIK ile/ve/<> UYGARLIKLARARASI/LIK
- | (")KÜLTÜRLÜ(") ya da (")HOCA(") |
ile/değil/yerine/<>/>
BİLGE
( | Öğrenmeyi seven. YA DA Öğretmeyi seven. |
İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>
Hem öğrenmeyi seven, hem de öğretmeyi seven. )
- KULÛB[< KALB] ile ...
( KALPLER, GÖNÜLLER )
(1996'dan beri)