K ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.165 başlık/FaRk ile birlikte,
19.165 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(76/78)
- ÜSSÜ:
KARE/Sİ(2) ile/ve KÜP/Ü(3)
( ... İLE/VE Çoğaltmak kopyalamak. KÖP ETMEK[Eski Türkçe] )
( Ayrıca "Copy"[İng.] sözcüğünün de köp ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. )
- ÜST BACAK KEMİĞİ ile KAVAL KEMİĞİ/BACAK KALEMİ
( ... İLE Baldırda olan iki kemikten kalını. )
( FEMUR vs. TIBIA )
- ÜST DİREK ile/||/<> KALE DİREKLERİ
( kale direkleri )
- ÜSTÂD ile/||/<> USTA ile/||/<> KALFA ile/||/<> ÇIRAK ile/||/<> YAMAK/ELULAĞI ile/||/<> MİÇO/MUÇO[İt.]
( ... İLE/||/<> Yaşadıklarımızın. İLE/||/<> Yaşamakta olduklarımızın. İLE/||/<> Yaşayacaklarımızın. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( ... ile ... ile ... ile TİLMÎZ ile ... )
- ÜSTENCİLİK ile/ve/||/<> KUYRUĞU DİK TUTMAK
- ÜSTLENME ile/ve/||/<> KABULLENME
- ÜSTÜNE GİTMEK ile KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK
- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK
- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine KARŞITLIK
- USÛL - ESAS ile/ve/||/<> KEM ÂLET - KEMALÂT
( Yöntem, içerikten önce gelir. İLE/VE/||/<> Yanlış ya da kötü araç/âlet ile iş çıkarılmaz, olgunluk sağlan(a)maz. )
- USÛL-Ü FIKIH'TA:
KİTAP ile/ve/||/<> SÜNNET ile/ve/||/<> İCMÂ ile/ve/||/<> KIYAS
- UTANÇ VERİCİ ile/ve/||/<> KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ
- UTANMAK ile/ve/değil KAÇMAK
( Utanmak, başkalarından olabilir fakat en çok da kendinden kaçmaktır. )
- UTANMAK ile/ve/||/<> KENDİNE YAKIŞTIR(A)MAMAK
- ÜTILİZASYON/UTILIZATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM
- ÜTÜLÜ ile/ve KATLI
- ÜVEYİK ile KUSKUĞUK
( Yabani güvercin. İLE Eril yabani güvercin. )
( FÂHİTE[çoğ. FEVÂHİT], VERKA'[çoğ. VERÂKİ']["ka" uzun okunur] ile ... )
( STREPTOPELIA TURTUR cum ... )
( TURTLE DOVE vs. MALE TURTLE DOVE )
- UYANIK ile KÖPOĞLU
( ... İLE Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kişi. | Hakaret içeren bir seslenme sözü. )
- UYANMAK ile KALKMAK
( Uyanmak sözcüğü, zihin, gözler ve/ya da duyular açıldığında, baş/gövde yastıkta/yatakta olsa bile kullanılabilir. İLE Kalkmak sözcüğü ise, başın yastıktan ayrılması/kalkması, en az gövdenin yarısının doğrulması ya da tamamen yataktan uzaklaşmış olmanın karşılığıdır. )
- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"
- ÜYELİK FONKSİYONU ile/||/<> KARAKTERİSTİK FONKSİYON
( Karakteristik fonksiyon 0 veya 1 değeri alır, üyelik fonksiyonu [0,1] aralığında sürekli değerler alabilir )
( Formül: μA: X → [0 ile1] )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )
- UYGARLAŞMADA:
KILIÇ ile/ve/fakat/değil/yerine/<>/> KALEM ve KİTAP
( Başlattı. İLE/VE/FAKAT/DEĞİL/YERİNE/<>/> Yaşattı VE Sürdürdü. )
- UYGARLIK ARAYIŞI ve/||/<>/< KÜLTÜRLERİN/TOPLULUKLARIN KARŞILAŞMASI
- UYGARLIK ve/<> KAVRAMSALLIK
- UYGARLIKLARARASI/LIK ile/ve/<> KÜLTÜRLERARASI/LIK
- UYGUN ile/ve KULLANIŞLI
( APPROPRIATE/FIT vs./and USEFUL )
- UYGURLAR ile/ve/||/<>/> KARAHANLILAR ile/ve/||/<>/> SELÇUKLULAR ile/ve/||/<>/> OSMANLILAR ile/ve/||/<>/> TÜRKİYE
( 742 - 840 ile/ve/||/<>/> 840 - 1212 ile/ve/||/<>/> 1212 - 1299 ile/ve/||/<>/> 1299 - 1923 ile/ve/||/<>/> 1923 - ~ )
- UYKU ile/ve KIŞ UYKUSU
( SLEEPING vs./and HIBERNATION )
- UYMAK ile KARŞILIK BULMAK
- UYUM BAŞARISI[İng. FITNESS] ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ[İng. KIN SELECTION] ile/||/<> DİREKT UYUM BAŞARISI[İng. DIRECT FITNESS] ile/||/<> DOLAYLI UYUM BAŞARISI[İng. INDIRECT FITNESS] ile/||/<> EBEVEYN YATIRIM TEORİSİ[İng. PARENTAL INVESTMENT THEORY] ile/||/<> KAPSAYICI UYUM BAŞARISI[İng. INCLUSIVE FITNESS]
( Bir türün gelecek nesillere ne kadar gen aktardığını gösteren ya da gelecek nesillere aktaracağı gen performansının ölçülmesinde kullanılan, ömür boyu eşeysel başarıyı ve hayatta kalma becerisini gösteren terimdir. @@ Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil, aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimledikleri seçilim tipidir. Akrabaların hayatta kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendisi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir. @@ Yavru üretebilme becerisiyle ilişkili olan uyum başarısıdır. Hayatta kalabilmeye ve üremeye doğrudan katkı sağlayan her özellik, direkt uyum başarısını arttırmaktadır. @@ Bir bireyin akrabalarının üreme başarısındaki artıştan ötürü, kendisine benzer genlerin nesiller içerisindeki başarısının artmasına bağlı olarak, ilgilenilen bireyin uyum başarısının artmasıdır.Bir birey (F) düşünün. Bireyin annesi (A), babası (B), kuzeni (K) olsun. Bireyin anne ve babasıyla paylaştığı genlerin benzerliği oldukça yüksektir (0.5 olarak ifade edilir). Kuzeni ile paylaştığı genler de önemli düzeydedir (0.25 olarak ifade edilir). Bu akrabaların evrimsel süreç içerisindeki başarılarının yüksek olması, dolaylı olarak bireyin kendi evrimsel uyum başarısını da arttırmaktadır. Çünkü akrabaları başarılı olup üredikçe, kendisinde bulunan genleri de aktarabilmektedirler. @@ Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji en önemli ebeveyn yatırımlarıdır. Ebeveynler, bu teori sayesinde anlaşıldığı gibi, aslında yavrularına "karşılıksız" bir sevgi beslemezler ve "karşılıksız" olarak bakımda bulunmazlar. Evrimsel açıdan bu emeklerinin karşılığı, kendi genlerini büyük oranda taşıyan yavrularının hayatta kalıp, kendilerindeki genleri yaymalarıyla, uyum başarısının dolaylı olarak artması biçiminde döner. @@ En basit tanımıyla direkt uyum başarısı, bireyin üreme ve hayatta kalma başarısı ile dolaylı uyum başarısının (bireyin akrabalarının üreme başarısından kaynaklı evrimsel başarısıdır) toplamıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UYUM DAVALARI/SAVUNMALARI ile/>< KOPUŞ DAVALARI/SAVUNMALARI
( Savunma Saldırıyor - Jacques Verges - Metis Yay. )
- UYUM ile UYUM ile UYUMLU ile KONKORDATO
( CONCORD vs. CONCORDANCE vs. CONCORDANT vs. CONCORDAT )
( سازگاري ile همدلي ile مطابقت ile هم شيبي ile هم نوا ile هم آهنگ ile موافقت نامه )
( SAZGARY ile CPEHMADELY ile MOTABAGHT ile هم شيبي ile NPAM NAVA ile NPAM AHANG ile MOVAFEGHT NAMEH )
- UYUMLULUK ile UYUMLU ile GÜÇLÜK ile KARMAŞIK ile KOMPLİKASYON ile UYUMLU ile İLTİFAT ile ÜCRETSİZ OLARAK ile ÜCRETSİZ
( COMPLIANCE vs. COMPLIANT vs. COMPLICACY vs. COMPLICATE vs. COMPLICATION vs. COMPLIER vs. COMPLIMENT vs. COMPLIMENTARILY vs. COMPLIMENTARY )
( تمکين ile اجابت کننده ile کار پيچيده ile مشکل کردن ile بغرنج کردن ile پيچيدگي ile عارضه ile قبول کننده ile تعارف ile با تعريف ile تعارف آميز ile تعارفي ile بليط افتخاري )
( TAMAKYNE ile EJABAT KONANDEH ile KAR PEYCHYDAH ile MOSHEKL KARDAN ile BAGHRANJ KARDAN ile PEYCHYDEGY ile AREZEH ile GHABOL KONANDEH ile TAAREF ile BA TARYFE ile TAAREF AMYZ ile تعارفي ile BELYT AFTAKHARY )
- UYUMSUZ ile KÖTÜ EŞ
( ILL-MATCHED vs. ILL-MATED )
( لنگه به لنگه )
( LANGEH BAH LANGEH )
- UYUZOTU = KUMOTU
( Tıpta, uyuza karşı kullanılan çiçekli bitki. )
( SCABIOSA ROTATA )
- UZADEVİM(TELEKİNEZİ[Fr./İng.]) ile KALDIRMA(LEVİTASYON[Fr./İng.])
( Telekinezi ya da sadece kinezi, özdeğin(maddenin) iç dinamiklerine zihin/düşünce gücüyle etki ederek biçimini değiştirmek. İLE Levitasyon ise, özdeği bütün olarak yerinden hareket ettirmek/havalandırmak/havada dolaştırmak. )
- UZAK ile KÜÇÜK
( FAR/DISTANT vs. SMALL )
- UZANMAK ile/ve KIVRILMAK
- ÜZEYN | KULAKÇIK ile/||/<> KULAKÇIK
( karşılık atriyum atrium oda Yüreğin ön sağ ve sol odaları kulacık Sağ kulakçık ve sol kulakçık olmak üzere iki bölmeden meydana gelmiş yüreğin ön iki odası Kalbin sağ ve sol yarı bölümlerinin üst parçalarını oluşturan iki boşluktan her biri atriyum Büyük ve küçük dolaşımda ana toplardamarların kalbe açıldıkları kalp boşlukları )
( AURICLE | ATRIUM )
( AURICULE | ATRIUM )
( VORHOF | VORHALLE )
( ATRIUM | ATRIUM: ODA )
- ÜZGÜN ile KEYİFSİZ ile KEYİFSİZLİK
( DEJECT vs. DEJECTED vs. DEJECTION )
( محزون ومغموم ile مغموم ile افسرده ile پژمان ile پژمرده ile پژماني ile پژمردگي )
( MAHZUN VEMOGHMOM ile MOGHMOM ile AFSARDEH ile PAJMAN ile PAZHMARDEH ile پژماني ile PAZHMARDEGY )
- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]
- UZLAŞMA | KONSENSÜS ile/||/<> KONSENSÜS[Fr. < CONSENSUS]
( CONSENSUS )
- UZLAŞMAZ ile KURTARILAMAZ
( IRRECONCILABLE vs. IRRECOVERABLE )
( اصلاح ناپذير ile سازش ناپزير ile جور نشدني ile آشتي ناپذير ile لاوصول )
( ESLAH NAPAZYR ile SAZESH NAPEZYR ile JOR NESHODANY ile ASHTY NAPAZYR ile LAVASOL )
- UZMANLAŞMA ile "KÖK SALMA"
- ÜZN | KULAK[Rus.] ile/||/<> KULAK KEPÇESİ ile/||/<> KULAK ZARI
( İşitme organı olup memelilerde dış-, orta-ve iç-kulak olmak üzere üç bölgeden meydana gelir. @@ Kotanın ayarını sağlayan iki demir parçası. (Akbulut *İspir -Erzurum) @@ (zooloji) @@ Toprak sahibi olan, ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı Rus köylüsü. @@ İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. @@ ~ Az gulag. -Tkm gulak. -TatK kolak. -Bşk kolak. -Nog kulak. -Kklp kulak. -Kzk kulak. -Krg kulak. -Sart kulak. -Tar kulak. -Alt, Tel, Kuğ, Şor, Sag, Koy, Kaça, Küer kulak. -Hak xulax. -Tuv kulak. -Yak kulgāx. -Çuv xălxa. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (kulgak, kulkak). Orta Türkçede kulak olarak geçer. Kâşgarlı Mahmud'a göre kulxak ve kulkak biçimleri de kullanılır. Eski Kıpçakçada kulağ ve kulak olarak geçer. Yaygın bir inanca göre *kul- 'işitmek' kökünden geldiği anlaşılıyor. Eski kulgak biçiminde gördüğümüz -gak (~ -ak) eki eski ve yeni diyalektlerde yaygındır. Bu açıklamayı yapan uzmanlar, Türkçe *kul- kökünü doğrulamak için Fin-Ugor dillerinde kullanılan biçimleri tanık olarak değerlendirmişlerdir. Mac hall- 'işitmek'. -Ost xól-. -Çer kol- vb. Türkçede buna benzer birçok organ adı geçtiğini biliyoruz. Ayak < adak (<: at-); boğaz (<: boğ-); yürek (<: yür-) gibi. )
( EAR | AURICLE | DRUM~AURICLE | AURICLE, PINNA~DRUM | TYMPANIC MEMBANE, EAR DRUM | MEMBRANA TYMPANI )
( OREILLE | PAVILION DE L'OREILLE | MEMBRANE DU TYMPAN~PAVILION DE L'OREILLE | AURICULAIRE, PAVILLON DE L'OREILLE~MEMBRANE DU TYMPAN | MEMBRANE TYMPANIQUE )
( AURICULA~AURICULA~... )
( OHR | OHRMUSCHEL | PAUKENFELL~OHRMUSCHEL~PAUKENFELL | TROMMELFELL )
( ORECCHIO~PADIGLIONE AURICOLARE~TIMPANO )
( ΑΥΤΊ / αυτί~ΠΤΕΡΎΓΙΟ ΑΥΤΙΟΎ / πτερύγιο αυτιού~ΤΎΜΠΑΝΟ / τύμπανο )
( GULAG[Az.]~GULAK[Tkm.]~KOLAK[Tatk.]~KOLAK[Bşk.]~KULAK[Nog.]~KULAK[Kklp.]~KULAK[Kzk.]~KULAK[Krg.]~XULAX[Hak.]~KULAK[Tuv.]~KULGĀX[Yak.]~XĂLXA[Çuv.] )
- ÜZN ile/||/<> KULAK ile/||/<> KULAK[Rus.]
( İşitme organı olup memelilerde dış ortave içkulak olmak üzere üç bölgeden meydana gelir Kotanın ayarını sağlayan iki demir parçası Akbulut İspir Erzurum zooloji Toprak sahibi olan ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı köylüsü İşitme organı memelilerde dış orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı Az gulag gulak kolak kolak kulak kulak kulak kulak Sart kulak Tar kulak Alt Tel Kuğ Koy Kaça Küer kulak xulax kulak kulgāx xălxa Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kulgak kulkak Orta Türkçede kulak olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre kulxak ve kulkak biçimleri de kullanılır Eski Kıpçakçada kulağ ve kulak olarak geçer Yaygın bir inanca göre kul işitmek kökünden geldiği anlaşılıyor Eski kulgak biçiminde gördüğümüz gak ak eki eski ve yeni diyalektlerde yaygındır Bu açıklamayı yapan uzmanlar Türkçe kul kökünü doğrulamak için Ugor dillerinde kullanılan biçimleri tanık olarak değerlendirmişlerdir hall işitmek Ost xól Çer kol vb Türkçede buna benzer birçok organ adı geçtiğini biliyoruz Ayak adak at boğaz boğ yürek yür gibi )
( EAR | AURICLE | DRUM )
( OREILLE | PAVILION DE L'OREILLE | MEMBRANE DU TYMPAN )
( OHR | OHRMUSCHEL | PAUKENFELL )
( AURICULA )
( ORECCHIO )
( ΑΥΤΊ / αυτί )
( GULAG[Az.]~GULAK[Tkm.]~KOLAK[Tatk.]~KOLAK[Bşk.]~KULAK[Nog.]~KULAK[Kklp.]~KULAK[Kzk.]~KULAK[Krg.]~XULAX[Hak.]~KULAK[Tuv.]~KULGĀX[Yak.]~XĂLXA[Çuv.] )
- ÜZÜCÜ ile KIRICI
- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR
- ÜZÜM ve/<> KAVUN
( [Özbekistan'da] 50 çeşit. VE/<> 30 çeşit. )
- ÜZÜM ile KİŞMİŞ[Fars.]
( ... İLE Küçük taneli bir tür çekirdeksiz üzüm. )
- UZUN KLİTORİSLİ KADIN (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN
( "WOMAN IN LONG CLIT" [male] and "MAN IN SHORT PENIS" [female]: HUMAN )
- TANIM:
"UZUN" ile/değil/yerine KAPSAMLI
( Tanımın uzunu olmaz! Kapsamlı olduğundan dolayı ilgisizlerin "zihin ve dilinde", "uzun" diye ifade etmeleri kendi yetersizliklerini gizleme girişimi olabilir belki/çoğunlukla. )
- UZUN ile/ve/yerine KISA ile/ve/yerine ORTA
( Uzun, ne tadın var, ne tuzun. İLE/VE Kısa, her gün tasa. YERİNE Orta, sevgisi arta. )
- ÜZÜNTÜ ile KAYGI ile İNANÇ
( Geçmişe bakar/baktırır. İLE Çevreye bakar/baktırır. İLE İleriye bakar/baktırır. )
- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]
- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE
( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )
- ÜZÜNTÜLÜ BİRİNE:
ACIMAK değil/yerine KIZMAK
- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR
- VÂCİB ile KADÎM
- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI
- VÂDİ[Ar.]/KANYON[Fr. < CANYON]/KLÜZ[Fr. < CLUSE] değil/yerine/= KOYAK/KAPUZ/DAR BOĞAZ
( Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki geniş aralık. )
- VADİ ile/||/<> KOYAK
( Karalarda akarsu aşındırmasıyle biçimini almış bir yöne doğru eğimli uzunluğuna çukurluk Özel bir ezgi ile söylenen bir tür halk koşuğu İçinde akarsu yataklarının bulunduğu üç yanından kapalı ancak ağız yanı açık tabanı yamaçlarıyla yerine ve eskiliğine göre türlü biçimleri olan dar uzun yüzey Türkçe koy a k küçültme eki )
( VALLEY )
( VALLÉE )
( TAL )
- VAHİDİYETTE KESRET ile KESRETTE VAHİDİYET ile KESRETTE VAHİD
( Kesreti saklayamazsın fakat birliği/tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )
( Asıl tevhid, kesretten sonraki tevhiddir. )
( İş, bu kesreti tevhid etmektedir. )
( Kesreti saklayamazsın fakat birliği, tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )
- VAHİD-ÜL-FİLKA NEBATAT | BİR ÇENEKLİLER >< KAPALI TOHUMLULAR
( (botanik) @@ Sadece bir kotilodonu olan embriyo veya bitkiler, monokotiledon, tek çenekliler. )
( MONOCOTYLEDONOUS | ANGIOSPERMOUS~ANGIOSPERMOUS | ANGIOSPERM )
( MONOCOTYLÉDONES | ANGIOSPERMES~ANGIOSPERMES | ANGIOSPERME )
( ANGIOSPERMAE~ANGIOSPERMAE )
( BEDECKTSAMIG~BEDECKTSAMIG )
( MONOCOTILEDONI~ANGIOSPERME )
( ΜΟΝΟΚΟΤΥΛΉΔΟΝΑ / μονοκοτυλήδονα~ΑΓΓΕΙΌΣΠΕΡΜΑ / αγγειόσπερμα )
- VAHİY ile/ve "KUTSAL" METİN
- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA
( BRUTAL vs. BRUTALITY vs. BRUTALIZE vs. BRUTALLY vs. BRUTE )
( بي رحم ile حيواني ile حيوانيت ile بي رحمي ile حيوان صفت نمودن ile بي رحمانه ile جانور خوي ile کودن ياشهواني )
( BEY RAHAM ile HEYVANY ile حيوانيت ile BEY RAHAMY ile HEYVAN SAFT NEMUDAN ile BEY RAHMANEH ile JANOR KHOY ile KOODAN YESHEHAVANY )
- VAK'A ile/ve/<> KAZÂ
- VÂKİ | KORUYUCU ile/||/<> KORUYUCU
( Asalağı dış ortamda yok eden ya da onun konakçıya ulaşmasına engel olan ilâç veya işlem yalıtıcı Gıdaların bozulmasını önleyerek raf ömürlerinin uzamasını sağlayan madde konservatif protektif Asalağı doğrudan doğruya konakçı üzerinde ortadan kaldıran ilâç ya da işlem koruyucu )
( PROPHYLACTIC | PRESERVATIVE )
( PROPHYLACTIQUE )
( VORBEUGEND )
( PROPHYLACTICA )
- VAKÜOL/VACUOLE[İng.] değil/yerine/= KOFUL
( Koful ya da vakuol; bitkiler, mantarlar, hayvanlar, bazı protistalar ve bakterilerde bulunan ve çeşitlerine göre boyutları değişebilen içi sıvı dolu boşluklardır. Kofullar endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, göze ve çekirdek zarından oluşabilir. Temel görevleri; depo, sindirim, salgı, boşaltım ve tatlı su mikroorganizmalarında su dengesini sağlamaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VALABİ ile KAYA VALABİSİ
- VALF/VALVE[İng.] değil/yerine/= KAPAK
- VALUE ADDED TAX[İng.] ile/||/<> KATMA DEĞER VERGİSİ
( Mal ve hizmetlerden ilk üretimden sonul tüketim aşamasına kadar her aşamada yaratılan katma değer üzerinden alınan dolaylı bir vergi )
( VALUE ADDED TAX )
- VAN GÖLÜNDE:
İNCİ KEFALİ ile/ve/||/<> KÜÇÜK MERCAN BALIĞI
- VAN KEDİSİ ile KHAO MANEE
- VAR DEĞİL/OLMAYAN ile/ve KULLANIMDA VAR (OLAN)
( NOT EXIST/NONEXISTENCE vs./and EXIST ON USE )
- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK
- VAR OLMAK ile/ve/||/<>/> KİŞİ/İNSAN OLMAK
( Doğada. İLE/VE/||/<>/> Ancak, başka bir insan ile. )
- VARDAKOSTA[İt. < GUARDACOSTE] ile/||/<> KIYILARI KORUYAN GEMİLERE VERİLEN AD
( Kıyıları koruyan gemilere verilen ad İtal Venedik vardacosta vessel for coast defense Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır guardacostas guardacostas Katal guardacostes gardecôte )
( GARDE-CÔTE )
( GUARDACOSTAS )
( GUARDACOSTE | VARDACOSTA )
- VÂRESTE[Fars.] değil/yerine/= KURTULMUŞ | SERBEST, RAHAT | İLİŞİKSİZ
- VARGI = NETİCE = CONSEQUENCE[İng.] = CONSÉQUENCE[Fr.] = KONSEQUENZ, FOLGERUNG[Alm.] = COMSEQUENTIA[Lat.] = CONSECUENCIA[İsp.]
- VARİL[Fr. < BARIL] ile/||/<> KÜÇÜK FIÇI
( küçük fıçı Türkçede baril biçimi de kullanılır R Bizans βαρύλιον fıçı Rumca βαρύλιον Venedik İtalyancasından alınmıştır baríl Türkçe baril biçiminin de Venedik İtalyancasından geldiği anlaşılıyor Bulgarcaya da varil olarak geçmiştir BER 1 120 )
( BARIL )
( ΒΑΡΎΛΙΟΝ / βαρύλιον )
- VARİL[Fr.] ile KAP
( Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap. | Bir varilin kapsadığı madde miktarı. İLE ... )
- VARIŞ NOKTASI ile KADER ile KADER ile KADERLER ile KADER
( DESTINATION vs. DESTINE vs. DESTINED vs. DESTINIES vs. DESTINY )
( مقصد ile سرنوشت معين کردن ile مقدر کردن ile مقدر ساختن ile مقدر ile مقدرات ile تقادير ile تقدير ile آبشخور ile سرنوشت )
( MOGHSAD ile SARNOSHT MAYNE KARDAN ile MOGHODAR KARDAN ile MOGHODAR SAKHTAN ile MOGHODAR ile MOGHODARAT ile تقادير ile TAGHADYR ile ABSHKHOR ile SARNOSHT )
- VARLIK KAŞİF
( EXISTENCE
DISCOVERER )
- VARLIK ve/<> KUDRET
- VARLIK ve KÜRE
( Küre, varlığı simgeler. )
( ... VE Bir düzlemin üzerinde, aynı anda iki noktaya birden değemez. )
( EXISTENCE and SPHERE
The sphere symbolize the existence. )
- VARLIK ile/ve/||/<> ÖZ ile/ve/||/<> KAVRAM
- VAROLAN ve KARŞILAŞTIRMA
( EXIST and TO COMPARE )
- VAR OLAN ile/ve KAVRAM
( EXIST vs./and CONCEPT )
- VAROLAN/LAR ile/ve KULLANIMI
( Kullanın, fakat kötü(ye) kullanmayın! )
( EXISTENCE vs./and USING TO EXISTENCE
Use them but don't misuse them. )
- VAROLUŞ ve/||/<> KARAR ALABİLME
- VAROLUŞ ve/= KENDİNİ AŞKINLIK
- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<> KOŞUL
( [not] ASSUMPTION vs./and/||/<>/but/< CONDITION
CONDITION instead of ASSUMPTION )
- VARSIL ile/ve/değil/yerine/||/<> KANAAT SAHİBİ
- VAŞAK ile KANADA VAŞAĞI
( )
(
)
( LYNX cum LYNX CANADENSIS )
- VAŞAK ile KARAKAL VAŞAK
- VAŞAK ve KURT
( Ehlileştirilmişleri: KEDİ ve KÖPEK )
( Doğadaki en vahşi hayvanlardandır. )
- VATANSIZ/LAR ile/ve/||/<> KÂĞITSIZ/LAR
- VATMAN[İng.] ile KONDÜKTÖR[Fr.]
( Tramvay sürücüsü. İLE Yolcu trenlerinde, biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli. )
- VATOZ ile KIRKAMBARBALIĞI
( ... İLE Büyük bir tür vatoz. )
- VAZGEÇMEMEK ile/ve/||/<> KARARLILIK
- VAZIH | AÇIK ile/||/<> AÇIK ile/||/<> KAPALI, DÜĞÜMLÜ
( Kolayca anlaşılan söz yazı Karşıtı kapalı düğümlü Ev çatılarındaki delik Fındıkoluk Bilecik 1 Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuzdengesizlik giderin gelirden fazla olması 2 Kasa ambar mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması 1 Gelirin gideri karşılamaması durumu 2 gedik net )
( DEFICIT | ON | OPEN | INDIFINITE )
( DÉFICIT | INDÉFINI )
( INDEFINIT, UNBESTIMMT )
( INDEFINITUS )
( CHIARO )
( ΣΑΦΉΣ / σαφής )
- VE DE ... ile Kİ ...
- VEGETABLE MARROW, GOURD[İng.] ile/||/<> GOURDE[Fr.] ile/||/<> LAGENARIA SICERARIA[Lat.] ile/||/<> KÜRBISS[Alm.] ile/||/<> SU KABAĞI
( Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından beyaz çiçekli meyvelerinin sap kısmı dar uç kısmı küremsi olan tek yıllık otsu sarılıcı bitkiler )
( VEGETABLE MARROW, GOURD )
( GOURDE )
( KÜRBISS )
( LAGENARIA SICERARIA )
- VEHBÎ, FITRÎ | DOĞUŞTAN ile/||/<> KALITIM
( Bireyin doğduğu andan beri var olan, bununla birlikte kalıtımla ilişkisi olmayan (özellik). @@ Bir varlığın doğasında bulunan, doğduktan sonra kazanılmış, öğrenilmiş şeylerin sonucu olmayan, doğuşla birlikte var olan. //Şunlar doğuştan getirilebilir: 1. Olmuş bitmiş biçimiyle doğuşla birlikte var olan bir özellik (ör. bir sakatlık). 2. Doğuştan var olan ve geliştirilmesi olanağı bulunan bir yetenek (ör. müzik yeteneği). 3. Doğuşla var olan, ama bilinçlendirilmeye gereksinmesi olan. bk. doğuştan ideler @@ Kalıtsal olmayan ve doğuşta meydana gelen fizyolojik ve morfolojik bozukluklar. @@ 1. Doğumda var olan, sonradan biçimlenmemiş, konjenital, konjenitalis. 2. Kalıtsal, herediter, irsî, genetik. )
( CONGENITAL | INNATE | CONGENITAL, INNATE | HEREDITY~HEREDITY | GENETICS | INHERITANCE, HEREDITY )
( INNÉ | CONGÉNITAL, INNÉ | HÉRÉDITÉ~HÉRÉDITÉ )
( HEREDITAS: MIRAS, KALITIM~HEREDITAS: MIRAS, KALITIM )
( ANGEBOREN | VERERBUNG~VERERBUNG )
( CONGENITO~EREDITÀ )
( ΈΜΦΥΤΟΣ / έμφυτος~ΚΛΗΡΟΝΟΜΙΚΌΤΗΤΑ / κληρονομικότητα )
- VEHBÎ İLİM ile KİSBÎ İLİM
- VEHİM ile KARMAŞA
- VEJETALİN[Fr.] değil/yerine/= KATI YAĞ
( Bazı bitkilerden çıkarılan ve sade yağ yerine kullanılan katı yağ. )
- VEL-HÂSIL/VEL-HÂSIL-I KELÂM değil/yerine/= KISACASI/SÖZÜN KISASI
- VELED-İ KUL ile/||/<> KULOĞLU
( Ölen evli yeniçerilerin babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları )
- VELHÂSIL[Ar.] değil/yerine/= KISACASI
- VENTRİKÜL/VENTRICLE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK
- VERASET İLÂMI değil/yerine/= KALITÇILIK BELGESİ
- VERASET İLMİ ile/||/<> GENETICS[İng.] ile/||/<> GÉNÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> GENETIK[Alm.] ile/||/<> KALITIM BİLİMİ
( karşılık Genetik genesis döl şecere Biyolojinin akraba organizmalar arasındaki değişme ve karakterlerin kalıtımını inceleyen bir dalı )
( GENETICS )
( GÉNÉTIQUE )
( GENETIK )
( GENETICA )
( ΓΕΝΕΤΙΚΉ / γενετική )
- VERASET | KALITIM ile/||/<> KALITIM
( Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemediğine inanılan özelliklerin döllenme sırasında dişi ve erkeğin kromozomları yoluyla bir kuşaktan ötekine geçmesi Bireyin doğuş yoluyla aktardığı türsel ya da bireysel özellikleri edinim Ana ve babada bulunan yapısal ve ruhsal karakterlerin kalıtsal olarak oğul döllere geçmesi biyoloji Biyolojik özelliklerin genlerin bir dölden diğerine aktarılması Genler hem birbirleriyle hem de bulundukları çevreyle etkileşerek belirgin özellikleri yani fenotipleri oluştururlar Bu nedenle oğul döl ebeveynine veya akrabalarına diğer bireylere oranla daha çok benzerlik gösterir Kalıtım kuralları ve kalıtsal özellikleri konu alan biyoloji dalı soya çekim 1 Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması ırsiyet 2 Bir bireyin genetik yapılanması )
( HEREDITY | GENETICS | INHERITANCE, HEREDITY )
( HÉRÉDITÉ )
( VERERBUNG )
( HEREDITAS: MIRAS, KALITIM )
- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ değil/yerine/= KALITÇILIK VE GEÇİNÇ VERGİSİ
- VERÂSET değil/yerine/= KALITÇILIK
- VERÂSET[Ar.] değil/yerine/= KALITIM
- VERESİYE değil/yerine KONSİNYE
- VERGİ ile/ve KİRA
( RÜSÛM[< RESM]: Vergiler, gümrük vergileri. | Usûl, merasim. İLE/VE ... )
( BÂC, BÂJ [vergi harç. | Gümrük vergisi.] ile/ve ... )
- VERİLİ (ORTAK) AKIL ile/ve/> KURULU (ORTAK) AKIL
( Kültür. İLE/VE/> Uygarlık. )
( Nedenbilimsel. İLE/VE/> Erekbilimsel. )
- VERİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANILMIŞ
( VEHBÎ İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< KESBÎ )
- VERMEK:
SELENİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAĞINI
( Az kişiye. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok kişiye. )
- VERMEK ile/ve KATMAK
( TO GIVE vs./and TO ADD )
- VERNİK[Yun.] değil/yerine/= KORUYUCU
( Sürüldükleri yüzeyde, koruyucu katman yapan katı cisimlerle ya da kuruyan yağlarla, bunları eritme özelliğindeki sıvılardan hazırlanan gereç. )
- VESVESE ile "KUR(MAK)"
- VETER ile/||/<> KİRİŞ
( Bir eğri ya da yüzey üzerindeki iki noktayı birleştiren doğru parçası Mimarlık Döşeme ve tavan tahtalarının üzerine çakıldığı iki karşılıklı duvar arasına kılıcına konulmuş kereste ya da demir çubuk a taban kirişi kiriş yuvası yapıcılık Döşeme tahtalarını mıhlamak üzere kılıçlama yerleştirilen dört köşe kalın keresteden yanayı demir ya da betondemir karışımı yatay destek karşılık tendon tendere germek Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan ak parlak telli bir iplik I Bıçak sapı delmekte kullanılan araç Senirkent Isparta II 1 Kayıklarda seren direğine bağlanan ip Yenice Gelendost Isparta 2 Bağırsaktan yapılan ip Güdül Ankara 3 Hallaçların yün atmakta kullandıkları aracın iki ucuna gerilmiş hayvan bağırsağından ip Yalvaç Isparta Alefsi Köseli Eynesil Giresun Bor Niğde Doğanbey Konya III Çatı dam ve katlarda kullanılan kalın ağaç Yukarıtırtar Yalvaç Isparta Erenköy Seydali İnönü Eskişehir Derekuşculu Görele Giresun Baykara Selim Kars Yeşilyurt Haymana Ankara Yenikent Aksaray Niğde biyoloji matematik Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan beyaz parlak ve telli bir bağ Tendon Herhangi bir eğri veya yüzeyin iki noktasını birleştiren doğru parçası Az kiriş kiriş kiriş käräş Alt kiriş kiriş kiris kırıs xirlü xirlu Eski Uygurcada da kiriş biçimindedir kiriş bowstring Clauson 747a Räsänen V 272a kirişi ker spannen ve işaretiyle kir eintreten kökleriyle karşılaştırmıştır Kirişin ker germek köküyle karşılaştırılması akla yakındır ama bu yaklaştırma fonetik açıdan kolay değildir Salt başındaki ünsüz bu açıklamayı engellemekle kalmıyor ker kökünün e sesinin kirişte iye çevrilmesi de bir sorun olarak karşımıza çıkıyor Leksika 578 yazarlarına göre kiriş biçimi kir girmek kökünden iş ekiyle oluşturulmuştur Bu açıklama yapı yönünden tartışılamaz Ancak ses bakımından gözden geçirilmeye açıktır Yazarların diyalektlerdeki biçimleri sıralarken Türkiye Türkçesinde kullanılan kirişi saymadıklarını gördük Bu biçim yazarların kirişin kir girmek kökünden geldiği yolundaki düşüncelerine ters düşüyor Eski Türkçe kir kökü dilimizde gir olarak geçer Buna göre bu kökten gelen kiriş türevinin de dilimizde girişe çevrilmesi beklenir Dilimizde k g kuralından kaçan birtakım örneklerin varlığı göz ardı edilemez Örn kir kirpi kirpik kişi biçimlerinde eski k olduğu gibi kalmıştır Buna karşılık kel kemi kir köbek küç kün küneş gibi örneklerde kler dilimizde gye dönüşmüştür Kirişin kökü olarak ortaya atılan kir de dilimizde gir biçiminde yaşıyor Moğolca ve Tunguzca gibi Altay dillerinde kirişe benzer bir karşılığın geçmediği anlaşılıyor O açıdan kirişin Eski Türkçeden kalma bir türev olduğu düşünülebilir ȆSTJada 1997 7172 kirişin köküne ilişkin açıklamalar eleştirel olarak değerlendirilmiştir ȆSTJanın bu bölümünün Leksikanın baskıya verilmesinden sonra çıktığı anlaşılıyor Ne var ki yazarların ȆSTJanın baskıya verilmeyen bölümlerini de kullandıklarını gördük Kirişte ȆSTJaya başvurmayı gereksiz saymışlardır ȆSTJada kirişin anlamları özenle verilmiştir Leksika kirişin yalnız yayın iki ucu arasındaki esnek bağ anlamıyla yetinmiştir ȆSTJa ise sinir damar anlamından yola çıkmıştır Ok atmaya yarayan yayın iki ucu arasına gerilen bağ anlamının birincil anlam olmadığı açıktır Bunun gibi çalgı teli karşılığı da yeni bir anlamdır Müzik araçlarında kullanılan tel kuzuların ince bağırsaklarından yapılır Bu yeni anlam da kirişin sinir damar anlamına tanıktır )
( CHORD | BEAM, RAFTER | TENDON | BEAM, GIRDER )
( CORDE | POUTRE | POUTRELLE | TENDONE | TENDON | FER PLANCHER, POUTRELLE )
( SEHNE, CHORDE | BALKEN | SEHNEN | TRAGER | SEHNE | SHENE )
( CHORDA | TENDERE | TENDERE: GERMEK )
( KIRIŞ[Az.]~KIRIŞ[Tkm.]~KIRIŞ[Krg.]~KÄRÄŞ[Tatk.]~KIRIŞ[Alt.]~KIRIŞ[Tuv.]~KIRIS[Yak.]~KIRIS[Yak.]~XIRLÜ[Çuv.]~XIRLU[Çuv.] )
- VEZİKÜL/VESICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK | SULU KABARCIK
- VİCDAN/LI ile/değil/ne yazık ki/>< KORKU/KORKAK
- VICTIM :/yerine KURBAN
- VİKAYE HARFİ | KORUMA ÜNSÜZÜ ile/||/<> KORUYUCU ÜNSÜZ
( (Derleme., kaynaştırma ünsüzü, yardımcı konsonant, koruyucu 'y', koruyucu ünsüz) Türkçede ünlü ile biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirilince araya giren -y- ünsüzü: Anneye (anne-y-e) , babaya (baba-y-a) , anneyi (anne-y-i) , babayı (baba-y-ı) , evdeyiz (evde-y-iz) , yoldayız (yolda-y-ız) örneklerinde olduğu gibi. )
( INTERVOCALIC EUPHONIC CONSONANT | BUFFER CONSONANT~... )
( CONSONNE INTERCALAIRE, EUPHONIQUE | CONSONNE DE LIAISON~... )
( EINGESCHALTETER EUPHONISCHER KONSONANT | BINDEKONSONANT~... )
( CONSONANTE EUFONICA~... )
( ΕΥΦΩΝΙΚΌ ΣΎΜΦΩΝΟ / ευφωνικό σύμφωνο~... )
- VİKAYE HARFİ ile/||/<> INTERVOCALIC EUPHONIC CONSONANT[İng.] ile/||/<> CONSONNE INTERCALAIRE, EUPHONIQUE[Fr.] ile/||/<> EINGESCHALTETER EUPHONISCHER KONSONANT[Alm.] ile/||/<> KORUMA ÜNSÜZÜ
( Derleme kaynaştırma ünsüzü yardımcı konsonant koruyucu y koruyucu ünsüz Türkçede ünlü ile biten bir sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirilince araya giren y ünsüzü Anneye anneye babaya babaya anneyi anneyi babayı babayı evdeyiz evdeyiz yoldayız yoldayız örneklerinde olduğu gibi )
( INTERVOCALIC EUPHONIC CONSONANT | BUFFER CONSONANT )
( CONSONNE INTERCALAIRE, EUPHONIQUE | CONSONNE DE LIAISON )
( EINGESCHALTETER EUPHONISCHER KONSONANT | BINDEKONSONANT )
( CONSONANTE EUFONICA )
( ΕΥΦΩΝΙΚΌ ΣΎΜΦΩΝΟ / ευφωνικό σύμφωνο )
- VILLAGE :/yerine KÖY
- VIRIAL KATSAYI ile/||/<> KOMPRESİBİLİTE
( Virial B,C gaz etkileşim, kompresibilite Z = PV/nRT. )
( Formül: B₂ İLE B₃ İLE Z )
- VİRTOPSİ/VIRTOPSY[İng.] değil/yerine/= KAPALI ÖLÜ TANILAMA
- VİSKOZİTE | VİZKOZİTE | AĞDALIK ile/||/<> AKIŞKANLIK ile/||/<> AKIŞMAZ ile/||/<> AKIŞMAZLIK ile/||/<> KOYULUK | AKIŞMAZLIK
( bk. akışmazlık. @@ Sıvının, belli bir hızla akması için uygulanması gereken kuvveti ölçen katsayı. @@ Bir akışkanın katmanları arasındaki iç sürtünmeden kaynaklanan ve akışı engelleyen dirençlilik.@@1. kimya: a. Akışkanların bağıl devimlerine gösterdikleri direnmeyle oluşan ağdalılık. b. Sıvının belli bir hızla akması için uygulanması gereken kuvveti ölçen katsayı. 2. elektrik: Arı gazın yoğunluğuna, mekanik direncine bağlı olmaksızın bir elektrik kıvılcımına karşı gösterdiği direnç. 3. işleyim: Sıvıların ya da yeryağı ürünlerinin, düzgün ve burgaçsız akışa karşı gösterdiği direnç. @@ bk. ağdalık. @@ )
( VISCOSITY | MOBILITY | VISCOUS | CONSISTANCE, CONSISTENCY~MOBILITY | VISCOSITY~VISCOUS~VISCOSITY~CONSISTANCE, CONSISTENCY | TONE )
( VISCOSITÉ | VISQUEUX | CONSISTANCE~FLUIDITÉ~VISQUEUX~VISCOSITÉ~CONSISTANCE )
( VISKOSITÄT, ZÄHIGKEIT, FLÜSSIGKEITSGRAD | ZÄHIGKEIT, INNERE REIBUNG | ZÄHFLÜSSIG | VISKOSITÄT~FLUIDITÄT~ZÄHFLÜSSIG~VISKOSITÄT~KONSISTENZ )
( VISCOSITÀ~FLUIDITÀ~VISCOSO~VISCOSITÀ~CONSISTENZA )
( ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες~ΡΕΥΣΤΌΤΗΤΑ / ρευστότητα~ΙΞΏΔΗΣ / ιξώδης~ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες~ΠΥΚΝΌΤΗΤΑ / πυκνότητα )
- VİTAMİN ile/||/<> MİNERAL ile/||/<> KOFAKTÖR ile/||/<> KOENZİM
( Enzim aktivitesi için gerekli moleküller. )
( Formül: NAD⁺ İLE FAD İLE CoA )
- VİTRİN ile/değil KÜTÜPHANE
- VİVİ- ile/||/<> VİT- ile/||/<> BİO-/BİS-/-BİOSİS/-BİOTİC ile/||/<> -THANASİA/THANAT-/THANATO-/-THANATOUS ile/||/<> KİNE-/KİNESİ-/KİNESİA-/KİNESİO-/-KİNESİS/KİNETO-/CİNE-/CİNESİ-/CİNETO-
( Canlı, yaşayan. İLE/||/<> Canlılıkla ilgili, canlılarla ilgili. İLE/||/<> Yaşamla ilgili, canlılıkla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili. İLE/||/<> Ölüm, ölüm biçimi, ölüme neden olan. İLE/||/<> Hareketle, yönelimle ilgili, hareketli. )
- VİYADÜK[Fr. < VIADUC] değil/yerine/= KÖPRÜYOL/AŞIT
( ... İLE Bir vadi, bir ırmak üzerinden, bir demiryolu ya da karayolunun geçişini sağlayan, ayaklar üzerine oturtulmuş yüksek ve uzun köprü. )
- VOLT ile KİLOVOLT
( Elektromotor gücün ya da gerilimin birimi. İLE Değeri bin volt olan elektrik gerilimi ya da potansiyel farkı birimi. )
- VOMICATION, VOMITUS[İng.] ile/||/<> EMESIS[Lat.] ile/||/<> KUSMA
( Midebağırsak kanalın üst bölümünde herhangi bir yerini aşırı irrite olması gerilmesi ve uyarılması durumunda bu kanalın içeriğinden kurtulmak için gerçekleştirilen ve böylece kanalı zararlı etkenlerden ve organizmayı zehirlenmelerden koruyan bir dizi karmaşık olayları içeren koruyucu bir refleks vomitus emezis Beyinde retikuler formasyonun lateralinde bulunan kusma merkezinin uyarılması kusma oluşturur )
( VOMICATION, VOMITUS )
( EMESIS )
- VS :/yerine KARŞI, -E KARŞI
- VÜCUT ile VÜCUT KURUMSAL ile VÜCUT ORGANLARI ile VÜCUT PARÇALARI ile CESET HIRSIZI ile KORUMA
( BODY vs. BODY CORPORATE vs. BODY ORGANS vs. BODY PARTS vs. BODY SNATCHER vs. BODYGUARD )
( تنه ile اندام ile بدن ile بدني ile پيکر ile جثه ile کالبد ile جسد ile لاش ile بدنه ile هيکل ile شرکت سهامي ile اعضاي بدن ile جسد دزد ile مستحفظ شخص ile گارد مخصوص )
( TANEH ile ANDAM ile BADAN ile BADANY ile PEYKAR ile JOSEH ile KALBAD ile JASAD ile لاش ile BADANEH ile YEHYKEL ile SHARKAT SACPEHAMY ile AZAY BADAN ile JASAD DOZD ile MOSTAHFEZ SHKHS ile GARD MOKHSUS )
- VURDULU KIRDILI (FİLM/LER)
- KNOCK COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= VURMA BİLEŞİĞİ
- KNOCK[İng.] / COUP[Fr.] / SCHLAG, KLOPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VURMA
- VURMAK ile YÜKSEĞE VURMAK ile KAFASINA VURMAK ile HEDEFİ VURMAK
( HIT vs. HIT HIGH vs. HIT OVER THE HEAD vs. HIT TARGET )
( باشدت زدن ile ضربه زدن ile زدن ile بالا زدن ile توسري زدن ile بهدف زدن )
( BASHODAT ZADAN ile ZARBEH ZADAN ile ZADAN ile BALA ZADAN ile TOSARY ZADAN ile BACPEHDAF ZADAN )
- WAP/WIRELESS APPLICATION PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ UYGULAMA PROTOKOLU
- WARMING-UP[İng.] ile/||/<> KIZIŞTIRMA
( Kümeölçüm ölçerinde bireylerin kendiliğindenilli çekim ve itimlerde bulunabilmesi için özendirici ve güdüleyici öğelere başvurma )
( WARMING-UP )
- WATCHMAN, GUARD[İng.] ile/||/<> KOLCU
( 1 Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi 2 eski dil Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse )
( WATCHMAN, GUARD )
- WBAN/WIRELESS BODY AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ GÖVDE ALAN AĞI
- WEBER KATSAYILARI'NDA:
GÖRME/PARLAKLIK ile/ve KİNESTEZİ ile/ve ACI [ısıyla ortaya çıkan] ile/ve İŞİTME [orta frekanslar] ile/ve BASINÇ [deri] ile/ve KOKU ile/ve TAD [tuz]
( 1/60 ile/ve 1/50 ile/ve 1/30 ile/ve 1/10 ile/ve 1/7 ile/ve 1/4 ile/ve 1/3 )
- WELDED[İng.] ile/||/<> SOUDÉ[Fr.] ile/||/<> GESCHWEISST[Alm.] ile/||/<> KAYNAKLI
( Kaynak yapılmış olan )
( WELDED )
( SOUDÉ )
( GESCHWEISST )
- WELDER/WELDED[İng.] değil/yerine/= SOUDEUR/SOUDÉ[Fr.] değil/yerine/= SCHWEISSER/GESCHWEISST[Alm.] değil/yerine/= KAYNAK
( Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. @@ Yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıktığı yer. @@ Metal parçalarını ısı etkisi ile eriterek birbirlerine yapıştırma. @@ Yığın iletişiminde bilgi ve iletiler üreten ve bunları iletişim araçlarıyla alıcıya ileten odak. @@ Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer. @@ (fizik, jeoloji, coğrafya) @@ @@ Üretim sürecinde kullanılan üretim faktörlerine verilen genel ad. @@ İki metalin birbirine kaynatıldığı bölge. @@ (...) @@ )
- WELDER[İng.] ile/||/<> SOUDEUR[Fr.] ile/||/<> SCHWEISSER[Alm.] ile/||/<> KAYNAKÇI
( WELDER )
( SOUDEUR )
( SCHWEISSER )
- WELL WATER[İng.] ile/||/<> KUYU SUYU
( Yer altı su tabakasına çeşitli yollarla ulaşılarak elde edilmiş su )
( WELL WATER )
- WHIP[İng.] ile/||/<> FONET[Fr.] ile/||/<> PEITSCHE[Alm.] ile/||/<> KIRBAÇ
( Hayvanları eğitmede ve onlara buyruk vermede kullanılan vurma aracı Az gırbac gırmac kamçı Azeri ağızlarında gırmanc olarak da geçer Bu biçimdeki n sonradan türemiştir Azeri ağızlarında kullanılan gımçal biçimi ses bakımından tartışmaya açıktır Türkçe kır kökünden maç ekiyle yapıldığı anlaşılıyor kır maç Türkçede kırmaç biçimi kırbaça çevrilmiştir Ancak Azeri alanında gırbac yanında gırmac biçimi de kullanılır Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir grbáč Srp kòrbač krbač Arn kërbác Rum gîrbáci Macarca korbács da Türkçeden alınmıştır Bunlardan başka Rusça karbač Almanca Karbatsche Fransızca courbache cravache gibi dillerde de kullanılır Diyalektlerde kırbaç yerine daha çok kamçı adı geçer kamçı )
( WHIP )
( FONET )
( PEITSCHE )
( GIRBAC[Az.]~GIRMAC[Az.] )
- WHIPWORM[İng.] ile/||/<> TRICHOCÉPHALE[Fr.] ile/||/<> PEITSCHENWURM[Alm.] ile/||/<> KIRBAÇ KURDU
( karşılık trihurus Trichurus Yuvarlakkurtlar Aschelminthes sınıfının iplikkurtları Nematodes takımından bir ilkelkurt cinsi Ön tarafı ince ve uzun bir kırbaç biçimindedir )
( WHIPWORM )
( TRICHOCÉPHALE )
( PEITSCHENWURM )
- WHO :/yerine KİM
- WHOM :/yerine KİME, KİMİ
- WHOSE :/yerine KİMİN
- WI-FI/WIRELESS FIDELITY[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ BAĞLANTI ALANI
- WILLIAM THOMSON = KELVIN (LORD)
( 26 Haziran 1824 - 17 Aralık 1907 )
- WIMAX/WORLDWIDE INTEROPERABILITY FOR MICROWAVE ACCESS[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ HIZLI INTERNET ERİŞİMİ
- WIN :/yerine KAZANMAK
- WING MEMBRANE[İng.] değil/yerine/= KANAT ZARI
( Yarasalarda ikinci ve beşinci parmaklar arasında uzanan zar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- WING :/yerine KANAT
- WINGS[İng.] ile/||/<> COULISSE[Fr.] ile/||/<> KULISSE[Alm.] ile/||/<> KULİS[Fr. < COULISSE]
( 1 Sahnenin iki yanında dekoru perspektiv yönünden tamamlayan ve derinliği veren yerleri değişebilen çerçeveler Barok çağında İtalyada ilk kez kullanılmıştır 2 Bu çerçeveler arasında oyuncuların sahneye girip çıktıkları boşluk )
( WINGS )
( COULISSE )
( KULISSE )
- WINNER :/yerine KAZANAN
- WINTER :/yerine KIŞ
- WLAN/WİRELESS LOCAL AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ YEREL ALAN AĞI
- WOMAN :/yerine KADIN
- WOODEN WEIR[İng.] ile/||/<> KOTRA[Fr. < COTRE] | ÇIT DALYANLARI
( Çit dalyanları )
( WOODEN WEIR )
( COTRE )
- WORD :/yerine KELİME
- WPAN/WIRELESS PERSONAL AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ KİŞİSEL ALAN AĞI
- WSN/WIRELESS SENSOR NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ ALGILAYICI AĞ
- WUHAN'DAN[ - ÇİN], (BAZI) HAYVANLARLA OLAN YAKIN İLİŞKİLERİNDEN DOLAYI ÇIKAN HASTALIKLAR:
SUÇİÇEĞİ ve/||/<>/> VEBÂ ve/||/<>/> KORONA
(
)
- X / x yerine KS / ks
- X-IŞINI ile/||/<> KRİSTALOGRAFİ
( X-ışınlarının kristal yapı analizinde kullanımı )
( William Henry Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1942) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: X-ışını kristalografisi, Bragg yasası, kristal yapı analizi) (Nobel: 1915) )
- XENOTRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KSENOTRANSPLANTASYON
( "Kseno", Yunancada "yabancı" anlamına gelir; "transplantasyon" ise "aktarma" demektir. Farklı tür hayvanlar arasında yapılan, başarı şansı en az olan doku naklidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ...'YA ...:
NAZARAN ile/ve/değil/||/<>/< KIYASLA
- YABAN ARISI ile KAZICI YABAN ARISI
( Yaban arılarının çoğu steril dişillerdir. )
( Sadece tatlı meyve nektarı yiyebilirler. )
( WASP vs. FOSSORIAL/DIGGER WASP )
- YABANCILAŞMA ile/ve/> KORKU
( ALIENATION vs./and/> FEAR )
- YABANİ LAHANA ile/ve/||/<>/> ALABAŞ ile/ve/||/<>/> MANGIR ile/ve/||/<>/> BROKOLİ ile/ve/||/<>/> BRÜKSEL LAHANASI ile/ve/||/<>/> LAHANA ile/ve/||/<>/> KARNABAHAR
(
)
- YÂBİS ile/||/<> ARIDE[Fr.] ile/||/<> KURAK
( coğrafya )
( ARIDE )
- YÂBİS ile/||/<> SEC[Fr.] ile/||/<> KURU
( coğrafya kimya )
( SEC )
- YADSIMA >< KUTSAMA
- YAĞ ile KALIN/AĞIR YAĞ
( ... İLE Ham petrolden elde edilen, makinelerin hareketli bölümlerini yağlamakta kullanılan yoğun yağ. )
- YAĞIŞ ile KONVEKSİYON YAĞIŞ
- YAĞIZ/ESMER[Ar.] ile KUMRAL ile KONUR
( Siyaha çalan buğday rengi. | Kurşuni renk. | Bu renkte olan. | Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan kişi. İLE Koyu sarı ya da açık kestane rengi. | Teni ve saçları sarıya çalan açık buğday rengi olan kişi. İLE Açık kestane renginde olan. )
- YAĞMUR KUŞU ile KILIÇ GAGALI
( ... İLE Yağmur kuşugillerden, çok ince ve uzun gagalı, tüyleri ak, kanatları kara bir kuş. )
( ... cum RECURVIROSTA AVOCETTA )
- YAĞMUR SUYU ile KAR SUYU
- YAĞMUR ile/ve KIRK İKİNDİLER
( ... İLE/VE Haziran-Temmuz aylarında 40 gün boyunca, ikindi zamanları 20-30 dakikalık sağnak yağış. )
- YAĞMUR ile KAR
( RAIN vs. SNOW )
- YAĞMUR ile KIRKİKİNDİ
( ... İLE Genellikle Orta Anadolu'da ikindi zamanı yağan sürekli yağmurlar. | Bu yağmurun yağdığı dönem. )
- YAĞRIN ile/||/<> KÜREK KEMİĞİ
( kürek kemiği yağırnı sırt yaurın jaurın cōrın kürek kemiği yağrin Alt Kuğ Tel yarın kürek kemiği omuz carın kürek kemiği çarın sarın omuz Yakutçada baştaki ylerin sye çevrildiğini biliyoruz śurăm sırt Çuvaşçada yağrın biçiminin sonundaki nnin mye çevrildiği göze çarpıyor Çuvaşçada buna benzer birtakım örneklerin geçtiğini biliyoruz Orta Türkçede geçen yarın kürek kemiği düşündürücü bir biçimdir Ancak yağrının orijinal biçim olduğu anlaşılıyor Daha sonraki kaynaklarda yağrın olarak geçtiğini görüyoruz yağır sırt arka iki kürek arası ı n küçültme eki Macarca szárny kanat sözünün Türkçe yağrından geldiği yolundaki sav tartışmaya açıktır TESz 3 683684 )
( YAĞIRNI[Tkm.]~YAURIN[Tatk.]~JAURIN[Kzk.]~CŌRIN[Krg.]~YAĞRIN[Özb.]~CARIN[Şor.]~ÇARIN[Tuv.]~SARIN[Yak.]~ŚURĂM[Çuv.] )
- YAHNÎ[Fars.] değil/yerine/= KATIK
( Katık, zâhire. | Pişmiş şey. )
- YAHUDİ OLMAYAN ile KİBARLIK
( GENTILE vs. GENTILITY )
( غير کليمي ile آقا منشي )
( غير کليمي ile AGA MONASHY )
- YAHUDİLİK'TE:
SEFERADLAR ile/ve AŞKENAZLAR ile/ve KARAİLER
- YAKA ile KLAPA/KLAPE[Alm. < KLAPPE]
( ... İLE Yakanın, göğüse doğru inen devrik bölümü. )
- KABZ[Osm.] / CAPTURE[İng.] / CAPTURE[Fr.] / EINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKALAMA
- YAKALAMAK ile KAPMAK
( GRAB vs. GRAB OFF )
( چنگ انداختن ile بچنگال گرفتن ile با مشت گرفتن ile با شتاب گرفتن )
( CHANG ANDAKHTAN ile BECHANGAL GARAFTAN ile BA MOSHT GARAFTAN ile BA SHTAB GARAFTAN )
- YAKALAMAK ile ÜŞÜTMEK ile BİR HASTALIĞA YAKALANMAK ile ÜŞÜTMEK ile SUÇÜSTÜ YAKALAMAK ile BİRİNİ İŞ ÜSTÜNDE YAKALAMAK ile KAPSAMLI
( CATCH vs. CATCH A COLD vs. CATCH A DISEASE vs. CATCH COLD vs. CATCH RED-HANDED vs. CATCH SOMEONE IN THE ACT vs. CATCHALL )
( از هوا گرفتن ile گرفتن ile شکار شدن ile به دام انداختن ile صيد کردن ile واگيره کردن ile لغت چشمگير ile گير آوردن ile بدام انداختن ile اخذ ile سرما خوردن ile وا گرفتن ile چاييدن ile مچ گرفتن ile مچ کسي را گرفتن ile هزاربيشه )
( AZ NPAVA GARAFTAN ile GARAFTAN ile SHKAR SHODAN ile BAH DAM ANDAKHTAN ile SEYD KARDAN ile VAGYRAH KARDAN ile LAGHAT CHESHMGYR ile GYR AVARDAN ile BEDAM ANDAKHTAN ile AKHZ ile SARMA KHORDAN ile VA GARAFTAN ile چاييدن ile MOCH GARAFTAN ile MOCH KESY RA GARAFTAN ile هزاربيشه )
- YAKIN GEZEGENLER ile BÜYÜK GEZEGENLER ile KÜÇÜK GEZEGENLER
( Merkür, Venüs, Mars/Merîh/Sakıt. İLE Merkür, Venüs, Dünya, Mars/Merîh/Sakıt, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE Mars ve Jüpiter gezegenleri arasında kalan gök nesneleri[cirim], astereoidler. )
( Utârid, Zühre, Mirrih. İLE Utârid, Zühre, ..., Mirrih, Müşteri, Zühal, ..., ... İLE ... )
( SEB'A-İ SEYYÂRE: Yedi gezegen. )
( INNER PLANETS vs. MAJOR PLANETS vs. MINOR PLANETS )
- YAKIN KAYBI ve/||/<>/> KAYIP KAYGISI
- YAKÎN ile/ve/<> KEŞF
- YAKINLAŞMAK ile YAKINSAMA ile YAKINSAK ile YAKINSAK ile KONUŞULABİLİR ile KONUŞMA ile SOHBET ETMEK ile TERSİNE ile DÖNÜŞÜMSEL ile DÖNÜŞTÜRMEK ile DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile ÜSTÜ AÇIK ARABA ile DÖNÜŞTÜRÜCÜ
( CONVERGE vs. CONVERGENCE vs. CONVERGENT vs. CONVERGING vs. CONVERSABLE vs. CONVERSATION vs. CONVERSE vs. CONVERSELY vs. CONVERSIONAL vs. CONVERT vs. CONVERTER vs. CONVERTIBLE vs. CONVERTOR )
( متقارب شدن ile همگرا بودن ile تقارب ile همگرائي ile همگرا ile متقارب ile قابل معاشرت ile مفاوضه ile مکالمه ile گفت و گو ile صحبت ile محاوره ile گفتگو ile گفت و شنود ile محاوره کردن ile بالعکس ile تسعيري ile نقد کردن ile مقلب ile قابل تسعير ile برگرداننده )
( MOTEGHARB SHODAN ile CPEHMGARA BODAN ile تقارب ile CPEHMGARAYEY ile CPEHMGARA ile MOTEGHARB ile GHABEL MOASHRAT ile مفاوضه ile MAKALMEH ile GOFT VE GO ile SAHBAT ile MOHAVAREH ile GOFTEGO ile GOFT VE SHNOD ile MOHAVAREH KARDAN ile BALAX ile تسعيري ile NAGHAD KARDAN ile MOGHALAB ile قابل تسعير ile BARGARDANANDEH )
- YAKINLIK/KURBİYET ile/ve KAVUŞMA/VUSLAT
- CONVERGENCE COIL[İng.] / BOBINE DE LA CONVERGENCE, ENROULEMENT DE CONVERGENCE[Fr.] / KONVERGENZSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA BOBİNİ
- CONVERGENCE ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE CONVERGENCE[Fr.] / KONVERGENZELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA ELEKTRODU
- CONVERGENCE MAGNET[İng.] / AIMANT DE LA CONVERGENCE[Fr.] / KONVERGENZMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA MIKNATISI
- TEKÂRÜB[Osm.] / CONVERGENCE[İng.] / KONVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKINSAMA
- YAKIŞTIRMAK" ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KARALAMAK
- KERNBRENNSTOFFKREISLAUF, KERNBRENNSTOFFZYKLUS, KERNKRAFTSTOFFSCHLEIFE, KRAFTSTOFFZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ÇEVRİMİ
- FUEL CLUSTER[İng.] / FAISCEAU DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFBLOCK[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT DEMETİ
- FUEL PELLET[İng.] / GRANULE DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFTABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT PELETİ
- YAL DERVİŞİ/EHLİ ile KAL DERVİŞİ/EHLİ ile HAL DERVİŞİ/EHLİ
( YAL: Yol yiyeceği. )
( Derviş, iyi niyetini bilgeliğiyle birleştirebilmiş insandır. )
( ELE GELENİ YERSİN
DİLE GELENİ DERSİN
BÖYLE DERVİŞLİK DURSUN
SEN DERVİŞ OLAMAZSIN )
( DERVİŞİN...
HER SÖYLEDİĞİ DOĞRU OLMALI
HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR
HER SÖYLEDİĞİ HAKK OLMALI
HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )
( Keşkül Dergisi'nden: Derviş I, Derviş II )
- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK ile/ve/||/<>/> KENDİ YALANINA İNANMAK
- YALAN ile KAMUFLAJ
( LIE vs. CAMOUFLAGE )
- [ne yazık ki]
YALAN ile/ve/||/<> KAŞKARİKO[argo]
( ... İLE/VE/||/<> Oyun, dolap, düzen. | Yalan. )
- YALAN ile/ve/değil/||/<>/>/< KAYGI
- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN "DOĞRU"
- YALAN ile KITIR
( ... İLE Uydurma söz. )
( LIE vs. FICTITIOUS WORD )
- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN
( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )
- YALAN ile/ve/||/<> KURT MASALI
( ... İLE/VE/||/<> Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler. )
- YALANCI(EPİMENİDES) AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ DEĞİŞTİRME AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI
- YALANCI İLAÇ AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN İNANÇ AÇMAZI
- YALÇIN ile/ve KAYGAN
- YALIN DÜŞÜNCE ve/||/<>/> SEZGİ ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> KAVRAM
- YALIN KARBONHİDRAT ile/ve/||/<>/> KARMAŞIK KARBONHİDRAT
( Kısa zincirli şeker molekülleri. İLE/VE/||/<>/> Uzun zincirli şeker molekülleri. )
- YALIN/LIK ile/||/<> KAVŞAK
- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> KENDİLİK
- YALNIZLIK ile KENDİNLE BAŞBAŞALIK
- YALNIZLIK ve/< KUŞKU
- YALVARMAK ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)
( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )
- YAN DİREK ile/||/<> KALE DİREKLERİ
( kale direkleri Sirk çadırının temel ve orta direklerine gerilmiş halatlarla bağlı yan direk )
( SIDE POLE )
( POTEAU DE TOUR )
( RONDELLSTANGE )
- YANAK ile/ve/||/<> KANAT
- KABİLİ İHTİRAK[Osm.] / COMBUSTIBLE, FLAMMABLE[İng.] / COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI
- YANIK ile/ve/||/<>/> KÜL
( )
- YANIKLARDA:
ISI ile/ve/||/<> ELEKTRİK ile/ve/||/<> IŞIN ile/ve/||/<> SÜRTÜNME ile/ve/||/<> KİMYASAL ile/ve/||/<> DONMA
( Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak örgen ve düzende işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hastanın/yaralının kendi gövdesinde bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur. )
( [Isı ile oluşan yanıklarda ilk yardım]
- Kişi hâlâ yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir.
- Hastanın/yaralının üzeri battaniye ya da bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır.
- Yaşam belirtileri değerlendirilir.
- Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir.
- Yanık bölge, en az 20 dakika soğuk su altında tutulur.[yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından dolayı önerilmez]
- Ödeme karşı, yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır.
- Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır.
- Takılan yerler varsa kesilir, temizliğe dikkat edilir.
- Su toplamış yerler patlatılmaz.
- Yanık üzerine ilaç ya da yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir.
- Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür.
- Hasta/yaralı, battaniye ile örtülür.
- Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır.
- Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hastanın/yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı[1 litre su - 1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı] verilerek sıvı kaybı önlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( [Kimyasal yanıklarda ilk yardım]
- Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir.
- Bölge, tazyiksiz ve bol suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir biçimde yıkanmalıdır.
- Giysiler çıkarılmalıdır.
- Hasta/yaralı, örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112].
)
( [Elektrik yanıklarında ilk yardım]
- Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır.
- Hemen elektrik akımı kesilmelidir.
- Hastanın/yaralının, hava yolunun açık olup olmadığı, solunumu ve kan dolaşımı değerlendirilmelidir.
- Hastaya/yaralıya, kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmemelidir.
- Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )
( [Sıcak Çarpması Belirtileri]
Yüksek derece ısı ve nem sonucu gövde ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar.
- Kas krampları.
- Güçsüzlük, yorgunluk.
- Baş dönmesi.
- Davranış bozukluğu, sinirlilik.
- Solgun ve sıcak deri.
- Bol terleme.
- Mide krampları, kusma, bulantı.
- Bilinç kaybı, hayal görme.
- Hızlı nabız. )
- YANILMALI TASIM = KIYAS-I FASİT = PARALOGISM[İng.] = PARALOGISME[Fr.] = FEHLSCHLUSS, PARALOGISMUS[Alm.] = PARALOGISMOS[Yun.]
- YANILSAMADA/YANILTMADA:
"YERDEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "GÖRÜNÜŞTEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "ÜRETİM" ile/ve/||/<> "AKTARIM" ile/ve/||/<> "YER DEĞİŞTİRME" ile/ve/||/<> "İÇİNE GEÇİRME" ile/ve/||/<> "YENİDEN OLUŞTURMA" ile/ve/||/<> "KAÇIRMA/ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "UZTAŞIMA" ile/ve/||/<> "ÖNGÖRÜ"
(
)
( LEVITATION vs./and/||/<> VANISH vs./and/||/<> PRODUCTION vs./and/||/<> TRANSFORMATION vs./and/||/<> TRANSPOSITION vs./and/||/<> PENETRATION vs./and/||/<> RESTORATION vs./and/||/<> ESCAPE vs./and/||/<> TELEPORTATION vs./and/||/<> PREDICTION )
- YANIT ile KARŞILIK
( ANSWER vs. EQUIVALENT/RESPONSE )
- YANKI ODASI" ile/ve/||/<>/> "KÖRLER VE SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR"
- YANKI ile/ve/||/<> KIŞKIRTMA
- YANLIŞ ANLATIM ile/değil KARŞILIK BULMAMA
- YANLIŞ BULMAK ile KATILMAMAK
- YANLIŞ/DOĞRU ile/değil KENDİNCE
- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"
(
)
( )
(1996'dan beri)