F ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 4.367 başlık/FaRk ile birlikte,
4.367 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/19)
- FOB[İng.] ile
( Alıcı ile satıcı arasında kararlaştırılan bir fiyatın, malın, satıcı tarafından, belirli bir limanda, gemi üzerinde teslimi koşuluyla biçilmiş olduğunu gösteren bir kısaltma. )
- FOBİ ile -FOBİ
( Ürkü. İLE ... ürküsü. )
- FOBİ ile/değil/yerine/>< HOBİ
- FOBİ değil/yerine/= KORKAV
- FOBİ/PHOBIA[İng.] değil/yerine/= KORKU
- FOCUS :/yerine ODAKLANMAK
- FODLA ile FODLACI/LIK
- FODLA[Ar.] ile FODRA[İt. < Cerm.]
( Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. İLE Düz ve dik durması için giysinin bazı yerlerine, kumaşla astar arasına konulan, sert ve kolalı bez. )
- FODUL/LUK ile FODULCA
- FOG vs. FORK
- FOG vs. SMOKE
- FOIX KALESİ ile/ve MONTESEGUR KALESİ ile/ve QUERIBUS KALESİ
( Katharlar'ın yaşadığı, Pirene sıradağlarının Oksitanya bölgesinde 50 civarında olduğu söylenilen şatoların en ünlüleri. )
- FOK ile BAYKAL FOKU
- FOK ile GRÖNLAND FOKU
- FOK ile KÖRFEZFOKU ile KEŞİŞFOKU ile KULAKLIFOK ile FİLFOKU
( Ayıbalığı, denizkoyunu. İLE Kuzey yarımkürede yaşayan. İLE Tropik ya da astropik bölgelerde yaşayan. İLE Kuzey denizlerinde yaşayan. İLE Çok iri yapılı fok. Denizfili. )
( Fok, İstanbul Boğazı'nın simgesidir. )
( PHOCA )
- FOK ile LEOPAR/PARS FOKU
( ... İLE 22 km. hızla yüzebilirler. )
( ... İLE Boyu, 4 m.; ağırlığı, yarım tondan fazla olabilir. )
( ... İLE Deniz memelilerini avlayan tek foktur. )
( ... İLE Suyun dışında, hareket becerileri düşüktür. )
( SEAL vs. LEOPARD SEAL )
( PHOCA cum HYDRURGA LEPTONYX )
- FOK ile ÖKÜZBALIĞI
( ... İLE Dört kısa ayağı ve üstçenesinden aşağıya doğru sarkık iki büyük dişi olan, altı metre boyunda, foka benzer bir deniz memelisi. )
( PHOCA cum TRIGIA LYRA )
- FOK ile/ve OTARİ
( ... İLE/VE Güney yarımküredeki soğuk denizlerde yaşayan bir fok. )
- FOK ile WEDDLE FOKU
- FOKAL/FOCAL[İng.] değil/yerine/= ODAKSAL
- FOKAL ile FOKUS
( Odaksal, yerel. İLE Odak. )
- FOKLARDA/DENİZKÖPEĞİGİLLER[PHOCIDAE]:
AKDENİZFOKU ile ÇİZGİLİFOK ile EDDELLFOKU ile HALKALI FOK[Kuzey kutbunda] ile HAWAII FOKU[MONACHUS SCHAUINSLANDI] ile PARS FOKU ile ROSS FOKU ile SAKALLI FOK
( MONACHUS MONACHUS cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... )
- FOKUR FOKUR (KAYNA(T)MAK)
- FOKURDAMAK ile FOKURDATMAK ile FOKURDAK
- FOKUS[İng. < FOCUS]/LANMA değil/yerine/= ODAK/LANMA
- FOKUSLAMAK ile FOKUSLANMAK ile FOKUS
- FOL ile FOLK ile FOLK MÜZİĞİ ile FOLK SANATÇISI
- FOLD RECOGNİTİON İLE THREADİNG İLE AB İNİTİO ile/||/<> PROTEİN YAPI TAHMİNİ
( 3D protein yapısı tahmin yöntemleri. )
( Formül: RMSD < 2Å (iyi model) )
- FOLDER vs. HOLDER
- FOLDİNG İLE MİSFOLDİNG İLE AGGREGATION ile/||/<> PROTEİN KATLANMASI
( Protein 3D yapı oluşumu. )
( Formül: ΔG = ΔH - TΔS )
- FOLDIR/FOLDER değil/yerine/= DİZEÇ, KOVLUK, ÖZDÜK
- FOLE -ile
( Kum saati. )
- FOLIE A DEUX[İng.] değil/yerine/= PAYLAŞILMIŞ GERÇEKLİK YİTİMİ
- FOLİK ASİT ile FOLAT
- FOLİKÜL/FOLLICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK
- FOLİKÜL = SİMÂR-I CERÂBÎYE = FOLLICULE
- FOLK vs. PUBLIC DANCES
- FOLK :/yerine HALK
- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE] değil/yerine/= HALK BİLİMİ
- FOLKLOR ile FOLKLORCU/LUK ile FOLKLORİST
- FOLKLOR ile GELENEK
- FOLKLOR ile HALK OYUNLARI
( FOLK vs. PUBLIC DANCES )
- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE]/HALKİYAT[Ar.] değil/yerine/= TUYBİLİM/HALKBİLİM
- FOLKLORİK değil/yerine/= TUYBİLİMSEL
- FOLKLORİST[Fr. < FOLKLORISTE] değil/yerine/= FOLKLORCU
- FOLKSONOMİ/FOLKSONOMY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL SINIFLANDIRMA
- FOLLOW :/yerine TAKİP ETMEK
- FOLLOWER[İng.] değil/yerine/= ARTÇI DALGI
- FOLLOWING :/yerine SONRAKİ
- FOLYA ile KULAKLI FOLYA
- FOIL[İng.] / FOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOLYO
- FOLYO ile FOLYO KAĞIDI
- FON -ile
( Akustikte ses şiddeti birimi. )
- RAYONNEMENT DU FOND[Fr.] ile/değil/yerine/= FON IŞINIMI
- FON ile FONLAR
( FUND vs. FUNDS )
( تهيه وجه کردن ile تنخواه )
( TAHYYEH VAJEH KARDAN ile TANKHAH )
- FON ile FONT ile FON KAĞIDI ile FON MÜZİĞİ
- PHON[İng.] / PHONE[Fr.] / PHON[Alm.] ile/değil/yerine/= FON
- FONASYON ile FONETİK
( Ses çıkarma. İLE Konuşma [ile ilgili], sesle ilgili, sesbilim. )
- FOND -ile
( 103 litreye eşit bir ölçü. )
- FONDA ile FONDAN
- FONDA >< FORA
( [Denizcilikte] Demir atma komutu. >< Açılma komutu. )
- FONDLE vs. TOUCH
- FONEM[Fr. < PHONÈME] değil/yerine/= SES BİRİMİ
- FONEM ile MORFEM
( Sesbirim, harf. İLE Biçimbirim, hece. )
- FONETİK:
DİLBİLİMSEL ile/ve/||/<> GENEL
- FONETİK/PHONETIC[İng.] değil/yerine/= SES (İLİŞKİLİ)
- FONETİK ile FONETİKÇİ
- FONETİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLGİSİ | SESÇİL
- FONETİK değil/yerine/= SESÇİL
- FONKSİYON[Fr. < FONCTION] değil/yerine/= İŞLEV
- FONKSİYON KAYBI MUTASYONU[İng. LOSS OF FUNCTION MUTATION] ile/||/<> FONKSİYON KAZANDIRICI MUTASYON[İng. GAIN OF FUNCTION MUTATION]
( Genlerin fonksiyonlarını bozduğu için işlevsel proteinlerin üretilmesine engel olan mutasyonlardır. "İleri mutasyon", "nakavt mutasyonu" ya da "boş mutasyon" olarak da bilinir. @@ Herhangi bir genin transkripsiyonu sonucunda yeni ya da işlevsel olarak gelişmiş bir protein üretimine sebep olan mutasyon türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FONKSİYON[İng. FUNCTION] değil/yerine/= İŞLEV
- FONKSİYONEL[Fr. < FONCTIONNEL] değil/yerine/= İŞLEVSEL
- FONKSİYONEL/FUNCTIONAL[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL
- FONOGRAF[Fr. < PHONOGRAPHE] değil/yerine/= GRAMOFON
- FONOGRAF/GRAMOFON değil/yerine/= SESYAZAR
- FONOGRAM değil/yerine/= SESYAZI
- FONOKARDİYOGRAM/PHONOCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= KALP SES ÇİZGESİ
- FONOLİT[Fr. < PHONOLITE] değil/yerine/= SESLİ TAŞ
- FONOLİT değil/yerine/= SESLİTAŞ
( Vurulduğunda, çınlama sesi veren, gri ya da yeşil renkli, ortoklazlı yanardağ kayası. )
- FONOLOG[Fr. < PHONOLOGUE] değil/yerine/= SES BİLİMCİ
- FONOLOG değil/yerine/= SESBİLİMCİ
- FONOLOJİ[Fr. < PHONOLOGIE] değil/yerine/= SES BİLİMİ
- FONOLOJİ[Fr., İng. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLİM
- FONOLOJİK[Fr. < PHOLOGIQUE] değil/yerine/= SES BİLİMSEL
- PHONON EMISSION[İng.] / PHONONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= FONON SALIMI
- ÉMISSION DE PHONONS[Fr.] ile/değil/yerine/= FONON YAYINI
- FONON ile/||/<> ELEKTRON
( Fonon örgü titreşim kuantumu İLE elektron yük taşıyıcısıdır. )
( Formül: Bozon İLE fermiyon )
- PHONON[İng.] / PHONON[Fr.] / PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= FONON
- FONOTELGRAF[Fr. < PHONOTÉLÉGRAPHE] değil/yerine/= TELEFONLA İLETİLEN TELGRAF
- FONSKİYONALİZM[Fr. < FONCTIONNALISME] değil/yerine/= İŞLEVCİLİK
- FONT[Fr.] ile FONT[İng.]
( Dökme, demir, pik. İLE Yazı tipi. )
- FONTANEL/FONTİKÜL/FONTANELLE/FONTICULUS[İng.] değil/yerine/= BINGILDAK
- FOOD THAT SHOULD BE / SHOULDN'T BE EATEN AT A MEAL
- FOOD :/yerine YİYECEK
- FOOT :/yerine AYAK
- FOOTBALL :/yerine FUTBOL
- FOOTNOTE vs. PARENTHESIS
- FOR .... vs. AS BEING ....
- FOR vs. AT
- FOR GOOD vs. TO THE GOOD
- FOR :/yerine İÇİN
- FOR- ile/||/<> ORIFIC-
( Açıklık. İLE/||/<> Açıklık. )
- FORAMEN[İng.] değil/yerine/= DELİK
- FORAMİNAT ile FORAMİNİFERLER
( FORAMINATE vs. FORAMINIFERS )
( روزن دار ile روزن داران )
( RUZAN DAR ile RUZAN DARAN )
- FORCE FİELD ile/||/<> QM/MM
( FF klasik mekanik hızlı, QM/MM hibrit aktif bölge kuantum. )
( Formül: Ampirik İLE birleşik )
- FORCE :/yerine ZORLAMAK, GÜÇ
- FORCİNG ile/||/<> CLASSICAL LOGİC
( Forcing küme kuramı tutarlılık ispatı tekniğiyken İLE classical logic standart mantıksal çıkarım sistemidir )
( Formül: Generic extension )
- FOREBODE vs. FORECAST vs. FORESEE vs. FORESHADOW W FORETELL vs. PREDICT
- FOREBRAIN[İng.] değil/yerine/= ÖN BEYİN
( Beynin hareketlerimizi kontrol eden bölgesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FOREDO ile ÖN KIYAMET
( FOREDO vs. FOREDOOM )
( ويران ساختن ile محکوميت قبلي )
( VEYRAN SAKHTAN ile MOHKOMYT GHABLY )
- FOREIGN :/yerine YABANCI
- FORERUNNER vs. HARBINGER vs. HERALD vs. MESSENGER vs. OMEN vs. PORTENT vs. SIGN vs. SYMPTOM
- FORESIGHT vs./and ASSERTION
- FORESIGHTLESSNESS vs./and TO BE FAR
- FOREST :/yerine ORMAN
- FOREVER :/yerine SONSUZA DEK
- FOREWORD vs. FORWARD
- FOREWORD vs. PREFACE
- FORGET vs. LEAVE
- FORGET :/yerine UNUTMAK
- FORM vs. MORPH
- FORM ile AMORF
- FORM değil/yerine/= BİÇİM
- FORM ile FORM
( Biçim, biçim. | Bir şeyin, istenilen ve olması gereken durumu. İLE İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge. )
- FORM :/yerine FORM, OLUŞTURMAK
- FORM ile FORMA/LIK ile FORMÜLER ile FORMASYON ile FORMA BAŞLIK
- FORM ile/||/<> MADDE
( Aristoteles in hilemorfizm kuramı )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )
- FORM ile/ve/değil MORF
( SURET ile/ve/değil ŞEKİL )
( Biçimden soyutlanmış suret'in kalıcılığı olanaklı değildir.[Şekil'den mücerred suret'in bekâsı mümkün değildir.] )
( [not] FORM vs./and/but MORPH )
- FORM MORF
- -FORM ile/||/<> MORPH-/-MORPH/-MORPHIC/MORPHO-/-MORPHOUS ile/||/<> -OID ile/||/<> -OLD ile/||/<> -PLASM ile/||/<> PAR-/PARA- ile/||/<> PSEUD-/PSEUDO-
( Biçim, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Belirli bir biçimi olan, özel biçim ve yapı, biçim. İLE/||/<> Benzer, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Andıran, benzeyen. İLE/||/<> Kalıp, biçim. İLE/||/<> Ötesinde, yanında, hatalı ve anormal durum, hemen andıran, yan kapasite ile ilgili, yakınında kaynak olmak, doğurmak. İLE/||/<> Yalancı, bir hastalığı bazı yönleri ile andıran. )
- FORMA NUMARASI ile/ve/||/<>/> YAPRAK ile/ve/||/<>/> SAYFA
( Kim, işaret/nişan için beni kenarımdan büker,
Cehâlet ile kanımı akıtır. )
- FORMA değil/yerine/= KALIP, | ÜLGÜ
- FORMAL/FORMEL[İng./Fr.] >< (INFORMAL/INFORMEL) değil/yerine/= BİÇİMSEL (OLAN) (>< OLMAYAN)
- FORMAL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAL POTANSİYEL
- FORMAL CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAL YÜK
- FORMAL vs. OFFICIAL
- FORMAL :/yerine RESMİ
- FORMALDEHYDE[İng.] / ALDÉHYDE FORMIQUE[Fr.] / FORMALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMALDEHİT
- FORMALIN[İng.] ile/değil/yerine/= FORMALİN
- FORMALİST[Fr. < FORMALISTE] değil/yerine/= BİÇİMCİ
- FORMALİTE ile FORMALİTECİ/LİK ile FORMALİTELİ ile FORMALİTESİZ
- FORMALİZM[Fr. < FORMALISME] değil/yerine/= BİÇİMCİLİK
- FORMASYON[Fr. < FORMATION] değil/yerine/= BİÇİMLENME
- FORMASYON/FORMATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENME | OLUŞUM
- FORMASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= YETİŞİM
- FORMASYON değil/yerine/= YETİŞİM
- FORMATE[İng.] ile/değil/yerine/= FORMAT, FORMİYAT
- FORMATION :/yerine OLUŞUM
- FORMATLAMAK ile FORMATLATMAK ile FORMAT ile FORMATLI ile FORMATSIZ/LIK
- FORMEL[Fr. < FORMEL] değil/yerine/= BİÇİMSEL, RESMİ
- FORMEL değil/yerine/= BİÇİMSEL
- FORMEL/LİK ile FORMEL EĞİTİM
- FORMER :/yerine ESKİ
- FORM/FORMAT ile FORMAL ile FORMASYON ile FORMAT ile FORME ile FORMÜLA ile FORMÜLASYON ile FORMÜLE ETMEK ile FORMÜLERİ
( Biçim. İLE Resmi, biçimsel. İLE Biçimlenme, oluşum. İLE Biçem. İLE Biçimli. İLE Hazır mama, tecimsel mama. İLE Biçimlendirme. İLE Biçimlendirmek. İLE İlaç kılavuzu. )
- FORMICA ile FORMİKA[İng. < FORMICA]
( Karınca(/dan) [ailesi]. İLE Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür nesne. )
- FORMIC ACID[İng.] / ACIDE FORMIQUE[Fr.] / AMEISENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMİK ASİT
- FORMİKA ile FORMİK ASİT
- FORMİKA[ticaretteki adıyla] -ile
( Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğunlukla, marangozlukta kullanılan, bir çeşit madde. )
- FORMYL[İng.] ile/değil/yerine/= FORMİL
- FORMOL[Lat.] ile FORMÜL[Fr.]
( Formaldehidin %40'lık değişik sulu çözeltisine verilen ad. İLE Genel bir olguyu, bir kuralı ya da ilkeyi açıklayan simgeler takımı. | Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek. | Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. | Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. | Bir ya da daha çok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan, cebirsel anlatım. | Bileşik bir cismin bileşimine giren maddeleri ve bunların o bileşik maddedeki oranlarını gösteren simge takımı. )
- FORMULA UNIT[İng.] ile/değil/yerine/= FORMÜL BİRİMİ
- FORMÜL[İng. FORMULA] ile/||/<> ADENOZİN MONOFOSFAT[İng. ADENOSINE MONOPHOSPHATE] ile/||/<> AMONYUM DİKROMAT[İng. AMMONIUM DICHROMATE] ile/||/<> DIŞSALCILIK[İng. EXTERNALISM] ile/||/<> ELEKTRİKSEL DİRENÇ[İng. ELECTRICAL RESISTANCE]
( Bir olgunun, semboller ve sayılar ile özgün bir biçimde ifade edilmesine formül denir. @@ İçinde adenin, riboz ve bir adet fosfat öbeği barındıran organik bir maddedir. Adenozin monofosfatın kimyasal formülü C10H14N5O7P, molar kütlesi ise 347,22 g/mol'dür. @@ Altı değerlikli kromun bir inorganik bileşiği. (NH4)2Cr2O7 formülüne sahiptir, turuncu renkli parlak kristal bir katıdır. Kolayca tutuşur ve yandığı zaman yeşilimsi bir tortu oluşturur. @@ Dışsalcılığın, ılımlı dışsalcılık (Goldman) ve radikal dışsalcılık (Quine, Rorty) olarak iki ana formülasyonu mevcuttur. Bunlardan ilki, gerekçelendirmeyi, inançların doğru bir biçimde nedensel olarak birbirine bağlanması ile oluştuğunu savunur. Bu görüşe, süreç/tarihsel güvenilircilik denmektedir. Radikal dışsalcılık biçiminiyse doğallaştırılmış epistemoloji başlığı altında ele alacağız. Dışsalcılık kaba bir tabirle bilgilerimizin doğruluğundan emin olmamızı sağlayan unsurların ‘tamamının’ kişinin zihninde hazır bulunduğu reddeder. Daha basitçe ifade edecek olursak, öznenin gerekçelendirme sürecinin farkında olması, epistemik gerekçelendirme için gerekli bir koşul değildir. Bu karşı çıkış içselciliğin radikal yorumlarıyla taban tabana bir karşıtlık güder. Böylesi bir yaklaşım zihinsel süreçlerin çevreyle (dış koşullar) ile ilişkili olmaya önem verir. Birçok farklı Dışsalcılık türü, Plantinga, Nozick, Swinburne ve Dretske tarafından savunulmuştur. @@ Bir maddenin elektronların hareketine yani elektrik akımına karşı gösterdiği zorluk. Elektrik devrelerinde direnç R harfi ile gösterilir ve SI birim sisteminde birimi Ohm'dur (Ω). Bir maddenin direnci; maddenin öz direncine, uzunluğuna ve kesit alanına, aynı zamanda sıcaklığa bağlıdır. Katı bir maddenin direnci aşağıdaki formülle hesaplanır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FORMULA MASS[İng.] ile/değil/yerine/= FORMÜL KÜTLESİ
- FORMULA[İng.] / FORMULE[Fr.] / FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMÜL
- FORMÜL[Fr.] değil/yerine/= KALIPÇA
- [ne yazık ki]
"FORMÜL" ile/ve/<> "SLOGAN"
( [ne yazık ki] İlkesizlerin aradıkları/başvurdukları. İLE/VE/<> Düşün(e)meyenlerin aradıkları/başvurdukları. )
- FORMULA :/yerine FORMÜL
- FORMÜLASYON/FORMULATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENDİRME | BİLEŞİMLEME
- FORMÜLE ETME ile FORMÜLASYON
( FORMULARIZATION vs. FORMULIZATION )
( کوتاه سازي ile ضابطه سازي ile فرمول سازي )
( KOTAH SAZY ile ZABETEH SAZY ile FARMOL SAZY )
- FORMÜLE ETMEK değil/yerine/= KALIPÇALAMAK
- FORMÜLLEŞMEK ile FORMÜLLEŞTİRMEK ile FORMÜL ile FORMÜLE ile FORMÜLLÜ ile FORMÜLSÜZ/LÜK ile FORMÜLASYON
- FORNİKS/FORNIX[İng.] değil/yerine/= KEMERSİ YAPI | ÇIKMAZ | KATLANTI
- FOROZ ile FOROZ KAYIĞI
- FORS MAJÖR[Fr. < FORCE MAJEURE] değil/yerine/= ZORLAYICI NEDEN
- FORS ile FORSA ile FORSLU/LUK
- FORSEPS -ile
( Bazı güç doğumlarda, bebeğin başını tutup dışarı çekmeye yarayan araç. )
- FORSEPS/FORCEPS[İng.] değil/yerine/= TUT ÇEK
- FORSEPS[Fr. < FORCEPS] değil/yerine/= TUTÇEK
- FORSEPS ile FORSEPS
( FORCEPS vs. FORCEPSES )
( انبر جراحي ile پنس )
( ANBAR JARAHY ile PENS )
- FÖRST KLAS/FIRST CLASS değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF, SEÇKİN YER, BAŞTAPKI
- FÖRST LEYDİ/FIRST LADY değil/yerine/= BAŞBAYAN
- FORTE ile FORTÇU/LUK ile FORT PENSE
- FORTE ile FORTEPİYANO
( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE F.P. harfleriyle gösterilen, parçanın, önce güçlü çalınıp söylenileceğini, hemen sonrasında, hafifletileceğini belirten terim. )
- FORTE ile FORTİSSİMO
( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE Bir müzik yapıtında, bazı bölümlerin çok güçlü çalınması gerektiğini belirtir. )
- FORTH :/yerine İLERİ
- FORTIN-BAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FORTİN BAROMETRESİ
- BAROMÈTRE DE FORTIN[Fr.] ile/değil/yerine/= FORTİN BASINÇLIKLERİ
- FORTIN'S BAROMETER[İng.] / GEFÄSSBAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FORTİN BASINÇÖLÇERİ
- FORTRAN/FORMULA TRANSLATOR[İng.] değil/yerine/= FORMÜL DÖNÜŞTÜRÜCÜ (PROGRAMLAMA DİLİ)
- FORTRAN[İng.] ile/değil/yerine/= FORTRAN
- FORTUNE :/yerine SERVET, TALİH
- FORUM[Lat.] değil/yerine/= TOPLU TARTIŞI/TARTIŞMA
- FORWARD GRUPLAMA/FORWARD TYPING[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN ÖBEKLENDİRME
- FORWARD :/yerine İLERİ
- FOŞ FOŞ (AKMAK)
- FOŞ ile FOŞA
- FOSEPTİK[Fr. < FOSSE SEPTIQUE] değil/yerine/= LAĞIM ÇUKURU
- FOŞET değil POŞET
- FOSFAT[Fr. < PHOSPHATE] ile APATİT[Fr. < APATITE]
( Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu ya da esteri. İLE Doğada bulunan, içinde flor ya da klor olan doğal kalsiyum fosfat. )
- FOSFAT ile KAPNİSİT
( ... İLE Hidratlı doğal alüminyum fosfat. )
- PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE[Fr.] / PHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFAT
- FOSFAT ile PLANERİT[Fr.]
( ... İLE Hidratlı, doğal alüminyum fosfat. )
- FOSFATLAMAK ile FOSFATLATMAK ile FOSFAT ile FOSFATLI ile FOSFATSIZ
- FOSFOLİPİT[İng. PHOSPHOLIPID] ile/||/<> GLİSERİT[İng. GLYCERIDE] ile/||/<> GLİSEROL[İng. GLYCEROL] ile/||/<> KOLİN[İng. CHOLINE] ile/||/<> TRİGLİSERİT[İng. TRIGLYCERIDE] ile/||/<> YAĞ ASİDİ[İng. FATTY ACID]
( Hücre zarının yapısında bulunan lipit çeşididir. Fosfolipitler, trigliseritlerden farklı olarak 2 yağ asidi, 1 fosforik asit, 1 gliserol molekülü ve kolin bazından oluşur. Bu moleküller suya bırakıldığı zaman çift katlı bir tabaka oluşturur. Fosfolipitler göze zarının yapısına katılarak göze zarının iki tabakalı bir yapıya sahip olmasını sağlar. Fosfolipit moleküllerinin dış ortama ve gözenin içine bakan baş kısımları hidrofilik, göze zarının iç kısmındaki kuyruk bölgeleri ise hidrofobik yapıdadır. @@ Gliserinin bir esteri. Bir molekül gliserine bir yağ asidi ya da yağ asitlerinin bağlandığı sıvı ve katı yağlar. @@ Lipitlerin yapısında bulunan üç karbonlu bir alkol. Gliserin. @@ Bir zar fosfoliti olan fosfatidilkolinde ve B vitamin kompleksinde bulunan, bir nörotransmitter olan asetilkolinin, asetillenmemiş hali. @@ Bitki ve hayvan gözelerinde lipitlerin depo şeklidir. Nötral yağ olarak da bilinir. İnsan vücuduna alınan lipitlerin fazlası, nötral yağlara dönüştürülerek deri altında ve organların etrafında depolanır. Nötral yağlar, üç molekül yağ asidi ile bir molekül gliserolün arasında ester bağlarının kurulması sonucu oluşur. Ester bağlarının kurulması olayı bir dehidrasyon tepkimesidir. Bu tepkime sonucunda üç molekül su açığa çıkar. @@ Esterlerle bileşik yapıp yağ molekülü meydana getiren kimyasaldır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FOSFOR ile FOSFORİK ASİT ile FOSFAT[Fr. < Yun.]
( Atom numarası 15, atom ağırlığı 30.97 olan, yarısaydam, balmumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, 1.83 yoğunluğunda, zehirli bir öğe. [Simgesi P] İLE Sabun, deterjan yapımında ve eczacılıkta kullanılan, renksiz sıvı anlamına gelen madde. [H3PO4] İLE Fosforik asidin tuzu ya da esteri. )
- FOSFOR ile FOSFORLU ile FOSFORSUZ
- PHOSPHORUS[İng.] / PHOSPHORE[Fr.] / PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFOR
- PHOSPHORESCENCE[İng.] / PHOSPHORESCENCE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORESANS
- PHOSPHORIMETRY[İng.] / PHOSPHORIMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORİMETRİ
- FOSFORIŞI ile FOSFORIŞIL
- PHOSPHORYLATION[İng.] ile/değil/yerine/= FOSFORLAMA
- OXYCHLORURE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENSTOFFOXYCHLORID, KOHLENOXYCHLORID, KARBONYLCHLORID, PHOSGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSGEN
- FOSİL[Fr. < FOSSILE] ile ANTROK[Fr. < ENTROQUE]
( Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri, müstehase, taşıl. | Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kişi. İLE Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil. )
- FOSİL ile FOSİLLEŞMEK
( FOSSIL vs. FOSSILIZE )
( سنگواره ile فسيل ile مستحاثه ile فسيلي ile سخت ومتحجرشدن )
( SANGVAREH ile FESYLE ile مستحاثه ile FESYLEY ile SOKHT VOMTAHAJRESHODAN )
- FOSSIL[İng.] ile/değil/yerine/= FOSİL
- FOSİLBİLİM değil/yerine/= TAŞILBİLİM
- FOSİLLEŞME değil/yerine/= TAŞILLAŞMA
- FOSİLLEŞMEK ile FOSİL ile FOSİLLİ
- FOSLAMAK ile FOSLATMAK
- FOSSA[İng.] değil/yerine/= ÇUKUR
- FOSSA ile GODE
( Çukur. İLE Çukur. )
- FOSSIL RECORD[İng.] değil/yerine/= FOSİL KAYDI
( Fosillerin Dünya çapındaki tüm kurum ve kuruluşlardaki örneklerinin resmi kayıtlarının tamamıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FOŞUR FOŞUR (YIKA(N)MAK)
- FOSURDAMAK ile FOSURDATMAK
- FOŞURDAMAK ile FOŞURDATMAK
- PHOT[İng.] / PHOT[Fr.] / PHOT[Alm.] ile/değil/yerine/= FOT
- FOTO BOZULMA[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTO BOZULMA
- PHOTOLYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTO BOZUNMA, FOTOLİZ
- FOTO[Fr. < PHOTO] değil/yerine/= IŞIK, FOTOĞRAF
- FOTO SÜREYYA KÖŞKÜ :
( Yenimahalle'nin üst taraflarında olup, bağ içindedir. 20. yy. başlarında yapılan köşk, güzel köşklerden biridir. )
(1996'dan beri)